Posts Tagged ‘sikiş hikayesi’

Merhaba değerli  okurları ben Burak 25 yaşındayım . Bir pazarlama şirketinde çalıştığım için işim hep yollarda geçiyor.. Şehirler ilçeler falan filan.. Bir gün yine sipariş almak üzere başka bir şehre yol almıştım. Tek başımaydım can sıkıntısı çok fenaydı ama yapacak bir şey yoktu epey bi gitmiştim ki yolda köylü olduğu belli bir bayan otostop çekiyordu ilk aşama durmayayım dedim ama zaten tektik can sıkıntımda gider bana yol arkadaşı olur dedim ve durdum ama korktum sonuçta ne olduğu belirsizdi. Neyse arabaya bindi nefes nefese kalmıştı belliydi bir şeyden kaçıyordu. Durduğum için teşekkür etti ve hızlı hızlı nefes almaya devam etti bende yola devam ettim.. Ara ara süzüyordum onu genç biriydi az bakım yapılsa çok güzel bir şey olurdu ama bu haliyle bile güzeldi.. Muhabbete nasıl gireceğimi bilemiyordum onun konuşmaya başlamasını bekledimde ses çıkmayınca ben açam konuyu dedim.. Merhaba benim adım Burak ya seninki nedir diye sordum.. Bende Kübra dedi ve sustu.. Memnun olduğumu belirttim ama o sadece kafa salladı.. Nasılsın diye sordum iyiyim dedi susmaya devam etti.. Aslında o da korkmuştu mecbur tanımadığı birinin arabasına binmişti.. Daha sıcak olayım diye bin türlü yol deniyordum yol arkadaşım vardı ama sessiz birine denk gelmiştim kötüydü:) ama birinin olduğunu bilmek bile güzeldi.. Neden soluk soluğa kalmış bir halin vardı birindenmi kaçıyorsun dedim.. Evet dedi ve yine susmaya devam etti.. Peki nedenini sormamda bir sakınca varmı acaba diye sordum .. Sakınca yok ama anlatmasam iyi olur dedi.. Bende peki dedim şuan iyi durumdaysan sorun yok dedim. Tekrar teşekkür etti yolumuza devam ettik.. Sonra nereye gideceksin var mı aklında bir yer ? Aslında aklımda bir yer yok beni bir şehir merkezine bıraksan yeterlidir.. Bende tamam dedim.. İlerde bi benzinlik vardı bişeyler atıştırmam gerekiyordu acıkmıştım.. Durdum hadi bişeyler atıştıralım dedim ben aç değilim dedi .. Bende gel bana eşlik et hem belki lavabo ihtiyacın falan vardır dedim.. İndik oturduk bi yere ben bişeyler sipariş ettim ona baktım kafasını eğmişti mahcup bir şekilde neyse aynısından bir tane daha istedim.. Yemeğimiz geldi ben başladım ama o başlamadı lütfen dedim sen yemesen bende yiyemem dedim.. Yemeye bir başladı hepsini silip süpürdü baya bi acıkmıştı.. Daha da yemek istermisin diye sordum ses çıkarmadı bi porsiyon daha sipariş ettim geldi onuda beraber yedik.. Ufak ufak ısınıyordu o da bana.. Lavaboya gittik ihtiyaçlarımızı karşıladık lavabodan çıkarken gözüm bayan tuvletine kaydı kendini düzeltiyordu çok seksi geldi bana … Yol ve yoksunluktan olsa gerek :)) neyse yola devam ettik o uyudu bi benzinlik daha vardı orada da durdum bi kaç parça şey aldım marketten inmeden onu da çağırdım ama uykusu baya bi derindi uyanmadı.. Yola devam ettim tekrardan dürttüm ama uyanmadı yine aklıma ona dokunmak geldi ama uyansa bağırsa hoş olmazdı diye ilerledim.. Sessiz bir yere geldik arabayı çektim sağa tekrardan dürttüm yine uyanmadı çok bitkin görünüyordu zaten bende bunu fırsata dönüştüreyim dedim ve elimi hafiften göğüslerine dokundurdum.. Ses çıkarmadıkça daha sıkı tutmaya başladım elimi bacaklarına attım eteğini kaldırdım pürüzsüz bir vücudu vardı ve elimi ammına doğru attım çok korkuyordum uyanır diye o uyanmadıkça ben dahada cesaretleniyordum elimi kazağının altına attım göğüsleriyle aramda sadece bi sütyen vardı biraz tuttum ve sütyenide hafiften sıyırdım ne olur ne olmaz diye bıçağımıda yakınlarda tuttum kapılarda kilitliydi zaten niyeti fena bozmuştum çünkü.. Dudaklarına yapıştım hafiften gözlerini açtı ve bağırmaya ve çırpınmaya başladı bi elimle ağzını kapadım bi elimlede bıçağı doğrulttum bağırmayı bırak yoksa sana zarar veririm dedim ve şimdi elimi çekecem ve bağırmayacaksın dedim tamam dedi ve bağırsanda zaten kimse seni duyamaz burası ıssız bir yoldur dedim.. Elimi çektim ve yalvarmaya başladı lütfen yapma sen iyi birisin böyle bir şey yapacak biri değilsin.. İyiyim haklısın ama bünye kaldırmıyor beni mazur gör çok fena durumdayım yapmam lazım bir sefer bulaştım bu işe yapmamazlık etmem.. Ben bakireyim dedi bekaretimi alırsan herşeyim biter lütfen düşün biraz bunu.. Bekaretin kalır o zaman dedim ve kalkık olan yarağımı çıkardım.. Bana baktı ne yapacam dercesine.. Ağzına alırmısın diye ricada bulundum hayır kesinlikle yapmam dedi bunun üzerine artık ricadan vazgeçtim tuttum kafasını soktum ağzına yala dedim illa zorlamı yaptıracaz … Ağzına aldı saçından tuttum ve ağzında git gel yapıyordum bıçağı bıraktım bi elimlede göğüslerini sıkıyordum.. camlar filmli olduğundan dışarıdan görünmüyorduk pek yola baktım kimse görünmüyordu bıçağı aldım indim onuda indirdim arka koltuğa geçtik daha rahat olsun diye ufaktan onu soymaya başladım bende soyundum biraz öpüştük sonra göğüslerini ve kıllı ammını yalıyordum .. Kıllı olmasına rağmen çok hoşuma gitmişti.. ammına dil darbelerim değdikçe çırpınmayı kesmeye başladı ve zevk almaya başladı.. şimdi sokma vakti dedim ve dönmesini istedim geçtim arkasına dayadım yarağımı göt deliğine zorlamaya başladım acıyor falan diyince sık dişini biraz yavrum dedim ve yavaş yavaş sokmaya başladım.. Zorda olsa hafiften çığlıklar eşliğinde yarağımı kökledim ufaktan git gel yapıyorum zavallıcık acıdan kıvranıyordu ama bağırmadı gerçi pek geçen yoktu bu yoldan ama olsun .. Yarağımda bi sıcaklık hissetmiştim ama pek sallamadım git gellere devam ettim ve içine boşaldım.. yarağımı çıkarınca kanamış olduğunu gördüm.. Canı acımıştı ama zevkte alıyordu ki sonradan farkettim o da boşalmıştı.. Neyse oturduk biraz götüne biraz peçete soktum kanama dursun diye.. Üzgün olduğumu belirttim ama çok fena olmuştum dedim bişey demedi.. Son bir sefer daha yapalım yolumuza bakalım dedim.. Geçtim arkasına sokacaktım ki götüne acıyordu yapma dedi demek fazla acımıştı bende durdum.. Acıdığını belirtti ağzıma alsam olurmu dedi olur dedim verdim ağzına son defa daha boşaldım sonra giyinip yerlerimize geçtik.. Tekrardan üzgün olduğumu ve özürümü kabul etmesini istedim .. Dİyecek bir şey bulamadı yine sustu.. Az daha geçti ve içini dökmeye başladı.. Onu istemediği halde ondan kat kat yaşlı birine vereceklermiş diye kaçmış ve başına daha kötüsü geldiği için mevcut pişmanlığını dile getirdi.. Ağlıyordu içim parçalandı kendimden utandım.. Alıcı gözüyle bakınca kız güzeldi ve içim baya bi ısınmıştı ona 19 yaşındaydı fiziği on numaraydı bir makyaj yapılırsa manyak güzellikte biri olurdu.. Ona dedim peki bundan sonra ne yapacaksın var mı bir planın? Yok plan falan yapmadım bi merkezde inip yola devam edecem uygun bir yer bulana kadar işte.. Bende benimle gelmek istermisin diye sordum.. Nasıl yani diye gözümün içine baktı mutluluktan parlayan gözleriyle.. Bende gelirsin benim evde kalırsın sonrasında sana bi düzen kurarız falan… Çok güzel olur dedi.. İyi biri olduğunu biliyordum ama işte herkes dört dörtlük olmuyor … İşimi hallettim eve doğru yola çıktık baya bi konşuyorduk ara ara mola verdiğimizde ağzına veriyordum yine.. Ben bundan baya bi hoşlanmıştım ve çok temiz biriydi de .. Dedim sana bi soru soracam evet veya hayır diye cevaplayacan ve bu sorum aramızı bozmayacak hiç bir şekilde tamammı ? Tamam dedi.. Benimle evlenmek istermisin dedim.. Şey ciddimisin sen .. Evet ciddiyim sen gibi temiz iyi ve güzel bir kızı nereden bulacam ki .. Sen istermisin peki düşünmek istersen yolumuz uzun :) O da güldü… Bende senden hoşlanmıştım işte tecavüz ettin bana ama sonrasında yine yardım etme girişimin oldu ve şimdi ise çok büyük bir yardım teklifinde bulundun.. Evlenirim seninle sen istersen tabi.. Geldik eve anamın elini öptürmek için kaçtığını falan söyledim ve müsaaden olursa onunla evleneceğimi belirttim annem kıza baktı iyice kız tam istediği gibiydi ve sen evlenmek istersen bişey demem dedi.. Olaylar hızlıca gelişti tecavüz ettik karımıza :))) artık onu götten sikmiyorum ve bekaretinide düğünden önce aldım :)) Şuan çok mutlu bir beraberliğimiz var bi tanede oğlumuz var… Uzun bir hikaye idi:) yeni uzun  ile karşınızda olabilirim şimdilik görüşmek dileğiyle:)

Merhaba ben Ahmet 31 yaşındayım. Eşim Ayşin ise 26 yaşında. 5 yıllık evliyiz. Eşimle neredeyse bütün tabuları yıktık. Sex hayatımız oldukça renklidir.

 

Eylül 2007 de eşimle başbaşa mangal yapmak için dağa çıkmıştık. Dağda çok güzel saatler geçirdik mangalımızı yaktık, bol bol içki içtik ve özgürce seviştik. Dönüş için yola koyulduğumuzda dağ yolunda arabamız arıza yaptı. Hava kararmaya başlamıştı ne yapalım diye düşünürken yakınlarda bir kulübe gördük ve kulübeye doğru yürümeye başladık. Hava karardıkça soğumaya başlamıştı. Kulübeye vardığımızda kapıyı çaldık. Kapıyı açan 18-19 yaşlarında bir gençti. Arabamızın arızalandığını ve dağ başında kaldığımızı söyledik. Bizi içeri davet etti. İçeriye girdiğimizde aynı yaşlarda bir genç daha vardı. İki arkadaş çobanlık yapıyorlarmış. Çobanlar bizi sofraya buyur ettiler. Eşimde mini etek olduğundan yer sofrasına oturduğunda bacaklarının bütün güzelliği gözler önüne serildi. İki genç gözlerini Ayşin’in bacaklarından ayıramıyorlar. Ayşin’de arada bir bacaklarını aralayarak kırmızı külodunu gösterip gençleri azdırıyordu. Gençlerin önlerindeki çadırlara bakılırsa yarakları oldukça büyüktü. Eşim Ayşin’in fantazilerinde hep büyük yarakla sikilmek vardı. Bu aklıma gelince, gençlere arabamızda bira olduğunu alıp gelirlerse içebileceğimizi söyledim. Adı Murat olan arabanın anahtarını alarak biraları alıp geldi. Birer bira açarak hepbirlikte içmeye başladık. Ayşin’in eteği iyice sıyrılmış bacaklarının arasından kırmızı külodu iyice meydana çıkmıştı, arada bir eğilerek muhteşem göğüslerinide gençlere sergiliyordu. Ayşin tuvalete gitmek istediğini söyleyince dışarıda olan tuvalete beraber gittik. Dışarıda karıma ne yapmak istediğini sorduğumda görmedinmi çobanların önündeki çadırları eminim yarakları çok büyüktür, müsaade edersen fantazimi gerçekleştirmek istiyorum, hem sende seyredersin dedi. Karım ihtiyacını giderdikten sonra kulübeye geri döndük.

 

Artık amacımız belliydi Ayşin bu gençlere kendini siktirecekti. Benden onay aldıktan sonra daha rahat hareket etmeye başlamıştı. Ayşin artık her tarafını çobanlara sergiliyordu. Sohbetimizde giderek sekse dönmüştü. Gençlere evli olup olmadıklarını sordu. Hayır cevabını alınca onlara hiç bir kadınla yatıp yatmadıklarını sordu. Gençler utanarak yatmadıklarını söylediler. Ayşin o zaman siz hiç çıplak kadında görmemişsinizdir dedi, onlarda canlı olarak görmediklerini ancak resimlerde gördüklerini söylediler. Bunun üzerine Ayşin ayağa kalkarak başladı yavaş yavaş soyunmaya resmen çobanlara striptiz yapıyordu.

 

Üzerinde sadece küloduyla südyeni kaldığında Murat’la Can’ın arasına oturup pantalonlarının önündeki çadırlara el attı. Gençler şok olmuşlardı. Sonrada onları soymaya başladı. Önce Murat soyundu karım Murat’ın kilodunu indirdiğinde gözlerime inanamadım aleti en az 20 cm di. Sonra Can’ın kilodunu indirdi onunki Murat’ınkinden biraz kısaydı ama çok kalındı. Benimkide fena sayılmaz 16 cm ama çobanların yarakları porno filmlerde gördüklerimiz gibiydi. Ayşin önce Murat’ın yarağını ağzına alıp emmeye başladı fakat ancak yarısını alabiliyordu ağzına. Bir eliylede Can’ın yarağını sıvazlıyordu. Bu arada bende soyundum ve başladım karımın amını yalamaya. Karımın hiç bu kadar sulandığını görmemiştim. Amının suları bacaklarından akıyordu. Beni iterek sen bu gece sadece seyredeceksin dedi. Ardından çobanların yer yatağına uzandı, bacaklarını iki yana ayırarak karnına doğru topladı ve Murat’ın yarağını eliyle tuttu, kafasını amının dudaklarına sürterek ıslatıp deliğine dayadı.

 

Murat bir yüklendi 20 cm yarağı köküne kadar tek hamlede soktu o an Ayşin’in gözleri yerinden fırladı. Canı fena yanmıştı ve çığlığı bastı. Eeee çoban ilk defa am sikiyor ne bilsin böyle büyük bir yarrağın alıştırmadan sokulmayacağını. Sonra karımın amı alıştı bu koca yarrağa ama Murat birkaç gitgelden sonra boşaldı. Karım bu sefer Can’ı yatırdı ve ata biner gibi üstüne oturup Can’ın çok kalın olan sikini amının dudakları arasına sürtüp güzelce ıslattı. Sonra deliğine dayayıp yavaş yavaş oturuyor, ama o kalın yarağı köküne kadar almakta çok zorlanıyordu. Son bir hamle ile dibine kadar almıştı. Oturup kalkarak Can’ın kalın yarağının tadını çıkarıyordu. Can’la aynı anda boşaldılar, karım Can’ın kalın yarağının üzerinden kalktığında amından hem Murat’ın hemde Can’ın dölleri bacaklarına doğru sızıyordu. Eşim Ayşin iyice azmıştı başladı tekrar Murat’ın yarağını emip yalamaya genç çobanın yarağı hemen kazık gibi oldu. Murat’ın önünde domaldı o an anladım ki göttende siktirecek çobanlara ama amından zor aldığı yarakları götten nasıl alacak diye merak ediyordum. Amından akan menileri eliyle götüne sürüyor bir parmak iki parmak derken üç parmağınıda götüne sokarak deliğini alıştırmaya çalışıyordu. Sonra Murat’ın yarağını tekrar ağzına aldı. Büyük bir iştahla yalıyordu, ağzında iyice tükürükleyerek daracık göt deliğine dayadı. Murat’a yavaş yavaş sokmasını söyleyip eliyle kontrol ederek yavaş yavaş o kocaman yarağı götüne almaya başladı. Kafası girdiğinde gözünden yaşlar süzülüyordu ama vazgeçmeye niyeti yoktu. Bu şekilde biraz bekledikten sonra yavaş yavaş itmesini söyledi. Artık tamamı içindeydi. Alıştıktan sonra Murat’a kökle, ayır kalçalarımı, parçala götümü diye diye götünü siktirdi. Murat bu sefer hemen boşalmadı karımı bağırta bağırta sikip döllerini karımın götüne doldurdu. yarağını çıkardığında karımın götü bir müddet kapanmadı Murat’ın dölleri dışarı sızıyordu. Bu sefer Can geçti karımın arkasına Can’ınki çok kalındı karıma istersen vazgeç Can götünü parçalar dedim. Ama o kararını vermişti vazgeçmeyecekti. Böyle kalın bir yarağa götünü siktirmek istediğini söyledi.

 

Can yarağının kafasını küçücük deliğe dayadı yükleniyor ama sokamıyordu, kalın yarak bir türlü girmiyordu karımın daracık göt deliğine, Can karımın kalçalarından sıkıca tutup öyle bir yüklendi ki karımdan acı bir feryat koptu, avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Dağ başında olmasak, bizim evde olsak herhalde bütün mahalle toplanırdı ne oluyor diye. Can yarağının sadece kafasını sokmuştu ama karım çıkar diye bas bas bağırıyor yalvarıyordu. Can korkudan geri çekilince yarağının kafası karımın götünden çıkarken ploop diye bir ses çıkardı. Tabi karımdan bir feryat daha koptu. Tam vazgeçeceğini düşünürken, karım bu sefer Can’ı yere yatırdı ve sikini ağzına alarak yalamaya başladı iyice tükürükleyip ıslandığına emin olduktan sonra göt deliğini yarağın kafasına ayarlayıp yavaşça oturmaya başladı hem acıdan bağırıyor hemde hepsini almak için uğraşıyordu. Bağıra bağıra köküne kadar almıştı. Can’ın yarrağı gerçekten çok kalındı gözlerime inanamıyordum. Götünden kan sızıyordu ince ince. Artık alışmıştı acı yerini zevke bırakmıştı. Hızla üzerine oturup kalkıyordu. Zevkini çıkara çıkara Can’a götünü siktirdi. Sabahın ilk ışıklarına kadar Murat ve Can’la sikişmişti.

 

Ayşin iyice yarağa doymuştu ama bir hafta götünün üzerine oturamadı. Bana gene gidelim çobanların yanına bu sefer ikisini birden amıma götüme istiyorum. Birini amıma diğerini götüme sokturup o koca yarrakların arasında tost olmak istiyorum diyor.

Merhaba. Ben 26 yaşında, sarışın, bakımlı, sexy ve evli bir kadınım. Anaokulu öğretmeniyim, fakat atanamadığım için, iyi bir ailenin 1 yaşındaki kızlarına bakıyordum. Berna hanım hastanede çalışıyor, kocası Mete bey ise bir fabrikada müdür. Benim de kocamla mutlu bir birlikteliğimiz var. Fakat kocamla sex hayatımda ilk başlarda sorun olarak görmediğim erken boşalması, daha sonradan benim için problem olmaya başladı. Tam kocam beni sikerken motive oluyorken, kocam içime girince çok tahrik olduğundan hemen boşalıyordu. Ben ise orgazm olamadan öylece kalıyordum. Kocama, bir doktora görünmesini ve bu erken boşalma meselesine bir çözüm bulmasını defalarca söylediğim halde hiç oralı olmuyordu.

Berna hanımla kadın kadına ettiğimiz bir sohbet esnasında, kocasının çok iri bir penise sahip olduğunu ve her seferinde en az yarım saat 45 dakika falan seks yaptıklarını anlatmıştı. O günden sonra artık ben de öyle sikilmek istiyordum ve Mete beye farklı gözle bakıyordum. Mete bey eve eşinden 2 saat önce geliyordu. Ben Berna hanım gelene kadar evden ayrılmıyordum. Mete bey eve gelince kendime çeki düzen veriyor, güzel ve iri göğüslerimi, kalçalarımı ön plana çıkartmaya çalışıyordum. İlk başlarda bana ilgisiz gibi görünen Mete beyin daha sonradan vücuduma gizli kaçamak bakışlarını yakalıyordum. Mete bey çok yakışıklı bir adamdı. 1,85 boyunda, geniş omuzlu, fit bir vücuda sahipti. Her gece rüyalarımda Mete beyle deliler gibi sevişiyordum ve onunla artık gerçek anlamda da sikişmek istiyordum.

Bir sabah kalktım, duşumu aldım, dekoltesi bol olan bir elbise giydim. Şans benden yanaydı, Mete bey normalde eve saat 5’te gelirken, o gün saat 3’te gelmişti. Çok heyecanlanmıştım. Kapıyı açtığı gibi dudaklarına yapışmamak için kendimi zor tutmuştum. Biraz sohbet ettikten sonra Mete bey bilgisayarının başına oturdu, ben de bu arada kızları Eceye yemek yediriyordum. Aklıma o anda bir cinlik geldi, Ecenin bütün yemeğini üstüme döktüm ve Mete beyin duyacağı şekilde hayıflanmaya başladım. Mete bey, “Hayırdır, ne oldu?” diyerek yanıma geldi. “Üstüme yemek döküldü, elbisemi değiştirmem lazım, elbisem kuruyana kadar bana giyecek birşey verirmisiniz? Berna hanımın geceliklerinden biri olabilir mesela…” dedim. Mete bey tamam dedi ve içeriden eşinin geceliklerinden birini getirdi verdi…

Getirdiği gecelik askılı, kısa, saten bir gecelikti. Özellikle en sexy olanını seçip getirmişti. İşte fırsat bu fırsattı. Artık ok yaydan çıkmıştı. Banyoya gidip sütyenimi çıkarttım ve bütün vücudumu sergileyen geceliği giydim geldim. Mete bey bilgisayarın başında heyecandan terlemeye başlamış ve kaçamak bakışlarla beni süzüyordu. Ben Eceyi odasına götürüp uyuttum ve tekrar salona geldim. Mete beyin sandalyesine arkadan yanaşıp, “Ece uyudu, birşey içmek istermisiniz Mete bey?” diyerek, göğüslerimi hafifçe omuzlarına dokundurdum. Üstten bakınca sikinin kazık gibi olduğu belli oluyordu. Başını çevirip, “Evet, çay olabilir…” dedi ama o anda göğüslerimle de burun buruna gelmişti. Ben de az değilim hani, nerdeyse adamın ağzına dayamıştım göğüslerimi. Göğüslerime sürmüş olduğum parfüm çıldırtmıştı Mete beyi. Öyle biraz daha kalsam göğüslerimi yalamaya başlayacaktı. Mete beye davetkar bir şekilde gülümseyip, “Çayınızı hazırlayım.” dedim ve mutfağa gittim…

Bardakların olduğu dolabın kapağını açarak, sanki ulaşamıyormuşum gibi dolaba uzandım ve “Mete bey, bardaklara ulaşamıyorum, yardım edermisiniz?” diye seslendim. Tabii boyu zaten kısa olan geceliğin arkası yukarı toplanmış ve tangam görünüyordu. Mete bey gelip arkamdan dolaba uzanınca, sert siki kalçalarıma yapışmıştı. Ben istifimi bozmayınca biraz daha yüklendi arkama. Biliyordum, benim onu istediğim gibi, o da deli gibi beni istiyordu. Ben de kalçamı sikine bastırınca, bardakları bırakıp ellerini vücudumda gezdirmeye ve okşamaya başladı. Göğüslerimi sıkmaya başladığında benim de zevk sularım gelmeye başlamıştı. Birden döndüm ve öpüşmeye başladık. Mutfakta biraz öpüştükten sonra bana, “Yeter artık dayanamıyacam, benim olmalısın!” dedi. “Ben de seni istiyorum!” dedim. Beni kucağına aldı ve yatakodasına götürdü…

Geceliği tek hamlede üstümden sıyırdı, tek tangamla kalmıştım karşısında. O da soyundu. Gözlerimi sikinden alamıyordum, siki hakikaten Berna hanımın dediği kadar vardı. Beni yatağa uzatıp üstüme geldi. Göğüslerimi yalıyor, emiyor, ısırıyor, bir yandan da elini tangamın içine sokmuş, amımı okşuyordu. Ben ise gözlerimi kapatıp kendimi ona bırakmış, zevkten ölüyordum. Göbeğimi öperek yavaş yavaş aşağı indi, tangamı çıkarttı ve daha dün traş ettiğim amımı öpüp koklayama başladı. Amımın dudaklarını ayırıp amımı, klitorisimi yalamaya başladı. Yalamak değil, resmen diliyle sikiyordu beni. Zevkten bayılacak gibiydim, inliyor ve çığlıklar atıyordum. Amımı yalanırken müthiş bir orgazm oldum. Uzun zamandır yaşamadığım duyguları yaşamak mükemmel birşeydi…

Sonra o güzel yarrağını ağzıma verdi. Heryerini yaladım, emdim. Artık o yarrağı amımda istiyordum, resmen amım zonkluyordu. Yarrağının mantar gibi başını amımın dudakları arasına sürterek, “İstiyormusun aşkım?” dedi. “Evet aşkım, deli gibi istiyorum!” dedim. Birden yüklenerek içime girdi. Acıyla karışık zevkle çıldırıyor, deli gibi inliyor, bağrıyordum. Rüyalarım gerçek olmuştu ve Mete bey kendi evinde, kendi yatağında beni sikiyordu. Yaklaşık yarım saat beni sikip 3 kez orgazma ulaştırdıktan sonra, içime boşalmadan çıktı ve göbeğime fışkırttı. Abartmak istemiyorum, herhalde yarım çaybardağını doldururdu dölleri. Siki daha inmemişti, kazık gibi duruyordu. Döllerini göbeğime ve göğüslerime sıvadıktan sonra sikini tekrar yaladım…

O gün eşi Berna hanımın eve geliş saatine kadar defalarca sikiştik, her pozisyonda sikti doyurdu beni. Ertesi günlerde de bu sikişmelerimiz devam etti. Ama artık çocuklarına bakmıyorum. Mete bey garsonyer gibi bir daire kiraladı, haftanın 2-3 günü orda buluşup, istediğimiz herşeyi yapıyoruz. Maddi anlamda da beni mükemmel yaşatıyor, artık çok daha mutluyum. Birşeyden haberi olmayan kocamla da aram gayet iyi. Artık kocamın erken boşalmasına takmıyorum, nasıl olsa Mete bey beni müthiş orgazmlara uçuruyor.

Bayanlar hayatınızı yaşayın, istediğinizi elde etmek sizin elinizde!

[Sara]

34 yaşında dışarıda kapalı giyinen bir kadın nadiye yengem 170 boylarında sarışın yeşil gözlü tombulca bir bayan kalçaları

çok geniş memeleride oldukça büyük yolda yürürken kalçalarının geniş olmasından ellerini kalçalarının yapısından dolayı vucuduna fazla yaklaştıramıyor ve kenarlara biraz açarak yürüyor beli çok fazla kalın değil, yani kalçalarla göğüsler arasında harika bir beli var mükemmel dolgun dudakları

olan bir kadın karşında konuşurken sanki dudakları seni emiyormuş gibi hissetiriyor insana ben nadiye yenge ye aydın amca ile

evlendiği günden itibaren hep ilgi duydum aslında onun oturuşlarını yürüyüşlerini falan hep dikkatlice süzerdim evde ve aile arasında çok rahat

bir kadındı giydiği elbiseler bol olurdu çoğunlukla eğildiğinde falan göğüsleri görünürdü ben onun memelerine bayılırdım bize geldiğinde yada onlara gittiğimizde aşağı eğilsede memelerini görsem diye hep onu takip ederdim bu yıllarca hep böyle sürdü bir süre sonra fark ettim ki

nadiye yengem benimle aynı ortamlarda olduğu zaman hep frikikler veriyordu benim onu izlediğimin farkındaydı sanırım ve o bu durumdan hoşlanıyordu

çünkü gereksiz yere hareketler yapıyor ve bacaklarının göğüslerinin görünmesini sağlıyordu. bu durumu fark ettikten sonra ona kendimi sanki daha yakın ve ilgili hissetmeye başladım ara sıra bana el şakaları yapıyordu bir gün yine öyle boynumdan tutup beni kendine doğru çekti sanki güreşci gibi el ense yaptı ve zafer in ( benim adım ) benim gibi şişman bir karısı olsa ne yapar acaba dedi oradaki grupta annem ve annemin zeyzesi birde .

mahalleden bir kaç kadın i vardı bende ne olacak

bir erkek karısıyla ne yapıyorsa ben de onu yapardım dedim bunun üzerine oradan biriside seni biraz haşat ederdi galiba dedi

bende belli olmaz orası ben genç birisiyim orada durun bakalım dedim nadiye yengede oradan bana bakıp gülüyordu. Sonraki gün ekmek almak için az ötedeki markete gittim sabahtı, markete girdiğimde nadiye yengede ekmek alıyordu sonra birlikte çıktık marketten ve eve doğru

yürümeye başladık bana dünkü söylediklerim konusunda özür dilerim ulu orta pek uygun olmadı sanırım senin alay konusu olmana zemin hazırlayan laflar attım ortaya sanırım dedi, ben aslında o amaçla söylemediydim yani oraya varacağını düşünemedim durumun aman sorun etme ben

unuttum bile dedim hem ne olacakki bende cevabını verdim işte senin gibi bir karım olsa onu tatmin etmesini bilirim ben diyerek yürümeye devam ediyorduk sonra bak sen şuna bu laftan bana da pay çıkardın ama sende hani diyerek gülüyordu .

bende sen durup dururken attın ortaya bu lafı ve kendini dahil ettin dedim neyse artık bırakalım bunları diyerek evlerimize gittik. öğle saatleri idi nadiye yenge bize geldi annemin yanına mutfağa gitti onunla bir süre sohbet falan ettikten sonra

ben gidiyorum çok kötüyüm diyerek kapıya doğru yöneldi bende o .

sırada ayakkabılarımı boyuyordum kapının önünde bana doğru bakarak şu zaferin

ahı tuttu herhalde dedi kafamı yukarı kaldırıp hayırdır ne oldu dedim ne olacak boynumu belimi oynatamıyorum tutuldu dedi yok

canım sen ani ters bir hareket yapmışsındır adelelerde kasılma olmuştur benimle ilgili bir şey değil yani dedim eee ne olacak şimdi ya dedi ben yaptım madem sana masaj yaparım geçer diyerek takıldım ona o da yaaa yapsana ölüyorum ağrıdan biliyorsan

dedi ben aslında öylesine söylemiştim ama masaj konusunda oldukça yetenekliyim annemde çok iyi masaj yapıyor yapsın falan deyince tamam demekten başka yol kalmadı hadi gidelim bize dedi ve az ilerde onların eve gittik evde kimse yoktu eşi işteydi iki

kızı vardı onlarda okuldalardı eve gittik oturma odasında kanepenin üzerine uzan sen yüz üstü dedim ben boynuna omuzlarına masaj yapayım dedim tamam bir saniye dedi üzerinde tişört ü vardı onu çıkardı böyle oluyor herhalde değilmi dedi ben aslında evet

ama çıkarmasanda olurdu dedim hadi başla sen dedi bana üzerinde sütyeni vardı ben boynuna omuzlarına masaj yapmaya başladım oradan sırtına

doğru falan indiriyordum ellerimi istersen ellerine takılıyor sütyeni çöz arkadan dedi bende çözdüm ve sırtlarına kollarına boynuna her yerine masaj

yapmaya devam ediyordum çok güzel yapıyorsun sen harikasın dedi bana, ve yüzünü döndü yani sırt üstü uzandı ve birazda bu taraftan devam et dedi döndüğü zaman göğüsleri tamamen açıkta kaldı o kadar diri ve irilerdiki gözlerimi alamadım bir an uçları kocamandı ne o hiç kadın göğüsü görmedinmi daha önce dedi doğrusunu söylemek gerekirse bu kadar iri ve güzel olanı görmedim dedim o arada kendimi onlara dokunmaktan alamadım hiç sesini çıkarmadı sonra hadi devam et masaja dedi bende hem göğüslerini hem

omuzlarını okşamaya devam ettim gözlerini kapatmış öylece yatıyordu o arada erkekliğim o kadar kalktıki pantolonumun içine sığmıyordu artık sıkışmıştı bir kenarda ona çaktırmadan düzelteyim dedim bir elimle ben elimi onun .

üzerinden alınca hafifçe göz ucuyla baktı beni gördü o arada hafifçe gülümsedi bende ne gülüyorsun ben erkeğim ne olmasını bekliyordun bu manzara karşısında sen benim hayallerimdeki kadınsın deyiverdim bir anda bana gözlerini hafifçe açarak baktı ve demek ben senin hayallerindeki kadınım öylemi dedi ne düşünüyordun hayallerinde peki dedi bak bunları

dedim ve eğilip memelerinin uçlarını emdim sonra bana baksen şuna dedi ve başka neler peki al sana gerçeği dedi sanki rüyadaydım kulaklarıma inanamıyordum ellerimi eteğinin altına doğru soktum bacaklarının iç kısımlarını kilotuna kadar ellerimle bir aşağı bir yukarı okşuyordum diğer taraftan da memelerinin uçlarını emiyordum sonra onu ayağa kaldırdım ve .

eteğini , kilo dunuda çıkardım belinden tutup ellerimi arkasından poposunun

ve kalçalarının üzerinde dolaştırıyordum o kadar iri poposu vardıki elimle onları sıkıp hafifçe şamarlıyordum sonra aşağı doğru eğildim o ayakta

bende önünde iğilmiş amını okşamaya başladım bacaklarını araladım ve amını iyice ortaya çıkardım elimle bir taraftan onu tatmin ediyor dilimlede

emmeye devam ediyordum bir süre sonra kalçalarını ileri geri oynaymaya başladı eliylede kafamı amına bastırıyordu ben daha fazla dayanamıyorum dizlerim çözülüyor diyerek uzandı hadi erkeğim al beni dedi sonra seni çok istiyorum daha fazla dayanamıyorum azdım artık çıldırdım diyordu bu arada bende elbiselerimi çıkardım ve unun üzerine doğru uzandım beni öpüyor ve ısırıklar atıyordu arada bir sert ısırıklar oluyor ve

canımı hafif acıtıyordu fakat diğer taraftan da onun bu şehveti benide azdırıyordu boynumun altlarını öyle emiyorduki sanki vakum gibi çekiyordu

bende hafif balık etli bir vucuda sahibim bana harikasın diyerek göğüslerimi sıkıyordu artık bende çıldırmıştım adeta amına sokmaktan başka bir

şey düşünmüyordum bacağının arasını açıp amına sikimi soktum amı çok sulanmıştı kaygandı içi, bir anda sonuna kadar içine girdim

beni kalçalarımdan kollarıyla sıkıca tutup kendine doğru bastırıyordu bende o muhteşem kalçalarını ellerimle okşuyor onu kendime doğru çekip amına girip çıkıyordum sonra sikinin üzerine oturmak istiyorum dedi ben uzandım .

sonra o da ata biner gibi sikimin üzerine oturup kalkmaya başladı onun 85 kiloluk vucudunun ağırlığı ile sikim sonuna kadar içine giriyordu tamamen o beni, bende onu sonuna kadar birbirimizi

hissediyorduk amının derinliklerinde sikimin ucuna bir şey sanki dokunup dukunup çekilmeye başladı bir süre sonra kendini iyice kastı ve tamamen üzerime bastırdı ve orgazm olduğunu hissettim o sırada bende içine boşaldım…

Merhabalar ben can yaşım 30 bakımlı ve sevilen bir kişiliğim var sex ede inanılmaz düşkünüm düşkün olmamında tek nedeni hiç inmeyen yarağım neyse anlatacağım hikaye bugüne kadar yaşadığım en heyecanlı ve tahrik edici olandır.

Mahallede oturan 45 yaşlarında abla dediğim ve sürekli şakalaştığım komşum nesrin işten akşamları döndüğümde genelde kapının mahallenin kapıların önünde mahalle kadınları oturur sohbet falan ederlerdi her seferinde de selamlaşır hatır falan sorardık neyse ki yine bir akşam üstü eve geliyordum nesrin kapının önünde oturuyordu selamlaştım nereye eve dedim gel çekirdek al dedi.

Sohbet falan derken bir anda hiç beklemediğim bir an gülümseyerek şakalaşır gibi önündeki ne zaman görsem dışarda kalıyor dedi ne falan dedim anlamaya çalıştım nesrin ne olacak dedi önündeki patlıcan bende hem kızardım hemde gülümsedim onun normal halidir dedim nesrin vayyy bu daha normalmi gerçekten can çok beli oluyor sen nasıl yürüyosun bu halde kim görse gözü oraya kaçar dedi neyse bende dedim abla valla napayım malım budur nesrin abla görüşürüz dedim eve çıkacam bekle can gitme senden bir ricam var aylardır her seferinde gözüm yarağına takılıyor çok merak ediyorum dedi.

Bende ilk başta çekindim daha sonra ne olacaksa olsun lütfen dedim abla olur mu öle şey biri görse yakalasa hayatımız kayar hemde yılardır tanışıyoz falan derken uzatma gel içeri dedi etrafa baktım kimseler yoktu içeri kapıya geçtim eşin nerde dedim saat 8 de gelecek dedi yani bir saat falan sonra en büyük kızı üniversite okuyodu 2 çoçuğuda küçüktüler yani odalarında tv izliyolardı neyse kapı çekti diyer odaya geçtik nesrin can hiç bekleme gelen olmadan çıkarsana dedi bende azmıştım yarağım yanıyordu taş gibi dimdik olmuştu indirdim fermuarı zorlanarak çıkardım 21 cm ve çok kalındır çıkarınca adeta şaşkınlıkla bakıyodu sen nasıl bunu amcığa sokuyorsunki dedi bende dedimki oluyor hemde bal gibi oluyor ama kız arkadaşlarımla okadar sex yaşadım ama hiç biri arkadan alamadı gerçektende hayatım boyunca arkadan yapamadım bu yüzden hep üzüldüm o arka tadı alamam neyse dedim nesrin çıkarsana amını bende bakayım yanıyorum dedim sonra bak şimdi olmaz dedi bense ısrar etim lütfen diyorum tabiki nazlanıyor bide korkuyor yaklaştım eteyini kaldırdım kilotunu indirdim offff inanılmaz bir amcık bembeyaz küçücük şaşırdım.

Adeta nesrin senin amın bakire amı gibi dedim niye bukadar küçük falan dedim 3 doğumuda sezeryanla yaptım dedi o yüzden aynı hep bide kocasının yarağının parmak kadar olduğunu söledi inanmasamda yemin eti yani 8 cm ama biri gelir diyede ödüm kopuyordu yaklaştım hiç sevişmeden yarağımı amcığında sürtüm üstünde gidip gelmeye başladım ne oldu anlamadım inelemye başladı adeta amından yarağıma sular akıyordu çok erken boşalmıştı hiç vakit kaybetmeye niyetim yoktu ayakta koltuğa oturtum yarağımın başını ıslanan kaygan amının deliyine yavaşça itmeye başladım zorlaya zorlaya anca başı giriyordu yarağımın derisi yanıyordu zorlanmaktan tamamen bacaklarını açtım yarağımı içine kökledim yarısını sokmulştum sokarkenede tırnaklarıyla sırtımı parçalıyodu nefesi gitmiş bayılmak üzereydi ama ben boşalmalıydım ve biraz daha git gel yaptım yarağımın yarısını batırdım amının ıslaklaığıyla içine giriyordum.

2 dakika sürmedi hızlandım boşalacaktım nereye boşalayım dedim içine dedi korunuyom dedi ben öyle boşaldımkı amının içinden spermim bacakalarına damlıyordu yarağımı çıkardım hemen pantolonu çektim çıkıyorum dedim gelen olur falan o adeta bayılmıştı neyse kapıdan çaktırmdan çıktım eve gitim düş falan aldım ama ben deliriyorum tadını daha alamam vede muhteşem daracık beyaz amcığı göz önümden gitmiyordu aradan bir kaç gün geçtü artık nesrinle rahat buluşup muhteşem bir gün yaşamaktı neyse numarasını almıştım aradım 3 gün sonra sen nerdesin işini haletin gitin falan dedi konulştuk bir kaç gün oda delirmişti ben gibi nasıl buluşacaz falan günlerce konuşuyoduk tabiki o dışarı aradan 10 gün geçmişti bir akşam bizimkiler sabah leyin köye gideceklerini sölediler bir anda aklıma eve gelmesi oldu hem karşımızda hemde süper olacaktı tabiki arayamıyorum akşamları sabahı beklicektim.

Sabah 9 gibi bizimkiler hepsi köye gittiler bende evden çıkar gibi çıktım bizimkiler gitikten sonra eve döndüm nesrni aradım cevap vermiyordu çıldırmıştım neyse dışarı çıktım kapının önüne yaklaşık 2 saat falan geçti nesrin kapının önüne çıkmış temizlik yapıyordu yanına gitim abla nasılsın bağırarak şakalaşarak gibi biri görsede anlamaz zaten yaklaştım ya sen neye cevap vermiyosun tele evde kimse yok hepsi köye gittiler dedim telefon odada çoçuklar oynuyor dedi neyse gelecenmi dedim çoçuklar ne olacak dedi ben bilmem eve çıkıyorum git içeri seni arayacam falan dedim çıktım eve aradım daha rahat konuşşuyoruz tabiki nesrinde inanılmaz heyecanlanmış muhteşem bir fırsat diyor neyse çoçukları alıp ablama bırakacam dedi ablasıda bi arka mahalede tamam dedim saat 1 oldu nesrin geldi içeri geçti geçtiyi gibi sarıldım dudağımı dudağına soktum sevişmeye başladım.

Delirmiştim adeta ısırma ne olur belii olsa ölürüm diyordu sakinleştim hemen yatağa uzatım üzerini hepsini bir seferde çıkardım bembeyaz bir vucut micacık memeler korkmasam parçalayacam adeta vucudunu hepsini yalamaya başladım bacaklarına indim amcığını ağzıma aldım şaşkın bakıyordu miden bulanmıyormu diyordu sadece yok dedim ağzıma aldım emzik gibi emiyor yalıyordum dişlerimle parçalıyordum ağzıma öle almıştımki saçımı bastırarak orgazm oldu amından sular akmaya başladı üğzerinden kalktım git amını yıka gel deidm o arada çırılçıplak soyundum odaya geldi beniş öle görü nce şaşkınlıkla bakıyordu sarıldım tekrar seviştim biraz eyil yala aşkım dedim olmaz dedi asla yalayamam midem bulanıyor kocamınkinide hiç yalamadım yemin eti tamam dedim midesi bulanmasın dedim uzatum yatağa bacaklarını açtım amını iyice yaladım üzerine çıktım kocaman yarağıma bakıyorum amcığına bakıyorum beni daha azgınlaştırıyordu yarağımı yavaşça dayadım amına yavaşça içine soktum girmesede zorlansada artık olacaktı yarağımı batırdım amının derimliklerine bağırıyor gözünden sular akıyordu biraz git gelden sonra altımda tekrar orgazm olmuştu ıslanmasıyla yarağım dahada rahat giriyordu pompalamaya başldaım zevke dönüştü inliyor altımda kurban olurum diyordu bende gaza gelip çılgınca amının içine sokup çıkarıyordum köküne kadar bastırıp amının içine boşaldım yarağımı çıkarırkene yarağımın derisi hafiften kalkmıştı aradan bir saat uzandık 2 kez daha yaptım sonra eve giti tabi ki arkadan yapalım dedim bir anda delirdi asla olmaz dedi bende zorlamadım tabiki toplamda 3 kez daha buluştuk ve bitirdim geröekten hayatımız kayabilir di ve biiiti birbirimizxi görüyoruz ama hiç bir şey olmamaış gibi saygılı bir şekilde komşuluk devam ediyor

Merhaba. Adım Zehra. 42 yaşında, 1.60 cm boyunda, 51 kg, vücut yapısı normal, esmer bir bayanım. 2 yetişkin kızım var. Eşim öleli 2 yıl kadar olmuştu. Eşim öldükten sonra seks hayatım hiç olmadı. Kızlarım evlendikten sonra evde tamamen tek başıma kalmıştım. Deniz manzaralı bir sitede oturuyorum. Ama adım çıkar diye korktuğumdan kimseyle sikişmiyordum. Kızlarım kocaları ile ara sıra yatıya gelirler, evimin içinde sınırsızca sikişirler, ben de onların sikişme seslerini dinleyerek, kendim sikiştiğimi hayal ederek amımı parmaklayıp orgazm olurdum.

Bir gün çamaşırları balkona asarken iç çamaşırlarımdan birkaç tanesi elimden düştü. Külodum alt katın çamaşır ipine takılıp kaldı, diğerleri ise yere düşmüştü. Bahçeye inip yerdekileri aldım. Alt katta kimin oturduğunu bilmiyordum, çünkü evin kapısı ara sıra açılır, kim yaşar, kaç kişiler bilmiyordum. Zili çaldım kapıyı açan olmadı. O gün sürekli olarak alt kata inip zile basıyordum. İkindi saatlerinde tekrar alt kata inip zile bastım, çünkü kırmızı külodum onların balkonunda bayrak gibi asılı duruyor, herkes balkona bakıyordu. Bir an önce külodumu alma peşine düşmüştüm. Israrla zili çaldım, 20 yaşlarında bir erkek atlet ve şortla, uykulu uykulu bir halde kapıyı açtı. Gözüm hemen şortunun içinde kazık gibi duran sikine takıldı. Özür dileyerek külodumun balkonlarına düştüğünü ve almak istediğimi söyledim. Genç, “Tamam abla getireyim!” dedi ve kapıyı aralık bırakarak külodumu getirmek için balkona gitti…

Kapının aralığından içeriye baktığımda, koridora bakan odada üç genç erkeğin yattığını gördüm. Üzerileri açıktı ve sadece külotlarıyla uyuyorlardı. Koridordaki aynadan balkona giden genci görebiliyordum, külodumu telden aldı, inceledikten sonra koklayıp külodumu şortunun içine sokarak sikine taşaklarına biraz sürtüp çıkardı ve elinin içine sıkıştırıp ovalayarak getirdi. Ben tabi bunu gördüğümü belli etmedim. Külodumu bana verirken sikine baktım, resmen kalkmış şortunun önü çadır kurmuştu. Şortunun sikinin başına gelen kısmında bir damla ıslaklık görünce, işte o zaman koptum ve “Telaşla tanışamadık, Ben Zehra, üst katta oturuyorum, eşiniz veya anneniz yok mu evde?” dedim. “Ablacığım burayı biz bekar arkadaşlarla tuttuk, iş çıkışı otel gibi kullanıyoruz, çoğu zaman evde kimse olmaz.” dedi. Ben de, “Yaa öyle mi? Neyse, teşekkür ederim!” diyerek ayrıldım evime çıktım. Hemen mutfağa koştum, bulduğum en uzun ve ince patlıcanı alarak onunla herzamanki seks fantazimi yaptım, patlıcanla amımı iyice haşat ettim. Alt kattaki gençlerin arasına girdiğimi, beni siktiklerini düşünerek defalarca boşaldım.

O günden sonra artık alt kata kim geliyor kim gidiyor onu izliyordum. Yine bir akşam üzeri eve dördü birden girdiler. Gece yarılarına kadar müzik, televizyon ve muhabbet sohbet sesleri geliyordu. Derken sesler kesildi. Balkona çıkıp baktığımda, benim kattan ve alt katımdan başka yerde ışık yanmadığını gördüm. İçim içimi yiyordu. Ne yapayım edeyim derken aklıma sigortalar geldi. İçeriden sigortaları gevşettim ve alt kata inerek kapının ziline bastım. Kapıyı bu sefer geçen sefer açan değilde bir başka genç açtı. 25 yaşlarında, esmer, iri yapılı, üstünde bir şeyi olmayan sadece altında Boxer şekline yakın şortu olan bir genç, “Buyrun?” dedi. Ben yine etkilenmiştim ve kem kümlerle çocuğun sikine bakarak şaçmalıyordum. O arada içerden, “Kim miş?” diyerek iki genç daha geldiler. Bunların hepsi de evde sadece şortla geziyordu. Ben iyice aptallaşmıştım siklerine bakarken. İmdadıma, o ilk günkü genç (ismi Celal) kapıya gelerek yetişti ve diğer gençler salona geçtiler tekrar…

Celal, “Buyur abla? Bu sefer ne düştü?” dedi. Ben de, “Şeyy, sizde elektrik var ama benim dairede yok, elektrikten anlayanınız var mı?” dedim. Celal da içeriye seslenerek sordu, “Cemil, Akın, Hasan, elektrikten anlayanınız var mı?” diye. Sonunda Hasan ile Cemil birlikte bakmaya karar verip, üzerlerine birer tişört giyip, yanlarına kontrol kalemi alarak benim eve çıktık. Kapıyı açtım içeri buyur ettim. Prizleri falan kontrol ettikten sonra, “Sigortalar eski sistem, onlara bir bakalım abla.” diyerek benden merdiven istediler. Merdivenin olmadığını söyleyerek sandalye getirdim. Hasan sandalyeye çıktığında sikinin tamamen kazık gibi olmuş olduğunu gördüm. Sigortalar yüksekte olunca Hasan ulaşmaya çalışırken, düşmesin diye Hasanın bir bacağından Cemil tuttu, öteki bacağından da ben. Ama elimi Hasanın sikine atmamak için kendimi zor tutuyordum…

Hasan sigortaları sıkarak, “Abla sigortaların gevşemiş, sıktım ama bunlar kendi başına gevşemezler, bunları birisi gevşetmiş, hiç elleyen oynayan oldu mu?” dedi. Ben de, “Kendiliğinden gevşemiş olabilir, kocam öldüğünden beri kimse ellemiyor.” dedim. Hasan sırıtarak, “Neye abla?” dedi. Ben de, “Sigortalara!” dedim. Cemil de pis pis gülerek, “Nezaman gevşerse biz gelir sıkarız be abla, sen yeter ki iste!” dedi. Ben ilk başta lafların içindeki ipneliği sezmemiştim, sonradan jeton düştü ve “Tamam sıkılacağı zaman çağırırım!” dedim. Bunun üzerine Hasan, “Abla hazır gelmişken başka sıkılacak, yapılacak ne varsa söyle de icabına bakalım!” dedi. Ben teşekkür ederek hemen, “Size soğuk bir şeyler ikram etmek isterim.” dedim ve salonu gösterdim. İtiraz etmeden içeri geçtiler oturdular. (Benim kendilerini görmediğimi ve duymadığımı sanıp) kendi aralarında alçak sesle konuşuyorlar, “Gevşeyenleri iyi sıkarız!” diyerek siklerini sıvazlayarak gülüşüyorlardı…

Ben kolalarla içeri girdiğimde toparlanıp sustular. Gülüşmelerinin sebebini sordum. Hasan da, “Abla yanlış anlama ama, bu sigortanın kendiliğinden gevşeme hikayesi bayat. Çamaşır düşürme hikayesi de eski bir numara, şimdi sen üstümüze kola da dökersin…” dedi. “Niye dökeyim ki?” dedim. “Abla bayanların taktiğidir bu, gözüne birisini kestirdiler mi önce çamaşır düşürürler, sonra sigorta gevşer, daha sonra da üzerine kahve yada kola dökülür… Biz bu yolun yolcularıyız, senin derdin ne? Aramızda yabancı yok, anlat derdini, dinleyip çare olalım! Sen erkek mi istiyorsun?” dedi. Elim ayağım titremiş, donup kalmıştım. Bir şey diyemiyordum, aklım durmuş, beynim boşalmış gibi bön bön bakıyordum. Hasan bana yaklaşarak elimdeki kola tepsisini aldı, “Kolalar üzerimize dökülmesin, sen şöyle bir gel bakalım!” diyerek elini belime attı ve Cemilin yanına doğru çekti beni…

Ben de ne isterse onu yapıyordum. Kola tepsisini sehpaya bıraktı ve iki eliyle askılı elbisemin altından tutarak eteğimi yukarı kaldırıp, “Cemil bak bakalım mal sağlam mı, dağılma var mı?” dedi. Cemil hemen önüme diz çöktü ve yukarı sıyrılmış eteğimin altındaki beyaz külodumu eliyle bastırarak amımı biraz yoğurdu. Sonra külodumu kenara çekti ve “Dağılmamış, ağzı burnu buruşuk değil, kıllardan hoşlanırsan iş görür!” dedi. Hasan da, “Oğlum boşuna dememişler amın kıllısı makbuldür diye, bu gün de kıllı ama takılalım, beğenmezsek sonra birlikte traş ederiz!” diyerek gülüştüler. Ben hipnotize olmuş gibi, ses çıkartamıyor ve tepki veremiyordum. Galiba sikilecektim, gidiş onu gösteriyordu. Hasan arkamdan beni kucakladığı gibi kendisine çekerek sikine yapıştırdığında götüme kazık batıyordu sanki. Bir eliyle memelerime dokunarak, “Oohhoo memeler sımsıkı, hiç ellenmemiş bunlara sanki!” dedi. Cemil de, “Hadi gevşetelim o halde!” dedi ve ayağa kalkıp elbismin askılarını indirdi, memelerime yumuldu ve emmeye başladı…

Birden bacaklarımın titrediğini ve bir şeylerin süzüldüğünü hissettim. Boşalıyordum. Hasan arkadan elini külodumun içine sokup amımı yoklayınca, “Çoktan geçmişsin be abla, daha başlamadık bile! İkimize birden ayak uydurabilecekmisin? İstersen seç birimizi de o kalsın senle!” dedi. Ben ikisinin de tişörtlerine yapıştım ve sımsıkı tuttum, ikisini de bırakmak istemiyordum, ama dilim tutulmuş gibi de konuşamıyordum. “Demek iki yarak birden istiyorsun!” diyerek tişörtlerini çıkardılar. Sonra Hasan arkadan askılı elbisemi bir çırpıda çıkarttı, sütyen ve külotla kalmıştım. Cemil göbeğime bir kaç kez vurup kalçamı tokatladıktan sonra, “Abla biraz göbeklenmişsin, oranda buranda biraz büzüşme ve buruşma var, ama sikmesini bilene am amdır, sikmesini biliyorsan istediğin gibi sikersen, tazecik kız amı gibi sikersin!” dedi. Ben de bir elimi arkamdaki Hasanın sikine, diğer elimi de önümde sütyen içindeki memelerimi elleyip sıkıp emen Cemilin sikine attım ve ellemeye başladım. İkisinin siki de çok sert ve kazık gibiydi…

Şortlarını indirdiler ve Hasan, “Abla tecrübenle bizi ihya et bakalım!” dedi. Ben de tamam şeklinde başımı salladım ve çöküp Cemilin sikini ağzıma aldım. Cemil, “Oğlum bu dilini yuttu, keşke iki kişi gelmeseydik, yaşlı da zaten, heyecandan kalp krizi falan geçirip ölmesin!” dedi. Hasan, “Yok lan birşey olmaz, karı yarak hastası sadece, zaten amı follaşmıştır iyicene, yine de 31 çekmekten iyidir, amın darı genişi olmaz, yeter ki sulanıp içi sıcak olsun, hatta diğerlerini de ara gelsinler, grup yapalım amına koyim!” dedi. Cemil diğerlerini arayıp, “Üst kata gelin, alem yapacağız, kılıf getirin!” dedi. Bu arada Hasan beni halıya dört ayak domaltıp götümü parmaklamaya başlamıştı, “Cemil lan, ilk sıra benim, sen otur dinlen, iki kişi aynı anda yapmayalım, sırayla dinlene dinlene sabaha kadar sikeriz bunu, of sabahlar olmasın!” dedi. Cemil de sikini sıvazlayarak koltuğa oturdu…

Hasan sonra götümün deliğini emerek arkadan amıma parmağını sokmasıyla benim “Ahhhhh!” demem bir oldu. Hasan gülerek, “Bakıyorum da dilin açıldı abla!” dedi. Ben de, “Devam et gülmeye bakalım, beni sabaha kadar sikince gülmeye haliniz kalacak mı!” diyerek aniden dönüp Hasanın dudağına yapıştım. Dudağını vantuz gibi çekiyordum. Hasan elimden kurtulmak için çırpınıyordu. Benim sevişmeye aç olmamdan dolayı iyice azmış ve biraz da yapılı olduğumdan dudaklarına var gücümle saldırmıştım. Hasan dudağını dudağımdan zar zor kurtarıp, “Abla beni öldüreceksin, sıkma o kadar!” dedi. Ben hemen diz çöktüm ve Hasanın sikine sarılarak yalamaya ve emmeye başladım. Okadar azmıştım ki, okadar iştahla emiyordum ki, Hasan beni itip, “Yavaş olsana azgın orospu, sikimi koparacaksın!” diyerek beni sikinden uzaklaştırdı. “Napıyım dayanamıyorum, kocamdan sonra ilk erkeğimsiniz, kocamı bile boynuzlamadım, ama iki senedir yarağa hasretim ve sikilmeyi çok istiyorum!” dedim.

Hasan, “Başlayalım madem! Burda mı istersin, yatak odana mı geçelim? Nerde rahat edersin?” dedi. Ben de, “Biran önce sikin de nerede sikerseniz sikin!” dedim. Hasan, “Ozaman burda başlayalım, gerekirse sonra yatak odasına geçeriz!” diyerek beni tekrar halının üzerinde dörtayak domaltıp arkama geçerek, “Ben önce senin götünü sikeceğim!” dedi ve elini arkadan öne atıp memelerimi sıkmaya ve sikini götüme sürtmeye başladı. Hasanı geri itip, “Götümü siktirmem! Amımı sikeceksen sik, sikmeyeceksen kapı orada, zorla seni içeri almadım, amdan başka yerimi siktirmem, haberiniz olsun, sonra gider tecavüze uğradım diye şikayet ederim!” dedim. Bunun üzerine Hasan, “Kızma be abla, daracık götün varken amın sikilir mi!” dedi. “Daha amımı sikmeden önyargılı davranıyorsun, önce sik bak bakalım!” dedim ve kalktım…

O anda Cemil oturduğu yerden kalktı ve “Abla ben sikerim amını!” diyerek amımı elleyerek memelerimi emmeye başladı. Hasan ise biraz bozulmuştu ama götümü avuçlamaktan da vaz geçemiyordu, kafayı takmıştı bir kere götüme. Cemil beni yatak odasına götürdü ve orada diz çökertti, sikini ağzıma verdi. Kapının tıklamasıyla Hasan kapıyı açmaya gitti ve iki arkadaşıyla (Akın ve Celal ile) birlikte geldi. Akın, “Ooooo aleme bak beee! Sabaha kadar sikiş var desenize!” diyerek, Celal ile birlikte soyunarak karşıma geçtiler. Akınla Celalın siki diğer ikisine nazaran daha büyük ve kalın idi. Cemil, “Akın oğlum o ne lan öyle? Nerede büyüttün lan hayvan gibi azmanı!” diyerek beni yatağa sırt üstü yatırdı ve amımı yalamaya başladı. Akın, Hasan ve Celal da başucuma geçtiler. Üçü de siklerini yüzüme vuruyorlardı, üç yarrak gözümün önünde idi ve üçü de birbirinden güzel görünüyordu. Yarak tarlasında gibi hissediyordum kendimi. Ama önce hangisini ağzıma alacağımı bilemiyordum. Sonunda küçüğünden büyüğüne doğru gitmeye karar vererek, aralarında diğerlerine nazaran küçük olanın siki aldım ağzıma…

Bu arada Cemilin bacaklarımı beline dolamasıyla amıma birden girmesi, sikinin tamamını sokması ve hızlı hızlı sikmeye başlaması bir oldu. 3-5 dakika amıma hızlı hızlı pompaladıktan sonra yavaşladı ve “Ulan korktuğumuz gibi amı bol değilmiş, baksanıza sikim girerken amının dudakları da içeri giriyor, çıkarken de vantuz gibi sikimi sıvazlayarak çıkıyor!” diyerek yeniden hızlı hızlı sikmeye devam etti. Amıma öyle bir sokuyordu ki, sikinin tamamını girdiriyor, tekrar başına kadar geri çekiyordu. Birden daha da hızlanarak, “Kimde prezervatif varsa o gelsin siksin, ben daha boşalmak istemiyorum!” dedi. Ben de, “Tüpler bağlı, içime boşalmanızı istiyorum!” diyerek içimden çıkmasına izin vermedim. Cemil bir kaç git gelden sonra belime sarılarak hışımla içime boşaldı…

Sonra Akın, sonra Celal, sonra da Hasan, hepsi sırayla sikiyor sırayla amımın derinliklerine boşalıyorlardı, ama halen amımdan dışarıya döl akmıyordu. İşin en ilginç yanı ise hepsi de götümü sikmek için can atıyor, fakat hiç birine izin vermiyordum. Daha sonra tekrar Cemil amımı sikerken, Akın da Cemilin arkasına geçip Cemilin götüne sikini sürtmeye başlayınca, Cemil birden üstümden kalktı ve Akına tokatı yapıştırarak, “Ulan yavşak, burda karı varken benim götüme niye sulanıyon lan ibne!” dedi. Akın da, “Ne yapıyım oğlum, biriniz am sikerken biz burda azıyoruz, ablam izin verse de birimiz de götünden siksek bari, böyle tadı çıkmıyor!” dedi. O arada Hasan amımı sikmekle meşguldü, birden beni kucakladığı gibi, siki amımdayken yuvarlandı ve kendisi altta ben üstte bir şekilde, belimden sarılarak göğüslerimi göğsüne yapıştırdı ve “Sikin lan orospunun götünü!” dedi…

“Götüme dokunmayın lan orospu çocukları!” diye çırpınmama kimse aldırış etmeden, hepsi birden ayaklanıp götüme saldırdılar. Kimin götümü elleyip, kimin tükürüklediği, kimin parmakladığı ve kimin sikini sürttüğü belli değildi. Hasan alttan amıma köklerken bir yandan da bağırmayım diye eliyle ağzımı kapatıyordu. Akın diğerlerini itekleyerek, “Önce ben alacağım bu daracık götün kızlığını! Biriniz de ağzına versin, boş deliği kalmasın orospunun!” dedi ve sikinin başını götümün deliğine dayadı ve zorlamaya başladı. Götümün acısından amımdaki Hasanın yarrağını hissetmiyordum bile. Akının götümün yanaklarını tutarak götümü yukarı kaldırmasıyla Hasan, “Oğlum sikimi amdan çıkarmadan siksene!” dedi. Akın yavaş yavaş götüme girdirmeye başladığında acıdan Hasanın elini ısırıyordum. Akın epey uğraştı, o götüme girmeye çalıştıkça ben büzüğümü ve amımı sıkıyordum. Ben sıktıkça da Hasanın siki acıyor, beni çimdikleyip amımı gevşetmemi istiyordu…

Baktılar böyle olmayacak, Hasan alttan götümün yanaklarını iki eliyle açarak, “Şimdi kökle lan!” dedi. Akın da, “Biraz bu tarafa kayın lan!” diyerek, Hasanın bacaklarından tuttu ve yatağın ayakucuna kadar çekti bizi. Bacaklarımın yere düşmesiyle kalçam tamamen boşa çıkmıştı. Aynı zamanda da Hasanın siki amımda nefes almıştı ve altımdan hızlı hızlı sikmeye başladı. Akın okadar uğraşıp yine de götüme sokamayınca, sikini Hasanın yarrağının yanından amıma sokmak istedi bu sefer. İkisi birden amıma bastırıyordu. Akının sikinin bir kısmı amıma bayağı girmişti ki, Hasan, “Oğlum sikim acıyor, sen götünü siksene!” dedi. Fakat Akın beklenmedik bir şekilde böğürerek amıma boşaldı. O sırada Celal geldi ve Akını itekleyerek, “Çekil lan kenara, bir götü sikemedin amına koyum!” dedi. Akın çekildi kenara, Celal yanaştı götüme ve sikini dayayıp sokmasıyla tamamının götüme girmesi bir oldu. Omuzlarımdan tutup kanırtarak sokuyor ve Akına, “Bu amına koduğumun götü işte böyle sikilir yavşak!” diyordu…

Amımda bir yarak, götümde bir yarakla, ikisinin arasında tost olmuştum. Resmen piston gibi ritim tutturdular, sırayla bir birisi götüme sokuyor çekiyor, bir öteki amıma sokup çekiyordu. Birkaç git gelden sonra artık büzüğümü de amımı da kasamıyordum, amım da götüm de uyuşmuş gibiydi. Kendime inanamıyordum, müthiş zevkli bir şeydi bu, artık bağırmaya çalışmıyor ve sadece zevkten inliyordum. Hasan da artık elini ağzımdan çekince, Cemil sikini ağzıma verdi. Cemilin sikini hışımla emmeye başladım. Bu arada Celal tamamen abanarak birden götümün derinliklerine boşalmaya başladı. Bir kaç git gelden sonra tamamen büzüşen sikini götümden çıkarttı ve Cemile, “Çekil!” diyerek sikini ağzıma uzattı, “Şimdi yala bakalım!” dedi. Ben Celalin sikini emerken, daha kapanmamış götümün deliğine bu sefer Akın kolayca sokmuştu. Hasan hala altımdan amımı pompalıyordu ki, birden o da amıma boşalıverdi…

Hasan altımdan çekildiğinde amımdan döller akıyordu. Cemil eline tülbentimi sararak enlini amımın içerisine sokup bir kaç kez git gel yaptı, amımdan akan dölleri bu şekilde temizledikten sonra yattı altıma ve amımı sikmeye başladı. O boşalınca öteki geldi, o da çekilince diğeri geliyor, ne amımı ne götümü boş bırakmıyorlardı. Sırayla değişerek hepsi amımdan ve götümden beni defalarca siktiler. Dört kişiden kaç kere kaç yarrak yediğimi, kaç kere orgazm olduğumu sayamadım. Herkesin pili bitince, beşimiz birlikte birbirimize önlü arkalı sarılarak yattık. Hayatımda ilk kez dört yarrak birden vardı yatağımda. Birisi götüme yarı girmiş, birisi amıma sürtünüyor ve iki yarrakla da elimle oynayarak uyumuşum…

Ertesi gün gözlerimi açtığımda, sikicilerimin hepsi pert olmuş bir halde uyuyorlardı. Kalktım önce banyo yaptım, daha sonra mutfakta sikicilerime mükellef bir kahvaltı hazırladım. Sonra da hepsini siklerinden öperek uyandırdım, “Sikicilerim hadi kalkın, kahvaltınız hazır!” dedim. Kahvaltıdan sonra, “Son kez bir dörtlü daha yapalım ayrılalım!” dediler, ama o gece de saat 02:30’a kadar defalarca sikiştik. Yani nerdeyse bütün bir haftasonunu sikişerek geçirdik. Onlar gittikten sonra çarşafı tazelerken gördüm, çarşafın her tarafı kat kat katmerleşmiş döl ve kan lekeleriyle doluydu. Tabii amım da götüm de iyice uyuşmuştu, bir hafta evden dışarı çıkamadım. Sonraki günlerde evlerine ben inmeye başladım…

İki sendir yaraksız kaldıktan sonra, şimdi her gece en az ikisiyle sikişiyorum. Üçlü ve arada bir de yine dörtlü sikiştiğimiz de oluyor. Bayılıyorum grup yapmaya, çünkü kimin nasıl ve ne şekilde siktiğini bilmediğiniz için hepsi en iyi sikiciniz oluyor. Üç aydır grup seksin uygulayıcısıyım, artık tek kişinin sikmesi tatmin etmiyor. Sizlerin de grup seks yapmanızı tavsiye ederim. Hele dört genç erkekten aynı anda yarrak yemek kadar güzeli yok, hiç bir deliğiniz boş kalmıyor!

Herkese iyi sikişmeler diliyorum arkadaşlar!

Geçen hafta yaşadığım muhteşem erotik sex hikayemi anlatmadan önce, az da olsa kendimden bahsetmek isterim. Adım kenan 1,87 boyunda 90 kilo ve yakışıklı bir erkeğim, büyük bir beyaz eşya mağazasında müşteri temsilcisi ve halkla ilişkiler uzmanı olarak çalışmaktayım. Sattığımız her malın durumunu kontrol ederiz, müşteri aldığı maldan ne kadar memnun diye anketler düzenleriz, bazen telefonla bazen de gerekirse evlere gidiyorum anket doldurup müşteri memnuniyet seviyesini belirlemek için.

İşte yine bir gün mağazada otururken yaşlı bir karı koca geldi ve yeni aldıkları çamaşır makinesinden memnun olmadıklarını ifade ettiler. Kayıtlarıma baktım ürün satışından sonra ilgilenilmiş ve olumlu geribildirim alınmış ürün hakkında, durum böyle olunca direk eve gidip ürünün performansını yerinde görmek istedim. Ve eve gittim kapıyı çok güzel bir bayan açtı yeliz hanım, sonradan öğrendim asker yolu bekleyen çok azgın bir bayanmış, durumu izah ettim, evet dedi memnun değiliz dedi, bizim için müşteri memnuniyeti çok önemli olduğu için ilgilendim ve yardımcı olmaya çalıştım.

Ürünü çalıştırmak istedim tmm dedi gitti içerden çamaşırlarını getirdi, ve çamaşırları makineye koyarken beni çileden çıkarırcasına tangalarını, sütyenlerini, kendine ait ne varsa gözümün önünde makineye attı. O an onunla, porno sikiş izlerken beğendiğim bir pozisyonda düzüşmek istedim. Benim mal şahlandı tabi, elimle falan kapatmaya uğraşıyorum, görmesin istiyorum, ama çok sexi ve kendine bakan bir bayan olduğu giydiği çamaşırlarından belliydi. Daha sonra burayı fazla uzatmayayım çay demlemiş bana ısrar etti, kırmadım aklımda da hala o sexi iç çamaşırları var aklıma geldikçe benim yarak yerinden fırlıyor.

Neyse çayı yudumladık beraber o benim karşıma oturdu üzerinde askılı dizlerine kadar gelen bir elbise vardı, benim karşımda bacak bacak stüne atmış çayını yudumluyordu, muhabbeti ilerlettik yaşı 25 kocasının askerde olduğunu öğrendim kayın babası ve annesiyle aynı evde kalıyor kocası gelene kadar, kocasının mühendis olduğunu ve askerliğinin bitmesine 2 ay kaldığını öğrendim. Zamanla yeliz bana frikik vermeye başladı, bacakları nefis, harika, elbisesi yukarı sıyrılmış bacaklarına gözüm takıldı, çok hafif altındaki iç çamaşırını görüyorum, kıpkırmızı çok sexi duruyor. Neyse benim çayım bitti tazeleyeyim dedi yeliz hanım önüme bardağı almak için geldiğinde eğilip bana süper göğüs şov yaptı resmen, göğüsleri harika, kırmızı sütyenin içinde nefis duruyorlar, benim gözler takılı kaldı, o da farkında olacak ki bir süre öyle kaldı.

Sonra içeri gitti demli aldı geldi ve tekrar çay doldurdu yavaş yavaş sanki göğüslerini gözümün içine sokar gibi, beni delirtiyordu, yarağıma artık hakim olamıyordum pantolondan fırlayacak gibi olmuştu, ben bunu fırsat bilip yeliz hanım biliyor musunuz çok güzelsiniz , harika bir kadınsınız, sizi görüp de etkilenmeyecek erkek yoktur dedim, bundan çok hoşlanan yeliz hanım bu sefer karşıma değil de yanıma oturdu, gerçekten öyle miyim dedi, ben atık sikimi gizlemiyordum, ne olacaksa olsun diyordum içimden, yeliz hanımın heyecanlandığını hissettim yanıma oturunca evet dedim yeliz hanım fiziğiniz çok düzgün, mankenlere taş çıkarırsınız dedim, makineye çamaşırlarınızı koyarken sizin ne kadar sexi ve kendine bakmayı seven bir bayan olduğunuzu anladım dedim.

Yeliz hanım artık benim yarağa odaklanmış gözünü alamıyordu, belikli uzun süredir sikilmiyordu, ben de artık ona yaklaşmanın vakti geldiğini düşünüp gözlerimi gözlerine kilitleyip yavaş yavaş ona doğru yöneldim ve dudaklarına yapıştım, o ne kadar güzel dudaklar, nefis, ateş gibi yanıyor dudakları, benim dudaklarımı bir öpüyor bir yalıyor diliyle vantuz gibi emiyordu. Ben bu esnada fırsat buldukça bebeğim süpersin aşkım harikasın diyordum, yeliz babamlar emekli aylıklarını çekecek ve Pazar yapacaklar dedi onlar gelmeden bitir işimi dedi. Ben aceleye gelmem ama tmm dedim yelize, 3 aydır sikilmiyorum dedi amım şişti dedi, hadi becer beni dedi, ben dudaklarını yiyip içtikten sonra yelizi oturduğumuz çekyata yatırdım, işimi acele yapmam asla hele sex işini asla, partnerimin zevki benim zevkimden önemlidir.

Yelizin ayaklarını öpmeye başladım öpüyordum yalıyordum ayak parmaklarını ağzıma alıp emiyordum, yeliz inliyordu çekyatta, yavaş yavaş ayak bileklerine geldim emiyordum yelizi, yeliz bundan büyük keyif alıyordu devam et aşkım, kocacım yala bitir beni diyordu, ben yavaş yavaş bacaklarına yukarı çıkıyordum emerek öpörek yalayarak yelizin o nefis bacaklarının keyfine varıyordum, gerçekten harikaymış bacakları, sonra kafamı yelizin elbisesinin altından sokup yelizin altına giriyordum yavaş yavaş, kalçalarını bacaklarını elleyip öpüyordum, dilimle yalaya yalaya yukarı çıktım, kafam artık yelizin amındaydı, o ne sexi tanga o ne güzellik inanılmaz güzeldi yelizimin amı, tangasını çıkarmadan dilimle yelizin amını yalıyordum. Resmen full porno film çeviriyorduk. Yeliz kafamı bastırıyordu amına doğru sanki çıldırmış gibi, hadi devam et, sik onu, o senin, yar amımı diyordu bana.

Sonra ben yelizin amını tangasının üzerinden epeyce yadlıktan sonra yelizin amı vıcık vıcık olmuştu, ıslak amı harika kokuyordu. Dişimle tangasını ağzıma aldım eteğin altında ve kendime doğru çekerek yavaş yavaş geriye doğru çekilmeye başladım. Ben geriye doğru çekilirken kıpkırmızı sexi tangası amından sıyrılıp geliyordu benimle, ve tangasını çıkardım yelizin sonunda. Yelizin nefes alışları hızlandı nefesinden ne kadar istkli olduğunu anlıyordum, yeliz sürekli beni tahrik eden sözler söylüyordu, hadi aşkım ohhhhhhh harikasın sik artık amımı bekletme beni diyordu. Tangasını çıkardıktan sonra aldım kokusunu içime çektim tanganın bundan çok etkilendi yeliz, kocam beni hiç böyle sikmez diyordu, artık kocam sensin diyordu. Tangasının altında nefis harika süper bir am vardı, yeliz traşını yeni yapmış ama amının üzerinde üçgen yapmış kıllarla, harikasın dedim aşkım, o da senin sikine layık aşkım dedi.

Amını bir süre yaladım amının sularını emdim, dilimle amını siktim resmen 10 dk falan dilimle amını yaladım supsulu olmuştu amı. Yelizin sözleri beni daha da tahrik ediyordu kafamı bastırıp siiiiiiiiik diyordu yalaaa diyordu, aşşşşşşşşşşşşkım demesi beni çıldırtıyordu. Daha sonra yelizin dudaklarına yapıştım tekrar dudakları daha da alevlenmiş yelizin, beni yiyecek gibi emiyordu. Boğazını boynunu öpüyordum, kulak memelerini öpüyordum kulağına sexi bebeğim çok güzelsin, azgın bebişim süpersin sen diyordum, bunları hiç duymayan yeliz çok hoşuna gidiyordu ve bana karşılık veriyordu. Boğazından aşağa doğru öpe öpe iniyordum artık elbisesinin üzerinden göğüslerini okşamaya başladım, ellerimle yoğuruyordum göğüslerini, göğüsleri ben elledikçe taş gibi oluyordu sanki yelizin, askılı elbisenin bir kolunu indirdim yavaşca ve kırmızı nefis duran o sütyeni ve içindeki bombalar gözükmeye başladı.

Bana çay koyarken hayal ettiğim göğüsler artık elimdeydi, diğer askısını da indirdim ve göğüslerine yapıştım sütyenin içinden taşacak gibi harika duruyorlardı, ikisini de epey yoğurup elledikten sonra sütyenini indirdim yavaşca. Yelizin nefesi kesilecek gibiydi sanki aldığı zevki anlatamam, inliyordu resmen altımda, sütyenini elime alıp doyana kadar kokladım, içime çektim kokusunu. Göğüslerinin ucunda dilimle daireler çiziyordum, göğüs uçlarını hafif hafif ısırıyordum, yeliz ayyyyyyyyyyy, oooooooooooooffffffffffff, diyordu, ben göğüslerini birbirine yaklaştırıp emiyordum, yalıyordum, göğüs arasını kokluyordum. Nefis kokuyordu yelizim nefisssss anlatılmaz, bebekler gibi.

Göğüslerini epey yalayıp yedikten sonra yavaş yavaş aşağa doğru inmeye başladım, yelizin tüm tenini öpüyordum, dilimle yalayarak aşağa iniyordum, göbeğindeyim artık yeliz eliyle göğüsleriyle oynuyor elliyordu. Göbeğinin etrafında dilimle daireler çizdikten sonra artık amına doğru tekrar gidiyordum, yeliz bunun farkındaydı ve heyecanı daha da artıyordu, sanki ilk defa sikilecek bir kız gibi heyecanlıydı. Ben ona daracık amını yaracağım diyordum o da hadi erkeğim seninim artık sik beni, yar amımı, amımın içini doldur sikinle, epeydir sike hasret bu am sana nasipmiş dedi. Ben yarağımı çıkardım ve füze gibi olmuş yarağı yelize yalamasını söyledim, istemedi daha önce kocasının sikini hiç yalamadığını söyledi.

Hadi aşkım yala rahat girsin dedim, sexi bebeğim dedim ve yeliz ucunu hafiften yalamaya başladı benim yarağın, yaladıkça zevkini ve tadını aldığını fark ettim biraz daha ağzının içine sokmaya başladı ama daha önce hiç yalamadığı için acemi gibi yalıyordu. Ben zevkten uçuyordum ona en güzel sözleri söylüyordum, azgın fahişem harikasın, em yarağımı ağzına amına layık hadi aşkım, hadi sevgilim diyordum. Nihayet yarak yalamanın tadına varan yeliz sikimi artık bırakmıyordum şeker emen çocuklar gibi emiyordu sikimi, delirtiyordu beni azgın fahişem, ben sikimi yüzüne yanaklarına şap şap vuruyordum, sikimi vıcık vıcık yaptı sexi yelizim. Yeliz erkeğim artık sik berni ne olur diyordu, o sikini içimde hissetmek istiyorum diyordu, dayanamıyorum onu amıma dibine kadar geçir diyordu.

Ben yelizin beline çekyatın üzerindeki yastığı koydum kıllarla şekil yapılmış yarağa susamış amı artık kabak gibi karşımdaydı, sikim yerinden fırlayacak gibi, demir gibi, yeliz onu sok amıma hadi aşşşşşşşşkım diyordu, yelizin bacaklarını yalayarak omzuma kaldırdım ve sikimi amının üzerine getirdim, yelizin nefes alışalrı artık daha belirgindi heyecanından olsa gerek, sikimi amının üzerinde gezdiriyordum, sikimi amının kenarlarına, amının üzerindeki üçgen şekilli kıllara sürüyordum geri çekiyordum, yeliz altımda inliyor, ve artık aşkım sok ne olur diye yalvarıyordu, ben sikimi amına getirip şap şap diye vuruyordum amına, elimle amını şamarlıyordum şap şap şap şap, aşkım delirecem siiiiiiiiiiiiiikkkkkkkkkk beni aşkkıııııııııııııııım diyordu yeliz.

Ben sikimi çıkarıp yelizin amına bastırdım yelizden bir zevk sesi geldi inanılmaz anlatamam, ohhhhhhhhhhhhhhhhhhhhh dedi ohhhhhhhhhhhhhhhh harika uçuyorum aşşşşşşşşşşkımmmmmm benim erkeğimmmmmm dedi yeliz, bu sözler beni daha da iştahlandırdı amına bastıkca basıyordum soktukça sokuyordum, yelizin amı fırın gibiydi ateş gibiydi sanki sikimi içine alıp hiç vermeyecek gibi sikişiyordu benim azgın sexi kadınım, böylece yelize epey bir süre git gel yaptıktan sonra yeliz aşkkkım boşalıyorum dedi müthiş bir zevkle, ben de kendimden geçip geliyorum aşkım dedim amına mı boşalayım dedim bebeğim, evet dedi yeliz evettttt amımın içine döllerini akıt dedi, döllerini içimde istiyorum dedi ve öyle bir boşaldık ki beraber ikimiz de iliklerimize kadar boşaldık, yeliz ayyyyyyyyyyyyy aaaaaaaaaaaa ohhhhhhhhhh ııııııııııııııııııııı gibi sesler çıkararak boşalıyordu, zevkten bulutların üstündeydi sanki.

Çok uzattım ama herşeyi anlatmak istiyorum arkadaşlar kısa keseyim daha sonra yeliz telaşlandı bizimkiler gelebilir dedi, ben aşkım doymadım sana dedim yeliz ben de aşkım ama vakit daralıyo dedi, daha sonra yelizi domalttım ve amından ve hiç sikilmediği güzel götünden de siktim, banyoda da bir güzel yıkadım yelizimi ve banyo da da siktim yelizi. Beraber yıkandık aceleyle, yeliz beni yanaklarımdan dudaklarımdan ve çok beğendiği sikimden öperek uğurladı, anlıyacağınız müşteri memnuniyeti kesinlike tamamlandı. Yeliz telimi aldı ara sıra masturbasyon yaparken bana msjlar çekiyor, beni düşünerek amını parmaklıyormuş, müsait bir zamanda tekrar beni sikeceki dedi, kocamın gelmesini bekleyemiyecem dedi, ok dedim aşkım. Sonuçta sex bir sanattır ve her sanatın usatları ve duayenleri vardır, işte o duayen benim…

allltanm@hotmail.com msn adresim..

Selam değerli arkadaşlar, benim ismim Dilan. Ankarada oturmaktayım. 3 yıllık evliyim ve 2 yaşında bir kızım
var. 1.70 boyunda, 90-65-95 ölçülerine sahip, etrafımca güzel denilen, kumral tenli bir bayanım. Dekolte ve
dar kotlar giymeyi çok seviyorum. Şunu da belirtmek isterim ki, popoma herkes hastadır. Ne zaman alışverişe
gitsem, ne zaman çarşıda pazarda yalnız yürüsem, esnaf adamların yada markete giderken önünden geçtiğim
dükkan sahiplerinin popoma bakarak iç geçirdiklerini çok iyi biliyorum. Götümü o ana kadar hiç siktirmediğim
halde, aslında gizliden gizliye merak ta etmiyor değildim hani :)) Bir keresinde ise hiç tanımadıgım bir erkeğin
arkamdan, “Güzelim senin o götüne benimkini bir soksam dünyalar benim olur!” dediğini duydum ve içimden,
‘Keşke soksan erkeğim, benimde öyle olur valla!’ diye geçirdim :)) Yani anlayacağınız götüme bu tür
bakmalara ve laf atmalara alışığım.
Geçen sene başıma gelen olayı ilk defa burda paylaşıyorum, artık içimde tutamıyacağım ve başka birine
anlatsam utancımdan öleceğimi biliyorum. Bundan yaklaşık 1 yıl önceydi. Bir Pazar günüydü. O gün kocam
çalışmıyordu ve arkadaşlarının yanına gitmişti. Bense çocuğu uyutup evin işlerini bitirmiştim. Hava çok güzeldi,
evde bunaldım, canım dışarı çıkmak istedi. Kocam olacak salağı aradım ve “Ali nerdesin?” diye sordum.
“Arkadaşlarımın yanında kahvedeyim canım, birşey mi oldu?” dedi. “Hayır birşey olmadı, ama evde canım
sıkıldı, gel de bizi biryerlere götür!” dedim. Kocam tamam deyince hazırlanmaya başladım. Yine altıma dar bir
kot, üstüme yakası açık bir bady giydim, atlet giymeden sadece bir südyen taktım ve kocamı beklemeye
başladım. Kocam geldiğinde çocuk ta uyanmıştı. “Ali hadi çocuğu da alalım pikniğe gidelim.” dedim. Kocam
da, “Tamam olur. Kemal beyle eşi Banu hanıma da haber verelim mi? Belki onlar da gelmek isterler.” dedi.
“Farketmez, gelsinler.” dedim. Onlara da haber verdik, onlar da geldiler. 2 araba yola çıktık. Yolda alışveriş
falan derken piknik yerine vardık. Sonunda yerleştik ve çayımızı demleyip oturduk sohbete başladık…
Bizimle beraber gelen Banu ile Kemal, karşı binada oturan komşularımızdı. Onlarla oldukça samimiydik.
Banunun kocası olacak Kemal pezevengi, arada sırada bana kaçamak bakışlarını yakaladığım, aklı sikinde
olan birisiydi. Banunun anlattığına göre, siktigi zaman Banu 3 gün oturamıyormuş. Banu bana gerdek gecesini
ve bazı geceler sikşmelerini tüm ayrıntılarıyla anlatırdı. Orospu bir de öyle bir ballandırarak anlatıyor ki,
sormayın, sanki kocası beni sikmiş gibi oluyorum her seferinde. Neyse, bu arada kocam mangalı falan yaktı,
Pirzolalar köfteler pişti, yedik içtik oturuyorduk. Herkeste bir mayışma başladı. Benim kızın uykusu geldi,
arabaya yatırdık uyudu. Benim çişim gelmişti, ama burda nerde yapacaktım, her yer açıktı, ağaçlık alan ise
uzaktı. Okadar sıkıştım ki, zor tutuyorum, nerdeyse donuma işeyeceğim. Çaresizce etrafa bakınırken, Banu,
“Ben de sıkıştım, kız gel hadi bakınıp durma, beraber ağaçların oraya gidelim!” dedi.
Ben de kocama seslendim, “Ali hadi uyan, biz WC’ye gitcez, bize götür!” dedim. Ama nerdeee, bizim herifin
karnı doydu, Rakıları da lüp lüp götürdü, uyanır mı hiç? İçimden, ‘Adi herif, inşallah karını ormanda biri
bağırta bağırta siker de, onu bile duymazsın!’ dedim ve Banuyla yalnız gitmeye karar verdik ve yanımıza
peçetelerimizi aldık, ayaklandık. O sırada Banunun kocası gözlerini açtı ve “Ben size eşlik edeyim kızlar,
merak etmeyin ben arkanızda olacağım!” dedi. İçimden, ‘Hapı yuttun Dilan, asıl şimdi merak et!’ dedim. Banu
da, “Sağol aslan kocam!” diyerek yola çıktık. Araba ile gidemediğimzden yürüyorduk, Banunun kocası ise
arkamızdan geliyordu. Banu da benim kadar sexy bir kadındır, o da benden aşağı kalmaz ve o gün dapdar bir
eşofman giymişti. Arada bir arkama baktığımda, her seferinde kocasının götüme yiyecekmiş baktığını gördüm
ve birşey diyemedim. Böyle ilerleyerek 5 dakika falan yürüdük ve ormana girdik, piknik yaptığımız yer gözden
kayboldu…
Banuya, “Hadi hayatım sen şöyle yap, ben de az öteye yapayım!” dedim. Banu orda bir ağacın arkasına gitti,
ben biraz daha ilerilere gittim. Pantolonumu (dar olduğundan) zorla indiridim ve işemek için yere çömeldim.
Etraf çok sessizdi, birden korktum ve Banuya seslendim, “Banuuuuu? Banuuuuuu?” diye. Ama birkaç metre
ötemde olmasına rağmen Banudan cevap gelmeyince kocasına seslendim, “Kemal abiii? Kemal abiiiiiiii?” diye.
Kocasından da ses gelmeyince iyice korkmaya başladım. Hemen peçete ile amımı silip kalktım ve etrafa göz
attım. Ama ikisi de ortalıkta yoktu. Derken arkamdan bir çıtırtı duydum ve daha arkamı dönemeden ağzımı bir
el kapattı. Korkudan aklım çıktı, arkama dönmeme izin vermiyordu. Elinin birisini götüme atınca, bu olsa olsa
Banunun sapık kocası Kemaldir diye şüphelendim ve çırpınmaya başladım. Kulağıma, ​Şşşttt, sesini çıkarma,
ben Kemal!” deyip elini ağzımdan çekti ve “Sakın ses çıkarma, kocan duyarsa rezil olursun!” dedi. Ben de,
“Birşey yapmaya kalkarsan bağırırım, karın duyar, sen rezil olursun!” dedim…
“Banu duymaz, baygın yatıyor!” dedi. Meğerse Banu çişini yaptıktan sonra ayağa kalkarken tansiyonu düşmüş
ve bayılıp yere yığılmış. Pezevenk kocası da bunu görünce, gidip Banuya yardım edip onu ayıltacağı yerde,
benim yanıma gelmiş! Elinin birisiyle götümü avuçlarken, diğer eliyle de göğüslerimi yoğuruyordu. “İster
güzellikle olacak, ister zorla! Seni burda sikmeden gitmem! Güzellikle olursa kimse farkına varmaz, zorla
olursa üstünü başını yırtar, yerlerde süründürür yine sikerim, ozaman bunu da kocana nasıl açıklarsan açıkla
bakalım, ben Banuyu ayıltmaya çalışıyordum derim işin içinden çıkarım!” dedi. Haklıydı, ben artık çırpınmayı
bıraktım, kocama da kızdığımdan, “Tamam, acele et ozaman, kocam uyanmadan işini bitir de gidelim!” dedim.
O da, “Emrin olur fahişem, sen hiç merak etme, o pezevenk kocan uyanmadan amını götünü dağıtırım!” dedi.
“Nebiçim konuşuyorsun sen öyle, düzgün konuşşana sapık herif!” dedim. “Hemen kızma güzelim, sende de
hiç fantazi yokmuş!” dedi. “Tamam tamam bırak fantazi yapmayı da hadi acele et!” dedim…
Kemal pantolonumu külotumla birlikte dizime indirip başladı götümün yanaklarını avuçlamaya. “Senin bu
götüne hastayım Dilan, sen bir Huri misin? Bu nasıl göt yaa?” deyince ve beni bir gülme aldı. “Hadi tamam
uzatma, öyle bir göt işte, sen sikmeme bak! İyi sikersen ve akıllı olursan, bu göt daha çoooooook çıkar
karşına!” deyiverdim. O da, “Sen yeter ki iste orospum, fahişem benim! Senin o götüne kurban olurum!”
diyerek yumuldu arkama ve göt deliğimi yalamaya başladı. Bir götümü, bir amımı yalaması beni iyice azdırdı.
Zevkten deliriyordum, “Hadi Kemal abi, sik artık ne olur! Beni iyice azdırdın sapık herif, sikeceksen sik artık,
Banu ayılacak, kocam uyanacak, hadiii!” dedim. “Tamam Dilanım, seni öyle bir sikecem ki, ömrünce
unutamaycaksın, aklından çıkmayacak, rüyalarına girecek ve hergün Kemalin yarrağı, Kemalin yarrağı diye
sayıklayacaksın!” dedi. “Bak sennnnnn, öyle mi? Hadi sikte görelim şu meşhur yarrağını!” dedim. Dememle
birlikte pantolununu indirdi ve yarrağı da külotundan kurtuldu. Ama ne kurtulma, göbeğine öyle bir çarptı ki,
inanın korktum. Hemde nasıl korktum, hemen pantolonuma külotuma sarılıp yukarı çekmeye çalıştım…
Ama nafile, Kemal sapığı, “Ne oldu kız orospu? Rahat dursana! Tadına bakmadan nereye?” diyerek
pantolonumu ve külotumu yeniden sıyırdı aşağı. Ben korkudan titreyerek, “Yalvarırım Kemal abi, ben o
yarrağı nasıl alırım, başka ne istersen yapayım, ağzımla boşaltayım, ağzımdan diledigin kadar sik, ama onu
bana sokma!” diyebildim. Kemal abinin yarrağından resmen tırsmıştım, korkudan titreye titreye bir hal oldum.
Ama ok yaydan çıkmıştı birkere ve ben kendim kaşınmıştım. Adama kalkıp ta, karın ayılmadan, kocam
uyanmadan beni hemen sik dersen, adam da böyle ballandıra ballandıra siker seni tabi! Bu yarrağı yemeden
kurtulamayağıma aklım kesince kendimi bıraktım saldım artık. Anladım ki dönüşü yoktu, sike sike bu yarrağın
tadına bakacaktım. Ve öyle de oldu. “Ağzına almaya okadar hevesliydin orospu, al bakalım!” diyerek beni
önüne çöktürerek uzattı yarrağını. İlk defa kocamın yarrağından başka yarrak gördüm ve ağzıma alcaktım.
Gerçi birazdan da götüme alacaktım :)
Yarrağını elimle tutup ağzıma yanaştırdım ve başladım yalamaya. Ama ağzıma sığmasını bırak, kafasını zor
alıyordum ağzıma. Biraz yaladıktan sonra nefes almak için ara verdiğimde, “Bu nasıl bir yarrak Kemal abi?
Banu anlatırdı da inanmazdım! Valla aynen dediği kadar varmış!” dedim. O da, “Banunun götü nasıl öyle
büyüdü, nasıl öyle güzelleşti sanıyorsun? Bu yarrağın sayesinde işte!” dedi. Beni bir telaş daha sardı,
yutkunarak, “Nasıl yani? Sen Banuyu götten de mi sikiyorsun Kemal abi?” diyebildim. “Ne sandın ya yavrum?
Herşeyi anlatmış sana orospu, birtek götten siktiğimi mi anlatmadı? Göt sikmek gibisi var mı! Ne o? Salak
kocan daha senin bu güzel götünü sikmedi mi yoksa?” dedi. “Abi ne sikmesi, kocam daha göt deliğimi
yalamadı bile! Hem isteseydi bile ordan vermezdim ki!” dedim. “Bana vereceksin ama!” diyerek beni ayağa
kaldırdı, yarrağını tükürükledi ve “Hadi dön arkanı Dilanım!” diyerek, hafif öne eğilmemi sağladı. Ben
doğrulup, “Kemal abi pantolonumu çıkarıp şuraya yatayım, bacaklarımı açayım, daha kolay olur!” dedim…
“Gerek yok yavrum, sen domal!” diyerek yeniden eğdi beni. Arkama yanaşıp yarrağıyla amıma badana
yaparken zevkten ölecektim, amımın suları akmaya başladı ve çok geçmeden titreyerek boşaldım. Titremeler
yüzünden ayakta zor duruyordum valla. Amıma sokacak diye heyecanla beklerken, o yarrağının başını göt
deliğimde gezdirmeye başlamıştı. Götümü delmeye kararlıydı, yine de son bir umutla yalvardım, “Kemal abi
yapma kulun köpeğin olayım orama elleme, amımdan ne kadar istersen sik, ama oraya dokunma, yalvarırım
ne olur yapma!” diye. Ama ikna edemedim pezevengi. Yarrağının kafasını birden götüme sokunca, acıdan
ben, “Kemal abiiiiii!” diye nasıl bağırdım ama. Götümün acısından ayaklarımı falan hissetmiyordum. Tecrübeli
piç, hani beni belimden tutmasa kesin düşecektim. Ben, “Kemal abi çıkarrr, yanıyor götüm!” diye yalvarmaya
devam ederken, piç kalanını da öyle bir soktu ki, acıdan geberiyorum sandım, beynimde şimşekler çaktı, nefes
bile alamıyordum. Sanki taşaklarını da götüme sokmak istercesine beni kendine iyice çekip bir süre hareketsiz
bekledi…
Ve sonrasında yarrağını götümün içinde yavaş yavaş oynatmaya başladı. Hafif hafif çekip geri sokarak götümü
sikiyordu. Bense götümün acısını unutmak için, önümdeki ve etrafımdaki ağaçlara bön bön bakınıyordum.
Birkaç dakika geçmişti ki artık yavaşça yarrağını başına kadar çıkartıyor ve tekrar yavaşça hepsini geri
gömüyordu. İşte o andan itibaren götümün sikilmesinden zevk almaya başlamıştım. Yarrağı götüme girip
çıktıkça amımın suları da kendiliğinden akmaya başlamıştı. İnleyerek, “Hadi erkeğim daha hızlı sik götümü,
hadi sikicim daha sert sok fahişene, karının götünü sikiyormuş gibi sik orospunu, bu göt sana kurban olsun sik
aslanım!” demeye başladım. Demez olsaydım, Kemal götüme öyle bir hızlı sokmaya başladı, öyle bir
pompalamaya başladı ki anlatamam. Bacağıma ılık ılık birşeyler akmaya başladığında götüm artık kesin yırtıldı
diye düşündüm, sanırım bu kandı. Telaşla, “Kemal abi neolur boşal artık, götüm kanıyor!” dedim. “Boşalacam
orospu bekle biraz!” diyerek birkaç kez daha pompaladıktan sonra, götümden kanlı yarrağını ‘Cork!’ diye
çıkarıp, beni döndürdüp önüne çömeltti ve suratıma öyle bir boşalmaya başladı ki anlatamam. Kocam Ali beni
3 gün sikse inanın bukadar boşalamaz!
Sonra hemen toparlandık, peçeteyle ağzımı yüzümü ve kanayan götümü sildim ve Banunun yanına gittik. Gittik
ama tabi ben oraya kadar Kemal abinin yardımıyla yürüyebildim. Bacaklarım ayrık ayrık yürürken gören
Kemal pezevengi pis pis gülüyordu. Neyse Banuyu bulduk ve ayılttık. Banu gözlerini açıp kendine geldiğinde
etrafına şaşkın şakın bakarak, “Bana ne oldu yaa, birden gözümün önü karardı, gerisini hatırlamıyorum,
kendimi sanki dayak yemiş gibi hissediyorum!” dedi. Kemal abi de, “Birşey olmadı karıcığım, çişini yaptıktan
sonra ayağa kalkarken birkaç saniyeliğine bayıldın, tansiyonun düştü herhalde, iyiki de yakındaydık hemen
yetiştik.” deyip, kollarına girdik ve Banuyu kaldırdık. Banuyu ortamıza alarak piknik yaptığımız yere yürümeye
başladık. Salak kocam uyanmış, çişimizi yapmaya gittiğimizi bilmediğinden etrafına salak salak bakınıyordu.
Bizi o halde görünce, “Hayırdır? Nerdeydiniz? Banuya ne oldu öyle, beti benzi atmış?” diye sordu. Kemal de,
“Hanımlar tuvalet ihtiyaçlarını göremeye gittiklerinde Banunun tansiyonu düştü, bayıldı!” dedi.
Kocam Banuya, “Geçmiş olsun!” deyip, bana da, “Ya sana ne oldu aşkım, aksak aksak yürüyorsun?” diye
sordu. Ben de, “Aşkım hiç sorma, WC olmadığından ağaçların oraya gittik, çişimi yapmak için çömeldiğimde
popoma öyle bir diken battı ki, mübarek sanki sopa gibiydi!” dedim. Ama bunu derken başka şeye benzetme
olacağı aklıma gelmemişti :)) Anında herkes gülüşmeye başladı. Neyse biraz daha oturduktan sonra toplandık
ve eve doğru yol aldık. Ama eve varana kadar ben arabada nasıl oturdum onu bana sorun. Eve girer girmez
aynamı aldığım gibi tuvalete girdim. Domalıp göt deliğime baktığımda, eskiden gömlek düğmesi gibi olan
götümün deliği, artık nerdeyse Rakı bardağının ağzı kadar açılıyordu. Üstelik büzüğüm öyle bir yırtılmış ve
kanamıştı ki, kandan dolayı beyaz tangam kıpkırmızı olmuştu…
Götümün iyileşmesi 3 hafta kadar sürdü, ve bu sürede Kemal pezevenginin yakınından bile geçmedim. Taaki
götüm kaşınmaya, yeniden Kemalin yarrağını istemeye başlayana kadar…
Hepinizin yarraklarını öpüyorum beyler. İyi sikişmeler!

Merhabalar, ben İstanbul’dan Meltem, 25 yaşında, 1.65 cm boyunda, 55 kilo, kapalı bir bayanım. Hikayemin başladığında evlyidim ve evliliğim iyi gitmiyordu, hatta kocamla yataklarımızı bile ayırmıştık. Bir gün evde boş boş oturuyordum, sıkıntıdan patlamak üzereydim. Öylesine TV’de kanalları gezerken bir müzik kanalında kaldım ve o güne kadar hiç ilgimi çekmeyen kanala ismini yazan ve numaralarını bırakan kişileri okumaya başladım. Onlarca insan biraz kendinden bahsedip numaralarını yazmışlar. O sırada can sıkıntımın çözümün bulmuştum: İstanbul dışından birini arayıp, biraz makara yapacaktım. Öyle de yaptım, birine çağrı attım. Aradan 2 dakika geçmeden beni aradı ve hikayem burada başladı.

Bir anda o aradığım numarayı telefonumda görünce, nedenini bilmediğim bir heyecen kapladı içimi. Açıp açmamakta kararsız kaldım, sonunda merakım ağır bastı ve açtım, “Efendim?” dedim. Karşımdaki ses, “Kiminle görüşüyorum?” deyince, ne söyleyeceğimi bilemedim ve “Yanlış oldu, kusura bakmayın!” deyip kapattım. Ama içim içimi yiyordu. Karşımdaki ses o kadar sempatikti ki, dayanamadım 3 dakika sonra tekrar çağrı attım. Tekrar beni aradığında açtım ve az önceki davranışım için özür diledim ve konuşmaya başladık.

İsminin Mehmet olduğunu ve Balıkesir’de yaşadığını söyledi. 27 yaşında, 1.79 boyunda, 65 kiloda, sempatik, güler yüzlü olduğunu belirtti. Güvenlik görevlisiymiş. Nasıl bir iliski beklediğimi sordu. Ben de, “Sadece canım sıkıldığı için çağrı attım, başka bir amacım yok!” dedim. İlerleyen dakikalarda Mehmet evli olduğunu söyledi. Ben de ona karşı yalan söyleyemiyordum. Yüzünü görmediğim, hiç tanımadığım bir kişiye ufaktan ufaktan ısınmaya başlamıştım. Benim de evli olduğumu, ancak kocamla anlaşamadığım için ayrı yataklarda yattığımızı söyledim. Ve bu şekilde tanışmayla başlayan konuşmamız tam 3 saatten fazla sürdü. Zamanın nasıl geçtiğinin farkında değildik ikimiz de. Ancak telefonu kapatmak zorundaydım, akşam oluyordu ve kocam gelmek üzereydi. Müsade isteyip, bu gece fırsat bulursam çağrı atacağımı söyleyip kapattım.

Yemek hazırlarken kocam geldi. Yemek yedik. Bulaşıkları yıkadım. Biraz TV seyrettik. Kocam eve herzaman yorgun geldiği için, biraz TV seyrettikten sonra yatmaya gitti. Benim de beklediğim buydu. Biraz derin uykuya dalmasını bekledim ve Mehmet’e çağrı attım. Aradı, tekrar konuşmaya başladık. Saatler ilerledikçe konu yavaş yavaş sekse gelmeye başladı. Bunun farkındaydım, ama kendimi Mehmet’e karşı frenleyemiyordum. Ne olacaksa olsun deyip, kendimi olayın akışına bıraktım ve artık telefonda sex yapmaya başladık. O kadar azdırıcı konuşuyordu ki, sanki telefonda değil de yanımdaydı. Adeta beni telefonda sikiyordu, her konuşmamızda mutlaka orgazm oluyordum.

Bu şekilde günler günleri, haftalar haftaları, aylar da ayları kovaladı ve aradan 6 ay geçti. Ama içim dışım tamamen Mehmet olmuştu, her fırsatta telefonda konuşuyor ve mesjlaşıyorduk, MSN’de chat yapıyorduk. Birgün bana, artık daha fazla dayanamayacağını, yıllık izine ayrılıp, 10 günlüğüne İstanbul’a yanıma gelmek istediğini söyleyince, dünyalar benim oldu. 6 aydan beri telefonda konuşup, sadece MSN’den tanıdığım sevgilimi sonunda gerçekten görüp tanıyacaktım. Ancak onun otel odalarında kalmasına gönlüm razı olmadı. Aklıma biricik arkadaşım Serpil geldi. Serpil dul bir kadındı ve tekbaşına yaşıyordu, Mehmet onun evinde kalabilirdi.

Hemen Serpil’i aradım ve durumu anlattım. Serpil direkt, “Canım benim, gelsin, istediği kadar kalabilir!” dediğinde, sevincim bin kat daha arttı. Böylelikle ev işini de halletmiştim, hemen Mehmet’i aradım ve Serpil’de istediği kadar kalabileceğini söyledim. O da bu habere çok mutlu oldu.

Aradan 3 gün geçti ve sabırsızlıkla beklediğim sevgilim bu gece gelecekti. Balıkesir’den yola çıkarken beni aradı ve “4 saat sonra yanındayım aşkım, artık bu hasret bitecek ve 10 gün boyunca unutamayacağın anlar yaşatacağım sana!” diyordu. Hemem kocamı aradım ve 9-10 gün Serpil’de kalacağımı söyledim. Kocam herzamanki gibi, “Umurumda değil, istersen hiç gelme!” dedi. Bu şekilde cevap beklediğim için hiçte garipsemedim, zaten formalite icabı söylemiştim :)) Hemen birkaç parça giysi aldım yanıma ve uçar adımlarla Serpil’e koştum. Hazırlanmaya başladım, makyajımı yaptım, üzerime dizimin 4 parmak üzerine gelen siyah eteğimi ve beyaz gömleğimi giydim, türbanımı yaptım, üzerime ince bir tunik aldım. Serpil’le birlikte gidecektik Beşiktaş’a Mehmet’i karşılamaya. Serpil de hazırlandı, o da benim kadar güzel ve alımlı olmuştu. Beklenen saat geliyordu, artık aşkımı karşılamaya gidebilirdik.

Serpil’le Besiktaş’a indik ve bir cafeye girdik. Mehmet gelinceye kadar bir kahve içip heyecanımı dindirmem gerekliydi. Derken telefonum çaldı, sevgilim arıyordu, açtım. “Ben indim, Barbaros meydanında deniz kenarında bekliyorum!” dedi. Heyecanım hafiften azalmışken yine tavan yaptı, “Tamam 5 dakika içinde oradayız!” dedim ve hemen hesabı ödeyip çıktık ve Barbaros meydanına gittik. Mehmet arkası bize dönük, bankta oturmuş, bir sigara yakmış, denizi seyrediyordu. Heyecandan ölmek üzereydim, ayakta duramıyordum, Serpil bu durumu farketti ve hemen koluma girdi. Sakin adımlarla arkasından yavaşca yaklaşıp ön tarafına geçtim ve Final anı…

Mehmet’i görünce nutkum tutuldu, o kadar yakışıklı ki, tarif edemem. “Merhaba ben Meltem!” der demez hemen ayağa kalktı ve birbirimize sarıldık. Sanki senelerdir tanışıyormuşuz ve uzun zaman sonra tekrar buluşmuşuz gibi birbirimizi bırakamıyorduk. Serpilin, “Piişşttt ben de burdayım, beni unuttunuz!” sözüyle ayrıldık ve Serpil’i tanıştırdım. Sonra hiç vakit kaybetmeden atladık Serpil’in arabaya, yola koyulduk. Biran önce eve gitmek için sabırsızlanıyorduk. Arabada biraz sohbet ettik. Yarım saat sonra sokağın başına geldiğimizde, bizi beraber görmemeleri için Mehmet’i indirdik. Ben Serpil’le, Mehmet de arkamızdan apartmana girdik. Hep beraber asansöre bindik ve Serpil’in daireye çıktık.

İçeriye girip, Serpil kapıyı kapatır kapatmaz, hemen sevgilimin üzerine atlayıp, “Tekrar hoşgeldin aşkım!” deyip dudaklarına yapıştım. Serpil’in yanımızda oluşuna aldırmadan uzun uzun ateşli bir şekilde öpüştük. O kadar arzulu ve tatlı öpüyordu ki, beni kendimden geçirmeye yetmişti. Serpil’in götüme şaplak atmasıyla kendime geldim. Serpil, “Mehmet kendi evinde gibi rahat hisset kendini canım, geç istediğin yere otur. Müsadenizle ben üzerimi değiştireyim…” diyerek odasına gitti. Biz de salona kanepeye geçip oturduk. Gözlerimizi birbirimizden alamıyorduk. Az önceki ateşli öpüşme beni kendimden geçirmiş ve amım ıslanmıştı. Ama acelemiz yoktu, daha önümüzde tüm gece vardı.

Serpil çok rahat bir kadın olduğu için, dizlerinin üzerinde bir şort ve sıfır kol bir tişörtle geldi, Mehmet’e, “Tekrar hoşgeldin!” diyerek karşımıza oturdu. Kısa bir sessizliğin ardından ben Mehmet’e, “Ya aşkım sormayı unuttum, ne içersin? Soğuk sıcak?” dedim. Bir bardak meyva suyu istedi. Hemen kalktım, mutfağa gidip hepimize birer bardak meyva suyu koydum ve salona geri geldim. Baktım Serpil ve Mehmet muhabbete başlamışlar konuşuyorlardı. Servisi yaptıktan sonra ben de katıldım muhabbete, konuşmaya devam ettik. Muhabbet koyu olduğundan vaktin nasıl geçtiğini anlamadık.

Bu arada karnım acıkmaya başladı. Mehmet’e, “Aşkım sen acıkmadın mı yaa? Ben acıktım! Sen üzerini değiştir, biz Serpil’le birşeyler hazırlayalım, yiyelim!” dedim. Mehmet Serpil’e, “Bir mahsuru yoksa ben bir duş almak istiyorum, yol beni biraz yordu.” dedi. Serpil, “Aşk olsun canım yaa, kendi evin gibi rahat ol!” dedi ve biz mutfağa, sevgilim de duşa girdi. Serpil de gerçekten benimkini çok yakışıklı bulmuş ve onun da benim gibi dibi düşmüştü.

Biz mutfakta uğraşırken sevgilim duşunu alıp, üzerinde bir şort ve tişörtle mutfağa yanımıza geldi, bana arkadan sarılarak, “Kolay gelsin aşkım!” diyerek boynumdan öptü. Benim oramdan çok zevk aldığımı ona daha önce telefonda söylemiştim. “Sabırsızlanma aşkım, daha önümüzde koskoca 10 gün var, biraz bekle, önce yemek yiyelim!” dedim. Oturduk yemek yedik, biraz daha sohbet ettik. Serpil, “Arkadaşlar ben yatıyorum, siz ister oturun, ister yatın!” diyerek yanımızdan ayrıldı. Ben de, “Aşkım sen salona geç, ben masayı toplayıp geliyorum!” dedim. Masayı toparladım, salona geçtim.

Serpil elinde nevresim ve bir yastıkla geldi. “Napıyorsun kız?” dedim. Serpil, “Misafiri kanepede yatıracak halim yok ya, yatak odası sizin, ben burada yatarım!” dedi. Bütün çabalarıma rağmen, “İtiraz istemiyorum!” diyerek salonda yatacağını söyledi ve “Artık siz de yatın, çok geç oldu!” dedi. Tam biz yatakodasına giderken arkamızdan, “Fazla ses çıkarmayın, gerçi uyanmam, ama uyanırsam benim de canım ister!” dedi ve kahkahayı patlattı. Biz de sevgilimle gülüşerek, sarmaş dolaş yatak odasına girdik.

Kapıyı kapatır kapatmaz yine aynı şekilde ayakta öpüşmeye ve yiyişmeye başladık. Ama bu sefer ellerimiz de boş durmuyor, birbirimizin vücudunu keşfediyordu. Bir yandan öpüşüyor bir yandan birbirimizi soyuyorduk. Kısa sürede ikimiz de çırılçıplak kaldık. Yatağa geçme vakti geldi ve lambayı kapatıp, duvar dibindeki kırmızı spot ışıkları açtım. Serpil zevkine düşkün olduğu için özel yaptırmıştı bunları. İçerisi loş ışıkla tam bir fantazi odası olmuştu. Hemen yatağa geçtik ve kaldığımız yerden öpüşmeye devam ettik. Mehmet’in üzerine çıkmıştım ve yarağını

amıma sürttürüyordum. Onu dudaklarından başlayarak aşağı doğru yalaya yalaya yarağına indim ve elime alıp
başladım yalamaya. Yarısını bile ağzıma almakta zorlanırken kendimi alıştıra alıştıra daha fazlasını almaya
çalışıyordum. Kısa bir süre sonra 69 olduk, birbirimizi birer aç kurt gibi yalıyorduk. Amımı okadar güzel ve
profesyonelce yalıyordu ki, bu işi çok iyi biliyordu. Kimbilir bu güne kadar kaç tane kadınla birlikte oldu, ama
artık hiç birşey umrumda değildi. Artık beraberdik ve bu anın tadını çıkarmalıydık.
Sevgilim amımı ve götümü yalarken, ben de yarağını yalıyor, biryandan da zevkten inliyordum. Daha fazla
dayanamadım, kasılarak, titreyerek ve bağıra bağıra boşalmaya başladım. Sevgilim benim boşalacağımı
anladığı anda amımın tamamını ağzının içine almış, içine çekiyordu. Hayatımda ilk defa bu kadar siddetli ve
zevk alarak boşaldım. Gerçekten işini çok iyi biliyordu sevgilim. Bütün am sularımı temizlemiş, halen yalamaya
devam ediyordu. Ben de onun yarağını yalamaya devam ediyordum, ama onun daha boşalmaya niyeti yoktu.
Üstünden yavaşca doğruldum ve ona doğru döndüm. Elime yarağını alarak vıcık vıcık amıma sokmaya
başladım. Amım nekadar ıslak da olsa, yarağı büyük olduğu için almam kolay olmuyordu. Alıştıra alıştıra
yavaşca üzerine oturuyordum. Biraz canım yanıyordu, ama aldığım zevk acıyı biraz olsun bastırıyordu. Acı ve
zevki beraber yaşamak çok güzel bir duyguydu.
Artık yarısından fazlası girmiş ve kalanı halen amımın duvarlarını zorlaya zorlaya giriyordu. Biryandan içime
alırken, bir yandanda ufak ufak hareketlerle oturup kalkıyordum. Zevkten ölmek üzereydim, çığlık atmamak
için alt dudağımı ısırıyordum. Sonunda tamamı içimdeydi artık. Kısa bir süre hareketsiz kaldıktan sonra hafif
tempoyla oturup kalkmaya devam ettim. Sonra da hızlanmaya başladım. Duyduğum acı yerini tamamen zevke
bırakmış, ikimiz de bulutların üzerinde uçuyorduk.
Bu pozisyonda bir süre sikiştikten sonra artık üstte durmaktan yoruldum ve sevgilimle yer değiştirdik. Ben
sırtüstü yattım, sevgilim bacaklarımı omuzuna aldı ve bir seferde amıma geçirdi. Elimde olmadan öyle bir
bağırdım ki, salonda yatan Serpil mutlaka duymuştur. Bu pozisyonda sevgilimin hareketleri daha sert olmaya
başladı. Amımı hızlı hızlı sikerken, göğüslerimi de yoğuruyordu. Yaklaşık 15 dakika da bu şekilde siktikten
sonra artık sonunda boşalacaktı. Kendini kontrol etmesini çok iyi biliyordu. Ben de gelmek üzereydim, ikimiz
de inleyerek aynı anda boşaldık. Sevgilim döllerini amımın içine akıttı ve yarağı amımın içindeyken üzerime
uzandı kaldı. Ter su içinde kalmıştık.
Bir süre üzerimde yattıktan sonra kalktı. Ben de hemen amıma bir peçete koydum, dölleri her yere akmasın
diye ve doğru banyonun yolunu tuttum. Peşimden sevgilim de geldi ve bana banyoda arkadan sarılarak
teşekkür etti. Ben de ona daha bunun bir başlangıç olduğunu söyleyince, ikimiz de gülüştük. Bu arada sesimize
Serpil uyanmış, uyku sersemi kalkmış, sesimize doğru gelmişti. Serpil banyoda bizi o şekilde çıplak görünce,
üçümüz de afallamıştık. Serpil özür dileyerek salona döndü. Biz de temizlenip hemen tekrar yatak odasına
geçtik, birbirimize sarılarak birer sigara yaktık.
Tabi 6 ayın hasreti hemen öyle bir kerede bitmez. Uzun zamandan beri yarak yüzü görmüyordum zaten ve
Mehmet’le tanıştığımızdan beri kendimi parmaklamaktan bıktım. Artık bu yarağın tadını çıkarmamın zamanı
geldi. Sigaralarımız bitti ve yine öpüşmeye başladık. Bu sefer yine sevgilim benim üstüme çıktı ve
dudaklarımdam kulak memelerime, oradan boynuma aşağı yalayarak göğüslerime indi ve göğüslerimin uçlarını
dişleyerek emmeye başladı. Bu arada elleri boş durmuyor, ıslanan amıma 2 parmağını sokup çıkartıyordu.
Göbeğimi yalaya yalaya amıma indi. Bacaklarımı iyice açtırdı, bir yandan klitorisimi emiyor, bir yandan da
parmaklarını sert bir şekilde amıma sokuyordu.
Artık inlemelerim bağırışlara dönüştü ve Serpil’in içeride oluşuna aldırış etmeden çılgınlar gibi sevişiyorduk. Bir
süre daha bu şekilde parmakladıktan sonra daha fazla dayanamadım ve tekrar kasılarak boşalmaya başladım
Sevgilim durdurak bilmeden beni zevkin doruklarına çıkarıyordu. O koca yarağı busefer götümde istiyordum
ve “Götümü sik aşkım, orospun yap beni!” demeye başladım. Gerçektende ağzımdan istem dışı çıkmış
kelimelerdi bunlar. Mehmet benim bu şekilde konuştuğumu duyduktan sonra, sanki benden bu kelimelerin
çıkmasını beklermiş gibi, o da başladı, “Sikeceğim tabi amına soktuğumun orospusu! Amını da sikeceğim
götünü de! Bundan sonra benim orospum olacaksın!” gibi argo kelimeler kullanmaya başladı. Bu şekilde
küfürlü konuşması okadar çok hoşuma gitti ki, aldığım zevk bir kat daha arttı.
Serpil daha önce bana, çekmecede kayganlaştırıcı krem olduğunu ve kullanabileceğimi söylemişti. Çekmeceyi
açtım, kayganlaştırıcı kremi aldım, Mehmet’e verdim ve önüne dörtayak domaldım. Kayganlaştırıcıyı götüme
bolca sürüp, götüme başparmağını sokmaya başladı. Ben de, “Hadi aşkım yarağını sok götüme, götümden sik
beni, parçala götümü!” diyerek onu gaza getiriyordum.
Bir süre sonra başparmağını götümden çıkardı ve 2 parmağını soktu götüme. Derken götümdeki parmak sayısı
3 oldu. Parmaklarını götüme deli gibi sokup çıkarıyordu. Bu arada götüm de iyice kıvama gelmişti, “Yeter
aşkım, yarağını götümde hissetmek istiyorum!” dedim. Mehmet daha fazla dayanamayarak yarağının kafasını
da biraz yağlayıp, amımın dudakları arasından kaydırarak yavaşca götümün ağzına getirdi. Kendimi
kasmamam gerektiğini, kasarsam daha çok acıyacağını söyleyerek beni motive ediyordu.
Yavaş yavaş, milim milim götüme girmeye başladığında, ben zevkten kudurmak üzereydim. Kendimi ne kadar
sıkmamaya çalışsam da, kocam götümü anca 3 yada 4 sefer sikmiştir ve yarağı Mehmet’in yarağından çok
daha ufak olduğundan kendimi azda olsa kasıyordum. En sonunda tamamı götümdeydi. Yavaş hareketlerle
gidip geliyordu. Bir zaman sonra zevk almaya başlayınca, ben de götümü yarağına bastırıyor, köküne kadar
girmesine yardımcı oluyordum. Mehmet kendinden geçmiş, bana küfürler yağdırırken, ben de ona küfürlerle
karşılık veriyordum. Mehmet hızlı hızlı götüme pompalarken, bir eliyle de amımı okşuyor ve orgazm olmamı
sağlıyordu. Götümü yaklaşık yarım saat siktikten sonra götüme boşaldı. Yarağını götümden çıkardığında
hemen döndüm yarağını ağzıma aldım, yarağında kalan dölleri bir güzel emip yuttum.
Biraz dinlenip, birer sigara içtikten sonra Mehmet beni kucaklayıp doğru banyoya götürdü. Birlikte duş aldık
çıktık, üzerimizi giymeden yatağa girdik, birbirimize sarılıp oynaştık. Gözlerimiz kapandığında gün ağarmak
üzereydi.
Bir ara gözlerimi açtığımda saat öğleden sonra 5 olmuştu. Açlıktan karnım zil çalıyordu. Kalktım, sutyen ve
külot giydim ve odadan çıktım. Yürümekte zorluk çekiyordum. Salondan sesler geliyordu. Baktım Serpil TV
seyrediyordu. Beni görür görmez gülerek, “Tünaydın kız orospu, gece neydi öyle yaa? Hem kendiniz
uyumadınız, hem beni uyutmadınız! Sabaha kadar sizin sikişmelerinizi dinledim!” dedi. Ben de, “Bundan sonra
biraz daha az ses çıkartırız! Kızım ne yapayım yaa, kocaman yarağı var, almak zor oluyor!” dedim.
Serpil yine gülerek, “Valla gece sizin sesinizi duyduktan sonra çok canım cekti yaa, nerdeyse yanınıza
gelecektim, kendimi zor tuttum!” dedi. Ben de, “Gelseydin ya kız, grup yapardık! Madem canın çekti, neden
gelmedin kızım? Valla bana uyardı!” dedim ve beraber gülmeye başladık. Serpil, “İlk gece sizi rahat bırakmak
istedim, hem biz bu şekilde konuşuyoruz da, bakalım Mehmet isteyecek mi beni?” dedi. Ben de, “Orası kolay
kızım yaa, sen biraz sonra şöyle bir yarım saatliğine falan dışarı çık, ben ağzını ararım, seni nasıl bulduğunu
falan sorarım, ona göre ayarlarız birşeyler!” dedim. Serpil, “OK! Zaten markete gidecektim!” dedi.
Ben mutfağa gidip yiyecek birşeyler hazırladım, sonra da üzerimi giyinip, Mehmet’i uyandırdım, birlikte
atıştırmak için. Serpil yanımıza geldi ve “Mehmet, ben markete gidiyorum, bir ihtiyacın var mı?” diye sordu.
Bizimki de, “Ya sigaram bitti, hem senin için bir mahsuru yoksa bira da alırmısın?” dedi. Serpil, “OK!” deyip
çıktı. Ben de bizimkinin ağzını aramaya başladım, “Eee aşkım, Serpil’i nasıl buluyorsun? Güzel kız değil mi?”
dedim. “Valla aşkım böyle bir arkadaşın olduğu için çok şanslısın! Çok iyi, temiz kalpli, gerçekten güzel ve
alımlı bir kız!” dedi. Benim kıskanç olmadığımı bildiği için bu şekilde herşeyi rahat rahat konuşabiliyordu.
“Biliyormusun, bütün gece sesimizden uyuyamamış!” deyince, “Hadi be, tühh yaa, desene daha ilk geceden
rahatsız ettik kızı!” dedi. Ben de, “Yok aşkım yaa rahatsız olmamış da, sadece bir ara canı çok istemiş!
Aşkım, mesela biz sevişirken yanımıza gelse, bizimle sevişmek istese, o anda ne yaparsın?” dedim. Bizimki,
“Valla nerden bileyim aşkım, seninle telefonda 6 aydan beri konuşuyoruz, senin huyunu suyunu biliyorum, ama
Serpil’i daha dün gece tanıdım. Bilmem ki nasıl olur? Ayrıca bu sana karşı yanlış bir hareket olmaz mı?” dedi.
Gerçekten sevgilimin bu cevabını takdir ettim, “Valla bana uyar aşkım, eğer sen de istersen, Serpil’i de aramıza
alalım!” dedim. O da, “Sen bilirsin aşkım!” diyerek topu bana attı. “Serpil gelmek üzeredir, sen salona geç, ben
bulaşıkları makinaya atıp geliyorum!” dedim.
Az sonra Serpil marketten döndü, biraz sebze meyve almış, birkaç tane bira, bir karton da sigara almış.
Sigarayı ve biraları salonda oturan Mehmet’e verdi, sebze meyvelerle mutfağa yanıma geldi. Bana göz
kırparak, “Ne oldu? Ağzını aradın mı? Ne diyor?” diye sordu. Ben de gülerek, “Hadi iyisin orospu, o iş
tamam!” dedim. Serpil, “Ben ozaman üzerimi değiştireyim! Gel bana yardımcı ol kız, ne giyeyim?” dedi.
Birlikte yatakodasına gittik, Serpil dolaptan iççamaşırlarını çıkardı bana gösterdi. Ben de, “Pembe tanga külot
takımını giy!” dedim. Yanımda soyunup, söylediğim takımı giydi. Üzerine de kısa bir etek ve bol bir askılı
giydiğinde, gerçekten çok seksi olmuştu. Götüne bir şaplak atıp, “Seni azgın orospu seni, tam sikilmelik
oldun!” dedim, gülüştük.
Mutfağa gidip meyve tabağı ve çerezleri ayarladık, salona geçtik. Bizimki Serpil’i görünce, “Oooo, bu ne
Serpil yaa? Özel bir gün mü bugün?” dedi. Serpil de, “Yok yaa, senin için giyindim!” dedi, oturdu. Ben de
üzerimi değiştirip geleceğimi söyledim. Şimdi hazırlanma sırası bendeydi. İçeri geçtim, Serpil’in
iççamaşırlarından bir tane tanga takım da kendime seçtim, giydim. Üzerine de sadece çok kısa ve bol bir şort
giydim, şort ve sutyenle salona çıktım.
Bizimkiler biraları açmışlar içmeye başlamışlardı bile. Beni o şekil gören Serpil, “Bu ne kız, üzerini giymeyi
unutmuşsun!” deyip güldü. Ben de, “Yok kızım yaa, unutmadım, hava zaten sıcak, evde de bir sevgilim, bir sen
varsın, sizden mi utanacağım?” dedim ve oturdum. Hemen bir bira da bana açıp verdiler. Üçümüz birlikte hem
içiyor, hem sohbet, muhabbet, gırgır yapıyorduk. Derken Serpil hafif hafif amını götünü bizimkine sergilemeye
başladı. Ben Serpil’e göz kırparak, “Bu ne kızım yaa, amın götün meydanda, kıçında etek var mı yokmu belli
değil, bari üzerindekileri çıkar da rahat ol!” dedim. Serpil de, “Tamam hayatım, seni mi kıracağım!” diyerek
eteğini ve askılıyı çıkardı. Bizimkinin gözleri fal taşı gibi açıldı. Önüne baktım, yarrağı çoktan çadırı kurmuştu.
Ben rahat dururmuyum, hemen kalktım, ben de şortumu sutyenimi çıkardım ve bizimkinin kucağına bıraktım
kendimi, dudaklarına ateşli bir öpücük kondurdum ve yarağını acuçlayarak, “Yarağın taş gibi olmuş aşkım,
yoksa Serpil’le sevişmek mi istiyorsun?” dedim. Mehmet de, “Sadece Serpil’le değil, ikinizle de istiyorum!”
dedi ve film orda koptu. Serpil hemen geldi ve yapıştı bizimkinin dudaklarına. Bir Serpil öpüyor, bir ben,
deliler gibi öpüşüyoruz. Mehmet’in de bir eli Serpil’in amında, bir eli benim amımdaydı.
Oradan kalktık yatak odasına geçtik. Mehmet sırt üstü uzandı yatağa. Serpil’le birlikte üzerimizde kalanları da
soyunup, Mehmetin şortunu çıkardık, birimiz yarağını birimiz taşaklarını yalıyoruz. Serpil hemen bizimkime
amını döndü ve onlar 69 oldular. Mehmet Serpil’in amını yalarken beni de ihmal etmiyor, hem amımı hem
götümü parmaklıyordu. 3 kişi grup daha harika oluyormuş. Birbirilerini yaladıktan sonra Serpil hemen yatağa
uzandı ve bacaklarını açtı, “Hadi erkeğim gir içime!” demeye başladı. Ben de, “Hadi aşkım sik şu orospuyu da
aklı başına gelsin! Amını götünü sik parçala orospunun!” dedim. Mehmet Serpil’in bacak arasında yerini aldı
ve yarağını bana biraz yalattıktan sonra 3 hamlede Serpil’in amına kökledi. Serpil kaçmaya çalışıyor, ama
bizimki tutmuş bir kere, bırakır mı, seri bir şekilde sikmeye başladı. Serpil çığlık üstüne çığlık atıyor, ama
dinleyen kim!
Kısa bir süre sonra Serpil, “Hadi aşkım, kökle, hızlı hızlı sik, parçala heryerimi, bu amım da götüm de feda
olsun sana!” demeye başladı. Serpil Mehmet’e bunları söylerken, bir eli de benim bacaklarımda dolaşıyordu.
Birden bacağımdan tuttu, beni kendine doğru çekip, “Gel kız, amını yalamak istiyorum senin!” dedi. Serpil’in
bu isteği ilk baştan tuhaf geldi bana, daha önce hiç böyle bir yaklaşımda bulunmamıştı. Mehmet de ordan,
“Yalayın birbirinizi orosular!” deyince, amım Serpil’in ağzına gelecek şekilde çıktım üstüne ve Serpil yalamaya
başladı. Aman Tanrım, bu ne güzel birşeydi, daha ilk dil darbesinde beni uçurmaya yetti. Mehmet Serpil’in
amından çıkıp benim götüme girmeye başladı. Dün gecekinden daha rahat ve zorlanmadan almıştım. Mehmet
beni götümden sikerken, Serpil’in ve benim dudaklar birleşmiş, lezbiyenler gibi birbirimizi somurup
duruyorduk. Mehmet daha fazla dayanamayıp götümün içine patladı.
Yatakta uzanmış, biz sigara içerken, Serpil daha doymamış olmalı ki, Mehmet’in inik yarağını ağzına almış,
kaldırmaya çalışıyordu. Tabi bu arada bir eli de benim amımdaydı. Serpil en sonunda emeline kavuştu,
Mehmet’in yarağını kaldırdı ve yarağın kafasına bolca tükürüp, hemen üstüne oturdu ve zıplamaya başladı. Az
önce amına ilk kez alırken bağıran Serpil, şimdi zevk çığlıkları atıyordu. Biraz sonra Mehmet bunu üstünden
kaldırıp önüne domalttı. Şimdi götten sikilme sırası Serpil’deydi. Serpil götten sikileceğini anlayınca
çekmeceden kaydırıcı kremi çıkartıp verdi bana, ben de kremi götüne güzelce yedire yedire sürdüm. Aşkım
yarağını Serpil’in göt deliğine dayadı, hafif bastırıp çekiyor, fakat sokmuyordu. Serpil yalvarmaya başladı,
“Hadi daha fazla delirtme beni, sok şunu götüme, sik parçala götümü!” diye. Aşkım da yavaşca sokmaya
başladı. Soktukça Serpil inliyor, çığlıklar atıyordu. Sonunda hepsini götüne almayı başardı…
Sevgilim buraya tatile gelmişti, ama onu daha çok yoruyorduk. 10 gün boyunca, üçümüz birlikte yedik içtik,
dinlendik ve sikiştik. Ve ayrılık vakti geldi, aşkım memleketine geri döndü. Ama biz Serpil’le karar vermiştik,
aşkımı buraya alacaktık. Burada ona bir iş ayarladık ve tekrar çağırdık. Mehmet karısından boşanıp geldi. Şu
anda burada özel kişilerin koruması olarak, düzgün bir maaşla çalışıyor. Ben de kocamdan boşandım ve
üçümüz Serpil’in evinde yaşamaya başladık. Mehmet en sonunda bana evlenme teklifi yaptı. Çünkü yeni
kayınvalidem torun sevmek istiyormuş.
Mehmet’le evlendim ve şu anda 7 aylık hamileyim. Şu günlerde ben sikişemiyorum, ama kocam, ben ve Serpil
çok mutluyuz. En azından gözüm arkada kalmıyor, acaba başka kadınlara gidiyor mu diye düşünmüyorum.
Nasılsa evde her daim emrine amade Serpil var. Hem başka kadınlara gidiyorsa da yarağı sağolsun, kocama
tüm amlar feda olsun!
Meltem

Merhaba seks severler, ismim Sibel. 25 yaşında, 1.60 boyunda, 47 kg ağırlığında, sarışın, beyaz tenli bir
bayanım ve sekiz senelik te evliyim. Eşim marangoz, atölyemiz var onu işletiyor. Önceleri eşim İstanbulda
çalıştığı dönemlerde, eve gelmemesi nedeniyle tartışırdık. Evliliğimizin ilk yılları olması ve çok sikişme isteğime
karşın eşimin yorgunluk bahanesiyle 2-3 haftada bir iki kez sikmesi beni başka yönlere kaydırıyordu. Fırsatını
bulduğum zaman dışarı çıkar ve laf atanların tahriklerini dinler, hoşuma giden ve beğendiğim erkeklerin sikişme
tekliflerini kabul ederek, hem sikişir, hem para kazanırdım. Bu artık alışkanlık olmuş ve kocamın ruhu
duymadan resmen orospu olmuştum. Kocamın işleri iyi gitmeyip borcu çoğalınca, İstanbuldan kaçarak
Orduya yerleştik. Ben kocamdan gizli sikişerek bayağı hatırı sayılır para biriktirmiş ve altın almıştım. Kocam
benden evlendiğimiz zaman saklaması için verdiği altınları dükkan almak için istedi. Ben de sikişerek aldığım
altınları da verince şok olmuştu, “Bu kadar varmıydı yahu?” dedi. Ben de, “Birazını da karılarla altın günlerinde
biriktirdim.” diyerek eşime verdim. Salak şey, adam bir teşekkür eder, odun adam, odun olmasa
marangozlukta ne işi olabilirdi ki?
Orduda kiracı olarak oturduğumuz apartmanda Ayhan isimli bir memur oturuyordu. Bankada karı koca
çalışıyorlardı, ikisi de uzun boylu, Ayhan buğday tenli, 1.80 boylarında, atletik yapılı birisi, karısı ise yine aynı
uzunlukta, 55-60 kg civarında, esmer tenli ve çok sexy bir kadındı. Bazı geceler sikişlerinin sesini dinleyerek
uyurdum. Bir süre sonra Ayhan bankadaki işinden çıkarılmış, işe gitmiyor evde kalıyor, sadece karısı işe
gidiyordu. Karısı işe gidince Ayhanın yanına çoğu zaman değişik tipli kadınlar geliyor, birkaç saat kaldıktan
sonra gidiyorlardı. Haftada değişik üç dört kadının gelip gittiği oluyordu. Benim üst katımda oturmaları
nedeniyle de, gelen kadınların inlemelerinden evde sikiştiklerini anlıyordum.
Yine bir gün Mercedes Jeepli bir kadın gelmişti. Ben de işimi bırakarak yatak odama geçerek onların sikişme
seslerini, kadının inleme ve ohlamalarını dinleyerek amımı elliyor, o sırık gibi boyu olan yakışıklı adamın altında
sikilenin ben olduğumu hayal ederek boşalıyordum. Tahminen yarım saat kadar sikiştikten sonra ses kesildi ve
az sonra da üst katın kapısının açıldığını duydum. Hemen merdiven boşluğuna çıkıp yukarı baktığımda, kadın
Ayhana “Herzamanki gibi harikaydın canım!” diyerek para veriyordu. Demek ki Ayhan Jigololuk yapıyordu.
Gelen karıların çoğu 35 ve 45 yaş aralağında kadınlardı. O kadın beni görünce hemen lafı değiştirdi ve “Ayhan
bey size güveniyoruz, bu sefer sıçrama yapacak tahvilleri bulup, haber verin, daha da fazla miktar getiririm!”
diyerek ordan ayrıldı. Artık Ayhanın para karşılığında karıları siktiğinden hiç şüphem yoktu.
Birkaç gün sonra yine zengin bir kadın daha gelmişti, hemen yine dinlemeye geçtim, yine sikişme sesleri
geliyordu. 45-46 yaşlarındaki kadın ordan ayrılıp merdivenleri inerken tam benim kapımın önünde fenalaştı ve
düşerek bayıldı. Ben hemen kadını kaldırdım ve evime aldım. Kendisine gelinceye kadar kolanya vererek
yardım ettim. Kadın kendine geldiğinde, kendisini tanımadığımı, Ayhanın eşinin evde olmadığını, niçin geldiğini
sordum. Kadın önce söylemek istemedi, fakat ben neiçin geldiğini bildiğimi, anlatmazsa Ayhanın eşine falan
söylemekle ısrar edince, üst komşumun (yani Ayhanın) ünlü bir Jigolo olduğunu, Ayhana 1.500 TL karşılığında
kendini siktirdiğini söyledi. Ben de, “Ne? Para karşılığında sikişmeye mi geliyorsunuz?” deyince, “Ne olur
kimseye söylemeyin, tanınmış bir ailedenim, rezil olurum!” diyerek çantasından demet halindeki parayı bana
vererek, “Sen birşey görmedin, duymadın! Tamam mı?” diye tembihledi ve gitti. Parayı saydığımda 800 TL
civarında bir para vardı, yine para ayağıma gelmişti. Bu sefer sikilerek değil de, siktirenleri takip ederek
kazanacaktım.
Kendilerini siktirmeye gelen kadınların inleme sesinden Ayhanın iyi bir sikici olduğunu tahmin ediyor, her
seferinde onlar yukarıda sikişirlerken ben de amıma patlıcan ve salatalık sokarak tatmin oluyordum. Artık
hangi günler Ayhana kadın geldiğini biliyordum. Haftasonu ile Çarşamba günü gelen yoktu ve diğer günler
mutlaka bir veya iki kadın gelir, kendisini siktirir giderdi. Bazılarının kapıdan çıkışını bekliyor, elimi (Bahşiş
gibisinden) uzatarak, 100-200 TL gibi para alıyordum. Geçim kaynağımı yine bulmuştum. Ama artık Ayhana
ben de kendimi siktirmek istiyordum, çünkü kocam ayda, iki ayda bir aklına gelirse sikiyor, benimse
yaraksızlıktan amım kazınıyordu. Günlerden bir Çarşamba günü, Ayhanın hanımı saat 09:00 gibi işe gitmek için
evden ayrıldıktan sonra, evde Kek ve benzeri bir şeyler yapmıştım, en güzel kokularımı süründüm, amımı bir
güzel temizledim kaymak gibi yaptım, üzerime bol pileli kısa bir etek, ince dantelli külodumu giyerek, sütyen
takmadan beyaz askılı bir Bady giyerek, saat 10 gibi üst kata çıkarak, Ayhanın ziline bastım…
Ayhan kapıyı açtığında, “Buyurun?” dedi. “Ben altınızdaki bayanım, adım Sibel! dedim. “Altımdaki bayan mı?
Anlamadım?” deyince, “Kusura bakmayın alt katınızda oturan bayan demek istedim. Eşiniz evde mi, Kek
falan hazırlamıştım, size ikram olarak getirmiştim.” dedim. Ayhan da, “Haa, pardon, altınızdakiyim deyince ben
başka türlü anladım!” dedi ve beni nazik bir şekilde içeri davet etti. İçeri girdim. Ayhanın üzerinde bir altet ve
kısa bir şort vardı. Beni görünce şortunun içinde sikinin hareketlendiğini gördüm. Hemen salona geçerek
oturdum, bacak bacak üstüne atarak, yarıya kadar olan eteğim kaba etime kadar sıyrılmış şekilde
oturmuştum. Elimdeki Kek tabağını verdim. Teşekkür etti ve “Soğuk bir şey alırmısınız?” dedi. Ben de, “Yok
almayım, sağolun.” dedim. Ayhan da karşıma geçip oturdu. Ben de bacağımı indirip, resmen amımı
gösterircesine ayaklarımı açtım ve amımı sergilemeye başladım…
Sohbete başladık, çocuklarının olup olmadığını, onlarla tanışmak istediğimi falan söyleyerek lafı uzatıyordum.
Benim bacak açık seks davetimi görünce, Ayhan oturduğum koltuğun baş kısmına gelerek oturdu ve “Niçin
geldiğinizi tam olarak söylermisiniz? Böyle oranızı buranızı açmakla ne demek istiyorsunuz?” dedi. Ben de,
“Açık konuşayım, evinize gelen kadınların niçin geldiğini biliyorum, bunu etrafta anlatmamak için kendimi zor
tutuyorum!” dedim. “Anlatsan ne fark eder, ben ev sahibiyim sen kiracısın, sen gidersin, seni oturduğun
daireden attırırım! Kısa kes de ne istediğini söyle! Para mı istiyorsun?” diyerek TV yanında bulunan
cüzdanından 100 TL çıraktıp yüzüme attı. Ben hemen, “Yok! Para falan istemiyorum! Kocam beni ellemiyor,
o kadınların yerinde olmak isterim, ancak benim verecek param yok!” dedim…
“Demek öyle! Sen onların yanında tazecik ve çıtırsın, zayıf ve alımlısın, senin gibi bir kadını kocası nasıl
sikmez?” deyince, “Teşekkür ederim, iltifata gerek yok, beni parasız sikecekmisin?” dedim ve eteğimi iyice
araladım. Eteğimi eliyle sıyırıp bir eliyle beni ayağa kaldırdı, etrafımda çevirmeye başladı, “Daracık kalçalar, iri
taze memeler! Tam benim tipimsin, iyi sikilirsin, istiyormusun?” dedi. Başımı sallayarak “Evet, istiyorum!”
dedim. “Bak ama ben kocana benzemem, muameleme dayanabilecekmisin? Benim elimden ne karılar geçiyor,
görmüşsün!” dedi. Ben de, “Evet gördüm, amı götü sarkmış ve yaşı başı geçmiş karılar!” dedim. “Orası öyle,
ama o karıların hepsi seks delisi, tam uzmanlar yani. Senin deneyimin var mı?” dedi. “İstanbulda değişik
ilişkilerim oldu, muamele yapmayı öğrendim!” dedim. Bunun üzerine, “Öyle amını götünü açmayla, baştan
çıkarmaya çalışmakla bu iş olmaz! Bakalım nasıl yapıyorsun, başla bakalım!” dedi ve ayağa kalktı…
Ben de kalktım ve kendisine yaklaşarak boynuna sarılmak istedim, ancak boyu benden uzun olması nedeniyle
göğsüne kadar geliyordum. Hemen göğsündeki kıllarını ellemeye başyalarak şortunun içine elimi soktum.
Şortunun içinde sert bir kaya parçası duruyordu sanki. Hemen şortunu indirdim ve küloduna sığmayan sikini
görünce iyice azarak daha da iştahlandım, “Hepsini sokacaksın bana değil mi?” dedim. “Ne demek! İstersen
köküne kadar sokarım, yeter ki aklın kessin!” dedi. Yarağını çıkarmak için külodunu indirir indirmez şlap diye
yarağı yüzüme vurmuştu. İlk kez böyle kalın ve uzun bir yarrak görüyordum. İstanbulda bir kaç kez Amerikalı
Zencilere am vermiştim, ama sikleri bu kadar kalın ve uzun değildi. Demek ki Türklerin de sikleri uzun ve kalın
olabiliyormuş. Hatta kocamınki Ayhanın yarağı yanında yarısı kadar gelmezdi. Ürkerek yarağını elime aldım,
ateş gibi yarağı, damarları patlayacak gibi elimin içindeydi…
Biraz aşağı yukarı sıvazladım. Yarağın yumruğum kadar olan başı şeftali gibi açılmıştı. Elimle tuttuğumda ise
baş kısmı elimin tamamını kaplıyordu. Siyahımsı yarrağının baş kısmından elimin tamamının kapladığı alan bem
beyazdı. Biraz incelemeye başlayınca, “Neye bakıyorsun?” dedi. “Büyüklüğüne bakıyorum!” diyerek, elimi
dirseğime kadar yarağına dayadım, bilek ile dirseğimin arası kadar vardı, tahminen 20-22 cm kadar bir şeydi.
Hemen ağzıma alarak emmeye başladım, fakat başı ağzıma sığmıyordu. Ayhanı yere yatırdım ve yarağının
başını gövdesini yalamaya ve emmeye başladım. Bana, “Sen bunu ağzına alamıyorsun ki, amına nasıl
alacaksın? Amını sikerken bağırma, tamam mı?” dedi. Ben de, “Merak etme bağırmam, daha önce paralı
yaptığım sikişlerim oldu!” dedim. “Yani orospuydun öyle mi?” dedi. “O zaman sen de Orospusun!” dedim.
“Yok, ben isteyeni sikiyorum, para vereni sikiyorum!” dedi. “Ben de isteyene ve para verene am veriyordum,
aramızda fark yok!” dedim ve gülüşerek sikini emmeye devam ettim…
Ben sikini yalarken o da benim amımı ve memelerimi elleyip yoğuruyordu. Birden doğruldu ve “Sen bu işi
yapamıyorsun!” diyerek beni yere yatırdı, iri elleriyle amımı iyice bastırıp yoğurudu. Parmaklarını amımın içine
soktu baktı ve “Kıvamına gelmişsin Zilli!” diyerek, aynı zamanda da baş parmağını götümün içine sokmuştu.
İlk kez birisi götüme parmak sokuyordu, hem de başparmağını, çok hoşuma gitti, değişik bir duyguydu.
Amımı yoğurduktan sonra yukarı doğru çıkarak memelerimi emmeye başladı. İlk kez tecrübeli birisi tarafından
adam gibi emiliyordum. O kadar güzel emiyordu ki, hemen Orgazm olarak boşaldım. Eliyle yoklayarak
amımdan akan sıvılarımı görünce, “Erken koyverdin, biraz dayan!” dedi. Peçeteyle amımın sularını iyice
sildikten sonra, iki bacağımı yanlara ayırdı, amımın dudaklarını ayırıp içerisini parmaklıyor, ama tam
sokmuyordu. Tam amımın üst kısmıyla ve bızırımla oynamaya ve emmeye başladı. İlk kez böyle bir şey
başıma geliyordu. ilk kez birisi, bilye büyüklüğüne ulaşmış bızırımı emiyordu…
Sonra dilini amımın derinliklerine sokmaya başladığında, bir kez daha boşalarak orgazm oldum. Bu seferki
çok uzun sürdü, resmen sarsılarak boşaldım. Amımdan akan suları bile yalıyor yutuyordu. Amımın sularını
yalayıp kuruladıktan sonra sonra yarağını amıma dayadı. Ancak ben, “Getir birazcık yalayayım, ondan sonra
sok!” dedim. Bana, “Olmaz, bunun zevki böyle çıkacak!” dedi ve birden eliyle amımı ayırdı, sikinin başını
amımın ağzına temas ettirdi. Yarağının damar hareketleri beni geri itiyordu sanki. Elimle amımın dudaklarını
açarak, “Sen sikini yerleştir, ben amımı açarım!” dedim, amımı ellerimle iyice açtım. Yavaş yavaş yarağının
başını amıma ittirmeye başladı. Fakat o kocaman yarrağın başı bile amımın içine girmiyordu. Ellerimi çektirip,
kendisi iyice amımı açarak başının bir kısmını biraz soktu ve bastırdı. Bastırınca amımın ağız kısmı yanıyor,
yarağı amımın ağız kısmında toplanıyordu…
Beni kanepe üzerine uzatarak, aldığı döşeği belimin altına koydu ve tekrar yüklenmeye başladı. Bu sefer o
kocaman yarrak amıma yara yara giriyor, girdikçe de amımın yan duvarları yırtılıyordu. O koca yarrağın
damarları ise amımın dudaklarını geriye bastırıyordu. Sonunda kafası amıma girince biraz rahatladım. Amımın
sıvılarının yardımıyla bir kaç git gel yaptıktan sonra yarıya kadarını amıma soktu ve hızlı hızlı girip çıkmaya
başladı. Çıktıktan sonra tekrar sokuyor, her soktuğunda daha derinlere iniyor, indikçe de nefes alamıyor
bağırmak istiyordum, ancak gururuma yediremediğim için bağıramıyordum. Ayağımı beline dolayarak iyice
üzerime abanarak sikinin tamamını amımın içine yerleştirdiğini, taşakları götüme değince anladım. Amım yırtıldı
sandım. Birden hızlı hızlı girip çıkmaya başladı. Tamamen çıkartıp tekrar sokuyordu. O kadar derine iniyordu
ki, artık döl yatağımın içerisine girdiğini anlıyordum. Doğum yaparken bile bu kadar zorlanmamıştım, sanki
yarrak doğuruyordum…
O müthiş acıya rağmen gözlerimi kapatarak, büyük yarakla sikilmenin tadını çıkarıyordum. O kadar sert
giriyordu ki, çok geçmeden bir kez daha boşaldım. Boşalınca amımdaki hareketleri hızlandı. Artık canımın
acıması geçmiş, uyuşma başlamıştı. Yarak amıma kalın saç fırçasının girdiği gibi gidip geliyordu. İstanbulda bir
keresinde aynı anda üç kişi tarafından, biri çıkıp diğeri sokarak sikilmiştim, ancak bu kadar zevk almamıştım.
İyice hızlanmaya başladığında benim başım dönmeye başladı, bayılıyordum. Ayhan hızlandıkça hızlandı,
vurdukça amımın derinliklerine iniyor, amımda yarrağını değmediği ulaşmadığı nokta bırakmıyor, hızla girip
çıkıyor, belimi ve kalçalarımı çekerek bastırıyordu. “Ne yapıyorsun?” dediğimi hatırlıyorum. “Boşalıyorum!”
diyerek tamamen bana abanıp sarıldı ve pestilimi çıkarırcasına sımsıkı bastırdı. Ardından içime şiddetli yanık
hissi verek boşalmaya başladı…
Üzerimden kalkmasını isteyerek, “Çık lütfen korunmuyorum!” dememe rağmen döllerinin tamamını son
damlasına kadar amıma boşalttı. Sonra belimi eliyle tutarak dizlerinin üzerine kalktı ve amıma o şekilde bir kaç
kez girdikten sonra o şekilde bir kaç dakika bekledi. Sonra beni kendisine çekerek sarıldı. Ayhanın
kucağında, yarrağı amımda 2-3 dakika kadar kaldıktan sonra, kendimi zorla geri çekerek yarrağını amımdan
çıkarmaya başladım. Ben uzaklaştıkça yarağı amımdan sanki ölü bir yılan gibi yavaş yavaş çıkıyordu. En son
tamamen sönmüş yarağının kafası şlap diye çıktı ve amımdan ikimize ait sıvılar akmaya ve halıya damlamaya
başladı. Sonra kendisi sırt üstü yere uzandı ve bana, “Şimdi hemen yala ve tekrar başlayalım!” dedi. Ben,
bittiğimi ve birdaha istemediğimi söyleyince, “Ben şimdi sana istememeyi gösteririm orospu!” diyerek bir tokat
attı ve saçımdan tutarak ağzımı yarağının üzerine getirip, “Yala amına koduğumun orospusu!” dedi ve yarağını
zorla ağzıma sokarak emdirmeye başladı…
Yarağı ağzımda tekrar canlanmaya başladı ve birkaç dakika içinde eskisi gibi olmuştu. Beni kucağına alarak
yarağını eliyle tutup amımı yarağının üzerine getirdi ve amımı açarak yarağına çekti. Ben istemedikçe amımın
dudaklarından çekerek amımı yarağının üzerine bastırarak sokmaya başladı. Kupkuru olan yarrak kupkuru
olan amımı dağıtırak giriyordu. Amıma sanki kaktüs giriyor gibiydi, acıya dayanamdım can havliyle bağırmaya
başladım. Ağzımı tutarak kapattı ve birden tamamen aşağı bastırıp yarağının tamamını amıma kökledi ve
elleriyle belimden tutarak beni indirip kaldırmaya başladı. Artık yalvarıyordum çıkması için, “Yeterrrr, sikilmek
istemiyorum!” diyerek ağlamaya başladım. Ben ağlamaya başlayınca, “Sus amına koduğumun Zillisi!” diyerek
tokadı yapıştırıyor, üzerime abanarak daha sert sikiyordu. Başım dönmeye başladı, kendimi hissetmemeye
başladım. Ne kadar sikildiğimi bilmiyorum, amım bile uyuşmuştu…
Aşırı merakım yüzünden başıma neler geldiğini düşünrek, bir an önce boşalması için kendim ritim tutarak sikişe
ayak uydurmak istiyordum, ancak her gün sikişen adama nasıl ayak uydurabilirdim ki? İnsanın başına ne
gelirse ya meraktan yada yarraktan gelirmiş sözünün ne kadar doğru olduğunu kavradım. Artık sadece bulanık
görüntü olarak amıma hızlı hızlı gidip geldiğini görüyordum. Sonrasını hatırlamıyorum, bayılmışım! Bir müddet
sonra yüzüme yediğim tokatlarla kendime geldiğimde, yediğim tokatlarla yüzüm ve yanaklarım da acıyordu.
“Ne oldu?” dedim, “Ne olcak bayıldın!” dedi. Ayağa kalkmak istedim ancak kendi gücümle kalkamadım.
Kolumdan tutup beni doğrulttuğunda yine amımdan döllerin aktığını gördüm. Yine içime boşalmış ve amımı
dölleriyle doldurmuştu. Yine onun yardımıyla ayağa kalkınca kalçalarım ve amımın her yanı ağrıyordu.
Acaba? diye düşünerek elimle götümü kontrol ettiğimde bana, “Korkma amından yarrak yemesini bilmeyeni
götünden sikmem! Hani sen orospuluk yaptıydın? Orospu hiç sikilirken bayılır mı? Başıma mı kalacaksın? Bir
daha sikilmek için gelme, bu sana ders olsun!” dedi. Ayakta zor duruyordum bırakın adım atmayı. Elbiselerimi
de o giydirdi. Sonra cüzdanından karışık paralar çıkartıp Bodymin yakasından göğüslerimin arasına soktu.
Dudaklarımdan öptü ve “Bir daha acemice davranma!” dedi. “Tamam!” dedim. Kapıya giderken sendeledim
düştüm, beni kucaklayıp kaldırdı. Bir türlü kendime gelemiyordum, haşat etmişti beni. Beni sandalyeye
oturtup, gülerek, “Bir sikilmeyle ne hale geldin kız acemi orospu!” dedi. Ben de, “Ne olur beni sikişmeye
alıştırsana, seninle hep böyle sikişmek isterim!” dedim. “Tamam alıştırırım, ama bir şartla!” dedi. “Nedir?”
dedim. “Seni hem kendim sikerim, hem başkalarına siktiririm! Erkek başına 500 Liranı alırım!” dedi. “Eee,
ben ne alacağım?” dedim. “1.000 de sana kalacak!” dedi…
Erkek başına alacağım parayı duyunca, uyuşmuş amıma can gelir gibi oldu ve duvardan tutunarak evime indim
ve akşama kadar yattım. Aksilik bu ya, ayda yılda bir siken kocam da o gece am istedi. Hasta olduğumu
söyleyerek kocama vermedim tabi. İki gün yattım, üçüncü gün anca kendime gelebildim. Fakat bir hafta
boyunca her gün amımı kremledim. Ayhan hergün bana uğrayıp nasıl olduğuma bakıyordu, telefonumu aldı,
bazen de telefonla durumumu soruyordu. Amımın acısı tamamen geçtikten sonra Ayhana telefon açtım, “Ben
hazırım! Ne zaman istersen gelebilirim!” dedim. “Tamam, hemen şimdi gel ohalde!” dedi. Yukarı çıktığımda
içerde 30’lu yaşlarda bir kadın müşterisi vardı, kendini siktirmeye gelmişti. (Uyanık Ayhan, kadına senin için
bugün fantazi olsun diye extradan bir kadın ayarladım, üçlü yapacağız demiş ve bunun için de extradan 1.000
TL almış). Hemen beni de soyundurup kadının koynuna soktu. Bana kadının amını götünü yalatıp (beni
Lezbiyen de yaptıktan sonra), kadınla birlikte beni de sikti. İkimizi yanyana domaltıp, bir kadının amına
sokuyordu, bir benim amıma geçiriyordu. Kadını gönderdikten sonra, bana, “Hadi banyoya gir çabucak
duşunu al çık, birazdan senin için 50 yaşlarında birisini çağırdım, adam paralı, onun için demin seni tam
sikmedim, geçenki gibi olmayasın diye amını alıştırdım sadece!” dedi.
Artık sekiz aydır hem Ayhana am veriyorum, hem getirdiği adamlara am dağıtıyorum, resmen profesyonel
orospu oldum ve kocamın dükkanını iki kez satın alacak duruma geldim. Odun kocacığım ise halen iki üç
haftada bir, onu da ben istemeden sikmiyor. Odun da olsa yine kocamdır diye dayanamıyorum arada bir am
verip yaşatıyorum Gavat kocamı. Ayhan sayesinde sikiştiğim erkeklerin sayısını bile unuttum, ama Ayhan gibi
yarraklısını ve sikenini hala bulamadım! Ayhanda hem parayı buldum, hem istediğim gibi yarrak yiyorum. Size
sorarım, bir kadın başka ne ister ki?

(Sibel 25 Y., Ordu / Türkiye)

Öncelikle benim gibi Seksi çok seven herkese merhaba. Ben Konyadan Ayla. 21 yaşında, orta boylu, iri
göğüslü, siyah uzun saçları olan, siyah gözlü, evli bir bayanım. 1 yıl önce şimdiki kocamla evlendim.
Bekarlığımdan beri sexi çok severim, sexe aşırı bir düşkünlüğüm vardır. Fakat kocamla evlenince hayatım
zindan oldu. Kocam çok tutucu ve yobaz bir adam. Kocamın siki de çok küçük, aynı çocuk bülüğü gibi
birşey. Kocam yatakta hep kendini düşünüyor, beni hiç tatmin etmiyor, bacaklarımı ayırıp sikini amıma
sokuyor, Horozun Tavuğu siktiği gibi 2 dakika sikiyor ve içime boşalıyor, sonra da arkasını dönüp horul horul
uyuyor. Kocam daha amımı hiç yalamadı, eliyle dokunmadı bile. Amımı bırak, göğüslerimi bile öpüp
koklamıyor, okşamıyor. Kaymak Gibi Sikilen Amlar sitesindeki hikayeleri okudukça, artık dayanamıyordum,
kadınlığımı dişiliğimi hissetmek istiyordum.
Çalıştığım yer Ofisi başka bir yere taşıyordu, bu sırada ben eski Ofisimizde yalnız kalıyordum. Telefon hatlarını
taşımak için elemanlar geldi. Bende, “Yetkili kimse yok.” dedim. Telefoncu çocukların başındaki adam
(Patronları), “Ben bekleyim, siz dükkana dönün…” diye elemanları gönderdi. Adam 35-40 yaşlarında, hafif
beyaz saçlı, iri yapılı, gayet efendi bir beydi. Ben masamda, O da tam karşımda oturuyordu. Konuşmaya
başladık. Tanıştık, ismi Kenan’mış. Havadan sudan konuşmalarımız devam ediyordu. (Bu arada ben göğüs
dekolteli kıyafetleri çok severim, yine üstümde dekolteli kırmızı bir bluz vardı). Adamın bakışlarının göğüsüme
gittigini fark ediyor, heyecanlanıyordum. Bende onu tahrik edecek ufak ufak hareketler yapıyordum,
saçlarımla oynuyor, enseme, boynuma dokunuyordum. Koca Ofiste yalnızdık. Ve ikimizin de aklından aynı
şey geçiyordu. Sandalyesini daha da yanaştırdı ve bana iltifatlar etmeye başladı. Tam arzuladığım, dişiliğimi
bana hissetirecek erkek işte karşıma çıkmıştı…
İri elleri dikkatimi çekiyordu, (Nasılda avuçlar, okşar…) diye düşünüyor, Kedinin ciğere baktığı gibi adama
bakıyor, iç çekiyordum. Bana, “Evlimisin?” diye sordu. “Evet, evliyim.” diye cevapladım, ama ağzımdan,
“Maalesef…” kelimesi kendiliğinden kaçtı. Adam hafif bir gülümsemeyle, yanağıma dokundu ve “Benim senin
kadar güzel bir karım olsa asla çalıştırmazdım!” dedi. Bende, “Yaa, sende evlisin demek, çocuk var mı, karın
kaç yaşında?” gibi sorular sormaya başladım. “4 çocuğum var, karım 37 yaşında.” dedikten sonra, aynı benim
ağzımdan kaçrıdığım gibi, O da, “Maalesef…” diye ekledi. Bende, “Karın yaşlıymış, çoktan ununu eleyip eleği
asmıştır duvara…” dedim. “Çoktaaann!” dedi. Adamın haline üzüldüm nedense, “Sana aslında benim gibi
genç, ateşli birisi lazım…” dedim. “Senin gibi birini bulsam, biran bile tereddüt etmem, anında birlikte
olurdum!” dedi…
Sinyaller gayet açık ve netti ve artık her ikimiz için de yanlış anlaşılacak bir durum yoktu. Adamın elini tuttum
ve göğüslerimin üzerine koydum. O iri elini dekoltemden içeri soktu ve göğüslerimi okşamaya, yoğurmaya
başladı. Hiç ses çıkarmıyordum, çok hoşuma gidiyordu ve amım sırılsıklam olmuştu. Birbirimize daha da
yaklaştık, boynumu, kulak mememi emiyordu, dili göğüslerimin arasında geziyor, bir yandan göğüslerimi
avuçluyordu, bir eli de amımım üstünde geziniyordu. Amımın ıslaklığını hissedince gülümsedi. Ben biraz
utanmıştım. Beni oturduğum sandalyeden kaldırdı, masanın üstündeki eşyaları masanın kenarına sıyırıp, beni
masaya oturttu. Sonra bacaklarımı ayırdı ve eteğimi yukarı kaldırdı. Minicik Tanga külodum amımın sularıyla
ıslanmış, şeffaf hale gelmişti. Amımın dudaklarına kadar, yarığına kadar külodumdan belli oluyordu ve
gözlerinin önündeydi…
Parmağıyla önce biraz külodumun üzerinden amımı okşadı ve sonra külodumu kenara sıyırarak amımı inceledi,
amımın dudaklarını ayırdı, klitorisimle oynadı. “Çok tazesin…” diyordu sürekli, “Hiç sikilmemiş gibi amın var,
daracık amın var sevgilim…” diyordu. Amımı biraz inceledikten sonra külodumu sıyırıp çıkardı bacaklarımdan.
Sonra bacak arama yumuldu ve dilini amımda gezdirmeye başladı. Çok hoşuma gidiyordu, heyecandan
delirecek gibi oluyordum, mükemmel bir zevkti. Bende onun saçlarından tutup, kafasını amıma daha da
bastırıyordum. Resmen diliyle sikiyordu beni ve orgazm üstüne orgazm oluyordum. Amımdan akan bütün
sularımı içiyordu. Kocam bir kere dahi amıma dokunmamıştı, ama Kenan bey sanki kocama inat dilini sokup
çıkarıyordu, amımın dudaklarını ağzına alıp sündürüyor, inletiyordu beni. Daha sonra parmaklarını amımın
deliğine sokmaya başladı. Amımı iyice parmaklıyor, parmaklarına gelen am sularımı yalıyor, sonra parmağını
yeniden amıma sokuyordu. Parmaklarıyla amımı mükemmel sikiyordu. Kadın olduğumu, dişi olduğumu
hissediyordum…
“Sıra sende Küçük Orospum!” diyerek, beni masadan indirdi, saçlarımdan sıkı sıkı tutup yüzümü
pantolonunun önüne yapıştırdı, “Bunu mu istiyorsun? Canın yarak yemek mi istiyor?” diyordu. Sanki az önceki
efendi adam gitmiş, yerinde sert, küfürbaz bir adam gelmişti, “Merak etme, bütün deliklerini sikecem senin!”
diyordu, “Artık benim orosbum olacaksın!” diye inliyor, burnundan nefes alıyordudu. Pantolonunu ve
külodunu dizine kadar indirdiğinde, yarrağı kocamınkinden hem uzun hemde çok kalındı, başı çok büyüktü, ilk
defa böyle bir yarrak görüyordum. Saçlarımdan asılarak yarağını ağzıma hızlı hızlı sokmaya başladı. Kusacak
gibi oluyordum, ama onun umurunda değildi, “Hadi kaltak somur! Yala yarrağımı Orospu!” diye inliyordu. İşte
tam aradığım gibi, bana Hanyayı Konyayı gösterecek bir erkek diye düşünüyor ve mutlu oluyordum. Seve
seve yarağının hepsini ağzıma sokuyor, yalayarak çıkartıyor, sonra başını dilliyordum. Yarrağı ağzımda kazık
gibi sert olmuştu. Ağzımdan çekti yarağını, eliyle yanaklarımı sıkarak dudaklarımı ve ağzımı açtırdı ve ağzıma
tükürdü, “Yut amına koduğumun Orospusu!” dedi. Tükürüğünü yuttum. Arada sırada da, “Seni Zilli! Seni
Kahpe!” diyerek kıçıma tokat atıyordu. Nedense bana bu şekilde davranması çok hoşuma gidiyordu. Tam bir
hayvan olmuştu…
Patronun odasına geçtik, ordaki deri koltuklar duruyordu, daha taşınmamıştı. Beni koltuğa oturttu, bacaklarımı
açtı, biraz daha amımı yaladı ve koca yarrağını amıma öyle bir kökledi ki, çığlığı bastım. Kocama bekaretimi
verdiğimde bile bu kadar acı hissetmemiştim. “Ne o kaltak? Bunu istemiyormuydun? Niye çığlık atıyorsun? Al
sana yarrak!” diyor, köklüyordu. Amım ilk defa böyle bir yarrak görüyordu, sırılsıklam olmuştum, müthiş zevk
alıyordum. O bana, “Al sana yarrak Orospu!” dedikçe, bende ona, “Hadi erkeğim, daha sert sik, daha hızlı
becer beni, sik amcığımı, parçala!” diye inliyordum. Bunlar dahada hoşuna gidiyor, daha hızlı, daha sert
sikiyordu beni. “Aslan sikicim, kökle hadi dar amıma! Bu taze amın sahibi sensin bundan sonra kocacığım!”
diye inliyordum. Yaklaşık 20 dakika deli gibi sikti amımı. Amımdan yarrağını çıkartıp beni koltuğun üzerinde
domalttığında, olacaklar beni korkutuyordu…
Götümün yanaklarını o iri elleriyle ayırıp, göt deliğimi yalamaya başladı. “Herşeyinle, bütün deliklerinle bana ait
olacaksın Orosbu! Götünü de sikecem senin! O Gavat kocan da adamım diye gezsin dursun…” diye küfürler
ediyordu. Götümün deliğini yaladıktan sonra parmaklamaya başladı. Parmağını soktuğunda çok kasılmıştım,
“Kasma kendini, serbest bırak sevgilim, acıtmayacam…” diye beni hazırlıyor, yalayıp öyle parmaklıyordu. İlk
defa bir erkek göt deliğimle ilgileniyordu ve ben zevkten deliye dönüyordum. Beni böylesine mutlu eden,
heyecanlandıran bir adam benden göt istiyorsa, feda olsun ona diyordum içimden. “Sik sevgilim! Götümü
sikmek istiyorsan sik! Heryerim sana ait!” diyordum. Götüme iyice tükürdü, amımın sularından sürdü göt
deliğime. Sikinin başını hisssediyordum götümün deliğinde, sikinin başını sürtüyordu. “Yavaş sok nolursun! İlk
defa olacak!” diye uyardım. “Sokmayacam…” diyordu, sikinin başını götümün deliğinde gezdirip, sokuyormuş
gibi yapıyor, çekiyordu…
Hiç beklemediğim bir anda birden soktu ki götüme, canım nasıl yandıysa, feci bir çığlık atmışım. Umarım
kimse duymamıştır. Ağzımı eliyle kapattı ve biraz bekledi içimde. İkimiz de hiç kımıldamadan, öylece donduk
kaldık biran sanki. Götüm, içindeki yarrağa alışınca, ben götümü oynatmaya başladım. O da bunu hissedince
yavaş yavaş sokup çıkarmaya başladı. Az sonra yarrak götüme seri bir şekilde girip çıktıkça, acı geçmiş zevk
almaya başlamıştım. Götüm sikiliyordu, kocaman bir erkek bütün heybetiyle üstümdeydi ve “Amını götünü
siktiğimin orosbusu, söyle neyimsin benim?” diye küfür ediyordu. Bende, “Senin Orospunum! Fahişenim!
Kulunum, Kölenim! Sik götümü Sahibim! Doldur döllerini götüme erkeğim, Sikicim!” diye inliyordum. Kocam
hiç böyle şeyler söylemez günah diye, ama benim çok hoşuma gitmişti. Kendimi hiç hissetmediğim kadar dişi
hissediyordum…
Götümü  10-15 dakika kadar siktikten sonra götümün içine boşaldı. Yarağını götümden çıkardığında,
götümden döller akıyordu koltuğua. Ensemden tutup, koltuğa akan dölleri bana yalattıktan sonra toparlandık,
üstümüzü başımızı giyindik. Birbirimize Cep numaralarımızı verdik ve kimse görmeden Ofisten uğurladım onu.
Kısa bir süre sonra ben çalıştığım işten ayrıldım ve onun Ofisinde işe başladım. Hergün severek işe gidiyorum,
yeni patronumla doyana kadar sikişip, akşam evime geliyorum. Yeni patronumu çok seviyorum, o da benden
vazgeçemiyor!
Herkese bol sikişmeli günler…
[Ayla]

Ben Merve 29 yaşında 1.68 boyunda 62 kilo sarışın mavi gözlü beyaz tenli iri kalçaları ve göğüsleri olan henüz çocuğu olmamış 4 yıldır evli bir kadınım.Erkeklerin bakışlarından halen çekici ve seksi göründüğümün farkındayım.İşyerinde birlikte çalıştığımız Nilay adlı bekar bir arkadaşım var benim boylarımda 26 yaşında ve kumral olan bu arkadaşım 55 kilo civarında uzun bacakları küçük göğüsleri ve kalçalarıyla çıtır tabir edilen ince bir fiziğe sahip sakin ağır başlı hareketleriyle etrafındakilerce hanım hanımcık denilen türden bir kızdır.
Bu sene eşimin işleri dolayısıyla tatile gidemiyeceği belli olunca Nilay bana birlikte Avşaya gitmeyi teklif etti.Eşim önce karşı çıksada hem benim hemde Nilayın ısrarı üzerine kabul etmek mecburiyetinde kaldı ve iki kız dokuz günlük tatil için Avşa adasına giderek daha önceden ayarladığımız iki yataklı bir oda ile mutfaktan ibaret küçük bir daire olan pansiyonumuza yerleştik.
Avşaya gidenler bilir gece hayatı hareketlidir ilk üç gün sabah erken kalkıp denize girip kahvaltı yaptıktan sonra öğlenleri uyuyup akşamüstü tekrar denize giriyor ve sonra gece geç vakitlere kadar eğleniyorduk.Dördüncü gün pansiyonda bitişiğimizdeki daireye bir adam yerleşti.Akşamüstü yemek yerken balkonlarımız bitişik olduğundan alçak bir duvar haricinde aynı balkonda gibiydik ve onunla tanıştık.Kırk yaşlarında uzun boylu hafif kır saçları sakin duruşu ve yerinde konuşmalarıyla yakışıklıdan ziyade karizmatik bir kişiliği olan bu adamın adı Nihattı ve boşanmış dul bir erkekti.Yemek esnasında balkondan balkona yaptığımız sohbetle Nilayda bende onu gayet kibar ve güven verici bulmuştuk ve yemeklerimiz bitip hava karardığında eğlenmek için dışarı çıkmaya onuda davet ettik böylece üçümüz birlikte bir bara gittik.
İlerleyen saatlerde içilen içkilerinde etkisi ile samimiyetimiz artmıştı.Nihat arada beni arada Nilayı dansa kaldırıyordu.Nihatın konuşmaları ve hareketleriyle insanı etkileyen bir duruşu vardı ve etkilenmiştim ama benden çok etkilenenin Nilay olduğu belliydi ikisi dans ederken yakaladıkları samimiyette bunun göstergesiydi. Gece içki dans kahkaha şeklinde devam etti ve sabaha karşı pansiyona dönüp yattık.
Ertesi gün hep birlikte denize gittik ve akşam yine üçümüz eğlenmek için dışarı çıktık.İlerleyen saatlerde biraz başım ağrıdığından pek keyfim yoktu ortamı bozmamak için ben erken kalkıp pansiyona döndüm ve yattım.Gürültüyle uyanınca döndüklerini anladım ama Nilay beni kontrol etmek için odaya girdiğinde uykumun dağılmaması için uyuyormuş numarası yaptım uyuduğumu sanan Gülsümde kapıyı çekip balkona diğerlerinin yanına döndü.Benim yatağım balkona bakan pencerenin yanında olduğu ve camda aralık olduğu için alçak sesle konuşmalarına rağmen uykum kaçtı.
Yattığım yerden sohbetlerini dinleyip kalkıp kalkmamaya karar vermeye çalışırken fısıldaşarak konuşan Nilayla Nihatın sesleri kesilince merak edip yatakta doğrulup perdeyi aralayarak balkona bakınca şaşırdım kaldım bizim sessiz sakin Nilay Nihatın kucağına oturmuş öpüşüyorlardı.Yatağa uzandım ama içimdeki şeytanı yenemeyip doğruldum ve perdenin kenarından onları izlemeye başladım.Bana bir metre mesafede Nihat kucağındaki Nilayın tişörtünü çıkarmış onun küçük memelerini ve boynunu öperken bende onları sokak lambalarının loş ışığı sayesinde erotik bir film izler gibi izliyordum.Nilay birden ayağa kalkıp sandalyede oturan Nihatın önünde diz çöktü ve şortunu çözüp onun aletini dışarı çıkarıp yalamaya başladı. Bizim sakin kızımız Nilay çılgın gibi aletini yalarken Nihat onun saçlarını ve sırtını okşuyordu.
Daha sonra ayağa kalktılar çırılçıplak olan Nihat Nilayın şortunu çıkarıp sadece kiloduyla kalan Nilayın yüzünü masaya çevirip ellerini masaya yaslayıp önünde hafifçe domalmasını sağladıktan sonra arkasında diz çöküp kalçalarını ve uzun bacaklarını öpüp yalayarak kilodunu çıkardı.Tekrar kalçalarını öpüp emdikten sonra dudaklarını kadınlığına gömüp yalamaya başladığında Nilayın çıkardığı sesler aldığı zevkin kanıtıydı.Nihat sandalyeye oturunca Nilayda onun kucağına oturup aletini içine alarak kucağında inip kalkmaya başladı.Nihat Nilayın memelerini emip dudaklarını öperek elleriylede onun kalçalarını kavramış kucağında inip kalkmasına yardım ederken bende elimin apışarama gittiğini ve kadınlığımı okşadığımın farkına vardım.
Bekarkende arada masturbasyon yapardım ama bu uzun yıllar öncesinde kalmıştı ve şimdi ben gördüklerimin etkisiyle farkında olmadan kadınlığımı parmaklayıp kendime zevk veriyordum.Orgazma ulaşan Nilay kesik seslerle kasıldı ve Nihata sıkıca sarılıp bir süre öylece durdu ama Nihat henüz boşalmamıştı onu kucağından ayağa kaldırıp tekrar masanın üzerine eğerek arkasından içine girdi ve hızlı hızlı gidip gelmeye başladı.Nihat öyle hızlı gidip geliyorduki Nilayın üstüne eğilip elleriyle kavradığı masa gıcırdıyor ve Nihatın kalçalarına her vuruşunda çıkardığı sesler gecenin sessizliğine yayılıyordu.Bir süre daha gidip gelen Nihat aletini çıkarıp Nilayın sırtına boşalmaya başladığında bende onunla aynı anda orgazma ulaşmıştım yatağıma uzandım ve dinlenmeye başladım.
Dinlenirken düşünüyordum öncelikle daha önce belirttiğim gibi hanım bir kız görüntüsü veren Nilayın iki gün önce tanıştığı bir adamla biriyle olması beni şaşırtmıştı ama daha önemlisi onları izlerken bende Nihatı arzulamıştım.Kocam benim ilk ve tek erkeğimdi bekarken yaşadığım birkaç flört olmuştu ama onlarda öpüşmenin dışına çıkmamıştı ve ilk kez bir erkeği arzulamıştım.Sesleri kesilince camdan baktığımda balkonda olmadıklarını gördüm kapı açılmadığına göre balkondan yan balkona geçip Nihatın odasına geçmiş olabileceklerini düşündüm ve daha sonra uyumuşum.
Ertesi gün hergünün aksine öğlen vakti uyandığımda Nilayın yatağında uyuduğunu gördüm ben kahvaltı hazırlarken oda uyanıp yanıma geldi.Olanlardan haberim yokmuş gib davranıp gece nasıl geçti diye sorduğumda geç vakte kadar eğlendik geldiğimizde sen uyuyordun deyip başka birşey anlatmadı bende üstelemedim.Nihatıda kahvaltıya çağıralımmı dediğimde renk vermedi olur dedi ve üçümüz birlikte kahvaltı yaptık.Nihat adaya arabayla gelmişti ve daha öncesinden adayı iyi biliyordu bize bu gün denize adanın arka tarafında sakin bir koy var oraya gidelim akşamda orada mangal yaparız deyince kabul ettik ve alışveriş yapıp bahsettiği yere gittik.Gittiğimiz yer hakikaten çok sakin bir yerdi iki üç aile dışında kimse yoktu denize girip güneşlendik Nihat ile Nilayın özellikle denizdeki samimi hareketleri dikatten kaçmıyordu.Akşam saat yedi civarında diğer aileler gitti ve bizden başka kimse kalmadı hava kararmasına yakın iyice acıktık yemeğimizi hazırlayalım diyen Nihat herşeye hazırlıklı gelmişti arabanın arkasında mangalı piknik malzemeleri küçük bir araç buzdolabı portatif küçük bir masa büyük bir kilim bile vardı.
Mangalı yakıp küçük masada yemeğe başladığımızda hava kararmıştı Nihat rakı almıştı içki olarak rakıyı pek sevmememe rağmen ortamı bozmamak için içiyordum. Yemek bitince rakı ve birkaç meze dışında herşeyi toparladık bu esnada dolunay çıkmıştı nefis bir manzara vardı.Nihat büyük kilimi kumsala serdi içkilerimizi alıp yanyana kilimin üzerine uzanıp sessizliğin manzarının sohbetin tadını çıkarıyorduk.
Bu esnada rakı kadehlerini arka arkaya deviriyorduk benim içki limitim üç dört bardak şarap yada üç şişe bira iken ortamın etkisiyle dördüncü kadeh rakıya geçmiştim ve artık kafayı bulmaya başlamıştım tabi diğerlerininde benden farkı yoktu üçümüzde hafiften sarhoştuk birşeyler anlatıp kahkahalarla gülüyor açıkçası iyi eğleniyorduk.
Nihat bize denize girmeyi teklif etti zaten ateş basmıştı kabul edince denize girdik saat gece yarısına yaklaşmasına rağmen su harikaydı.Suda oynaşırken Nihat Nilayla sarılıp öpüşmeye başladı daha sonra ben yokmuşçasına sarılıp birbirlerini okşamaya başladılar.Ben sudan çıkıp onları yalnız bıraktım kumsaldaki kilime uzanıp onların siluetlerini izlerken içim yine ateşlenmeye başlamıştıki sudan çıkıp yanıma geldiler ve Nihat kaçmak yok hepberaber çırılçıplak denize giriyoruz dedi ben delirdinizmi falan derken Nilay bikinisini çıkarmıştı bile Nihatta şortunu çıkardığında ilk kez kocamın dışında çıplak bir erkeğin yanında duruyordum kafayı bulmuş olan Nilayda ısrara başladığında sarhoşluğumunda etkisiyle itiraz edemeyip bikinimi çıkardım ve bu kez ben ilk kez kocamdan başka bir erkeğin yanında çırılçıplaktım.
Belimize kadar gelen suyun içinde oynaşırken tekrar öpüşmeye başladılar Nihat birden Nilayı bırakıp beni kendine çekti ve öpmeye başladı.Denizin ateşimi söndürüp beni ayıltması gerekirken aksi etki yapmıştı ona karşılık vermeye başladım az sonra Nihat bir kolunu benim bir kolunu Nilayın boynuna dolamış ikimizlede öpüşüyordu. Kısa süre sonra boynumuzdaki eller kalçalarımıza indi artık Nihat bir beni bir Nilayı öperken bir eliyle onun minik diğer eliyle benim iri kalçalarımı okşuyordu.İkimizin beline sarılan Nihat bizi dışarı çıkarıp kilimin üzerine sırt üstü uzandı bizde onun iki yanına uzanınca ikimizide kendi üzerine doğru çekip bizi okşayarak öpmeye başladı.Artık kocamdan başka ilk kez bir erkekle hemde arkadaşımla beraber sevişirken utanmıyor ama aşırı heyecanlanıyordum.
Nihat dizlerinin üstüne doğrulup benide dizlerimin üstünde yanına getirip kolunu boynuma doladıktan sonra aletini önümüzde yüzüstü yatan Nilayın ağzına verdikten sonra benim memelerimi öpüp emmeye başladı bu sırada bir eliylede kadınlığımı okşuyor hafifçe parmaklıyordu.İlk kez yabancı bir erkek tarafından okşanır memelerim emilirken sarhoşluğun zevkin belki aldatmanın heyecanıyla titriyor dizlerimin üstünde zor duruyordum.Bir süre sonra Nihat sırtüstü uzanıp kafasını bacaklarımın arasına sokup kadınlığımı yalamaya başladı bu sırada Nilayda onun bacaklarının arasına eğilmiş aletini yalamaya devam ediyordu.Kısa sürede boşalacağımı anlayıp ağzının üzerinden kalkmak istediğimde bacaklarıma doladığı kollarıyla buna müsade etmeyip dilini içimde dolaştırmaya devam etti şiddetli bir orgazm yaşarken sesim ıssız koyun kayalıklarında çınlıyordu.
Ben üstünden kalkıp kenara yığılırcasına uzandığımda Nihat Nilayı 69 pozisyonuna getirip aletini yalatıp onun kadınlığını yalamaya başladı.Bir süre sonra Nihal sırt üstü yatan Nihatın üzerine ata biner gibi binip aletini içine aldı ve inip kalkmaya başladı kısa süre sonra ikiside boşalmıştı.Biraz dinlenip gece yarısı olmasına rağmen tekrar denize girdik çıkıncada toparlanıp pansiyona dönüp orada devam etmeye karar verdik.Yola çıktıktan sonra Nihat bir sürü bira aldı pansiyona gidene kadar birer tanesini içmiştik bile pansiyona geldiğimizde sırayla duş alırkende balkonda bira içmeye devam ediyorduk artık özellikle ben ve Nilay tam anlamıyla kafayı bulmuştuk.
Nihat eğer iki bayanla birlikte olacaksam takviye lazım diyerek bir hap içti sonrada bizi elimizden tutup odaya götürdü ve iki yatağı yere yanyana indirip odanın ortasında kocaman bir yatak olmasını sağladı.Üçümüzde bir çırpıda soyunup çırılçıplak kaldıktan sonra Nilayla ben yanyana yatağa uzandık Nihatta üzerimize gelip ikimizin memelerini okşayarak bir onunla bir benimle öpüşmeye başladı.Nihat her ikimizin memelerini uzun uzun öpüp yaladıktan sonra aşağıya bacak aramıza indi ve Nilayın kadınlığını yalarken benim kadınlığımı okşamaya başladı.Kadınlığında içinde dolaşan dilin verdiği zevkle kıvranan Nilay birden dudaklarıma yapışıp beni öpmeye başladı önce ilk kez bir kadınla öpüşmenin şaşkınlığıyla ne yapacağımı bilemedim ama o gece alkol ve aldığım zevk beni bambaşka biri yapmıştı sanki Nilaya karşılık vermeye başladım artık ikimizin dili birbirimizin ağzında deli gibi öpüşüyorduk.
Nihat yalamayı bırakıp beni dizlerimin üstünde sırtüstü yatan Nilayın ağzına oturttu kendiside dizlerinin üstünde yanımda durarak saçlarımdan tutup beni uzunca öptü ve kafamı eğerek aletini ağzıma verdi.İlk kez bir kadının dili kadınlığımın içinde dolaşıp beni çıldırtırken yine kocamdan sonra ilk kez yabancı bir penisi ağzıma almış deli gibi yalıyordum ve doğrusu bu penis kocamınkine göre çok büyüktü.Nilay dilini kadınlığımın içinde dolaştırken ben Nihatın iri penisini yalıyor Nihat ise bir eliyle benim saçlarımı kavramış başımı eğip kaldırırken diğer eliyle Nilayın kadınlığını parmaklıyordu yani üçümüzde birbirimize zevk veriyorduk.Nihatın saçlarımı çekmesi canımı yakmasına rağmen bu bile bana değişik bir zevk veriyordu ne utanma kalmıştı ne arlanma değme pornolara taş çıkartırcasına üçlü sevişiyorduk.
İri penisini içime almak için yanıyordumki Nihat sanki anlamış gibi beni kaldırıp kafam Nilayın bacaklarının arasına gelecek şekilde köpek pozisyonuna getirip arkadan içime girmeye başladı.Bu ilkler gecesinde ilk kez yabancı ve epey iri olan penis içime girdikçe canım yanıyor ama acı bana değişik bir zevk veriyordu.Nihat içime yerleşip bir eliyle kalçalarımı diğer eliyle memelerimi okşayarak içimde gidip gelmeye başlayınca aldığım zevkle dudaklarımı Nilayın kadınlığına yaslayıp yine ilk kez bir kadının vajinasını yalamaya başladım.Oda benim ve dilimle becerdiğim Nilayın sesiyle inlerken kalçalarımı hoyratça sıkıp tokatlayarak sertçe girip çıkan Nihatın hissettirdiği acının aldığım zevki artırdığının hayretle farkına varıyordum.
Abartmıyorum hayatımda ilk kez öyle şiddetli bir orgazm oldumki beynim zonkluyor kulaklarım uğulduyor adeta uçuyordum.Nihat boşaldığımı anlayıp içimden çıkınca kenardaki sandalyenin üzerine oturdum ve dinlenirken onları izlemeye başladım.Nihat ben kalkar kalkmaz hemen sırtüstü yatan Nilayın bacaklarını omzuna alıp içine girdi ve
onu altında ayakları başının yanına gelecek şekilde adeta ikiye katlayıp dudaklarından öperek becermeye başladı.Nihat Nilayı kaldırıp sandalyede oturan benim önüme getirip
ellerini benim omzuma koyarak önünde eğilmesini sağladıktan sonra tekrar arkadan onun içine girdi ve gidip gelmeye başladı.Elleriyle omuzumdan tutan Nilayla dillerimiz birbirimizin ağzında öpüşürken ellerimlede onun küçük memelerini okşuyordumki Nilay çığlık atıp kasılarak boşaldı ama Nihat henüz boşalmamıştı Nilayı kenara çekip önüme gelip iri penisini ağzıma uzattı.Aşırı ısrarları üzerine iğrenerekte olsa kocamı iki üç kez ağzımla boşaltmıştım ama şimdi bana inanılmaz zevkler yaşatan bu penisi boşaltmak için hiç naz yapmadım ve zevkle yalamaya başladım.Kısa süre sonra iyice irileşip damarları şişen penis önce ağzıma sonra yüzüme fışkırmaya başladı ve ter içinde kalan Nihatta yatağa serildi.
Ben banyoya gidip hemen bir duş alıp geri döndüğümde onlar yer yatağının üzerinde bira içiyorlardı önce Nilay sonrada Nihat duş almaya itti.Nihat çırılçıplak geri dönerken iri penisi hala dimdikti aç kurt gibi ona baktığımızı farkedince ilacın etkisi olduğunu söyledi ve ekledi ufaklık emrinizde ama ben bittim isterseniz ben biraz dinlenirken siz birbirinizle takılın.Bu sözleri duyan Nilay sanki emir almışçasına üzerime uzanıp beni öpmeye başladı uzun uzun karşılıklı olarak memelerimizi boynumuzu kalçalarımızı öptükten sonra 69 olup birbirimizin kadınlığını dilimizle yalamaya başladık. Dillerimiz birbirimizin vajinalarının içinde tansiyonumuzu artırırken Nihatın dizlerinin üstünde yanımızda durduğunu farkettik anlaşılan erkeğimiz dinlenmiş ve dönmüştü.
İkimiz doğrulup dizlerinin üstünde duran Nihatın önünde dört ayak üstünde durup onun penisine saldırdık ve bazen ben bazen Nilay bazende ikimiz birden ağzımıza alıp yalayarak oyuncağımızı tekrar bize zevk verir hale getirdik.Bir süre sonra Nihat Nilayı ayağa kaldırıp kucağına aldı dudaklarını öperek sırtını duvara dayayıp içine girdiğinde Nilayda bacaklarını beline dolayarak ona yardımcı oldu.Nihat Nilayı duvarla arasına sıkıştırmış dudaklarını öperek içinde gidip gelirken bende onun arkasına sarılmış sırtını ve boynunu öpüyordum.Nihat Nilayın içinden çıkıp sırtı duvara dayalı şekilde ayakta bıraktı ve beni Nilayın önüne getirip hafifçe eğilmemi sağladıktan sonra arkamda yerini alıp penisini içime yerleştirdi.Nihat içimde gidip gelirken üstümden doğru Nilayla öpüşüyor bende bir elimle Nilayın kadınlığını okşayıp parmaklıyor ayrıca kafamın hizasındaki memelerini emiyor zevkten bulutlara yükselmiş uçuyordum.
Nihat içimden çıkıp Nilayı sırtüstü yere yatırarak bacaklarının arasına girip içine yerleşince bende dizlerimin üstünde Nilayın kafasının üstüne geldim şimdi Nilay alttan benim kadınlığımı yalarken Nihat benimle öpüşerek onun içinde gidip geliyordu.Bir süre sonra Nihat Nilayın içinden çıkıp benim kafamı eğince Nilay altta ben üstte 69 olup birbirimizi yalamaya başlamıştık.Bizim dillerimiz birbirimizin vajinalarında dolaşırken Nihatın önce kalçalarımı öpüp emdiğini sonrada dilinin minik arka deliğimin üzerinde dolaşmaya başladığını hissettim.Kocama dahi elletmediğim minik arka deliğimdeki dilinin yerini parmağı alıp hafifçe girmeye başladığında itiraz etmiyor aksine zevk alıyordum.
Biz 69 halinde birbirimizi yalamaya devam ederken Nihat komodinin üzerindeki krem kutusunu alıp tekrar geldi ve Nilayı sandalyeye oturtup benimde kafamı onun kucağına koyacak şekilde köpek pozisyonuna getirip arkama geçti vajinama zorla aldığım o iri penisin arkama nasıl gireceğini düşünüyordum ama bir süre önce vajinama ilk girdiğinde duyduğum acının aldığım zevki artırdığnı gördüğümden itiraz etmedim.Nihat önce kremlediği parmağını arka deliğime sokup çıkarmaya başladığında bu acı değil garip bir zevk veriyordu.Daha sonra penisiyle zorlamaya başladığında canım inanılmaz yanıyor acıdan kafamı önümdeki Nilayın kucağına bastırıyor ama aşırı alkolün yada aşırı zevkin etkisiylemi bilinmez iyice girebilmesini sabırsızlıkla bekliyordum.
Nihat uzun bir uğraşıdan sonra iyice yerleşip eliyle vajinamı okşayıp parmaklayarak arka deliğimde gidip gelirken belki inanmayacaksınız zevk ve acını etkisiyle gözümden yaşlar süzülüyordu.Artık iyice alışıp Nihat hızlıca girip çıkmaya başladığında acı azalmıştı ve ben gözlerimden yaşlar akarak ağlayarak orgazm oluyordum kısa sünra Nihat arka deliğime boşaldı ve üçümüzde pestil gibi yatağa serildik.
Tatilin kalan üç geceside seviştik ama hiçbiri o ilk gece kadar zevkli olmadı ayrıca çok acıyan arka deliğimide elletmedim.Geri dönerken vapurda içimi bir pişmanlık doldurmuştu belkide bunu hafifletmek için Nilayla konuşup kocamla yatağımızı paylaşmasını istedim kabul edincede bir plan yaptım.Eğer plan umduğum gibi giderse yakında Nilay ve kocamla üçlü sevişeceğiz bunuda size anlatacağım..

Kocam telefon ettiğinde banyoda duştaydım. Telefonun çalan zilini duyar duymaz duşun altından çıkıp, havluyu ıslak
vücuduma sarıp acele koştum. Telefon alıcısını kulağıma aldığımda havluyla kurulanmaya çalışıyordum bir yandan da.
Kocam, “Hayatım, Ankara’dan arıyorum!” dedi direkt olarak. Şaşırdım, “Ankara mı? Nasıl yani? Nerden çıktışimdi
bu? Daha önce bahsetmemiştin…” dedim. “Acil iş çıktı, şirketin bir sorunu vardı, koşuşturmaktan seni arayamadım
bile, kusura bakma ne olur… Uçaktan yeni indik, hemen seni aradım!” dedi. Arka planda hava alanının bildik
gürültüsü, anons sesleri yankılanıyordu.
Biz demesi dikkatimi çekti, “İndik derken? Kim var yanında? Şırfıntı sekreterinle mi gittin oraya yoksa?” dedim.
“Aşkım, yine gereksiz kıskançlıklara başlama… Sana sonra anlatırım uzun uzun… Ben kapatıyorum. Semra’yı
arayayım, bu gece sana gelsin, yalnız kalma!” dedi. Elimde ötüp duran telefona bakakaldım. Kan beynime hücum
ediyordu. Kocam yanında o şırfıntı, seksisekreteriyle beraber Ankara’daydı ve benim elimden bir şey gelmiyordu.
Holdeki boy aynasına ilişti gözüm. Uzun sarı saçlarım ıslak tenime yapışmış, su damlacıkları vücudumda yol bularak
aşağılara doğru iniyordu. İri göğüslerim, incecik belim, kalçalarım, uzun bacaklarım… Bir haftalık rahatsızlıktan sonra
bu akşam seks perhizini bozmanın, kocamla sevişme planlarımın heyecanıyla temizleyip pırıl pırıl yaptığım amım…
Aklım kocama gitti yine. Bir hafta o minik sikini bana sokamadı diye, yine o aptalsarışınla yatağa mı girdi yoksa bu
adam? Gözümün önüne otel lobisinde oturan kocamla sekreteri geldi. Odaya beraber çıkmaları. Asansör. Ayrı oda
mı tuttular? Geceyi aynı odada mı geçirecekler? Oda servisine şampanya siparişi verir mi? Bayılır böyle jestlere
zampara herif! Para bok gibi tabi! 12 santimlik sikinin açığını böyle şeylerle kapatmayısever.
Öfkeyle telefonu koltuğun üzerine fırlattım. Ne yapacaktım ben bu herifle? Ayrılmayı istedim, yapamadım. Bana
sağladığı lüks, güzel yaşamı bırakamadım bir türlü. Ne yapabilirdim? İlk beni aldattığını öğrendiğimde öyle tartıştık ki.
Boşanmak istediğimde, beni şirketin avukatlarısayesinde dımdızlak ortada bırakmakla tehdit etti. Eski, parasız, zibidi
günlerime geri mi dönecektim? Mecburen kalmak, herşeyi bile bile yutmak zorunda kaldım.
Artık karısı olmak bir görev, bir iş gibi geliyordu bana. Altına yatıyor, küçük sikiyle işini görmesini bekliyordum
bacaklarım açık. Hırıltılarla boşalıp yana devrildiğinde, bana bakmasına aldırmadan klitorisimi okşaya okşaya
kendimi tatmin ediyordum. Kocamın yanında, aşk yatağımızda ben kıvrıla kıvrıla orgazm olurken, o da utanmadan,
sikini okşayarak beni izliyordu genelde.
Ben bunları düşünürken kapının zili çaldı. Havluyu göğsüme sarıp kapıya gittim. Semra gelmişti. Kocamın kız kardeşi,
görümcem. 22 yaşındaydı. O da abisi gibi zamparanın tekiydi. Küçük yaşına rağmen kırmadığı fındık kalmamıştı
orospunun. Kısacık boyuyla, seksi giyimi, kıvrımlı vücuduyla yanında hep başka başka erkeklerle görürdüm. Bir
tanıştırdığı oğlanı, bir daha göremezdim. Aslında severdim görümcemi. Dert ortağımdı. Abisinin yaptıklarını yana
yakıla anlatırdım, o da bana sevgililerinden yediği kazıkları anlatır, dertleşirdik.
İçeri aldım, o otururken ben de giyindim. Beraber çıktık, akşama kadar alışveriş yaptık, kafelerde oturduk, gezdik.
Akşam yemeğimizi, dışarıda güzel bir restoranda yedikten sonra eve geldik. Soyunup dökündük, geceliklerimizi giyip
benim yatak odasında, yatağın üzerinde oturup sohbet etmeye başladık. Yemekte aldığımız birer kadeh şarap
kesmemişti, yenisini açtım, ellerimizde kadehlerimizle yatağa serilmiştik.
Son sevgilisini anlatıyordu yana yakıla. Benim aklım kocamın yediği haltlarda, yarım kulakla dinliyordum onu. Bir şey
yüzünden kavga mı etmişler, küsmüşler mi, ağlaya ağlaya anlatıp duruyor, kadehleri arka arkaya deviriyordu
üzüntüsünden. “Ne isterse verdim. Ne isterse yaptım. Beyimizin canı sevişmek istedi, gece demedim yanına gittim.
Paraya sıkışmış, çıkarıp verdim. Ama ufacık bir şey için beni kırıyor, üzüyor, kavga ediyor Aylin! Ben ne yapayım bu
adamla?” diye dert yanıyordu. Bu arada dördüncü kadehi doldurdu.
“Ayrıl sen de!” diye akıl verdim, “Sırtında yumurta küfesi yok ya? Bırak gitsin. Başkasını bulursun. Bu kadar
üzülmene gerek yok ki!” dedim. “Ahhh, ahh! Ayrılamam ki yenge!” dedi. “Neden kızım, siktiri çek gitsin, bu kadar
basit!” dedim. “Öyle deme, onsuz yapamam ben!” dedi. “Neden? Ne özelliği var bu zibidinin?” dedim. “Ah yenge,
sorma! Anlattırma bana nelerinin olduğunu!” dedi. “Anlatsana kız, merak ettirdin beni şimdi!” dedim. “Yaaa, yatakta
müthiş bu herif Aylin! Öyle bir sevişiyor ki, öyle bir doyuruyor ki! Bu kadar sevgili değiştirdim, bunun gibisini
görmedim. Sırım gibi! Hele aletini görme! Nah bu kadar!” dedi, dirseğini kıvırmış, boylu boyunca gösteriyor,
kalınlığını anlatırken bileğini işaret ediyordu.
Bir anda ilgimi çekmişti konu. Gözümde canlandırmaya çalıştım. Pornolardaki Zenciler geldi gözümün önüne. Beyaz
sarışınların amına, ağzına girip çıkan, almakta zorluk çektikleri kocaman, kara yarakları. Yutkundum, “Offf! Hadi
yaa? Gerçekten mi?” diyebildim. “Sana yemin ederim. Akşam başlıyor, nerdeyse sabaha kadar bırakmıyor coştuğu
zaman. Canımı çıkarıyor. Üç gün kendime gelemiyorum. Turşu gibi dolaşıyorum ortalıklarda. Ne önüm kalıyor, ne
arkam. Darmadağın ediyor!” dedi. “Tamam tamam, anlatma! Vazgeçtim! Zaten dertli olduğumu, yaralı olduğumu
biliyorsun, bir de bunları anlatıyorsun ballandıra ballandıra!” dedim.
“Ya, kusura bakma Aylincim. Senin yanında anlatıyorum bunları, ama çok dertliyim yaa! Kendi derdimden senin
derdini unutmuşum. Abimin seni aç bıraktığını, doyuramadığını… Ne oldu, sana aldığım hediye iş görmüyor mu?”
dedi. Bana aldığı Vibratörden bahsediyordu. Yine böyle içki alıp dertleştiğimiz bir akşam ona her şeyi anlatmıştım.
Abisinin sikinin küçüklüğünü, doyuramadığını, çok seyrek seks yaptığımızı, onun da 5 dakikada bittiğini. Kızcağız
üzülmüş, ertesi günü elinde bir paketle çıkıp gelmişti. Paketi merakla açtığımda içinden 25 santimlik, damarlı,
kocaman bir titreşimli vibratör çıkmıştı. Kızarıp iade etmek isteyince de, paketi bırakıp gitmişti. O günden beri o
vibratörle idare etmeye çalışıyordum.
“Vibratör iş görüyor, merak etme!” dedim gülümseyerek. Yalnız gecelerimde içimde titreşen koca aletin verdiği zevk
geldi aklıma, uzandığım yerde gerindim. O kasıklarımdaki karıncalanma hissini duydum yine. Semra da başını eline
dayamış, yattığı yerde beni izliyordu. O da gülerek, “Evet, görüyorum, seni iyi doyuruyor galiba?” dedi hınzırca. “Ama
canlısının yerini tutmaz ki kızım! Sadece içime girip çıkıyor. Hani içime girerken beni ezecek erkek? Hani beri sarıp
okşayacak kollar? Dilleyecek diller?” dedim sıkıntıyla.
“Doğru söylüyorsun. Gerçek erkeğin yerini tutar mı hiç? Hele benimkinin! Ahmet’im burada olsaydışimdi… Sarsaydı,
altında ezseydi beni… Amıma gömseydi o aletini…” dedi. Dudaklarını büzmüş, yine sevgilisi aklına gelmiş, gözünden
pıtır pıtır yaş dökülmeye başlamıştı. Alkolün de verdiği etkiyle ağlıyordu baya. Dayanamadım, uzanıp sarıldım, teselli
etmeye çalıştm. Başını kucağıma koydu, hem ağlıyor, hem bacaklarımı okşuyordu. Eline vurdum, “Yapma canım!
Lezbiyenlik huyum yok biliyorsun!” dedim. Gözünün yaşıyla güldü, “Ah, bilsen neler kaçırıyorsun Aylin bu güzel
vücudunla!” dedi. “Deli kız, bırak şimdi bunu. Daldan dala atlıyorsun. Gel şu Ahmet’i arayalım, çağır buraya,
konuşalım, aranızdakisorunu çözelim, ne dersin?” dedim.
“Gelmez ki! Telefonuma cevap bile vermiyor. Konuşmuyor benimle!” dedi. “Dur sen, ben arayayım. Numaramı
bilmiyor, açmamazlık yapmaz!” dedim. “Arama şunu! Götü kalkacak! Bir sürü hakaret etti bana! Tamam, benisiksin
diye ölüyorum ama, arayamam!” dedi. “Ver şu telefon numarasını, karışma gerisine!” dedim. Aradım. Tok bir erkek
sesi. Kim olduğumu, neden aradığımı anlattım, gelirse diye evimin adresini verdim ve tarif ettim. Gelmeyeceğini, ısrar
etmememi söyledi. Kapattı. Bizimki yine zırlamaya başladı, “Söylemiştim sana! İstemiyor beni artık!” diye. Bir şey
diyemedim. Birer kadeh daha doldurdum. Yavaş yavaş içtik konuşmadan.
Artık gözlerim kapanmaya başlamıştı ki, kapının zili çaldı. Saate baktım, 24:00′ü geçmiş, bu saatte kim olabilir ki diye
düşündüm. Biraz korku, biraz çekingenlikle kapıya gittim. Gözetleme deliğinden baktığımda, kapıda bir adamın
durduğunu gördüm. Semra’nın anlattığı kadarıyla bu olsa olsa Ahmet olabilirdi, yanisevgilisi. Heyecanla kapıyı açtım.
Telefondaki gibi tok, erkek sesiyle, “Merhaba!” dedi. “Merhaba?” dedim. “Ahmet ben, az önce konuştuk. Semra’yla
ilgili. Gelmeyeceğimi söylemiştim ama, dayanamadım, çıkıp geldim!” dedi. Elimi uzattım, tokalaştık. “Memnun oldum.
Ben de Aylin!” dedim. “Biliyorum, Semra çok bahsetti sizden!” dedi. “Gelsene içeriye Ahmet, kapıda durma öyle!”
dedim.
Esmer, koyu tenli adamın mavi mavi boncuk gözleri, her an üzerime atlayacakmışcasına benim üstümde, içeriye girdi.
Tuhafıma gitti bakışları. Neye bakıyor bu adam böyle derken, gözüm aynaya ilişti. Hay aksi! Gecelikle açmıştım
kapıyı. Altımda bir külot vardı sadece. Meme uçlarımın siyahlığı, tanga külodum, mini gecelik eteğinin açıkta bıraktığı
bacaklarım. Hepsi meydandaydı. İçeriye seslendim, “Semra, gelsene buraya!” diye. Çıktı geldi. O da benimle aynı
durumda, geceliğiyle çıkıp gelivermişti öylesine. Ahmet’i görünce gözleri açıldı şaşkınlıktan. Soğuk bir tavırla, “Hoş
geldin Ahmet!” dedi.
Ben hemen yatak odasına koşup üzerime bir sabahlık geçirdim, geldim. Salona girdiğimde onlar halen karşılıklı
bakışıyorlardı. Bakışlarıyla anlaştılar herhalde, Semra bir adım atıp sımsıkı sarıldı oğlana. O da karşılık verdi. Ayakta
birbirlerine sarıldılar, kaldılar. Semra’nın minyon yapısının yanında adam dev gibi görünüyordu. Aralarında nerden
baksan 50 santim boy farkı vardı. Semra parmak uçlarında yükselerek uzandı, dudakları birleşti. Ahmet de beline
sarılarak kendine yapıştırdı kızı, ayakta emişmeye başladılar.
Beni unutmuşlar, kendilerinden geçmişlerdi. Görüşmeyeli epey zaman olmuştu sanırım. Semra’nın göğüsleri adamın
göğsünde eziliyor, adamın kocaman elleri belinde, kalçasında dolaşıyordu. Neden sonra ayrıldılar. Ben gülerek,
“Madem bu kadar özlediniz, neden ayrı durdunuz bunca zaman?” dedim. Birbirlerine baktılar, elleri ayrılmamıştı.
“Hadi oturun, size bir şeyler getireyim, konuşalım. Ne alırsın Ahmet?” dedim. “Siz bilirsiniz, ne varsa, fark etmez!”
deyince büfede duran eski Viskiyi alıp birer kadeh doldurdum. Geniş koltuğa yan yana oturan sevgililere uzattım.
Karşılarındaki tekli koltuğa geçip oturdum ben de. Onlar hem viskilerini yudumladılar, hem konuştular. Dakikalarca.
Ahmet konuşup tartışmanın hararetiyle Viskiyi çabuk çabuk içiyordu. İki, üç, dördüncü kadehi doldurduğumda, o da
bizimle aynı ayara gelmişti. Semra yatakta içtiğimiz şarabın üzerine ikinci Viski kadehini yuvarlamış, sevgilisinin
yanında mutluluktan yanakları, gözleri parlıyor, dili şakıyordu. Ahmet’in kolunun altına girmiş, kene gibi yapışmıştı
çocuğa.
Arada ben de lafa karışıyor, neşelerine ortak oluyordum. Ahmet’i süzüyordum. Sarışın, yakışıklı, uzun boylu, dalyan
gibi dedikleri türden bir şeydi. Sarı saçlarını uzatmış, yanık teniyle kızılderili gibi duruyordu. Kirli sakalı, tek kulağında
parlayan küpesi, üzerindeki kaliteli gömlek, kot pantolonla harika görünüyordu.
Semra bir yandan konuşuyor, bir yandan oğlanın tepesine çıkacak gibi sarılıyor, sarmaşıyor, yanaklarını okşuyor,
öpüyordu. Ahmet biraz sıkılgan, gözü bende, kulağı Semra’da, onun saldırılarına karşı durmaya çalışıyor gibiydi. En
son Semra dudaklarına uzanınca, Ahmet, “Rahat dur kızım! Azmışsın sen iyice! Baksana, Aylin var!” dedi. Semra
umursamadı bile, öpmeyisürdürdü, “Yabancı değil o, halden anlar! Merak etme, seni nasıl özlediğimi, nasıl istediğimi
o da biliyor!” dedi. Ahmet kurtulmaya çalışarak, “İyi de, bu kadar…” dedi. Bu sefer ben söze karıştım. Televizyonun
kumandasını alarak bir film açtım, “Siz bana bakmayın çocuklar, rahatınıza bakın! Yabancı değilim ya, Film izliyorum
ben!” dedim.
Avizenin kumandasını alıp ışığı da kıstım iyice. Avizenin loş ışığı ve televizyondan gelen ışık kalmıştı salonda. Ahmet
ortamın rahatlığını görünce, Semra’nın sarılmalarına karşılık vermeye başlamıştı. Çekingenliği üzerinden atmış,
dudaklarıyla kızın dudaklarını örtmüş, kürek gibi elleri vücudunun her tarafında dolaşıyordu. Parmakları mengene gibi
kızın etini kıstırınca, Semra’dan, “Ayyy!” diye bir inleme duyuluyor, dudak şapırtıları filmden gelen sesleri
bastırıyordu. Kendilerinden geçmiş gibiydiler. Şarap ve Viski aşırı rahatlatmıştı sevgilileri. Kendi dünyalarına
dalmışlar, beni unutmuşlardı bile.
Ahmet’in koca ellerinin Semra’nın geceliğinin üstünden memelerini avuçladığını, nefes almak için dudaklarını
araladıklarında birbirinin içine girip çıkan, okşayan dillerini gördüm loş ışıkta. Semra memeleri avuçlanınca yine inledi.
Hamur gibi yoğuruluyordu diri memeleri. İnlememek mümkün mü o avuçların içinde. Sonra o eller aşağıya indi.
Geceliğin eteğinin altından külodunu avuçladı…
Ne yapacağımışaşırmıştım. Televizyona bakıyordum, ama hiçbir şey görmüyordum. Bütün duyargalarımla yan tarafta
sevişenlere kilitlenmiştim. Yan gözle görebildiğim vücutların sarmaşmaları, kıpırdanışları, kısık inlemeler. İçimde,
kasıklarımda ateşler yanmaya başladı. Amımdan sular geliyordu. Çaktırmamaya çalışarak elimi apış arama götürdüm.
Amımın dudakları yanıyor, kaşınıyor, ıslanıyordu. Elimi, parmaklarımı bastırdım üstüne, sus der gibi. Ama ne
mümkün. Parmaklarım kasıldı, am dudaklarımı sıktım parmaklarımın arasında. Korkunç zevk alıyordum. İstekle
yanıyordum. Bacaklarımısımsıkı kasıp bırakıyor, am dudaklarımı, klitorisimi eziyordum…
Artık televizyona bakma numarası bile yapamıyordum. Direkt onlara kilitlenmiştim. Sanki canlı porno izliyordum.
Sadece üzerlerinde giysiler vardı. Ben olmasam içeride, çoktan onları sıyırıp birbirlerine dalmışlardı, eminim. Ben
onlara bakarken, Ahmet’in gözlerinin bende olduğunu fark ettim birden. Bir yandan kucağındaki Semra’nın saçlarını
kavramış, dudaklarını öpüyor, bir yandan beni izliyordu. Ne yapıyordu bu adam? Neden bana bakıyordu ki? Ama
hoşuma gitmişti beni izlemesi. Elimin hareketlerini kesmedim, kendimi okşamaya devam ettim. Şimdi Ahmet’in
bakışları üzerimdeyken onları izlemek daha çok tahrik etmişti beni…
Yavaşça sabahlığımı sıyırdım omuzlarımdan. Geceliğim meydana çıktı. Yakasını parmak uçlarımla araladım. Çıplak
memelerim meydana çıktı. Uçları zevkle dikilmişler, sertleşmişlerdi. Koltukta kaykıldım iyice, uzun bacaklarımı
araladım. Gözümü Ahmet’ten ayırmıyordum. O da benden. Yaptıklarımı izliyordu. Bir elimi meme ucuma götürürken,
diğerini kasıklarıma, bacak arama götürdüm. İçkinin, seks isteğinin verdiği sıcaklık tüm damarlarımda dolaşıyordu.
Amımın şiştiğini, kanla dolduğunu hissediyordum. Kendimi okşadım uzun uzun. Külodumun içine soktuğum
parmaklarım sularımdan ıslanmıştı. Çıkardım, dudaklarıma götürdüm. Ahmet’e göstere göstere yaladım parmaklarımı,
tek tek. Gözleri bana sabitlenmişti. Sanki kucağında yatan Semra’yı değil, benisikmek üzereydi. Eli kızın külodunun
içine dalmıştı. Amını kurcalayıp duruyor, parmaklarınısokuyordu içine…
Semra boğuk bir sesle, “Ohhh!” diye inledi ve “Aşkım yapma! Beni delirtiyorsun!” dedi. Onun da eli Ahmet’in önünü
okşuyor, parmaklarının arasında ovalıyordu. Fermuarını açıp içeriye dalan parmaklar, içerde oynaşıp duruyor,
Ahmet’in inlemesine sebep oluyordu.
Anlaşıldı ki, ben burada oldukça bunlar ilerleyemeyecek, öpüşmekle kalacaklardı. Gözlerim Ahmet’te, yerimden
zorlukla doğruldum. Sabahlığı koltukta bırakmıştım. Onu ilk geldiğinde karşıladığım vaziyette, minişeffaf geceliğimle,
yüksek topuklu ev terlikleriyle ayakta durup onlara baktım. Şehvetten buğulanmış bir sesle, “Çocuklar, siz rahat
edemiyorsunuz. Ben en iyisi gidip yatayım, siz de rahat rahat sevişin!” dedim. Semra başını çevirip baygın baygın
bana baktı. Onun durumu da iyi değildi. “İyi olur valla Aylincim, benim dayanacak halim kalmadı. Ah benim anlayışlı
yengecim!” dedi. “Abine söylemek yok tabi bunu yaptığımı. İyi geceler size. Uyuyabilirseniz tabi…” dedim gülmeye
çalışarak.
Aslında hiç gülecek halim yoktu. Gözüm Ahmet’in bacak arasında fermuarı açık kotunun önünü şişiren
kabarıklıktaydı. Ne vardı bunun içinde? Nasıl bir şey vardı ki, Semracık onun hasretiyle yanıp tutuşuyor,
yokluğundan karalar bağlıyordu? Mutlaka görmeliydim o şeyi. Çıkmak için arkamı dönerken Ahmet’e baktım tekrar.
Gözleriyle bir şey işaret ediyordu sanki. Salondan çıktım. Daha doğrusu çıkar gibi yaptım. Yatak odasının kapısını
sesli bir şekilde kapatıp açtım, içeri girmeden tekrar salonun kapısına çöreklendim…
Tam tahmin ettiğim gibiydi. Semra büyük bir açlıkla koltuğun üzerine yatırdığısevgilisinin üstüne tırmanmış, Koala gibi
sarmalamıştı. Ahmet yattığı yerden kendini ona bırakmıştı. Semra erkeğinin üstünde doğruldu, geceliğini telaşla
çıkarıp fırlattı. İçinde sütyen olmadığından bir anda sadece külotla kalıvermişti. Memeleri 22 yaşının verdiği dirilikle
dimdik karşıyı gösteriyordu. Ellerini Ahmet’in göğsüne dayayıp, külotlu amını kotun önündeki kabarıklığa sürtmeye
başladı. Çılgın gibi sürtünüyordu. Telaşlı hareketlerle kalktı, külodunu da çıkardı. Ayakta çırılçıplak duruyordu. Loş
ışıkta genç bedeni harika görünüyordu. Eğildi, Ahmet’in üstündeki gömleği çıkardı. Pantolonun kemerini açıp titreyen
parmaklarla pantolonu içindeki baksırla beraber sıyırdı yavaş yavaş…
Gözlerimi dört açmış bekliyordum. Fazla beklemedim. Semra’nın yana yakıla anlatıp durduğu haşmetli sik dimdik
ortaya çıkmıştı. Upuzun görünüyordu gözüme. Kocamın ufaklıktan sonra gözüme canavar gibi görünmüştü Ahmet’in
koca siki. Offf… Amım sulanıyordu yine. Parmaklarımı daldırıp manzarayı seyretmeye devam ettim. Semra çırılçıplak
soyduğu erkeğinin üstüne çıktı yine. Havaya dikili duran sikin üstüne çöktü yavaş yavaş. Semra adamın dev gövdesi
ve koca siki üzerinde öyle narin, minicik görünüyordu ki, o koca siki alıp alamayacağını merak ettim bir an. Sonra,
alabiliyor ki, sevişip duruyorlar dedim kendi kendime.
Semra eğildi, sikin kafasını tutup amına dayadı. Yavaş yavaş inmeye başladı. Dudaklarını ısırıyordu. Ahmet aşağıdan
belini tuttu, o da bastırarak yardımcı olmaya çalışıyordu. Yavaş yavaş indirdiği kalçalarısikin dibine vardığında derin
bir, “Ohhhhh!” çekti Semra. Durdu, fısıltıyla, “Yavaş aşkım! Bekle biraz… Alışsın!” dedi. Ahmet’in umursadığı yoktu.
Ellerini başının altında kenetlemiş, sevgilisinin yaptıklarını izliyordu. Semra’nın gözleri kapalı, içindeki sikin
büyüklüğünü hazmetmeye çalışıyor, yavaş yavaş kalçalarını oynatıyordu. Ahmet başını yana çevirdi, sanki benim
orada olduğumu biliyordu…
Kapının arkasından çıkıp kendimi gösterdim ona. Gözlerimiz birleşti. Ben de gözlerimi ayırmadan altımdaki ıslak
külodu indirdim, bacaklarımdan sıyırıp çıkardım. Geceliğimi çıkarsam mı diye düşündüm, vazgeçtim. Eteğini kaldırıp
belime kadar sıvadım. Diğer elimi amıma götürüp avuçladım. Ohhhh… Önümde canlı porno oynuyor, ben de kendimi
tatmin ediyordum…
Semra oturup kalkmaya başladı sikin üstünde. Zorlukla yapıyordu bunu. Ahmet’in koca siki daracık amcığını yara
yara içine giriyor, kayboluyor, sonra tekrar yavaş yavaş meydana çıkıyordu. Bir kaç kere tekrarladıktan sonra
kasılmaya başladı. Anlaşılan çok özlemişti sikilmeyi. Hemen orgazm oluvermişti. Kasılmaları bitene kadar zıpladı
Ahmet’in sikinin üstünde. Amından akan sular girişi rahatlatmıştı herhalde. Daha kolay inip kalkıyordu şimdi. Nefes
nefese kalmıştı. Durdu, kalkıp siki amından çıkardı. Koltuğa serilip kaldı. Ahmet biraz dinlenmesine izin verdi. Sonra
kalkıp, Semra’nın bacaklarını ayırdı, arasına girdi. Semra ses çıkarmadan onu izliyordu. Başına geleceklere itiraz
etme hakkı yoktu sanırım.
Ahmet uzun sikini gövdesinden tutup, sikini Semra’nın ıslak am dudaklarına, klitorisine boylu boyunca sürttü bir
süre… Islanan sikinin başı ışıkta pırıl pırıl parlıyordu. Ohhh… Harika görünüyordu. O klitorisine sert aleti sürttükçe,
Semra inim inim inliyordu. Kaygan sik delirtiyordu onu. Dudaklarını ısırıyordu zevkten. Sonra bir anda tutup önünde
sabırsızlıkla bekleyen istekli amcığın içine batırıverdi aletini. Semra kıvrandı, “Ahhh! Yavaşş aşkım…” dedi acıyla.
“Sus orospu! İstediğin bu değil miydi? İşte veriyorum istediğini sana! Sesini çıkarma, seni evire çevire sikicem bu
gece!” dedi.
Gidip gelmeye başladı hoyratça. Semra artık çekinmeyi bırakmış, içine girip çıkan yarağın verdiği zevk ve acıyla
inliyordu. Yine kasıldı, orgazm oldu. Ahmet içine girip çıktıkça içinden sular fışkırıyordu sanki. Durmuyordu adam.
Boşalmaya niyeti yok gibiydi. Sürekli bacaklarının arasında gidip geliyordu. Semra’nın bir bacağını kaldırdı, boynuna
dayadı. İkiye ayrılan bacakların arasına istediği gibi yerleşip pompalamaya devam etti. Semra’nın inlemekten sesi
kısılmıştı artık…
Ahmet bu kez belinden tutup ayağa kalktı. Semra’nın minyon gövdesi sikinin üstünde asılı gibi duruyordu.
Kalçalarından tutup ayakta hoplatmaya başladı. Semra düşmemek için boynuna sımsıkı sarılmış, içine yarak girip
çıktıkça inliyordu, “Aahhh! Yeter! Yeter artık! Acı bana! Dayanamıyorum!” diye. Ben elim amımda bu inanılmaz
sahneyi izliyordum. Ahmet ayakta görümcemi hoplata hoplata sikiyor, yüzü kapıya dönük vaziyette, gözlerini benden
ayırmıyordu. Ben de ona göstere göstere amımı okşuyor, parmaklarımı içime sokuyordum…
Bu kez döndü, Semra’yı sikinden indirip koltuğun üstüne bıraktı yavaşça. Semra bir, “Ohhh!” çekmişti. Baygın
vaziyetteydi. Ama Ahmet dinlenmesine izin vermedi. Belinden tutup çevirdi, sert hareketlerle kızı dizlerinin üzerinde
domalttı. Islak sikinin başını göt deliğine sürtmeye başladı. Semra çırpınıyordu artık, “Lütfen aşkım, yalvarıyorum,
dayanamam artık, ölmek üzereyim! Yeter!” dye. “Artık istemiyor musun beni tatlım?” diye sordu Ahmet, “Seni
sikmemi istemiyor musun? Az önce amıma geçir diye yalvarıyordun. Şimdi sikme diyorsun!” dedi. Semra da, “İçim
çok acıyor aşkım! Hiç olmazsa ara verelim. Lütfen!” dedi.
Ahmet de, “İstersen içerde Aylin var… Çağıralım mı onu? Sana yardım etsin ister misin? Ne dersin?” dedi. Bunu
söylerken bana bakıyordu yine. Semra, “Gelmez ki! Sana anlattım, abim doyuramıyor onu, senin onda biri kadar
sikse yeter ona! Ama gelmez!” dedi. Ahmet bana baktı, “Ya gelirse? Ya onun da canı isterse?” dedi. Semra, “Keşke!
Ne istersen yap hayatım! Yeter ki biraz dinleneyim ben! Öldürdün beni! Onu da sik! Biraz mutlu olsun yengem de! O
da tadına baksın senin güzelsikinin! Bayram yapsın o da! Ama gelmez!” dedi.
Ahmet gözümün içine baktı. Şehvet vaat eden deli bakışları beni çağırıyordu. Elimi apış aramdan çekip yavaş
adımlarla salona girdim. Hipnotize olmuş gibiydim. Gözlerimi Ahmet’in güzel maviş gözlerinden alamıyordum bir türlü.
Yaklaştım. Semra domalmış vaziyette, arkadan amına giren koca yarakla baş etmeye çalışıyordu. Ahmet’in kalçaları
ileri geri gidiyor, yavaş hareketlerle sikmeye devam ediyordu. Elimi uzatıp onun gergin, kaslı kalçalarına değdirdim.
Ateş gibi yanıyordu. Okşadım. Ahmet bir eliyle geceliğimin eteğini tutup kaldırdı. Çıkarmamı istiyordu sanırım. Ben
de tutup çıkardım geceliği. Şimdi ben de onlar gibi çırılçıplaktım. Arkadan yanaştım, Ahmet’in vücuduna sarıldım.
Ahmet Semra’nın kalçalarıyla benim aramda kalmıştışimdi…
Öne gittikçe Semra’nın amına giriyor, kalçalarına kasıkları çarpıyor, amından çıkarıp geri gelince benim kasıklarıma
çarpıyordu. Ahmet başını çevirip dudaklarını uzattı. Ben de parmak uçlarımda yükselip öptüm dudaklarını. Dilimi
gezdirdim. Uzun uzun öpüştük. Dili dilimi okşuyor, delirtiyordu beni. Uzun sarı saçlarını okşadım öpüşürken. Sonra
öpüşmeyi bıraktı. Semra’ya dönüp belinden kavradı. Kızı sikini hiç çıkarmadan belinden tutup kaldırdı, koltuğa
oturdu, arkasına yaslandı. Semra kucağında, sırtı dönük bir şekilde sikinin üstünde oturuyordu…
İşte o anda gördü beni. Gözleri şaşkınlıkla açıldı. Ben de onlar gibi çırılçıplak, aynı odanın içindeydik. Gülümsedim.
O da bana gülümsedi. Gözlerimizle aramızda anlaşmıştık. Bu güzel siki, sikin sahibini aramızda paylaşacaktık. Onun
yükünü hafifletecektim ben…
Semra’nın Lezbiyen ilişkiler konusunda söyledikleri geldi aklıma. Önlerinde diz çöktüm. Ahmet’in akan zevk sularıyla
parlayan siki bir görünüp bir kayboluyordu gözümün önünde, damarlarını yakından görebiliyordum. Semra bir
yandan inip kalkıyor, bir yandan gözünü benden ayırmadan merakla ne yapacağıma bakıyordu. Elimi uzattım,
durmaksızın hareket halindeki tüysüz amına parmaklarımı değdirdim. Durakladı. Bekliyordu. Kabarmış, parmak gibi
sertleşmiş klitorisini okşadım. Zıpkın yemiş gibi irkildi zevkten, “Ohhh! Çok güzel!” diye inledi…
Devamını bekliyordu şimdi. Bir süre okşadım klitorisini, sonra eğildim, dilimin ucunu tam o sertleşmiş klitorisine
değdirdim. İnlemeler devam ediyordu. İçindeki koca yarağın verdiği zevk, klitorisinden yayılan zevkle birleşiyor,
inlettiriyordu kızı. İlk defa yapıyordum bunu, ilk Lezbiyen ilişkimi yaşamak üzereydim. Bir hemcinsimin amını ellemek,
ona zevk vermek, dilimin ucunda sıvılarının tadını almak içimi bir hoş yapmıştı…
İkisi de hareket etmeyi bırakmıştı. Ahmet kucağında minicik kalan Semra’nın omuzundan bakıyordu yaptıklarıma.
Dilimi boylu boyunca gezdirdim Semra’nın amında. Altta Ahmet’in sikine geldim, uzun sikin yarısı dışarıda kalmıştı.
Dilimle gezintiye devam ettim. Aşağıya indim, yumruk gibi aşağı sarkan taşaklarında gezdirdim dilimin ucunu. Sonra
aynı şekilde, aynı yolu izleyerek yukarıya çıktım. Taşaklarını, damarlı sikini, Semra’nın şişmiş am dudaklarını,
klitorisini yaladım. Hangisini yalasam, ondan bir, “Ohhhh!” inlemesi duyuyordum. Elimi amıma götürdüm, bir yandan
yalıyor, bir yandan kendimi parmaklıyordum. Sonra dudaklarımı Semra’nın klitorisine gömdüm iyice. Emmeye
başladım. Somura somura emiyordum…
Semra feryat etmeye başlamıştı, “Offf! Aylin… Ne yapıyorsun bana! Çok güzel! Yala! Yala!” diye inliyor, Ahmet’in
kucağında, sikinin üstünde kıvranıyordu. Ahmet de bir eliyle saçlarından kavramış, dudaklarını emiyor, diğer eliyle
memesinin birini avuçlamış eziyordu. Her zevk noktasından kuşatılan Semra daha fazla dayanamadı. Yine kasılmaya,
orgazm olmaya başladı. Dakikalarca yılan gibi kıvrandı. Sonunda bitti. Hareketsiz kaldı. Ahmet kaldırıp yan tarafa
yatırdı kızı. Baygın gibi yatıyordu. Parmağını kıpırdatamıyordu. Bitmişti…
Ahmet bitmemişti ama. Kızı defalarca boşaltmasına rağmen kendisi halen boşalmamıştı. Bana dönerek, o sikici erkek
sesiyle, “Ne dersin? Sen de ister misin bunu?” diye sordu. Eliyle Semra’nın amından çıkan ıslak sikini kavramış, bana
gösteriyordu. Yutkunup kaldım, bir şey diyemedim. Gözlerim elindeki harika şeye kilitlenmişti. Öyle güzel
görünüyordu ki. Yumruk gibi başı vardı. Gövdesinin her tarafında damarları kabarmış, altında koca taşaklarla abide
gibiydi. Dizlerimin üstünde donup kalmıştım…
Semra yanımızda bizi izliyordu. Eli amındaydı. Yorgun sesiyle lafa karıştı, “İster tabi aşkım, istemez olur mu? Hele
tadını bir alsın, her zaman ister!” dedi. Ahmet güldü bunu duyunca. Sonra bana, “Dokunmak ister misin? Çekinme!
Elini uzat!” dedi. Dediğini yaptım. Rüyadaymış gibi elimi uzattım. Dokundum. Parmaklarımın ucunda kıvılcım çaktı
sanki. Geri çektim elimi. Sonra yine uzattım. Gülümseyerek beni izliyordu. Bu kez parmaklarımla gövdesini tuttum,
ince narin parmaklarımın arasında bileğim kalınlığında duran aleti hayranlıkla seyrettim…
“Okşasana biraz! İçerden çıktı, kendini öksüz hissediyor zavallı!” dedi. Okşadım. Parmaklarımı o kadifemsi sertliğin
üzerinde gezdirdim. Heyecandan dudaklarımın kuruduğunu hissediyordum. Dilimin ucuyla yaladım dudaklarımı.
Ahmet, “Ohhh! O dilini gösterme bana, deli ediyorsun beni! Güzelliğin, seksiliğin deli ediyor!” diyerek eğildi, hırsla
saçımdan tutarak kendine çekti, dudaklarıma yapıştı. Somurmaya başladı. Dilini ağzımın içine kaydırmış, dudakları
dudaklarımı ezerken, dili de dilimi okşuyordu içeride. Öyle güzel öpüyordu ki, başım dönüyordu. Dakikalarca
öpüştük…
Sonra hırsla dudaklarını kopardı benden. Şaşkın şaşkın bakıyordum. Aynı hırsla başımı tuttu, kucağına eğdi, kendini
geriye attı. Anlamıştım ne istediğini. Burnumun ucunda duruyordu güzel siki. Başını öptüm önce. Dudaklarımı
gezdirdim şapkasının kenarlarında. Elimle tutmuştum, elimin içinde damarlarındaki kanın akışını hissediyordum sanki.
Ahmet, “Güzell! Şimdi de biraz yalar mısın lütfen?” dedi boğuklaşan sesiyle. İkiletmedim. Dilimi çıkarıp gezintime
dilimle devam ettim. Dilim kurudukça yalanıyor, ıslatıp devam ediyordum. “Tükür lütfen, ıslansın!” dedi. Tükürdüm
ben de. Ne bileyim, kocamda böyle şeyler yaşamamıştım ki hiç. Elimle tükürüğümü yaydım sikinin teninde.
Kayganlaşan avucumla okşadım, dilimle yaladım, tekrar ıslattım. Şapkasını, gövdesini, her yerini…
“Şimdi taşaklarımı!” talimatı geldi. Aşağıya indim. Dilimi taşaklarının hassas derisinde değdirdiğimde inledi. Burnuma
ter, sperm kokuları geliyor, bu beni daha da azdırıyor, yaladıkça yalamak istiyordum. Ama izin vermedi. Saçımı tutup
geriye çekti başımı. Islanmış ağzımla yüzüne baktım, bekliyordum. Tekrar doğrulup, oturduğu yerde kendine çekti,
tekrar öptü beni. Islak dudaklarımı öpüyor, yalıyordu. Belimden tutup benimle beraber aşağıya kaydı, sırtüstü yatırdı.
Halının üzerine boylu boyunca uzattı, kendisi de bacaklarımı ikiye ayırıp üzerime abandı…
Bacaklarımın arasında durup bir süre beni seyretti. Heyecan içinde bekliyordum. Fazla bekletmedi. Eğildi. Dudakları
dudaklarıma değdiğinde, sikinin başı da apış arama girmiş, amıma baskı yapmaya başlamıştı. Dayanamadım, sımsıkı
sarıldım boynuna. Kalçalarını indirip sikini bastırdı, giremedi. Bu kez bir elini aramıza sokup, sikini tuttu, hedefine
nişanlayıp bastırmaya çalıştı. Zorlanıyordu. Tüm ıslaklığıma rağmen, koca siki, benim az kullanılmış, narin amıma
girmekte zorluk çekiyordu. İnledim, “Ihhhh! Yavaş! N’olur! Sikin çok büyük, alışkın değilim!” diye. “Merak etme
canım, alıştıra alıştıra yaparım. Fazla zorlamamaya çalışırım!” dedi.
Dediği gibi yaptı. Yavaş yavaş, ileri geri, ileri geri yapa yapa, sikini am sularımda ıslatıp kayganlaştırarak ilerledi,
ilerledi… Sanki amıma bir kol giriyor gibiydi, am dudaklarımın, amımın iç duvarlarının zorlandığını, gerildiğini
hissediyordum. Zevk mi? Evet, ama duyduğum acı daha fazlaydı sanki… Dibime kadar girdi. İçimde yumruk gibi
başın kalınlığını hissediyordum. Biraz bekledi, sonra birden kendini olduğu gibi üzerime bıraktı…
“Ihhhh!” diye inledim. Nefes almaya çalıştım. Yapılı erkek gövdesinin altında eziliyordum. Uzun sikinin henüz dışarıda
kalan son birkaç santimini de dibime kadar gömmüştü bu hareketiyle. Artık amım yırtılacak, balon gibi patlayacak
sanıyordum. Elimi araya sokup göğsüne dayadım, itmeye, kaldırmaya çalıştım. Nefes nefese, “Offf Ahmet, lütfen
kalk! Üstümden kalk! Nefes alamıyorum! Sikin içimi yakıyor, yırtılacak gibiyim!” dedim. “Rahat bırak kendini
güzelim! Şimdi geçecek! Amcığın alışır şimdi, merak etme!” diyerek beni dudaklarımdan, yanaklarımdan öpüyor,
rahatlatmaya çalışıyordu…
Kendini yukarı çekti, üzerimdeki ağırlık, içimden bir ‘Ploff’ sesiyle aniden çıkan sikinin baskısı kaybolunca, gerçekten
biraz rahatlamıştım. İçimi yakan ateş gibi siki içimden çıktığında bir serinlik hissettim. Ürperdim. Sonra o serinlik
yerini tekrar ateşe bıraktı. Başımı kaldırıp baktığımda, Semra’nın başını kasıklarımın üstünde gördüm. Diliyle amımda
geziyor, am dudaklarımı yalıyordu, yavrusunu yalayan dişi bir köpek özeniyle. Ahmet yanımızda yanlamasına
uzanmış, elinde tuttuğu sikinisıvazlayarak ilgiyle Semra’nın bana oral yapışını izliyordu…
Kendimi, salonun loş ışıklı ortamında, küçük pipili kocamın hayli geniş porno arşivinden bir film sahnesinde gibi
görüyordum. Ben, görümcem ve koca yaraklısevgilisi. Sanki Satanist bir grup seks ayinindeymişiz gibi. Ben, bakire
kurban gibi ortalarında yatmışım, Rahibe de amımı okşayıp yalayarak beni Efendimizin kutsal asası ile sikişine
hazırlıyor. Efendimiz, az sonra amıma sokacağı kalın, damarlı, kutsal asası elinde, sabırsızlıkla Rahibenin işini
vermişçesine minik titremelerle kendimden geçiyorum. Parmaklarını, içinden sular akan amıma sokarak, ileri geri
yapıyor. Önce biri. Sonra ikincisi. Sokup çıkarıyor. Aynı anda dili parmaklarının etrafında, amımda Tavaf yapıyor.
Klitorisimi okşayan dil aşağıya iniyor, am dudaklarımı yalıyor, daha aşağıya, arka deliğime kadar okşaya okşaya tüm
kasık bölgemde geziniyor…
İnliyorum, dayanılacak gibi değil, parmaklarımla halının tüylerine asılıyorum, “Ahhh! Çok güzel! Harika!” diye
inliyorum. Korkunç bir zevk dalgası yükseliyor kasıklarımdan tüm vücuduma. Kalçalarımla beraber düz karnım,
göğüslerim dalgalanıyor, kasılıyor, gözlerim kararıyor. Orgazm oluyorum. Dakikalarca. Ama Semra durmuyor,
yalamaya devam ediyor. “Yeter! Yeter artık! Dayanamıyorum! Bırak lütfen!” diyorum. Neden sonra bırakıyor amımı
yalamayı. Başını kaldırıyor kasıp yalamasına engel olmaya çalıştığım bacaklarımın arasından. Etli dudakları, am
sularımla pırıl pırıl, saç baş dağılmış. Gülümsüyor bana. Sonra Ahmet’e dönüyor, “Gel canım, artık hazır! Şimdi
girebilirsin!” diyor.
Ahmet bekletmeden kalkıyor, dizlerinin üstünde, tekrar bacaklarımın arasına giriyor, siki kocaman başıyla dimdik,
amıma kilitlenmiş. Ama Semra, “Dur bir dakka!” dedi, elini uzatıp Ahmet’in sikini kavradı, tutup ağzına soktu aleti.
Bol bol tükürükle karışık emdi, yaladı. Boğazına kadar sokuyor, sonra dışarıya çıkarıp ne durumda olduğuna
bakıyor, sonra tekrar sokuyordu ağzına. Ahmet inleyerek, “Yeter artık orospu! Böyle boşalmak istemiyorum, bırak
şunu!” dedi.
Semra, ağzında iyice ıslattığı siki, az önce içinden sular fışkıran amımın dudakları arasına getirdi. Bana, “Merak etme
canım, kontrol bende! Canının yanmasına izin vermem. Sonuna kadar sokturmam!” dedi. İçimden gülmek geldi, ama
amıma girecek yarrağın heyecanı gülmeme engel oldu. Böyle bir fıkra mı vardı ne? Gerdek gecesi, kızını yarmasın
diye damadının yarrağını eliyle tutan kaynanayla ilgili? Ama Ahmet kalçasını hareket ettirip sikinin başını amıma
sokuverdiğinde, hepsi uçtu gitti aklımdan. Dirseğimin üzerinde doğrulmuş, Ahmet’in koca sikinin içimde batan gemi
gibi kayboluşunu izliyordum, dudaklarımı ısırarak…
Az önceki orgazmımın etkisiyle herhalde, fazla canım yanmıyordu bu kez. Önce yumruk gibi baş kayboldu tamamen.
Sonra damarlı gövde ağır ağır içimde batmaya başladı. Başımı iki yana sallayarak, “Ihhhh!” diye inledim. Amımı
yarıyordu hayvansı alet. Semra tüm dikkatini elinde tuttuğu aletin içime girişine vermiş, “Şşşş… Az kaldı Aylin, sık
dişini canım!” dedi. Dediği gibi az sonra Semra’nın yarağı tutan eli kasıklarıma dayandı, kaldı. Ahmet itmesine rağmen
daha fazla girmiyordu yarak. Sonra inip kalkmaya başladı üstümde. Ağır ağır. Acı kaybolmuştu şimdi. Katıksız zevk
vardı artık. Semra’nın elinin izin verdiğince içime giriyor, sonra başına kadar geri çıkıyordu. Hızını arttırdı. Nefes
alamıyordum zevkten. İçime girip çıkan siki, bir şehvet dalgasından diğerine koşturuyordu beni. Ahmet ellerinin
üzerinde spor salonunda şınav çekercesine rahat ve o oranda tempolu hareketlerle inip kalkıyordu. Bunu yaparken
gözleri gözlerimdeydi…
Sonra Semra’ya, “Bırak artık yarrağım kaltakkk! Boşalmak üzereyim!” diye hırladı. Semra elini bırakıp üzerime geldi,
dudaklarıma yumuldu. İyi ki öyle yapmış. Ahmet’in yarağını boylu boyunca amıma gömmesiyle, benim o anda
duyduğum acı ve zevkle gırtlağımdan kopup gelen feryat, Semra’nın ağzında boğuldu gitti. Ağzımı dudaklarıyla
kapatan Semra’nın ağzının içinde zevkten bağırıyordum artık. Burnumdan nefes almaya çalışıyor, başaramayınca
göğüslerim şiddetle inip kalkıyordu.
Bu arada Ahmet, inip kalkan memelerimi kürek elleriyle avuçlamış yoğuruyordu. Kalçalarının hareketi iyice hızlanmış,
kasıkları şiddetle kasıklarıma çarpıyor, amıma yarağını dipledikçe, o elim büyüklüğündeki taşakları ıslanmış arka
deliğime vurup duruyordu…
Kendimi ölecek gibi hissediyordum. Vücudumun her zevk noktasından beynime ulaşan sinyaller artık birbirine
karışmıştı. Ahmet’in sikinin pompalayıp durduğu amımdan, taşaklarının çarptığı arka deliğimden, hoyratça avuçlanan
memelerimden, Semra’nın kemirdiği dudaklarımdan… Bütün sikişimiz boyunca orgazm yaşadım sanki. Küçük ölüm,
yarı koma halinde gibiydim. Zevkten kendimi kaybettim bir süre sonra. Ahmet’in kasılmaları, içime fışkıran döllerinin
rahmimin en derinlerini yakan ateşi. Her şey etrafımda dans etmeye başladı. Ahmet… Semra… Gözlerim karardı.
Bayılmışım!