Archive for the ‘Aldatan Kadınların Hikayeleri’ Category

Merhaba ben Ahmet 31 yaşındayım. Eşim Ayşin ise 26 yaşında. 5 yıllık evliyiz. Eşimle neredeyse bütün tabuları yıktık. Sex hayatımız oldukça renklidir.

 

Eylül 2007 de eşimle başbaşa mangal yapmak için dağa çıkmıştık. Dağda çok güzel saatler geçirdik mangalımızı yaktık, bol bol içki içtik ve özgürce seviştik. Dönüş için yola koyulduğumuzda dağ yolunda arabamız arıza yaptı. Hava kararmaya başlamıştı ne yapalım diye düşünürken yakınlarda bir kulübe gördük ve kulübeye doğru yürümeye başladık. Hava karardıkça soğumaya başlamıştı. Kulübeye vardığımızda kapıyı çaldık. Kapıyı açan 18-19 yaşlarında bir gençti. Arabamızın arızalandığını ve dağ başında kaldığımızı söyledik. Bizi içeri davet etti. İçeriye girdiğimizde aynı yaşlarda bir genç daha vardı. İki arkadaş çobanlık yapıyorlarmış. Çobanlar bizi sofraya buyur ettiler. Eşimde mini etek olduğundan yer sofrasına oturduğunda bacaklarının bütün güzelliği gözler önüne serildi. İki genç gözlerini Ayşin’in bacaklarından ayıramıyorlar. Ayşin’de arada bir bacaklarını aralayarak kırmızı külodunu gösterip gençleri azdırıyordu. Gençlerin önlerindeki çadırlara bakılırsa yarakları oldukça büyüktü. Eşim Ayşin’in fantazilerinde hep büyük yarakla sikilmek vardı. Bu aklıma gelince, gençlere arabamızda bira olduğunu alıp gelirlerse içebileceğimizi söyledim. Adı Murat olan arabanın anahtarını alarak biraları alıp geldi. Birer bira açarak hepbirlikte içmeye başladık. Ayşin’in eteği iyice sıyrılmış bacaklarının arasından kırmızı külodu iyice meydana çıkmıştı, arada bir eğilerek muhteşem göğüslerinide gençlere sergiliyordu. Ayşin tuvalete gitmek istediğini söyleyince dışarıda olan tuvalete beraber gittik. Dışarıda karıma ne yapmak istediğini sorduğumda görmedinmi çobanların önündeki çadırları eminim yarakları çok büyüktür, müsaade edersen fantazimi gerçekleştirmek istiyorum, hem sende seyredersin dedi. Karım ihtiyacını giderdikten sonra kulübeye geri döndük.

 

Artık amacımız belliydi Ayşin bu gençlere kendini siktirecekti. Benden onay aldıktan sonra daha rahat hareket etmeye başlamıştı. Ayşin artık her tarafını çobanlara sergiliyordu. Sohbetimizde giderek sekse dönmüştü. Gençlere evli olup olmadıklarını sordu. Hayır cevabını alınca onlara hiç bir kadınla yatıp yatmadıklarını sordu. Gençler utanarak yatmadıklarını söylediler. Ayşin o zaman siz hiç çıplak kadında görmemişsinizdir dedi, onlarda canlı olarak görmediklerini ancak resimlerde gördüklerini söylediler. Bunun üzerine Ayşin ayağa kalkarak başladı yavaş yavaş soyunmaya resmen çobanlara striptiz yapıyordu.

 

Üzerinde sadece küloduyla südyeni kaldığında Murat’la Can’ın arasına oturup pantalonlarının önündeki çadırlara el attı. Gençler şok olmuşlardı. Sonrada onları soymaya başladı. Önce Murat soyundu karım Murat’ın kilodunu indirdiğinde gözlerime inanamadım aleti en az 20 cm di. Sonra Can’ın kilodunu indirdi onunki Murat’ınkinden biraz kısaydı ama çok kalındı. Benimkide fena sayılmaz 16 cm ama çobanların yarakları porno filmlerde gördüklerimiz gibiydi. Ayşin önce Murat’ın yarağını ağzına alıp emmeye başladı fakat ancak yarısını alabiliyordu ağzına. Bir eliylede Can’ın yarağını sıvazlıyordu. Bu arada bende soyundum ve başladım karımın amını yalamaya. Karımın hiç bu kadar sulandığını görmemiştim. Amının suları bacaklarından akıyordu. Beni iterek sen bu gece sadece seyredeceksin dedi. Ardından çobanların yer yatağına uzandı, bacaklarını iki yana ayırarak karnına doğru topladı ve Murat’ın yarağını eliyle tuttu, kafasını amının dudaklarına sürterek ıslatıp deliğine dayadı.

 

Murat bir yüklendi 20 cm yarağı köküne kadar tek hamlede soktu o an Ayşin’in gözleri yerinden fırladı. Canı fena yanmıştı ve çığlığı bastı. Eeee çoban ilk defa am sikiyor ne bilsin böyle büyük bir yarrağın alıştırmadan sokulmayacağını. Sonra karımın amı alıştı bu koca yarrağa ama Murat birkaç gitgelden sonra boşaldı. Karım bu sefer Can’ı yatırdı ve ata biner gibi üstüne oturup Can’ın çok kalın olan sikini amının dudakları arasına sürtüp güzelce ıslattı. Sonra deliğine dayayıp yavaş yavaş oturuyor, ama o kalın yarağı köküne kadar almakta çok zorlanıyordu. Son bir hamle ile dibine kadar almıştı. Oturup kalkarak Can’ın kalın yarağının tadını çıkarıyordu. Can’la aynı anda boşaldılar, karım Can’ın kalın yarağının üzerinden kalktığında amından hem Murat’ın hemde Can’ın dölleri bacaklarına doğru sızıyordu. Eşim Ayşin iyice azmıştı başladı tekrar Murat’ın yarağını emip yalamaya genç çobanın yarağı hemen kazık gibi oldu. Murat’ın önünde domaldı o an anladım ki göttende siktirecek çobanlara ama amından zor aldığı yarakları götten nasıl alacak diye merak ediyordum. Amından akan menileri eliyle götüne sürüyor bir parmak iki parmak derken üç parmağınıda götüne sokarak deliğini alıştırmaya çalışıyordu. Sonra Murat’ın yarağını tekrar ağzına aldı. Büyük bir iştahla yalıyordu, ağzında iyice tükürükleyerek daracık göt deliğine dayadı. Murat’a yavaş yavaş sokmasını söyleyip eliyle kontrol ederek yavaş yavaş o kocaman yarağı götüne almaya başladı. Kafası girdiğinde gözünden yaşlar süzülüyordu ama vazgeçmeye niyeti yoktu. Bu şekilde biraz bekledikten sonra yavaş yavaş itmesini söyledi. Artık tamamı içindeydi. Alıştıktan sonra Murat’a kökle, ayır kalçalarımı, parçala götümü diye diye götünü siktirdi. Murat bu sefer hemen boşalmadı karımı bağırta bağırta sikip döllerini karımın götüne doldurdu. yarağını çıkardığında karımın götü bir müddet kapanmadı Murat’ın dölleri dışarı sızıyordu. Bu sefer Can geçti karımın arkasına Can’ınki çok kalındı karıma istersen vazgeç Can götünü parçalar dedim. Ama o kararını vermişti vazgeçmeyecekti. Böyle kalın bir yarağa götünü siktirmek istediğini söyledi.

 

Can yarağının kafasını küçücük deliğe dayadı yükleniyor ama sokamıyordu, kalın yarak bir türlü girmiyordu karımın daracık göt deliğine, Can karımın kalçalarından sıkıca tutup öyle bir yüklendi ki karımdan acı bir feryat koptu, avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Dağ başında olmasak, bizim evde olsak herhalde bütün mahalle toplanırdı ne oluyor diye. Can yarağının sadece kafasını sokmuştu ama karım çıkar diye bas bas bağırıyor yalvarıyordu. Can korkudan geri çekilince yarağının kafası karımın götünden çıkarken ploop diye bir ses çıkardı. Tabi karımdan bir feryat daha koptu. Tam vazgeçeceğini düşünürken, karım bu sefer Can’ı yere yatırdı ve sikini ağzına alarak yalamaya başladı iyice tükürükleyip ıslandığına emin olduktan sonra göt deliğini yarağın kafasına ayarlayıp yavaşça oturmaya başladı hem acıdan bağırıyor hemde hepsini almak için uğraşıyordu. Bağıra bağıra köküne kadar almıştı. Can’ın yarrağı gerçekten çok kalındı gözlerime inanamıyordum. Götünden kan sızıyordu ince ince. Artık alışmıştı acı yerini zevke bırakmıştı. Hızla üzerine oturup kalkıyordu. Zevkini çıkara çıkara Can’a götünü siktirdi. Sabahın ilk ışıklarına kadar Murat ve Can’la sikişmişti.

 

Ayşin iyice yarağa doymuştu ama bir hafta götünün üzerine oturamadı. Bana gene gidelim çobanların yanına bu sefer ikisini birden amıma götüme istiyorum. Birini amıma diğerini götüme sokturup o koca yarrakların arasında tost olmak istiyorum diyor.

Herkese slm benim adım Tuğba. Daha önceleri, yani evlenmeden önceleri de sex hikayeleri okurdum. Özellikle karısını siktirenlerin, kocasını aldıp başka erkeklerle sikişen kadınların hikayelerine hayret eder, bunu nasıl yaptıklarına inanamazdım. Ama şimdi inanmayı bırakın, bunu birebir yaşıyorum. Kocam gayet yakışıklı ve bana son derece düşkün bir erkektir. Beni başka bir erkekle, hele ki kankası Burak’la paylaşacağı asla aklıma gelmezdi. 


Haftasonu gece evde kocamla oturmuş film seyrederken kocamın kankası Burak arayıp, bize oturmaya geleceğini söyledi. Burak arasıra gelir, kocamla içki içer, hatta ben de onlara eşlik ederim, sohbet ederdik. Ama bu sefer beni sikmeye geldiğini, ne kocam, ne de ben bilmeden, “Buyur gel!” dedik. Burak saat 23:00 civarı geldi, elinde bir şişe votka ve bir poşet dolusu bira vardı. İçeriye geçip sohbet ederken, konu Burağın bekarlığına gelmişti. Burak, bir erkeğin bekar olmasının çok zor olduğunu söyleyip dert yanarken, bir yandan da içkilerimizi içiyorduk. Mevsim yaz olduğundan Burakta şort ve üzerinde tişört vardı. Benim de üzerimdeaskılı tişört, altımda ise eşofman vardı, tanga giymeyi çok sevdiğim için içimde de tanga vardı. 

Sohbet içkiler eşliğinde ilerlemiş, saat 02:00 civarına gelmişti. Biz kocamla yatıp uyumayı planlarken, gecenin yeni başlayacağını nereden bilebilirdik ki. Kocama, “Tüm vücudum çok ağrıyor, biraz sırtımı ve belimi ovarmısın?” dedim. Kocam da, “Yapamam, zaten işten yorgun argın geliyorum, keşke bana da biri masaj yapsa sevaba girer!” dedi. Burak hemen kocama, “Uzan kanka, yapayım ayıp ediyorsun!” dedi. Kocam hiç ikiletmeden, “Tamam kanka, çok iyi olur!” dedi ve uzandı. Burak kocama masaj yaparken, “Yenge, kocanın masajını bitireyim sana da yapacağım!” dedi. Ben de, “Gerek yok Burakçığım, zaten kocama yaparken yorulacaksın!” dedim. O da, “Yok valla, yorulmam, istersen sana da yaparım yenge!” diye ısrar edince, “Olur!” dedim… 

Sıra bana gelmiş, yere uzanmıştım. Kocam da kendinden geçip koltuğa uzandı. Burak bacaklarımı yavaş yavaş ovarken, kocam da içkinin ve masajın etkisiyle iyice mayışmış, hatta hafiften horlamaya başlamıştı bile. Burak ayak bileklerimden yavaş yavaş yukarıya çıkıyor, popomun yanaklarına doğru parmaklarını değdiriyordu. Parmaklarının popoma değmesi benim de çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkarmadım. Ben sessiz kaldıkça Burak işi iyice ilerletmiş, hesapta masaj yapıyor, ama resmen popomu okşuyordu. Bir anamımın ıslandığını hissettim. O kadar hoşuma gitmişti ki, resmen kendimi ona bırakmış, sadece kocamın uyanıp uyanmayacağına bakıyordum… 

Burak, “Biraz da omuzlarına yapayım yenge!” diyerek popomun üstüne oturup omuzlarımı ovarken, sikini arkamda hissediyordum ve zevkten nerdeyse boşalacak duruma gelmiştim. Ben sesimi çıkarmadıkça Burak da sikini resmen bastırır duruma gelmişti. Omuzlarımı ovan ellerinin titrediğini hissedebiliyordum. Tekrardan üstümden inip, belimi ve popomu ovalamaya başlamıştı. Benim sesimi çıkarmadığımı görünce, elini yavaş yavaş eşofmanımdan içeri sokmaya başlamış, resmen beni becermek istediğinin sinyalini vermişti. Benim hayatta böyle birşey yapacağım aklımın ucundan bile geçmezken, o anda resmen Burağın beni sikmesini istiyordum. 

Burağın eli bu arada eşofmanımın içinde tangamı kenara çekerek, parmağıyla götümün deliğini okşuyordu. Daha fazla dayanamamış olacak ki, eşofmanımı aşağıya çekip, tangalı götümü görünce, “Ooof Tuğba, çok tatlısın!” dedi. Ben okadar heyecanlıydım ki, hiç sesimi bile çıkarmıyordum. Birden tangamı da aşağıya çekip, popomu öpmeye, hatta yalamaya başladı. O kadar hoşuma gitmişti ki, Burağa, “Kocam uyanmadan sen de indir şortunu!” dedim. Burak şortunu indirdiğinde hayatımda hiç görmediğim bir şeyle karşılaşmıştım, yarrağı resmen bileğim kadardı. Heyecandan kalbim çıkacak gibi atıyor, bir yandan da kocamı gözetliyordum. Kocam yanımızda horlaya horlaya uyurken, ben doğrulup Burağın yarağını yalamaya ve emmeye başladım… 

Burağa biraz sakso çektikten sonra tekrar yüz üstü yattım ve “Hadi gir içime!” dedim. Burağın amıma girmesini beklerken, amımın suları resmen bacağıma doğru akıyordu. İlk defa bukadar sulandığımı hatırlıyorum. Burak o koca sikini yavaş yavaş amıma sürterken kendimden geçecek gibi oluyordum. En sonunda o koca yarrağını içime doğru ittirmeye başlamıştı. Yarrağı okadar büyüktü ki, amımı resmen zorluyordu. Burak gidip gelmelere başladığında, ben de kocamın uyanmasından korktuğumdan bağırmamak için dudaklarımı ısırıyordum… 

Daha sonra beni sırtüstü çevirip bacaklarımı açarak amıma sokarken, bir yandan da göğüslerimi yalıyordu. Burak beni okadar güzel sikiyordu ki, tırnaklarımı sırtına geçirip kendime doğru bastırıyordum. Kocamın bir an uyanması bizim sonumuz olabilirdi, ama o an hiçbir şey umrumuzda değildi. Burak amımı biraz daha siktikten sonra dayanamayıp içime öyle bir boşalmıştı ki, resmen dölleri içimi doldurmuş, amımdan dışarı taşıyordu. Burak boşalmıştı, ama ben daha tatmin olamamıştım… 

Burağı elinden tutup yatakodasına götürdüm. Zevkten adeta çıldırmıştım, Burağın o döllü yarrağını ağzıma alıp kaldırırken, bir yandan da taşşaklarını okşuyordum. Burağın o koca sikini demir gibi yaptıktan sonra, burak beni domalttı ve götüme sokmaya çalıştı. Fakat daha önce götüm hiç sikilmediği için Burağın yarrağı birtürlü girmiyordu. Biraz kremleyip yağlayınca, Burak ta yavaş yavaş götüme sokmaya başlamıştı. Yarrağı okadar büyüktü ki resmen götümü delerek ilerliyordu. Çok acıyordu, ama aldığım zevki anlatmam mümkün değil… 

Biraz alıştırarak siktikten sonra götüm iyice rahatlamıştı, taşşaklarını vura vura sikmeye başlamış, beni adeta uçuruyordu. Daha sonra yarrağını götümden çıkarıp amıma soktu. Daha fazla dayanamayıp boşaldım. Ama canım öyle sikilmek istiyordu ki, Burağın altından hiç kalkmadan kalçalarımı oynatmaya devam ediyordum. Burak ta o koca yarrağını bir amıma bir götüme sokuyor, beni çılgınlar gibi sikiyordu. Sonunda bana dönmemi söyleyip, suratıma öyle bir boşaldı ki, bütün ağzım yüzüm döl olmuştu. “Kocan uyanmadan bu işi burda bitirelim canım!” deyip üstünü giyindi ve beni yatakta öylece bırakıp evine gitti… 

Ama ben yarım kalmış, ikinciyi de istiyordum. Gidip kocamı kaldırdım, yatağımıza kadar getirip, “Sik beni kocacığım!” dedim. Kocam da, “Az önce Burak seni sikti ya, yetmedi mi aşkım?” dedi. Ben dona kalmış, konuşamıyordum. Gülerek, “Korkmana gerek yok aşkım, kızmadım, hatta çok sevindim!” dedi. Ben halen şoktaydım, ağzımı bıçak açmıyordu. Sessizliği yine kocam bozdu ve “Ben uyumuyordum canım, Burakla sikişmeni istediğim için uyuyor rolü yaptım aşkım!” dedi gülerek. Bir an rahatlayıp ben de kocam güldüm ve “Madem öyle, niye sen de aramıza gelmedin ki?” diye sordum. “Sizi yalnız bırakmak istedim canım! Rahat rahat sikişin diye!” dedi. “Eee, ne olacak şimdi?” dedim. “Burağı arasıra çağırır kendini siktirirsin aşkım!” diyerek, dudağıma bir öpücük kondurup, beni çook sevdiğini söyledi ve amıma girmeye başladı. Ve beni daha önce hiç sikmediği gibi heycanla sikti… 

Arasıra Burağı çağırıp kendimi siktiriyorum. Kocam gelince de kocama kendimi siktirirken yaptıklarımızı anlatıyorum. Kocamın eskisine göre daha çok zevk aldığını beni sikmesinden bile anlıyorum. Şimdi gecelerimiz ve seks hayatımız da daha renkli ve zevkli geçiyor. Bu durumda en önemli şey, üçüncü kişinin ağzı sıkı sağlam biri olması. Kocamı çoook seviyorum, ama başka biriyle şikişmek kocamla sikişmekten çooooooook daha zevkli! Anlayışlı kocam seni çok seviyorum!

Merhaba. Ben 26 yaşında, sarışın, bakımlı, sexy ve evli bir kadınım. Anaokulu öğretmeniyim, fakat atanamadığım için, iyi bir ailenin 1 yaşındaki kızlarına bakıyordum. Berna hanım hastanede çalışıyor, kocası Mete bey ise bir fabrikada müdür. Benim de kocamla mutlu bir birlikteliğimiz var. Fakat kocamla sex hayatımda ilk başlarda sorun olarak görmediğim erken boşalması, daha sonradan benim için problem olmaya başladı. Tam kocam beni sikerken motive oluyorken, kocam içime girince çok tahrik olduğundan hemen boşalıyordu. Ben ise orgazm olamadan öylece kalıyordum. Kocama, bir doktora görünmesini ve bu erken boşalma meselesine bir çözüm bulmasını defalarca söylediğim halde hiç oralı olmuyordu.

Berna hanımla kadın kadına ettiğimiz bir sohbet esnasında, kocasının çok iri bir penise sahip olduğunu ve her seferinde en az yarım saat 45 dakika falan seks yaptıklarını anlatmıştı. O günden sonra artık ben de öyle sikilmek istiyordum ve Mete beye farklı gözle bakıyordum. Mete bey eve eşinden 2 saat önce geliyordu. Ben Berna hanım gelene kadar evden ayrılmıyordum. Mete bey eve gelince kendime çeki düzen veriyor, güzel ve iri göğüslerimi, kalçalarımı ön plana çıkartmaya çalışıyordum. İlk başlarda bana ilgisiz gibi görünen Mete beyin daha sonradan vücuduma gizli kaçamak bakışlarını yakalıyordum. Mete bey çok yakışıklı bir adamdı. 1,85 boyunda, geniş omuzlu, fit bir vücuda sahipti. Her gece rüyalarımda Mete beyle deliler gibi sevişiyordum ve onunla artık gerçek anlamda da sikişmek istiyordum.

Bir sabah kalktım, duşumu aldım, dekoltesi bol olan bir elbise giydim. Şans benden yanaydı, Mete bey normalde eve saat 5’te gelirken, o gün saat 3’te gelmişti. Çok heyecanlanmıştım. Kapıyı açtığı gibi dudaklarına yapışmamak için kendimi zor tutmuştum. Biraz sohbet ettikten sonra Mete bey bilgisayarının başına oturdu, ben de bu arada kızları Eceye yemek yediriyordum. Aklıma o anda bir cinlik geldi, Ecenin bütün yemeğini üstüme döktüm ve Mete beyin duyacağı şekilde hayıflanmaya başladım. Mete bey, “Hayırdır, ne oldu?” diyerek yanıma geldi. “Üstüme yemek döküldü, elbisemi değiştirmem lazım, elbisem kuruyana kadar bana giyecek birşey verirmisiniz? Berna hanımın geceliklerinden biri olabilir mesela…” dedim. Mete bey tamam dedi ve içeriden eşinin geceliklerinden birini getirdi verdi…

Getirdiği gecelik askılı, kısa, saten bir gecelikti. Özellikle en sexy olanını seçip getirmişti. İşte fırsat bu fırsattı. Artık ok yaydan çıkmıştı. Banyoya gidip sütyenimi çıkarttım ve bütün vücudumu sergileyen geceliği giydim geldim. Mete bey bilgisayarın başında heyecandan terlemeye başlamış ve kaçamak bakışlarla beni süzüyordu. Ben Eceyi odasına götürüp uyuttum ve tekrar salona geldim. Mete beyin sandalyesine arkadan yanaşıp, “Ece uyudu, birşey içmek istermisiniz Mete bey?” diyerek, göğüslerimi hafifçe omuzlarına dokundurdum. Üstten bakınca sikinin kazık gibi olduğu belli oluyordu. Başını çevirip, “Evet, çay olabilir…” dedi ama o anda göğüslerimle de burun buruna gelmişti. Ben de az değilim hani, nerdeyse adamın ağzına dayamıştım göğüslerimi. Göğüslerime sürmüş olduğum parfüm çıldırtmıştı Mete beyi. Öyle biraz daha kalsam göğüslerimi yalamaya başlayacaktı. Mete beye davetkar bir şekilde gülümseyip, “Çayınızı hazırlayım.” dedim ve mutfağa gittim…

Bardakların olduğu dolabın kapağını açarak, sanki ulaşamıyormuşum gibi dolaba uzandım ve “Mete bey, bardaklara ulaşamıyorum, yardım edermisiniz?” diye seslendim. Tabii boyu zaten kısa olan geceliğin arkası yukarı toplanmış ve tangam görünüyordu. Mete bey gelip arkamdan dolaba uzanınca, sert siki kalçalarıma yapışmıştı. Ben istifimi bozmayınca biraz daha yüklendi arkama. Biliyordum, benim onu istediğim gibi, o da deli gibi beni istiyordu. Ben de kalçamı sikine bastırınca, bardakları bırakıp ellerini vücudumda gezdirmeye ve okşamaya başladı. Göğüslerimi sıkmaya başladığında benim de zevk sularım gelmeye başlamıştı. Birden döndüm ve öpüşmeye başladık. Mutfakta biraz öpüştükten sonra bana, “Yeter artık dayanamıyacam, benim olmalısın!” dedi. “Ben de seni istiyorum!” dedim. Beni kucağına aldı ve yatakodasına götürdü…

Geceliği tek hamlede üstümden sıyırdı, tek tangamla kalmıştım karşısında. O da soyundu. Gözlerimi sikinden alamıyordum, siki hakikaten Berna hanımın dediği kadar vardı. Beni yatağa uzatıp üstüme geldi. Göğüslerimi yalıyor, emiyor, ısırıyor, bir yandan da elini tangamın içine sokmuş, amımı okşuyordu. Ben ise gözlerimi kapatıp kendimi ona bırakmış, zevkten ölüyordum. Göbeğimi öperek yavaş yavaş aşağı indi, tangamı çıkarttı ve daha dün traş ettiğim amımı öpüp koklayama başladı. Amımın dudaklarını ayırıp amımı, klitorisimi yalamaya başladı. Yalamak değil, resmen diliyle sikiyordu beni. Zevkten bayılacak gibiydim, inliyor ve çığlıklar atıyordum. Amımı yalanırken müthiş bir orgazm oldum. Uzun zamandır yaşamadığım duyguları yaşamak mükemmel birşeydi…

Sonra o güzel yarrağını ağzıma verdi. Heryerini yaladım, emdim. Artık o yarrağı amımda istiyordum, resmen amım zonkluyordu. Yarrağının mantar gibi başını amımın dudakları arasına sürterek, “İstiyormusun aşkım?” dedi. “Evet aşkım, deli gibi istiyorum!” dedim. Birden yüklenerek içime girdi. Acıyla karışık zevkle çıldırıyor, deli gibi inliyor, bağrıyordum. Rüyalarım gerçek olmuştu ve Mete bey kendi evinde, kendi yatağında beni sikiyordu. Yaklaşık yarım saat beni sikip 3 kez orgazma ulaştırdıktan sonra, içime boşalmadan çıktı ve göbeğime fışkırttı. Abartmak istemiyorum, herhalde yarım çaybardağını doldururdu dölleri. Siki daha inmemişti, kazık gibi duruyordu. Döllerini göbeğime ve göğüslerime sıvadıktan sonra sikini tekrar yaladım…

O gün eşi Berna hanımın eve geliş saatine kadar defalarca sikiştik, her pozisyonda sikti doyurdu beni. Ertesi günlerde de bu sikişmelerimiz devam etti. Ama artık çocuklarına bakmıyorum. Mete bey garsonyer gibi bir daire kiraladı, haftanın 2-3 günü orda buluşup, istediğimiz herşeyi yapıyoruz. Maddi anlamda da beni mükemmel yaşatıyor, artık çok daha mutluyum. Birşeyden haberi olmayan kocamla da aram gayet iyi. Artık kocamın erken boşalmasına takmıyorum, nasıl olsa Mete bey beni müthiş orgazmlara uçuruyor.

Bayanlar hayatınızı yaşayın, istediğinizi elde etmek sizin elinizde!

[Sara]

34 yaşında dışarıda kapalı giyinen bir kadın nadiye yengem 170 boylarında sarışın yeşil gözlü tombulca bir bayan kalçaları

çok geniş memeleride oldukça büyük yolda yürürken kalçalarının geniş olmasından ellerini kalçalarının yapısından dolayı vucuduna fazla yaklaştıramıyor ve kenarlara biraz açarak yürüyor beli çok fazla kalın değil, yani kalçalarla göğüsler arasında harika bir beli var mükemmel dolgun dudakları

olan bir kadın karşında konuşurken sanki dudakları seni emiyormuş gibi hissetiriyor insana ben nadiye yenge ye aydın amca ile

evlendiği günden itibaren hep ilgi duydum aslında onun oturuşlarını yürüyüşlerini falan hep dikkatlice süzerdim evde ve aile arasında çok rahat

bir kadındı giydiği elbiseler bol olurdu çoğunlukla eğildiğinde falan göğüsleri görünürdü ben onun memelerine bayılırdım bize geldiğinde yada onlara gittiğimizde aşağı eğilsede memelerini görsem diye hep onu takip ederdim bu yıllarca hep böyle sürdü bir süre sonra fark ettim ki

nadiye yengem benimle aynı ortamlarda olduğu zaman hep frikikler veriyordu benim onu izlediğimin farkındaydı sanırım ve o bu durumdan hoşlanıyordu

çünkü gereksiz yere hareketler yapıyor ve bacaklarının göğüslerinin görünmesini sağlıyordu. bu durumu fark ettikten sonra ona kendimi sanki daha yakın ve ilgili hissetmeye başladım ara sıra bana el şakaları yapıyordu bir gün yine öyle boynumdan tutup beni kendine doğru çekti sanki güreşci gibi el ense yaptı ve zafer in ( benim adım ) benim gibi şişman bir karısı olsa ne yapar acaba dedi oradaki grupta annem ve annemin zeyzesi birde .

mahalleden bir kaç kadın i vardı bende ne olacak

bir erkek karısıyla ne yapıyorsa ben de onu yapardım dedim bunun üzerine oradan biriside seni biraz haşat ederdi galiba dedi

bende belli olmaz orası ben genç birisiyim orada durun bakalım dedim nadiye yengede oradan bana bakıp gülüyordu. Sonraki gün ekmek almak için az ötedeki markete gittim sabahtı, markete girdiğimde nadiye yengede ekmek alıyordu sonra birlikte çıktık marketten ve eve doğru

yürümeye başladık bana dünkü söylediklerim konusunda özür dilerim ulu orta pek uygun olmadı sanırım senin alay konusu olmana zemin hazırlayan laflar attım ortaya sanırım dedi, ben aslında o amaçla söylemediydim yani oraya varacağını düşünemedim durumun aman sorun etme ben

unuttum bile dedim hem ne olacakki bende cevabını verdim işte senin gibi bir karım olsa onu tatmin etmesini bilirim ben diyerek yürümeye devam ediyorduk sonra bak sen şuna bu laftan bana da pay çıkardın ama sende hani diyerek gülüyordu .

bende sen durup dururken attın ortaya bu lafı ve kendini dahil ettin dedim neyse artık bırakalım bunları diyerek evlerimize gittik. öğle saatleri idi nadiye yenge bize geldi annemin yanına mutfağa gitti onunla bir süre sohbet falan ettikten sonra

ben gidiyorum çok kötüyüm diyerek kapıya doğru yöneldi bende o .

sırada ayakkabılarımı boyuyordum kapının önünde bana doğru bakarak şu zaferin

ahı tuttu herhalde dedi kafamı yukarı kaldırıp hayırdır ne oldu dedim ne olacak boynumu belimi oynatamıyorum tutuldu dedi yok

canım sen ani ters bir hareket yapmışsındır adelelerde kasılma olmuştur benimle ilgili bir şey değil yani dedim eee ne olacak şimdi ya dedi ben yaptım madem sana masaj yaparım geçer diyerek takıldım ona o da yaaa yapsana ölüyorum ağrıdan biliyorsan

dedi ben aslında öylesine söylemiştim ama masaj konusunda oldukça yetenekliyim annemde çok iyi masaj yapıyor yapsın falan deyince tamam demekten başka yol kalmadı hadi gidelim bize dedi ve az ilerde onların eve gittik evde kimse yoktu eşi işteydi iki

kızı vardı onlarda okuldalardı eve gittik oturma odasında kanepenin üzerine uzan sen yüz üstü dedim ben boynuna omuzlarına masaj yapayım dedim tamam bir saniye dedi üzerinde tişört ü vardı onu çıkardı böyle oluyor herhalde değilmi dedi ben aslında evet

ama çıkarmasanda olurdu dedim hadi başla sen dedi bana üzerinde sütyeni vardı ben boynuna omuzlarına masaj yapmaya başladım oradan sırtına

doğru falan indiriyordum ellerimi istersen ellerine takılıyor sütyeni çöz arkadan dedi bende çözdüm ve sırtlarına kollarına boynuna her yerine masaj

yapmaya devam ediyordum çok güzel yapıyorsun sen harikasın dedi bana, ve yüzünü döndü yani sırt üstü uzandı ve birazda bu taraftan devam et dedi döndüğü zaman göğüsleri tamamen açıkta kaldı o kadar diri ve irilerdiki gözlerimi alamadım bir an uçları kocamandı ne o hiç kadın göğüsü görmedinmi daha önce dedi doğrusunu söylemek gerekirse bu kadar iri ve güzel olanı görmedim dedim o arada kendimi onlara dokunmaktan alamadım hiç sesini çıkarmadı sonra hadi devam et masaja dedi bende hem göğüslerini hem

omuzlarını okşamaya devam ettim gözlerini kapatmış öylece yatıyordu o arada erkekliğim o kadar kalktıki pantolonumun içine sığmıyordu artık sıkışmıştı bir kenarda ona çaktırmadan düzelteyim dedim bir elimle ben elimi onun .

üzerinden alınca hafifçe göz ucuyla baktı beni gördü o arada hafifçe gülümsedi bende ne gülüyorsun ben erkeğim ne olmasını bekliyordun bu manzara karşısında sen benim hayallerimdeki kadınsın deyiverdim bir anda bana gözlerini hafifçe açarak baktı ve demek ben senin hayallerindeki kadınım öylemi dedi ne düşünüyordun hayallerinde peki dedi bak bunları

dedim ve eğilip memelerinin uçlarını emdim sonra bana baksen şuna dedi ve başka neler peki al sana gerçeği dedi sanki rüyadaydım kulaklarıma inanamıyordum ellerimi eteğinin altına doğru soktum bacaklarının iç kısımlarını kilotuna kadar ellerimle bir aşağı bir yukarı okşuyordum diğer taraftan da memelerinin uçlarını emiyordum sonra onu ayağa kaldırdım ve .

eteğini , kilo dunuda çıkardım belinden tutup ellerimi arkasından poposunun

ve kalçalarının üzerinde dolaştırıyordum o kadar iri poposu vardıki elimle onları sıkıp hafifçe şamarlıyordum sonra aşağı doğru eğildim o ayakta

bende önünde iğilmiş amını okşamaya başladım bacaklarını araladım ve amını iyice ortaya çıkardım elimle bir taraftan onu tatmin ediyor dilimlede

emmeye devam ediyordum bir süre sonra kalçalarını ileri geri oynaymaya başladı eliylede kafamı amına bastırıyordu ben daha fazla dayanamıyorum dizlerim çözülüyor diyerek uzandı hadi erkeğim al beni dedi sonra seni çok istiyorum daha fazla dayanamıyorum azdım artık çıldırdım diyordu bu arada bende elbiselerimi çıkardım ve unun üzerine doğru uzandım beni öpüyor ve ısırıklar atıyordu arada bir sert ısırıklar oluyor ve

canımı hafif acıtıyordu fakat diğer taraftan da onun bu şehveti benide azdırıyordu boynumun altlarını öyle emiyorduki sanki vakum gibi çekiyordu

bende hafif balık etli bir vucuda sahibim bana harikasın diyerek göğüslerimi sıkıyordu artık bende çıldırmıştım adeta amına sokmaktan başka bir

şey düşünmüyordum bacağının arasını açıp amına sikimi soktum amı çok sulanmıştı kaygandı içi, bir anda sonuna kadar içine girdim

beni kalçalarımdan kollarıyla sıkıca tutup kendine doğru bastırıyordu bende o muhteşem kalçalarını ellerimle okşuyor onu kendime doğru çekip amına girip çıkıyordum sonra sikinin üzerine oturmak istiyorum dedi ben uzandım .

sonra o da ata biner gibi sikimin üzerine oturup kalkmaya başladı onun 85 kiloluk vucudunun ağırlığı ile sikim sonuna kadar içine giriyordu tamamen o beni, bende onu sonuna kadar birbirimizi

hissediyorduk amının derinliklerinde sikimin ucuna bir şey sanki dokunup dukunup çekilmeye başladı bir süre sonra kendini iyice kastı ve tamamen üzerime bastırdı ve orgazm olduğunu hissettim o sırada bende içine boşaldım…

Merhabalar ben can yaşım 30 bakımlı ve sevilen bir kişiliğim var sex ede inanılmaz düşkünüm düşkün olmamında tek nedeni hiç inmeyen yarağım neyse anlatacağım hikaye bugüne kadar yaşadığım en heyecanlı ve tahrik edici olandır.

Mahallede oturan 45 yaşlarında abla dediğim ve sürekli şakalaştığım komşum nesrin işten akşamları döndüğümde genelde kapının mahallenin kapıların önünde mahalle kadınları oturur sohbet falan ederlerdi her seferinde de selamlaşır hatır falan sorardık neyse ki yine bir akşam üstü eve geliyordum nesrin kapının önünde oturuyordu selamlaştım nereye eve dedim gel çekirdek al dedi.

Sohbet falan derken bir anda hiç beklemediğim bir an gülümseyerek şakalaşır gibi önündeki ne zaman görsem dışarda kalıyor dedi ne falan dedim anlamaya çalıştım nesrin ne olacak dedi önündeki patlıcan bende hem kızardım hemde gülümsedim onun normal halidir dedim nesrin vayyy bu daha normalmi gerçekten can çok beli oluyor sen nasıl yürüyosun bu halde kim görse gözü oraya kaçar dedi neyse bende dedim abla valla napayım malım budur nesrin abla görüşürüz dedim eve çıkacam bekle can gitme senden bir ricam var aylardır her seferinde gözüm yarağına takılıyor çok merak ediyorum dedi.

Bende ilk başta çekindim daha sonra ne olacaksa olsun lütfen dedim abla olur mu öle şey biri görse yakalasa hayatımız kayar hemde yılardır tanışıyoz falan derken uzatma gel içeri dedi etrafa baktım kimseler yoktu içeri kapıya geçtim eşin nerde dedim saat 8 de gelecek dedi yani bir saat falan sonra en büyük kızı üniversite okuyodu 2 çoçuğuda küçüktüler yani odalarında tv izliyolardı neyse kapı çekti diyer odaya geçtik nesrin can hiç bekleme gelen olmadan çıkarsana dedi bende azmıştım yarağım yanıyordu taş gibi dimdik olmuştu indirdim fermuarı zorlanarak çıkardım 21 cm ve çok kalındır çıkarınca adeta şaşkınlıkla bakıyodu sen nasıl bunu amcığa sokuyorsunki dedi bende dedimki oluyor hemde bal gibi oluyor ama kız arkadaşlarımla okadar sex yaşadım ama hiç biri arkadan alamadı gerçektende hayatım boyunca arkadan yapamadım bu yüzden hep üzüldüm o arka tadı alamam neyse dedim nesrin çıkarsana amını bende bakayım yanıyorum dedim sonra bak şimdi olmaz dedi bense ısrar etim lütfen diyorum tabiki nazlanıyor bide korkuyor yaklaştım eteyini kaldırdım kilotunu indirdim offff inanılmaz bir amcık bembeyaz küçücük şaşırdım.

Adeta nesrin senin amın bakire amı gibi dedim niye bukadar küçük falan dedim 3 doğumuda sezeryanla yaptım dedi o yüzden aynı hep bide kocasının yarağının parmak kadar olduğunu söledi inanmasamda yemin eti yani 8 cm ama biri gelir diyede ödüm kopuyordu yaklaştım hiç sevişmeden yarağımı amcığında sürtüm üstünde gidip gelmeye başladım ne oldu anlamadım inelemye başladı adeta amından yarağıma sular akıyordu çok erken boşalmıştı hiç vakit kaybetmeye niyetim yoktu ayakta koltuğa oturtum yarağımın başını ıslanan kaygan amının deliyine yavaşça itmeye başladım zorlaya zorlaya anca başı giriyordu yarağımın derisi yanıyordu zorlanmaktan tamamen bacaklarını açtım yarağımı içine kökledim yarısını sokmulştum sokarkenede tırnaklarıyla sırtımı parçalıyodu nefesi gitmiş bayılmak üzereydi ama ben boşalmalıydım ve biraz daha git gel yaptım yarağımın yarısını batırdım amının ıslaklaığıyla içine giriyordum.

2 dakika sürmedi hızlandım boşalacaktım nereye boşalayım dedim içine dedi korunuyom dedi ben öyle boşaldımkı amının içinden spermim bacakalarına damlıyordu yarağımı çıkardım hemen pantolonu çektim çıkıyorum dedim gelen olur falan o adeta bayılmıştı neyse kapıdan çaktırmdan çıktım eve gitim düş falan aldım ama ben deliriyorum tadını daha alamam vede muhteşem daracık beyaz amcığı göz önümden gitmiyordu aradan bir kaç gün geçtü artık nesrinle rahat buluşup muhteşem bir gün yaşamaktı neyse numarasını almıştım aradım 3 gün sonra sen nerdesin işini haletin gitin falan dedi konulştuk bir kaç gün oda delirmişti ben gibi nasıl buluşacaz falan günlerce konuşuyoduk tabiki o dışarı aradan 10 gün geçmişti bir akşam bizimkiler sabah leyin köye gideceklerini sölediler bir anda aklıma eve gelmesi oldu hem karşımızda hemde süper olacaktı tabiki arayamıyorum akşamları sabahı beklicektim.

Sabah 9 gibi bizimkiler hepsi köye gittiler bende evden çıkar gibi çıktım bizimkiler gitikten sonra eve döndüm nesrni aradım cevap vermiyordu çıldırmıştım neyse dışarı çıktım kapının önüne yaklaşık 2 saat falan geçti nesrin kapının önüne çıkmış temizlik yapıyordu yanına gitim abla nasılsın bağırarak şakalaşarak gibi biri görsede anlamaz zaten yaklaştım ya sen neye cevap vermiyosun tele evde kimse yok hepsi köye gittiler dedim telefon odada çoçuklar oynuyor dedi neyse gelecenmi dedim çoçuklar ne olacak dedi ben bilmem eve çıkıyorum git içeri seni arayacam falan dedim çıktım eve aradım daha rahat konuşşuyoruz tabiki nesrinde inanılmaz heyecanlanmış muhteşem bir fırsat diyor neyse çoçukları alıp ablama bırakacam dedi ablasıda bi arka mahalede tamam dedim saat 1 oldu nesrin geldi içeri geçti geçtiyi gibi sarıldım dudağımı dudağına soktum sevişmeye başladım.

Delirmiştim adeta ısırma ne olur belii olsa ölürüm diyordu sakinleştim hemen yatağa uzatım üzerini hepsini bir seferde çıkardım bembeyaz bir vucut micacık memeler korkmasam parçalayacam adeta vucudunu hepsini yalamaya başladım bacaklarına indim amcığını ağzıma aldım şaşkın bakıyordu miden bulanmıyormu diyordu sadece yok dedim ağzıma aldım emzik gibi emiyor yalıyordum dişlerimle parçalıyordum ağzıma öle almıştımki saçımı bastırarak orgazm oldu amından sular akmaya başladı üğzerinden kalktım git amını yıka gel deidm o arada çırılçıplak soyundum odaya geldi beniş öle görü nce şaşkınlıkla bakıyordu sarıldım tekrar seviştim biraz eyil yala aşkım dedim olmaz dedi asla yalayamam midem bulanıyor kocamınkinide hiç yalamadım yemin eti tamam dedim midesi bulanmasın dedim uzatum yatağa bacaklarını açtım amını iyice yaladım üzerine çıktım kocaman yarağıma bakıyorum amcığına bakıyorum beni daha azgınlaştırıyordu yarağımı yavaşça dayadım amına yavaşça içine soktum girmesede zorlansada artık olacaktı yarağımı batırdım amının derimliklerine bağırıyor gözünden sular akıyordu biraz git gelden sonra altımda tekrar orgazm olmuştu ıslanmasıyla yarağım dahada rahat giriyordu pompalamaya başldaım zevke dönüştü inliyor altımda kurban olurum diyordu bende gaza gelip çılgınca amının içine sokup çıkarıyordum köküne kadar bastırıp amının içine boşaldım yarağımı çıkarırkene yarağımın derisi hafiften kalkmıştı aradan bir saat uzandık 2 kez daha yaptım sonra eve giti tabi ki arkadan yapalım dedim bir anda delirdi asla olmaz dedi bende zorlamadım tabiki toplamda 3 kez daha buluştuk ve bitirdim geröekten hayatımız kayabilir di ve biiiti birbirimizxi görüyoruz ama hiç bir şey olmamaış gibi saygılı bir şekilde komşuluk devam ediyor

Üyemiz den gelen hikayedir.. Başka yerde yok..!!

 

Herkese merhaba Burada hikayeleri okudukça çok keyif alıyorum ve bende kendi maceramı yazmak istedim. Kullanacağım isimler sahte olaylar gerçektir , adım Selin sua 39 yaşında bir çocuk annesi 4 yıldır dul bir bayanım seksi çok severim ama dul olmam sebebiyle ve ailemle sorun yaşamamak adına bir sevgili girişimimde olmamıştı aslen bir erkek ile birlikte olmayı çok özlüyordum ama yapacak bir şey yoktu . Erkek kardeşim ve babamla beraber işlettiğimiz bir şirketimiz var merkez ofiste ben işlere ben bakıyorum babam ve kardeşim de şantiyeler ve diğer ofisler ile ilgileniyorlar . Zaten olayda şirkete yeni aldığımız yemek yapan bayan ile daha doğrusu kocası ile tanışmamız ile başladı . lafı çok uzatmayacağım merkez ofisteki 13-14 kişi için çay servisi ve öğle yemeğini yapması için bir bayan işe aldım 35 yaşlarında oldukça cana yakın bir bayandı geçen zaman içinde oldukça yakın olmuştuk patron işçiden çok iki dert ortağı gibi sohbet edebiliyorduk işe başlayalı 6 ayı geçmişti arada eşi onu ziyarete geliyordu birkaç kez karşılaşmıştık oldukça yakışıklı 30 – 35 yaşlarında irice atletik yapılı biriydi .İlk kez gördüğümde etkilenmiştim ondan içimden şöyle bir sevgilim olsa diye geçirmiştim. Esin hanım kıskanmadım desen yalan olur neyse Esin ile konuşurken eşinden bahsediyorduk bir kurumun bilgi işlem biriminde çalışıyormuş ve 4 0 yaşındaymış ama hiç göstermiyor dedim Esin de öyledir kendine çok dikkat eder bazen bu kadar genç hissetmese iyi olur aslında dedi gülerek neyi ima ettiğin anlamıştım ama safa yattım ve nasıl yani dedim anladın işte çok azgın beni hiç rahat bırakmıyor dedi hala 20 lik delikanlı gibi dedi . Bende daha ne istiyorsun her kadın böyle erkek arar sen bulmuşsun bunuyorsun dedim oda ya ben onun kadar istemiyorum 15 – 20 günde bir yeterde artar böyle olunca da hep sorun oluyor bu aramızda dedi.Bu cümle beni çileden çıkarttı içimden kadına bak bulmuş azgın adamı kıymetini bilmiyor diye geçirdim ve aklımda bazi fikirler uçuşmaya başladı adam yakışıklı idi evdeki cinsel hayatı kötüydü bu adam karısın aldatır diye düşündüm, Esin’e ee adam dışarıya gitmesin dedim sen böyle yapıyorsan adamın gözü dışarıda olur dedim. Oda bana bulaşmasın da ne hali varsa görsün yeter ki yarın bir gün kolunda başka biriyle karşıma çıkmasın dedi. Anlam veremedim aslında ve nasıl yani dedim adam dışarı gitsin diyorsun yani kıskanmayacak mısın dedim bana bulaşmasın eve de huzur bozacak bir şey yaşatmadığı sürece hiç te kıskanmam dedi. Kendimce bu adamı ayartmak kolay olur karısının da umurun da değil nasıl olsa bende arada kendi keyfime bakarım diye düşündüm ama nasıl olacaktı adamı nasıl tavlayacaktım bunu üzerine planlar yapmaya başladım bilgi işlemde çalışıyor olduğu aklıma geldi evdeki bilgisayarı bozarak onu tamir etmesi için davet etmeyi planladım ama nasıl bozacağımı bilmiyordum bu konuda biraz araştırma yaptım internetten bazı dosyaları silersem başarabileceğimi öğrendim birkaç gün uğraş sonucunda başarmıştım ertesi gün şirkete gittiğimde Esin bana çay servisi yaparken bilgisayarımın bozulduğunu mümkün ise eşinin gelip bir bakıp bakmayacağını sordum oda tabi ki ne demek ben söylerim bakar ne zaman isterseniz dedi bende peki dedim o zaman onun müsait olduğu zamanı söylersin dedim eşin buraya gelsin ben burada eve götürürüm dedim anlaştık Esin de onlar cumartesi günleri çalışmıyor cumartesi biz beraber geliriz bakar dedi günlerden Perşembe idi o iki günü nasıl heyecanlı geçirdim bilemezsiniz. Cuma günü kuaföre gittim tüm vücut ağda yatım çocuğu babasına gönderdim hafta sonu onunla kalsın diye cumartesiye hazırlıyordum kendimi ne yapıp edip bu adamı elde edecektim sonuçta karısı benim yanımda çalışıyordu bir şey diyemezdi , diyeceğini sanmam zaten neyse cumartesi işe gittim her zamanki gibi oldukça seksi ve bakımlı idim ofisime çıktım Esin çay getirdi eşim 1 saate kadar gelecek diye haber verdi ve aradan bir saat sonra Esin yanında kocası ile geldi oldukça rahat birisi idi bilgisayardaki sorunları sordu bende anlattım işimiz biraz sürer sizin için sıkıntı olur mu dedi yok canım ne sorunu olacak dedim düzelsin de dedim ve ofisten çıktık arabam bindik benim eve doğru gidiyorduk mini olan eteğim arabada iyice açılmıştı farkındaydım ama hiçbir şey yokmuş gibi davranıyordum onunda fart ettiğin anlaya biliyordum ona göz ucuyla her baktığımda gözlerini bacaklarımda yakalıyordum yol bira uzun olduğu için sohbet ediyorduk yalnızlığın zorluğundan bahsediyordum gerekli sinyalleri veriyordum ve oda çok zekice sorular ile lafı iyice açıyordu artık eve gelmiştik içeri girdik önce ona bir kahve ikram ettim sonra bilgisayarın başına geçtik bilgisayara bir CD taktı birkaç işlem yaptı bilgisayar kendine gelmişti hemen ben şaşırmıştım bu kadar kolay mıydı diye sordum oda hafifçe gülümseyerek bu dosyaları silmek yerine koymaktan daha zordur baya bir çaba sarf etmiş olman gerekir dedi o anda gözlerimin içine bakıyor du başka onarmamı istediğin bir şey var mı dedi cevap vermedim direk olarak dudaklarına yapıştım çok ihtiraslı bir şekilde öpüşmeye başladık beni kucağına aldı ve yatak odasını sordu kucağında yatak odasına kadar taşıdı ve yatağın zerine bıraktı gömleğini e pantolonunu çıkartı üzerinde sadece bir baksır vardı ben ise halen giyiniktim uzanıp gömleğimin düğmelerin çözmeye başladı ben ayağa kalktım önde gömleğim sonra eteğimi çıkarttım çamaşırlarımla kalmıştım dudaklarımız birleşti sütyenimin kopçalarını açtı ve çıkartıp kenara attı sona göğüslerimle oynamaya onları emmeye diliyle uyarmaya başladı bnde onun saçların okşuyor ve inliyordum elllri daha aşağı inip üzerimdeki son parçayı çıkarttı ve eliyle kadınlığı okşamaya başladı beni yatağa yatırdı ve kadınlığımı diliyle keşfetmeye başladı öyle güzel bir histiki o kadar zamandan sonra ilke defa bir erkek amımı yalıyor beni uçuruyordu bir süre böyle devam etti ve sonra oda baksırı çıkarttı ve 69 olduk o beni dili ile uçururken bende onu aletini emmeye başlamıştım çok ri bir aleti yoktu bir süre daha devam ettik ve artık içine girmek istiyorum diyerek beni sırt üstü ytırdı bacaklarımı omzuna aldı içime girmeye başladı o an aldığım zevki nasıl anlatsam bilemiyorum sanki ilk kez ilişkiye giriyor gibi hissetim kendimi ve artık kasıklarımız birleşmişti git gel yapmaya başladı öne yavaş yavaş ve osnra giderek hızlandı öyle hızlı girip çıkıyordu ki içime anlatamam ve ilk orgazmımı yaşadım o halaen içimde devam ediyordu kendini geri çekti yanıma uzandı beni üzerine çekti ve tekrar içime girmeye başladı bana devamlı iltifat ediyor çok dar amın var harikasın diyordu ben inlemekten cevap veremiyordum ve ben onun üzerine kapaklanmışken omuzlarımda iterek beni dik hale getirdi üzerinde zıplamaya başlamıştım beni durdurdu alttan beli ile iyice içime doğru bastırdı ve benim belimden kavrayarak beni ileri geri sarsmaya başladı yok böyle bir zevk hem onun aleti en derin yelerimde geziniyor hem de klitorisim ikimizin kasıkları arsında skışıyor ve ben uçuyordu çok kısa sürede tekrar boşalmıştım o halen devam ediyordu ve üçüncü orgazmıma doğru yola çıkmıştım bile hemde ne orgazm öyle şiddetli boşaldığımı hiç hatırlamıyorum benim halim kalmamıştı sik beni doyur erkekliğine diye inliyordum oda doyuracağım taltım her yeri dolduracağım bütün vücudun benim olacak diyordu arıtk üzerine yığılmıştım o ise alttan halen pompalıyordu kulağına haid arıtk boşal dedim az kaldı sabret dedi ben üzerinden indirdi ve domal bakalım birazda öyle sikeyim seni dedi hemen önünde domaldım arkama geçti ve tekrar içime girdi kalçalarım okşuyor çok güzel götün var sikme çok eğelnceli olacak diyordu ben sik aşkım istediğin gibi sik götümün bekaretini sen al dedim ilkmi olacak dedi ben evet dedim kocan salğın tekiymiş böyle bir göt sikilmezmi dedi bende o çok istedi ben vermedim ama sana hayır diyecek halim yok kölen olurum senin dedi peki deid bir yandan içime girip çıkarken amımddam akn sıvıları alıp arka deliğime sürüyor ve parmağı ile baskı yapıyordu bir süre sonra parmağını arkama sokmayı başardı ve devam ediyordu muhteşemdi biraz sonra ikinci parmağını sokmaya başladı hem amımda erkeliği gidip geliyor hemde arkamda iki parmağı deliğim genişletiyor ve beni zevkten uçuruyordu bira sonra içimden çıktı ve aletini kara delğimin ağzına dayadı bende ellerm arkaya atakrak kalçalarımı iki yana yırdım ona yardımcı olmak için ve itmeye başladı zorlanıyorduk ama biraz uğraş ile girmiş ti artı k ve yavaş sakin hareketlerle ilerliyordu canım bira acıyordu ama öyle dayanılmayacak bir acı değildi ve en sonunda kasıklarıın kalçalarımda hissettiğimde öylece bekledi bir süre içimde kalp gibi atıyordu işte bu en sevdiğim sey bayılıyorum ama karım vermiyor diyordu bende kaçırdığını bilmiyor dedim ne zaman istersen ben sana veririm erkeğim bundan sonra benimsin dedim seve seve dedi ve hareketlenmeye bşaladı ben iyice alışıncaya kadar yavaş devam etti ve sonra yine arkamda piston gibi çalışmaya başladı bir taraftan da eli ile amımla oynuyordu gelmek üzere idim geliyorum diye haykırarak iyice hızlandı nefes alışları hırıltıya dönüştü öyle sert vuruyordu ki çıkan sesler herhalde apartmanın her yeniden duyulmuştur ve içimde kalp gibi atmaya başladığında bende tekrar boşalmıştım öylece yatağa yığıldık halen arka deliğimin içinde kalp gibi atıyordu muhteşem bir histi onun sıcacık meniler içimi doldurmuştu resmen biraz öyle kaldıktan sonra içimden çıktı dudaklarıma uzanarak harikasın diye bir öpücük kondurdu bende sende harikasın diyerek onu öptüm dönüp göğsünde yatma başladı sigara ister misin dedi evet dedim gidip sigaralarımızı getirdi beraber birer sigara içtik ben onun göğsünde yatarken oda saçlarım okşuyordu o sırada gözüm saate ilişti eve geleli nerdeyse iki saat olmuştu ben bir anda heyecanlandım iki saat olmuş geç kalmayalı karın şüphelenmesin dedim oda daha dur yeni başladık bugün benimsin bu ilk seferdi ikinci olmadan asla bırakmam seni bugün seni sikilmeye doyuracağım ilk tanıştığımız günden beri seni sikmek istiyordum sen endin istedin çok güzel oldu dedi ve bak ufaklık senden ilgi bekliyor biraz em de kendine gelsin dedi hemen onu ağzıma aldım ve emmeye başladım kıs sürede taş gibi olmuştu başım kaldırdım ve neremi sikmek istersin önce dedim o da muhteşem götünü bir kez sikmek isterim dedi bende peki dedim o yatarken üzerine çömeldim ve sikini arka deliğime hizalayarak üzerine oturmaya başladım ço kolay girmişti içime ve acayip zevk alıyordum daha önce bir bana arkamdan bu kadar zevk alacağımı söylese alsa inanmazdım ama gerçekten hoşuma gitmişti hızla üzerinde zıplıyordum çok büyük zevk alıyordum oda boş durmuyor ve amımla oynuyor benim aldığım zevki ikiye katlıyordu muhteşem bir şeydi epeyce bir süre böyle devam ettik onun gözlerindeki mutluluk beni de mutlu ediyordu ve beni durdurdu sırt üstü yatırıp bacak aram başını gömdü klitorisimi emiyor hem amımı hem de arak deliğim parmağı ile uyarıyordu bu şekilde çok kısa sürede boşalmaya başladım ben boşalmaya başlayınca hemen içime girdi ve hızla pompalamaya başladı anlamadığım hisler yaşıyordum çığlık çığlığa tekrar tekrar boşalıyordum hiç yaşamadığım zevkler yaşıyor kendimden geçiyordum sadece sik beni sik beni diye inliyordum hayatımda ilk kez böyle bir şey yaşıyordum inanın hiç halim kalmamıştı artık resmen pelte olmuştum beni tekrar ters çevirdi yine arkama sokmaya başladı onun beni götümden sikmesi öyle hoşuma gidiyordu ki sik erkeğim doldur götümü bu göt ne zaman istersen senin diyordum oda daha hırsla sikiyordu aldığım zevk dayanılmazdı bana hiç yaşamadığım şeyler yaşattın senin yaşamak istediğin bir şey var mı diye sordum oda evet dedi iki şey vardı birini şu an yaşıyorum diğeri de ağıza boşalmak dedi bende tabi ki dedim zira kocamda severdi bende döl yutmayı severim dedim peki o zaman dedi ve arkamdan çıkıp tekrar amıma soktu öyle hızlandı ki anlatama m ben tekrar boşalmıştım ve geliyorum dedi hemen döndün ve onu ağına aldım emmeye başladım hem de öyle vakumluyordum ki anlatamam ve ağzımın içinde patladı sıcak dölleri damağıma öyle şiddetli çarpıyordu ki hiç tatmadığım kadar güzel bir tadı vardı hepsini yuttum ve iyice temizlene kadar emmeye devam ettim her damlasını sonuna kadar yutmuştum beni yukarı çekti ve dudaklarıma yapıştı uzun bir öpücük kondurdu ve gözlerimin içine bakarak bunda sonra sen benimsin haberin olsun her canım istediğinde seni sikeceğim mazeret kabul etmem dedi bende ne zaman istersen erkeğim dedim ve kalktık duşlarımızı aldık toparlandık ofise geçtik ben Esin’ çok teşekkür ettim oda ne demek problem olduğunda haber verin yeter eşim halleder bende eminim halleder hatta ben onun becerisinden sizin de faydalanmanızı sağlayacağım arkadaşlarıma iletirim bir arıza olduğunda eşini göndeririz ücretini alır dedim Esin sevinmişti bilse ki ben kocasına kendimi siktirmek istediğim zaman için bahane bulmuştum ne derdi acaba ve öğünden beridir haftada en az bir gün beni deliler gibi sikiyor ikimizde halimizden memnunuz.

merhaba ben aysel 34 yasindayim sizlerle yasadigim animi paylasacagim esimle birlikte bir ciflikte yasiyoruz ciflikte iki de coban var cifligin icinde 3 ev var birinde biz diger evde cobanlar oturuyor patron genellikle yurtdisinda olurdu bende rahat elbiselerimle ciflikte dolasiyorum koama yardimci oluyorum bir gun ahirlari dolasmaya gidiyordum cobanlan evlerinde konusmalarini duydum gizlice dinlemeye basladim beni konusuyorlardi devamli dikizliyorlarmis ben tuhaf olmustum ikiside bekardi beni bir heycan aldi beni sikeceklerini konusuyorlardi sonra onlara bol bol frikik vermeye basladim ok yaydan cikmisti artik bende onlari hayal etmeye basladim bir aksam onlarin dolastigini gordum evin onunden gecerken yatak odasinin perdesini actim ustumu actim kilot ve sutyenim vardi ben onlari gormemezlikten geliyordum onlara frikik veriyordum bastan cikariyordum kocamla cok iyi arkadaslardi kocam bazan cobanlari cay icmeye cagirirdi ben caylarini verirken hafif egilip goguslerimi sergiliyordum onlarin yaninda rahat oturuyordum ertesi sabah kocama telefon geldi babasi hastalanmis hastaneye yatirmislar kocam hemen ankaraya gitti 4 gun orda kalacakti giderken cobanlara beni emanet etti bende heyacan dorutaydi cobanlarin biri osman digeriselim idi aksam oldu yemek hazirladim onlari davet ettim yemekden sonra caylarimizi icmeye basladik sessice oturuyorlardi ben hemen sohbete basladim neden konup sohbet etmiyorsunuz dedim yavas yavas konusmaya basladalar rahat olmalarin soyledim ben onlara neden evlenmediniz dedimbu arada ben iyice acilp sacilmistim osman senin gibi guzel ve seksi kadin bulamadik dediler bende bulursunuz insaallah dedim selim bana film ilemek istediklerini soylediler bende peki seyredelim dedim selim dvd yi koydu bir baktim porno film ben artik iyice gevsedim birden bana sarilmaya basladilar beni soyup opmeye basladilarselim dudaklarima yumuldu osman amimi yaliyordu ben iyice kudurmustum artik hemen selimin sikini emmeye basladim iyice cosmustuk artik benidomaltip osman amima sokmmaya basladi selimin sikini memelerimin arasina surtuyordum sonra selim arkama gecti osmanin sikini agzima alip emmeye basladimselimin siki osmanin sikinden buyuktu selim siktikce bagiriyordum iyice zevke gelmistim dunyalar benimdi sanki selim amimi sikerken gotumu parmakliyordu ne olur beni sabaha kadar sikin diye bagiriyordum sonra osmanin kucagina oturdum sikini amima soktum ziplatmaya basladi selimin parmaklari gotumun deligideydi beni iyice azdiriyoru selim sikini yavas yavas sokmaya basladi ben ciglik atiyordum canim yaniyordu gotumden hic sikismemistim kocam beni hep amimdan sikerdi gotumden sikilmek cok hosuma gitmeye basladi osman da kalkti o dagotumden sikmeye basladi vur osmanim vur diye bagirmaya basladim sonra ikiside gotumun icine bosaldilar ben onlara biraz dinlenin biraz sonra devam ederiz dedim bir saat sonra tekrar sevismeye basladik egilip ikisininde sikini emmeye basladim artik bu gece onlrin kolesiydim osman memelerimi mincikliyordu selim amimi ve gotumu barmaklamaya basladi beni yataga uzattilar beni tekrar sikmeye basladilar bu sefer selimin ustune oturdum sikini amima kokune kadarsotu ben derin bir ooohh cektim sikinin ustunde zipliyordum selimde oohh demeye basladi bu arada osmanda sikini yavas yavas gotume sokmaya basladi ben tekrar ucmaya basladim beni oyle bir sikiyorlardi amimdan gotumden sular gelmeye basladi benosmanla selime beni kocamdan daha iyi siktiklerini soyledim onlada bana sen ne zaman istersen biz seni doya doya sikeriz dediler beni sikmmeye hizla devam ediyorlardi amimi gotumu dagittilar ben artik kendimde degildim snra ikiside agzima bosaldilar bu unutulmaz gece sona ermisti sonra ucumuz banyoya girdik ikisi beni yikadilar keselediler bende onlari yikayip keseledim sabah olmustu bana gece icin tesekkur ettiler bende onlara beni cok mutlu ettiklerini soyledim bir kac gun sonra kocam gelmisti osman ve selim hogeldin demeye geldiler koccm onlara isler nasil gitti diye sordu onlarda iyi abi dediler aksam oldu kocam benimle sikismek istedi bende hemen syundum sikine sarildimskismeye basladik benim aklim hep osman ve selimdeydi sonra kocama beni gotumden sik dedim oda hemengotumu sikmeye basladi bana hayirdir askim bu gun gotunden sikismeyi istedin diye sordu bende porno filmlerden etkiledigimi soyledim daha sonralari firsatini buldukca osman ve selimle sikisiyorduk.. Begenen arkadaşlar düşüncelierini yorum yazabilirlermi acebaa

anlattıklarım yıllarca o anları düşünerek mastürbasyon yapmamı sağlamıştı. Aradan yıllar geçmesine rağmen
o anları unutamıyor ve inanılmaz zevkler alıyordum. Geçen
bu zaman sürecinde aklıma takılan bir başka konuda, Soner abinin
benimle ilgili hisleriydi. O kendisinden 5 yaş küçük ve cinsel deneyimi
olmayan bir kıza mastürbasyon yaptırırken nekadar zevk
almıştı acaba? Yıllarca hep bunu merak ederek yaşadım.

Artık evli bir kadındım ve hayatımda bazı
sorumluluklar vardı. Kocamla çok mutluydum, her nekadar bazı geceler
yataktaki erkeğin Soner abi olduğunu düşlesem de, kocamla evli
olmak harika birşeydi. Evliliğimizin ilk 2 senesi maddi zorluklarla
geçti. Kirada geçen zorlu 2 yılın ardından, kocamın ailesinin
de desteğiyle bir ev aldık ve taşındık. Güzel bir evdi.
Çocukluğumun ve evliliğimin ilk 2 yılının geçtiği
yoksul semtlerden kurtulmuş, daha lüx bir semte, İzmir’in denizle iç
içe güzel semti Küçükyalı’ya taşınmıştık. Evimizin
balkonundan görünen güzel körfez manzarası ve sabahları içimizi açan
deniz kokusuyla, kocamla günlerimiz mutluluk içinde geçiyordu.

Komşuluğun olmadığı bir yerde yaşamak, benim gibi
insanların iç içe olduğu kenar semtlerde büyümüş bir kadın
için biraz garipti belki, ama yine de hayatımdan memnundum. Komşusuzluktan
sıkılmışken, apartmana giriş çıkışlarda
selamlaştığım Eda hanım adındaki, benden 10
yaş büyük bir bayan içimi ısıtıyor, beni yaşadığım
eve dahada bağlıyordu. Güler yüzlü, sevecen bir hanımdı ve
onla sohbet etmek hoşuma gidiyordu. Defalarca birbirimizi davet etmemize
rağmen, bir türlü gelip gitmek kısmet olmamıştı. Bu
durum benim evde yumurtanın kalmadığı bir gün, Eda
hanımdan ödünç yumurta almaya gitmemle son buldu. Bir kat
altımızdaki evlerinin kapısına giderek kapıyı
çaldım. Sanırım evde kimse yoktu, çünkü kapı
açılmamıştı. Tam tekrar eve çıkıyordum ki,
kapının tıkırtısıyla arkamı döndüm…

Kapı açıldığında biraz şaşkındım,
çünkü kapıyı (sonradan 16 yaşına yeni girdiğini
öğrendiğim) Serhat açtı ve “Buyrun?” dedi tebessümle. “Merhaba, Eda
hanıma bakmıştım ben ama…” dedim. “Annem evde yok abla,
markete kadar gitti, birazdan gelir!” dedi. Ben de, “Tamam canım, ben üst
komşunuzum, yeni taşındık, adım Merve, daha sonra uğrarım,
tekrar teşekkürler!” dedim. “Oldu abla, söylerim anneme!” dedi ve
kapıyı kapattı. Güler yüzlü, kendince
yakışıklı bir çocuktu Serhat, ilk görüşte kanım
kaynamış, sevmiştim keratayı. Eve geldiğimde
aklımda markete gidip yumurta ve diğer ihtiyaçlarımı almak
vardı. Üstüme birşeyler giyip gideyim diye düşünürken, kapım
çaldı. Kapıya koşup baktığımda, kapıdaki Eda
hanımdı. Dışarı çıkmak için hazırlandığımdan
altım giyinik olmasına rağmen üstümde sütyenimle geziyordum, “Bir
saniye!” diye seslenip, kapıdan göğüslerim görünmeyecek şekilde
sadece başımı çıkararak, “Pardon Eda hanım, giyiniyordum
da, üstüm çıplak… Gelin siz, buyurun!” dedim.

Eda hanım gülümseyerek, “Önemli
değil… Bana gelmişsiniz, Serhat söyledi.” dedi. “Evet evde yumurtam
bitmişti de, o yüzden rahatsız etmiştim. Ama şimdi ben de
markete çıkmak için giyiniyordum.” dedim. “Aaa, lafı mı olur canım,
komşuyuz şurda, ben getireyim hemen, hem market
kapanmıştır artık, boşuna gidersin!” dedi. Aslında
gerçektende saat geç olmuştu, market akşamları saat 8.30 – 9
gibi kapanıyordu. “Peki ozaman, sağolun, ama olmadı böyle…”
dedim. “Önemli değil, ben getiririm birazdan!” deyip aşağı
kata yöneldi. Ben de kapıyı tam kapatmadan, üstüme birşey
geçirmek için odama geçiyordum ki, odama girer girmez, Eda hanım koşar
adım kapıya gelmişti bile, kapıyı tıklattı. Ben
de, “Buyur buyur, kapı açık!” diyerek yine sütyenimle odamdan çıktım.
Ama birden şok geçirmiştim. Çünkü gelen Serhat idi ve beni sütyenimle
göğüsler fora bir şekilde görmüştü. Birden, “Ayy pardon!”
diyerek, ikimiz de özür diledik ve ben odama kaçtım. Serhat da
kafasını öbür tarafa çevirerek beklemeye başladı…

Hemen elime ilk geçen Body’yi üstüme geçirip dışarı
çıktım. Serhat hemen, “Özür dilerim abla, sen gel içeri deyince ben de
girmiş bulundum, annem yumurta yolladı!” deyip yumurtaları uzattı.
“Asıl ben özür dilerim ablacığım, annen sandım seni!”
dedim. Serhat ta tekrar, “Pardon abla!” deyip, geldiği gibi yine
koşar adım evine gitti. O yaştaki çocuğa resmen göğüs
şovu yapmıştım elimde olmadan. Ama benim üzüldüğüm
konu o değil, çocuğu utandırmış olmamın
verdiği burukluktu.

Aradan geçen zamanla, Eda hanımla samimiyetimiz ilerlemiş, artık
ona abla diye hitap etmeye başlamıştım. Eda ablanın
kocası genç yaşta vefaat etmişti ve oğlu Serhatla
yaşıyorlardı. Eda abla bir muhasebecinin yanında
çalışıyordu. Serhat ise Liseye gidiyordu. Okul tatil olduğu
için Serhat evde yalnız kalıyor ve babasının erken
vefaatı sebebiyle, insanlarla fazla konuşmayan, içine kapalı bir
genç olarak zamanını geçiriyordu. Anlayacağınız çok az
arkadaşı vardı ve tekbaşına Bilgisayar başında
zaman geçiriyordu. Eda ablayla artık samimiyetimiz ilerlediği için, bana,
bazı günler o yokken evine gidip Serhat’a yiyecek birşeyler
hazırlayabilirmiyim diye sormuştu. Ben de, “Olur abla, ne olacak elime
mi yapışacak!” diye kabul etmiştim.

Ertesi gün öğlen alt kata inip Serhat’a birşeyler hazırlamak
kapıyı çaldım. Serhat açtı kapıyı, “Merhaba Merve
abla, gel buyur, yemek işi sana kaldı ha, annem söyledi, zahmet olacak!”
dedi. Ben de, “Yok canım olur mu öyle şey!” deyip içeri girdim. “Ne
istersin? Ne hazırlayım sana?” dedim. Kıymalı makarnaya
bayılırmış, yapmak için mutfağa girdim ve “Sen bak
işine, ben hazırlarım!” dedim. Serhat teşekkür edip
odasına gitti.

Yemeği hazırlamıştım. Serhat’a seslendim, “Serhatçığım
makarna hazır, istediğinde yiyebilirsin, ben çıkıyorum eve!”
dedim. Ama içerden cevap gelmedi. “Serhat?” diye ikinci seslenmemde de karşılıksız
kalınca, usulca yarım açık olan kapısından içeri
baktım. Serhat yatağına uzanmış, gözleri kapalı,
kulağında kulaklıkla müzik dinliyordu. Üstündeki kolsuz tişörtten,
yaşına göre kaslı kolları ve altındaki şorttan
belli olan önündeki kabarıklık, yıllar önce Soner abiyle
yaşadığım günleri aklıma getirmişti ve içim bir
hoş olmuştu birden. Ses çıkarmadan bir süre izledim ve sonra kapıdan
içeri bir adım girip, biraz daha yüksek bir sesle, “Serhattt!!!” diye
seslendim. Bu kez duydu ve “Merve abla kusura bakma müzik dinliyordum!” deyip
ayağa kalktı. Kalkmaz olaydı, ayağa kalkmasıyla
birlikte, önünde, şortundan dışarı çıkmak istercesine
duran o kabarık yarağı gözüme çarptı ve beni mahfetti. Gerçekten
de Serhat’ın yarağı çok büyük görünüyordu. Yıllardır
kocamla çok mutluydum, sex hayatımız da harikaydı, ama
serhatın yarağı aklıma Soner abinin yarağını
getirmişti ve çok tahrik olmuştum…

Yanıma gelerek teşekkür etti ve beni kapıya kadar yolcu etti. Eve
döndüğümde içimde yıllar öncesinden kalan Soner abinin yarağının
görüntüsü vardı. Ve amım sırılsıklam olmuştu. Hemen
odama geçip, Soner abinin yarağını düşünerek, amımı
okşamaya başladım. Hayalimde o koltuğun üstünde oturuyor, ben
de yarağını yalayarak ağzıma alıyorum, emiyorum
ve o da ağzıma, yüzüme, boynuma ve göğüslerime boşalıp
bana sperm banyosu yaptırıyordu. Ama bu kez farklıydı,
çünkü hayalimdeki yarak Soner abinindi, ama yüz Serhat’ın yüzü olmuştu
birden. Ve bu beni dahada tahrik ediyordu. Hayalimdeki Soner abi modelinin
yerini Serhat aldı, artık onun sikini yaladığımı
hayal etmeye başladım ve hayalimde onun yüzüme boşalmasıyla,
ben de sessiz sessiz, “Serhat sik beni! Sik beni Serhat!” diye diye
boşaldım. Kendime geldiğimde bu düşündüklerimden utanmıştım,
nede olsa artık evli barklı bir kadındım ve bu tür
şeyler çocukluğumda kalmıştı. Artık kocamdan
başka bir erkek düşünemezdim ve bunu küçük bir kaçamak kabul ederek duşa girdim.

Aradan birkaç gün geçmişti
ve ben tekrar yemek hazırlamak için Eda ablanın avine indim. Serhat
açtı kapıyı ve buyur etti, sonra herzamanki gibi odasına geçti
ve ben mutfakta yiyecek birşeyler hazırladım. Bir ara Serhat’ı
mutfağın kapısında gördüm. Gülümsedim ve “Ne dikiliyorsun
orda?” dedim. O da gülümseyerek, “Hiiç… Seni izliyorum… Çok güzel kokular
geliyor, ne pişiriyorsun?” dedi. “Tavuk sote yapıyorum!” dedim. Gelip
tavaya baktı ve “Oooo gerçekten harika kokuyor!” dedi. Ama bu sırada
arkamdan bana oldukça yaklaşmıştı ve sanki benim kokumdan
bahsediyor, benim kokumu içine çekiyordu. Bu beni
heycanlandırmıştı ve aklıma evde yaptığım
mastürbasyon geldi. Serhat tavaya bakarken, “Çok güzel kokuyor, nefissss!”
deyip biraz daha yaklaştı ve azda olsa popoma dokundu. Ben artık
iyice ıslanmıştım. Acaba bilerek mi yapıyor diye
düşünürken, “Abla ben duşa girsem ayıp olurmu?” dedi. “Yok
ablacığım, neden ayıp olsun, bak işine!” diyebildim
sadece.

Banyodan su sesi gelmeye başlamıştı. Ama ben hiçte iyi
değildim, içimden bir ses gidip Serhat’ı röntgenlememi söylüyordu. İçimden
sanki bir orospu konuşuyordu, (Serhat’ın yarağını merak
etmiyormusun? Git ve bak!) diyordu. Daha fazla dayanamayıp banyonun kapısına
gittim, anahtar deliğinden baktım ve tam karşımda,
duşun altında 31 çeken Serhat’ı gördüm. Yarağı kocamandı
ve hızlı bir şekilde okşuyordu. Bir anda amım
sırılsıklam olmuştu, adeta şelale gibi akıyordu sularım.
Dayanamadım ve delikten bakarken amımı okşamaya
başladım. Altımda ince penye bir eşofman vardı. Sularımın
eşofmanın önünü ıslatmasından korkuyordum ve biraz aşagı
sıyırıp külodun üstünden okşamaya başladım. Serhat
ta iyice hızlanmıştı. O anda içeri girip kendimi ona
siktirmek için yanıyordum, ama cesaret edemiyordum buna. Bu
düşüncelerin arasında Serhat’in boşaldığını
gördüm ve o anda kendime gelip hızlıca toparlandım ve mutfağa
kaçtım. Serhat banyodan çıkmış ve odasına
girmişti. Aklımda onla yatmak vardı sadece, kendimi zor tutuyordum.
Serhat’a, “Yemeğin hazır canım, ben çıkıyorum
yukarı!” deyip, hemen kaçtım ordan. Eve geldim ve Serhat’in
yarağını düşünerek matürbasyon yaptım, kendimi tatmin ettim.

Akşam üstü olmuştu,
kocamın eve gelip beni sikmesi için sabırsızlanıyordum. Çünkü
ancak kocamla bu azgınlığım üstümden gidecekti. Kocamı
aradım ve “Aşkım ne zaman geleceksin?” dedim. Ama aksilik bu ya, “Hayatım
bu gece biraz geç kalacağım, yetiştirmem gereken işler var!”
dedi. Umutlarım yıkılmıştı ve çaresiz geç saatte de
olsa kocamın gelmesini bekleyecektim. Saat daha 6 idi ve kocam eve erken
geldiğinde bile 9 da anca evde oluyordu. Yani bu gece saat 11-12’ye kadar
kudurmaya devam edecektim. Ben de gece için hazırlanmaya karar verdim, bir
duşa girdim ve vücudumdaki bütün kılları aldım. Duştan
çıkıp saçımı makyajımı yaptım ve
kocamın sevdiği siyah iççamaşır takımımı
giydim. Dantelli ve sexy bir takımdı, kocam beni böyle görünce deli gibi
sikecekti. Üstüme de dizüstü eteğimi giydim ki, kapı çaldı. Saate
baktım, 9.30 idi, kocam erken gelerek bana sürpriz yapmıştı.
Üzerimde sütyenle kapıya koştum yine. Kapıyı açtım ve “Bekle
1 saniye, girme daha!” dedim. Ses gelmedi, bekliyordu. Eteğimi biraz
yukarı çekerek koltuğun üstüne hafif domaldım. Çok sexy
göründüğümden emindim ve şuh bir sesle, “Gel tamam!” dedim…

Ama birkez daha şok olmuştum, çünkü gelen yine Serhat idi. Çocuk içeri
girdi ve ne oldugunu anlamadan öylece donakaldı. Ben de
şoktaydım. (Bu Serhat’in evime ikinci gelişiydi ve beni yine yarı
çıplak görüyordu. Ama bu kez farklıydı, çünkü ben de onu banyoda
çıplak görmüştüm!). Gözüm hemen sikine kaydı. Siki kalkmıştı
ve dışarı çıkmak ister gibi şortunu zorluyordu. “Pardon
abla!” deyip kafasını öbür tarafa çevirdi. Ben de en yakın odaya
kaçtım. İyice delirmiştim, ben kendimi ona siktirmemek için zor dururken,
o sürekli yarı çıplak yakalıyordu beni. Odanın
kapısına yaklaştı ve “Abla pardon yaa, yine kaza oldu! Annemden
haberin varmı? Geç gelecekmiş te, yiyecek birşey varmı
sende diye bakmaya gelmiştim!” dedi. Benden ses çıkmayınca, “Ama
boşver abla, yemesemde olur, beklerim annemi…” dedi. Üzülmüştüm,
sonuçta suç bendeydi, çocuk nerden bilsin onu kocam sandığımı.

“Bekle bekle!” dedim odadan çıktım, ellerimle göğüslerimi
kapatıyordum. Onun ise siki halen sopa gibiydi. İçim iyice tuhaf oldu.
O da bana bakıyordu. Güldüm ve “Alıştın artık beni
böyle görmeye haa?” dedim. Güldüğüm için o da rahatlamıştı ve
gülümsedi. “Gel mutfağa bakalım!” dedim. Artık tahrik
olmamın da verdiği rahatlıkla ellerimi göğüslerimden çektim.
Ama onun arkamdan popoma baktığını hissediyordum. İyice
orospuluk damarlarım kabarmıştı, resmen istiyordum 16
yaşındaki çocuğu. Buz dolabının kapağını
açtım ve eğildim. Önünde kısa eteğimden popomun
göründüğünden emindim. Artık çok azmıştım, kafamı
ona çevirip, “Yemek istediğin özel birşey varmı? Yoksa ben ne
verirsem ona razımısın?” dedim gülümseyerek. Bakışları
çok farklıydı, bana yıllar önce benim Soner abiye baktığım
gibi bakıyordu. “Sen ne verirsen yerim Merve abla!” dedi, ama artık
gülmüyordu. “Gel bakalım!” dedim. Yanıma yaklaştı. Ben halen
eğilmiş bakıyordum. İyice yaklaştı ve artık
tam arkamdaydı…

Kendimi ona doğru götürdüm
ve popomu sikine temas ettirdim ve arkamı döndüm, “Ooooo Serhat, ne
değiyor bana öyle?” dedim sexy bir sesle. Birşey diyemedi
çocukcağız. Popomu sikine biraz daha bastırarak, “Nekadar
kalın, sopa mı?” dedim. Serhat fazla dayanamadı ve belimden
kendine çekti, iyice yerleşti siki götüme ve “Hayır merve ablacığım,
o benim şeyim!” dedi. İyice azmıştım ve “Neyin Serhat?
Söyle hadi!” dedim. Gözlerimde sikilmeye hazır bir bakışla ve
sexy sexy söylüyordum bunu. Serhat delirmiş gibi bakıyordu ve “Yarrağım
Merve abla!” dedi. Gülümsedim, “Ooo nekadar sert o öyle! Peki nereye
değiyor şuan farkındamısın?” dedim. “Hayır Merve
ablacığım, söyle nerene?” dedi. Sanki yıllar önce Soner
abiyle yaşadığım an gibiydi herşey. Gözlerine baktım
ve “Amcığıma değiyor canım!” dedim ve bir hamlede külodumu
yana çekip, “Bak görüyormusun amcığımı? Yalamak istermisin?
Hadi yala amcığımı!” dedim.

Serhat delirmişti, birden amıma yumuldu ve yalamaya başladı.
“Oohh Merve abla, çok tatlı amın!” diyordu ve beni delirtiyordu. İyice
kendimden geçmiştim ve dönüp sikini okşamaya başladım. Sonra
sikini dışarı çıkarıp amıma sürüp
başını ıslattım, artık içime girmeye
hazırdı. Sikinin başını amımın deliğine
yerleştirip, “Hadi!” dedim. Ve Serhat içime girip çıkmaya
başlamıştı. Okadar kalın ve sıcaktı ki,
dayanamıyordum. Yaklaşık 4-5 dakika o şekilde amıma pompalayıp
beni boşalttı. O daha boşalmadan, “Yeter!” deyip ayağa
kalktım ve “Şimdi sıra benim isteğimde!” dedim ve salona
götürdüm, onu koltuğa oturttum. Siki kocamandı ve önümdeydi. Yıllarca
Soner abiye yaptığımı hayal ettiğim ve son zamanlarda
aynı şeyi Serhat’a yapmak için delirdiğim şeydeydi
sıra. Sikinin başını iştahla emip yalamaya
başladım. Serhat delirmişti ve “Oohhh, Merve ablamm benimm,
karıcığımm benimmm!” deyip, saçımdan tutup
ağzıma vermeye devam ediyordu. Ben de ona yıllar önce aynı Soner
abiye dediğim gibi, “Sik beni Serhat! Amımı, götümü,
ağzımı, heryerimi sikkk erkeğimmm!” diye inliyordum….

Serhat daha fazla dayanamadı ve şiddetli bir biçimde ağzıma yüzüme fışkırtmaya başladı. Ağzımdan çenemden akan spermler göğüslerime doğru süzülüyordu ve ben halen Serhat’ın yarrağını yalamaya devam ediyordum. Serhat’i boşaltmıştım,
şimdi ben de boşalmalıydım. Onu yatırdım koltuğa ve amımı ağzına dayayıp sürtünmeye başladım. Saniyeler içinde ikinci kez boşalıp Orgazm oldum. Serhat’ın da ağzı yüzü amımın sularıyla yıkanmıştı…

Hemen kalktım ve “Birazdan kocam gelir, çabucak gitmen lazım aşkım!” deyip onu da kaldırdım ve dudaklarından öpüp evine yolladım…

Merhaba. Adım Zehra. 42 yaşında, 1.60 cm boyunda, 51 kg, vücut yapısı normal, esmer bir bayanım. 2 yetişkin kızım var. Eşim öleli 2 yıl kadar olmuştu. Eşim öldükten sonra seks hayatım hiç olmadı. Kızlarım evlendikten sonra evde tamamen tek başıma kalmıştım. Deniz manzaralı bir sitede oturuyorum. Ama adım çıkar diye korktuğumdan kimseyle sikişmiyordum. Kızlarım kocaları ile ara sıra yatıya gelirler, evimin içinde sınırsızca sikişirler, ben de onların sikişme seslerini dinleyerek, kendim sikiştiğimi hayal ederek amımı parmaklayıp orgazm olurdum.

Bir gün çamaşırları balkona asarken iç çamaşırlarımdan birkaç tanesi elimden düştü. Külodum alt katın çamaşır ipine takılıp kaldı, diğerleri ise yere düşmüştü. Bahçeye inip yerdekileri aldım. Alt katta kimin oturduğunu bilmiyordum, çünkü evin kapısı ara sıra açılır, kim yaşar, kaç kişiler bilmiyordum. Zili çaldım kapıyı açan olmadı. O gün sürekli olarak alt kata inip zile basıyordum. İkindi saatlerinde tekrar alt kata inip zile bastım, çünkü kırmızı külodum onların balkonunda bayrak gibi asılı duruyor, herkes balkona bakıyordu. Bir an önce külodumu alma peşine düşmüştüm. Israrla zili çaldım, 20 yaşlarında bir erkek atlet ve şortla, uykulu uykulu bir halde kapıyı açtı. Gözüm hemen şortunun içinde kazık gibi duran sikine takıldı. Özür dileyerek külodumun balkonlarına düştüğünü ve almak istediğimi söyledim. Genç, “Tamam abla getireyim!” dedi ve kapıyı aralık bırakarak külodumu getirmek için balkona gitti…

Kapının aralığından içeriye baktığımda, koridora bakan odada üç genç erkeğin yattığını gördüm. Üzerileri açıktı ve sadece külotlarıyla uyuyorlardı. Koridordaki aynadan balkona giden genci görebiliyordum, külodumu telden aldı, inceledikten sonra koklayıp külodumu şortunun içine sokarak sikine taşaklarına biraz sürtüp çıkardı ve elinin içine sıkıştırıp ovalayarak getirdi. Ben tabi bunu gördüğümü belli etmedim. Külodumu bana verirken sikine baktım, resmen kalkmış şortunun önü çadır kurmuştu. Şortunun sikinin başına gelen kısmında bir damla ıslaklık görünce, işte o zaman koptum ve “Telaşla tanışamadık, Ben Zehra, üst katta oturuyorum, eşiniz veya anneniz yok mu evde?” dedim. “Ablacığım burayı biz bekar arkadaşlarla tuttuk, iş çıkışı otel gibi kullanıyoruz, çoğu zaman evde kimse olmaz.” dedi. Ben de, “Yaa öyle mi? Neyse, teşekkür ederim!” diyerek ayrıldım evime çıktım. Hemen mutfağa koştum, bulduğum en uzun ve ince patlıcanı alarak onunla herzamanki seks fantazimi yaptım, patlıcanla amımı iyice haşat ettim. Alt kattaki gençlerin arasına girdiğimi, beni siktiklerini düşünerek defalarca boşaldım.

O günden sonra artık alt kata kim geliyor kim gidiyor onu izliyordum. Yine bir akşam üzeri eve dördü birden girdiler. Gece yarılarına kadar müzik, televizyon ve muhabbet sohbet sesleri geliyordu. Derken sesler kesildi. Balkona çıkıp baktığımda, benim kattan ve alt katımdan başka yerde ışık yanmadığını gördüm. İçim içimi yiyordu. Ne yapayım edeyim derken aklıma sigortalar geldi. İçeriden sigortaları gevşettim ve alt kata inerek kapının ziline bastım. Kapıyı bu sefer geçen sefer açan değilde bir başka genç açtı. 25 yaşlarında, esmer, iri yapılı, üstünde bir şeyi olmayan sadece altında Boxer şekline yakın şortu olan bir genç, “Buyrun?” dedi. Ben yine etkilenmiştim ve kem kümlerle çocuğun sikine bakarak şaçmalıyordum. O arada içerden, “Kim miş?” diyerek iki genç daha geldiler. Bunların hepsi de evde sadece şortla geziyordu. Ben iyice aptallaşmıştım siklerine bakarken. İmdadıma, o ilk günkü genç (ismi Celal) kapıya gelerek yetişti ve diğer gençler salona geçtiler tekrar…

Celal, “Buyur abla? Bu sefer ne düştü?” dedi. Ben de, “Şeyy, sizde elektrik var ama benim dairede yok, elektrikten anlayanınız var mı?” dedim. Celal da içeriye seslenerek sordu, “Cemil, Akın, Hasan, elektrikten anlayanınız var mı?” diye. Sonunda Hasan ile Cemil birlikte bakmaya karar verip, üzerlerine birer tişört giyip, yanlarına kontrol kalemi alarak benim eve çıktık. Kapıyı açtım içeri buyur ettim. Prizleri falan kontrol ettikten sonra, “Sigortalar eski sistem, onlara bir bakalım abla.” diyerek benden merdiven istediler. Merdivenin olmadığını söyleyerek sandalye getirdim. Hasan sandalyeye çıktığında sikinin tamamen kazık gibi olmuş olduğunu gördüm. Sigortalar yüksekte olunca Hasan ulaşmaya çalışırken, düşmesin diye Hasanın bir bacağından Cemil tuttu, öteki bacağından da ben. Ama elimi Hasanın sikine atmamak için kendimi zor tutuyordum…

Hasan sigortaları sıkarak, “Abla sigortaların gevşemiş, sıktım ama bunlar kendi başına gevşemezler, bunları birisi gevşetmiş, hiç elleyen oynayan oldu mu?” dedi. Ben de, “Kendiliğinden gevşemiş olabilir, kocam öldüğünden beri kimse ellemiyor.” dedim. Hasan sırıtarak, “Neye abla?” dedi. Ben de, “Sigortalara!” dedim. Cemil de pis pis gülerek, “Nezaman gevşerse biz gelir sıkarız be abla, sen yeter ki iste!” dedi. Ben ilk başta lafların içindeki ipneliği sezmemiştim, sonradan jeton düştü ve “Tamam sıkılacağı zaman çağırırım!” dedim. Bunun üzerine Hasan, “Abla hazır gelmişken başka sıkılacak, yapılacak ne varsa söyle de icabına bakalım!” dedi. Ben teşekkür ederek hemen, “Size soğuk bir şeyler ikram etmek isterim.” dedim ve salonu gösterdim. İtiraz etmeden içeri geçtiler oturdular. (Benim kendilerini görmediğimi ve duymadığımı sanıp) kendi aralarında alçak sesle konuşuyorlar, “Gevşeyenleri iyi sıkarız!” diyerek siklerini sıvazlayarak gülüşüyorlardı…

Ben kolalarla içeri girdiğimde toparlanıp sustular. Gülüşmelerinin sebebini sordum. Hasan da, “Abla yanlış anlama ama, bu sigortanın kendiliğinden gevşeme hikayesi bayat. Çamaşır düşürme hikayesi de eski bir numara, şimdi sen üstümüze kola da dökersin…” dedi. “Niye dökeyim ki?” dedim. “Abla bayanların taktiğidir bu, gözüne birisini kestirdiler mi önce çamaşır düşürürler, sonra sigorta gevşer, daha sonra da üzerine kahve yada kola dökülür… Biz bu yolun yolcularıyız, senin derdin ne? Aramızda yabancı yok, anlat derdini, dinleyip çare olalım! Sen erkek mi istiyorsun?” dedi. Elim ayağım titremiş, donup kalmıştım. Bir şey diyemiyordum, aklım durmuş, beynim boşalmış gibi bön bön bakıyordum. Hasan bana yaklaşarak elimdeki kola tepsisini aldı, “Kolalar üzerimize dökülmesin, sen şöyle bir gel bakalım!” diyerek elini belime attı ve Cemilin yanına doğru çekti beni…

Ben de ne isterse onu yapıyordum. Kola tepsisini sehpaya bıraktı ve iki eliyle askılı elbisemin altından tutarak eteğimi yukarı kaldırıp, “Cemil bak bakalım mal sağlam mı, dağılma var mı?” dedi. Cemil hemen önüme diz çöktü ve yukarı sıyrılmış eteğimin altındaki beyaz külodumu eliyle bastırarak amımı biraz yoğurdu. Sonra külodumu kenara çekti ve “Dağılmamış, ağzı burnu buruşuk değil, kıllardan hoşlanırsan iş görür!” dedi. Hasan da, “Oğlum boşuna dememişler amın kıllısı makbuldür diye, bu gün de kıllı ama takılalım, beğenmezsek sonra birlikte traş ederiz!” diyerek gülüştüler. Ben hipnotize olmuş gibi, ses çıkartamıyor ve tepki veremiyordum. Galiba sikilecektim, gidiş onu gösteriyordu. Hasan arkamdan beni kucakladığı gibi kendisine çekerek sikine yapıştırdığında götüme kazık batıyordu sanki. Bir eliyle memelerime dokunarak, “Oohhoo memeler sımsıkı, hiç ellenmemiş bunlara sanki!” dedi. Cemil de, “Hadi gevşetelim o halde!” dedi ve ayağa kalkıp elbismin askılarını indirdi, memelerime yumuldu ve emmeye başladı…

Birden bacaklarımın titrediğini ve bir şeylerin süzüldüğünü hissettim. Boşalıyordum. Hasan arkadan elini külodumun içine sokup amımı yoklayınca, “Çoktan geçmişsin be abla, daha başlamadık bile! İkimize birden ayak uydurabilecekmisin? İstersen seç birimizi de o kalsın senle!” dedi. Ben ikisinin de tişörtlerine yapıştım ve sımsıkı tuttum, ikisini de bırakmak istemiyordum, ama dilim tutulmuş gibi de konuşamıyordum. “Demek iki yarak birden istiyorsun!” diyerek tişörtlerini çıkardılar. Sonra Hasan arkadan askılı elbisemi bir çırpıda çıkarttı, sütyen ve külotla kalmıştım. Cemil göbeğime bir kaç kez vurup kalçamı tokatladıktan sonra, “Abla biraz göbeklenmişsin, oranda buranda biraz büzüşme ve buruşma var, ama sikmesini bilene am amdır, sikmesini biliyorsan istediğin gibi sikersen, tazecik kız amı gibi sikersin!” dedi. Ben de bir elimi arkamdaki Hasanın sikine, diğer elimi de önümde sütyen içindeki memelerimi elleyip sıkıp emen Cemilin sikine attım ve ellemeye başladım. İkisinin siki de çok sert ve kazık gibiydi…

Şortlarını indirdiler ve Hasan, “Abla tecrübenle bizi ihya et bakalım!” dedi. Ben de tamam şeklinde başımı salladım ve çöküp Cemilin sikini ağzıma aldım. Cemil, “Oğlum bu dilini yuttu, keşke iki kişi gelmeseydik, yaşlı da zaten, heyecandan kalp krizi falan geçirip ölmesin!” dedi. Hasan, “Yok lan birşey olmaz, karı yarak hastası sadece, zaten amı follaşmıştır iyicene, yine de 31 çekmekten iyidir, amın darı genişi olmaz, yeter ki sulanıp içi sıcak olsun, hatta diğerlerini de ara gelsinler, grup yapalım amına koyim!” dedi. Cemil diğerlerini arayıp, “Üst kata gelin, alem yapacağız, kılıf getirin!” dedi. Bu arada Hasan beni halıya dört ayak domaltıp götümü parmaklamaya başlamıştı, “Cemil lan, ilk sıra benim, sen otur dinlen, iki kişi aynı anda yapmayalım, sırayla dinlene dinlene sabaha kadar sikeriz bunu, of sabahlar olmasın!” dedi. Cemil de sikini sıvazlayarak koltuğa oturdu…

Hasan sonra götümün deliğini emerek arkadan amıma parmağını sokmasıyla benim “Ahhhhh!” demem bir oldu. Hasan gülerek, “Bakıyorum da dilin açıldı abla!” dedi. Ben de, “Devam et gülmeye bakalım, beni sabaha kadar sikince gülmeye haliniz kalacak mı!” diyerek aniden dönüp Hasanın dudağına yapıştım. Dudağını vantuz gibi çekiyordum. Hasan elimden kurtulmak için çırpınıyordu. Benim sevişmeye aç olmamdan dolayı iyice azmış ve biraz da yapılı olduğumdan dudaklarına var gücümle saldırmıştım. Hasan dudağını dudağımdan zar zor kurtarıp, “Abla beni öldüreceksin, sıkma o kadar!” dedi. Ben hemen diz çöktüm ve Hasanın sikine sarılarak yalamaya ve emmeye başladım. Okadar azmıştım ki, okadar iştahla emiyordum ki, Hasan beni itip, “Yavaş olsana azgın orospu, sikimi koparacaksın!” diyerek beni sikinden uzaklaştırdı. “Napıyım dayanamıyorum, kocamdan sonra ilk erkeğimsiniz, kocamı bile boynuzlamadım, ama iki senedir yarağa hasretim ve sikilmeyi çok istiyorum!” dedim.

Hasan, “Başlayalım madem! Burda mı istersin, yatak odana mı geçelim? Nerde rahat edersin?” dedi. Ben de, “Biran önce sikin de nerede sikerseniz sikin!” dedim. Hasan, “Ozaman burda başlayalım, gerekirse sonra yatak odasına geçeriz!” diyerek beni tekrar halının üzerinde dörtayak domaltıp arkama geçerek, “Ben önce senin götünü sikeceğim!” dedi ve elini arkadan öne atıp memelerimi sıkmaya ve sikini götüme sürtmeye başladı. Hasanı geri itip, “Götümü siktirmem! Amımı sikeceksen sik, sikmeyeceksen kapı orada, zorla seni içeri almadım, amdan başka yerimi siktirmem, haberiniz olsun, sonra gider tecavüze uğradım diye şikayet ederim!” dedim. Bunun üzerine Hasan, “Kızma be abla, daracık götün varken amın sikilir mi!” dedi. “Daha amımı sikmeden önyargılı davranıyorsun, önce sik bak bakalım!” dedim ve kalktım…

O anda Cemil oturduğu yerden kalktı ve “Abla ben sikerim amını!” diyerek amımı elleyerek memelerimi emmeye başladı. Hasan ise biraz bozulmuştu ama götümü avuçlamaktan da vaz geçemiyordu, kafayı takmıştı bir kere götüme. Cemil beni yatak odasına götürdü ve orada diz çökertti, sikini ağzıma verdi. Kapının tıklamasıyla Hasan kapıyı açmaya gitti ve iki arkadaşıyla (Akın ve Celal ile) birlikte geldi. Akın, “Ooooo aleme bak beee! Sabaha kadar sikiş var desenize!” diyerek, Celal ile birlikte soyunarak karşıma geçtiler. Akınla Celalın siki diğer ikisine nazaran daha büyük ve kalın idi. Cemil, “Akın oğlum o ne lan öyle? Nerede büyüttün lan hayvan gibi azmanı!” diyerek beni yatağa sırt üstü yatırdı ve amımı yalamaya başladı. Akın, Hasan ve Celal da başucuma geçtiler. Üçü de siklerini yüzüme vuruyorlardı, üç yarrak gözümün önünde idi ve üçü de birbirinden güzel görünüyordu. Yarak tarlasında gibi hissediyordum kendimi. Ama önce hangisini ağzıma alacağımı bilemiyordum. Sonunda küçüğünden büyüğüne doğru gitmeye karar vererek, aralarında diğerlerine nazaran küçük olanın siki aldım ağzıma…

Bu arada Cemilin bacaklarımı beline dolamasıyla amıma birden girmesi, sikinin tamamını sokması ve hızlı hızlı sikmeye başlaması bir oldu. 3-5 dakika amıma hızlı hızlı pompaladıktan sonra yavaşladı ve “Ulan korktuğumuz gibi amı bol değilmiş, baksanıza sikim girerken amının dudakları da içeri giriyor, çıkarken de vantuz gibi sikimi sıvazlayarak çıkıyor!” diyerek yeniden hızlı hızlı sikmeye devam etti. Amıma öyle bir sokuyordu ki, sikinin tamamını girdiriyor, tekrar başına kadar geri çekiyordu. Birden daha da hızlanarak, “Kimde prezervatif varsa o gelsin siksin, ben daha boşalmak istemiyorum!” dedi. Ben de, “Tüpler bağlı, içime boşalmanızı istiyorum!” diyerek içimden çıkmasına izin vermedim. Cemil bir kaç git gelden sonra belime sarılarak hışımla içime boşaldı…

Sonra Akın, sonra Celal, sonra da Hasan, hepsi sırayla sikiyor sırayla amımın derinliklerine boşalıyorlardı, ama halen amımdan dışarıya döl akmıyordu. İşin en ilginç yanı ise hepsi de götümü sikmek için can atıyor, fakat hiç birine izin vermiyordum. Daha sonra tekrar Cemil amımı sikerken, Akın da Cemilin arkasına geçip Cemilin götüne sikini sürtmeye başlayınca, Cemil birden üstümden kalktı ve Akına tokatı yapıştırarak, “Ulan yavşak, burda karı varken benim götüme niye sulanıyon lan ibne!” dedi. Akın da, “Ne yapıyım oğlum, biriniz am sikerken biz burda azıyoruz, ablam izin verse de birimiz de götünden siksek bari, böyle tadı çıkmıyor!” dedi. O arada Hasan amımı sikmekle meşguldü, birden beni kucakladığı gibi, siki amımdayken yuvarlandı ve kendisi altta ben üstte bir şekilde, belimden sarılarak göğüslerimi göğsüne yapıştırdı ve “Sikin lan orospunun götünü!” dedi…

“Götüme dokunmayın lan orospu çocukları!” diye çırpınmama kimse aldırış etmeden, hepsi birden ayaklanıp götüme saldırdılar. Kimin götümü elleyip, kimin tükürüklediği, kimin parmakladığı ve kimin sikini sürttüğü belli değildi. Hasan alttan amıma köklerken bir yandan da bağırmayım diye eliyle ağzımı kapatıyordu. Akın diğerlerini itekleyerek, “Önce ben alacağım bu daracık götün kızlığını! Biriniz de ağzına versin, boş deliği kalmasın orospunun!” dedi ve sikinin başını götümün deliğine dayadı ve zorlamaya başladı. Götümün acısından amımdaki Hasanın yarrağını hissetmiyordum bile. Akının götümün yanaklarını tutarak götümü yukarı kaldırmasıyla Hasan, “Oğlum sikimi amdan çıkarmadan siksene!” dedi. Akın yavaş yavaş götüme girdirmeye başladığında acıdan Hasanın elini ısırıyordum. Akın epey uğraştı, o götüme girmeye çalıştıkça ben büzüğümü ve amımı sıkıyordum. Ben sıktıkça da Hasanın siki acıyor, beni çimdikleyip amımı gevşetmemi istiyordu…

Baktılar böyle olmayacak, Hasan alttan götümün yanaklarını iki eliyle açarak, “Şimdi kökle lan!” dedi. Akın da, “Biraz bu tarafa kayın lan!” diyerek, Hasanın bacaklarından tuttu ve yatağın ayakucuna kadar çekti bizi. Bacaklarımın yere düşmesiyle kalçam tamamen boşa çıkmıştı. Aynı zamanda da Hasanın siki amımda nefes almıştı ve altımdan hızlı hızlı sikmeye başladı. Akın okadar uğraşıp yine de götüme sokamayınca, sikini Hasanın yarrağının yanından amıma sokmak istedi bu sefer. İkisi birden amıma bastırıyordu. Akının sikinin bir kısmı amıma bayağı girmişti ki, Hasan, “Oğlum sikim acıyor, sen götünü siksene!” dedi. Fakat Akın beklenmedik bir şekilde böğürerek amıma boşaldı. O sırada Celal geldi ve Akını itekleyerek, “Çekil lan kenara, bir götü sikemedin amına koyum!” dedi. Akın çekildi kenara, Celal yanaştı götüme ve sikini dayayıp sokmasıyla tamamının götüme girmesi bir oldu. Omuzlarımdan tutup kanırtarak sokuyor ve Akına, “Bu amına koduğumun götü işte böyle sikilir yavşak!” diyordu…

Amımda bir yarak, götümde bir yarakla, ikisinin arasında tost olmuştum. Resmen piston gibi ritim tutturdular, sırayla bir birisi götüme sokuyor çekiyor, bir öteki amıma sokup çekiyordu. Birkaç git gelden sonra artık büzüğümü de amımı da kasamıyordum, amım da götüm de uyuşmuş gibiydi. Kendime inanamıyordum, müthiş zevkli bir şeydi bu, artık bağırmaya çalışmıyor ve sadece zevkten inliyordum. Hasan da artık elini ağzımdan çekince, Cemil sikini ağzıma verdi. Cemilin sikini hışımla emmeye başladım. Bu arada Celal tamamen abanarak birden götümün derinliklerine boşalmaya başladı. Bir kaç git gelden sonra tamamen büzüşen sikini götümden çıkarttı ve Cemile, “Çekil!” diyerek sikini ağzıma uzattı, “Şimdi yala bakalım!” dedi. Ben Celalin sikini emerken, daha kapanmamış götümün deliğine bu sefer Akın kolayca sokmuştu. Hasan hala altımdan amımı pompalıyordu ki, birden o da amıma boşalıverdi…

Hasan altımdan çekildiğinde amımdan döller akıyordu. Cemil eline tülbentimi sararak enlini amımın içerisine sokup bir kaç kez git gel yaptı, amımdan akan dölleri bu şekilde temizledikten sonra yattı altıma ve amımı sikmeye başladı. O boşalınca öteki geldi, o da çekilince diğeri geliyor, ne amımı ne götümü boş bırakmıyorlardı. Sırayla değişerek hepsi amımdan ve götümden beni defalarca siktiler. Dört kişiden kaç kere kaç yarrak yediğimi, kaç kere orgazm olduğumu sayamadım. Herkesin pili bitince, beşimiz birlikte birbirimize önlü arkalı sarılarak yattık. Hayatımda ilk kez dört yarrak birden vardı yatağımda. Birisi götüme yarı girmiş, birisi amıma sürtünüyor ve iki yarrakla da elimle oynayarak uyumuşum…

Ertesi gün gözlerimi açtığımda, sikicilerimin hepsi pert olmuş bir halde uyuyorlardı. Kalktım önce banyo yaptım, daha sonra mutfakta sikicilerime mükellef bir kahvaltı hazırladım. Sonra da hepsini siklerinden öperek uyandırdım, “Sikicilerim hadi kalkın, kahvaltınız hazır!” dedim. Kahvaltıdan sonra, “Son kez bir dörtlü daha yapalım ayrılalım!” dediler, ama o gece de saat 02:30’a kadar defalarca sikiştik. Yani nerdeyse bütün bir haftasonunu sikişerek geçirdik. Onlar gittikten sonra çarşafı tazelerken gördüm, çarşafın her tarafı kat kat katmerleşmiş döl ve kan lekeleriyle doluydu. Tabii amım da götüm de iyice uyuşmuştu, bir hafta evden dışarı çıkamadım. Sonraki günlerde evlerine ben inmeye başladım…

İki sendir yaraksız kaldıktan sonra, şimdi her gece en az ikisiyle sikişiyorum. Üçlü ve arada bir de yine dörtlü sikiştiğimiz de oluyor. Bayılıyorum grup yapmaya, çünkü kimin nasıl ve ne şekilde siktiğini bilmediğiniz için hepsi en iyi sikiciniz oluyor. Üç aydır grup seksin uygulayıcısıyım, artık tek kişinin sikmesi tatmin etmiyor. Sizlerin de grup seks yapmanızı tavsiye ederim. Hele dört genç erkekten aynı anda yarrak yemek kadar güzeli yok, hiç bir deliğiniz boş kalmıyor!

Herkese iyi sikişmeler diliyorum arkadaşlar!

32 yaşındayım, adım Nahit. Yıllarca bir fabrikanın müdürlüğünü yaptıktan sonra, 7 yıldır tecil ettirdiğim askerliğimi yapmak için müracatta bulundum. Fabrikada tüm personel tarafından sevilen, sayılan, aynı zamanda çok otoriter biriydim. Fabrikanın yemekhaneden sorumlu aşçısı, Erkan isminde genç biriydi ve iki ay önce 17 yaşında bir kızla evlenmişti. Düğününe beni de davet etmiş, ben şehir dışında olduğum için düğünlerine gidememiş ve evlendiği kızı görememiştim, fakat çokta merak ediyordum. Bu arada erkan benden çok korkar, aynı zamanda çokta saygı gösterir, her zaman günlük menü dışında bana özel yemekler yapar, bazen de, “Müdürüm bir gün seninle kafaları çekelim, mezeler benden!” derdi. Ama bir türlü işlerimizin yoğunluğu nedeniyle fırsat bulamamıştık. Neyse günüm geldi işimden ayrıldım ve askere gittim. Askerden geldikten sonra oturduğum apartmanın altında boş olan bir dükkanı kiraladım ve inşaat malzemeleri üzerine bir işyeri açtım. Aradan 6 ay kadar geçmişti, bir gün fabrikaya eski patronumu ziyaret için gittim. Fabrikada benim dönemimden çalışan hiç kimse kalmamış, bütün personel yenilenmiş, patron işleri baya bir küçültmüştü. Çalışanlara yemekhane sorumlusu Erkanı sordum, onun da işten ayrıldığını ve yemeklerin tabildottan geldiğini söylediler. 15 gün kadar sonra bir gün sabah dükkanın önüne bir sandalye atıp güneşlenirken, motorlu birisi önümden geçti ve Erkana çok benziyordu. Ama güneş gözlüğü taktığı için tam emin olamadım. Aynı kişi akşam üzeri tam ters istikamete doğru geçince, ben sabahları ve akşamları yola bakmaya başladım ve her gün geçiyordu. Bir kaç gün sonra akşam geçerken ben bunu durdurdum, evet Erkandı. Beni görünce baya bir şaşırdı, “Oooo müdürüm!” deyip elime sarıldı. Dükkana davet ettim. Hoş beşten sonra, “Bir kaç gündür görüyorum ama emin olamadım, her gün bu caddeden nereye gidiyorsun?” diye sordum. Yeni taşınmışlar, evi caddenin sonundaki varoş mahallesinde imiş ve başka bir fabrikada aşçı olarak çalışıyormuş… Baya bir hasret giderdikten sonra, motoruna bindi, giderken de, “Müdürüm, ailecek te görüşelim, buralarda hiç çevremiz yok, herkes kendi halinde, bari sizinle gidip gelelim, hanımın ve çocuğun çok canı sıkılıyor!” dedi. Okeyleştik ve “İstediğiniz zaman buyurun gelin!” dedim. Akşam durumdan eşime de bahsettim. Bu arada ben 8 yıllık evliyim ve 4 yaşında bir çocuğum var. Erkanın da hemen bir çocuğu olmuş ve bir buçuk yaşına girmiş. Eşim, “Olabilir, eğer hanımı kafadengi birisi ise, benim de canım sıkılıyor aslında, benim içinde iyi olur.” dedi. Erkan bir kaç gün sonra dükkanın önünden motorla geçtiğinde bu sefer arkasında başörtülü, pardesülü kapalı bir bir bayan ve kucağında bir çocuk vardı. Ofisimde olduğum için onlar beni görmedi, ama ben çok şaşırmıştım, karısının kapalı biri olabileceğini hiç düşünmemiştim ve ilk defa görüyordum, fakat çok hızlı geçtikleri için doğru dürüst görememiştim. Cumartesi akşam üzeri Erkan dükkana uğradı ve “Müdürüm, müsaitseniz Pazar günü size gelmek istiyoruz?” dedi. Karıma telefon açıp müsait olup olmadığımızı sorduğumda, karım da, “Müsaitiz müsaitiz, buyursunlar gelsinler, hatta biraz erken gelsinler kahvaltıyı da birlikte yapalım!” dedi. Pazar günleri işyerini açmıyordum, Pazar sabah erkenden kalkıp unlu mamül fırınına giderek Simit, Poaça ve Börek aldım ve beklemeye başladık. Saat 10:00 gibi geldiler, kapıda karşıladık. İçeri geçtiler, “Hoşgeldin!” diyerek eşine elimi uzattım ve tokalaştık. Ama ne tokalaşma! Elleri ateş gibi yanıyordu! Samimi bir şekilde, “Ben Hayriye!” dedi. “Ben de Nahit!” dedim ve ekledim, “Bu arada siz hasta olacaksınız galiba, ateşiniz var!” dedim. Hayriye hafif gülümseyerek, “Yok, benim doğal halim bu!” dedi. Erkan da, “Müdürüm ben kışın soba kullanmıyorum, Hayriyenin teni çok sıcaktır!” dedi, gülüştük. Hayriye minyon tipli, hafif çukur gözlü, beyaz tenli, yüzü ve vücut yapısı süper güzel bir kadındı. Ona bakmaktan kendimi alamıyor, fakat göz göze gelmeye de korkuyordum. Kahvaltı masasına geçtik. Hayriye çocuğu uyutmak için yan odaya geçti. Bu arada biz masaya oturunca, ona benim karşımdaki sandalye kaldı. 5-10 dakika sonra geldi ve karşıma oturdu. Derin bir kahvaltı sohbeti, yaz olduğu için balkon kapısı açık, güzel bir ortam, kakara kikiri 2 saat kadar masada kaldık. Hayriye kapalı olmasına rağmen çok hoş sohbet, biraz utangaç ama konuşkan birisiydi. Kahvaltıdan sonra biz balkonda koyu sohbete dalmışken, hanımlar bulaşık falan derken öğlen oldu ve hanımlar yanımıza gelerek pikniğe gitme teklifinde bulundular. Hazırlıklar yapıldı pikniğe gittik. Vaktimiz çok güzel ve eğlenceli geçiyor, bu arada samimiyetimiz artıyordu. Piknikte çay içerken Hayriye bana “Nahit abi, Erkan 3 yıldır seni öyle anlatıyordu ki, merakımdan çatlamıştım!” dedi. Erkan da lafa girdi, “Ee o benim biricik müdürüm, bana çok babalık yaptı, ondan gördüğüm iyiliği babamdan görmedim ben, gerçi fabrikada yardım etmediği tek işçi yoktu, o fabrikadaki bütün işçilerin babasıydı!” dedi. Hayriye de, “Abi ne zaman bir durum olsa Erkan, şimdi Nahit müdürüm olacaktı ben bu hale düşmezdim diyor, seni anlata anlata bitiremiyor!” dedi. Bu arada eşim bir bana, bir Hayriyeye bakıyor, bir şeyler çözmeye çalışıyordu. Ben ise kötü duygulara girmemek için kendimi zorluyor, fakat Hayriyeden de gözümü alamıyordum. 19 – 20 yaşında, süper güzel bir hatun karşımda ve göz göze gelmemek için resmen kendimle savaşıyorum. Akşam üzeri piknikten döndük, akşam yemeği falan derken saat 22:30 oldu. Herkes pikniğin de etkisiyle baya yorulmuştu. Bunlar, “Artık kalkalım…” dediler. Sabah gelirken minibüsle geldikleri için yine minibüsle gitmeleri gerekiyordu ben, “Olmaz, minibüsle göndermem, sizi ben bırakırım!” dedim. “Ya zahmet etme.” falan dediler. Ben de, “Hem evi de öğrenmiş olurum.” deyince itiraz etmediler. Eşime, “İstersen sen de gel.” dedim. Eşim, “Ben yorgunum, sen bırak gel.” dedi. Neyse ben bunları evlerine bıraktım. Arabadan inerlerken çocuk Erkanın kucağında idi. Vedalaşırken yine tokalaştık, ama Hayriyenin elleri yine ateş topu gibi yanıyor ve içimi fena yapıyordu. Elimi bırakmadan, “Nahit abi her şey için çok teşekkürler, çok güzel bir gündü, en kısa zamanda biz de sizi bekliyoruz!” dedi. Bu arada gözlerimin içine bakıyordu, durduğum yerde yarağım kazık gibi olmuş, yüzüm kızarmıştı. “Abi sen bana diyorsun ama sen hasta olacaksın, yüzün kıpkırmızı ve terliyorsun!” dedi. Ben de güneş çarpmış olabileceğini söyledim. Vedalaştık ve ben eve döndüm. Eşim geceliğini giymiş yatmış, yatakta beni bekliyordu. Soyundum ve yatağa girdim. Biraz sohbet ettik, onları nasıl bulduğunu sordum. Çok beğendiğini, iyi insanlar olduğunu ve görüşebileceğimizi söyledikten sonra bana manalı manalı bakarak, “Umarım bu düşüncelerim yüzünden beni pişman etmezsin!” dedi. (Eşim çok kıskanç bir yapıya sahiptir). “Ne demek istiyorsun?” dedim. “Kız çok güzel ve sana da çok hayran kaldı!” dedi. “Ne alaka? Kocası anlatmış, o da merak etmiş, ne var bunda?” dedim. “Daha çok toy, sen yine de dikkat et!” dedi. “Abartıyorsun! Duymadın mı, bana Abi diyor, ayrıca kapalı birisi!” dedim. “Orası öyle, ama ne bileyim, o kadar güzel ki kıskanmamak elde değil!” dedi. Ben de, “Sen ondan güzelsin karıcığım!” diyerek dudaklarından öptüm ve amını avuçladım ve okşamaya başladım. Sonra karımın külodunu çıkardım, amını yalayıp, az önceki elin sıcaklığının ve konuşmalarında etkisinde kalarak kazık gibi olmuş yarağımı karımın amına geçirdim. Karım, “Offfffff, işte bu huyuna bayılıyorum senin, ne zaman aklımdan geçse yarağını amımda buluyorum!” diyor ve dudaklarını ısırıyordu… Ben ise Hayriyeyi siktiğimi hayal ediyor, karıma köklüyordum. Karım zevke gelmiş çılgınlar gibi inliyor, “Ben bu yarağı kimseyle paylaşamam! Bu yarak bana ait! Sakın o karıyı sikeyim deme!” diyor, kendi kuşkularını dillendiriyordu. “Karıcığım merak etme, Hayriye karşımda soyunup bacaklarını ayırsa bile dönüp bakmam!” diyerek karımın amına pompalıyordum. Karım, “Ben seni bilmezmiyim? On senedir yediğim bu yarağı tanımazmıyım? Öyle bir fırsatı kaçırırmısın sen, bulduğun ilk fırsatta koyarsın kızın amına!” diyor, beni daha da azdırıyordu. 20 dakikadır karımı sikiyordum ve artık son noktaya yaklaşmıştım, hızla pompalıyor, “Merak etme aşkım, siksem bile bana senin kadar zevk veremez!” diyerek karımı rahatlatmaya çalışıyordum. Karım ise ikinci defa boşalıyor olmanın zevkiyle “Sik kocacığım sik, bu yarağa helal olsun, bu yarak ne Hayriyeler hak ediyor! Offfff çıldırıyorum, pompala kocacığım, kökle amıma!” derken, korunmadığı için, yarağımı son bir hamleyle karımın amından çektim ve göbeğine boşaldım. Nefes nefese kalmış bir vaziyette üzerinde 2-3 dakika hareketsiz kaldım, sonra yanına uzandım. Karım dudağıma bir öpücük kondurarak, “Az önce söylediklerimi sakın ciddiye alıp ta kıza birşey yapayım deme haa! Sana belli olmaz, izin verdiğimi falan düşünürsün!” diyerek gülümsedi. Aradan 3-4 gün geçmişti ama Hayriye bir türlü aklımdan çıkmıyor, resmen bütün gün düşüncemi işgal ediyordu. Ellerinin sıcaklığı aklıma geldikçe yarağım kalkıyor, elleri böyleyse acaba amı nasıldır bunun diye düşünmeden edemiyor, bir yandanda arkadaşımın karısı hakkında böyle düşünceler taşıdığım için kendime kızıyor, müthiş bir suçluluk duygusu yaşıyordum. Tam bir ikilem içindeydim. Bir akşam vakti tam dükkanı kapatmayı düşünüyordum ki, Hayriye caddenin karşı kaldırımından kucağında çocuk ile yavaş yavaş yürüyerek evlerinin ters istikametine doğru gidiyor ve sık sık arkasına dönüp bakıyordu. Hemen koşarak yanına gittim ve arkasından, “Hayriye?” dedim. Galiba sesimi tanıyamadığı için birden irkildi, beni görünce de biraz rahatladı. “Bu saatte böyle yaya nereye gidiyorsun? Hayır mı?” dedim. “Abi sorma ya, Erkan gece vardiyasında çalışıyor, işe gitti, ben de annemlere gidiyorum. Minibüsü beklemeyeyim, yavaş yavaş yürüyeyim dedim, ama hep dolu geçiyorlar, almadılar, buraya kadar geldim.” dedi. Ben de, “Yorulmuşsun, gel biraz dinlen, böyle olur mu, o kadar yol kucağında çocukla yürünür mü, gel hadi!” diyerek çocuğu kucağından alarak, biraz da emrivaki bir tavırla işyerime götürdüm… Hayriye yorulmuş, kan ter içinde kalmıştı. Soğuk bir kola ikram ettim. “Abi ben almasaydım, geç oluyor, şimdi minibüsler nöbete düşerse çok geç kalırım!” dedi. Ben de, “Merak etme, seni bu saate minibüsle gödermem, ben bırakırım, rahat ol, al şunu iç, serinle biraz!” dedim. “Nahit abi zahmet etme, ben minibüsle giderim!” dedi. Ben kaşlarımı çatarak “Seni bu saatte böyle göndermem, sonra Erkan duyarsa bana kırılmaz mı?” dedim. Hayriye de çaresiz, “Peki abi!” dedi ve kolayı aldı. Çocuk uyuyordu, koltuğa yatırmıştım. Sohbete başladık, tam karşımda oturuyor ve havadan sudan konuşuyorduk. Ben ise yine gözümü dikmiş öyle derinlere dalmıştım. Bir kaç defa göz göze geldik. Ben hep gözümü kaçırıyordum ve sonuncuda kaçıramadım, bir an sessizlik oldu, 10-15 saniye gözgöze bakıştık. Bu defa o gözünü kaçırdı, ben hemen toparlanmaya çalıştım, ama bu arada masa altında benim yarak yine kazık gibi olmuştu. “Abi ne zaman kapatıyorsun?” dedi. Bende “5-10 dakikaya kadar kapatırım, gideriz!” dedim. Bu arada yukarıyı evi aradım ve bir işim olduğunu, bir yere kadar gidip geleceğimi ve merak etmemelerini söyledim. Masanın altından yarağımı düzelttim, eğer anlarsa rezil olacağımı düşündüm ve sakinleşmek için bir kaç dakika dikkatimi dağıttım, masadaki evrakları dosyaları falan toparladım. Sakinleşince de, “Hadi kalkalım!” deyip çocuğu kucakladım ve arabaya kadar ben götürdüm. Arabaya varınca çocuğu almasını, kapıları açacağımı söyledim. Çocuğu alırken ben biraz çekingen davrandım, ama o çok rahattı ve yanaştı, çocuğu sıkı tutabilmek için sarılarak alırken, benim kolumun birisi çocukla onun arasında kaldı ve pardüsünün üzerinden taş gibi göğüslerini ilk defa hissederken neredeyse kalp krizi geçirecektim. Kapıları açtım, arkaya binmek istedi. “Aşk olsun, bu da ne demek oluyor? Hakaret sayarım bunu!” deyince, “Ay abi özür dilerim, böyle düşüneceğini bilemedim!” dedi ve ön tarafa geçti. Neyse yola çıktık, bu arada hava iyice kararmıştı. Ben acele etmiyor, yolu uzattıkça uzatmaya çalışıyorum. Gideceğimiz yer normal trafikte yarım saatlik yoldu, ama akşam trafiği de işin içine girince baya bir uzadı. Trafik durunca, ben kucağındaki çocuğun yanağını okşamak bahanesiyle ona yanaşıyor, zaman zaman kazara olmuş gibi göğüslerine elimi sürtüyordum… Çaktırmadan kalkmış yarağımı düzelttim ve konu açılsın diye, “Demek Erkan benden çok behsetti ha, öyle mi?” diye sordum. “Sorma Nahit abi, seni yere göğe sığdıramıyor, ben de merakımdan çatlıyordum.” dedi. “Eee merakın geçti mi? Nasıl, merak ettiğin kadar varmıymışım bari?” dediğimde, bir iki saniye sustu ve “Evet, çok iyi bir insansınız!” dedi. “Teşekkür ederim, sizde iyisiniz, Erkanı severim, çok saygılı çok efendi bir çocuk. Onla evli olğun için çok şanslısın! Eminim iyi bir kocadır!” diye zarf attım. Hayriye yine bir iki saniye sustuktan sonra, “Eh işte, öyledir…” dedi. “Ne demek şimdi bu? Nasıl eh işte? Evliliğinizde sorun mu yaşıyorsunuz?” diye sordum. “Abi evlilik olur da sorun olmaz mı?” dedi. “Hayırdır, büyük bir sorun mu? Bak üzüldüm şimdi, oysa ben sizi çok mutlu görmüştüm.” dedim. “Yok, tabi ki mutluyuz, ama bizim de kendimize göre sorunlarımız var tabi, biraz özel sorunlar Nahit abi.” dedi. “Bana güvenebilirsin, eğer paylaşmak istersen seni dinlerim ve elimden geldiğince de çözümü konusunda yardımcı olurum, ayrıca bende sır olarak kalır, bu konuda bana güvenebilirsin!” dedim. “Nahit abi sana güvenmesem bu kadarını da söylemezdim zaten, ama güvensem de daha fazlasını anlatmam doğru olmaz.” dedi. “Peki sen bilirsin!” deyip, torpidodan bir kartvizitimi çıkardım ve uzattım, “Eğer çok daralır da konuşmaya ihtiyaç duyarsan çağrı bırak, ben seni ararım!” dedim. Kartı aldı, “Tamam abi, ararım!” dedi. Bu arada yüzü değişmiş, hüzün, utanma, çekinme ve korku karışımı tuhaf bir ifade almış, gözlerini karşıya dikmiş anlamsızca yola bakıyordu. Bir kart daha çıkardım ve bir kalemle birlikte uzattım, “Buna da sizin numarayı yaz, bende de sizin numaranız bulunsun.” dedim. Numarasını yazdı ve uzattı. Baktım ev numarasını yazmış sadece, “Cep numaranı da yazsaydın.” dedim. “Ben cep telefonu kullanmıyorum, hep evde olduğum için ihtiyacım olmuyor.” dedi. “Peki tamam!” dedim. Bu arada gideceğimiz yere varmıştık. Hayriyeye arabadan inmeden ona, “Sen kötü görünüyorsun, büyük bir sorununuz var galiba?” diye sordum. “Yok bir şey abi, sonra anlatırım!” dedi. “Tamam o zaman, yarın mutlaka telefonunu bekliyorum, anlatacaksın bana!” dedim. “Tamam! Erkan öğleden sonra saat 2:30 gibi evden çıkıyor, ozaman ararım.” dedi. “Tamam o zaman saat 2:30 dan sonra telefonunu bekliyorum, mutlaka ara bak! Bu arada sen geri nasıl döneceksin, saatte epeyce oldu?” diye sordum. “Ben bu gece burada kalacağım abi, kardeşimin düğün hazırlıkları var, yarın alışverişe çıkacağız, alışverişten sonra oradan direkt minibüsle dönerim eve. Abi çok teşekkür ederim, sana zahmet oldu bu geç saatte.” dedi. “Ne zahmeti canım, ne olacak ki, ne zaman arabalık bir durum olursa, gece gündüz farketmez, aramazsan gücenirim!” dedim ve tokalaşmak için elimi uzattım. Çocuğun başını dizine koydu ve tokalaştık. Eli elimde, “Yok bu sıcaklık normal bir şey değil!” diyerek gülümsedim. “Abi benim elim hep böyledir, pek tokalaşmam ama kimle tokalaşsam çocukluğumdan beri hep bunu söylüyorlar, demek ki sıcak kanlı birisiyim!” diyerek o da gülümsedi ve arabadan indi. Hemen geri döndüm, ama içim içime sığmıyordu, eve nasıl vardım bilmiyorum. Gözümün önünden gitmiyordu, ertesi gün öğlene kadar bana bir yıl kadar uzun geldi. Saat 14:30 gibi çıktım dışarıya ve Erkanın geçmesini bekliyorum, ama geçmedi. Saat 15:30 oldu, ne Erkan geçti ne Hayriyeden telefon geldi, kafayı yiyordum. Masama geçip koltuğuma oturup gözlerimi saate diktim, kulağım telefonda. Saat 16:15 oldu hala telefon yok. Ne olursa olsun ben arayacaktım, eğer Erkan açarsa (Haftasonu müsaitseniz, ya siz gelin, yada biz gelelim) deyip bir şekilde olayı kapatacaktım. Kaldırdım telefonu, çevirdim numarayı, daha ilk çalışının ilk saniyesinde telefon açıldı… “Alo.” dedim. Hayriyeden titrek ve kısık bir sesle cevap geldi, “Alo?” dedi. “Ben Nahit, Erkan evde mi?” diye sordum. “Yok Nahit abi, 14:30’da gitti o.” dedi. “Buradan geçmedi, kapıda bekledim ama göremedim?” dedim. “Abi motorla gitmedi, servisle gitti, normalde servis alıyor onu, ara sıra motorla gidiyor.” dedi. “Anladım. Hani arayacaktın, neden aramadın?” diye sordum. “Aramadım işte…” dedi. “Neden? Hani konuşacaktık?” diye sordum. Kısa bir sessizlik oldu, “Boşver Nahit abi, konuşmayalım!” dedi. “Hmmm. Pardon, sanırım aramakla ben yanlış yaptım. Ben konuşacağımızı, bana sıkıntılarını anlatacağını düşünmüştüm.” dedim. Yine kısa bir sessizlikten sonra, “Abi hangi sıfatla dinleyeceksin benim sorunlarımı, yani sana neden anlatayım, seninle neden konuşayım bunları?” dedi. “Dost olduğumuzu düşünüyordum ben.” dedim. “Tamam abi dostuz, ama aile dostuyuz, sorunlarımızla seni meşgul etmek istemem.” dedi. “Sen bilirsin, ama akşam da dediğim gibi, eğer anlatmak, boşalmak istersen dinlerim ve anlattıklarını da bir sır olarak saklarım (burada boşalmak kelimesini özellikle kullanmıştım), her şeyi içine atmak sağlığına zarar verebilir, insanda bazen dışa vurma ihtiyacı doğar.” dedim. “Ya elbette konuşmaya ihtiyacım var, elbette birilerine anlatsam rahatlarım, ama bu neden siz olasınız? İşte benim kafamı karıştıran bu, yoksa birileriyle sıkıntımı paylaşmayı bende isterim.” dedi. “Sen bilirsin, kime güveniyorsan onunla paylaşırsın, güvendiğin birisi varsa ona anlat, ama içinde tutma. Akşam bir ara çok kötü oldun, o halin aklımda kaldı, üzüldüğüm için aradım, onun için anlatmanı istedim, bana güvenebileceğini düşündüm.” dedim. “Güveniyorum…” dedi. “Güveniyorsan anlatırsın.” dedim. “Şimdi değil, ama belki daha sonra anlatırım.” dedi. “Peki ne zaman istersen anlatabilirsin, bilesin ki ben dinlemeye hazırım!” dedim. “Tamam abi bunu bilmek içimi rahatlattı.” dedi. “Seni tutmayayım, eğer işin varsa kapatabiliriz.” dedim. “Yoo işim yok, çocuk uyuyor zaten.” dedi. “İyi, benim de canım sıkılıyordu, sakıncası yoksa öylesine sohbet edelim.” dedim. “Sakıncası yok…” dedi. “Alışverişi yaptınız mı?” diye sordum. “Evet yaptık, çok güzel şeyler aldık.” dedi. “Senin güzel şeylere ihtiyacın yok ki.” dedim. “Bana değil, kardeşime aldık… (Biraz sessizlik oldu) Hem benim neden güzel şeylere ihtiyacım olmasın ki?” diye sordu. Sustum, terledim ve titremeye başladım. Titrek bir sesle, “Sen zaten çok güzelsin, extra güzel bir şeye ihtiyacın yok!” dedim. Yine kısa bir sessizlik ten sonra, “Ciddi ben güzelmiyim?” diye sordu. “Hemde çok!” dedim. “İltifatın için teşekkür ederim, bunu duymak çok güzel!” dedi. Hayriyenin bu sözleri bana cesaret vermişti, artık balık oltaya geliyordu, “İltifat değil, gerçekten çok güzelsin, hatta hayatımda gördüğüm en güzel kadınsın!” dedim. “Yok artık, o kadar da abartmayın lütfen!” dedi. “Abartmıyorum!” dedim. “Nerem güzel ki?” diye sordu. “Yüzünden başka nereni gördüm ki?” deyince gülüştük… “Beni güzel bulmana sevindim Nahit abi!” dedi. “Sorununuz bu mu yoksa, Erkan seni güzel bulmuyor mu?” diye sordum. “Yok, o da güzel olduğumu söyler ara sıra.” dedi. “Hmmm, tutturamadım!” dedim. “Abi sonunda konuşturacaksın beni, bizim sorunumuz sağlık sorunu!” dedi. “Nasıl yani, sağlık derken? Yoksa hastamısın? Demiştim sana bu sıcaklık normal değil diye.” dedim. “Yok abi, sorun Erkanda, bende değil!” dedi. “Öylemiiii? Peki nesi var? Hemen tedavi ettirelim, ağır bir hastalığı falan mı var? Doktora gittiniz mi?” diye sordum. “Hayır gitmedik! Zaten sorun da bu! Doktora gitmemesi!” dedi. “Nasıl yani? Niye gitmiyor ki?” dedim. “Gitmiyor işte!” dedi. “Ben götürürüm onu, sen hastalığını söyle bana!” dedim. “Gitmez abi! Utanıyor!” dedi. “Yahu sağlığın utanması mı olur, bu nasıl bir zihniyet, doktora gidilmez mi, nesi var bunun? Verem mi? Kanser mi?” diye sordum. “Yok abi, öyle bir şey değil, erkekliği ile ilgili…” dedi. İşte tuzağıma düşmüştü. Biraz sessizlik oldu. “Hmmm, sanırım anlıyorum, ama sağlık sağlıktır, ben öyle düşünürüm, eğer tedavisi olan bir rahatsızlıksa gitmeli doktora!” dedim. “Abi özür dilerim, ama bir şey soracağım, tamam ben sana güveniyorum, ama aynı zamanda da senden utanıyorum, biraz açık konuşsam ayıp olur mu?” dedi. “Ne ayıbı yaa! Sen ne saçmalıyorsun, ayıp falan olmaz, istediğin gibi konuş! Anlat şimdi, nedir sorun?” dedim. “Abi Erkanın erken boşalma sorunu var!” dedi. “Öylemi? Hmmm, anladıımm, peki ne kadar erken?” diye sordum. “Çok erken! Dakika bile sürmeden! Bir defasında içine bile giremeden 3 kere boşaldı, dördüncüde de içine girer girmez boşaldı ve o günde çocuk kaldı. Aslında gerdeği de o gün yapmış olduk, yani düğünden 2 ay sonra! Ara sıra söylüyorum doktora gidelim diye, doktora gideceğimize beni öldür diyor.” dedi. “Hmmm, durum baya vahimmiş, senin adına nekadar üzüldüğümü bilemezsin!” dedim. “Nahit abi bana bunları anlattırıyorsun da, peki yengemle sizin sevişmeniz nekadar sürüyor? Ne sıklıkta yapıyorsunuz?” diye sorduğunda bir üst Level’e geçtiğimizin göstergesiydi bu soru. Zafer kazanma yolunda ilerliyordum. Konuşmanın bundan sonrasını iyi yönlendirebilirsem, Hayriyeyi kesin sikebilecektim. “Yengenle hemen hemen hergün sevişiriz ve 20-25 dakikadan tut da 1 saati geçer bazen!” dedim. Hayriyenin şaşkınlığını telefondan bile hissedebiliyordum, “Yok yaa? Okadar sürüyor mu abi? Okadar süre yengemle ne yapıyorsunuz?” diye sordu. “Vaktimiz kısıtlıysa hemen yengene girerim ve 20-25 dakika yaparım yengeni, fakat vaktimiz bol olduğunda, yarım saate yakın birbirimize Oral yaparız, 69 yaparız, Rus işi, Fransız işi yaparız, Amerikan işi yaparız, değişik Fantaziler yaparız, Dirty Talking yaparız, birbirimizi birer ikişer kez Orgazm ettikten sonra Finali Doggy veya Jokeyle yaparız!” dedim. (Bilerek bu kelimeleri seçmiştim!). Hayriye, “Oral? 69? Dörti Tolkink? Jokey? Dogi? Rus işi…? Abi anlatacaksan Türkçe anlat da anlayayım!” dedi. “Oooo, pardon canım! Haklısın! Örneklelerle anlatsam daha iyi olur aslında, fakat biraz açık saçık olur, sakıncası var mı?” dedim. “Yoo, sakıncası yok, istediğin gibi anlat abi!” dedi. “Bak şimdi, sevişmeden önce, yani sikişmeden önce, ön sevişme denilen birşey var, 69 bunlara en güzel örnek. 69’u sana şöyle açıklayım: Mesela ben yatakta sırtüstü yatıyorum, sen de benim üzerime ters yatıyorsun, ben seninkini yalarken, sen de benimkini yalıyorsun. Bunları yaparken de Dirty Talking yapıyoruz, mesela, Yarrağımı iyi yala Orosopu! Taşaklarımı em amına koduğumun Kaltağı! Birazdan senin bu daracık amcığını sikip parçalayacam! Domaltıp, osurta osurta sikecem seni Fahişe! Yarak hastası azgın Orospu seni! diyorum. Sen de, Sik parçala amcığımı koca yaraklı sikicim, erkeğim, kökle amıma, geçir yarrağını! falan diyorsun!” dedim… Hayriye belliki bu kadar da açık beklemiyordu, sesi kesilmiş, telefonda hızlı hızlı nefes alışını duyabiliyordum. Muhtemelen eli amına gitmişti. Gerçi benim de elim sikimdeydi. Birkaç saniye suskunluktan sonra Hayriye heycanla ve titrek bir sesle, “Eee, sonra…?” diye sorunca, bir üst Level’e daha geçmiş olduk ve anlatmaya devam ettim. Artık resmen telefonda sekse dökmüştüm işi, “Bak mesela, amın kıllı mı?” diye sordum. Hayriye burnundan soluyarak, heyecanla, “Yok değil, devam et lütfen!” dedi. “Ohhh, yani amın kaymak gibi, kaymak gibi amlara bayılırım! Amının dudaklarını ağzıma alıp sündürüyorum, emiyorum, amcığına dilini sokuyorum, götünün deliğini parmaklıyorum! Sen de yarağımı hızlı hızlı emiyor, aynı zamanda amını yüzüme bastıra bastıra sürtüyorsun. İkimiz de birbirimizin ağzına boşalıyoruz, ben senin amının sularını yalarken, sen de benim döllerimi yalayıp yutuyorsun!” deyince, Hayriye köpek gibi soluyarak, telefonda inlemeye başladı. Çok geçmeden, Hayriyeden “Ağıhhhh Ihhhhh…” diye bir inleme çıktı ve hiç birşey söylemeden telefonu kapatıverdi. Kesin Orgazm olmuştu ve utancından kapatmıştı telefonu. Bu arada ben de küloduma boşalmıştım! Ertesi gün yine aynı vakitte aradım. Hemen açtı yine telefonu, “Alo?” dedi. “Alo benim, Nahit! Dün hata ettim galiba, özür dilemek ve vedalaşmak için arıyorum, söz birdaha aramayacam! Kendine iyi bak, bye!” dedim. Hayriye hemen, “Dur kapatma!” dedi. “Efendim canım?” dedim. “Eğer dünkü bir hataysa, bu sadece senin hatan değil, bunu ben de istedim! Bana kızma, dün çok tuhaf oldum, ondan kapattım telefonu! İlk defa kendimi gerçek bir kadın gibi hissettim, ne olur konuş benimle. Beni birdaha aramazsan, ot gibi yaşamaya mahkum olurum, hayatımda hiç heyecan kalmaz!” dedi. Hayriye tam istediğim kıvama gelmişti, biraz daha üstüne gitmeye karar verdim ve “Bak canım, bu yaptığımızın yanlış olduğunu ve de sonunun nereye varacağını sen de biliyorsun, en iyisi burda bitirelim bu işi!” dedim. Hayriye ağlamaklı bir ses tonuyla, “Bunu bana yapma! Eğer yalvarmamı istiyorsan yalvarırım! Ne yapmamı istersen yaparım, nasıl olmamı istiyorsan öyle olurum! Altına yatmaya bile hazırım! Orospun olurum! Kaltağın olurum! Yarağını yalarım, döllerini yutarım! Erkeğim benim, sikicim benim! Domalt sik beni! Geçir yarağını amıma! Götümü sik, parçala!” deyince, dünkü kaldığımız yerden telefon seksine devam ettik… Yaklaşık bir hafta boyunca hergün telefonda seks yaptıktan sonra, arkadaşımın o kapalı ve utangaç karısı Hayriye, artık tam bir Orospu gibi olmuştu ve artık gerçekten sikilmek istiyordu. Ben de dayanamıyordum artık ve nezamandır yüzünü görmemiştim, “Yarın sabah işyerime uğrasana aşkım, seni çok özledim!” dedim. “Kocam evde, çıkamam!” dedi. “Karımdan yemek tarifi almaya gideceğini söylersin, 5 dakika görsem yeter!” dedim. “Tamam bakarız!” dedi. Ertesi sabah saat 08:45 gibi işyerime geldiğinde içim içime sığmıyor, çıldırıyorum. Hemen kapıyı kilitledim, pancurları indirdim ve yanına geçtim. Aman tanrım o ne güzellik! Hafif bir makyaj yapmış, başında desenli saten bir başörtüsü vardı. Pardesüsünü çıkardığında, üzerinde beyaz sıfır yaka bir badi, altında topuklarına kadar inen, tüm hatlarını belli eden, kırmızı dar bir etek. Direk yanına vardım, ellerimi uzattım, ellerimden tuttu. Koltukta oturuyordu, kendime doğru çekerek kaldırdım ve direk dudaklarına yapıştım… Çılgınlar gibi öpüşüyoruz. “Aşkım gel arka odaya geçelim!” dedim, elinden tuttum, arkadaki küçük odada Çekyat vardı, hemen oraya girdik. “Dur yapma, yakalanırsak rezil oluruz!” dedi. “Aşkım ben o riski alacak kadar istiyorum seni! Ya sen?” dediğimde, eteğini kaldırdı külodunu sıyırdı, Çekyata yattı ve “Ben de kocamı ve çocuğumu evde bırakıp sabahın köründe karından yemek tarifi almak gibi sudan bahaneyle buraya gelecek kadar istiyorum! Hadi sik beni!” dedi. Hemen amına yumuldum, bir iki dil darbesi atmak için, fakat sanki hiç am yok, orada incecik bir çizgi varmış gibi duruyordu amcığı. Hayatımda siktiğim karının haddi hesabı yoktur, ama böylesini hiç görmemiştim, 3-4 cm uzunluğunda ince bir çizgi! Aşkım bu ne böyle?” dedim. “Ne var, ne oldu?” dedi. “Aşkım bence Erkanda sorun yok, bu amcığa giremeden boşalmak hastalık değil, kimse dayanamaz buna!” dedim… Hayriye saçlarımdan tutup beni kendine doğru çekti, “Çok konuşma şimdi karın falan gelir, hadi aç şu amcığımı!” dedi. Benim yarak zaten akşamdan beri kazık vaziyette, o amcığı da görünce damarlar patlayacak hale geldi. Hemen kafasını bolca tükürükledim ve Hayriyenin amına aşağı yukarı sürtmeye başladım. Yarağımın kafasını amının dudaklarında hissedince, Hayriyenin gözleri kaydı, “Aşkım, ilk erkeğim sen olacaksın, çok özledim bu anı, hadi sevgilim, geçir artık bana!” dedi. “Aşkım sen doğum yapmadın mı? Bu amcık sanki hiç açılmamış gibi!” dedim. “Sezeryanla doğurdum! Zaten Erkan içine girdi bir defa bile git gel yapmadan patladı, amımın gördüğü yarak bu kadar! Şimdi sen patlat, hadi göster marifetini, Zifaf yaptır bana, acıt canımı!” diyerek habire üstüne çekiyordu. “Hazırmısın aşkım?” dedim. “Hazırım erkeğim! Hemde nasıl hazırım! Anladın mı şimdi elimdeki ateşin sebebini?” dedi. Yüklendim! Sanki yarağımla çarşaf yırtıyorum, o kadar dar amcık! Zar zor yarısına kadar soktum, Hayriye kolunu ısırıyor, gözleri sım sıkı kapalı, sanki nefes almıyordu. Biraz bekledim, kollarını açtım, parmaklarımı parmaklarına geçirdim, “Gözlerini aç sevgilim!” dedim, açtı. Göz gözeyiz, nefeslerimiz birbirine karışıyor, “Hadi kökle erkeğim!” diye inliyor. Bir daha yüklendim ve artık dibindeydim. Gözü gözümde, dişlerini sıkıyor ve öyle bir bakışı vardı ki, gözlerinden birer damla yaş başörtüsüne doğru süzüldü. Sikimi yavaşça geri çektim, tekrar yüklendim. Birdaha, bir daha derken titremeye başladı. O tapılası güzellik altımdaydı ve ben onu sikiyordum, hemde göz göze, inanamıyordum. Saatlerce öyle kalabilirdim, fakat acele etmeliydim, vaktimiz çok dardı, başladım pompalamaya ve gözlerinin içine bakarak, “Aşkımsın! Sevgilimsin! Kadınımsın! Orospumsun! Fahişemsin!” diyordum… Hayriye de, “Erkeğimsin! Sikicimsin! Vurucumsun! Hadi sik beni! Hadi kökle! Vur dibime! Ohhhh yedir yarrağını bana, hadi sik Erkanın karısını, hadi vur koçum, vur erkeğim, çatır çatır sik, doyur amımı! Ohhhh, ilk erkeğimsin! Kökle Orospuna! Kökle Fahişene! Hadi hadi sik beni! Sik arkadaşının karısını! Senin Orospunum hadi!” diyordu. Bir süre pompaladım ve Hayriye sara hastası gibi titreyerek Orgazm oldu ve “Ben bittim, hadi sen de boşal erkeğim!” dedi. “Korunuyormusun?” dedim. “Hayır, fakat patla amıma, fışkırt, dibimi dölle erkeğim!” deyince ben de öyle bir patladım ki, 15 yıldır böyle boşalmamıştım. 3-4 dk. içinden çıkmadan üzerinde yattım dudak dudağa. Sonra hemen kalktık toparlandık. Pancurları ve kapıyı açtım hem caddeye bakıyoruz hem konuşuyoruz. “Harikaydın aşkım, bana kadınlığımı tattırdın!” dedi. “Sen de öyle aşkım, o nasıl amcık öyle, neredeyse hiç olmayacakmış, resmen yarağımı acıttın!” dedim. “Bendeki amcık amcık da, siken yarak olmayınca amcık ne yapsın? Aşkım ben gideyim artık, kimseyi şüphelendirmeyelim!” dedi. “Tamam aşkım, yalnız bu sikişi ben saymıyorum! Bu akşam geleceğim, seni evinde doya doya sikeceğim, olur mu canım?” diye sordum. “Aşkım çok korkuyorum gören olur diye!” dedi. “Yok ben kimseye görünmeden gelirim aşkım. Saat tam 20:30 da sendeyim, tamam mı Hayriye?” dedim, “Tamam Nahit!” dedi, gitti. Heyecanla akşamı beklemeye başladım. Akşam saat 20:30 da evinin önünden geçerken sokak kapısının açık olduğunu gördüm ve hemen içeri daldım. Kapıdan içeri girer girmez kapı arkamdan kapandı. Baktım kapıya sırtını dayamıs öyle bekliyordu. Evin ışıkları tamamen sönüktü, ancak sokak lambasının ışıkları pencereden sızıyor ve evin içini loş bir aydınlık kaplamıştı. Hemen kucağıma aldım ve odaya götürdüm hiç konuşmuyorduk. Öpmeye başladım. Yavaşça çömeldi ve gözlerimin içine bakarak fermuarımı açtı, yarağımı ağzına alarak öyle bir emmeye başladı ki, daha bir dakika olmamıştı, benim yarak beton gibi olmuştu bile. Bende onu yalamak istiyordum, yarağımı iki eliyle kavradı, “Hayır ben bunu istiyorum hemen, sen sonra yalarsın, vaktimiz çok nasıl olsa!” dedi. Hemen birbirimizi soyduk, yere uzandı, “Hadi koçum! Hadi benim hovardam! Göster şu erkekliğini! Yarağa doyur şu amcığımı!” dedi. Hiç beklemedim, hemen bacaklarının arasında yerimi aldım, yarağımı amının dudaklarında aşağı yukarı gezindirmeye başladım. Hayriye çıldırmıştı, kıvaranıyor, “Geçir kökle artık, ne olur dayanamıyorum, sok koca yaraklım, sok orospun olayım, sok artık!” diye yalvarıyordu. Öyle bir kökledim ki yarağımı, sanki kızgın bir taşın deliğine sokmuşum gibi acı duydum. Onun ise çığlıkları evin içini doldurdu. Gözleri hafif kaydı, bayılacak sandım. Derin derin nefes alıyordu. Ben yarağımı amından yavaşça geri çekip, çok sert bir şekilde tekrar yüklendim. Kısık bir sesle inliyor, boynumu ve kulaklarımı yalıyor, küçük ısırıklar konduruyordu. Ben hızlanmıştım, kısık kısık nefes alıyordu, “Vur erkeğim, dibime vur! Vur koçum! Sik, becer beni! Sen benim ilk erkeğimsin, yırt şu amımın yarak görmeyen yerlerini, yırt aşkım, kocacığım, koca yaraklı hovardam, sik parçala amımı koca yaraklım, sikemeyenin amını böyle sikerler, off dayanamıyorum, içimi yakıyorsun, pompala canım, hadiiiiii geçirrrrr aslanım!” dedikçe hayvanlaşmıştım… Hayriye amının kaslarını sıkarak adeta yarağımı bırakmamacasına eziyordu. Amcığı gevşeyeceğine sanki dahada sıkılıyor, daralıyordu. Susmak bilmiyor, haykırıyordu, “Açım koca yaraklım, açım yarağa, açım sikilmeye! Of ne güzel sikiyorsun! Seni ilk gördüğümde amımdan akan suyu görseydin oracıkta Erkanın yanında tecavüz ederdin bana, Erkana da başımı tuttururdun!” dedi. “Tutarmıydı?” diye sordum. “Böyle siktiğini görse eminim beni kendisi siktirir sana, zaten tapıyor sana!” dedi. Bunları duyunca anladım ki, o hanım hanımcık, çıtı pıtı, kapalı kadının fantazi dünyası sınırsızmış, sikişirken konuşmak ve özellikle kocasını aşağılamaktan müthiş zevk alıyordu. Hemen ben de buna yardım etmeye başladım, “Senin o boynuzlu kocanın amına koyayım ben! Karısını siktiğimin pezevengi!” dedim. “Oooohhh, eveeet, sik Erkanın karısını! Pezevenk kocamın sikemediği amına koyyy errkeğimmm. Sik, boynuzlat arkadaşını, Erkana boynuz taktır bana, sikicim sen ol, boynuzlu pezevengim o olsun, yırt amımı, yırt götümü, sana kendimi o pezevengin kucağında siktirmezsem bu yarrak bana haram olsun sikicim!” diye haykırıyordu. “Sen tam bir Orospuymuşsun, amına koyduğumun Kahpesi, amının ateşi vücuduna, eline vurmuş, anlasaydım ilk fırsatta zorla sikerdim seni, adi Fahişe!” dedim. “Evet tecavüz etmeliydin bana, zorla, bağırta bağırta, ağlata ağlata sikmeliydin, o gün arabanla dağa kaldırmalıydın beni!” dedi. “Sende bu Orospuluk varken seni daha öyle sikerim ki, o pezevenk kocanın boynuzları caddelere sığmaz, merak etme!” dedim. “Ooohhh sik erkeğim Erkanın karısının tazecik amcığını! Daha bu orospu kocasının taptığı bu arkadaşına neler verecek!” dedi. “Neler vereceksin?” dedim. “Amcığımı verecem!” dedi. “Onu zaten verdin amcık karı, dalga mı geçiyorsun, amına koyduğumun Orospusu seni!” dedim. “Götümü de verecem, bakire el değmemiş götümün de sahibi sen olacaksın erkeğim!” dedi. “İşte bu güzel!” dedim. “Götümü de siktirecem sana, fakat önce şu doymamış amcığımı doyurmalısın, sik Nahitim! Sik erkeğim, hovardam benim! Oohhh! Kocam olacak o pezevengin boynuzları uzasın, arkadaşının altında amımı siktiriyorum, ohhhh! Hadi vur! Sakın durma! Oooof, aaaah dayanamıyorum, bana birşeyler oluyor, içim gidiyor, sakın durma, kökle birtanem, kökle! Ahhhh…” dedi ve titremeye başladı. Boşalmak üzereydi, zevk alması için yarağımı geri çektim, başının yarısına kadar çıkardım ve tekrar kökledim ve öyle bir bastırdım ki, dibinde bekledim ve boşaldığını hissettim. Ben ise hızımı daha alamamıştım, kendimi sıkıyor boşalmamak için direniyordum… Yaklaşık 45 dakika sonra Hayriye dördüncü kez boşalırken, ben de patlamak üzereydim ve makina gibi hızlandım, “Geliyorum Orospu, nerene boşalayım?” dedim. Hemen bacaklarını sımsıkı belime, kollarını da boynuma doladı, gözlerimin içine bakıyor, sıktığı dişlerinin arasından, “İçime boşal koçum, içime boşal aslanım! Her yerim senin, istediğin yerime boşalabilirsin, ama önce şu Orospunun döle susamış taze amını döllerinle bir sula, arkadaşının sikemediği karısını dölle, bu am senin döllerine kurban olsun, hadi sikicim, hadi fışkırt amıma, fışkırt döllerini!” dedi. “Ya hamile kalırsan?” deyince, “Offff, hadiii, fışkıırrrrt aşkımm, bırak kendini, hadiii ak içimeee, ak amımaa, ohhh hadi sikicim, yolla döllerini hadiii, kalırsam sana hamile kalayım, senin çocuğunu doğurayım, hadiiii!” diye bağırdı. Öyle tahrik olmuştum ki, artık bu sözler üzerine o anda patladım! Ama ne patlayış, amının içi, en ücra köşesine kadar dolmuştu. Adeta kısa bir baygınlık geçirdi… O gece Hayriyeyi defalarca siktim (Götten de siktim!) ve ilişkimiz 3 yıldır sürüyor. Her fırsatta amdan, götten, ağzından, neresi denk gelirse orasından çılgınca siktim. Şimdi benden hamile kalınca kocasına her şeyi anlatmış, kocası önce kızmış, ama sonra çaresiz olduğu için kabullenmiş…

Geçen hafta yaşadığım muhteşem erotik sex hikayemi anlatmadan önce, az da olsa kendimden bahsetmek isterim. Adım kenan 1,87 boyunda 90 kilo ve yakışıklı bir erkeğim, büyük bir beyaz eşya mağazasında müşteri temsilcisi ve halkla ilişkiler uzmanı olarak çalışmaktayım. Sattığımız her malın durumunu kontrol ederiz, müşteri aldığı maldan ne kadar memnun diye anketler düzenleriz, bazen telefonla bazen de gerekirse evlere gidiyorum anket doldurup müşteri memnuniyet seviyesini belirlemek için.

İşte yine bir gün mağazada otururken yaşlı bir karı koca geldi ve yeni aldıkları çamaşır makinesinden memnun olmadıklarını ifade ettiler. Kayıtlarıma baktım ürün satışından sonra ilgilenilmiş ve olumlu geribildirim alınmış ürün hakkında, durum böyle olunca direk eve gidip ürünün performansını yerinde görmek istedim. Ve eve gittim kapıyı çok güzel bir bayan açtı yeliz hanım, sonradan öğrendim asker yolu bekleyen çok azgın bir bayanmış, durumu izah ettim, evet dedi memnun değiliz dedi, bizim için müşteri memnuniyeti çok önemli olduğu için ilgilendim ve yardımcı olmaya çalıştım.

Ürünü çalıştırmak istedim tmm dedi gitti içerden çamaşırlarını getirdi, ve çamaşırları makineye koyarken beni çileden çıkarırcasına tangalarını, sütyenlerini, kendine ait ne varsa gözümün önünde makineye attı. O an onunla, porno sikiş izlerken beğendiğim bir pozisyonda düzüşmek istedim. Benim mal şahlandı tabi, elimle falan kapatmaya uğraşıyorum, görmesin istiyorum, ama çok sexi ve kendine bakan bir bayan olduğu giydiği çamaşırlarından belliydi. Daha sonra burayı fazla uzatmayayım çay demlemiş bana ısrar etti, kırmadım aklımda da hala o sexi iç çamaşırları var aklıma geldikçe benim yarak yerinden fırlıyor.

Neyse çayı yudumladık beraber o benim karşıma oturdu üzerinde askılı dizlerine kadar gelen bir elbise vardı, benim karşımda bacak bacak stüne atmış çayını yudumluyordu, muhabbeti ilerlettik yaşı 25 kocasının askerde olduğunu öğrendim kayın babası ve annesiyle aynı evde kalıyor kocası gelene kadar, kocasının mühendis olduğunu ve askerliğinin bitmesine 2 ay kaldığını öğrendim. Zamanla yeliz bana frikik vermeye başladı, bacakları nefis, harika, elbisesi yukarı sıyrılmış bacaklarına gözüm takıldı, çok hafif altındaki iç çamaşırını görüyorum, kıpkırmızı çok sexi duruyor. Neyse benim çayım bitti tazeleyeyim dedi yeliz hanım önüme bardağı almak için geldiğinde eğilip bana süper göğüs şov yaptı resmen, göğüsleri harika, kırmızı sütyenin içinde nefis duruyorlar, benim gözler takılı kaldı, o da farkında olacak ki bir süre öyle kaldı.

Sonra içeri gitti demli aldı geldi ve tekrar çay doldurdu yavaş yavaş sanki göğüslerini gözümün içine sokar gibi, beni delirtiyordu, yarağıma artık hakim olamıyordum pantolondan fırlayacak gibi olmuştu, ben bunu fırsat bilip yeliz hanım biliyor musunuz çok güzelsiniz , harika bir kadınsınız, sizi görüp de etkilenmeyecek erkek yoktur dedim, bundan çok hoşlanan yeliz hanım bu sefer karşıma değil de yanıma oturdu, gerçekten öyle miyim dedi, ben atık sikimi gizlemiyordum, ne olacaksa olsun diyordum içimden, yeliz hanımın heyecanlandığını hissettim yanıma oturunca evet dedim yeliz hanım fiziğiniz çok düzgün, mankenlere taş çıkarırsınız dedim, makineye çamaşırlarınızı koyarken sizin ne kadar sexi ve kendine bakmayı seven bir bayan olduğunuzu anladım dedim.

Yeliz hanım artık benim yarağa odaklanmış gözünü alamıyordu, belikli uzun süredir sikilmiyordu, ben de artık ona yaklaşmanın vakti geldiğini düşünüp gözlerimi gözlerine kilitleyip yavaş yavaş ona doğru yöneldim ve dudaklarına yapıştım, o ne kadar güzel dudaklar, nefis, ateş gibi yanıyor dudakları, benim dudaklarımı bir öpüyor bir yalıyor diliyle vantuz gibi emiyordu. Ben bu esnada fırsat buldukça bebeğim süpersin aşkım harikasın diyordum, yeliz babamlar emekli aylıklarını çekecek ve Pazar yapacaklar dedi onlar gelmeden bitir işimi dedi. Ben aceleye gelmem ama tmm dedim yelize, 3 aydır sikilmiyorum dedi amım şişti dedi, hadi becer beni dedi, ben dudaklarını yiyip içtikten sonra yelizi oturduğumuz çekyata yatırdım, işimi acele yapmam asla hele sex işini asla, partnerimin zevki benim zevkimden önemlidir.

Yelizin ayaklarını öpmeye başladım öpüyordum yalıyordum ayak parmaklarını ağzıma alıp emiyordum, yeliz inliyordu çekyatta, yavaş yavaş ayak bileklerine geldim emiyordum yelizi, yeliz bundan büyük keyif alıyordu devam et aşkım, kocacım yala bitir beni diyordu, ben yavaş yavaş bacaklarına yukarı çıkıyordum emerek öpörek yalayarak yelizin o nefis bacaklarının keyfine varıyordum, gerçekten harikaymış bacakları, sonra kafamı yelizin elbisesinin altından sokup yelizin altına giriyordum yavaş yavaş, kalçalarını bacaklarını elleyip öpüyordum, dilimle yalaya yalaya yukarı çıktım, kafam artık yelizin amındaydı, o ne sexi tanga o ne güzellik inanılmaz güzeldi yelizimin amı, tangasını çıkarmadan dilimle yelizin amını yalıyordum. Resmen full porno film çeviriyorduk. Yeliz kafamı bastırıyordu amına doğru sanki çıldırmış gibi, hadi devam et, sik onu, o senin, yar amımı diyordu bana.

Sonra ben yelizin amını tangasının üzerinden epeyce yadlıktan sonra yelizin amı vıcık vıcık olmuştu, ıslak amı harika kokuyordu. Dişimle tangasını ağzıma aldım eteğin altında ve kendime doğru çekerek yavaş yavaş geriye doğru çekilmeye başladım. Ben geriye doğru çekilirken kıpkırmızı sexi tangası amından sıyrılıp geliyordu benimle, ve tangasını çıkardım yelizin sonunda. Yelizin nefes alışları hızlandı nefesinden ne kadar istkli olduğunu anlıyordum, yeliz sürekli beni tahrik eden sözler söylüyordu, hadi aşkım ohhhhhhh harikasın sik artık amımı bekletme beni diyordu. Tangasını çıkardıktan sonra aldım kokusunu içime çektim tanganın bundan çok etkilendi yeliz, kocam beni hiç böyle sikmez diyordu, artık kocam sensin diyordu. Tangasının altında nefis harika süper bir am vardı, yeliz traşını yeni yapmış ama amının üzerinde üçgen yapmış kıllarla, harikasın dedim aşkım, o da senin sikine layık aşkım dedi.

Amını bir süre yaladım amının sularını emdim, dilimle amını siktim resmen 10 dk falan dilimle amını yaladım supsulu olmuştu amı. Yelizin sözleri beni daha da tahrik ediyordu kafamı bastırıp siiiiiiiiik diyordu yalaaa diyordu, aşşşşşşşşşşşşkım demesi beni çıldırtıyordu. Daha sonra yelizin dudaklarına yapıştım tekrar dudakları daha da alevlenmiş yelizin, beni yiyecek gibi emiyordu. Boğazını boynunu öpüyordum, kulak memelerini öpüyordum kulağına sexi bebeğim çok güzelsin, azgın bebişim süpersin sen diyordum, bunları hiç duymayan yeliz çok hoşuna gidiyordu ve bana karşılık veriyordu. Boğazından aşağa doğru öpe öpe iniyordum artık elbisesinin üzerinden göğüslerini okşamaya başladım, ellerimle yoğuruyordum göğüslerini, göğüsleri ben elledikçe taş gibi oluyordu sanki yelizin, askılı elbisenin bir kolunu indirdim yavaşca ve kırmızı nefis duran o sütyeni ve içindeki bombalar gözükmeye başladı.

Bana çay koyarken hayal ettiğim göğüsler artık elimdeydi, diğer askısını da indirdim ve göğüslerine yapıştım sütyenin içinden taşacak gibi harika duruyorlardı, ikisini de epey yoğurup elledikten sonra sütyenini indirdim yavaşca. Yelizin nefesi kesilecek gibiydi sanki aldığı zevki anlatamam, inliyordu resmen altımda, sütyenini elime alıp doyana kadar kokladım, içime çektim kokusunu. Göğüslerinin ucunda dilimle daireler çiziyordum, göğüs uçlarını hafif hafif ısırıyordum, yeliz ayyyyyyyyyyy, oooooooooooooffffffffffff, diyordu, ben göğüslerini birbirine yaklaştırıp emiyordum, yalıyordum, göğüs arasını kokluyordum. Nefis kokuyordu yelizim nefisssss anlatılmaz, bebekler gibi.

Göğüslerini epey yalayıp yedikten sonra yavaş yavaş aşağa doğru inmeye başladım, yelizin tüm tenini öpüyordum, dilimle yalayarak aşağa iniyordum, göbeğindeyim artık yeliz eliyle göğüsleriyle oynuyor elliyordu. Göbeğinin etrafında dilimle daireler çizdikten sonra artık amına doğru tekrar gidiyordum, yeliz bunun farkındaydı ve heyecanı daha da artıyordu, sanki ilk defa sikilecek bir kız gibi heyecanlıydı. Ben ona daracık amını yaracağım diyordum o da hadi erkeğim seninim artık sik beni, yar amımı, amımın içini doldur sikinle, epeydir sike hasret bu am sana nasipmiş dedi. Ben yarağımı çıkardım ve füze gibi olmuş yarağı yelize yalamasını söyledim, istemedi daha önce kocasının sikini hiç yalamadığını söyledi.

Hadi aşkım yala rahat girsin dedim, sexi bebeğim dedim ve yeliz ucunu hafiften yalamaya başladı benim yarağın, yaladıkça zevkini ve tadını aldığını fark ettim biraz daha ağzının içine sokmaya başladı ama daha önce hiç yalamadığı için acemi gibi yalıyordu. Ben zevkten uçuyordum ona en güzel sözleri söylüyordum, azgın fahişem harikasın, em yarağımı ağzına amına layık hadi aşkım, hadi sevgilim diyordum. Nihayet yarak yalamanın tadına varan yeliz sikimi artık bırakmıyordum şeker emen çocuklar gibi emiyordu sikimi, delirtiyordu beni azgın fahişem, ben sikimi yüzüne yanaklarına şap şap vuruyordum, sikimi vıcık vıcık yaptı sexi yelizim. Yeliz erkeğim artık sik berni ne olur diyordu, o sikini içimde hissetmek istiyorum diyordu, dayanamıyorum onu amıma dibine kadar geçir diyordu.

Ben yelizin beline çekyatın üzerindeki yastığı koydum kıllarla şekil yapılmış yarağa susamış amı artık kabak gibi karşımdaydı, sikim yerinden fırlayacak gibi, demir gibi, yeliz onu sok amıma hadi aşşşşşşşşkım diyordu, yelizin bacaklarını yalayarak omzuma kaldırdım ve sikimi amının üzerine getirdim, yelizin nefes alışalrı artık daha belirgindi heyecanından olsa gerek, sikimi amının üzerinde gezdiriyordum, sikimi amının kenarlarına, amının üzerindeki üçgen şekilli kıllara sürüyordum geri çekiyordum, yeliz altımda inliyor, ve artık aşkım sok ne olur diye yalvarıyordu, ben sikimi amına getirip şap şap diye vuruyordum amına, elimle amını şamarlıyordum şap şap şap şap, aşkım delirecem siiiiiiiiiiiiiikkkkkkkkkk beni aşkkıııııııııııııııım diyordu yeliz.

Ben sikimi çıkarıp yelizin amına bastırdım yelizden bir zevk sesi geldi inanılmaz anlatamam, ohhhhhhhhhhhhhhhhhhhhh dedi ohhhhhhhhhhhhhhhh harika uçuyorum aşşşşşşşşşşkımmmmmm benim erkeğimmmmmm dedi yeliz, bu sözler beni daha da iştahlandırdı amına bastıkca basıyordum soktukça sokuyordum, yelizin amı fırın gibiydi ateş gibiydi sanki sikimi içine alıp hiç vermeyecek gibi sikişiyordu benim azgın sexi kadınım, böylece yelize epey bir süre git gel yaptıktan sonra yeliz aşkkkım boşalıyorum dedi müthiş bir zevkle, ben de kendimden geçip geliyorum aşkım dedim amına mı boşalayım dedim bebeğim, evet dedi yeliz evettttt amımın içine döllerini akıt dedi, döllerini içimde istiyorum dedi ve öyle bir boşaldık ki beraber ikimiz de iliklerimize kadar boşaldık, yeliz ayyyyyyyyyyyyy aaaaaaaaaaaa ohhhhhhhhhh ııııııııııııııııııııı gibi sesler çıkararak boşalıyordu, zevkten bulutların üstündeydi sanki.

Çok uzattım ama herşeyi anlatmak istiyorum arkadaşlar kısa keseyim daha sonra yeliz telaşlandı bizimkiler gelebilir dedi, ben aşkım doymadım sana dedim yeliz ben de aşkım ama vakit daralıyo dedi, daha sonra yelizi domalttım ve amından ve hiç sikilmediği güzel götünden de siktim, banyoda da bir güzel yıkadım yelizimi ve banyo da da siktim yelizi. Beraber yıkandık aceleyle, yeliz beni yanaklarımdan dudaklarımdan ve çok beğendiği sikimden öperek uğurladı, anlıyacağınız müşteri memnuniyeti kesinlike tamamlandı. Yeliz telimi aldı ara sıra masturbasyon yaparken bana msjlar çekiyor, beni düşünerek amını parmaklıyormuş, müsait bir zamanda tekrar beni sikeceki dedi, kocamın gelmesini bekleyemiyecem dedi, ok dedim aşkım. Sonuçta sex bir sanattır ve her sanatın usatları ve duayenleri vardır, işte o duayen benim…

allltanm@hotmail.com msn adresim..

hepinize selamlar. Öncelikle kendimden bahsedip, hemen aldatma hikayemi yazmak istiyorum. Bana Hatice diyebilirisniz, İstanbulda yaşıyorum, 23 yaşındayım, 1 yıllık evliyim ve henüz çocuğum yok. Oldum olası sekse ve porno sex filmlerine çok meraklıyımdır. Evkadını olduğum için, kocam işe gidince, ben de evin günlük işlerini bitirip, akşam yemeği için gerekli hazırlıkları da yaparım, sadece pişirmesi kalır. Onu da kocam işten gelmeden yarım saat önce pişirmeye başlarım. Onun dışında kalan vaktimi hergün internette porno izleyerek, seks hikayeleri okuyarak geçiririm. Okurken de aynı zamanda da mastürbasyon yaparım tabii. Elim sürekli amımdadır, günde 5-6 kez kendimi tatmin ederim. Bunda biraz da kocamın sekse benim kadar düşkün olmamasının payı var. Kocamla son zamanlarda haftada 1-2’ye düşen sikişmelerimiz, kocamın yeni araba almak için çektiği kredinin stresi yüzünden daha da seyrekleşmiş ve ayda 1’e düşmüştü.

Geçenlerde yine ilginç bir seks hikayesi okumuş ve kendimi tatmin etmiştim. Okuduğum hikaye okadar güzeldi ve beni almış götürmüştü ki, kendimi o sikilen kadının yerine koyarak okumuş ve tam 3 kere orgazm olmuştum. Hem de işercesine boşalmıştım. Amımın suları külodumu ıslatmış, hatta eşofmanıma geçmişti ıslaklık. Hemen yatakodasına gidip külodumu değiştirdim ve ıslak külodumu kirli sepetine atmaya banyoya gittim. O sırada gördüm ki, banyoyu su götürüyor, lavabonun altından sürekli su akıyordu. Tesadüfen bizim alt katta da tesisatçı usta oturur, bazen işe gider bazen gitmez, o geldi aklıma. 1 yıldır komşuyuz, ama pek samimiyetimiz yoktu, arada sırada kapıda karşılacınca selmlaşırdık, hepsi o kadar. Komşulardan duyduğuma göre kendisi dul imiş, karısından boşanmış.

Hemen indim alt kata, zilini çaldım. Adam evdemi değilmi onuda bilmiyordum. Evdeymiş, kapıyı açtı, kibarca, “Buyrun Hatice hanım?” dedi. Ben de banyodan su aktığını söyledim ve gelip bir bakmasını rica ettim. “Siz çıkın, 5 dakikaya geliyorum!” dedi. Teşekkür edip evime çıktım. Ama birşey dikkatimi çekmişti, ben daha adamın adını bilmiyordum, fakat o bana ismimle hitap etmişti. İsmimi bildiğine göre, demek ki adamın ilgisini çekiyordum. Nedense bu beni keyiflendirmişti, herhalde beni beğeniyordu. Neyse, 5 dakika olmadan zil çaldı ve geldi. Üstünde eşofman vardı, bende de eşofman vardı. Adamı içeri buyur edip, banyoda su akıtan yeri gösterdim. Yeni de çay demlemiştim, “Taze çayım var, içermisin?” dedim. “Zahmet olmazsa…” dedi. “Yok canım ne zahmeti!” deyip mutfağa çay almaya gittim. Tam çayları doldurdum salona götürecektim, içime kurt düştü, banyoya doğru kafamı uzattığımda, off ne göreyim, biraz önce çıkardığım külodumu kokluyor, diliyle amımın sularıyla ıslanan kısma dokundurup, tadına bakıyor, bir eliyle de eşofmanının üstünden yarağını ovuşturuyordu…

Resmen tahrik olmuştum, tam 3 haftadır kocamla sikişmemiştim, amım karıncalanmaya başlamıştı. Oysa kocam bügüne kadar amımı bile yalamamıştı, bırakın kullandığım külodumu koklayıp yalamayı. Çayları geri mutfağa bırakıp, ne olacaksa olsun diye düşündüm ve banyoya daldım. Adam beni görünce şok oldu, elinde külodumla öylece kaldı, ne diyeceğini bilemedi. “Çok mu hoşuna gitti kokum?” dedim. Cevap veremedi, kekeledi sadece. Külodu elinden alıp sepete attım ve “Koklamak istiyorsan burda canlısı var!” diyerek kollarımı boynuna doladım. Birden dudaklarıma yapıştı, vahşi kurt gibiydi, öpmüyor adeta yiyordu dudaklarımı. Onun da nezamandır sikişmediği hemen belli oluyordu. Boynumu boğazımı öpüyor yalıyor, elleri kalçalarımda, avuçluyor okşuyordu. “Lütfen morartma, kocam anlamasın!” dedim, ama aldırmıyordu, “Hep seni hayal ediyordum! Yerim seni!” diyordu…

Ve kucaklayıp beni yatak odama götürdü ve yatağın üzerine bıraktı. Önce badimi ve sutyenimi çıkardı. Memelerimi emmeye başladı. Aşağı doğru indiğinde çıldırıyordum, biran önce sikmesini arzu ediyordum. Derken eşofmanımı çıkardı. Külodumun üzerinden amımı kokluyordu. Yavaşça külodumu da çıkardığında, amım tabak gibi meydandaydı. Bir, Offf! çekti ve “Düşündüğümden de güzelmiş!” dedi. Amımı uzun uzun kokladıktan ve yaladıktan sonra, bacaklarımı havaya dikti. Şimdi de götümü kokluyordu. İşte o an ben bittim ve boşaldım. Götümün koklanması mahvetmişti beni. Ama daha istekliydim, o yarağı da yiyecektim. O ise en küçük parmağını götüme sokup bana yalatıyordu, kendisi de amımı yalıyordu. Hayatımda böyle bir zevk almadım. Sonra amımla karışık götümü yalamaya başladığında, ben zevkten çıldırıyordum, “Yarağını sok artık!” diye inliyordum…

Sonunda eşofmanını indirip yarağını çıkardı, amımın dudakları arasında gezdire gezdire yavaşça soktu. Ama girmiyordu bir türlü. Bana, “Kız amı gibi amın var, kocan olacak pezevenk hiç sikmiyor mu seni?” dedi. Ben de, “Evet aşkım, kocam sikemiyor beni, 3 haftadır sikilmiyorum! Hadi sik beni, kökle amıma!” dedim. Ben öyle deyince birden kökledi ve beni kucağına aldı. O kalın yarak amıma tamamen girmişti. Canım çok yanıyordu, ama bir yandan da acayip zevk alıyordum. Ben kucağındayken bir parmağını götüme sokuyor çıkarıyor, önce kokluyor, sonra bana da koklatıyordu. Acayip olmuştum. Yaklaşık 10 dakika böyle amımı siktikten sonra beni indirdi ve yarağını ağzıma verdi. Ben yarağını yalarken arada bir ağzımdan çekip, yarağını Jop gibi suratıma vuruyordu…

Sonra beni domalttı. Oldum olası domaltılmayı severdim. Ve götümü koklayıp yalamaya başladı. Biraz yaladıktan sonra, “Kocan götünü hiç sikti mi?” dedi. “Hayır, götüm bakire!” dedim. “Amına koduğumun pezevengi, bu göt sikilmez mi lan?” deyip, götümü tükürükleyip yarağını dayadı götüme. Yavaş yavaş sokuyordu, ama çok canım yanıyordu. “Çıkar erkeğim!” diyordum, ama dinlemiyordu. Sonunda komple soktu yarağını götüme. Hepsi girince biraz rahatlamıştım ki, birden çekti çıkardı yarağını. Çıkarken daha çok acımıştı. Hemen parmağını soktu götüme. Götümü parmaklıyor, sonra parmağı çıkarıp bana yalatıyordu. Sonra da benim elimi götüme götürdü, busefer benim parmağımı soktu götüme ve çıkarıp dakikalarca kokladı, emdi parmağımı. Sonra yine yarağını soktu götüme, hem götümü sikiyor, hem popomu tokatlıyordu. Yarağını götümden çıkarıyor amıma sokuyor, amımdan çıkarıp götüme sokuyordu. Keşke grup sex pornolardaki gibi bikaç kişiyle olsaydım diye aklımdan geçirdim.

Kaç kere boşaldım hatırlamıyorum bile. Ama oldukça bir yorulmuş, ter içinde kalmıştık. En sonunda götüme ılık ılık döllerini fışkırttı. Sonra da yarağını götümden Flop! diye çekti çıkardı. Götümü aynaya doğru dönderdi bakmam için, baktım götümün deliği resmen mağara gibi olmuş, kalçalarım kıpkırmızıydı. Uzanıp birer sigara içtik. Bana, “Hoşuna gitti mi kadınım?” dedi. Ben de, “Hayatımda ilkkez böyle sikildim, teşekkür ederim erkeğim!” dedim. Gülerek kalktı giyindi, lavabonun akıtan yerini tamir etti. “Götünün acısı geçince çağır beni!” dedi, kirli külodumu da cebine koydu gitti.

Yaklaşık 10 gün götümün üstüne oturamadım. 10 gün sonra yine çağırdım ve siktirdim kendimi. Artık resmen sikicim olmuştu. Pencereden bakıyorum, işten gelirken koridora çıkıyorum, parmağımı götüme sokup koklatıyorum, deli oluyor :)

Arkadaşlar blogumuzun tasarımını değiştirdik ve yeni katagoriler ekledik.. umarım begenirsiniz.. sol kısımda bulunan katagorilerden hikayelere ulaşabilirsiniz…
Önemli bir uyarım ise eğer 18 yaşından küçükseniz DERHAL BU SİTEYİ TERK EDİNİZ..!!

BU SİTE YETİŞKİNLERE ÖZEL İÇERİK BARINDIRMAKTADIR..!!

Burada bahsi geçen hikayeler arasında kendi hikayenizi de görmek isterseniz iletişim formundan irtibata geçebilirsiniz..

 

İstanbul Fatih semtinde bir apartmana taşındık. Oturanların hepsi tutucu aileler. Bazıları çarşaflı, bazıları
türbanlı. Karım açık giyinir ama fazlada açık olmayı sevmez. Apartmana taşınalı bir ay geçmesine rağmen
hiçbir komşu hoşgeldine gelmediler. Erkekler bana, kapalı kadınlarda karıma selam vermiyorlardı. Bizi
dışlamışlardı. Komşular hoşgeldine gelmeyince, karım kek pasta falan pişirmiş, onları çaya davet etmiş, ama
kimse gelmemiş. Akşam karımın gözlerinden yaşlar akarak bana şikayet etti ve “Buradan taşınalım!” dedi. Ne
olduğunu sorduğumda, komşular (Biz açık bir kadının pişirdiklerini yemeyiz!) demişler.
Benim de canım çok sıkıldı, fakat, “Taşınmayıp sabredelim, nasıl olsa bir aileyle bir gün samimiyet kurarız.”
dedim. Ama 1 yıl kimseyle konuşamadan apartmanda oturduk. Birgün karşı komşumuz çarşaflı Menekşe
hanımla apartman girişinde karşılaştım. Elinde çok büyük bir karton kutu vardı, taşımakta zorlanıyordu. Başını
öne eğerek bana, “Komşu, yardım edermisin?” dedi. Ben de, “Hayhay efendim!” dedim ve elinden aldım,
yukarıya kadar taşıdım. Karton gerçekten çok ağırdı, içinde Çelik Tencere takımı varmış. Kapısının önüne
kadar götürüp bıraktım. Menekşe hanımın sadece gözleri görünüyordu ve gözleri gülerek bana teşekkür etti.
Birkaç gün sonra Menekşeyle tekrar kapıda karşılaştık. Bana selam verdi, gözleri yine gülüyordu. Bu sefer
gözlerine dikkatli bakınca çok güzel olduğunu fark ettim. O da benim gözlerime derin derin baktı ve “Komşu,
kocam sizinle tanışıp bir çay içmek ister, bize gelirmisin?” dedi. Ben, karımın bir aylığına annesine gittiğini,
evde yalnız olduğumu söyleyip, “Karım gelince beraber ziyaret edelim.” dedim. O da, “Siz yalnız gelseniz de
olur…” dedi. “Hayhay! Geleyim ozaman.” dedim.
Akşam yemeğinden sonra kapılarını çaldım. Menekşe açtı ve buyur etti. Beni oturma odasına aldı. Kocası
yatakta uzanıyordu, beni görünce yarım oturdu ve “Komşu hoşgeldin, kusura bakma, ben biraz rahatsızım,
ayağa kalkamıyorum.” dedi. Ben, “Önemli değil.” dedim. Kısaca tanıştık ve karısına yardımım için çok
teşekkür etti. Kocası tutucuydu, ama neşeli bir adamdı, kısa zamanda muhabbete başladık. Altı ay önce trafik
kazası geçirmiş ve belinden aşağısı felç olmuştu, her şeyiyle karısı ilgileniyordu.
Menekşe hanım çaylarımızı getirdi, çarşafını çıkarmadan odaya oturdu. Üçümüz biraz daha konuştuk ve
erkenden ayrıldım. Menekşe hanım kapıdan uğurlarken ona, “Bir ihtiyacınız olduğunda söylemeniz yeterlidir,
elimden geleni yaparım.” dedim. Güzel gözleriyle gülerek teşekkür etti.
Menekşenin gözlerini unutamıyordum. Çok güzeldi. Uyurken dahi hayal kurmaya başlamıştım, Menekşenin
gözlerine bakarak onu öptüğümü düşünerek uyuyordum.
Bir akşam geç vakitte kapım çaldı, hemen açtım. Karşımda Menekşe duruyordu. Gözleri bu sefer daha da
güzeldi, çünkü gözkapaklarını pembe ile renklendirmişti. Çarşafının yüz kısmını açarak, “Mesut bey, size bir
tabak börek getirdim, alırsanız memnun olurum.” dedi. İlk defa yüzünü tam görmüştüm ve içimden (Aman
Tanrım!) dedim. Parlak kırmızı rujlu dudakları, bembeyaz inci gibi dişleriyle, karşımda sanki bir manken vardı.
Ne diyeceğimi bilemeden dondum kaldım. Menekşe benim şoka girdiğimi görünce tabağı elime tutuşturdu.
Elini elime hafifçe değdirince kalbim duracak gibi oldu. “Menekşe hanım zahmet etmişsiniz, teşekkür ederim,
tabağınızı boşaltıp hemen getiriyorum, biraz bekleyin lütfen.” dedim.
Hiç beklemedim bir cevap verdi, “Mesut bey müsadeniz olursa ben boşaltayım.” dedi. Hemen kapıdan
çekilerek, “Buyurun.” dedim. Kapıyı kendisi örttü ve mutfağa girdi, ben de arkasından gittim. Bir melek gibi
süzülerek yürüyordu. Çarşafının altında uzun topuklu ayakkabı vardı. Çarşafını biraz yukarı çekmiş,
ayakkabısının ve ince siyah çorabının güzelliği ortaya çıkmıştı. Tabağı masaya koydu. Ben korkarak
sandalyeyi çektim, “İsterseniz biraz oturun.” dedim. Hemen oturdu, ben de karşısına oturdum. “Kocanız
nasıl?” dedim. Gözleri bir an sulandı ve “Çok kötü Mesut bey, çok ağır ilaçlar kullanıyor ve sürekli uyuyor,
biraz önce yine uyudu, sabaha kadar top atsan uyanmaz artık!” dedi. Canının çok sıkıldığını ve biraz
dertleşmek istediğini söyledi. Karımın olmadığını bildiği halde çarşaflı şuh bir hanımla evde yalnızdım ve şeytan
(Tamam oğlum köşeyi döndün!) diyordu.
Menekşe biraz havadan sudan anlattı ve esas konuya girdi. Kocasının belinden aşağısıyla birlikte erkeklik
organı da işlev görmüyormuş ve iyileşmesi yıllar alacakmış. Menekşe hanım benden ilk defa yardım istediğinde
gözlerindeki gülümsemeyi anımsadım, ilk mesajını ta o zaman vermişti. Genç ve güzel kadın 6 aydan beri bir
erkeğe açtı. Aklımdan bunlar geçerken, Menekşe hanım gözlerime bakarak, “Mesut bey ben çok özledim…”
dedi. Anladığım halde, “Neyi?” diye sordum. “Biliyorsun… Bir kadın en çok neyi özlüyorsa onu…” dedi ve
gözleriyle (Beni sik!) diye yalvarırcasına bakmaya başladı.
Ben de neredeyse 1 aydan beri karım olmadığından iyice sekse susamıştım. Yavaşça Menekşenin
yanaklarından tuttum ve rujlu dudaklarını emmeye başladım. Belime sarılarak amını sertleşen yarağıma dayadı
ve dilini ağzıma soktu. Dilini ısırdım, o da benim dilimi emdi ve ısırdı. Çarşafının üstünden poposuna yapıştım,
altında külot yoktu ve ipek çarşafın yumuşaklığıyla poposunun sertliği beni çıldırtmaya yetmişi. Gözlerine
bakarak, “Siz evdeyken makyaj yaparmısınız?” dedim. “Hayır, ilk defa bugün kocam uyuduktan sonra gizlice
yaptım.” dedi. “Neden?” dedim. “Seni çıldırtmak ve kendimi siktirtmek için!” dedi. Çarşafını bir hamlede
üzerinden çıkardım…
Memeleri çok güzel ve dimdikti. Siyah külotlu çorap giymişti. Ben külotlu çorap fetişiydim, onu öyle görünce
yarağım biraz daha büyüdü ve kazık gibi oldu. Rujlu dudaklarıyla yarağımı yalamaya emmeye başladı. Ben de
çorabının üzerinden amını yalamaya, öpmeye ısırmaya başladım. İkimiz de çıldırmıştık. Çorabının önünü yırttım
ve dilimle içini yaladım. Başımdan tutarak kendine çekti, “Sik artık beni, dayanamıyorum, tam 6 aydan beri
amıma yarak girmedi, sok artık, sok!” diye bağırdı. Siyah başörtüsüyle altımda sikilmeye hazır bir karı vardı.
Ağzımla ağzına yapıştım. Nefes alamıyordu ama dilimi ısırıyor ve eliyle tuttuğu yarağımı amına sokmaya
çalışıyordu. Amı vıcık vıcık ıslanmış köpürmüştü. Çok dar ve küçük bir amı vardı. Benim yarak ise hayli
büyüktü, girerken zorlayacağı belliydi.
Menekşeye “Benim yarak biraz büyük galiba, sokarken acıtabilirim, kusura bakma.” dedim. “Evet Mesut bey,
yarağınız çok büyük, kocamınkinin iki katı, sokun artık!” dedi. Birden ve de çok hızlı sokmalıydım altımdan
kaçmasın diye. Bağırmamasını söyledim ve ağzımı ağzına iyice bastırdım, ki çığlık atarsa duyulmasın diye.
Yarağımı amına en son hızımla soktum, Menekşenin çığlığı ağzımın içinde boğuldu ve gözlerinden yaş geldi.
Altımdan kaçmaya çalışıyor fakat yaraktan kurtulamıyordu. Yavaşça çektim yavaşça soktum ve ağzını serbest
bıraktım. Zevkten inlemeye başladı ve yüzlerce kez (Sik beni!) diye yalvardı.
15-20 dakika yavaş yavaş siktim ve Menekşe 2 kez orgazm oldu, elleri yana düştü. Birkaç kez dölüm
gelmeden beklemiş ve geciktirmiştim. Birkaç kez geciktirince benim yarak küser ve dölü fışkırtmazdı. Kendi
karımı da bu yöntemle en az bir saat sikerdim. Karım da (Ne olur boşal artık amım felç oldu!) diye yalvarırdı.
Menekşe de aynı karım gibi başladı, gözlerime bakarak, “Hadi boşal artık, fışkırt dölünü, doldur içimi,
korkma korunuyorum!” dedi. Ben de dölümün ancak bir saat daha amını sikersem veya götüne sokarsam
fışkıracağını söyledim. “Tamam, nasıl olsa orospu olduk, götümü de sik ki tam orospu olayım!” dedi ve
arkasını dönüp domaldı…
Menekşenin götüne hiç yarak girmediği belliydi. Amından akan sularla göt deliğini yarağımla yağladım. Sonra
yarağımın başını göt deliğine dayayıp yavaş yavaş soktum. Bağırmasını ve kaçmasını bekliyordum, ama öyle
olmadı. Başı girince, “Acımıyor mu?” diye sordum. “Acıyor, ama aldığım zevk daha fazla, yavaş yavaş sok
canım!” dedi. Götünün o dar deliğine yavaş yavaş gitgeller yaparak giriyordum. 5 dakika içinde delik iyice
genişledi ve dibine kadar gömünce Menekşe derin bir zevk çığlığı attı. Artık hızlı hızlı sokup çıkarıyordum. 5-6
dakika kadar daha götünü siktim, dölüm gelmek üzereydi. Dölüm tam fışkırmak üzereyken götünden çekip
amına gömdüm ve boşalttım. Yarağımı amından çıkarmadan bir süre arkasına abanmış halde kaldım. Sonra
amından çıkıp bunu sırtüstü yatırdım ve dudaklarına yapıştım. 10 dakika öpüştük. Menekşe aniden kalktı
giyindi ve hiçbir şey söylemeden kaçtı gitti.
Ertesi akşam eve gelirken Menekşeyi tekrar sikmeyi hayal ediyordum. Ama birdaha uğramadı. Birkaç gün
sonra da (ben işteyken) taşınmışlar. Kapıcıya nereye taşındıklarını sordum, bilmiyordu. Birdaha da Menekşeyi
bulamadım.

Adım Nesli. 37 yaşında, 1.65 boy, 58 kilo, kumral, kocamın zoruyla kapalı giyinen, sexy bir kadınım.
Kocamla monoton bir evlilik yaşıyordum ve mutsuzdum. Ehliyet kursuna gitmeye karar vermiştim, kocamı
zorlada olsa ikna ettim ve kursa başladım. Kursum akşam olduğu için bazen beni kocam bırakıp alıyordu,
bazende yalnız gidip geliyordum. Kursun ilerleyen günlerinde sınıfta yanımda oturan Alirıza ile aramızda
duygusal bir bağ oluşmuştu. Önceleri aramızda kaçamak bakışmalarla başlayan bu macera daha sonra aşka
dönüştü. Alirıza da bende evliydik, ama ikimizde mutsuzduk.
Bir akşam arkadaşından emanet aldığı bir arabayla geldi. Kursu asıp, biraz araba ile dolaşmaya çıktık. Derken
tenha bir yerde durduk. Alirıza beni çok sevdiğini ve arzuladığını söyleyip bacaklarımı göğüslerimi okşuyor, bir
yandan da ateşli bir şekilde öpüşüyorduk. Ben hem Alirızayı istiyordum, hemde kendime engel olmaya
çalışıyordum. Ama daha fazla dayanamadım ve Alirızaya karşılık vermeye başladım. Pantolonunun üstünden
kalkmış yarrağını sıkıca kavradım, dudaklarını, boynunu öpüyordum. Rahat etmek için arka koltuğa
geçtiğimizde Alirıza de yavaş yavaş eteğimi kaldırıp külotumun kenarından elini sokup amcığımı
parmaklıyordu. Offf! Bunu yapması beni çıldırtıyordu, onun o kocaman yarrağını bir an önce içimde
istiyordum…
Alirıza gömleğimin düğmelerini açtı, sütyenimi sıyırıp göğüs uçlarımı dişleyerek emiyor, bir yandan da külotumu
çıkarmaya çalışıyordu. Bende onun fermuarını açtım ve kocaman damarlı yarrağını çıkarıp yumuldum,
dillemeye ve yalamaya başladım. Ağzıma zor aldığım yarrağını daracık amcığıma nasıl alırım diye düşünürken,
Alirıza ilk postayı böğürerek ağzıma boşalmıştı. Döllerini son damlasına kadar yuttum. Okadar güzeldi ki tadı,
yalamaya doymamıştım. Tekrar öpüşmeye başladığımızda, bir yandan da sönmüş yarağını okşuyordum. Bir
süre sonra yarağı yeniden eski sertliğine kavuştuğunda Alirıza, “Seni sikmek istiyorum Nesli, benim olmanı
istiyorum!” dedi. “Ben de seninle sikişmek istiyorum, sikkk beni aşkım!” dedim ve tekrar yarrağını ağzıma
aldım ve yaladım. Gırtlağıma kadar köklüyordu ve “Off aşkımmm senin o amcığını sikip parçalıyacam, benim
olacaksın, tüm döllerimi akıtacam dolduracam amcığını!” diyordu.
Bu şekilde sözleri beni daha da çıldırtıyor, ben de ona, “Sik aşkımmm, sikkk beni, parçala amımı, bu am
senin, doldur, tüm deliklerim sana feda olsun!” diyordum. Beni arka koltuğa uzatıp kendi tarafındaki kapıyı
açtı ve yere indi, sonra da ayaklarımdan başlayıp yalayarak amıma kadar çıktı. Dilini amıma sokup çıkartıyor,
klitorisimi emiyordu. Off! Zevkten deliye dönmüştüm, amım su gibi olmuştu. Dayanamıyordum, “Sokkk artık!
Sikkk beni!” diye bağırmamla, Alirıza kocaman yarrağını amıma kökledi. “Ohhh Neslim! Kadınımmm!”
diyerek yarım saate yakın git gel yapıp, sonunda, “Geliyorummmmm!” diye böğürdü. Amcığıma tüm sıcaklığını
akıtırken, ben de, “Ohhh aşkımmm, erkeğimm, sikicimmm!” diye çığlık çığlığa, onunla aynı anda boşaldım.
Birer sigara içtik ve beni eve bıraktı. Artık her fırsatta buluşup sikişiyoruz. Onu çok seviyorum, o da beni
seviyor. Eşlerimizden boşanıp birbirimizle evlenmeyi düşünüyoruz.
Herkese bol sikişli günler diliyorum, byee.

Selam değerli arkadaşlar, benim ismim Dilan. Ankarada oturmaktayım. 3 yıllık evliyim ve 2 yaşında bir kızım
var. 1.70 boyunda, 90-65-95 ölçülerine sahip, etrafımca güzel denilen, kumral tenli bir bayanım. Dekolte ve
dar kotlar giymeyi çok seviyorum. Şunu da belirtmek isterim ki, popoma herkes hastadır. Ne zaman alışverişe
gitsem, ne zaman çarşıda pazarda yalnız yürüsem, esnaf adamların yada markete giderken önünden geçtiğim
dükkan sahiplerinin popoma bakarak iç geçirdiklerini çok iyi biliyorum. Götümü o ana kadar hiç siktirmediğim
halde, aslında gizliden gizliye merak ta etmiyor değildim hani :)) Bir keresinde ise hiç tanımadıgım bir erkeğin
arkamdan, “Güzelim senin o götüne benimkini bir soksam dünyalar benim olur!” dediğini duydum ve içimden,
‘Keşke soksan erkeğim, benimde öyle olur valla!’ diye geçirdim :)) Yani anlayacağınız götüme bu tür
bakmalara ve laf atmalara alışığım.
Geçen sene başıma gelen olayı ilk defa burda paylaşıyorum, artık içimde tutamıyacağım ve başka birine
anlatsam utancımdan öleceğimi biliyorum. Bundan yaklaşık 1 yıl önceydi. Bir Pazar günüydü. O gün kocam
çalışmıyordu ve arkadaşlarının yanına gitmişti. Bense çocuğu uyutup evin işlerini bitirmiştim. Hava çok güzeldi,
evde bunaldım, canım dışarı çıkmak istedi. Kocam olacak salağı aradım ve “Ali nerdesin?” diye sordum.
“Arkadaşlarımın yanında kahvedeyim canım, birşey mi oldu?” dedi. “Hayır birşey olmadı, ama evde canım
sıkıldı, gel de bizi biryerlere götür!” dedim. Kocam tamam deyince hazırlanmaya başladım. Yine altıma dar bir
kot, üstüme yakası açık bir bady giydim, atlet giymeden sadece bir südyen taktım ve kocamı beklemeye
başladım. Kocam geldiğinde çocuk ta uyanmıştı. “Ali hadi çocuğu da alalım pikniğe gidelim.” dedim. Kocam
da, “Tamam olur. Kemal beyle eşi Banu hanıma da haber verelim mi? Belki onlar da gelmek isterler.” dedi.
“Farketmez, gelsinler.” dedim. Onlara da haber verdik, onlar da geldiler. 2 araba yola çıktık. Yolda alışveriş
falan derken piknik yerine vardık. Sonunda yerleştik ve çayımızı demleyip oturduk sohbete başladık…
Bizimle beraber gelen Banu ile Kemal, karşı binada oturan komşularımızdı. Onlarla oldukça samimiydik.
Banunun kocası olacak Kemal pezevengi, arada sırada bana kaçamak bakışlarını yakaladığım, aklı sikinde
olan birisiydi. Banunun anlattığına göre, siktigi zaman Banu 3 gün oturamıyormuş. Banu bana gerdek gecesini
ve bazı geceler sikşmelerini tüm ayrıntılarıyla anlatırdı. Orospu bir de öyle bir ballandırarak anlatıyor ki,
sormayın, sanki kocası beni sikmiş gibi oluyorum her seferinde. Neyse, bu arada kocam mangalı falan yaktı,
Pirzolalar köfteler pişti, yedik içtik oturuyorduk. Herkeste bir mayışma başladı. Benim kızın uykusu geldi,
arabaya yatırdık uyudu. Benim çişim gelmişti, ama burda nerde yapacaktım, her yer açıktı, ağaçlık alan ise
uzaktı. Okadar sıkıştım ki, zor tutuyorum, nerdeyse donuma işeyeceğim. Çaresizce etrafa bakınırken, Banu,
“Ben de sıkıştım, kız gel hadi bakınıp durma, beraber ağaçların oraya gidelim!” dedi.
Ben de kocama seslendim, “Ali hadi uyan, biz WC’ye gitcez, bize götür!” dedim. Ama nerdeee, bizim herifin
karnı doydu, Rakıları da lüp lüp götürdü, uyanır mı hiç? İçimden, ‘Adi herif, inşallah karını ormanda biri
bağırta bağırta siker de, onu bile duymazsın!’ dedim ve Banuyla yalnız gitmeye karar verdik ve yanımıza
peçetelerimizi aldık, ayaklandık. O sırada Banunun kocası gözlerini açtı ve “Ben size eşlik edeyim kızlar,
merak etmeyin ben arkanızda olacağım!” dedi. İçimden, ‘Hapı yuttun Dilan, asıl şimdi merak et!’ dedim. Banu
da, “Sağol aslan kocam!” diyerek yola çıktık. Araba ile gidemediğimzden yürüyorduk, Banunun kocası ise
arkamızdan geliyordu. Banu da benim kadar sexy bir kadındır, o da benden aşağı kalmaz ve o gün dapdar bir
eşofman giymişti. Arada bir arkama baktığımda, her seferinde kocasının götüme yiyecekmiş baktığını gördüm
ve birşey diyemedim. Böyle ilerleyerek 5 dakika falan yürüdük ve ormana girdik, piknik yaptığımız yer gözden
kayboldu…
Banuya, “Hadi hayatım sen şöyle yap, ben de az öteye yapayım!” dedim. Banu orda bir ağacın arkasına gitti,
ben biraz daha ilerilere gittim. Pantolonumu (dar olduğundan) zorla indiridim ve işemek için yere çömeldim.
Etraf çok sessizdi, birden korktum ve Banuya seslendim, “Banuuuuu? Banuuuuuu?” diye. Ama birkaç metre
ötemde olmasına rağmen Banudan cevap gelmeyince kocasına seslendim, “Kemal abiii? Kemal abiiiiiiii?” diye.
Kocasından da ses gelmeyince iyice korkmaya başladım. Hemen peçete ile amımı silip kalktım ve etrafa göz
attım. Ama ikisi de ortalıkta yoktu. Derken arkamdan bir çıtırtı duydum ve daha arkamı dönemeden ağzımı bir
el kapattı. Korkudan aklım çıktı, arkama dönmeme izin vermiyordu. Elinin birisini götüme atınca, bu olsa olsa
Banunun sapık kocası Kemaldir diye şüphelendim ve çırpınmaya başladım. Kulağıma, ​Şşşttt, sesini çıkarma,
ben Kemal!” deyip elini ağzımdan çekti ve “Sakın ses çıkarma, kocan duyarsa rezil olursun!” dedi. Ben de,
“Birşey yapmaya kalkarsan bağırırım, karın duyar, sen rezil olursun!” dedim…
“Banu duymaz, baygın yatıyor!” dedi. Meğerse Banu çişini yaptıktan sonra ayağa kalkarken tansiyonu düşmüş
ve bayılıp yere yığılmış. Pezevenk kocası da bunu görünce, gidip Banuya yardım edip onu ayıltacağı yerde,
benim yanıma gelmiş! Elinin birisiyle götümü avuçlarken, diğer eliyle de göğüslerimi yoğuruyordu. “İster
güzellikle olacak, ister zorla! Seni burda sikmeden gitmem! Güzellikle olursa kimse farkına varmaz, zorla
olursa üstünü başını yırtar, yerlerde süründürür yine sikerim, ozaman bunu da kocana nasıl açıklarsan açıkla
bakalım, ben Banuyu ayıltmaya çalışıyordum derim işin içinden çıkarım!” dedi. Haklıydı, ben artık çırpınmayı
bıraktım, kocama da kızdığımdan, “Tamam, acele et ozaman, kocam uyanmadan işini bitir de gidelim!” dedim.
O da, “Emrin olur fahişem, sen hiç merak etme, o pezevenk kocan uyanmadan amını götünü dağıtırım!” dedi.
“Nebiçim konuşuyorsun sen öyle, düzgün konuşşana sapık herif!” dedim. “Hemen kızma güzelim, sende de
hiç fantazi yokmuş!” dedi. “Tamam tamam bırak fantazi yapmayı da hadi acele et!” dedim…
Kemal pantolonumu külotumla birlikte dizime indirip başladı götümün yanaklarını avuçlamaya. “Senin bu
götüne hastayım Dilan, sen bir Huri misin? Bu nasıl göt yaa?” deyince ve beni bir gülme aldı. “Hadi tamam
uzatma, öyle bir göt işte, sen sikmeme bak! İyi sikersen ve akıllı olursan, bu göt daha çoooooook çıkar
karşına!” deyiverdim. O da, “Sen yeter ki iste orospum, fahişem benim! Senin o götüne kurban olurum!”
diyerek yumuldu arkama ve göt deliğimi yalamaya başladı. Bir götümü, bir amımı yalaması beni iyice azdırdı.
Zevkten deliriyordum, “Hadi Kemal abi, sik artık ne olur! Beni iyice azdırdın sapık herif, sikeceksen sik artık,
Banu ayılacak, kocam uyanacak, hadiii!” dedim. “Tamam Dilanım, seni öyle bir sikecem ki, ömrünce
unutamaycaksın, aklından çıkmayacak, rüyalarına girecek ve hergün Kemalin yarrağı, Kemalin yarrağı diye
sayıklayacaksın!” dedi. “Bak sennnnnn, öyle mi? Hadi sikte görelim şu meşhur yarrağını!” dedim. Dememle
birlikte pantolununu indirdi ve yarrağı da külotundan kurtuldu. Ama ne kurtulma, göbeğine öyle bir çarptı ki,
inanın korktum. Hemde nasıl korktum, hemen pantolonuma külotuma sarılıp yukarı çekmeye çalıştım…
Ama nafile, Kemal sapığı, “Ne oldu kız orospu? Rahat dursana! Tadına bakmadan nereye?” diyerek
pantolonumu ve külotumu yeniden sıyırdı aşağı. Ben korkudan titreyerek, “Yalvarırım Kemal abi, ben o
yarrağı nasıl alırım, başka ne istersen yapayım, ağzımla boşaltayım, ağzımdan diledigin kadar sik, ama onu
bana sokma!” diyebildim. Kemal abinin yarrağından resmen tırsmıştım, korkudan titreye titreye bir hal oldum.
Ama ok yaydan çıkmıştı birkere ve ben kendim kaşınmıştım. Adama kalkıp ta, karın ayılmadan, kocam
uyanmadan beni hemen sik dersen, adam da böyle ballandıra ballandıra siker seni tabi! Bu yarrağı yemeden
kurtulamayağıma aklım kesince kendimi bıraktım saldım artık. Anladım ki dönüşü yoktu, sike sike bu yarrağın
tadına bakacaktım. Ve öyle de oldu. “Ağzına almaya okadar hevesliydin orospu, al bakalım!” diyerek beni
önüne çöktürerek uzattı yarrağını. İlk defa kocamın yarrağından başka yarrak gördüm ve ağzıma alcaktım.
Gerçi birazdan da götüme alacaktım :)
Yarrağını elimle tutup ağzıma yanaştırdım ve başladım yalamaya. Ama ağzıma sığmasını bırak, kafasını zor
alıyordum ağzıma. Biraz yaladıktan sonra nefes almak için ara verdiğimde, “Bu nasıl bir yarrak Kemal abi?
Banu anlatırdı da inanmazdım! Valla aynen dediği kadar varmış!” dedim. O da, “Banunun götü nasıl öyle
büyüdü, nasıl öyle güzelleşti sanıyorsun? Bu yarrağın sayesinde işte!” dedi. Beni bir telaş daha sardı,
yutkunarak, “Nasıl yani? Sen Banuyu götten de mi sikiyorsun Kemal abi?” diyebildim. “Ne sandın ya yavrum?
Herşeyi anlatmış sana orospu, birtek götten siktiğimi mi anlatmadı? Göt sikmek gibisi var mı! Ne o? Salak
kocan daha senin bu güzel götünü sikmedi mi yoksa?” dedi. “Abi ne sikmesi, kocam daha göt deliğimi
yalamadı bile! Hem isteseydi bile ordan vermezdim ki!” dedim. “Bana vereceksin ama!” diyerek beni ayağa
kaldırdı, yarrağını tükürükledi ve “Hadi dön arkanı Dilanım!” diyerek, hafif öne eğilmemi sağladı. Ben
doğrulup, “Kemal abi pantolonumu çıkarıp şuraya yatayım, bacaklarımı açayım, daha kolay olur!” dedim…
“Gerek yok yavrum, sen domal!” diyerek yeniden eğdi beni. Arkama yanaşıp yarrağıyla amıma badana
yaparken zevkten ölecektim, amımın suları akmaya başladı ve çok geçmeden titreyerek boşaldım. Titremeler
yüzünden ayakta zor duruyordum valla. Amıma sokacak diye heyecanla beklerken, o yarrağının başını göt
deliğimde gezdirmeye başlamıştı. Götümü delmeye kararlıydı, yine de son bir umutla yalvardım, “Kemal abi
yapma kulun köpeğin olayım orama elleme, amımdan ne kadar istersen sik, ama oraya dokunma, yalvarırım
ne olur yapma!” diye. Ama ikna edemedim pezevengi. Yarrağının kafasını birden götüme sokunca, acıdan
ben, “Kemal abiiiiii!” diye nasıl bağırdım ama. Götümün acısından ayaklarımı falan hissetmiyordum. Tecrübeli
piç, hani beni belimden tutmasa kesin düşecektim. Ben, “Kemal abi çıkarrr, yanıyor götüm!” diye yalvarmaya
devam ederken, piç kalanını da öyle bir soktu ki, acıdan geberiyorum sandım, beynimde şimşekler çaktı, nefes
bile alamıyordum. Sanki taşaklarını da götüme sokmak istercesine beni kendine iyice çekip bir süre hareketsiz
bekledi…
Ve sonrasında yarrağını götümün içinde yavaş yavaş oynatmaya başladı. Hafif hafif çekip geri sokarak götümü
sikiyordu. Bense götümün acısını unutmak için, önümdeki ve etrafımdaki ağaçlara bön bön bakınıyordum.
Birkaç dakika geçmişti ki artık yavaşça yarrağını başına kadar çıkartıyor ve tekrar yavaşça hepsini geri
gömüyordu. İşte o andan itibaren götümün sikilmesinden zevk almaya başlamıştım. Yarrağı götüme girip
çıktıkça amımın suları da kendiliğinden akmaya başlamıştı. İnleyerek, “Hadi erkeğim daha hızlı sik götümü,
hadi sikicim daha sert sok fahişene, karının götünü sikiyormuş gibi sik orospunu, bu göt sana kurban olsun sik
aslanım!” demeye başladım. Demez olsaydım, Kemal götüme öyle bir hızlı sokmaya başladı, öyle bir
pompalamaya başladı ki anlatamam. Bacağıma ılık ılık birşeyler akmaya başladığında götüm artık kesin yırtıldı
diye düşündüm, sanırım bu kandı. Telaşla, “Kemal abi neolur boşal artık, götüm kanıyor!” dedim. “Boşalacam
orospu bekle biraz!” diyerek birkaç kez daha pompaladıktan sonra, götümden kanlı yarrağını ‘Cork!’ diye
çıkarıp, beni döndürdüp önüne çömeltti ve suratıma öyle bir boşalmaya başladı ki anlatamam. Kocam Ali beni
3 gün sikse inanın bukadar boşalamaz!
Sonra hemen toparlandık, peçeteyle ağzımı yüzümü ve kanayan götümü sildim ve Banunun yanına gittik. Gittik
ama tabi ben oraya kadar Kemal abinin yardımıyla yürüyebildim. Bacaklarım ayrık ayrık yürürken gören
Kemal pezevengi pis pis gülüyordu. Neyse Banuyu bulduk ve ayılttık. Banu gözlerini açıp kendine geldiğinde
etrafına şaşkın şakın bakarak, “Bana ne oldu yaa, birden gözümün önü karardı, gerisini hatırlamıyorum,
kendimi sanki dayak yemiş gibi hissediyorum!” dedi. Kemal abi de, “Birşey olmadı karıcığım, çişini yaptıktan
sonra ayağa kalkarken birkaç saniyeliğine bayıldın, tansiyonun düştü herhalde, iyiki de yakındaydık hemen
yetiştik.” deyip, kollarına girdik ve Banuyu kaldırdık. Banuyu ortamıza alarak piknik yaptığımız yere yürümeye
başladık. Salak kocam uyanmış, çişimizi yapmaya gittiğimizi bilmediğinden etrafına salak salak bakınıyordu.
Bizi o halde görünce, “Hayırdır? Nerdeydiniz? Banuya ne oldu öyle, beti benzi atmış?” diye sordu. Kemal de,
“Hanımlar tuvalet ihtiyaçlarını göremeye gittiklerinde Banunun tansiyonu düştü, bayıldı!” dedi.
Kocam Banuya, “Geçmiş olsun!” deyip, bana da, “Ya sana ne oldu aşkım, aksak aksak yürüyorsun?” diye
sordu. Ben de, “Aşkım hiç sorma, WC olmadığından ağaçların oraya gittik, çişimi yapmak için çömeldiğimde
popoma öyle bir diken battı ki, mübarek sanki sopa gibiydi!” dedim. Ama bunu derken başka şeye benzetme
olacağı aklıma gelmemişti :)) Anında herkes gülüşmeye başladı. Neyse biraz daha oturduktan sonra toplandık
ve eve doğru yol aldık. Ama eve varana kadar ben arabada nasıl oturdum onu bana sorun. Eve girer girmez
aynamı aldığım gibi tuvalete girdim. Domalıp göt deliğime baktığımda, eskiden gömlek düğmesi gibi olan
götümün deliği, artık nerdeyse Rakı bardağının ağzı kadar açılıyordu. Üstelik büzüğüm öyle bir yırtılmış ve
kanamıştı ki, kandan dolayı beyaz tangam kıpkırmızı olmuştu…
Götümün iyileşmesi 3 hafta kadar sürdü, ve bu sürede Kemal pezevenginin yakınından bile geçmedim. Taaki
götüm kaşınmaya, yeniden Kemalin yarrağını istemeye başlayana kadar…
Hepinizin yarraklarını öpüyorum beyler. İyi sikişmeler!

Merhaba arkadaşlar, bu siteyi uzun zamandır beğenerek okuyorum. Adım Nurhayat, 38 yaşındayım.
Düsseldorf’ta yaşıyorum. Görücü usulü evlendim. Ben Karadeniz bölgesinde yaşayan, fakir bir ailenin en
küçük kızı idim. Hali vakti yerinde diye beni şuanki kocama verdiler. Kocam kısa boylu, göbekli, saçı baya
dökülmüş biri. Ben ise nerdeyse ondan uzun boylu, güzel bir vücut sahibi bir bayanım. Evlenene kadar hiç
kimse ile ilişkiye girmedim. Uzaktan beğendiğim erkekler olmuştur ama, öyle konuşmadan fazla hiç asla ileri
gitmedi. Elimden bile tutturmadım. Sex konusunda hiç tecrübem yoktu yani.
Almanya’da düğün yaptık ve gerdek gecesi kocamla ilk yatmamız çok kötü geçti. Kocam, şimdi anladım ki,
hem Penisi küçük, hem de kadının zevkini hiç düşünmez bir insanmış. Doğru dürüst sarılıp öpmeden direk
içime girdi ve kızlığımı bozup, 3 dakika sürmeden içime boşaldı. İnanın ne olduğunu bittiğini anlamadım bile.
Sadece kendi kendime, (Hepsi bu mu? Yani kız arkadaşlarımın ballandıra ballandıra anlattıkları bu mu?) diye
düşündüm. Günlerim ve gecelerim iyice ızdırap olmuştu. Sonra ilk çocuğumu dünyaya getirdim ve aradan pek
fazla geçmeden ikinci çocuğumu. Çocuklar büyüdü, ama ben halen ne kocamdan nede hayatımdan hiç zevk
almadım.
Kocamın kendine ait işyeri açması onu çok değiştirdi. Bencilliği yetmezmiş gibi, birde kendini çok yükseklerde
görmeye başladı ve bu hali dahada çekilmez etti onu. Sex hayatımız 2 haftada nerdeyse 1’ e düştü. Kocamın
dışarılara gittiğini biliyordum, ama inanın tek benden uzak dursun da, ne yaparsa yapsın diyordum.
Bir ara kadın arkadaşlarla gün yapmaya başladık. Benim için bir değişiklik oluyordu. Kadınlar bana hep
imrenirdi. Arabam vardı, param vardı, ama mutlu olmadığımı kimse bilmiyordu. Konu bazen Sex’ten açılınca,
kadınlar öyle şeyler anlatırdı ki, inanın tabiri caizse öküzün trene baktığı gibi bakardım. Günlerimizi, gece Türk
restoranlarında yaptığımızdan arabayla gidiyordum. Bir gün gece eve dönerken arabamın tekeri patladı.
Kocamı aradım, ama maalesef telefonu kapalıydı. Şaştım kaldım. Gece yarısı yol ortasında kaldım. Derken
yanıma bir araba durdu. İçerisindeki adama bakınca öyle sevindim ki anlatamam. Kocamın arkadaşı, Hakan.
“Hayırdır yenge hanım, bir sorun mu var?” dedi. Ben de, “Tekerim patladı, kocama ulaşamıyorum, şaşırdım
kaldım!” dedim. Hakan kahkaha atarak güldü, “İlahi yenge, bu mu sorunun?” dedi. Hemen indi arabadan,
bagajdan yedek tekeri çıkardı ve 10 dakika sürmeden tekeri değiştirdi. Ona, “Hakan bey çok zahmet oldu,
eliniz çok kirlendi, ilerde bir Cafe var, orada elinizi yıkayın, bir de soğuk bir şey ısmarlayım!” dedim, ama zor
kabul ettirdim. O önden, ben arkadan Cafeye vardık. Elini yıkadı, masaya geldi. Soğuk birşeyler sipariş
verdik. Öyle karizmatik, öyle yakışıklı bir insandı ki, bir de Türk erkeklerinde, kusura bakmayın ama pek
bulunmayan efendi ve naziklik vardı ki, resmen mest olmuştum. Cafede çalışan garson kız bile resmen yanımda
Hakana asıldı. 10-15 dakika oturup sohbet ettikten sonra müsade istedi ve kalktık. Giderken bana kartını
bıraktı, “Olur da kocana ulaşamaz, bir derdin olursa ara, elimden geldiği kadar yardım ederim!” dedi. O gece
elimde olmadan onu hayal ederek uyudum. Kocam denen insan müsvettesi ise sabah sormadı bile, gece neden
aradın diye.
Aradan iki gün geçmeden, kocam bir gece beni aradı ve “Ben şu an Türkiye’deyim, haberin olsun! dedi. Son
zamanlarda sürekli birşeyler bahane eder ve Türkiye’ye uçardı. Çocuklarım da 3 günlüğüne gitmişlerdi.
Kaldım yine yalnız. Çantamı karıştırırken Hakanın kartı elime geçti. Çok düşündüm ve en sonunda, “Selam!”
diye mesaj attım. 5 Dakika sonra, Hakan da, “İyi akşamlar, kimsiniz?” diye cevap yazdı. “Nurhayat ben,
umarım rahatsız etmedim?” dedim. İnanın heycandan tir tir titriyordum. Ne yaptığımın bile farkında değildim.
“Hayırdır, yolda mı kaldınız yine?” diye geri yazdı ve arkasından beni aradı. Laf lafıı açtı, nerdeyse 1 saat
sohbet ettik telefonda. Kendimi çok kötü ve yalnız hissettiğimi söyleyince, “İsterseniz birazdan uğrayayım
size?” dedi. Ben de biraz çekinmeme rağmen kabul ettim.
Aradan 20 dakika geçmedi, kapımın zili çaldı. Hakan gelmişti. Kapıyı açtığımda ayaklarım titredi. İçeri buyur
edip, çay demledim. Oturduk sohbet etmeye başladık. Nerdeyse tüm hayat hikayemi anlattım. Hakan 1.80
boyunda, çok sportif bir vücuda sahip ve mükemmel konuşmasını bilen bir insan. O konuştukça ben
kendimden geçiyordum. Bir ara Lavobaya kalktı ve dönünce direkt yanıma oturdu. Sohbete devam ederken,
bir ara elini dizime dokundurdu. Ben tepki vermeyince saçlarımı okşamaya başladı. Ben genç kız gibi utanıp
kızarırken, Hakan beni kendisine çekip, önce yanaklarımdan, sonra boynumdan öperken, ürkek kedi gibi
titremeye başladım. Vücudum resmen yanıyordu. Hakan sağ eli ile eteğimin altına girdi ve bacak aramı
okşamaya başladı. Sonra birden dudaklarımı öpmeye başladı. Ne yapacağımı bilmiyordum, dilini ağzımın içine
sokup öpüyordu beni. Alt dudağımı emip, elini külotumun içine sokunca, titreyerek amımdan sular aktı.
Utancımdan yerin dibine geçecektim, ama Hakan normalmiş gibi devam etti amımı ellemeye.
15-20 dakikaya yakın öpüştükten sonra beni kucaklayıp bir kat yukarı, yatak odama götürdü. Beni biryandan
öperek, bir yandan da çırılçıplak soydu. Göğüslerimin arasına kafasını sokup, göğüslerimi ve uçlarını öyle
ustaca öpüp emiyordu ki, bir kez daha titreyerek amımdan sular aktı. Bu yaşımda ilk bu gece ve şu an ikinci
kez boşalmış ve Orgazm dedikleri şeyi tatmıştım. Göğsümden yalayarak göbeğime, ordan da bacak arama
indi. Aman Tanrım, ne yapiyor bu demeye kalmadan, kafasını bacak arama sokup, amımı yalamaya başladı.
Amımın ıslak olması umrunda değildi. Öyle yalıyordu ki, resmen uçuyorum sandım. Bir yandan yalıyor, bir
yandan da parmaklarını amıma öyle ustaca sokup çıkarıyordu ki, inanın hatırlamıyorum kaç kez boşaldım.
Bir saat am yalanır m? İnanın yaladı! Perişan oldum iyice. Sonra birden sırtüstü yattı, geriye doğru çekilip
sırtını karyolanın baş kısmına yaslayıp, “Sıra sende birtanem!” dedi. Gözüne aval aval bakakaldım. Gülmeye
başladı, “Ne o? Hiç yalamadın mı sen?” diye sordu. Kafamı yere eğip, “Hayır, ne yaladım, ne de bu yaşıma
kadar amım yalandı!” dedim. Hakan birden, “O kocayın aklını sikeyim, seni hiç sikmemiş desene!” diye argo
konuşunca, daha da bir etkilendim. Bu sefer ben onu soymaya başladım. Pantolon, gömlek, atlet derken
külotunu bir indirdim… Öyle bir kocaman yarağı vardı ki, kocamınkinin en az 2, bilemediniz 3 katı uzun ve
bileğim kadar kalın! Gözüm fal taşı gibi açıldı. Sikinin başını öpüp kenarlarını yalamaya başladım. Öyle tatlı bir
tadı ve öyle temiz bir siki vardı ki, bir tane kıl yoktu. “Bebeğim başını ağzına al, dondurma yalarmış gibi!” dese
de, başı ağzıma zor giriyordu.
10 dakika kadar yaladım ve beni yukarı çekti, “Gel sana ata binmeyi öğreteyim!” diye gülerek üzerine aldı ve,
“Aşkım ağzına almada zorlandığına göre, amına da zorlanırsın. Sana bırakıyorum, alışa alışa al!” dedi. Amım
zaten seller sular gibi akmış, yarağını amıma denkleyip üzerine oturayım dedim, ama nerde. Başı bile girmiyor.
Ama Hakan öyle sabırlı, öyle tatlıydı ki, mecburdum onu almaya. Kendimi rahat bırakıp sürekli denedim. En
sonunda kafası biraz girdi, ama gözümden de yaş aktı. Ben zorlayıp almaya uğraşırken, Hakan, “Aşkım zorla
deneme, bırak o kendiliğinden girer!” dedi ve beni öpmeye başladı. Boynumu, göğüslerimi ve dudaklarımı
öpüyordu. Yarağının kafasına resmen akıyordum. Dediği gibi, kendiliğinden yavaş yavaş girmeye başladı.
Sanki kızlığımı bozuyordu, resmen içim yırtılıyor sandım. İnanın, baya sürdü, ama en sonunda içime alınca,
kocaman bir ‘Ohhh!’ çekip boynuna sarıldım. Hakan ise, “Bak aşkım, aldın sonunda! Şimdi işi akışına bırak,
kendin in kalk!” dedi. O koca yarak içimi doldurmuş, ben ardı ardına Orgazm olurken, dayanamadım
başladım inip kalkmaya…
Ya bir erkek bu kadar kendine sahip olabilir mi? Kocam 3 dakikada biterdi. Hakan beni 1 saate yakın, her
pozisyonda, kanırta kanırta sikti, perişan etti. Son sözü, “Korunuyor musun aşkım?” idi. Ben de,
“Korunuyorum canım, korunmasam bile doldur içimi döllerinle, kurban olsun Nurhayat bu yarağa!” dememle,
sanki hortumdan su akar gibi içime sıcak sıcak döllerini fışkırttı. O boşalırken, ben de son kez gelip
dudaklarına yapıştım. Sonra o koca yarağından inip göğsüne yattım. Dünyalar benim olmuştu. “Hakan,
yalvarırım, beni kötü bir kadın sanma, kocamdan sonra ilk defa seninle böyle birşey yaşadım, ama inan ki
pişman da değilim!” dedim ve sikini bir daha ağzıma alıp, o kol gibi yarağın içinde bir damla döl bırakmadım…
Sonra beraber kalkıp duşa girdik. Ama inanın yürüyüşüm değişmiş, bacaklarım birbirinden ayrık yürüyordum.
Hakan ise gülerek, “Merak etme aşkım, sabaha bir şeyin kalmaz!” dedi ve götümü okşayarak, “Sen daha
benim bu yarağı arkana bile alacaksın zamanı gelince!” diyerek gülüyordu. Sabaha kadar Hakan amımı 2 kez
daha o koca yarağına doyurdu. Sabah beraber kahvaltı yaptık ve Hakan da evine döndü. O da evli ve çok
şanslı bir karısı var. Ben onun evliliğine göz dikmiş bir bayan değilim. Tanrı yuvasını bozmasın, ama beni de
yaraksız bırakmasın. O günden beri Hakan’la sürekli buluşup sevişiyor ve sikişiyoruz, ilerde onun o koca
yarağını arkamdan da alacağım. Bu yaptığımdan pişman değilim, kocam bunu hak etti…
Kendinize iyi bakın! (Beyler hanımlarınızı ihmal etmeyin!)

Elimizden geldiği kadar kaliteli ve sürekli güncel bir blog ile karşınızdayız. Blogumuzu iyileştirmek adına  soru görüş ve önerileriniz için yorum yapabilirsiniz..

Ve sadece bayanlar mesaj da atabilir 0537 600 74 54  ;)

Merhabalar, ben İstanbul’dan Meltem, 25 yaşında, 1.65 cm boyunda, 55 kilo, kapalı bir bayanım. Hikayemin başladığında evlyidim ve evliliğim iyi gitmiyordu, hatta kocamla yataklarımızı bile ayırmıştık. Bir gün evde boş boş oturuyordum, sıkıntıdan patlamak üzereydim. Öylesine TV’de kanalları gezerken bir müzik kanalında kaldım ve o güne kadar hiç ilgimi çekmeyen kanala ismini yazan ve numaralarını bırakan kişileri okumaya başladım. Onlarca insan biraz kendinden bahsedip numaralarını yazmışlar. O sırada can sıkıntımın çözümün bulmuştum: İstanbul dışından birini arayıp, biraz makara yapacaktım. Öyle de yaptım, birine çağrı attım. Aradan 2 dakika geçmeden beni aradı ve hikayem burada başladı.

Bir anda o aradığım numarayı telefonumda görünce, nedenini bilmediğim bir heyecen kapladı içimi. Açıp açmamakta kararsız kaldım, sonunda merakım ağır bastı ve açtım, “Efendim?” dedim. Karşımdaki ses, “Kiminle görüşüyorum?” deyince, ne söyleyeceğimi bilemedim ve “Yanlış oldu, kusura bakmayın!” deyip kapattım. Ama içim içimi yiyordu. Karşımdaki ses o kadar sempatikti ki, dayanamadım 3 dakika sonra tekrar çağrı attım. Tekrar beni aradığında açtım ve az önceki davranışım için özür diledim ve konuşmaya başladık.

İsminin Mehmet olduğunu ve Balıkesir’de yaşadığını söyledi. 27 yaşında, 1.79 boyunda, 65 kiloda, sempatik, güler yüzlü olduğunu belirtti. Güvenlik görevlisiymiş. Nasıl bir iliski beklediğimi sordu. Ben de, “Sadece canım sıkıldığı için çağrı attım, başka bir amacım yok!” dedim. İlerleyen dakikalarda Mehmet evli olduğunu söyledi. Ben de ona karşı yalan söyleyemiyordum. Yüzünü görmediğim, hiç tanımadığım bir kişiye ufaktan ufaktan ısınmaya başlamıştım. Benim de evli olduğumu, ancak kocamla anlaşamadığım için ayrı yataklarda yattığımızı söyledim. Ve bu şekilde tanışmayla başlayan konuşmamız tam 3 saatten fazla sürdü. Zamanın nasıl geçtiğinin farkında değildik ikimiz de. Ancak telefonu kapatmak zorundaydım, akşam oluyordu ve kocam gelmek üzereydi. Müsade isteyip, bu gece fırsat bulursam çağrı atacağımı söyleyip kapattım.

Yemek hazırlarken kocam geldi. Yemek yedik. Bulaşıkları yıkadım. Biraz TV seyrettik. Kocam eve herzaman yorgun geldiği için, biraz TV seyrettikten sonra yatmaya gitti. Benim de beklediğim buydu. Biraz derin uykuya dalmasını bekledim ve Mehmet’e çağrı attım. Aradı, tekrar konuşmaya başladık. Saatler ilerledikçe konu yavaş yavaş sekse gelmeye başladı. Bunun farkındaydım, ama kendimi Mehmet’e karşı frenleyemiyordum. Ne olacaksa olsun deyip, kendimi olayın akışına bıraktım ve artık telefonda sex yapmaya başladık. O kadar azdırıcı konuşuyordu ki, sanki telefonda değil de yanımdaydı. Adeta beni telefonda sikiyordu, her konuşmamızda mutlaka orgazm oluyordum.

Bu şekilde günler günleri, haftalar haftaları, aylar da ayları kovaladı ve aradan 6 ay geçti. Ama içim dışım tamamen Mehmet olmuştu, her fırsatta telefonda konuşuyor ve mesjlaşıyorduk, MSN’de chat yapıyorduk. Birgün bana, artık daha fazla dayanamayacağını, yıllık izine ayrılıp, 10 günlüğüne İstanbul’a yanıma gelmek istediğini söyleyince, dünyalar benim oldu. 6 aydan beri telefonda konuşup, sadece MSN’den tanıdığım sevgilimi sonunda gerçekten görüp tanıyacaktım. Ancak onun otel odalarında kalmasına gönlüm razı olmadı. Aklıma biricik arkadaşım Serpil geldi. Serpil dul bir kadındı ve tekbaşına yaşıyordu, Mehmet onun evinde kalabilirdi.

Hemen Serpil’i aradım ve durumu anlattım. Serpil direkt, “Canım benim, gelsin, istediği kadar kalabilir!” dediğinde, sevincim bin kat daha arttı. Böylelikle ev işini de halletmiştim, hemen Mehmet’i aradım ve Serpil’de istediği kadar kalabileceğini söyledim. O da bu habere çok mutlu oldu.

Aradan 3 gün geçti ve sabırsızlıkla beklediğim sevgilim bu gece gelecekti. Balıkesir’den yola çıkarken beni aradı ve “4 saat sonra yanındayım aşkım, artık bu hasret bitecek ve 10 gün boyunca unutamayacağın anlar yaşatacağım sana!” diyordu. Hemem kocamı aradım ve 9-10 gün Serpil’de kalacağımı söyledim. Kocam herzamanki gibi, “Umurumda değil, istersen hiç gelme!” dedi. Bu şekilde cevap beklediğim için hiçte garipsemedim, zaten formalite icabı söylemiştim :)) Hemen birkaç parça giysi aldım yanıma ve uçar adımlarla Serpil’e koştum. Hazırlanmaya başladım, makyajımı yaptım, üzerime dizimin 4 parmak üzerine gelen siyah eteğimi ve beyaz gömleğimi giydim, türbanımı yaptım, üzerime ince bir tunik aldım. Serpil’le birlikte gidecektik Beşiktaş’a Mehmet’i karşılamaya. Serpil de hazırlandı, o da benim kadar güzel ve alımlı olmuştu. Beklenen saat geliyordu, artık aşkımı karşılamaya gidebilirdik.

Serpil’le Besiktaş’a indik ve bir cafeye girdik. Mehmet gelinceye kadar bir kahve içip heyecanımı dindirmem gerekliydi. Derken telefonum çaldı, sevgilim arıyordu, açtım. “Ben indim, Barbaros meydanında deniz kenarında bekliyorum!” dedi. Heyecanım hafiften azalmışken yine tavan yaptı, “Tamam 5 dakika içinde oradayız!” dedim ve hemen hesabı ödeyip çıktık ve Barbaros meydanına gittik. Mehmet arkası bize dönük, bankta oturmuş, bir sigara yakmış, denizi seyrediyordu. Heyecandan ölmek üzereydim, ayakta duramıyordum, Serpil bu durumu farketti ve hemen koluma girdi. Sakin adımlarla arkasından yavaşca yaklaşıp ön tarafına geçtim ve Final anı…

Mehmet’i görünce nutkum tutuldu, o kadar yakışıklı ki, tarif edemem. “Merhaba ben Meltem!” der demez hemen ayağa kalktı ve birbirimize sarıldık. Sanki senelerdir tanışıyormuşuz ve uzun zaman sonra tekrar buluşmuşuz gibi birbirimizi bırakamıyorduk. Serpilin, “Piişşttt ben de burdayım, beni unuttunuz!” sözüyle ayrıldık ve Serpil’i tanıştırdım. Sonra hiç vakit kaybetmeden atladık Serpil’in arabaya, yola koyulduk. Biran önce eve gitmek için sabırsızlanıyorduk. Arabada biraz sohbet ettik. Yarım saat sonra sokağın başına geldiğimizde, bizi beraber görmemeleri için Mehmet’i indirdik. Ben Serpil’le, Mehmet de arkamızdan apartmana girdik. Hep beraber asansöre bindik ve Serpil’in daireye çıktık.

İçeriye girip, Serpil kapıyı kapatır kapatmaz, hemen sevgilimin üzerine atlayıp, “Tekrar hoşgeldin aşkım!” deyip dudaklarına yapıştım. Serpil’in yanımızda oluşuna aldırmadan uzun uzun ateşli bir şekilde öpüştük. O kadar arzulu ve tatlı öpüyordu ki, beni kendimden geçirmeye yetmişti. Serpil’in götüme şaplak atmasıyla kendime geldim. Serpil, “Mehmet kendi evinde gibi rahat hisset kendini canım, geç istediğin yere otur. Müsadenizle ben üzerimi değiştireyim…” diyerek odasına gitti. Biz de salona kanepeye geçip oturduk. Gözlerimizi birbirimizden alamıyorduk. Az önceki ateşli öpüşme beni kendimden geçirmiş ve amım ıslanmıştı. Ama acelemiz yoktu, daha önümüzde tüm gece vardı.

Serpil çok rahat bir kadın olduğu için, dizlerinin üzerinde bir şort ve sıfır kol bir tişörtle geldi, Mehmet’e, “Tekrar hoşgeldin!” diyerek karşımıza oturdu. Kısa bir sessizliğin ardından ben Mehmet’e, “Ya aşkım sormayı unuttum, ne içersin? Soğuk sıcak?” dedim. Bir bardak meyva suyu istedi. Hemen kalktım, mutfağa gidip hepimize birer bardak meyva suyu koydum ve salona geri geldim. Baktım Serpil ve Mehmet muhabbete başlamışlar konuşuyorlardı. Servisi yaptıktan sonra ben de katıldım muhabbete, konuşmaya devam ettik. Muhabbet koyu olduğundan vaktin nasıl geçtiğini anlamadık.

Bu arada karnım acıkmaya başladı. Mehmet’e, “Aşkım sen acıkmadın mı yaa? Ben acıktım! Sen üzerini değiştir, biz Serpil’le birşeyler hazırlayalım, yiyelim!” dedim. Mehmet Serpil’e, “Bir mahsuru yoksa ben bir duş almak istiyorum, yol beni biraz yordu.” dedi. Serpil, “Aşk olsun canım yaa, kendi evin gibi rahat ol!” dedi ve biz mutfağa, sevgilim de duşa girdi. Serpil de gerçekten benimkini çok yakışıklı bulmuş ve onun da benim gibi dibi düşmüştü.

Biz mutfakta uğraşırken sevgilim duşunu alıp, üzerinde bir şort ve tişörtle mutfağa yanımıza geldi, bana arkadan sarılarak, “Kolay gelsin aşkım!” diyerek boynumdan öptü. Benim oramdan çok zevk aldığımı ona daha önce telefonda söylemiştim. “Sabırsızlanma aşkım, daha önümüzde koskoca 10 gün var, biraz bekle, önce yemek yiyelim!” dedim. Oturduk yemek yedik, biraz daha sohbet ettik. Serpil, “Arkadaşlar ben yatıyorum, siz ister oturun, ister yatın!” diyerek yanımızdan ayrıldı. Ben de, “Aşkım sen salona geç, ben masayı toplayıp geliyorum!” dedim. Masayı toparladım, salona geçtim.

Serpil elinde nevresim ve bir yastıkla geldi. “Napıyorsun kız?” dedim. Serpil, “Misafiri kanepede yatıracak halim yok ya, yatak odası sizin, ben burada yatarım!” dedi. Bütün çabalarıma rağmen, “İtiraz istemiyorum!” diyerek salonda yatacağını söyledi ve “Artık siz de yatın, çok geç oldu!” dedi. Tam biz yatakodasına giderken arkamızdan, “Fazla ses çıkarmayın, gerçi uyanmam, ama uyanırsam benim de canım ister!” dedi ve kahkahayı patlattı. Biz de sevgilimle gülüşerek, sarmaş dolaş yatak odasına girdik.

Kapıyı kapatır kapatmaz yine aynı şekilde ayakta öpüşmeye ve yiyişmeye başladık. Ama bu sefer ellerimiz de boş durmuyor, birbirimizin vücudunu keşfediyordu. Bir yandan öpüşüyor bir yandan birbirimizi soyuyorduk. Kısa sürede ikimiz de çırılçıplak kaldık. Yatağa geçme vakti geldi ve lambayı kapatıp, duvar dibindeki kırmızı spot ışıkları açtım. Serpil zevkine düşkün olduğu için özel yaptırmıştı bunları. İçerisi loş ışıkla tam bir fantazi odası olmuştu. Hemen yatağa geçtik ve kaldığımız yerden öpüşmeye devam ettik. Mehmet’in üzerine çıkmıştım ve yarağını

amıma sürttürüyordum. Onu dudaklarından başlayarak aşağı doğru yalaya yalaya yarağına indim ve elime alıp
başladım yalamaya. Yarısını bile ağzıma almakta zorlanırken kendimi alıştıra alıştıra daha fazlasını almaya
çalışıyordum. Kısa bir süre sonra 69 olduk, birbirimizi birer aç kurt gibi yalıyorduk. Amımı okadar güzel ve
profesyonelce yalıyordu ki, bu işi çok iyi biliyordu. Kimbilir bu güne kadar kaç tane kadınla birlikte oldu, ama
artık hiç birşey umrumda değildi. Artık beraberdik ve bu anın tadını çıkarmalıydık.
Sevgilim amımı ve götümü yalarken, ben de yarağını yalıyor, biryandan da zevkten inliyordum. Daha fazla
dayanamadım, kasılarak, titreyerek ve bağıra bağıra boşalmaya başladım. Sevgilim benim boşalacağımı
anladığı anda amımın tamamını ağzının içine almış, içine çekiyordu. Hayatımda ilk defa bu kadar siddetli ve
zevk alarak boşaldım. Gerçekten işini çok iyi biliyordu sevgilim. Bütün am sularımı temizlemiş, halen yalamaya
devam ediyordu. Ben de onun yarağını yalamaya devam ediyordum, ama onun daha boşalmaya niyeti yoktu.
Üstünden yavaşca doğruldum ve ona doğru döndüm. Elime yarağını alarak vıcık vıcık amıma sokmaya
başladım. Amım nekadar ıslak da olsa, yarağı büyük olduğu için almam kolay olmuyordu. Alıştıra alıştıra
yavaşca üzerine oturuyordum. Biraz canım yanıyordu, ama aldığım zevk acıyı biraz olsun bastırıyordu. Acı ve
zevki beraber yaşamak çok güzel bir duyguydu.
Artık yarısından fazlası girmiş ve kalanı halen amımın duvarlarını zorlaya zorlaya giriyordu. Biryandan içime
alırken, bir yandanda ufak ufak hareketlerle oturup kalkıyordum. Zevkten ölmek üzereydim, çığlık atmamak
için alt dudağımı ısırıyordum. Sonunda tamamı içimdeydi artık. Kısa bir süre hareketsiz kaldıktan sonra hafif
tempoyla oturup kalkmaya devam ettim. Sonra da hızlanmaya başladım. Duyduğum acı yerini tamamen zevke
bırakmış, ikimiz de bulutların üzerinde uçuyorduk.
Bu pozisyonda bir süre sikiştikten sonra artık üstte durmaktan yoruldum ve sevgilimle yer değiştirdik. Ben
sırtüstü yattım, sevgilim bacaklarımı omuzuna aldı ve bir seferde amıma geçirdi. Elimde olmadan öyle bir
bağırdım ki, salonda yatan Serpil mutlaka duymuştur. Bu pozisyonda sevgilimin hareketleri daha sert olmaya
başladı. Amımı hızlı hızlı sikerken, göğüslerimi de yoğuruyordu. Yaklaşık 15 dakika da bu şekilde siktikten
sonra artık sonunda boşalacaktı. Kendini kontrol etmesini çok iyi biliyordu. Ben de gelmek üzereydim, ikimiz
de inleyerek aynı anda boşaldık. Sevgilim döllerini amımın içine akıttı ve yarağı amımın içindeyken üzerime
uzandı kaldı. Ter su içinde kalmıştık.
Bir süre üzerimde yattıktan sonra kalktı. Ben de hemen amıma bir peçete koydum, dölleri her yere akmasın
diye ve doğru banyonun yolunu tuttum. Peşimden sevgilim de geldi ve bana banyoda arkadan sarılarak
teşekkür etti. Ben de ona daha bunun bir başlangıç olduğunu söyleyince, ikimiz de gülüştük. Bu arada sesimize
Serpil uyanmış, uyku sersemi kalkmış, sesimize doğru gelmişti. Serpil banyoda bizi o şekilde çıplak görünce,
üçümüz de afallamıştık. Serpil özür dileyerek salona döndü. Biz de temizlenip hemen tekrar yatak odasına
geçtik, birbirimize sarılarak birer sigara yaktık.
Tabi 6 ayın hasreti hemen öyle bir kerede bitmez. Uzun zamandan beri yarak yüzü görmüyordum zaten ve
Mehmet’le tanıştığımızdan beri kendimi parmaklamaktan bıktım. Artık bu yarağın tadını çıkarmamın zamanı
geldi. Sigaralarımız bitti ve yine öpüşmeye başladık. Bu sefer yine sevgilim benim üstüme çıktı ve
dudaklarımdam kulak memelerime, oradan boynuma aşağı yalayarak göğüslerime indi ve göğüslerimin uçlarını
dişleyerek emmeye başladı. Bu arada elleri boş durmuyor, ıslanan amıma 2 parmağını sokup çıkartıyordu.
Göbeğimi yalaya yalaya amıma indi. Bacaklarımı iyice açtırdı, bir yandan klitorisimi emiyor, bir yandan da
parmaklarını sert bir şekilde amıma sokuyordu.
Artık inlemelerim bağırışlara dönüştü ve Serpil’in içeride oluşuna aldırış etmeden çılgınlar gibi sevişiyorduk. Bir
süre daha bu şekilde parmakladıktan sonra daha fazla dayanamadım ve tekrar kasılarak boşalmaya başladım
Sevgilim durdurak bilmeden beni zevkin doruklarına çıkarıyordu. O koca yarağı busefer götümde istiyordum
ve “Götümü sik aşkım, orospun yap beni!” demeye başladım. Gerçektende ağzımdan istem dışı çıkmış
kelimelerdi bunlar. Mehmet benim bu şekilde konuştuğumu duyduktan sonra, sanki benden bu kelimelerin
çıkmasını beklermiş gibi, o da başladı, “Sikeceğim tabi amına soktuğumun orospusu! Amını da sikeceğim
götünü de! Bundan sonra benim orospum olacaksın!” gibi argo kelimeler kullanmaya başladı. Bu şekilde
küfürlü konuşması okadar çok hoşuma gitti ki, aldığım zevk bir kat daha arttı.
Serpil daha önce bana, çekmecede kayganlaştırıcı krem olduğunu ve kullanabileceğimi söylemişti. Çekmeceyi
açtım, kayganlaştırıcı kremi aldım, Mehmet’e verdim ve önüne dörtayak domaldım. Kayganlaştırıcıyı götüme
bolca sürüp, götüme başparmağını sokmaya başladı. Ben de, “Hadi aşkım yarağını sok götüme, götümden sik
beni, parçala götümü!” diyerek onu gaza getiriyordum.
Bir süre sonra başparmağını götümden çıkardı ve 2 parmağını soktu götüme. Derken götümdeki parmak sayısı
3 oldu. Parmaklarını götüme deli gibi sokup çıkarıyordu. Bu arada götüm de iyice kıvama gelmişti, “Yeter
aşkım, yarağını götümde hissetmek istiyorum!” dedim. Mehmet daha fazla dayanamayarak yarağının kafasını
da biraz yağlayıp, amımın dudakları arasından kaydırarak yavaşca götümün ağzına getirdi. Kendimi
kasmamam gerektiğini, kasarsam daha çok acıyacağını söyleyerek beni motive ediyordu.
Yavaş yavaş, milim milim götüme girmeye başladığında, ben zevkten kudurmak üzereydim. Kendimi ne kadar
sıkmamaya çalışsam da, kocam götümü anca 3 yada 4 sefer sikmiştir ve yarağı Mehmet’in yarağından çok
daha ufak olduğundan kendimi azda olsa kasıyordum. En sonunda tamamı götümdeydi. Yavaş hareketlerle
gidip geliyordu. Bir zaman sonra zevk almaya başlayınca, ben de götümü yarağına bastırıyor, köküne kadar
girmesine yardımcı oluyordum. Mehmet kendinden geçmiş, bana küfürler yağdırırken, ben de ona küfürlerle
karşılık veriyordum. Mehmet hızlı hızlı götüme pompalarken, bir eliyle de amımı okşuyor ve orgazm olmamı
sağlıyordu. Götümü yaklaşık yarım saat siktikten sonra götüme boşaldı. Yarağını götümden çıkardığında
hemen döndüm yarağını ağzıma aldım, yarağında kalan dölleri bir güzel emip yuttum.
Biraz dinlenip, birer sigara içtikten sonra Mehmet beni kucaklayıp doğru banyoya götürdü. Birlikte duş aldık
çıktık, üzerimizi giymeden yatağa girdik, birbirimize sarılıp oynaştık. Gözlerimiz kapandığında gün ağarmak
üzereydi.
Bir ara gözlerimi açtığımda saat öğleden sonra 5 olmuştu. Açlıktan karnım zil çalıyordu. Kalktım, sutyen ve
külot giydim ve odadan çıktım. Yürümekte zorluk çekiyordum. Salondan sesler geliyordu. Baktım Serpil TV
seyrediyordu. Beni görür görmez gülerek, “Tünaydın kız orospu, gece neydi öyle yaa? Hem kendiniz
uyumadınız, hem beni uyutmadınız! Sabaha kadar sizin sikişmelerinizi dinledim!” dedi. Ben de, “Bundan sonra
biraz daha az ses çıkartırız! Kızım ne yapayım yaa, kocaman yarağı var, almak zor oluyor!” dedim.
Serpil yine gülerek, “Valla gece sizin sesinizi duyduktan sonra çok canım cekti yaa, nerdeyse yanınıza
gelecektim, kendimi zor tuttum!” dedi. Ben de, “Gelseydin ya kız, grup yapardık! Madem canın çekti, neden
gelmedin kızım? Valla bana uyardı!” dedim ve beraber gülmeye başladık. Serpil, “İlk gece sizi rahat bırakmak
istedim, hem biz bu şekilde konuşuyoruz da, bakalım Mehmet isteyecek mi beni?” dedi. Ben de, “Orası kolay
kızım yaa, sen biraz sonra şöyle bir yarım saatliğine falan dışarı çık, ben ağzını ararım, seni nasıl bulduğunu
falan sorarım, ona göre ayarlarız birşeyler!” dedim. Serpil, “OK! Zaten markete gidecektim!” dedi.
Ben mutfağa gidip yiyecek birşeyler hazırladım, sonra da üzerimi giyinip, Mehmet’i uyandırdım, birlikte
atıştırmak için. Serpil yanımıza geldi ve “Mehmet, ben markete gidiyorum, bir ihtiyacın var mı?” diye sordu.
Bizimki de, “Ya sigaram bitti, hem senin için bir mahsuru yoksa bira da alırmısın?” dedi. Serpil, “OK!” deyip
çıktı. Ben de bizimkinin ağzını aramaya başladım, “Eee aşkım, Serpil’i nasıl buluyorsun? Güzel kız değil mi?”
dedim. “Valla aşkım böyle bir arkadaşın olduğu için çok şanslısın! Çok iyi, temiz kalpli, gerçekten güzel ve
alımlı bir kız!” dedi. Benim kıskanç olmadığımı bildiği için bu şekilde herşeyi rahat rahat konuşabiliyordu.
“Biliyormusun, bütün gece sesimizden uyuyamamış!” deyince, “Hadi be, tühh yaa, desene daha ilk geceden
rahatsız ettik kızı!” dedi. Ben de, “Yok aşkım yaa rahatsız olmamış da, sadece bir ara canı çok istemiş!
Aşkım, mesela biz sevişirken yanımıza gelse, bizimle sevişmek istese, o anda ne yaparsın?” dedim. Bizimki,
“Valla nerden bileyim aşkım, seninle telefonda 6 aydan beri konuşuyoruz, senin huyunu suyunu biliyorum, ama
Serpil’i daha dün gece tanıdım. Bilmem ki nasıl olur? Ayrıca bu sana karşı yanlış bir hareket olmaz mı?” dedi.
Gerçekten sevgilimin bu cevabını takdir ettim, “Valla bana uyar aşkım, eğer sen de istersen, Serpil’i de aramıza
alalım!” dedim. O da, “Sen bilirsin aşkım!” diyerek topu bana attı. “Serpil gelmek üzeredir, sen salona geç, ben
bulaşıkları makinaya atıp geliyorum!” dedim.
Az sonra Serpil marketten döndü, biraz sebze meyve almış, birkaç tane bira, bir karton da sigara almış.
Sigarayı ve biraları salonda oturan Mehmet’e verdi, sebze meyvelerle mutfağa yanıma geldi. Bana göz
kırparak, “Ne oldu? Ağzını aradın mı? Ne diyor?” diye sordu. Ben de gülerek, “Hadi iyisin orospu, o iş
tamam!” dedim. Serpil, “Ben ozaman üzerimi değiştireyim! Gel bana yardımcı ol kız, ne giyeyim?” dedi.
Birlikte yatakodasına gittik, Serpil dolaptan iççamaşırlarını çıkardı bana gösterdi. Ben de, “Pembe tanga külot
takımını giy!” dedim. Yanımda soyunup, söylediğim takımı giydi. Üzerine de kısa bir etek ve bol bir askılı
giydiğinde, gerçekten çok seksi olmuştu. Götüne bir şaplak atıp, “Seni azgın orospu seni, tam sikilmelik
oldun!” dedim, gülüştük.
Mutfağa gidip meyve tabağı ve çerezleri ayarladık, salona geçtik. Bizimki Serpil’i görünce, “Oooo, bu ne
Serpil yaa? Özel bir gün mü bugün?” dedi. Serpil de, “Yok yaa, senin için giyindim!” dedi, oturdu. Ben de
üzerimi değiştirip geleceğimi söyledim. Şimdi hazırlanma sırası bendeydi. İçeri geçtim, Serpil’in
iççamaşırlarından bir tane tanga takım da kendime seçtim, giydim. Üzerine de sadece çok kısa ve bol bir şort
giydim, şort ve sutyenle salona çıktım.
Bizimkiler biraları açmışlar içmeye başlamışlardı bile. Beni o şekil gören Serpil, “Bu ne kız, üzerini giymeyi
unutmuşsun!” deyip güldü. Ben de, “Yok kızım yaa, unutmadım, hava zaten sıcak, evde de bir sevgilim, bir sen
varsın, sizden mi utanacağım?” dedim ve oturdum. Hemen bir bira da bana açıp verdiler. Üçümüz birlikte hem
içiyor, hem sohbet, muhabbet, gırgır yapıyorduk. Derken Serpil hafif hafif amını götünü bizimkine sergilemeye
başladı. Ben Serpil’e göz kırparak, “Bu ne kızım yaa, amın götün meydanda, kıçında etek var mı yokmu belli
değil, bari üzerindekileri çıkar da rahat ol!” dedim. Serpil de, “Tamam hayatım, seni mi kıracağım!” diyerek
eteğini ve askılıyı çıkardı. Bizimkinin gözleri fal taşı gibi açıldı. Önüne baktım, yarrağı çoktan çadırı kurmuştu.
Ben rahat dururmuyum, hemen kalktım, ben de şortumu sutyenimi çıkardım ve bizimkinin kucağına bıraktım
kendimi, dudaklarına ateşli bir öpücük kondurdum ve yarağını acuçlayarak, “Yarağın taş gibi olmuş aşkım,
yoksa Serpil’le sevişmek mi istiyorsun?” dedim. Mehmet de, “Sadece Serpil’le değil, ikinizle de istiyorum!”
dedi ve film orda koptu. Serpil hemen geldi ve yapıştı bizimkinin dudaklarına. Bir Serpil öpüyor, bir ben,
deliler gibi öpüşüyoruz. Mehmet’in de bir eli Serpil’in amında, bir eli benim amımdaydı.
Oradan kalktık yatak odasına geçtik. Mehmet sırt üstü uzandı yatağa. Serpil’le birlikte üzerimizde kalanları da
soyunup, Mehmetin şortunu çıkardık, birimiz yarağını birimiz taşaklarını yalıyoruz. Serpil hemen bizimkime
amını döndü ve onlar 69 oldular. Mehmet Serpil’in amını yalarken beni de ihmal etmiyor, hem amımı hem
götümü parmaklıyordu. 3 kişi grup daha harika oluyormuş. Birbirilerini yaladıktan sonra Serpil hemen yatağa
uzandı ve bacaklarını açtı, “Hadi erkeğim gir içime!” demeye başladı. Ben de, “Hadi aşkım sik şu orospuyu da
aklı başına gelsin! Amını götünü sik parçala orospunun!” dedim. Mehmet Serpil’in bacak arasında yerini aldı
ve yarağını bana biraz yalattıktan sonra 3 hamlede Serpil’in amına kökledi. Serpil kaçmaya çalışıyor, ama
bizimki tutmuş bir kere, bırakır mı, seri bir şekilde sikmeye başladı. Serpil çığlık üstüne çığlık atıyor, ama
dinleyen kim!
Kısa bir süre sonra Serpil, “Hadi aşkım, kökle, hızlı hızlı sik, parçala heryerimi, bu amım da götüm de feda
olsun sana!” demeye başladı. Serpil Mehmet’e bunları söylerken, bir eli de benim bacaklarımda dolaşıyordu.
Birden bacağımdan tuttu, beni kendine doğru çekip, “Gel kız, amını yalamak istiyorum senin!” dedi. Serpil’in
bu isteği ilk baştan tuhaf geldi bana, daha önce hiç böyle bir yaklaşımda bulunmamıştı. Mehmet de ordan,
“Yalayın birbirinizi orosular!” deyince, amım Serpil’in ağzına gelecek şekilde çıktım üstüne ve Serpil yalamaya
başladı. Aman Tanrım, bu ne güzel birşeydi, daha ilk dil darbesinde beni uçurmaya yetti. Mehmet Serpil’in
amından çıkıp benim götüme girmeye başladı. Dün gecekinden daha rahat ve zorlanmadan almıştım. Mehmet
beni götümden sikerken, Serpil’in ve benim dudaklar birleşmiş, lezbiyenler gibi birbirimizi somurup
duruyorduk. Mehmet daha fazla dayanamayıp götümün içine patladı.
Yatakta uzanmış, biz sigara içerken, Serpil daha doymamış olmalı ki, Mehmet’in inik yarağını ağzına almış,
kaldırmaya çalışıyordu. Tabi bu arada bir eli de benim amımdaydı. Serpil en sonunda emeline kavuştu,
Mehmet’in yarağını kaldırdı ve yarağın kafasına bolca tükürüp, hemen üstüne oturdu ve zıplamaya başladı. Az
önce amına ilk kez alırken bağıran Serpil, şimdi zevk çığlıkları atıyordu. Biraz sonra Mehmet bunu üstünden
kaldırıp önüne domalttı. Şimdi götten sikilme sırası Serpil’deydi. Serpil götten sikileceğini anlayınca
çekmeceden kaydırıcı kremi çıkartıp verdi bana, ben de kremi götüne güzelce yedire yedire sürdüm. Aşkım
yarağını Serpil’in göt deliğine dayadı, hafif bastırıp çekiyor, fakat sokmuyordu. Serpil yalvarmaya başladı,
“Hadi daha fazla delirtme beni, sok şunu götüme, sik parçala götümü!” diye. Aşkım da yavaşca sokmaya
başladı. Soktukça Serpil inliyor, çığlıklar atıyordu. Sonunda hepsini götüne almayı başardı…
Sevgilim buraya tatile gelmişti, ama onu daha çok yoruyorduk. 10 gün boyunca, üçümüz birlikte yedik içtik,
dinlendik ve sikiştik. Ve ayrılık vakti geldi, aşkım memleketine geri döndü. Ama biz Serpil’le karar vermiştik,
aşkımı buraya alacaktık. Burada ona bir iş ayarladık ve tekrar çağırdık. Mehmet karısından boşanıp geldi. Şu
anda burada özel kişilerin koruması olarak, düzgün bir maaşla çalışıyor. Ben de kocamdan boşandım ve
üçümüz Serpil’in evinde yaşamaya başladık. Mehmet en sonunda bana evlenme teklifi yaptı. Çünkü yeni
kayınvalidem torun sevmek istiyormuş.
Mehmet’le evlendim ve şu anda 7 aylık hamileyim. Şu günlerde ben sikişemiyorum, ama kocam, ben ve Serpil
çok mutluyuz. En azından gözüm arkada kalmıyor, acaba başka kadınlara gidiyor mu diye düşünmüyorum.
Nasılsa evde her daim emrine amade Serpil var. Hem başka kadınlara gidiyorsa da yarağı sağolsun, kocama
tüm amlar feda olsun!
Meltem

Merhaba seks severler, ismim Sibel. 25 yaşında, 1.60 boyunda, 47 kg ağırlığında, sarışın, beyaz tenli bir
bayanım ve sekiz senelik te evliyim. Eşim marangoz, atölyemiz var onu işletiyor. Önceleri eşim İstanbulda
çalıştığı dönemlerde, eve gelmemesi nedeniyle tartışırdık. Evliliğimizin ilk yılları olması ve çok sikişme isteğime
karşın eşimin yorgunluk bahanesiyle 2-3 haftada bir iki kez sikmesi beni başka yönlere kaydırıyordu. Fırsatını
bulduğum zaman dışarı çıkar ve laf atanların tahriklerini dinler, hoşuma giden ve beğendiğim erkeklerin sikişme
tekliflerini kabul ederek, hem sikişir, hem para kazanırdım. Bu artık alışkanlık olmuş ve kocamın ruhu
duymadan resmen orospu olmuştum. Kocamın işleri iyi gitmeyip borcu çoğalınca, İstanbuldan kaçarak
Orduya yerleştik. Ben kocamdan gizli sikişerek bayağı hatırı sayılır para biriktirmiş ve altın almıştım. Kocam
benden evlendiğimiz zaman saklaması için verdiği altınları dükkan almak için istedi. Ben de sikişerek aldığım
altınları da verince şok olmuştu, “Bu kadar varmıydı yahu?” dedi. Ben de, “Birazını da karılarla altın günlerinde
biriktirdim.” diyerek eşime verdim. Salak şey, adam bir teşekkür eder, odun adam, odun olmasa
marangozlukta ne işi olabilirdi ki?
Orduda kiracı olarak oturduğumuz apartmanda Ayhan isimli bir memur oturuyordu. Bankada karı koca
çalışıyorlardı, ikisi de uzun boylu, Ayhan buğday tenli, 1.80 boylarında, atletik yapılı birisi, karısı ise yine aynı
uzunlukta, 55-60 kg civarında, esmer tenli ve çok sexy bir kadındı. Bazı geceler sikişlerinin sesini dinleyerek
uyurdum. Bir süre sonra Ayhan bankadaki işinden çıkarılmış, işe gitmiyor evde kalıyor, sadece karısı işe
gidiyordu. Karısı işe gidince Ayhanın yanına çoğu zaman değişik tipli kadınlar geliyor, birkaç saat kaldıktan
sonra gidiyorlardı. Haftada değişik üç dört kadının gelip gittiği oluyordu. Benim üst katımda oturmaları
nedeniyle de, gelen kadınların inlemelerinden evde sikiştiklerini anlıyordum.
Yine bir gün Mercedes Jeepli bir kadın gelmişti. Ben de işimi bırakarak yatak odama geçerek onların sikişme
seslerini, kadının inleme ve ohlamalarını dinleyerek amımı elliyor, o sırık gibi boyu olan yakışıklı adamın altında
sikilenin ben olduğumu hayal ederek boşalıyordum. Tahminen yarım saat kadar sikiştikten sonra ses kesildi ve
az sonra da üst katın kapısının açıldığını duydum. Hemen merdiven boşluğuna çıkıp yukarı baktığımda, kadın
Ayhana “Herzamanki gibi harikaydın canım!” diyerek para veriyordu. Demek ki Ayhan Jigololuk yapıyordu.
Gelen karıların çoğu 35 ve 45 yaş aralağında kadınlardı. O kadın beni görünce hemen lafı değiştirdi ve “Ayhan
bey size güveniyoruz, bu sefer sıçrama yapacak tahvilleri bulup, haber verin, daha da fazla miktar getiririm!”
diyerek ordan ayrıldı. Artık Ayhanın para karşılığında karıları siktiğinden hiç şüphem yoktu.
Birkaç gün sonra yine zengin bir kadın daha gelmişti, hemen yine dinlemeye geçtim, yine sikişme sesleri
geliyordu. 45-46 yaşlarındaki kadın ordan ayrılıp merdivenleri inerken tam benim kapımın önünde fenalaştı ve
düşerek bayıldı. Ben hemen kadını kaldırdım ve evime aldım. Kendisine gelinceye kadar kolanya vererek
yardım ettim. Kadın kendine geldiğinde, kendisini tanımadığımı, Ayhanın eşinin evde olmadığını, niçin geldiğini
sordum. Kadın önce söylemek istemedi, fakat ben neiçin geldiğini bildiğimi, anlatmazsa Ayhanın eşine falan
söylemekle ısrar edince, üst komşumun (yani Ayhanın) ünlü bir Jigolo olduğunu, Ayhana 1.500 TL karşılığında
kendini siktirdiğini söyledi. Ben de, “Ne? Para karşılığında sikişmeye mi geliyorsunuz?” deyince, “Ne olur
kimseye söylemeyin, tanınmış bir ailedenim, rezil olurum!” diyerek çantasından demet halindeki parayı bana
vererek, “Sen birşey görmedin, duymadın! Tamam mı?” diye tembihledi ve gitti. Parayı saydığımda 800 TL
civarında bir para vardı, yine para ayağıma gelmişti. Bu sefer sikilerek değil de, siktirenleri takip ederek
kazanacaktım.
Kendilerini siktirmeye gelen kadınların inleme sesinden Ayhanın iyi bir sikici olduğunu tahmin ediyor, her
seferinde onlar yukarıda sikişirlerken ben de amıma patlıcan ve salatalık sokarak tatmin oluyordum. Artık
hangi günler Ayhana kadın geldiğini biliyordum. Haftasonu ile Çarşamba günü gelen yoktu ve diğer günler
mutlaka bir veya iki kadın gelir, kendisini siktirir giderdi. Bazılarının kapıdan çıkışını bekliyor, elimi (Bahşiş
gibisinden) uzatarak, 100-200 TL gibi para alıyordum. Geçim kaynağımı yine bulmuştum. Ama artık Ayhana
ben de kendimi siktirmek istiyordum, çünkü kocam ayda, iki ayda bir aklına gelirse sikiyor, benimse
yaraksızlıktan amım kazınıyordu. Günlerden bir Çarşamba günü, Ayhanın hanımı saat 09:00 gibi işe gitmek için
evden ayrıldıktan sonra, evde Kek ve benzeri bir şeyler yapmıştım, en güzel kokularımı süründüm, amımı bir
güzel temizledim kaymak gibi yaptım, üzerime bol pileli kısa bir etek, ince dantelli külodumu giyerek, sütyen
takmadan beyaz askılı bir Bady giyerek, saat 10 gibi üst kata çıkarak, Ayhanın ziline bastım…
Ayhan kapıyı açtığında, “Buyurun?” dedi. “Ben altınızdaki bayanım, adım Sibel! dedim. “Altımdaki bayan mı?
Anlamadım?” deyince, “Kusura bakmayın alt katınızda oturan bayan demek istedim. Eşiniz evde mi, Kek
falan hazırlamıştım, size ikram olarak getirmiştim.” dedim. Ayhan da, “Haa, pardon, altınızdakiyim deyince ben
başka türlü anladım!” dedi ve beni nazik bir şekilde içeri davet etti. İçeri girdim. Ayhanın üzerinde bir altet ve
kısa bir şort vardı. Beni görünce şortunun içinde sikinin hareketlendiğini gördüm. Hemen salona geçerek
oturdum, bacak bacak üstüne atarak, yarıya kadar olan eteğim kaba etime kadar sıyrılmış şekilde
oturmuştum. Elimdeki Kek tabağını verdim. Teşekkür etti ve “Soğuk bir şey alırmısınız?” dedi. Ben de, “Yok
almayım, sağolun.” dedim. Ayhan da karşıma geçip oturdu. Ben de bacağımı indirip, resmen amımı
gösterircesine ayaklarımı açtım ve amımı sergilemeye başladım…
Sohbete başladık, çocuklarının olup olmadığını, onlarla tanışmak istediğimi falan söyleyerek lafı uzatıyordum.
Benim bacak açık seks davetimi görünce, Ayhan oturduğum koltuğun baş kısmına gelerek oturdu ve “Niçin
geldiğinizi tam olarak söylermisiniz? Böyle oranızı buranızı açmakla ne demek istiyorsunuz?” dedi. Ben de,
“Açık konuşayım, evinize gelen kadınların niçin geldiğini biliyorum, bunu etrafta anlatmamak için kendimi zor
tutuyorum!” dedim. “Anlatsan ne fark eder, ben ev sahibiyim sen kiracısın, sen gidersin, seni oturduğun
daireden attırırım! Kısa kes de ne istediğini söyle! Para mı istiyorsun?” diyerek TV yanında bulunan
cüzdanından 100 TL çıraktıp yüzüme attı. Ben hemen, “Yok! Para falan istemiyorum! Kocam beni ellemiyor,
o kadınların yerinde olmak isterim, ancak benim verecek param yok!” dedim…
“Demek öyle! Sen onların yanında tazecik ve çıtırsın, zayıf ve alımlısın, senin gibi bir kadını kocası nasıl
sikmez?” deyince, “Teşekkür ederim, iltifata gerek yok, beni parasız sikecekmisin?” dedim ve eteğimi iyice
araladım. Eteğimi eliyle sıyırıp bir eliyle beni ayağa kaldırdı, etrafımda çevirmeye başladı, “Daracık kalçalar, iri
taze memeler! Tam benim tipimsin, iyi sikilirsin, istiyormusun?” dedi. Başımı sallayarak “Evet, istiyorum!”
dedim. “Bak ama ben kocana benzemem, muameleme dayanabilecekmisin? Benim elimden ne karılar geçiyor,
görmüşsün!” dedi. Ben de, “Evet gördüm, amı götü sarkmış ve yaşı başı geçmiş karılar!” dedim. “Orası öyle,
ama o karıların hepsi seks delisi, tam uzmanlar yani. Senin deneyimin var mı?” dedi. “İstanbulda değişik
ilişkilerim oldu, muamele yapmayı öğrendim!” dedim. Bunun üzerine, “Öyle amını götünü açmayla, baştan
çıkarmaya çalışmakla bu iş olmaz! Bakalım nasıl yapıyorsun, başla bakalım!” dedi ve ayağa kalktı…
Ben de kalktım ve kendisine yaklaşarak boynuna sarılmak istedim, ancak boyu benden uzun olması nedeniyle
göğsüne kadar geliyordum. Hemen göğsündeki kıllarını ellemeye başyalarak şortunun içine elimi soktum.
Şortunun içinde sert bir kaya parçası duruyordu sanki. Hemen şortunu indirdim ve küloduna sığmayan sikini
görünce iyice azarak daha da iştahlandım, “Hepsini sokacaksın bana değil mi?” dedim. “Ne demek! İstersen
köküne kadar sokarım, yeter ki aklın kessin!” dedi. Yarağını çıkarmak için külodunu indirir indirmez şlap diye
yarağı yüzüme vurmuştu. İlk kez böyle kalın ve uzun bir yarrak görüyordum. İstanbulda bir kaç kez Amerikalı
Zencilere am vermiştim, ama sikleri bu kadar kalın ve uzun değildi. Demek ki Türklerin de sikleri uzun ve kalın
olabiliyormuş. Hatta kocamınki Ayhanın yarağı yanında yarısı kadar gelmezdi. Ürkerek yarağını elime aldım,
ateş gibi yarağı, damarları patlayacak gibi elimin içindeydi…
Biraz aşağı yukarı sıvazladım. Yarağın yumruğum kadar olan başı şeftali gibi açılmıştı. Elimle tuttuğumda ise
baş kısmı elimin tamamını kaplıyordu. Siyahımsı yarrağının baş kısmından elimin tamamının kapladığı alan bem
beyazdı. Biraz incelemeye başlayınca, “Neye bakıyorsun?” dedi. “Büyüklüğüne bakıyorum!” diyerek, elimi
dirseğime kadar yarağına dayadım, bilek ile dirseğimin arası kadar vardı, tahminen 20-22 cm kadar bir şeydi.
Hemen ağzıma alarak emmeye başladım, fakat başı ağzıma sığmıyordu. Ayhanı yere yatırdım ve yarağının
başını gövdesini yalamaya ve emmeye başladım. Bana, “Sen bunu ağzına alamıyorsun ki, amına nasıl
alacaksın? Amını sikerken bağırma, tamam mı?” dedi. Ben de, “Merak etme bağırmam, daha önce paralı
yaptığım sikişlerim oldu!” dedim. “Yani orospuydun öyle mi?” dedi. “O zaman sen de Orospusun!” dedim.
“Yok, ben isteyeni sikiyorum, para vereni sikiyorum!” dedi. “Ben de isteyene ve para verene am veriyordum,
aramızda fark yok!” dedim ve gülüşerek sikini emmeye devam ettim…
Ben sikini yalarken o da benim amımı ve memelerimi elleyip yoğuruyordu. Birden doğruldu ve “Sen bu işi
yapamıyorsun!” diyerek beni yere yatırdı, iri elleriyle amımı iyice bastırıp yoğurudu. Parmaklarını amımın içine
soktu baktı ve “Kıvamına gelmişsin Zilli!” diyerek, aynı zamanda da baş parmağını götümün içine sokmuştu.
İlk kez birisi götüme parmak sokuyordu, hem de başparmağını, çok hoşuma gitti, değişik bir duyguydu.
Amımı yoğurduktan sonra yukarı doğru çıkarak memelerimi emmeye başladı. İlk kez tecrübeli birisi tarafından
adam gibi emiliyordum. O kadar güzel emiyordu ki, hemen Orgazm olarak boşaldım. Eliyle yoklayarak
amımdan akan sıvılarımı görünce, “Erken koyverdin, biraz dayan!” dedi. Peçeteyle amımın sularını iyice
sildikten sonra, iki bacağımı yanlara ayırdı, amımın dudaklarını ayırıp içerisini parmaklıyor, ama tam
sokmuyordu. Tam amımın üst kısmıyla ve bızırımla oynamaya ve emmeye başladı. İlk kez böyle bir şey
başıma geliyordu. ilk kez birisi, bilye büyüklüğüne ulaşmış bızırımı emiyordu…
Sonra dilini amımın derinliklerine sokmaya başladığında, bir kez daha boşalarak orgazm oldum. Bu seferki
çok uzun sürdü, resmen sarsılarak boşaldım. Amımdan akan suları bile yalıyor yutuyordu. Amımın sularını
yalayıp kuruladıktan sonra sonra yarağını amıma dayadı. Ancak ben, “Getir birazcık yalayayım, ondan sonra
sok!” dedim. Bana, “Olmaz, bunun zevki böyle çıkacak!” dedi ve birden eliyle amımı ayırdı, sikinin başını
amımın ağzına temas ettirdi. Yarağının damar hareketleri beni geri itiyordu sanki. Elimle amımın dudaklarını
açarak, “Sen sikini yerleştir, ben amımı açarım!” dedim, amımı ellerimle iyice açtım. Yavaş yavaş yarağının
başını amıma ittirmeye başladı. Fakat o kocaman yarrağın başı bile amımın içine girmiyordu. Ellerimi çektirip,
kendisi iyice amımı açarak başının bir kısmını biraz soktu ve bastırdı. Bastırınca amımın ağız kısmı yanıyor,
yarağı amımın ağız kısmında toplanıyordu…
Beni kanepe üzerine uzatarak, aldığı döşeği belimin altına koydu ve tekrar yüklenmeye başladı. Bu sefer o
kocaman yarrak amıma yara yara giriyor, girdikçe de amımın yan duvarları yırtılıyordu. O koca yarrağın
damarları ise amımın dudaklarını geriye bastırıyordu. Sonunda kafası amıma girince biraz rahatladım. Amımın
sıvılarının yardımıyla bir kaç git gel yaptıktan sonra yarıya kadarını amıma soktu ve hızlı hızlı girip çıkmaya
başladı. Çıktıktan sonra tekrar sokuyor, her soktuğunda daha derinlere iniyor, indikçe de nefes alamıyor
bağırmak istiyordum, ancak gururuma yediremediğim için bağıramıyordum. Ayağımı beline dolayarak iyice
üzerime abanarak sikinin tamamını amımın içine yerleştirdiğini, taşakları götüme değince anladım. Amım yırtıldı
sandım. Birden hızlı hızlı girip çıkmaya başladı. Tamamen çıkartıp tekrar sokuyordu. O kadar derine iniyordu
ki, artık döl yatağımın içerisine girdiğini anlıyordum. Doğum yaparken bile bu kadar zorlanmamıştım, sanki
yarrak doğuruyordum…
O müthiş acıya rağmen gözlerimi kapatarak, büyük yarakla sikilmenin tadını çıkarıyordum. O kadar sert
giriyordu ki, çok geçmeden bir kez daha boşaldım. Boşalınca amımdaki hareketleri hızlandı. Artık canımın
acıması geçmiş, uyuşma başlamıştı. Yarak amıma kalın saç fırçasının girdiği gibi gidip geliyordu. İstanbulda bir
keresinde aynı anda üç kişi tarafından, biri çıkıp diğeri sokarak sikilmiştim, ancak bu kadar zevk almamıştım.
İyice hızlanmaya başladığında benim başım dönmeye başladı, bayılıyordum. Ayhan hızlandıkça hızlandı,
vurdukça amımın derinliklerine iniyor, amımda yarrağını değmediği ulaşmadığı nokta bırakmıyor, hızla girip
çıkıyor, belimi ve kalçalarımı çekerek bastırıyordu. “Ne yapıyorsun?” dediğimi hatırlıyorum. “Boşalıyorum!”
diyerek tamamen bana abanıp sarıldı ve pestilimi çıkarırcasına sımsıkı bastırdı. Ardından içime şiddetli yanık
hissi verek boşalmaya başladı…
Üzerimden kalkmasını isteyerek, “Çık lütfen korunmuyorum!” dememe rağmen döllerinin tamamını son
damlasına kadar amıma boşalttı. Sonra belimi eliyle tutarak dizlerinin üzerine kalktı ve amıma o şekilde bir kaç
kez girdikten sonra o şekilde bir kaç dakika bekledi. Sonra beni kendisine çekerek sarıldı. Ayhanın
kucağında, yarrağı amımda 2-3 dakika kadar kaldıktan sonra, kendimi zorla geri çekerek yarrağını amımdan
çıkarmaya başladım. Ben uzaklaştıkça yarağı amımdan sanki ölü bir yılan gibi yavaş yavaş çıkıyordu. En son
tamamen sönmüş yarağının kafası şlap diye çıktı ve amımdan ikimize ait sıvılar akmaya ve halıya damlamaya
başladı. Sonra kendisi sırt üstü yere uzandı ve bana, “Şimdi hemen yala ve tekrar başlayalım!” dedi. Ben,
bittiğimi ve birdaha istemediğimi söyleyince, “Ben şimdi sana istememeyi gösteririm orospu!” diyerek bir tokat
attı ve saçımdan tutarak ağzımı yarağının üzerine getirip, “Yala amına koduğumun orospusu!” dedi ve yarağını
zorla ağzıma sokarak emdirmeye başladı…
Yarağı ağzımda tekrar canlanmaya başladı ve birkaç dakika içinde eskisi gibi olmuştu. Beni kucağına alarak
yarağını eliyle tutup amımı yarağının üzerine getirdi ve amımı açarak yarağına çekti. Ben istemedikçe amımın
dudaklarından çekerek amımı yarağının üzerine bastırarak sokmaya başladı. Kupkuru olan yarrak kupkuru
olan amımı dağıtırak giriyordu. Amıma sanki kaktüs giriyor gibiydi, acıya dayanamdım can havliyle bağırmaya
başladım. Ağzımı tutarak kapattı ve birden tamamen aşağı bastırıp yarağının tamamını amıma kökledi ve
elleriyle belimden tutarak beni indirip kaldırmaya başladı. Artık yalvarıyordum çıkması için, “Yeterrrr, sikilmek
istemiyorum!” diyerek ağlamaya başladım. Ben ağlamaya başlayınca, “Sus amına koduğumun Zillisi!” diyerek
tokadı yapıştırıyor, üzerime abanarak daha sert sikiyordu. Başım dönmeye başladı, kendimi hissetmemeye
başladım. Ne kadar sikildiğimi bilmiyorum, amım bile uyuşmuştu…
Aşırı merakım yüzünden başıma neler geldiğini düşünrek, bir an önce boşalması için kendim ritim tutarak sikişe
ayak uydurmak istiyordum, ancak her gün sikişen adama nasıl ayak uydurabilirdim ki? İnsanın başına ne
gelirse ya meraktan yada yarraktan gelirmiş sözünün ne kadar doğru olduğunu kavradım. Artık sadece bulanık
görüntü olarak amıma hızlı hızlı gidip geldiğini görüyordum. Sonrasını hatırlamıyorum, bayılmışım! Bir müddet
sonra yüzüme yediğim tokatlarla kendime geldiğimde, yediğim tokatlarla yüzüm ve yanaklarım da acıyordu.
“Ne oldu?” dedim, “Ne olcak bayıldın!” dedi. Ayağa kalkmak istedim ancak kendi gücümle kalkamadım.
Kolumdan tutup beni doğrulttuğunda yine amımdan döllerin aktığını gördüm. Yine içime boşalmış ve amımı
dölleriyle doldurmuştu. Yine onun yardımıyla ayağa kalkınca kalçalarım ve amımın her yanı ağrıyordu.
Acaba? diye düşünerek elimle götümü kontrol ettiğimde bana, “Korkma amından yarrak yemesini bilmeyeni
götünden sikmem! Hani sen orospuluk yaptıydın? Orospu hiç sikilirken bayılır mı? Başıma mı kalacaksın? Bir
daha sikilmek için gelme, bu sana ders olsun!” dedi. Ayakta zor duruyordum bırakın adım atmayı. Elbiselerimi
de o giydirdi. Sonra cüzdanından karışık paralar çıkartıp Bodymin yakasından göğüslerimin arasına soktu.
Dudaklarımdan öptü ve “Bir daha acemice davranma!” dedi. “Tamam!” dedim. Kapıya giderken sendeledim
düştüm, beni kucaklayıp kaldırdı. Bir türlü kendime gelemiyordum, haşat etmişti beni. Beni sandalyeye
oturtup, gülerek, “Bir sikilmeyle ne hale geldin kız acemi orospu!” dedi. Ben de, “Ne olur beni sikişmeye
alıştırsana, seninle hep böyle sikişmek isterim!” dedim. “Tamam alıştırırım, ama bir şartla!” dedi. “Nedir?”
dedim. “Seni hem kendim sikerim, hem başkalarına siktiririm! Erkek başına 500 Liranı alırım!” dedi. “Eee,
ben ne alacağım?” dedim. “1.000 de sana kalacak!” dedi…
Erkek başına alacağım parayı duyunca, uyuşmuş amıma can gelir gibi oldu ve duvardan tutunarak evime indim
ve akşama kadar yattım. Aksilik bu ya, ayda yılda bir siken kocam da o gece am istedi. Hasta olduğumu
söyleyerek kocama vermedim tabi. İki gün yattım, üçüncü gün anca kendime gelebildim. Fakat bir hafta
boyunca her gün amımı kremledim. Ayhan hergün bana uğrayıp nasıl olduğuma bakıyordu, telefonumu aldı,
bazen de telefonla durumumu soruyordu. Amımın acısı tamamen geçtikten sonra Ayhana telefon açtım, “Ben
hazırım! Ne zaman istersen gelebilirim!” dedim. “Tamam, hemen şimdi gel ohalde!” dedi. Yukarı çıktığımda
içerde 30’lu yaşlarda bir kadın müşterisi vardı, kendini siktirmeye gelmişti. (Uyanık Ayhan, kadına senin için
bugün fantazi olsun diye extradan bir kadın ayarladım, üçlü yapacağız demiş ve bunun için de extradan 1.000
TL almış). Hemen beni de soyundurup kadının koynuna soktu. Bana kadının amını götünü yalatıp (beni
Lezbiyen de yaptıktan sonra), kadınla birlikte beni de sikti. İkimizi yanyana domaltıp, bir kadının amına
sokuyordu, bir benim amıma geçiriyordu. Kadını gönderdikten sonra, bana, “Hadi banyoya gir çabucak
duşunu al çık, birazdan senin için 50 yaşlarında birisini çağırdım, adam paralı, onun için demin seni tam
sikmedim, geçenki gibi olmayasın diye amını alıştırdım sadece!” dedi.
Artık sekiz aydır hem Ayhana am veriyorum, hem getirdiği adamlara am dağıtıyorum, resmen profesyonel
orospu oldum ve kocamın dükkanını iki kez satın alacak duruma geldim. Odun kocacığım ise halen iki üç
haftada bir, onu da ben istemeden sikmiyor. Odun da olsa yine kocamdır diye dayanamıyorum arada bir am
verip yaşatıyorum Gavat kocamı. Ayhan sayesinde sikiştiğim erkeklerin sayısını bile unuttum, ama Ayhan gibi
yarraklısını ve sikenini hala bulamadım! Ayhanda hem parayı buldum, hem istediğim gibi yarrak yiyorum. Size
sorarım, bir kadın başka ne ister ki?

(Sibel 25 Y., Ordu / Türkiye)

Slm arkadaşlar. Bende bu sitedeki birçok kadın gibi kocasını aldatanlardan biri oldum. Adım Müge, 30
yaşında, bir çocuk annesi, balık etli, seksi çok seven biriyim. Anlatacağım konu 4 ay önce başımdan geçti.
Şimdiki kocamla evlenmeden önce aşık olduğum, ama hiç açılmadığım Murat diye biri vardı. Murat yakışıklı
sayılmazdı, ama konuşmaları ve bana olan ilgisi beni kendine aşık ettirmişti. Aslında O’da bana aşıktı, ama hiç
bir zaman ne o, ne de ben, bir türlü birbirimize açılamadık. Bir gün Muratın düğün davetiyesini aldığımda çok
kötü olmuştum, ama yapabilecek hiç bir şey yoktu, görücü usulüyle ailesinin uygun gördüğü bir kızla evlendi.
Bende tamemen umudu kestim ondan ve bir daha hiç görüşmedim. Sonra şimdiki kocamla tanıştım ve kısa bir
süre sonra bende evlendim.
Kocam ve ben bir birimizi sevmemize rağmen, bazı sorunlar yaşıyorduk. Kocam çok iyi, sevgi dolu bir insan,
ama sinirlendiği zaman iyiliğinden sevgisinden zerre kalmaz, çok ciddi şiddet uygulamaları olur. Buna rağmen
asla kocamdan ayrılmak gibi bir düşüncem olmadı. Bir çocuğumuz olduktan sonra kocamın bana olan ilgisinin
azaldığını hissediyordum. Hem çocuğun sorumlulukları, hemde kocamın ilgisizliği beni bunalıma sürüklüyordu.
Bir gün telefonum çaldı, arayan kişi platonik aşkım Murattı, çok sevinmiştim. Evlendiğinden beri hiç
görüşmemiştim kendisiyle. Telefonda konuştuk dertleştik biraz. Ve o günden sonra hergün telefonda
konuşmaya başladık. Daha sonra MSN adresimi verdim ve daha da sık konuşmaya başladık, ama hiçbir
zaman birbirimize olan duygularımızı açıklamadık. Sadece birbirimize iltifatlar ediyorduk MSNden veya
telefondan.
Kocam nasıl olduysa benden şüphelenip MSNimi kayıt altına almış. Düşünüyorum da, iyi ki birbirimize
aşkımızı ilan etmemiştik, birbirimize sadece ‘Canım’ diye hitap ediyorduk. Kocam akşam gelip MSNimi açıp
bakmış, yanıma gelip “Bugün kimseyle görüştün mü?” dedi, bende “Hayır.” dedim. Elinde bir kağıt vardı,
iletileri yazıcıya dökmüş, bana bir tokat yapıştırdı, “Peki bu ne?” dedi. Aldım okudum, dona kaldım, ne
diyeceğimi şaşırdım. “Kim bu?” dedi. Bende “Eski bir arkadaşım, çoktan görüşmemiştim, aramızda bir şey
yok…” falan dedim, yeminler ettim. Ama eşim o olayı burnumdan getirdi, uzun bir süre bunun mücadelesini
verdim. O günden sonra Muratla görüşmelerimi tümden kestim taki 2 yıl sonra kocamın yurdışı seminerine
katılması gerektiği güne kadar.
Kocam 3 ay yurtdışında kalacaktı, gitmesine çok üzülmüştüm, ama kariyeri ve geleceğimiz için çok önemliydi
ve gitti. 3 hafta geçmişti, sürekli nette takılıp pornovideoları seyrederek kendimi rahatlatıyordum, ama
yetmiyordu. Aklıma Murat geldi, aradım konuştum, ama sadece güncel konulardan konuştuk. Aradığıma çok
sevinmişti. O günden sonra hergün konuştuk. Resmen kur yapıyordum, artık niyetimi bilmesini istiyordum. Ve
beklediğim teklif erken geldi, Murat resmen benimle birlikte olmak istediğini söyledi. Ben buna asla red cevabı
veremezdim, hemen kabul ettim, ertesi güne randevulaştık. Ama benim kız 4 yaşında ve bırakacak kimse
olmadığı için yanımda götürmek zorunda kalacaktım.
Ertesi gün Murat arabasıyla gelip beni aldı. Orman gibi bir yere gittik, arabayı sakin bir yere çekti. Arabada
yan yana oturup lafladık. Bacaklarımız birbirine yapışık oturmuştuk, ammım sırılsıklam oldu. Kalp çarpıntılarım
gittikçe hızlanıyordu. Onun da heyecanı yüzünden okunuyordu, ama çocuktan dolayı bir şey yapamıyorduk.
Murat “Bu böyle olmayacak…” dedi, arabadan indik, çocuğu biraz uzaklaştırıp “Sen burda oyna…” diyerek,
eline oyalayacak birşeyler verdi ve hızla geri geldi yanıma. Elimden tutup, beni yaslandığımız ağacın arkasına
götürüp, hemen dudağıma yapıştı. Benim heyecandan dizlerimin bağı çözülmüştü, nefesim kesiliyordu, kalp
atışlarım kudurmuş gibi hızla çarpıyordu. Murat boynumu, kulak memelerimi, yüzümü ve yanaklarımı hiç
durmadan öpüp emiyordu. Okadar kendimden geçmiştim ki, kulağına fısıldayarak “Beni eritiyorsun!”
diyebildim. O da “Sende beni eritiyorsun, öldürüyorsun! Seni sikmek istiyorum!” dedi. Kaç dakika öpüştük
bilmiyorum, ama kızımın uzaktan “Anneeeee.” diye seslenmesiyle irkildik. Hemen toparlanıp, kızımın bizi
görmesini engellemek için hızla yanına gittim. Daha fazla birşey yapamazdık, mecburen sadece oturup sohbet
ettik ve vakit geç olduğu için döndük.
Murat kızımla beni eve bırakıp gittikten sonra, her 10 dakikada bir arıyor, ‘beni nekadar çok arzuladığını,
aklından çıkaramadığını, bir an önce yalnız görüşmemiz gerektiğini, benimle sikişmek istediğini’ söylüyordu.
Bende tamam dedim ve estesi güne yine randevulaştık. En seksi kıyafetlerimi giydim, makyajımı yaptım, en
güzel kokumu sürdüm. Kızımı yan komşuma bıraktım, ‘doktora gitmem gerektiğini’ söyleyerek, bir kaç saat
bakması için rica ettim, hemen evden çıktım. Murat çoktan gelmişti. Arabasına atladım ve hızla şehirden
uzaklaştık. Yine çok tenha bir yere gittik. Arabayı durdurdu ve hemen dudaklarıma yapıştı. Resmen
birbirimizin dudadığını somuruyorduk. Arka koltuğa geçtik. Murat hemen pantolonunu çıkardı, bende hızla
üstümü çıkardım. Biran önce onun olmak istiyordum. Murat hemen memelerime yumuldu, deli gibi emiyordu
göğüslerimi. Bende saçlarından tutmuş, kafasını memelerime daha çok bastırıyordum.
Muratın yarrağı demir gibi sert olmuştu. Gerçi kocamınki kadar büyük değildi, ama olsun, o bile bana yeterdi.
Amım vıcık vıcık olmuştu, bir an önce sikilmek istiyordum. Yarağını önce ağzıma aldım, biraz emdim. Murat
kendinden geçmiş bir şekilde hırıltılar halinde tüm döllerini ağzımın içine fışkırttı. Kafamı sikine bastırıp,
döllerinin tümünü ağzıma boşalttı ve bana hepsini yutturdu. Ağzımı sildim ve yarağını yine emmeye başladım.
Çok geçmeden yarağı yine kazık gibi oldu. Artık yarağını içime istiyordum ve üstüne çıktım. Amım sırılsıklam
olduğundan, hiç ıslatmadan içime aldım. Yarağı köküne kadar amıma girince derin bir “Oohhhh…” çektim. 1
aya yakındır sikilmediğim için resmen yarağa hasret kalmıştım. Deli gibi üstünde zıplıyordum. 2 kere orgazma
ulaştım. Murat da daha fazla dayanamayıp, “Geliyorumm…” diyerek amımın içine fışkırdı. Muratın yarağı
amımda küçülünceye kadar üstünde kaldım.
10-15 dakika sohbetten sonra arbadan indik. Az ilerde bir kayalık vardı, oraya gittik. Çok tenha bir yer
olduğu için çok rahattık. Murat beni kayalıklara yaslayıp, boynumdan, kulağımdan ve dudağımdan öpüp, elini
amımın üzerinde gezdiriyordu. Bu arada benimde elim boş durmuyor, Muratın yarrağını pantolonu üzerinden
ovalayıp, yavaş yavaş sertleştiğini hissediyordum. Murat sürekli, “Yıllardır bu anı hayal ediyordum, seni doya
doya, inlete inlete sikmek istiyordum, hergece seni hayal edip boşalıyordum!” diyordu. Bu laflar beni yeniden
çok tahrik etmişti. Pantolonunu indirip, yarağını elime aldım. “Bende yıllardır bu yarrağın hayalini
kuruyordum!” dedim. Murat hızla çevirip beni domalttı ve arkadan hızla yarrağını amıma geçirdi. “Böyle mi
hayal ediyordun? Söylesene fahişem!” diye belimden tutup, hızla amıma pompalıyordu. Bende “Evet sevgilim,
böyle hayal ediyordum! Sik beni! Doyur beni yarrağına!” diye yalvarıyordum.
Ben iki kere daha orgazma ulaşmıştım, ama Murat bir türlü boşalmıyordu. Yarrağını amımdan çıkardı, elimden
tutarak beni arabanın yanına götürdü. Beni arabanın motorkaputuna çıkarıp, bacaklarımı açtı. Taş gibi
yarrağını amıma tekrar koydu, “Senin amını dağıtacam sevgilim, seni yarrağa, döle boğacam!” diyordu.
Amıma her koyduğunda, köklediğinde derin bir ‘Ooohhhhh!’ çekiyordum. “Sik beni aşkım! Bu am yarrağına
kurban olsun!” diye inliyerek bir kez daha boşaldım. Artık dayanacak gücüm kalmamıştı, Murata boşalması
için yalvardım. Murat dahada hızlandı, deli gibi pompalıyordu amıma. Ve sonunda “Geliyoruumm Aşkımm…”
diye bağırarak, amımın içine tüm döllerini boşalttı.
O gün orada biraz daha oyalandıktan sonra beni eve bıraktı. Ama sonraki günlerde, kocam yurtdışından
gelinceye kadar, Muratla her fırsatta buluşup sikiştik. Şimdi kocam geldi, Muratla görüşmüyorum artık.
Sadece kocamla sikişiyorum. Kocamın hakkını yememek lazım, biraz odundur, ayıdır, magandadır, ama iyi
sikiyor. Ve büyük yarrağın yerini hiç birşey tutmuyor, kocamın yarrağı çok büyük ve ben büyük yarak yemeye
alışmışım. Muratın küçük yarağı beni kesmiyor artık…
Herkese bol sikişler, byeee!

(Müge 30 Y., İstanbul / Türkiye)

Öncelikle benim gibi Seksi çok seven herkese merhaba. Ben Konyadan Ayla. 21 yaşında, orta boylu, iri
göğüslü, siyah uzun saçları olan, siyah gözlü, evli bir bayanım. 1 yıl önce şimdiki kocamla evlendim.
Bekarlığımdan beri sexi çok severim, sexe aşırı bir düşkünlüğüm vardır. Fakat kocamla evlenince hayatım
zindan oldu. Kocam çok tutucu ve yobaz bir adam. Kocamın siki de çok küçük, aynı çocuk bülüğü gibi
birşey. Kocam yatakta hep kendini düşünüyor, beni hiç tatmin etmiyor, bacaklarımı ayırıp sikini amıma
sokuyor, Horozun Tavuğu siktiği gibi 2 dakika sikiyor ve içime boşalıyor, sonra da arkasını dönüp horul horul
uyuyor. Kocam daha amımı hiç yalamadı, eliyle dokunmadı bile. Amımı bırak, göğüslerimi bile öpüp
koklamıyor, okşamıyor. Kaymak Gibi Sikilen Amlar sitesindeki hikayeleri okudukça, artık dayanamıyordum,
kadınlığımı dişiliğimi hissetmek istiyordum.
Çalıştığım yer Ofisi başka bir yere taşıyordu, bu sırada ben eski Ofisimizde yalnız kalıyordum. Telefon hatlarını
taşımak için elemanlar geldi. Bende, “Yetkili kimse yok.” dedim. Telefoncu çocukların başındaki adam
(Patronları), “Ben bekleyim, siz dükkana dönün…” diye elemanları gönderdi. Adam 35-40 yaşlarında, hafif
beyaz saçlı, iri yapılı, gayet efendi bir beydi. Ben masamda, O da tam karşımda oturuyordu. Konuşmaya
başladık. Tanıştık, ismi Kenan’mış. Havadan sudan konuşmalarımız devam ediyordu. (Bu arada ben göğüs
dekolteli kıyafetleri çok severim, yine üstümde dekolteli kırmızı bir bluz vardı). Adamın bakışlarının göğüsüme
gittigini fark ediyor, heyecanlanıyordum. Bende onu tahrik edecek ufak ufak hareketler yapıyordum,
saçlarımla oynuyor, enseme, boynuma dokunuyordum. Koca Ofiste yalnızdık. Ve ikimizin de aklından aynı
şey geçiyordu. Sandalyesini daha da yanaştırdı ve bana iltifatlar etmeye başladı. Tam arzuladığım, dişiliğimi
bana hissetirecek erkek işte karşıma çıkmıştı…
İri elleri dikkatimi çekiyordu, (Nasılda avuçlar, okşar…) diye düşünüyor, Kedinin ciğere baktığı gibi adama
bakıyor, iç çekiyordum. Bana, “Evlimisin?” diye sordu. “Evet, evliyim.” diye cevapladım, ama ağzımdan,
“Maalesef…” kelimesi kendiliğinden kaçtı. Adam hafif bir gülümsemeyle, yanağıma dokundu ve “Benim senin
kadar güzel bir karım olsa asla çalıştırmazdım!” dedi. Bende, “Yaa, sende evlisin demek, çocuk var mı, karın
kaç yaşında?” gibi sorular sormaya başladım. “4 çocuğum var, karım 37 yaşında.” dedikten sonra, aynı benim
ağzımdan kaçrıdığım gibi, O da, “Maalesef…” diye ekledi. Bende, “Karın yaşlıymış, çoktan ununu eleyip eleği
asmıştır duvara…” dedim. “Çoktaaann!” dedi. Adamın haline üzüldüm nedense, “Sana aslında benim gibi
genç, ateşli birisi lazım…” dedim. “Senin gibi birini bulsam, biran bile tereddüt etmem, anında birlikte
olurdum!” dedi…
Sinyaller gayet açık ve netti ve artık her ikimiz için de yanlış anlaşılacak bir durum yoktu. Adamın elini tuttum
ve göğüslerimin üzerine koydum. O iri elini dekoltemden içeri soktu ve göğüslerimi okşamaya, yoğurmaya
başladı. Hiç ses çıkarmıyordum, çok hoşuma gidiyordu ve amım sırılsıklam olmuştu. Birbirimize daha da
yaklaştık, boynumu, kulak mememi emiyordu, dili göğüslerimin arasında geziyor, bir yandan göğüslerimi
avuçluyordu, bir eli de amımım üstünde geziniyordu. Amımın ıslaklığını hissedince gülümsedi. Ben biraz
utanmıştım. Beni oturduğum sandalyeden kaldırdı, masanın üstündeki eşyaları masanın kenarına sıyırıp, beni
masaya oturttu. Sonra bacaklarımı ayırdı ve eteğimi yukarı kaldırdı. Minicik Tanga külodum amımın sularıyla
ıslanmış, şeffaf hale gelmişti. Amımın dudaklarına kadar, yarığına kadar külodumdan belli oluyordu ve
gözlerinin önündeydi…
Parmağıyla önce biraz külodumun üzerinden amımı okşadı ve sonra külodumu kenara sıyırarak amımı inceledi,
amımın dudaklarını ayırdı, klitorisimle oynadı. “Çok tazesin…” diyordu sürekli, “Hiç sikilmemiş gibi amın var,
daracık amın var sevgilim…” diyordu. Amımı biraz inceledikten sonra külodumu sıyırıp çıkardı bacaklarımdan.
Sonra bacak arama yumuldu ve dilini amımda gezdirmeye başladı. Çok hoşuma gidiyordu, heyecandan
delirecek gibi oluyordum, mükemmel bir zevkti. Bende onun saçlarından tutup, kafasını amıma daha da
bastırıyordum. Resmen diliyle sikiyordu beni ve orgazm üstüne orgazm oluyordum. Amımdan akan bütün
sularımı içiyordu. Kocam bir kere dahi amıma dokunmamıştı, ama Kenan bey sanki kocama inat dilini sokup
çıkarıyordu, amımın dudaklarını ağzına alıp sündürüyor, inletiyordu beni. Daha sonra parmaklarını amımın
deliğine sokmaya başladı. Amımı iyice parmaklıyor, parmaklarına gelen am sularımı yalıyor, sonra parmağını
yeniden amıma sokuyordu. Parmaklarıyla amımı mükemmel sikiyordu. Kadın olduğumu, dişi olduğumu
hissediyordum…
“Sıra sende Küçük Orospum!” diyerek, beni masadan indirdi, saçlarımdan sıkı sıkı tutup yüzümü
pantolonunun önüne yapıştırdı, “Bunu mu istiyorsun? Canın yarak yemek mi istiyor?” diyordu. Sanki az önceki
efendi adam gitmiş, yerinde sert, küfürbaz bir adam gelmişti, “Merak etme, bütün deliklerini sikecem senin!”
diyordu, “Artık benim orosbum olacaksın!” diye inliyor, burnundan nefes alıyordudu. Pantolonunu ve
külodunu dizine kadar indirdiğinde, yarrağı kocamınkinden hem uzun hemde çok kalındı, başı çok büyüktü, ilk
defa böyle bir yarrak görüyordum. Saçlarımdan asılarak yarağını ağzıma hızlı hızlı sokmaya başladı. Kusacak
gibi oluyordum, ama onun umurunda değildi, “Hadi kaltak somur! Yala yarrağımı Orospu!” diye inliyordu. İşte
tam aradığım gibi, bana Hanyayı Konyayı gösterecek bir erkek diye düşünüyor ve mutlu oluyordum. Seve
seve yarağının hepsini ağzıma sokuyor, yalayarak çıkartıyor, sonra başını dilliyordum. Yarrağı ağzımda kazık
gibi sert olmuştu. Ağzımdan çekti yarağını, eliyle yanaklarımı sıkarak dudaklarımı ve ağzımı açtırdı ve ağzıma
tükürdü, “Yut amına koduğumun Orospusu!” dedi. Tükürüğünü yuttum. Arada sırada da, “Seni Zilli! Seni
Kahpe!” diyerek kıçıma tokat atıyordu. Nedense bana bu şekilde davranması çok hoşuma gidiyordu. Tam bir
hayvan olmuştu…
Patronun odasına geçtik, ordaki deri koltuklar duruyordu, daha taşınmamıştı. Beni koltuğa oturttu, bacaklarımı
açtı, biraz daha amımı yaladı ve koca yarrağını amıma öyle bir kökledi ki, çığlığı bastım. Kocama bekaretimi
verdiğimde bile bu kadar acı hissetmemiştim. “Ne o kaltak? Bunu istemiyormuydun? Niye çığlık atıyorsun? Al
sana yarrak!” diyor, köklüyordu. Amım ilk defa böyle bir yarrak görüyordu, sırılsıklam olmuştum, müthiş zevk
alıyordum. O bana, “Al sana yarrak Orospu!” dedikçe, bende ona, “Hadi erkeğim, daha sert sik, daha hızlı
becer beni, sik amcığımı, parçala!” diye inliyordum. Bunlar dahada hoşuna gidiyor, daha hızlı, daha sert
sikiyordu beni. “Aslan sikicim, kökle hadi dar amıma! Bu taze amın sahibi sensin bundan sonra kocacığım!”
diye inliyordum. Yaklaşık 20 dakika deli gibi sikti amımı. Amımdan yarrağını çıkartıp beni koltuğun üzerinde
domalttığında, olacaklar beni korkutuyordu…
Götümün yanaklarını o iri elleriyle ayırıp, göt deliğimi yalamaya başladı. “Herşeyinle, bütün deliklerinle bana ait
olacaksın Orosbu! Götünü de sikecem senin! O Gavat kocan da adamım diye gezsin dursun…” diye küfürler
ediyordu. Götümün deliğini yaladıktan sonra parmaklamaya başladı. Parmağını soktuğunda çok kasılmıştım,
“Kasma kendini, serbest bırak sevgilim, acıtmayacam…” diye beni hazırlıyor, yalayıp öyle parmaklıyordu. İlk
defa bir erkek göt deliğimle ilgileniyordu ve ben zevkten deliye dönüyordum. Beni böylesine mutlu eden,
heyecanlandıran bir adam benden göt istiyorsa, feda olsun ona diyordum içimden. “Sik sevgilim! Götümü
sikmek istiyorsan sik! Heryerim sana ait!” diyordum. Götüme iyice tükürdü, amımın sularından sürdü göt
deliğime. Sikinin başını hisssediyordum götümün deliğinde, sikinin başını sürtüyordu. “Yavaş sok nolursun! İlk
defa olacak!” diye uyardım. “Sokmayacam…” diyordu, sikinin başını götümün deliğinde gezdirip, sokuyormuş
gibi yapıyor, çekiyordu…
Hiç beklemediğim bir anda birden soktu ki götüme, canım nasıl yandıysa, feci bir çığlık atmışım. Umarım
kimse duymamıştır. Ağzımı eliyle kapattı ve biraz bekledi içimde. İkimiz de hiç kımıldamadan, öylece donduk
kaldık biran sanki. Götüm, içindeki yarrağa alışınca, ben götümü oynatmaya başladım. O da bunu hissedince
yavaş yavaş sokup çıkarmaya başladı. Az sonra yarrak götüme seri bir şekilde girip çıktıkça, acı geçmiş zevk
almaya başlamıştım. Götüm sikiliyordu, kocaman bir erkek bütün heybetiyle üstümdeydi ve “Amını götünü
siktiğimin orosbusu, söyle neyimsin benim?” diye küfür ediyordu. Bende, “Senin Orospunum! Fahişenim!
Kulunum, Kölenim! Sik götümü Sahibim! Doldur döllerini götüme erkeğim, Sikicim!” diye inliyordum. Kocam
hiç böyle şeyler söylemez günah diye, ama benim çok hoşuma gitmişti. Kendimi hiç hissetmediğim kadar dişi
hissediyordum…
Götümü  10-15 dakika kadar siktikten sonra götümün içine boşaldı. Yarağını götümden çıkardığında,
götümden döller akıyordu koltuğua. Ensemden tutup, koltuğa akan dölleri bana yalattıktan sonra toparlandık,
üstümüzü başımızı giyindik. Birbirimize Cep numaralarımızı verdik ve kimse görmeden Ofisten uğurladım onu.
Kısa bir süre sonra ben çalıştığım işten ayrıldım ve onun Ofisinde işe başladım. Hergün severek işe gidiyorum,
yeni patronumla doyana kadar sikişip, akşam evime geliyorum. Yeni patronumu çok seviyorum, o da benden
vazgeçemiyor!
Herkese bol sikişmeli günler…
[Ayla]

Ben Merve 29 yaşında 1.68 boyunda 62 kilo sarışın mavi gözlü beyaz tenli iri kalçaları ve göğüsleri olan henüz çocuğu olmamış 4 yıldır evli bir kadınım.Erkeklerin bakışlarından halen çekici ve seksi göründüğümün farkındayım.İşyerinde birlikte çalıştığımız Nilay adlı bekar bir arkadaşım var benim boylarımda 26 yaşında ve kumral olan bu arkadaşım 55 kilo civarında uzun bacakları küçük göğüsleri ve kalçalarıyla çıtır tabir edilen ince bir fiziğe sahip sakin ağır başlı hareketleriyle etrafındakilerce hanım hanımcık denilen türden bir kızdır.
Bu sene eşimin işleri dolayısıyla tatile gidemiyeceği belli olunca Nilay bana birlikte Avşaya gitmeyi teklif etti.Eşim önce karşı çıksada hem benim hemde Nilayın ısrarı üzerine kabul etmek mecburiyetinde kaldı ve iki kız dokuz günlük tatil için Avşa adasına giderek daha önceden ayarladığımız iki yataklı bir oda ile mutfaktan ibaret küçük bir daire olan pansiyonumuza yerleştik.
Avşaya gidenler bilir gece hayatı hareketlidir ilk üç gün sabah erken kalkıp denize girip kahvaltı yaptıktan sonra öğlenleri uyuyup akşamüstü tekrar denize giriyor ve sonra gece geç vakitlere kadar eğleniyorduk.Dördüncü gün pansiyonda bitişiğimizdeki daireye bir adam yerleşti.Akşamüstü yemek yerken balkonlarımız bitişik olduğundan alçak bir duvar haricinde aynı balkonda gibiydik ve onunla tanıştık.Kırk yaşlarında uzun boylu hafif kır saçları sakin duruşu ve yerinde konuşmalarıyla yakışıklıdan ziyade karizmatik bir kişiliği olan bu adamın adı Nihattı ve boşanmış dul bir erkekti.Yemek esnasında balkondan balkona yaptığımız sohbetle Nilayda bende onu gayet kibar ve güven verici bulmuştuk ve yemeklerimiz bitip hava karardığında eğlenmek için dışarı çıkmaya onuda davet ettik böylece üçümüz birlikte bir bara gittik.
İlerleyen saatlerde içilen içkilerinde etkisi ile samimiyetimiz artmıştı.Nihat arada beni arada Nilayı dansa kaldırıyordu.Nihatın konuşmaları ve hareketleriyle insanı etkileyen bir duruşu vardı ve etkilenmiştim ama benden çok etkilenenin Nilay olduğu belliydi ikisi dans ederken yakaladıkları samimiyette bunun göstergesiydi. Gece içki dans kahkaha şeklinde devam etti ve sabaha karşı pansiyona dönüp yattık.
Ertesi gün hep birlikte denize gittik ve akşam yine üçümüz eğlenmek için dışarı çıktık.İlerleyen saatlerde biraz başım ağrıdığından pek keyfim yoktu ortamı bozmamak için ben erken kalkıp pansiyona döndüm ve yattım.Gürültüyle uyanınca döndüklerini anladım ama Nilay beni kontrol etmek için odaya girdiğinde uykumun dağılmaması için uyuyormuş numarası yaptım uyuduğumu sanan Gülsümde kapıyı çekip balkona diğerlerinin yanına döndü.Benim yatağım balkona bakan pencerenin yanında olduğu ve camda aralık olduğu için alçak sesle konuşmalarına rağmen uykum kaçtı.
Yattığım yerden sohbetlerini dinleyip kalkıp kalkmamaya karar vermeye çalışırken fısıldaşarak konuşan Nilayla Nihatın sesleri kesilince merak edip yatakta doğrulup perdeyi aralayarak balkona bakınca şaşırdım kaldım bizim sessiz sakin Nilay Nihatın kucağına oturmuş öpüşüyorlardı.Yatağa uzandım ama içimdeki şeytanı yenemeyip doğruldum ve perdenin kenarından onları izlemeye başladım.Bana bir metre mesafede Nihat kucağındaki Nilayın tişörtünü çıkarmış onun küçük memelerini ve boynunu öperken bende onları sokak lambalarının loş ışığı sayesinde erotik bir film izler gibi izliyordum.Nilay birden ayağa kalkıp sandalyede oturan Nihatın önünde diz çöktü ve şortunu çözüp onun aletini dışarı çıkarıp yalamaya başladı. Bizim sakin kızımız Nilay çılgın gibi aletini yalarken Nihat onun saçlarını ve sırtını okşuyordu.
Daha sonra ayağa kalktılar çırılçıplak olan Nihat Nilayın şortunu çıkarıp sadece kiloduyla kalan Nilayın yüzünü masaya çevirip ellerini masaya yaslayıp önünde hafifçe domalmasını sağladıktan sonra arkasında diz çöküp kalçalarını ve uzun bacaklarını öpüp yalayarak kilodunu çıkardı.Tekrar kalçalarını öpüp emdikten sonra dudaklarını kadınlığına gömüp yalamaya başladığında Nilayın çıkardığı sesler aldığı zevkin kanıtıydı.Nihat sandalyeye oturunca Nilayda onun kucağına oturup aletini içine alarak kucağında inip kalkmaya başladı.Nihat Nilayın memelerini emip dudaklarını öperek elleriylede onun kalçalarını kavramış kucağında inip kalkmasına yardım ederken bende elimin apışarama gittiğini ve kadınlığımı okşadığımın farkına vardım.
Bekarkende arada masturbasyon yapardım ama bu uzun yıllar öncesinde kalmıştı ve şimdi ben gördüklerimin etkisiyle farkında olmadan kadınlığımı parmaklayıp kendime zevk veriyordum.Orgazma ulaşan Nilay kesik seslerle kasıldı ve Nihata sıkıca sarılıp bir süre öylece durdu ama Nihat henüz boşalmamıştı onu kucağından ayağa kaldırıp tekrar masanın üzerine eğerek arkasından içine girdi ve hızlı hızlı gidip gelmeye başladı.Nihat öyle hızlı gidip geliyorduki Nilayın üstüne eğilip elleriyle kavradığı masa gıcırdıyor ve Nihatın kalçalarına her vuruşunda çıkardığı sesler gecenin sessizliğine yayılıyordu.Bir süre daha gidip gelen Nihat aletini çıkarıp Nilayın sırtına boşalmaya başladığında bende onunla aynı anda orgazma ulaşmıştım yatağıma uzandım ve dinlenmeye başladım.
Dinlenirken düşünüyordum öncelikle daha önce belirttiğim gibi hanım bir kız görüntüsü veren Nilayın iki gün önce tanıştığı bir adamla biriyle olması beni şaşırtmıştı ama daha önemlisi onları izlerken bende Nihatı arzulamıştım.Kocam benim ilk ve tek erkeğimdi bekarken yaşadığım birkaç flört olmuştu ama onlarda öpüşmenin dışına çıkmamıştı ve ilk kez bir erkeği arzulamıştım.Sesleri kesilince camdan baktığımda balkonda olmadıklarını gördüm kapı açılmadığına göre balkondan yan balkona geçip Nihatın odasına geçmiş olabileceklerini düşündüm ve daha sonra uyumuşum.
Ertesi gün hergünün aksine öğlen vakti uyandığımda Nilayın yatağında uyuduğunu gördüm ben kahvaltı hazırlarken oda uyanıp yanıma geldi.Olanlardan haberim yokmuş gib davranıp gece nasıl geçti diye sorduğumda geç vakte kadar eğlendik geldiğimizde sen uyuyordun deyip başka birşey anlatmadı bende üstelemedim.Nihatıda kahvaltıya çağıralımmı dediğimde renk vermedi olur dedi ve üçümüz birlikte kahvaltı yaptık.Nihat adaya arabayla gelmişti ve daha öncesinden adayı iyi biliyordu bize bu gün denize adanın arka tarafında sakin bir koy var oraya gidelim akşamda orada mangal yaparız deyince kabul ettik ve alışveriş yapıp bahsettiği yere gittik.Gittiğimiz yer hakikaten çok sakin bir yerdi iki üç aile dışında kimse yoktu denize girip güneşlendik Nihat ile Nilayın özellikle denizdeki samimi hareketleri dikatten kaçmıyordu.Akşam saat yedi civarında diğer aileler gitti ve bizden başka kimse kalmadı hava kararmasına yakın iyice acıktık yemeğimizi hazırlayalım diyen Nihat herşeye hazırlıklı gelmişti arabanın arkasında mangalı piknik malzemeleri küçük bir araç buzdolabı portatif küçük bir masa büyük bir kilim bile vardı.
Mangalı yakıp küçük masada yemeğe başladığımızda hava kararmıştı Nihat rakı almıştı içki olarak rakıyı pek sevmememe rağmen ortamı bozmamak için içiyordum. Yemek bitince rakı ve birkaç meze dışında herşeyi toparladık bu esnada dolunay çıkmıştı nefis bir manzara vardı.Nihat büyük kilimi kumsala serdi içkilerimizi alıp yanyana kilimin üzerine uzanıp sessizliğin manzarının sohbetin tadını çıkarıyorduk.
Bu esnada rakı kadehlerini arka arkaya deviriyorduk benim içki limitim üç dört bardak şarap yada üç şişe bira iken ortamın etkisiyle dördüncü kadeh rakıya geçmiştim ve artık kafayı bulmaya başlamıştım tabi diğerlerininde benden farkı yoktu üçümüzde hafiften sarhoştuk birşeyler anlatıp kahkahalarla gülüyor açıkçası iyi eğleniyorduk.
Nihat bize denize girmeyi teklif etti zaten ateş basmıştı kabul edince denize girdik saat gece yarısına yaklaşmasına rağmen su harikaydı.Suda oynaşırken Nihat Nilayla sarılıp öpüşmeye başladı daha sonra ben yokmuşçasına sarılıp birbirlerini okşamaya başladılar.Ben sudan çıkıp onları yalnız bıraktım kumsaldaki kilime uzanıp onların siluetlerini izlerken içim yine ateşlenmeye başlamıştıki sudan çıkıp yanıma geldiler ve Nihat kaçmak yok hepberaber çırılçıplak denize giriyoruz dedi ben delirdinizmi falan derken Nilay bikinisini çıkarmıştı bile Nihatta şortunu çıkardığında ilk kez kocamın dışında çıplak bir erkeğin yanında duruyordum kafayı bulmuş olan Nilayda ısrara başladığında sarhoşluğumunda etkisiyle itiraz edemeyip bikinimi çıkardım ve bu kez ben ilk kez kocamdan başka bir erkeğin yanında çırılçıplaktım.
Belimize kadar gelen suyun içinde oynaşırken tekrar öpüşmeye başladılar Nihat birden Nilayı bırakıp beni kendine çekti ve öpmeye başladı.Denizin ateşimi söndürüp beni ayıltması gerekirken aksi etki yapmıştı ona karşılık vermeye başladım az sonra Nihat bir kolunu benim bir kolunu Nilayın boynuna dolamış ikimizlede öpüşüyordu. Kısa süre sonra boynumuzdaki eller kalçalarımıza indi artık Nihat bir beni bir Nilayı öperken bir eliyle onun minik diğer eliyle benim iri kalçalarımı okşuyordu.İkimizin beline sarılan Nihat bizi dışarı çıkarıp kilimin üzerine sırt üstü uzandı bizde onun iki yanına uzanınca ikimizide kendi üzerine doğru çekip bizi okşayarak öpmeye başladı.Artık kocamdan başka ilk kez bir erkekle hemde arkadaşımla beraber sevişirken utanmıyor ama aşırı heyecanlanıyordum.
Nihat dizlerinin üstüne doğrulup benide dizlerimin üstünde yanına getirip kolunu boynuma doladıktan sonra aletini önümüzde yüzüstü yatan Nilayın ağzına verdikten sonra benim memelerimi öpüp emmeye başladı bu sırada bir eliylede kadınlığımı okşuyor hafifçe parmaklıyordu.İlk kez yabancı bir erkek tarafından okşanır memelerim emilirken sarhoşluğun zevkin belki aldatmanın heyecanıyla titriyor dizlerimin üstünde zor duruyordum.Bir süre sonra Nihat sırtüstü uzanıp kafasını bacaklarımın arasına sokup kadınlığımı yalamaya başladı bu sırada Nilayda onun bacaklarının arasına eğilmiş aletini yalamaya devam ediyordu.Kısa sürede boşalacağımı anlayıp ağzının üzerinden kalkmak istediğimde bacaklarıma doladığı kollarıyla buna müsade etmeyip dilini içimde dolaştırmaya devam etti şiddetli bir orgazm yaşarken sesim ıssız koyun kayalıklarında çınlıyordu.
Ben üstünden kalkıp kenara yığılırcasına uzandığımda Nihat Nilayı 69 pozisyonuna getirip aletini yalatıp onun kadınlığını yalamaya başladı.Bir süre sonra Nihal sırt üstü yatan Nihatın üzerine ata biner gibi binip aletini içine aldı ve inip kalkmaya başladı kısa süre sonra ikiside boşalmıştı.Biraz dinlenip gece yarısı olmasına rağmen tekrar denize girdik çıkıncada toparlanıp pansiyona dönüp orada devam etmeye karar verdik.Yola çıktıktan sonra Nihat bir sürü bira aldı pansiyona gidene kadar birer tanesini içmiştik bile pansiyona geldiğimizde sırayla duş alırkende balkonda bira içmeye devam ediyorduk artık özellikle ben ve Nilay tam anlamıyla kafayı bulmuştuk.
Nihat eğer iki bayanla birlikte olacaksam takviye lazım diyerek bir hap içti sonrada bizi elimizden tutup odaya götürdü ve iki yatağı yere yanyana indirip odanın ortasında kocaman bir yatak olmasını sağladı.Üçümüzde bir çırpıda soyunup çırılçıplak kaldıktan sonra Nilayla ben yanyana yatağa uzandık Nihatta üzerimize gelip ikimizin memelerini okşayarak bir onunla bir benimle öpüşmeye başladı.Nihat her ikimizin memelerini uzun uzun öpüp yaladıktan sonra aşağıya bacak aramıza indi ve Nilayın kadınlığını yalarken benim kadınlığımı okşamaya başladı.Kadınlığında içinde dolaşan dilin verdiği zevkle kıvranan Nilay birden dudaklarıma yapışıp beni öpmeye başladı önce ilk kez bir kadınla öpüşmenin şaşkınlığıyla ne yapacağımı bilemedim ama o gece alkol ve aldığım zevk beni bambaşka biri yapmıştı sanki Nilaya karşılık vermeye başladım artık ikimizin dili birbirimizin ağzında deli gibi öpüşüyorduk.
Nihat yalamayı bırakıp beni dizlerimin üstünde sırtüstü yatan Nilayın ağzına oturttu kendiside dizlerinin üstünde yanımda durarak saçlarımdan tutup beni uzunca öptü ve kafamı eğerek aletini ağzıma verdi.İlk kez bir kadının dili kadınlığımın içinde dolaşıp beni çıldırtırken yine kocamdan sonra ilk kez yabancı bir penisi ağzıma almış deli gibi yalıyordum ve doğrusu bu penis kocamınkine göre çok büyüktü.Nilay dilini kadınlığımın içinde dolaştırken ben Nihatın iri penisini yalıyor Nihat ise bir eliyle benim saçlarımı kavramış başımı eğip kaldırırken diğer eliyle Nilayın kadınlığını parmaklıyordu yani üçümüzde birbirimize zevk veriyorduk.Nihatın saçlarımı çekmesi canımı yakmasına rağmen bu bile bana değişik bir zevk veriyordu ne utanma kalmıştı ne arlanma değme pornolara taş çıkartırcasına üçlü sevişiyorduk.
İri penisini içime almak için yanıyordumki Nihat sanki anlamış gibi beni kaldırıp kafam Nilayın bacaklarının arasına gelecek şekilde köpek pozisyonuna getirip arkadan içime girmeye başladı.Bu ilkler gecesinde ilk kez yabancı ve epey iri olan penis içime girdikçe canım yanıyor ama acı bana değişik bir zevk veriyordu.Nihat içime yerleşip bir eliyle kalçalarımı diğer eliyle memelerimi okşayarak içimde gidip gelmeye başlayınca aldığım zevkle dudaklarımı Nilayın kadınlığına yaslayıp yine ilk kez bir kadının vajinasını yalamaya başladım.Oda benim ve dilimle becerdiğim Nilayın sesiyle inlerken kalçalarımı hoyratça sıkıp tokatlayarak sertçe girip çıkan Nihatın hissettirdiği acının aldığım zevki artırdığının hayretle farkına varıyordum.
Abartmıyorum hayatımda ilk kez öyle şiddetli bir orgazm oldumki beynim zonkluyor kulaklarım uğulduyor adeta uçuyordum.Nihat boşaldığımı anlayıp içimden çıkınca kenardaki sandalyenin üzerine oturdum ve dinlenirken onları izlemeye başladım.Nihat ben kalkar kalkmaz hemen sırtüstü yatan Nilayın bacaklarını omzuna alıp içine girdi ve
onu altında ayakları başının yanına gelecek şekilde adeta ikiye katlayıp dudaklarından öperek becermeye başladı.Nihat Nilayı kaldırıp sandalyede oturan benim önüme getirip
ellerini benim omzuma koyarak önünde eğilmesini sağladıktan sonra tekrar arkadan onun içine girdi ve gidip gelmeye başladı.Elleriyle omuzumdan tutan Nilayla dillerimiz birbirimizin ağzında öpüşürken ellerimlede onun küçük memelerini okşuyordumki Nilay çığlık atıp kasılarak boşaldı ama Nihat henüz boşalmamıştı Nilayı kenara çekip önüme gelip iri penisini ağzıma uzattı.Aşırı ısrarları üzerine iğrenerekte olsa kocamı iki üç kez ağzımla boşaltmıştım ama şimdi bana inanılmaz zevkler yaşatan bu penisi boşaltmak için hiç naz yapmadım ve zevkle yalamaya başladım.Kısa süre sonra iyice irileşip damarları şişen penis önce ağzıma sonra yüzüme fışkırmaya başladı ve ter içinde kalan Nihatta yatağa serildi.
Ben banyoya gidip hemen bir duş alıp geri döndüğümde onlar yer yatağının üzerinde bira içiyorlardı önce Nilay sonrada Nihat duş almaya itti.Nihat çırılçıplak geri dönerken iri penisi hala dimdikti aç kurt gibi ona baktığımızı farkedince ilacın etkisi olduğunu söyledi ve ekledi ufaklık emrinizde ama ben bittim isterseniz ben biraz dinlenirken siz birbirinizle takılın.Bu sözleri duyan Nilay sanki emir almışçasına üzerime uzanıp beni öpmeye başladı uzun uzun karşılıklı olarak memelerimizi boynumuzu kalçalarımızı öptükten sonra 69 olup birbirimizin kadınlığını dilimizle yalamaya başladık. Dillerimiz birbirimizin vajinalarının içinde tansiyonumuzu artırırken Nihatın dizlerinin üstünde yanımızda durduğunu farkettik anlaşılan erkeğimiz dinlenmiş ve dönmüştü.
İkimiz doğrulup dizlerinin üstünde duran Nihatın önünde dört ayak üstünde durup onun penisine saldırdık ve bazen ben bazen Nilay bazende ikimiz birden ağzımıza alıp yalayarak oyuncağımızı tekrar bize zevk verir hale getirdik.Bir süre sonra Nihat Nilayı ayağa kaldırıp kucağına aldı dudaklarını öperek sırtını duvara dayayıp içine girdiğinde Nilayda bacaklarını beline dolayarak ona yardımcı oldu.Nihat Nilayı duvarla arasına sıkıştırmış dudaklarını öperek içinde gidip gelirken bende onun arkasına sarılmış sırtını ve boynunu öpüyordum.Nihat Nilayın içinden çıkıp sırtı duvara dayalı şekilde ayakta bıraktı ve beni Nilayın önüne getirip hafifçe eğilmemi sağladıktan sonra arkamda yerini alıp penisini içime yerleştirdi.Nihat içimde gidip gelirken üstümden doğru Nilayla öpüşüyor bende bir elimle Nilayın kadınlığını okşayıp parmaklıyor ayrıca kafamın hizasındaki memelerini emiyor zevkten bulutlara yükselmiş uçuyordum.
Nihat içimden çıkıp Nilayı sırtüstü yere yatırarak bacaklarının arasına girip içine yerleşince bende dizlerimin üstünde Nilayın kafasının üstüne geldim şimdi Nilay alttan benim kadınlığımı yalarken Nihat benimle öpüşerek onun içinde gidip geliyordu.Bir süre sonra Nihat Nilayın içinden çıkıp benim kafamı eğince Nilay altta ben üstte 69 olup birbirimizi yalamaya başlamıştık.Bizim dillerimiz birbirimizin vajinalarında dolaşırken Nihatın önce kalçalarımı öpüp emdiğini sonrada dilinin minik arka deliğimin üzerinde dolaşmaya başladığını hissettim.Kocama dahi elletmediğim minik arka deliğimdeki dilinin yerini parmağı alıp hafifçe girmeye başladığında itiraz etmiyor aksine zevk alıyordum.
Biz 69 halinde birbirimizi yalamaya devam ederken Nihat komodinin üzerindeki krem kutusunu alıp tekrar geldi ve Nilayı sandalyeye oturtup benimde kafamı onun kucağına koyacak şekilde köpek pozisyonuna getirip arkama geçti vajinama zorla aldığım o iri penisin arkama nasıl gireceğini düşünüyordum ama bir süre önce vajinama ilk girdiğinde duyduğum acının aldığım zevki artırdığnı gördüğümden itiraz etmedim.Nihat önce kremlediği parmağını arka deliğime sokup çıkarmaya başladığında bu acı değil garip bir zevk veriyordu.Daha sonra penisiyle zorlamaya başladığında canım inanılmaz yanıyor acıdan kafamı önümdeki Nilayın kucağına bastırıyor ama aşırı alkolün yada aşırı zevkin etkisiylemi bilinmez iyice girebilmesini sabırsızlıkla bekliyordum.
Nihat uzun bir uğraşıdan sonra iyice yerleşip eliyle vajinamı okşayıp parmaklayarak arka deliğimde gidip gelirken belki inanmayacaksınız zevk ve acını etkisiyle gözümden yaşlar süzülüyordu.Artık iyice alışıp Nihat hızlıca girip çıkmaya başladığında acı azalmıştı ve ben gözlerimden yaşlar akarak ağlayarak orgazm oluyordum kısa sünra Nihat arka deliğime boşaldı ve üçümüzde pestil gibi yatağa serildik.
Tatilin kalan üç geceside seviştik ama hiçbiri o ilk gece kadar zevkli olmadı ayrıca çok acıyan arka deliğimide elletmedim.Geri dönerken vapurda içimi bir pişmanlık doldurmuştu belkide bunu hafifletmek için Nilayla konuşup kocamla yatağımızı paylaşmasını istedim kabul edincede bir plan yaptım.Eğer plan umduğum gibi giderse yakında Nilay ve kocamla üçlü sevişeceğiz bunuda size anlatacağım..

Admin İletişim

Posted: Ekim 8, 2013 in Aldatan Kadınların Hikayeleri
Etiketler:

Görüş ve önerileriniz için altanbey34@hotmail.com ekleyebilirsiniz 

ayrıca bayanlar mesaj atabılırler de ama sadece bayanlar mesaj atsın :) 

0537 600 74 54 

Kocam telefon ettiğinde banyoda duştaydım. Telefonun çalan zilini duyar duymaz duşun altından çıkıp, havluyu ıslak
vücuduma sarıp acele koştum. Telefon alıcısını kulağıma aldığımda havluyla kurulanmaya çalışıyordum bir yandan da.
Kocam, “Hayatım, Ankara’dan arıyorum!” dedi direkt olarak. Şaşırdım, “Ankara mı? Nasıl yani? Nerden çıktışimdi
bu? Daha önce bahsetmemiştin…” dedim. “Acil iş çıktı, şirketin bir sorunu vardı, koşuşturmaktan seni arayamadım
bile, kusura bakma ne olur… Uçaktan yeni indik, hemen seni aradım!” dedi. Arka planda hava alanının bildik
gürültüsü, anons sesleri yankılanıyordu.
Biz demesi dikkatimi çekti, “İndik derken? Kim var yanında? Şırfıntı sekreterinle mi gittin oraya yoksa?” dedim.
“Aşkım, yine gereksiz kıskançlıklara başlama… Sana sonra anlatırım uzun uzun… Ben kapatıyorum. Semra’yı
arayayım, bu gece sana gelsin, yalnız kalma!” dedi. Elimde ötüp duran telefona bakakaldım. Kan beynime hücum
ediyordu. Kocam yanında o şırfıntı, seksisekreteriyle beraber Ankara’daydı ve benim elimden bir şey gelmiyordu.
Holdeki boy aynasına ilişti gözüm. Uzun sarı saçlarım ıslak tenime yapışmış, su damlacıkları vücudumda yol bularak
aşağılara doğru iniyordu. İri göğüslerim, incecik belim, kalçalarım, uzun bacaklarım… Bir haftalık rahatsızlıktan sonra
bu akşam seks perhizini bozmanın, kocamla sevişme planlarımın heyecanıyla temizleyip pırıl pırıl yaptığım amım…
Aklım kocama gitti yine. Bir hafta o minik sikini bana sokamadı diye, yine o aptalsarışınla yatağa mı girdi yoksa bu
adam? Gözümün önüne otel lobisinde oturan kocamla sekreteri geldi. Odaya beraber çıkmaları. Asansör. Ayrı oda
mı tuttular? Geceyi aynı odada mı geçirecekler? Oda servisine şampanya siparişi verir mi? Bayılır böyle jestlere
zampara herif! Para bok gibi tabi! 12 santimlik sikinin açığını böyle şeylerle kapatmayısever.
Öfkeyle telefonu koltuğun üzerine fırlattım. Ne yapacaktım ben bu herifle? Ayrılmayı istedim, yapamadım. Bana
sağladığı lüks, güzel yaşamı bırakamadım bir türlü. Ne yapabilirdim? İlk beni aldattığını öğrendiğimde öyle tartıştık ki.
Boşanmak istediğimde, beni şirketin avukatlarısayesinde dımdızlak ortada bırakmakla tehdit etti. Eski, parasız, zibidi
günlerime geri mi dönecektim? Mecburen kalmak, herşeyi bile bile yutmak zorunda kaldım.
Artık karısı olmak bir görev, bir iş gibi geliyordu bana. Altına yatıyor, küçük sikiyle işini görmesini bekliyordum
bacaklarım açık. Hırıltılarla boşalıp yana devrildiğinde, bana bakmasına aldırmadan klitorisimi okşaya okşaya
kendimi tatmin ediyordum. Kocamın yanında, aşk yatağımızda ben kıvrıla kıvrıla orgazm olurken, o da utanmadan,
sikini okşayarak beni izliyordu genelde.
Ben bunları düşünürken kapının zili çaldı. Havluyu göğsüme sarıp kapıya gittim. Semra gelmişti. Kocamın kız kardeşi,
görümcem. 22 yaşındaydı. O da abisi gibi zamparanın tekiydi. Küçük yaşına rağmen kırmadığı fındık kalmamıştı
orospunun. Kısacık boyuyla, seksi giyimi, kıvrımlı vücuduyla yanında hep başka başka erkeklerle görürdüm. Bir
tanıştırdığı oğlanı, bir daha göremezdim. Aslında severdim görümcemi. Dert ortağımdı. Abisinin yaptıklarını yana
yakıla anlatırdım, o da bana sevgililerinden yediği kazıkları anlatır, dertleşirdik.
İçeri aldım, o otururken ben de giyindim. Beraber çıktık, akşama kadar alışveriş yaptık, kafelerde oturduk, gezdik.
Akşam yemeğimizi, dışarıda güzel bir restoranda yedikten sonra eve geldik. Soyunup dökündük, geceliklerimizi giyip
benim yatak odasında, yatağın üzerinde oturup sohbet etmeye başladık. Yemekte aldığımız birer kadeh şarap
kesmemişti, yenisini açtım, ellerimizde kadehlerimizle yatağa serilmiştik.
Son sevgilisini anlatıyordu yana yakıla. Benim aklım kocamın yediği haltlarda, yarım kulakla dinliyordum onu. Bir şey
yüzünden kavga mı etmişler, küsmüşler mi, ağlaya ağlaya anlatıp duruyor, kadehleri arka arkaya deviriyordu
üzüntüsünden. “Ne isterse verdim. Ne isterse yaptım. Beyimizin canı sevişmek istedi, gece demedim yanına gittim.
Paraya sıkışmış, çıkarıp verdim. Ama ufacık bir şey için beni kırıyor, üzüyor, kavga ediyor Aylin! Ben ne yapayım bu
adamla?” diye dert yanıyordu. Bu arada dördüncü kadehi doldurdu.
“Ayrıl sen de!” diye akıl verdim, “Sırtında yumurta küfesi yok ya? Bırak gitsin. Başkasını bulursun. Bu kadar
üzülmene gerek yok ki!” dedim. “Ahhh, ahh! Ayrılamam ki yenge!” dedi. “Neden kızım, siktiri çek gitsin, bu kadar
basit!” dedim. “Öyle deme, onsuz yapamam ben!” dedi. “Neden? Ne özelliği var bu zibidinin?” dedim. “Ah yenge,
sorma! Anlattırma bana nelerinin olduğunu!” dedi. “Anlatsana kız, merak ettirdin beni şimdi!” dedim. “Yaaa, yatakta
müthiş bu herif Aylin! Öyle bir sevişiyor ki, öyle bir doyuruyor ki! Bu kadar sevgili değiştirdim, bunun gibisini
görmedim. Sırım gibi! Hele aletini görme! Nah bu kadar!” dedi, dirseğini kıvırmış, boylu boyunca gösteriyor,
kalınlığını anlatırken bileğini işaret ediyordu.
Bir anda ilgimi çekmişti konu. Gözümde canlandırmaya çalıştım. Pornolardaki Zenciler geldi gözümün önüne. Beyaz
sarışınların amına, ağzına girip çıkan, almakta zorluk çektikleri kocaman, kara yarakları. Yutkundum, “Offf! Hadi
yaa? Gerçekten mi?” diyebildim. “Sana yemin ederim. Akşam başlıyor, nerdeyse sabaha kadar bırakmıyor coştuğu
zaman. Canımı çıkarıyor. Üç gün kendime gelemiyorum. Turşu gibi dolaşıyorum ortalıklarda. Ne önüm kalıyor, ne
arkam. Darmadağın ediyor!” dedi. “Tamam tamam, anlatma! Vazgeçtim! Zaten dertli olduğumu, yaralı olduğumu
biliyorsun, bir de bunları anlatıyorsun ballandıra ballandıra!” dedim.
“Ya, kusura bakma Aylincim. Senin yanında anlatıyorum bunları, ama çok dertliyim yaa! Kendi derdimden senin
derdini unutmuşum. Abimin seni aç bıraktığını, doyuramadığını… Ne oldu, sana aldığım hediye iş görmüyor mu?”
dedi. Bana aldığı Vibratörden bahsediyordu. Yine böyle içki alıp dertleştiğimiz bir akşam ona her şeyi anlatmıştım.
Abisinin sikinin küçüklüğünü, doyuramadığını, çok seyrek seks yaptığımızı, onun da 5 dakikada bittiğini. Kızcağız
üzülmüş, ertesi günü elinde bir paketle çıkıp gelmişti. Paketi merakla açtığımda içinden 25 santimlik, damarlı,
kocaman bir titreşimli vibratör çıkmıştı. Kızarıp iade etmek isteyince de, paketi bırakıp gitmişti. O günden beri o
vibratörle idare etmeye çalışıyordum.
“Vibratör iş görüyor, merak etme!” dedim gülümseyerek. Yalnız gecelerimde içimde titreşen koca aletin verdiği zevk
geldi aklıma, uzandığım yerde gerindim. O kasıklarımdaki karıncalanma hissini duydum yine. Semra da başını eline
dayamış, yattığı yerde beni izliyordu. O da gülerek, “Evet, görüyorum, seni iyi doyuruyor galiba?” dedi hınzırca. “Ama
canlısının yerini tutmaz ki kızım! Sadece içime girip çıkıyor. Hani içime girerken beni ezecek erkek? Hani beri sarıp
okşayacak kollar? Dilleyecek diller?” dedim sıkıntıyla.
“Doğru söylüyorsun. Gerçek erkeğin yerini tutar mı hiç? Hele benimkinin! Ahmet’im burada olsaydışimdi… Sarsaydı,
altında ezseydi beni… Amıma gömseydi o aletini…” dedi. Dudaklarını büzmüş, yine sevgilisi aklına gelmiş, gözünden
pıtır pıtır yaş dökülmeye başlamıştı. Alkolün de verdiği etkiyle ağlıyordu baya. Dayanamadım, uzanıp sarıldım, teselli
etmeye çalıştm. Başını kucağıma koydu, hem ağlıyor, hem bacaklarımı okşuyordu. Eline vurdum, “Yapma canım!
Lezbiyenlik huyum yok biliyorsun!” dedim. Gözünün yaşıyla güldü, “Ah, bilsen neler kaçırıyorsun Aylin bu güzel
vücudunla!” dedi. “Deli kız, bırak şimdi bunu. Daldan dala atlıyorsun. Gel şu Ahmet’i arayalım, çağır buraya,
konuşalım, aranızdakisorunu çözelim, ne dersin?” dedim.
“Gelmez ki! Telefonuma cevap bile vermiyor. Konuşmuyor benimle!” dedi. “Dur sen, ben arayayım. Numaramı
bilmiyor, açmamazlık yapmaz!” dedim. “Arama şunu! Götü kalkacak! Bir sürü hakaret etti bana! Tamam, benisiksin
diye ölüyorum ama, arayamam!” dedi. “Ver şu telefon numarasını, karışma gerisine!” dedim. Aradım. Tok bir erkek
sesi. Kim olduğumu, neden aradığımı anlattım, gelirse diye evimin adresini verdim ve tarif ettim. Gelmeyeceğini, ısrar
etmememi söyledi. Kapattı. Bizimki yine zırlamaya başladı, “Söylemiştim sana! İstemiyor beni artık!” diye. Bir şey
diyemedim. Birer kadeh daha doldurdum. Yavaş yavaş içtik konuşmadan.
Artık gözlerim kapanmaya başlamıştı ki, kapının zili çaldı. Saate baktım, 24:00’ü geçmiş, bu saatte kim olabilir ki diye
düşündüm. Biraz korku, biraz çekingenlikle kapıya gittim. Gözetleme deliğinden baktığımda, kapıda bir adamın
durduğunu gördüm. Semra’nın anlattığı kadarıyla bu olsa olsa Ahmet olabilirdi, yanisevgilisi. Heyecanla kapıyı açtım.
Telefondaki gibi tok, erkek sesiyle, “Merhaba!” dedi. “Merhaba?” dedim. “Ahmet ben, az önce konuştuk. Semra’yla
ilgili. Gelmeyeceğimi söylemiştim ama, dayanamadım, çıkıp geldim!” dedi. Elimi uzattım, tokalaştık. “Memnun oldum.
Ben de Aylin!” dedim. “Biliyorum, Semra çok bahsetti sizden!” dedi. “Gelsene içeriye Ahmet, kapıda durma öyle!”
dedim.
Esmer, koyu tenli adamın mavi mavi boncuk gözleri, her an üzerime atlayacakmışcasına benim üstümde, içeriye girdi.
Tuhafıma gitti bakışları. Neye bakıyor bu adam böyle derken, gözüm aynaya ilişti. Hay aksi! Gecelikle açmıştım
kapıyı. Altımda bir külot vardı sadece. Meme uçlarımın siyahlığı, tanga külodum, mini gecelik eteğinin açıkta bıraktığı
bacaklarım. Hepsi meydandaydı. İçeriye seslendim, “Semra, gelsene buraya!” diye. Çıktı geldi. O da benimle aynı
durumda, geceliğiyle çıkıp gelivermişti öylesine. Ahmet’i görünce gözleri açıldı şaşkınlıktan. Soğuk bir tavırla, “Hoş
geldin Ahmet!” dedi.
Ben hemen yatak odasına koşup üzerime bir sabahlık geçirdim, geldim. Salona girdiğimde onlar halen karşılıklı
bakışıyorlardı. Bakışlarıyla anlaştılar herhalde, Semra bir adım atıp sımsıkı sarıldı oğlana. O da karşılık verdi. Ayakta
birbirlerine sarıldılar, kaldılar. Semra’nın minyon yapısının yanında adam dev gibi görünüyordu. Aralarında nerden
baksan 50 santim boy farkı vardı. Semra parmak uçlarında yükselerek uzandı, dudakları birleşti. Ahmet de beline
sarılarak kendine yapıştırdı kızı, ayakta emişmeye başladılar.
Beni unutmuşlar, kendilerinden geçmişlerdi. Görüşmeyeli epey zaman olmuştu sanırım. Semra’nın göğüsleri adamın
göğsünde eziliyor, adamın kocaman elleri belinde, kalçasında dolaşıyordu. Neden sonra ayrıldılar. Ben gülerek,
“Madem bu kadar özlediniz, neden ayrı durdunuz bunca zaman?” dedim. Birbirlerine baktılar, elleri ayrılmamıştı.
“Hadi oturun, size bir şeyler getireyim, konuşalım. Ne alırsın Ahmet?” dedim. “Siz bilirsiniz, ne varsa, fark etmez!”
deyince büfede duran eski Viskiyi alıp birer kadeh doldurdum. Geniş koltuğa yan yana oturan sevgililere uzattım.
Karşılarındaki tekli koltuğa geçip oturdum ben de. Onlar hem viskilerini yudumladılar, hem konuştular. Dakikalarca.
Ahmet konuşup tartışmanın hararetiyle Viskiyi çabuk çabuk içiyordu. İki, üç, dördüncü kadehi doldurduğumda, o da
bizimle aynı ayara gelmişti. Semra yatakta içtiğimiz şarabın üzerine ikinci Viski kadehini yuvarlamış, sevgilisinin
yanında mutluluktan yanakları, gözleri parlıyor, dili şakıyordu. Ahmet’in kolunun altına girmiş, kene gibi yapışmıştı
çocuğa.
Arada ben de lafa karışıyor, neşelerine ortak oluyordum. Ahmet’i süzüyordum. Sarışın, yakışıklı, uzun boylu, dalyan
gibi dedikleri türden bir şeydi. Sarı saçlarını uzatmış, yanık teniyle kızılderili gibi duruyordu. Kirli sakalı, tek kulağında
parlayan küpesi, üzerindeki kaliteli gömlek, kot pantolonla harika görünüyordu.
Semra bir yandan konuşuyor, bir yandan oğlanın tepesine çıkacak gibi sarılıyor, sarmaşıyor, yanaklarını okşuyor,
öpüyordu. Ahmet biraz sıkılgan, gözü bende, kulağı Semra’da, onun saldırılarına karşı durmaya çalışıyor gibiydi. En
son Semra dudaklarına uzanınca, Ahmet, “Rahat dur kızım! Azmışsın sen iyice! Baksana, Aylin var!” dedi. Semra
umursamadı bile, öpmeyisürdürdü, “Yabancı değil o, halden anlar! Merak etme, seni nasıl özlediğimi, nasıl istediğimi
o da biliyor!” dedi. Ahmet kurtulmaya çalışarak, “İyi de, bu kadar…” dedi. Bu sefer ben söze karıştım. Televizyonun
kumandasını alarak bir film açtım, “Siz bana bakmayın çocuklar, rahatınıza bakın! Yabancı değilim ya, Film izliyorum
ben!” dedim.
Avizenin kumandasını alıp ışığı da kıstım iyice. Avizenin loş ışığı ve televizyondan gelen ışık kalmıştı salonda. Ahmet
ortamın rahatlığını görünce, Semra’nın sarılmalarına karşılık vermeye başlamıştı. Çekingenliği üzerinden atmış,
dudaklarıyla kızın dudaklarını örtmüş, kürek gibi elleri vücudunun her tarafında dolaşıyordu. Parmakları mengene gibi
kızın etini kıstırınca, Semra’dan, “Ayyy!” diye bir inleme duyuluyor, dudak şapırtıları filmden gelen sesleri
bastırıyordu. Kendilerinden geçmiş gibiydiler. Şarap ve Viski aşırı rahatlatmıştı sevgilileri. Kendi dünyalarına
dalmışlar, beni unutmuşlardı bile.
Ahmet’in koca ellerinin Semra’nın geceliğinin üstünden memelerini avuçladığını, nefes almak için dudaklarını
araladıklarında birbirinin içine girip çıkan, okşayan dillerini gördüm loş ışıkta. Semra memeleri avuçlanınca yine inledi.
Hamur gibi yoğuruluyordu diri memeleri. İnlememek mümkün mü o avuçların içinde. Sonra o eller aşağıya indi.
Geceliğin eteğinin altından külodunu avuçladı…
Ne yapacağımışaşırmıştım. Televizyona bakıyordum, ama hiçbir şey görmüyordum. Bütün duyargalarımla yan tarafta
sevişenlere kilitlenmiştim. Yan gözle görebildiğim vücutların sarmaşmaları, kıpırdanışları, kısık inlemeler. İçimde,
kasıklarımda ateşler yanmaya başladı. Amımdan sular geliyordu. Çaktırmamaya çalışarak elimi apış arama götürdüm.
Amımın dudakları yanıyor, kaşınıyor, ıslanıyordu. Elimi, parmaklarımı bastırdım üstüne, sus der gibi. Ama ne
mümkün. Parmaklarım kasıldı, am dudaklarımı sıktım parmaklarımın arasında. Korkunç zevk alıyordum. İstekle
yanıyordum. Bacaklarımısımsıkı kasıp bırakıyor, am dudaklarımı, klitorisimi eziyordum…
Artık televizyona bakma numarası bile yapamıyordum. Direkt onlara kilitlenmiştim. Sanki canlı porno izliyordum.
Sadece üzerlerinde giysiler vardı. Ben olmasam içeride, çoktan onları sıyırıp birbirlerine dalmışlardı, eminim. Ben
onlara bakarken, Ahmet’in gözlerinin bende olduğunu fark ettim birden. Bir yandan kucağındaki Semra’nın saçlarını
kavramış, dudaklarını öpüyor, bir yandan beni izliyordu. Ne yapıyordu bu adam? Neden bana bakıyordu ki? Ama
hoşuma gitmişti beni izlemesi. Elimin hareketlerini kesmedim, kendimi okşamaya devam ettim. Şimdi Ahmet’in
bakışları üzerimdeyken onları izlemek daha çok tahrik etmişti beni…
Yavaşça sabahlığımı sıyırdım omuzlarımdan. Geceliğim meydana çıktı. Yakasını parmak uçlarımla araladım. Çıplak
memelerim meydana çıktı. Uçları zevkle dikilmişler, sertleşmişlerdi. Koltukta kaykıldım iyice, uzun bacaklarımı
araladım. Gözümü Ahmet’ten ayırmıyordum. O da benden. Yaptıklarımı izliyordu. Bir elimi meme ucuma götürürken,
diğerini kasıklarıma, bacak arama götürdüm. İçkinin, seks isteğinin verdiği sıcaklık tüm damarlarımda dolaşıyordu.
Amımın şiştiğini, kanla dolduğunu hissediyordum. Kendimi okşadım uzun uzun. Külodumun içine soktuğum
parmaklarım sularımdan ıslanmıştı. Çıkardım, dudaklarıma götürdüm. Ahmet’e göstere göstere yaladım parmaklarımı,
tek tek. Gözleri bana sabitlenmişti. Sanki kucağında yatan Semra’yı değil, benisikmek üzereydi. Eli kızın külodunun
içine dalmıştı. Amını kurcalayıp duruyor, parmaklarınısokuyordu içine…
Semra boğuk bir sesle, “Ohhh!” diye inledi ve “Aşkım yapma! Beni delirtiyorsun!” dedi. Onun da eli Ahmet’in önünü
okşuyor, parmaklarının arasında ovalıyordu. Fermuarını açıp içeriye dalan parmaklar, içerde oynaşıp duruyor,
Ahmet’in inlemesine sebep oluyordu.
Anlaşıldı ki, ben burada oldukça bunlar ilerleyemeyecek, öpüşmekle kalacaklardı. Gözlerim Ahmet’te, yerimden
zorlukla doğruldum. Sabahlığı koltukta bırakmıştım. Onu ilk geldiğinde karşıladığım vaziyette, minişeffaf geceliğimle,
yüksek topuklu ev terlikleriyle ayakta durup onlara baktım. Şehvetten buğulanmış bir sesle, “Çocuklar, siz rahat
edemiyorsunuz. Ben en iyisi gidip yatayım, siz de rahat rahat sevişin!” dedim. Semra başını çevirip baygın baygın
bana baktı. Onun durumu da iyi değildi. “İyi olur valla Aylincim, benim dayanacak halim kalmadı. Ah benim anlayışlı
yengecim!” dedi. “Abine söylemek yok tabi bunu yaptığımı. İyi geceler size. Uyuyabilirseniz tabi…” dedim gülmeye
çalışarak.
Aslında hiç gülecek halim yoktu. Gözüm Ahmet’in bacak arasında fermuarı açık kotunun önünü şişiren
kabarıklıktaydı. Ne vardı bunun içinde? Nasıl bir şey vardı ki, Semracık onun hasretiyle yanıp tutuşuyor,
yokluğundan karalar bağlıyordu? Mutlaka görmeliydim o şeyi. Çıkmak için arkamı dönerken Ahmet’e baktım tekrar.
Gözleriyle bir şey işaret ediyordu sanki. Salondan çıktım. Daha doğrusu çıkar gibi yaptım. Yatak odasının kapısını
sesli bir şekilde kapatıp açtım, içeri girmeden tekrar salonun kapısına çöreklendim…
Tam tahmin ettiğim gibiydi. Semra büyük bir açlıkla koltuğun üzerine yatırdığısevgilisinin üstüne tırmanmış, Koala gibi
sarmalamıştı. Ahmet yattığı yerden kendini ona bırakmıştı. Semra erkeğinin üstünde doğruldu, geceliğini telaşla
çıkarıp fırlattı. İçinde sütyen olmadığından bir anda sadece külotla kalıvermişti. Memeleri 22 yaşının verdiği dirilikle
dimdik karşıyı gösteriyordu. Ellerini Ahmet’in göğsüne dayayıp, külotlu amını kotun önündeki kabarıklığa sürtmeye
başladı. Çılgın gibi sürtünüyordu. Telaşlı hareketlerle kalktı, külodunu da çıkardı. Ayakta çırılçıplak duruyordu. Loş
ışıkta genç bedeni harika görünüyordu. Eğildi, Ahmet’in üstündeki gömleği çıkardı. Pantolonun kemerini açıp titreyen
parmaklarla pantolonu içindeki baksırla beraber sıyırdı yavaş yavaş…
Gözlerimi dört açmış bekliyordum. Fazla beklemedim. Semra’nın yana yakıla anlatıp durduğu haşmetli sik dimdik
ortaya çıkmıştı. Upuzun görünüyordu gözüme. Kocamın ufaklıktan sonra gözüme canavar gibi görünmüştü Ahmet’in
koca siki. Offf… Amım sulanıyordu yine. Parmaklarımı daldırıp manzarayı seyretmeye devam ettim. Semra çırılçıplak
soyduğu erkeğinin üstüne çıktı yine. Havaya dikili duran sikin üstüne çöktü yavaş yavaş. Semra adamın dev gövdesi
ve koca siki üzerinde öyle narin, minicik görünüyordu ki, o koca siki alıp alamayacağını merak ettim bir an. Sonra,
alabiliyor ki, sevişip duruyorlar dedim kendi kendime.
Semra eğildi, sikin kafasını tutup amına dayadı. Yavaş yavaş inmeye başladı. Dudaklarını ısırıyordu. Ahmet aşağıdan
belini tuttu, o da bastırarak yardımcı olmaya çalışıyordu. Yavaş yavaş indirdiği kalçalarısikin dibine vardığında derin
bir, “Ohhhhh!” çekti Semra. Durdu, fısıltıyla, “Yavaş aşkım! Bekle biraz… Alışsın!” dedi. Ahmet’in umursadığı yoktu.
Ellerini başının altında kenetlemiş, sevgilisinin yaptıklarını izliyordu. Semra’nın gözleri kapalı, içindeki sikin
büyüklüğünü hazmetmeye çalışıyor, yavaş yavaş kalçalarını oynatıyordu. Ahmet başını yana çevirdi, sanki benim
orada olduğumu biliyordu…
Kapının arkasından çıkıp kendimi gösterdim ona. Gözlerimiz birleşti. Ben de gözlerimi ayırmadan altımdaki ıslak
külodu indirdim, bacaklarımdan sıyırıp çıkardım. Geceliğimi çıkarsam mı diye düşündüm, vazgeçtim. Eteğini kaldırıp
belime kadar sıvadım. Diğer elimi amıma götürüp avuçladım. Ohhhh… Önümde canlı porno oynuyor, ben de kendimi
tatmin ediyordum…
Semra oturup kalkmaya başladı sikin üstünde. Zorlukla yapıyordu bunu. Ahmet’in koca siki daracık amcığını yara
yara içine giriyor, kayboluyor, sonra tekrar yavaş yavaş meydana çıkıyordu. Bir kaç kere tekrarladıktan sonra
kasılmaya başladı. Anlaşılan çok özlemişti sikilmeyi. Hemen orgazm oluvermişti. Kasılmaları bitene kadar zıpladı
Ahmet’in sikinin üstünde. Amından akan sular girişi rahatlatmıştı herhalde. Daha kolay inip kalkıyordu şimdi. Nefes
nefese kalmıştı. Durdu, kalkıp siki amından çıkardı. Koltuğa serilip kaldı. Ahmet biraz dinlenmesine izin verdi. Sonra
kalkıp, Semra’nın bacaklarını ayırdı, arasına girdi. Semra ses çıkarmadan onu izliyordu. Başına geleceklere itiraz
etme hakkı yoktu sanırım.
Ahmet uzun sikini gövdesinden tutup, sikini Semra’nın ıslak am dudaklarına, klitorisine boylu boyunca sürttü bir
süre… Islanan sikinin başı ışıkta pırıl pırıl parlıyordu. Ohhh… Harika görünüyordu. O klitorisine sert aleti sürttükçe,
Semra inim inim inliyordu. Kaygan sik delirtiyordu onu. Dudaklarını ısırıyordu zevkten. Sonra bir anda tutup önünde
sabırsızlıkla bekleyen istekli amcığın içine batırıverdi aletini. Semra kıvrandı, “Ahhh! Yavaşş aşkım…” dedi acıyla.
“Sus orospu! İstediğin bu değil miydi? İşte veriyorum istediğini sana! Sesini çıkarma, seni evire çevire sikicem bu
gece!” dedi.
Gidip gelmeye başladı hoyratça. Semra artık çekinmeyi bırakmış, içine girip çıkan yarağın verdiği zevk ve acıyla
inliyordu. Yine kasıldı, orgazm oldu. Ahmet içine girip çıktıkça içinden sular fışkırıyordu sanki. Durmuyordu adam.
Boşalmaya niyeti yok gibiydi. Sürekli bacaklarının arasında gidip geliyordu. Semra’nın bir bacağını kaldırdı, boynuna
dayadı. İkiye ayrılan bacakların arasına istediği gibi yerleşip pompalamaya devam etti. Semra’nın inlemekten sesi
kısılmıştı artık…
Ahmet bu kez belinden tutup ayağa kalktı. Semra’nın minyon gövdesi sikinin üstünde asılı gibi duruyordu.
Kalçalarından tutup ayakta hoplatmaya başladı. Semra düşmemek için boynuna sımsıkı sarılmış, içine yarak girip
çıktıkça inliyordu, “Aahhh! Yeter! Yeter artık! Acı bana! Dayanamıyorum!” diye. Ben elim amımda bu inanılmaz
sahneyi izliyordum. Ahmet ayakta görümcemi hoplata hoplata sikiyor, yüzü kapıya dönük vaziyette, gözlerini benden
ayırmıyordu. Ben de ona göstere göstere amımı okşuyor, parmaklarımı içime sokuyordum…
Bu kez döndü, Semra’yı sikinden indirip koltuğun üstüne bıraktı yavaşça. Semra bir, “Ohhh!” çekmişti. Baygın
vaziyetteydi. Ama Ahmet dinlenmesine izin vermedi. Belinden tutup çevirdi, sert hareketlerle kızı dizlerinin üzerinde
domalttı. Islak sikinin başını göt deliğine sürtmeye başladı. Semra çırpınıyordu artık, “Lütfen aşkım, yalvarıyorum,
dayanamam artık, ölmek üzereyim! Yeter!” dye. “Artık istemiyor musun beni tatlım?” diye sordu Ahmet, “Seni
sikmemi istemiyor musun? Az önce amıma geçir diye yalvarıyordun. Şimdi sikme diyorsun!” dedi. Semra da, “İçim
çok acıyor aşkım! Hiç olmazsa ara verelim. Lütfen!” dedi.
Ahmet de, “İstersen içerde Aylin var… Çağıralım mı onu? Sana yardım etsin ister misin? Ne dersin?” dedi. Bunu
söylerken bana bakıyordu yine. Semra, “Gelmez ki! Sana anlattım, abim doyuramıyor onu, senin onda biri kadar
sikse yeter ona! Ama gelmez!” dedi. Ahmet bana baktı, “Ya gelirse? Ya onun da canı isterse?” dedi. Semra, “Keşke!
Ne istersen yap hayatım! Yeter ki biraz dinleneyim ben! Öldürdün beni! Onu da sik! Biraz mutlu olsun yengem de! O
da tadına baksın senin güzelsikinin! Bayram yapsın o da! Ama gelmez!” dedi.
Ahmet gözümün içine baktı. Şehvet vaat eden deli bakışları beni çağırıyordu. Elimi apış aramdan çekip yavaş
adımlarla salona girdim. Hipnotize olmuş gibiydim. Gözlerimi Ahmet’in güzel maviş gözlerinden alamıyordum bir türlü.
Yaklaştım. Semra domalmış vaziyette, arkadan amına giren koca yarakla baş etmeye çalışıyordu. Ahmet’in kalçaları
ileri geri gidiyor, yavaş hareketlerle sikmeye devam ediyordu. Elimi uzatıp onun gergin, kaslı kalçalarına değdirdim.
Ateş gibi yanıyordu. Okşadım. Ahmet bir eliyle geceliğimin eteğini tutup kaldırdı. Çıkarmamı istiyordu sanırım. Ben
de tutup çıkardım geceliği. Şimdi ben de onlar gibi çırılçıplaktım. Arkadan yanaştım, Ahmet’in vücuduna sarıldım.
Ahmet Semra’nın kalçalarıyla benim aramda kalmıştışimdi…
Öne gittikçe Semra’nın amına giriyor, kalçalarına kasıkları çarpıyor, amından çıkarıp geri gelince benim kasıklarıma
çarpıyordu. Ahmet başını çevirip dudaklarını uzattı. Ben de parmak uçlarımda yükselip öptüm dudaklarını. Dilimi
gezdirdim. Uzun uzun öpüştük. Dili dilimi okşuyor, delirtiyordu beni. Uzun sarı saçlarını okşadım öpüşürken. Sonra
öpüşmeyi bıraktı. Semra’ya dönüp belinden kavradı. Kızı sikini hiç çıkarmadan belinden tutup kaldırdı, koltuğa
oturdu, arkasına yaslandı. Semra kucağında, sırtı dönük bir şekilde sikinin üstünde oturuyordu…
İşte o anda gördü beni. Gözleri şaşkınlıkla açıldı. Ben de onlar gibi çırılçıplak, aynı odanın içindeydik. Gülümsedim.
O da bana gülümsedi. Gözlerimizle aramızda anlaşmıştık. Bu güzel siki, sikin sahibini aramızda paylaşacaktık. Onun
yükünü hafifletecektim ben…
Semra’nın Lezbiyen ilişkiler konusunda söyledikleri geldi aklıma. Önlerinde diz çöktüm. Ahmet’in akan zevk sularıyla
parlayan siki bir görünüp bir kayboluyordu gözümün önünde, damarlarını yakından görebiliyordum. Semra bir
yandan inip kalkıyor, bir yandan gözünü benden ayırmadan merakla ne yapacağıma bakıyordu. Elimi uzattım,
durmaksızın hareket halindeki tüysüz amına parmaklarımı değdirdim. Durakladı. Bekliyordu. Kabarmış, parmak gibi
sertleşmiş klitorisini okşadım. Zıpkın yemiş gibi irkildi zevkten, “Ohhh! Çok güzel!” diye inledi…
Devamını bekliyordu şimdi. Bir süre okşadım klitorisini, sonra eğildim, dilimin ucunu tam o sertleşmiş klitorisine
değdirdim. İnlemeler devam ediyordu. İçindeki koca yarağın verdiği zevk, klitorisinden yayılan zevkle birleşiyor,
inlettiriyordu kızı. İlk defa yapıyordum bunu, ilk Lezbiyen ilişkimi yaşamak üzereydim. Bir hemcinsimin amını ellemek,
ona zevk vermek, dilimin ucunda sıvılarının tadını almak içimi bir hoş yapmıştı…
İkisi de hareket etmeyi bırakmıştı. Ahmet kucağında minicik kalan Semra’nın omuzundan bakıyordu yaptıklarıma.
Dilimi boylu boyunca gezdirdim Semra’nın amında. Altta Ahmet’in sikine geldim, uzun sikin yarısı dışarıda kalmıştı.
Dilimle gezintiye devam ettim. Aşağıya indim, yumruk gibi aşağı sarkan taşaklarında gezdirdim dilimin ucunu. Sonra
aynı şekilde, aynı yolu izleyerek yukarıya çıktım. Taşaklarını, damarlı sikini, Semra’nın şişmiş am dudaklarını,
klitorisini yaladım. Hangisini yalasam, ondan bir, “Ohhhh!” inlemesi duyuyordum. Elimi amıma götürdüm, bir yandan
yalıyor, bir yandan kendimi parmaklıyordum. Sonra dudaklarımı Semra’nın klitorisine gömdüm iyice. Emmeye
başladım. Somura somura emiyordum…
Semra feryat etmeye başlamıştı, “Offf! Aylin… Ne yapıyorsun bana! Çok güzel! Yala! Yala!” diye inliyor, Ahmet’in
kucağında, sikinin üstünde kıvranıyordu. Ahmet de bir eliyle saçlarından kavramış, dudaklarını emiyor, diğer eliyle
memesinin birini avuçlamış eziyordu. Her zevk noktasından kuşatılan Semra daha fazla dayanamadı. Yine kasılmaya,
orgazm olmaya başladı. Dakikalarca yılan gibi kıvrandı. Sonunda bitti. Hareketsiz kaldı. Ahmet kaldırıp yan tarafa
yatırdı kızı. Baygın gibi yatıyordu. Parmağını kıpırdatamıyordu. Bitmişti…
Ahmet bitmemişti ama. Kızı defalarca boşaltmasına rağmen kendisi halen boşalmamıştı. Bana dönerek, o sikici erkek
sesiyle, “Ne dersin? Sen de ister misin bunu?” diye sordu. Eliyle Semra’nın amından çıkan ıslak sikini kavramış, bana
gösteriyordu. Yutkunup kaldım, bir şey diyemedim. Gözlerim elindeki harika şeye kilitlenmişti. Öyle güzel
görünüyordu ki. Yumruk gibi başı vardı. Gövdesinin her tarafında damarları kabarmış, altında koca taşaklarla abide
gibiydi. Dizlerimin üstünde donup kalmıştım…
Semra yanımızda bizi izliyordu. Eli amındaydı. Yorgun sesiyle lafa karıştı, “İster tabi aşkım, istemez olur mu? Hele
tadını bir alsın, her zaman ister!” dedi. Ahmet güldü bunu duyunca. Sonra bana, “Dokunmak ister misin? Çekinme!
Elini uzat!” dedi. Dediğini yaptım. Rüyadaymış gibi elimi uzattım. Dokundum. Parmaklarımın ucunda kıvılcım çaktı
sanki. Geri çektim elimi. Sonra yine uzattım. Gülümseyerek beni izliyordu. Bu kez parmaklarımla gövdesini tuttum,
ince narin parmaklarımın arasında bileğim kalınlığında duran aleti hayranlıkla seyrettim…
“Okşasana biraz! İçerden çıktı, kendini öksüz hissediyor zavallı!” dedi. Okşadım. Parmaklarımı o kadifemsi sertliğin
üzerinde gezdirdim. Heyecandan dudaklarımın kuruduğunu hissediyordum. Dilimin ucuyla yaladım dudaklarımı.
Ahmet, “Ohhh! O dilini gösterme bana, deli ediyorsun beni! Güzelliğin, seksiliğin deli ediyor!” diyerek eğildi, hırsla
saçımdan tutarak kendine çekti, dudaklarıma yapıştı. Somurmaya başladı. Dilini ağzımın içine kaydırmış, dudakları
dudaklarımı ezerken, dili de dilimi okşuyordu içeride. Öyle güzel öpüyordu ki, başım dönüyordu. Dakikalarca
öpüştük…
Sonra hırsla dudaklarını kopardı benden. Şaşkın şaşkın bakıyordum. Aynı hırsla başımı tuttu, kucağına eğdi, kendini
geriye attı. Anlamıştım ne istediğini. Burnumun ucunda duruyordu güzel siki. Başını öptüm önce. Dudaklarımı
gezdirdim şapkasının kenarlarında. Elimle tutmuştum, elimin içinde damarlarındaki kanın akışını hissediyordum sanki.
Ahmet, “Güzell! Şimdi de biraz yalar mısın lütfen?” dedi boğuklaşan sesiyle. İkiletmedim. Dilimi çıkarıp gezintime
dilimle devam ettim. Dilim kurudukça yalanıyor, ıslatıp devam ediyordum. “Tükür lütfen, ıslansın!” dedi. Tükürdüm
ben de. Ne bileyim, kocamda böyle şeyler yaşamamıştım ki hiç. Elimle tükürüğümü yaydım sikinin teninde.
Kayganlaşan avucumla okşadım, dilimle yaladım, tekrar ıslattım. Şapkasını, gövdesini, her yerini…
“Şimdi taşaklarımı!” talimatı geldi. Aşağıya indim. Dilimi taşaklarının hassas derisinde değdirdiğimde inledi. Burnuma
ter, sperm kokuları geliyor, bu beni daha da azdırıyor, yaladıkça yalamak istiyordum. Ama izin vermedi. Saçımı tutup
geriye çekti başımı. Islanmış ağzımla yüzüne baktım, bekliyordum. Tekrar doğrulup, oturduğu yerde kendine çekti,
tekrar öptü beni. Islak dudaklarımı öpüyor, yalıyordu. Belimden tutup benimle beraber aşağıya kaydı, sırtüstü yatırdı.
Halının üzerine boylu boyunca uzattı, kendisi de bacaklarımı ikiye ayırıp üzerime abandı…
Bacaklarımın arasında durup bir süre beni seyretti. Heyecan içinde bekliyordum. Fazla bekletmedi. Eğildi. Dudakları
dudaklarıma değdiğinde, sikinin başı da apış arama girmiş, amıma baskı yapmaya başlamıştı. Dayanamadım, sımsıkı
sarıldım boynuna. Kalçalarını indirip sikini bastırdı, giremedi. Bu kez bir elini aramıza sokup, sikini tuttu, hedefine
nişanlayıp bastırmaya çalıştı. Zorlanıyordu. Tüm ıslaklığıma rağmen, koca siki, benim az kullanılmış, narin amıma
girmekte zorluk çekiyordu. İnledim, “Ihhhh! Yavaş! N’olur! Sikin çok büyük, alışkın değilim!” diye. “Merak etme
canım, alıştıra alıştıra yaparım. Fazla zorlamamaya çalışırım!” dedi.
Dediği gibi yaptı. Yavaş yavaş, ileri geri, ileri geri yapa yapa, sikini am sularımda ıslatıp kayganlaştırarak ilerledi,
ilerledi… Sanki amıma bir kol giriyor gibiydi, am dudaklarımın, amımın iç duvarlarının zorlandığını, gerildiğini
hissediyordum. Zevk mi? Evet, ama duyduğum acı daha fazlaydı sanki… Dibime kadar girdi. İçimde yumruk gibi
başın kalınlığını hissediyordum. Biraz bekledi, sonra birden kendini olduğu gibi üzerime bıraktı…
“Ihhhh!” diye inledim. Nefes almaya çalıştım. Yapılı erkek gövdesinin altında eziliyordum. Uzun sikinin henüz dışarıda
kalan son birkaç santimini de dibime kadar gömmüştü bu hareketiyle. Artık amım yırtılacak, balon gibi patlayacak
sanıyordum. Elimi araya sokup göğsüne dayadım, itmeye, kaldırmaya çalıştım. Nefes nefese, “Offf Ahmet, lütfen
kalk! Üstümden kalk! Nefes alamıyorum! Sikin içimi yakıyor, yırtılacak gibiyim!” dedim. “Rahat bırak kendini
güzelim! Şimdi geçecek! Amcığın alışır şimdi, merak etme!” diyerek beni dudaklarımdan, yanaklarımdan öpüyor,
rahatlatmaya çalışıyordu…
Kendini yukarı çekti, üzerimdeki ağırlık, içimden bir ‘Ploff’ sesiyle aniden çıkan sikinin baskısı kaybolunca, gerçekten
biraz rahatlamıştım. İçimi yakan ateş gibi siki içimden çıktığında bir serinlik hissettim. Ürperdim. Sonra o serinlik
yerini tekrar ateşe bıraktı. Başımı kaldırıp baktığımda, Semra’nın başını kasıklarımın üstünde gördüm. Diliyle amımda
geziyor, am dudaklarımı yalıyordu, yavrusunu yalayan dişi bir köpek özeniyle. Ahmet yanımızda yanlamasına
uzanmış, elinde tuttuğu sikinisıvazlayarak ilgiyle Semra’nın bana oral yapışını izliyordu…
Kendimi, salonun loş ışıklı ortamında, küçük pipili kocamın hayli geniş porno arşivinden bir film sahnesinde gibi
görüyordum. Ben, görümcem ve koca yaraklısevgilisi. Sanki Satanist bir grup seks ayinindeymişiz gibi. Ben, bakire
kurban gibi ortalarında yatmışım, Rahibe de amımı okşayıp yalayarak beni Efendimizin kutsal asası ile sikişine
hazırlıyor. Efendimiz, az sonra amıma sokacağı kalın, damarlı, kutsal asası elinde, sabırsızlıkla Rahibenin işini
vermişçesine minik titremelerle kendimden geçiyorum. Parmaklarını, içinden sular akan amıma sokarak, ileri geri
yapıyor. Önce biri. Sonra ikincisi. Sokup çıkarıyor. Aynı anda dili parmaklarının etrafında, amımda Tavaf yapıyor.
Klitorisimi okşayan dil aşağıya iniyor, am dudaklarımı yalıyor, daha aşağıya, arka deliğime kadar okşaya okşaya tüm
kasık bölgemde geziniyor…
İnliyorum, dayanılacak gibi değil, parmaklarımla halının tüylerine asılıyorum, “Ahhh! Çok güzel! Harika!” diye
inliyorum. Korkunç bir zevk dalgası yükseliyor kasıklarımdan tüm vücuduma. Kalçalarımla beraber düz karnım,
göğüslerim dalgalanıyor, kasılıyor, gözlerim kararıyor. Orgazm oluyorum. Dakikalarca. Ama Semra durmuyor,
yalamaya devam ediyor. “Yeter! Yeter artık! Dayanamıyorum! Bırak lütfen!” diyorum. Neden sonra bırakıyor amımı
yalamayı. Başını kaldırıyor kasıp yalamasına engel olmaya çalıştığım bacaklarımın arasından. Etli dudakları, am
sularımla pırıl pırıl, saç baş dağılmış. Gülümsüyor bana. Sonra Ahmet’e dönüyor, “Gel canım, artık hazır! Şimdi
girebilirsin!” diyor.
Ahmet bekletmeden kalkıyor, dizlerinin üstünde, tekrar bacaklarımın arasına giriyor, siki kocaman başıyla dimdik,
amıma kilitlenmiş. Ama Semra, “Dur bir dakka!” dedi, elini uzatıp Ahmet’in sikini kavradı, tutup ağzına soktu aleti.
Bol bol tükürükle karışık emdi, yaladı. Boğazına kadar sokuyor, sonra dışarıya çıkarıp ne durumda olduğuna
bakıyor, sonra tekrar sokuyordu ağzına. Ahmet inleyerek, “Yeter artık orospu! Böyle boşalmak istemiyorum, bırak
şunu!” dedi.
Semra, ağzında iyice ıslattığı siki, az önce içinden sular fışkıran amımın dudakları arasına getirdi. Bana, “Merak etme
canım, kontrol bende! Canının yanmasına izin vermem. Sonuna kadar sokturmam!” dedi. İçimden gülmek geldi, ama
amıma girecek yarrağın heyecanı gülmeme engel oldu. Böyle bir fıkra mı vardı ne? Gerdek gecesi, kızını yarmasın
diye damadının yarrağını eliyle tutan kaynanayla ilgili? Ama Ahmet kalçasını hareket ettirip sikinin başını amıma
sokuverdiğinde, hepsi uçtu gitti aklımdan. Dirseğimin üzerinde doğrulmuş, Ahmet’in koca sikinin içimde batan gemi
gibi kayboluşunu izliyordum, dudaklarımı ısırarak…
Az önceki orgazmımın etkisiyle herhalde, fazla canım yanmıyordu bu kez. Önce yumruk gibi baş kayboldu tamamen.
Sonra damarlı gövde ağır ağır içimde batmaya başladı. Başımı iki yana sallayarak, “Ihhhh!” diye inledim. Amımı
yarıyordu hayvansı alet. Semra tüm dikkatini elinde tuttuğu aletin içime girişine vermiş, “Şşşş… Az kaldı Aylin, sık
dişini canım!” dedi. Dediği gibi az sonra Semra’nın yarağı tutan eli kasıklarıma dayandı, kaldı. Ahmet itmesine rağmen
daha fazla girmiyordu yarak. Sonra inip kalkmaya başladı üstümde. Ağır ağır. Acı kaybolmuştu şimdi. Katıksız zevk
vardı artık. Semra’nın elinin izin verdiğince içime giriyor, sonra başına kadar geri çıkıyordu. Hızını arttırdı. Nefes
alamıyordum zevkten. İçime girip çıkan siki, bir şehvet dalgasından diğerine koşturuyordu beni. Ahmet ellerinin
üzerinde spor salonunda şınav çekercesine rahat ve o oranda tempolu hareketlerle inip kalkıyordu. Bunu yaparken
gözleri gözlerimdeydi…
Sonra Semra’ya, “Bırak artık yarrağım kaltakkk! Boşalmak üzereyim!” diye hırladı. Semra elini bırakıp üzerime geldi,
dudaklarıma yumuldu. İyi ki öyle yapmış. Ahmet’in yarağını boylu boyunca amıma gömmesiyle, benim o anda
duyduğum acı ve zevkle gırtlağımdan kopup gelen feryat, Semra’nın ağzında boğuldu gitti. Ağzımı dudaklarıyla
kapatan Semra’nın ağzının içinde zevkten bağırıyordum artık. Burnumdan nefes almaya çalışıyor, başaramayınca
göğüslerim şiddetle inip kalkıyordu.
Bu arada Ahmet, inip kalkan memelerimi kürek elleriyle avuçlamış yoğuruyordu. Kalçalarının hareketi iyice hızlanmış,
kasıkları şiddetle kasıklarıma çarpıyor, amıma yarağını dipledikçe, o elim büyüklüğündeki taşakları ıslanmış arka
deliğime vurup duruyordu…
Kendimi ölecek gibi hissediyordum. Vücudumun her zevk noktasından beynime ulaşan sinyaller artık birbirine
karışmıştı. Ahmet’in sikinin pompalayıp durduğu amımdan, taşaklarının çarptığı arka deliğimden, hoyratça avuçlanan
memelerimden, Semra’nın kemirdiği dudaklarımdan… Bütün sikişimiz boyunca orgazm yaşadım sanki. Küçük ölüm,
yarı koma halinde gibiydim. Zevkten kendimi kaybettim bir süre sonra. Ahmet’in kasılmaları, içime fışkıran döllerinin
rahmimin en derinlerini yakan ateşi. Her şey etrafımda dans etmeye başladı. Ahmet… Semra… Gözlerim karardı.
Bayılmışım!

Posted: Ekim 5, 2013 in Aldatan Kadınların Hikayeleri

Merhabalar ben Tuğçe, 29 yaşındayım ve 4 yıllık evliyim. Eşimle severek evlendim, ama eşimin ailesi ile yaşıyor
olmamız beni birçok özgürlüğümden alıkoydu. Eşimle seks hayatımızın da çokta iyi geçtiği söylenemez. Gözüm çok
dışarıda olmasa da, yakışıklı karizmatik erkekler hep ilgimi çekmiştir. Özel bir şirketin muhasebesinde çalışıyorum.
Berk de muhasebede çalışan, ama işini çok iyi bilen ve bana çoğu konuda yardımcı olan birisi. Berk 24 yaşında,
benim boylarımda, fiziği düzgün, yakışıklı bir genç. Bekar ve yalnız yaşıyor. Berk’le çok iyi anlaşırız. Bazen
kalçalarımı izlediğini, dekoltelerimi gözlediğini farkediyorum, ama bundan hiçte rahatsızlık duymuyorum. Aksine
hoşuma gidiyor diyebilirim.
İşyerinde bulduğum huzuru evde bulamıyorum. Evde kaynanasıyla anlaşamayan gelinlerden biriyim. Haliyle durum bu
olunca kocamla da evde sürekli tartışıyoruz. Birgün işten çıkmış eve gelmiştim, kocamla güzel bir gece geçiririm
hayali kurarken yine herzamanki tartışmalarımız başladı. Kocamın çıkıp gitmesiyle moralim bozulmuş, yatakta
yatıyordum. Telefonumu kurcalarken Berk’in numarası gözüme çarptı. Mesaj attım ona, kocamla tartıştığımızı
anlattım. O da bana teselli veriyor, kendisinin de evde yalnızlıktan sıkıldığını, film izlediğini söylüyordu. Berk, gayet
fiziği düzgün, yakışıklı, hoş bir gençti. Yalnız olmasına anlam veremiyordum. Neden yalnız olduğunu sorduğumda,
kendisinden yaşça büyük, evli, yada eşinden ayrılmış kadınlara ilgi duyduğunu söyledi.
Nedendir bilmem ama, o mesajdan sonra üstüme bir rahatlık gelmişti, artık daha özgürce yazarak devam ettiriyordum
mesajlarımı, “Peki bana da ilgi duyuyormusun canım?” diye mesaj attım. O da, “İlgimi çekiyorsun tabii… Hele giydiğin
o dar eteklerle tam bir afet oluyorsun!” gibi şeyler yazıyordu. (Ben, kocam kızsa da işyerinde dizime kadar gelen
etekler giyen, dar giyinmeyi seven biriydim). Berk’in bana ilgi duyduğunu bilmek hoşuma gitmiş, dişiliğim tutmuştu.
Elim amıma gitti, okşamaya başladım, zaten bacak aram da alev gibiydi. Amımı okşarken Berk’le seviştiğimi hayal
ediyordum. O bunu bilmiyordu tabii. Masturbasyon yaparak güzel bir orgazm yaşadıktan sonra mesajlaşmayı
bitirdim.
Ertesi sabah işyerine yine dar bir etekle gittim. Ona, “Nasıl olmuşum?” diye sorduğumda, “Herzamanki gibi afetsin!
Ama unutma, ben bekar bir erkeğim!” dedi. Ben de gülerek, “Ama sen evli seversin!” dedim. Bu konuşmalar,
birbirimize flört edercesine takılmalar böyle bir süre devam etti. Günler geçtikçe, evdeki huzursuzluk, tartışmalarda
kocamın annesinin tarafını tutması vs. beniBerk’e ittiresmen. İşyerinde Berk’le sürekli muhabbet, sohbet, gülüşmeler,
iş dışında da mesajlaşmalar falan derken, farkında olmada çok yakın olmuştuk birbirimize.
Pazar uyandığımda kocam yoktu yatakta, arkadaşlarıyla Balık tutmaya gitmiş olmalıydı. Bunu sık sık yapardı, sonra
da tuttukları balıkları gece geç vakte kadar arkadaşlarıyla Rakı ile zıkkımlanır, eve sarhoş gelirdi. Şu halime bakın
yaa, Pazar günüm bile iğrençti. Oysa ki annesi de kızına gitmişti, kocamla seks dolu güzel bir Pazar geçirebilirdik. 2-3
aya yakın seks yapmıyorduk, yanıyordum resmen, elim durmadan bacak arama gidiyordu. Telefonuma uzanıp Berk’e
mesaj attım, Pazar gününü evde yalnız yatarak geçirdiğimi yazıp, biraz mesajlaştık. Berk de, “İstersen bugün seni
alayım, gezelim biraz!” dedi. Fakat ben kabul etmedim. Buna biraz bozulmuştu. Gönlünü almak için, “Bugün olmaz,
ama istersen başka bir gün gezeriz!” dedim, ama yine de soğuk davranmaya devam etti. Bu nedenle fazla
mesajlaşmadık.
Yataktan kalktım, kahvaltıdan sonra evi temizledim ve internetin başına geçtim. Erkeklerle okey oynayıp, sohbet
ediyordum, ama onların sohbetleri Berk’inki kadar güzel değildi. Berk’e mesaj atıp, MSN’e gelmesini söyledim.
MSN’e girdi ve ona Webcam açtım. O da Webcamını açtı. Halen bana surat asıyordu. Onun bu haline üzülmüştüm.
Üstümde tayt ve kısa kollu bir badi vardı. Webcamın karşısında ayağa kalkıp, “Taytım nasıl, yakışmış mı canım?
dedim. Gülerek, “Çok fenasın, belden aşağı çalışıyorsun!” dedi. Arkamı döndüm Webcama, hafif eğilip, “Fakat sen
bana dar yakıştırıyorsun!” dedim. “Evet öyle, dar giymek çok yakışıyor sana! Müthiş görünüyorsun!” dedi. O sıra
ağzımdan, “İstersen bir gün sana böyle gelirim!” lafı çıktı…
Ben ağzımdan çıkana şaşırırken, o da heyecanlı bir şekilde, “Anlamadım, bana mı geleceksin?” dedi. Gülerek,
“Neden olmasın, belki gelirim!” dedim, sonra da daha ileri gidip, “Peki ben taytla gelirsem, sen ne giyeceksin?”
dedim. Ayağa kalkıp, “Böyle beklerim!” dedi. Altında boxeri vardı ve boxerin önü kabarıktı, yarağı kalkmıştı. “Yuhhh
yani, o ne hal öyle!” dedim. Boxerin içinde de olsa, yarağının oldukça büyük olduğu belli oluyordu. Heyecanla önüne
baktığımı görünce, “İstersen boxeri indireyim!” dedi. Biraz utanmıştım, “Tövbe, tövbe!” dedim. Öyle dememle
çekinmiş olmalı ki, “Şaka, şaka!” diyerek oturdu. Aslında tekrar ayağa kalkmasını ve göstermesini isterdim, ama
diyemedim bunu ona. Zaten hemen konuyu değiştirdi, işle ilgili şeylerden konuştuk, sonra MSN’den çıktık. Ama
aklım halen yarağında kalmıştı, oldukça büyük olmalıydı.
Gece saat 22:00 olmuş ve halen kocam gelmemişti, arayıp kaçta geleceğini sordum. “Sen yat uyu, geç geleceğim!”
dedi. Belli ki arkadaşlarıyla zıkkımlanıyordu yine. Geceliğimi giydim, yatıp uyumaya karar verdim. Ama
uyuyamıyordum, elim bacak aramda, amımı okşayıp duruyordum. Canım nasıl da yarak istiyordu. Dayanamayıp
Berk’e mesaj attım, bugün Webcamda önünün neden o halde olduğunu sordum. Hemen mesaj geldi, “Seni öyle taytlı
görünce etkilendim, beni azdırdın!” diye. Konu resmen sekse dönmüştü. Ona, “Peki, şu an mini geceliğimle yatıyorum
desem?” dedim. “Yine o hali alır!” dedi. “Offff!” yazıp gönderdim. “Ne oldu? Niye Offff çektin?” dedi. Hiçbir şey
yazmadım, ama canım deli gibisikilmek istiyordu.
Berk’ten, “Ne oldu? Niye cevap vermiyorsun?” diye mesaj gelince, dayanamayıp, “MSN’e gel!” diye mesaj attım ve
gecelikle Webcamın karşısına geçtim. Üzerimdeki gecelik, göğüs dekolteli, içimde sutyen olmayan, siyah bir gecelikti.
Webcamını açtığında Berk’in üst kısmında hiç bir şey yoktu. “Gördün mü geceliğimi?” deyip ayağa kalktım. Geceliğin
boyunu göremiyordu, hafif geriye gittim. Boyu dizimin bayağı üstündeydi. “Offf, muhteşemsin!” dedi. Arkamı da
dönüp yatağa doğru eğildim. Berk de, “Şu anda o yatakta olmak isterdim!” dedi. O lafından sonra ben dahada
cesaretlenip, “Keşke burda olsaydın… Boxerin içindeki ne durumda?” dedim. Ayağa kalktı o da. Yarağı boxerin
içine sığmıyordu resmen. “Mmmhhhh, harika görünüyor!” dedim. “Senin eserin!” deyip boxerin üstünden tuttu
yarağını. Ben çıldırmıştım resmen, “Şimdi orda olsaydım, ağzımla rahatlatırdım seni!” diye karşılık verdim.
Berk, “Şimdi webcamda rahatlatsana!” dediğinde, “Olmaz, kocam heran gelebilir! Ama yarın öğle molasında senin
bekar evini temizliğe gelmek istiyorum!” dedim gülerek, fazla konuşmadan MSN’i kapattım. Amımı okşayarak yattım,
uyudum. Kcamın nezaman geleceğini bile bilmiyordum. Hoş bilsem ne olcaktı ki? Gene arkasını dönüp yatacaktı.
Sabah erkenden kalktığımda kocam halen uyuyordu, işe benden sonra gidiyordu. Herzamanki gibi kocamın
kahvaltısını hazırlayıp, duşumu aldım, parfümümü sıktım. Bugün özellikle seksi olmalıydım, içime tanga külot, dantelli
bir sutyen, üstüne de dar diz üstü elbisemi giydim. Uzun bacaklarıma da ince siyah çoraplarımı giydim. Tam bir afet
olmuştum. Topuklu ayakkabılarımı giyip çıktım evden. İşyerinde Berk beni öyle görünce, “Offf, harikasın!” dedi.
Biran önce öğlen yemek molasının olmasını deli gibi istiyordum.
Öğlen vakti olduğunda Berk’le birlikte çıktık. Alt otoparka inerken asansöre bindik. Asansörde elini kalçama atıp
sıktırdı. İlk defa kocamı aldatacağımdan biraz çekiniyordum, ama arabaya binmemle çekingenliğimi attım. Etek
kalçama kadar sıyrılmış, ama umrumda değildi. Berkse harika olduğumu, onu kudurttuğumu söyleyip duruyordu.
Elimi önüne atıp pantolunun üstünden yarağını avuçluyordum. Eve gelmemizle içeri girmemiz bir oldu. 1 saatlik yemek
molamız vardı ve ben en az 2 posta yemeliydim. Kapıdan girer girmez kemerini çözüp pantolununu yere düşürdüm.
Kazık gibi olan yarağını boxerdan çıkarmamla delirmiştim, yarağı adeta ‘Ye beni!’ diyordu. Temiz, büyük başlı ve
uzun bir yarağı vardı.
Hemen önüne çömelip ağzıma aldım. Kendimi kıtlıktan çıkmış gibi hissediyordum. ‘Cork Curk!’ sesleri eşliğinde
yarağını emiyordum. Berk kendinden geçmiş inlerken, bense durmadan devam ediyor, hepsini ağzıma almaya
çalışıyor, bir yandan da taşaklarını avuçluyordum. Daha fazla sabredemiyordum, o yarak biran önce yanan amıma
girmeliydi. Kalkıp salonda gördüğüm masaya gidip domaldım, eteği belime topladım, çorabımı indirip tangayı kenara
çektim. Berk azgınlığıma şaşırmış olmalı ki, “Offff! Sen nasıl bir kadınsın!” diye mırıldanıyordu
Arkama çöküp, amıma yumuldu ve yalamaya başladı. Amım zaten sırılsıklamdı, ama yalaması harika gelmişti. İlk
orgazmımı bu şekilde olurken, “Yarağını sok amıma!” diye inliyordum. Arkamda doğrulup, yarağını yavaşça amıma
köklediğinde, derin bir ‘Ohhhhh!’ çekip belimi iyice kırıp masaya ellerimle tutundum. “Hadi erkeğim sik beni, uçur
beni!” diye bağırıyordum. Berk giderek hızlanarak pompalıyordu amıma, öyle demem daha da kudurtmuştu onu,
dahada hızlandı. O hızlandıkça, ben, “Hadi genç sikicim, yarağına doyur bu evli kadını!” diyordum. Berk de,
“Doyuracağım orospum! Ohhh, nekadar dar amcığın var!” diye inleyerek, bitmez tükenmez bir enerjiyle sikiyordu
beni…
Daha sonra amımdan çıkıp, “Kucağıma otur aşkım!” diyerek sandalyeye oturdu. Masadan doğruldum ve kucağına
yerleşip, yarağını amıma alarak oturdum ve başladım sekmeye, ata biner gibi sekiyordum bağırarak. Göğüslerimi de
serbest bırakmıştım, onlar da dalgalanıyordu benim sekmemle. Berk de göğüslerimi yakalayıp emerken, ben sarsıla
sarsıla orgazm olup boşalmıştım. Boşalma sırasıBerk’deydi, daha hızlı oturup kalktım. En sonunda, “Geliyorum!” diye
inlediğinde, üstünden inip, ağzımla boşaltıp yuttum döllerini.
Berk saçlarımı okşayarak, “Sen harika bir kadınsın, mahvettin beni orospum!” diyordu. Ama ben daha doymamıştım,
bir kere daha sikilmek istiyordum. Yarağı sönmeden biraz daha emdim. Beni yatağa götürdü, altına alıp amıma
geçirmesiyle bacaklarımı beline doladım. Hızla sokuyordu, her sokuşunda resmen amıma saplıyordu kazık gibi
yarağını. İkimiz de zevkten uçuyorduk. Bu sefer ilkinden daha uzun sürdü sikişmemiz. Boşalacağı zaman yine ağzıma
aldım, eme eme boşalttım.
Mesaiye yetişmemiz gerekiyordu, toparlanıp kalktık. Öğlen yemeği molasında yemek yiyememiştik, ama beni
dölleriyle beslemişti. Bu sadece tadımlıktı, ilerleyen günlerde daha uzun süre yatakta kaldık ve zevkin doruklarına
çıktık. Şimdilerde bir fantazim var, ayarlayabilirsek işyerinde beni sikmesini çok istiyorum. Bu arada kocamın halen
umrunda değilim, ama benim de umurumda değil doğrusu :)
Kalkan siklerinizi öpüyorum! Byee!

Merhaba arkadaşlar. Adım Sevim. 39 yaşındayım, 1.65 boy, 73 kilo, beyaz tenli, balık etli birisiyim. Evli ve
bir çocuk sahibiyim. İlköğretimde sınıf öğretmeniyim. Eşime bağlı, mutevazi hayatı olan birisiyim. Ama son
zamanlarda erkeklerin bakışları beni tahrik etmeye başlamıştı. Kocamın artık bana yetmediğini düşünüyordum.
Açıköğretim sınavı için görevli olduğum okula geldim. Gözetmenlik yapacağımı sınıfa girip, sınava girecek
öğrencileri bekliyordum. Tek tek gelmeye başlamışlardı, herkesin sırasını gösteriyordum. İçeriye birden
mükemmel seviyede çok yakışıklı birisi girmişti. Manken gibiydi. Kasli yapısı vardı. Gözlerimi üstünden
alamamıştım. Yerine oturdu. Sürekli bakışmaya başlamıştık. Kimliğini kontrol etmeye gittiğimde, bana yiyecek
gibi bakıyordu, içim titremişti. 26 yaşında, karizmatik bir gençti. Adı Engin idi. Kimliği verirken elim eline
değdi. Gülümsedi. Masaya oturduğumda aklım başımdan gitmişti. Tanrım, ne yapıyordum? Resmen canım
istiyordu onu. Kibarca, “Herkes sizin kadar güzel gözetmen olsa keşke!” dedi. Gülümseyerek teşekkür ettim.
Sınav bitene kadar sürekli bakışmıştık. Yürüdükçe arkamdan kalçama baktığına emindim. Sınıftaki camdan
yansımaya baktığımda gerçekten kalçama bakıyordu.
Sınav bitene kadar sürekli baktı. Sürenin sonuna kadar bekledi. Süre bitince de sınav kağıdını en son o getirdi
verdi. Gülümsemesi beni tahrik ediyordu. Sınav kağıdıyla birlikte, katlanmış bir de küçük not kağıdı bırakmıştı.
O gittikten sonra heycanla not kağıdını açıp baktım, “Çok hoş bir bayansın, seninle sadece bir çay içmek
istiyorum. Dışarıda bekliyor olacağım.” yazıyordu. Heyecandan titriyordum. Kabul etmemek için kendime söz
veriyordum. Ama içimden bir seste bu fırsatın kaçmayacağınısöylüyordu.
İsim bittikten sonra okulun dışına çıktım. Kenarda arabayla bekliyordu. Uzaktan görünce elini kaldırdı
‘Buradayım’ der gibi. Yanına gitme zorunluluğu hissettim birden. Arabaya bindim, “Merhaba!” dedim. O da,
“Ben Engin!” dedi. “Biliyorum, kimliğinde yazıyordu, ben de Sevim!” dedim. “Mado var şurda, çay icelim
mi?” dedi. Kabul ettim. Çaylarımızı içerken sohbet ediyorduk. Diksiyonu düzgündu. Etkiliyordu konuşmasıyla.
Kendisinin uzaktan kumandalı araçlara ilgisi olduğunu söyledi, “İstersen götüreyim, kullanırız!” dedi. Fazla geç
kalamayacağımı, eşimin bekleyeceğinisöyledim. “Fazla uzak değil, gider değişik bir gün geçiririz!” dedi. Kabul
ettim.
Gittiğimiz yer Gölbaşında ailesine ait Bağ eviydi. Yüksek duvarları olan, büyük bir bahçesi bardı. Bizden
başka kimse yoktu. Heyecan basmıştı beni. Uzaktan kumandalı arabasını bahçeye çıkardık. Oynamaya
çalışıyordum. Bana öğretmek için kumandayı elimden tutup, arkama yaslanıp gösteriyordu. Resmen aletini
kalçamda hissediyordum. Konuştukça sıcak nefesi boynuma, kulağıma geliyordu. Tahrik olmuştum. Kalçamı
iyice ona yaslamıştım. Biraz öyle durduktan sonra, kulağıma çok güzel olduğumu söyledi. Ben artık
dayanamadım ve birden dönüp dudağına yapıştım. Bahçede deli gibi öpüşüyorduk. Dilini ağzımın içinde
gezdiriyordu, çok güzeldi. Bir yandan da iri kalçalarımı okşuyordu. İçeri gitmek istediğimi söyledim. İki eliyle
popomdan kaldırdı, ben de bacaklarımı beline dolayıp, kucağında öpüşe öpüşe eve girdik…
Kendi odasına götürdü beni. O beni soyarken, ben de onu soymaya başladım. Çırılçıplak kalmıştık. Yarağı
kocaminkiyle aynı uzunlukta, fakat daha kalın ve daha düzgün şekilliydi. Tertemizdi, hiç kıl falan da yoktu.
Hemen eğilip emmeye başladım. Mis gibi kokuyordu. Taşaklarını emerken inlemeye başlamıştı. Sonra beni
üzerine ters alaraki o da benim amımı yalamaya başladı. Bir yandan da parmağını götüme sokuyordu.
Delirmek üzereydim, vıcı vıcık olmuş amımdan sular akıyordu, “Sik artık!” diye bağırıyordum. Fazla
yalvartmadı, beni sırtüstü yatırıp kasıklarımdan tutup yatağın kenarına çekti, bacaklarımı omzuna alıp, yarrağını
usulca kaydırdı amıma. Dibini bulduğunda, belimden tutarak deli gibi sikmeye başladı. Okadar hızlı girip
çıkıyordu ki amıma, kasıkları kasıklarıma çarptığında ‘Şap şap şap!’ sesler geliyordu. Okadar güzelsikiyordu
ki, sesim kısılacaktı inlemekten ve bağırmaktan…
Ben çoktan orgazm olmuştum, fakat o halen sikmeye devam ediyordu. Ben ikiniciye orgazm olurken, yarrağını
çıkarıp, göbeğime ve göğüslerime doğru boşaldı. Sıcacıktı dölleri. İkimiz de aynı anda boşalmıştık. Yanyana
uzandık ve dinlendik biraz. “Duşa girelim! dedi. “Tamam, ama saçımı ıslatmamam lazım, değilse kocam
şüphelenir!” dedim. Elleriyle sadece vücudumu yıkadı. Sonra yine odaya geçtik ve öpüşüp sevişmeye
başladık. Az sonra yarağı yeniden sertleşmişti. Bu sefer kendisi sırtüstü yattı ve beni ata biner gibi yarrağına
oturttu. Deli gibi zıplıyordum. Zıpladıkça da 95 beden göğüslerim hopluyordu. Göğüslerimi avuçluyorken
uçlarını ısırıyordu. Çığlıklarımı duydukça, “Gönlünce bağır aşkım!” diyordu. O henüz boşalmamıştı, ama ben
yine orgazm olup boşalmıştım. Yorulmuştum, indim üzerinden ve yatağa attım kendimi…
Beni yüzüstü çevirdi ve kaba etlerimi öpüp, ısırıp, emmeye başladı. Kocam hiç yapmıyordu bunu, işi bitti mi
arkasını döner uyurdu hemen. Engin bu arada götümün yanaklarını yoğuruyor, arasıra iyice ayırıp, göt deliğime
dilini değdiriyor, deliğin etrafını yalıyordu. Parmağını götüme sokup, “Seni burdan da sikmek istiyorum!” dedi.
“Tamam yap, fakat ilk kez olacak!” dedim. Biraz daha yaladı, parmağıyla genişletmeye çalıştı, sonra beni
domaltıp yarağını sokmaya çalıştı, çok zorladı fakat giremedi. Yarrağının başı giriyordu, gerisi girmiyordu
birtürlü. Aslında girerdi, ben eve geç kalırım telaşıyla kendimi çok kasıyordum. “Ordan başka bir zaman
yapalım canım!” dedim. Beni kırmadı. Ben de onun yarağını yalayarak boşalttım…
Toparlandık ve beni evimin yakınına bıraktı. Birbirimize telefon numaralarımızı vererek vedalaştık. Artık
Engin’le her fırsat bulduğumuzda sikişeceğim

Merhaba. Herşey, kocamın yeğeni Engin’in bizim yaşadığımız şehirde iş bulmasıyla ve kocamın da Engin’in
maddi durumunu toparlayıncaya kadar bizimle kalabileceğini söylemesiyle başladı. Ben 28 yaşındayım,
sarışınım ve zayıfım, ama 95 beden göğüslerim var. Kocam benden 21 yaş büyük, ama bu yaş farkı bizim için
hiçbir zaman sorun olmadı. Kocamla, değişikliğe tamamen kapalı bir sex yaşantımız olsa da, haftada bir yada
ikisefer ben de orgazm oluyordum.
Kocamın yeğeni Engin benden 3 yaş büyük ve iyi bir çocuktu. Yanımıza taşınalı henüz bir hafta olmuştu ki,
birgün ben çarşıdan geldiğimde, onun evde olduğunu farkettim. İşten erken gelmişti. Hastalanmış olabileceğini
düşünerek odasına çıktım. Engin daha yeni duştan çıkmış, üzerinde sadece boxeri vardı. “Ne oldu,
hastamısın?” diye sordum. “Kendimi iyi hissetmiyorum…” dedi. Yanına yaklaştım ve elimi alnına götürdüm,
ateşi vardı, “Yanıyorsun sen!” dedim. Kolumu tuttu, “Evet yanıyorum ve sende söndüreceğim ateşimi!” diyerek
belime sarıldı. Şok olmuştum, böyle birşeyi asla beklemezdim ondan…
Kaçmaya çalışırken ayağım halıya takıldı ve yere düştüm. Engin de üstüme abandı. Benim üzerimde kot
pantolon olmasına rağmen sikinin sertliğini hissetmiştim. “Yapma lütfen!” dediğim halde, Engin kazağımısıyırıp,
göğüslerimi okşamaya başlamıştı bile. Kurtulmaya çalışıyordum, ama bu mümkün değil gibi gözüküyordu.
Engin tam pantolonumu çıkartmak için üzerimden doğrulduğunda, elinden kurtuldum ve kaçarak odama
inmeye başladım, o da peşimden geliyordu. Heyacandan ve korkudan kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu.
Kendimi odaya kilitledim ve “Engin lütfen git, dayın duyarsa ikimizi de öldürür!” dedim. Gerçekten de daha
önce hiç böyle birşey düşünmemiştim. Engin birkaç dakika daha kapının önünde homurdanıp gitti.
2 saat sonra kocam eve geldiğinde odadan çıktım, kocama hasta olduğumu söyleyip geri odama döndüm.
Onlar da akşam yemeği için dışarıdan birşeyler getirtip, yediler, geç saate kadar oturdular. Yatma vakti olupta
kocam yatağa girdiğinde, birşey söylemeden kocama sarılıp okşamaya başladım. Sikini çıkartıp emmeye
başladığımda, “Hani hastaydın?” dedi, ama zevk aldığı için de devam ettik. Bugünkü olaydan o kadar
etkilenmiştim ki, kocamın her yaptığı hareketten daha fazla zevk alıyordum. Sesimi Engine duyurmak
istercesine yüksek sesle inliyordum. O gece kaç kez orgazm oldum bilmiyorum. Kocam, “Bugün sende birşey
var, çok azmışsın!” dedi. Gerçekten de öyleydi, bu durum beni çok azdırmıştı. Çok utanıyordum, hemde
kendime kızıyordum, ama elimde değildi. Kafama koymuştum, Engin’le böyle bir olay tekrar yaşanırsa, ki ben
yaşanması için elimden geleni yapacaktım, yine kaçmaya çalışacaktım, ama fazla da direnmeyecektim.
Sabah kocam yine erkenden çıktı, Engin Cumartesileri çalışmıyordu, yani fırsat bu fırsattı. İçime çamaşır
giymeden beyaz saten geceliğimi giydim, üstüme de sabahlığımı aldım. Kahvaltı hazırlayıp Engin’e seslendim.
Engin, dünün utancından mı, yoksa bana hırsından mı bilmiyorum, yüzüme bile bakmıyordu. Ona, “Seni
affettim, merak etme dayına da birsey söylemeyceğim!” dedim. Hiçbirşey demedi, oturdu ve kahvaltısını
yapmaya başladı. Ben sağında solunda dolaşıyor, eğilip dolaptan birşeyler alıyor, frikikler veriyordum, gelip
geçerken vücudumu ona sürtüyordum. Bir anda hışımla kalktı ve “Yeter artık!” diye bağırdı. Ben ne olduğunu
anlamamış gibi yapıp, “Ne oldu?” diye sorduğumda, koluyla masanın uzerindekileri yere savurup, beni masaya
yatırdı…
Bu defa numaradan kurtulmaya çalışıyordum. Tezgahın üstündeki bıçağa uzanıp aldı, geceliğimi göbek
hizamdan yukarıya doğru kesti. Memelerimi deli gibi avuçluyor, yalıyor, emiyordu. Sonra eşofmanını indirip,
zaten heyacandan ıslanmış amıma bir hışımla geçirdisikini ve sikmeye başladı. Zevkten deliriyordum, sadece,
“Yapma, yapma!” diyebiliyordum. Engin ise, “Senisike sike bayıltacağım! Seni orospum yapacağım!” diyor ve
hızlıca sikiyordu beni. Şimdi de memelerimi ısırmaya başlamıştı. Ben bağırınca, “Bağır küçük orospum,
dilediğince bağır!” diyordu. Zaten bağırıyordum, inliyordum, bacaklarımı onun beline dolamış, zevkten
uçuyordum. Beni öyle ne kadar sikti, ben kaç kez orgazm oldum bilmiyorum, ama sikilmekten hiç böyle zevk
almamıştım. Sonunda o da boşaldı ve içime bütün döllerini fışkırttı. İçimden çıkmadan, biraz önce geceliğimi
kestiği bıçağı çıplak tenimde gezdirirken, “Sen benim orospumsun ve ben her istediğimde seni sikeceğim,
tamam mı?” dedi. Böyle bir zevke hayır diyemezdim.
Ben artık Engin’in kölesi olmuştum, onun tabiriyle ‘Küçük orospusuydum’. Şu ana kadar, hep ailemin
birtanecik kızı olarak hep el üstünde tutuldum, tüm arkadaşlarımın, helede erkek olanların arasında hep iltifatlar
aldım. Kocamın da gençlik aşısıydım ve kocam da beni el üstünde tutuyor, devamlı iltifatlar ediyordu. Ama
Engin beni adi bir orospuymuşum gibi sikiyor ve benimle doğru düzgün konuşmuyordu bile. Yine de ben bu
durumdan oldukça memnundum.
Bir Cumartesi sabahı kocam da işe geç gidecekti. Kahvaltı hazırlıyordum. Engin geldi, buzdolabından birşey
aldı ve masaya oturdu, “Yanıma gel!” dedi. Yanına gittim. Geceliğimin altından elinisokup, amımı avuçlamaya,
parmaklamaya başladı. “Yapma, dayın birazdan gider, bekle biraz!” dedim. “Sus!” dedi, vıcık vıcık olmuş
amımı parmaklarken, “Dayıııı, kahvaltıya gelmiyormusun?” diye seslendi. Kocam da, “Elimi yüzümü yıkayıp
geliyorum!” dedi. Hem heyacandan hem zevkten mahvolmuştum. O sırada Engin eliyle bacaklarımı ayırıp,
külodumu yana çekti ve amıma birşey soktu. Birden irkildim, buzgibi soğuktu soktuğu şey. “Bu ne?”
diyebildim. “Salatalık orospum, salatalık! Dayım gidinceye kadar bu salatalık sikecek seni. Çıkarmak yok,
tamam mı?” dedi. “Tamam…” dedim sadece.
Kocam geldi bu arada. Çaylarını koydum. Kocam, “Hadi yavrum sen de otur, kahvaltını yap!” dedi.
Amımdaki salatalıktan oturamıyordum ki. “Ben sonra yaparım!” dedim. Mutfakta oyalanıyordum ve amımın
suları bacaklarıma süzülüyor, arada bir de kasılıp kalıyordum, ben hareket ettikçe salatalık amımda bir yerlere
değiyor, beni delirtiyordu. Kocam kahvaltısını bitirip kalktı. Giderken bana, “Canım, bugün pek iyi değilsin
galiba, yat dinlen, yemeği falan da düşünme!” dedi. Kocamı kapıya kadar geçirdim. Engin de arkamdan
gelmiş, gülüyordu. Kapıyı kapatınca, “Çıkartayım mı artık salatalığı?” dedim. “Hayır çıkartma, yürü,
yatakodasına gidiyoruz!” dedi.
Yatakodasına girince beni yatağa yatırıp, amımdaki salatalığı tuttu ve ileri geri yapmaya, adeta salatalıkla
sikmeye başladı. İyice delirmiştim artık, zevkten inliyordum. Sonra salatalığı amımdan tamamen çıkarıp, beni
yatağa domalttı ve sikini amıma bir hışımla soktu. Amımı hızla sikerken, bir yandan da kalçalarıma kıyasıya
şaplaklar atıyordu. Canım yanıyordu, ama zevkten de deliriyordum. Bana sürekli, “Sen kimin orospususun?
Senin sikicin kim?” diye bağırıyordu. Onun bu konuşmaları bile beni kudurtuyordu. Kocamla sevişirken,
kocam hep, “Güzel karım, yavrum, canım, aşkım!” falan derdi. Güzel sözler duymak güzeldi, ama sikilirken
argo sözler duymak daha tahrik ediciydi.
Cumartesileri tamamen Engin’e aittim, beni evin istediği yerinde, istediği şekilde sikiyordu. Bizim yatağımızda,
onun kendi yatağında, oturma odasında, kanepede, yerde halının üzerinde, banyoda, mutfakta, masanın yada
tezgahın üstünde… heryerde sikiyordu. Bazen onun geciktirici falan kullandığını düşünüyordum, çünkü bütün
gün hiç durmadan benisikiyor ve sadece 2 yada 3 kez boşalıyordu.
Yine bir seferinde beni mutfakta yerde sikerken, “Bu gece dayıma kendini siktireceksin, ben de sizi
izleyeceğim, tamam mı?” dedi. “Saçmalama, olmaz öyle şey!” dedim. Memelerimin uçlarını sıktı, canımı
acıtıyordu. “Senin sikicin kim?” dedi. “Sensin!” dedim. “Ozaman dediğimi yapacaksın!” dedi. Nekadar karşı
çıksam da, ogün yatakodamıza bir kamera yerleştirdi. Kamera çektiği görüntüleri canlı olarak onun Laptopuna
aktaracakmış…
Akşam yemekler yendi, TV seyredildi, çaydı kahveydi derken, Engin, “Ben yatıyorum!” deyip odasına gitti.
Biz de biraz oturduktan sonra odamıza gidip yattık. Kocamı öpmeye ve azdırmaya başladım. Adeta Engin’e,
kocam da beni iyi sikiyor diye ispatlamak istiyordum. Kocam da bana karşılık verdi ve soyunduk. Kocam
amımı yalamaya başladı, zaten çok iyi yapardı bunu. Engin benim amımı hiç yalamamıştı. Kocam, “Canım
karıcığım, aşkım, sende eriyorum, sana bayılıyorum!” diyerek amımı yalıyor, beni delirtiyordu. Engin’in de bizi
izlemesi beni dahada heyacanlandırıyordu.
Kocam amımı yalayarak beni orgazm ettikten sonra doğruldu ve sikini amıma yavaşça, yine o güzel sözleriyle
soktu. Yavaş yavaş, tadını çıkararak sikiyordu beni. Bu arada kocam, Engin’in hoyratça sıktığı, o fırça gibi
kirlisakallarınısürterek acıttığı memelerimi nazikçe öpüyor, yalıyor, emiyor ve kokluyordu. Ben 2. kez orgazm
oluyorken, kocam da sıcacık döllerini içime akıttı. Biraz daha öpüşüp koklaştıktan sonra kocam banyoya gitti.
Az sonra Engin odaya girdi. Yataktan doğrulmadım bile. Elini amıma attı, avuçlarken, “Benim altımda daha
çok inliyorsun, seni en iyi ben sikiyorum!” dedi ve gitti. Aslında doğru söylüyordu, onunla yaşadığım orgazmlar
daha başkaydı. Engin’in söylediklerini düşünüp durdum bütün gece. Ben Mazoşist idim galiba. Acıdan,
hakaretten daha çok zevk alıyordum…
Pazar günü kocam da evde olduğu için, Engin’le birkaç elleşmeden öteye gidemedik. Engin’in o umursamaz
tavırları beni delirtiyordu. Pazartesi günü Engin işten geldiğinde, yalnızca bir iki saatimiz vardı. “Seni götünden
sikeceğim!” dedi. “Hayır olmaz!” dedim. Amımı bile sikerken hayvan gibi sikiyordu, hiç sikilmemiş götümü
paramparça eder diye düşünüyordum. “Sikeceğim lan!” diye bağırarak beni zorla domaltmaya çalıştı. Ama
ben bütün gücümle karşı geldim, domalmadım. O da, “Tamam lan orospu, bir daha amından da sikmeyeceğim
seni!” deyip kalktı üzerimden ve odasına gitti. Nasılsa dayanamaz diye düşünüp, götümü kurtardığıma
sevinerek yemek hazırlamaya koyuldum.
Gerçekten de ondan sonraki günlerde, bırakın benisikmeyi, dokunmayı, yüzüme bile bakmadı. Kedi yavruları
gibi ona sürtünüyor, beni sikmesi için normalde bütün tahrik olduğu şeyleri yapıyordum, ama o hiç oralı bile
olmuyordu. Hele birgün, banyodan yeni çıkmıştı, odasında kurulanırken yatağa yatırdım ve heryerini yaladım.
Taşaklarını, götdeliğini yaladım (normalde bayılırdı ve kudururdu bu yaptığıma). Sönük sikini emiyordum, ama
onda hiçbir kıpırdanma yoktu. Nasıl sikine söz geçirebiliyordu, anlamamıştım. En sonunda, “Boşuna uğraşma,
ben istersem kaldırırım!” dedi ve beni iterek ayağa kalktı, üzerini giyindi. Deliriyordum artık, karşısında beni
sikmesi için kıvranıyordum, ama o beni tınmıyordu bile.
Pes etmiştim sonunda, Cumartesi günü kocam işe gittikten sonra odasına çıktım, “Kalk hadi, götümü de sik,
amımı da sik, ama yeterki sik!” dedim. O ise umursamaz bir tavırla, “Git kahvaltı hazırla!” dedi.
Merdivenlerden uçarak inip mutfağa girdim, kahvaltısını hazırladım. Sonunda beni sikeceği için çok
mutluydum. Az sonra mutfağa girdi ve aceleyle kahvaltısını yaptı kalktı. Cilve yapıp duruyordum, ama o, “İşim
var, gitmem lazım, bir iki saate gelirim!” deyip çıktı. Sikmeden gittiği için üzülmüştüm, ama önümüzde daha
koca bir gün vardı, kocam gelinceye kadar benisikerdi nasıl olsa diye kendimi teselli ettim…
İki saat sonra kapı açıldığında nasıl bozulduğumu anlatamam. Engin’in yanında bir kız vardı. Resmen göt
olmuştum. Bizi ayaküstü tanıştırdı ve kızla yukarı odasına çıktı. Kısa bir süre sonra da odasından sesler
gelmeye başladı. Kızı inlete inlete sikiyordu. Daha iyi duyabilmek için yukarı çıktım. Kapı açıktı, ama
kıskançlıktan bakamıyordum içeri. Sadece seslerinden bile deliriyordum zaten. Kıza, “Canım, çok iyisin!”
diyordu (bana hiç dememişti oysa). Taşaklarının amına vurduğundaki sesi duyuyordum, kızın inlemelerini,
çığlıklarını, Engin’in de belli belirsiz inlemelerini duyuyordum. Amım sırılsıklam olmustu, ama kendimle
oynamıyordum, çok kıskanmıştım deliriyordum sinirden. Bilerek gürültü yaptım ve aşağı indim. Kız, “O ses
neydi?” dedi, ama Engin, “Önemli değil canım!” deyip kızısikmeye devam etti.
Kocamın eve gelme saati yaklaşana kadar kızısikti. Sonra aşağı geldiler. Kız, “Ben gideyim…” falan dedi. Ben
de biran önce gitsin istiyordum zaten. Ama Engin’de bir ısrar, bir ısrar, “Kal canım, dayımla tanış, yemek
yiyelim!” diye. Uyuz oluyordum, ama yalandan da olsa, “Tabi tabi, iyi olur…” falan diyordum. Kız da, “E
tamam ozaman, kalayım!” dedi. Engin’e baktım, çok keyifliydi. Bana, “Dayımı ara, gelirken Rakı getirsin içelim
bu akşam!” dedi. Ben de istemeye istemeye aradım. Kocam da, Engin’in bir kız arkadaşı olduğunu duyunca
pek keyiflendi.
Akşam yemek yendi, Rakılar içildi, muhabbetler yapıldı. Sonra Engin kızı evine bırakmaya gitti. Biz de bu
arada yatmaya gittik. Yatağımıza girer girmez kocama yanaştım, elimi sikine attım, “Canım çok istiyor seni!”
dedimse de, o hemen uyudu. Yatakta resmen kıvranıyordum, hem bugünkü sikişme seslerinden, hem
kıskançlıktan, hemde Engin’in umursamaz davranışlarından. Amımla oynayıp orgazm olduktan sonra ben de
anca uyuyabildim.
Nekadar uyuduğumu hatırlamıyorum, amımda hoyrat bir dokunuş hissettim, hemen açtım gözümü. Engin’di. O
an sevinçten ve heyecandan ölebilirdim herhalde. Kocamın yanımda horlaya horlaya uyuyordu. Engin kulağıma
fısıldayarak, “Sikeyim mi seni?” diye sordu. Ben de fısıltıyla, “Sik!” dedim. “Götünü de sikeyim mi?” dedi,

“Sik!” dedim. Artık beni parçalasa bile umrumda değildi. “Odama gel!” deyip gitti. Hemen kalktım, uçarak
odasına gittim. Engin yatağa yatmış, kalkık sikini sıvazlayarak beni bekliyordu. Kapıyı kapayıp yanına gittim,
“Aşkım, sikicim!” dedim, dudaklarına yumuldum. Engin beni üzerinden iterek, “Öp lan ayaklarımı, özür dile
benden orospu!” dedi. Ayaklarının heryerini öptüm, durmadan da özür diledim. Saçımdan tutup beni yukarı
çekip, “Artık ne dersem yapacakmısın lan?” dedi. “Ne dersen yapacağım, söz!” dedim. “Yala lan sikimi!” dedi.
Kendimi ona ispat etmek istercesine yalıyordum, emiyordum sikini. Taşaklarını, götünün deliğini, heryerini
yaladım bu defa. Siki kazık gibi olmuştu, ben zaten sırılsıklamdım. Kolumdan tuttu ve “Domal!” dedi. Hemen
domaldım. Direkt götüme sokacak diye düşünüyordum, zaten artık umrumda da değildi, siksin de nasıl isterse,
neremi isterse siksin diyordum. Bu düşüncelerle birde baktım ki amımı götümü yalamaya başladı. Aman
Tanrım, ilk kez amımı yalıyordu. Dilini amıma sokuyor, ordan çıkarıp götümü zorluyordu diliyle. Boşalmıştım
bile, ama o halen yalamaya devam ediyordu, amımın sularını yalayıp yutuyordu. “Orospuuummm, amın çok
tatlıymış!” dedi. Tanrım, bu ne büyük iltifattı!
Doğruldu, sikini soktu amıma, sikmeye başladı. Bu arada kalçalarımı tokatlıyor, saçlarımdan asılıp kafamı
kendine dogru çekip beni öpüyordu. Evet, öpüyordu. Ben yine orgazm olmuş titrerken, sikini amımdan çıkarttı
ve götümün deliğine sürtmeye başladı. “Krem sürelim!” dedim. “Ne kremi lan, böyle sikeceğim seni!” dedi.
Sikini amıma sokup ucunu ıslatıyor, sonra o ıslaklığı götümün deliğine sürüyordu. Bir süre sonra sikinin başını
götüme soktuğunda, ölüyorum diye düşündüm, Tanrım, bu nasıl bir acıydı. “Yastığı al, ona kapan!” dedi ve bir
hışımla kalanını da soktu götüme. Tarif edilemez bir acıydı. Bir süre sonra hızlıca sikmeye başladı götümü.
Taşakları amıma çarpıyordu ve ben şaşırarak, nasıl bu kadar acıdan zevk aldığımı düşünüyordum.
Bir süre sonra amımın dudaklarında bir sertlik hissettim. Ben daha, “O ne?” diyemeden, amıma birşey soktu.
“Salatalık orospum, salatalık!” dedi. Amımda salatalık, kendisi götümü sikerken, aynı zamanda da klitorisimi
okşuyordu. Artık zevkten deliriyordum ve orgazm olurken nefes bile alamıyordum. Bu şekilde götümü epeyce
bir süre sikti. Sonra birden sikini götümden çıkarıp, saçımdan asıldı, “Dön, ağzını aç!” deyip, ağzıma verdi ve
şiddetle boşaldı, “Hepsini yut orospum, yut hepsini!” dedi. Hepsini yuttum ve sikini yalayarak temizledim.
Sonra beni ayağa kaldırdı, belime sarılıp dudaklarımdan öptü ve götüme şaplak atıp, “Hadi git şimdi!” dedi.
Zevkten uçarak indim aşağı. Odaya girdiğimde kocam halen uyuyordu. Ben de günlerin hasretini bitirmiş
olarak yattım, keyifle uyudum.

Canı  sıkılan sadece ben mi varım bu hayatta??
canı sıkılan bayan varsa beklerim sohbet muhabbet

msn: altanbey34@hotmail.com  ve   www.facebook.com/serserisair79

Selam  aldatan kaınlar anlatıyor  Hikaye okuyucuları. Adım Selma. Oldukça bakımlı, çevresi tarafından fark edilen, 26
yaşında, eşinden boşanmış bir kadınım. Özel bir şirkette satış temsilcisi olarak çalışıyorum, işim gereği devamlı
yollardayım. Size başımdan geçen güzel bir anıyı anlatmak istiyorum.
Antalyanın yayla ilçelerinden birinden geçerken, aracın yağ lambası yandı. Hemen aracı müsait bir yere park
ettim ve motor kapağını açtım. Motorun heryerinden yağ akıtıyordu. Oradan tesadüfen geçen bir kamyoncu
durdu. Kamyoncu orta yaşlı bir adamdı, “Bir problem mi var?” diye sordu ve motora baktı. ‘Filitrenin patlamış
olduğunu’ söyledi ve ‘Tanıdığı bir Yağlamacı usta olduğunu, filitrenin onda bulunacağını’ ekledi ve telefon
numarasını verip gitti. Hemen dediği ustayı aradım. Problemi ve bulunduğum yeri tarif ettim. Benim olduğum
yere yakın olduğunu söyledi ve “Hemen geliyorum.” dedi. 10-15 dakika sonra, beyaz eski bir araba yanımda
durdu. İçinden esmer, 1.80-1.85 boylarında, 30-32 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim, oldukça yakışıklı bir
adam çıktı…
“Merhaba, geçmiş olsun…” dedikten sonra arabanın motoruna yöneldi. Baktı, “Nasıl oldu bu?” dedi. Bende
‘Lambanın yandığını, sağa çekip durduğumu’ anlattım. “Tamam, dükkana gidip yağ ve filtre getirmemiz
gerekiyor. Buyurun gidelim.” dedi. Aslında arabayı o dağ başında bırakmak istemiyordum, ama ustadan çok
etkilenmiştim, bindim arabasına. Arabası dıştan hurda birşeye benziyordu, ama içine binince hiçte öyle
olmadığını anladım. Arabadasitesinde okuduğum hikayeler geldi aklıma, kendi kendimi tahrik
etmeye başlamıştım. Neyse, dükkanına gittik ve gerekli malzemeleri aldık ve tekrar arabanın yanına döndük.
Filitreyi değiştirdi, yağ koydu ve arabayı çalıştırdı. “Tamam, yapıldı… Başka bir ihtiyacınız var mı?” dedi.
Arabanın yapıldığına çok sevinmiştim, ama benim içimden farklı şeyler geçiyordu, “Evlimisin?” diye sordum.
“Evet evliyim, niye sordunuz?” dedi. “Hiç, merak ettim sadece…” dedim. Bu sefer o bana “Siz evlimisiniz?”
diye sordu. Boşandığımısöyledim, gülümsedi. “Niye sırıttın öyle?” dedim.
“Sizin karnınız aç mı, ben acıktım, size bir balık ikram edebilirim, buraların Alabalığı meşhurdur…” dedi. Pek
aç olmamama rağmen, “Evet açım.” dedim. “Hadi bırakın arabayısizi götüreyim.” deyince, ben “İyi ama evde
karın beklemez mi seni?” diye sordum. O da “Eşim geçen hafta Antalyaya annesinin yanına gitti, iki ay orda
kalacak.” dedi. Bu cevap üzerine ben içimden ‘Tamam, birşeyler olacak…’ dedim ve bindik arabasına. “Uzak
mı gideceğimiz yer?” dedim. “Çok acıktınız galiba?” dedi. “Evet.” dedim. “Ben sizi doyuracağım, sabredin
biraz…” dedi. Arabanın torpidosuna takıldı gözüm, hafif aralıydı. Kapağı açtım, bir şişe Viski duruyordu,
altında CD’ler ve bir kutu Prezervatif vardı. Balıkçıya geldik, girişte ‘Alabalık Çiftliği’ yazıyordu, ama küçük
bir evden bozma bir yerdi, yanından dere geçiyordu. Hemen balıkları söyledik. Bu arada konuşuyorduk.
Bende bir yandan konuşup, bir yandanda ‘kendimi nasılsiktirsem’ diye düşünüyordum…
Balıklarla salata geldi. Garson “Birşeyler içermisiniz?” diye sordu. Ben Cola söyledim, O da bir duble Rakı
söyledi. Bana “Siz alkol almıyormusunuz?” diye sordu. Ben “Hayır, şuan istemiyorum.” dedim. “Bir duble için,
rahatlarsınız.” dedi. “Tamam, seni kırmayayım…” dedim ve bende Rakı söyledim. Uzatmayayım, balıklarımızı
yedik, Rakılarımızı içtik ve oradan çıktık. Bana “Gel sana evimi gezdireyeyim…” dedi. “İyi, hadi bakalım…”
dedim. Beni güzel bir eve götürdü. Kapıdan içeri girdik, içerisi de çok güzeldi. Odaların hepsini gezdik, en son
yatak odası kalmıştı, bunu fark ettim. Bu arada sanki on yıllık arkadaş gibi davranıyorduk birbirimize. En son
oda yatak odasıydı. Yatak odasına girdik. Makyaj masasının üstündeki aynaya bakıp saçlarımı düzeltirken,
kulağımdan küpemin birtanesi yere düştü. Benden önce davranarak küpemi yerden aldı ve “İstersen ben
takayım küpeni…” dedi.
takayım küpeni…” dedi.
“Tamam tak…” dedim. Küpeyi taktı ve birden kulak mememi öpmeye başladı. Bende böyle bir hareket
bekliyordum, hemen karşılık verdim, zaten baştan çıkmıştım iyice. Çok güzel öpüşüyordu, dili ağzımın içinde
geziniyordu. Üstümdekileri bir çırpıda çıkardı. Sonra bende onu soymaya başladım. Soyarken elimi kilodunun
içine soktum, yarağı dimdik olmuştu. Hemde kocamandı, içim ürpermişti, o yarağı içime almak istiyordum.
Kilodonu çıkardım ve yarağını ağzıma aldım, yaladım. Sonra beni yatağa yatırdı ve amımın etrafını yalamaya
başladı. Sonra yalamayı bıraktı ve o kocaman yarağını amıma dayadı. Yavaş yavaş, sürttüre sürttüre amıma
soktu. Yarağı çok büyüktü, hem acı çekiyordum, hemde çok zevk alıyordum. Sonra gelip gitmeye başladı. O
kadar hızlı gidip geliyordu ki, amımın şeklini değiştirdi. Ben boşalmıştım, ama onun hiç boşalma gibi niyeti
yoktu. Arada bir pozisyon değiştirerek sikişiyorduk. Pozisyon değiştirirken bile o kazık gibi yarağını amımdan
çıkarmıyordu. Ben yine boşaldım. İlk defa hayatımda amım köpürmüştü…
Nihayet gidip gelmeleri iyice hızlanmıştı, “İçine boşalabilirmiyim?” diye sordu. Bende “Gel aşkımmm…” diye
bağırarak bir daha boşaldım. Ardından da O öyle bir boşaldı ki, titreyerek ve bağırarak. Sanki spermleri hiç
bitmeyecek sandım. Boşalması bitince üstüme yığıldı kaldı. Hareketsiz bir iki dakika durduktan sonra
kendisine teşekkür ettim, öptüm ve kalkıyordum. “Nereye gidiyorsun?” dedi. Banyoyu sordum, temizlenip
gideceğimi söyledim. “Sen doydun mu? Ben daha açım!” dedi ve beni kendine doğru çekti. Yine öpüşmeye
başladık, dudaklarımı yiyordu sanki. Elimi sikine attım, daha dimdik duruyordu, sanki hiç boşalmamış gibi
sertti. Yarağını ağzıma verdi. Bir iki dakika yalattıktan sonra beni domalltı. Götümün deliği ile ilgilenmeye
başlayınca, götümü sikmek istediğini anladım ve ‘Daha önce hiç arkadan yaptırmadığımı, yavaş ve dikkatli
olmasını’ söyledim. “Tamam, merak etme…” diyerek, yarağını göt deliğime dayadı. İlkin götüme sokamadı,
fakat uğraşırken en sonunda girdi. Çok canım yanıyordu. Öyle çığlıklar atıyordum ki, eliyle ağzımı kapadı…
Sikinin tamamı götüme girdikten sonra pompalamaya başladı. Gittikçe hızlanıyordu. 15-20 dakika kadar
götümü siktikten sonra, artık götten sikilmeye alışmıştım ve bende zevk alıyordum. Daha sonra götümün içine
boşaldı. O gün beni defalarca sikti. Dinlenip dinlenip sikişiyorduk. En sonunda ikimizin de işi bitince, beraber
duş aldık. (Duşun altında yarağı tekrar kalkacak diye korkuyordum). Kurulandık, giyindik ve evinden çıktık.
Beni arabamın yanına bıraktı ve bana teşekkür etti. Bende ona teşekkür edip, arabamı çalıştırdım ve ordan
uzaklaştım. Çok bitkindim, eve varıp yatmaktan başka bir düşüncem yoktu. Yorgunluktan, nerdeyse araba
kullanamayacak haldeydim. Eve varınca direk kendimi yatağa attım. Sabaha kadar deliksiz uyumuşum.
Uyandığımda mutluluktan ayaklarım yere basmıyordu. İşyerindeki arkadaşım Aysun da “Sende bir değişiklik
var…” deyip sıkıştırınca, bende dayanamadım anlattım. Hemen yağcının adresini ve telefon numarasını istedi.
“Kusura bakma, veremem!” dedim. Fakat Aysunla anlaştık, bir dahaki sefere birlikte gidip kendimizi
siktireceğiz…
Hoşçakalın.

Merhaba, ben Türkan, 38 yaşındayım ve gerçekten son derece güzel bir kadınım. Evliyim ve Lise son sınıfa
giden, 18 yaşında bir kızım var. Kocam eskiden terziydi, sonra terzilikte iş kalmayınca çeşitli işlerde çalışmaya
başladı. Kocamın dayısının damadı Sefer abi kocama Adana’da bir iş buldu ve götürdü işe yerleştirdi. Kızım
Selma’nın okulu olduğu için biz Mersin’de kalmıştık. Kocam bizi Sefer abi’ye emanet etmişti. Sefer abi
oldukça da zengin biri. Bütün ihtiyaçlarımızla o ilgileniyordu.
Bir gün, kızım Selma’nın okulda olduğu bir vakit, Sefer abi eve geldi ve bir ihtiyacımız olup olmadığını sordu.
Ben de kendisini içeriye davet ettim, biraz paraya ihtiyacımız olduğunu söyleyip, kendisinden 20 YTL istedim.
O ise çıkardı 100 YTL verdi ve “Hepsi kalsın. İstediğin gibi harca.” dedi. Parayı aldım, teşekkür ettim. Birer
fincan kahve içmek için kendisini salona buyur ettim. Sefer abi bir sigara yaktı, ben de kahve yapmak için
mutfağa gittim. Kahveleri yapıp getirdim ve ikram edip karşısındaki divana oturdum. Karşılıklı kahveleri
içerken, Sefer abisürekli bacaklarıma bakıyordu. Bu da beni heyecanlandırıyordu ve ben de onun yarağından
gözlerimi alamıyordum…
Kahvelerimizi içtikten sonra, beni yanına, oturduğu üçlü koltuğa çağırdı. Gittim yanına oturdum. Sağ elini
boynuma koydu ve beni okşamaya başladı. Bir yandan da çok güzel olduğumu söylüyordu. Bu sırada
pantolonunun önüne baktığımda yarağının dikildiğini gördüm. Beni kendine doğru iyice çekti ve boynumdan
öpmeye başladı, sol elimi de tutup yarağının üstüne koydu ve sıkmamı istedi. Ben de öyle yaptım. Sefer abi de
sol elini eteğimin altına sokarak, külotumun kenarından amcığımı okşuyordu.
Boynumu öpüp yalarken, kulağıma fısıldayarak, “Türkan, seni uzun zamandan beridir arzuluyorum. Seni
hemen şimdi sikmek istiyorum!” deyince, “Ben de seni istiyorum Sefer abi.” dedim ve fermuarını indirip
kemerinini çözdüm ve pantolonunu aşağı indirdim. Ardından külotunu da sıyırdım. Yarağı ortaya çıkmıştı.
Fakat hem oldukça uzun hem de bileğim kadar kalındı. Sanki insan yarağı değil, bir at yarağıydı mübarek.
Resmen korktum ve “Sefer abi, ben bunu alamam!” dedim. Bunun üzerine Sefer abi, “Bak bunu benim karı da
alıyor, Meyrem de alıyor. Sen de alırsın. Sen yeter dediğinde ben daha ileri gitmem.” dedi.
Meyrem kim diye soracak olursanız, Meyrem, Sefer abi’nin kayın biraderinin karısı. Zaten bana Meyrem
anlatmıştı, Sefer abi’nin kendisinisiktiğini…
Bu arada tamamen soyunduk ve birbirimizi öpüp yalamaya başladık. Sonra Sefer abi amcığımı iyice yaladı,
sulandırdı. Ben de Sefer abi’nin yarağını ağzıma almak istedim ama sığmıyordu. Sadece dilimle yalıyordum.
Sefer abi, iyice sulanmış olan amcığımı bir de tükürükle ıslattıktan sonra yarağını sokmaya çalıştı, fakat
girmiyordu. Tekrar amcığımın iki dudağını eliyle yanlara açarak, yarağının kafasını yavaş yavaş sokmaya
başladı. İleri geri yaparak ve her defasında biraz daha ilerleyerek, alıştıra alıştıra sonunda hepsini köklemeye
başladı. Sanki içime bir soba odunu girmişti. Amcığıma girip çıkmasısürdükçe ben de iyice alıştım ve zevkten
deliye döndüm.
Her kökleyişinde sanki midem ağzıma geliyordu. Fakat içimden çıkmasını da istemiyordum. Amcığım,
kocamınkinin iki katı büyüklüğündeki Sefer abi’nin yarağını iyice sarmıştı. Ben boşalıyordum ama Sefer abi
boşalmıyordu. Artık kaç kez orgazm olduğumu bilmiyorum. Fakat o aynı sertlikte sikmeye devam ediyordu.
Resmen zevkten çıldırıyordum. Meğer Sefer abi çok geç boşalırmış. Oysa kocam, daha o küçücük sikini
içime sokar sokmaz bir iki ileri geri yaparken, ben daha zevk almaya bile başlamadan boşalırdı. Sefer abinin
de öyle boşalacağınısanmıştım.
Sefer abi’ye “Birazdan kızım okuldan gelir. Lütfen artık boşal, bugünlük yeter. Bunun yarını da var.” dedim.
Sefer abi “Tamam güzelim…” deyip, iyice hızlanmaya başladı. Ben tekrar boşalırken, (bir saatten fazla sürmüş
olan sikişten sonra) nihayet Sefer abi de boşaldı ve içimi doldurdu. Yarağını içimden çıkardığı halde aynı
irilikteydi. Yarağını içime ilk sokarken çok zorlanmama rağmen sonradan gerçekten çok zevk aldım.
Aslında Sefer abi’nin gitmesini hiç istemiyordum. O geceyi Sefer abi ile geçirmek istiyordum. Ona “Akşam
yemekten sonra tekrar gel. Kızım uyuduktan sonra sabaha kadar birlikte olabiliriz.” dedim. Sefer abi de
“Benim karıyı atlatabilirsem gelirim.” dedi ve giyinip gitti. Evde karısına “Bir arkadaş hastalanmış ben
hastaneye gidiyorum, yanında refakatçı olarak kalacağım bu gece.” demiş. Akşam saat 19:45 gibi tekrar geldi.
Sefer abi biraz kızım Selma’nın dersleriyle ilgilendi. Kendisi öğretmen olduğu için, onun ödevlerini yapmasına
yardım etti. Ben de Sefer abinin tam yanına oturdum, kızım masanın karşı tarafında olduğu için
göremeyeceğinden emin olduğum için, masanın altından sol elimle fermuarını açtım, elimi pantolonunun içine
soktum ve o kocaman yarağı dakikalarca avuçladım ve sevdim. Sefer abi bozuntuya vermiyordu ama korkunç
zevk alıyordu…
Nihayet Selma’nın ödevleri bitti ve kendi odasına yatmaya gitti. Biz 25-30 dakika kadar Selma’nın uyumasını
bekledikten ve uyuduğundan iyice emin olduktan sonra, sessizce öpüşmeye ve sevişmeye başladık. Sefer abi
bana “Türkan, gerçekten çok güzelsin. Sana doyamıyorum.” dedi. Ben de “Sen de çok iyisin ve sağlamsın.
Karın da, Meyrem de çok şanslılarmış.” dedim. Soyunduktan sonra Sefer abi yeniden amcığımı okşamaya ve
parmaklamaya başladı. Sonra Sefer abi yere yattı, ben de üstüne çıktım benim başım onun yarağından tarafta,
amcığım da onun başından taraftaydı. O amcığımı yalarken ben de yarağını ağzıma almaya çalışıyordum.
Yarak biraz yumuşasa ağzıma alabileceğim ama ne gezer. Aynı kalınlıkta, aynı uzunlukta ve sertlikteydi.
Yaladım yaladım ve anca üçte birini ağzıma alabildim…
Amcığım da iyice sulanmıştı. Beni yere yatırdı, yeniden tükürükledi ve o kocaman yarağı amcığıma sokmaya
başladı. Fakat bu sefer gündüzki kadar zorlanmadan içime aldım. Yeniden sikişmeye başladık. Bir süre sonra
ben orgazm oldum ve Sefer abi’ye “Senin boşalman neden o kadar geç oluyor?” diye sorduğumda, bana “Ben
1-2 saatten önce boşalmam. Bu benim elimde değil. Ben de boşalmak istiyorum ama olmuyor. Bu durum,
Karımın da Meyrem’in de çok hoşuna gidiyor. Senin hoşuna gitmiyor mu?” dedi. Ben de “Aslında hoşuma
gittiğini ama beni çok yorduğunu.” söyledim… Bunun üzerine dinlene dinlene sikişmemize devam ettik. Ben üç
dört kez boşaldıktan sonra Sefer abi de nihayet boşalmaya başladı ve içimi doldurdu…
Amcığımdan akan sıvılar göt deliğimi ıslatmıştı. Sefer abisağ elinin parmağı ile bir yandan da ıslanmış olan göt
deliğimi parmaklamaya başlamıştı. Sefer abi’ye “Senin niyetini anladım, ama katiyen olmaz. Götüme
sokturmam. Yırtılır, sakatlık olur, hastanelik olurum, millete de rezil oluruz. Amcığıma bile zor giriyor!” dedim.
Bana “Canım, güzelim, bir kez deneyelim. Kremle, tükürükle, yumuşatırım, parmaklayarak alıştırırım, sonra
deneriz. Girmezse sokmam.” dedi…
Doğrusunu isterseniz kendim istemediğim halde Sefer abiyi de kırmak istemiyordum. Çok ısrar edince razı
oldum, “Tamam, ama lütfen, beni seviyorsan sakatlık yapma. Dene, girmezse tekrar amcığımı sik.” dedim. O
da “Tamam güzelim, seni üzmek istemem. Girmezse illa da sokayım demem. Bir kere deneyelim.” dedi. Gittim
krem getirdim, önce göt deliğimi kremledi ve sonra parmağını sokmaya başladı. Biraz tek parmakla
oynadıktan sonra iki parmağını, daha sonra da üç parmağını sokup çıkararak göt deliğimi bayağı alıştırdı. Bu
arada ben de içimden ‘yarağının sertliği biraz geçsin’ diye yalıyordum. Fakat hayret edilecek bir şey, yarağı
sertliğinden hiç bir şey kaybetmiyordu.
Sonunda beni dizlerimin üstünde domalttı. Arkama geçti ve iyice alışmış olan göt deliğime yarağını dayayıp
hafifçe bastırmaya başladı. Kafasının girdiğini hissetttim, öylece biraz beklemesini söyledim. Sefer abi
gerçekten çok anlayışlı ve merhametli bir insan olduğu için bir süre öylece bekledi. Sefer abi’ye “Şimdi yavaş
yavaş, ben dur diyene kadar sok.” dedim. O da ufak ufak git gellerle, yarağını yavaş yavaş götüme sokmaya
başladı…
Daha önceleri, kocam da birçok kere beni götten sikmek istemişti. Kocamın siki Sefer abi’nin yarağının
yarısından bile kısa ve ince olmasına rağmen, kocama götümü siktirmemiştim. Şimdi neredeyse at yarağı kadar
bir yarağı, götüme yarıya kadar sokturuyordum. Çünkü Sefer abiyi kıramazdım. Çünkü ona ihtiyacımız vardı,
onun korumasına ihtiyacımız vardı. Kocama iş bulmuştu, bizim her ihtiyacımızı o karşılıyordu. Kızımın okul
masraflarını da o karşılıyordu. Bu nedenle kendimi Sefer abinin her istediğini yapmak zorunda hissediyordum.
Gerçi o, bu durumu fırsat sayan biri değildi. Ve ona siktirmeyi ben de çok istiyordum, kocamdan daha iyi
sikiyordu beni.
Sefer abi götümü sikmeye devam ediyordu (bir yandan da eliyle amcığımla oynayınca, ben yeniden boşaldım).
Artık o kocaman yarağın yarıdan fazlasının götümün içinde olduğunu hissediyordum. Ama zorlanmaya
başladım ve Sefer abi’ye “Sakın daha fazla sokma, bu kadar iyi.” dedim. O da “Tamam güzelim. Sen ne
kadarını istersen o kadarını sokarım. Hiç korkma.” dedi ve iyice alışmış olan götümü bir saatten fazla bir süre
sikti. Ve nihayet boşalıp, göt deliğimi dölleriyle doldurduktan sonra yarağını çıkardı.
Beraber banyo yaptık. Ardından çay demledim, içtik. Bir süre dinlendik, birbirimize sarılıp oturduk, elleştik ve
sonra yeniden sikişmeye başladık. O gece sabaha kadar, hem amcığım hem de göt deliğim Sefer abi’nin
yarağından nasibini aldı.
Sefer abi’ye ve müthiş yarağına doyamıyorum. Sefer abi her hafta, mutlaka en az bir kez geliyor ve her
seferinde deliler gibi sikişiyoruz. Daha sonraki haftalarda neler oldu neler, onu da bir başka müsait zamanda
anlatırım…

Slm ben İstanbuldan Emel. 25 yaşındayım ve 2 senelik evliyim. Kocamla görücü usulü evlendik. Nişanlılık
zamanında biraz birbirimize alışır gibi olsakta aramızda bir soğukluk vardı, ama aile baskısıyla evlendik.
Evliliğimizin ilk bir yılı fena sayılmazdı. Ama ben sürekli kocamın kendisine bakmasını, bakımlı olmasının daha
çok hoşuma gittiğini söylesemde, kocam pek aldırış etmez, bildiğini okurdu. Neyse, bundan 3 ay önce maddi
sıkıntıdan dolayı benimde çalışmam gerekliydi. Kocam arkadaşının işyerinde bana iş buldu ve çalışmaya
başladım. Sekreterlik yapıyor, çay getiriyordum vesaire. Patronum düzgün giyimli, bakımlı ve bana göre biraz
da yakışıklı idi…
Birgün patronun masasını temizlerken çekmecede bir pornodergisi buldum, ama bakmaya utanmıştım, hemen
yerine koydum. Aradan birkaç gün geçti, ama aklım hala o dergideydi. Ofiste kimsenin olmadığı birgün yine o
çekmeceye baktığımda, busefer ikinci bir dergi daha vardı. Merakla aldım ve sayfaları karıştırmaya başladım.
Resim de olsa, fena sikişiyorlardı. Sayfaları karıştırırken iki sayfanın birbirine yapışık olduğunu gördüm,
herhalde patronum 31 çekip boşalmıştı. O an dergiye bakarken çok canım istemişti, bir taraftan da amımı
okşuyordum. Azgınlığım gideceği yerde, canım daha da sikilmek istiyordu. Fakat yapacak birşey yoktu, çünkü
evliydim. Akşam olmasını sabırsızlıkla bekledim. Eve gittiğimde kocam henüz gelmemişti. Güzel yemekler
hazırladım, mum ışığı yaktım, seksi kıyafetler giydim ve kocamın gelmesini bekledim. Kocam geldi. Yemek
yedik, çay içtik, derken saat ilerledi. Kocama cilvelenmeye başlasamda, o çok yorgun olduğunu, yatacağını
söyledi. Çok moralim bozulmuştu. Kocamla seks hayatımız pek iç açıcı değildi anlayacağınız…
Ertesi gün sabah erkenden ofiste yalnızken patronun çekmecesindeki dergi aklıma geldi. Hemen çekmeceye
koştum, ama dergi yerinde yoktu. Yine canım sıkıldı. Dergi olmadan da kendi kendime tatmin olurum diye
düşündüm ve başladım amımı okşamaya, göğüslerimle oynamaya. Derken iyice kendimden geçmişim, birden
zil çaldı. Telaşlandım, toparlanayım diyene kadar geç kaldım. Kapıyı açtığımda patron gelmişti. Kapıyı neden
geç açtığımı sordu, “Lavabodaydım, özür dilerim.” dedim. Yine üzerinde o güzel parfümü vardı ve ben o
parfüme bayılıyordum. Sonunda parfümünün markasını sordum. “Niye, çok mu hoşuna gitti?” dedi. Bende
utanarak “Evet.” demek zorunda kaldım. Çok utanmıştım, patronum da durumu anladı. Bir tanede kocama
almamı söyledi. Bende “Kocam parfüm sevmiyor…” dedim. Anlamlı anlamlı “Hımmm…” dedikten sonra,
kocamla aramızın nasıl olduğunu sordu. Bende “Eh işte…” diye cevap verdim. Uzun bir süre dertleştik. Bana
hertürlü sıkıntımı anlatabileceğimi, elinden ne geliyorsa yapacağını söyledi. Bense herşeyi söylüyor, ama
konuyu cinselliğe getirmeye utanıyordum. Sonunda konuyu patronum açtı, “Peki cinsellikle aranız nasıl?” dedi.
Bense utancımdan kıpkırmızı oldum, cevap veremedim. Bana, neden utandığımı, arkadaşça konuştuğumuzu,
kendisinin abisi olduğunu söyledi. Bende utanarak “Öyle…” dedim. O sırada telefon çaldı ve konu kapandı.
Aradan bir hafta kadar geçti. Bu bir haftada sadece bir akşam kocamla sikiştik, ama tatmin olmamıştım.
Çünkü direk sokuyor, öpme yok, sevişme yok, kendi tatmin oluyor, beni hiç düşünmüyordu. Kendi kendime
karar verdim, hayatımda birkez dahi olsa biriyle sikişecektim. Ertesi sabah işyerinde yalnız otururken aklıma
patronum geldi. Neden olmasın dedim. Patronumla sikişmeyi kafaya koymuştum. Üzerime daha şık dekolte
elbiseler giymeye başladım. Sonunda patronumun da ilgisini çekmiş olacak ki, akşamları masasının
çekmecesine pornodergiler koyuyordu yeniden. Bende artık külot giymiyor ve sütyen takmıyordum, her an
sikişe hazır olmak için. Aslında ikimizde ne istediğimizi biliyorduk…
Bir gün öğleden sonra idi, patronum beni odasına çağırdı, çok canının sıkıldığını, konuşmak istediğini söyledi.
Bende “Olur.” dedim, beraber koltuğa oturduk, konuşmaya başladık. Sohbet koyulaştıkça, vücut olarak
birbirimize yaklaşmaya başladığımızı hissediyordum. Birden ne olduğunu anlayamadan, çılgınca birbirimizin
dudaklarına yapıştık ve sevişmeye başladık. Patronum elini amıma attı, külot olmadığını farkedince,
gülümseyerek “Seni azgın orospuuu…” dedi. Bende “Evet çok azgınım, ve kendimi orospu gibi hissediyorum,
var mı itirazın? Sen sikmene bak!” dedim. Elimi patronun sikine attığımda, siki kemik gibiydi. İkimizde hemen
soyunduk ve koltuğun üzerinde 69 olduk. Ben onun sikini emiyordum, o da amımı yalıyor, dilini amımın içinde
oynatıyordu. Zevkten ve heyecandan çıldırmak üzereydim, “Hadi, ne duruyorsun, yeter artık, sikişelim!”
dedim. O da beni koltuğun üzerine yatırdı, bacaklarımı ayırıp, amıma yavaş yavaş sikinisokmaya başladı. Siki
amımın dibini bulunca birden hızlandı. İkimizde uçmuştuk. Ben tırnaklarımı sırtına geçirdim, tırmalıyordum.
Beni daha hızlısikmesini istiyordum. O da saçlarımı eline dolayıp asılarak, “Amına koduğumun orospusu! Pis
Fahişe! Sürtük!” diye küfürler ederek, vahşice sikiyordu.
O gün patronum beni çok fena sikti. Kaç sefer boşaldığımı hatırlamıyorum, ama harika sikti. O günden sonra
paronumla birçok kez daha sikiştik ve pişman değilim. Şimdi hayatımdan çok memnunum, canım nezaman
yarak istese, patronum beni sikmek için herzaman hazır. Kocamsa hala aynı koca. Kusura bakma kocacığım
sana boynuz taktığım için. Ama sikmeyenin amınısikerler. Karılarını ihmal eden erkeklere duyrulur!

Adım Zerrin, 46 yaşında, esmer ve dul bir kadınım. 2 yıl önce bir trafik kazasında kaybettiğim Fabrikatör Kocamdan kalan Fabrikanın yönetimiyle ben ilgilenmeye başladım. Kızım da Amerikada Üniversitede okuduğu için, 2 yıl boyunca tek başıma tüm zamanımı Fabrikanın işleriyle harcadım, ama malesef mizacım iş kadınlığına elvermediğinden ve parasal sıkıntım olmadığından sonunda Fabrikayı satmak zorunda kaldım. Kocam çok zengin biriydi, Fabrikanın haricinde daha birçok gayrımenkulden oluşan yüklü bir miras bırakmıştı. Takriben 1,5 yıldır da mirasla uğraşmaktan kendime hiç zaman ayıramamıştım. Parasal işlerimi Şişli taraflarındaki bir Banka şubesi ile hallediyordum. Küçük bir şube seçmemin sebebi, yüklü mevduatım olduğundan çok daha samimi ve kolay işlem yaptırmamdandı.

Bir gün yine gelen faizleri ve kiraları kontrol etmek için şubeye gittiğimde, yeni bir memurun işe başlamış olduğunu gördüm. Diğer çalışan 7-8 kişinin arasında hemen göze batıyordu. Çok yakışıklı bir gençti, 1.80 boylarında, temiz yüzlü, atletik yapılı biriydi. Görür görmez bayılmıştım. Şöyle bir ellerine baktım, yüzük filan yoktu, muhtemelen bekardı. 2 yıldır işten güçten başımı alamamış, ancak kendimi toplamışım, bir anda tahrik olmuştum, içim erimişti görünce. Müdüre hanımın yanında kahvemi içerken, hesaplarımı kontrol ettim. Müdüre hanımla konuşurken, öylesine işe yeni başlayan memurdan bahsettim. Müdüre hanım da sinsice gülümseyerek, “Evet yeni başladı, ismi Selim. Daha bekar ve üstelik sizin semtte oturuyor!” ) dedi. Neyse, ben kahvemi bitirdikten sonra şubeden ayrılıp eve döndüm. Ama kafama takmıştım bir kere, bu yeni gelen çocuğu daha yakından tanımam lazımdı…

Ne yaparım, nasıl yaparım diye düşünürken, aklıma birşey geldi. Bankadakiler saat 18:00 de paydos ediyorlardı, akşam 17:15 gibi Müdüre hanımı arayıp, “Ah şekerim sorma, öğlen unutmuşum, bu akşam bir düğüne gideceğim, hediye almam lazım, bizahmet o yeni gelen memur çocukla bana 1.500 TL gönderiver, sana verdiğim vekaletten halledersin! Adı neydi, Selim miydi? Nasıl olsa bizim semtte oturuyormuş!” dedim. Müdüre hanım da, “Tamam, hemen yolluyorum!” dedi. Ben de hemen bir duş alıp bornozumu giydim ve Selimi beklemeye başladım. 15 dakika sonra Selim kapıyı çaldığında bornozla kapıyı açtım. Elindeki zarfı göstererek, “Müdüre hanım gönderdi…” dedi. Parayı teslim aldığıma dair Makbuz imzalatması gerekiyordu. “Gel canım, içeri buyur!” diye salona aldım. Selim sıkıla sıkıla içeri girdi, parayı saydı uzattı. “Ah canım sana da zahmet oldu, ama görüyorsun halimi, hazırlanmam lazımdı, buyur geç, şöyle otur!” diye üçlü koltuğu işaret ederek oturtup, ben de hemen yanına oturdum. Ve o an bacak bacak üzerine atarak ilk frikiğimi verdim, neredeyse kalçama kadar bacaklarımı açtım, bornozun önü de baya aralık, göğüslerim olduğu gibi meydandaydı…

Selimin gözleri bir göğüslerimde bir bacaklarımdaydı. “Dur sana içecek birşey ikram edeyim, eh buraya kadar zahmet edip geldin…” dedim. Kalkıp iki bardak Viski doldurdum ve biraz daha yakınına oturdum. Artık kalçam Selimin bacağıyla temas halindeydi. Selim makbuzu imzalattıktan sonra Viskisini fondip yaptı ve göğüslerimle bacaklarımı süzerek, “Başka bir arzunuz varmıydı Zerrin hanım?” dedi. Selimin önüne baktığımda siki neredeyse pantolonundan fırlayacak gibiydi, hiç düşünmeden elimi pantolonunun üzerinden sikine atıp kavradım, “Bunu istiyorum!” dedim ve dudaklarına yumuldum. Selim dudaklarımı koparırcasına öperken, benim de ellerim önce gömleğini sonra pantolonunu çıkartmakla meşguldü. Dudaklarım ve dilim Selimin ağzında, dillerimiz birbirine dolanmış vaziyette iken, Selimin elleri de göğüslerimi kavramış, okşamakla sıkmak arasında dolaşıyordu. O onda amımın suları şarıl şurul akmaya başlamıştı zaten…

Ben Selimin külodunu da bir çırpıda aşağı indirdiğimde, kazık gibi siki fırlamıştı. Hemen eğilip sikinin mantar gibi başını ağzıma aldım ve emmeye başladım. Elimi de taşaklarına attım, taşaklarını sıktıra sıktıra sikini emiyordum. Selim de boş durmuyor, elleri kah göğüslerimde kah kalçamda okşamalarına devam ediyordu. Bir anda kalkıp Selimin kucağına oturdum, sikinin başı göbeğime geliyordu. Dudaklarımız tekrar birleşmiş, şehvetle birbirini emip ısırırken, biraz kalkıp elimle Selimin sikini amıma denk getirip üzerine bıraktım kendimi. O anda zevkten ölebilirdim, Selimin kazık gibi siki bir anda içime saplanmış ve tiz bir çığlık atmıştım. Dibine kadar aldıktan sonra yavaş yavaş oturup kalkarak kendi kendime gitgel yapıyordum. Müthiş bir şehvet Okyanusunda yüzüyordum sanki, her oturuşumda neredeyse çığlık atıyordum. Amımdan sular akmaya başladığında inleyerek birden hızlandım. Selim ise altımda resmen böğürüyordu. Tam gelmek üzereydim, birden hızla oturup Selimin sikini amımın içinde kasarak hapsettim ve sarsılmaya başladım…

Selim de, “Uuuaaoohhh, geliyorummm! diye inleyerek alttan kalçasını kaldırarak dahada derine girdi ve lavlarını içime boşaltmaya başladı. Tırnaklarım Selimin etlerine geçmişti neredeyse. İkimiz aynı anda gelmiştik ve ben bunca yıllık evlilik hayatımda hiç tadamadığım bir orgazm yaşıyordum. O vaziyette, siki içimdeyken bir müddet Selimin kucağında kaldım. Sehpadaki telefonum çalmaya başladı, Selimin kucağından inmeden telefona uzanıp cevap verdim. Müdüre hanım arıyordu, “Zerrin Hanım, Selim geldi mi?” dedi. Ben de titrek bir sesle, “Geldi geldi! Şu anda içerde!” dedim. Müdüre hanım da, “OK!” dedi kapattı…

Kalkıp Selimle birlikte duşa girdik. Yıkandık çıktık. “Hadi giyinip yemeğe gidelim!” diyerek lüks bir restorana götürdüm Selimi. Yemeğimizi bir şişe şarap eşliğinde yeyip tekrar eve geldik. Daha kapıyı kapar kapamaz Selime saldırdım, koridorda birbirimizi soyarak yatak odama geçtik. Beni sırtüstü yatağa atıp, direk amıma yumularak dillemeye başladı. Yatakta biraz döndü ve siki tam suratımın üzerine geldi. 69 olmuştuk. Ben de onun sikini tutup emmeye başladım. Birbirimizinkini çılgınlar gibi emerken, o an bir kere orgazm oldum, sularım akmaya başlamıştı. Selimin siki kazık gibi olmuştu, ağzıma sığdıramıyordum. Sikini elimle kavradım ve iri göğüslerimin arasına aldım. Selim göğüslerimi biraz siktikten sonra dönerek kasıklarıma oturdu, üzerime eğilip göğüslerimi emmeye ısırmaya başladı. Dayanamıyordum artık, bacaklarımı açmaya başladım. Selim de üzerimden indi, ayak bileklerimden kavrayıp ayaklarımı omzuna koydu, nabız gibi atan sikini amımın dudaklarıma sürmeye başlamıştı. Zevkten çıldırıyordum, inlemelerim duvarlarda yankılanıyordu…

Az sonra Selimin sikinin santim santim amımın içine kaydığını hissediyordum. Tamamını içime köklediğinde bir çığlık daha atmıştım. Zira amım Selimin sikine göre dar geliyordu. Hele Selimin amıma geçirirken, “Ohhh yavrum, ne kadar dar amın var! Ben bu amı sabahlara kadar sikmezmiyim!” gibi konuşmaları benim aklımı tümden alıyor, daha çok tahrik oluyor ve kendimden geçiyordum. Nasıl dediğime ben de şaşırıyordum, ama ben de Selime, “Sik koçum! Parçala amımı! Bu amın bundan sonra tek sahibi sensin! Sok erkeğim, bitir beni! Yerim senin o muhteşem yarağını!” gibi laflar ediyordum. Selim de daha sert ve hızlı basıyordu. Beni altında katlamış gibiydi ve sikinin baskısını taa midemde hissediyordum, ama buna rağmen ben de kalçamı ona doğru iterek dahada içime almaya çalışıyor ve “Sokkkk! Daha sokkk!” diye bağırıyordum. Kaçıncı orgazmım olduğunu sayamadım…

Selim beni evire çevire yarım saate yakın sikti. En son beni domaltarak gitgel yaptığında artık ben perişan olmuştum ve “Boşallll! Boşal artık erkeğim! Ben bitttimmm!” demiştim. Selim de daha da hızlanarak, “Geliyorummmm aşkımmmm!” diyerek içime fışkırmaya başlamıştı. Müthiş birşeydi! Tüm evliliğimdeki sikişmelerimin hepsinin toplamından daha çok zevk almıştım. Artık Selim benim erkeğim olmuştu. O gece Selim bende yattı ve beni birde hiç sikilmemiş bakire götümden siktikten sonra uyuduk. Sabah erkenden Selim uyanmış ve amımı yalayarak beni de uyandırmıştı. Sabah sikişinden sonra o işe giderken, ben yatakta öylece kalakalmıştım. Öğleden sonra Şubeye uğradığımda Müdüre Hanım bana, “Hoşgeldiniz Zerrin hanım!” derken yüzünde muzip bir gülümseme vardı. “Zerrin hanım, umarım dün sizi memnun edebildik?” deyince, ben de aynı muzip bir gülümsemeyle, “Nasıl mutlu olduğumu bilemezsiniz, çok teşekkür ederim!” dedim.