Posts Tagged ‘aldatma hikayesi’

Merhaba. Ben 26 yaşında, sarışın, bakımlı, sexy ve evli bir kadınım. Anaokulu öğretmeniyim, fakat atanamadığım için, iyi bir ailenin 1 yaşındaki kızlarına bakıyordum. Berna hanım hastanede çalışıyor, kocası Mete bey ise bir fabrikada müdür. Benim de kocamla mutlu bir birlikteliğimiz var. Fakat kocamla sex hayatımda ilk başlarda sorun olarak görmediğim erken boşalması, daha sonradan benim için problem olmaya başladı. Tam kocam beni sikerken motive oluyorken, kocam içime girince çok tahrik olduğundan hemen boşalıyordu. Ben ise orgazm olamadan öylece kalıyordum. Kocama, bir doktora görünmesini ve bu erken boşalma meselesine bir çözüm bulmasını defalarca söylediğim halde hiç oralı olmuyordu.

Berna hanımla kadın kadına ettiğimiz bir sohbet esnasında, kocasının çok iri bir penise sahip olduğunu ve her seferinde en az yarım saat 45 dakika falan seks yaptıklarını anlatmıştı. O günden sonra artık ben de öyle sikilmek istiyordum ve Mete beye farklı gözle bakıyordum. Mete bey eve eşinden 2 saat önce geliyordu. Ben Berna hanım gelene kadar evden ayrılmıyordum. Mete bey eve gelince kendime çeki düzen veriyor, güzel ve iri göğüslerimi, kalçalarımı ön plana çıkartmaya çalışıyordum. İlk başlarda bana ilgisiz gibi görünen Mete beyin daha sonradan vücuduma gizli kaçamak bakışlarını yakalıyordum. Mete bey çok yakışıklı bir adamdı. 1,85 boyunda, geniş omuzlu, fit bir vücuda sahipti. Her gece rüyalarımda Mete beyle deliler gibi sevişiyordum ve onunla artık gerçek anlamda da sikişmek istiyordum.

Bir sabah kalktım, duşumu aldım, dekoltesi bol olan bir elbise giydim. Şans benden yanaydı, Mete bey normalde eve saat 5’te gelirken, o gün saat 3’te gelmişti. Çok heyecanlanmıştım. Kapıyı açtığı gibi dudaklarına yapışmamak için kendimi zor tutmuştum. Biraz sohbet ettikten sonra Mete bey bilgisayarının başına oturdu, ben de bu arada kızları Eceye yemek yediriyordum. Aklıma o anda bir cinlik geldi, Ecenin bütün yemeğini üstüme döktüm ve Mete beyin duyacağı şekilde hayıflanmaya başladım. Mete bey, “Hayırdır, ne oldu?” diyerek yanıma geldi. “Üstüme yemek döküldü, elbisemi değiştirmem lazım, elbisem kuruyana kadar bana giyecek birşey verirmisiniz? Berna hanımın geceliklerinden biri olabilir mesela…” dedim. Mete bey tamam dedi ve içeriden eşinin geceliklerinden birini getirdi verdi…

Getirdiği gecelik askılı, kısa, saten bir gecelikti. Özellikle en sexy olanını seçip getirmişti. İşte fırsat bu fırsattı. Artık ok yaydan çıkmıştı. Banyoya gidip sütyenimi çıkarttım ve bütün vücudumu sergileyen geceliği giydim geldim. Mete bey bilgisayarın başında heyecandan terlemeye başlamış ve kaçamak bakışlarla beni süzüyordu. Ben Eceyi odasına götürüp uyuttum ve tekrar salona geldim. Mete beyin sandalyesine arkadan yanaşıp, “Ece uyudu, birşey içmek istermisiniz Mete bey?” diyerek, göğüslerimi hafifçe omuzlarına dokundurdum. Üstten bakınca sikinin kazık gibi olduğu belli oluyordu. Başını çevirip, “Evet, çay olabilir…” dedi ama o anda göğüslerimle de burun buruna gelmişti. Ben de az değilim hani, nerdeyse adamın ağzına dayamıştım göğüslerimi. Göğüslerime sürmüş olduğum parfüm çıldırtmıştı Mete beyi. Öyle biraz daha kalsam göğüslerimi yalamaya başlayacaktı. Mete beye davetkar bir şekilde gülümseyip, “Çayınızı hazırlayım.” dedim ve mutfağa gittim…

Bardakların olduğu dolabın kapağını açarak, sanki ulaşamıyormuşum gibi dolaba uzandım ve “Mete bey, bardaklara ulaşamıyorum, yardım edermisiniz?” diye seslendim. Tabii boyu zaten kısa olan geceliğin arkası yukarı toplanmış ve tangam görünüyordu. Mete bey gelip arkamdan dolaba uzanınca, sert siki kalçalarıma yapışmıştı. Ben istifimi bozmayınca biraz daha yüklendi arkama. Biliyordum, benim onu istediğim gibi, o da deli gibi beni istiyordu. Ben de kalçamı sikine bastırınca, bardakları bırakıp ellerini vücudumda gezdirmeye ve okşamaya başladı. Göğüslerimi sıkmaya başladığında benim de zevk sularım gelmeye başlamıştı. Birden döndüm ve öpüşmeye başladık. Mutfakta biraz öpüştükten sonra bana, “Yeter artık dayanamıyacam, benim olmalısın!” dedi. “Ben de seni istiyorum!” dedim. Beni kucağına aldı ve yatakodasına götürdü…

Geceliği tek hamlede üstümden sıyırdı, tek tangamla kalmıştım karşısında. O da soyundu. Gözlerimi sikinden alamıyordum, siki hakikaten Berna hanımın dediği kadar vardı. Beni yatağa uzatıp üstüme geldi. Göğüslerimi yalıyor, emiyor, ısırıyor, bir yandan da elini tangamın içine sokmuş, amımı okşuyordu. Ben ise gözlerimi kapatıp kendimi ona bırakmış, zevkten ölüyordum. Göbeğimi öperek yavaş yavaş aşağı indi, tangamı çıkarttı ve daha dün traş ettiğim amımı öpüp koklayama başladı. Amımın dudaklarını ayırıp amımı, klitorisimi yalamaya başladı. Yalamak değil, resmen diliyle sikiyordu beni. Zevkten bayılacak gibiydim, inliyor ve çığlıklar atıyordum. Amımı yalanırken müthiş bir orgazm oldum. Uzun zamandır yaşamadığım duyguları yaşamak mükemmel birşeydi…

Sonra o güzel yarrağını ağzıma verdi. Heryerini yaladım, emdim. Artık o yarrağı amımda istiyordum, resmen amım zonkluyordu. Yarrağının mantar gibi başını amımın dudakları arasına sürterek, “İstiyormusun aşkım?” dedi. “Evet aşkım, deli gibi istiyorum!” dedim. Birden yüklenerek içime girdi. Acıyla karışık zevkle çıldırıyor, deli gibi inliyor, bağrıyordum. Rüyalarım gerçek olmuştu ve Mete bey kendi evinde, kendi yatağında beni sikiyordu. Yaklaşık yarım saat beni sikip 3 kez orgazma ulaştırdıktan sonra, içime boşalmadan çıktı ve göbeğime fışkırttı. Abartmak istemiyorum, herhalde yarım çaybardağını doldururdu dölleri. Siki daha inmemişti, kazık gibi duruyordu. Döllerini göbeğime ve göğüslerime sıvadıktan sonra sikini tekrar yaladım…

O gün eşi Berna hanımın eve geliş saatine kadar defalarca sikiştik, her pozisyonda sikti doyurdu beni. Ertesi günlerde de bu sikişmelerimiz devam etti. Ama artık çocuklarına bakmıyorum. Mete bey garsonyer gibi bir daire kiraladı, haftanın 2-3 günü orda buluşup, istediğimiz herşeyi yapıyoruz. Maddi anlamda da beni mükemmel yaşatıyor, artık çok daha mutluyum. Birşeyden haberi olmayan kocamla da aram gayet iyi. Artık kocamın erken boşalmasına takmıyorum, nasıl olsa Mete bey beni müthiş orgazmlara uçuruyor.

Bayanlar hayatınızı yaşayın, istediğinizi elde etmek sizin elinizde!

[Sara]

Merhabalar ben can yaşım 30 bakımlı ve sevilen bir kişiliğim var sex ede inanılmaz düşkünüm düşkün olmamında tek nedeni hiç inmeyen yarağım neyse anlatacağım hikaye bugüne kadar yaşadığım en heyecanlı ve tahrik edici olandır.

Mahallede oturan 45 yaşlarında abla dediğim ve sürekli şakalaştığım komşum nesrin işten akşamları döndüğümde genelde kapının mahallenin kapıların önünde mahalle kadınları oturur sohbet falan ederlerdi her seferinde de selamlaşır hatır falan sorardık neyse ki yine bir akşam üstü eve geliyordum nesrin kapının önünde oturuyordu selamlaştım nereye eve dedim gel çekirdek al dedi.

Sohbet falan derken bir anda hiç beklemediğim bir an gülümseyerek şakalaşır gibi önündeki ne zaman görsem dışarda kalıyor dedi ne falan dedim anlamaya çalıştım nesrin ne olacak dedi önündeki patlıcan bende hem kızardım hemde gülümsedim onun normal halidir dedim nesrin vayyy bu daha normalmi gerçekten can çok beli oluyor sen nasıl yürüyosun bu halde kim görse gözü oraya kaçar dedi neyse bende dedim abla valla napayım malım budur nesrin abla görüşürüz dedim eve çıkacam bekle can gitme senden bir ricam var aylardır her seferinde gözüm yarağına takılıyor çok merak ediyorum dedi.

Bende ilk başta çekindim daha sonra ne olacaksa olsun lütfen dedim abla olur mu öle şey biri görse yakalasa hayatımız kayar hemde yılardır tanışıyoz falan derken uzatma gel içeri dedi etrafa baktım kimseler yoktu içeri kapıya geçtim eşin nerde dedim saat 8 de gelecek dedi yani bir saat falan sonra en büyük kızı üniversite okuyodu 2 çoçuğuda küçüktüler yani odalarında tv izliyolardı neyse kapı çekti diyer odaya geçtik nesrin can hiç bekleme gelen olmadan çıkarsana dedi bende azmıştım yarağım yanıyordu taş gibi dimdik olmuştu indirdim fermuarı zorlanarak çıkardım 21 cm ve çok kalındır çıkarınca adeta şaşkınlıkla bakıyodu sen nasıl bunu amcığa sokuyorsunki dedi bende dedimki oluyor hemde bal gibi oluyor ama kız arkadaşlarımla okadar sex yaşadım ama hiç biri arkadan alamadı gerçektende hayatım boyunca arkadan yapamadım bu yüzden hep üzüldüm o arka tadı alamam neyse dedim nesrin çıkarsana amını bende bakayım yanıyorum dedim sonra bak şimdi olmaz dedi bense ısrar etim lütfen diyorum tabiki nazlanıyor bide korkuyor yaklaştım eteyini kaldırdım kilotunu indirdim offff inanılmaz bir amcık bembeyaz küçücük şaşırdım.

Adeta nesrin senin amın bakire amı gibi dedim niye bukadar küçük falan dedim 3 doğumuda sezeryanla yaptım dedi o yüzden aynı hep bide kocasının yarağının parmak kadar olduğunu söledi inanmasamda yemin eti yani 8 cm ama biri gelir diyede ödüm kopuyordu yaklaştım hiç sevişmeden yarağımı amcığında sürtüm üstünde gidip gelmeye başladım ne oldu anlamadım inelemye başladı adeta amından yarağıma sular akıyordu çok erken boşalmıştı hiç vakit kaybetmeye niyetim yoktu ayakta koltuğa oturtum yarağımın başını ıslanan kaygan amının deliyine yavaşça itmeye başladım zorlaya zorlaya anca başı giriyordu yarağımın derisi yanıyordu zorlanmaktan tamamen bacaklarını açtım yarağımı içine kökledim yarısını sokmulştum sokarkenede tırnaklarıyla sırtımı parçalıyodu nefesi gitmiş bayılmak üzereydi ama ben boşalmalıydım ve biraz daha git gel yaptım yarağımın yarısını batırdım amının ıslaklaığıyla içine giriyordum.

2 dakika sürmedi hızlandım boşalacaktım nereye boşalayım dedim içine dedi korunuyom dedi ben öyle boşaldımkı amının içinden spermim bacakalarına damlıyordu yarağımı çıkardım hemen pantolonu çektim çıkıyorum dedim gelen olur falan o adeta bayılmıştı neyse kapıdan çaktırmdan çıktım eve gitim düş falan aldım ama ben deliriyorum tadını daha alamam vede muhteşem daracık beyaz amcığı göz önümden gitmiyordu aradan bir kaç gün geçtü artık nesrinle rahat buluşup muhteşem bir gün yaşamaktı neyse numarasını almıştım aradım 3 gün sonra sen nerdesin işini haletin gitin falan dedi konulştuk bir kaç gün oda delirmişti ben gibi nasıl buluşacaz falan günlerce konuşuyoduk tabiki o dışarı aradan 10 gün geçmişti bir akşam bizimkiler sabah leyin köye gideceklerini sölediler bir anda aklıma eve gelmesi oldu hem karşımızda hemde süper olacaktı tabiki arayamıyorum akşamları sabahı beklicektim.

Sabah 9 gibi bizimkiler hepsi köye gittiler bende evden çıkar gibi çıktım bizimkiler gitikten sonra eve döndüm nesrni aradım cevap vermiyordu çıldırmıştım neyse dışarı çıktım kapının önüne yaklaşık 2 saat falan geçti nesrin kapının önüne çıkmış temizlik yapıyordu yanına gitim abla nasılsın bağırarak şakalaşarak gibi biri görsede anlamaz zaten yaklaştım ya sen neye cevap vermiyosun tele evde kimse yok hepsi köye gittiler dedim telefon odada çoçuklar oynuyor dedi neyse gelecenmi dedim çoçuklar ne olacak dedi ben bilmem eve çıkıyorum git içeri seni arayacam falan dedim çıktım eve aradım daha rahat konuşşuyoruz tabiki nesrinde inanılmaz heyecanlanmış muhteşem bir fırsat diyor neyse çoçukları alıp ablama bırakacam dedi ablasıda bi arka mahalede tamam dedim saat 1 oldu nesrin geldi içeri geçti geçtiyi gibi sarıldım dudağımı dudağına soktum sevişmeye başladım.

Delirmiştim adeta ısırma ne olur belii olsa ölürüm diyordu sakinleştim hemen yatağa uzatım üzerini hepsini bir seferde çıkardım bembeyaz bir vucut micacık memeler korkmasam parçalayacam adeta vucudunu hepsini yalamaya başladım bacaklarına indim amcığını ağzıma aldım şaşkın bakıyordu miden bulanmıyormu diyordu sadece yok dedim ağzıma aldım emzik gibi emiyor yalıyordum dişlerimle parçalıyordum ağzıma öle almıştımki saçımı bastırarak orgazm oldu amından sular akmaya başladı üğzerinden kalktım git amını yıka gel deidm o arada çırılçıplak soyundum odaya geldi beniş öle görü nce şaşkınlıkla bakıyordu sarıldım tekrar seviştim biraz eyil yala aşkım dedim olmaz dedi asla yalayamam midem bulanıyor kocamınkinide hiç yalamadım yemin eti tamam dedim midesi bulanmasın dedim uzatum yatağa bacaklarını açtım amını iyice yaladım üzerine çıktım kocaman yarağıma bakıyorum amcığına bakıyorum beni daha azgınlaştırıyordu yarağımı yavaşça dayadım amına yavaşça içine soktum girmesede zorlansada artık olacaktı yarağımı batırdım amının derimliklerine bağırıyor gözünden sular akıyordu biraz git gelden sonra altımda tekrar orgazm olmuştu ıslanmasıyla yarağım dahada rahat giriyordu pompalamaya başldaım zevke dönüştü inliyor altımda kurban olurum diyordu bende gaza gelip çılgınca amının içine sokup çıkarıyordum köküne kadar bastırıp amının içine boşaldım yarağımı çıkarırkene yarağımın derisi hafiften kalkmıştı aradan bir saat uzandık 2 kez daha yaptım sonra eve giti tabi ki arkadan yapalım dedim bir anda delirdi asla olmaz dedi bende zorlamadım tabiki toplamda 3 kez daha buluştuk ve bitirdim geröekten hayatımız kayabilir di ve biiiti birbirimizxi görüyoruz ama hiç bir şey olmamaış gibi saygılı bir şekilde komşuluk devam ediyor

Üyemiz den gelen hikayedir.. Başka yerde yok..!!

 

Herkese merhaba Burada hikayeleri okudukça çok keyif alıyorum ve bende kendi maceramı yazmak istedim. Kullanacağım isimler sahte olaylar gerçektir , adım Selin sua 39 yaşında bir çocuk annesi 4 yıldır dul bir bayanım seksi çok severim ama dul olmam sebebiyle ve ailemle sorun yaşamamak adına bir sevgili girişimimde olmamıştı aslen bir erkek ile birlikte olmayı çok özlüyordum ama yapacak bir şey yoktu . Erkek kardeşim ve babamla beraber işlettiğimiz bir şirketimiz var merkez ofiste ben işlere ben bakıyorum babam ve kardeşim de şantiyeler ve diğer ofisler ile ilgileniyorlar . Zaten olayda şirkete yeni aldığımız yemek yapan bayan ile daha doğrusu kocası ile tanışmamız ile başladı . lafı çok uzatmayacağım merkez ofisteki 13-14 kişi için çay servisi ve öğle yemeğini yapması için bir bayan işe aldım 35 yaşlarında oldukça cana yakın bir bayandı geçen zaman içinde oldukça yakın olmuştuk patron işçiden çok iki dert ortağı gibi sohbet edebiliyorduk işe başlayalı 6 ayı geçmişti arada eşi onu ziyarete geliyordu birkaç kez karşılaşmıştık oldukça yakışıklı 30 – 35 yaşlarında irice atletik yapılı biriydi .İlk kez gördüğümde etkilenmiştim ondan içimden şöyle bir sevgilim olsa diye geçirmiştim. Esin hanım kıskanmadım desen yalan olur neyse Esin ile konuşurken eşinden bahsediyorduk bir kurumun bilgi işlem biriminde çalışıyormuş ve 4 0 yaşındaymış ama hiç göstermiyor dedim Esin de öyledir kendine çok dikkat eder bazen bu kadar genç hissetmese iyi olur aslında dedi gülerek neyi ima ettiğin anlamıştım ama safa yattım ve nasıl yani dedim anladın işte çok azgın beni hiç rahat bırakmıyor dedi hala 20 lik delikanlı gibi dedi . Bende daha ne istiyorsun her kadın böyle erkek arar sen bulmuşsun bunuyorsun dedim oda ya ben onun kadar istemiyorum 15 – 20 günde bir yeterde artar böyle olunca da hep sorun oluyor bu aramızda dedi.Bu cümle beni çileden çıkarttı içimden kadına bak bulmuş azgın adamı kıymetini bilmiyor diye geçirdim ve aklımda bazi fikirler uçuşmaya başladı adam yakışıklı idi evdeki cinsel hayatı kötüydü bu adam karısın aldatır diye düşündüm, Esin’e ee adam dışarıya gitmesin dedim sen böyle yapıyorsan adamın gözü dışarıda olur dedim. Oda bana bulaşmasın da ne hali varsa görsün yeter ki yarın bir gün kolunda başka biriyle karşıma çıkmasın dedi. Anlam veremedim aslında ve nasıl yani dedim adam dışarı gitsin diyorsun yani kıskanmayacak mısın dedim bana bulaşmasın eve de huzur bozacak bir şey yaşatmadığı sürece hiç te kıskanmam dedi. Kendimce bu adamı ayartmak kolay olur karısının da umurun da değil nasıl olsa bende arada kendi keyfime bakarım diye düşündüm ama nasıl olacaktı adamı nasıl tavlayacaktım bunu üzerine planlar yapmaya başladım bilgi işlemde çalışıyor olduğu aklıma geldi evdeki bilgisayarı bozarak onu tamir etmesi için davet etmeyi planladım ama nasıl bozacağımı bilmiyordum bu konuda biraz araştırma yaptım internetten bazı dosyaları silersem başarabileceğimi öğrendim birkaç gün uğraş sonucunda başarmıştım ertesi gün şirkete gittiğimde Esin bana çay servisi yaparken bilgisayarımın bozulduğunu mümkün ise eşinin gelip bir bakıp bakmayacağını sordum oda tabi ki ne demek ben söylerim bakar ne zaman isterseniz dedi bende peki dedim o zaman onun müsait olduğu zamanı söylersin dedim eşin buraya gelsin ben burada eve götürürüm dedim anlaştık Esin de onlar cumartesi günleri çalışmıyor cumartesi biz beraber geliriz bakar dedi günlerden Perşembe idi o iki günü nasıl heyecanlı geçirdim bilemezsiniz. Cuma günü kuaföre gittim tüm vücut ağda yatım çocuğu babasına gönderdim hafta sonu onunla kalsın diye cumartesiye hazırlıyordum kendimi ne yapıp edip bu adamı elde edecektim sonuçta karısı benim yanımda çalışıyordu bir şey diyemezdi , diyeceğini sanmam zaten neyse cumartesi işe gittim her zamanki gibi oldukça seksi ve bakımlı idim ofisime çıktım Esin çay getirdi eşim 1 saate kadar gelecek diye haber verdi ve aradan bir saat sonra Esin yanında kocası ile geldi oldukça rahat birisi idi bilgisayardaki sorunları sordu bende anlattım işimiz biraz sürer sizin için sıkıntı olur mu dedi yok canım ne sorunu olacak dedim düzelsin de dedim ve ofisten çıktık arabam bindik benim eve doğru gidiyorduk mini olan eteğim arabada iyice açılmıştı farkındaydım ama hiçbir şey yokmuş gibi davranıyordum onunda fart ettiğin anlaya biliyordum ona göz ucuyla her baktığımda gözlerini bacaklarımda yakalıyordum yol bira uzun olduğu için sohbet ediyorduk yalnızlığın zorluğundan bahsediyordum gerekli sinyalleri veriyordum ve oda çok zekice sorular ile lafı iyice açıyordu artık eve gelmiştik içeri girdik önce ona bir kahve ikram ettim sonra bilgisayarın başına geçtik bilgisayara bir CD taktı birkaç işlem yaptı bilgisayar kendine gelmişti hemen ben şaşırmıştım bu kadar kolay mıydı diye sordum oda hafifçe gülümseyerek bu dosyaları silmek yerine koymaktan daha zordur baya bir çaba sarf etmiş olman gerekir dedi o anda gözlerimin içine bakıyor du başka onarmamı istediğin bir şey var mı dedi cevap vermedim direk olarak dudaklarına yapıştım çok ihtiraslı bir şekilde öpüşmeye başladık beni kucağına aldı ve yatak odasını sordu kucağında yatak odasına kadar taşıdı ve yatağın zerine bıraktı gömleğini e pantolonunu çıkartı üzerinde sadece bir baksır vardı ben ise halen giyiniktim uzanıp gömleğimin düğmelerin çözmeye başladı ben ayağa kalktım önde gömleğim sonra eteğimi çıkarttım çamaşırlarımla kalmıştım dudaklarımız birleşti sütyenimin kopçalarını açtı ve çıkartıp kenara attı sona göğüslerimle oynamaya onları emmeye diliyle uyarmaya başladı bnde onun saçların okşuyor ve inliyordum elllri daha aşağı inip üzerimdeki son parçayı çıkarttı ve eliyle kadınlığı okşamaya başladı beni yatağa yatırdı ve kadınlığımı diliyle keşfetmeye başladı öyle güzel bir histiki o kadar zamandan sonra ilke defa bir erkek amımı yalıyor beni uçuruyordu bir süre böyle devam etti ve sonra oda baksırı çıkarttı ve 69 olduk o beni dili ile uçururken bende onu aletini emmeye başlamıştım çok ri bir aleti yoktu bir süre daha devam ettik ve artık içine girmek istiyorum diyerek beni sırt üstü ytırdı bacaklarımı omzuna aldı içime girmeye başladı o an aldığım zevki nasıl anlatsam bilemiyorum sanki ilk kez ilişkiye giriyor gibi hissetim kendimi ve artık kasıklarımız birleşmişti git gel yapmaya başladı öne yavaş yavaş ve osnra giderek hızlandı öyle hızlı girip çıkıyordu ki içime anlatamam ve ilk orgazmımı yaşadım o halaen içimde devam ediyordu kendini geri çekti yanıma uzandı beni üzerine çekti ve tekrar içime girmeye başladı bana devamlı iltifat ediyor çok dar amın var harikasın diyordu ben inlemekten cevap veremiyordum ve ben onun üzerine kapaklanmışken omuzlarımda iterek beni dik hale getirdi üzerinde zıplamaya başlamıştım beni durdurdu alttan beli ile iyice içime doğru bastırdı ve benim belimden kavrayarak beni ileri geri sarsmaya başladı yok böyle bir zevk hem onun aleti en derin yelerimde geziniyor hem de klitorisim ikimizin kasıkları arsında skışıyor ve ben uçuyordu çok kısa sürede tekrar boşalmıştım o halen devam ediyordu ve üçüncü orgazmıma doğru yola çıkmıştım bile hemde ne orgazm öyle şiddetli boşaldığımı hiç hatırlamıyorum benim halim kalmamıştı sik beni doyur erkekliğine diye inliyordum oda doyuracağım taltım her yeri dolduracağım bütün vücudun benim olacak diyordu arıtk üzerine yığılmıştım o ise alttan halen pompalıyordu kulağına haid arıtk boşal dedim az kaldı sabret dedi ben üzerinden indirdi ve domal bakalım birazda öyle sikeyim seni dedi hemen önünde domaldım arkama geçti ve tekrar içime girdi kalçalarım okşuyor çok güzel götün var sikme çok eğelnceli olacak diyordu ben sik aşkım istediğin gibi sik götümün bekaretini sen al dedim ilkmi olacak dedi ben evet dedim kocan salğın tekiymiş böyle bir göt sikilmezmi dedi bende o çok istedi ben vermedim ama sana hayır diyecek halim yok kölen olurum senin dedi peki deid bir yandan içime girip çıkarken amımddam akn sıvıları alıp arka deliğime sürüyor ve parmağı ile baskı yapıyordu bir süre sonra parmağını arkama sokmayı başardı ve devam ediyordu muhteşemdi biraz sonra ikinci parmağını sokmaya başladı hem amımda erkeliği gidip geliyor hemde arkamda iki parmağı deliğim genişletiyor ve beni zevkten uçuruyordu bira sonra içimden çıktı ve aletini kara delğimin ağzına dayadı bende ellerm arkaya atakrak kalçalarımı iki yana yırdım ona yardımcı olmak için ve itmeye başladı zorlanıyorduk ama biraz uğraş ile girmiş ti artı k ve yavaş sakin hareketlerle ilerliyordu canım bira acıyordu ama öyle dayanılmayacak bir acı değildi ve en sonunda kasıklarıın kalçalarımda hissettiğimde öylece bekledi bir süre içimde kalp gibi atıyordu işte bu en sevdiğim sey bayılıyorum ama karım vermiyor diyordu bende kaçırdığını bilmiyor dedim ne zaman istersen ben sana veririm erkeğim bundan sonra benimsin dedim seve seve dedi ve hareketlenmeye bşaladı ben iyice alışıncaya kadar yavaş devam etti ve sonra yine arkamda piston gibi çalışmaya başladı bir taraftan da eli ile amımla oynuyordu gelmek üzere idim geliyorum diye haykırarak iyice hızlandı nefes alışları hırıltıya dönüştü öyle sert vuruyordu ki çıkan sesler herhalde apartmanın her yeniden duyulmuştur ve içimde kalp gibi atmaya başladığında bende tekrar boşalmıştım öylece yatağa yığıldık halen arka deliğimin içinde kalp gibi atıyordu muhteşem bir histi onun sıcacık meniler içimi doldurmuştu resmen biraz öyle kaldıktan sonra içimden çıktı dudaklarıma uzanarak harikasın diye bir öpücük kondurdu bende sende harikasın diyerek onu öptüm dönüp göğsünde yatma başladı sigara ister misin dedi evet dedim gidip sigaralarımızı getirdi beraber birer sigara içtik ben onun göğsünde yatarken oda saçlarım okşuyordu o sırada gözüm saate ilişti eve geleli nerdeyse iki saat olmuştu ben bir anda heyecanlandım iki saat olmuş geç kalmayalı karın şüphelenmesin dedim oda daha dur yeni başladık bugün benimsin bu ilk seferdi ikinci olmadan asla bırakmam seni bugün seni sikilmeye doyuracağım ilk tanıştığımız günden beri seni sikmek istiyordum sen endin istedin çok güzel oldu dedi ve bak ufaklık senden ilgi bekliyor biraz em de kendine gelsin dedi hemen onu ağzıma aldım ve emmeye başladım kıs sürede taş gibi olmuştu başım kaldırdım ve neremi sikmek istersin önce dedim o da muhteşem götünü bir kez sikmek isterim dedi bende peki dedim o yatarken üzerine çömeldim ve sikini arka deliğime hizalayarak üzerine oturmaya başladım ço kolay girmişti içime ve acayip zevk alıyordum daha önce bir bana arkamdan bu kadar zevk alacağımı söylese alsa inanmazdım ama gerçekten hoşuma gitmişti hızla üzerinde zıplıyordum çok büyük zevk alıyordum oda boş durmuyor ve amımla oynuyor benim aldığım zevki ikiye katlıyordu muhteşem bir şeydi epeyce bir süre böyle devam ettik onun gözlerindeki mutluluk beni de mutlu ediyordu ve beni durdurdu sırt üstü yatırıp bacak aram başını gömdü klitorisimi emiyor hem amımı hem de arak deliğim parmağı ile uyarıyordu bu şekilde çok kısa sürede boşalmaya başladım ben boşalmaya başlayınca hemen içime girdi ve hızla pompalamaya başladı anlamadığım hisler yaşıyordum çığlık çığlığa tekrar tekrar boşalıyordum hiç yaşamadığım zevkler yaşıyor kendimden geçiyordum sadece sik beni sik beni diye inliyordum hayatımda ilk kez böyle bir şey yaşıyordum inanın hiç halim kalmamıştı artık resmen pelte olmuştum beni tekrar ters çevirdi yine arkama sokmaya başladı onun beni götümden sikmesi öyle hoşuma gidiyordu ki sik erkeğim doldur götümü bu göt ne zaman istersen senin diyordum oda daha hırsla sikiyordu aldığım zevk dayanılmazdı bana hiç yaşamadığım şeyler yaşattın senin yaşamak istediğin bir şey var mı diye sordum oda evet dedi iki şey vardı birini şu an yaşıyorum diğeri de ağıza boşalmak dedi bende tabi ki dedim zira kocamda severdi bende döl yutmayı severim dedim peki o zaman dedi ve arkamdan çıkıp tekrar amıma soktu öyle hızlandı ki anlatama m ben tekrar boşalmıştım ve geliyorum dedi hemen döndün ve onu ağına aldım emmeye başladım hem de öyle vakumluyordum ki anlatamam ve ağzımın içinde patladı sıcak dölleri damağıma öyle şiddetli çarpıyordu ki hiç tatmadığım kadar güzel bir tadı vardı hepsini yuttum ve iyice temizlene kadar emmeye devam ettim her damlasını sonuna kadar yutmuştum beni yukarı çekti ve dudaklarıma yapıştı uzun bir öpücük kondurdu ve gözlerimin içine bakarak bunda sonra sen benimsin haberin olsun her canım istediğinde seni sikeceğim mazeret kabul etmem dedi bende ne zaman istersen erkeğim dedim ve kalktık duşlarımızı aldık toparlandık ofise geçtik ben Esin’ çok teşekkür ettim oda ne demek problem olduğunda haber verin yeter eşim halleder bende eminim halleder hatta ben onun becerisinden sizin de faydalanmanızı sağlayacağım arkadaşlarıma iletirim bir arıza olduğunda eşini göndeririz ücretini alır dedim Esin sevinmişti bilse ki ben kocasına kendimi siktirmek istediğim zaman için bahane bulmuştum ne derdi acaba ve öğünden beridir haftada en az bir gün beni deliler gibi sikiyor ikimizde halimizden memnunuz.

Merhaba seks hikayeleri okurları ben Alanya’dan Nazan, ama arkadaşlarımda bana Naz derler. 19 yaşında, 1.50 boyunda, kumral tenli bir kızım (daha doğrusu kadınım). Etrafımdakiler ne kadar kız bilse de, erkek arkadaşım Metin 2 yıl önce beni zorla kadın yaptı. Bu olay başıma geldiğinde bir butikte çalışıyordum. Halen de çalışıyorum.  Metini o kadar çok sevmediğim halde, biraz arkadaşlarımın sayesinde, biraz da kendimi boşlukta hissetmemden dolayı onunla çıkmaya başlamıştım. Fazla yakışıklı olmasa da, etrafımda popüler birisi olduğu için kabul etmiştim. İşyerim onunkine yakın olduğu için her gün görüyordum, ama fazla oturup konuşma veya gezme fırsatımız olmuyordu. Yine bir gün konuşurken akşam bir yerlere gidip konuşmak istediğini söyledi. Benim işyerinden çıkınca fazla vaktim olmadığından kabul etmedim. Çok ısrar edince biraz erken çıkıp yakın bir yerlerde oturabileceğimizi söyledim. Önce pek istemedi, ama sonra onların işyerinin akşam boş olduğunu, orda oturabileceğimizi söyledi. Bu konuda tereddüt etmiştim, ama kabul ettim. Niye bilmiyorum, ama bir şey beni dürtmüştü.  Akşam olmuştu. Patronumdan arkadaşımla alışveriş yapacağım diye izin aldım. Patronum da kadındı ve kolay kolay izin vermezdi. Babam vefat ettiği için ablam ve annemle kalıyorduk, bu nedenle eve de patronum bırakıyordu. Patronuma, alışverişe gideceğimi annemlere de söylemesini istedim ve çıktım.  Metini aradım, işyerinde olduğunu söyledi. Hızlı hızlı yürüyerek işyerine vardığımda ışıkları kapalıydı. Ama yaklaşınca kapı açıldı, Metin beni bekliyordu. İçeri girdim kapıyı kapattı ve kilitledi. Çalıştığı yer pek temiz değildi. Küçük bir bölmeye geçtik. 1 kanepe, 2 koltuk ve 1 masa vardı, herhalde patronunun ofisiydi burası. Koltuğa oturdum, o da kanepeye oturdu ve yanına geçmemi istedi. Ben istemeyince kolumdan tutarak beni kanepeye çekti. Elini omzumdan atarak göğüslerime dokunmaya çalışıyordu. Ben tam olarak panik halindeydim. Elini ittim ve gitmek istediğimi söyledim. İki eliyle başımı tutarak dudaklarımı öpmeye başladı. Ben çırpınmaya başlamıştım, ama çok güçsüz olduğum için hiçbir şey yapamıyordum…  Birden dudaklarını ısırdım. Başımı bıraktı ve çok sert bir tokat attı. Resmen şoka girmiştim, ağlıyordum, koşarak kapıya gittim, ama kapıyı kilitlemiş ve anahtarı almıştı. Yanıma gelerek kolumdan tuttu ve kendine çevirdi. Beni çok istediğini ve şimdi sahip olacağını söyledi. Bakire olduğumu, yapmak istemediğimi söylesem de fayda etmiyordu. 1.85 boyunda kocaman biriydi ve ben resmen çocuk gibi kalıyordum. Kolumdan tuttu ve beni yine kanepeye götürdü. Üzerimdekileri çıkarmaya çalışıyordu. Ben durmadan ağlıyor ve karşı koymaya çalışıyordum. O anda masanın üzerindeki makası elime geçirdim ve koluna sapladım. O acıyla üzerimden kalktı. Ben tam kaçmaya çalışırken kafama bir şey geldi ve bayılmışım…  Gözümü açtığımda karşımda duruyordu, yarağı elinde bekliyordu. Ben çırılçıplaktım. Gözümü açtığımı görünce üzerime abandı ve “İşte geliyor!” dedi ve koca yarağını amıma bir kerede soktu. Çığlık atmıştım. Eliyle hemen ağzımı kapattı ve sikmeye başladı. Biraz acıdan, biraz panik, biraz korku, biraz da ağzımı kapatmasından olsa gerek, yine bayılmışım…  Tekrar ayıldığımda işini bitirmiş, oturuyordu. Benimse bacaklarım açık vaziyette kanepede yatıyordum. Amımdan kan ve dölleri akıyordu. Çok halsizdim, hareket edemiyordum. Yanıma gelip beni oturttu ve üzerimi giyinmemi söyledi. Hem ağlıyor hem üzerimi giyiniyordum. Amımı temizleyemediğimden ayağa kalkınca bacaklarıma döl ve kan süzülmeye başladı, o halde pantolonumu giydim. İç çamaşırlarımı vermedi hayvan!  Zaten ayakta zor duruyordum, eve nasıl gidecektim bilmiyordum. Metin sessizliği bozdu ve dışarda arabasının olduğunu, beni eve bırakacağını söyledi. Mecburen kabul ettim, dışarı çıktık, arabanın yanına gittik. Camları siyahtı, içerisi görünmüyordu, arka kapıyı açtı ve binmemi istedi. Zar zor girdim, yanıma o da geldi. Şaşırmıştım. Öne baktığımda iki kişi vardı. Resmen şok üstüne şok yaşıyordum. Arkadaşları Metinin beni siktiğini biliyor ve bizi bekliyorlarmış. Bir tanesi gülerek arkaya döndü ve “Geçmiş olsun yenge!” dedi. Hiçbir şey diyemedim. Evin önüne geldiğimizde benim elime bir hap verdi, yutmamı, yoksa hamile kalabileceğimi söyledi. Beni indirip gittiler. Eve çıktım kimseye görünmeden banyoya attım kendimi. Amım halen acıyordu. İçimdeki dölleri parmağımla çıkarttım. Sonradan öğrendim, 3 kere boşalmış hayvan içime, ondanmış bu kadar acı ve döl. Verdiği hapı da yuttum ve yattım. Ama sabaha kadar durmadan ağladım, hem bekaretimin gittiğine, hem de yaşadığım acıya.  Sabah kalktığımda halen yürümekte zorlanıyordum. O gün işe gitmemeyi düşünüyordum ki, telefonuma gelen mesajı görünce şok oldum. Bu akşam da gelmemi istiyordu hayvan. Ama ben onun yüzünü bile görmek istemiyordum. İstemediğimi, bir daha görüşmeyeceğimizi yazıp mesaj attım. O ise, çok güzel resimlerimin olduğunu, gelmezsem internete yayacağını yazıyordu. Ne yapacağımı bilmiyordum. Güçlükle işe gittim. Patronumun olmadığı bir anda Metin geldi ve telefonundaki fotolarımı gösterdi. Bayıldığımda bir sürü fotoğrafımı çekmiş hayvan. Elime bir hap verdi ve gelmeden 1 saat önce yutmamı söyledi, doğum kontrol hapıymış. Yapacak bir şeyim yoktu, mecburen gidecektim…  Akşam olmaya başlayınca heyecan basmıştı beni. Verdiği hapı yuttum ve beklemeye başladım. Ağrılarım biraz geçmişti, ama akşam daha kötüsü başıma gelecekti. Yine işten erken çıktım ve Metinin yanına gittim. Beni içeri aldı ve istediklerinin hepsini yapmazsam çok kötü olacağını söyledi. Ofise girdik. Hiç vakit kaybetmeden beni soydu ve her tarafımı öpmeye başladı. Yarağını çıkardı ve ağzıma almamı söyledi. Ben geri çekilince saçımdan tuttu ve zorla ağzıma soktu. Gerçekten çok büyüktü, dün niye bu kadar amımın ağrıdığını anlamıştım, ağzıma bile sığmıyordu. Ağzımdan çıkardı ve amıma soktu. Gidip geldikçe, benim de bacaklarımı bağı çözülüyordu. Bacaklarımı omzuna aldı ve götüm biraz daha havaya kalkmıştı. Amımdan çıkardı ve götüme bastırmaya başladı. Acıyordu. Ben, “Acıyor!” dedikçe, o biraz daha bastırıyordu, ama girmiyordu…  O arada telefonu çalmaya başladı. Küfrederek telefonu açtı. “Tamam abi, tamam, hallederiz!” dedi kapattı. Yarağı küçülmüştü, tekrar ağzıma soktu ve kaldırmamı istedi. Kalkınca arkamı dönmemi istedi. Başıma geleceği tahmin ediyordum, ama bir şey diyemiyordum. Arkamı dönünce beni domalttı ve götüme parmağının birini soktu. Fazla acımadı, ama yarağı aklıma gelince korkmaya başlamıştım. “Kımıldama!” diyerek içerden bir krem getirdi ve götüme sürdü. Yarağını götüme dayadı ve yavaş yavaş sokmaya başladı. Başı girince omzumdan tuttu ve bir kerede hepsini soktu. Gözümden yaş gelmişti resmen. Mideme dayandı sandım koca yarak. 20 dakika kadar gidip geldi götümde. Artık alışmıştım, acımıyordu fazla. Götümü yarım saat kadar sikti ve içime boşaldı. Götümden çıkınca deliğim biraz açık kaldı, ama geri kapandı…  Hem amım, hem götüm yarak yemişti artık. Ben bunları düşünerek yatıyordum ki, birden kapı açıldı. Ben toparlanmaya çalışırken içeri dün arabadaki adamlar geldi. Birisi Metine, “Fazla yormayaydın yengeyi!” dedi. Metin de, “Daha ilk postalar, 1 ön, 1 arka!” dedi. Adam da, “Arkayı da mı patlattın hemen?” dedi ve gülmeye başladılar. Ben titreyerek oturuyordum, ve götümden Metinin dölleri akıyordu. Metin adamlara, “Buyurun beyler, artık sizin!” dedi. Adamlardan bir tanesi biraz yaşlıydı, yanıma geldi ve kolumdan tuttu, diz çöktürdü ve yarağını çıkardı. Dimdik, kocamandı ve Metininkinden kalındı. Ağzıma almamı söyledi. Birazı sığdı, nefes alamıyordum. Çıkardı, “Tamam boş ver!” dedi ve beni kanepeye yatırdı. Yarağını amıma bir kerede soktu. İçimi parçalıyordu resmen. 10 dakika o pozisyonda sikti, ama daha gelememişti. Bir anda öyle bir boşalmaya başladı ki, döllerini rahmimde hissettim. Yarağını çıkardığında amım açık kalmıştı. Adam üstümden çekildi ve aynı pozisyonda genç olan da 1 posta sikti. Beni yine evime bıraktılar.  2 ay boyunca, her akşam üçü de birer posta sikmeden bırakmadılar beni. Amım götüm her gün dölleriyle doluyordu. Ama yarak yemeye alışmıştım, artık fazla acımıyordu. İşin ilginç yanı ise, artık ben de sikilmek istiyordum. Ama orospu diye adımın çıkmasını istemiyorum. Şu anda da sadece güvendiğim kişilere veriyorum. Artık yaraksız duramam ben! Yepyeni sex hikayeleri ile karşınızda olacam:))

anlattıklarım yıllarca o anları düşünerek mastürbasyon yapmamı sağlamıştı. Aradan yıllar geçmesine rağmen
o anları unutamıyor ve inanılmaz zevkler alıyordum. Geçen
bu zaman sürecinde aklıma takılan bir başka konuda, Soner abinin
benimle ilgili hisleriydi. O kendisinden 5 yaş küçük ve cinsel deneyimi
olmayan bir kıza mastürbasyon yaptırırken nekadar zevk
almıştı acaba? Yıllarca hep bunu merak ederek yaşadım.

Artık evli bir kadındım ve hayatımda bazı
sorumluluklar vardı. Kocamla çok mutluydum, her nekadar bazı geceler
yataktaki erkeğin Soner abi olduğunu düşlesem de, kocamla evli
olmak harika birşeydi. Evliliğimizin ilk 2 senesi maddi zorluklarla
geçti. Kirada geçen zorlu 2 yılın ardından, kocamın ailesinin
de desteğiyle bir ev aldık ve taşındık. Güzel bir evdi.
Çocukluğumun ve evliliğimin ilk 2 yılının geçtiği
yoksul semtlerden kurtulmuş, daha lüx bir semte, İzmir’in denizle iç
içe güzel semti Küçükyalı’ya taşınmıştık. Evimizin
balkonundan görünen güzel körfez manzarası ve sabahları içimizi açan
deniz kokusuyla, kocamla günlerimiz mutluluk içinde geçiyordu.

Komşuluğun olmadığı bir yerde yaşamak, benim gibi
insanların iç içe olduğu kenar semtlerde büyümüş bir kadın
için biraz garipti belki, ama yine de hayatımdan memnundum. Komşusuzluktan
sıkılmışken, apartmana giriş çıkışlarda
selamlaştığım Eda hanım adındaki, benden 10
yaş büyük bir bayan içimi ısıtıyor, beni yaşadığım
eve dahada bağlıyordu. Güler yüzlü, sevecen bir hanımdı ve
onla sohbet etmek hoşuma gidiyordu. Defalarca birbirimizi davet etmemize
rağmen, bir türlü gelip gitmek kısmet olmamıştı. Bu
durum benim evde yumurtanın kalmadığı bir gün, Eda
hanımdan ödünç yumurta almaya gitmemle son buldu. Bir kat
altımızdaki evlerinin kapısına giderek kapıyı
çaldım. Sanırım evde kimse yoktu, çünkü kapı
açılmamıştı. Tam tekrar eve çıkıyordum ki,
kapının tıkırtısıyla arkamı döndüm…

Kapı açıldığında biraz şaşkındım,
çünkü kapıyı (sonradan 16 yaşına yeni girdiğini
öğrendiğim) Serhat açtı ve “Buyrun?” dedi tebessümle. “Merhaba, Eda
hanıma bakmıştım ben ama…” dedim. “Annem evde yok abla,
markete kadar gitti, birazdan gelir!” dedi. Ben de, “Tamam canım, ben üst
komşunuzum, yeni taşındık, adım Merve, daha sonra uğrarım,
tekrar teşekkürler!” dedim. “Oldu abla, söylerim anneme!” dedi ve
kapıyı kapattı. Güler yüzlü, kendince
yakışıklı bir çocuktu Serhat, ilk görüşte kanım
kaynamış, sevmiştim keratayı. Eve geldiğimde
aklımda markete gidip yumurta ve diğer ihtiyaçlarımı almak
vardı. Üstüme birşeyler giyip gideyim diye düşünürken, kapım
çaldı. Kapıya koşup baktığımda, kapıdaki Eda
hanımdı. Dışarı çıkmak için hazırlandığımdan
altım giyinik olmasına rağmen üstümde sütyenimle geziyordum, “Bir
saniye!” diye seslenip, kapıdan göğüslerim görünmeyecek şekilde
sadece başımı çıkararak, “Pardon Eda hanım, giyiniyordum
da, üstüm çıplak… Gelin siz, buyurun!” dedim.

Eda hanım gülümseyerek, “Önemli
değil… Bana gelmişsiniz, Serhat söyledi.” dedi. “Evet evde yumurtam
bitmişti de, o yüzden rahatsız etmiştim. Ama şimdi ben de
markete çıkmak için giyiniyordum.” dedim. “Aaa, lafı mı olur canım,
komşuyuz şurda, ben getireyim hemen, hem market
kapanmıştır artık, boşuna gidersin!” dedi. Aslında
gerçektende saat geç olmuştu, market akşamları saat 8.30 – 9
gibi kapanıyordu. “Peki ozaman, sağolun, ama olmadı böyle…”
dedim. “Önemli değil, ben getiririm birazdan!” deyip aşağı
kata yöneldi. Ben de kapıyı tam kapatmadan, üstüme birşey
geçirmek için odama geçiyordum ki, odama girer girmez, Eda hanım koşar
adım kapıya gelmişti bile, kapıyı tıklattı. Ben
de, “Buyur buyur, kapı açık!” diyerek yine sütyenimle odamdan çıktım.
Ama birden şok geçirmiştim. Çünkü gelen Serhat idi ve beni sütyenimle
göğüsler fora bir şekilde görmüştü. Birden, “Ayy pardon!”
diyerek, ikimiz de özür diledik ve ben odama kaçtım. Serhat da
kafasını öbür tarafa çevirerek beklemeye başladı…

Hemen elime ilk geçen Body’yi üstüme geçirip dışarı
çıktım. Serhat hemen, “Özür dilerim abla, sen gel içeri deyince ben de
girmiş bulundum, annem yumurta yolladı!” deyip yumurtaları uzattı.
“Asıl ben özür dilerim ablacığım, annen sandım seni!”
dedim. Serhat ta tekrar, “Pardon abla!” deyip, geldiği gibi yine
koşar adım evine gitti. O yaştaki çocuğa resmen göğüs
şovu yapmıştım elimde olmadan. Ama benim üzüldüğüm
konu o değil, çocuğu utandırmış olmamın
verdiği burukluktu.

Aradan geçen zamanla, Eda hanımla samimiyetimiz ilerlemiş, artık
ona abla diye hitap etmeye başlamıştım. Eda ablanın
kocası genç yaşta vefaat etmişti ve oğlu Serhatla
yaşıyorlardı. Eda abla bir muhasebecinin yanında
çalışıyordu. Serhat ise Liseye gidiyordu. Okul tatil olduğu
için Serhat evde yalnız kalıyor ve babasının erken
vefaatı sebebiyle, insanlarla fazla konuşmayan, içine kapalı bir
genç olarak zamanını geçiriyordu. Anlayacağınız çok az
arkadaşı vardı ve tekbaşına Bilgisayar başında
zaman geçiriyordu. Eda ablayla artık samimiyetimiz ilerlediği için, bana,
bazı günler o yokken evine gidip Serhat’a yiyecek birşeyler
hazırlayabilirmiyim diye sormuştu. Ben de, “Olur abla, ne olacak elime
mi yapışacak!” diye kabul etmiştim.

Ertesi gün öğlen alt kata inip Serhat’a birşeyler hazırlamak
kapıyı çaldım. Serhat açtı kapıyı, “Merhaba Merve
abla, gel buyur, yemek işi sana kaldı ha, annem söyledi, zahmet olacak!”
dedi. Ben de, “Yok canım olur mu öyle şey!” deyip içeri girdim. “Ne
istersin? Ne hazırlayım sana?” dedim. Kıymalı makarnaya
bayılırmış, yapmak için mutfağa girdim ve “Sen bak
işine, ben hazırlarım!” dedim. Serhat teşekkür edip
odasına gitti.

Yemeği hazırlamıştım. Serhat’a seslendim, “Serhatçığım
makarna hazır, istediğinde yiyebilirsin, ben çıkıyorum eve!”
dedim. Ama içerden cevap gelmedi. “Serhat?” diye ikinci seslenmemde de karşılıksız
kalınca, usulca yarım açık olan kapısından içeri
baktım. Serhat yatağına uzanmış, gözleri kapalı,
kulağında kulaklıkla müzik dinliyordu. Üstündeki kolsuz tişörtten,
yaşına göre kaslı kolları ve altındaki şorttan
belli olan önündeki kabarıklık, yıllar önce Soner abiyle
yaşadığım günleri aklıma getirmişti ve içim bir
hoş olmuştu birden. Ses çıkarmadan bir süre izledim ve sonra kapıdan
içeri bir adım girip, biraz daha yüksek bir sesle, “Serhattt!!!” diye
seslendim. Bu kez duydu ve “Merve abla kusura bakma müzik dinliyordum!” deyip
ayağa kalktı. Kalkmaz olaydı, ayağa kalkmasıyla
birlikte, önünde, şortundan dışarı çıkmak istercesine
duran o kabarık yarağı gözüme çarptı ve beni mahfetti. Gerçekten
de Serhat’ın yarağı çok büyük görünüyordu. Yıllardır
kocamla çok mutluydum, sex hayatımız da harikaydı, ama
serhatın yarağı aklıma Soner abinin yarağını
getirmişti ve çok tahrik olmuştum…

Yanıma gelerek teşekkür etti ve beni kapıya kadar yolcu etti. Eve
döndüğümde içimde yıllar öncesinden kalan Soner abinin yarağının
görüntüsü vardı. Ve amım sırılsıklam olmuştu. Hemen
odama geçip, Soner abinin yarağını düşünerek, amımı
okşamaya başladım. Hayalimde o koltuğun üstünde oturuyor, ben
de yarağını yalayarak ağzıma alıyorum, emiyorum
ve o da ağzıma, yüzüme, boynuma ve göğüslerime boşalıp
bana sperm banyosu yaptırıyordu. Ama bu kez farklıydı,
çünkü hayalimdeki yarak Soner abinindi, ama yüz Serhat’ın yüzü olmuştu
birden. Ve bu beni dahada tahrik ediyordu. Hayalimdeki Soner abi modelinin
yerini Serhat aldı, artık onun sikini yaladığımı
hayal etmeye başladım ve hayalimde onun yüzüme boşalmasıyla,
ben de sessiz sessiz, “Serhat sik beni! Sik beni Serhat!” diye diye
boşaldım. Kendime geldiğimde bu düşündüklerimden utanmıştım,
nede olsa artık evli barklı bir kadındım ve bu tür
şeyler çocukluğumda kalmıştı. Artık kocamdan
başka bir erkek düşünemezdim ve bunu küçük bir kaçamak kabul ederek duşa girdim.

Aradan birkaç gün geçmişti
ve ben tekrar yemek hazırlamak için Eda ablanın avine indim. Serhat
açtı kapıyı ve buyur etti, sonra herzamanki gibi odasına geçti
ve ben mutfakta yiyecek birşeyler hazırladım. Bir ara Serhat’ı
mutfağın kapısında gördüm. Gülümsedim ve “Ne dikiliyorsun
orda?” dedim. O da gülümseyerek, “Hiiç… Seni izliyorum… Çok güzel kokular
geliyor, ne pişiriyorsun?” dedi. “Tavuk sote yapıyorum!” dedim. Gelip
tavaya baktı ve “Oooo gerçekten harika kokuyor!” dedi. Ama bu sırada
arkamdan bana oldukça yaklaşmıştı ve sanki benim kokumdan
bahsediyor, benim kokumu içine çekiyordu. Bu beni
heycanlandırmıştı ve aklıma evde yaptığım
mastürbasyon geldi. Serhat tavaya bakarken, “Çok güzel kokuyor, nefissss!”
deyip biraz daha yaklaştı ve azda olsa popoma dokundu. Ben artık
iyice ıslanmıştım. Acaba bilerek mi yapıyor diye
düşünürken, “Abla ben duşa girsem ayıp olurmu?” dedi. “Yok
ablacığım, neden ayıp olsun, bak işine!” diyebildim
sadece.

Banyodan su sesi gelmeye başlamıştı. Ama ben hiçte iyi
değildim, içimden bir ses gidip Serhat’ı röntgenlememi söylüyordu. İçimden
sanki bir orospu konuşuyordu, (Serhat’ın yarağını merak
etmiyormusun? Git ve bak!) diyordu. Daha fazla dayanamayıp banyonun kapısına
gittim, anahtar deliğinden baktım ve tam karşımda,
duşun altında 31 çeken Serhat’ı gördüm. Yarağı kocamandı
ve hızlı bir şekilde okşuyordu. Bir anda amım
sırılsıklam olmuştu, adeta şelale gibi akıyordu sularım.
Dayanamadım ve delikten bakarken amımı okşamaya
başladım. Altımda ince penye bir eşofman vardı. Sularımın
eşofmanın önünü ıslatmasından korkuyordum ve biraz aşagı
sıyırıp külodun üstünden okşamaya başladım. Serhat
ta iyice hızlanmıştı. O anda içeri girip kendimi ona
siktirmek için yanıyordum, ama cesaret edemiyordum buna. Bu
düşüncelerin arasında Serhat’in boşaldığını
gördüm ve o anda kendime gelip hızlıca toparlandım ve mutfağa
kaçtım. Serhat banyodan çıkmış ve odasına
girmişti. Aklımda onla yatmak vardı sadece, kendimi zor tutuyordum.
Serhat’a, “Yemeğin hazır canım, ben çıkıyorum
yukarı!” deyip, hemen kaçtım ordan. Eve geldim ve Serhat’in
yarağını düşünerek matürbasyon yaptım, kendimi tatmin ettim.

Akşam üstü olmuştu,
kocamın eve gelip beni sikmesi için sabırsızlanıyordum. Çünkü
ancak kocamla bu azgınlığım üstümden gidecekti. Kocamı
aradım ve “Aşkım ne zaman geleceksin?” dedim. Ama aksilik bu ya, “Hayatım
bu gece biraz geç kalacağım, yetiştirmem gereken işler var!”
dedi. Umutlarım yıkılmıştı ve çaresiz geç saatte de
olsa kocamın gelmesini bekleyecektim. Saat daha 6 idi ve kocam eve erken
geldiğinde bile 9 da anca evde oluyordu. Yani bu gece saat 11-12’ye kadar
kudurmaya devam edecektim. Ben de gece için hazırlanmaya karar verdim, bir
duşa girdim ve vücudumdaki bütün kılları aldım. Duştan
çıkıp saçımı makyajımı yaptım ve
kocamın sevdiği siyah iççamaşır takımımı
giydim. Dantelli ve sexy bir takımdı, kocam beni böyle görünce deli gibi
sikecekti. Üstüme de dizüstü eteğimi giydim ki, kapı çaldı. Saate
baktım, 9.30 idi, kocam erken gelerek bana sürpriz yapmıştı.
Üzerimde sütyenle kapıya koştum yine. Kapıyı açtım ve “Bekle
1 saniye, girme daha!” dedim. Ses gelmedi, bekliyordu. Eteğimi biraz
yukarı çekerek koltuğun üstüne hafif domaldım. Çok sexy
göründüğümden emindim ve şuh bir sesle, “Gel tamam!” dedim…

Ama birkez daha şok olmuştum, çünkü gelen yine Serhat idi. Çocuk içeri
girdi ve ne oldugunu anlamadan öylece donakaldı. Ben de
şoktaydım. (Bu Serhat’in evime ikinci gelişiydi ve beni yine yarı
çıplak görüyordu. Ama bu kez farklıydı, çünkü ben de onu banyoda
çıplak görmüştüm!). Gözüm hemen sikine kaydı. Siki kalkmıştı
ve dışarı çıkmak ister gibi şortunu zorluyordu. “Pardon
abla!” deyip kafasını öbür tarafa çevirdi. Ben de en yakın odaya
kaçtım. İyice delirmiştim, ben kendimi ona siktirmemek için zor dururken,
o sürekli yarı çıplak yakalıyordu beni. Odanın
kapısına yaklaştı ve “Abla pardon yaa, yine kaza oldu! Annemden
haberin varmı? Geç gelecekmiş te, yiyecek birşey varmı
sende diye bakmaya gelmiştim!” dedi. Benden ses çıkmayınca, “Ama
boşver abla, yemesemde olur, beklerim annemi…” dedi. Üzülmüştüm,
sonuçta suç bendeydi, çocuk nerden bilsin onu kocam sandığımı.

“Bekle bekle!” dedim odadan çıktım, ellerimle göğüslerimi
kapatıyordum. Onun ise siki halen sopa gibiydi. İçim iyice tuhaf oldu.
O da bana bakıyordu. Güldüm ve “Alıştın artık beni
böyle görmeye haa?” dedim. Güldüğüm için o da rahatlamıştı ve
gülümsedi. “Gel mutfağa bakalım!” dedim. Artık tahrik
olmamın da verdiği rahatlıkla ellerimi göğüslerimden çektim.
Ama onun arkamdan popoma baktığını hissediyordum. İyice
orospuluk damarlarım kabarmıştı, resmen istiyordum 16
yaşındaki çocuğu. Buz dolabının kapağını
açtım ve eğildim. Önünde kısa eteğimden popomun
göründüğünden emindim. Artık çok azmıştım, kafamı
ona çevirip, “Yemek istediğin özel birşey varmı? Yoksa ben ne
verirsem ona razımısın?” dedim gülümseyerek. Bakışları
çok farklıydı, bana yıllar önce benim Soner abiye baktığım
gibi bakıyordu. “Sen ne verirsen yerim Merve abla!” dedi, ama artık
gülmüyordu. “Gel bakalım!” dedim. Yanıma yaklaştı. Ben halen
eğilmiş bakıyordum. İyice yaklaştı ve artık
tam arkamdaydı…

Kendimi ona doğru götürdüm
ve popomu sikine temas ettirdim ve arkamı döndüm, “Ooooo Serhat, ne
değiyor bana öyle?” dedim sexy bir sesle. Birşey diyemedi
çocukcağız. Popomu sikine biraz daha bastırarak, “Nekadar
kalın, sopa mı?” dedim. Serhat fazla dayanamadı ve belimden
kendine çekti, iyice yerleşti siki götüme ve “Hayır merve ablacığım,
o benim şeyim!” dedi. İyice azmıştım ve “Neyin Serhat?
Söyle hadi!” dedim. Gözlerimde sikilmeye hazır bir bakışla ve
sexy sexy söylüyordum bunu. Serhat delirmiş gibi bakıyordu ve “Yarrağım
Merve abla!” dedi. Gülümsedim, “Ooo nekadar sert o öyle! Peki nereye
değiyor şuan farkındamısın?” dedim. “Hayır Merve
ablacığım, söyle nerene?” dedi. Sanki yıllar önce Soner
abiyle yaşadığım an gibiydi herşey. Gözlerine baktım
ve “Amcığıma değiyor canım!” dedim ve bir hamlede külodumu
yana çekip, “Bak görüyormusun amcığımı? Yalamak istermisin?
Hadi yala amcığımı!” dedim.

Serhat delirmişti, birden amıma yumuldu ve yalamaya başladı.
“Oohh Merve abla, çok tatlı amın!” diyordu ve beni delirtiyordu. İyice
kendimden geçmiştim ve dönüp sikini okşamaya başladım. Sonra
sikini dışarı çıkarıp amıma sürüp
başını ıslattım, artık içime girmeye
hazırdı. Sikinin başını amımın deliğine
yerleştirip, “Hadi!” dedim. Ve Serhat içime girip çıkmaya
başlamıştı. Okadar kalın ve sıcaktı ki,
dayanamıyordum. Yaklaşık 4-5 dakika o şekilde amıma pompalayıp
beni boşalttı. O daha boşalmadan, “Yeter!” deyip ayağa
kalktım ve “Şimdi sıra benim isteğimde!” dedim ve salona
götürdüm, onu koltuğa oturttum. Siki kocamandı ve önümdeydi. Yıllarca
Soner abiye yaptığımı hayal ettiğim ve son zamanlarda
aynı şeyi Serhat’a yapmak için delirdiğim şeydeydi
sıra. Sikinin başını iştahla emip yalamaya
başladım. Serhat delirmişti ve “Oohhh, Merve ablamm benimm,
karıcığımm benimmm!” deyip, saçımdan tutup
ağzıma vermeye devam ediyordu. Ben de ona yıllar önce aynı Soner
abiye dediğim gibi, “Sik beni Serhat! Amımı, götümü,
ağzımı, heryerimi sikkk erkeğimmm!” diye inliyordum….

Serhat daha fazla dayanamadı ve şiddetli bir biçimde ağzıma yüzüme fışkırtmaya başladı. Ağzımdan çenemden akan spermler göğüslerime doğru süzülüyordu ve ben halen Serhat’ın yarrağını yalamaya devam ediyordum. Serhat’i boşaltmıştım,
şimdi ben de boşalmalıydım. Onu yatırdım koltuğa ve amımı ağzına dayayıp sürtünmeye başladım. Saniyeler içinde ikinci kez boşalıp Orgazm oldum. Serhat’ın da ağzı yüzü amımın sularıyla yıkanmıştı…

Hemen kalktım ve “Birazdan kocam gelir, çabucak gitmen lazım aşkım!” deyip onu da kaldırdım ve dudaklarından öpüp evine yolladım…

32 yaşındayım, adım Nahit. Yıllarca bir fabrikanın müdürlüğünü yaptıktan sonra, 7 yıldır tecil ettirdiğim askerliğimi yapmak için müracatta bulundum. Fabrikada tüm personel tarafından sevilen, sayılan, aynı zamanda çok otoriter biriydim. Fabrikanın yemekhaneden sorumlu aşçısı, Erkan isminde genç biriydi ve iki ay önce 17 yaşında bir kızla evlenmişti. Düğününe beni de davet etmiş, ben şehir dışında olduğum için düğünlerine gidememiş ve evlendiği kızı görememiştim, fakat çokta merak ediyordum. Bu arada erkan benden çok korkar, aynı zamanda çokta saygı gösterir, her zaman günlük menü dışında bana özel yemekler yapar, bazen de, “Müdürüm bir gün seninle kafaları çekelim, mezeler benden!” derdi. Ama bir türlü işlerimizin yoğunluğu nedeniyle fırsat bulamamıştık. Neyse günüm geldi işimden ayrıldım ve askere gittim. Askerden geldikten sonra oturduğum apartmanın altında boş olan bir dükkanı kiraladım ve inşaat malzemeleri üzerine bir işyeri açtım. Aradan 6 ay kadar geçmişti, bir gün fabrikaya eski patronumu ziyaret için gittim. Fabrikada benim dönemimden çalışan hiç kimse kalmamış, bütün personel yenilenmiş, patron işleri baya bir küçültmüştü. Çalışanlara yemekhane sorumlusu Erkanı sordum, onun da işten ayrıldığını ve yemeklerin tabildottan geldiğini söylediler. 15 gün kadar sonra bir gün sabah dükkanın önüne bir sandalye atıp güneşlenirken, motorlu birisi önümden geçti ve Erkana çok benziyordu. Ama güneş gözlüğü taktığı için tam emin olamadım. Aynı kişi akşam üzeri tam ters istikamete doğru geçince, ben sabahları ve akşamları yola bakmaya başladım ve her gün geçiyordu. Bir kaç gün sonra akşam geçerken ben bunu durdurdum, evet Erkandı. Beni görünce baya bir şaşırdı, “Oooo müdürüm!” deyip elime sarıldı. Dükkana davet ettim. Hoş beşten sonra, “Bir kaç gündür görüyorum ama emin olamadım, her gün bu caddeden nereye gidiyorsun?” diye sordum. Yeni taşınmışlar, evi caddenin sonundaki varoş mahallesinde imiş ve başka bir fabrikada aşçı olarak çalışıyormuş… Baya bir hasret giderdikten sonra, motoruna bindi, giderken de, “Müdürüm, ailecek te görüşelim, buralarda hiç çevremiz yok, herkes kendi halinde, bari sizinle gidip gelelim, hanımın ve çocuğun çok canı sıkılıyor!” dedi. Okeyleştik ve “İstediğiniz zaman buyurun gelin!” dedim. Akşam durumdan eşime de bahsettim. Bu arada ben 8 yıllık evliyim ve 4 yaşında bir çocuğum var. Erkanın da hemen bir çocuğu olmuş ve bir buçuk yaşına girmiş. Eşim, “Olabilir, eğer hanımı kafadengi birisi ise, benim de canım sıkılıyor aslında, benim içinde iyi olur.” dedi. Erkan bir kaç gün sonra dükkanın önünden motorla geçtiğinde bu sefer arkasında başörtülü, pardesülü kapalı bir bir bayan ve kucağında bir çocuk vardı. Ofisimde olduğum için onlar beni görmedi, ama ben çok şaşırmıştım, karısının kapalı biri olabileceğini hiç düşünmemiştim ve ilk defa görüyordum, fakat çok hızlı geçtikleri için doğru dürüst görememiştim. Cumartesi akşam üzeri Erkan dükkana uğradı ve “Müdürüm, müsaitseniz Pazar günü size gelmek istiyoruz?” dedi. Karıma telefon açıp müsait olup olmadığımızı sorduğumda, karım da, “Müsaitiz müsaitiz, buyursunlar gelsinler, hatta biraz erken gelsinler kahvaltıyı da birlikte yapalım!” dedi. Pazar günleri işyerini açmıyordum, Pazar sabah erkenden kalkıp unlu mamül fırınına giderek Simit, Poaça ve Börek aldım ve beklemeye başladık. Saat 10:00 gibi geldiler, kapıda karşıladık. İçeri geçtiler, “Hoşgeldin!” diyerek eşine elimi uzattım ve tokalaştık. Ama ne tokalaşma! Elleri ateş gibi yanıyordu! Samimi bir şekilde, “Ben Hayriye!” dedi. “Ben de Nahit!” dedim ve ekledim, “Bu arada siz hasta olacaksınız galiba, ateşiniz var!” dedim. Hayriye hafif gülümseyerek, “Yok, benim doğal halim bu!” dedi. Erkan da, “Müdürüm ben kışın soba kullanmıyorum, Hayriyenin teni çok sıcaktır!” dedi, gülüştük. Hayriye minyon tipli, hafif çukur gözlü, beyaz tenli, yüzü ve vücut yapısı süper güzel bir kadındı. Ona bakmaktan kendimi alamıyor, fakat göz göze gelmeye de korkuyordum. Kahvaltı masasına geçtik. Hayriye çocuğu uyutmak için yan odaya geçti. Bu arada biz masaya oturunca, ona benim karşımdaki sandalye kaldı. 5-10 dakika sonra geldi ve karşıma oturdu. Derin bir kahvaltı sohbeti, yaz olduğu için balkon kapısı açık, güzel bir ortam, kakara kikiri 2 saat kadar masada kaldık. Hayriye kapalı olmasına rağmen çok hoş sohbet, biraz utangaç ama konuşkan birisiydi. Kahvaltıdan sonra biz balkonda koyu sohbete dalmışken, hanımlar bulaşık falan derken öğlen oldu ve hanımlar yanımıza gelerek pikniğe gitme teklifinde bulundular. Hazırlıklar yapıldı pikniğe gittik. Vaktimiz çok güzel ve eğlenceli geçiyor, bu arada samimiyetimiz artıyordu. Piknikte çay içerken Hayriye bana “Nahit abi, Erkan 3 yıldır seni öyle anlatıyordu ki, merakımdan çatlamıştım!” dedi. Erkan da lafa girdi, “Ee o benim biricik müdürüm, bana çok babalık yaptı, ondan gördüğüm iyiliği babamdan görmedim ben, gerçi fabrikada yardım etmediği tek işçi yoktu, o fabrikadaki bütün işçilerin babasıydı!” dedi. Hayriye de, “Abi ne zaman bir durum olsa Erkan, şimdi Nahit müdürüm olacaktı ben bu hale düşmezdim diyor, seni anlata anlata bitiremiyor!” dedi. Bu arada eşim bir bana, bir Hayriyeye bakıyor, bir şeyler çözmeye çalışıyordu. Ben ise kötü duygulara girmemek için kendimi zorluyor, fakat Hayriyeden de gözümü alamıyordum. 19 – 20 yaşında, süper güzel bir hatun karşımda ve göz göze gelmemek için resmen kendimle savaşıyorum. Akşam üzeri piknikten döndük, akşam yemeği falan derken saat 22:30 oldu. Herkes pikniğin de etkisiyle baya yorulmuştu. Bunlar, “Artık kalkalım…” dediler. Sabah gelirken minibüsle geldikleri için yine minibüsle gitmeleri gerekiyordu ben, “Olmaz, minibüsle göndermem, sizi ben bırakırım!” dedim. “Ya zahmet etme.” falan dediler. Ben de, “Hem evi de öğrenmiş olurum.” deyince itiraz etmediler. Eşime, “İstersen sen de gel.” dedim. Eşim, “Ben yorgunum, sen bırak gel.” dedi. Neyse ben bunları evlerine bıraktım. Arabadan inerlerken çocuk Erkanın kucağında idi. Vedalaşırken yine tokalaştık, ama Hayriyenin elleri yine ateş topu gibi yanıyor ve içimi fena yapıyordu. Elimi bırakmadan, “Nahit abi her şey için çok teşekkürler, çok güzel bir gündü, en kısa zamanda biz de sizi bekliyoruz!” dedi. Bu arada gözlerimin içine bakıyordu, durduğum yerde yarağım kazık gibi olmuş, yüzüm kızarmıştı. “Abi sen bana diyorsun ama sen hasta olacaksın, yüzün kıpkırmızı ve terliyorsun!” dedi. Ben de güneş çarpmış olabileceğini söyledim. Vedalaştık ve ben eve döndüm. Eşim geceliğini giymiş yatmış, yatakta beni bekliyordu. Soyundum ve yatağa girdim. Biraz sohbet ettik, onları nasıl bulduğunu sordum. Çok beğendiğini, iyi insanlar olduğunu ve görüşebileceğimizi söyledikten sonra bana manalı manalı bakarak, “Umarım bu düşüncelerim yüzünden beni pişman etmezsin!” dedi. (Eşim çok kıskanç bir yapıya sahiptir). “Ne demek istiyorsun?” dedim. “Kız çok güzel ve sana da çok hayran kaldı!” dedi. “Ne alaka? Kocası anlatmış, o da merak etmiş, ne var bunda?” dedim. “Daha çok toy, sen yine de dikkat et!” dedi. “Abartıyorsun! Duymadın mı, bana Abi diyor, ayrıca kapalı birisi!” dedim. “Orası öyle, ama ne bileyim, o kadar güzel ki kıskanmamak elde değil!” dedi. Ben de, “Sen ondan güzelsin karıcığım!” diyerek dudaklarından öptüm ve amını avuçladım ve okşamaya başladım. Sonra karımın külodunu çıkardım, amını yalayıp, az önceki elin sıcaklığının ve konuşmalarında etkisinde kalarak kazık gibi olmuş yarağımı karımın amına geçirdim. Karım, “Offfffff, işte bu huyuna bayılıyorum senin, ne zaman aklımdan geçse yarağını amımda buluyorum!” diyor ve dudaklarını ısırıyordu… Ben ise Hayriyeyi siktiğimi hayal ediyor, karıma köklüyordum. Karım zevke gelmiş çılgınlar gibi inliyor, “Ben bu yarağı kimseyle paylaşamam! Bu yarak bana ait! Sakın o karıyı sikeyim deme!” diyor, kendi kuşkularını dillendiriyordu. “Karıcığım merak etme, Hayriye karşımda soyunup bacaklarını ayırsa bile dönüp bakmam!” diyerek karımın amına pompalıyordum. Karım, “Ben seni bilmezmiyim? On senedir yediğim bu yarağı tanımazmıyım? Öyle bir fırsatı kaçırırmısın sen, bulduğun ilk fırsatta koyarsın kızın amına!” diyor, beni daha da azdırıyordu. 20 dakikadır karımı sikiyordum ve artık son noktaya yaklaşmıştım, hızla pompalıyor, “Merak etme aşkım, siksem bile bana senin kadar zevk veremez!” diyerek karımı rahatlatmaya çalışıyordum. Karım ise ikinci defa boşalıyor olmanın zevkiyle “Sik kocacığım sik, bu yarağa helal olsun, bu yarak ne Hayriyeler hak ediyor! Offfff çıldırıyorum, pompala kocacığım, kökle amıma!” derken, korunmadığı için, yarağımı son bir hamleyle karımın amından çektim ve göbeğine boşaldım. Nefes nefese kalmış bir vaziyette üzerinde 2-3 dakika hareketsiz kaldım, sonra yanına uzandım. Karım dudağıma bir öpücük kondurarak, “Az önce söylediklerimi sakın ciddiye alıp ta kıza birşey yapayım deme haa! Sana belli olmaz, izin verdiğimi falan düşünürsün!” diyerek gülümsedi. Aradan 3-4 gün geçmişti ama Hayriye bir türlü aklımdan çıkmıyor, resmen bütün gün düşüncemi işgal ediyordu. Ellerinin sıcaklığı aklıma geldikçe yarağım kalkıyor, elleri böyleyse acaba amı nasıldır bunun diye düşünmeden edemiyor, bir yandanda arkadaşımın karısı hakkında böyle düşünceler taşıdığım için kendime kızıyor, müthiş bir suçluluk duygusu yaşıyordum. Tam bir ikilem içindeydim. Bir akşam vakti tam dükkanı kapatmayı düşünüyordum ki, Hayriye caddenin karşı kaldırımından kucağında çocuk ile yavaş yavaş yürüyerek evlerinin ters istikametine doğru gidiyor ve sık sık arkasına dönüp bakıyordu. Hemen koşarak yanına gittim ve arkasından, “Hayriye?” dedim. Galiba sesimi tanıyamadığı için birden irkildi, beni görünce de biraz rahatladı. “Bu saatte böyle yaya nereye gidiyorsun? Hayır mı?” dedim. “Abi sorma ya, Erkan gece vardiyasında çalışıyor, işe gitti, ben de annemlere gidiyorum. Minibüsü beklemeyeyim, yavaş yavaş yürüyeyim dedim, ama hep dolu geçiyorlar, almadılar, buraya kadar geldim.” dedi. Ben de, “Yorulmuşsun, gel biraz dinlen, böyle olur mu, o kadar yol kucağında çocukla yürünür mü, gel hadi!” diyerek çocuğu kucağından alarak, biraz da emrivaki bir tavırla işyerime götürdüm… Hayriye yorulmuş, kan ter içinde kalmıştı. Soğuk bir kola ikram ettim. “Abi ben almasaydım, geç oluyor, şimdi minibüsler nöbete düşerse çok geç kalırım!” dedi. Ben de, “Merak etme, seni bu saate minibüsle gödermem, ben bırakırım, rahat ol, al şunu iç, serinle biraz!” dedim. “Nahit abi zahmet etme, ben minibüsle giderim!” dedi. Ben kaşlarımı çatarak “Seni bu saatte böyle göndermem, sonra Erkan duyarsa bana kırılmaz mı?” dedim. Hayriye de çaresiz, “Peki abi!” dedi ve kolayı aldı. Çocuk uyuyordu, koltuğa yatırmıştım. Sohbete başladık, tam karşımda oturuyor ve havadan sudan konuşuyorduk. Ben ise yine gözümü dikmiş öyle derinlere dalmıştım. Bir kaç defa göz göze geldik. Ben hep gözümü kaçırıyordum ve sonuncuda kaçıramadım, bir an sessizlik oldu, 10-15 saniye gözgöze bakıştık. Bu defa o gözünü kaçırdı, ben hemen toparlanmaya çalıştım, ama bu arada masa altında benim yarak yine kazık gibi olmuştu. “Abi ne zaman kapatıyorsun?” dedi. Bende “5-10 dakikaya kadar kapatırım, gideriz!” dedim. Bu arada yukarıyı evi aradım ve bir işim olduğunu, bir yere kadar gidip geleceğimi ve merak etmemelerini söyledim. Masanın altından yarağımı düzelttim, eğer anlarsa rezil olacağımı düşündüm ve sakinleşmek için bir kaç dakika dikkatimi dağıttım, masadaki evrakları dosyaları falan toparladım. Sakinleşince de, “Hadi kalkalım!” deyip çocuğu kucakladım ve arabaya kadar ben götürdüm. Arabaya varınca çocuğu almasını, kapıları açacağımı söyledim. Çocuğu alırken ben biraz çekingen davrandım, ama o çok rahattı ve yanaştı, çocuğu sıkı tutabilmek için sarılarak alırken, benim kolumun birisi çocukla onun arasında kaldı ve pardüsünün üzerinden taş gibi göğüslerini ilk defa hissederken neredeyse kalp krizi geçirecektim. Kapıları açtım, arkaya binmek istedi. “Aşk olsun, bu da ne demek oluyor? Hakaret sayarım bunu!” deyince, “Ay abi özür dilerim, böyle düşüneceğini bilemedim!” dedi ve ön tarafa geçti. Neyse yola çıktık, bu arada hava iyice kararmıştı. Ben acele etmiyor, yolu uzattıkça uzatmaya çalışıyorum. Gideceğimiz yer normal trafikte yarım saatlik yoldu, ama akşam trafiği de işin içine girince baya bir uzadı. Trafik durunca, ben kucağındaki çocuğun yanağını okşamak bahanesiyle ona yanaşıyor, zaman zaman kazara olmuş gibi göğüslerine elimi sürtüyordum… Çaktırmadan kalkmış yarağımı düzelttim ve konu açılsın diye, “Demek Erkan benden çok behsetti ha, öyle mi?” diye sordum. “Sorma Nahit abi, seni yere göğe sığdıramıyor, ben de merakımdan çatlıyordum.” dedi. “Eee merakın geçti mi? Nasıl, merak ettiğin kadar varmıymışım bari?” dediğimde, bir iki saniye sustu ve “Evet, çok iyi bir insansınız!” dedi. “Teşekkür ederim, sizde iyisiniz, Erkanı severim, çok saygılı çok efendi bir çocuk. Onla evli olğun için çok şanslısın! Eminim iyi bir kocadır!” diye zarf attım. Hayriye yine bir iki saniye sustuktan sonra, “Eh işte, öyledir…” dedi. “Ne demek şimdi bu? Nasıl eh işte? Evliliğinizde sorun mu yaşıyorsunuz?” diye sordum. “Abi evlilik olur da sorun olmaz mı?” dedi. “Hayırdır, büyük bir sorun mu? Bak üzüldüm şimdi, oysa ben sizi çok mutlu görmüştüm.” dedim. “Yok, tabi ki mutluyuz, ama bizim de kendimize göre sorunlarımız var tabi, biraz özel sorunlar Nahit abi.” dedi. “Bana güvenebilirsin, eğer paylaşmak istersen seni dinlerim ve elimden geldiğince de çözümü konusunda yardımcı olurum, ayrıca bende sır olarak kalır, bu konuda bana güvenebilirsin!” dedim. “Nahit abi sana güvenmesem bu kadarını da söylemezdim zaten, ama güvensem de daha fazlasını anlatmam doğru olmaz.” dedi. “Peki sen bilirsin!” deyip, torpidodan bir kartvizitimi çıkardım ve uzattım, “Eğer çok daralır da konuşmaya ihtiyaç duyarsan çağrı bırak, ben seni ararım!” dedim. Kartı aldı, “Tamam abi, ararım!” dedi. Bu arada yüzü değişmiş, hüzün, utanma, çekinme ve korku karışımı tuhaf bir ifade almış, gözlerini karşıya dikmiş anlamsızca yola bakıyordu. Bir kart daha çıkardım ve bir kalemle birlikte uzattım, “Buna da sizin numarayı yaz, bende de sizin numaranız bulunsun.” dedim. Numarasını yazdı ve uzattı. Baktım ev numarasını yazmış sadece, “Cep numaranı da yazsaydın.” dedim. “Ben cep telefonu kullanmıyorum, hep evde olduğum için ihtiyacım olmuyor.” dedi. “Peki tamam!” dedim. Bu arada gideceğimiz yere varmıştık. Hayriyeye arabadan inmeden ona, “Sen kötü görünüyorsun, büyük bir sorununuz var galiba?” diye sordum. “Yok bir şey abi, sonra anlatırım!” dedi. “Tamam o zaman, yarın mutlaka telefonunu bekliyorum, anlatacaksın bana!” dedim. “Tamam! Erkan öğleden sonra saat 2:30 gibi evden çıkıyor, ozaman ararım.” dedi. “Tamam o zaman saat 2:30 dan sonra telefonunu bekliyorum, mutlaka ara bak! Bu arada sen geri nasıl döneceksin, saatte epeyce oldu?” diye sordum. “Ben bu gece burada kalacağım abi, kardeşimin düğün hazırlıkları var, yarın alışverişe çıkacağız, alışverişten sonra oradan direkt minibüsle dönerim eve. Abi çok teşekkür ederim, sana zahmet oldu bu geç saatte.” dedi. “Ne zahmeti canım, ne olacak ki, ne zaman arabalık bir durum olursa, gece gündüz farketmez, aramazsan gücenirim!” dedim ve tokalaşmak için elimi uzattım. Çocuğun başını dizine koydu ve tokalaştık. Eli elimde, “Yok bu sıcaklık normal bir şey değil!” diyerek gülümsedim. “Abi benim elim hep böyledir, pek tokalaşmam ama kimle tokalaşsam çocukluğumdan beri hep bunu söylüyorlar, demek ki sıcak kanlı birisiyim!” diyerek o da gülümsedi ve arabadan indi. Hemen geri döndüm, ama içim içime sığmıyordu, eve nasıl vardım bilmiyorum. Gözümün önünden gitmiyordu, ertesi gün öğlene kadar bana bir yıl kadar uzun geldi. Saat 14:30 gibi çıktım dışarıya ve Erkanın geçmesini bekliyorum, ama geçmedi. Saat 15:30 oldu, ne Erkan geçti ne Hayriyeden telefon geldi, kafayı yiyordum. Masama geçip koltuğuma oturup gözlerimi saate diktim, kulağım telefonda. Saat 16:15 oldu hala telefon yok. Ne olursa olsun ben arayacaktım, eğer Erkan açarsa (Haftasonu müsaitseniz, ya siz gelin, yada biz gelelim) deyip bir şekilde olayı kapatacaktım. Kaldırdım telefonu, çevirdim numarayı, daha ilk çalışının ilk saniyesinde telefon açıldı… “Alo.” dedim. Hayriyeden titrek ve kısık bir sesle cevap geldi, “Alo?” dedi. “Ben Nahit, Erkan evde mi?” diye sordum. “Yok Nahit abi, 14:30’da gitti o.” dedi. “Buradan geçmedi, kapıda bekledim ama göremedim?” dedim. “Abi motorla gitmedi, servisle gitti, normalde servis alıyor onu, ara sıra motorla gidiyor.” dedi. “Anladım. Hani arayacaktın, neden aramadın?” diye sordum. “Aramadım işte…” dedi. “Neden? Hani konuşacaktık?” diye sordum. Kısa bir sessizlik oldu, “Boşver Nahit abi, konuşmayalım!” dedi. “Hmmm. Pardon, sanırım aramakla ben yanlış yaptım. Ben konuşacağımızı, bana sıkıntılarını anlatacağını düşünmüştüm.” dedim. Yine kısa bir sessizlikten sonra, “Abi hangi sıfatla dinleyeceksin benim sorunlarımı, yani sana neden anlatayım, seninle neden konuşayım bunları?” dedi. “Dost olduğumuzu düşünüyordum ben.” dedim. “Tamam abi dostuz, ama aile dostuyuz, sorunlarımızla seni meşgul etmek istemem.” dedi. “Sen bilirsin, ama akşam da dediğim gibi, eğer anlatmak, boşalmak istersen dinlerim ve anlattıklarını da bir sır olarak saklarım (burada boşalmak kelimesini özellikle kullanmıştım), her şeyi içine atmak sağlığına zarar verebilir, insanda bazen dışa vurma ihtiyacı doğar.” dedim. “Ya elbette konuşmaya ihtiyacım var, elbette birilerine anlatsam rahatlarım, ama bu neden siz olasınız? İşte benim kafamı karıştıran bu, yoksa birileriyle sıkıntımı paylaşmayı bende isterim.” dedi. “Sen bilirsin, kime güveniyorsan onunla paylaşırsın, güvendiğin birisi varsa ona anlat, ama içinde tutma. Akşam bir ara çok kötü oldun, o halin aklımda kaldı, üzüldüğüm için aradım, onun için anlatmanı istedim, bana güvenebileceğini düşündüm.” dedim. “Güveniyorum…” dedi. “Güveniyorsan anlatırsın.” dedim. “Şimdi değil, ama belki daha sonra anlatırım.” dedi. “Peki ne zaman istersen anlatabilirsin, bilesin ki ben dinlemeye hazırım!” dedim. “Tamam abi bunu bilmek içimi rahatlattı.” dedi. “Seni tutmayayım, eğer işin varsa kapatabiliriz.” dedim. “Yoo işim yok, çocuk uyuyor zaten.” dedi. “İyi, benim de canım sıkılıyordu, sakıncası yoksa öylesine sohbet edelim.” dedim. “Sakıncası yok…” dedi. “Alışverişi yaptınız mı?” diye sordum. “Evet yaptık, çok güzel şeyler aldık.” dedi. “Senin güzel şeylere ihtiyacın yok ki.” dedim. “Bana değil, kardeşime aldık… (Biraz sessizlik oldu) Hem benim neden güzel şeylere ihtiyacım olmasın ki?” diye sordu. Sustum, terledim ve titremeye başladım. Titrek bir sesle, “Sen zaten çok güzelsin, extra güzel bir şeye ihtiyacın yok!” dedim. Yine kısa bir sessizlik ten sonra, “Ciddi ben güzelmiyim?” diye sordu. “Hemde çok!” dedim. “İltifatın için teşekkür ederim, bunu duymak çok güzel!” dedi. Hayriyenin bu sözleri bana cesaret vermişti, artık balık oltaya geliyordu, “İltifat değil, gerçekten çok güzelsin, hatta hayatımda gördüğüm en güzel kadınsın!” dedim. “Yok artık, o kadar da abartmayın lütfen!” dedi. “Abartmıyorum!” dedim. “Nerem güzel ki?” diye sordu. “Yüzünden başka nereni gördüm ki?” deyince gülüştük… “Beni güzel bulmana sevindim Nahit abi!” dedi. “Sorununuz bu mu yoksa, Erkan seni güzel bulmuyor mu?” diye sordum. “Yok, o da güzel olduğumu söyler ara sıra.” dedi. “Hmmm, tutturamadım!” dedim. “Abi sonunda konuşturacaksın beni, bizim sorunumuz sağlık sorunu!” dedi. “Nasıl yani, sağlık derken? Yoksa hastamısın? Demiştim sana bu sıcaklık normal değil diye.” dedim. “Yok abi, sorun Erkanda, bende değil!” dedi. “Öylemiiii? Peki nesi var? Hemen tedavi ettirelim, ağır bir hastalığı falan mı var? Doktora gittiniz mi?” diye sordum. “Hayır gitmedik! Zaten sorun da bu! Doktora gitmemesi!” dedi. “Nasıl yani? Niye gitmiyor ki?” dedim. “Gitmiyor işte!” dedi. “Ben götürürüm onu, sen hastalığını söyle bana!” dedim. “Gitmez abi! Utanıyor!” dedi. “Yahu sağlığın utanması mı olur, bu nasıl bir zihniyet, doktora gidilmez mi, nesi var bunun? Verem mi? Kanser mi?” diye sordum. “Yok abi, öyle bir şey değil, erkekliği ile ilgili…” dedi. İşte tuzağıma düşmüştü. Biraz sessizlik oldu. “Hmmm, sanırım anlıyorum, ama sağlık sağlıktır, ben öyle düşünürüm, eğer tedavisi olan bir rahatsızlıksa gitmeli doktora!” dedim. “Abi özür dilerim, ama bir şey soracağım, tamam ben sana güveniyorum, ama aynı zamanda da senden utanıyorum, biraz açık konuşsam ayıp olur mu?” dedi. “Ne ayıbı yaa! Sen ne saçmalıyorsun, ayıp falan olmaz, istediğin gibi konuş! Anlat şimdi, nedir sorun?” dedim. “Abi Erkanın erken boşalma sorunu var!” dedi. “Öylemi? Hmmm, anladıımm, peki ne kadar erken?” diye sordum. “Çok erken! Dakika bile sürmeden! Bir defasında içine bile giremeden 3 kere boşaldı, dördüncüde de içine girer girmez boşaldı ve o günde çocuk kaldı. Aslında gerdeği de o gün yapmış olduk, yani düğünden 2 ay sonra! Ara sıra söylüyorum doktora gidelim diye, doktora gideceğimize beni öldür diyor.” dedi. “Hmmm, durum baya vahimmiş, senin adına nekadar üzüldüğümü bilemezsin!” dedim. “Nahit abi bana bunları anlattırıyorsun da, peki yengemle sizin sevişmeniz nekadar sürüyor? Ne sıklıkta yapıyorsunuz?” diye sorduğunda bir üst Level’e geçtiğimizin göstergesiydi bu soru. Zafer kazanma yolunda ilerliyordum. Konuşmanın bundan sonrasını iyi yönlendirebilirsem, Hayriyeyi kesin sikebilecektim. “Yengenle hemen hemen hergün sevişiriz ve 20-25 dakikadan tut da 1 saati geçer bazen!” dedim. Hayriyenin şaşkınlığını telefondan bile hissedebiliyordum, “Yok yaa? Okadar sürüyor mu abi? Okadar süre yengemle ne yapıyorsunuz?” diye sordu. “Vaktimiz kısıtlıysa hemen yengene girerim ve 20-25 dakika yaparım yengeni, fakat vaktimiz bol olduğunda, yarım saate yakın birbirimize Oral yaparız, 69 yaparız, Rus işi, Fransız işi yaparız, Amerikan işi yaparız, değişik Fantaziler yaparız, Dirty Talking yaparız, birbirimizi birer ikişer kez Orgazm ettikten sonra Finali Doggy veya Jokeyle yaparız!” dedim. (Bilerek bu kelimeleri seçmiştim!). Hayriye, “Oral? 69? Dörti Tolkink? Jokey? Dogi? Rus işi…? Abi anlatacaksan Türkçe anlat da anlayayım!” dedi. “Oooo, pardon canım! Haklısın! Örneklelerle anlatsam daha iyi olur aslında, fakat biraz açık saçık olur, sakıncası var mı?” dedim. “Yoo, sakıncası yok, istediğin gibi anlat abi!” dedi. “Bak şimdi, sevişmeden önce, yani sikişmeden önce, ön sevişme denilen birşey var, 69 bunlara en güzel örnek. 69’u sana şöyle açıklayım: Mesela ben yatakta sırtüstü yatıyorum, sen de benim üzerime ters yatıyorsun, ben seninkini yalarken, sen de benimkini yalıyorsun. Bunları yaparken de Dirty Talking yapıyoruz, mesela, Yarrağımı iyi yala Orosopu! Taşaklarımı em amına koduğumun Kaltağı! Birazdan senin bu daracık amcığını sikip parçalayacam! Domaltıp, osurta osurta sikecem seni Fahişe! Yarak hastası azgın Orospu seni! diyorum. Sen de, Sik parçala amcığımı koca yaraklı sikicim, erkeğim, kökle amıma, geçir yarrağını! falan diyorsun!” dedim… Hayriye belliki bu kadar da açık beklemiyordu, sesi kesilmiş, telefonda hızlı hızlı nefes alışını duyabiliyordum. Muhtemelen eli amına gitmişti. Gerçi benim de elim sikimdeydi. Birkaç saniye suskunluktan sonra Hayriye heycanla ve titrek bir sesle, “Eee, sonra…?” diye sorunca, bir üst Level’e daha geçmiş olduk ve anlatmaya devam ettim. Artık resmen telefonda sekse dökmüştüm işi, “Bak mesela, amın kıllı mı?” diye sordum. Hayriye burnundan soluyarak, heyecanla, “Yok değil, devam et lütfen!” dedi. “Ohhh, yani amın kaymak gibi, kaymak gibi amlara bayılırım! Amının dudaklarını ağzıma alıp sündürüyorum, emiyorum, amcığına dilini sokuyorum, götünün deliğini parmaklıyorum! Sen de yarağımı hızlı hızlı emiyor, aynı zamanda amını yüzüme bastıra bastıra sürtüyorsun. İkimiz de birbirimizin ağzına boşalıyoruz, ben senin amının sularını yalarken, sen de benim döllerimi yalayıp yutuyorsun!” deyince, Hayriye köpek gibi soluyarak, telefonda inlemeye başladı. Çok geçmeden, Hayriyeden “Ağıhhhh Ihhhhh…” diye bir inleme çıktı ve hiç birşey söylemeden telefonu kapatıverdi. Kesin Orgazm olmuştu ve utancından kapatmıştı telefonu. Bu arada ben de küloduma boşalmıştım! Ertesi gün yine aynı vakitte aradım. Hemen açtı yine telefonu, “Alo?” dedi. “Alo benim, Nahit! Dün hata ettim galiba, özür dilemek ve vedalaşmak için arıyorum, söz birdaha aramayacam! Kendine iyi bak, bye!” dedim. Hayriye hemen, “Dur kapatma!” dedi. “Efendim canım?” dedim. “Eğer dünkü bir hataysa, bu sadece senin hatan değil, bunu ben de istedim! Bana kızma, dün çok tuhaf oldum, ondan kapattım telefonu! İlk defa kendimi gerçek bir kadın gibi hissettim, ne olur konuş benimle. Beni birdaha aramazsan, ot gibi yaşamaya mahkum olurum, hayatımda hiç heyecan kalmaz!” dedi. Hayriye tam istediğim kıvama gelmişti, biraz daha üstüne gitmeye karar verdim ve “Bak canım, bu yaptığımızın yanlış olduğunu ve de sonunun nereye varacağını sen de biliyorsun, en iyisi burda bitirelim bu işi!” dedim. Hayriye ağlamaklı bir ses tonuyla, “Bunu bana yapma! Eğer yalvarmamı istiyorsan yalvarırım! Ne yapmamı istersen yaparım, nasıl olmamı istiyorsan öyle olurum! Altına yatmaya bile hazırım! Orospun olurum! Kaltağın olurum! Yarağını yalarım, döllerini yutarım! Erkeğim benim, sikicim benim! Domalt sik beni! Geçir yarağını amıma! Götümü sik, parçala!” deyince, dünkü kaldığımız yerden telefon seksine devam ettik… Yaklaşık bir hafta boyunca hergün telefonda seks yaptıktan sonra, arkadaşımın o kapalı ve utangaç karısı Hayriye, artık tam bir Orospu gibi olmuştu ve artık gerçekten sikilmek istiyordu. Ben de dayanamıyordum artık ve nezamandır yüzünü görmemiştim, “Yarın sabah işyerime uğrasana aşkım, seni çok özledim!” dedim. “Kocam evde, çıkamam!” dedi. “Karımdan yemek tarifi almaya gideceğini söylersin, 5 dakika görsem yeter!” dedim. “Tamam bakarız!” dedi. Ertesi sabah saat 08:45 gibi işyerime geldiğinde içim içime sığmıyor, çıldırıyorum. Hemen kapıyı kilitledim, pancurları indirdim ve yanına geçtim. Aman tanrım o ne güzellik! Hafif bir makyaj yapmış, başında desenli saten bir başörtüsü vardı. Pardesüsünü çıkardığında, üzerinde beyaz sıfır yaka bir badi, altında topuklarına kadar inen, tüm hatlarını belli eden, kırmızı dar bir etek. Direk yanına vardım, ellerimi uzattım, ellerimden tuttu. Koltukta oturuyordu, kendime doğru çekerek kaldırdım ve direk dudaklarına yapıştım… Çılgınlar gibi öpüşüyoruz. “Aşkım gel arka odaya geçelim!” dedim, elinden tuttum, arkadaki küçük odada Çekyat vardı, hemen oraya girdik. “Dur yapma, yakalanırsak rezil oluruz!” dedi. “Aşkım ben o riski alacak kadar istiyorum seni! Ya sen?” dediğimde, eteğini kaldırdı külodunu sıyırdı, Çekyata yattı ve “Ben de kocamı ve çocuğumu evde bırakıp sabahın köründe karından yemek tarifi almak gibi sudan bahaneyle buraya gelecek kadar istiyorum! Hadi sik beni!” dedi. Hemen amına yumuldum, bir iki dil darbesi atmak için, fakat sanki hiç am yok, orada incecik bir çizgi varmış gibi duruyordu amcığı. Hayatımda siktiğim karının haddi hesabı yoktur, ama böylesini hiç görmemiştim, 3-4 cm uzunluğunda ince bir çizgi! Aşkım bu ne böyle?” dedim. “Ne var, ne oldu?” dedi. “Aşkım bence Erkanda sorun yok, bu amcığa giremeden boşalmak hastalık değil, kimse dayanamaz buna!” dedim… Hayriye saçlarımdan tutup beni kendine doğru çekti, “Çok konuşma şimdi karın falan gelir, hadi aç şu amcığımı!” dedi. Benim yarak zaten akşamdan beri kazık vaziyette, o amcığı da görünce damarlar patlayacak hale geldi. Hemen kafasını bolca tükürükledim ve Hayriyenin amına aşağı yukarı sürtmeye başladım. Yarağımın kafasını amının dudaklarında hissedince, Hayriyenin gözleri kaydı, “Aşkım, ilk erkeğim sen olacaksın, çok özledim bu anı, hadi sevgilim, geçir artık bana!” dedi. “Aşkım sen doğum yapmadın mı? Bu amcık sanki hiç açılmamış gibi!” dedim. “Sezeryanla doğurdum! Zaten Erkan içine girdi bir defa bile git gel yapmadan patladı, amımın gördüğü yarak bu kadar! Şimdi sen patlat, hadi göster marifetini, Zifaf yaptır bana, acıt canımı!” diyerek habire üstüne çekiyordu. “Hazırmısın aşkım?” dedim. “Hazırım erkeğim! Hemde nasıl hazırım! Anladın mı şimdi elimdeki ateşin sebebini?” dedi. Yüklendim! Sanki yarağımla çarşaf yırtıyorum, o kadar dar amcık! Zar zor yarısına kadar soktum, Hayriye kolunu ısırıyor, gözleri sım sıkı kapalı, sanki nefes almıyordu. Biraz bekledim, kollarını açtım, parmaklarımı parmaklarına geçirdim, “Gözlerini aç sevgilim!” dedim, açtı. Göz gözeyiz, nefeslerimiz birbirine karışıyor, “Hadi kökle erkeğim!” diye inliyor. Bir daha yüklendim ve artık dibindeydim. Gözü gözümde, dişlerini sıkıyor ve öyle bir bakışı vardı ki, gözlerinden birer damla yaş başörtüsüne doğru süzüldü. Sikimi yavaşça geri çektim, tekrar yüklendim. Birdaha, bir daha derken titremeye başladı. O tapılası güzellik altımdaydı ve ben onu sikiyordum, hemde göz göze, inanamıyordum. Saatlerce öyle kalabilirdim, fakat acele etmeliydim, vaktimiz çok dardı, başladım pompalamaya ve gözlerinin içine bakarak, “Aşkımsın! Sevgilimsin! Kadınımsın! Orospumsun! Fahişemsin!” diyordum… Hayriye de, “Erkeğimsin! Sikicimsin! Vurucumsun! Hadi sik beni! Hadi kökle! Vur dibime! Ohhhh yedir yarrağını bana, hadi sik Erkanın karısını, hadi vur koçum, vur erkeğim, çatır çatır sik, doyur amımı! Ohhhh, ilk erkeğimsin! Kökle Orospuna! Kökle Fahişene! Hadi hadi sik beni! Sik arkadaşının karısını! Senin Orospunum hadi!” diyordu. Bir süre pompaladım ve Hayriye sara hastası gibi titreyerek Orgazm oldu ve “Ben bittim, hadi sen de boşal erkeğim!” dedi. “Korunuyormusun?” dedim. “Hayır, fakat patla amıma, fışkırt, dibimi dölle erkeğim!” deyince ben de öyle bir patladım ki, 15 yıldır böyle boşalmamıştım. 3-4 dk. içinden çıkmadan üzerinde yattım dudak dudağa. Sonra hemen kalktık toparlandık. Pancurları ve kapıyı açtım hem caddeye bakıyoruz hem konuşuyoruz. “Harikaydın aşkım, bana kadınlığımı tattırdın!” dedi. “Sen de öyle aşkım, o nasıl amcık öyle, neredeyse hiç olmayacakmış, resmen yarağımı acıttın!” dedim. “Bendeki amcık amcık da, siken yarak olmayınca amcık ne yapsın? Aşkım ben gideyim artık, kimseyi şüphelendirmeyelim!” dedi. “Tamam aşkım, yalnız bu sikişi ben saymıyorum! Bu akşam geleceğim, seni evinde doya doya sikeceğim, olur mu canım?” diye sordum. “Aşkım çok korkuyorum gören olur diye!” dedi. “Yok ben kimseye görünmeden gelirim aşkım. Saat tam 20:30 da sendeyim, tamam mı Hayriye?” dedim, “Tamam Nahit!” dedi, gitti. Heyecanla akşamı beklemeye başladım. Akşam saat 20:30 da evinin önünden geçerken sokak kapısının açık olduğunu gördüm ve hemen içeri daldım. Kapıdan içeri girer girmez kapı arkamdan kapandı. Baktım kapıya sırtını dayamıs öyle bekliyordu. Evin ışıkları tamamen sönüktü, ancak sokak lambasının ışıkları pencereden sızıyor ve evin içini loş bir aydınlık kaplamıştı. Hemen kucağıma aldım ve odaya götürdüm hiç konuşmuyorduk. Öpmeye başladım. Yavaşça çömeldi ve gözlerimin içine bakarak fermuarımı açtı, yarağımı ağzına alarak öyle bir emmeye başladı ki, daha bir dakika olmamıştı, benim yarak beton gibi olmuştu bile. Bende onu yalamak istiyordum, yarağımı iki eliyle kavradı, “Hayır ben bunu istiyorum hemen, sen sonra yalarsın, vaktimiz çok nasıl olsa!” dedi. Hemen birbirimizi soyduk, yere uzandı, “Hadi koçum! Hadi benim hovardam! Göster şu erkekliğini! Yarağa doyur şu amcığımı!” dedi. Hiç beklemedim, hemen bacaklarının arasında yerimi aldım, yarağımı amının dudaklarında aşağı yukarı gezindirmeye başladım. Hayriye çıldırmıştı, kıvaranıyor, “Geçir kökle artık, ne olur dayanamıyorum, sok koca yaraklım, sok orospun olayım, sok artık!” diye yalvarıyordu. Öyle bir kökledim ki yarağımı, sanki kızgın bir taşın deliğine sokmuşum gibi acı duydum. Onun ise çığlıkları evin içini doldurdu. Gözleri hafif kaydı, bayılacak sandım. Derin derin nefes alıyordu. Ben yarağımı amından yavaşça geri çekip, çok sert bir şekilde tekrar yüklendim. Kısık bir sesle inliyor, boynumu ve kulaklarımı yalıyor, küçük ısırıklar konduruyordu. Ben hızlanmıştım, kısık kısık nefes alıyordu, “Vur erkeğim, dibime vur! Vur koçum! Sik, becer beni! Sen benim ilk erkeğimsin, yırt şu amımın yarak görmeyen yerlerini, yırt aşkım, kocacığım, koca yaraklı hovardam, sik parçala amımı koca yaraklım, sikemeyenin amını böyle sikerler, off dayanamıyorum, içimi yakıyorsun, pompala canım, hadiiiiii geçirrrrr aslanım!” dedikçe hayvanlaşmıştım… Hayriye amının kaslarını sıkarak adeta yarağımı bırakmamacasına eziyordu. Amcığı gevşeyeceğine sanki dahada sıkılıyor, daralıyordu. Susmak bilmiyor, haykırıyordu, “Açım koca yaraklım, açım yarağa, açım sikilmeye! Of ne güzel sikiyorsun! Seni ilk gördüğümde amımdan akan suyu görseydin oracıkta Erkanın yanında tecavüz ederdin bana, Erkana da başımı tuttururdun!” dedi. “Tutarmıydı?” diye sordum. “Böyle siktiğini görse eminim beni kendisi siktirir sana, zaten tapıyor sana!” dedi. Bunları duyunca anladım ki, o hanım hanımcık, çıtı pıtı, kapalı kadının fantazi dünyası sınırsızmış, sikişirken konuşmak ve özellikle kocasını aşağılamaktan müthiş zevk alıyordu. Hemen ben de buna yardım etmeye başladım, “Senin o boynuzlu kocanın amına koyayım ben! Karısını siktiğimin pezevengi!” dedim. “Oooohhh, eveeet, sik Erkanın karısını! Pezevenk kocamın sikemediği amına koyyy errkeğimmm. Sik, boynuzlat arkadaşını, Erkana boynuz taktır bana, sikicim sen ol, boynuzlu pezevengim o olsun, yırt amımı, yırt götümü, sana kendimi o pezevengin kucağında siktirmezsem bu yarrak bana haram olsun sikicim!” diye haykırıyordu. “Sen tam bir Orospuymuşsun, amına koyduğumun Kahpesi, amının ateşi vücuduna, eline vurmuş, anlasaydım ilk fırsatta zorla sikerdim seni, adi Fahişe!” dedim. “Evet tecavüz etmeliydin bana, zorla, bağırta bağırta, ağlata ağlata sikmeliydin, o gün arabanla dağa kaldırmalıydın beni!” dedi. “Sende bu Orospuluk varken seni daha öyle sikerim ki, o pezevenk kocanın boynuzları caddelere sığmaz, merak etme!” dedim. “Ooohhh sik erkeğim Erkanın karısının tazecik amcığını! Daha bu orospu kocasının taptığı bu arkadaşına neler verecek!” dedi. “Neler vereceksin?” dedim. “Amcığımı verecem!” dedi. “Onu zaten verdin amcık karı, dalga mı geçiyorsun, amına koyduğumun Orospusu seni!” dedim. “Götümü de verecem, bakire el değmemiş götümün de sahibi sen olacaksın erkeğim!” dedi. “İşte bu güzel!” dedim. “Götümü de siktirecem sana, fakat önce şu doymamış amcığımı doyurmalısın, sik Nahitim! Sik erkeğim, hovardam benim! Oohhh! Kocam olacak o pezevengin boynuzları uzasın, arkadaşının altında amımı siktiriyorum, ohhhh! Hadi vur! Sakın durma! Oooof, aaaah dayanamıyorum, bana birşeyler oluyor, içim gidiyor, sakın durma, kökle birtanem, kökle! Ahhhh…” dedi ve titremeye başladı. Boşalmak üzereydi, zevk alması için yarağımı geri çektim, başının yarısına kadar çıkardım ve tekrar kökledim ve öyle bir bastırdım ki, dibinde bekledim ve boşaldığını hissettim. Ben ise hızımı daha alamamıştım, kendimi sıkıyor boşalmamak için direniyordum… Yaklaşık 45 dakika sonra Hayriye dördüncü kez boşalırken, ben de patlamak üzereydim ve makina gibi hızlandım, “Geliyorum Orospu, nerene boşalayım?” dedim. Hemen bacaklarını sımsıkı belime, kollarını da boynuma doladı, gözlerimin içine bakıyor, sıktığı dişlerinin arasından, “İçime boşal koçum, içime boşal aslanım! Her yerim senin, istediğin yerime boşalabilirsin, ama önce şu Orospunun döle susamış taze amını döllerinle bir sula, arkadaşının sikemediği karısını dölle, bu am senin döllerine kurban olsun, hadi sikicim, hadi fışkırt amıma, fışkırt döllerini!” dedi. “Ya hamile kalırsan?” deyince, “Offff, hadiii, fışkıırrrrt aşkımm, bırak kendini, hadiii ak içimeee, ak amımaa, ohhh hadi sikicim, yolla döllerini hadiii, kalırsam sana hamile kalayım, senin çocuğunu doğurayım, hadiiii!” diye bağırdı. Öyle tahrik olmuştum ki, artık bu sözler üzerine o anda patladım! Ama ne patlayış, amının içi, en ücra köşesine kadar dolmuştu. Adeta kısa bir baygınlık geçirdi… O gece Hayriyeyi defalarca siktim (Götten de siktim!) ve ilişkimiz 3 yıldır sürüyor. Her fırsatta amdan, götten, ağzından, neresi denk gelirse orasından çılgınca siktim. Şimdi benden hamile kalınca kocasına her şeyi anlatmış, kocası önce kızmış, ama sonra çaresiz olduğu için kabullenmiş…

hepinize selamlar. Öncelikle kendimden bahsedip, hemen aldatma hikayemi yazmak istiyorum. Bana Hatice diyebilirisniz, İstanbulda yaşıyorum, 23 yaşındayım, 1 yıllık evliyim ve henüz çocuğum yok. Oldum olası sekse ve porno sex filmlerine çok meraklıyımdır. Evkadını olduğum için, kocam işe gidince, ben de evin günlük işlerini bitirip, akşam yemeği için gerekli hazırlıkları da yaparım, sadece pişirmesi kalır. Onu da kocam işten gelmeden yarım saat önce pişirmeye başlarım. Onun dışında kalan vaktimi hergün internette porno izleyerek, seks hikayeleri okuyarak geçiririm. Okurken de aynı zamanda da mastürbasyon yaparım tabii. Elim sürekli amımdadır, günde 5-6 kez kendimi tatmin ederim. Bunda biraz da kocamın sekse benim kadar düşkün olmamasının payı var. Kocamla son zamanlarda haftada 1-2’ye düşen sikişmelerimiz, kocamın yeni araba almak için çektiği kredinin stresi yüzünden daha da seyrekleşmiş ve ayda 1’e düşmüştü.

Geçenlerde yine ilginç bir seks hikayesi okumuş ve kendimi tatmin etmiştim. Okuduğum hikaye okadar güzeldi ve beni almış götürmüştü ki, kendimi o sikilen kadının yerine koyarak okumuş ve tam 3 kere orgazm olmuştum. Hem de işercesine boşalmıştım. Amımın suları külodumu ıslatmış, hatta eşofmanıma geçmişti ıslaklık. Hemen yatakodasına gidip külodumu değiştirdim ve ıslak külodumu kirli sepetine atmaya banyoya gittim. O sırada gördüm ki, banyoyu su götürüyor, lavabonun altından sürekli su akıyordu. Tesadüfen bizim alt katta da tesisatçı usta oturur, bazen işe gider bazen gitmez, o geldi aklıma. 1 yıldır komşuyuz, ama pek samimiyetimiz yoktu, arada sırada kapıda karşılacınca selmlaşırdık, hepsi o kadar. Komşulardan duyduğuma göre kendisi dul imiş, karısından boşanmış.

Hemen indim alt kata, zilini çaldım. Adam evdemi değilmi onuda bilmiyordum. Evdeymiş, kapıyı açtı, kibarca, “Buyrun Hatice hanım?” dedi. Ben de banyodan su aktığını söyledim ve gelip bir bakmasını rica ettim. “Siz çıkın, 5 dakikaya geliyorum!” dedi. Teşekkür edip evime çıktım. Ama birşey dikkatimi çekmişti, ben daha adamın adını bilmiyordum, fakat o bana ismimle hitap etmişti. İsmimi bildiğine göre, demek ki adamın ilgisini çekiyordum. Nedense bu beni keyiflendirmişti, herhalde beni beğeniyordu. Neyse, 5 dakika olmadan zil çaldı ve geldi. Üstünde eşofman vardı, bende de eşofman vardı. Adamı içeri buyur edip, banyoda su akıtan yeri gösterdim. Yeni de çay demlemiştim, “Taze çayım var, içermisin?” dedim. “Zahmet olmazsa…” dedi. “Yok canım ne zahmeti!” deyip mutfağa çay almaya gittim. Tam çayları doldurdum salona götürecektim, içime kurt düştü, banyoya doğru kafamı uzattığımda, off ne göreyim, biraz önce çıkardığım külodumu kokluyor, diliyle amımın sularıyla ıslanan kısma dokundurup, tadına bakıyor, bir eliyle de eşofmanının üstünden yarağını ovuşturuyordu…

Resmen tahrik olmuştum, tam 3 haftadır kocamla sikişmemiştim, amım karıncalanmaya başlamıştı. Oysa kocam bügüne kadar amımı bile yalamamıştı, bırakın kullandığım külodumu koklayıp yalamayı. Çayları geri mutfağa bırakıp, ne olacaksa olsun diye düşündüm ve banyoya daldım. Adam beni görünce şok oldu, elinde külodumla öylece kaldı, ne diyeceğini bilemedi. “Çok mu hoşuna gitti kokum?” dedim. Cevap veremedi, kekeledi sadece. Külodu elinden alıp sepete attım ve “Koklamak istiyorsan burda canlısı var!” diyerek kollarımı boynuna doladım. Birden dudaklarıma yapıştı, vahşi kurt gibiydi, öpmüyor adeta yiyordu dudaklarımı. Onun da nezamandır sikişmediği hemen belli oluyordu. Boynumu boğazımı öpüyor yalıyor, elleri kalçalarımda, avuçluyor okşuyordu. “Lütfen morartma, kocam anlamasın!” dedim, ama aldırmıyordu, “Hep seni hayal ediyordum! Yerim seni!” diyordu…

Ve kucaklayıp beni yatak odama götürdü ve yatağın üzerine bıraktı. Önce badimi ve sutyenimi çıkardı. Memelerimi emmeye başladı. Aşağı doğru indiğinde çıldırıyordum, biran önce sikmesini arzu ediyordum. Derken eşofmanımı çıkardı. Külodumun üzerinden amımı kokluyordu. Yavaşça külodumu da çıkardığında, amım tabak gibi meydandaydı. Bir, Offf! çekti ve “Düşündüğümden de güzelmiş!” dedi. Amımı uzun uzun kokladıktan ve yaladıktan sonra, bacaklarımı havaya dikti. Şimdi de götümü kokluyordu. İşte o an ben bittim ve boşaldım. Götümün koklanması mahvetmişti beni. Ama daha istekliydim, o yarağı da yiyecektim. O ise en küçük parmağını götüme sokup bana yalatıyordu, kendisi de amımı yalıyordu. Hayatımda böyle bir zevk almadım. Sonra amımla karışık götümü yalamaya başladığında, ben zevkten çıldırıyordum, “Yarağını sok artık!” diye inliyordum…

Sonunda eşofmanını indirip yarağını çıkardı, amımın dudakları arasında gezdire gezdire yavaşça soktu. Ama girmiyordu bir türlü. Bana, “Kız amı gibi amın var, kocan olacak pezevenk hiç sikmiyor mu seni?” dedi. Ben de, “Evet aşkım, kocam sikemiyor beni, 3 haftadır sikilmiyorum! Hadi sik beni, kökle amıma!” dedim. Ben öyle deyince birden kökledi ve beni kucağına aldı. O kalın yarak amıma tamamen girmişti. Canım çok yanıyordu, ama bir yandan da acayip zevk alıyordum. Ben kucağındayken bir parmağını götüme sokuyor çıkarıyor, önce kokluyor, sonra bana da koklatıyordu. Acayip olmuştum. Yaklaşık 10 dakika böyle amımı siktikten sonra beni indirdi ve yarağını ağzıma verdi. Ben yarağını yalarken arada bir ağzımdan çekip, yarağını Jop gibi suratıma vuruyordu…

Sonra beni domalttı. Oldum olası domaltılmayı severdim. Ve götümü koklayıp yalamaya başladı. Biraz yaladıktan sonra, “Kocan götünü hiç sikti mi?” dedi. “Hayır, götüm bakire!” dedim. “Amına koduğumun pezevengi, bu göt sikilmez mi lan?” deyip, götümü tükürükleyip yarağını dayadı götüme. Yavaş yavaş sokuyordu, ama çok canım yanıyordu. “Çıkar erkeğim!” diyordum, ama dinlemiyordu. Sonunda komple soktu yarağını götüme. Hepsi girince biraz rahatlamıştım ki, birden çekti çıkardı yarağını. Çıkarken daha çok acımıştı. Hemen parmağını soktu götüme. Götümü parmaklıyor, sonra parmağı çıkarıp bana yalatıyordu. Sonra da benim elimi götüme götürdü, busefer benim parmağımı soktu götüme ve çıkarıp dakikalarca kokladı, emdi parmağımı. Sonra yine yarağını soktu götüme, hem götümü sikiyor, hem popomu tokatlıyordu. Yarağını götümden çıkarıyor amıma sokuyor, amımdan çıkarıp götüme sokuyordu. Keşke grup sex pornolardaki gibi bikaç kişiyle olsaydım diye aklımdan geçirdim.

Kaç kere boşaldım hatırlamıyorum bile. Ama oldukça bir yorulmuş, ter içinde kalmıştık. En sonunda götüme ılık ılık döllerini fışkırttı. Sonra da yarağını götümden Flop! diye çekti çıkardı. Götümü aynaya doğru dönderdi bakmam için, baktım götümün deliği resmen mağara gibi olmuş, kalçalarım kıpkırmızıydı. Uzanıp birer sigara içtik. Bana, “Hoşuna gitti mi kadınım?” dedi. Ben de, “Hayatımda ilkkez böyle sikildim, teşekkür ederim erkeğim!” dedim. Gülerek kalktı giyindi, lavabonun akıtan yerini tamir etti. “Götünün acısı geçince çağır beni!” dedi, kirli külodumu da cebine koydu gitti.

Yaklaşık 10 gün götümün üstüne oturamadım. 10 gün sonra yine çağırdım ve siktirdim kendimi. Artık resmen sikicim olmuştu. Pencereden bakıyorum, işten gelirken koridora çıkıyorum, parmağımı götüme sokup koklatıyorum, deli oluyor :)