‘Aldatan Kadınların Hikayeleri’ Kategorisi için Arşiv

Merhaba. Herşey, kocamın yeğeni Engin’in bizim yaşadığımız şehirde iş bulmasıyla ve kocamın da Engin’in
maddi durumunu toparlayıncaya kadar bizimle kalabileceğini söylemesiyle başladı. Ben 28 yaşındayım,
sarışınım ve zayıfım, ama 95 beden göğüslerim var. Kocam benden 21 yaş büyük, ama bu yaş farkı bizim için
hiçbir zaman sorun olmadı. Kocamla, değişikliğe tamamen kapalı bir sex yaşantımız olsa da, haftada bir yada
ikisefer ben de orgazm oluyordum.
Kocamın yeğeni Engin benden 3 yaş büyük ve iyi bir çocuktu. Yanımıza taşınalı henüz bir hafta olmuştu ki,
birgün ben çarşıdan geldiğimde, onun evde olduğunu farkettim. İşten erken gelmişti. Hastalanmış olabileceğini
düşünerek odasına çıktım. Engin daha yeni duştan çıkmış, üzerinde sadece boxeri vardı. “Ne oldu,
hastamısın?” diye sordum. “Kendimi iyi hissetmiyorum…” dedi. Yanına yaklaştım ve elimi alnına götürdüm,
ateşi vardı, “Yanıyorsun sen!” dedim. Kolumu tuttu, “Evet yanıyorum ve sende söndüreceğim ateşimi!” diyerek
belime sarıldı. Şok olmuştum, böyle birşeyi asla beklemezdim ondan…
Kaçmaya çalışırken ayağım halıya takıldı ve yere düştüm. Engin de üstüme abandı. Benim üzerimde kot
pantolon olmasına rağmen sikinin sertliğini hissetmiştim. “Yapma lütfen!” dediğim halde, Engin kazağımısıyırıp,
göğüslerimi okşamaya başlamıştı bile. Kurtulmaya çalışıyordum, ama bu mümkün değil gibi gözüküyordu.
Engin tam pantolonumu çıkartmak için üzerimden doğrulduğunda, elinden kurtuldum ve kaçarak odama
inmeye başladım, o da peşimden geliyordu. Heyacandan ve korkudan kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu.
Kendimi odaya kilitledim ve “Engin lütfen git, dayın duyarsa ikimizi de öldürür!” dedim. Gerçekten de daha
önce hiç böyle birşey düşünmemiştim. Engin birkaç dakika daha kapının önünde homurdanıp gitti.
2 saat sonra kocam eve geldiğinde odadan çıktım, kocama hasta olduğumu söyleyip geri odama döndüm.
Onlar da akşam yemeği için dışarıdan birşeyler getirtip, yediler, geç saate kadar oturdular. Yatma vakti olupta
kocam yatağa girdiğinde, birşey söylemeden kocama sarılıp okşamaya başladım. Sikini çıkartıp emmeye
başladığımda, “Hani hastaydın?” dedi, ama zevk aldığı için de devam ettik. Bugünkü olaydan o kadar
etkilenmiştim ki, kocamın her yaptığı hareketten daha fazla zevk alıyordum. Sesimi Engine duyurmak
istercesine yüksek sesle inliyordum. O gece kaç kez orgazm oldum bilmiyorum. Kocam, “Bugün sende birşey
var, çok azmışsın!” dedi. Gerçekten de öyleydi, bu durum beni çok azdırmıştı. Çok utanıyordum, hemde
kendime kızıyordum, ama elimde değildi. Kafama koymuştum, Engin’le böyle bir olay tekrar yaşanırsa, ki ben
yaşanması için elimden geleni yapacaktım, yine kaçmaya çalışacaktım, ama fazla da direnmeyecektim.
Sabah kocam yine erkenden çıktı, Engin Cumartesileri çalışmıyordu, yani fırsat bu fırsattı. İçime çamaşır
giymeden beyaz saten geceliğimi giydim, üstüme de sabahlığımı aldım. Kahvaltı hazırlayıp Engin’e seslendim.
Engin, dünün utancından mı, yoksa bana hırsından mı bilmiyorum, yüzüme bile bakmıyordu. Ona, “Seni
affettim, merak etme dayına da birsey söylemeyceğim!” dedim. Hiçbirşey demedi, oturdu ve kahvaltısını
yapmaya başladı. Ben sağında solunda dolaşıyor, eğilip dolaptan birşeyler alıyor, frikikler veriyordum, gelip
geçerken vücudumu ona sürtüyordum. Bir anda hışımla kalktı ve “Yeter artık!” diye bağırdı. Ben ne olduğunu
anlamamış gibi yapıp, “Ne oldu?” diye sorduğumda, koluyla masanın uzerindekileri yere savurup, beni masaya
yatırdı…
Bu defa numaradan kurtulmaya çalışıyordum. Tezgahın üstündeki bıçağa uzanıp aldı, geceliğimi göbek
hizamdan yukarıya doğru kesti. Memelerimi deli gibi avuçluyor, yalıyor, emiyordu. Sonra eşofmanını indirip,
zaten heyacandan ıslanmış amıma bir hışımla geçirdisikini ve sikmeye başladı. Zevkten deliriyordum, sadece,
“Yapma, yapma!” diyebiliyordum. Engin ise, “Senisike sike bayıltacağım! Seni orospum yapacağım!” diyor ve
hızlıca sikiyordu beni. Şimdi de memelerimi ısırmaya başlamıştı. Ben bağırınca, “Bağır küçük orospum,
dilediğince bağır!” diyordu. Zaten bağırıyordum, inliyordum, bacaklarımı onun beline dolamış, zevkten
uçuyordum. Beni öyle ne kadar sikti, ben kaç kez orgazm oldum bilmiyorum, ama sikilmekten hiç böyle zevk
almamıştım. Sonunda o da boşaldı ve içime bütün döllerini fışkırttı. İçimden çıkmadan, biraz önce geceliğimi
kestiği bıçağı çıplak tenimde gezdirirken, “Sen benim orospumsun ve ben her istediğimde seni sikeceğim,
tamam mı?” dedi. Böyle bir zevke hayır diyemezdim.
Ben artık Engin’in kölesi olmuştum, onun tabiriyle ‘Küçük orospusuydum’. Şu ana kadar, hep ailemin
birtanecik kızı olarak hep el üstünde tutuldum, tüm arkadaşlarımın, helede erkek olanların arasında hep iltifatlar
aldım. Kocamın da gençlik aşısıydım ve kocam da beni el üstünde tutuyor, devamlı iltifatlar ediyordu. Ama
Engin beni adi bir orospuymuşum gibi sikiyor ve benimle doğru düzgün konuşmuyordu bile. Yine de ben bu
durumdan oldukça memnundum.
Bir Cumartesi sabahı kocam da işe geç gidecekti. Kahvaltı hazırlıyordum. Engin geldi, buzdolabından birşey
aldı ve masaya oturdu, “Yanıma gel!” dedi. Yanına gittim. Geceliğimin altından elinisokup, amımı avuçlamaya,
parmaklamaya başladı. “Yapma, dayın birazdan gider, bekle biraz!” dedim. “Sus!” dedi, vıcık vıcık olmuş
amımı parmaklarken, “Dayıııı, kahvaltıya gelmiyormusun?” diye seslendi. Kocam da, “Elimi yüzümü yıkayıp
geliyorum!” dedi. Hem heyacandan hem zevkten mahvolmuştum. O sırada Engin eliyle bacaklarımı ayırıp,
külodumu yana çekti ve amıma birşey soktu. Birden irkildim, buzgibi soğuktu soktuğu şey. “Bu ne?”
diyebildim. “Salatalık orospum, salatalık! Dayım gidinceye kadar bu salatalık sikecek seni. Çıkarmak yok,
tamam mı?” dedi. “Tamam…” dedim sadece.
Kocam geldi bu arada. Çaylarını koydum. Kocam, “Hadi yavrum sen de otur, kahvaltını yap!” dedi.
Amımdaki salatalıktan oturamıyordum ki. “Ben sonra yaparım!” dedim. Mutfakta oyalanıyordum ve amımın
suları bacaklarıma süzülüyor, arada bir de kasılıp kalıyordum, ben hareket ettikçe salatalık amımda bir yerlere
değiyor, beni delirtiyordu. Kocam kahvaltısını bitirip kalktı. Giderken bana, “Canım, bugün pek iyi değilsin
galiba, yat dinlen, yemeği falan da düşünme!” dedi. Kocamı kapıya kadar geçirdim. Engin de arkamdan
gelmiş, gülüyordu. Kapıyı kapatınca, “Çıkartayım mı artık salatalığı?” dedim. “Hayır çıkartma, yürü,
yatakodasına gidiyoruz!” dedi.
Yatakodasına girince beni yatağa yatırıp, amımdaki salatalığı tuttu ve ileri geri yapmaya, adeta salatalıkla
sikmeye başladı. İyice delirmiştim artık, zevkten inliyordum. Sonra salatalığı amımdan tamamen çıkarıp, beni
yatağa domalttı ve sikini amıma bir hışımla soktu. Amımı hızla sikerken, bir yandan da kalçalarıma kıyasıya
şaplaklar atıyordu. Canım yanıyordu, ama zevkten de deliriyordum. Bana sürekli, “Sen kimin orospususun?
Senin sikicin kim?” diye bağırıyordu. Onun bu konuşmaları bile beni kudurtuyordu. Kocamla sevişirken,
kocam hep, “Güzel karım, yavrum, canım, aşkım!” falan derdi. Güzel sözler duymak güzeldi, ama sikilirken
argo sözler duymak daha tahrik ediciydi.
Cumartesileri tamamen Engin’e aittim, beni evin istediği yerinde, istediği şekilde sikiyordu. Bizim yatağımızda,
onun kendi yatağında, oturma odasında, kanepede, yerde halının üzerinde, banyoda, mutfakta, masanın yada
tezgahın üstünde… heryerde sikiyordu. Bazen onun geciktirici falan kullandığını düşünüyordum, çünkü bütün
gün hiç durmadan benisikiyor ve sadece 2 yada 3 kez boşalıyordu.
Yine bir seferinde beni mutfakta yerde sikerken, “Bu gece dayıma kendini siktireceksin, ben de sizi
izleyeceğim, tamam mı?” dedi. “Saçmalama, olmaz öyle şey!” dedim. Memelerimin uçlarını sıktı, canımı
acıtıyordu. “Senin sikicin kim?” dedi. “Sensin!” dedim. “Ozaman dediğimi yapacaksın!” dedi. Nekadar karşı
çıksam da, ogün yatakodamıza bir kamera yerleştirdi. Kamera çektiği görüntüleri canlı olarak onun Laptopuna
aktaracakmış…
Akşam yemekler yendi, TV seyredildi, çaydı kahveydi derken, Engin, “Ben yatıyorum!” deyip odasına gitti.
Biz de biraz oturduktan sonra odamıza gidip yattık. Kocamı öpmeye ve azdırmaya başladım. Adeta Engin’e,
kocam da beni iyi sikiyor diye ispatlamak istiyordum. Kocam da bana karşılık verdi ve soyunduk. Kocam
amımı yalamaya başladı, zaten çok iyi yapardı bunu. Engin benim amımı hiç yalamamıştı. Kocam, “Canım
karıcığım, aşkım, sende eriyorum, sana bayılıyorum!” diyerek amımı yalıyor, beni delirtiyordu. Engin’in de bizi
izlemesi beni dahada heyacanlandırıyordu.
Kocam amımı yalayarak beni orgazm ettikten sonra doğruldu ve sikini amıma yavaşça, yine o güzel sözleriyle
soktu. Yavaş yavaş, tadını çıkararak sikiyordu beni. Bu arada kocam, Engin’in hoyratça sıktığı, o fırça gibi
kirlisakallarınısürterek acıttığı memelerimi nazikçe öpüyor, yalıyor, emiyor ve kokluyordu. Ben 2. kez orgazm
oluyorken, kocam da sıcacık döllerini içime akıttı. Biraz daha öpüşüp koklaştıktan sonra kocam banyoya gitti.
Az sonra Engin odaya girdi. Yataktan doğrulmadım bile. Elini amıma attı, avuçlarken, “Benim altımda daha
çok inliyorsun, seni en iyi ben sikiyorum!” dedi ve gitti. Aslında doğru söylüyordu, onunla yaşadığım orgazmlar
daha başkaydı. Engin’in söylediklerini düşünüp durdum bütün gece. Ben Mazoşist idim galiba. Acıdan,
hakaretten daha çok zevk alıyordum…
Pazar günü kocam da evde olduğu için, Engin’le birkaç elleşmeden öteye gidemedik. Engin’in o umursamaz
tavırları beni delirtiyordu. Pazartesi günü Engin işten geldiğinde, yalnızca bir iki saatimiz vardı. “Seni götünden
sikeceğim!” dedi. “Hayır olmaz!” dedim. Amımı bile sikerken hayvan gibi sikiyordu, hiç sikilmemiş götümü
paramparça eder diye düşünüyordum. “Sikeceğim lan!” diye bağırarak beni zorla domaltmaya çalıştı. Ama
ben bütün gücümle karşı geldim, domalmadım. O da, “Tamam lan orospu, bir daha amından da sikmeyeceğim
seni!” deyip kalktı üzerimden ve odasına gitti. Nasılsa dayanamaz diye düşünüp, götümü kurtardığıma
sevinerek yemek hazırlamaya koyuldum.
Gerçekten de ondan sonraki günlerde, bırakın benisikmeyi, dokunmayı, yüzüme bile bakmadı. Kedi yavruları
gibi ona sürtünüyor, beni sikmesi için normalde bütün tahrik olduğu şeyleri yapıyordum, ama o hiç oralı bile
olmuyordu. Hele birgün, banyodan yeni çıkmıştı, odasında kurulanırken yatağa yatırdım ve heryerini yaladım.
Taşaklarını, götdeliğini yaladım (normalde bayılırdı ve kudururdu bu yaptığıma). Sönük sikini emiyordum, ama
onda hiçbir kıpırdanma yoktu. Nasıl sikine söz geçirebiliyordu, anlamamıştım. En sonunda, “Boşuna uğraşma,
ben istersem kaldırırım!” dedi ve beni iterek ayağa kalktı, üzerini giyindi. Deliriyordum artık, karşısında beni
sikmesi için kıvranıyordum, ama o beni tınmıyordu bile.
Pes etmiştim sonunda, Cumartesi günü kocam işe gittikten sonra odasına çıktım, “Kalk hadi, götümü de sik,
amımı da sik, ama yeterki sik!” dedim. O ise umursamaz bir tavırla, “Git kahvaltı hazırla!” dedi.
Merdivenlerden uçarak inip mutfağa girdim, kahvaltısını hazırladım. Sonunda beni sikeceği için çok
mutluydum. Az sonra mutfağa girdi ve aceleyle kahvaltısını yaptı kalktı. Cilve yapıp duruyordum, ama o, “İşim
var, gitmem lazım, bir iki saate gelirim!” deyip çıktı. Sikmeden gittiği için üzülmüştüm, ama önümüzde daha
koca bir gün vardı, kocam gelinceye kadar benisikerdi nasıl olsa diye kendimi teselli ettim…
İki saat sonra kapı açıldığında nasıl bozulduğumu anlatamam. Engin’in yanında bir kız vardı. Resmen göt
olmuştum. Bizi ayaküstü tanıştırdı ve kızla yukarı odasına çıktı. Kısa bir süre sonra da odasından sesler
gelmeye başladı. Kızı inlete inlete sikiyordu. Daha iyi duyabilmek için yukarı çıktım. Kapı açıktı, ama
kıskançlıktan bakamıyordum içeri. Sadece seslerinden bile deliriyordum zaten. Kıza, “Canım, çok iyisin!”
diyordu (bana hiç dememişti oysa). Taşaklarının amına vurduğundaki sesi duyuyordum, kızın inlemelerini,
çığlıklarını, Engin’in de belli belirsiz inlemelerini duyuyordum. Amım sırılsıklam olmustu, ama kendimle
oynamıyordum, çok kıskanmıştım deliriyordum sinirden. Bilerek gürültü yaptım ve aşağı indim. Kız, “O ses
neydi?” dedi, ama Engin, “Önemli değil canım!” deyip kızısikmeye devam etti.
Kocamın eve gelme saati yaklaşana kadar kızısikti. Sonra aşağı geldiler. Kız, “Ben gideyim…” falan dedi. Ben
de biran önce gitsin istiyordum zaten. Ama Engin’de bir ısrar, bir ısrar, “Kal canım, dayımla tanış, yemek
yiyelim!” diye. Uyuz oluyordum, ama yalandan da olsa, “Tabi tabi, iyi olur…” falan diyordum. Kız da, “E
tamam ozaman, kalayım!” dedi. Engin’e baktım, çok keyifliydi. Bana, “Dayımı ara, gelirken Rakı getirsin içelim
bu akşam!” dedi. Ben de istemeye istemeye aradım. Kocam da, Engin’in bir kız arkadaşı olduğunu duyunca
pek keyiflendi.
Akşam yemek yendi, Rakılar içildi, muhabbetler yapıldı. Sonra Engin kızı evine bırakmaya gitti. Biz de bu
arada yatmaya gittik. Yatağımıza girer girmez kocama yanaştım, elimi sikine attım, “Canım çok istiyor seni!”
dedimse de, o hemen uyudu. Yatakta resmen kıvranıyordum, hem bugünkü sikişme seslerinden, hem
kıskançlıktan, hemde Engin’in umursamaz davranışlarından. Amımla oynayıp orgazm olduktan sonra ben de
anca uyuyabildim.
Nekadar uyuduğumu hatırlamıyorum, amımda hoyrat bir dokunuş hissettim, hemen açtım gözümü. Engin’di. O
an sevinçten ve heyecandan ölebilirdim herhalde. Kocamın yanımda horlaya horlaya uyuyordu. Engin kulağıma
fısıldayarak, “Sikeyim mi seni?” diye sordu. Ben de fısıltıyla, “Sik!” dedim. “Götünü de sikeyim mi?” dedi,

“Sik!” dedim. Artık beni parçalasa bile umrumda değildi. “Odama gel!” deyip gitti. Hemen kalktım, uçarak
odasına gittim. Engin yatağa yatmış, kalkık sikini sıvazlayarak beni bekliyordu. Kapıyı kapayıp yanına gittim,
“Aşkım, sikicim!” dedim, dudaklarına yumuldum. Engin beni üzerinden iterek, “Öp lan ayaklarımı, özür dile
benden orospu!” dedi. Ayaklarının heryerini öptüm, durmadan da özür diledim. Saçımdan tutup beni yukarı
çekip, “Artık ne dersem yapacakmısın lan?” dedi. “Ne dersen yapacağım, söz!” dedim. “Yala lan sikimi!” dedi.
Kendimi ona ispat etmek istercesine yalıyordum, emiyordum sikini. Taşaklarını, götünün deliğini, heryerini
yaladım bu defa. Siki kazık gibi olmuştu, ben zaten sırılsıklamdım. Kolumdan tuttu ve “Domal!” dedi. Hemen
domaldım. Direkt götüme sokacak diye düşünüyordum, zaten artık umrumda da değildi, siksin de nasıl isterse,
neremi isterse siksin diyordum. Bu düşüncelerle birde baktım ki amımı götümü yalamaya başladı. Aman
Tanrım, ilk kez amımı yalıyordu. Dilini amıma sokuyor, ordan çıkarıp götümü zorluyordu diliyle. Boşalmıştım
bile, ama o halen yalamaya devam ediyordu, amımın sularını yalayıp yutuyordu. “Orospuuummm, amın çok
tatlıymış!” dedi. Tanrım, bu ne büyük iltifattı!
Doğruldu, sikini soktu amıma, sikmeye başladı. Bu arada kalçalarımı tokatlıyor, saçlarımdan asılıp kafamı
kendine dogru çekip beni öpüyordu. Evet, öpüyordu. Ben yine orgazm olmuş titrerken, sikini amımdan çıkarttı
ve götümün deliğine sürtmeye başladı. “Krem sürelim!” dedim. “Ne kremi lan, böyle sikeceğim seni!” dedi.
Sikini amıma sokup ucunu ıslatıyor, sonra o ıslaklığı götümün deliğine sürüyordu. Bir süre sonra sikinin başını
götüme soktuğunda, ölüyorum diye düşündüm, Tanrım, bu nasıl bir acıydı. “Yastığı al, ona kapan!” dedi ve bir
hışımla kalanını da soktu götüme. Tarif edilemez bir acıydı. Bir süre sonra hızlıca sikmeye başladı götümü.
Taşakları amıma çarpıyordu ve ben şaşırarak, nasıl bu kadar acıdan zevk aldığımı düşünüyordum.
Bir süre sonra amımın dudaklarında bir sertlik hissettim. Ben daha, “O ne?” diyemeden, amıma birşey soktu.
“Salatalık orospum, salatalık!” dedi. Amımda salatalık, kendisi götümü sikerken, aynı zamanda da klitorisimi
okşuyordu. Artık zevkten deliriyordum ve orgazm olurken nefes bile alamıyordum. Bu şekilde götümü epeyce
bir süre sikti. Sonra birden sikini götümden çıkarıp, saçımdan asıldı, “Dön, ağzını aç!” deyip, ağzıma verdi ve
şiddetle boşaldı, “Hepsini yut orospum, yut hepsini!” dedi. Hepsini yuttum ve sikini yalayarak temizledim.
Sonra beni ayağa kaldırdı, belime sarılıp dudaklarımdan öptü ve götüme şaplak atıp, “Hadi git şimdi!” dedi.
Zevkten uçarak indim aşağı. Odaya girdiğimde kocam halen uyuyordu. Ben de günlerin hasretini bitirmiş
olarak yattım, keyifle uyudum.

soru görüş öneri için

msn: altanbey34@hotmail.com

Selam  aldatan kaınlar anlatıyor  Hikaye okuyucuları. Adım Selma. Oldukça bakımlı, çevresi tarafından fark edilen, 26
yaşında, eşinden boşanmış bir kadınım. Özel bir şirkette satış temsilcisi olarak çalışıyorum, işim gereği devamlı
yollardayım. Size başımdan geçen güzel bir anıyı anlatmak istiyorum.
Antalyanın yayla ilçelerinden birinden geçerken, aracın yağ lambası yandı. Hemen aracı müsait bir yere park
ettim ve motor kapağını açtım. Motorun heryerinden yağ akıtıyordu. Oradan tesadüfen geçen bir kamyoncu
durdu. Kamyoncu orta yaşlı bir adamdı, “Bir problem mi var?” diye sordu ve motora baktı. ‘Filitrenin patlamış
olduğunu’ söyledi ve ‘Tanıdığı bir Yağlamacı usta olduğunu, filitrenin onda bulunacağını’ ekledi ve telefon
numarasını verip gitti. Hemen dediği ustayı aradım. Problemi ve bulunduğum yeri tarif ettim. Benim olduğum
yere yakın olduğunu söyledi ve “Hemen geliyorum.” dedi. 10-15 dakika sonra, beyaz eski bir araba yanımda
durdu. İçinden esmer, 1.80-1.85 boylarında, 30-32 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim, oldukça yakışıklı bir
adam çıktı…
“Merhaba, geçmiş olsun…” dedikten sonra arabanın motoruna yöneldi. Baktı, “Nasıl oldu bu?” dedi. Bende
‘Lambanın yandığını, sağa çekip durduğumu’ anlattım. “Tamam, dükkana gidip yağ ve filtre getirmemiz
gerekiyor. Buyurun gidelim.” dedi. Aslında arabayı o dağ başında bırakmak istemiyordum, ama ustadan çok
etkilenmiştim, bindim arabasına. Arabası dıştan hurda birşeye benziyordu, ama içine binince hiçte öyle
olmadığını anladım. Arabadasitesinde okuduğum hikayeler geldi aklıma, kendi kendimi tahrik
etmeye başlamıştım. Neyse, dükkanına gittik ve gerekli malzemeleri aldık ve tekrar arabanın yanına döndük.
Filitreyi değiştirdi, yağ koydu ve arabayı çalıştırdı. “Tamam, yapıldı… Başka bir ihtiyacınız var mı?” dedi.
Arabanın yapıldığına çok sevinmiştim, ama benim içimden farklı şeyler geçiyordu, “Evlimisin?” diye sordum.
“Evet evliyim, niye sordunuz?” dedi. “Hiç, merak ettim sadece…” dedim. Bu sefer o bana “Siz evlimisiniz?”
diye sordu. Boşandığımısöyledim, gülümsedi. “Niye sırıttın öyle?” dedim.
“Sizin karnınız aç mı, ben acıktım, size bir balık ikram edebilirim, buraların Alabalığı meşhurdur…” dedi. Pek
aç olmamama rağmen, “Evet açım.” dedim. “Hadi bırakın arabayısizi götüreyim.” deyince, ben “İyi ama evde
karın beklemez mi seni?” diye sordum. O da “Eşim geçen hafta Antalyaya annesinin yanına gitti, iki ay orda
kalacak.” dedi. Bu cevap üzerine ben içimden ‘Tamam, birşeyler olacak…’ dedim ve bindik arabasına. “Uzak
mı gideceğimiz yer?” dedim. “Çok acıktınız galiba?” dedi. “Evet.” dedim. “Ben sizi doyuracağım, sabredin
biraz…” dedi. Arabanın torpidosuna takıldı gözüm, hafif aralıydı. Kapağı açtım, bir şişe Viski duruyordu,
altında CD’ler ve bir kutu Prezervatif vardı. Balıkçıya geldik, girişte ‘Alabalık Çiftliği’ yazıyordu, ama küçük
bir evden bozma bir yerdi, yanından dere geçiyordu. Hemen balıkları söyledik. Bu arada konuşuyorduk.
Bende bir yandan konuşup, bir yandanda ‘kendimi nasılsiktirsem’ diye düşünüyordum…
Balıklarla salata geldi. Garson “Birşeyler içermisiniz?” diye sordu. Ben Cola söyledim, O da bir duble Rakı
söyledi. Bana “Siz alkol almıyormusunuz?” diye sordu. Ben “Hayır, şuan istemiyorum.” dedim. “Bir duble için,
rahatlarsınız.” dedi. “Tamam, seni kırmayayım…” dedim ve bende Rakı söyledim. Uzatmayayım, balıklarımızı
yedik, Rakılarımızı içtik ve oradan çıktık. Bana “Gel sana evimi gezdireyeyim…” dedi. “İyi, hadi bakalım…”
dedim. Beni güzel bir eve götürdü. Kapıdan içeri girdik, içerisi de çok güzeldi. Odaların hepsini gezdik, en son
yatak odası kalmıştı, bunu fark ettim. Bu arada sanki on yıllık arkadaş gibi davranıyorduk birbirimize. En son
oda yatak odasıydı. Yatak odasına girdik. Makyaj masasının üstündeki aynaya bakıp saçlarımı düzeltirken,
kulağımdan küpemin birtanesi yere düştü. Benden önce davranarak küpemi yerden aldı ve “İstersen ben
takayım küpeni…” dedi.
takayım küpeni…” dedi.
“Tamam tak…” dedim. Küpeyi taktı ve birden kulak mememi öpmeye başladı. Bende böyle bir hareket
bekliyordum, hemen karşılık verdim, zaten baştan çıkmıştım iyice. Çok güzel öpüşüyordu, dili ağzımın içinde
geziniyordu. Üstümdekileri bir çırpıda çıkardı. Sonra bende onu soymaya başladım. Soyarken elimi kilodunun
içine soktum, yarağı dimdik olmuştu. Hemde kocamandı, içim ürpermişti, o yarağı içime almak istiyordum.
Kilodonu çıkardım ve yarağını ağzıma aldım, yaladım. Sonra beni yatağa yatırdı ve amımın etrafını yalamaya
başladı. Sonra yalamayı bıraktı ve o kocaman yarağını amıma dayadı. Yavaş yavaş, sürttüre sürttüre amıma
soktu. Yarağı çok büyüktü, hem acı çekiyordum, hemde çok zevk alıyordum. Sonra gelip gitmeye başladı. O
kadar hızlı gidip geliyordu ki, amımın şeklini değiştirdi. Ben boşalmıştım, ama onun hiç boşalma gibi niyeti
yoktu. Arada bir pozisyon değiştirerek sikişiyorduk. Pozisyon değiştirirken bile o kazık gibi yarağını amımdan
çıkarmıyordu. Ben yine boşaldım. İlk defa hayatımda amım köpürmüştü…
Nihayet gidip gelmeleri iyice hızlanmıştı, “İçine boşalabilirmiyim?” diye sordu. Bende “Gel aşkımmm…” diye
bağırarak bir daha boşaldım. Ardından da O öyle bir boşaldı ki, titreyerek ve bağırarak. Sanki spermleri hiç
bitmeyecek sandım. Boşalması bitince üstüme yığıldı kaldı. Hareketsiz bir iki dakika durduktan sonra
kendisine teşekkür ettim, öptüm ve kalkıyordum. “Nereye gidiyorsun?” dedi. Banyoyu sordum, temizlenip
gideceğimi söyledim. “Sen doydun mu? Ben daha açım!” dedi ve beni kendine doğru çekti. Yine öpüşmeye
başladık, dudaklarımı yiyordu sanki. Elimi sikine attım, daha dimdik duruyordu, sanki hiç boşalmamış gibi
sertti. Yarağını ağzıma verdi. Bir iki dakika yalattıktan sonra beni domalltı. Götümün deliği ile ilgilenmeye
başlayınca, götümü sikmek istediğini anladım ve ‘Daha önce hiç arkadan yaptırmadığımı, yavaş ve dikkatli
olmasını’ söyledim. “Tamam, merak etme…” diyerek, yarağını göt deliğime dayadı. İlkin götüme sokamadı,
fakat uğraşırken en sonunda girdi. Çok canım yanıyordu. Öyle çığlıklar atıyordum ki, eliyle ağzımı kapadı…
Sikinin tamamı götüme girdikten sonra pompalamaya başladı. Gittikçe hızlanıyordu. 15-20 dakika kadar
götümü siktikten sonra, artık götten sikilmeye alışmıştım ve bende zevk alıyordum. Daha sonra götümün içine
boşaldı. O gün beni defalarca sikti. Dinlenip dinlenip sikişiyorduk. En sonunda ikimizin de işi bitince, beraber
duş aldık. (Duşun altında yarağı tekrar kalkacak diye korkuyordum). Kurulandık, giyindik ve evinden çıktık.
Beni arabamın yanına bıraktı ve bana teşekkür etti. Bende ona teşekkür edip, arabamı çalıştırdım ve ordan
uzaklaştım. Çok bitkindim, eve varıp yatmaktan başka bir düşüncem yoktu. Yorgunluktan, nerdeyse araba
kullanamayacak haldeydim. Eve varınca direk kendimi yatağa attım. Sabaha kadar deliksiz uyumuşum.
Uyandığımda mutluluktan ayaklarım yere basmıyordu. İşyerindeki arkadaşım Aysun da “Sende bir değişiklik
var…” deyip sıkıştırınca, bende dayanamadım anlattım. Hemen yağcının adresini ve telefon numarasını istedi.
“Kusura bakma, veremem!” dedim. Fakat Aysunla anlaştık, bir dahaki sefere birlikte gidip kendimizi
siktireceğiz…
Hoşçakalın.

Merhaba, ben Türkan, 38 yaşındayım ve gerçekten son derece güzel bir kadınım. Evliyim ve Lise son sınıfa
giden, 18 yaşında bir kızım var. Kocam eskiden terziydi, sonra terzilikte iş kalmayınca çeşitli işlerde çalışmaya
başladı. Kocamın dayısının damadı Sefer abi kocama Adana’da bir iş buldu ve götürdü işe yerleştirdi. Kızım
Selma’nın okulu olduğu için biz Mersin’de kalmıştık. Kocam bizi Sefer abi’ye emanet etmişti. Sefer abi
oldukça da zengin biri. Bütün ihtiyaçlarımızla o ilgileniyordu.
Bir gün, kızım Selma’nın okulda olduğu bir vakit, Sefer abi eve geldi ve bir ihtiyacımız olup olmadığını sordu.
Ben de kendisini içeriye davet ettim, biraz paraya ihtiyacımız olduğunu söyleyip, kendisinden 20 YTL istedim.
O ise çıkardı 100 YTL verdi ve “Hepsi kalsın. İstediğin gibi harca.” dedi. Parayı aldım, teşekkür ettim. Birer
fincan kahve içmek için kendisini salona buyur ettim. Sefer abi bir sigara yaktı, ben de kahve yapmak için
mutfağa gittim. Kahveleri yapıp getirdim ve ikram edip karşısındaki divana oturdum. Karşılıklı kahveleri
içerken, Sefer abisürekli bacaklarıma bakıyordu. Bu da beni heyecanlandırıyordu ve ben de onun yarağından
gözlerimi alamıyordum…
Kahvelerimizi içtikten sonra, beni yanına, oturduğu üçlü koltuğa çağırdı. Gittim yanına oturdum. Sağ elini
boynuma koydu ve beni okşamaya başladı. Bir yandan da çok güzel olduğumu söylüyordu. Bu sırada
pantolonunun önüne baktığımda yarağının dikildiğini gördüm. Beni kendine doğru iyice çekti ve boynumdan
öpmeye başladı, sol elimi de tutup yarağının üstüne koydu ve sıkmamı istedi. Ben de öyle yaptım. Sefer abi de
sol elini eteğimin altına sokarak, külotumun kenarından amcığımı okşuyordu.
Boynumu öpüp yalarken, kulağıma fısıldayarak, “Türkan, seni uzun zamandan beridir arzuluyorum. Seni
hemen şimdi sikmek istiyorum!” deyince, “Ben de seni istiyorum Sefer abi.” dedim ve fermuarını indirip
kemerinini çözdüm ve pantolonunu aşağı indirdim. Ardından külotunu da sıyırdım. Yarağı ortaya çıkmıştı.
Fakat hem oldukça uzun hem de bileğim kadar kalındı. Sanki insan yarağı değil, bir at yarağıydı mübarek.
Resmen korktum ve “Sefer abi, ben bunu alamam!” dedim. Bunun üzerine Sefer abi, “Bak bunu benim karı da
alıyor, Meyrem de alıyor. Sen de alırsın. Sen yeter dediğinde ben daha ileri gitmem.” dedi.
Meyrem kim diye soracak olursanız, Meyrem, Sefer abi’nin kayın biraderinin karısı. Zaten bana Meyrem
anlatmıştı, Sefer abi’nin kendisinisiktiğini…
Bu arada tamamen soyunduk ve birbirimizi öpüp yalamaya başladık. Sonra Sefer abi amcığımı iyice yaladı,
sulandırdı. Ben de Sefer abi’nin yarağını ağzıma almak istedim ama sığmıyordu. Sadece dilimle yalıyordum.
Sefer abi, iyice sulanmış olan amcığımı bir de tükürükle ıslattıktan sonra yarağını sokmaya çalıştı, fakat
girmiyordu. Tekrar amcığımın iki dudağını eliyle yanlara açarak, yarağının kafasını yavaş yavaş sokmaya
başladı. İleri geri yaparak ve her defasında biraz daha ilerleyerek, alıştıra alıştıra sonunda hepsini köklemeye
başladı. Sanki içime bir soba odunu girmişti. Amcığıma girip çıkmasısürdükçe ben de iyice alıştım ve zevkten
deliye döndüm.
Her kökleyişinde sanki midem ağzıma geliyordu. Fakat içimden çıkmasını da istemiyordum. Amcığım,
kocamınkinin iki katı büyüklüğündeki Sefer abi’nin yarağını iyice sarmıştı. Ben boşalıyordum ama Sefer abi
boşalmıyordu. Artık kaç kez orgazm olduğumu bilmiyorum. Fakat o aynı sertlikte sikmeye devam ediyordu.
Resmen zevkten çıldırıyordum. Meğer Sefer abi çok geç boşalırmış. Oysa kocam, daha o küçücük sikini
içime sokar sokmaz bir iki ileri geri yaparken, ben daha zevk almaya bile başlamadan boşalırdı. Sefer abinin
de öyle boşalacağınısanmıştım.
Sefer abi’ye “Birazdan kızım okuldan gelir. Lütfen artık boşal, bugünlük yeter. Bunun yarını da var.” dedim.
Sefer abi “Tamam güzelim…” deyip, iyice hızlanmaya başladı. Ben tekrar boşalırken, (bir saatten fazla sürmüş
olan sikişten sonra) nihayet Sefer abi de boşaldı ve içimi doldurdu. Yarağını içimden çıkardığı halde aynı
irilikteydi. Yarağını içime ilk sokarken çok zorlanmama rağmen sonradan gerçekten çok zevk aldım.
Aslında Sefer abi’nin gitmesini hiç istemiyordum. O geceyi Sefer abi ile geçirmek istiyordum. Ona “Akşam
yemekten sonra tekrar gel. Kızım uyuduktan sonra sabaha kadar birlikte olabiliriz.” dedim. Sefer abi de
“Benim karıyı atlatabilirsem gelirim.” dedi ve giyinip gitti. Evde karısına “Bir arkadaş hastalanmış ben
hastaneye gidiyorum, yanında refakatçı olarak kalacağım bu gece.” demiş. Akşam saat 19:45 gibi tekrar geldi.
Sefer abi biraz kızım Selma’nın dersleriyle ilgilendi. Kendisi öğretmen olduğu için, onun ödevlerini yapmasına
yardım etti. Ben de Sefer abinin tam yanına oturdum, kızım masanın karşı tarafında olduğu için
göremeyeceğinden emin olduğum için, masanın altından sol elimle fermuarını açtım, elimi pantolonunun içine
soktum ve o kocaman yarağı dakikalarca avuçladım ve sevdim. Sefer abi bozuntuya vermiyordu ama korkunç
zevk alıyordu…
Nihayet Selma’nın ödevleri bitti ve kendi odasına yatmaya gitti. Biz 25-30 dakika kadar Selma’nın uyumasını
bekledikten ve uyuduğundan iyice emin olduktan sonra, sessizce öpüşmeye ve sevişmeye başladık. Sefer abi
bana “Türkan, gerçekten çok güzelsin. Sana doyamıyorum.” dedi. Ben de “Sen de çok iyisin ve sağlamsın.
Karın da, Meyrem de çok şanslılarmış.” dedim. Soyunduktan sonra Sefer abi yeniden amcığımı okşamaya ve
parmaklamaya başladı. Sonra Sefer abi yere yattı, ben de üstüne çıktım benim başım onun yarağından tarafta,
amcığım da onun başından taraftaydı. O amcığımı yalarken ben de yarağını ağzıma almaya çalışıyordum.
Yarak biraz yumuşasa ağzıma alabileceğim ama ne gezer. Aynı kalınlıkta, aynı uzunlukta ve sertlikteydi.
Yaladım yaladım ve anca üçte birini ağzıma alabildim…
Amcığım da iyice sulanmıştı. Beni yere yatırdı, yeniden tükürükledi ve o kocaman yarağı amcığıma sokmaya
başladı. Fakat bu sefer gündüzki kadar zorlanmadan içime aldım. Yeniden sikişmeye başladık. Bir süre sonra
ben orgazm oldum ve Sefer abi’ye “Senin boşalman neden o kadar geç oluyor?” diye sorduğumda, bana “Ben
1-2 saatten önce boşalmam. Bu benim elimde değil. Ben de boşalmak istiyorum ama olmuyor. Bu durum,
Karımın da Meyrem’in de çok hoşuna gidiyor. Senin hoşuna gitmiyor mu?” dedi. Ben de “Aslında hoşuma
gittiğini ama beni çok yorduğunu.” söyledim… Bunun üzerine dinlene dinlene sikişmemize devam ettik. Ben üç
dört kez boşaldıktan sonra Sefer abi de nihayet boşalmaya başladı ve içimi doldurdu…
Amcığımdan akan sıvılar göt deliğimi ıslatmıştı. Sefer abisağ elinin parmağı ile bir yandan da ıslanmış olan göt
deliğimi parmaklamaya başlamıştı. Sefer abi’ye “Senin niyetini anladım, ama katiyen olmaz. Götüme
sokturmam. Yırtılır, sakatlık olur, hastanelik olurum, millete de rezil oluruz. Amcığıma bile zor giriyor!” dedim.
Bana “Canım, güzelim, bir kez deneyelim. Kremle, tükürükle, yumuşatırım, parmaklayarak alıştırırım, sonra
deneriz. Girmezse sokmam.” dedi…
Doğrusunu isterseniz kendim istemediğim halde Sefer abiyi de kırmak istemiyordum. Çok ısrar edince razı
oldum, “Tamam, ama lütfen, beni seviyorsan sakatlık yapma. Dene, girmezse tekrar amcığımı sik.” dedim. O
da “Tamam güzelim, seni üzmek istemem. Girmezse illa da sokayım demem. Bir kere deneyelim.” dedi. Gittim
krem getirdim, önce göt deliğimi kremledi ve sonra parmağını sokmaya başladı. Biraz tek parmakla
oynadıktan sonra iki parmağını, daha sonra da üç parmağını sokup çıkararak göt deliğimi bayağı alıştırdı. Bu
arada ben de içimden ‘yarağının sertliği biraz geçsin’ diye yalıyordum. Fakat hayret edilecek bir şey, yarağı
sertliğinden hiç bir şey kaybetmiyordu.
Sonunda beni dizlerimin üstünde domalttı. Arkama geçti ve iyice alışmış olan göt deliğime yarağını dayayıp
hafifçe bastırmaya başladı. Kafasının girdiğini hissetttim, öylece biraz beklemesini söyledim. Sefer abi
gerçekten çok anlayışlı ve merhametli bir insan olduğu için bir süre öylece bekledi. Sefer abi’ye “Şimdi yavaş
yavaş, ben dur diyene kadar sok.” dedim. O da ufak ufak git gellerle, yarağını yavaş yavaş götüme sokmaya
başladı…
Daha önceleri, kocam da birçok kere beni götten sikmek istemişti. Kocamın siki Sefer abi’nin yarağının
yarısından bile kısa ve ince olmasına rağmen, kocama götümü siktirmemiştim. Şimdi neredeyse at yarağı kadar
bir yarağı, götüme yarıya kadar sokturuyordum. Çünkü Sefer abiyi kıramazdım. Çünkü ona ihtiyacımız vardı,
onun korumasına ihtiyacımız vardı. Kocama iş bulmuştu, bizim her ihtiyacımızı o karşılıyordu. Kızımın okul
masraflarını da o karşılıyordu. Bu nedenle kendimi Sefer abinin her istediğini yapmak zorunda hissediyordum.
Gerçi o, bu durumu fırsat sayan biri değildi. Ve ona siktirmeyi ben de çok istiyordum, kocamdan daha iyi
sikiyordu beni.
Sefer abi götümü sikmeye devam ediyordu (bir yandan da eliyle amcığımla oynayınca, ben yeniden boşaldım).
Artık o kocaman yarağın yarıdan fazlasının götümün içinde olduğunu hissediyordum. Ama zorlanmaya
başladım ve Sefer abi’ye “Sakın daha fazla sokma, bu kadar iyi.” dedim. O da “Tamam güzelim. Sen ne
kadarını istersen o kadarını sokarım. Hiç korkma.” dedi ve iyice alışmış olan götümü bir saatten fazla bir süre
sikti. Ve nihayet boşalıp, göt deliğimi dölleriyle doldurduktan sonra yarağını çıkardı.
Beraber banyo yaptık. Ardından çay demledim, içtik. Bir süre dinlendik, birbirimize sarılıp oturduk, elleştik ve
sonra yeniden sikişmeye başladık. O gece sabaha kadar, hem amcığım hem de göt deliğim Sefer abi’nin
yarağından nasibini aldı.
Sefer abi’ye ve müthiş yarağına doyamıyorum. Sefer abi her hafta, mutlaka en az bir kez geliyor ve her
seferinde deliler gibi sikişiyoruz. Daha sonraki haftalarda neler oldu neler, onu da bir başka müsait zamanda
anlatırım…

Slm ben İstanbuldan Emel. 25 yaşındayım ve 2 senelik evliyim. Kocamla görücü usulü evlendik. Nişanlılık
zamanında biraz birbirimize alışır gibi olsakta aramızda bir soğukluk vardı, ama aile baskısıyla evlendik.
Evliliğimizin ilk bir yılı fena sayılmazdı. Ama ben sürekli kocamın kendisine bakmasını, bakımlı olmasının daha
çok hoşuma gittiğini söylesemde, kocam pek aldırış etmez, bildiğini okurdu. Neyse, bundan 3 ay önce maddi
sıkıntıdan dolayı benimde çalışmam gerekliydi. Kocam arkadaşının işyerinde bana iş buldu ve çalışmaya
başladım. Sekreterlik yapıyor, çay getiriyordum vesaire. Patronum düzgün giyimli, bakımlı ve bana göre biraz
da yakışıklı idi…
Birgün patronun masasını temizlerken çekmecede bir pornodergisi buldum, ama bakmaya utanmıştım, hemen
yerine koydum. Aradan birkaç gün geçti, ama aklım hala o dergideydi. Ofiste kimsenin olmadığı birgün yine o
çekmeceye baktığımda, busefer ikinci bir dergi daha vardı. Merakla aldım ve sayfaları karıştırmaya başladım.
Resim de olsa, fena sikişiyorlardı. Sayfaları karıştırırken iki sayfanın birbirine yapışık olduğunu gördüm,
herhalde patronum 31 çekip boşalmıştı. O an dergiye bakarken çok canım istemişti, bir taraftan da amımı
okşuyordum. Azgınlığım gideceği yerde, canım daha da sikilmek istiyordu. Fakat yapacak birşey yoktu, çünkü
evliydim. Akşam olmasını sabırsızlıkla bekledim. Eve gittiğimde kocam henüz gelmemişti. Güzel yemekler
hazırladım, mum ışığı yaktım, seksi kıyafetler giydim ve kocamın gelmesini bekledim. Kocam geldi. Yemek
yedik, çay içtik, derken saat ilerledi. Kocama cilvelenmeye başlasamda, o çok yorgun olduğunu, yatacağını
söyledi. Çok moralim bozulmuştu. Kocamla seks hayatımız pek iç açıcı değildi anlayacağınız…
Ertesi gün sabah erkenden ofiste yalnızken patronun çekmecesindeki dergi aklıma geldi. Hemen çekmeceye
koştum, ama dergi yerinde yoktu. Yine canım sıkıldı. Dergi olmadan da kendi kendime tatmin olurum diye
düşündüm ve başladım amımı okşamaya, göğüslerimle oynamaya. Derken iyice kendimden geçmişim, birden
zil çaldı. Telaşlandım, toparlanayım diyene kadar geç kaldım. Kapıyı açtığımda patron gelmişti. Kapıyı neden
geç açtığımı sordu, “Lavabodaydım, özür dilerim.” dedim. Yine üzerinde o güzel parfümü vardı ve ben o
parfüme bayılıyordum. Sonunda parfümünün markasını sordum. “Niye, çok mu hoşuna gitti?” dedi. Bende
utanarak “Evet.” demek zorunda kaldım. Çok utanmıştım, patronum da durumu anladı. Bir tanede kocama
almamı söyledi. Bende “Kocam parfüm sevmiyor…” dedim. Anlamlı anlamlı “Hımmm…” dedikten sonra,
kocamla aramızın nasıl olduğunu sordu. Bende “Eh işte…” diye cevap verdim. Uzun bir süre dertleştik. Bana
hertürlü sıkıntımı anlatabileceğimi, elinden ne geliyorsa yapacağını söyledi. Bense herşeyi söylüyor, ama
konuyu cinselliğe getirmeye utanıyordum. Sonunda konuyu patronum açtı, “Peki cinsellikle aranız nasıl?” dedi.
Bense utancımdan kıpkırmızı oldum, cevap veremedim. Bana, neden utandığımı, arkadaşça konuştuğumuzu,
kendisinin abisi olduğunu söyledi. Bende utanarak “Öyle…” dedim. O sırada telefon çaldı ve konu kapandı.
Aradan bir hafta kadar geçti. Bu bir haftada sadece bir akşam kocamla sikiştik, ama tatmin olmamıştım.
Çünkü direk sokuyor, öpme yok, sevişme yok, kendi tatmin oluyor, beni hiç düşünmüyordu. Kendi kendime
karar verdim, hayatımda birkez dahi olsa biriyle sikişecektim. Ertesi sabah işyerinde yalnız otururken aklıma
patronum geldi. Neden olmasın dedim. Patronumla sikişmeyi kafaya koymuştum. Üzerime daha şık dekolte
elbiseler giymeye başladım. Sonunda patronumun da ilgisini çekmiş olacak ki, akşamları masasının
çekmecesine pornodergiler koyuyordu yeniden. Bende artık külot giymiyor ve sütyen takmıyordum, her an
sikişe hazır olmak için. Aslında ikimizde ne istediğimizi biliyorduk…
Bir gün öğleden sonra idi, patronum beni odasına çağırdı, çok canının sıkıldığını, konuşmak istediğini söyledi.
Bende “Olur.” dedim, beraber koltuğa oturduk, konuşmaya başladık. Sohbet koyulaştıkça, vücut olarak
birbirimize yaklaşmaya başladığımızı hissediyordum. Birden ne olduğunu anlayamadan, çılgınca birbirimizin
dudaklarına yapıştık ve sevişmeye başladık. Patronum elini amıma attı, külot olmadığını farkedince,
gülümseyerek “Seni azgın orospuuu…” dedi. Bende “Evet çok azgınım, ve kendimi orospu gibi hissediyorum,
var mı itirazın? Sen sikmene bak!” dedim. Elimi patronun sikine attığımda, siki kemik gibiydi. İkimizde hemen
soyunduk ve koltuğun üzerinde 69 olduk. Ben onun sikini emiyordum, o da amımı yalıyor, dilini amımın içinde
oynatıyordu. Zevkten ve heyecandan çıldırmak üzereydim, “Hadi, ne duruyorsun, yeter artık, sikişelim!”
dedim. O da beni koltuğun üzerine yatırdı, bacaklarımı ayırıp, amıma yavaş yavaş sikinisokmaya başladı. Siki
amımın dibini bulunca birden hızlandı. İkimizde uçmuştuk. Ben tırnaklarımı sırtına geçirdim, tırmalıyordum.
Beni daha hızlısikmesini istiyordum. O da saçlarımı eline dolayıp asılarak, “Amına koduğumun orospusu! Pis
Fahişe! Sürtük!” diye küfürler ederek, vahşice sikiyordu.
O gün patronum beni çok fena sikti. Kaç sefer boşaldığımı hatırlamıyorum, ama harika sikti. O günden sonra
paronumla birçok kez daha sikiştik ve pişman değilim. Şimdi hayatımdan çok memnunum, canım nezaman
yarak istese, patronum beni sikmek için herzaman hazır. Kocamsa hala aynı koca. Kusura bakma kocacığım
sana boynuz taktığım için. Ama sikmeyenin amınısikerler. Karılarını ihmal eden erkeklere duyrulur!

Adım Zerrin, 46 yaşında, esmer ve dul bir kadınım. 2 yıl önce bir trafik kazasında kaybettiğim Fabrikatör Kocamdan kalan Fabrikanın yönetimiyle ben ilgilenmeye başladım. Kızım da Amerikada Üniversitede okuduğu için, 2 yıl boyunca tek başıma tüm zamanımı Fabrikanın işleriyle harcadım, ama malesef mizacım iş kadınlığına elvermediğinden ve parasal sıkıntım olmadığından sonunda Fabrikayı satmak zorunda kaldım. Kocam çok zengin biriydi, Fabrikanın haricinde daha birçok gayrımenkulden oluşan yüklü bir miras bırakmıştı. Takriben 1,5 yıldır da mirasla uğraşmaktan kendime hiç zaman ayıramamıştım. Parasal işlerimi Şişli taraflarındaki bir Banka şubesi ile hallediyordum. Küçük bir şube seçmemin sebebi, yüklü mevduatım olduğundan çok daha samimi ve kolay işlem yaptırmamdandı.

Bir gün yine gelen faizleri ve kiraları kontrol etmek için şubeye gittiğimde, yeni bir memurun işe başlamış olduğunu gördüm. Diğer çalışan 7-8 kişinin arasında hemen göze batıyordu. Çok yakışıklı bir gençti, 1.80 boylarında, temiz yüzlü, atletik yapılı biriydi. Görür görmez bayılmıştım. Şöyle bir ellerine baktım, yüzük filan yoktu, muhtemelen bekardı. 2 yıldır işten güçten başımı alamamış, ancak kendimi toplamışım, bir anda tahrik olmuştum, içim erimişti görünce. Müdüre hanımın yanında kahvemi içerken, hesaplarımı kontrol ettim. Müdüre hanımla konuşurken, öylesine işe yeni başlayan memurdan bahsettim. Müdüre hanım da sinsice gülümseyerek, “Evet yeni başladı, ismi Selim. Daha bekar ve üstelik sizin semtte oturuyor!” ) dedi. Neyse, ben kahvemi bitirdikten sonra şubeden ayrılıp eve döndüm. Ama kafama takmıştım bir kere, bu yeni gelen çocuğu daha yakından tanımam lazımdı…

Ne yaparım, nasıl yaparım diye düşünürken, aklıma birşey geldi. Bankadakiler saat 18:00 de paydos ediyorlardı, akşam 17:15 gibi Müdüre hanımı arayıp, “Ah şekerim sorma, öğlen unutmuşum, bu akşam bir düğüne gideceğim, hediye almam lazım, bizahmet o yeni gelen memur çocukla bana 1.500 TL gönderiver, sana verdiğim vekaletten halledersin! Adı neydi, Selim miydi? Nasıl olsa bizim semtte oturuyormuş!” dedim. Müdüre hanım da, “Tamam, hemen yolluyorum!” dedi. Ben de hemen bir duş alıp bornozumu giydim ve Selimi beklemeye başladım. 15 dakika sonra Selim kapıyı çaldığında bornozla kapıyı açtım. Elindeki zarfı göstererek, “Müdüre hanım gönderdi…” dedi. Parayı teslim aldığıma dair Makbuz imzalatması gerekiyordu. “Gel canım, içeri buyur!” diye salona aldım. Selim sıkıla sıkıla içeri girdi, parayı saydı uzattı. “Ah canım sana da zahmet oldu, ama görüyorsun halimi, hazırlanmam lazımdı, buyur geç, şöyle otur!” diye üçlü koltuğu işaret ederek oturtup, ben de hemen yanına oturdum. Ve o an bacak bacak üzerine atarak ilk frikiğimi verdim, neredeyse kalçama kadar bacaklarımı açtım, bornozun önü de baya aralık, göğüslerim olduğu gibi meydandaydı…

Selimin gözleri bir göğüslerimde bir bacaklarımdaydı. “Dur sana içecek birşey ikram edeyim, eh buraya kadar zahmet edip geldin…” dedim. Kalkıp iki bardak Viski doldurdum ve biraz daha yakınına oturdum. Artık kalçam Selimin bacağıyla temas halindeydi. Selim makbuzu imzalattıktan sonra Viskisini fondip yaptı ve göğüslerimle bacaklarımı süzerek, “Başka bir arzunuz varmıydı Zerrin hanım?” dedi. Selimin önüne baktığımda siki neredeyse pantolonundan fırlayacak gibiydi, hiç düşünmeden elimi pantolonunun üzerinden sikine atıp kavradım, “Bunu istiyorum!” dedim ve dudaklarına yumuldum. Selim dudaklarımı koparırcasına öperken, benim de ellerim önce gömleğini sonra pantolonunu çıkartmakla meşguldü. Dudaklarım ve dilim Selimin ağzında, dillerimiz birbirine dolanmış vaziyette iken, Selimin elleri de göğüslerimi kavramış, okşamakla sıkmak arasında dolaşıyordu. O onda amımın suları şarıl şurul akmaya başlamıştı zaten…

Ben Selimin külodunu da bir çırpıda aşağı indirdiğimde, kazık gibi siki fırlamıştı. Hemen eğilip sikinin mantar gibi başını ağzıma aldım ve emmeye başladım. Elimi de taşaklarına attım, taşaklarını sıktıra sıktıra sikini emiyordum. Selim de boş durmuyor, elleri kah göğüslerimde kah kalçamda okşamalarına devam ediyordu. Bir anda kalkıp Selimin kucağına oturdum, sikinin başı göbeğime geliyordu. Dudaklarımız tekrar birleşmiş, şehvetle birbirini emip ısırırken, biraz kalkıp elimle Selimin sikini amıma denk getirip üzerine bıraktım kendimi. O anda zevkten ölebilirdim, Selimin kazık gibi siki bir anda içime saplanmış ve tiz bir çığlık atmıştım. Dibine kadar aldıktan sonra yavaş yavaş oturup kalkarak kendi kendime gitgel yapıyordum. Müthiş bir şehvet Okyanusunda yüzüyordum sanki, her oturuşumda neredeyse çığlık atıyordum. Amımdan sular akmaya başladığında inleyerek birden hızlandım. Selim ise altımda resmen böğürüyordu. Tam gelmek üzereydim, birden hızla oturup Selimin sikini amımın içinde kasarak hapsettim ve sarsılmaya başladım…

Selim de, “Uuuaaoohhh, geliyorummm! diye inleyerek alttan kalçasını kaldırarak dahada derine girdi ve lavlarını içime boşaltmaya başladı. Tırnaklarım Selimin etlerine geçmişti neredeyse. İkimiz aynı anda gelmiştik ve ben bunca yıllık evlilik hayatımda hiç tadamadığım bir orgazm yaşıyordum. O vaziyette, siki içimdeyken bir müddet Selimin kucağında kaldım. Sehpadaki telefonum çalmaya başladı, Selimin kucağından inmeden telefona uzanıp cevap verdim. Müdüre hanım arıyordu, “Zerrin Hanım, Selim geldi mi?” dedi. Ben de titrek bir sesle, “Geldi geldi! Şu anda içerde!” dedim. Müdüre hanım da, “OK!” dedi kapattı…

Kalkıp Selimle birlikte duşa girdik. Yıkandık çıktık. “Hadi giyinip yemeğe gidelim!” diyerek lüks bir restorana götürdüm Selimi. Yemeğimizi bir şişe şarap eşliğinde yeyip tekrar eve geldik. Daha kapıyı kapar kapamaz Selime saldırdım, koridorda birbirimizi soyarak yatak odama geçtik. Beni sırtüstü yatağa atıp, direk amıma yumularak dillemeye başladı. Yatakta biraz döndü ve siki tam suratımın üzerine geldi. 69 olmuştuk. Ben de onun sikini tutup emmeye başladım. Birbirimizinkini çılgınlar gibi emerken, o an bir kere orgazm oldum, sularım akmaya başlamıştı. Selimin siki kazık gibi olmuştu, ağzıma sığdıramıyordum. Sikini elimle kavradım ve iri göğüslerimin arasına aldım. Selim göğüslerimi biraz siktikten sonra dönerek kasıklarıma oturdu, üzerime eğilip göğüslerimi emmeye ısırmaya başladı. Dayanamıyordum artık, bacaklarımı açmaya başladım. Selim de üzerimden indi, ayak bileklerimden kavrayıp ayaklarımı omzuna koydu, nabız gibi atan sikini amımın dudaklarıma sürmeye başlamıştı. Zevkten çıldırıyordum, inlemelerim duvarlarda yankılanıyordu…

Az sonra Selimin sikinin santim santim amımın içine kaydığını hissediyordum. Tamamını içime köklediğinde bir çığlık daha atmıştım. Zira amım Selimin sikine göre dar geliyordu. Hele Selimin amıma geçirirken, “Ohhh yavrum, ne kadar dar amın var! Ben bu amı sabahlara kadar sikmezmiyim!” gibi konuşmaları benim aklımı tümden alıyor, daha çok tahrik oluyor ve kendimden geçiyordum. Nasıl dediğime ben de şaşırıyordum, ama ben de Selime, “Sik koçum! Parçala amımı! Bu amın bundan sonra tek sahibi sensin! Sok erkeğim, bitir beni! Yerim senin o muhteşem yarağını!” gibi laflar ediyordum. Selim de daha sert ve hızlı basıyordu. Beni altında katlamış gibiydi ve sikinin baskısını taa midemde hissediyordum, ama buna rağmen ben de kalçamı ona doğru iterek dahada içime almaya çalışıyor ve “Sokkkk! Daha sokkk!” diye bağırıyordum. Kaçıncı orgazmım olduğunu sayamadım…

Selim beni evire çevire yarım saate yakın sikti. En son beni domaltarak gitgel yaptığında artık ben perişan olmuştum ve “Boşallll! Boşal artık erkeğim! Ben bitttimmm!” demiştim. Selim de daha da hızlanarak, “Geliyorummmm aşkımmmm!” diyerek içime fışkırmaya başlamıştı. Müthiş birşeydi! Tüm evliliğimdeki sikişmelerimin hepsinin toplamından daha çok zevk almıştım. Artık Selim benim erkeğim olmuştu. O gece Selim bende yattı ve beni birde hiç sikilmemiş bakire götümden siktikten sonra uyuduk. Sabah erkenden Selim uyanmış ve amımı yalayarak beni de uyandırmıştı. Sabah sikişinden sonra o işe giderken, ben yatakta öylece kalakalmıştım. Öğleden sonra Şubeye uğradığımda Müdüre Hanım bana, “Hoşgeldiniz Zerrin hanım!” derken yüzünde muzip bir gülümseme vardı. “Zerrin hanım, umarım dün sizi memnun edebildik?” deyince, ben de aynı muzip bir gülümsemeyle, “Nasıl mutlu olduğumu bilemezsiniz, çok teşekkür ederim!” dedim.

Merhaba ben sinem. Önceki hikayemde evlenmeden önce olan otobüs anımı anlatmıştım. Ama bazı arkadaşlar saçma demiş, yaşadıklarımın hepsinin gerçek olduğunu belirtir şimdi yeni bir anımı daha sizlerle paylaşmak isterim…Artık kocamla evleneli 5 yıl olmuştu kocamı çok seviyorum ve onu aldatmayı asla düşünmezdim…Eşim işi gereği bazen ülke dışına çıkar 6 ay gelemezdi… Bu zaman zarfında erkeklik ihtiyaçlarını nasıl giderebileceğini tahmin edebiliyordum ama erkektir benden ayrıdır diyerek göz yumardım…en son gelişinde facebookda kocamın bir kaç bayan arkadaş kaydettiğini ve onlarla buraya gelmesine ragmen hala görüşme yaptığını ögrendim…olabilir dedim kendi kendime ama bir gun cuzdanında o kadının resmini ve kendi özel anlarına ait resmi görunce kafamdan aşağı kaynar sular döküldü ne yapacagımı şaşırmıştım…O an bir şey dank etti kafamda öfkeme hakim olmuştum kocamın beni aldattıgını ve bu ilişkinin düzeyli bir ilişki oldugunu anlamıstım…artık iyiden iyiye öfke duyuyor ve hırsımı bir şekilde almam gerektigine inanıyordum…kararımı vermiştim ben de aldatacaktım kocamı, öyle aldatmalıydımki en yakınımızla olmalıydı…bu kararı verdikten 1-2 ay sonra eşim yıllık iznini aldı ve memlekete gitmiştik.kalabalık bir evdi kocamların evi, o ara görümcem ve eşide orda misafirdi ve herkes bir odayı paylaşmış balık istifi yatıyordu…görümcemin eşi Emre benim sınıf arkadasımdı ve uzun yıllar önce birazcıkda olsa duygusal bir bag olmustu o zamanlar… O an kafaya koydum Emreyi ayartıp kocamı onunla aldatacak ve resmimiz çekip bende cüzdan da taşıyacaktım ve kocam enınde sonunda bunu gorecekti.eşim ava gitmeyi severdive sabahleyin saat 4 gibi evden giderdi..işte bu anları degerlendirmeliyim diye düşündüm…o aksam ilerleyen saatlere dogru evin dıger odalarından birinde otururken emreyle bir anlık da olsa basbasa kalmıstık, sadece bakıstık ve gulumsedık.benim üstümde köyde oldugumuz için rahat kıyafetler vardı ama ustumdeki badi göğüslerimin güzelliğini gösteriyordu.emrenin gözlerini ondan alamadıgını odaya digerleri de gelınce anladım.hiç bir fırsatı kacırmaz hemen bakıyordu…içimden tamam dedim herhalde amacıma ulaşacaktım…o şekilde bir iki gun gecti ben rahat birseyler giyip giyip emreyi delirtmeye calısıyordum…yine bir aksam bu sefer altıma tayt ustune elbise giymıstım bu sefer de bacaklarımın butun guzellıgı bellı oluyordu tamda karsısına oturmustum ki azsın dıye arada bacaklarımı acıyordum ama bunu farkında degılmısım de o frıkık yakalıyormus gibi yapıyordum… bir ara gözüm emrenin önüne kaydı belli oluyordu sonra emre kalktı ve odadan cıktı yaklasık 20 dakıka gelmedi.sonra geldi odaya.bende kalktım camasırları makineye atıp yatacaktım artık saat gece 12 ye gelıyordu.banyoya gırdım çamaşırları tek tek elime alıp atarken sıyah kilodumda ıslaklık farkettim,olamazdı cünkü dun cıkartmıstım.baktım iyice beyazlık, derken anladımki emre kiloduma bosalmıstı beni düşünerek.o an aklıma geldi ben banyoya çamaşırı attıgım anın peşinden emre gelmişti dün akşam ve benim oldugunu biliyordu…evet dedim bu iş tamam.sonra makineye çamaşırı attım eşime ben yatıyorum dedim odama gectim odalarımız yanyanaydı.telefonumu elime aldım ve mesaj attım Emreye “kocam sabah 4 de kusa gıdecek o gıdınce odama gel dıye” cevap cok gecmeden geldi “tamam” kalktım bavulu actım siyah dantelli tangamı dantelli sutyenimi ve geceliğimi giyip yattım.eşim saati kurarak yattıgı için saat 4 de onunla bende uyanmıstım ama uyuyor numarası yapıyordum ki bir şeyler anlamasın diye.kocam gitti…10 -15 dakıka gectıkten sonra odanın kapısı tıkırdadı.emre gelmişti kalktım hemen actım içeri girdi kapıyı kilitledm arkadan.emre artık odadaydı.hiç konusma yapmadan öpüşmeye başladık.beni çılgınlar gibi öpüyordu bir taraftan da ses fazla cıkacak diye tedirgindim ve uyarıyordum.bir taraftan geceligimi cıkarttı, hala öpüşüyorduk cılgınca, elini bacak arama attı oksuyordu(kocama kızgın oldugum ıcın 1 aydan beri hiç birlikte olmamıştık)tangamın ıpını elıne doladı ve parmagını amıma soktu ooohhhh cok zevk alıyordum tarıf edılmezdi…bir parmagını da arkama soktu iki deliğimde doluydu cok zevk alıyordum ohhh ohhh…ama ses cıkacak dıye korkudan da ölüyordum belki de buydu zevk aldıran bana…dudaklarımdan ayrıldı beni yataga yatırdı ve gögüslerimi, amımı, arkamı yalamaya basladı deli ediyordu beni görümcem ne kadar sanslıydı harıkaydı cunku…emre ayaga kalktı esofmanlarını cıkarttı siki baksırdan fırlıcak gibi duruyordu basımın yanına getırdı.Baksırınn üstünden basını öptürdu agzıma aldım baksırdan ımmhhh emiyordum baksır sırılsıklam oldutasaklarından beri opüuyordum sonra Elime alıp yalamaya basladım oohhh ohhh gıtgıde buyumeye basladı baktım kı kocaman harıkaydı kocamınkinin iki misliydi nerdeyse… oksuyor yalıyor emıyordum oyle kazık gıbı olmustu ki bükülmüyordu asagı…artık dayanacak kuvvetım kalmamıstı ıcımde ıstıyordum kalktım ve bacaklarımı actım gel dedim, hemen yerleştırdı basını, surtuyordu sokmadan yalvar diyordu, basını sokar gıbı yapıyor cıkartıyordu ohhh ohhhh “hadı askım sok artık sok erkegım sok artık sık beni dıye yalvarmaya basladım ve soktu harıka super ohhh…bacaklarımı omzuna attım girip girip cıkıyordu hepsi…ohhh zevkten delırmıstım…kokledıkce karnıma gırıyordu sanki ohh her seferınde daha bir buyuyor ve daha derıne sokuyordu sanki iyice kaldırdı bacaklarrımı nerdeyse tasakları da giriyordu amıma ohhh …sonra domalttı belimden kavradı amıma kökledi hayvanca sikiyordu beni…hiç kocam böyle sikmemişti beni ohhh ohhh…tırnagı belıme gecmıstı sanki kokledı ve cıkardı bır kere daha kokledi “dur “dedi prezervatif cıkardıve sikine taktı tekrar kökledi ohhhhh inanın öyle guzel sıkıyorduki öyle hızlandıki anlatamam ve sonunda bosaldı içime ama prezervatifle… sonra bir iki derken bu boyle en az yarım saat bır saat devam etti her pozisyonda denıyor ve sıkıyordu beni…artık pestılım cıkmıstı ama emre doymak bilmiyordu 2 kez bosalmıstı bu ücüncüydü…domal dedi bana, domaldım prezervatiflerde biriken menilerinin götüme surmeye basladı ordan da sıkecekti anlasılan ve inanın karşı koyamıyordum onahayır diyemedim bir iki derken tam 4 parmagını sokmustu arkama ama hıc degılse 15 dakıka genişletmek için ugrastı götüm amımdan daha genıs daha ıslaktı artık ve bırden kokledı gözlerimden yas geldı o an delıler gıbı kokluyor ve sikiyordu oohhh acı zevk hepsı karısık yastıga kapattım kafamı ısırıyordum ses cıkmasın dıye…. hayvan gibi sıkıyordu orosbum benim diye diye cok gecmeden gotume bosalttıı son olarak ne kaldıysa…ben bitmiştim ölmüştüm…. fotograf makınesını aldım eline verdim siki götümdeyken cek dedim domalttı tekrar sikini götüme soktu prezervatifleri de popomun üstüne koydu cekti sonra bana verdi siki içimde yüzü gözükecek sekılde cektım…. o da ustume yıgıldı… hayatımın en guzel seksı olmustu…bunları kocama gosterecek ve ıntıkamımı alacaktım…sonra emre kalktı ve odasına gıttı…ogun bende emre de saat 1 e kadar uyumusuz. Agır tuttu herhaldeJJ simdilik bu kadar … kocamın resmı görmesini sagladım bunu baska zaman anlatcam.çünkü emre kocam ve ben grup yaptık sonra ok öpüyorum sizi en güzel yerlerinizden…. sinem….

Merhaba önce kendimi tanıtayım ismim suzan. 26 yasindayım 1.75 boy 58 kilo ela gözlü, uzun zarif bacakli ve sıcak beyaz tenli genç bir bayanım. Yaşamış olduğum aklıma geldikçe mastürbasyon yaparak boşaldığım heyecan verici bir anımı paylaşıyorum. Özellikle yazdıklarımın okunmasından oldukça çok hoşlanıyor ve zevke geliyorum. Geçtigimiz yaz ayların baslarinda, haziranin ilk hafta gibi. Annemler kardesimide alip 3 haftaligina antalyaya gitmislerdi. ben evde yanliz kalmistim ve canim çok sikiliyordu.aklima bir muziplik geldi.bizim bakkalin çiragi her sabah bulundugumuz siteye ekmek ve gazete dagitiyordu.ve bunun için ekstradan bakkaldan günlük 5 milyon falan para kazaniyordu.bir sabah adamı beklemeye basladim saat 07:30 gibiydi. Genç diyorum çünkü henüz 18yaslarindaydi sanirim.neyse sokagin basinda göründü. evlerin bahçelerine siparisleri birakarak yaklasiyordu.ben hazirlikliydim tabiki üstümde ipek geceligim altimda da sadece kilotum vardi, gecelik uzun oldugundan hemen hemen her tarafami örtüyordu. fakat seffafti gözetleme deliginden onu izliyordum.tam kapinin önüne geldiginde, çöpü dökmek için kapiyi açarmis gibi yaptim. Sonra korkmus gibi yapip aaaaa! ödüm koptu seni görünce dedim.o da hafiften gülümsedi, merak etme abla yemem. dedi.içimde sütyen yoktu adamın gözleri gögüslerimdeydi.sürekli onlara bakiyor arada bir de bacaklarima ve kilotuma bakiyordu.bende bilerek egildim ve ona arkami dönerek çöpü attim. ama çok yavas haraketler yapiyordum. adama tam bir göz ziyafeti çektiriyordum.kalçalarimi salladim kapagi açarken aramizda 1 metre yoktu.iyice görmüstü sanirim. Daha sonra ona hafta sonu bizim havuzu temizlermisin diye sordum. günlük 25 milyon veririm dedim. çünkü bakkalda daha az aliyordu biliyordum hemen kabul etti.cumartesi oldu.tam saatinde gelmisti.ama biraz kiroydu neredeyse takim elbise giymisti. çok komikti.ben ise üstümde avuç içi büyüklügünde mayo üstü altimdada pileli bir etek vardi. etegin altinada normal. günlerimde giydigim tangam vardi. önü ipekten di o da çok küçüktü 2-3 parmak genisligindeydi,
arkasinda ise incecik bir ip vardi.yani götüm tamamen çiplakti onu içeri davet ettim.merhaba dedi ben ali, bende dedim suzan.gülümseyerek. ben önde o arkamda bahçeye dogru yürüyorduk. altimda topuklu ayakkabilarim oldugundan sürekli kiritiyordum. camdaki yansimadan adamın gözlerinin götümde oldugunu görüyordum.bende iyice kiritiyordum kisa bir yürüyüsten sonra havuza geldik. havuzumuz oldukça genisti. Adama neler yapmasi gerektigini bir bir anlattim.ama onun akli hala bendeydi.agzi açik bana bakiyor bunu farkettigimi görüncede toparlaniyordu.ona içerden sort getirdim.adamın vücudu çok çelimsizdi ve zayifti. sortu giyip geldiginde neredeyse üzerinden düsecekti.gerçekten boldu.o çelimsiz hali bile beni tahrik etmisti.o havuzun mermerlerini silmeye baslamisti. ve uzaktan beni seyrediyordu. Bende senzlongumun yanina gidip etegimi yavasça indirdim. arkam ona dönük vaziyette.genç isini birakmis beni izliyordu. camdaki yansimadan görüyordum ve iyice egilerek ona heryerimi gösterdim.ben hala egik vaziyette ayakkabilarimi çözmeye çalisiyordumki arkamda durdugunu farkettim. aramizda yarim metre yoktu.genç kisa oldugunda,götüm tam suratina geliyordu neredeyse.kendimi iyice domalttim. Genç koca beyaz götümü inceliyor ve kafasini bi saga bir sola çevirip içine bakiyordu.sadece ip oldugundan bilbil dudaklarim ipin iki yanindan sarkmis vaziyette onun gözleri önündeydi 2-3 dakka bu sekilde durduktan sonra, arkami döndüm ve, aaaa1 napiyorsun sen dedim gülerek. o da, kekeleyerek, hi hi hiç ala dedi., sana yardim edecektimde ondan yanina geldi. dedi.heee dedim manali manali. yine iyice domalarak senzlonga uzandim ve ona dönerek ayyyyy sana zahmet su yagi bana sürermisin dedim? genç gülümseyerek tabi tabi sürerim abla. dedi.o küçük çelimsiz elleri benim gibi 27 yasindaki genç bir kizin vücudunda geziniyordu.senzlongu öyle bir ayarlamistimki camin yansimasindan arkamdakinin nereye baktigini rahatça görebiliyordum. ve günes gözlügüm oldugundan o nereye baktigimi farkedemiyordu.genç.ahhh be abla mahallede kimse bana inanmiyacak dedi gülerek.neden dedim. Senin gibi bir kizi yagliyorum da onda dedi.keske bizimkiler beni görseydi dedi sonra. eeee ne bekliyorsun git getir onlari dedim.genç kosarak gitti hemen. 10 dakka geçti geldiler. 3 kisi olmuslardi.diger gençler daha küçüktü 18 yaslarindaydilar.konusa konusa bana dogru geliyorlar vede gülüyorlardi.ben ise hiç pozisyonumu bozmadan yatiyordum.yanima kadar geldiler ali onlara galiba uymus dedi. nasil anlattigim kadar var dimi dedi. Gençler ise ulan biz bunu burda siksek kimse duymaz bile dediler ve hepsi bir anda güldüler.diger ikisi beni bastan asagi süzüyor.uuuf be o ne göt kabak gibi! bacaklara bak yalarim onlari gibi seyler diyorlardi.aynadan hepsini seyrediyordum.biri bir ara pipisini çikartip eline aldi ve ileri geri yapiyordu.bende kendimi iyice açiyor ve bacaklarimi ikiye ayiriyordum.ufakliklardan biri götüme dogru egilerek ohhh mis gibi kokuyor yavrum dedi sezsizce. Bende götümü biraz daha yukari kaldirip ona dogru ittim. ali -lan oglum kari kalkiyor dikkat edin dedi.bende numara yaparak uyandim -aaa sizmi geldiniz gençlar dedim.onlarda gülümseyerek evt abla. ben dursun digeride bende osman dedi. 2 side kara kuru çirkin mi çirkin gençlardi.- ayyy ali hadi ama yagla artik beni diyerek tekrar yattim. Onlara bakarak hadi gençlar sizde sürün diyerek güldüm.hepsi heyecandan hemen yanima oturarak. acele ediyorlar ve kavga ederek yagi almaya çalisiyorlardi. buda benim hosuma gidiyordu.simdi sirtimda 6 tane el vardi hiçbiride cesaret edip asaglara inemiyordu.osmana bakarak birazda surama sür deyip bacaklarimi gösterdim. gençlarin elleri titriyor ve o sicak yaz gününde buz gibi oluyordu. Ufaklik masaj yaparak bacaklarima geldi.onlari sikiyor ve birakiyordu.bende yavasça inliyor ve yandan onlara bakip gülümsüyordum.en ufaklari olan dursun biraz haylaz bir tipti.bir ara eli götümün üzerinde dolasti. baktiki ses çikmiyor benden iki eliyle göt yanaklarimi yagliyor ve digerlerine bakip gülüyordu.diger gençlar yavaslamis onu izliyorlardi. dursun ise sanki köfte yoguruyor gibigötümü ovuyor. arada birde ikiye ayirip içine bakiyordu.bende hafiften inliyor ve ayyy ! ahhh ! ohhh !gibi sesler çikariyordum.
dursun – abla bu ip seni rahatsiz etmiyormu dedi. gülerek- baksana götünün arasinda. hepsi bir anda güldü sonra.eliyle ipi çekiyor, kaldiriyor ha ip var ha yok diyor.ve ipi lastik gibi götüme vuruyordu. bende- ayyy haklisin ama napayim param anca buna yatti dedim gülerek. oda cesaretlenip ipi yana çekti ve götümün bir yanagini eliyle ayirarak off be suna bak dedi. yaklasik 15-20 saniye bu sekilde durdu.
gençlarin hepsi götüme bakiyorlar ve off be göte bak yavrum, ne yalarim, ne sikilir bu göt gibi seyler diyorlardi sessizce.ben ise ses çikarmadan yatip göt deligimi yavas yavas açip kapatiyordum.bir ara biri tokat atti. bende ayyyy! deyip dogruldum – aaa uyumusum dedim.ne oldu sürdünüzmü diyerek güldüm.manali manali.hepsi beni sikecek gibi bakiyor ve elleriyle pipilerini elliyorlardi.
onlara önümü dönünce hepsinin gözü bilbilime gitti çünkü sadece bir tül vardi onu örten.adamın biri aa bakin lan ami gözüküyor dedi sesli bir sekilde. bende hiç bozuntuya vermeden aaa ben suya giricem dedim. onlara bakarak.hadi gelin sizde dedim ve kosarak suya atladim gençlar ama bizde mayo yok ki dediler.
aaa üzüldüm aman bosverin öyle atlayin kilottami yok dedim gülerek.hadi bakmiyorum dedim.hepsi bir anda atladilar ama isin garip yani kilotlarinida çikarmislardi.suyun altina dalip baktim hepsinin küçük pipileri disardaydi.ve benim yanimda sakalasip gülüyorlardi. arada bir pipilerini bana degdirip beni deniyorlardi. ne yapicam diye. bende bilmiyormus gibi yapip hep daliyor ve onlarin artik minik olmayan pipilerini gözlüyordum. Hepsi ince ve 7-8 santimlik komik seylerdi.dursun bir ara eliyle götüme pandik atti. bende ona bakarak seni gidi seni diyip güldüm. o ama abla çok güzel dedi. bende ona nedir o güzel olan dedim. oda götün dedi. bende amaan neresi güzel dedim gülerek ve kenara dogru yüzdüm havuzun merdiveninde oturuyor ve günesleniyordum havuz içinde. gençlar daha uzakta hala oynuyorlardi. bir ara dursun havuzdan çikip kostu ve atladi. hepsi bana atlama gösterisi yapiyorlardi. ve kosarlarken pipileri yukari asagi sallaniyor ve beni iyice tahrik ediyordu. En ufaklari dursun havuzdan çikti bana bakarak pipisini tuttu ve bana çevirip salladi gülerek. ye bunu dedi ve atladi. bende onlari pür dikkat izliyordum.hadi gençlar çikalim dedim. bana havlumu verinde kurlayin beni diyerek bagirdim. hepsi acele ederek havlumu alip geldiler. ooo dedim küçük beyler soyunmus gülerek.hepsinin pipisi dikti. Hem beni kurluyorlar hemde pipileriyle oynuyorlardi.dursununki sünnetsizdi. ona bakarak aaa dedim seninkinden et sarkiyor. o da utanarak. sonra olucam ben dedi. onlarla konusurken mayomu çikarmistim.havluyu tam üzerime alacaktimki.dursun havluyu alip kaçti.aaa dedim bilbilimi kapatarak. çiplagim bakmayin bana. ali de biz senin gibi 100 lercesini gördük be abla dedi.digeri arkama geçmis götüme bakiyordu. Dursun uzaktan havluyu pipisine sürterek ahh offf diye sesler çikariyordu.bende elimi çekerek tekrar havuza atladim.iyi o zaman dedim bende burda beklerim.dursun hemen havuza atladi. suyun altindan bana bakarak yanima kadar geldi. öff be abla ne mal varmis sende dedi. aaaa utaniyorum ama dedim. diger iki gençta arkamdaki senzlonkta oturup 31 çekiyor ve bana bakiyorlardi. dursun eliyle götümü sikiyor ve o götünü sikicem diye. inliyordu.çok geçmeden parmagini göt deligime sokup çikarmaya basladi.bende kendimi ona dogru itip ohhhhh ! ahhhh ! diye inliyordum. 2 ufaklikta yanimiza gelip. pipilerini yüzüme degdiriyorlardi. pipilerin birini agzima alip emmeye basladim. digerinide elimle sagiyordum.çok geçmeden ikiside bosaldi. sönen iki küçük pipiyide birakmadim tekrar kaldirmak istiyordum.agzimdan menileri akiyor bir kisminida elimden akanlarla birlikte yalayip yutmaya çalisiyordum. 3 genç beni havuzdan çekip disari çikardilar.dursun elini komple götüme sokmustu. anlamamistim ama hepsini alabilmistim. O küçük eli koca beyaz götümün içine girip çikiyordu.arada bir götüme tokat atiyordu. ali ve osman ise tekrar agzima vermeye hazirlaniyorlardi.dursun götümü birakip bilbilime el atti sonra. dudaklarimi ikiye ayirip parmakliyor.ayni zamanda göt deligimi yaliyordu.az sonra küçük sikini götüme dayadi bende gülerek ahhhh ! artik sikin beni gençlar diye bagirdim.ali gögüslerimi sikarak agzimi sikiyor, osman bilbilimle oynayip 31 çekiyor ve en hinzirlari dursunda beni bagirtarak götten sikiyordu.

Müthis bir zevk aliyordum.çok geçmeden hepsi bosaldi.dölleri hertarafima bulasmisti onlari ellerimle bir araya getirip agzima attim ve onlara gülerek yuttum.ama ben hala o küçük pipilerle oynuyordum belliki canlari yaniyordu ama onlari isiriyor kokluyor ve yaliyordum.ve tekrar kivama getirdim. Bu sefer ikisi beni amdan biride götten becerecekti. hertarafima tokat atiyorlar ve sikiyorlardi canim aciyor ama sikildigim için tatli bir aciya dönüsüyordu.1-2 dakka sonra hepsi içime bosaldi. götümün içinden döller disari akiyordu bu bana büyük haz veriyordu. amima ise sirayla bosaldilar. hepsini sonuna kadar içime aldigim için içimde patlayip disari hiç döl çikmadi. gençlar çok yorulmustu. Hepsi uzandilar yere bende ayaga kalkarak evden içeri girdim. osirada bilbilimden ve götümden döllerin aktigini hissediyordum.hem yürüyor hemde onlara bakarak içimden akanlari elime alip agzima götürüp manali bir sekilde yaliyor ve gülüyordum. Sonra havuza girdik, saat hızlıca geçmiş akşam olmuştu. Genç sikicilerim ile o günden sonrada tekrar buluşup kendimi siktirdim. Henüz 18 yaşında genç olmalarına rağmen amımı götümü darmadağın edip genişlettiler. 3 genç adamla beraber aynı anda sex yapınca biri bir diğeri sırayla hiç durmadan beni sikip duruyorlar.

Komşumun Oğluna Seks Öğretmenliği Yaptım!
Ben Nesrin. 36 yaşında oldukça güzel ve evli bir kadınım. Memelerim kalçalarım bir çok erkeği dönüp
baktıracak kadar güzeldir. Eşim 39 yaşında, iyi bir işi olan, oldukça yakışıklı, karizmatik bir erkek. Cinsel
yönden hiçbir sorunumuz yok, hemen her gece her türlü pozisyonda sevişiriz. Cinselliğimi doyasıya yaşatıyor
bana, o konuda eşime minnettarım.
Geçen gece yine sıkı bir geceydi, 3 kere göklere çıkardı beni. Ertesi sabah beni uyandırmadan gitmişti. Saat
10 gibi uyandım, yatakta çırılçıplaktım, daha memelerimden diş izleri geçmemişti. Harika bir geceydi
gerçekten, düşünüce içim ürperdi. Yatakta gerindim biraz, ellerim vücudumda dolaştı. Kalktım yataktan,
banyoya girdim, duşumu aldım. Yatak odasında aynanın karşısında vücudumu inceledim. Harika görünüyordu
vücudum. Ama ayva sarısı tüylerim azıcık uzamıştı, alınması gerekiyordu. Bu konuda eşim de, ben de çok
hassasız. Hiç tüy istemez vücudumda. Tekrar banyoya gittim, ağdamı hazırladım, vücüdumdaki tüylerin
temizliğini yaptım. Ağdam bitmişti. Pırıl pırıl olmuştum. Aklıma dün gece gelince yine ıslanmıştım. Aslında o
anda yine sevişmek istiyordum, hatta bir ara eşime telefon açıp gelmesini istemeyi bile düşündüm, ama işyeri
uzaktı, hevesimi akşama bıraktım. Ağda sonrası duşumu almadan önce bir sigara içmek istedim. Üzerime bir
şeyler giyip sigaramı yaktım, balkona çıktım. Temiz hava iyi gelmişti…
Sokağın köşesinden, 2 kat altımızda oturan ve Liseye giden komşumuzun oğlu Oğuz göründü. Beni balkonda
görünce, “Merhaba Nesrin teyze!” dedi. “Merhaba Oğuz!” dedim. Annesi de çalıştığı için öğleden sonra evde
yalnız olacaktı. Apartmana girdi. Biraz sonra kapım çalındı. Açtım gelen Oğuzdu. “Hayrola Oğuz?” dedim.
“Nesrin teyze biraz konuşabilirmiyiz?” dedi. Ben de, “Gel bakalım…” deyip içeri aldım. Üzerimde bir şort ve
dekolte kısmı oldukça açık bir tişört vardı, hemen hemen her yerim ortadaydı. “Yemek yedin mi?” dedim.
“Hayır.” dedi, “O halde birlikte yiyelim.” deyip yemek hazırlamaya başladım. Ben mutfakta yemek hazırlarken
Oğuzun gözlerinin üzerimde dolaştığını hissediyordum. Yemek yedik salona geçtik. “Evet anlat bakalım, ne
konuşmak istiyordun?” dedim. Yüzü kızarmıştı. “Nesrin teyze ama bu aramızda sır olarak kalacak, annemlere
söylemeyeceksin değil mi?” dedi. Güldüm, “Tamam senle sırrımız olsun!” dedim. Yanakları biraz daha
kızarmıştı. “Evet, anlat bakalım, sorun nedir? Yoksa derslerinde problem mi var?” dedim. “Yok, derslerim
çok iyi…” dedi. Daha çok merak etmiştim.
“Bir kız arkadaşım var.” dedi. “Ooo, bak sen, bizim Oğuz büyümüşte kız arkadaşı olmuş! Eee? Nasıl gidiyor?
Peki sorun ne?” dedim. Kızla buluşuyorlarmış, aynı sınıftalarmış. Kızı bir kere öpmüş, ama başka ne
yapacağını bilmiyormuş, ne yapması gerektiğini anlatırmıymışım. Demek kıza birşeler yapmak istiyordu.
Güldüm, “Ne yapmak istiyorsun peki?” dedim. Daha da kızardı ve “Sevişmek istiyorum, ama ne yapacağımı,
nasıl yapacağımı bilmiyorum!” dedi. “Peki kız arkadaşın ne diyor bu işe?” dedim, onun da istediğini söyledi.
“Peki hiç porno film izledin mi?” dedim, izlemediğini, birkaç kere porno resim gördüğünü söyledi. “O konuda
senin için ne yapabilirim, bilmiyorum ki?” dedim. “Ne yapmam gerektiğini bana anlatırmısın?” dedi. Güldüm,
resmen benden ona sikişmeyi öğretmemi istiyordu. Bir anda ıslandığımı hissettim. “Peki, gel benimle!” diyerek
onu yatak odasına götürdüm, yatağa yatmasını söyledim. DVD Playere bir pornofilm yerleştirdim, çalıştırdım.
“Bak bunu seyret, benim anlatmamdan daha iyidir!” dedim. Yatağa uzandı, başının altına bir yastık koydum.
Onu öylece bıraktım banyoya gittim, biraz önce yarım bıraktığım duşumu almaya.
Sıcak su bedenime değince yeniden amım alevlendi. Amımı avuçladım, ıslak ıslak yanıyordu. Amımla oynadım,
biraz parmakladım, nerdeyse boşalacaktım. Memelerim şişmiş, uçları çivi gibi sertti. Yarım saat kadar suyun
altında kaldım ve 2 kez boşaldım. Bornozumu giyip banyodan çıktım. Bakalım bizim haylaz ne yapıyor diye
yatak odasına girdim. Ben girince birden örtüyü üzerine çekti hemen. “Ne yapıyorsun Oğuz?” dedim. “Hiiiç…”
dedi. Kıpkırmızıydı. Filmdeki adam önündeki kızı domaltmış pompalıyordu. Yaklaştım örtüyü çektim ve şok
oldum. Bizim haylaz pantolonunu çıkarmış, dimdik siki elindeydi, tam 31 çekerken yakalamıştım. Aman tanrım
bu neydi böyle? Bu yaşta ne biçim bir yarak vardı, 18 cm den büyüktü, kalın, damarlı, muhteşem birşeydi.
Doğrusu içim gitmişti. Yatağın kenarına oturdum. Bornozum açılmış memelerim görünüyordu. Yaklaştım
yarağını elime aldım, harikaydı. Daha okşamadan kıpkırmızı oldu ve titremeye başladı, kasıldı. Boşalacaktı.
Koca yarağı göbeğine doğru yatırdım ve fışkırmaya başladı. Yüzüne kadar gidiyordu fışkırmaları, vücudunun
üst kısmıspermle kaplanmıştı. Sarsıla sarsıla boşaldıktan sonra titremesi geçmiş, sakinlemişti…
“Kalk hemen! Kalk doğru banyoya!” dedim. Utanmıştı, kalktı banyonun yolunu tuttu. Ben yatağa uzandım.
Daha yataktan eşimin sperm kokusu gitmemişti, şimdi gencecik bir sikin kokusu vardı yatakta. Ne yapacağımı
şaşırmıştım. Ne yapıyordum ben, hiç doğru değildi bu yaptığım. Ama bir erkeğin ilk siktiği kadın olmak
duygusuydu beni allak bullak eden. Düşünün, hangi erkek ilk siktiği kadını ömür boyu unutur? Ama
yapmamalıydım. Bornozumun önünü kapattım. Banyodan çıkınca giyinip gitmesini isteyecektim. Yatak odasına
geldiğinde vücudunda su damlaları pırıl pırıl parlıyordu. Ben daha birşey demeden, “Nesrin teyze, kadınların
orası çok küçük, o kacaman şeyler nasıl giriyor ki? Hem ben hemen boşaldım, filmdeki o adam kızı yarım saat
sikti ve boşalmadı, kesin bende bir sorun var, öyle değil mi?” dedi. Buyur burdan yak, ben çocuğu evden
göndermeyi düşünürken, sorduğu sorulara bak! “Yok, sende sorun yoktur, düzelir her şey, merak etme…”
dedim. “Peki, o daracık yere sokunca acımıyor mu?” dedi. Daracık derken acaba amdan mı bahsediyordu,
götten mi? “Nereye sokunca?” diye sordum…
Yaklaştı bornozumun önünü açtı, bacaklarımı araladı, amımı işaret ederek, “Buraya sokunca!” dedi. Kaymak
gibi amım önündeydi, şimdi yakından incelemek istiyordu sanırım. Gözlerime yalvaran gözlerle baktı ve
“Dokunabilirmiyim?” dedi. Islanmıştım, içerden sularım pınar gibi geliyordu. Cevabımı beklemeden amımı
avuçlayınca irkildim. Fakat terslemedim, bakalım ne yapacaktı. Amımı okşamaya başladığında çıldırtıyordu
beni. Amımın dudaklarını araladı, amım iyice açılmıştı, akan sıvıları gördü, parmağını ıslaklığıma değdirdi.
Parmağıyla amımın orasıyla burasıyla oynamaya başladı. Parmağı klitorisime değdikçe irkiliyordum ve
klitorisim şişiyordu. İlgisini çekti herhalde, klitorisimle oynamaya başladı. Çıldırıyordum sanki, kalçalarımı
kaldırıp yatağa vuruyordum…
Dayanamıyordum artık, saçlarından tuttuğum gibi başını amıma dayadım. Ne yapacağını şaşırdı. “Hadi em!”
dedim. Amımı emmeye başladığında kudurmuştum iyice. Amımı ağzına doldurup tamamını içine çekmeye
başladı. Offf be, harika yapıyordu. Kocam da harika emerdi, ama bu başkaydı. Amımı emerken de
memelerimi avuçlayıp sıkıyordu. Birden dilini amımın derinliklerine soktu, diliyle sikiyordu beni sanki. Yan
döndüm, kalın yarağını elime aldım, damarları şişmişti iyicene. Dilimisikinin başına değdirdimde kasıldı. “Rahat
bırak kendini, sen amımı emmeye dillemeye devam et!” dedim. Dili amıma daha hızlı girip çıkmaya başladı.
Sikinin başını dudaklarımın arasına aldım. Nefisti. Emmeye başladım. Nabız gibi atıyordu ağzımda. Tamamını
alamıyordum ağzıma, yarısına kadar ağzıma sokup çıkıyordum. Yarağının başı pırıl pırıl parlıyordu. Artık
çıldırmıştım, doğruldum, onu sırt üstü yatırdım, üzerine çıktım. Siki amıma değmişti artık, sikini amımın
dudakları arasında oynatıyordum. Sularım akıyordu. Bir yandan da nasıl girecek bu içime diye
düşünüyordum…
Eğildim biraz, memelerim ağzındaydı şimdi, hoyratça emiyordu. Bir anda bıraktım kendimi yarağın üzerine.
Amımı kılıç gibi yara yara girdi köküne kadar. Nefesim kesilmişti. Biraz durdum nefeslendim, içime alışmasını
sağladım. Sonra kalçalarımı kıvırmaya başladım. Yağ gibi girip çıkıyordu içime. Ben yukarı yükselirken o da
kalçalarını kaldırıyor, içimden çıkmak istemiyordu. Hızlanmıştım, gittikçe daha da hızlanıyordum. Memelerimi
dişlerken kasılmaya başladım. O da titriyordu… Birden içime fışkırtmaya başladığında çıldırmıştım. Ben de
geliyordum. Sarsıla sarsıla amımın derinlilerine fışkırtıyordu. Bitirmişti beni. Yığılıp kaldım üzerine. İkimiz de
nefes nefeseydik. Sarıldı bana, “Nesrin teyze, ben seni siktim mi şimdi?” dedi. Güldüm, “Evet siktin, hem de
çok güzelsiktin!” dedim ve dudaklarına bir öpücük kondurdum. “Hadi bakalım banyoya!” dedim.
Birlikte kaltık, onu banyoda bir güzel sabunladım. Sabunlarken siki yine kalkmıştı, ama yeterdi bu kadar.
Sadece yıkandık çıktık. “Hadi bakalım şimdi giyin ve doğru derslerinin başına! Bu günkü yaşadıklarımızı
kimseye söylemek yok, bu bizim sırrımız!” dedim. “Tamam!” dedi, giyindi, dudağıma bir öpücük kondurdu ve
“Nesrin teyze, birgün kızarkadaşımla birlikte sana gelebilirmiyiz?” diye sordu. “Düşünürüz! Sen şimdi doğru
evine!” dedim. Sevinçten ağzı kulaklarında çıkıp gitti.
Ben de çırılçıplak birşekilde yatağa uzandım. Kocam için kaymak gibi yaptığım tertemiz amım, tazecik bir
yarak tarafından sikilmişti. Saat 18’e geliyordu, gözlerimi kapayıp bu yaşadıklarımı düşünürken öylece
uyumuşum. Ne kadar zaman geçti bilmiyorum ama, vücudumda gezinen nefesle uyandım. Eşimdi, beni öyle
görünce soyunmuş ve dudakları vücudumda gezintiye çıkmıştı bile. Döndüm sarıldım. Bir anda parmaklarını
amıma gömdü. Amım halen sırılsıklam ve fırın gibiydi. “Hayrola, bu gün birşey mi oldu?” dedi. Güldüm, “Yok,
biraz önce ağda yaparken seni düşündüm azdım!” dedim. “Gel o zaman!” dedi ve uçurmaya başladı beni…
[Nesrin]

Aldatan Kadınlar Anlatıyor

Semra’dan…
Aldatma konusu bana göre göreceli. Yaşadığımız ülkede herkesin birbirini acımasızca aldattığını, hayatlarını bir yalan üzerine kurduğunu, isteyerek ve bilerek de bu duruma katlandıklarını düşünüyorum. Aldatıldığınız ya da aldatmayı seçtiğiniz zaman en çok aldanan kendimiz olmaz mıyız? Ben bunu yıllardır sorgularım. O kadar ucuz kadın, o kadar kalitesiz erkek var ki ve hayat onlara göre o kadar kısa ki; bir an önce mutlulukları yaratmak, yatağa atmak, sonra boşalmak, ondan sonra da üzerine bir sigara yakmak mıdır aldatmak? Yoksa sadece ticari bir ilişkiden ibaret olan evliliklerde ya da birlikteliklerde başka bir tene dokunmadan, o insanın tüm kaynaklarını kendiniz için kullanmak mıdır? Sadakat nedir? Aldatmanın karşılığı mıdır gerçekten? Ben eşimi aldattım. Çünkü bir erkeğe artık seninle olan birlikteliğimin hiçbir heyecanı kalmadı diyemedim çok istememe rağmen. Eve gelip her günü bir önceki günün kopyası gibi bana yaşatan biriyle nasıl bir ömrü paylaşabilirdim ki. Beni aldattığını bildiğim halde nasıl ona masum eşi oynayabilirdim. Ona bunları çok söylemek isterdim ama o beni aptal sanmaya devam etsin istedim. Erkekler için kadınlar üçe ayrılıyor: çıtırlar, kıtırlar bir de katırlar.

Pınar’dan…
Eşlerini katır statüsüne koyan zavallı evli erkekler! Unutmayın evdeki eşiniz de sizi birçok erkekle aldatıyor olabilir. Kadınların zekaları, duyguları sizinkine nazaran çok daha hızlı ve pratiktir. Evet ben aldattım çünkü katırgillerden değilim ve aldattığımın ertesi günü mahkemeye gidip dava açtım. Sadece aldatılmayı sürekli yaşayan ve susan ben, özgüvenimi tazelemek, kendime olan saygıyı kaybetmemek ve bu evliliği noktalamak için aldattım kocamı. O gün için bana göre en doğru şeyi yaptım. Ona verdiğim bir söz vardı, hayatımın sonuna kadar hastalıkta, sağlıkta, yoklukta ve varlıkta ölüm bizi ayırıncaya kadar senden ayrılmam demiştim, ama ayrıldım. İşte böyle aldattım kocamı. Ondan gizli para biriktirip, kendi üzerime ev alıp, kendime güvence hazırlayıp, aldatılmaktan kurtulmak için bu yolla aldattım. Bana tam 5 yıla mal oldu. Şimdi bir şirkette yönetici olarak çalışıyorum, 35 yaşındayım. Kendime saygım ve özgüvenim var. Ayaklarımın üzerinde durup, evli erkeklere çelme takıyorum, külahlarını alıp ters giydiriyorum. Şanslarını fazla zorlamıyorlar Allahtan. Bir şey daha, ben kuş değilim diyorum. Her kuşun eti yenmezden daha iyi en azından. İlk cümlede bunu anlayanlar daha zeki diye anlayabiliyorsunuz şimdiye kadar çıkmadı! Gördüğünüz gibi aldatılmak ve aldatmak bazen çok işe yarayabiliyor, yeter ki negatifleri pozitife çevirebilelim ve yeter ki hem cinslerimizi aldatılan pozisyonuna koymayalım, yani kendimize olan saygıyı elden bırakmayalım. Sevgiler…

Seda’dan…
Sevgilimle bir akşam evlerinde oturuyor ve sohbet ediyorduk. Daha sonra beklenen sonun olması için yatak odasına geçtik. Yatakta sadece ve sadece kendini düşünen biri olduğundan hiç zevk almamıştım, ama bir o kadar da istekliyim. Ertesi gün ben de ablamın bir arkadaşını çağırdım yanıma ve harika bir gün geçirdim. Ben sevgilimii bu kişiyle hep aldatıyorum, çünkü yatakta inanılmaz.

Derya’dan…
Ekim ayında tam 1 sene olacak eşimi aldatmaya başlayalı. Bu zaman süresince ayda en az bir iki kez onu aldattım. Ama bu konuda istikrarlıyım çünkü hep aynı kişi. Tek problem o kişinin arkadaşımız olması. Ama cinsel anlamda o kadar mükemmel anlaşıyoruz ki, gözümüz başka bir şey görmüyor. Üstelik eşim de acayip kıskanç. Ancak şunu çok iyi öğrendim ki isteyince her şey oluyor, eşinizle günde en az 15 kere telefonla konuşsanız bile isteyince ayarlayabiliyorsunuz.

Serap’tan…
Ben 10 yıllık evli, 35 yaşında bir kadınım. Eşimi yaklaşık iki yıldır aldatıyorum; üstelik onun da onayıyla. Bu aşamaya gelmek çok zor oldu, ancak artık o da alıştı. Üstelik benimle çok daha istekli sevişiyor. Bu şekilde hem seks hayatımız daha renkli, hem de birbirimize daha çok yakınlaştık. Bana adeta tapar gibi davranıyor ve sevgisini daha çok belli ediyor.

Aldatan Kadınlar Anlatıyor

Semra’dan…
Aldatma konusu bana göre göreceli. Yaşadığımız ülkede herkesin birbirini acımasızca aldattığını, hayatlarını bir yalan üzerine kurduğunu, isteyerek ve bilerek de bu duruma katlandıklarını düşünüyorum. Aldatıldığınız ya da aldatmayı seçtiğiniz zaman en çok aldanan kendimiz olmaz mıyız? Ben bunu yıllardır sorgularım. O kadar ucuz kadın, o kadar kalitesiz erkek var ki ve hayat onlara göre o kadar kısa ki; bir an önce mutlulukları yaratmak, yatağa atmak, sonra boşalmak, ondan sonra da üzerine bir sigara yakmak mıdır aldatmak? Yoksa sadece ticari bir ilişkiden ibaret olan evliliklerde ya da birlikteliklerde başka bir tene dokunmadan, o insanın tüm kaynaklarını kendiniz için kullanmak mıdır? Sadakat nedir? Aldatmanın karşılığı mıdır gerçekten? Ben eşimi aldattım. Çünkü bir erkeğe artık seninle olan birlikteliğimin hiçbir heyecanı kalmadı diyemedim çok istememe rağmen. Eve gelip her günü bir önceki günün kopyası gibi bana yaşatan biriyle nasıl bir ömrü paylaşabilirdim ki. Beni aldattığını bildiğim halde nasıl ona masum eşi oynayabilirdim. Ona bunları çok söylemek isterdim ama o beni aptal sanmaya devam etsin istedim. Erkekler için kadınlar üçe ayrılıyor: çıtırlar, kıtırlar bir de katırlar.

Pınar’dan…
Eşlerini katır statüsüne koyan zavallı evli erkekler! Unutmayın evdeki eşiniz de sizi birçok erkekle aldatıyor olabilir. Kadınların zekaları, duyguları sizinkine nazaran çok daha hızlı ve pratiktir. Evet ben aldattım çünkü katırgillerden değilim ve aldattığımın ertesi günü mahkemeye gidip dava açtım. Sadece aldatılmayı sürekli yaşayan ve susan ben, özgüvenimi tazelemek, kendime olan saygıyı kaybetmemek ve bu evliliği noktalamak için aldattım kocamı. O gün için bana göre en doğru şeyi yaptım. Ona verdiğim bir söz vardı, hayatımın sonuna kadar hastalıkta, sağlıkta, yoklukta ve varlıkta ölüm bizi ayırıncaya kadar senden ayrılmam demiştim, ama ayrıldım. İşte böyle aldattım kocamı. Ondan gizli para biriktirip, kendi üzerime ev alıp, kendime güvence hazırlayıp, aldatılmaktan kurtulmak için bu yolla aldattım. Bana tam 5 yıla mal oldu. Şimdi bir şirkette yönetici olarak çalışıyorum, 35 yaşındayım. Kendime saygım ve özgüvenim var. Ayaklarımın üzerinde durup, evli erkeklere çelme takıyorum, külahlarını alıp ters giydiriyorum. Şanslarını fazla zorlamıyorlar Allahtan. Bir şey daha, ben kuş değilim diyorum. Her kuşun eti yenmezden daha iyi en azından. İlk cümlede bunu anlayanlar daha zeki diye anlayabiliyorsunuz şimdiye kadar çıkmadı! Gördüğünüz gibi aldatılmak ve aldatmak bazen çok işe yarayabiliyor, yeter ki negatifleri pozitife çevirebilelim ve yeter ki hem cinslerimizi aldatılan pozisyonuna koymayalım, yani kendimize olan saygıyı elden bırakmayalım. Sevgiler…

Seda’dan…
Sevgilimle bir akşam evlerinde oturuyor ve sohbet ediyorduk. Daha sonra beklenen sonun olması için yatak odasına geçtik. Yatakta sadece ve sadece kendini düşünen biri olduğundan hiç zevk almamıştım, ama bir o kadar da istekliyim. Ertesi gün ben de ablamın bir arkadaşını çağırdım yanıma ve harika bir gün geçirdim. Ben sevgilimii bu kişiyle hep aldatıyorum, çünkü yatakta inanılmaz.

Derya’dan…
Ekim ayında tam 1 sene olacak eşimi aldatmaya başlayalı. Bu zaman süresince ayda en az bir iki kez onu aldattım. Ama bu konuda istikrarlıyım çünkü hep aynı kişi. Tek problem o kişinin arkadaşımız olması. Ama cinsel anlamda o kadar mükemmel anlaşıyoruz ki, gözümüz başka bir şey görmüyor. Üstelik eşim de acayip kıskanç. Ancak şunu çok iyi öğrendim ki isteyince her şey oluyor, eşinizle günde en az 15 kere telefonla konuşsanız bile isteyince ayarlayabiliyorsunuz.

Serap’tan…
Ben 10 yıllık evli, 35 yaşında bir kadınım. Eşimi yaklaşık iki yıldır aldatıyorum; üstelik onun da onayıyla. Bu aşamaya gelmek çok zor oldu, ancak artık o da alıştı. Üstelik benimle çok daha istekli sevişiyor. Bu şekilde hem seks hayatımız daha renkli, hem de birbirimize daha çok yakınlaştık. Bana adeta tapar gibi davranıyor ve sevgisini daha çok belli ediyor.

iletişim altanbey34@hotmail.com