Mesajlar Etiketlendi ‘kadınlar ne zaman aldatır’

Merhaba değerli seks hikaye okurları  Hatırladıkça içim cız ediyor şu roman mahallesinin kızlarını Pembe, Güllü, Zarife, Meryem hala isimlerini unutamıyorum. Hala arada sıra da gitmeye çalışırım o mahallelerine, bundan 1 yıl önceydi cezaevinden tanıdığım genç bir delikanlı vardı onu ve ailesini tanıdım. Zamanla babasıyla da dostluğumuz pekişti. Onlara romanların arasına gidip gelmeye başladım oradaki dostlukları sevgileri ve arkadaşlıkları pekiştirdim. Babasının adı Ali Osman?dı. Tabi oraya gittiğimde onların meşhur içki sofraları da eksik olmazdı. Gidip gelmelerim sıklaştığı için aramızdaki samimiyetlikte sıklaşmıştı beni de onlardan biri olarak görmeye başlamışlardı ailece diğer roman çevresi de, yine bir akşam ellerimde büyükçe poşet içinde bira şarap gazoz ve çerezlerle gittim. Ali Osman abi karşıladı ooo bizim oğlan gelmiş diyerek evlerine buyur ettiler. Biraz hoş sohbetten sonra içki sofrasını gelini Pembe hazırlamıştı. Ali Osman abiye yenge yokmu deyince Çanakkale?ye annesinin yanına gittiğini söyledi, oğlanda bu akşam yok dışarıda demişti. Baş başaydık 3?ümüzden başka kimse yoktu. İçkiler arkası arkasıya içilmeye başlandı, mezeler de tükeniyordu. Ali Osman abi daha önceden de alkol aldığı için onun erken sarhoş olmaya başladığını anladım. Ha bu arada gelini Pembe de daha 18 de falandı. Ama Allah varya bir de çocuk doğurduğu halde hala çok güzel bir şeydi. Deli dolu tam bir ateş parçasıydı ara sıra gözüm dalıp gidiyor güzelliğine, kocası da içki içerken ona da içirdiğini bildiğim için ara sıra kayınpederi görmeden kaçamak içiriyordum ona da bu yüzden onunla da muhabbetim koyulaşmıştı. Bu arada Ali Osman abi iyice sarhoş olmuştu. Arada bir kendinden geçiyordu Pembe de zaten onun sarhoş olmasından dolayı çekinmemeye başlamıştı derken bazen gözlerimin bakışlarını yakalıyordu.

Pembe ye kocan nerde kız dedim oda dışarı da aylak arkadaşlarınla kim bilir nerelerde içiyordur diyerek, oda babası gibi şişenin dibini buluyor hep sözleriyle dert yanmaya başladı. Ah be güzelim bir insanın senin gibi böyle körpe güzel bir karısı varken hiç dışarı çıkarmı yaa deyince o da ah bir de evde dursa zaten evde dursa da içkili oluyor hemen sızıyor diyerek sitem etmeye başladı. Bakışlarımı da bu arada ondan alamıyordum. Ahh ahh dedim benimde böyle güzel bir karım olacak değil bir çocuk 2. çocuğu bile karnına koyardım deyince gülüşmeye başladık. Ona da iltifatlar etmeyi eksik etmiyordum. Ama bak sende çok güzelsin ya keşke benim de senin gibi genç ve güzel bir karım olsa yanından bile ayrılmam deyince, a be ağabeycim bu çocuğu bile sarhoş kafayla oldu nasıl olduğunu o bile bilmiyor. İçki yüzünden evde zaten durmuyor ki dışarıda içip içip eve gelince de sızıp zıbarıyor. Ben zorlarsam oluyor o iş bile diyerek rahat rahat anlatmaya başladı, anlattıkça onunla daha da samimi olmuştuk. Haa bu arada Ali Osman abi iyice sızmıştı sadece bana sakilik yapıyor Pembe.(  Kocan ne zaman gelir deyince sabaha karşı iyice sarhoş gelir yatar sızar beni bile görmez aramaz abi deyince ben daha da rahatlamıştım. Oda konuşurken benim gözlerimin içine bakmaya başlamıştı içim cız etmeye başladı içimden bakalım bu akşam ne olacak diye geçirme ye başlamıştım. Derken kız Pembe otur yanıma sende iç benimle yalnız içilmiyor yaa deyince zaten oda içmek istiyordu. Yanı başıma oturdu ve beraber içmeye başladık birden ellerin den tutarak şimdi sen benim karım olacanda  ben bu kadar bile içmem seninle sabaha kadar deyince gülmeye başladı ve eee dedi. Ne eesi kız dedim o kadar güzelsin ki dedim seninle sabaha kadar sevişecem vaktin nasıl geçtiğini bile anlamam, dizinin dibinden ayrılamam valla deyince Pembe?nin yanakları kızarmaya başladı ahh keşke bende istemem mi dedi. Bende ee dedim e simi var sabaha kadar bende mest ederim deyince bu sözden cesaret alarak Pembe?nin dudaklarına yapıştım.

 

Baştan tepki verdi iyice kollarımın arasına sarmalayınca diretmeyi bıraktı gözlerini kapatarak kendisini bana bıraktı. Dudaklarını vantuz gibi emmeye başladım elimle hafifçe tişörtünün üstünden göğüslerini ellemeye başladım. Birbirimizi okşayarak oracıkta sevişmeye başladık ara sıra ellerimi bacaklarının arasına atınca bacaklarını okşamam için iyice açıyordu. Bir ara dur burada olmaz babam uyanır fark eder yan odaya geçelim dedi. Anlaşılan oda benim kadar istekliydi benden böyle saldırmayı görünce onunda iyice canı istemişti anlaşılan. Ali Osman ağabeyin üzerini örttük arkadaki küçük odaya geçtik. Pembe?ye kocan dedim, oda geldiği belli olur zaten geçer yatar sarhoş oldu mu beni bile aramaz, gündüzden beri yok belki de kaynanamla beraber gitmiştir deyince iyice rahatladım. Yandaki küçük odaya geçmiştik ayakta dudaklarına yapıştım tekrar ayakta sevişmeye başlamıştık. Daha doğrusu ben  onu ayakta sevip okşamaya başladım sadece bana ayak uydurmaya çalışıyordu. Pembe dur yatağa geçelim dediğimde azdın mı iyice diyerek gülerek yatağı açtı ve ayakta beni soymaya başladı. Onun da gözlerinin içi gülüyordu onunda iyice kanı kaynamıştı ki gözünü bir şey görmüyordu. Sevgiye sevilmeye açtı anlaşılan bu yüzden de bana fazla direnmedi. Bende üzerindeki tişörtü çıkarttım küçücük göğüslerini örten belli belirsiz bir sutyen vardı onu da çıkarttım. Eteğiyle birlikte külotu da çıkarttı. Karşımda körpecik bir hatun duruyordu nasıl bununla sabah olmazdı ki ayakta tekrar dudaklarına yapıştım vantuz gibi emmeye öpmeye başladım. Ellerimle de her yerini okşuyordum bir ara dur kuduruk dur gel yatağa diyerek yatağa uzandı bacaklarını da açarak beni de üzerine çekti.()  Başladım yavaş yavaş bütün vücudunu okşamaya okşuyor sıkıyordum. Ufacık göğüslerine hasta olmuştum onları emmeye sıkmaya başladım. Bir elimi de aşağıya kaydırarak ufacık fındık amına getirdim amını sıkmaya okşamaya başladım. Dudaklarını ısırarak ohh lamaya inlemeye başlamıştı altımda sanki bir ceylan gibi kıvranıyordu o kıvrandıkça ben daha çok azıyor kuduruyordum. Elini alarak sikime götürdüm ve okşa dedim meraklı gözlerle okşuyordu. Daha önce böyle sevişmediği belliydi bu arada onu öpüp okşamaya devam ediyordum. Böyle yaptıkça onun daha da hoşuna gidiyor isterikleşiyor daha da azıyordu. Meraklı bakışını sorduğumda oda bana Emrah (kocası) beni böyle adam gibi sikmedi ki sarhoş kafayla sikiyor işi bittimi dönüp arkasını yatıyor böyle sevişmeyi sende gördüm deyince hoşuna gitmedi mi kız dedim. Gitmez mi ilk defa adam gibi sevişmeyi sende gördüm dedi. Benimde hoşuma gitti daha çok Pembe ye saldırmaya başladım onu kudurtmak istiyordum onun da hoşuna gittikçe daha da mest oluyordu bacaklarını daha açıyordu. Ama benim amacım hemen sikip işi bitirmek değildi. Yavaşça sikimi eline alarak meraklı gözlerle bakıyor sikime 31 çekiyordu. Al ağzına diyerek sikimi ağzına yaklaştırdım ilk defa alacağı için gözleriyle de beni izliyordu her dediğimi de eksiksiz yapmaya çalışıyordu nede olsa benimle ilk yapışıydı. Hoşuna da gitmişti hani, sikimi ağzına götürdü ama acemice diliyle yalıyor ağzına sokmaya korkar gibiydi bende saçlarından tutarak sikimi ağzına sokmaya çalışıyordum. Yavaşça sikimin başını ağzına almaya çalıştı zorda olsa sadece sikimin başını sokup çıkarıyordu derken daha sonra alışınca sikimin hepsini ağzına alarak sikimi somurmaya başlamıştı. Zorlandığı için bazen dişleriyle ısırıyor beni daha çok delirtiyordu. Daha sonra 69 pozisyonuna getirdim ben onun fındık gibi amını yalıyor oda sikimi ağzına alarak vantuz gibi emmeye çalışıyordu. Tekrar bacaklarını iyice açarak beni üzerine çekiyor hadi artık gir içime seni istiyorum diyordu.

 

Bende yavaşça üzerine çıkarak yerimi aldım sikimi eliyle tutarak amının dudaklarına yerleştirdi. Artık içine girmemi istiyordu bu kadar istekli birini daha fazla beklemeden yüklenmeye başladım gözlerini kapatmış iniltiler arasında dişlerini sıkarak içine girmemi bekliyordu. Yavaşça sikimin başını soktum ama amı ateş parçası gibi yanıyordu. Hafif bir çığlık attı hemen dudaklarımı ağzına yapıştırdım öpmeye başladım bağırmasın diye sikimi de yavaş yavaş sokmaya devam ediyordum. Zorlandığı her halinden belli oluyordu biraz duraksadım durma devam et dercesine beni kendisine çekiyordu. Bende dudaklarına tekrar yapıştım bağırmasın diye sikimin kalanını birden soktum dudaklarına yapıştığım için bağırdı ama sesi fazla çıkmamıştı ve artık hızlı hızlı sikmeye başladım. Bir müddet sonra alıştığı iniltilerinden anlaşılıyordu. Hafifçe üzerinden kalkarak hızlı hızlı sikimi sokup çıkarmaya pompalamaya başladım. Deliler gibi başını sağa sola sallıyor daha daha çokkk diye yalvarmaya başlamıştı. Altım da kıvranıyordu iyice kudurmuştu. Bende coştukça coşuyordum kendimi bu kadar isterik görmemiştim. Eee böyle körpe amı kim bulsa kudurur herhalde daha sonra köpek pozisyonuna getirerek arkasına geçtim arkadan amına tekrar yavaşça soktum bu sefer hiç geri çekmeden hepsini soktum artık oda alışmıştı ki çığlık yerine ohh ları ve iniltileri yükseliyordu kulaklarımda. Oda bana karşılık veriyor sevişmenin ve sikişmenin zevkini çıkarmaya çalışıyordu. Hızlandıkça hızlanıyor arkadan amını parçalar gibi sikiyordum oda bana eşlik etmek için kendisini bana ittiriyordu ritmi tam tutturmuştuk. Bu arada Pembe sanırsam bir sefer boşalmıştı bende hazırdım artık boşalmaya geliyorum dediğimde. Korunuyorum içime boşal seni içimde hissetmek istiyorum dedi. Bende sikimi kökleye kökleye boşalmaya başladım. Sanki bir volkan patlaması gibi boşaldım. Rahatlamıştım hemen yanına yatarak Pembe?yi sevip okşamaya başladım harikaydın ne zamandan beri senin gibi genç ve güzel bir bayanla sevişmemiştim dediğimde bana dönerek bende ilk defa adam gibi sevişen ve doya doya sikişen biriyle oluyorum. Belki inanmayacaksın ama Emrah?la bile böyle sevişmedik dediğinde benim gururumu okşamıştı. Sevinmiştim onun böyle konuşması hoşuma gitmişti. Ben bir sigara içtikten sonra ben gideyim artık dedim. Bu kadar mı  seni sabaha kadar salmam olmaz demeye başlamıştı sikimi de okşamaya tekrar sertleştirmeye başlamıştı bile hoşuna gitmiş olacak ki hemen sikimi ağzına alarak yalamaya başladı. Beni salmaya niyeti yoktu derken sikimi de somuruyordu. Böyle isteğe de hayır denmezdi herhalde bende sikimi ağzına vererek iyice emmesini sağlıyordum. Ellerimle de göğüslerini okşamaya başlamıştım bile. Tekrar deliler gibi sevişmeye daha doğrusu benden çok o daha fazla çaba sarfediyordu. Bu sefer beni alta yatırarak üzerime çıktı sikimi eline alarak üzerine oturmaya başladı. Bir seferde sikimin tamamını içine alarak yavaş yavaş üzerine oturup kalkmaya başladı. Giderek hızını arttırdı. Hızlı hızlı oturup kalkıyordu sikimin tepesinde. () Bende alttan göğüslerini ve vücudunun her tarafını okşuyordum. Eğilerek dudaklarımı öpüyor vantuz gibi emiyor somuruyor anlaşılan Pembe iyice kudurmuş sikimin zevkine varmış hiç bırakmak gibi bir niyeti yoktu. Daha sonra yan yatırdım arkadan bacaklarını iyice açarak sikmeye devam ettim. Oda bana eşlik ediyordu. Yine ritmi tutturmuştuk daha sonra bacaklarını omuzlarına kadar getirince her tarafı kabak gibi karşımdaydı tekrar sikimi amına daldırarak hoyratça sikmeye başladım. Artık tamamen ohhlamaları ve zevk iniltileri duyuluyordu. Elleriyle de beni kendine çekerek daha derinlerine kadar inmemi sağlıyordu. Bu arada aklımda ne kadar pozisyon varsa Pembe?de deniyordum. İkinci sikişimiz daha uzun sürdü bende iyice tükenmiştim böyle genci doyurmak kolaymıydı ki. Gene bu arada pembe boşalmış benimle beraber ikinciye boşalacak zevkin doruklarına erecekti. Geliyorum aşkım tatlım benim çatal karam çingenem diyerek boşalmaya başlamıştım. İlkinden daha şiddetli olmuştu boşalmam. Yorgunluktan üzerine yığılmıştım okşuyor beni öpücük yağmuruna tutuyor bana ilk defa kadınlığımı hatırlattın diyordu. Nerede olursa olsun artık seni bırakmam sarhoştan bana bi bok olmaz adam da olmaz al beni nereye istersen götür senin kölen olayım diyordu. Bende bu sözler karşısında gurur duyuyordum böyle bir genci sexe doyurabildiğim için mutluydum. Kalkmaya çalışırken bir daha demez mi. Olmaz bu gecelik bu kadar yeter başka zaman fırsat olursa istediğin kadar yaparız dedim. Ama istersen seni başka yere götürürüm orada daha rahat saatlerce hatta istediğin kadar devam ederiz diyerek beni bırakmasını söyledim. Bak nerdeyse sabah olacak sende geç kocanın yanına bende burada 2-3 saat uyuyayım diyerek onu yandaki tek odalı evine yolladım. Saat 11?e doğru beni kaldırdı. Baktım benden başka evde kimse yoktu sadece gene ikimiz vardık nerdeler deyince babasıyla hurdaya gittiler akşama kadar gelmezler diyordu. Evde ne varsa kahvaltılık önüme koymuş hatta komşudan çocuğa diye bal bulmuş getirmişti. Bu ne kız balına kadar hepsini dizmişsin deyince gülümseyerek sen hakettin bunları akşam dedi. Yanı başımdan da ayrılmıyordu. Kız fazla sokulma gelen olur deyince yandaki komşu kızından başka kimse bilmiyor evde olduğumu kaynanam olmayınca kimse gelmez merak etme sen zaten kapıyı da kilitledim arkadan kimse gelemez dedi. Yavaş kız içime düşecen nerdeyse deyince ellerinle bana kahvaltı yaptırıyordu. Fettan demez mi bitir kahvaltını da diyerek gülmeye başladı bu arada bacaklarımı da okşuyordu. Ne o kız akşamki yetmedi mi sabah sabah bu ne hız derken de ballı kaşığı da ağzıma sokmaya çalışıyordu. Anlaşılan senden sabah sabah ta kurtuluş yok galiba deyince surat asarak kimsecikler yok zaten seni burada kimse bilmiyor. Beni böyle boş bırakıptamı gidecen yani diyerek istesen de gidemezsin salmam seni hakkımı vermeden diyerek gülüyordu. Tamam tamam anlaşılan senden kurtuluş yok diyerek  kaldır sofrayı deyince bir çırpıda ortalığı kaldırdı ve arka odaya geçerek bir çırpıda soyunmuş bile kapıyı açarak çıplak vaziyette hadi gel diyordu odaya geçtiğimde beni kendi elleriyle soydu gündüz vakti olduğu için bana meraklı gözlerle  bakıyordu yavaşça pantolonumu ve külotumu indirince benim haşmetlide önünde açıktaydı. Eline alarak yavaş yavaş okşamaya başladı. İnceler gibiydi anlaşılan gece karanğında ne olduğunu pek görememişti gözlerini açarak meraklı gözlerle bakıyordu. Yavaş yavaş ağzına alarak somurmaya başladı. Derken yatağa uzandı bende onu dudaklardan başlayarak öpmeye yalamaya başladım. Daha sonra portakal büyüklüğünde ki göğüslerini öpmeye başlıyorum derken ufacık akşam hatırını sorduğum amına iniyorum diliminle yalıyor amını açarak dilimi taaa derinliklerine kadar sokuyordum. Altımda kıvranıyor ohları ve iniltileri yükseliyordu. Daha sonra yerimi alarak bacaklarını iyice açtım omuzlarına kadar getirdim ve sonra sikimi amına dayayarak yavaş yavaş sokmaya başladım. Geri çekilmeden dibine kadar soktuktan sonra üzerine iyice yüklendim bütün vücudumla onu eziyordum ama o bana gülen gözleriyle bakıyor beni okşuyordu derken hızlanmaya sokup çıkarmaya başladım. İniltileri odanın duvarlarında yankılanıyordu tırnaklarıyla da vücudumu tırmalıyordu. Daha sonra ters çevirerek arkadan derken ne kadar pozisyon varsa deneyerek Pembe?yi siktim. Tekrar altıma alarak bacaklarını omuzlarına kadar getirdim hızlı hızlı pompalayarak boşalmaya başladım. Gündüz sikişi görerek daha hoş daha tatlı oluyordu. Daha sonra hadi seni yıkayayım da öyle göndereyim diyerek beni banyo ya götürdü. Bir güzel yıkayarak orada tekrar sikimi ağzına alıp dikleştirdi. Arkasını dönerek hadi deyince banyo da da bir posta geçtikten sonra yıkanarak çıktık. Ama bende de adım atacak hal kalmadı giyinerek gitmek üzere taksi çağırdım. Yolun başına gelmesini söyledim ben ona her şey için teşekkür ederken dudaklarımdan öperek ister gel ister çağır nereye dersen gelirim diyerek beni uğurladı. Kimseye görünmeden uzaklaşarak taksiye bindim ve gittim ama daha sonra çok görüşüp beraber olmamıza rağmen orada ki geceyi ve günü hala unutamıyorum.

Selam değerli arkadaşlar, benim ismim Dilan. Ankarada oturmaktayım. 3 yıllık evliyim ve 2 yaşında bir kızım
var. 1.70 boyunda, 90-65-95 ölçülerine sahip, etrafımca güzel denilen, kumral tenli bir bayanım. Dekolte ve
dar kotlar giymeyi çok seviyorum. Şunu da belirtmek isterim ki, popoma herkes hastadır. Ne zaman alışverişe
gitsem, ne zaman çarşıda pazarda yalnız yürüsem, esnaf adamların yada markete giderken önünden geçtiğim
dükkan sahiplerinin popoma bakarak iç geçirdiklerini çok iyi biliyorum. Götümü o ana kadar hiç siktirmediğim
halde, aslında gizliden gizliye merak ta etmiyor değildim hani :)) Bir keresinde ise hiç tanımadıgım bir erkeğin
arkamdan, “Güzelim senin o götüne benimkini bir soksam dünyalar benim olur!” dediğini duydum ve içimden,
‘Keşke soksan erkeğim, benimde öyle olur valla!’ diye geçirdim :)) Yani anlayacağınız götüme bu tür
bakmalara ve laf atmalara alışığım.
Geçen sene başıma gelen olayı ilk defa burda paylaşıyorum, artık içimde tutamıyacağım ve başka birine
anlatsam utancımdan öleceğimi biliyorum. Bundan yaklaşık 1 yıl önceydi. Bir Pazar günüydü. O gün kocam
çalışmıyordu ve arkadaşlarının yanına gitmişti. Bense çocuğu uyutup evin işlerini bitirmiştim. Hava çok güzeldi,
evde bunaldım, canım dışarı çıkmak istedi. Kocam olacak salağı aradım ve “Ali nerdesin?” diye sordum.
“Arkadaşlarımın yanında kahvedeyim canım, birşey mi oldu?” dedi. “Hayır birşey olmadı, ama evde canım
sıkıldı, gel de bizi biryerlere götür!” dedim. Kocam tamam deyince hazırlanmaya başladım. Yine altıma dar bir
kot, üstüme yakası açık bir bady giydim, atlet giymeden sadece bir südyen taktım ve kocamı beklemeye
başladım. Kocam geldiğinde çocuk ta uyanmıştı. “Ali hadi çocuğu da alalım pikniğe gidelim.” dedim. Kocam
da, “Tamam olur. Kemal beyle eşi Banu hanıma da haber verelim mi? Belki onlar da gelmek isterler.” dedi.
“Farketmez, gelsinler.” dedim. Onlara da haber verdik, onlar da geldiler. 2 araba yola çıktık. Yolda alışveriş
falan derken piknik yerine vardık. Sonunda yerleştik ve çayımızı demleyip oturduk sohbete başladık…
Bizimle beraber gelen Banu ile Kemal, karşı binada oturan komşularımızdı. Onlarla oldukça samimiydik.
Banunun kocası olacak Kemal pezevengi, arada sırada bana kaçamak bakışlarını yakaladığım, aklı sikinde
olan birisiydi. Banunun anlattığına göre, siktigi zaman Banu 3 gün oturamıyormuş. Banu bana gerdek gecesini
ve bazı geceler sikşmelerini tüm ayrıntılarıyla anlatırdı. Orospu bir de öyle bir ballandırarak anlatıyor ki,
sormayın, sanki kocası beni sikmiş gibi oluyorum her seferinde. Neyse, bu arada kocam mangalı falan yaktı,
Pirzolalar köfteler pişti, yedik içtik oturuyorduk. Herkeste bir mayışma başladı. Benim kızın uykusu geldi,
arabaya yatırdık uyudu. Benim çişim gelmişti, ama burda nerde yapacaktım, her yer açıktı, ağaçlık alan ise
uzaktı. Okadar sıkıştım ki, zor tutuyorum, nerdeyse donuma işeyeceğim. Çaresizce etrafa bakınırken, Banu,
“Ben de sıkıştım, kız gel hadi bakınıp durma, beraber ağaçların oraya gidelim!” dedi.
Ben de kocama seslendim, “Ali hadi uyan, biz WC’ye gitcez, bize götür!” dedim. Ama nerdeee, bizim herifin
karnı doydu, Rakıları da lüp lüp götürdü, uyanır mı hiç? İçimden, ‘Adi herif, inşallah karını ormanda biri
bağırta bağırta siker de, onu bile duymazsın!’ dedim ve Banuyla yalnız gitmeye karar verdik ve yanımıza
peçetelerimizi aldık, ayaklandık. O sırada Banunun kocası gözlerini açtı ve “Ben size eşlik edeyim kızlar,
merak etmeyin ben arkanızda olacağım!” dedi. İçimden, ‘Hapı yuttun Dilan, asıl şimdi merak et!’ dedim. Banu
da, “Sağol aslan kocam!” diyerek yola çıktık. Araba ile gidemediğimzden yürüyorduk, Banunun kocası ise
arkamızdan geliyordu. Banu da benim kadar sexy bir kadındır, o da benden aşağı kalmaz ve o gün dapdar bir
eşofman giymişti. Arada bir arkama baktığımda, her seferinde kocasının götüme yiyecekmiş baktığını gördüm
ve birşey diyemedim. Böyle ilerleyerek 5 dakika falan yürüdük ve ormana girdik, piknik yaptığımız yer gözden
kayboldu…
Banuya, “Hadi hayatım sen şöyle yap, ben de az öteye yapayım!” dedim. Banu orda bir ağacın arkasına gitti,
ben biraz daha ilerilere gittim. Pantolonumu (dar olduğundan) zorla indiridim ve işemek için yere çömeldim.
Etraf çok sessizdi, birden korktum ve Banuya seslendim, “Banuuuuu? Banuuuuuu?” diye. Ama birkaç metre
ötemde olmasına rağmen Banudan cevap gelmeyince kocasına seslendim, “Kemal abiii? Kemal abiiiiiiii?” diye.
Kocasından da ses gelmeyince iyice korkmaya başladım. Hemen peçete ile amımı silip kalktım ve etrafa göz
attım. Ama ikisi de ortalıkta yoktu. Derken arkamdan bir çıtırtı duydum ve daha arkamı dönemeden ağzımı bir
el kapattı. Korkudan aklım çıktı, arkama dönmeme izin vermiyordu. Elinin birisini götüme atınca, bu olsa olsa
Banunun sapık kocası Kemaldir diye şüphelendim ve çırpınmaya başladım. Kulağıma, ​Şşşttt, sesini çıkarma,
ben Kemal!” deyip elini ağzımdan çekti ve “Sakın ses çıkarma, kocan duyarsa rezil olursun!” dedi. Ben de,
“Birşey yapmaya kalkarsan bağırırım, karın duyar, sen rezil olursun!” dedim…
“Banu duymaz, baygın yatıyor!” dedi. Meğerse Banu çişini yaptıktan sonra ayağa kalkarken tansiyonu düşmüş
ve bayılıp yere yığılmış. Pezevenk kocası da bunu görünce, gidip Banuya yardım edip onu ayıltacağı yerde,
benim yanıma gelmiş! Elinin birisiyle götümü avuçlarken, diğer eliyle de göğüslerimi yoğuruyordu. “İster
güzellikle olacak, ister zorla! Seni burda sikmeden gitmem! Güzellikle olursa kimse farkına varmaz, zorla
olursa üstünü başını yırtar, yerlerde süründürür yine sikerim, ozaman bunu da kocana nasıl açıklarsan açıkla
bakalım, ben Banuyu ayıltmaya çalışıyordum derim işin içinden çıkarım!” dedi. Haklıydı, ben artık çırpınmayı
bıraktım, kocama da kızdığımdan, “Tamam, acele et ozaman, kocam uyanmadan işini bitir de gidelim!” dedim.
O da, “Emrin olur fahişem, sen hiç merak etme, o pezevenk kocan uyanmadan amını götünü dağıtırım!” dedi.
“Nebiçim konuşuyorsun sen öyle, düzgün konuşşana sapık herif!” dedim. “Hemen kızma güzelim, sende de
hiç fantazi yokmuş!” dedi. “Tamam tamam bırak fantazi yapmayı da hadi acele et!” dedim…
Kemal pantolonumu külotumla birlikte dizime indirip başladı götümün yanaklarını avuçlamaya. “Senin bu
götüne hastayım Dilan, sen bir Huri misin? Bu nasıl göt yaa?” deyince ve beni bir gülme aldı. “Hadi tamam
uzatma, öyle bir göt işte, sen sikmeme bak! İyi sikersen ve akıllı olursan, bu göt daha çoooooook çıkar
karşına!” deyiverdim. O da, “Sen yeter ki iste orospum, fahişem benim! Senin o götüne kurban olurum!”
diyerek yumuldu arkama ve göt deliğimi yalamaya başladı. Bir götümü, bir amımı yalaması beni iyice azdırdı.
Zevkten deliriyordum, “Hadi Kemal abi, sik artık ne olur! Beni iyice azdırdın sapık herif, sikeceksen sik artık,
Banu ayılacak, kocam uyanacak, hadiii!” dedim. “Tamam Dilanım, seni öyle bir sikecem ki, ömrünce
unutamaycaksın, aklından çıkmayacak, rüyalarına girecek ve hergün Kemalin yarrağı, Kemalin yarrağı diye
sayıklayacaksın!” dedi. “Bak sennnnnn, öyle mi? Hadi sikte görelim şu meşhur yarrağını!” dedim. Dememle
birlikte pantolununu indirdi ve yarrağı da külotundan kurtuldu. Ama ne kurtulma, göbeğine öyle bir çarptı ki,
inanın korktum. Hemde nasıl korktum, hemen pantolonuma külotuma sarılıp yukarı çekmeye çalıştım…
Ama nafile, Kemal sapığı, “Ne oldu kız orospu? Rahat dursana! Tadına bakmadan nereye?” diyerek
pantolonumu ve külotumu yeniden sıyırdı aşağı. Ben korkudan titreyerek, “Yalvarırım Kemal abi, ben o
yarrağı nasıl alırım, başka ne istersen yapayım, ağzımla boşaltayım, ağzımdan diledigin kadar sik, ama onu
bana sokma!” diyebildim. Kemal abinin yarrağından resmen tırsmıştım, korkudan titreye titreye bir hal oldum.
Ama ok yaydan çıkmıştı birkere ve ben kendim kaşınmıştım. Adama kalkıp ta, karın ayılmadan, kocam
uyanmadan beni hemen sik dersen, adam da böyle ballandıra ballandıra siker seni tabi! Bu yarrağı yemeden
kurtulamayağıma aklım kesince kendimi bıraktım saldım artık. Anladım ki dönüşü yoktu, sike sike bu yarrağın
tadına bakacaktım. Ve öyle de oldu. “Ağzına almaya okadar hevesliydin orospu, al bakalım!” diyerek beni
önüne çöktürerek uzattı yarrağını. İlk defa kocamın yarrağından başka yarrak gördüm ve ağzıma alcaktım.
Gerçi birazdan da götüme alacaktım 🙂
Yarrağını elimle tutup ağzıma yanaştırdım ve başladım yalamaya. Ama ağzıma sığmasını bırak, kafasını zor
alıyordum ağzıma. Biraz yaladıktan sonra nefes almak için ara verdiğimde, “Bu nasıl bir yarrak Kemal abi?
Banu anlatırdı da inanmazdım! Valla aynen dediği kadar varmış!” dedim. O da, “Banunun götü nasıl öyle
büyüdü, nasıl öyle güzelleşti sanıyorsun? Bu yarrağın sayesinde işte!” dedi. Beni bir telaş daha sardı,
yutkunarak, “Nasıl yani? Sen Banuyu götten de mi sikiyorsun Kemal abi?” diyebildim. “Ne sandın ya yavrum?
Herşeyi anlatmış sana orospu, birtek götten siktiğimi mi anlatmadı? Göt sikmek gibisi var mı! Ne o? Salak
kocan daha senin bu güzel götünü sikmedi mi yoksa?” dedi. “Abi ne sikmesi, kocam daha göt deliğimi
yalamadı bile! Hem isteseydi bile ordan vermezdim ki!” dedim. “Bana vereceksin ama!” diyerek beni ayağa
kaldırdı, yarrağını tükürükledi ve “Hadi dön arkanı Dilanım!” diyerek, hafif öne eğilmemi sağladı. Ben
doğrulup, “Kemal abi pantolonumu çıkarıp şuraya yatayım, bacaklarımı açayım, daha kolay olur!” dedim…
“Gerek yok yavrum, sen domal!” diyerek yeniden eğdi beni. Arkama yanaşıp yarrağıyla amıma badana
yaparken zevkten ölecektim, amımın suları akmaya başladı ve çok geçmeden titreyerek boşaldım. Titremeler
yüzünden ayakta zor duruyordum valla. Amıma sokacak diye heyecanla beklerken, o yarrağının başını göt
deliğimde gezdirmeye başlamıştı. Götümü delmeye kararlıydı, yine de son bir umutla yalvardım, “Kemal abi
yapma kulun köpeğin olayım orama elleme, amımdan ne kadar istersen sik, ama oraya dokunma, yalvarırım
ne olur yapma!” diye. Ama ikna edemedim pezevengi. Yarrağının kafasını birden götüme sokunca, acıdan
ben, “Kemal abiiiiii!” diye nasıl bağırdım ama. Götümün acısından ayaklarımı falan hissetmiyordum. Tecrübeli
piç, hani beni belimden tutmasa kesin düşecektim. Ben, “Kemal abi çıkarrr, yanıyor götüm!” diye yalvarmaya
devam ederken, piç kalanını da öyle bir soktu ki, acıdan geberiyorum sandım, beynimde şimşekler çaktı, nefes
bile alamıyordum. Sanki taşaklarını da götüme sokmak istercesine beni kendine iyice çekip bir süre hareketsiz
bekledi…
Ve sonrasında yarrağını götümün içinde yavaş yavaş oynatmaya başladı. Hafif hafif çekip geri sokarak götümü
sikiyordu. Bense götümün acısını unutmak için, önümdeki ve etrafımdaki ağaçlara bön bön bakınıyordum.
Birkaç dakika geçmişti ki artık yavaşça yarrağını başına kadar çıkartıyor ve tekrar yavaşça hepsini geri
gömüyordu. İşte o andan itibaren götümün sikilmesinden zevk almaya başlamıştım. Yarrağı götüme girip
çıktıkça amımın suları da kendiliğinden akmaya başlamıştı. İnleyerek, “Hadi erkeğim daha hızlı sik götümü,
hadi sikicim daha sert sok fahişene, karının götünü sikiyormuş gibi sik orospunu, bu göt sana kurban olsun sik
aslanım!” demeye başladım. Demez olsaydım, Kemal götüme öyle bir hızlı sokmaya başladı, öyle bir
pompalamaya başladı ki anlatamam. Bacağıma ılık ılık birşeyler akmaya başladığında götüm artık kesin yırtıldı
diye düşündüm, sanırım bu kandı. Telaşla, “Kemal abi neolur boşal artık, götüm kanıyor!” dedim. “Boşalacam
orospu bekle biraz!” diyerek birkaç kez daha pompaladıktan sonra, götümden kanlı yarrağını ‘Cork!’ diye
çıkarıp, beni döndürdüp önüne çömeltti ve suratıma öyle bir boşalmaya başladı ki anlatamam. Kocam Ali beni
3 gün sikse inanın bukadar boşalamaz!
Sonra hemen toparlandık, peçeteyle ağzımı yüzümü ve kanayan götümü sildim ve Banunun yanına gittik. Gittik
ama tabi ben oraya kadar Kemal abinin yardımıyla yürüyebildim. Bacaklarım ayrık ayrık yürürken gören
Kemal pezevengi pis pis gülüyordu. Neyse Banuyu bulduk ve ayılttık. Banu gözlerini açıp kendine geldiğinde
etrafına şaşkın şakın bakarak, “Bana ne oldu yaa, birden gözümün önü karardı, gerisini hatırlamıyorum,
kendimi sanki dayak yemiş gibi hissediyorum!” dedi. Kemal abi de, “Birşey olmadı karıcığım, çişini yaptıktan
sonra ayağa kalkarken birkaç saniyeliğine bayıldın, tansiyonun düştü herhalde, iyiki de yakındaydık hemen
yetiştik.” deyip, kollarına girdik ve Banuyu kaldırdık. Banuyu ortamıza alarak piknik yaptığımız yere yürümeye
başladık. Salak kocam uyanmış, çişimizi yapmaya gittiğimizi bilmediğinden etrafına salak salak bakınıyordu.
Bizi o halde görünce, “Hayırdır? Nerdeydiniz? Banuya ne oldu öyle, beti benzi atmış?” diye sordu. Kemal de,
“Hanımlar tuvalet ihtiyaçlarını göremeye gittiklerinde Banunun tansiyonu düştü, bayıldı!” dedi.
Kocam Banuya, “Geçmiş olsun!” deyip, bana da, “Ya sana ne oldu aşkım, aksak aksak yürüyorsun?” diye
sordu. Ben de, “Aşkım hiç sorma, WC olmadığından ağaçların oraya gittik, çişimi yapmak için çömeldiğimde
popoma öyle bir diken battı ki, mübarek sanki sopa gibiydi!” dedim. Ama bunu derken başka şeye benzetme
olacağı aklıma gelmemişti :)) Anında herkes gülüşmeye başladı. Neyse biraz daha oturduktan sonra toplandık
ve eve doğru yol aldık. Ama eve varana kadar ben arabada nasıl oturdum onu bana sorun. Eve girer girmez
aynamı aldığım gibi tuvalete girdim. Domalıp göt deliğime baktığımda, eskiden gömlek düğmesi gibi olan
götümün deliği, artık nerdeyse Rakı bardağının ağzı kadar açılıyordu. Üstelik büzüğüm öyle bir yırtılmış ve
kanamıştı ki, kandan dolayı beyaz tangam kıpkırmızı olmuştu…
Götümün iyileşmesi 3 hafta kadar sürdü, ve bu sürede Kemal pezevenginin yakınından bile geçmedim. Taaki
götüm kaşınmaya, yeniden Kemalin yarrağını istemeye başlayana kadar…
Hepinizin yarraklarını öpüyorum beyler. İyi sikişmeler!

Merhabalar, ben İstanbul’dan Meltem, 25 yaşında, 1.65 cm boyunda, 55 kilo, kapalı bir bayanım. Hikayemin başladığında evlyidim ve evliliğim iyi gitmiyordu, hatta kocamla yataklarımızı bile ayırmıştık. Bir gün evde boş boş oturuyordum, sıkıntıdan patlamak üzereydim. Öylesine TV’de kanalları gezerken bir müzik kanalında kaldım ve o güne kadar hiç ilgimi çekmeyen kanala ismini yazan ve numaralarını bırakan kişileri okumaya başladım. Onlarca insan biraz kendinden bahsedip numaralarını yazmışlar. O sırada can sıkıntımın çözümün bulmuştum: İstanbul dışından birini arayıp, biraz makara yapacaktım. Öyle de yaptım, birine çağrı attım. Aradan 2 dakika geçmeden beni aradı ve hikayem burada başladı.

Bir anda o aradığım numarayı telefonumda görünce, nedenini bilmediğim bir heyecen kapladı içimi. Açıp açmamakta kararsız kaldım, sonunda merakım ağır bastı ve açtım, “Efendim?” dedim. Karşımdaki ses, “Kiminle görüşüyorum?” deyince, ne söyleyeceğimi bilemedim ve “Yanlış oldu, kusura bakmayın!” deyip kapattım. Ama içim içimi yiyordu. Karşımdaki ses o kadar sempatikti ki, dayanamadım 3 dakika sonra tekrar çağrı attım. Tekrar beni aradığında açtım ve az önceki davranışım için özür diledim ve konuşmaya başladık.

İsminin Mehmet olduğunu ve Balıkesir’de yaşadığını söyledi. 27 yaşında, 1.79 boyunda, 65 kiloda, sempatik, güler yüzlü olduğunu belirtti. Güvenlik görevlisiymiş. Nasıl bir iliski beklediğimi sordu. Ben de, “Sadece canım sıkıldığı için çağrı attım, başka bir amacım yok!” dedim. İlerleyen dakikalarda Mehmet evli olduğunu söyledi. Ben de ona karşı yalan söyleyemiyordum. Yüzünü görmediğim, hiç tanımadığım bir kişiye ufaktan ufaktan ısınmaya başlamıştım. Benim de evli olduğumu, ancak kocamla anlaşamadığım için ayrı yataklarda yattığımızı söyledim. Ve bu şekilde tanışmayla başlayan konuşmamız tam 3 saatten fazla sürdü. Zamanın nasıl geçtiğinin farkında değildik ikimiz de. Ancak telefonu kapatmak zorundaydım, akşam oluyordu ve kocam gelmek üzereydi. Müsade isteyip, bu gece fırsat bulursam çağrı atacağımı söyleyip kapattım.

Yemek hazırlarken kocam geldi. Yemek yedik. Bulaşıkları yıkadım. Biraz TV seyrettik. Kocam eve herzaman yorgun geldiği için, biraz TV seyrettikten sonra yatmaya gitti. Benim de beklediğim buydu. Biraz derin uykuya dalmasını bekledim ve Mehmet’e çağrı attım. Aradı, tekrar konuşmaya başladık. Saatler ilerledikçe konu yavaş yavaş sekse gelmeye başladı. Bunun farkındaydım, ama kendimi Mehmet’e karşı frenleyemiyordum. Ne olacaksa olsun deyip, kendimi olayın akışına bıraktım ve artık telefonda sex yapmaya başladık. O kadar azdırıcı konuşuyordu ki, sanki telefonda değil de yanımdaydı. Adeta beni telefonda sikiyordu, her konuşmamızda mutlaka orgazm oluyordum.

Bu şekilde günler günleri, haftalar haftaları, aylar da ayları kovaladı ve aradan 6 ay geçti. Ama içim dışım tamamen Mehmet olmuştu, her fırsatta telefonda konuşuyor ve mesjlaşıyorduk, MSN’de chat yapıyorduk. Birgün bana, artık daha fazla dayanamayacağını, yıllık izine ayrılıp, 10 günlüğüne İstanbul’a yanıma gelmek istediğini söyleyince, dünyalar benim oldu. 6 aydan beri telefonda konuşup, sadece MSN’den tanıdığım sevgilimi sonunda gerçekten görüp tanıyacaktım. Ancak onun otel odalarında kalmasına gönlüm razı olmadı. Aklıma biricik arkadaşım Serpil geldi. Serpil dul bir kadındı ve tekbaşına yaşıyordu, Mehmet onun evinde kalabilirdi.

Hemen Serpil’i aradım ve durumu anlattım. Serpil direkt, “Canım benim, gelsin, istediği kadar kalabilir!” dediğinde, sevincim bin kat daha arttı. Böylelikle ev işini de halletmiştim, hemen Mehmet’i aradım ve Serpil’de istediği kadar kalabileceğini söyledim. O da bu habere çok mutlu oldu.

Aradan 3 gün geçti ve sabırsızlıkla beklediğim sevgilim bu gece gelecekti. Balıkesir’den yola çıkarken beni aradı ve “4 saat sonra yanındayım aşkım, artık bu hasret bitecek ve 10 gün boyunca unutamayacağın anlar yaşatacağım sana!” diyordu. Hemem kocamı aradım ve 9-10 gün Serpil’de kalacağımı söyledim. Kocam herzamanki gibi, “Umurumda değil, istersen hiç gelme!” dedi. Bu şekilde cevap beklediğim için hiçte garipsemedim, zaten formalite icabı söylemiştim :)) Hemen birkaç parça giysi aldım yanıma ve uçar adımlarla Serpil’e koştum. Hazırlanmaya başladım, makyajımı yaptım, üzerime dizimin 4 parmak üzerine gelen siyah eteğimi ve beyaz gömleğimi giydim, türbanımı yaptım, üzerime ince bir tunik aldım. Serpil’le birlikte gidecektik Beşiktaş’a Mehmet’i karşılamaya. Serpil de hazırlandı, o da benim kadar güzel ve alımlı olmuştu. Beklenen saat geliyordu, artık aşkımı karşılamaya gidebilirdik.

Serpil’le Besiktaş’a indik ve bir cafeye girdik. Mehmet gelinceye kadar bir kahve içip heyecanımı dindirmem gerekliydi. Derken telefonum çaldı, sevgilim arıyordu, açtım. “Ben indim, Barbaros meydanında deniz kenarında bekliyorum!” dedi. Heyecanım hafiften azalmışken yine tavan yaptı, “Tamam 5 dakika içinde oradayız!” dedim ve hemen hesabı ödeyip çıktık ve Barbaros meydanına gittik. Mehmet arkası bize dönük, bankta oturmuş, bir sigara yakmış, denizi seyrediyordu. Heyecandan ölmek üzereydim, ayakta duramıyordum, Serpil bu durumu farketti ve hemen koluma girdi. Sakin adımlarla arkasından yavaşca yaklaşıp ön tarafına geçtim ve Final anı…

Mehmet’i görünce nutkum tutuldu, o kadar yakışıklı ki, tarif edemem. “Merhaba ben Meltem!” der demez hemen ayağa kalktı ve birbirimize sarıldık. Sanki senelerdir tanışıyormuşuz ve uzun zaman sonra tekrar buluşmuşuz gibi birbirimizi bırakamıyorduk. Serpilin, “Piişşttt ben de burdayım, beni unuttunuz!” sözüyle ayrıldık ve Serpil’i tanıştırdım. Sonra hiç vakit kaybetmeden atladık Serpil’in arabaya, yola koyulduk. Biran önce eve gitmek için sabırsızlanıyorduk. Arabada biraz sohbet ettik. Yarım saat sonra sokağın başına geldiğimizde, bizi beraber görmemeleri için Mehmet’i indirdik. Ben Serpil’le, Mehmet de arkamızdan apartmana girdik. Hep beraber asansöre bindik ve Serpil’in daireye çıktık.

İçeriye girip, Serpil kapıyı kapatır kapatmaz, hemen sevgilimin üzerine atlayıp, “Tekrar hoşgeldin aşkım!” deyip dudaklarına yapıştım. Serpil’in yanımızda oluşuna aldırmadan uzun uzun ateşli bir şekilde öpüştük. O kadar arzulu ve tatlı öpüyordu ki, beni kendimden geçirmeye yetmişti. Serpil’in götüme şaplak atmasıyla kendime geldim. Serpil, “Mehmet kendi evinde gibi rahat hisset kendini canım, geç istediğin yere otur. Müsadenizle ben üzerimi değiştireyim…” diyerek odasına gitti. Biz de salona kanepeye geçip oturduk. Gözlerimizi birbirimizden alamıyorduk. Az önceki ateşli öpüşme beni kendimden geçirmiş ve amım ıslanmıştı. Ama acelemiz yoktu, daha önümüzde tüm gece vardı.

Serpil çok rahat bir kadın olduğu için, dizlerinin üzerinde bir şort ve sıfır kol bir tişörtle geldi, Mehmet’e, “Tekrar hoşgeldin!” diyerek karşımıza oturdu. Kısa bir sessizliğin ardından ben Mehmet’e, “Ya aşkım sormayı unuttum, ne içersin? Soğuk sıcak?” dedim. Bir bardak meyva suyu istedi. Hemen kalktım, mutfağa gidip hepimize birer bardak meyva suyu koydum ve salona geri geldim. Baktım Serpil ve Mehmet muhabbete başlamışlar konuşuyorlardı. Servisi yaptıktan sonra ben de katıldım muhabbete, konuşmaya devam ettik. Muhabbet koyu olduğundan vaktin nasıl geçtiğini anlamadık.

Bu arada karnım acıkmaya başladı. Mehmet’e, “Aşkım sen acıkmadın mı yaa? Ben acıktım! Sen üzerini değiştir, biz Serpil’le birşeyler hazırlayalım, yiyelim!” dedim. Mehmet Serpil’e, “Bir mahsuru yoksa ben bir duş almak istiyorum, yol beni biraz yordu.” dedi. Serpil, “Aşk olsun canım yaa, kendi evin gibi rahat ol!” dedi ve biz mutfağa, sevgilim de duşa girdi. Serpil de gerçekten benimkini çok yakışıklı bulmuş ve onun da benim gibi dibi düşmüştü.

Biz mutfakta uğraşırken sevgilim duşunu alıp, üzerinde bir şort ve tişörtle mutfağa yanımıza geldi, bana arkadan sarılarak, “Kolay gelsin aşkım!” diyerek boynumdan öptü. Benim oramdan çok zevk aldığımı ona daha önce telefonda söylemiştim. “Sabırsızlanma aşkım, daha önümüzde koskoca 10 gün var, biraz bekle, önce yemek yiyelim!” dedim. Oturduk yemek yedik, biraz daha sohbet ettik. Serpil, “Arkadaşlar ben yatıyorum, siz ister oturun, ister yatın!” diyerek yanımızdan ayrıldı. Ben de, “Aşkım sen salona geç, ben masayı toplayıp geliyorum!” dedim. Masayı toparladım, salona geçtim.

Serpil elinde nevresim ve bir yastıkla geldi. “Napıyorsun kız?” dedim. Serpil, “Misafiri kanepede yatıracak halim yok ya, yatak odası sizin, ben burada yatarım!” dedi. Bütün çabalarıma rağmen, “İtiraz istemiyorum!” diyerek salonda yatacağını söyledi ve “Artık siz de yatın, çok geç oldu!” dedi. Tam biz yatakodasına giderken arkamızdan, “Fazla ses çıkarmayın, gerçi uyanmam, ama uyanırsam benim de canım ister!” dedi ve kahkahayı patlattı. Biz de sevgilimle gülüşerek, sarmaş dolaş yatak odasına girdik.

Kapıyı kapatır kapatmaz yine aynı şekilde ayakta öpüşmeye ve yiyişmeye başladık. Ama bu sefer ellerimiz de boş durmuyor, birbirimizin vücudunu keşfediyordu. Bir yandan öpüşüyor bir yandan birbirimizi soyuyorduk. Kısa sürede ikimiz de çırılçıplak kaldık. Yatağa geçme vakti geldi ve lambayı kapatıp, duvar dibindeki kırmızı spot ışıkları açtım. Serpil zevkine düşkün olduğu için özel yaptırmıştı bunları. İçerisi loş ışıkla tam bir fantazi odası olmuştu. Hemen yatağa geçtik ve kaldığımız yerden öpüşmeye devam ettik. Mehmet’in üzerine çıkmıştım ve yarağını

amıma sürttürüyordum. Onu dudaklarından başlayarak aşağı doğru yalaya yalaya yarağına indim ve elime alıp
başladım yalamaya. Yarısını bile ağzıma almakta zorlanırken kendimi alıştıra alıştıra daha fazlasını almaya
çalışıyordum. Kısa bir süre sonra 69 olduk, birbirimizi birer aç kurt gibi yalıyorduk. Amımı okadar güzel ve
profesyonelce yalıyordu ki, bu işi çok iyi biliyordu. Kimbilir bu güne kadar kaç tane kadınla birlikte oldu, ama
artık hiç birşey umrumda değildi. Artık beraberdik ve bu anın tadını çıkarmalıydık.
Sevgilim amımı ve götümü yalarken, ben de yarağını yalıyor, biryandan da zevkten inliyordum. Daha fazla
dayanamadım, kasılarak, titreyerek ve bağıra bağıra boşalmaya başladım. Sevgilim benim boşalacağımı
anladığı anda amımın tamamını ağzının içine almış, içine çekiyordu. Hayatımda ilk defa bu kadar siddetli ve
zevk alarak boşaldım. Gerçekten işini çok iyi biliyordu sevgilim. Bütün am sularımı temizlemiş, halen yalamaya
devam ediyordu. Ben de onun yarağını yalamaya devam ediyordum, ama onun daha boşalmaya niyeti yoktu.
Üstünden yavaşca doğruldum ve ona doğru döndüm. Elime yarağını alarak vıcık vıcık amıma sokmaya
başladım. Amım nekadar ıslak da olsa, yarağı büyük olduğu için almam kolay olmuyordu. Alıştıra alıştıra
yavaşca üzerine oturuyordum. Biraz canım yanıyordu, ama aldığım zevk acıyı biraz olsun bastırıyordu. Acı ve
zevki beraber yaşamak çok güzel bir duyguydu.
Artık yarısından fazlası girmiş ve kalanı halen amımın duvarlarını zorlaya zorlaya giriyordu. Biryandan içime
alırken, bir yandanda ufak ufak hareketlerle oturup kalkıyordum. Zevkten ölmek üzereydim, çığlık atmamak
için alt dudağımı ısırıyordum. Sonunda tamamı içimdeydi artık. Kısa bir süre hareketsiz kaldıktan sonra hafif
tempoyla oturup kalkmaya devam ettim. Sonra da hızlanmaya başladım. Duyduğum acı yerini tamamen zevke
bırakmış, ikimiz de bulutların üzerinde uçuyorduk.
Bu pozisyonda bir süre sikiştikten sonra artık üstte durmaktan yoruldum ve sevgilimle yer değiştirdik. Ben
sırtüstü yattım, sevgilim bacaklarımı omuzuna aldı ve bir seferde amıma geçirdi. Elimde olmadan öyle bir
bağırdım ki, salonda yatan Serpil mutlaka duymuştur. Bu pozisyonda sevgilimin hareketleri daha sert olmaya
başladı. Amımı hızlı hızlı sikerken, göğüslerimi de yoğuruyordu. Yaklaşık 15 dakika da bu şekilde siktikten
sonra artık sonunda boşalacaktı. Kendini kontrol etmesini çok iyi biliyordu. Ben de gelmek üzereydim, ikimiz
de inleyerek aynı anda boşaldık. Sevgilim döllerini amımın içine akıttı ve yarağı amımın içindeyken üzerime
uzandı kaldı. Ter su içinde kalmıştık.
Bir süre üzerimde yattıktan sonra kalktı. Ben de hemen amıma bir peçete koydum, dölleri her yere akmasın
diye ve doğru banyonun yolunu tuttum. Peşimden sevgilim de geldi ve bana banyoda arkadan sarılarak
teşekkür etti. Ben de ona daha bunun bir başlangıç olduğunu söyleyince, ikimiz de gülüştük. Bu arada sesimize
Serpil uyanmış, uyku sersemi kalkmış, sesimize doğru gelmişti. Serpil banyoda bizi o şekilde çıplak görünce,
üçümüz de afallamıştık. Serpil özür dileyerek salona döndü. Biz de temizlenip hemen tekrar yatak odasına
geçtik, birbirimize sarılarak birer sigara yaktık.
Tabi 6 ayın hasreti hemen öyle bir kerede bitmez. Uzun zamandan beri yarak yüzü görmüyordum zaten ve
Mehmet’le tanıştığımızdan beri kendimi parmaklamaktan bıktım. Artık bu yarağın tadını çıkarmamın zamanı
geldi. Sigaralarımız bitti ve yine öpüşmeye başladık. Bu sefer yine sevgilim benim üstüme çıktı ve
dudaklarımdam kulak memelerime, oradan boynuma aşağı yalayarak göğüslerime indi ve göğüslerimin uçlarını
dişleyerek emmeye başladı. Bu arada elleri boş durmuyor, ıslanan amıma 2 parmağını sokup çıkartıyordu.
Göbeğimi yalaya yalaya amıma indi. Bacaklarımı iyice açtırdı, bir yandan klitorisimi emiyor, bir yandan da
parmaklarını sert bir şekilde amıma sokuyordu.
Artık inlemelerim bağırışlara dönüştü ve Serpil’in içeride oluşuna aldırış etmeden çılgınlar gibi sevişiyorduk. Bir
süre daha bu şekilde parmakladıktan sonra daha fazla dayanamadım ve tekrar kasılarak boşalmaya başladım
Sevgilim durdurak bilmeden beni zevkin doruklarına çıkarıyordu. O koca yarağı busefer götümde istiyordum
ve “Götümü sik aşkım, orospun yap beni!” demeye başladım. Gerçektende ağzımdan istem dışı çıkmış
kelimelerdi bunlar. Mehmet benim bu şekilde konuştuğumu duyduktan sonra, sanki benden bu kelimelerin
çıkmasını beklermiş gibi, o da başladı, “Sikeceğim tabi amına soktuğumun orospusu! Amını da sikeceğim
götünü de! Bundan sonra benim orospum olacaksın!” gibi argo kelimeler kullanmaya başladı. Bu şekilde
küfürlü konuşması okadar çok hoşuma gitti ki, aldığım zevk bir kat daha arttı.
Serpil daha önce bana, çekmecede kayganlaştırıcı krem olduğunu ve kullanabileceğimi söylemişti. Çekmeceyi
açtım, kayganlaştırıcı kremi aldım, Mehmet’e verdim ve önüne dörtayak domaldım. Kayganlaştırıcıyı götüme
bolca sürüp, götüme başparmağını sokmaya başladı. Ben de, “Hadi aşkım yarağını sok götüme, götümden sik
beni, parçala götümü!” diyerek onu gaza getiriyordum.
Bir süre sonra başparmağını götümden çıkardı ve 2 parmağını soktu götüme. Derken götümdeki parmak sayısı
3 oldu. Parmaklarını götüme deli gibi sokup çıkarıyordu. Bu arada götüm de iyice kıvama gelmişti, “Yeter
aşkım, yarağını götümde hissetmek istiyorum!” dedim. Mehmet daha fazla dayanamayarak yarağının kafasını
da biraz yağlayıp, amımın dudakları arasından kaydırarak yavaşca götümün ağzına getirdi. Kendimi
kasmamam gerektiğini, kasarsam daha çok acıyacağını söyleyerek beni motive ediyordu.
Yavaş yavaş, milim milim götüme girmeye başladığında, ben zevkten kudurmak üzereydim. Kendimi ne kadar
sıkmamaya çalışsam da, kocam götümü anca 3 yada 4 sefer sikmiştir ve yarağı Mehmet’in yarağından çok
daha ufak olduğundan kendimi azda olsa kasıyordum. En sonunda tamamı götümdeydi. Yavaş hareketlerle
gidip geliyordu. Bir zaman sonra zevk almaya başlayınca, ben de götümü yarağına bastırıyor, köküne kadar
girmesine yardımcı oluyordum. Mehmet kendinden geçmiş, bana küfürler yağdırırken, ben de ona küfürlerle
karşılık veriyordum. Mehmet hızlı hızlı götüme pompalarken, bir eliyle de amımı okşuyor ve orgazm olmamı
sağlıyordu. Götümü yaklaşık yarım saat siktikten sonra götüme boşaldı. Yarağını götümden çıkardığında
hemen döndüm yarağını ağzıma aldım, yarağında kalan dölleri bir güzel emip yuttum.
Biraz dinlenip, birer sigara içtikten sonra Mehmet beni kucaklayıp doğru banyoya götürdü. Birlikte duş aldık
çıktık, üzerimizi giymeden yatağa girdik, birbirimize sarılıp oynaştık. Gözlerimiz kapandığında gün ağarmak
üzereydi.
Bir ara gözlerimi açtığımda saat öğleden sonra 5 olmuştu. Açlıktan karnım zil çalıyordu. Kalktım, sutyen ve
külot giydim ve odadan çıktım. Yürümekte zorluk çekiyordum. Salondan sesler geliyordu. Baktım Serpil TV
seyrediyordu. Beni görür görmez gülerek, “Tünaydın kız orospu, gece neydi öyle yaa? Hem kendiniz
uyumadınız, hem beni uyutmadınız! Sabaha kadar sizin sikişmelerinizi dinledim!” dedi. Ben de, “Bundan sonra
biraz daha az ses çıkartırız! Kızım ne yapayım yaa, kocaman yarağı var, almak zor oluyor!” dedim.
Serpil yine gülerek, “Valla gece sizin sesinizi duyduktan sonra çok canım cekti yaa, nerdeyse yanınıza
gelecektim, kendimi zor tuttum!” dedi. Ben de, “Gelseydin ya kız, grup yapardık! Madem canın çekti, neden
gelmedin kızım? Valla bana uyardı!” dedim ve beraber gülmeye başladık. Serpil, “İlk gece sizi rahat bırakmak
istedim, hem biz bu şekilde konuşuyoruz da, bakalım Mehmet isteyecek mi beni?” dedi. Ben de, “Orası kolay
kızım yaa, sen biraz sonra şöyle bir yarım saatliğine falan dışarı çık, ben ağzını ararım, seni nasıl bulduğunu
falan sorarım, ona göre ayarlarız birşeyler!” dedim. Serpil, “OK! Zaten markete gidecektim!” dedi.
Ben mutfağa gidip yiyecek birşeyler hazırladım, sonra da üzerimi giyinip, Mehmet’i uyandırdım, birlikte
atıştırmak için. Serpil yanımıza geldi ve “Mehmet, ben markete gidiyorum, bir ihtiyacın var mı?” diye sordu.
Bizimki de, “Ya sigaram bitti, hem senin için bir mahsuru yoksa bira da alırmısın?” dedi. Serpil, “OK!” deyip
çıktı. Ben de bizimkinin ağzını aramaya başladım, “Eee aşkım, Serpil’i nasıl buluyorsun? Güzel kız değil mi?”
dedim. “Valla aşkım böyle bir arkadaşın olduğu için çok şanslısın! Çok iyi, temiz kalpli, gerçekten güzel ve
alımlı bir kız!” dedi. Benim kıskanç olmadığımı bildiği için bu şekilde herşeyi rahat rahat konuşabiliyordu.
“Biliyormusun, bütün gece sesimizden uyuyamamış!” deyince, “Hadi be, tühh yaa, desene daha ilk geceden
rahatsız ettik kızı!” dedi. Ben de, “Yok aşkım yaa rahatsız olmamış da, sadece bir ara canı çok istemiş!
Aşkım, mesela biz sevişirken yanımıza gelse, bizimle sevişmek istese, o anda ne yaparsın?” dedim. Bizimki,
“Valla nerden bileyim aşkım, seninle telefonda 6 aydan beri konuşuyoruz, senin huyunu suyunu biliyorum, ama
Serpil’i daha dün gece tanıdım. Bilmem ki nasıl olur? Ayrıca bu sana karşı yanlış bir hareket olmaz mı?” dedi.
Gerçekten sevgilimin bu cevabını takdir ettim, “Valla bana uyar aşkım, eğer sen de istersen, Serpil’i de aramıza
alalım!” dedim. O da, “Sen bilirsin aşkım!” diyerek topu bana attı. “Serpil gelmek üzeredir, sen salona geç, ben
bulaşıkları makinaya atıp geliyorum!” dedim.
Az sonra Serpil marketten döndü, biraz sebze meyve almış, birkaç tane bira, bir karton da sigara almış.
Sigarayı ve biraları salonda oturan Mehmet’e verdi, sebze meyvelerle mutfağa yanıma geldi. Bana göz
kırparak, “Ne oldu? Ağzını aradın mı? Ne diyor?” diye sordu. Ben de gülerek, “Hadi iyisin orospu, o iş
tamam!” dedim. Serpil, “Ben ozaman üzerimi değiştireyim! Gel bana yardımcı ol kız, ne giyeyim?” dedi.
Birlikte yatakodasına gittik, Serpil dolaptan iççamaşırlarını çıkardı bana gösterdi. Ben de, “Pembe tanga külot
takımını giy!” dedim. Yanımda soyunup, söylediğim takımı giydi. Üzerine de kısa bir etek ve bol bir askılı
giydiğinde, gerçekten çok seksi olmuştu. Götüne bir şaplak atıp, “Seni azgın orospu seni, tam sikilmelik
oldun!” dedim, gülüştük.
Mutfağa gidip meyve tabağı ve çerezleri ayarladık, salona geçtik. Bizimki Serpil’i görünce, “Oooo, bu ne
Serpil yaa? Özel bir gün mü bugün?” dedi. Serpil de, “Yok yaa, senin için giyindim!” dedi, oturdu. Ben de
üzerimi değiştirip geleceğimi söyledim. Şimdi hazırlanma sırası bendeydi. İçeri geçtim, Serpil’in
iççamaşırlarından bir tane tanga takım da kendime seçtim, giydim. Üzerine de sadece çok kısa ve bol bir şort
giydim, şort ve sutyenle salona çıktım.
Bizimkiler biraları açmışlar içmeye başlamışlardı bile. Beni o şekil gören Serpil, “Bu ne kız, üzerini giymeyi
unutmuşsun!” deyip güldü. Ben de, “Yok kızım yaa, unutmadım, hava zaten sıcak, evde de bir sevgilim, bir sen
varsın, sizden mi utanacağım?” dedim ve oturdum. Hemen bir bira da bana açıp verdiler. Üçümüz birlikte hem
içiyor, hem sohbet, muhabbet, gırgır yapıyorduk. Derken Serpil hafif hafif amını götünü bizimkine sergilemeye
başladı. Ben Serpil’e göz kırparak, “Bu ne kızım yaa, amın götün meydanda, kıçında etek var mı yokmu belli
değil, bari üzerindekileri çıkar da rahat ol!” dedim. Serpil de, “Tamam hayatım, seni mi kıracağım!” diyerek
eteğini ve askılıyı çıkardı. Bizimkinin gözleri fal taşı gibi açıldı. Önüne baktım, yarrağı çoktan çadırı kurmuştu.
Ben rahat dururmuyum, hemen kalktım, ben de şortumu sutyenimi çıkardım ve bizimkinin kucağına bıraktım
kendimi, dudaklarına ateşli bir öpücük kondurdum ve yarağını acuçlayarak, “Yarağın taş gibi olmuş aşkım,
yoksa Serpil’le sevişmek mi istiyorsun?” dedim. Mehmet de, “Sadece Serpil’le değil, ikinizle de istiyorum!”
dedi ve film orda koptu. Serpil hemen geldi ve yapıştı bizimkinin dudaklarına. Bir Serpil öpüyor, bir ben,
deliler gibi öpüşüyoruz. Mehmet’in de bir eli Serpil’in amında, bir eli benim amımdaydı.
Oradan kalktık yatak odasına geçtik. Mehmet sırt üstü uzandı yatağa. Serpil’le birlikte üzerimizde kalanları da
soyunup, Mehmetin şortunu çıkardık, birimiz yarağını birimiz taşaklarını yalıyoruz. Serpil hemen bizimkime
amını döndü ve onlar 69 oldular. Mehmet Serpil’in amını yalarken beni de ihmal etmiyor, hem amımı hem
götümü parmaklıyordu. 3 kişi grup daha harika oluyormuş. Birbirilerini yaladıktan sonra Serpil hemen yatağa
uzandı ve bacaklarını açtı, “Hadi erkeğim gir içime!” demeye başladı. Ben de, “Hadi aşkım sik şu orospuyu da
aklı başına gelsin! Amını götünü sik parçala orospunun!” dedim. Mehmet Serpil’in bacak arasında yerini aldı
ve yarağını bana biraz yalattıktan sonra 3 hamlede Serpil’in amına kökledi. Serpil kaçmaya çalışıyor, ama
bizimki tutmuş bir kere, bırakır mı, seri bir şekilde sikmeye başladı. Serpil çığlık üstüne çığlık atıyor, ama
dinleyen kim!
Kısa bir süre sonra Serpil, “Hadi aşkım, kökle, hızlı hızlı sik, parçala heryerimi, bu amım da götüm de feda
olsun sana!” demeye başladı. Serpil Mehmet’e bunları söylerken, bir eli de benim bacaklarımda dolaşıyordu.
Birden bacağımdan tuttu, beni kendine doğru çekip, “Gel kız, amını yalamak istiyorum senin!” dedi. Serpil’in
bu isteği ilk baştan tuhaf geldi bana, daha önce hiç böyle bir yaklaşımda bulunmamıştı. Mehmet de ordan,
“Yalayın birbirinizi orosular!” deyince, amım Serpil’in ağzına gelecek şekilde çıktım üstüne ve Serpil yalamaya
başladı. Aman Tanrım, bu ne güzel birşeydi, daha ilk dil darbesinde beni uçurmaya yetti. Mehmet Serpil’in
amından çıkıp benim götüme girmeye başladı. Dün gecekinden daha rahat ve zorlanmadan almıştım. Mehmet
beni götümden sikerken, Serpil’in ve benim dudaklar birleşmiş, lezbiyenler gibi birbirimizi somurup
duruyorduk. Mehmet daha fazla dayanamayıp götümün içine patladı.
Yatakta uzanmış, biz sigara içerken, Serpil daha doymamış olmalı ki, Mehmet’in inik yarağını ağzına almış,
kaldırmaya çalışıyordu. Tabi bu arada bir eli de benim amımdaydı. Serpil en sonunda emeline kavuştu,
Mehmet’in yarağını kaldırdı ve yarağın kafasına bolca tükürüp, hemen üstüne oturdu ve zıplamaya başladı. Az
önce amına ilk kez alırken bağıran Serpil, şimdi zevk çığlıkları atıyordu. Biraz sonra Mehmet bunu üstünden
kaldırıp önüne domalttı. Şimdi götten sikilme sırası Serpil’deydi. Serpil götten sikileceğini anlayınca
çekmeceden kaydırıcı kremi çıkartıp verdi bana, ben de kremi götüne güzelce yedire yedire sürdüm. Aşkım
yarağını Serpil’in göt deliğine dayadı, hafif bastırıp çekiyor, fakat sokmuyordu. Serpil yalvarmaya başladı,
“Hadi daha fazla delirtme beni, sok şunu götüme, sik parçala götümü!” diye. Aşkım da yavaşca sokmaya
başladı. Soktukça Serpil inliyor, çığlıklar atıyordu. Sonunda hepsini götüne almayı başardı…
Sevgilim buraya tatile gelmişti, ama onu daha çok yoruyorduk. 10 gün boyunca, üçümüz birlikte yedik içtik,
dinlendik ve sikiştik. Ve ayrılık vakti geldi, aşkım memleketine geri döndü. Ama biz Serpil’le karar vermiştik,
aşkımı buraya alacaktık. Burada ona bir iş ayarladık ve tekrar çağırdık. Mehmet karısından boşanıp geldi. Şu
anda burada özel kişilerin koruması olarak, düzgün bir maaşla çalışıyor. Ben de kocamdan boşandım ve
üçümüz Serpil’in evinde yaşamaya başladık. Mehmet en sonunda bana evlenme teklifi yaptı. Çünkü yeni
kayınvalidem torun sevmek istiyormuş.
Mehmet’le evlendim ve şu anda 7 aylık hamileyim. Şu günlerde ben sikişemiyorum, ama kocam, ben ve Serpil
çok mutluyuz. En azından gözüm arkada kalmıyor, acaba başka kadınlara gidiyor mu diye düşünmüyorum.
Nasılsa evde her daim emrine amade Serpil var. Hem başka kadınlara gidiyorsa da yarağı sağolsun, kocama
tüm amlar feda olsun!
Meltem

KADINLAR NEDEN SERSERİ ERKEKLERDEN HOŞLANIR? VE NEDEN ALDATILIR?

Cevap: Testosteron yüzünden!

Testosteron: Erkeklik ve iktidar hormonu!

Efendim şimdi kısaca anlatayım; bu testosteron denen meret kadınlarda ve erkeklerde libidoyu (cinsel dürtü) belirliyor. Bu da aslında genlerimizin bir maşası. Yani kadın genleri, çocuğunu doğurabilecek, güçlü kuvvetli, kadınını ve yuvasını koruyabilecek erkekleri arayıp duruyor ve bu özellikleri barındıran testosteronu yüksek erkekleri beğeniyorlar.

Testostoronu yüksek erkekler ise aynı şekilde soylarının devamı için tüm güçlerini dünyayı döllemeye harcadıklarından bağımsız tipler oluyorlar..! Veee kadınlara “Ben niye bu adama çattım şimdi? O kadar efendi adam varken gittim bunu buldum” diye hayıflanıp durmak kalıyor.

Yani kızlar, efendi adamları sevmiyorsanız bu genlerinizin suçu! Genleriniz erkek gibi erkek (!) arıyor. Erkek gibi erkekler -yani testosteronu yüksek olanlar- ise bağlasan durmuyor.
Bu durumda sonuç: “Kadınlar aldatan erkek seviyor”!!! ( Bu, içimizdeki gizli maço sevdasını da açıklıyor sanırım.)

Bu testosteron yüzünden daima, Adnan Beyleri bir kenara bırakıp, Behlüllere koşacağız…

O halde sonsuza kadar ağlayıp duracağız, ama kendi düşen ağlamaz öyle değil mi?

Peki, bu testosteronu yüksek adamlar nasıl oluyor?

Yüksek testosteronlu erkeklerin ortak özellikleri fethetmek, sahiplenmek, yönetmek ve hükmetmek. Onlar, iktidar sahibi olma ve iktidarı ellerinde tutma eğilimindeler. Uzlaşmacı değiller. Değişimden yanalar, hareketliler. Bağımsızlar. Topluluklarla birlikte olmaktan hoşlanıyorlar. Neşeli olmaya açıklar. Onlar, kendi yollarını kendileri çizen erkekler. Kendi hayat planlarını kendileri yapıyor, kendi oyunlarını kendileri oynuyorlar. Başkalarının verdiği rollerden hoşlanmıyorlar. Figüran olmak istemiyorlar. Vazgeçmiyorlar, pes etmiyorlar…

Yüksek testosteron seviyelerine sahip olan erkekler bağlanmakta zorlanırlar!

Çünkü testosteron, bağlanmaya teşvik eden vasopressin ve oksitosin adı verilen kimyasalların salgılanmasını baskılar.
İşte bir erkeğin yüksek dozda testosterona sahip olduğunu gösteren işaretler:

• Güçlü kaşlar
• Kemikli elmacık kemikleri
• İnce dudaklar
• Belirgin çene hatları
• Geniş omuzlar
• Kaslı vücut
• İşaret parmağından daha uzun yüzük parmağı
• Büyük cinsel organ

Yüzük parmağı uzun erkekler daha saldırgan oluyor! >>>>>>

Yüzük parmağı uzun erkek, otomobili daha tehlikeli sürüyor; daha saldırgan oluyor.

Yüzük parmağı uzunluğuyla ilgili yapılan yeni bir araştırma, bu parmağı uzun olan erkeklerin çok hızlı ve tehlikeli araç kullandıklarını ve yasak yerlere park ettiklerini ortaya koydu.
Yüzük parmağı işaret parmağından uzun olan erkeklerin tehlikeli araç kullandıkları ve daha saldırgan oldukları belirlendi.

Almanyanın Mainz Üniversitesi tarafından ortalama 78 yaşındaki 77 erkek sürücü üzerinde yapılan araştırmada, deneklerin sol ellerinde yüzük ile işaret parmaklarının uzunlukları arasındaki fark ölçüldü ve son 5 yıldaki trafik kayıtları incelendi. Deneklerin üçte birinin aşırı hız ve alkollü araç kullanmaktan ceza aldıklarını belirleyen araştırmacılar, tehlikeli araç kullanımının doğumdan itibaren programlanmış olabileceğini, çünkü parmak uzunluğunun ana rahminde erkeklik hormonu testosteron etkisinde kalmayla doğrudan bağlantılı olduğunu belirttiler.

Yüzük parmağının uzunluğuyla ilgili daha önce yapılan araştırmalar da, bu parmağın işaret parmağından uzun olmasının erkeklerde sağlıktan davranışa dek birçok etkisinin olabileceğini göstermişti.

Bilim insanları, ana rahminde yüksek düzeyde testosterona maruz kalmanın yaşamın safhalarında beynin çalışmasını bir şekilde etkileyebileceğini düşünüyor. Bu durumun kemiklerdeki testosteron reseptörlerini uyararak, yüzük parmağının büyümesini sağlayabileceği de tahmin ediliyor. Yüzük parmağı uzun erkeklerin daha saldırgan olabileceğini ortaya koyan son araştırma, Accident Analysis and Prevention Dergisinde yayımlandı.