Ocak, 2015 için arşiv

MRb adım Nesrin 35 yaşında, 2 çocuk annesi, çalışmayan bir kadınım. 14 ve 16 yaşında 2 oğlum var. Kocamın kendine ait bir işyeri var. Benim hikayem geçen senenin yazında yaşandı ve bitti. Ama içimde bir his bunu anlatmam gerektiğini söylüyor, ben de buraya yazmayı uygun gördüm.

Kocamın kızkardeşi Hatice Tekirdağda yaşıyor. Babalarının vefatından sonra kocamı arayıp, “Abi miras işlerini halledelim, bak bizim paraya ihtiyacımız var!” diye tutturdu. Kocam da bana konsolosluktan vekalet verip, “Sen git hallet, benim vaktim yok!” deyip beni Türkiyeye yolladı. Cuma günü saat 14:00’de İstanbul Sabiha Gökçene konduk, oradan Tekirdağa gitmemiz akşamı buldu. Görümcem Hatice ve kocası Halit beni alıp evlerine götürdüler. Onlarla hep iyi anlaşırdık, yaşlarımız da birbirine yakın olduğundan aynı şeylerle ilgilenirdik. Evlerine gidince duş alıp akşam yemeğini yedik. Sohbet muhabbet derken vakit gece yarısı olmuştu. Onların çocukları alt katta, biz üst katta yatacaktık. Ben bana verilen odaya geçip yattım.

Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum ama, bir inilti ile uyandım. Yan odada görümcem kocası ile sikişiyorlardı. Duvarlar o kadar ince ki, sanki yanımda sikişiyorlar, bütün seslerini net bir şekilde duyuyordum. Sikişleri bitmek bilmiyordu. Bitirseler de uyusam diye düşünürken elimi amımda buldum. Canım çekmişti, onlar yan tarafta sikişirken ben de kendi kendimi tatmin edip rahatladım. Ama onların sikişi daha bitmemişti. İçime şeytan girdi, gidip anahtar deliğinden onları seyredecektim. Yavaşça yataktan çıkıp, ayak parmaklarımın ucuna basarak yan odanın kapısına kadar geldim. Kapı tam kapalı değildi, dişarıdan gelen ay ışığı içerisini gündüz gibi aydınlatmıştı, yatak odasındaki dolabın aynasından herşey rahat görünüyordu. Yarım saatten beri sikişmelerine rağmen Halit daha boşalmamıştı. Oysa benim kocam en fazla 5 dakika siker boşalırdı, eğer yorgun değilse 2. postayı siker, o da en fazla 10-15 dakika sürerdi…

tumblr_oa5jed5Gdh1uf6m3eo1_1280

Halit bir ara sikini Haticenin amından çıkartıp biraz amının dudaklarına sürdü ve yeniden amına soktu. Sikini tam görememiştim, ama bayağı büyük ve kalındı. Yaklaşık 5 dakika daha siktikten sonra Hatice yalvarmaya başladı, “Hadi koçum bitir artık!” diye yalvarıyordu. Halit, “Tamam orospu, geliyorum!” deyip hızlandı. Sonra sikini Haticenin amından çıkartıp ağzına verdi. Şimdi büyüklüğünü daha net görüyordum. Rahat 23 – 24 cm vardı, kocamınkinin neredeyse 2 katı ve daha kalındı. Tamam, ilk olarak yabancı sik görmüyordum, ama bukadar büyüğünü hiç görmemiştim. Halit Haticenin ağzına boşaldığında ben de yavaşça odama geri döndüm, ses olmasın diye kapıyı tam kapatmadım.
Sabah görümcemin yan taraftan gelen sesi ile uyandım. Kocasına, “Gürültü yapma, yengem yoldan geldi uyanmasın, git aşağıda TV izle ama sesini çok açma!” diyordu. Neden yaptım bilmiyorum ama, üzerimdeki battaniyeyi atıp geceliğimi belime kadar çekip götümü kapıya çevirdim. Zaten donsuz yattığımdan amımı götümü sergilemiştim. Nasıl davranacaklar merak ediyordum. En kötü şartlarda uyurken açılmışım derdim. Koridorda Halitin ayak seslerini duyuyordum, benim kapımın önüne gelince ses durdu, demek ki beni seyrediyordu. Hatice de koridora gelince Halit aşağıya indi. Hatice yataklarını toplayıp duş aldı, kahvaltıyı hazırlayip beni kaldırmaya geldi. “Yenge kalkta kahvaltı yapalım, bugün resmi daireler kapalı, nasıl olsa bir işlem olmaz, Halit bizi pikniğe götürecek!” dedi. Kalkıp duş aldım ve kahvaltıya indim. Hava sıcak olduğundan rahat bir elbise giydim, altıma birşey giymedim, zaten don giymesini sevmem : ))

Kahvaltıdan sonra komşuları ve birkaç aile dostları ile deniz kenarında bir yere gittik. Çocuklar gelmemişti. Adamların kimi ağaç gölgesinde yatıyor, kimi balık tutuyordu. Kadınlar da yiyecekleri hazırlıyordu. Bir ara Haticeyi erkeklerden birine frikik verirken gördüm. Resmen bilinçli yapıyordu, oturup kalkarken adama amını gösteriyordu. Yanına yaklaşıp fısıldayarak, “Kolay gelsin!” dedim. “Ne kolay gelsin?” dedi. “Yaa anlamazdan gelme, adama amını gösterdin, gördüm!” dedim. “Ne olmuş ki, gösterince amım eksilmez ya! Sen sabahtan kocama gösterdin, eksildi mi? Ben odanın önünden geçerken uyuyordun, üstün örtülü idi, sonra kocam geçerken açtın! Bunu bilinçli yaptığını bilmiyorum mu sandın?” deyip boynuma sarıldı ve ekledi, “Korkma yenge, abime söylemem, istediğine göster, yada ne istersen onu yap!” dedi ve güldü.

Piknikte akşam üstüne kadar yenilip içildi eğlenildi. Akşam eve dönme zamanı geldiğinde erkekler içkili olduğundan arabaları kadınlar kullandı. Eve geldiğimizde Haticenin çocukları bir not bırakıp babaannesine gitmişler. Biz de üstümüzü değiştirip, Rakı sofrası kurduk, oturduk içmeye ve sohbete başladık. Havadan sudan konuşurken Hatice lafı pikniğe getirip, kocasına, “İsmail birşey dedi mi?” diye sordu. Kocası da, “Adamı bitirmişsin!” deyip güldü. Hatice de, “Ne yapayım onlar başladı, Sevim sana gösterince ben de İsmaile gösterdim!” dedi, gülüştüler. Kocası elini cebine sokup bir String külot çıkardı, Haticeye gösterip, “Bak bu Sevimin. Sen piknikten sonra bulaşıkları yıkarken cebime soktu!” dedi. Halit sonra bana bakıp, “Sen de böyle şeyler giyermisin Nesrin?” diye sordu. Ben de eteklerimi kaldırıp, “Ben böyle külotsuz gezmeyi daha çok seviyorum!” diye amımı gösterdim…

İçtiğimiz için hepimiz rahatlamış, dilimiz çözülmüş, rahat konuşuyorduk. Ben Halite, “Karın başkalarına amını gösteriyor, ya kalkıp kendini siktirirse?” dedim. Halit gülerek, “Benim siktiğim kadın kolay kolay başka yarak altına yatmaz, yoksa hayal kırıklığına uğrar!” dedi. “Yaaa? Sikine çok mu güveniyorsun?” dedim. Halit önce Haticeye bakıp sonra bana, “İstersen deneyelim, bak gör kendin karar ver!” dedi. Haticeye sorar gibi baktım, o da, “Bana uyar!” dedi. Daha ben birşey demeden Halit sikini çıkartıp ağzıma soktu. Sikinin anca başını ağzıma alabiliyordum, sikini iki elimle kavrayıp saxo çekiyordum. Sikinin kalkması uzun sürmedi…

Eteğimi yukarı kaldırıp önüme diz çöktü ve amımı yalamaya başladı. Hatice karşımızda oturmuş, hem bizi seyrediyor, hemde amıyla oynuyordu. Halit amımı öyle güzel yalıyordu ki, gelmem uzun sürmedi. Sonra Halit yere uzanıp, “Gel üzerine otur!” dedi. Kalkıp o devasa sikin üzerine oturmaya başladım, içime giren her santimi hissediyordum. Yarağı içimi doldurmuştu, bacaklarım titriyordu. Beni sırtüstü yatırıp bacak omuza yaptı ve amıma seri şekilde sokup çıkarmaya başladı. Daha sonra beni domaltıp arkama geçti, sikini arkadanamıma soktu. Hatice de gelip önüme yattı ve “Hadi yala amımı!” dedi. “Ben am yalamam!” dedim. Suratıma bir tokat patlatıp, “Orospu, ne demek yalamam? Kocama kendini siktiriyorsun, benim canım yok mu? Yala şuamımı!” deyip saçlarımı tuttu amını ağzıma yapıştırdı…
Hayatımda ilk olarak am yalıyordum. Biraz yaladıktan sonra am yalamak benimde hoşuma gitti. Amımı yalatmak hoşuma gittiğinden am nasıl yalanır iyi biliyordum, Haticenin amını yalarken elimi de amına sokmaya başladım. Önce parmaklarımı, sonra elimi olduğu gibi amına soktum. Ellerim büyük değil, elimi bileğime kadaramına sokup çıkarıyordum. Üçümüz de zevkten inliyorduk. Ne kadar sikildim bilmiyorum, kaç kere orgazm oldum saymadım. Halit böğürerek içime boşaldı, sonra yan tarafa yatıp beni yanına çekerek, “Nasıldı?” diye sordu. Sadece, “Şahaneydi!” diyebildim.

O haftasonu Halit hem Haticeyi hemde beni evire çevire sikti. Pazartesi günü miras işlemlerini yaptık. Bütün resmi işlemlerin bitmesine rağmen kocama daha işlerin sürdüğünü söyleyip, bir hafta daha orda kaldım ve Halitin kocaman yarağını yedim…

Şimdi yine Almanyadayım, ama nasıl yapıp tekrar Tekirdağa gitsem, Halite kendimi siktirsem diye hesap yapıyorum. Çünkü artık kocamın siki beni tatmin etmiyor, amım kol gibi yarak istiyor. Burada çok insanın kocamı tanıdığından dolayı kendimi siktirecek birini arayamıyorum. Ama bir yolunu bulup o işi de halledeceğim…

Merhaba arkadaşlar. Adım Sevim. 39 yaşındayım, 1.65 boy, 73 kilo, beyaz tenli, balık etli birisiyim. Evli ve bir çocuk sahibiyim. İlköğretimde sınıf öğretmeniyim. Eşime bağlı, mutevazi hayatı olan birisiyim. Ama son zamanlarda erkeklerin bakışları beni tahrik etmeye başlamıştı. Kocamın artık bana yetmediğini düşünüyordum.

Açıköğretim sınavı için görevli olduğum okula geldim. Gözetmenlik yapacağımı sınıfa girip, sınava girecek öğrencileri bekliyordum. Tek tek gelmeye başlamışlardı, herkesin sırasını gösteriyordum. İçeriye birden mükemmel seviyede çok yakışıklı birisi girmişti. Manken gibiydi. Kasli yapısı vardı. Gözlerimi üstünden alamamıştım. Yerine oturdu. Sürekli bakışmaya başlamıştık. Kimliğini kontrol etmeye gittiğimde, bana yiyecek gibi bakıyordu, içim titremişti. 26 yaşında, karizmatik bir gençti. Adı Engin idi. Kimliği verirken elim eline değdi. Gülümsedi. Masaya oturduğumda aklım başımdan gitmişti. Tanrım, ne yapıyordum? Resmen canım istiyordu onu. Kibarca, “Herkes sizin kadar güzel gözetmen olsa keşke!” dedi. Gülümseyerek teşekkür ettim. Sınav bitene kadar sürekli bakışmıştık. Yürüdükçe arkamdan kalçama baktığına emindim. Sınıftaki camdan yansımaya baktığımda gerçekten kalçama bakıyordu.

Sınav bitene kadar sürekli baktı. Sürenin sonuna kadar bekledi. Süre bitince de sınav kağıdını en son o getirdi verdi. Gülümsemesi beni tahrik ediyordu. Sınav kağıdıyla birlikte, katlanmış bir de küçük not kağıdı bırakmıştı. O gittikten sonra heycanla not kağıdını açıp baktım, “Çok hoş bir bayansın, seninle sadece bir çay içmek istiyorum. Dışarıda bekliyor olacağım.” yazıyordu. Heyecandan titriyordum. Kabul etmemek için kendime söz veriyordum. Ama içimden bir seste bu fırsatın kaçmayacağını söylüyordu.

İsim bittikten sonra okulun dışına çıktım. Kenarda arabayla bekliyordu. Uzaktan görünce elini kaldırdı ‘Buradayım’ der gibi. Yanına gitme zorunluluğu hissettim birden. Arabaya bindim, “Merhaba!” dedim. O da, “Ben Engin!” dedi. “Biliyorum, kimliğinde yazıyordu, ben de Sevim!” dedim. “Mado var şurda, çay icelim mi?” dedi. Kabul ettim. Çaylarımızı içerken sohbet ediyorduk. Diksiyonu düzgündu. Etkiliyordu konuşmasıyla. Kendisinin uzaktan kumandalı araçlara ilgisi olduğunu söyledi, “İstersen götüreyim, kullanırız!” dedi. Fazla geç kalamayacağımı, eşimin bekleyeceğini söyledim. “Fazla uzak değil, gider değişik bir gün geçiririz!” dedi. Kabul ettim.

Gittiğimiz yer Gölbaşında ailesine ait Bağ eviydi. Yüksek duvarları olan, büyük bir bahçesi bardı. Bizden başka kimse yoktu. Heyecan basmıştı beni. Uzaktan kumandalı arabasını bahçeye çıkardık. Oynamaya çalışıyordum. Bana öğretmek için kumandayı elimden tutup, arkama yaslanıp gösteriyordu. Resmen aletini kalçamda hissediyordum. Konuştukça sıcak nefesi boynuma, kulağıma geliyordu. Tahrik olmuştum. Kalçamı iyice ona yaslamıştım. Biraz öyle durduktan sonra, kulağıma çok güzel olduğumu söyledi. Ben artık dayanamadım ve birden dönüp dudağına yapıştım. Bahçede deli gibi öpüşüyorduk. Dilini ağzımın içinde gezdiriyordu, çok güzeldi. Bir yandan da iri kalçalarımı okşuyordu. İçeri gitmek istediğimi söyledim. İki eliyle popomdan kaldırdı, ben de bacaklarımı beline dolayıp, kucağında öpüşe öpüşe eve girdik…

Kendi odasına götürdü beni. O beni soyarken, ben de onu soymaya başladım. Çırılçıplak kalmıştık. Yarağı kocaminkiyle aynı uzunlukta, fakat daha kalın ve daha düzgün şekilliydi. Tertemizdi, hiç kıl falan da yoktu. Hemen eğilip emmeye başladım. Mis gibi kokuyordu. Taşaklarını emerken inlemeye başlamıştı. Sonra beni üzerine ters alaraki o da benim amımı yalamaya başladı. Bir yandan da parmağını götüme sokuyordu. Delirmek üzereydim, vıcı vıcık olmuş amımdan sular akıyordu, “Sik artık!” diye bağırıyordum. Fazla yalvartmadı, beni sırtüstü yatırıp kasıklarımdan tutup yatağın kenarına çekti, bacaklarımı omzuna alıp, yarrağını usulca kaydırdı amıma. Dibini bulduğunda, belimden tutarak deli gibi sikmeye başladı. Okadar hızlı girip çıkıyordu ki amıma, kasıkları kasıklarıma çarptığında ‘Şap şap şap!’ sesler geliyordu. Okadar güzel sikiyordu ki, sesim kısılacaktı inlemekten ve bağırmaktan…

Ben çoktan orgazm olmuştum, fakat o halen sikmeye devam ediyordu. Ben ikiniciye orgazm olurken, yarrağını çıkarıp, göbeğime ve göğüslerime doğru boşaldı. Sıcacıktı dölleri. İkimiz de aynı anda boşalmıştık. Yanyana uzandık ve dinlendik biraz. “Duşa girelim! dedi. “Tamam, ama saçımı ıslatmamam lazım, değilse kocam şüphelenir!” dedim. Elleriyle sadece vücudumu yıkadı. Sonra yine odaya geçtik ve öpüşüp sevişmeye başladık. Az sonra yarağı yeniden sertleşmişti. Bu sefer kendisi sırtüstü yattı ve beni ata biner gibi yarrağına oturttu. Deli gibi zıplıyordum. Zıpladıkça da 95 beden göğüslerim hopluyordu. Göğüslerimi avuçluyorken uçlarını ısırıyordu. Çığlıklarımı duydukça, “Gönlünce bağır aşkım!” diyordu. O henüz boşalmamıştı, ama ben yine orgazm olup boşalmıştım. Yorulmuştum, indim üzerinden ve yatağa attım kendimi…

Beni yüzüstü çevirdi ve kaba etlerimi öpüp, ısırıp, emmeye başladı. Kocam hiç yapmıyordu bunu, işi bitti mi arkasını döner uyurdu hemen. Engin bu arada götümün yanaklarını yoğuruyor, arasıra iyice ayırıp, göt deliğime dilini değdiriyor, deliğin etrafını yalıyordu. Parmağını götüme sokup, “Seni burdan da sikmek istiyorum!” dedi. “Tamam yap, fakat ilk kez olacak!” dedim. Biraz daha yaladı, parmağıyla genişletmeye çalıştı, sonra beni domaltıp yarağını sokmaya çalıştı, çok zorladı fakat giremedi. Yarrağının başı giriyordu, gerisi girmiyordu birtürlü. Aslında girerdi, ben eve geç kalırım telaşıyla kendimi çok kasıyordum. “Ordan başka bir zaman yapalım canım!” dedim. Beni kırmadı. Ben de onun yarağını yalayarak boşalttım…

Toparlandık ve beni evimin yakınına bıraktı. Birbirimize telefon numaralarımızı vererek vedalaştık. Artık Engin’le her fırsat bulduğumuzda sikişeceğim…

Kaynatam beni köyde bırakıp bir haftalığına askerdeki kocamı ziyarete Giderken ??Iki eksik etek evde yanlız kalmaz?? diyerek abisinin torunu mehmet?i geceleri yanlız kalmayalım diye bize çağırdı. Küçüklüğünden beri tanıdığım Mehmet onaltısını bu sene bitirdi. Daha dün kısa pantolonla gezerken şimdi boylu poslu bir delikanlı olmuştu ama davranışları daha çocukluktan tamamen çıkmış gibi durmuyor, iri yapısına rağmen hala oyun peşindeki köy çocuklarından biri olarak görülüyordu. Kayınbabamın gittiği günün gecesi hep birlikte yatacağımız döşeği ortaya serdim. Yataga girecegimiz sıra baktım bu oğlan çok irileşmiş eh görümcemde ilk adetini göreli beş ay kadar oluyor, oğlanı döşekte kızdan yana yatırsam olmaz, en iyisi ben bunların ortalarına gireyim dedim ve ben ortada onlar iki yanımda yatmaya karar verdim. Karanlıkta döşeğin üstünde soyunurken farkına vardım ki çocuk benim soyunmamı merakla gözlüyor. Neyse oğlan çocuğu merakındandır diye üstünde durmadım ama bir yandan da bu karıların çıplaklığına düşkün oğlanın erkekliği ne olabilir ki diye merak içinde yorganın altına girip uzandım. Bizden az önce yatan kız çoktan uyumuştu bile. Ben yanımda eni konu bir erkek yatıyor olmasının verdiği heyecanla bir sağa bir sola dönerken dalmisim. Uykumda tenimi yakan rüyalar görüyordum. Güya kocam, kaynatam ve tanımadığım bir kaç erkek daha beni aralarına almışlar sırayla düzüyorlardı. Uykumda olmasına rağmen,sanki gerçekmiş gibi o kadar zevk almışım ki bir ara bacağımı yanımda sırt üstü uyuyan çocuğun bacak arasına atmışım. Kadınlığımı oğlanın baldırına bastırdığımı farkedip uyandigimda çocuğun bunun farkında olup olmadığını anlamak için dikkat kesildim. Nefesinin muntazamlığından derin bir uykuda olduğunu anladığım genç erkeğin organı bacağımın altında dikilmiş, karnına yaslanmış durumdaydi. Bir müddet hiç kıpırdamadım. Sonra bacağımı yavaşça çocuğun üstünden çekip çok merak ettiğim sertleşmiş organına elimi uzattım. Bu oğlan onaltı yaşında bir velet olmasına rağmen kamışı kesinlikle kocamınkinden çok daha iriydi. Biraz sıvazlayıp okşadığım sertleşmiş genç erkek organından elimi çekerken azgınlığımı giderebilmek telaşıyla elimi külodumdan içeri soktum. Zevk sularımla kayganlaşmış olan kadınlığımı iştahla bir müddet okşayıp yanımdaki oğlanın hala dimdik duran kalın kamışını bir kez daha usulca avuçlarken zangır zangır titreyerek boşaldım. Biraz rahatlamış olarak kendimi temizlemek üzere önce hamama sonra da işemek üzere helaya gidip geldikten sonra yatıp uyudum. Ertesi gün bu genç irisi oğlana daha bir dikkatli bakmaya başlamıştım. Bacakları uzun ve yay gibi, kalçaları gergin ve dik duran çocuğun omuzları da şimdiden ciliz kocamınkinin neredeyse iki katı genişlemişti. Pantolonunun önündeki kabarıklığa bakınca gece yatakta dokunduğum sertliğin gerçekten de bir kadını fazlasıyla tatmin edebilecek gelişkinlikte olduğuna karar verdim. O akşam döşekleri sermeden önce görümcem dün gece yatakta çok daraldığını söyleyince gece oğlanla yanlız yatabilme fırsatının doğduğunun ümidiyle kıza ayrı bir döşek açıp yatırırken Mehmet?in soyunup yatağa girmesiyle de ben ışığı kapatarak yatmaya hazırlandım. Tamamen soyunup oğlanın memelerimin görüntüsünü karanlık odada merakla seçmeye çaIıştığını keyifIe farkederken çıplak bedenime geceliğimi geçirdikten sonra oğlana ?iyi geceler ablam? deyip uykuya daldım. Derin uyku sırasında gördüğüm rüyadan mı yoksa başka bir şeyden mi ne olduğunu önce farketmediğim bir şeyden etkilenip kadınlığıma ateşler bastığını hissederek uyanmışım. Biraz kendime gelince arkamdan bana sarılan çocuğun kabalarima dayanıp sertleşmiş organının kalçalarımın arasına girmek için bastırıldığını farkederek bunu bilerek yapıp yapmadığını anlamak için bir müddet hiç kıpırdamadan bekledim. Çocuğun ellerinin hareketsizliğinden ve kendini ardıma bastırmasındaki düzensizlikten uykusunda farkında olmadan bunu yaptığına karar vererek uyku halinin bilinçsizliğine rağmen pijamasının önünden çıkan kamışını istekle bacaklarımın arasına sokup çıkaran çocuğa yardımcı olmak için bacaklarımı biraz araladım. Bacak aramda sıkışmaktan kurtulan, başının sertliğini kadınlığımın girişinde hissettiğim sert kamış oğlanın düzensiz yüklenmelerine rağmen içime girmeye başlamıştı. Onun uykusunda bilinçsizce yaptığından emin olduğum hareketlerin her ikimiz için de daha zevk verici hale gelmesi için kalcalarimi kalınlığını içimde hissetmeye başladığım erkeklik organına doğru ittirmeye başladım. Çok geçmeden uykudaki genc erkek kendini bana doğru şiddetle bastırarak içime boşalmaya başlamisti ki ben de bir hayli tahrik olmuş olmanın etkisiyle korkunç bir zevk patlaması içine girdim. Tohumlarını içime fışkırtan genç erkeğin organını sıkıca kavrayan kadınlığım şiddetli zevk kasılmalarıyla çocuğun ersularını iştahla sağıyordu. Boşaldıktan sonra arkamda uyumaya devam eden Mehmet?in sertliğini koruyan zevk aletini dakikalarca içimden çıkarmadım. Bir müddet sonra erkek organini icimden cekip arkasını dönünce içimi boşalmış ve eksilmis hissederek bu eksikliğin verdiği mahzunlukla birlikte uykuya daldım. Akşam vakti tarlalarından yorgun ve çok kirli dönen Mehmet`e yatmadan önce Hamamda su isittigimda kucuk görümcem çoktan yatmış mışıl mışıl uyuyordu. Mehmet?in hamamdan çıkmasını beklerken hazır su ısınmışken bende yıkansam mı diye düşünüyordum. Banyonun kapısına gidip; ´´Sırtını ovmamı istermisin Mehmet?? diye seslendiğim oğlan; ´´Yok abla işim bitti, ben birazdan çıkıyom gayrı? deyince toy oğlanın çıplaklığından utandığı için girmemi istemediğini düşündüm. Ani bir merakla dün gece beni uykusundayken bilinçsizce düzerek zevk denizinde boğmuş delikanlının çıplak bedenini görebilme arzusuyla banyonun boyuma göre yüksek penceresinin altına koyduğum büyük süt bakracını ters çevirerek üstüne çıktım. Hafifçe buğulanmış camdan gördüklerim karşısında bacaklarım şehvetle titremeye başladı. Çıplak, tüysüz ama kaslı vücudu iştah artırıcı bir ıslaklık içindeki oğlan kurnanın yanına yayılmış, avucuyla kavradığı yay gibi gerilmiş erkekliğini dibinden ucuna kadar sıvazlarken diger eliyle de sanki kız memesi avuçlarmış gibi kendi memelerini sıkıyordu. Demek bu yüzden girmemi istememiş diye düşünürken büyülenmişcesine yeni yetme oğlanın erkek güzeli vücudunu hayran hayran izlemeye koyuldum. Elinin hareketleri hizlandiktan bir iki dakika sonra şaşkın bakışlarım arasında gergin kamışının ucundan fışkıran ersuları en az iki metre ilerideki duvara yapıştıktan sonra havada yarım daireler çizerek banyonun zeminine düşmeye başladı. Ben yedi sekiz defasını sayabildiğim fışkırmalari artık bitti derken çocuğun kamışının ucundan hala bacaklarına doğru beyaz sıvılar akmaya devam ediyordu. Şahit olduğum bu sahneden öyle etkilenmiştim ki bir elimle memelerimi, bir elimle de yangın yerine dönen kasıklarımı istahla ovalamaktan kendimi alamadım. Delikanlının bir müddet hareketsiz kaldıktan sonra su dökünmeye başlaması üzerine çıkmaya hazırlandığını anlayıp bakracın üzerinden indim ve eve girip iceri gelmesini bekledim. Az sonra banyo kapısının önüne bıraktığım pijamalarını giyip yatmak için odaya giden cocugun önünde serbest bir şekilde sallanan şişkin erkeklik takımlarını görünce birden aklıma çocuğa temiz don vermediğim geldi. Zavallı oğlan benden don istemeye utanıp pijamasını çıplaklığının üstüne geçirivermiş olmalıydı. O yatağa girip uyumaya hazırlanırken ben hamama giderek arzu dolu vücudumu doyasıya yıkayıp az önce yarım kalmış olan kendimi okşamalarıma sıcak suların vücudumdan akarken verdiği ıslak zevk eşliğinde devam edip, genç aygirin hamamın duvarlari ve yerlerine yapışan döl sularının benzersiz kokusu genzime dolarken rahmimde olusan şiddetli kasılmalarla boşaldım. Bu gunluk rahatlamis olan bedenime bolca sular dökündükten sonra hamamdan çıktım. Saçlarımı havluyla kuruladıktan sonra çıplak bedenime geceliğimi geçirerek uyumuş gibi görünen oğlanın yanına uzandım. O gece sabaha kadar belki on kere uyanıp, yanımda yatan bu dipdiri erkek bedenini okşamamak için kendimle mücadele edip yatakta bir saga bir sola donup durduktan sonra nihayet kendimden gecip uyuyakalmisim. Ertesi gün her zamanki günlük işlerle geçti. Mehmet o gün arkadaşlarıyla bağlarda eğleneceklerini, akşam biraz geç geleceğinden merak etmememi söyledi. Gece olup hava karardığında Mehmet hala ortada yoktu. Biz görümcemle döşekleri açıp yattık. Aradan yarım saat geçip kapının önünde birinin tuhaf bir sesle bir şeyler söylediğini duyunca perdenin aralığından şöyle bir baktım. Mehmet kapı eşiğinde sırtı duvara dayalı ve gözleri kapalı olarak adeta kendinden geçmiş gibi oturmaktaydı. Oğlanın başına bir şeyler geldiğini düşünüp telaşla dışarı fırladım. Hemen kollarından tutup kendine gelmesi için hafifçe sarstığım çocuğun ağzından gelen kuvvetli içki kokusunu hissedince neler olduğu anlaşıldı. Acemi oğlan kör kütük sarhoş olana kadar içmiş olmalıydı. Bizim köyde yeni delikanlı olmuşların adetidir. Böyle toplanıp arada bir içmeye gider sonra da zil zurna sarhoş olup babalarından bir güzel dayak yerler. Allahtan bu gece bizde kalacaktı da bu haldeyken babası görmeyecekti. Kalkması için zorladığım çocuk çoktan derin bir uykuya dalmış beni duymuyordu bile. Allahtan evin girişinden odadaki yatağa kadar hep düz ayaktır. Kollarından çeke çeke odaya getirdiğim Mehmet?i yatağın üstüne yatırarak ayağından ayakkabılarını ve çoraplarını çıkardım. Leş gibi alkol kokan gömleğini sırtından çıkarıp kemerini çözdüğüm erkeğin pantolonunu aşağı çektiğimde karşıma çıkan tahrik edici görüntü karsisinda ister istemez eyecanla nefes alis verisim hizlandi. Bütün bunları yapmak o kadar güç harcamama neden olmuştu ki yatağın üstünde çıplak yatan genç erkeğin pijamasını biraz soluklandıktan sonra giydirmeye karar verdim. Akşamdan mangalla ısıttığımız oda közlerin hala canlı olması nedeniyle hala sıcak olduğundan nasılsa üşümezdi. Biraz kendime gelince yatağımın üstünde anadan doğma yatan, sopa gibi dikilmiş erkeklik organı iri koçlarının arasında iştah açıcı bir şekilde uzanan erkeğin cinsel cazibesiyle azdığımı hissediyordum. Dün gece bir erkekle gidermeyi çok istediğim cinsel arzularım yeniden depreşip uyanması mümkün görünmeyen, uyansa bile hiç bir şeyin farkında olamayacak kadar sarhoş durumdaki genç erkeğin bedenine dokunmak için içimde büyük bir arzu duymaya başlamıştım, Karanlık odada büyük bir cesaretle tamamen soyunup döşekte yatan oğlanın üstüne çıktım. Bedeninin sıcaklığını tenimde hisseder etmez kadınlığıma doğru yakıcı bir ateş seli akarken Mehmet derin bir uykuda hiç kıpırdamadan yatıyor, ancak bacaklarımın arasına bastırdığım erkekliği son derece uyanık görünüyordu. Bir erkeğe ilk defa bu şekilde yaklaşmanın üzerimde yarattığı çok farklı heyecan duyguları bana neredeyse tecavüz ediyor olduğum bu genç çocuğun bedeniyle istediğim her şeyi yapmamı emretmekteydi. Mehmet?in bıyıkları yeni terlemeye başlamış olan iri dudaklarına ufak buseler kondurarak henüz gelişmiş ama bir hayli babayiğit yapıdaki bedeninin her noktasında dudaklarımı gezdirmeye başladım. Bacaklarını araladığım erkeğin baş kısmının ufaklığına rağmen oldukça kalın gövdeli ve uzun organını ağzımın içine keyifle sokup iştahla emerken o ana kadar hep erkeklerin hakimiyetinde geçmiş olan sevişmelerimin tersine bu defa canım istediği gibi tadını çıkarıyordum. İri koçlarını birer birer emdiğim genç erkek derin uyku halinde bile zevk aldığını belli eder şekilde hassas yerlerini emerken zevkle inliyordu. Daha fazla dayanamayıp çocuğun yay gibi kıvrılıp karnına yapışan, dibine doğru neredeyse bir aygırın ki kadar kalın tokmağının üstüne oturdum. Dibinden kavrayıp kızışmış deliğimin girişine denk getirdiğim ufak başı kolayca içime kayarken gövdesine doğru dar kadınlığımda sıkıştı. Dibine doğru anormal kalınlığını içime sığdırabilmek için kendimi iyice aşağı bastırmam gerekti. Devleşmiş, demir gibi sert erkeklik organının kadınlığımda yarattığı müthiş zevk veren gerilme hissiyle birlikte, biraz da yatağımı kaç gecedir paylaştığım genç erkeğin yarattığı azgınlıktan olacak, oğlanın üstüne henüz binmişken vücudum titremelerle kasılmaya, aşk deliğim içine saplanmış kalın kalın tokmağı arsızca yoğurmaya başladı. Memelerime dokunulmasına olan ihtiyacım her zamankinden çok daha fazla artarken, kendimi uyuyan oğlanın ağzına bastırıp iri memelerimi emdirmeye çalıştım. Öyle kendimi kaybetmişim ki bir an çocuğun boynunu hırsla emdiğimi telaşla fark edip dudaklarımı yapıştırdığım yerde yuvarlak bir morluk bırakarak aynı hırsla körpe oğlanın dudaklarına uzandım. Zevk kasılmalarım azaldığında zevkle altımda ki çocuğa sarılıp dudaklarını iştahla emdim. Doymak bilmez bir azgınlıkla birlikte içimdeki çelik gibi sertleşen aletin bas kısmını kadınlığımın arzuyla şişmiş dudaklarına kadar çıkartıp her defasında koçlarının yuvarlaklığını hissedinceye dek kalçalarımı indirip kaldırmaya başladım. On beş dakika kadar şehvetle terleyen vücudumda gezinen zevk verici elektriklenmelerin eşliğinde diri organın üstünde inip kalktıktan sonra altımdaki uyuyan oğlanın vücudu yay gibi gerilip inlemeye başladığında gelmek üzere olduğunu anlayarak hareketlerimi hızlandırdım. Biraz daha dayansa birlikte tükenecekken altımdaki genç erkek uyku halindeki bilinçsizliğine rağmen kalçalarını kaldırıp içime fışkırmaya başladı. Telaşla ona yetişmeye çabaIarken belinin geldiği için yumuşayacağını sandığım organının kadınIığım da aynı sertliğini koruduğunu fark edince ´´Acaba boşalmadı mı?? diye şüpheyle durakladım. Deliğimden bacaklarıma sızan bol miktardaki sıvıya parmaklarımı sürüp koklayıp dilimin ucuyla tadarken, ersuyunun çok iyi bildiğim kokusu ve tadını alarak henüz boş almasına rağmen gençliğinin verdiği güçle erkekliği yumuşamayan Mehmet`e tutkuyla sarılıp kalçalarımı arsızca üstünde indirip kaldırmaya devam ettim. Neredeyse iki saat süresince erkek sırtüstü yatarken kadının uyguIayabiIeceği ne kadar duruş varsa deneyip defalarca müthiş doyumlar yaşadıktan sonra nihayet rahatlamıştim. Sarhoşluğun verdiği derin uykusuna devam eden genç erkeğin ustunu giydirdikten sonra pijamasının içinde hala dimdik duran organını elimle son bir defa sıvazlayip tatlı bir yorgunluk hissettiğim bedenimi döşeğe attim. Sirtimi genc erkegin bedenine yasladiktan sonra buyuk bir doygunluk içinde uyumusum. Sabaha karşı bir ara uyandığımda beni bir sürpriz bekliyordu. Arkamdan bana sarılıp, iki gece önce yaptığı gibi kalçalarıma yapışmış olan çocuk biraz çekilip bedeninin sıcaklığını tenimden uzaklaştırdiginda ardımda bir ıslaklık hissederek elimle kendimi yokladım. Geceliğime bulaşan yapışkan ıslaklıktan gece boyunca mutlu olmamı sağlayıp yanlızca bir kere boşalmış olan oğlanin derin uykusu sırasında kalçalarıma sürtünerek ikinci kez boşaldığı anlaşılıyordu. Hala kendinden geçmiş bir şekilde uyuyan delikanlının pijamasının önündeki sırılsıklam yapışkan ıslaklığı görünce de bu düşüncemde haklı olduğumdan emin oldum. Onun bu halde bir iki saate kadar kalkacak olan genç kızın önünde yataktan kalkamayacağını bildiğimden üşenmeden kalkıp hamamı yaktım. Su ısındıktan sonra sarsarak uyandırıp; ´´Ablam hadi kalk git banyo yap kirlenmişsin ? dedim. Önce uyanmakta güçlük çeken, hala içtiği aşırı içkinin etkisi altındaki cocuk gözlerini zorla açıp biraz kendine gelince ne dediğimi yarı anlamış yarı anlamamış halde, işaret ettiğim önüne bakarak utançla yatağın içinde kalkıp oturdu.´´Hadi ablam benden utanma, bu normal birşey? diyerek moral vermeye çalıştım. Ayağa kalkmaya calsiren sallandığını farkedince koluna girip banyoya götürdüm. ?Hadi soyun gir? derken utançla başını eğen oğlanı banyonun kapısından itip; ´´Amaaan Mehmet gören de seni yiyeceğim sanır? deyip pijamasının üstünü çekip çıkardım.´´Hadi al şu peştemalı beline sar ben dışardayken, sonra da ben seni yıkayacağım. Yoksa senin bunu yapacak halin yok? dedigimde hiç sesini çıkarmayan utangac oglan soyunurken daha sonra kendim de yıkanmaya karar vererek kirlenmiş geceliğimi çıkardım. Çıplak memelerimin üstünden tutturduğum peştemalla birlikte banyoya girdim. Kurnanın yanında uslu uslu oturan hala yarı sarhoş durumdaki oğlanın başını sabunladıktan sonra iyice köpürttüğüm lifle vücudunu ovmaya başladım. Henuz yetişkinlige ulasan erkek vücuduna ilk defa dokunuluyor olmasından olsa gerek, utangac gözlerini ıslanan peştemalıma yapışmış olan dolgun memelerime dikmiş olan genç boğanın erkekliği gece üç defa boşalmış olmasına rağmen yine ayaklanmış, beline sarılı peştemalın altında bir çadır meydana getirmişti. Bacaklarını liflerken peştemalını biraz yukarı ittigimde erkekliğinin iştahla dikilerek gerginleştirdiği iri koçlarini görebiliyordum. Sirtini sicak mermere yaslayip gozlerini yummus olan Mehmet bacak aralarini kopuklu lifle sabunlayip iri koclarina temas ettigimde bile tepki vermezken durumdan nasil etkilendigini islak pestemala yapisip gergin bir yay halinde dikilen erkekliğinin bastan cikarici şekli ele veriyordu. Biraz doğrulmasını söyleyip sırtını liflemek için üstüne eğilince göğsümden tutturduğum peştemalım açılarak sırtımdan iki yanıma doğru sarktı. Tam yüzünün hizasındayken bütün çıplaklığıyla memelerim Mehmet?in neredeyse yuzune yapisacakmis gibi oldu. Bir anlik panikle toparlanıp kapatmayı düşünürken gözlerinin kapalı oldugunu tekrar farkederek uçlarını şöyle bir iliştirdiğim peştemalı belimde tutturup sabunlamaya devam ettim. Sirtini sabunlamak için eğilip kalktıkça ister istemez memelerim genç çocunun başına yaslaniyordu. Sabunlu lifi gergin kalcalarina doğru sürttükçe beline sarılı peştemalı gevşeyip aşağı kaymaya başladı. Yanlarını sabunlayıp aynı işleri tekrarlarken de iyice mayışıp kendini bırakmış oğlanın uyukladığını gorup erkekliğini örten örtünün kaymasına aldırış etmedim. Damarlarının şişkinleştiği kalın organ düzenli kısa vuruşlarla havayı dövüyordu. Yine kendinden geçmiş haline güvenip lifi kasıklarına doğru sürerken hareketlerimi iyice yavaşlatmıştım. Karnına doğru dikilen kamışının altında kalan iri koçlarına çok yumuşak hareketlerle okşar gibi köpüklü yumuşak lifi sürmeye basladigimda yüzüne bakıp tepkisini kontrol ederken hassas yerlerine dokundukça yumduğu gözlerini açmayan genç erkeğin bu durumdan zevk aldığı yüzünün arzuyla kasılmasından belli oluyordu. Genc erkegin bu hem edilgen hem de etkin hali cesaretimi artırarak bir elimle lifi duyarlı organının çevresine tahrik edici bir hassaslıkla dokundurmaya devam edip diğer elimle de sanki yaptığım iş gereğiymiş gibi gövdesinden iki parmagimla tutugum ask kilicini hafifçe aşağı çekerek göbeğini sabunlamaya başladım. Gergin bir yay gibi parmaklarımın arasından kurtulup karnına çarpan köpükler içindeki kayganlaşmış organın çıkardığı kamçılama sesi üzerine oğlanın yüzüne şöyle bir baktım. Tepki vermediğini görünce bu defa avuçlayarak gövdesinden kavradığım diri erkelik organini tamamen kontrolum altına aldım. Elimin bu doğrudan temasıyla genç bedeni şöyle bir gerilen oğlanın bir elimle vücudunu sabunlamaya devam ederken diğer elimde tuttuğum kamisini artik ayan beyan sıvazlıyordum. Hızlı hızlı solumaya başlayan çocuğun boşalmasının hızla yaklaşmakta olduğunu farkedince çok zevk aldığım bu işi biraz daha uzatmak üzere kurnadan tasa doldurduğum sıcak suları genç aygırın zevkle gerilen bedenine döktüm. Köpüklerin akıp gitmesiyle, tüysüz ama yetişkin erkek bedeni iştah açıcı duru teninin çekiciliğiyle ortaya çıkan delikanlı uyanıksa bile kendisine yaşatılan hoşuna gittiğini sandığım olayın büyüsünü bozmamak için hiç bir tepki vermeksizin çıplak bedenini yıkamama sesini çıkarmadan gözlerini uyuyor gibi yumarak uysalca önümde oturuyordu. Tekrar kapalı gözlerine bakarak önünde eğildiğim erkeğin artık her an fırlatılmaya hazır bir mızrak gibi duran organını ağzıma soktum. Dudaklarımın temasıyla vücudu gerilip kalçalarını oturduğu yerden biraz kaldıran Mehmet bir kaç kere kuvvetle emip sokabildiğim kadar ağzıma aldığım iri erkekliğinin bereketli döllerini aniden boğazıma fışkırtmaya başladı. Ağzımın içinde atışlarını hissettiğim kamışını elimle sıvazlarken koçlarını nazikçe avuçladığım genç erkek kendini sıkarak inliyor, neredeyse hepsini ağzıma sokmak istermiş gibi uzun kamışını boğazıma doğru bastırıyordu. Boşalıp sakinleşen Mehmetin gözleri hala kapalıyken üstüne bol bol su döktükten sonra; ´´ Hadi ablam,sen çık artık ben yıkanayım? dedim. Sanki hiç bir şey olmamış gibi davranmakta gizlice anlaşmışçasına müttefik olduğumuz genç oğlan utangaç bir tavırla uzattığım havluya sarınıp dışarı çıkarken mahcup bakışlarını üstümden çözüp kurnanın kenarına bıraktığım peştemalın altından çıkan çıplak vücudumdan ayıramıyordu.