Mesajlar Etiketlendi ‘kocasını boynuzlayanlar’

Kaynatam beni köyde bırakıp bir haftalığına askerdeki kocamı ziyarete Giderken ??Iki eksik etek evde yanlız kalmaz?? diyerek abisinin torunu mehmet?i geceleri yanlız kalmayalım diye bize çağırdı. Küçüklüğünden beri tanıdığım Mehmet onaltısını bu sene bitirdi. Daha dün kısa pantolonla gezerken şimdi boylu poslu bir delikanlı olmuştu ama davranışları daha çocukluktan tamamen çıkmış gibi durmuyor, iri yapısına rağmen hala oyun peşindeki köy çocuklarından biri olarak görülüyordu. Kayınbabamın gittiği günün gecesi hep birlikte yatacağımız döşeği ortaya serdim. Yataga girecegimiz sıra baktım bu oğlan çok irileşmiş eh görümcemde ilk adetini göreli beş ay kadar oluyor, oğlanı döşekte kızdan yana yatırsam olmaz, en iyisi ben bunların ortalarına gireyim dedim ve ben ortada onlar iki yanımda yatmaya karar verdim. Karanlıkta döşeğin üstünde soyunurken farkına vardım ki çocuk benim soyunmamı merakla gözlüyor. Neyse oğlan çocuğu merakındandır diye üstünde durmadım ama bir yandan da bu karıların çıplaklığına düşkün oğlanın erkekliği ne olabilir ki diye merak içinde yorganın altına girip uzandım. Bizden az önce yatan kız çoktan uyumuştu bile. Ben yanımda eni konu bir erkek yatıyor olmasının verdiği heyecanla bir sağa bir sola dönerken dalmisim. Uykumda tenimi yakan rüyalar görüyordum. Güya kocam, kaynatam ve tanımadığım bir kaç erkek daha beni aralarına almışlar sırayla düzüyorlardı. Uykumda olmasına rağmen,sanki gerçekmiş gibi o kadar zevk almışım ki bir ara bacağımı yanımda sırt üstü uyuyan çocuğun bacak arasına atmışım. Kadınlığımı oğlanın baldırına bastırdığımı farkedip uyandigimda çocuğun bunun farkında olup olmadığını anlamak için dikkat kesildim. Nefesinin muntazamlığından derin bir uykuda olduğunu anladığım genç erkeğin organı bacağımın altında dikilmiş, karnına yaslanmış durumdaydi. Bir müddet hiç kıpırdamadım. Sonra bacağımı yavaşça çocuğun üstünden çekip çok merak ettiğim sertleşmiş organına elimi uzattım. Bu oğlan onaltı yaşında bir velet olmasına rağmen kamışı kesinlikle kocamınkinden çok daha iriydi. Biraz sıvazlayıp okşadığım sertleşmiş genç erkek organından elimi çekerken azgınlığımı giderebilmek telaşıyla elimi külodumdan içeri soktum. Zevk sularımla kayganlaşmış olan kadınlığımı iştahla bir müddet okşayıp yanımdaki oğlanın hala dimdik duran kalın kamışını bir kez daha usulca avuçlarken zangır zangır titreyerek boşaldım. Biraz rahatlamış olarak kendimi temizlemek üzere önce hamama sonra da işemek üzere helaya gidip geldikten sonra yatıp uyudum. Ertesi gün bu genç irisi oğlana daha bir dikkatli bakmaya başlamıştım. Bacakları uzun ve yay gibi, kalçaları gergin ve dik duran çocuğun omuzları da şimdiden ciliz kocamınkinin neredeyse iki katı genişlemişti. Pantolonunun önündeki kabarıklığa bakınca gece yatakta dokunduğum sertliğin gerçekten de bir kadını fazlasıyla tatmin edebilecek gelişkinlikte olduğuna karar verdim. O akşam döşekleri sermeden önce görümcem dün gece yatakta çok daraldığını söyleyince gece oğlanla yanlız yatabilme fırsatının doğduğunun ümidiyle kıza ayrı bir döşek açıp yatırırken Mehmet?in soyunup yatağa girmesiyle de ben ışığı kapatarak yatmaya hazırlandım. Tamamen soyunup oğlanın memelerimin görüntüsünü karanlık odada merakla seçmeye çaIıştığını keyifIe farkederken çıplak bedenime geceliğimi geçirdikten sonra oğlana ?iyi geceler ablam? deyip uykuya daldım. Derin uyku sırasında gördüğüm rüyadan mı yoksa başka bir şeyden mi ne olduğunu önce farketmediğim bir şeyden etkilenip kadınlığıma ateşler bastığını hissederek uyanmışım. Biraz kendime gelince arkamdan bana sarılan çocuğun kabalarima dayanıp sertleşmiş organının kalçalarımın arasına girmek için bastırıldığını farkederek bunu bilerek yapıp yapmadığını anlamak için bir müddet hiç kıpırdamadan bekledim. Çocuğun ellerinin hareketsizliğinden ve kendini ardıma bastırmasındaki düzensizlikten uykusunda farkında olmadan bunu yaptığına karar vererek uyku halinin bilinçsizliğine rağmen pijamasının önünden çıkan kamışını istekle bacaklarımın arasına sokup çıkaran çocuğa yardımcı olmak için bacaklarımı biraz araladım. Bacak aramda sıkışmaktan kurtulan, başının sertliğini kadınlığımın girişinde hissettiğim sert kamış oğlanın düzensiz yüklenmelerine rağmen içime girmeye başlamıştı. Onun uykusunda bilinçsizce yaptığından emin olduğum hareketlerin her ikimiz için de daha zevk verici hale gelmesi için kalcalarimi kalınlığını içimde hissetmeye başladığım erkeklik organına doğru ittirmeye başladım. Çok geçmeden uykudaki genc erkek kendini bana doğru şiddetle bastırarak içime boşalmaya başlamisti ki ben de bir hayli tahrik olmuş olmanın etkisiyle korkunç bir zevk patlaması içine girdim. Tohumlarını içime fışkırtan genç erkeğin organını sıkıca kavrayan kadınlığım şiddetli zevk kasılmalarıyla çocuğun ersularını iştahla sağıyordu. Boşaldıktan sonra arkamda uyumaya devam eden Mehmet?in sertliğini koruyan zevk aletini dakikalarca içimden çıkarmadım. Bir müddet sonra erkek organini icimden cekip arkasını dönünce içimi boşalmış ve eksilmis hissederek bu eksikliğin verdiği mahzunlukla birlikte uykuya daldım. Akşam vakti tarlalarından yorgun ve çok kirli dönen Mehmet`e yatmadan önce Hamamda su isittigimda kucuk görümcem çoktan yatmış mışıl mışıl uyuyordu. Mehmet?in hamamdan çıkmasını beklerken hazır su ısınmışken bende yıkansam mı diye düşünüyordum. Banyonun kapısına gidip; ´´Sırtını ovmamı istermisin Mehmet?? diye seslendiğim oğlan; ´´Yok abla işim bitti, ben birazdan çıkıyom gayrı? deyince toy oğlanın çıplaklığından utandığı için girmemi istemediğini düşündüm. Ani bir merakla dün gece beni uykusundayken bilinçsizce düzerek zevk denizinde boğmuş delikanlının çıplak bedenini görebilme arzusuyla banyonun boyuma göre yüksek penceresinin altına koyduğum büyük süt bakracını ters çevirerek üstüne çıktım. Hafifçe buğulanmış camdan gördüklerim karşısında bacaklarım şehvetle titremeye başladı. Çıplak, tüysüz ama kaslı vücudu iştah artırıcı bir ıslaklık içindeki oğlan kurnanın yanına yayılmış, avucuyla kavradığı yay gibi gerilmiş erkekliğini dibinden ucuna kadar sıvazlarken diger eliyle de sanki kız memesi avuçlarmış gibi kendi memelerini sıkıyordu. Demek bu yüzden girmemi istememiş diye düşünürken büyülenmişcesine yeni yetme oğlanın erkek güzeli vücudunu hayran hayran izlemeye koyuldum. Elinin hareketleri hizlandiktan bir iki dakika sonra şaşkın bakışlarım arasında gergin kamışının ucundan fışkıran ersuları en az iki metre ilerideki duvara yapıştıktan sonra havada yarım daireler çizerek banyonun zeminine düşmeye başladı. Ben yedi sekiz defasını sayabildiğim fışkırmalari artık bitti derken çocuğun kamışının ucundan hala bacaklarına doğru beyaz sıvılar akmaya devam ediyordu. Şahit olduğum bu sahneden öyle etkilenmiştim ki bir elimle memelerimi, bir elimle de yangın yerine dönen kasıklarımı istahla ovalamaktan kendimi alamadım. Delikanlının bir müddet hareketsiz kaldıktan sonra su dökünmeye başlaması üzerine çıkmaya hazırlandığını anlayıp bakracın üzerinden indim ve eve girip iceri gelmesini bekledim. Az sonra banyo kapısının önüne bıraktığım pijamalarını giyip yatmak için odaya giden cocugun önünde serbest bir şekilde sallanan şişkin erkeklik takımlarını görünce birden aklıma çocuğa temiz don vermediğim geldi. Zavallı oğlan benden don istemeye utanıp pijamasını çıplaklığının üstüne geçirivermiş olmalıydı. O yatağa girip uyumaya hazırlanırken ben hamama giderek arzu dolu vücudumu doyasıya yıkayıp az önce yarım kalmış olan kendimi okşamalarıma sıcak suların vücudumdan akarken verdiği ıslak zevk eşliğinde devam edip, genç aygirin hamamın duvarlari ve yerlerine yapışan döl sularının benzersiz kokusu genzime dolarken rahmimde olusan şiddetli kasılmalarla boşaldım. Bu gunluk rahatlamis olan bedenime bolca sular dökündükten sonra hamamdan çıktım. Saçlarımı havluyla kuruladıktan sonra çıplak bedenime geceliğimi geçirerek uyumuş gibi görünen oğlanın yanına uzandım. O gece sabaha kadar belki on kere uyanıp, yanımda yatan bu dipdiri erkek bedenini okşamamak için kendimle mücadele edip yatakta bir saga bir sola donup durduktan sonra nihayet kendimden gecip uyuyakalmisim. Ertesi gün her zamanki günlük işlerle geçti. Mehmet o gün arkadaşlarıyla bağlarda eğleneceklerini, akşam biraz geç geleceğinden merak etmememi söyledi. Gece olup hava karardığında Mehmet hala ortada yoktu. Biz görümcemle döşekleri açıp yattık. Aradan yarım saat geçip kapının önünde birinin tuhaf bir sesle bir şeyler söylediğini duyunca perdenin aralığından şöyle bir baktım. Mehmet kapı eşiğinde sırtı duvara dayalı ve gözleri kapalı olarak adeta kendinden geçmiş gibi oturmaktaydı. Oğlanın başına bir şeyler geldiğini düşünüp telaşla dışarı fırladım. Hemen kollarından tutup kendine gelmesi için hafifçe sarstığım çocuğun ağzından gelen kuvvetli içki kokusunu hissedince neler olduğu anlaşıldı. Acemi oğlan kör kütük sarhoş olana kadar içmiş olmalıydı. Bizim köyde yeni delikanlı olmuşların adetidir. Böyle toplanıp arada bir içmeye gider sonra da zil zurna sarhoş olup babalarından bir güzel dayak yerler. Allahtan bu gece bizde kalacaktı da bu haldeyken babası görmeyecekti. Kalkması için zorladığım çocuk çoktan derin bir uykuya dalmış beni duymuyordu bile. Allahtan evin girişinden odadaki yatağa kadar hep düz ayaktır. Kollarından çeke çeke odaya getirdiğim Mehmet?i yatağın üstüne yatırarak ayağından ayakkabılarını ve çoraplarını çıkardım. Leş gibi alkol kokan gömleğini sırtından çıkarıp kemerini çözdüğüm erkeğin pantolonunu aşağı çektiğimde karşıma çıkan tahrik edici görüntü karsisinda ister istemez eyecanla nefes alis verisim hizlandi. Bütün bunları yapmak o kadar güç harcamama neden olmuştu ki yatağın üstünde çıplak yatan genç erkeğin pijamasını biraz soluklandıktan sonra giydirmeye karar verdim. Akşamdan mangalla ısıttığımız oda közlerin hala canlı olması nedeniyle hala sıcak olduğundan nasılsa üşümezdi. Biraz kendime gelince yatağımın üstünde anadan doğma yatan, sopa gibi dikilmiş erkeklik organı iri koçlarının arasında iştah açıcı bir şekilde uzanan erkeğin cinsel cazibesiyle azdığımı hissediyordum. Dün gece bir erkekle gidermeyi çok istediğim cinsel arzularım yeniden depreşip uyanması mümkün görünmeyen, uyansa bile hiç bir şeyin farkında olamayacak kadar sarhoş durumdaki genç erkeğin bedenine dokunmak için içimde büyük bir arzu duymaya başlamıştım, Karanlık odada büyük bir cesaretle tamamen soyunup döşekte yatan oğlanın üstüne çıktım. Bedeninin sıcaklığını tenimde hisseder etmez kadınlığıma doğru yakıcı bir ateş seli akarken Mehmet derin bir uykuda hiç kıpırdamadan yatıyor, ancak bacaklarımın arasına bastırdığım erkekliği son derece uyanık görünüyordu. Bir erkeğe ilk defa bu şekilde yaklaşmanın üzerimde yarattığı çok farklı heyecan duyguları bana neredeyse tecavüz ediyor olduğum bu genç çocuğun bedeniyle istediğim her şeyi yapmamı emretmekteydi. Mehmet?in bıyıkları yeni terlemeye başlamış olan iri dudaklarına ufak buseler kondurarak henüz gelişmiş ama bir hayli babayiğit yapıdaki bedeninin her noktasında dudaklarımı gezdirmeye başladım. Bacaklarını araladığım erkeğin baş kısmının ufaklığına rağmen oldukça kalın gövdeli ve uzun organını ağzımın içine keyifle sokup iştahla emerken o ana kadar hep erkeklerin hakimiyetinde geçmiş olan sevişmelerimin tersine bu defa canım istediği gibi tadını çıkarıyordum. İri koçlarını birer birer emdiğim genç erkek derin uyku halinde bile zevk aldığını belli eder şekilde hassas yerlerini emerken zevkle inliyordu. Daha fazla dayanamayıp çocuğun yay gibi kıvrılıp karnına yapışan, dibine doğru neredeyse bir aygırın ki kadar kalın tokmağının üstüne oturdum. Dibinden kavrayıp kızışmış deliğimin girişine denk getirdiğim ufak başı kolayca içime kayarken gövdesine doğru dar kadınlığımda sıkıştı. Dibine doğru anormal kalınlığını içime sığdırabilmek için kendimi iyice aşağı bastırmam gerekti. Devleşmiş, demir gibi sert erkeklik organının kadınlığımda yarattığı müthiş zevk veren gerilme hissiyle birlikte, biraz da yatağımı kaç gecedir paylaştığım genç erkeğin yarattığı azgınlıktan olacak, oğlanın üstüne henüz binmişken vücudum titremelerle kasılmaya, aşk deliğim içine saplanmış kalın kalın tokmağı arsızca yoğurmaya başladı. Memelerime dokunulmasına olan ihtiyacım her zamankinden çok daha fazla artarken, kendimi uyuyan oğlanın ağzına bastırıp iri memelerimi emdirmeye çalıştım. Öyle kendimi kaybetmişim ki bir an çocuğun boynunu hırsla emdiğimi telaşla fark edip dudaklarımı yapıştırdığım yerde yuvarlak bir morluk bırakarak aynı hırsla körpe oğlanın dudaklarına uzandım. Zevk kasılmalarım azaldığında zevkle altımda ki çocuğa sarılıp dudaklarını iştahla emdim. Doymak bilmez bir azgınlıkla birlikte içimdeki çelik gibi sertleşen aletin bas kısmını kadınlığımın arzuyla şişmiş dudaklarına kadar çıkartıp her defasında koçlarının yuvarlaklığını hissedinceye dek kalçalarımı indirip kaldırmaya başladım. On beş dakika kadar şehvetle terleyen vücudumda gezinen zevk verici elektriklenmelerin eşliğinde diri organın üstünde inip kalktıktan sonra altımdaki uyuyan oğlanın vücudu yay gibi gerilip inlemeye başladığında gelmek üzere olduğunu anlayarak hareketlerimi hızlandırdım. Biraz daha dayansa birlikte tükenecekken altımdaki genç erkek uyku halindeki bilinçsizliğine rağmen kalçalarını kaldırıp içime fışkırmaya başladı. Telaşla ona yetişmeye çabaIarken belinin geldiği için yumuşayacağını sandığım organının kadınIığım da aynı sertliğini koruduğunu fark edince ´´Acaba boşalmadı mı?? diye şüpheyle durakladım. Deliğimden bacaklarıma sızan bol miktardaki sıvıya parmaklarımı sürüp koklayıp dilimin ucuyla tadarken, ersuyunun çok iyi bildiğim kokusu ve tadını alarak henüz boş almasına rağmen gençliğinin verdiği güçle erkekliği yumuşamayan Mehmet`e tutkuyla sarılıp kalçalarımı arsızca üstünde indirip kaldırmaya devam ettim. Neredeyse iki saat süresince erkek sırtüstü yatarken kadının uyguIayabiIeceği ne kadar duruş varsa deneyip defalarca müthiş doyumlar yaşadıktan sonra nihayet rahatlamıştim. Sarhoşluğun verdiği derin uykusuna devam eden genç erkeğin ustunu giydirdikten sonra pijamasının içinde hala dimdik duran organını elimle son bir defa sıvazlayip tatlı bir yorgunluk hissettiğim bedenimi döşeğe attim. Sirtimi genc erkegin bedenine yasladiktan sonra buyuk bir doygunluk içinde uyumusum. Sabaha karşı bir ara uyandığımda beni bir sürpriz bekliyordu. Arkamdan bana sarılıp, iki gece önce yaptığı gibi kalçalarıma yapışmış olan çocuk biraz çekilip bedeninin sıcaklığını tenimden uzaklaştırdiginda ardımda bir ıslaklık hissederek elimle kendimi yokladım. Geceliğime bulaşan yapışkan ıslaklıktan gece boyunca mutlu olmamı sağlayıp yanlızca bir kere boşalmış olan oğlanin derin uykusu sırasında kalçalarıma sürtünerek ikinci kez boşaldığı anlaşılıyordu. Hala kendinden geçmiş bir şekilde uyuyan delikanlının pijamasının önündeki sırılsıklam yapışkan ıslaklığı görünce de bu düşüncemde haklı olduğumdan emin oldum. Onun bu halde bir iki saate kadar kalkacak olan genç kızın önünde yataktan kalkamayacağını bildiğimden üşenmeden kalkıp hamamı yaktım. Su ısındıktan sonra sarsarak uyandırıp; ´´Ablam hadi kalk git banyo yap kirlenmişsin ? dedim. Önce uyanmakta güçlük çeken, hala içtiği aşırı içkinin etkisi altındaki cocuk gözlerini zorla açıp biraz kendine gelince ne dediğimi yarı anlamış yarı anlamamış halde, işaret ettiğim önüne bakarak utançla yatağın içinde kalkıp oturdu.´´Hadi ablam benden utanma, bu normal birşey? diyerek moral vermeye çalıştım. Ayağa kalkmaya calsiren sallandığını farkedince koluna girip banyoya götürdüm. ?Hadi soyun gir? derken utançla başını eğen oğlanı banyonun kapısından itip; ´´Amaaan Mehmet gören de seni yiyeceğim sanır? deyip pijamasının üstünü çekip çıkardım.´´Hadi al şu peştemalı beline sar ben dışardayken, sonra da ben seni yıkayacağım. Yoksa senin bunu yapacak halin yok? dedigimde hiç sesini çıkarmayan utangac oglan soyunurken daha sonra kendim de yıkanmaya karar vererek kirlenmiş geceliğimi çıkardım. Çıplak memelerimin üstünden tutturduğum peştemalla birlikte banyoya girdim. Kurnanın yanında uslu uslu oturan hala yarı sarhoş durumdaki oğlanın başını sabunladıktan sonra iyice köpürttüğüm lifle vücudunu ovmaya başladım. Henuz yetişkinlige ulasan erkek vücuduna ilk defa dokunuluyor olmasından olsa gerek, utangac gözlerini ıslanan peştemalıma yapışmış olan dolgun memelerime dikmiş olan genç boğanın erkekliği gece üç defa boşalmış olmasına rağmen yine ayaklanmış, beline sarılı peştemalın altında bir çadır meydana getirmişti. Bacaklarını liflerken peştemalını biraz yukarı ittigimde erkekliğinin iştahla dikilerek gerginleştirdiği iri koçlarini görebiliyordum. Sirtini sicak mermere yaslayip gozlerini yummus olan Mehmet bacak aralarini kopuklu lifle sabunlayip iri koclarina temas ettigimde bile tepki vermezken durumdan nasil etkilendigini islak pestemala yapisip gergin bir yay halinde dikilen erkekliğinin bastan cikarici şekli ele veriyordu. Biraz doğrulmasını söyleyip sırtını liflemek için üstüne eğilince göğsümden tutturduğum peştemalım açılarak sırtımdan iki yanıma doğru sarktı. Tam yüzünün hizasındayken bütün çıplaklığıyla memelerim Mehmet?in neredeyse yuzune yapisacakmis gibi oldu. Bir anlik panikle toparlanıp kapatmayı düşünürken gözlerinin kapalı oldugunu tekrar farkederek uçlarını şöyle bir iliştirdiğim peştemalı belimde tutturup sabunlamaya devam ettim. Sirtini sabunlamak için eğilip kalktıkça ister istemez memelerim genç çocunun başına yaslaniyordu. Sabunlu lifi gergin kalcalarina doğru sürttükçe beline sarılı peştemalı gevşeyip aşağı kaymaya başladı. Yanlarını sabunlayıp aynı işleri tekrarlarken de iyice mayışıp kendini bırakmış oğlanın uyukladığını gorup erkekliğini örten örtünün kaymasına aldırış etmedim. Damarlarının şişkinleştiği kalın organ düzenli kısa vuruşlarla havayı dövüyordu. Yine kendinden geçmiş haline güvenip lifi kasıklarına doğru sürerken hareketlerimi iyice yavaşlatmıştım. Karnına doğru dikilen kamışının altında kalan iri koçlarına çok yumuşak hareketlerle okşar gibi köpüklü yumuşak lifi sürmeye basladigimda yüzüne bakıp tepkisini kontrol ederken hassas yerlerine dokundukça yumduğu gözlerini açmayan genç erkeğin bu durumdan zevk aldığı yüzünün arzuyla kasılmasından belli oluyordu. Genc erkegin bu hem edilgen hem de etkin hali cesaretimi artırarak bir elimle lifi duyarlı organının çevresine tahrik edici bir hassaslıkla dokundurmaya devam edip diğer elimle de sanki yaptığım iş gereğiymiş gibi gövdesinden iki parmagimla tutugum ask kilicini hafifçe aşağı çekerek göbeğini sabunlamaya başladım. Gergin bir yay gibi parmaklarımın arasından kurtulup karnına çarpan köpükler içindeki kayganlaşmış organın çıkardığı kamçılama sesi üzerine oğlanın yüzüne şöyle bir baktım. Tepki vermediğini görünce bu defa avuçlayarak gövdesinden kavradığım diri erkelik organini tamamen kontrolum altına aldım. Elimin bu doğrudan temasıyla genç bedeni şöyle bir gerilen oğlanın bir elimle vücudunu sabunlamaya devam ederken diğer elimde tuttuğum kamisini artik ayan beyan sıvazlıyordum. Hızlı hızlı solumaya başlayan çocuğun boşalmasının hızla yaklaşmakta olduğunu farkedince çok zevk aldığım bu işi biraz daha uzatmak üzere kurnadan tasa doldurduğum sıcak suları genç aygırın zevkle gerilen bedenine döktüm. Köpüklerin akıp gitmesiyle, tüysüz ama yetişkin erkek bedeni iştah açıcı duru teninin çekiciliğiyle ortaya çıkan delikanlı uyanıksa bile kendisine yaşatılan hoşuna gittiğini sandığım olayın büyüsünü bozmamak için hiç bir tepki vermeksizin çıplak bedenini yıkamama sesini çıkarmadan gözlerini uyuyor gibi yumarak uysalca önümde oturuyordu. Tekrar kapalı gözlerine bakarak önünde eğildiğim erkeğin artık her an fırlatılmaya hazır bir mızrak gibi duran organını ağzıma soktum. Dudaklarımın temasıyla vücudu gerilip kalçalarını oturduğu yerden biraz kaldıran Mehmet bir kaç kere kuvvetle emip sokabildiğim kadar ağzıma aldığım iri erkekliğinin bereketli döllerini aniden boğazıma fışkırtmaya başladı. Ağzımın içinde atışlarını hissettiğim kamışını elimle sıvazlarken koçlarını nazikçe avuçladığım genç erkek kendini sıkarak inliyor, neredeyse hepsini ağzıma sokmak istermiş gibi uzun kamışını boğazıma doğru bastırıyordu. Boşalıp sakinleşen Mehmetin gözleri hala kapalıyken üstüne bol bol su döktükten sonra; ´´ Hadi ablam,sen çık artık ben yıkanayım? dedim. Sanki hiç bir şey olmamış gibi davranmakta gizlice anlaşmışçasına müttefik olduğumuz genç oğlan utangaç bir tavırla uzattığım havluya sarınıp dışarı çıkarken mahcup bakışlarını üstümden çözüp kurnanın kenarına bıraktığım peştemalın altından çıkan çıplak vücudumdan ayıramıyordu.

Merhaba benim halaoğlunun, kapalı, alımlı ve benden 8 yaşbüyük bir karısı (Yengem) var. İkisi evleneli yaklaşık 10 seneleri olmuştur ve ben asla yengem hakkında kötü şeylerdüşünmemiştim, haliyle o zaman ufaktım.Ama bu senenin başından itibaren anlam veremediğim, tarifedemediğim birşeyler oluştu içimde, yengemi delice arzuluyordumve yengemi sikmek için içimde karşı konulamaz bir istek vardı.Yengemi görünce titremeye, konuşurken kekelemeye başlıyordum,oysaki aksanım çok düzgündür ve iyi bir konuşmacıolduğumu düşünüyorum. Yengemi gördüğümde heycanımıkontrol edemiyordum, içimde yengeme karşı olan duygularımıntavana vurmasıydı heycanım.Bu sene başında şimdiki karımla evlenme kararıaldık ve 2 ay önce evlendim. Evlenmeden önceki bir senelik dönem içinde benievlenme telaşı sarmıştı, evimi yeni baştanrestore ediyordum, ince ince işçilik yapıyor her karesineözeniyordum, sonuçta benim kendi evim olacaktı. Sağolsun halamınoğlu evimin kaba ve ince inşaatı için bana yardım ediyordu.Halaoğlunu hergün yardıma çağırıyordum, o da geliyordu.Ama benim amacım karısını, yani yengemi görmekti. Yengemigörünce kendimi iyi hissediyordum, yengemle bakışmak, yengemleyakın olmak bana mutluluk veriyordu. Yengemi sikmeyi o kadar çokistiyordum ki, tarif edilemez bir arzuydu bu. Yengemiher gördükten sonra banyoya girer, yengemi siktiğimi hayal eder ve 31 çekerdim.Yengem benim sex idolüm olmuştu…Ama biryandan da çok korkuyordum, çünkü halamın oğlu tehlikeli birtipti, dışarıya karşı psikopat, ama karısınakarşı kılıbıktı. Sanırım o da bazışeylerin farkındaydı. Bir keresinde halaoğlu bizdeydi,balkonda oturup çay içiyorduk, yanımızda annem ve babamda vardı.Yengem de yürüyerek bize geliyordu. O esnada halaoğlu anneme yengemigöstererek, “Benim karıya bak be, ne kadar güzelkıvırttıyor yürürken!” dedi. Bu laf beni tahrik etmeyeyetmiş de artmıştı bile. Halaoğlu yengemden 10 yaşbüyüktü ve çirkin hiç bir alımı olmayan bir erkekti. Yengemleevlenmesi görücü usülü ile olmuştu, büyükler karar vermiş ve yengemde kabul etmişti. Ama yanyana geldiklerinde dağlar kadar farkvardı, biri çok güzel, biri çok çirkindi. Yengem güzelliğininfarkındaydı, halaoğlu da karısınıngüzelliğinin farkındaydı ve eminim yengemin gözüdışarda olmasın diye, yengemi hergece sikiyordu. 2 taneçocukları vardı, bir erkek bir kız, gayet mutlu bir aileydiler.Yengem namusuna düşkün biriydi.Ama birşeyler olmalıydı, olmak zorundaydı, çatlamaküzereydim. Yengemi bir şekilde ikna etmem, kafasınıkarıştırmam, aklına kendimi sokmam gerekiyordu. Hemhalaoğlumdan korkuyor, hemde yengemin beni terslemesindençekiniyordum. Yengem benim gözümde mükemmel vücudu olan kusursuz birkadındı. Kocasıyla birlikte sürekli bize yardıma geliyorduve gecelere kadar çalışıyorduk.

Bazen kocası gelmiyor,sadece yengem anneme yardıma geliyordu. Evimin tabanı tahtadır,birgün yengem onları siliyordu. Badi giymişti, ben de ayakta sigaraiçiyorum. Yengem yerleri silerken göğüsleri dışarıçıkmak üzereydi, bembeyaz dolgun süper göğüsleri vardı. Yerlerisildikçe göğüsleri yerinden oynuyor, adeta daire çiziyordu. Yengem ya benimbakmamı istiyordu, yada benim düşüncelerimden habersiz gayet masumaneyardım ediyordu. Ben de bir aslanın avını yakalarkenyavaş ve derinden hareket ettiği gibi inceden süzüyordum yengemi.Yengeme bakmaktan kendimi alıkoyamıyordum. İçimdeno an yengemin arkasına geçip hayran olduğum götüne bakmak geldi. Vearkasına geçtim, götünün ayrımı gözüküyordu. Deli olmaküzereydim. Yengemin gözlerinin içine azgın azgın bakmayabaşladım. Yengem de bana bakmaya başladı,anlamıştı durumu, sanırım oda istiyordu. İkimize de bir fırsat lazımdı.Ertesi gün yengem yine geldi. Busefer evde annem yoktu, pazara inmişti. Yengem annemi sordu, pazardaolduğunu, birazdan geleceğini söyledim ve bana yardım etmesiniistedim. Yengem “Tamam!” deyince beklenen fırsatçıkmıştı. Yengem mutfakta mermeri siliyordu, beliaçılmış, teni gözüküyordu. Dayanamadım ve arkadan direksaldırdım yengeme. Yengem daha bir şey demeye kalmadan, elimiamına attım ve üzerinde gezdirdim. Ve olan oldu,yengem kendini saldı bıraktı. Yengemin eteğinikaldırdım, bembeyaz külodun içinde külottan dışarıtaşmış kalçasını görünce delirdim. Külodunuindirdiğimde yengem kesinlikle karşı koymadı, o daistiyordu, belliydi. Ama vermemesinden korkuyordum. Vakit geçirmeden sikimiçıkarıp amına soktum. İçinegirince, aman Tanrım yengemin amıyanıyordu. Yengemin kafasını eğerek tezgaha domalttımve başladım sikmeye. 10 dakika sonra yengemboşalmıştı, ama ben geç boşalanbirisi olduğumdan dolayı sikmeye devam ediyordum. Yengem artıkçıldırdı, boşalmam için yalvarıyordu, yakalanmaktankorkuyordu. Ama bulmuşum amı,bırakırmıyım! Abana abana sikiyordum yengemin amını…Yengem yalvardıkça bengururlanıyordum ve inanamıyordum, sikmek için deli olduğumkadının amının içindeydim ve banayalvarıyordu. Zevkten çıldırmıştım ve yengemesormaya başladım, “Ben kimim?” dedim. Yengem ilkin anlamadı,birdaha sordum, “Şimdi ben senin neyinim?” dedim, “Erkeğimsin!” dedi.“Başka?” dedim, “Sikicimsin!” dedi. “Başka?” dedim,“Herşeyimsin!” dedi, çünkü yakalanmaktan korktuğu için biran öncebitmesini istiyordu. “Ben seni ne zaman istersem o zaman sikme yetkisine sahipinsanım! Böyle söyleyceksin!” dedim, yengem de söyledi. Götünü şamarlayarak yengemin amını sikmeyedevam ettim.

Yengem ikinciye boşaldı, ayakta duramıyordu,dizlerinin bağı çözüldü, “Ne olur boşal bebeğim!”dedi. “Peki! Ama götüne boşalacağım!” dedim. Yengemkocasına bile götünden hiç vermediğini söyledi ve kabul etmedi. Bubeni daha çok azdırdı, “Tamam! Hadi salona geçelim!” dedim, mutfaktanalıp kanepeye götürdüm. İnanamıyordum, o korktuğumkadın her dediğimi yapıyordu. Yenegem yakalanmaktan korkuyordu, amasikilmek de istiyordu, bu belliydi…Yengemi kanepeye oturttum vesikimi ağzına verdim. Yengem sakso çekmeye başladı.Tanrım, o nasıl bir şehvet, nasıl bir arzu! “Yenge kocanhiç senin ağzına vermedi mi?” dedim. “Onunki ufak, böyle bir yarrakemilmez mi?” deyince ben kendimi değişik hissettim. Kendi kendime,(Ulan bu karı namuslu, sana asla vermez, anca hayalini sikersindediğim kapalı karıya bak, neler diyor, neler yapıyor,taşaklarımı bile emiyor!) diye düşünüyordum. Sikimin damarlarıartık patlayacak duruma gelmişti. Yengemi kanepeye domaltıptekrar arkasına geçtim, kalçasını aralayıpamını yalamaya, aynı anda da götünüparmaklamaya başladım. Yengem kızdı, “Yapma!” dedi. “Dahafazla zevk alman için yapıyorum yenge!” dedim ve kabullendi bu durumu.Amacım yengemin götünü alıştırıp, onu zevktençıldırdığı anda götünden sikmekti. Ve beklenen angeldi, artık çıldırmıştı, birkez dahaboşalmak üzereydi, garip hareketler yapıyordu, konuşurken sesititriyordu, tam o anda sikimi götünün deliğinedayadığım gibi kökledim. Yengem acıylairkildi ve bağırmaya başladı, “Orospu çocuğu! Ben sanaordan yapma demedim mi? Çıkar şunu Piç kurusu! Bengidiyorum!” dedi. Ama benim bırakmaya niyetim yoktu, daha dayüklendim. Biraz götünde ileri geri yaptım, yengem kendinibıraktı, istemese de birkere götüne yarrakgirmişti, mecburen kabullendi…Yengemin götü alışınca, “Lan ben kocama vermiyorum,sen beni götümden sikiyorsun Piç!” dedi. Ben de gülerek, “Kocanlaaramızdaki fark bu, vereni herkes siker, benseistediğimi siker, herşeyi yapar ve yaptırırım!” dedim.Tebessümle, “Sen Piçsin!” dedi. “Piç de olsam, artık senin ikincikocanım, sen de benim orospumsun!” dedim ve yengemi götünden sikmeye devamettim. Ama tempoyu yavaşlattım ve konuşa konuşa sikiyorum götünü.Yengem, “Ulan sonunda ne yaptın ettin siktin beni, mutlumusun?” dedi.“Hemde nasıl! Ya sen? Sen de istemiyormuydun?” dedim. Yengem de, “İlkbaşlarda anlamıştım, zaten anlaşılmayacak gibideğildin, kızdım sana, ama birşeyyapamayacağını düşündüğümden birşey söylemedim,daha sonraları ben de istedim, busefer kendimekızdım, yakalanırsak ne olacak diye, ama şimdialtındayım işte, sik tadını çıkar, belki bir dahaolmayabilir!” dedi.

Deliye dönmüştüm, madem bu son olacak diye iyiceabandım hızlandım ve sonunda yengemin götüne boşaldım.Yengem hemen, “Annen gelir birazdan, toparlan!” dedi ve toplandık, sankibirşey olmamış gibi temizliğe devam ettik. Tabi annemgelene kadar ara ara oynaştık. Annem geldi, temizlik yaptık.Anneme çaktırmadan, yengemle ara ara birbirimize bakıp gözkırpıyorduk.Ben uzun bir aradan sonraevlendim ve yengemle birdaha sikişmedik, ama aklım sürekliyengemdeydi. Hemen hemen hergün ailecek görüşüyorduk. Kocasıyla bizegeliyor ve beni kıskandırmak için kocasına kur yapıyordu,deliriyordum, o da bundan zevk alıyordu. Birgün Bakkala Bira almayaçıktım, dönüşte balkonda yengemi gördüm. Bana, “Neyapıyorsun?” dedi. “Hiç, eve gidiyorum Bira içmeye!” dedim. “Karın neyapıyor?” dedi, “İşyerinde, çalışıyor!” dedim.“Annen evde mi?” dedi. “Evet!” dedim. “Salak anneni evden yolla da yanınageleyim!” dedi. Çıldırmıştım adeta, “Tamam, ben seniararım!” dedim, eve gittim. Anneme, “Anne hadi teyzemlere gidelim,canım sıkılıyor, kuzenlerimle konuşurum!” dedim. Annem“Tamam!” dedi, bindik arabaya gittik. 5 dakika sonra balkona sigara içmeye diyeçıktım ve tekrar içeri girdim, “Anne benim çıkmam lazım,karım aradı onun kredi kartıyla ilgili bir sorunvarmış, bankaya gidip geleceğim!” dedim. “Tamam!” dediler. Ordanayrılıp evime gittim, yengemi aradım, “Tamam, annem yok!” dedim…Yengem hemen geldi. Yengemi direkyatak odasına attım, soyunmaya başladık. Yengemin Tangakülot giymiş olduğunu görünce, “Ben de seni namuslusanırdım, Kaşar!” dedim. Yengem biraz bozulurgibi oldu, “Niye, ne oldu ki?” dedi. “Bakıyorumda benimle sikişmek için Tanga külot giymişsin!” dedim. “Ee Orospuettin beni! Hem erkeğime sexy gorüneyim ki, iyisiksin beni! Kocam beni asla 3 kere üst üste boşaltamadı, senbambaşkasın!” dedi. Çıldırdım, hemen yengeminbacaklarını omuzuma aldım, sikimi amınasoktum ve pompalamaya başladım. Yatak resmen sallanıyordu.Yengemin göğüsleri ileri geri hareket ettikçe, ben daha da azıyor vedaha hızlanıyordum. Yengem kendi göğüslerini okşamayabaşlayınca iyice kudurdum. İşaretparmağımı ağzına soktum, yengemparmağımı emiyor, biryandan göğüslerini okşuyor,biryandan da bana kendini siktiriyordu…Yengem az sonra yine yalvarmayabaşladı, “Daha hızlı sik erkeğim beni! Ben işteböyle sikilmek istiyorum!” dedi. Ben de aksine, yengemi çıldırtmakiçin sikimi yavaş yavaş sokup çıkartmaya başladım.Yengem resmen delirdi, “Yavaşlama Orospu çocuğu! Hızlı sikbeni! Çıkarma çıkarma, sok!” diye yalvarıyordu. “Ne kadaristiyormuş benim orospum! Götünü de sikeyim mi?” dedim. “Çookk! Çokistiyorum! Yanıyorum görmüyormusun? Sik! Sik de istersen götümden sik!”deyince ben yeniden hızlandım. Bir süre sonra yengemin iniltisiçoğalınca ağzına yastık soktum, ters cevirip yengemino bembeyaz dolgun harika götünü sikmeye başladım. Yengem, “Ohhhhhh!Geçir!” diye inliyordu. “Artık götten sikmeme kızmıyorsun?”dedim. “Oğlum yol geçen Hanına çevirdingötümü, hem bir kadın sikicisine kızar mı?” dedi. Uzunca birsüre yengemin götünü de siktikten sonra götüne boşaldım. Hementoparlandık, yengem evine gitti, ben de teyzemlere.Şimdilerde ise, o kapalı namuslu ev hanımı yengem başımabela oldu, sürekli işteyken beni arıyor, “Yanıyorum, gel benisik!” diye. Ben de işyerimden fırsat buldukça dışardabuluşup, bir pansiyona götürüp sikiyorum yengemi.

Merhaba değerli seks hikaye okurları  Hatırladıkça içim cız ediyor şu roman mahallesinin kızlarını Pembe, Güllü, Zarife, Meryem hala isimlerini unutamıyorum. Hala arada sıra da gitmeye çalışırım o mahallelerine, bundan 1 yıl önceydi cezaevinden tanıdığım genç bir delikanlı vardı onu ve ailesini tanıdım. Zamanla babasıyla da dostluğumuz pekişti. Onlara romanların arasına gidip gelmeye başladım oradaki dostlukları sevgileri ve arkadaşlıkları pekiştirdim. Babasının adı Ali Osman?dı. Tabi oraya gittiğimde onların meşhur içki sofraları da eksik olmazdı. Gidip gelmelerim sıklaştığı için aramızdaki samimiyetlikte sıklaşmıştı beni de onlardan biri olarak görmeye başlamışlardı ailece diğer roman çevresi de, yine bir akşam ellerimde büyükçe poşet içinde bira şarap gazoz ve çerezlerle gittim. Ali Osman abi karşıladı ooo bizim oğlan gelmiş diyerek evlerine buyur ettiler. Biraz hoş sohbetten sonra içki sofrasını gelini Pembe hazırlamıştı. Ali Osman abiye yenge yokmu deyince Çanakkale?ye annesinin yanına gittiğini söyledi, oğlanda bu akşam yok dışarıda demişti. Baş başaydık 3?ümüzden başka kimse yoktu. İçkiler arkası arkasıya içilmeye başlandı, mezeler de tükeniyordu. Ali Osman abi daha önceden de alkol aldığı için onun erken sarhoş olmaya başladığını anladım. Ha bu arada gelini Pembe de daha 18 de falandı. Ama Allah varya bir de çocuk doğurduğu halde hala çok güzel bir şeydi. Deli dolu tam bir ateş parçasıydı ara sıra gözüm dalıp gidiyor güzelliğine, kocası da içki içerken ona da içirdiğini bildiğim için ara sıra kayınpederi görmeden kaçamak içiriyordum ona da bu yüzden onunla da muhabbetim koyulaşmıştı. Bu arada Ali Osman abi iyice sarhoş olmuştu. Arada bir kendinden geçiyordu Pembe de zaten onun sarhoş olmasından dolayı çekinmemeye başlamıştı derken bazen gözlerimin bakışlarını yakalıyordu.

Pembe ye kocan nerde kız dedim oda dışarı da aylak arkadaşlarınla kim bilir nerelerde içiyordur diyerek, oda babası gibi şişenin dibini buluyor hep sözleriyle dert yanmaya başladı. Ah be güzelim bir insanın senin gibi böyle körpe güzel bir karısı varken hiç dışarı çıkarmı yaa deyince o da ah bir de evde dursa zaten evde dursa da içkili oluyor hemen sızıyor diyerek sitem etmeye başladı. Bakışlarımı da bu arada ondan alamıyordum. Ahh ahh dedim benimde böyle güzel bir karım olacak değil bir çocuk 2. çocuğu bile karnına koyardım deyince gülüşmeye başladık. Ona da iltifatlar etmeyi eksik etmiyordum. Ama bak sende çok güzelsin ya keşke benim de senin gibi genç ve güzel bir karım olsa yanından bile ayrılmam deyince, a be ağabeycim bu çocuğu bile sarhoş kafayla oldu nasıl olduğunu o bile bilmiyor. İçki yüzünden evde zaten durmuyor ki dışarıda içip içip eve gelince de sızıp zıbarıyor. Ben zorlarsam oluyor o iş bile diyerek rahat rahat anlatmaya başladı, anlattıkça onunla daha da samimi olmuştuk. Haa bu arada Ali Osman abi iyice sızmıştı sadece bana sakilik yapıyor Pembe.(  Kocan ne zaman gelir deyince sabaha karşı iyice sarhoş gelir yatar sızar beni bile görmez aramaz abi deyince ben daha da rahatlamıştım. Oda konuşurken benim gözlerimin içine bakmaya başlamıştı içim cız etmeye başladı içimden bakalım bu akşam ne olacak diye geçirme ye başlamıştım. Derken kız Pembe otur yanıma sende iç benimle yalnız içilmiyor yaa deyince zaten oda içmek istiyordu. Yanı başıma oturdu ve beraber içmeye başladık birden ellerin den tutarak şimdi sen benim karım olacanda  ben bu kadar bile içmem seninle sabaha kadar deyince gülmeye başladı ve eee dedi. Ne eesi kız dedim o kadar güzelsin ki dedim seninle sabaha kadar sevişecem vaktin nasıl geçtiğini bile anlamam, dizinin dibinden ayrılamam valla deyince Pembe?nin yanakları kızarmaya başladı ahh keşke bende istemem mi dedi. Bende ee dedim e simi var sabaha kadar bende mest ederim deyince bu sözden cesaret alarak Pembe?nin dudaklarına yapıştım.

 

Baştan tepki verdi iyice kollarımın arasına sarmalayınca diretmeyi bıraktı gözlerini kapatarak kendisini bana bıraktı. Dudaklarını vantuz gibi emmeye başladım elimle hafifçe tişörtünün üstünden göğüslerini ellemeye başladım. Birbirimizi okşayarak oracıkta sevişmeye başladık ara sıra ellerimi bacaklarının arasına atınca bacaklarını okşamam için iyice açıyordu. Bir ara dur burada olmaz babam uyanır fark eder yan odaya geçelim dedi. Anlaşılan oda benim kadar istekliydi benden böyle saldırmayı görünce onunda iyice canı istemişti anlaşılan. Ali Osman ağabeyin üzerini örttük arkadaki küçük odaya geçtik. Pembe?ye kocan dedim, oda geldiği belli olur zaten geçer yatar sarhoş oldu mu beni bile aramaz, gündüzden beri yok belki de kaynanamla beraber gitmiştir deyince iyice rahatladım. Yandaki küçük odaya geçmiştik ayakta dudaklarına yapıştım tekrar ayakta sevişmeye başlamıştık. Daha doğrusu ben  onu ayakta sevip okşamaya başladım sadece bana ayak uydurmaya çalışıyordu. Pembe dur yatağa geçelim dediğimde azdın mı iyice diyerek gülerek yatağı açtı ve ayakta beni soymaya başladı. Onun da gözlerinin içi gülüyordu onunda iyice kanı kaynamıştı ki gözünü bir şey görmüyordu. Sevgiye sevilmeye açtı anlaşılan bu yüzden de bana fazla direnmedi. Bende üzerindeki tişörtü çıkarttım küçücük göğüslerini örten belli belirsiz bir sutyen vardı onu da çıkarttım. Eteğiyle birlikte külotu da çıkarttı. Karşımda körpecik bir hatun duruyordu nasıl bununla sabah olmazdı ki ayakta tekrar dudaklarına yapıştım vantuz gibi emmeye öpmeye başladım. Ellerimle de her yerini okşuyordum bir ara dur kuduruk dur gel yatağa diyerek yatağa uzandı bacaklarını da açarak beni de üzerine çekti.()  Başladım yavaş yavaş bütün vücudunu okşamaya okşuyor sıkıyordum. Ufacık göğüslerine hasta olmuştum onları emmeye sıkmaya başladım. Bir elimi de aşağıya kaydırarak ufacık fındık amına getirdim amını sıkmaya okşamaya başladım. Dudaklarını ısırarak ohh lamaya inlemeye başlamıştı altımda sanki bir ceylan gibi kıvranıyordu o kıvrandıkça ben daha çok azıyor kuduruyordum. Elini alarak sikime götürdüm ve okşa dedim meraklı gözlerle okşuyordu. Daha önce böyle sevişmediği belliydi bu arada onu öpüp okşamaya devam ediyordum. Böyle yaptıkça onun daha da hoşuna gidiyor isterikleşiyor daha da azıyordu. Meraklı bakışını sorduğumda oda bana Emrah (kocası) beni böyle adam gibi sikmedi ki sarhoş kafayla sikiyor işi bittimi dönüp arkasını yatıyor böyle sevişmeyi sende gördüm deyince hoşuna gitmedi mi kız dedim. Gitmez mi ilk defa adam gibi sevişmeyi sende gördüm dedi. Benimde hoşuma gitti daha çok Pembe ye saldırmaya başladım onu kudurtmak istiyordum onun da hoşuna gittikçe daha da mest oluyordu bacaklarını daha açıyordu. Ama benim amacım hemen sikip işi bitirmek değildi. Yavaşça sikimi eline alarak meraklı gözlerle bakıyor sikime 31 çekiyordu. Al ağzına diyerek sikimi ağzına yaklaştırdım ilk defa alacağı için gözleriyle de beni izliyordu her dediğimi de eksiksiz yapmaya çalışıyordu nede olsa benimle ilk yapışıydı. Hoşuna da gitmişti hani, sikimi ağzına götürdü ama acemice diliyle yalıyor ağzına sokmaya korkar gibiydi bende saçlarından tutarak sikimi ağzına sokmaya çalışıyordum. Yavaşça sikimin başını ağzına almaya çalıştı zorda olsa sadece sikimin başını sokup çıkarıyordu derken daha sonra alışınca sikimin hepsini ağzına alarak sikimi somurmaya başlamıştı. Zorlandığı için bazen dişleriyle ısırıyor beni daha çok delirtiyordu. Daha sonra 69 pozisyonuna getirdim ben onun fındık gibi amını yalıyor oda sikimi ağzına alarak vantuz gibi emmeye çalışıyordu. Tekrar bacaklarını iyice açarak beni üzerine çekiyor hadi artık gir içime seni istiyorum diyordu.

 

Bende yavaşça üzerine çıkarak yerimi aldım sikimi eliyle tutarak amının dudaklarına yerleştirdi. Artık içine girmemi istiyordu bu kadar istekli birini daha fazla beklemeden yüklenmeye başladım gözlerini kapatmış iniltiler arasında dişlerini sıkarak içine girmemi bekliyordu. Yavaşça sikimin başını soktum ama amı ateş parçası gibi yanıyordu. Hafif bir çığlık attı hemen dudaklarımı ağzına yapıştırdım öpmeye başladım bağırmasın diye sikimi de yavaş yavaş sokmaya devam ediyordum. Zorlandığı her halinden belli oluyordu biraz duraksadım durma devam et dercesine beni kendisine çekiyordu. Bende dudaklarına tekrar yapıştım bağırmasın diye sikimin kalanını birden soktum dudaklarına yapıştığım için bağırdı ama sesi fazla çıkmamıştı ve artık hızlı hızlı sikmeye başladım. Bir müddet sonra alıştığı iniltilerinden anlaşılıyordu. Hafifçe üzerinden kalkarak hızlı hızlı sikimi sokup çıkarmaya pompalamaya başladım. Deliler gibi başını sağa sola sallıyor daha daha çokkk diye yalvarmaya başlamıştı. Altım da kıvranıyordu iyice kudurmuştu. Bende coştukça coşuyordum kendimi bu kadar isterik görmemiştim. Eee böyle körpe amı kim bulsa kudurur herhalde daha sonra köpek pozisyonuna getirerek arkasına geçtim arkadan amına tekrar yavaşça soktum bu sefer hiç geri çekmeden hepsini soktum artık oda alışmıştı ki çığlık yerine ohh ları ve iniltileri yükseliyordu kulaklarımda. Oda bana karşılık veriyor sevişmenin ve sikişmenin zevkini çıkarmaya çalışıyordu. Hızlandıkça hızlanıyor arkadan amını parçalar gibi sikiyordum oda bana eşlik etmek için kendisini bana ittiriyordu ritmi tam tutturmuştuk. Bu arada Pembe sanırsam bir sefer boşalmıştı bende hazırdım artık boşalmaya geliyorum dediğimde. Korunuyorum içime boşal seni içimde hissetmek istiyorum dedi. Bende sikimi kökleye kökleye boşalmaya başladım. Sanki bir volkan patlaması gibi boşaldım. Rahatlamıştım hemen yanına yatarak Pembe?yi sevip okşamaya başladım harikaydın ne zamandan beri senin gibi genç ve güzel bir bayanla sevişmemiştim dediğimde bana dönerek bende ilk defa adam gibi sevişen ve doya doya sikişen biriyle oluyorum. Belki inanmayacaksın ama Emrah?la bile böyle sevişmedik dediğinde benim gururumu okşamıştı. Sevinmiştim onun böyle konuşması hoşuma gitmişti. Ben bir sigara içtikten sonra ben gideyim artık dedim. Bu kadar mı  seni sabaha kadar salmam olmaz demeye başlamıştı sikimi de okşamaya tekrar sertleştirmeye başlamıştı bile hoşuna gitmiş olacak ki hemen sikimi ağzına alarak yalamaya başladı. Beni salmaya niyeti yoktu derken sikimi de somuruyordu. Böyle isteğe de hayır denmezdi herhalde bende sikimi ağzına vererek iyice emmesini sağlıyordum. Ellerimle de göğüslerini okşamaya başlamıştım bile. Tekrar deliler gibi sevişmeye daha doğrusu benden çok o daha fazla çaba sarfediyordu. Bu sefer beni alta yatırarak üzerime çıktı sikimi eline alarak üzerine oturmaya başladı. Bir seferde sikimin tamamını içine alarak yavaş yavaş üzerine oturup kalkmaya başladı. Giderek hızını arttırdı. Hızlı hızlı oturup kalkıyordu sikimin tepesinde. () Bende alttan göğüslerini ve vücudunun her tarafını okşuyordum. Eğilerek dudaklarımı öpüyor vantuz gibi emiyor somuruyor anlaşılan Pembe iyice kudurmuş sikimin zevkine varmış hiç bırakmak gibi bir niyeti yoktu. Daha sonra yan yatırdım arkadan bacaklarını iyice açarak sikmeye devam ettim. Oda bana eşlik ediyordu. Yine ritmi tutturmuştuk daha sonra bacaklarını omuzlarına kadar getirince her tarafı kabak gibi karşımdaydı tekrar sikimi amına daldırarak hoyratça sikmeye başladım. Artık tamamen ohhlamaları ve zevk iniltileri duyuluyordu. Elleriyle de beni kendine çekerek daha derinlerine kadar inmemi sağlıyordu. Bu arada aklımda ne kadar pozisyon varsa Pembe?de deniyordum. İkinci sikişimiz daha uzun sürdü bende iyice tükenmiştim böyle genci doyurmak kolaymıydı ki. Gene bu arada pembe boşalmış benimle beraber ikinciye boşalacak zevkin doruklarına erecekti. Geliyorum aşkım tatlım benim çatal karam çingenem diyerek boşalmaya başlamıştım. İlkinden daha şiddetli olmuştu boşalmam. Yorgunluktan üzerine yığılmıştım okşuyor beni öpücük yağmuruna tutuyor bana ilk defa kadınlığımı hatırlattın diyordu. Nerede olursa olsun artık seni bırakmam sarhoştan bana bi bok olmaz adam da olmaz al beni nereye istersen götür senin kölen olayım diyordu. Bende bu sözler karşısında gurur duyuyordum böyle bir genci sexe doyurabildiğim için mutluydum. Kalkmaya çalışırken bir daha demez mi. Olmaz bu gecelik bu kadar yeter başka zaman fırsat olursa istediğin kadar yaparız dedim. Ama istersen seni başka yere götürürüm orada daha rahat saatlerce hatta istediğin kadar devam ederiz diyerek beni bırakmasını söyledim. Bak nerdeyse sabah olacak sende geç kocanın yanına bende burada 2-3 saat uyuyayım diyerek onu yandaki tek odalı evine yolladım. Saat 11?e doğru beni kaldırdı. Baktım benden başka evde kimse yoktu sadece gene ikimiz vardık nerdeler deyince babasıyla hurdaya gittiler akşama kadar gelmezler diyordu. Evde ne varsa kahvaltılık önüme koymuş hatta komşudan çocuğa diye bal bulmuş getirmişti. Bu ne kız balına kadar hepsini dizmişsin deyince gülümseyerek sen hakettin bunları akşam dedi. Yanı başımdan da ayrılmıyordu. Kız fazla sokulma gelen olur deyince yandaki komşu kızından başka kimse bilmiyor evde olduğumu kaynanam olmayınca kimse gelmez merak etme sen zaten kapıyı da kilitledim arkadan kimse gelemez dedi. Yavaş kız içime düşecen nerdeyse deyince ellerinle bana kahvaltı yaptırıyordu. Fettan demez mi bitir kahvaltını da diyerek gülmeye başladı bu arada bacaklarımı da okşuyordu. Ne o kız akşamki yetmedi mi sabah sabah bu ne hız derken de ballı kaşığı da ağzıma sokmaya çalışıyordu. Anlaşılan senden sabah sabah ta kurtuluş yok galiba deyince surat asarak kimsecikler yok zaten seni burada kimse bilmiyor. Beni böyle boş bırakıptamı gidecen yani diyerek istesen de gidemezsin salmam seni hakkımı vermeden diyerek gülüyordu. Tamam tamam anlaşılan senden kurtuluş yok diyerek  kaldır sofrayı deyince bir çırpıda ortalığı kaldırdı ve arka odaya geçerek bir çırpıda soyunmuş bile kapıyı açarak çıplak vaziyette hadi gel diyordu odaya geçtiğimde beni kendi elleriyle soydu gündüz vakti olduğu için bana meraklı gözlerle  bakıyordu yavaşça pantolonumu ve külotumu indirince benim haşmetlide önünde açıktaydı. Eline alarak yavaş yavaş okşamaya başladı. İnceler gibiydi anlaşılan gece karanğında ne olduğunu pek görememişti gözlerini açarak meraklı gözlerle bakıyordu. Yavaş yavaş ağzına alarak somurmaya başladı. Derken yatağa uzandı bende onu dudaklardan başlayarak öpmeye yalamaya başladım. Daha sonra portakal büyüklüğünde ki göğüslerini öpmeye başlıyorum derken ufacık akşam hatırını sorduğum amına iniyorum diliminle yalıyor amını açarak dilimi taaa derinliklerine kadar sokuyordum. Altımda kıvranıyor ohları ve iniltileri yükseliyordu. Daha sonra yerimi alarak bacaklarını iyice açtım omuzlarına kadar getirdim ve sonra sikimi amına dayayarak yavaş yavaş sokmaya başladım. Geri çekilmeden dibine kadar soktuktan sonra üzerine iyice yüklendim bütün vücudumla onu eziyordum ama o bana gülen gözleriyle bakıyor beni okşuyordu derken hızlanmaya sokup çıkarmaya başladım. İniltileri odanın duvarlarında yankılanıyordu tırnaklarıyla da vücudumu tırmalıyordu. Daha sonra ters çevirerek arkadan derken ne kadar pozisyon varsa deneyerek Pembe?yi siktim. Tekrar altıma alarak bacaklarını omuzlarına kadar getirdim hızlı hızlı pompalayarak boşalmaya başladım. Gündüz sikişi görerek daha hoş daha tatlı oluyordu. Daha sonra hadi seni yıkayayım da öyle göndereyim diyerek beni banyo ya götürdü. Bir güzel yıkayarak orada tekrar sikimi ağzına alıp dikleştirdi. Arkasını dönerek hadi deyince banyo da da bir posta geçtikten sonra yıkanarak çıktık. Ama bende de adım atacak hal kalmadı giyinerek gitmek üzere taksi çağırdım. Yolun başına gelmesini söyledim ben ona her şey için teşekkür ederken dudaklarımdan öperek ister gel ister çağır nereye dersen gelirim diyerek beni uğurladı. Kimseye görünmeden uzaklaşarak taksiye bindim ve gittim ama daha sonra çok görüşüp beraber olmamıza rağmen orada ki geceyi ve günü hala unutamıyorum.

Merhaba ben Ahmet 31 yaşındayım. Eşim Ayşin ise 26 yaşında. 5 yıllık evliyiz. Eşimle neredeyse bütün tabuları yıktık. Sex hayatımız oldukça renklidir.

 

Eylül 2007 de eşimle başbaşa mangal yapmak için dağa çıkmıştık. Dağda çok güzel saatler geçirdik mangalımızı yaktık, bol bol içki içtik ve özgürce seviştik. Dönüş için yola koyulduğumuzda dağ yolunda arabamız arıza yaptı. Hava kararmaya başlamıştı ne yapalım diye düşünürken yakınlarda bir kulübe gördük ve kulübeye doğru yürümeye başladık. Hava karardıkça soğumaya başlamıştı. Kulübeye vardığımızda kapıyı çaldık. Kapıyı açan 18-19 yaşlarında bir gençti. Arabamızın arızalandığını ve dağ başında kaldığımızı söyledik. Bizi içeri davet etti. İçeriye girdiğimizde aynı yaşlarda bir genç daha vardı. İki arkadaş çobanlık yapıyorlarmış. Çobanlar bizi sofraya buyur ettiler. Eşimde mini etek olduğundan yer sofrasına oturduğunda bacaklarının bütün güzelliği gözler önüne serildi. İki genç gözlerini Ayşin’in bacaklarından ayıramıyorlar. Ayşin’de arada bir bacaklarını aralayarak kırmızı külodunu gösterip gençleri azdırıyordu. Gençlerin önlerindeki çadırlara bakılırsa yarakları oldukça büyüktü. Eşim Ayşin’in fantazilerinde hep büyük yarakla sikilmek vardı. Bu aklıma gelince, gençlere arabamızda bira olduğunu alıp gelirlerse içebileceğimizi söyledim. Adı Murat olan arabanın anahtarını alarak biraları alıp geldi. Birer bira açarak hepbirlikte içmeye başladık. Ayşin’in eteği iyice sıyrılmış bacaklarının arasından kırmızı külodu iyice meydana çıkmıştı, arada bir eğilerek muhteşem göğüslerinide gençlere sergiliyordu. Ayşin tuvalete gitmek istediğini söyleyince dışarıda olan tuvalete beraber gittik. Dışarıda karıma ne yapmak istediğini sorduğumda görmedinmi çobanların önündeki çadırları eminim yarakları çok büyüktür, müsaade edersen fantazimi gerçekleştirmek istiyorum, hem sende seyredersin dedi. Karım ihtiyacını giderdikten sonra kulübeye geri döndük.

 

Artık amacımız belliydi Ayşin bu gençlere kendini siktirecekti. Benden onay aldıktan sonra daha rahat hareket etmeye başlamıştı. Ayşin artık her tarafını çobanlara sergiliyordu. Sohbetimizde giderek sekse dönmüştü. Gençlere evli olup olmadıklarını sordu. Hayır cevabını alınca onlara hiç bir kadınla yatıp yatmadıklarını sordu. Gençler utanarak yatmadıklarını söylediler. Ayşin o zaman siz hiç çıplak kadında görmemişsinizdir dedi, onlarda canlı olarak görmediklerini ancak resimlerde gördüklerini söylediler. Bunun üzerine Ayşin ayağa kalkarak başladı yavaş yavaş soyunmaya resmen çobanlara striptiz yapıyordu.

 

Üzerinde sadece küloduyla südyeni kaldığında Murat’la Can’ın arasına oturup pantalonlarının önündeki çadırlara el attı. Gençler şok olmuşlardı. Sonrada onları soymaya başladı. Önce Murat soyundu karım Murat’ın kilodunu indirdiğinde gözlerime inanamadım aleti en az 20 cm di. Sonra Can’ın kilodunu indirdi onunki Murat’ınkinden biraz kısaydı ama çok kalındı. Benimkide fena sayılmaz 16 cm ama çobanların yarakları porno filmlerde gördüklerimiz gibiydi. Ayşin önce Murat’ın yarağını ağzına alıp emmeye başladı fakat ancak yarısını alabiliyordu ağzına. Bir eliylede Can’ın yarağını sıvazlıyordu. Bu arada bende soyundum ve başladım karımın amını yalamaya. Karımın hiç bu kadar sulandığını görmemiştim. Amının suları bacaklarından akıyordu. Beni iterek sen bu gece sadece seyredeceksin dedi. Ardından çobanların yer yatağına uzandı, bacaklarını iki yana ayırarak karnına doğru topladı ve Murat’ın yarağını eliyle tuttu, kafasını amının dudaklarına sürterek ıslatıp deliğine dayadı.

 

Murat bir yüklendi 20 cm yarağı köküne kadar tek hamlede soktu o an Ayşin’in gözleri yerinden fırladı. Canı fena yanmıştı ve çığlığı bastı. Eeee çoban ilk defa am sikiyor ne bilsin böyle büyük bir yarrağın alıştırmadan sokulmayacağını. Sonra karımın amı alıştı bu koca yarrağa ama Murat birkaç gitgelden sonra boşaldı. Karım bu sefer Can’ı yatırdı ve ata biner gibi üstüne oturup Can’ın çok kalın olan sikini amının dudakları arasına sürtüp güzelce ıslattı. Sonra deliğine dayayıp yavaş yavaş oturuyor, ama o kalın yarağı köküne kadar almakta çok zorlanıyordu. Son bir hamle ile dibine kadar almıştı. Oturup kalkarak Can’ın kalın yarağının tadını çıkarıyordu. Can’la aynı anda boşaldılar, karım Can’ın kalın yarağının üzerinden kalktığında amından hem Murat’ın hemde Can’ın dölleri bacaklarına doğru sızıyordu. Eşim Ayşin iyice azmıştı başladı tekrar Murat’ın yarağını emip yalamaya genç çobanın yarağı hemen kazık gibi oldu. Murat’ın önünde domaldı o an anladım ki göttende siktirecek çobanlara ama amından zor aldığı yarakları götten nasıl alacak diye merak ediyordum. Amından akan menileri eliyle götüne sürüyor bir parmak iki parmak derken üç parmağınıda götüne sokarak deliğini alıştırmaya çalışıyordu. Sonra Murat’ın yarağını tekrar ağzına aldı. Büyük bir iştahla yalıyordu, ağzında iyice tükürükleyerek daracık göt deliğine dayadı. Murat’a yavaş yavaş sokmasını söyleyip eliyle kontrol ederek yavaş yavaş o kocaman yarağı götüne almaya başladı. Kafası girdiğinde gözünden yaşlar süzülüyordu ama vazgeçmeye niyeti yoktu. Bu şekilde biraz bekledikten sonra yavaş yavaş itmesini söyledi. Artık tamamı içindeydi. Alıştıktan sonra Murat’a kökle, ayır kalçalarımı, parçala götümü diye diye götünü siktirdi. Murat bu sefer hemen boşalmadı karımı bağırta bağırta sikip döllerini karımın götüne doldurdu. yarağını çıkardığında karımın götü bir müddet kapanmadı Murat’ın dölleri dışarı sızıyordu. Bu sefer Can geçti karımın arkasına Can’ınki çok kalındı karıma istersen vazgeç Can götünü parçalar dedim. Ama o kararını vermişti vazgeçmeyecekti. Böyle kalın bir yarağa götünü siktirmek istediğini söyledi.

 

Can yarağının kafasını küçücük deliğe dayadı yükleniyor ama sokamıyordu, kalın yarak bir türlü girmiyordu karımın daracık göt deliğine, Can karımın kalçalarından sıkıca tutup öyle bir yüklendi ki karımdan acı bir feryat koptu, avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Dağ başında olmasak, bizim evde olsak herhalde bütün mahalle toplanırdı ne oluyor diye. Can yarağının sadece kafasını sokmuştu ama karım çıkar diye bas bas bağırıyor yalvarıyordu. Can korkudan geri çekilince yarağının kafası karımın götünden çıkarken ploop diye bir ses çıkardı. Tabi karımdan bir feryat daha koptu. Tam vazgeçeceğini düşünürken, karım bu sefer Can’ı yere yatırdı ve sikini ağzına alarak yalamaya başladı iyice tükürükleyip ıslandığına emin olduktan sonra göt deliğini yarağın kafasına ayarlayıp yavaşça oturmaya başladı hem acıdan bağırıyor hemde hepsini almak için uğraşıyordu. Bağıra bağıra köküne kadar almıştı. Can’ın yarrağı gerçekten çok kalındı gözlerime inanamıyordum. Götünden kan sızıyordu ince ince. Artık alışmıştı acı yerini zevke bırakmıştı. Hızla üzerine oturup kalkıyordu. Zevkini çıkara çıkara Can’a götünü siktirdi. Sabahın ilk ışıklarına kadar Murat ve Can’la sikişmişti.

 

Ayşin iyice yarağa doymuştu ama bir hafta götünün üzerine oturamadı. Bana gene gidelim çobanların yanına bu sefer ikisini birden amıma götüme istiyorum. Birini amıma diğerini götüme sokturup o koca yarrakların arasında tost olmak istiyorum diyor.

Merhaba. Ben 26 yaşında, sarışın, bakımlı, sexy ve evli bir kadınım. Anaokulu öğretmeniyim, fakat atanamadığım için, iyi bir ailenin 1 yaşındaki kızlarına bakıyordum. Berna hanım hastanede çalışıyor, kocası Mete bey ise bir fabrikada müdür. Benim de kocamla mutlu bir birlikteliğimiz var. Fakat kocamla sex hayatımda ilk başlarda sorun olarak görmediğim erken boşalması, daha sonradan benim için problem olmaya başladı. Tam kocam beni sikerken motive oluyorken, kocam içime girince çok tahrik olduğundan hemen boşalıyordu. Ben ise orgazm olamadan öylece kalıyordum. Kocama, bir doktora görünmesini ve bu erken boşalma meselesine bir çözüm bulmasını defalarca söylediğim halde hiç oralı olmuyordu.

Berna hanımla kadın kadına ettiğimiz bir sohbet esnasında, kocasının çok iri bir penise sahip olduğunu ve her seferinde en az yarım saat 45 dakika falan seks yaptıklarını anlatmıştı. O günden sonra artık ben de öyle sikilmek istiyordum ve Mete beye farklı gözle bakıyordum. Mete bey eve eşinden 2 saat önce geliyordu. Ben Berna hanım gelene kadar evden ayrılmıyordum. Mete bey eve gelince kendime çeki düzen veriyor, güzel ve iri göğüslerimi, kalçalarımı ön plana çıkartmaya çalışıyordum. İlk başlarda bana ilgisiz gibi görünen Mete beyin daha sonradan vücuduma gizli kaçamak bakışlarını yakalıyordum. Mete bey çok yakışıklı bir adamdı. 1,85 boyunda, geniş omuzlu, fit bir vücuda sahipti. Her gece rüyalarımda Mete beyle deliler gibi sevişiyordum ve onunla artık gerçek anlamda da sikişmek istiyordum.

Bir sabah kalktım, duşumu aldım, dekoltesi bol olan bir elbise giydim. Şans benden yanaydı, Mete bey normalde eve saat 5’te gelirken, o gün saat 3’te gelmişti. Çok heyecanlanmıştım. Kapıyı açtığı gibi dudaklarına yapışmamak için kendimi zor tutmuştum. Biraz sohbet ettikten sonra Mete bey bilgisayarının başına oturdu, ben de bu arada kızları Eceye yemek yediriyordum. Aklıma o anda bir cinlik geldi, Ecenin bütün yemeğini üstüme döktüm ve Mete beyin duyacağı şekilde hayıflanmaya başladım. Mete bey, “Hayırdır, ne oldu?” diyerek yanıma geldi. “Üstüme yemek döküldü, elbisemi değiştirmem lazım, elbisem kuruyana kadar bana giyecek birşey verirmisiniz? Berna hanımın geceliklerinden biri olabilir mesela…” dedim. Mete bey tamam dedi ve içeriden eşinin geceliklerinden birini getirdi verdi…

Getirdiği gecelik askılı, kısa, saten bir gecelikti. Özellikle en sexy olanını seçip getirmişti. İşte fırsat bu fırsattı. Artık ok yaydan çıkmıştı. Banyoya gidip sütyenimi çıkarttım ve bütün vücudumu sergileyen geceliği giydim geldim. Mete bey bilgisayarın başında heyecandan terlemeye başlamış ve kaçamak bakışlarla beni süzüyordu. Ben Eceyi odasına götürüp uyuttum ve tekrar salona geldim. Mete beyin sandalyesine arkadan yanaşıp, “Ece uyudu, birşey içmek istermisiniz Mete bey?” diyerek, göğüslerimi hafifçe omuzlarına dokundurdum. Üstten bakınca sikinin kazık gibi olduğu belli oluyordu. Başını çevirip, “Evet, çay olabilir…” dedi ama o anda göğüslerimle de burun buruna gelmişti. Ben de az değilim hani, nerdeyse adamın ağzına dayamıştım göğüslerimi. Göğüslerime sürmüş olduğum parfüm çıldırtmıştı Mete beyi. Öyle biraz daha kalsam göğüslerimi yalamaya başlayacaktı. Mete beye davetkar bir şekilde gülümseyip, “Çayınızı hazırlayım.” dedim ve mutfağa gittim…

Bardakların olduğu dolabın kapağını açarak, sanki ulaşamıyormuşum gibi dolaba uzandım ve “Mete bey, bardaklara ulaşamıyorum, yardım edermisiniz?” diye seslendim. Tabii boyu zaten kısa olan geceliğin arkası yukarı toplanmış ve tangam görünüyordu. Mete bey gelip arkamdan dolaba uzanınca, sert siki kalçalarıma yapışmıştı. Ben istifimi bozmayınca biraz daha yüklendi arkama. Biliyordum, benim onu istediğim gibi, o da deli gibi beni istiyordu. Ben de kalçamı sikine bastırınca, bardakları bırakıp ellerini vücudumda gezdirmeye ve okşamaya başladı. Göğüslerimi sıkmaya başladığında benim de zevk sularım gelmeye başlamıştı. Birden döndüm ve öpüşmeye başladık. Mutfakta biraz öpüştükten sonra bana, “Yeter artık dayanamıyacam, benim olmalısın!” dedi. “Ben de seni istiyorum!” dedim. Beni kucağına aldı ve yatakodasına götürdü…

Geceliği tek hamlede üstümden sıyırdı, tek tangamla kalmıştım karşısında. O da soyundu. Gözlerimi sikinden alamıyordum, siki hakikaten Berna hanımın dediği kadar vardı. Beni yatağa uzatıp üstüme geldi. Göğüslerimi yalıyor, emiyor, ısırıyor, bir yandan da elini tangamın içine sokmuş, amımı okşuyordu. Ben ise gözlerimi kapatıp kendimi ona bırakmış, zevkten ölüyordum. Göbeğimi öperek yavaş yavaş aşağı indi, tangamı çıkarttı ve daha dün traş ettiğim amımı öpüp koklayama başladı. Amımın dudaklarını ayırıp amımı, klitorisimi yalamaya başladı. Yalamak değil, resmen diliyle sikiyordu beni. Zevkten bayılacak gibiydim, inliyor ve çığlıklar atıyordum. Amımı yalanırken müthiş bir orgazm oldum. Uzun zamandır yaşamadığım duyguları yaşamak mükemmel birşeydi…

Sonra o güzel yarrağını ağzıma verdi. Heryerini yaladım, emdim. Artık o yarrağı amımda istiyordum, resmen amım zonkluyordu. Yarrağının mantar gibi başını amımın dudakları arasına sürterek, “İstiyormusun aşkım?” dedi. “Evet aşkım, deli gibi istiyorum!” dedim. Birden yüklenerek içime girdi. Acıyla karışık zevkle çıldırıyor, deli gibi inliyor, bağrıyordum. Rüyalarım gerçek olmuştu ve Mete bey kendi evinde, kendi yatağında beni sikiyordu. Yaklaşık yarım saat beni sikip 3 kez orgazma ulaştırdıktan sonra, içime boşalmadan çıktı ve göbeğime fışkırttı. Abartmak istemiyorum, herhalde yarım çaybardağını doldururdu dölleri. Siki daha inmemişti, kazık gibi duruyordu. Döllerini göbeğime ve göğüslerime sıvadıktan sonra sikini tekrar yaladım…

O gün eşi Berna hanımın eve geliş saatine kadar defalarca sikiştik, her pozisyonda sikti doyurdu beni. Ertesi günlerde de bu sikişmelerimiz devam etti. Ama artık çocuklarına bakmıyorum. Mete bey garsonyer gibi bir daire kiraladı, haftanın 2-3 günü orda buluşup, istediğimiz herşeyi yapıyoruz. Maddi anlamda da beni mükemmel yaşatıyor, artık çok daha mutluyum. Birşeyden haberi olmayan kocamla da aram gayet iyi. Artık kocamın erken boşalmasına takmıyorum, nasıl olsa Mete bey beni müthiş orgazmlara uçuruyor.

Bayanlar hayatınızı yaşayın, istediğinizi elde etmek sizin elinizde!

[Sara]

Merhabalar ben can yaşım 30 bakımlı ve sevilen bir kişiliğim var sex ede inanılmaz düşkünüm düşkün olmamında tek nedeni hiç inmeyen yarağım neyse anlatacağım hikaye bugüne kadar yaşadığım en heyecanlı ve tahrik edici olandır.

Mahallede oturan 45 yaşlarında abla dediğim ve sürekli şakalaştığım komşum nesrin işten akşamları döndüğümde genelde kapının mahallenin kapıların önünde mahalle kadınları oturur sohbet falan ederlerdi her seferinde de selamlaşır hatır falan sorardık neyse ki yine bir akşam üstü eve geliyordum nesrin kapının önünde oturuyordu selamlaştım nereye eve dedim gel çekirdek al dedi.

Sohbet falan derken bir anda hiç beklemediğim bir an gülümseyerek şakalaşır gibi önündeki ne zaman görsem dışarda kalıyor dedi ne falan dedim anlamaya çalıştım nesrin ne olacak dedi önündeki patlıcan bende hem kızardım hemde gülümsedim onun normal halidir dedim nesrin vayyy bu daha normalmi gerçekten can çok beli oluyor sen nasıl yürüyosun bu halde kim görse gözü oraya kaçar dedi neyse bende dedim abla valla napayım malım budur nesrin abla görüşürüz dedim eve çıkacam bekle can gitme senden bir ricam var aylardır her seferinde gözüm yarağına takılıyor çok merak ediyorum dedi.

Bende ilk başta çekindim daha sonra ne olacaksa olsun lütfen dedim abla olur mu öle şey biri görse yakalasa hayatımız kayar hemde yılardır tanışıyoz falan derken uzatma gel içeri dedi etrafa baktım kimseler yoktu içeri kapıya geçtim eşin nerde dedim saat 8 de gelecek dedi yani bir saat falan sonra en büyük kızı üniversite okuyodu 2 çoçuğuda küçüktüler yani odalarında tv izliyolardı neyse kapı çekti diyer odaya geçtik nesrin can hiç bekleme gelen olmadan çıkarsana dedi bende azmıştım yarağım yanıyordu taş gibi dimdik olmuştu indirdim fermuarı zorlanarak çıkardım 21 cm ve çok kalındır çıkarınca adeta şaşkınlıkla bakıyodu sen nasıl bunu amcığa sokuyorsunki dedi bende dedimki oluyor hemde bal gibi oluyor ama kız arkadaşlarımla okadar sex yaşadım ama hiç biri arkadan alamadı gerçektende hayatım boyunca arkadan yapamadım bu yüzden hep üzüldüm o arka tadı alamam neyse dedim nesrin çıkarsana amını bende bakayım yanıyorum dedim sonra bak şimdi olmaz dedi bense ısrar etim lütfen diyorum tabiki nazlanıyor bide korkuyor yaklaştım eteyini kaldırdım kilotunu indirdim offff inanılmaz bir amcık bembeyaz küçücük şaşırdım.

Adeta nesrin senin amın bakire amı gibi dedim niye bukadar küçük falan dedim 3 doğumuda sezeryanla yaptım dedi o yüzden aynı hep bide kocasının yarağının parmak kadar olduğunu söledi inanmasamda yemin eti yani 8 cm ama biri gelir diyede ödüm kopuyordu yaklaştım hiç sevişmeden yarağımı amcığında sürtüm üstünde gidip gelmeye başladım ne oldu anlamadım inelemye başladı adeta amından yarağıma sular akıyordu çok erken boşalmıştı hiç vakit kaybetmeye niyetim yoktu ayakta koltuğa oturtum yarağımın başını ıslanan kaygan amının deliyine yavaşça itmeye başladım zorlaya zorlaya anca başı giriyordu yarağımın derisi yanıyordu zorlanmaktan tamamen bacaklarını açtım yarağımı içine kökledim yarısını sokmulştum sokarkenede tırnaklarıyla sırtımı parçalıyodu nefesi gitmiş bayılmak üzereydi ama ben boşalmalıydım ve biraz daha git gel yaptım yarağımın yarısını batırdım amının ıslaklaığıyla içine giriyordum.

2 dakika sürmedi hızlandım boşalacaktım nereye boşalayım dedim içine dedi korunuyom dedi ben öyle boşaldımkı amının içinden spermim bacakalarına damlıyordu yarağımı çıkardım hemen pantolonu çektim çıkıyorum dedim gelen olur falan o adeta bayılmıştı neyse kapıdan çaktırmdan çıktım eve gitim düş falan aldım ama ben deliriyorum tadını daha alamam vede muhteşem daracık beyaz amcığı göz önümden gitmiyordu aradan bir kaç gün geçtü artık nesrinle rahat buluşup muhteşem bir gün yaşamaktı neyse numarasını almıştım aradım 3 gün sonra sen nerdesin işini haletin gitin falan dedi konulştuk bir kaç gün oda delirmişti ben gibi nasıl buluşacaz falan günlerce konuşuyoduk tabiki o dışarı aradan 10 gün geçmişti bir akşam bizimkiler sabah leyin köye gideceklerini sölediler bir anda aklıma eve gelmesi oldu hem karşımızda hemde süper olacaktı tabiki arayamıyorum akşamları sabahı beklicektim.

Sabah 9 gibi bizimkiler hepsi köye gittiler bende evden çıkar gibi çıktım bizimkiler gitikten sonra eve döndüm nesrni aradım cevap vermiyordu çıldırmıştım neyse dışarı çıktım kapının önüne yaklaşık 2 saat falan geçti nesrin kapının önüne çıkmış temizlik yapıyordu yanına gitim abla nasılsın bağırarak şakalaşarak gibi biri görsede anlamaz zaten yaklaştım ya sen neye cevap vermiyosun tele evde kimse yok hepsi köye gittiler dedim telefon odada çoçuklar oynuyor dedi neyse gelecenmi dedim çoçuklar ne olacak dedi ben bilmem eve çıkıyorum git içeri seni arayacam falan dedim çıktım eve aradım daha rahat konuşşuyoruz tabiki nesrinde inanılmaz heyecanlanmış muhteşem bir fırsat diyor neyse çoçukları alıp ablama bırakacam dedi ablasıda bi arka mahalede tamam dedim saat 1 oldu nesrin geldi içeri geçti geçtiyi gibi sarıldım dudağımı dudağına soktum sevişmeye başladım.

Delirmiştim adeta ısırma ne olur belii olsa ölürüm diyordu sakinleştim hemen yatağa uzatım üzerini hepsini bir seferde çıkardım bembeyaz bir vucut micacık memeler korkmasam parçalayacam adeta vucudunu hepsini yalamaya başladım bacaklarına indim amcığını ağzıma aldım şaşkın bakıyordu miden bulanmıyormu diyordu sadece yok dedim ağzıma aldım emzik gibi emiyor yalıyordum dişlerimle parçalıyordum ağzıma öle almıştımki saçımı bastırarak orgazm oldu amından sular akmaya başladı üğzerinden kalktım git amını yıka gel deidm o arada çırılçıplak soyundum odaya geldi beniş öle görü nce şaşkınlıkla bakıyordu sarıldım tekrar seviştim biraz eyil yala aşkım dedim olmaz dedi asla yalayamam midem bulanıyor kocamınkinide hiç yalamadım yemin eti tamam dedim midesi bulanmasın dedim uzatum yatağa bacaklarını açtım amını iyice yaladım üzerine çıktım kocaman yarağıma bakıyorum amcığına bakıyorum beni daha azgınlaştırıyordu yarağımı yavaşça dayadım amına yavaşça içine soktum girmesede zorlansada artık olacaktı yarağımı batırdım amının derimliklerine bağırıyor gözünden sular akıyordu biraz git gelden sonra altımda tekrar orgazm olmuştu ıslanmasıyla yarağım dahada rahat giriyordu pompalamaya başldaım zevke dönüştü inliyor altımda kurban olurum diyordu bende gaza gelip çılgınca amının içine sokup çıkarıyordum köküne kadar bastırıp amının içine boşaldım yarağımı çıkarırkene yarağımın derisi hafiften kalkmıştı aradan bir saat uzandık 2 kez daha yaptım sonra eve giti tabi ki arkadan yapalım dedim bir anda delirdi asla olmaz dedi bende zorlamadım tabiki toplamda 3 kez daha buluştuk ve bitirdim geröekten hayatımız kayabilir di ve biiiti birbirimizxi görüyoruz ama hiç bir şey olmamaış gibi saygılı bir şekilde komşuluk devam ediyor

Üyemiz den gelen hikayedir.. Başka yerde yok..!!

 

Herkese merhaba Burada hikayeleri okudukça çok keyif alıyorum ve bende kendi maceramı yazmak istedim. Kullanacağım isimler sahte olaylar gerçektir , adım Selin sua 39 yaşında bir çocuk annesi 4 yıldır dul bir bayanım seksi çok severim ama dul olmam sebebiyle ve ailemle sorun yaşamamak adına bir sevgili girişimimde olmamıştı aslen bir erkek ile birlikte olmayı çok özlüyordum ama yapacak bir şey yoktu . Erkek kardeşim ve babamla beraber işlettiğimiz bir şirketimiz var merkez ofiste ben işlere ben bakıyorum babam ve kardeşim de şantiyeler ve diğer ofisler ile ilgileniyorlar . Zaten olayda şirkete yeni aldığımız yemek yapan bayan ile daha doğrusu kocası ile tanışmamız ile başladı . lafı çok uzatmayacağım merkez ofisteki 13-14 kişi için çay servisi ve öğle yemeğini yapması için bir bayan işe aldım 35 yaşlarında oldukça cana yakın bir bayandı geçen zaman içinde oldukça yakın olmuştuk patron işçiden çok iki dert ortağı gibi sohbet edebiliyorduk işe başlayalı 6 ayı geçmişti arada eşi onu ziyarete geliyordu birkaç kez karşılaşmıştık oldukça yakışıklı 30 – 35 yaşlarında irice atletik yapılı biriydi .İlk kez gördüğümde etkilenmiştim ondan içimden şöyle bir sevgilim olsa diye geçirmiştim. Esin hanım kıskanmadım desen yalan olur neyse Esin ile konuşurken eşinden bahsediyorduk bir kurumun bilgi işlem biriminde çalışıyormuş ve 4 0 yaşındaymış ama hiç göstermiyor dedim Esin de öyledir kendine çok dikkat eder bazen bu kadar genç hissetmese iyi olur aslında dedi gülerek neyi ima ettiğin anlamıştım ama safa yattım ve nasıl yani dedim anladın işte çok azgın beni hiç rahat bırakmıyor dedi hala 20 lik delikanlı gibi dedi . Bende daha ne istiyorsun her kadın böyle erkek arar sen bulmuşsun bunuyorsun dedim oda ya ben onun kadar istemiyorum 15 – 20 günde bir yeterde artar böyle olunca da hep sorun oluyor bu aramızda dedi.Bu cümle beni çileden çıkarttı içimden kadına bak bulmuş azgın adamı kıymetini bilmiyor diye geçirdim ve aklımda bazi fikirler uçuşmaya başladı adam yakışıklı idi evdeki cinsel hayatı kötüydü bu adam karısın aldatır diye düşündüm, Esin’e ee adam dışarıya gitmesin dedim sen böyle yapıyorsan adamın gözü dışarıda olur dedim. Oda bana bulaşmasın da ne hali varsa görsün yeter ki yarın bir gün kolunda başka biriyle karşıma çıkmasın dedi. Anlam veremedim aslında ve nasıl yani dedim adam dışarı gitsin diyorsun yani kıskanmayacak mısın dedim bana bulaşmasın eve de huzur bozacak bir şey yaşatmadığı sürece hiç te kıskanmam dedi. Kendimce bu adamı ayartmak kolay olur karısının da umurun da değil nasıl olsa bende arada kendi keyfime bakarım diye düşündüm ama nasıl olacaktı adamı nasıl tavlayacaktım bunu üzerine planlar yapmaya başladım bilgi işlemde çalışıyor olduğu aklıma geldi evdeki bilgisayarı bozarak onu tamir etmesi için davet etmeyi planladım ama nasıl bozacağımı bilmiyordum bu konuda biraz araştırma yaptım internetten bazı dosyaları silersem başarabileceğimi öğrendim birkaç gün uğraş sonucunda başarmıştım ertesi gün şirkete gittiğimde Esin bana çay servisi yaparken bilgisayarımın bozulduğunu mümkün ise eşinin gelip bir bakıp bakmayacağını sordum oda tabi ki ne demek ben söylerim bakar ne zaman isterseniz dedi bende peki dedim o zaman onun müsait olduğu zamanı söylersin dedim eşin buraya gelsin ben burada eve götürürüm dedim anlaştık Esin de onlar cumartesi günleri çalışmıyor cumartesi biz beraber geliriz bakar dedi günlerden Perşembe idi o iki günü nasıl heyecanlı geçirdim bilemezsiniz. Cuma günü kuaföre gittim tüm vücut ağda yatım çocuğu babasına gönderdim hafta sonu onunla kalsın diye cumartesiye hazırlıyordum kendimi ne yapıp edip bu adamı elde edecektim sonuçta karısı benim yanımda çalışıyordu bir şey diyemezdi , diyeceğini sanmam zaten neyse cumartesi işe gittim her zamanki gibi oldukça seksi ve bakımlı idim ofisime çıktım Esin çay getirdi eşim 1 saate kadar gelecek diye haber verdi ve aradan bir saat sonra Esin yanında kocası ile geldi oldukça rahat birisi idi bilgisayardaki sorunları sordu bende anlattım işimiz biraz sürer sizin için sıkıntı olur mu dedi yok canım ne sorunu olacak dedim düzelsin de dedim ve ofisten çıktık arabam bindik benim eve doğru gidiyorduk mini olan eteğim arabada iyice açılmıştı farkındaydım ama hiçbir şey yokmuş gibi davranıyordum onunda fart ettiğin anlaya biliyordum ona göz ucuyla her baktığımda gözlerini bacaklarımda yakalıyordum yol bira uzun olduğu için sohbet ediyorduk yalnızlığın zorluğundan bahsediyordum gerekli sinyalleri veriyordum ve oda çok zekice sorular ile lafı iyice açıyordu artık eve gelmiştik içeri girdik önce ona bir kahve ikram ettim sonra bilgisayarın başına geçtik bilgisayara bir CD taktı birkaç işlem yaptı bilgisayar kendine gelmişti hemen ben şaşırmıştım bu kadar kolay mıydı diye sordum oda hafifçe gülümseyerek bu dosyaları silmek yerine koymaktan daha zordur baya bir çaba sarf etmiş olman gerekir dedi o anda gözlerimin içine bakıyor du başka onarmamı istediğin bir şey var mı dedi cevap vermedim direk olarak dudaklarına yapıştım çok ihtiraslı bir şekilde öpüşmeye başladık beni kucağına aldı ve yatak odasını sordu kucağında yatak odasına kadar taşıdı ve yatağın zerine bıraktı gömleğini e pantolonunu çıkartı üzerinde sadece bir baksır vardı ben ise halen giyiniktim uzanıp gömleğimin düğmelerin çözmeye başladı ben ayağa kalktım önde gömleğim sonra eteğimi çıkarttım çamaşırlarımla kalmıştım dudaklarımız birleşti sütyenimin kopçalarını açtı ve çıkartıp kenara attı sona göğüslerimle oynamaya onları emmeye diliyle uyarmaya başladı bnde onun saçların okşuyor ve inliyordum elllri daha aşağı inip üzerimdeki son parçayı çıkarttı ve eliyle kadınlığı okşamaya başladı beni yatağa yatırdı ve kadınlığımı diliyle keşfetmeye başladı öyle güzel bir histiki o kadar zamandan sonra ilke defa bir erkek amımı yalıyor beni uçuruyordu bir süre böyle devam etti ve sonra oda baksırı çıkarttı ve 69 olduk o beni dili ile uçururken bende onu aletini emmeye başlamıştım çok ri bir aleti yoktu bir süre daha devam ettik ve artık içine girmek istiyorum diyerek beni sırt üstü ytırdı bacaklarımı omzuna aldı içime girmeye başladı o an aldığım zevki nasıl anlatsam bilemiyorum sanki ilk kez ilişkiye giriyor gibi hissetim kendimi ve artık kasıklarımız birleşmişti git gel yapmaya başladı öne yavaş yavaş ve osnra giderek hızlandı öyle hızlı girip çıkıyordu ki içime anlatamam ve ilk orgazmımı yaşadım o halaen içimde devam ediyordu kendini geri çekti yanıma uzandı beni üzerine çekti ve tekrar içime girmeye başladı bana devamlı iltifat ediyor çok dar amın var harikasın diyordu ben inlemekten cevap veremiyordum ve ben onun üzerine kapaklanmışken omuzlarımda iterek beni dik hale getirdi üzerinde zıplamaya başlamıştım beni durdurdu alttan beli ile iyice içime doğru bastırdı ve benim belimden kavrayarak beni ileri geri sarsmaya başladı yok böyle bir zevk hem onun aleti en derin yelerimde geziniyor hem de klitorisim ikimizin kasıkları arsında skışıyor ve ben uçuyordu çok kısa sürede tekrar boşalmıştım o halen devam ediyordu ve üçüncü orgazmıma doğru yola çıkmıştım bile hemde ne orgazm öyle şiddetli boşaldığımı hiç hatırlamıyorum benim halim kalmamıştı sik beni doyur erkekliğine diye inliyordum oda doyuracağım taltım her yeri dolduracağım bütün vücudun benim olacak diyordu arıtk üzerine yığılmıştım o ise alttan halen pompalıyordu kulağına haid arıtk boşal dedim az kaldı sabret dedi ben üzerinden indirdi ve domal bakalım birazda öyle sikeyim seni dedi hemen önünde domaldım arkama geçti ve tekrar içime girdi kalçalarım okşuyor çok güzel götün var sikme çok eğelnceli olacak diyordu ben sik aşkım istediğin gibi sik götümün bekaretini sen al dedim ilkmi olacak dedi ben evet dedim kocan salğın tekiymiş böyle bir göt sikilmezmi dedi bende o çok istedi ben vermedim ama sana hayır diyecek halim yok kölen olurum senin dedi peki deid bir yandan içime girip çıkarken amımddam akn sıvıları alıp arka deliğime sürüyor ve parmağı ile baskı yapıyordu bir süre sonra parmağını arkama sokmayı başardı ve devam ediyordu muhteşemdi biraz sonra ikinci parmağını sokmaya başladı hem amımda erkeliği gidip geliyor hemde arkamda iki parmağı deliğim genişletiyor ve beni zevkten uçuruyordu bira sonra içimden çıktı ve aletini kara delğimin ağzına dayadı bende ellerm arkaya atakrak kalçalarımı iki yana yırdım ona yardımcı olmak için ve itmeye başladı zorlanıyorduk ama biraz uğraş ile girmiş ti artı k ve yavaş sakin hareketlerle ilerliyordu canım bira acıyordu ama öyle dayanılmayacak bir acı değildi ve en sonunda kasıklarıın kalçalarımda hissettiğimde öylece bekledi bir süre içimde kalp gibi atıyordu işte bu en sevdiğim sey bayılıyorum ama karım vermiyor diyordu bende kaçırdığını bilmiyor dedim ne zaman istersen ben sana veririm erkeğim bundan sonra benimsin dedim seve seve dedi ve hareketlenmeye bşaladı ben iyice alışıncaya kadar yavaş devam etti ve sonra yine arkamda piston gibi çalışmaya başladı bir taraftan da eli ile amımla oynuyordu gelmek üzere idim geliyorum diye haykırarak iyice hızlandı nefes alışları hırıltıya dönüştü öyle sert vuruyordu ki çıkan sesler herhalde apartmanın her yeniden duyulmuştur ve içimde kalp gibi atmaya başladığında bende tekrar boşalmıştım öylece yatağa yığıldık halen arka deliğimin içinde kalp gibi atıyordu muhteşem bir histi onun sıcacık meniler içimi doldurmuştu resmen biraz öyle kaldıktan sonra içimden çıktı dudaklarıma uzanarak harikasın diye bir öpücük kondurdu bende sende harikasın diyerek onu öptüm dönüp göğsünde yatma başladı sigara ister misin dedi evet dedim gidip sigaralarımızı getirdi beraber birer sigara içtik ben onun göğsünde yatarken oda saçlarım okşuyordu o sırada gözüm saate ilişti eve geleli nerdeyse iki saat olmuştu ben bir anda heyecanlandım iki saat olmuş geç kalmayalı karın şüphelenmesin dedim oda daha dur yeni başladık bugün benimsin bu ilk seferdi ikinci olmadan asla bırakmam seni bugün seni sikilmeye doyuracağım ilk tanıştığımız günden beri seni sikmek istiyordum sen endin istedin çok güzel oldu dedi ve bak ufaklık senden ilgi bekliyor biraz em de kendine gelsin dedi hemen onu ağzıma aldım ve emmeye başladım kıs sürede taş gibi olmuştu başım kaldırdım ve neremi sikmek istersin önce dedim o da muhteşem götünü bir kez sikmek isterim dedi bende peki dedim o yatarken üzerine çömeldim ve sikini arka deliğime hizalayarak üzerine oturmaya başladım ço kolay girmişti içime ve acayip zevk alıyordum daha önce bir bana arkamdan bu kadar zevk alacağımı söylese alsa inanmazdım ama gerçekten hoşuma gitmişti hızla üzerinde zıplıyordum çok büyük zevk alıyordum oda boş durmuyor ve amımla oynuyor benim aldığım zevki ikiye katlıyordu muhteşem bir şeydi epeyce bir süre böyle devam ettik onun gözlerindeki mutluluk beni de mutlu ediyordu ve beni durdurdu sırt üstü yatırıp bacak aram başını gömdü klitorisimi emiyor hem amımı hem de arak deliğim parmağı ile uyarıyordu bu şekilde çok kısa sürede boşalmaya başladım ben boşalmaya başlayınca hemen içime girdi ve hızla pompalamaya başladı anlamadığım hisler yaşıyordum çığlık çığlığa tekrar tekrar boşalıyordum hiç yaşamadığım zevkler yaşıyor kendimden geçiyordum sadece sik beni sik beni diye inliyordum hayatımda ilk kez böyle bir şey yaşıyordum inanın hiç halim kalmamıştı artık resmen pelte olmuştum beni tekrar ters çevirdi yine arkama sokmaya başladı onun beni götümden sikmesi öyle hoşuma gidiyordu ki sik erkeğim doldur götümü bu göt ne zaman istersen senin diyordum oda daha hırsla sikiyordu aldığım zevk dayanılmazdı bana hiç yaşamadığım şeyler yaşattın senin yaşamak istediğin bir şey var mı diye sordum oda evet dedi iki şey vardı birini şu an yaşıyorum diğeri de ağıza boşalmak dedi bende tabi ki dedim zira kocamda severdi bende döl yutmayı severim dedim peki o zaman dedi ve arkamdan çıkıp tekrar amıma soktu öyle hızlandı ki anlatama m ben tekrar boşalmıştım ve geliyorum dedi hemen döndün ve onu ağına aldım emmeye başladım hem de öyle vakumluyordum ki anlatamam ve ağzımın içinde patladı sıcak dölleri damağıma öyle şiddetli çarpıyordu ki hiç tatmadığım kadar güzel bir tadı vardı hepsini yuttum ve iyice temizlene kadar emmeye devam ettim her damlasını sonuna kadar yutmuştum beni yukarı çekti ve dudaklarıma yapıştı uzun bir öpücük kondurdu ve gözlerimin içine bakarak bunda sonra sen benimsin haberin olsun her canım istediğinde seni sikeceğim mazeret kabul etmem dedi bende ne zaman istersen erkeğim dedim ve kalktık duşlarımızı aldık toparlandık ofise geçtik ben Esin’ çok teşekkür ettim oda ne demek problem olduğunda haber verin yeter eşim halleder bende eminim halleder hatta ben onun becerisinden sizin de faydalanmanızı sağlayacağım arkadaşlarıma iletirim bir arıza olduğunda eşini göndeririz ücretini alır dedim Esin sevinmişti bilse ki ben kocasına kendimi siktirmek istediğim zaman için bahane bulmuştum ne derdi acaba ve öğünden beridir haftada en az bir gün beni deliler gibi sikiyor ikimizde halimizden memnunuz.

anlattıklarım yıllarca o anları düşünerek mastürbasyon yapmamı sağlamıştı. Aradan yıllar geçmesine rağmen
o anları unutamıyor ve inanılmaz zevkler alıyordum. Geçen
bu zaman sürecinde aklıma takılan bir başka konuda, Soner abinin
benimle ilgili hisleriydi. O kendisinden 5 yaş küçük ve cinsel deneyimi
olmayan bir kıza mastürbasyon yaptırırken nekadar zevk
almıştı acaba? Yıllarca hep bunu merak ederek yaşadım.

Artık evli bir kadındım ve hayatımda bazı
sorumluluklar vardı. Kocamla çok mutluydum, her nekadar bazı geceler
yataktaki erkeğin Soner abi olduğunu düşlesem de, kocamla evli
olmak harika birşeydi. Evliliğimizin ilk 2 senesi maddi zorluklarla
geçti. Kirada geçen zorlu 2 yılın ardından, kocamın ailesinin
de desteğiyle bir ev aldık ve taşındık. Güzel bir evdi.
Çocukluğumun ve evliliğimin ilk 2 yılının geçtiği
yoksul semtlerden kurtulmuş, daha lüx bir semte, İzmir’in denizle iç
içe güzel semti Küçükyalı’ya taşınmıştık. Evimizin
balkonundan görünen güzel körfez manzarası ve sabahları içimizi açan
deniz kokusuyla, kocamla günlerimiz mutluluk içinde geçiyordu.

Komşuluğun olmadığı bir yerde yaşamak, benim gibi
insanların iç içe olduğu kenar semtlerde büyümüş bir kadın
için biraz garipti belki, ama yine de hayatımdan memnundum. Komşusuzluktan
sıkılmışken, apartmana giriş çıkışlarda
selamlaştığım Eda hanım adındaki, benden 10
yaş büyük bir bayan içimi ısıtıyor, beni yaşadığım
eve dahada bağlıyordu. Güler yüzlü, sevecen bir hanımdı ve
onla sohbet etmek hoşuma gidiyordu. Defalarca birbirimizi davet etmemize
rağmen, bir türlü gelip gitmek kısmet olmamıştı. Bu
durum benim evde yumurtanın kalmadığı bir gün, Eda
hanımdan ödünç yumurta almaya gitmemle son buldu. Bir kat
altımızdaki evlerinin kapısına giderek kapıyı
çaldım. Sanırım evde kimse yoktu, çünkü kapı
açılmamıştı. Tam tekrar eve çıkıyordum ki,
kapının tıkırtısıyla arkamı döndüm…

Kapı açıldığında biraz şaşkındım,
çünkü kapıyı (sonradan 16 yaşına yeni girdiğini
öğrendiğim) Serhat açtı ve “Buyrun?” dedi tebessümle. “Merhaba, Eda
hanıma bakmıştım ben ama…” dedim. “Annem evde yok abla,
markete kadar gitti, birazdan gelir!” dedi. Ben de, “Tamam canım, ben üst
komşunuzum, yeni taşındık, adım Merve, daha sonra uğrarım,
tekrar teşekkürler!” dedim. “Oldu abla, söylerim anneme!” dedi ve
kapıyı kapattı. Güler yüzlü, kendince
yakışıklı bir çocuktu Serhat, ilk görüşte kanım
kaynamış, sevmiştim keratayı. Eve geldiğimde
aklımda markete gidip yumurta ve diğer ihtiyaçlarımı almak
vardı. Üstüme birşeyler giyip gideyim diye düşünürken, kapım
çaldı. Kapıya koşup baktığımda, kapıdaki Eda
hanımdı. Dışarı çıkmak için hazırlandığımdan
altım giyinik olmasına rağmen üstümde sütyenimle geziyordum, “Bir
saniye!” diye seslenip, kapıdan göğüslerim görünmeyecek şekilde
sadece başımı çıkararak, “Pardon Eda hanım, giyiniyordum
da, üstüm çıplak… Gelin siz, buyurun!” dedim.

Eda hanım gülümseyerek, “Önemli
değil… Bana gelmişsiniz, Serhat söyledi.” dedi. “Evet evde yumurtam
bitmişti de, o yüzden rahatsız etmiştim. Ama şimdi ben de
markete çıkmak için giyiniyordum.” dedim. “Aaa, lafı mı olur canım,
komşuyuz şurda, ben getireyim hemen, hem market
kapanmıştır artık, boşuna gidersin!” dedi. Aslında
gerçektende saat geç olmuştu, market akşamları saat 8.30 – 9
gibi kapanıyordu. “Peki ozaman, sağolun, ama olmadı böyle…”
dedim. “Önemli değil, ben getiririm birazdan!” deyip aşağı
kata yöneldi. Ben de kapıyı tam kapatmadan, üstüme birşey
geçirmek için odama geçiyordum ki, odama girer girmez, Eda hanım koşar
adım kapıya gelmişti bile, kapıyı tıklattı. Ben
de, “Buyur buyur, kapı açık!” diyerek yine sütyenimle odamdan çıktım.
Ama birden şok geçirmiştim. Çünkü gelen Serhat idi ve beni sütyenimle
göğüsler fora bir şekilde görmüştü. Birden, “Ayy pardon!”
diyerek, ikimiz de özür diledik ve ben odama kaçtım. Serhat da
kafasını öbür tarafa çevirerek beklemeye başladı…

Hemen elime ilk geçen Body’yi üstüme geçirip dışarı
çıktım. Serhat hemen, “Özür dilerim abla, sen gel içeri deyince ben de
girmiş bulundum, annem yumurta yolladı!” deyip yumurtaları uzattı.
“Asıl ben özür dilerim ablacığım, annen sandım seni!”
dedim. Serhat ta tekrar, “Pardon abla!” deyip, geldiği gibi yine
koşar adım evine gitti. O yaştaki çocuğa resmen göğüs
şovu yapmıştım elimde olmadan. Ama benim üzüldüğüm
konu o değil, çocuğu utandırmış olmamın
verdiği burukluktu.

Aradan geçen zamanla, Eda hanımla samimiyetimiz ilerlemiş, artık
ona abla diye hitap etmeye başlamıştım. Eda ablanın
kocası genç yaşta vefaat etmişti ve oğlu Serhatla
yaşıyorlardı. Eda abla bir muhasebecinin yanında
çalışıyordu. Serhat ise Liseye gidiyordu. Okul tatil olduğu
için Serhat evde yalnız kalıyor ve babasının erken
vefaatı sebebiyle, insanlarla fazla konuşmayan, içine kapalı bir
genç olarak zamanını geçiriyordu. Anlayacağınız çok az
arkadaşı vardı ve tekbaşına Bilgisayar başında
zaman geçiriyordu. Eda ablayla artık samimiyetimiz ilerlediği için, bana,
bazı günler o yokken evine gidip Serhat’a yiyecek birşeyler
hazırlayabilirmiyim diye sormuştu. Ben de, “Olur abla, ne olacak elime
mi yapışacak!” diye kabul etmiştim.

Ertesi gün öğlen alt kata inip Serhat’a birşeyler hazırlamak
kapıyı çaldım. Serhat açtı kapıyı, “Merhaba Merve
abla, gel buyur, yemek işi sana kaldı ha, annem söyledi, zahmet olacak!”
dedi. Ben de, “Yok canım olur mu öyle şey!” deyip içeri girdim. “Ne
istersin? Ne hazırlayım sana?” dedim. Kıymalı makarnaya
bayılırmış, yapmak için mutfağa girdim ve “Sen bak
işine, ben hazırlarım!” dedim. Serhat teşekkür edip
odasına gitti.

Yemeği hazırlamıştım. Serhat’a seslendim, “Serhatçığım
makarna hazır, istediğinde yiyebilirsin, ben çıkıyorum eve!”
dedim. Ama içerden cevap gelmedi. “Serhat?” diye ikinci seslenmemde de karşılıksız
kalınca, usulca yarım açık olan kapısından içeri
baktım. Serhat yatağına uzanmış, gözleri kapalı,
kulağında kulaklıkla müzik dinliyordu. Üstündeki kolsuz tişörtten,
yaşına göre kaslı kolları ve altındaki şorttan
belli olan önündeki kabarıklık, yıllar önce Soner abiyle
yaşadığım günleri aklıma getirmişti ve içim bir
hoş olmuştu birden. Ses çıkarmadan bir süre izledim ve sonra kapıdan
içeri bir adım girip, biraz daha yüksek bir sesle, “Serhattt!!!” diye
seslendim. Bu kez duydu ve “Merve abla kusura bakma müzik dinliyordum!” deyip
ayağa kalktı. Kalkmaz olaydı, ayağa kalkmasıyla
birlikte, önünde, şortundan dışarı çıkmak istercesine
duran o kabarık yarağı gözüme çarptı ve beni mahfetti. Gerçekten
de Serhat’ın yarağı çok büyük görünüyordu. Yıllardır
kocamla çok mutluydum, sex hayatımız da harikaydı, ama
serhatın yarağı aklıma Soner abinin yarağını
getirmişti ve çok tahrik olmuştum…

Yanıma gelerek teşekkür etti ve beni kapıya kadar yolcu etti. Eve
döndüğümde içimde yıllar öncesinden kalan Soner abinin yarağının
görüntüsü vardı. Ve amım sırılsıklam olmuştu. Hemen
odama geçip, Soner abinin yarağını düşünerek, amımı
okşamaya başladım. Hayalimde o koltuğun üstünde oturuyor, ben
de yarağını yalayarak ağzıma alıyorum, emiyorum
ve o da ağzıma, yüzüme, boynuma ve göğüslerime boşalıp
bana sperm banyosu yaptırıyordu. Ama bu kez farklıydı,
çünkü hayalimdeki yarak Soner abinindi, ama yüz Serhat’ın yüzü olmuştu
birden. Ve bu beni dahada tahrik ediyordu. Hayalimdeki Soner abi modelinin
yerini Serhat aldı, artık onun sikini yaladığımı
hayal etmeye başladım ve hayalimde onun yüzüme boşalmasıyla,
ben de sessiz sessiz, “Serhat sik beni! Sik beni Serhat!” diye diye
boşaldım. Kendime geldiğimde bu düşündüklerimden utanmıştım,
nede olsa artık evli barklı bir kadındım ve bu tür
şeyler çocukluğumda kalmıştı. Artık kocamdan
başka bir erkek düşünemezdim ve bunu küçük bir kaçamak kabul ederek duşa girdim.

Aradan birkaç gün geçmişti
ve ben tekrar yemek hazırlamak için Eda ablanın avine indim. Serhat
açtı kapıyı ve buyur etti, sonra herzamanki gibi odasına geçti
ve ben mutfakta yiyecek birşeyler hazırladım. Bir ara Serhat’ı
mutfağın kapısında gördüm. Gülümsedim ve “Ne dikiliyorsun
orda?” dedim. O da gülümseyerek, “Hiiç… Seni izliyorum… Çok güzel kokular
geliyor, ne pişiriyorsun?” dedi. “Tavuk sote yapıyorum!” dedim. Gelip
tavaya baktı ve “Oooo gerçekten harika kokuyor!” dedi. Ama bu sırada
arkamdan bana oldukça yaklaşmıştı ve sanki benim kokumdan
bahsediyor, benim kokumu içine çekiyordu. Bu beni
heycanlandırmıştı ve aklıma evde yaptığım
mastürbasyon geldi. Serhat tavaya bakarken, “Çok güzel kokuyor, nefissss!”
deyip biraz daha yaklaştı ve azda olsa popoma dokundu. Ben artık
iyice ıslanmıştım. Acaba bilerek mi yapıyor diye
düşünürken, “Abla ben duşa girsem ayıp olurmu?” dedi. “Yok
ablacığım, neden ayıp olsun, bak işine!” diyebildim
sadece.

Banyodan su sesi gelmeye başlamıştı. Ama ben hiçte iyi
değildim, içimden bir ses gidip Serhat’ı röntgenlememi söylüyordu. İçimden
sanki bir orospu konuşuyordu, (Serhat’ın yarağını merak
etmiyormusun? Git ve bak!) diyordu. Daha fazla dayanamayıp banyonun kapısına
gittim, anahtar deliğinden baktım ve tam karşımda,
duşun altında 31 çeken Serhat’ı gördüm. Yarağı kocamandı
ve hızlı bir şekilde okşuyordu. Bir anda amım
sırılsıklam olmuştu, adeta şelale gibi akıyordu sularım.
Dayanamadım ve delikten bakarken amımı okşamaya
başladım. Altımda ince penye bir eşofman vardı. Sularımın
eşofmanın önünü ıslatmasından korkuyordum ve biraz aşagı
sıyırıp külodun üstünden okşamaya başladım. Serhat
ta iyice hızlanmıştı. O anda içeri girip kendimi ona
siktirmek için yanıyordum, ama cesaret edemiyordum buna. Bu
düşüncelerin arasında Serhat’in boşaldığını
gördüm ve o anda kendime gelip hızlıca toparlandım ve mutfağa
kaçtım. Serhat banyodan çıkmış ve odasına
girmişti. Aklımda onla yatmak vardı sadece, kendimi zor tutuyordum.
Serhat’a, “Yemeğin hazır canım, ben çıkıyorum
yukarı!” deyip, hemen kaçtım ordan. Eve geldim ve Serhat’in
yarağını düşünerek matürbasyon yaptım, kendimi tatmin ettim.

Akşam üstü olmuştu,
kocamın eve gelip beni sikmesi için sabırsızlanıyordum. Çünkü
ancak kocamla bu azgınlığım üstümden gidecekti. Kocamı
aradım ve “Aşkım ne zaman geleceksin?” dedim. Ama aksilik bu ya, “Hayatım
bu gece biraz geç kalacağım, yetiştirmem gereken işler var!”
dedi. Umutlarım yıkılmıştı ve çaresiz geç saatte de
olsa kocamın gelmesini bekleyecektim. Saat daha 6 idi ve kocam eve erken
geldiğinde bile 9 da anca evde oluyordu. Yani bu gece saat 11-12’ye kadar
kudurmaya devam edecektim. Ben de gece için hazırlanmaya karar verdim, bir
duşa girdim ve vücudumdaki bütün kılları aldım. Duştan
çıkıp saçımı makyajımı yaptım ve
kocamın sevdiği siyah iççamaşır takımımı
giydim. Dantelli ve sexy bir takımdı, kocam beni böyle görünce deli gibi
sikecekti. Üstüme de dizüstü eteğimi giydim ki, kapı çaldı. Saate
baktım, 9.30 idi, kocam erken gelerek bana sürpriz yapmıştı.
Üzerimde sütyenle kapıya koştum yine. Kapıyı açtım ve “Bekle
1 saniye, girme daha!” dedim. Ses gelmedi, bekliyordu. Eteğimi biraz
yukarı çekerek koltuğun üstüne hafif domaldım. Çok sexy
göründüğümden emindim ve şuh bir sesle, “Gel tamam!” dedim…

Ama birkez daha şok olmuştum, çünkü gelen yine Serhat idi. Çocuk içeri
girdi ve ne oldugunu anlamadan öylece donakaldı. Ben de
şoktaydım. (Bu Serhat’in evime ikinci gelişiydi ve beni yine yarı
çıplak görüyordu. Ama bu kez farklıydı, çünkü ben de onu banyoda
çıplak görmüştüm!). Gözüm hemen sikine kaydı. Siki kalkmıştı
ve dışarı çıkmak ister gibi şortunu zorluyordu. “Pardon
abla!” deyip kafasını öbür tarafa çevirdi. Ben de en yakın odaya
kaçtım. İyice delirmiştim, ben kendimi ona siktirmemek için zor dururken,
o sürekli yarı çıplak yakalıyordu beni. Odanın
kapısına yaklaştı ve “Abla pardon yaa, yine kaza oldu! Annemden
haberin varmı? Geç gelecekmiş te, yiyecek birşey varmı
sende diye bakmaya gelmiştim!” dedi. Benden ses çıkmayınca, “Ama
boşver abla, yemesemde olur, beklerim annemi…” dedi. Üzülmüştüm,
sonuçta suç bendeydi, çocuk nerden bilsin onu kocam sandığımı.

“Bekle bekle!” dedim odadan çıktım, ellerimle göğüslerimi
kapatıyordum. Onun ise siki halen sopa gibiydi. İçim iyice tuhaf oldu.
O da bana bakıyordu. Güldüm ve “Alıştın artık beni
böyle görmeye haa?” dedim. Güldüğüm için o da rahatlamıştı ve
gülümsedi. “Gel mutfağa bakalım!” dedim. Artık tahrik
olmamın da verdiği rahatlıkla ellerimi göğüslerimden çektim.
Ama onun arkamdan popoma baktığını hissediyordum. İyice
orospuluk damarlarım kabarmıştı, resmen istiyordum 16
yaşındaki çocuğu. Buz dolabının kapağını
açtım ve eğildim. Önünde kısa eteğimden popomun
göründüğünden emindim. Artık çok azmıştım, kafamı
ona çevirip, “Yemek istediğin özel birşey varmı? Yoksa ben ne
verirsem ona razımısın?” dedim gülümseyerek. Bakışları
çok farklıydı, bana yıllar önce benim Soner abiye baktığım
gibi bakıyordu. “Sen ne verirsen yerim Merve abla!” dedi, ama artık
gülmüyordu. “Gel bakalım!” dedim. Yanıma yaklaştı. Ben halen
eğilmiş bakıyordum. İyice yaklaştı ve artık
tam arkamdaydı…

Kendimi ona doğru götürdüm
ve popomu sikine temas ettirdim ve arkamı döndüm, “Ooooo Serhat, ne
değiyor bana öyle?” dedim sexy bir sesle. Birşey diyemedi
çocukcağız. Popomu sikine biraz daha bastırarak, “Nekadar
kalın, sopa mı?” dedim. Serhat fazla dayanamadı ve belimden
kendine çekti, iyice yerleşti siki götüme ve “Hayır merve ablacığım,
o benim şeyim!” dedi. İyice azmıştım ve “Neyin Serhat?
Söyle hadi!” dedim. Gözlerimde sikilmeye hazır bir bakışla ve
sexy sexy söylüyordum bunu. Serhat delirmiş gibi bakıyordu ve “Yarrağım
Merve abla!” dedi. Gülümsedim, “Ooo nekadar sert o öyle! Peki nereye
değiyor şuan farkındamısın?” dedim. “Hayır Merve
ablacığım, söyle nerene?” dedi. Sanki yıllar önce Soner
abiyle yaşadığım an gibiydi herşey. Gözlerine baktım
ve “Amcığıma değiyor canım!” dedim ve bir hamlede külodumu
yana çekip, “Bak görüyormusun amcığımı? Yalamak istermisin?
Hadi yala amcığımı!” dedim.

Serhat delirmişti, birden amıma yumuldu ve yalamaya başladı.
“Oohh Merve abla, çok tatlı amın!” diyordu ve beni delirtiyordu. İyice
kendimden geçmiştim ve dönüp sikini okşamaya başladım. Sonra
sikini dışarı çıkarıp amıma sürüp
başını ıslattım, artık içime girmeye
hazırdı. Sikinin başını amımın deliğine
yerleştirip, “Hadi!” dedim. Ve Serhat içime girip çıkmaya
başlamıştı. Okadar kalın ve sıcaktı ki,
dayanamıyordum. Yaklaşık 4-5 dakika o şekilde amıma pompalayıp
beni boşalttı. O daha boşalmadan, “Yeter!” deyip ayağa
kalktım ve “Şimdi sıra benim isteğimde!” dedim ve salona
götürdüm, onu koltuğa oturttum. Siki kocamandı ve önümdeydi. Yıllarca
Soner abiye yaptığımı hayal ettiğim ve son zamanlarda
aynı şeyi Serhat’a yapmak için delirdiğim şeydeydi
sıra. Sikinin başını iştahla emip yalamaya
başladım. Serhat delirmişti ve “Oohhh, Merve ablamm benimm,
karıcığımm benimmm!” deyip, saçımdan tutup
ağzıma vermeye devam ediyordu. Ben de ona yıllar önce aynı Soner
abiye dediğim gibi, “Sik beni Serhat! Amımı, götümü,
ağzımı, heryerimi sikkk erkeğimmm!” diye inliyordum….

Serhat daha fazla dayanamadı ve şiddetli bir biçimde ağzıma yüzüme fışkırtmaya başladı. Ağzımdan çenemden akan spermler göğüslerime doğru süzülüyordu ve ben halen Serhat’ın yarrağını yalamaya devam ediyordum. Serhat’i boşaltmıştım,
şimdi ben de boşalmalıydım. Onu yatırdım koltuğa ve amımı ağzına dayayıp sürtünmeye başladım. Saniyeler içinde ikinci kez boşalıp Orgazm oldum. Serhat’ın da ağzı yüzü amımın sularıyla yıkanmıştı…

Hemen kalktım ve “Birazdan kocam gelir, çabucak gitmen lazım aşkım!” deyip onu da kaldırdım ve dudaklarından öpüp evine yolladım…

32 yaşındayım, adım Nahit. Yıllarca bir fabrikanın müdürlüğünü yaptıktan sonra, 7 yıldır tecil ettirdiğim askerliğimi yapmak için müracatta bulundum. Fabrikada tüm personel tarafından sevilen, sayılan, aynı zamanda çok otoriter biriydim. Fabrikanın yemekhaneden sorumlu aşçısı, Erkan isminde genç biriydi ve iki ay önce 17 yaşında bir kızla evlenmişti. Düğününe beni de davet etmiş, ben şehir dışında olduğum için düğünlerine gidememiş ve evlendiği kızı görememiştim, fakat çokta merak ediyordum. Bu arada erkan benden çok korkar, aynı zamanda çokta saygı gösterir, her zaman günlük menü dışında bana özel yemekler yapar, bazen de, “Müdürüm bir gün seninle kafaları çekelim, mezeler benden!” derdi. Ama bir türlü işlerimizin yoğunluğu nedeniyle fırsat bulamamıştık. Neyse günüm geldi işimden ayrıldım ve askere gittim. Askerden geldikten sonra oturduğum apartmanın altında boş olan bir dükkanı kiraladım ve inşaat malzemeleri üzerine bir işyeri açtım. Aradan 6 ay kadar geçmişti, bir gün fabrikaya eski patronumu ziyaret için gittim. Fabrikada benim dönemimden çalışan hiç kimse kalmamış, bütün personel yenilenmiş, patron işleri baya bir küçültmüştü. Çalışanlara yemekhane sorumlusu Erkanı sordum, onun da işten ayrıldığını ve yemeklerin tabildottan geldiğini söylediler. 15 gün kadar sonra bir gün sabah dükkanın önüne bir sandalye atıp güneşlenirken, motorlu birisi önümden geçti ve Erkana çok benziyordu. Ama güneş gözlüğü taktığı için tam emin olamadım. Aynı kişi akşam üzeri tam ters istikamete doğru geçince, ben sabahları ve akşamları yola bakmaya başladım ve her gün geçiyordu. Bir kaç gün sonra akşam geçerken ben bunu durdurdum, evet Erkandı. Beni görünce baya bir şaşırdı, “Oooo müdürüm!” deyip elime sarıldı. Dükkana davet ettim. Hoş beşten sonra, “Bir kaç gündür görüyorum ama emin olamadım, her gün bu caddeden nereye gidiyorsun?” diye sordum. Yeni taşınmışlar, evi caddenin sonundaki varoş mahallesinde imiş ve başka bir fabrikada aşçı olarak çalışıyormuş… Baya bir hasret giderdikten sonra, motoruna bindi, giderken de, “Müdürüm, ailecek te görüşelim, buralarda hiç çevremiz yok, herkes kendi halinde, bari sizinle gidip gelelim, hanımın ve çocuğun çok canı sıkılıyor!” dedi. Okeyleştik ve “İstediğiniz zaman buyurun gelin!” dedim. Akşam durumdan eşime de bahsettim. Bu arada ben 8 yıllık evliyim ve 4 yaşında bir çocuğum var. Erkanın da hemen bir çocuğu olmuş ve bir buçuk yaşına girmiş. Eşim, “Olabilir, eğer hanımı kafadengi birisi ise, benim de canım sıkılıyor aslında, benim içinde iyi olur.” dedi. Erkan bir kaç gün sonra dükkanın önünden motorla geçtiğinde bu sefer arkasında başörtülü, pardesülü kapalı bir bir bayan ve kucağında bir çocuk vardı. Ofisimde olduğum için onlar beni görmedi, ama ben çok şaşırmıştım, karısının kapalı biri olabileceğini hiç düşünmemiştim ve ilk defa görüyordum, fakat çok hızlı geçtikleri için doğru dürüst görememiştim. Cumartesi akşam üzeri Erkan dükkana uğradı ve “Müdürüm, müsaitseniz Pazar günü size gelmek istiyoruz?” dedi. Karıma telefon açıp müsait olup olmadığımızı sorduğumda, karım da, “Müsaitiz müsaitiz, buyursunlar gelsinler, hatta biraz erken gelsinler kahvaltıyı da birlikte yapalım!” dedi. Pazar günleri işyerini açmıyordum, Pazar sabah erkenden kalkıp unlu mamül fırınına giderek Simit, Poaça ve Börek aldım ve beklemeye başladık. Saat 10:00 gibi geldiler, kapıda karşıladık. İçeri geçtiler, “Hoşgeldin!” diyerek eşine elimi uzattım ve tokalaştık. Ama ne tokalaşma! Elleri ateş gibi yanıyordu! Samimi bir şekilde, “Ben Hayriye!” dedi. “Ben de Nahit!” dedim ve ekledim, “Bu arada siz hasta olacaksınız galiba, ateşiniz var!” dedim. Hayriye hafif gülümseyerek, “Yok, benim doğal halim bu!” dedi. Erkan da, “Müdürüm ben kışın soba kullanmıyorum, Hayriyenin teni çok sıcaktır!” dedi, gülüştük. Hayriye minyon tipli, hafif çukur gözlü, beyaz tenli, yüzü ve vücut yapısı süper güzel bir kadındı. Ona bakmaktan kendimi alamıyor, fakat göz göze gelmeye de korkuyordum. Kahvaltı masasına geçtik. Hayriye çocuğu uyutmak için yan odaya geçti. Bu arada biz masaya oturunca, ona benim karşımdaki sandalye kaldı. 5-10 dakika sonra geldi ve karşıma oturdu. Derin bir kahvaltı sohbeti, yaz olduğu için balkon kapısı açık, güzel bir ortam, kakara kikiri 2 saat kadar masada kaldık. Hayriye kapalı olmasına rağmen çok hoş sohbet, biraz utangaç ama konuşkan birisiydi. Kahvaltıdan sonra biz balkonda koyu sohbete dalmışken, hanımlar bulaşık falan derken öğlen oldu ve hanımlar yanımıza gelerek pikniğe gitme teklifinde bulundular. Hazırlıklar yapıldı pikniğe gittik. Vaktimiz çok güzel ve eğlenceli geçiyor, bu arada samimiyetimiz artıyordu. Piknikte çay içerken Hayriye bana “Nahit abi, Erkan 3 yıldır seni öyle anlatıyordu ki, merakımdan çatlamıştım!” dedi. Erkan da lafa girdi, “Ee o benim biricik müdürüm, bana çok babalık yaptı, ondan gördüğüm iyiliği babamdan görmedim ben, gerçi fabrikada yardım etmediği tek işçi yoktu, o fabrikadaki bütün işçilerin babasıydı!” dedi. Hayriye de, “Abi ne zaman bir durum olsa Erkan, şimdi Nahit müdürüm olacaktı ben bu hale düşmezdim diyor, seni anlata anlata bitiremiyor!” dedi. Bu arada eşim bir bana, bir Hayriyeye bakıyor, bir şeyler çözmeye çalışıyordu. Ben ise kötü duygulara girmemek için kendimi zorluyor, fakat Hayriyeden de gözümü alamıyordum. 19 – 20 yaşında, süper güzel bir hatun karşımda ve göz göze gelmemek için resmen kendimle savaşıyorum. Akşam üzeri piknikten döndük, akşam yemeği falan derken saat 22:30 oldu. Herkes pikniğin de etkisiyle baya yorulmuştu. Bunlar, “Artık kalkalım…” dediler. Sabah gelirken minibüsle geldikleri için yine minibüsle gitmeleri gerekiyordu ben, “Olmaz, minibüsle göndermem, sizi ben bırakırım!” dedim. “Ya zahmet etme.” falan dediler. Ben de, “Hem evi de öğrenmiş olurum.” deyince itiraz etmediler. Eşime, “İstersen sen de gel.” dedim. Eşim, “Ben yorgunum, sen bırak gel.” dedi. Neyse ben bunları evlerine bıraktım. Arabadan inerlerken çocuk Erkanın kucağında idi. Vedalaşırken yine tokalaştık, ama Hayriyenin elleri yine ateş topu gibi yanıyor ve içimi fena yapıyordu. Elimi bırakmadan, “Nahit abi her şey için çok teşekkürler, çok güzel bir gündü, en kısa zamanda biz de sizi bekliyoruz!” dedi. Bu arada gözlerimin içine bakıyordu, durduğum yerde yarağım kazık gibi olmuş, yüzüm kızarmıştı. “Abi sen bana diyorsun ama sen hasta olacaksın, yüzün kıpkırmızı ve terliyorsun!” dedi. Ben de güneş çarpmış olabileceğini söyledim. Vedalaştık ve ben eve döndüm. Eşim geceliğini giymiş yatmış, yatakta beni bekliyordu. Soyundum ve yatağa girdim. Biraz sohbet ettik, onları nasıl bulduğunu sordum. Çok beğendiğini, iyi insanlar olduğunu ve görüşebileceğimizi söyledikten sonra bana manalı manalı bakarak, “Umarım bu düşüncelerim yüzünden beni pişman etmezsin!” dedi. (Eşim çok kıskanç bir yapıya sahiptir). “Ne demek istiyorsun?” dedim. “Kız çok güzel ve sana da çok hayran kaldı!” dedi. “Ne alaka? Kocası anlatmış, o da merak etmiş, ne var bunda?” dedim. “Daha çok toy, sen yine de dikkat et!” dedi. “Abartıyorsun! Duymadın mı, bana Abi diyor, ayrıca kapalı birisi!” dedim. “Orası öyle, ama ne bileyim, o kadar güzel ki kıskanmamak elde değil!” dedi. Ben de, “Sen ondan güzelsin karıcığım!” diyerek dudaklarından öptüm ve amını avuçladım ve okşamaya başladım. Sonra karımın külodunu çıkardım, amını yalayıp, az önceki elin sıcaklığının ve konuşmalarında etkisinde kalarak kazık gibi olmuş yarağımı karımın amına geçirdim. Karım, “Offfffff, işte bu huyuna bayılıyorum senin, ne zaman aklımdan geçse yarağını amımda buluyorum!” diyor ve dudaklarını ısırıyordu… Ben ise Hayriyeyi siktiğimi hayal ediyor, karıma köklüyordum. Karım zevke gelmiş çılgınlar gibi inliyor, “Ben bu yarağı kimseyle paylaşamam! Bu yarak bana ait! Sakın o karıyı sikeyim deme!” diyor, kendi kuşkularını dillendiriyordu. “Karıcığım merak etme, Hayriye karşımda soyunup bacaklarını ayırsa bile dönüp bakmam!” diyerek karımın amına pompalıyordum. Karım, “Ben seni bilmezmiyim? On senedir yediğim bu yarağı tanımazmıyım? Öyle bir fırsatı kaçırırmısın sen, bulduğun ilk fırsatta koyarsın kızın amına!” diyor, beni daha da azdırıyordu. 20 dakikadır karımı sikiyordum ve artık son noktaya yaklaşmıştım, hızla pompalıyor, “Merak etme aşkım, siksem bile bana senin kadar zevk veremez!” diyerek karımı rahatlatmaya çalışıyordum. Karım ise ikinci defa boşalıyor olmanın zevkiyle “Sik kocacığım sik, bu yarağa helal olsun, bu yarak ne Hayriyeler hak ediyor! Offfff çıldırıyorum, pompala kocacığım, kökle amıma!” derken, korunmadığı için, yarağımı son bir hamleyle karımın amından çektim ve göbeğine boşaldım. Nefes nefese kalmış bir vaziyette üzerinde 2-3 dakika hareketsiz kaldım, sonra yanına uzandım. Karım dudağıma bir öpücük kondurarak, “Az önce söylediklerimi sakın ciddiye alıp ta kıza birşey yapayım deme haa! Sana belli olmaz, izin verdiğimi falan düşünürsün!” diyerek gülümsedi. Aradan 3-4 gün geçmişti ama Hayriye bir türlü aklımdan çıkmıyor, resmen bütün gün düşüncemi işgal ediyordu. Ellerinin sıcaklığı aklıma geldikçe yarağım kalkıyor, elleri böyleyse acaba amı nasıldır bunun diye düşünmeden edemiyor, bir yandanda arkadaşımın karısı hakkında böyle düşünceler taşıdığım için kendime kızıyor, müthiş bir suçluluk duygusu yaşıyordum. Tam bir ikilem içindeydim. Bir akşam vakti tam dükkanı kapatmayı düşünüyordum ki, Hayriye caddenin karşı kaldırımından kucağında çocuk ile yavaş yavaş yürüyerek evlerinin ters istikametine doğru gidiyor ve sık sık arkasına dönüp bakıyordu. Hemen koşarak yanına gittim ve arkasından, “Hayriye?” dedim. Galiba sesimi tanıyamadığı için birden irkildi, beni görünce de biraz rahatladı. “Bu saatte böyle yaya nereye gidiyorsun? Hayır mı?” dedim. “Abi sorma ya, Erkan gece vardiyasında çalışıyor, işe gitti, ben de annemlere gidiyorum. Minibüsü beklemeyeyim, yavaş yavaş yürüyeyim dedim, ama hep dolu geçiyorlar, almadılar, buraya kadar geldim.” dedi. Ben de, “Yorulmuşsun, gel biraz dinlen, böyle olur mu, o kadar yol kucağında çocukla yürünür mü, gel hadi!” diyerek çocuğu kucağından alarak, biraz da emrivaki bir tavırla işyerime götürdüm… Hayriye yorulmuş, kan ter içinde kalmıştı. Soğuk bir kola ikram ettim. “Abi ben almasaydım, geç oluyor, şimdi minibüsler nöbete düşerse çok geç kalırım!” dedi. Ben de, “Merak etme, seni bu saate minibüsle gödermem, ben bırakırım, rahat ol, al şunu iç, serinle biraz!” dedim. “Nahit abi zahmet etme, ben minibüsle giderim!” dedi. Ben kaşlarımı çatarak “Seni bu saatte böyle göndermem, sonra Erkan duyarsa bana kırılmaz mı?” dedim. Hayriye de çaresiz, “Peki abi!” dedi ve kolayı aldı. Çocuk uyuyordu, koltuğa yatırmıştım. Sohbete başladık, tam karşımda oturuyor ve havadan sudan konuşuyorduk. Ben ise yine gözümü dikmiş öyle derinlere dalmıştım. Bir kaç defa göz göze geldik. Ben hep gözümü kaçırıyordum ve sonuncuda kaçıramadım, bir an sessizlik oldu, 10-15 saniye gözgöze bakıştık. Bu defa o gözünü kaçırdı, ben hemen toparlanmaya çalıştım, ama bu arada masa altında benim yarak yine kazık gibi olmuştu. “Abi ne zaman kapatıyorsun?” dedi. Bende “5-10 dakikaya kadar kapatırım, gideriz!” dedim. Bu arada yukarıyı evi aradım ve bir işim olduğunu, bir yere kadar gidip geleceğimi ve merak etmemelerini söyledim. Masanın altından yarağımı düzelttim, eğer anlarsa rezil olacağımı düşündüm ve sakinleşmek için bir kaç dakika dikkatimi dağıttım, masadaki evrakları dosyaları falan toparladım. Sakinleşince de, “Hadi kalkalım!” deyip çocuğu kucakladım ve arabaya kadar ben götürdüm. Arabaya varınca çocuğu almasını, kapıları açacağımı söyledim. Çocuğu alırken ben biraz çekingen davrandım, ama o çok rahattı ve yanaştı, çocuğu sıkı tutabilmek için sarılarak alırken, benim kolumun birisi çocukla onun arasında kaldı ve pardüsünün üzerinden taş gibi göğüslerini ilk defa hissederken neredeyse kalp krizi geçirecektim. Kapıları açtım, arkaya binmek istedi. “Aşk olsun, bu da ne demek oluyor? Hakaret sayarım bunu!” deyince, “Ay abi özür dilerim, böyle düşüneceğini bilemedim!” dedi ve ön tarafa geçti. Neyse yola çıktık, bu arada hava iyice kararmıştı. Ben acele etmiyor, yolu uzattıkça uzatmaya çalışıyorum. Gideceğimiz yer normal trafikte yarım saatlik yoldu, ama akşam trafiği de işin içine girince baya bir uzadı. Trafik durunca, ben kucağındaki çocuğun yanağını okşamak bahanesiyle ona yanaşıyor, zaman zaman kazara olmuş gibi göğüslerine elimi sürtüyordum… Çaktırmadan kalkmış yarağımı düzelttim ve konu açılsın diye, “Demek Erkan benden çok behsetti ha, öyle mi?” diye sordum. “Sorma Nahit abi, seni yere göğe sığdıramıyor, ben de merakımdan çatlıyordum.” dedi. “Eee merakın geçti mi? Nasıl, merak ettiğin kadar varmıymışım bari?” dediğimde, bir iki saniye sustu ve “Evet, çok iyi bir insansınız!” dedi. “Teşekkür ederim, sizde iyisiniz, Erkanı severim, çok saygılı çok efendi bir çocuk. Onla evli olğun için çok şanslısın! Eminim iyi bir kocadır!” diye zarf attım. Hayriye yine bir iki saniye sustuktan sonra, “Eh işte, öyledir…” dedi. “Ne demek şimdi bu? Nasıl eh işte? Evliliğinizde sorun mu yaşıyorsunuz?” diye sordum. “Abi evlilik olur da sorun olmaz mı?” dedi. “Hayırdır, büyük bir sorun mu? Bak üzüldüm şimdi, oysa ben sizi çok mutlu görmüştüm.” dedim. “Yok, tabi ki mutluyuz, ama bizim de kendimize göre sorunlarımız var tabi, biraz özel sorunlar Nahit abi.” dedi. “Bana güvenebilirsin, eğer paylaşmak istersen seni dinlerim ve elimden geldiğince de çözümü konusunda yardımcı olurum, ayrıca bende sır olarak kalır, bu konuda bana güvenebilirsin!” dedim. “Nahit abi sana güvenmesem bu kadarını da söylemezdim zaten, ama güvensem de daha fazlasını anlatmam doğru olmaz.” dedi. “Peki sen bilirsin!” deyip, torpidodan bir kartvizitimi çıkardım ve uzattım, “Eğer çok daralır da konuşmaya ihtiyaç duyarsan çağrı bırak, ben seni ararım!” dedim. Kartı aldı, “Tamam abi, ararım!” dedi. Bu arada yüzü değişmiş, hüzün, utanma, çekinme ve korku karışımı tuhaf bir ifade almış, gözlerini karşıya dikmiş anlamsızca yola bakıyordu. Bir kart daha çıkardım ve bir kalemle birlikte uzattım, “Buna da sizin numarayı yaz, bende de sizin numaranız bulunsun.” dedim. Numarasını yazdı ve uzattı. Baktım ev numarasını yazmış sadece, “Cep numaranı da yazsaydın.” dedim. “Ben cep telefonu kullanmıyorum, hep evde olduğum için ihtiyacım olmuyor.” dedi. “Peki tamam!” dedim. Bu arada gideceğimiz yere varmıştık. Hayriyeye arabadan inmeden ona, “Sen kötü görünüyorsun, büyük bir sorununuz var galiba?” diye sordum. “Yok bir şey abi, sonra anlatırım!” dedi. “Tamam o zaman, yarın mutlaka telefonunu bekliyorum, anlatacaksın bana!” dedim. “Tamam! Erkan öğleden sonra saat 2:30 gibi evden çıkıyor, ozaman ararım.” dedi. “Tamam o zaman saat 2:30 dan sonra telefonunu bekliyorum, mutlaka ara bak! Bu arada sen geri nasıl döneceksin, saatte epeyce oldu?” diye sordum. “Ben bu gece burada kalacağım abi, kardeşimin düğün hazırlıkları var, yarın alışverişe çıkacağız, alışverişten sonra oradan direkt minibüsle dönerim eve. Abi çok teşekkür ederim, sana zahmet oldu bu geç saatte.” dedi. “Ne zahmeti canım, ne olacak ki, ne zaman arabalık bir durum olursa, gece gündüz farketmez, aramazsan gücenirim!” dedim ve tokalaşmak için elimi uzattım. Çocuğun başını dizine koydu ve tokalaştık. Eli elimde, “Yok bu sıcaklık normal bir şey değil!” diyerek gülümsedim. “Abi benim elim hep böyledir, pek tokalaşmam ama kimle tokalaşsam çocukluğumdan beri hep bunu söylüyorlar, demek ki sıcak kanlı birisiyim!” diyerek o da gülümsedi ve arabadan indi. Hemen geri döndüm, ama içim içime sığmıyordu, eve nasıl vardım bilmiyorum. Gözümün önünden gitmiyordu, ertesi gün öğlene kadar bana bir yıl kadar uzun geldi. Saat 14:30 gibi çıktım dışarıya ve Erkanın geçmesini bekliyorum, ama geçmedi. Saat 15:30 oldu, ne Erkan geçti ne Hayriyeden telefon geldi, kafayı yiyordum. Masama geçip koltuğuma oturup gözlerimi saate diktim, kulağım telefonda. Saat 16:15 oldu hala telefon yok. Ne olursa olsun ben arayacaktım, eğer Erkan açarsa (Haftasonu müsaitseniz, ya siz gelin, yada biz gelelim) deyip bir şekilde olayı kapatacaktım. Kaldırdım telefonu, çevirdim numarayı, daha ilk çalışının ilk saniyesinde telefon açıldı… “Alo.” dedim. Hayriyeden titrek ve kısık bir sesle cevap geldi, “Alo?” dedi. “Ben Nahit, Erkan evde mi?” diye sordum. “Yok Nahit abi, 14:30’da gitti o.” dedi. “Buradan geçmedi, kapıda bekledim ama göremedim?” dedim. “Abi motorla gitmedi, servisle gitti, normalde servis alıyor onu, ara sıra motorla gidiyor.” dedi. “Anladım. Hani arayacaktın, neden aramadın?” diye sordum. “Aramadım işte…” dedi. “Neden? Hani konuşacaktık?” diye sordum. Kısa bir sessizlik oldu, “Boşver Nahit abi, konuşmayalım!” dedi. “Hmmm. Pardon, sanırım aramakla ben yanlış yaptım. Ben konuşacağımızı, bana sıkıntılarını anlatacağını düşünmüştüm.” dedim. Yine kısa bir sessizlikten sonra, “Abi hangi sıfatla dinleyeceksin benim sorunlarımı, yani sana neden anlatayım, seninle neden konuşayım bunları?” dedi. “Dost olduğumuzu düşünüyordum ben.” dedim. “Tamam abi dostuz, ama aile dostuyuz, sorunlarımızla seni meşgul etmek istemem.” dedi. “Sen bilirsin, ama akşam da dediğim gibi, eğer anlatmak, boşalmak istersen dinlerim ve anlattıklarını da bir sır olarak saklarım (burada boşalmak kelimesini özellikle kullanmıştım), her şeyi içine atmak sağlığına zarar verebilir, insanda bazen dışa vurma ihtiyacı doğar.” dedim. “Ya elbette konuşmaya ihtiyacım var, elbette birilerine anlatsam rahatlarım, ama bu neden siz olasınız? İşte benim kafamı karıştıran bu, yoksa birileriyle sıkıntımı paylaşmayı bende isterim.” dedi. “Sen bilirsin, kime güveniyorsan onunla paylaşırsın, güvendiğin birisi varsa ona anlat, ama içinde tutma. Akşam bir ara çok kötü oldun, o halin aklımda kaldı, üzüldüğüm için aradım, onun için anlatmanı istedim, bana güvenebileceğini düşündüm.” dedim. “Güveniyorum…” dedi. “Güveniyorsan anlatırsın.” dedim. “Şimdi değil, ama belki daha sonra anlatırım.” dedi. “Peki ne zaman istersen anlatabilirsin, bilesin ki ben dinlemeye hazırım!” dedim. “Tamam abi bunu bilmek içimi rahatlattı.” dedi. “Seni tutmayayım, eğer işin varsa kapatabiliriz.” dedim. “Yoo işim yok, çocuk uyuyor zaten.” dedi. “İyi, benim de canım sıkılıyordu, sakıncası yoksa öylesine sohbet edelim.” dedim. “Sakıncası yok…” dedi. “Alışverişi yaptınız mı?” diye sordum. “Evet yaptık, çok güzel şeyler aldık.” dedi. “Senin güzel şeylere ihtiyacın yok ki.” dedim. “Bana değil, kardeşime aldık… (Biraz sessizlik oldu) Hem benim neden güzel şeylere ihtiyacım olmasın ki?” diye sordu. Sustum, terledim ve titremeye başladım. Titrek bir sesle, “Sen zaten çok güzelsin, extra güzel bir şeye ihtiyacın yok!” dedim. Yine kısa bir sessizlik ten sonra, “Ciddi ben güzelmiyim?” diye sordu. “Hemde çok!” dedim. “İltifatın için teşekkür ederim, bunu duymak çok güzel!” dedi. Hayriyenin bu sözleri bana cesaret vermişti, artık balık oltaya geliyordu, “İltifat değil, gerçekten çok güzelsin, hatta hayatımda gördüğüm en güzel kadınsın!” dedim. “Yok artık, o kadar da abartmayın lütfen!” dedi. “Abartmıyorum!” dedim. “Nerem güzel ki?” diye sordu. “Yüzünden başka nereni gördüm ki?” deyince gülüştük… “Beni güzel bulmana sevindim Nahit abi!” dedi. “Sorununuz bu mu yoksa, Erkan seni güzel bulmuyor mu?” diye sordum. “Yok, o da güzel olduğumu söyler ara sıra.” dedi. “Hmmm, tutturamadım!” dedim. “Abi sonunda konuşturacaksın beni, bizim sorunumuz sağlık sorunu!” dedi. “Nasıl yani, sağlık derken? Yoksa hastamısın? Demiştim sana bu sıcaklık normal değil diye.” dedim. “Yok abi, sorun Erkanda, bende değil!” dedi. “Öylemiiii? Peki nesi var? Hemen tedavi ettirelim, ağır bir hastalığı falan mı var? Doktora gittiniz mi?” diye sordum. “Hayır gitmedik! Zaten sorun da bu! Doktora gitmemesi!” dedi. “Nasıl yani? Niye gitmiyor ki?” dedim. “Gitmiyor işte!” dedi. “Ben götürürüm onu, sen hastalığını söyle bana!” dedim. “Gitmez abi! Utanıyor!” dedi. “Yahu sağlığın utanması mı olur, bu nasıl bir zihniyet, doktora gidilmez mi, nesi var bunun? Verem mi? Kanser mi?” diye sordum. “Yok abi, öyle bir şey değil, erkekliği ile ilgili…” dedi. İşte tuzağıma düşmüştü. Biraz sessizlik oldu. “Hmmm, sanırım anlıyorum, ama sağlık sağlıktır, ben öyle düşünürüm, eğer tedavisi olan bir rahatsızlıksa gitmeli doktora!” dedim. “Abi özür dilerim, ama bir şey soracağım, tamam ben sana güveniyorum, ama aynı zamanda da senden utanıyorum, biraz açık konuşsam ayıp olur mu?” dedi. “Ne ayıbı yaa! Sen ne saçmalıyorsun, ayıp falan olmaz, istediğin gibi konuş! Anlat şimdi, nedir sorun?” dedim. “Abi Erkanın erken boşalma sorunu var!” dedi. “Öylemi? Hmmm, anladıımm, peki ne kadar erken?” diye sordum. “Çok erken! Dakika bile sürmeden! Bir defasında içine bile giremeden 3 kere boşaldı, dördüncüde de içine girer girmez boşaldı ve o günde çocuk kaldı. Aslında gerdeği de o gün yapmış olduk, yani düğünden 2 ay sonra! Ara sıra söylüyorum doktora gidelim diye, doktora gideceğimize beni öldür diyor.” dedi. “Hmmm, durum baya vahimmiş, senin adına nekadar üzüldüğümü bilemezsin!” dedim. “Nahit abi bana bunları anlattırıyorsun da, peki yengemle sizin sevişmeniz nekadar sürüyor? Ne sıklıkta yapıyorsunuz?” diye sorduğunda bir üst Level’e geçtiğimizin göstergesiydi bu soru. Zafer kazanma yolunda ilerliyordum. Konuşmanın bundan sonrasını iyi yönlendirebilirsem, Hayriyeyi kesin sikebilecektim. “Yengenle hemen hemen hergün sevişiriz ve 20-25 dakikadan tut da 1 saati geçer bazen!” dedim. Hayriyenin şaşkınlığını telefondan bile hissedebiliyordum, “Yok yaa? Okadar sürüyor mu abi? Okadar süre yengemle ne yapıyorsunuz?” diye sordu. “Vaktimiz kısıtlıysa hemen yengene girerim ve 20-25 dakika yaparım yengeni, fakat vaktimiz bol olduğunda, yarım saate yakın birbirimize Oral yaparız, 69 yaparız, Rus işi, Fransız işi yaparız, Amerikan işi yaparız, değişik Fantaziler yaparız, Dirty Talking yaparız, birbirimizi birer ikişer kez Orgazm ettikten sonra Finali Doggy veya Jokeyle yaparız!” dedim. (Bilerek bu kelimeleri seçmiştim!). Hayriye, “Oral? 69? Dörti Tolkink? Jokey? Dogi? Rus işi…? Abi anlatacaksan Türkçe anlat da anlayayım!” dedi. “Oooo, pardon canım! Haklısın! Örneklelerle anlatsam daha iyi olur aslında, fakat biraz açık saçık olur, sakıncası var mı?” dedim. “Yoo, sakıncası yok, istediğin gibi anlat abi!” dedi. “Bak şimdi, sevişmeden önce, yani sikişmeden önce, ön sevişme denilen birşey var, 69 bunlara en güzel örnek. 69’u sana şöyle açıklayım: Mesela ben yatakta sırtüstü yatıyorum, sen de benim üzerime ters yatıyorsun, ben seninkini yalarken, sen de benimkini yalıyorsun. Bunları yaparken de Dirty Talking yapıyoruz, mesela, Yarrağımı iyi yala Orosopu! Taşaklarımı em amına koduğumun Kaltağı! Birazdan senin bu daracık amcığını sikip parçalayacam! Domaltıp, osurta osurta sikecem seni Fahişe! Yarak hastası azgın Orospu seni! diyorum. Sen de, Sik parçala amcığımı koca yaraklı sikicim, erkeğim, kökle amıma, geçir yarrağını! falan diyorsun!” dedim… Hayriye belliki bu kadar da açık beklemiyordu, sesi kesilmiş, telefonda hızlı hızlı nefes alışını duyabiliyordum. Muhtemelen eli amına gitmişti. Gerçi benim de elim sikimdeydi. Birkaç saniye suskunluktan sonra Hayriye heycanla ve titrek bir sesle, “Eee, sonra…?” diye sorunca, bir üst Level’e daha geçmiş olduk ve anlatmaya devam ettim. Artık resmen telefonda sekse dökmüştüm işi, “Bak mesela, amın kıllı mı?” diye sordum. Hayriye burnundan soluyarak, heyecanla, “Yok değil, devam et lütfen!” dedi. “Ohhh, yani amın kaymak gibi, kaymak gibi amlara bayılırım! Amının dudaklarını ağzıma alıp sündürüyorum, emiyorum, amcığına dilini sokuyorum, götünün deliğini parmaklıyorum! Sen de yarağımı hızlı hızlı emiyor, aynı zamanda amını yüzüme bastıra bastıra sürtüyorsun. İkimiz de birbirimizin ağzına boşalıyoruz, ben senin amının sularını yalarken, sen de benim döllerimi yalayıp yutuyorsun!” deyince, Hayriye köpek gibi soluyarak, telefonda inlemeye başladı. Çok geçmeden, Hayriyeden “Ağıhhhh Ihhhhh…” diye bir inleme çıktı ve hiç birşey söylemeden telefonu kapatıverdi. Kesin Orgazm olmuştu ve utancından kapatmıştı telefonu. Bu arada ben de küloduma boşalmıştım! Ertesi gün yine aynı vakitte aradım. Hemen açtı yine telefonu, “Alo?” dedi. “Alo benim, Nahit! Dün hata ettim galiba, özür dilemek ve vedalaşmak için arıyorum, söz birdaha aramayacam! Kendine iyi bak, bye!” dedim. Hayriye hemen, “Dur kapatma!” dedi. “Efendim canım?” dedim. “Eğer dünkü bir hataysa, bu sadece senin hatan değil, bunu ben de istedim! Bana kızma, dün çok tuhaf oldum, ondan kapattım telefonu! İlk defa kendimi gerçek bir kadın gibi hissettim, ne olur konuş benimle. Beni birdaha aramazsan, ot gibi yaşamaya mahkum olurum, hayatımda hiç heyecan kalmaz!” dedi. Hayriye tam istediğim kıvama gelmişti, biraz daha üstüne gitmeye karar verdim ve “Bak canım, bu yaptığımızın yanlış olduğunu ve de sonunun nereye varacağını sen de biliyorsun, en iyisi burda bitirelim bu işi!” dedim. Hayriye ağlamaklı bir ses tonuyla, “Bunu bana yapma! Eğer yalvarmamı istiyorsan yalvarırım! Ne yapmamı istersen yaparım, nasıl olmamı istiyorsan öyle olurum! Altına yatmaya bile hazırım! Orospun olurum! Kaltağın olurum! Yarağını yalarım, döllerini yutarım! Erkeğim benim, sikicim benim! Domalt sik beni! Geçir yarağını amıma! Götümü sik, parçala!” deyince, dünkü kaldığımız yerden telefon seksine devam ettik… Yaklaşık bir hafta boyunca hergün telefonda seks yaptıktan sonra, arkadaşımın o kapalı ve utangaç karısı Hayriye, artık tam bir Orospu gibi olmuştu ve artık gerçekten sikilmek istiyordu. Ben de dayanamıyordum artık ve nezamandır yüzünü görmemiştim, “Yarın sabah işyerime uğrasana aşkım, seni çok özledim!” dedim. “Kocam evde, çıkamam!” dedi. “Karımdan yemek tarifi almaya gideceğini söylersin, 5 dakika görsem yeter!” dedim. “Tamam bakarız!” dedi. Ertesi sabah saat 08:45 gibi işyerime geldiğinde içim içime sığmıyor, çıldırıyorum. Hemen kapıyı kilitledim, pancurları indirdim ve yanına geçtim. Aman tanrım o ne güzellik! Hafif bir makyaj yapmış, başında desenli saten bir başörtüsü vardı. Pardesüsünü çıkardığında, üzerinde beyaz sıfır yaka bir badi, altında topuklarına kadar inen, tüm hatlarını belli eden, kırmızı dar bir etek. Direk yanına vardım, ellerimi uzattım, ellerimden tuttu. Koltukta oturuyordu, kendime doğru çekerek kaldırdım ve direk dudaklarına yapıştım… Çılgınlar gibi öpüşüyoruz. “Aşkım gel arka odaya geçelim!” dedim, elinden tuttum, arkadaki küçük odada Çekyat vardı, hemen oraya girdik. “Dur yapma, yakalanırsak rezil oluruz!” dedi. “Aşkım ben o riski alacak kadar istiyorum seni! Ya sen?” dediğimde, eteğini kaldırdı külodunu sıyırdı, Çekyata yattı ve “Ben de kocamı ve çocuğumu evde bırakıp sabahın köründe karından yemek tarifi almak gibi sudan bahaneyle buraya gelecek kadar istiyorum! Hadi sik beni!” dedi. Hemen amına yumuldum, bir iki dil darbesi atmak için, fakat sanki hiç am yok, orada incecik bir çizgi varmış gibi duruyordu amcığı. Hayatımda siktiğim karının haddi hesabı yoktur, ama böylesini hiç görmemiştim, 3-4 cm uzunluğunda ince bir çizgi! Aşkım bu ne böyle?” dedim. “Ne var, ne oldu?” dedi. “Aşkım bence Erkanda sorun yok, bu amcığa giremeden boşalmak hastalık değil, kimse dayanamaz buna!” dedim… Hayriye saçlarımdan tutup beni kendine doğru çekti, “Çok konuşma şimdi karın falan gelir, hadi aç şu amcığımı!” dedi. Benim yarak zaten akşamdan beri kazık vaziyette, o amcığı da görünce damarlar patlayacak hale geldi. Hemen kafasını bolca tükürükledim ve Hayriyenin amına aşağı yukarı sürtmeye başladım. Yarağımın kafasını amının dudaklarında hissedince, Hayriyenin gözleri kaydı, “Aşkım, ilk erkeğim sen olacaksın, çok özledim bu anı, hadi sevgilim, geçir artık bana!” dedi. “Aşkım sen doğum yapmadın mı? Bu amcık sanki hiç açılmamış gibi!” dedim. “Sezeryanla doğurdum! Zaten Erkan içine girdi bir defa bile git gel yapmadan patladı, amımın gördüğü yarak bu kadar! Şimdi sen patlat, hadi göster marifetini, Zifaf yaptır bana, acıt canımı!” diyerek habire üstüne çekiyordu. “Hazırmısın aşkım?” dedim. “Hazırım erkeğim! Hemde nasıl hazırım! Anladın mı şimdi elimdeki ateşin sebebini?” dedi. Yüklendim! Sanki yarağımla çarşaf yırtıyorum, o kadar dar amcık! Zar zor yarısına kadar soktum, Hayriye kolunu ısırıyor, gözleri sım sıkı kapalı, sanki nefes almıyordu. Biraz bekledim, kollarını açtım, parmaklarımı parmaklarına geçirdim, “Gözlerini aç sevgilim!” dedim, açtı. Göz gözeyiz, nefeslerimiz birbirine karışıyor, “Hadi kökle erkeğim!” diye inliyor. Bir daha yüklendim ve artık dibindeydim. Gözü gözümde, dişlerini sıkıyor ve öyle bir bakışı vardı ki, gözlerinden birer damla yaş başörtüsüne doğru süzüldü. Sikimi yavaşça geri çektim, tekrar yüklendim. Birdaha, bir daha derken titremeye başladı. O tapılası güzellik altımdaydı ve ben onu sikiyordum, hemde göz göze, inanamıyordum. Saatlerce öyle kalabilirdim, fakat acele etmeliydim, vaktimiz çok dardı, başladım pompalamaya ve gözlerinin içine bakarak, “Aşkımsın! Sevgilimsin! Kadınımsın! Orospumsun! Fahişemsin!” diyordum… Hayriye de, “Erkeğimsin! Sikicimsin! Vurucumsun! Hadi sik beni! Hadi kökle! Vur dibime! Ohhhh yedir yarrağını bana, hadi sik Erkanın karısını, hadi vur koçum, vur erkeğim, çatır çatır sik, doyur amımı! Ohhhh, ilk erkeğimsin! Kökle Orospuna! Kökle Fahişene! Hadi hadi sik beni! Sik arkadaşının karısını! Senin Orospunum hadi!” diyordu. Bir süre pompaladım ve Hayriye sara hastası gibi titreyerek Orgazm oldu ve “Ben bittim, hadi sen de boşal erkeğim!” dedi. “Korunuyormusun?” dedim. “Hayır, fakat patla amıma, fışkırt, dibimi dölle erkeğim!” deyince ben de öyle bir patladım ki, 15 yıldır böyle boşalmamıştım. 3-4 dk. içinden çıkmadan üzerinde yattım dudak dudağa. Sonra hemen kalktık toparlandık. Pancurları ve kapıyı açtım hem caddeye bakıyoruz hem konuşuyoruz. “Harikaydın aşkım, bana kadınlığımı tattırdın!” dedi. “Sen de öyle aşkım, o nasıl amcık öyle, neredeyse hiç olmayacakmış, resmen yarağımı acıttın!” dedim. “Bendeki amcık amcık da, siken yarak olmayınca amcık ne yapsın? Aşkım ben gideyim artık, kimseyi şüphelendirmeyelim!” dedi. “Tamam aşkım, yalnız bu sikişi ben saymıyorum! Bu akşam geleceğim, seni evinde doya doya sikeceğim, olur mu canım?” diye sordum. “Aşkım çok korkuyorum gören olur diye!” dedi. “Yok ben kimseye görünmeden gelirim aşkım. Saat tam 20:30 da sendeyim, tamam mı Hayriye?” dedim, “Tamam Nahit!” dedi, gitti. Heyecanla akşamı beklemeye başladım. Akşam saat 20:30 da evinin önünden geçerken sokak kapısının açık olduğunu gördüm ve hemen içeri daldım. Kapıdan içeri girer girmez kapı arkamdan kapandı. Baktım kapıya sırtını dayamıs öyle bekliyordu. Evin ışıkları tamamen sönüktü, ancak sokak lambasının ışıkları pencereden sızıyor ve evin içini loş bir aydınlık kaplamıştı. Hemen kucağıma aldım ve odaya götürdüm hiç konuşmuyorduk. Öpmeye başladım. Yavaşça çömeldi ve gözlerimin içine bakarak fermuarımı açtı, yarağımı ağzına alarak öyle bir emmeye başladı ki, daha bir dakika olmamıştı, benim yarak beton gibi olmuştu bile. Bende onu yalamak istiyordum, yarağımı iki eliyle kavradı, “Hayır ben bunu istiyorum hemen, sen sonra yalarsın, vaktimiz çok nasıl olsa!” dedi. Hemen birbirimizi soyduk, yere uzandı, “Hadi koçum! Hadi benim hovardam! Göster şu erkekliğini! Yarağa doyur şu amcığımı!” dedi. Hiç beklemedim, hemen bacaklarının arasında yerimi aldım, yarağımı amının dudaklarında aşağı yukarı gezindirmeye başladım. Hayriye çıldırmıştı, kıvaranıyor, “Geçir kökle artık, ne olur dayanamıyorum, sok koca yaraklım, sok orospun olayım, sok artık!” diye yalvarıyordu. Öyle bir kökledim ki yarağımı, sanki kızgın bir taşın deliğine sokmuşum gibi acı duydum. Onun ise çığlıkları evin içini doldurdu. Gözleri hafif kaydı, bayılacak sandım. Derin derin nefes alıyordu. Ben yarağımı amından yavaşça geri çekip, çok sert bir şekilde tekrar yüklendim. Kısık bir sesle inliyor, boynumu ve kulaklarımı yalıyor, küçük ısırıklar konduruyordu. Ben hızlanmıştım, kısık kısık nefes alıyordu, “Vur erkeğim, dibime vur! Vur koçum! Sik, becer beni! Sen benim ilk erkeğimsin, yırt şu amımın yarak görmeyen yerlerini, yırt aşkım, kocacığım, koca yaraklı hovardam, sik parçala amımı koca yaraklım, sikemeyenin amını böyle sikerler, off dayanamıyorum, içimi yakıyorsun, pompala canım, hadiiiiii geçirrrrr aslanım!” dedikçe hayvanlaşmıştım… Hayriye amının kaslarını sıkarak adeta yarağımı bırakmamacasına eziyordu. Amcığı gevşeyeceğine sanki dahada sıkılıyor, daralıyordu. Susmak bilmiyor, haykırıyordu, “Açım koca yaraklım, açım yarağa, açım sikilmeye! Of ne güzel sikiyorsun! Seni ilk gördüğümde amımdan akan suyu görseydin oracıkta Erkanın yanında tecavüz ederdin bana, Erkana da başımı tuttururdun!” dedi. “Tutarmıydı?” diye sordum. “Böyle siktiğini görse eminim beni kendisi siktirir sana, zaten tapıyor sana!” dedi. Bunları duyunca anladım ki, o hanım hanımcık, çıtı pıtı, kapalı kadının fantazi dünyası sınırsızmış, sikişirken konuşmak ve özellikle kocasını aşağılamaktan müthiş zevk alıyordu. Hemen ben de buna yardım etmeye başladım, “Senin o boynuzlu kocanın amına koyayım ben! Karısını siktiğimin pezevengi!” dedim. “Oooohhh, eveeet, sik Erkanın karısını! Pezevenk kocamın sikemediği amına koyyy errkeğimmm. Sik, boynuzlat arkadaşını, Erkana boynuz taktır bana, sikicim sen ol, boynuzlu pezevengim o olsun, yırt amımı, yırt götümü, sana kendimi o pezevengin kucağında siktirmezsem bu yarrak bana haram olsun sikicim!” diye haykırıyordu. “Sen tam bir Orospuymuşsun, amına koyduğumun Kahpesi, amının ateşi vücuduna, eline vurmuş, anlasaydım ilk fırsatta zorla sikerdim seni, adi Fahişe!” dedim. “Evet tecavüz etmeliydin bana, zorla, bağırta bağırta, ağlata ağlata sikmeliydin, o gün arabanla dağa kaldırmalıydın beni!” dedi. “Sende bu Orospuluk varken seni daha öyle sikerim ki, o pezevenk kocanın boynuzları caddelere sığmaz, merak etme!” dedim. “Ooohhh sik erkeğim Erkanın karısının tazecik amcığını! Daha bu orospu kocasının taptığı bu arkadaşına neler verecek!” dedi. “Neler vereceksin?” dedim. “Amcığımı verecem!” dedi. “Onu zaten verdin amcık karı, dalga mı geçiyorsun, amına koyduğumun Orospusu seni!” dedim. “Götümü de verecem, bakire el değmemiş götümün de sahibi sen olacaksın erkeğim!” dedi. “İşte bu güzel!” dedim. “Götümü de siktirecem sana, fakat önce şu doymamış amcığımı doyurmalısın, sik Nahitim! Sik erkeğim, hovardam benim! Oohhh! Kocam olacak o pezevengin boynuzları uzasın, arkadaşının altında amımı siktiriyorum, ohhhh! Hadi vur! Sakın durma! Oooof, aaaah dayanamıyorum, bana birşeyler oluyor, içim gidiyor, sakın durma, kökle birtanem, kökle! Ahhhh…” dedi ve titremeye başladı. Boşalmak üzereydi, zevk alması için yarağımı geri çektim, başının yarısına kadar çıkardım ve tekrar kökledim ve öyle bir bastırdım ki, dibinde bekledim ve boşaldığını hissettim. Ben ise hızımı daha alamamıştım, kendimi sıkıyor boşalmamak için direniyordum… Yaklaşık 45 dakika sonra Hayriye dördüncü kez boşalırken, ben de patlamak üzereydim ve makina gibi hızlandım, “Geliyorum Orospu, nerene boşalayım?” dedim. Hemen bacaklarını sımsıkı belime, kollarını da boynuma doladı, gözlerimin içine bakıyor, sıktığı dişlerinin arasından, “İçime boşal koçum, içime boşal aslanım! Her yerim senin, istediğin yerime boşalabilirsin, ama önce şu Orospunun döle susamış taze amını döllerinle bir sula, arkadaşının sikemediği karısını dölle, bu am senin döllerine kurban olsun, hadi sikicim, hadi fışkırt amıma, fışkırt döllerini!” dedi. “Ya hamile kalırsan?” deyince, “Offff, hadiii, fışkıırrrrt aşkımm, bırak kendini, hadiii ak içimeee, ak amımaa, ohhh hadi sikicim, yolla döllerini hadiii, kalırsam sana hamile kalayım, senin çocuğunu doğurayım, hadiiii!” diye bağırdı. Öyle tahrik olmuştum ki, artık bu sözler üzerine o anda patladım! Ama ne patlayış, amının içi, en ücra köşesine kadar dolmuştu. Adeta kısa bir baygınlık geçirdi… O gece Hayriyeyi defalarca siktim (Götten de siktim!) ve ilişkimiz 3 yıldır sürüyor. Her fırsatta amdan, götten, ağzından, neresi denk gelirse orasından çılgınca siktim. Şimdi benden hamile kalınca kocasına her şeyi anlatmış, kocası önce kızmış, ama sonra çaresiz olduğu için kabullenmiş…

hepinize selamlar. Öncelikle kendimden bahsedip, hemen aldatma hikayemi yazmak istiyorum. Bana Hatice diyebilirisniz, İstanbulda yaşıyorum, 23 yaşındayım, 1 yıllık evliyim ve henüz çocuğum yok. Oldum olası sekse ve porno sex filmlerine çok meraklıyımdır. Evkadını olduğum için, kocam işe gidince, ben de evin günlük işlerini bitirip, akşam yemeği için gerekli hazırlıkları da yaparım, sadece pişirmesi kalır. Onu da kocam işten gelmeden yarım saat önce pişirmeye başlarım. Onun dışında kalan vaktimi hergün internette porno izleyerek, seks hikayeleri okuyarak geçiririm. Okurken de aynı zamanda da mastürbasyon yaparım tabii. Elim sürekli amımdadır, günde 5-6 kez kendimi tatmin ederim. Bunda biraz da kocamın sekse benim kadar düşkün olmamasının payı var. Kocamla son zamanlarda haftada 1-2’ye düşen sikişmelerimiz, kocamın yeni araba almak için çektiği kredinin stresi yüzünden daha da seyrekleşmiş ve ayda 1’e düşmüştü.

Geçenlerde yine ilginç bir seks hikayesi okumuş ve kendimi tatmin etmiştim. Okuduğum hikaye okadar güzeldi ve beni almış götürmüştü ki, kendimi o sikilen kadının yerine koyarak okumuş ve tam 3 kere orgazm olmuştum. Hem de işercesine boşalmıştım. Amımın suları külodumu ıslatmış, hatta eşofmanıma geçmişti ıslaklık. Hemen yatakodasına gidip külodumu değiştirdim ve ıslak külodumu kirli sepetine atmaya banyoya gittim. O sırada gördüm ki, banyoyu su götürüyor, lavabonun altından sürekli su akıyordu. Tesadüfen bizim alt katta da tesisatçı usta oturur, bazen işe gider bazen gitmez, o geldi aklıma. 1 yıldır komşuyuz, ama pek samimiyetimiz yoktu, arada sırada kapıda karşılacınca selmlaşırdık, hepsi o kadar. Komşulardan duyduğuma göre kendisi dul imiş, karısından boşanmış.

Hemen indim alt kata, zilini çaldım. Adam evdemi değilmi onuda bilmiyordum. Evdeymiş, kapıyı açtı, kibarca, “Buyrun Hatice hanım?” dedi. Ben de banyodan su aktığını söyledim ve gelip bir bakmasını rica ettim. “Siz çıkın, 5 dakikaya geliyorum!” dedi. Teşekkür edip evime çıktım. Ama birşey dikkatimi çekmişti, ben daha adamın adını bilmiyordum, fakat o bana ismimle hitap etmişti. İsmimi bildiğine göre, demek ki adamın ilgisini çekiyordum. Nedense bu beni keyiflendirmişti, herhalde beni beğeniyordu. Neyse, 5 dakika olmadan zil çaldı ve geldi. Üstünde eşofman vardı, bende de eşofman vardı. Adamı içeri buyur edip, banyoda su akıtan yeri gösterdim. Yeni de çay demlemiştim, “Taze çayım var, içermisin?” dedim. “Zahmet olmazsa…” dedi. “Yok canım ne zahmeti!” deyip mutfağa çay almaya gittim. Tam çayları doldurdum salona götürecektim, içime kurt düştü, banyoya doğru kafamı uzattığımda, off ne göreyim, biraz önce çıkardığım külodumu kokluyor, diliyle amımın sularıyla ıslanan kısma dokundurup, tadına bakıyor, bir eliyle de eşofmanının üstünden yarağını ovuşturuyordu…

Resmen tahrik olmuştum, tam 3 haftadır kocamla sikişmemiştim, amım karıncalanmaya başlamıştı. Oysa kocam bügüne kadar amımı bile yalamamıştı, bırakın kullandığım külodumu koklayıp yalamayı. Çayları geri mutfağa bırakıp, ne olacaksa olsun diye düşündüm ve banyoya daldım. Adam beni görünce şok oldu, elinde külodumla öylece kaldı, ne diyeceğini bilemedi. “Çok mu hoşuna gitti kokum?” dedim. Cevap veremedi, kekeledi sadece. Külodu elinden alıp sepete attım ve “Koklamak istiyorsan burda canlısı var!” diyerek kollarımı boynuna doladım. Birden dudaklarıma yapıştı, vahşi kurt gibiydi, öpmüyor adeta yiyordu dudaklarımı. Onun da nezamandır sikişmediği hemen belli oluyordu. Boynumu boğazımı öpüyor yalıyor, elleri kalçalarımda, avuçluyor okşuyordu. “Lütfen morartma, kocam anlamasın!” dedim, ama aldırmıyordu, “Hep seni hayal ediyordum! Yerim seni!” diyordu…

Ve kucaklayıp beni yatak odama götürdü ve yatağın üzerine bıraktı. Önce badimi ve sutyenimi çıkardı. Memelerimi emmeye başladı. Aşağı doğru indiğinde çıldırıyordum, biran önce sikmesini arzu ediyordum. Derken eşofmanımı çıkardı. Külodumun üzerinden amımı kokluyordu. Yavaşça külodumu da çıkardığında, amım tabak gibi meydandaydı. Bir, Offf! çekti ve “Düşündüğümden de güzelmiş!” dedi. Amımı uzun uzun kokladıktan ve yaladıktan sonra, bacaklarımı havaya dikti. Şimdi de götümü kokluyordu. İşte o an ben bittim ve boşaldım. Götümün koklanması mahvetmişti beni. Ama daha istekliydim, o yarağı da yiyecektim. O ise en küçük parmağını götüme sokup bana yalatıyordu, kendisi de amımı yalıyordu. Hayatımda böyle bir zevk almadım. Sonra amımla karışık götümü yalamaya başladığında, ben zevkten çıldırıyordum, “Yarağını sok artık!” diye inliyordum…

Sonunda eşofmanını indirip yarağını çıkardı, amımın dudakları arasında gezdire gezdire yavaşça soktu. Ama girmiyordu bir türlü. Bana, “Kız amı gibi amın var, kocan olacak pezevenk hiç sikmiyor mu seni?” dedi. Ben de, “Evet aşkım, kocam sikemiyor beni, 3 haftadır sikilmiyorum! Hadi sik beni, kökle amıma!” dedim. Ben öyle deyince birden kökledi ve beni kucağına aldı. O kalın yarak amıma tamamen girmişti. Canım çok yanıyordu, ama bir yandan da acayip zevk alıyordum. Ben kucağındayken bir parmağını götüme sokuyor çıkarıyor, önce kokluyor, sonra bana da koklatıyordu. Acayip olmuştum. Yaklaşık 10 dakika böyle amımı siktikten sonra beni indirdi ve yarağını ağzıma verdi. Ben yarağını yalarken arada bir ağzımdan çekip, yarağını Jop gibi suratıma vuruyordu…

Sonra beni domalttı. Oldum olası domaltılmayı severdim. Ve götümü koklayıp yalamaya başladı. Biraz yaladıktan sonra, “Kocan götünü hiç sikti mi?” dedi. “Hayır, götüm bakire!” dedim. “Amına koduğumun pezevengi, bu göt sikilmez mi lan?” deyip, götümü tükürükleyip yarağını dayadı götüme. Yavaş yavaş sokuyordu, ama çok canım yanıyordu. “Çıkar erkeğim!” diyordum, ama dinlemiyordu. Sonunda komple soktu yarağını götüme. Hepsi girince biraz rahatlamıştım ki, birden çekti çıkardı yarağını. Çıkarken daha çok acımıştı. Hemen parmağını soktu götüme. Götümü parmaklıyor, sonra parmağı çıkarıp bana yalatıyordu. Sonra da benim elimi götüme götürdü, busefer benim parmağımı soktu götüme ve çıkarıp dakikalarca kokladı, emdi parmağımı. Sonra yine yarağını soktu götüme, hem götümü sikiyor, hem popomu tokatlıyordu. Yarağını götümden çıkarıyor amıma sokuyor, amımdan çıkarıp götüme sokuyordu. Keşke grup sex pornolardaki gibi bikaç kişiyle olsaydım diye aklımdan geçirdim.

Kaç kere boşaldım hatırlamıyorum bile. Ama oldukça bir yorulmuş, ter içinde kalmıştık. En sonunda götüme ılık ılık döllerini fışkırttı. Sonra da yarağını götümden Flop! diye çekti çıkardı. Götümü aynaya doğru dönderdi bakmam için, baktım götümün deliği resmen mağara gibi olmuş, kalçalarım kıpkırmızıydı. Uzanıp birer sigara içtik. Bana, “Hoşuna gitti mi kadınım?” dedi. Ben de, “Hayatımda ilkkez böyle sikildim, teşekkür ederim erkeğim!” dedim. Gülerek kalktı giyindi, lavabonun akıtan yerini tamir etti. “Götünün acısı geçince çağır beni!” dedi, kirli külodumu da cebine koydu gitti.

Yaklaşık 10 gün götümün üstüne oturamadım. 10 gün sonra yine çağırdım ve siktirdim kendimi. Artık resmen sikicim olmuştu. Pencereden bakıyorum, işten gelirken koridora çıkıyorum, parmağımı götüme sokup koklatıyorum, deli oluyor 🙂

Ben Sedat. 46 yaşındayım. Kumral uzun boylu yakışıklı biriyim. Eşimse 42 yaşında bembeyaz tenli harika
vücutlu biri. İyi bir işim var, gelir düzeyim de oldukça yüksek. Oğlumuz ilköğretimi bitirince onu yurtdışında
okutmaya karar verdik. Uzun arayışlardan sonra İngilterede bir okula yerleştirdik. Eşimle hiçbir sorunumuz
yok. Birbirimizi de deliler gibi seviyoruz. Yatakta da sınır tanımayız. Her şeyi deneyebiliyoruz. Oğlum
yurtdışına gittikten sonra evde yalnız olduğumuz için cinsel hayatımız daha da renklendi. Fakat eşimin çocukluk
arkadaşı Sibelin tayini İstanbula çıkıp gelince hayatımız biraz değişti. Sibel kısa boylu, minyon tipli, çok hoş bir
kız. Mimar olarak çalışıyor. Ona bize yakın bir ev tuttuk. Evini taşıdı, oldukça sempatik bir ev olmuştu. Eşimle
de çok iyi anlaşıyorlardı. Sık sık bize geliyor, biz de ona gidiyorduk. Oldukça güzel bir kız olmasına rağmen
daha evlenmemişti. Konuşmalarımızda hep ona evlenmesini falan tavsiye ediyorduk. O da, “Buldukta mı
evlenmedik?” diye geçiştiriyordu. Aramızda teklif yoktu. Ama ben ona cinsel açıdan hiç bakmıyordum.
Aslında buna da ihtiyacım yoktu. Çünkü harika bir karım vardı ve her türlü ilişkiyi deniyorduk.
Bir gece eşimle birlikte dışarıda yemekteydik. Ama eşim o gece çok farklıydı. Sanki vücudu elbisesinin
dokunuşundan bile tahrik oluyordu. “Geç kalmayalım, eve gitmek istiyorum!” dedi. Saat 23 gibi kalktık. Daha
yolda sarkmaya başlamıştı. Eve zor girdik, antrede öpüşmeye başladık, yatakta devam ettik. Harika olmuştu
her zamanki gibi. Göğsümde yatarken konuşmaya başladık. İlk geceyi, gerdek gecemizi unutamadığını söyledi.
Karım benimle evlenmeden önce hiç erkek arkadaşı olmamış, eline erkek eli değmemişti. Cinsel bilgisi sadece
arkadaşlarının anlattığı kadarmış, düğün günü yaklaştıkça içindeki korku büyüyormuş. Düğün gecesinin
heyecanı ve korku hepsi birbirine karışmış, ben hiç hissetmemiştim. Ama benim anlayışımla eşimin ilk gece
korkularını yenmiş ve düşündüğünün aksine sexten zevk almış, nasıl girecek, nasıl patlayacak korkusunu
atmıştı üzerinden.
Eşim gerçektende o gece çok heyecanlıydı. Düğün gecesi balayı otelimizdeki süitte ben sanki o gece gerdek
gecesi değil de özel bir buluşmaymış gibi davranmıştım. Eşimi sikmek isteğimi belli etmemiştim. Konuştuk
gülüştük, sonra yatağa girdik sarıldık, sabaha kadar öyle devam etti. Ertesi gün öğleden sonra bozmuştum
eşimin kızlığını. O da kendi isteğiyle olmuştu ve bir nevi ben onu değilde, kendi bozmuştu kendini. Ben sırt üstü
yatmıştım, o da üzerime oturup amını sikime sürtüyordu. Daha sonra sikimin başını amına yerleştirdi ve çok
zevklendiği bir anda kendini bıraktı. Sikim önce kızlığına dayandı. Bir hamle daha yaparak tamamını içine aldı.
Sikimin kenarından ince bir kan sızıntısı oldu. Ve sonrasında ilk orgazmını yaşadı.
Yıllar sonra bunun için tekrar teşekkür etti bana, ama benden o geceyi bir kez daha yaşatmamı istiyordu. Ben
de, “Nasıl olacak?” dedim. “Ben planlarım, sen kendini bana bırak!” dedi. Yeniden sevişmeye başladık, ikimiz
de daha coşkulu orgazm olduk. Ertesi gün eşim bir otelin balayı suitini tutmuş hafta sonu için. Anlatmaya
başladı: “Çarşambadan itibaren bana dokunmayacaksın. Cumartesi günü ikimiz ayrı ayrı otele gideceğiz.
Birbirimizi hiç tanımıyormuş gibi davranacağız. Ben odaya yerleşeceğim. Seninle havuzda karşılaşacağız, orada
tanışacağız. Daha sonra neler olacağını sen halledeceksin. Beni ilk kez tanıştığın biriymiş gibi tavlayıp
sevişmeye ikna edeceksin!” dedi. “Tamam!” dedim, ama Çarşambadan Cumartesiye dokunmamak hoşuma
gitmemişti. Ne yapalım katlanacaktık. Salı gecesi harika bir seks yaşadık ve perhize başladık. Gerçekten
Cuma gününe kadar gerekli olmadıkça konuşmadı benimle ve ayrı yattık.
Cuma günü işime gittim. Saat 13 gibi telefonum çaldı, arayan eşimdi. Annesi hastalanmış, gitmesi
gerekiyormuş. Üzüldüm, ama bütün plan da bozulmuştu. Ve ben 3-4 gün daha perhize devam edecektim.
Uçak biletini almış, Otelin rezervasyonunu gelecek haftaya ertelemiş. Uçağı saat 18 de kalkacakmış. Ne
yapalım, tüm düşüncelerimiz haftaya kalmıştı. Saat 16 gibi işten çıktım, evden eşimi alıp hava alanına
götürdüm. Yolcu ettim ve hava alanından çıktım. Evde yemek yoktu, dışarıda yemek yiyip eve gidip
dinlenmek istedim. Yoldayken telefonum çaldı. Arayan Sibeldi. Eşimin ona telefonda annesinin hastalandığını
söylediğini, geçmiş olsun dileklerini iletti. “Evde yemek yoktur şimdi, istersen bana gel, yemeğim var birlikte
yeriz!” dedi. Ben de olur dedim. Evinin önüne gelinceye kadar saat 20 olmuştu. Güzel bir sofra hazırlamış,
balık yapmış. Yemeğe başladık. “Balık Rakısız olmaz!” dedi, hadi Rakı ile devam ettik. Çok güzel
geçiyordu…
Eşim aradı. Ulaşmış, annesinin ciddi bir şeyi yokmuş, ama yine de gittiği iyi olmuş. Ne yediğimi sordu. Ben de,
“Sibelde Balık Rakı yapıyoruz!” dedim. “Sibeli verir misin?” dedi. Sibel telefonumun hoparlörünü açtı. Eşim,
“Kız kocama iyi bak, aç bırakma, sana emanet, sakın çapkınlık falan yapmaya kalkmasın!” dedi, gülüştük.
Telefonu kapattık. Yemek faslı bitince Sibel, “Ben sofrayı toplayayım!” dedi. Birlikte topladık. Masayı
temizledik. Meyve getirdi, koltuklara geçtik. Birer duble daha Rakı koydu. Onu da bitirdik. Yeniden
tazeledik. Çakır keyf olmuştuk ikimiz de. Bir ara mutfağa gitti, dönerken bileği burkuldu ve elindeki çerez
tabağı yere düşüp kırıldı. Dizlerinin üzerine kapaklandı. Hemen fırladım kaldırdım, kanepeye yatırdım. Ayak
bileğini ovuyordu. Sanırım zedelenmişti. Tabağı, dökülenleri topladım. “Hadi seni yatağına götüreyim!” dedim.
Kolunu boynuma doladı belinden tutup götürdüm. Yatağa uzattım. Bileğine baktım, bir şeyi yok gibiydi, ama
yine de ağrıdığını söyledi…
Ben biraz ovaladım iyi gelmişti. Banyoda ağrı kesici merhem olduğunu, onunla ovmamı istedi. “Tamam, ama
geceliğini giy, taytla olmaz.” dedim. “Tamam.” dedi. Banyoya gittim Pomatı aldım biraz oyalandım,
döndüğümde kapıyı tıklattım, “Giyindin mi?” dedim. “Evet, gelebilirisin!” dedi. Kapıyı açtım, aman Tanrım,
kısacık bir gecelik ve içinde birşey yok, heryeri görünüyor, ama memeleri harika. Yinede aklıma kötü birşey
getirmedim, çünkü onu yazlıkta da bikiniyle ve bir seferinde duşta çıplak görmüştüm. Yatağın kenarına
oturdum ayağını avuçlarıma aldım, biraz okşadım. Tam elime Pomat sürecekken doğruldu, iki elimi tuttu,
“Ayağımda birşey yok…” dedi ve ağlamaya başladı. Sonra da, “Sedat abi senle konuşmak istiyorum!” dedi.
Şaşırmıştım, “Dinliyorum?” dedim. “Ben bu güne kadar evlenmedim ve elime erkek eli değmedi. Çıkan
taliplerimi de bir erkeğin bana dokunmasından, kızlığımın bozulmasından korktuğum için reddettim. Şimdi bir
erkek arkadaşım var ve benimle evlenmek istiyor. Ama ben korkudan yine red edeceğim. Kızlığımı değer
verdiğim, güvendiğim birinin bozması ve bu korkumu yenmemi sağlamasını istiyorum. Bunu da ancak sen
yaparsın, çünkü sana güveniyorum!” dediğinde daha da şaşırmıştım…
“Bak Sibel… Kızlığını sevdiğin adama vermelisin, bunda korkulacak birşey yok. Ayrıca sen eşimin
arkadaşısın, bunu benimle yapman doğru değil. Ben eşime ihanet etmek istemiyorum.” dedim. “Hayır… hayır
yapamıyorum. Bir erkeğin bana dokunması çıldırtıyor beni. Bunu ancak sen yapabilirsin. Bunu ihanet olarak
görme lütfen, ben de arkadaşımın kocasını ayartan biri değilim. Bu işi sadece tıbbi bir işlem olarak yerine getir.
Çünkü senden başka bir erkeğin bana dokunmasına dayanamıyorum!” dedi. Şok olmuştum. Kafam
karmakarışıktı. Salona geçtim bir duble Rakı koydum kendime. Karanlıkta oturuyordum. Düşünüyordum.
Nasıl yapardım böyle birşeyi, nasıl ihanet ederdim eşime, hem de en samimi arkadaşıyla. Yapmamalıydım,
ama Sibel de zor durumdaydı. En iyisi burdan gitmek diye düşünürken Sibel geldi salona, kanepeye yanıma
oturdu. Ağlıyordu. “Yapmak istemiyorsan yapma!” dedi ve bundan kesinlikle eşime bahsetmememi istedi.
Bana yakındı, kolumu boynuna doladım, başını göğsüme koydu, titriyordu…
Parmağımın ucuyla kolunu okşamaya başladım, kasıldı. “Dur, sakin ol, bu sorununu çözelim birlikte.” dedim.
Işığı yakmadan güzel bir müzik hazırladım ve onu dansa kaldırdım. Sarıldı boynuma dans ediyorduk. Sırtını
okşamaya başladım, irkildi. Ben de 3 gündür sikişmemiştim ve kollarımın arasında dipdiri bir vücut vardı.
İncecik geceliğin üzerine giydiği incecik sabahlık bir yerini örtmüyordu aslında, memelerinin ucunun sertleştiğini
hissediyordum. Uzun süre dans ettik. Bir an sırtındaki sabahlığı çıkardım, önce direndi ama sonra vazgeçti.
Sikim kalkmıştı. Göbeğine değiyordu. Geceliğini de sıyırdım. Şimdi kollarımda çırıl çıplaktı. Titriyordu
kollarımda. Kulağına eğildim minicik bir öpücük kondurdum, “Hiç sik elledin mi?” dedim. Kalbi hızlı hızlı
çarpıyordu, “Hayır, korkuyorum! Sadece bir kere seni yazlıkta duşta gördüm. Kocamandı.” dedi.
“Gel o zaman!” dedim. Yatak odasına götürdüm onu. Gardrobundan iki ipek fular çıkardım, biriyle gözlerini
bağladım. Yatağa sırt üstü yatırdım. Ben de soyundum, sikim taş gibi oluş, şaha kalkmıştı. Ama ne yazık ki
bizim ürkek ceylanı sikmek kolay olmayacaktı. Beyaz ipek fuları alnında gözlerinde gezdiriyordum irkiliyordu.
Yavaşça boynuna indim, kıpırdamaya başladı. Memelerinin etrafında dolaşmaya başladım, inliyordu. Sol
ayağını sağ ayağının üzerine koydu ve amını bacak arasında sıkmaya başladı. Bir hayli gezdirdim fuları
vücudunda. Derken göbeğine doğru indim, daha çok kasılmaya başladı, inliyordu. Kasıklarına indim. Külot
çizgisinde dolaşıyordum. Bacaklarını sıkıyor, kalçalarını kaldırıp indiriyordu. Birden ağlamaya başladı.
Kasılıyordu. Kalçalarını vurmaya başladı yatağa, hıçkıra hıçkıra orgazm oluyordu. Memeleri daha dikilmiş,
harika görünüyor, bacaklarını sıkıp bıraktıkça amından sular akıyordu. Titreyerek sarsılarak boşaldı.
Ben bir sigara yaktım. Sırt üstü yattım. Hep bu şekilde bacaklarını sıkarak masturbasyon yaptığını, bacağını
açtığında kesinlikle boşalamadığını söyledi. Gözleri kapalıydı. “Şimdi sıra sende. Sen de benim vücudumu
tanıyacaksın!” dedim. “İmkansız, dokunamam!” dedi. “Dene bir kere!” dedim. El yordamıyla fuları aramaya
başladı. “Hayır, sen parmak uçlarınla gezeceksin!” dedim. Parmak uçlarını dudaklarıma götürdü, burnuma,
kaşlarıma. Sadece yüzümde geziyordu. Nefes alışları sıklaşmıştı. Hiç müdahale etmiyordum. Yüzümde
oldukça oyalandı, nihayet boynuma indi, göğsümde geziyordu şimdi. Bir an bacağı sikime değdi, titredi,
kasıldı. Devam etti, göbeğime geldi. Şimdi kolu sikime değiyordu, taş gibi dikilmişti sikim. Aşağı indi. Sikimin
etrafında dolaştı uzun müddet. Bir türlü cesaret edip dokunamıyordu. Hiç acele etmiyordum, mutlaka merakı
galip gelecekti. Yaklaşmaya başladı, artık sikime kaçamak dokunuyordu. Harika oluyordu, içim geçiyor, sikim
hiç olmadığı kadar sertleşiyordu…
Bir an tamamını tuttu. Bir anda bırakıp gözlerini açmak istedi. Engelledim. “Hayır gözlerini açma, istemiyorsan
dokunma!” dedim. “Çok büyük, korkuyorum!” dedi. Serbest bıraktım, ürkek ceylan yine çekingen, sikimin
etrafında dolaşmaya başladı. Ama biraz daha cesaretliydi, parmağının birini sikimin ucunda dolaştırıyordu
şimdi. Memelerinin ucu sertleşmiş, kasıklarıma değiyordu. Bir anda tüm eliyle kavradı, geri çekti elini, tekrar
kavradı. Alışmıştı. Okşamaya başladı. Harikaydı, boşalmamak için zor tutuyordum kendimi. Sikimin ucuna bir
minik öpücük kondurdu, açılmıştı artık. Biraz sonra ürkek öpücük yerini müthiş bir oral sexe bırakmıştı.
Harika emiyor, sıvazlıyordu. Uffff nefisti… Artık zor tutuyordum kendimi, ama ağzına da boşalmak
istemiyordum doğrusu. Kıpırdadım yerimden. Durdu. Onu sırt üstü yatırdım. Boynundan kulak memelerinden
öpmeye başladım yeniden kıvranmaya başladı. Yavaşçacık dudaklara geldim, önce kaçırdı dudaklarını, sonra
teslim etti. Hiç öpüşmemişti bu güne kadar, acemice öpüyordu. Sonra kendini bana bıraktı. Dudaklarını
araladım. Dilim diliyle dans etmeye başladı. Artık ustalaşıyordu.
Yavaş yavaş boynundan aşağıya doğru indim. Kıvranıyordu. Memelere gelince yine kasıldı. Ama dilim
memelerinin etrafında dolaştıkça aldığı zevk arttı. Meme uçlarına dil attım, üzüm gibi şişmişti. Yavaş yavaş
göbeğine doğru indim, ayaklarını yine üst üste koydu amını sıkmaya başladı. Aşağı indim, bacaklarını hafifçe
aralamak istedim. Kastı kendini. Anlaşılan açmayacaktı. Başka formül bulmalıydım. Yüzü koyun çevirdim.
Ensesinden öpmeye başladım. Aşağıya doğru indikçe ürperiyor, kıvranıyordu. Bel çukurunda dilimle daireler
çizdim. Kalçalarını kaldırmaya başladı, bacakları hala sımsıkı kapalıydı, sıkıp gevşetiyordu. Belinin iki yanından
tutarak kalçalarını kaldırdım, başını yastığa gömdü, ama bacakları yine bitişikti. Arkadan harika görünüyordu.
Amına dilimi gömdüm, emmeye başladım. Kalçaları daha çok dikildi. Emdikçe suları akıyordu. Dilimi sokup
çıkarıyordum derinliklerine. Uzun süre devam ettim böyle. Sonra sikimi elime alıp amında gezdirmeye
başladım. Fark etmemişti. Dilliyorum sanıyordu, ama bacaklarını da açmıyordu.
Bacaklarını bacaklarımın arasına aldım. Sikimi dayadım, kıvranıyor, memelerini yastığa sürtüyor, inliyordu
şimdi. Hala dayadığım sikimi farketmemişti, dilliyorum sanıyordu. Biraz bastırdı kendini, başı girmişti. Kızlığına
dayanmıştı. İnliyordu. Hafif hafif girip çıkıyordum, sel gibi suları akıyordu. Bir anda kalçalarını geriye verdi,
sikim önce kızlığına takıldı sonra yağ gibi girdi yarıya kadar, iniltisi odayı dolduruyordu. Kıpırdamadım ben,
kendisini ileri geri oynatarak gidip geliyordu. Biraz sonra birden bastırdım, şimdi köküne kadar içindeydi.
“Ahhhh!” diye bir ses çıktı. Sikimin kenarından kan sızıyordu. Biraz durdu, ileri geri oynatmaya başladı. Artık
kendimi tutamıyordum. Fışkırmalıydım amına… Bir anda patladım. Şaşırmıştı. Kasıldı. “Çok güzel emiyorsun,
içime sıcak birşeyler akıyorrrr, harikaaaa!” diye hızlandı. O hala sikimin farkında değildi. Hızlandı, hızlandı ve
kasılmaya başladı. Titreyerek boşaldı, yığıldı yatağa, ben de üzerine yığıldım…
İpek beyaz fularla sızan kanı sildim. Görmeyeceği yere koydum. Yana devrildim. İkimiz de soluk soluğaydık.
Birer sigara yaktık. Çarşafı göğüslerine çekti. Çok farklı şeyler hissettiğni söyledi, “Çok güzel emdin beni, ama
içime fışkıran o sıcak şey neydi?” dedi. Anlaşılan sikildiğinin, o çok korktuğu kızlığının bozulduğunun farkında
değildi. Güldüm, dudaklarına bir öpücük kondurdum. Fuları aldım elime, “Artık sen kadınsın!” dedim. Şaşırdı.
Gözlerinden iki damla yaş süzüldü, “Ne yani, oldu mu şimdi?” dedi. “Evet… Bak bu kan senin kadınlığa
geçişini simgeliyor!” dedim. Öptüm, kokladım, “Hadi şimdi banyoya gir!” dedim. Kalktı yataktan, müthiş
vücuduyla banyonun yolunu tuttu. Ben de yatağa uzandım bir sigara yaktım. Hiç düşünmediğim şeyler
yaşamıştım. Eşim bilse ayrılmaya bile kalkardı…
Biraz sonra banyodan bornozla geldi, yanakları pembe pembe idi. Yaramıştı ona. Kafam karmakarışıktı.
Yataktan kalktım banyoya gittim. Sıcak su iyi gelmişti. Biraz kafamı toplamıştım. Niyetim duşumu alıp giyinip
evimin yolunu tutmaktı. Banyodan çıktım, yatak odasına geldim, külodum pantolonum toplanmış asılmıştı. Ama
Sibel yoktu. Gecenin saat 3’ü olmuştu. Seslendim. “Salondayım…” dedi. Belimde havluyla oraya yürüdüm.
Siyah bir gecelik giymiş ve ortadaki sehpanın üzerini boşaltmış, üzerine çikolata meyve çerez tabaklarını
yerleştirmiş, kristal bir kasenin içine kızlık kanını sildiğim bembeyaz ipek fuları yerleştirmiş ve buz kovasının
için de bir şampanya şişesi. “Hayrola?” dedim. “Bunu kutlamalıyız!” dedi. “Tamam, giyinip geleyim.” dedim.
“Yok… Giyinmene gerek yok, öyle gelebilirsin!” dedi. “Olmaz!” dedim. “O zaman sadece külodunu giy!”
dedi. Giyip geldim. Beni oturttu. Şampanya şişesini aldı. Patlattı. İyiki fazla ses çıkmamıştı, yoksa
apartmandakiler ayaklanabilirdi. Kadehlerimizi doldurdu. Yanağıma minicik bir öpücük kondurdu, “Teşekkür
ederim! Beni büyük bir sorundan kurtardın!” dedi.
Ben de, “Bu işi arkadaşınla yapmalıydın!” dedim. “Yapamadım. Olmadı. Olamıyor. Hem arkadaşıma bakire
olmadığımı söylemiştim!” dedi. Şampanyalarımızı yudumlamaya başladık. Yanıma oturdu. Sırtını kanepenin
yanına dayadı. Ayaklarını kucağıma uzattı. Şeffaf geceliğin altında külot yoktu. Pırıl pırıl amı kadınlığının
gururuyla gülümsüyordu sanki. Neden böyle bir korkusu olduğunu sordum. Ailesinin tek kızıymış. Çok iyi bir
yaşantıları ve çok güzel bir annesi varmış. Küçükken annesinin odasından sesler geldiğini, annesinin
inlemelerini, Ahhhh ve Offff’larını duydukça, başını yastığın altına sokup ağladığını, babasının annesine işkence
yaptığını sandığını anlattı. Sibel biraz daha büyüdüğünde, bir gece sesler o kadar artmış ki, kalkıp mutfaktan
bir bıçak almış, annesinin yatak odasının kapısına gelmiş, içeri dalmayı ve annesini kurtarmayı düşünmüş.
Fakat bir anda aklına kapının anahtar deliğinden içeriye bakmak gelmiş. Eğilmiş bakmış…
Babası sırt üstü yatmış, annesini üzerine oturtmuş. Annesi de, “Ohhh, sik hadi, kökle!” diye zevkten ve
mutluluktan kıvranıp duruyormuş. Sibel tabii şaşırmış. Bakmış ki annesi hiçte işkence görüyor gibi değil, geri
odasının yolunu tutmuş. Biraz sonra annesi banyoya gitmiş. Banyodan çıktığında Sibel annesini kapıda
karşılamış. Annesi, yüzünde güller açmış bir halde, Sibelin yanağını sıkmış, “Noldu kızım uyuyamadın mı? Hadi
yat uyu!” demiş ve gülümsemiş, yatak odasına gitmiş. O geceden sonra Sibel babasının annesine yaptığı şeyin
kötü birşey olmadığını düşünmüş ve onların her sevişmelerinde seslerini dinleyerek masturbasyon yapmış.
Üniversiteyi kazandıktan sonra da birçok erkek arkadaşı olmuş, ama iş ilerleyince içindeki korku büyümüş.
Dokundurtmamış kimseyi kendine. Birçok talibini de reddetmiş. Şimdi biriyle arkadaşmış. Onu da bu
korkusundan dolayı reddetmek üzereyken aklına ben gelmişim. Bana karşı, diğer erkeklere duyduğu gibi
korku duymadığını, beni yazlıkta duşta çıplak gördüğünde anlamış. Orada ilk kez bir erkeğin sikini okşamak
istediğini düşünmüş. Ve benden yardım istemeye karar vermiş…
Şampanyalarımız bitmişti. Kalkıp yeniden doldurdu kadehlerimizi. Ayağını yeniden kucağıma uzattı.
Etkilenmiştim. Ayak bileklerini okşamaya başladım. Ürperdi. Dizlerine kadar çıktım. Bu arada sikim de
yeniden taş gibi olmuştu. Ayağının birini kaldırıp kanepenin sırtına koydum. Amı yine sulanmıştı. Yavaş yavaş
yukarıya doğru hareketlendim. Açıldı iyice, parmağımı amının etrafında gezdirmeye başladım. İnliyordu, gözleri
kapalıydı. Parmağımla klitorisine baskı yapmaya başladım. İyice ıslandı. Memelerini geceliğinin üzerinden
sıkmaya başladım. Bir çırpıda geceliğini çıkardı, pırıl pırıl pürüzsüz tüysüz vücudu karşımdaydı. Gömdüm
ağzımı amına, içime çeke çeke emmeye başladım. Çıldırmıştı. İnlemeye başlamıştı. Kaldırdım, sırtımı kanepeye
yasladım, ata biner gibi üzerime aldım. Sikim tam amının ağzındaydı. Başını sürtüyordum şimdi. Suları
akıyordu. Azıcık eğildi, memelerini dudaklarıma verdi. Sonra da bir anda kendini sikimin üzerine bıraktı.
Köküne kadar içindeydi şimdi. Ağzından bir, Ahhhhh!” döküldü. Komşular duymadıysa iyi… Zıplamaya
başladı üzerimde. Çığlık çığlığa boşalıyordu. Bende zor tutuyordum kendimi. Bir anda fışkırtmaya başladım.
Kasıldı, o da geliyordu. Çılgın gibi inip kalkıyordu. Daha sonra üzerime yığılıp kaldı.
Kalktık yeniden duşa girdik birlikte, birbirimizi yıkadık, sonra yatak odasına geçip sarıldık birbirimize. Zaten
gün ağarmış, sabah olmuştu. Sarıldık öylece uyuduk. Derin uyurken bir elin sikimle oynadığını hissettim
uyandım, saat 11’i geçiyordu. Bizim ürkek ceylan sikimle oynuyordu, “Hayrola?” dedim. “Uyanmalı artık!”
dedi, emmeye başladı. Amı sıcak ve ıslaktı yine. Sikim yine taş gibiydi, bu sefer ben de azmıştım. Birden
döndürüp sırt üstü yatırdım, bacaklarını omzuma aldım, kökledim, gerçek sikilmeyi görmeliydi. Çıldırmıştı yine,
kökledikçe inliyor, bağırıyordu. Kalçalarına vura vura siktim, yine biraz sonra çılgın gibi içine fışkırtım. O da
boşalıyordu. Harikaydı. Bittik ikimiz de. Yığıldım kaldım üzerine. Kalktık banyoya girdik. Ben banyodan
çıkıncaya kadar kahvaltıyı hazırlamıştı. Birlikte kahvaltı yaptık. Giyindim evden çıktım. En yakın eczaneye
uğrayıp ‘Ertesi Günü’ haplarından aldım. Geri döndüm, ürkek ceylanıma içirdim. Ne olduğunu sordu.
Söyledim, “Seni kocana açık göndereceğim, ama hamile göndermek istemem!” dedim, gülüştük.
Dudaklarımdan öperek uğurladı.
Evime gittim. Yatağı yatılmış gibi bozdum. Akşam eşim gelecekti. Hava alanından alacaktım onu. Sanki
kahvaltı yapmışım gibi çay demledim. Kahvaltı sofrası hazırladım. Her şey eşimin şüphelenmeyeceği şekildeydi
artık. Biraz uzanıp dinlendim. Ve akşam 19 da hava alanının yolunu tuttum. Gelmişti fıstığım. Eve geldik,
yemek hazırladık, birlikte yedik. Biraz sonra Sibel telefon açtı, “Hoş geldin!” dedi. Eşim de, “Kız kocama iyi
baktın mı? Aç falan bırakmadın değil mi?” dedi. Sibel de, “Yok yok, çok iyi baktım. Balık Rakının üzerine
kaymaklı kadayıfta yedirdim!” 🙂 dedi. Gülüştüler. Ben birşey anlamamıştım, ama meğerse iş başkaymış…

Selam değerli arkadaşlar, benim ismim Dilan. Ankarada oturmaktayım. 3 yıllık evliyim ve 2 yaşında bir kızım
var. 1.70 boyunda, 90-65-95 ölçülerine sahip, etrafımca güzel denilen, kumral tenli bir bayanım. Dekolte ve
dar kotlar giymeyi çok seviyorum. Şunu da belirtmek isterim ki, popoma herkes hastadır. Ne zaman alışverişe
gitsem, ne zaman çarşıda pazarda yalnız yürüsem, esnaf adamların yada markete giderken önünden geçtiğim
dükkan sahiplerinin popoma bakarak iç geçirdiklerini çok iyi biliyorum. Götümü o ana kadar hiç siktirmediğim
halde, aslında gizliden gizliye merak ta etmiyor değildim hani :)) Bir keresinde ise hiç tanımadıgım bir erkeğin
arkamdan, “Güzelim senin o götüne benimkini bir soksam dünyalar benim olur!” dediğini duydum ve içimden,
‘Keşke soksan erkeğim, benimde öyle olur valla!’ diye geçirdim :)) Yani anlayacağınız götüme bu tür
bakmalara ve laf atmalara alışığım.
Geçen sene başıma gelen olayı ilk defa burda paylaşıyorum, artık içimde tutamıyacağım ve başka birine
anlatsam utancımdan öleceğimi biliyorum. Bundan yaklaşık 1 yıl önceydi. Bir Pazar günüydü. O gün kocam
çalışmıyordu ve arkadaşlarının yanına gitmişti. Bense çocuğu uyutup evin işlerini bitirmiştim. Hava çok güzeldi,
evde bunaldım, canım dışarı çıkmak istedi. Kocam olacak salağı aradım ve “Ali nerdesin?” diye sordum.
“Arkadaşlarımın yanında kahvedeyim canım, birşey mi oldu?” dedi. “Hayır birşey olmadı, ama evde canım
sıkıldı, gel de bizi biryerlere götür!” dedim. Kocam tamam deyince hazırlanmaya başladım. Yine altıma dar bir
kot, üstüme yakası açık bir bady giydim, atlet giymeden sadece bir südyen taktım ve kocamı beklemeye
başladım. Kocam geldiğinde çocuk ta uyanmıştı. “Ali hadi çocuğu da alalım pikniğe gidelim.” dedim. Kocam
da, “Tamam olur. Kemal beyle eşi Banu hanıma da haber verelim mi? Belki onlar da gelmek isterler.” dedi.
“Farketmez, gelsinler.” dedim. Onlara da haber verdik, onlar da geldiler. 2 araba yola çıktık. Yolda alışveriş
falan derken piknik yerine vardık. Sonunda yerleştik ve çayımızı demleyip oturduk sohbete başladık…
Bizimle beraber gelen Banu ile Kemal, karşı binada oturan komşularımızdı. Onlarla oldukça samimiydik.
Banunun kocası olacak Kemal pezevengi, arada sırada bana kaçamak bakışlarını yakaladığım, aklı sikinde
olan birisiydi. Banunun anlattığına göre, siktigi zaman Banu 3 gün oturamıyormuş. Banu bana gerdek gecesini
ve bazı geceler sikşmelerini tüm ayrıntılarıyla anlatırdı. Orospu bir de öyle bir ballandırarak anlatıyor ki,
sormayın, sanki kocası beni sikmiş gibi oluyorum her seferinde. Neyse, bu arada kocam mangalı falan yaktı,
Pirzolalar köfteler pişti, yedik içtik oturuyorduk. Herkeste bir mayışma başladı. Benim kızın uykusu geldi,
arabaya yatırdık uyudu. Benim çişim gelmişti, ama burda nerde yapacaktım, her yer açıktı, ağaçlık alan ise
uzaktı. Okadar sıkıştım ki, zor tutuyorum, nerdeyse donuma işeyeceğim. Çaresizce etrafa bakınırken, Banu,
“Ben de sıkıştım, kız gel hadi bakınıp durma, beraber ağaçların oraya gidelim!” dedi.
Ben de kocama seslendim, “Ali hadi uyan, biz WC’ye gitcez, bize götür!” dedim. Ama nerdeee, bizim herifin
karnı doydu, Rakıları da lüp lüp götürdü, uyanır mı hiç? İçimden, ‘Adi herif, inşallah karını ormanda biri
bağırta bağırta siker de, onu bile duymazsın!’ dedim ve Banuyla yalnız gitmeye karar verdik ve yanımıza
peçetelerimizi aldık, ayaklandık. O sırada Banunun kocası gözlerini açtı ve “Ben size eşlik edeyim kızlar,
merak etmeyin ben arkanızda olacağım!” dedi. İçimden, ‘Hapı yuttun Dilan, asıl şimdi merak et!’ dedim. Banu
da, “Sağol aslan kocam!” diyerek yola çıktık. Araba ile gidemediğimzden yürüyorduk, Banunun kocası ise
arkamızdan geliyordu. Banu da benim kadar sexy bir kadındır, o da benden aşağı kalmaz ve o gün dapdar bir
eşofman giymişti. Arada bir arkama baktığımda, her seferinde kocasının götüme yiyecekmiş baktığını gördüm
ve birşey diyemedim. Böyle ilerleyerek 5 dakika falan yürüdük ve ormana girdik, piknik yaptığımız yer gözden
kayboldu…
Banuya, “Hadi hayatım sen şöyle yap, ben de az öteye yapayım!” dedim. Banu orda bir ağacın arkasına gitti,
ben biraz daha ilerilere gittim. Pantolonumu (dar olduğundan) zorla indiridim ve işemek için yere çömeldim.
Etraf çok sessizdi, birden korktum ve Banuya seslendim, “Banuuuuu? Banuuuuuu?” diye. Ama birkaç metre
ötemde olmasına rağmen Banudan cevap gelmeyince kocasına seslendim, “Kemal abiii? Kemal abiiiiiiii?” diye.
Kocasından da ses gelmeyince iyice korkmaya başladım. Hemen peçete ile amımı silip kalktım ve etrafa göz
attım. Ama ikisi de ortalıkta yoktu. Derken arkamdan bir çıtırtı duydum ve daha arkamı dönemeden ağzımı bir
el kapattı. Korkudan aklım çıktı, arkama dönmeme izin vermiyordu. Elinin birisini götüme atınca, bu olsa olsa
Banunun sapık kocası Kemaldir diye şüphelendim ve çırpınmaya başladım. Kulağıma, ​Şşşttt, sesini çıkarma,
ben Kemal!” deyip elini ağzımdan çekti ve “Sakın ses çıkarma, kocan duyarsa rezil olursun!” dedi. Ben de,
“Birşey yapmaya kalkarsan bağırırım, karın duyar, sen rezil olursun!” dedim…
“Banu duymaz, baygın yatıyor!” dedi. Meğerse Banu çişini yaptıktan sonra ayağa kalkarken tansiyonu düşmüş
ve bayılıp yere yığılmış. Pezevenk kocası da bunu görünce, gidip Banuya yardım edip onu ayıltacağı yerde,
benim yanıma gelmiş! Elinin birisiyle götümü avuçlarken, diğer eliyle de göğüslerimi yoğuruyordu. “İster
güzellikle olacak, ister zorla! Seni burda sikmeden gitmem! Güzellikle olursa kimse farkına varmaz, zorla
olursa üstünü başını yırtar, yerlerde süründürür yine sikerim, ozaman bunu da kocana nasıl açıklarsan açıkla
bakalım, ben Banuyu ayıltmaya çalışıyordum derim işin içinden çıkarım!” dedi. Haklıydı, ben artık çırpınmayı
bıraktım, kocama da kızdığımdan, “Tamam, acele et ozaman, kocam uyanmadan işini bitir de gidelim!” dedim.
O da, “Emrin olur fahişem, sen hiç merak etme, o pezevenk kocan uyanmadan amını götünü dağıtırım!” dedi.
“Nebiçim konuşuyorsun sen öyle, düzgün konuşşana sapık herif!” dedim. “Hemen kızma güzelim, sende de
hiç fantazi yokmuş!” dedi. “Tamam tamam bırak fantazi yapmayı da hadi acele et!” dedim…
Kemal pantolonumu külotumla birlikte dizime indirip başladı götümün yanaklarını avuçlamaya. “Senin bu
götüne hastayım Dilan, sen bir Huri misin? Bu nasıl göt yaa?” deyince ve beni bir gülme aldı. “Hadi tamam
uzatma, öyle bir göt işte, sen sikmeme bak! İyi sikersen ve akıllı olursan, bu göt daha çoooooook çıkar
karşına!” deyiverdim. O da, “Sen yeter ki iste orospum, fahişem benim! Senin o götüne kurban olurum!”
diyerek yumuldu arkama ve göt deliğimi yalamaya başladı. Bir götümü, bir amımı yalaması beni iyice azdırdı.
Zevkten deliriyordum, “Hadi Kemal abi, sik artık ne olur! Beni iyice azdırdın sapık herif, sikeceksen sik artık,
Banu ayılacak, kocam uyanacak, hadiii!” dedim. “Tamam Dilanım, seni öyle bir sikecem ki, ömrünce
unutamaycaksın, aklından çıkmayacak, rüyalarına girecek ve hergün Kemalin yarrağı, Kemalin yarrağı diye
sayıklayacaksın!” dedi. “Bak sennnnnn, öyle mi? Hadi sikte görelim şu meşhur yarrağını!” dedim. Dememle
birlikte pantolununu indirdi ve yarrağı da külotundan kurtuldu. Ama ne kurtulma, göbeğine öyle bir çarptı ki,
inanın korktum. Hemde nasıl korktum, hemen pantolonuma külotuma sarılıp yukarı çekmeye çalıştım…
Ama nafile, Kemal sapığı, “Ne oldu kız orospu? Rahat dursana! Tadına bakmadan nereye?” diyerek
pantolonumu ve külotumu yeniden sıyırdı aşağı. Ben korkudan titreyerek, “Yalvarırım Kemal abi, ben o
yarrağı nasıl alırım, başka ne istersen yapayım, ağzımla boşaltayım, ağzımdan diledigin kadar sik, ama onu
bana sokma!” diyebildim. Kemal abinin yarrağından resmen tırsmıştım, korkudan titreye titreye bir hal oldum.
Ama ok yaydan çıkmıştı birkere ve ben kendim kaşınmıştım. Adama kalkıp ta, karın ayılmadan, kocam
uyanmadan beni hemen sik dersen, adam da böyle ballandıra ballandıra siker seni tabi! Bu yarrağı yemeden
kurtulamayağıma aklım kesince kendimi bıraktım saldım artık. Anladım ki dönüşü yoktu, sike sike bu yarrağın
tadına bakacaktım. Ve öyle de oldu. “Ağzına almaya okadar hevesliydin orospu, al bakalım!” diyerek beni
önüne çöktürerek uzattı yarrağını. İlk defa kocamın yarrağından başka yarrak gördüm ve ağzıma alcaktım.
Gerçi birazdan da götüme alacaktım 🙂
Yarrağını elimle tutup ağzıma yanaştırdım ve başladım yalamaya. Ama ağzıma sığmasını bırak, kafasını zor
alıyordum ağzıma. Biraz yaladıktan sonra nefes almak için ara verdiğimde, “Bu nasıl bir yarrak Kemal abi?
Banu anlatırdı da inanmazdım! Valla aynen dediği kadar varmış!” dedim. O da, “Banunun götü nasıl öyle
büyüdü, nasıl öyle güzelleşti sanıyorsun? Bu yarrağın sayesinde işte!” dedi. Beni bir telaş daha sardı,
yutkunarak, “Nasıl yani? Sen Banuyu götten de mi sikiyorsun Kemal abi?” diyebildim. “Ne sandın ya yavrum?
Herşeyi anlatmış sana orospu, birtek götten siktiğimi mi anlatmadı? Göt sikmek gibisi var mı! Ne o? Salak
kocan daha senin bu güzel götünü sikmedi mi yoksa?” dedi. “Abi ne sikmesi, kocam daha göt deliğimi
yalamadı bile! Hem isteseydi bile ordan vermezdim ki!” dedim. “Bana vereceksin ama!” diyerek beni ayağa
kaldırdı, yarrağını tükürükledi ve “Hadi dön arkanı Dilanım!” diyerek, hafif öne eğilmemi sağladı. Ben
doğrulup, “Kemal abi pantolonumu çıkarıp şuraya yatayım, bacaklarımı açayım, daha kolay olur!” dedim…
“Gerek yok yavrum, sen domal!” diyerek yeniden eğdi beni. Arkama yanaşıp yarrağıyla amıma badana
yaparken zevkten ölecektim, amımın suları akmaya başladı ve çok geçmeden titreyerek boşaldım. Titremeler
yüzünden ayakta zor duruyordum valla. Amıma sokacak diye heyecanla beklerken, o yarrağının başını göt
deliğimde gezdirmeye başlamıştı. Götümü delmeye kararlıydı, yine de son bir umutla yalvardım, “Kemal abi
yapma kulun köpeğin olayım orama elleme, amımdan ne kadar istersen sik, ama oraya dokunma, yalvarırım
ne olur yapma!” diye. Ama ikna edemedim pezevengi. Yarrağının kafasını birden götüme sokunca, acıdan
ben, “Kemal abiiiiii!” diye nasıl bağırdım ama. Götümün acısından ayaklarımı falan hissetmiyordum. Tecrübeli
piç, hani beni belimden tutmasa kesin düşecektim. Ben, “Kemal abi çıkarrr, yanıyor götüm!” diye yalvarmaya
devam ederken, piç kalanını da öyle bir soktu ki, acıdan geberiyorum sandım, beynimde şimşekler çaktı, nefes
bile alamıyordum. Sanki taşaklarını da götüme sokmak istercesine beni kendine iyice çekip bir süre hareketsiz
bekledi…
Ve sonrasında yarrağını götümün içinde yavaş yavaş oynatmaya başladı. Hafif hafif çekip geri sokarak götümü
sikiyordu. Bense götümün acısını unutmak için, önümdeki ve etrafımdaki ağaçlara bön bön bakınıyordum.
Birkaç dakika geçmişti ki artık yavaşça yarrağını başına kadar çıkartıyor ve tekrar yavaşça hepsini geri
gömüyordu. İşte o andan itibaren götümün sikilmesinden zevk almaya başlamıştım. Yarrağı götüme girip
çıktıkça amımın suları da kendiliğinden akmaya başlamıştı. İnleyerek, “Hadi erkeğim daha hızlı sik götümü,
hadi sikicim daha sert sok fahişene, karının götünü sikiyormuş gibi sik orospunu, bu göt sana kurban olsun sik
aslanım!” demeye başladım. Demez olsaydım, Kemal götüme öyle bir hızlı sokmaya başladı, öyle bir
pompalamaya başladı ki anlatamam. Bacağıma ılık ılık birşeyler akmaya başladığında götüm artık kesin yırtıldı
diye düşündüm, sanırım bu kandı. Telaşla, “Kemal abi neolur boşal artık, götüm kanıyor!” dedim. “Boşalacam
orospu bekle biraz!” diyerek birkaç kez daha pompaladıktan sonra, götümden kanlı yarrağını ‘Cork!’ diye
çıkarıp, beni döndürdüp önüne çömeltti ve suratıma öyle bir boşalmaya başladı ki anlatamam. Kocam Ali beni
3 gün sikse inanın bukadar boşalamaz!
Sonra hemen toparlandık, peçeteyle ağzımı yüzümü ve kanayan götümü sildim ve Banunun yanına gittik. Gittik
ama tabi ben oraya kadar Kemal abinin yardımıyla yürüyebildim. Bacaklarım ayrık ayrık yürürken gören
Kemal pezevengi pis pis gülüyordu. Neyse Banuyu bulduk ve ayılttık. Banu gözlerini açıp kendine geldiğinde
etrafına şaşkın şakın bakarak, “Bana ne oldu yaa, birden gözümün önü karardı, gerisini hatırlamıyorum,
kendimi sanki dayak yemiş gibi hissediyorum!” dedi. Kemal abi de, “Birşey olmadı karıcığım, çişini yaptıktan
sonra ayağa kalkarken birkaç saniyeliğine bayıldın, tansiyonun düştü herhalde, iyiki de yakındaydık hemen
yetiştik.” deyip, kollarına girdik ve Banuyu kaldırdık. Banuyu ortamıza alarak piknik yaptığımız yere yürümeye
başladık. Salak kocam uyanmış, çişimizi yapmaya gittiğimizi bilmediğinden etrafına salak salak bakınıyordu.
Bizi o halde görünce, “Hayırdır? Nerdeydiniz? Banuya ne oldu öyle, beti benzi atmış?” diye sordu. Kemal de,
“Hanımlar tuvalet ihtiyaçlarını göremeye gittiklerinde Banunun tansiyonu düştü, bayıldı!” dedi.
Kocam Banuya, “Geçmiş olsun!” deyip, bana da, “Ya sana ne oldu aşkım, aksak aksak yürüyorsun?” diye
sordu. Ben de, “Aşkım hiç sorma, WC olmadığından ağaçların oraya gittik, çişimi yapmak için çömeldiğimde
popoma öyle bir diken battı ki, mübarek sanki sopa gibiydi!” dedim. Ama bunu derken başka şeye benzetme
olacağı aklıma gelmemişti :)) Anında herkes gülüşmeye başladı. Neyse biraz daha oturduktan sonra toplandık
ve eve doğru yol aldık. Ama eve varana kadar ben arabada nasıl oturdum onu bana sorun. Eve girer girmez
aynamı aldığım gibi tuvalete girdim. Domalıp göt deliğime baktığımda, eskiden gömlek düğmesi gibi olan
götümün deliği, artık nerdeyse Rakı bardağının ağzı kadar açılıyordu. Üstelik büzüğüm öyle bir yırtılmış ve
kanamıştı ki, kandan dolayı beyaz tangam kıpkırmızı olmuştu…
Götümün iyileşmesi 3 hafta kadar sürdü, ve bu sürede Kemal pezevenginin yakınından bile geçmedim. Taaki
götüm kaşınmaya, yeniden Kemalin yarrağını istemeye başlayana kadar…
Hepinizin yarraklarını öpüyorum beyler. İyi sikişmeler!

Merhaba arkadaşlar, bu siteyi uzun zamandır beğenerek okuyorum. Adım Nurhayat, 38 yaşındayım.
Düsseldorf’ta yaşıyorum. Görücü usulü evlendim. Ben Karadeniz bölgesinde yaşayan, fakir bir ailenin en
küçük kızı idim. Hali vakti yerinde diye beni şuanki kocama verdiler. Kocam kısa boylu, göbekli, saçı baya
dökülmüş biri. Ben ise nerdeyse ondan uzun boylu, güzel bir vücut sahibi bir bayanım. Evlenene kadar hiç
kimse ile ilişkiye girmedim. Uzaktan beğendiğim erkekler olmuştur ama, öyle konuşmadan fazla hiç asla ileri
gitmedi. Elimden bile tutturmadım. Sex konusunda hiç tecrübem yoktu yani.
Almanya’da düğün yaptık ve gerdek gecesi kocamla ilk yatmamız çok kötü geçti. Kocam, şimdi anladım ki,
hem Penisi küçük, hem de kadının zevkini hiç düşünmez bir insanmış. Doğru dürüst sarılıp öpmeden direk
içime girdi ve kızlığımı bozup, 3 dakika sürmeden içime boşaldı. İnanın ne olduğunu bittiğini anlamadım bile.
Sadece kendi kendime, (Hepsi bu mu? Yani kız arkadaşlarımın ballandıra ballandıra anlattıkları bu mu?) diye
düşündüm. Günlerim ve gecelerim iyice ızdırap olmuştu. Sonra ilk çocuğumu dünyaya getirdim ve aradan pek
fazla geçmeden ikinci çocuğumu. Çocuklar büyüdü, ama ben halen ne kocamdan nede hayatımdan hiç zevk
almadım.
Kocamın kendine ait işyeri açması onu çok değiştirdi. Bencilliği yetmezmiş gibi, birde kendini çok yükseklerde
görmeye başladı ve bu hali dahada çekilmez etti onu. Sex hayatımız 2 haftada nerdeyse 1’ e düştü. Kocamın
dışarılara gittiğini biliyordum, ama inanın tek benden uzak dursun da, ne yaparsa yapsın diyordum.
Bir ara kadın arkadaşlarla gün yapmaya başladık. Benim için bir değişiklik oluyordu. Kadınlar bana hep
imrenirdi. Arabam vardı, param vardı, ama mutlu olmadığımı kimse bilmiyordu. Konu bazen Sex’ten açılınca,
kadınlar öyle şeyler anlatırdı ki, inanın tabiri caizse öküzün trene baktığı gibi bakardım. Günlerimizi, gece Türk
restoranlarında yaptığımızdan arabayla gidiyordum. Bir gün gece eve dönerken arabamın tekeri patladı.
Kocamı aradım, ama maalesef telefonu kapalıydı. Şaştım kaldım. Gece yarısı yol ortasında kaldım. Derken
yanıma bir araba durdu. İçerisindeki adama bakınca öyle sevindim ki anlatamam. Kocamın arkadaşı, Hakan.
“Hayırdır yenge hanım, bir sorun mu var?” dedi. Ben de, “Tekerim patladı, kocama ulaşamıyorum, şaşırdım
kaldım!” dedim. Hakan kahkaha atarak güldü, “İlahi yenge, bu mu sorunun?” dedi. Hemen indi arabadan,
bagajdan yedek tekeri çıkardı ve 10 dakika sürmeden tekeri değiştirdi. Ona, “Hakan bey çok zahmet oldu,
eliniz çok kirlendi, ilerde bir Cafe var, orada elinizi yıkayın, bir de soğuk bir şey ısmarlayım!” dedim, ama zor
kabul ettirdim. O önden, ben arkadan Cafeye vardık. Elini yıkadı, masaya geldi. Soğuk birşeyler sipariş
verdik. Öyle karizmatik, öyle yakışıklı bir insandı ki, bir de Türk erkeklerinde, kusura bakmayın ama pek
bulunmayan efendi ve naziklik vardı ki, resmen mest olmuştum. Cafede çalışan garson kız bile resmen yanımda
Hakana asıldı. 10-15 dakika oturup sohbet ettikten sonra müsade istedi ve kalktık. Giderken bana kartını
bıraktı, “Olur da kocana ulaşamaz, bir derdin olursa ara, elimden geldiği kadar yardım ederim!” dedi. O gece
elimde olmadan onu hayal ederek uyudum. Kocam denen insan müsvettesi ise sabah sormadı bile, gece neden
aradın diye.
Aradan iki gün geçmeden, kocam bir gece beni aradı ve “Ben şu an Türkiye’deyim, haberin olsun! dedi. Son
zamanlarda sürekli birşeyler bahane eder ve Türkiye’ye uçardı. Çocuklarım da 3 günlüğüne gitmişlerdi.
Kaldım yine yalnız. Çantamı karıştırırken Hakanın kartı elime geçti. Çok düşündüm ve en sonunda, “Selam!”
diye mesaj attım. 5 Dakika sonra, Hakan da, “İyi akşamlar, kimsiniz?” diye cevap yazdı. “Nurhayat ben,
umarım rahatsız etmedim?” dedim. İnanın heycandan tir tir titriyordum. Ne yaptığımın bile farkında değildim.
“Hayırdır, yolda mı kaldınız yine?” diye geri yazdı ve arkasından beni aradı. Laf lafıı açtı, nerdeyse 1 saat
sohbet ettik telefonda. Kendimi çok kötü ve yalnız hissettiğimi söyleyince, “İsterseniz birazdan uğrayayım
size?” dedi. Ben de biraz çekinmeme rağmen kabul ettim.
Aradan 20 dakika geçmedi, kapımın zili çaldı. Hakan gelmişti. Kapıyı açtığımda ayaklarım titredi. İçeri buyur
edip, çay demledim. Oturduk sohbet etmeye başladık. Nerdeyse tüm hayat hikayemi anlattım. Hakan 1.80
boyunda, çok sportif bir vücuda sahip ve mükemmel konuşmasını bilen bir insan. O konuştukça ben
kendimden geçiyordum. Bir ara Lavobaya kalktı ve dönünce direkt yanıma oturdu. Sohbete devam ederken,
bir ara elini dizime dokundurdu. Ben tepki vermeyince saçlarımı okşamaya başladı. Ben genç kız gibi utanıp
kızarırken, Hakan beni kendisine çekip, önce yanaklarımdan, sonra boynumdan öperken, ürkek kedi gibi
titremeye başladım. Vücudum resmen yanıyordu. Hakan sağ eli ile eteğimin altına girdi ve bacak aramı
okşamaya başladı. Sonra birden dudaklarımı öpmeye başladı. Ne yapacağımı bilmiyordum, dilini ağzımın içine
sokup öpüyordu beni. Alt dudağımı emip, elini külotumun içine sokunca, titreyerek amımdan sular aktı.
Utancımdan yerin dibine geçecektim, ama Hakan normalmiş gibi devam etti amımı ellemeye.
15-20 dakikaya yakın öpüştükten sonra beni kucaklayıp bir kat yukarı, yatak odama götürdü. Beni biryandan
öperek, bir yandan da çırılçıplak soydu. Göğüslerimin arasına kafasını sokup, göğüslerimi ve uçlarını öyle
ustaca öpüp emiyordu ki, bir kez daha titreyerek amımdan sular aktı. Bu yaşımda ilk bu gece ve şu an ikinci
kez boşalmış ve Orgazm dedikleri şeyi tatmıştım. Göğsümden yalayarak göbeğime, ordan da bacak arama
indi. Aman Tanrım, ne yapiyor bu demeye kalmadan, kafasını bacak arama sokup, amımı yalamaya başladı.
Amımın ıslak olması umrunda değildi. Öyle yalıyordu ki, resmen uçuyorum sandım. Bir yandan yalıyor, bir
yandan da parmaklarını amıma öyle ustaca sokup çıkarıyordu ki, inanın hatırlamıyorum kaç kez boşaldım.
Bir saat am yalanır m? İnanın yaladı! Perişan oldum iyice. Sonra birden sırtüstü yattı, geriye doğru çekilip
sırtını karyolanın baş kısmına yaslayıp, “Sıra sende birtanem!” dedi. Gözüne aval aval bakakaldım. Gülmeye
başladı, “Ne o? Hiç yalamadın mı sen?” diye sordu. Kafamı yere eğip, “Hayır, ne yaladım, ne de bu yaşıma
kadar amım yalandı!” dedim. Hakan birden, “O kocayın aklını sikeyim, seni hiç sikmemiş desene!” diye argo
konuşunca, daha da bir etkilendim. Bu sefer ben onu soymaya başladım. Pantolon, gömlek, atlet derken
külotunu bir indirdim… Öyle bir kocaman yarağı vardı ki, kocamınkinin en az 2, bilemediniz 3 katı uzun ve
bileğim kadar kalın! Gözüm fal taşı gibi açıldı. Sikinin başını öpüp kenarlarını yalamaya başladım. Öyle tatlı bir
tadı ve öyle temiz bir siki vardı ki, bir tane kıl yoktu. “Bebeğim başını ağzına al, dondurma yalarmış gibi!” dese
de, başı ağzıma zor giriyordu.
10 dakika kadar yaladım ve beni yukarı çekti, “Gel sana ata binmeyi öğreteyim!” diye gülerek üzerine aldı ve,
“Aşkım ağzına almada zorlandığına göre, amına da zorlanırsın. Sana bırakıyorum, alışa alışa al!” dedi. Amım
zaten seller sular gibi akmış, yarağını amıma denkleyip üzerine oturayım dedim, ama nerde. Başı bile girmiyor.
Ama Hakan öyle sabırlı, öyle tatlıydı ki, mecburdum onu almaya. Kendimi rahat bırakıp sürekli denedim. En
sonunda kafası biraz girdi, ama gözümden de yaş aktı. Ben zorlayıp almaya uğraşırken, Hakan, “Aşkım zorla
deneme, bırak o kendiliğinden girer!” dedi ve beni öpmeye başladı. Boynumu, göğüslerimi ve dudaklarımı
öpüyordu. Yarağının kafasına resmen akıyordum. Dediği gibi, kendiliğinden yavaş yavaş girmeye başladı.
Sanki kızlığımı bozuyordu, resmen içim yırtılıyor sandım. İnanın, baya sürdü, ama en sonunda içime alınca,
kocaman bir ‘Ohhh!’ çekip boynuna sarıldım. Hakan ise, “Bak aşkım, aldın sonunda! Şimdi işi akışına bırak,
kendin in kalk!” dedi. O koca yarak içimi doldurmuş, ben ardı ardına Orgazm olurken, dayanamadım
başladım inip kalkmaya…
Ya bir erkek bu kadar kendine sahip olabilir mi? Kocam 3 dakikada biterdi. Hakan beni 1 saate yakın, her
pozisyonda, kanırta kanırta sikti, perişan etti. Son sözü, “Korunuyor musun aşkım?” idi. Ben de,
“Korunuyorum canım, korunmasam bile doldur içimi döllerinle, kurban olsun Nurhayat bu yarağa!” dememle,
sanki hortumdan su akar gibi içime sıcak sıcak döllerini fışkırttı. O boşalırken, ben de son kez gelip
dudaklarına yapıştım. Sonra o koca yarağından inip göğsüne yattım. Dünyalar benim olmuştu. “Hakan,
yalvarırım, beni kötü bir kadın sanma, kocamdan sonra ilk defa seninle böyle birşey yaşadım, ama inan ki
pişman da değilim!” dedim ve sikini bir daha ağzıma alıp, o kol gibi yarağın içinde bir damla döl bırakmadım…
Sonra beraber kalkıp duşa girdik. Ama inanın yürüyüşüm değişmiş, bacaklarım birbirinden ayrık yürüyordum.
Hakan ise gülerek, “Merak etme aşkım, sabaha bir şeyin kalmaz!” dedi ve götümü okşayarak, “Sen daha
benim bu yarağı arkana bile alacaksın zamanı gelince!” diyerek gülüyordu. Sabaha kadar Hakan amımı 2 kez
daha o koca yarağına doyurdu. Sabah beraber kahvaltı yaptık ve Hakan da evine döndü. O da evli ve çok
şanslı bir karısı var. Ben onun evliliğine göz dikmiş bir bayan değilim. Tanrı yuvasını bozmasın, ama beni de
yaraksız bırakmasın. O günden beri Hakan’la sürekli buluşup sevişiyor ve sikişiyoruz, ilerde onun o koca
yarağını arkamdan da alacağım. Bu yaptığımdan pişman değilim, kocam bunu hak etti…
Kendinize iyi bakın! (Beyler hanımlarınızı ihmal etmeyin!)

Merhaba seks severler, ismim Sibel. 25 yaşında, 1.60 boyunda, 47 kg ağırlığında, sarışın, beyaz tenli bir
bayanım ve sekiz senelik te evliyim. Eşim marangoz, atölyemiz var onu işletiyor. Önceleri eşim İstanbulda
çalıştığı dönemlerde, eve gelmemesi nedeniyle tartışırdık. Evliliğimizin ilk yılları olması ve çok sikişme isteğime
karşın eşimin yorgunluk bahanesiyle 2-3 haftada bir iki kez sikmesi beni başka yönlere kaydırıyordu. Fırsatını
bulduğum zaman dışarı çıkar ve laf atanların tahriklerini dinler, hoşuma giden ve beğendiğim erkeklerin sikişme
tekliflerini kabul ederek, hem sikişir, hem para kazanırdım. Bu artık alışkanlık olmuş ve kocamın ruhu
duymadan resmen orospu olmuştum. Kocamın işleri iyi gitmeyip borcu çoğalınca, İstanbuldan kaçarak
Orduya yerleştik. Ben kocamdan gizli sikişerek bayağı hatırı sayılır para biriktirmiş ve altın almıştım. Kocam
benden evlendiğimiz zaman saklaması için verdiği altınları dükkan almak için istedi. Ben de sikişerek aldığım
altınları da verince şok olmuştu, “Bu kadar varmıydı yahu?” dedi. Ben de, “Birazını da karılarla altın günlerinde
biriktirdim.” diyerek eşime verdim. Salak şey, adam bir teşekkür eder, odun adam, odun olmasa
marangozlukta ne işi olabilirdi ki?
Orduda kiracı olarak oturduğumuz apartmanda Ayhan isimli bir memur oturuyordu. Bankada karı koca
çalışıyorlardı, ikisi de uzun boylu, Ayhan buğday tenli, 1.80 boylarında, atletik yapılı birisi, karısı ise yine aynı
uzunlukta, 55-60 kg civarında, esmer tenli ve çok sexy bir kadındı. Bazı geceler sikişlerinin sesini dinleyerek
uyurdum. Bir süre sonra Ayhan bankadaki işinden çıkarılmış, işe gitmiyor evde kalıyor, sadece karısı işe
gidiyordu. Karısı işe gidince Ayhanın yanına çoğu zaman değişik tipli kadınlar geliyor, birkaç saat kaldıktan
sonra gidiyorlardı. Haftada değişik üç dört kadının gelip gittiği oluyordu. Benim üst katımda oturmaları
nedeniyle de, gelen kadınların inlemelerinden evde sikiştiklerini anlıyordum.
Yine bir gün Mercedes Jeepli bir kadın gelmişti. Ben de işimi bırakarak yatak odama geçerek onların sikişme
seslerini, kadının inleme ve ohlamalarını dinleyerek amımı elliyor, o sırık gibi boyu olan yakışıklı adamın altında
sikilenin ben olduğumu hayal ederek boşalıyordum. Tahminen yarım saat kadar sikiştikten sonra ses kesildi ve
az sonra da üst katın kapısının açıldığını duydum. Hemen merdiven boşluğuna çıkıp yukarı baktığımda, kadın
Ayhana “Herzamanki gibi harikaydın canım!” diyerek para veriyordu. Demek ki Ayhan Jigololuk yapıyordu.
Gelen karıların çoğu 35 ve 45 yaş aralağında kadınlardı. O kadın beni görünce hemen lafı değiştirdi ve “Ayhan
bey size güveniyoruz, bu sefer sıçrama yapacak tahvilleri bulup, haber verin, daha da fazla miktar getiririm!”
diyerek ordan ayrıldı. Artık Ayhanın para karşılığında karıları siktiğinden hiç şüphem yoktu.
Birkaç gün sonra yine zengin bir kadın daha gelmişti, hemen yine dinlemeye geçtim, yine sikişme sesleri
geliyordu. 45-46 yaşlarındaki kadın ordan ayrılıp merdivenleri inerken tam benim kapımın önünde fenalaştı ve
düşerek bayıldı. Ben hemen kadını kaldırdım ve evime aldım. Kendisine gelinceye kadar kolanya vererek
yardım ettim. Kadın kendine geldiğinde, kendisini tanımadığımı, Ayhanın eşinin evde olmadığını, niçin geldiğini
sordum. Kadın önce söylemek istemedi, fakat ben neiçin geldiğini bildiğimi, anlatmazsa Ayhanın eşine falan
söylemekle ısrar edince, üst komşumun (yani Ayhanın) ünlü bir Jigolo olduğunu, Ayhana 1.500 TL karşılığında
kendini siktirdiğini söyledi. Ben de, “Ne? Para karşılığında sikişmeye mi geliyorsunuz?” deyince, “Ne olur
kimseye söylemeyin, tanınmış bir ailedenim, rezil olurum!” diyerek çantasından demet halindeki parayı bana
vererek, “Sen birşey görmedin, duymadın! Tamam mı?” diye tembihledi ve gitti. Parayı saydığımda 800 TL
civarında bir para vardı, yine para ayağıma gelmişti. Bu sefer sikilerek değil de, siktirenleri takip ederek
kazanacaktım.
Kendilerini siktirmeye gelen kadınların inleme sesinden Ayhanın iyi bir sikici olduğunu tahmin ediyor, her
seferinde onlar yukarıda sikişirlerken ben de amıma patlıcan ve salatalık sokarak tatmin oluyordum. Artık
hangi günler Ayhana kadın geldiğini biliyordum. Haftasonu ile Çarşamba günü gelen yoktu ve diğer günler
mutlaka bir veya iki kadın gelir, kendisini siktirir giderdi. Bazılarının kapıdan çıkışını bekliyor, elimi (Bahşiş
gibisinden) uzatarak, 100-200 TL gibi para alıyordum. Geçim kaynağımı yine bulmuştum. Ama artık Ayhana
ben de kendimi siktirmek istiyordum, çünkü kocam ayda, iki ayda bir aklına gelirse sikiyor, benimse
yaraksızlıktan amım kazınıyordu. Günlerden bir Çarşamba günü, Ayhanın hanımı saat 09:00 gibi işe gitmek için
evden ayrıldıktan sonra, evde Kek ve benzeri bir şeyler yapmıştım, en güzel kokularımı süründüm, amımı bir
güzel temizledim kaymak gibi yaptım, üzerime bol pileli kısa bir etek, ince dantelli külodumu giyerek, sütyen
takmadan beyaz askılı bir Bady giyerek, saat 10 gibi üst kata çıkarak, Ayhanın ziline bastım…
Ayhan kapıyı açtığında, “Buyurun?” dedi. “Ben altınızdaki bayanım, adım Sibel! dedim. “Altımdaki bayan mı?
Anlamadım?” deyince, “Kusura bakmayın alt katınızda oturan bayan demek istedim. Eşiniz evde mi, Kek
falan hazırlamıştım, size ikram olarak getirmiştim.” dedim. Ayhan da, “Haa, pardon, altınızdakiyim deyince ben
başka türlü anladım!” dedi ve beni nazik bir şekilde içeri davet etti. İçeri girdim. Ayhanın üzerinde bir altet ve
kısa bir şort vardı. Beni görünce şortunun içinde sikinin hareketlendiğini gördüm. Hemen salona geçerek
oturdum, bacak bacak üstüne atarak, yarıya kadar olan eteğim kaba etime kadar sıyrılmış şekilde
oturmuştum. Elimdeki Kek tabağını verdim. Teşekkür etti ve “Soğuk bir şey alırmısınız?” dedi. Ben de, “Yok
almayım, sağolun.” dedim. Ayhan da karşıma geçip oturdu. Ben de bacağımı indirip, resmen amımı
gösterircesine ayaklarımı açtım ve amımı sergilemeye başladım…
Sohbete başladık, çocuklarının olup olmadığını, onlarla tanışmak istediğimi falan söyleyerek lafı uzatıyordum.
Benim bacak açık seks davetimi görünce, Ayhan oturduğum koltuğun baş kısmına gelerek oturdu ve “Niçin
geldiğinizi tam olarak söylermisiniz? Böyle oranızı buranızı açmakla ne demek istiyorsunuz?” dedi. Ben de,
“Açık konuşayım, evinize gelen kadınların niçin geldiğini biliyorum, bunu etrafta anlatmamak için kendimi zor
tutuyorum!” dedim. “Anlatsan ne fark eder, ben ev sahibiyim sen kiracısın, sen gidersin, seni oturduğun
daireden attırırım! Kısa kes de ne istediğini söyle! Para mı istiyorsun?” diyerek TV yanında bulunan
cüzdanından 100 TL çıraktıp yüzüme attı. Ben hemen, “Yok! Para falan istemiyorum! Kocam beni ellemiyor,
o kadınların yerinde olmak isterim, ancak benim verecek param yok!” dedim…
“Demek öyle! Sen onların yanında tazecik ve çıtırsın, zayıf ve alımlısın, senin gibi bir kadını kocası nasıl
sikmez?” deyince, “Teşekkür ederim, iltifata gerek yok, beni parasız sikecekmisin?” dedim ve eteğimi iyice
araladım. Eteğimi eliyle sıyırıp bir eliyle beni ayağa kaldırdı, etrafımda çevirmeye başladı, “Daracık kalçalar, iri
taze memeler! Tam benim tipimsin, iyi sikilirsin, istiyormusun?” dedi. Başımı sallayarak “Evet, istiyorum!”
dedim. “Bak ama ben kocana benzemem, muameleme dayanabilecekmisin? Benim elimden ne karılar geçiyor,
görmüşsün!” dedi. Ben de, “Evet gördüm, amı götü sarkmış ve yaşı başı geçmiş karılar!” dedim. “Orası öyle,
ama o karıların hepsi seks delisi, tam uzmanlar yani. Senin deneyimin var mı?” dedi. “İstanbulda değişik
ilişkilerim oldu, muamele yapmayı öğrendim!” dedim. Bunun üzerine, “Öyle amını götünü açmayla, baştan
çıkarmaya çalışmakla bu iş olmaz! Bakalım nasıl yapıyorsun, başla bakalım!” dedi ve ayağa kalktı…
Ben de kalktım ve kendisine yaklaşarak boynuna sarılmak istedim, ancak boyu benden uzun olması nedeniyle
göğsüne kadar geliyordum. Hemen göğsündeki kıllarını ellemeye başyalarak şortunun içine elimi soktum.
Şortunun içinde sert bir kaya parçası duruyordu sanki. Hemen şortunu indirdim ve küloduna sığmayan sikini
görünce iyice azarak daha da iştahlandım, “Hepsini sokacaksın bana değil mi?” dedim. “Ne demek! İstersen
köküne kadar sokarım, yeter ki aklın kessin!” dedi. Yarağını çıkarmak için külodunu indirir indirmez şlap diye
yarağı yüzüme vurmuştu. İlk kez böyle kalın ve uzun bir yarrak görüyordum. İstanbulda bir kaç kez Amerikalı
Zencilere am vermiştim, ama sikleri bu kadar kalın ve uzun değildi. Demek ki Türklerin de sikleri uzun ve kalın
olabiliyormuş. Hatta kocamınki Ayhanın yarağı yanında yarısı kadar gelmezdi. Ürkerek yarağını elime aldım,
ateş gibi yarağı, damarları patlayacak gibi elimin içindeydi…
Biraz aşağı yukarı sıvazladım. Yarağın yumruğum kadar olan başı şeftali gibi açılmıştı. Elimle tuttuğumda ise
baş kısmı elimin tamamını kaplıyordu. Siyahımsı yarrağının baş kısmından elimin tamamının kapladığı alan bem
beyazdı. Biraz incelemeye başlayınca, “Neye bakıyorsun?” dedi. “Büyüklüğüne bakıyorum!” diyerek, elimi
dirseğime kadar yarağına dayadım, bilek ile dirseğimin arası kadar vardı, tahminen 20-22 cm kadar bir şeydi.
Hemen ağzıma alarak emmeye başladım, fakat başı ağzıma sığmıyordu. Ayhanı yere yatırdım ve yarağının
başını gövdesini yalamaya ve emmeye başladım. Bana, “Sen bunu ağzına alamıyorsun ki, amına nasıl
alacaksın? Amını sikerken bağırma, tamam mı?” dedi. Ben de, “Merak etme bağırmam, daha önce paralı
yaptığım sikişlerim oldu!” dedim. “Yani orospuydun öyle mi?” dedi. “O zaman sen de Orospusun!” dedim.
“Yok, ben isteyeni sikiyorum, para vereni sikiyorum!” dedi. “Ben de isteyene ve para verene am veriyordum,
aramızda fark yok!” dedim ve gülüşerek sikini emmeye devam ettim…
Ben sikini yalarken o da benim amımı ve memelerimi elleyip yoğuruyordu. Birden doğruldu ve “Sen bu işi
yapamıyorsun!” diyerek beni yere yatırdı, iri elleriyle amımı iyice bastırıp yoğurudu. Parmaklarını amımın içine
soktu baktı ve “Kıvamına gelmişsin Zilli!” diyerek, aynı zamanda da baş parmağını götümün içine sokmuştu.
İlk kez birisi götüme parmak sokuyordu, hem de başparmağını, çok hoşuma gitti, değişik bir duyguydu.
Amımı yoğurduktan sonra yukarı doğru çıkarak memelerimi emmeye başladı. İlk kez tecrübeli birisi tarafından
adam gibi emiliyordum. O kadar güzel emiyordu ki, hemen Orgazm olarak boşaldım. Eliyle yoklayarak
amımdan akan sıvılarımı görünce, “Erken koyverdin, biraz dayan!” dedi. Peçeteyle amımın sularını iyice
sildikten sonra, iki bacağımı yanlara ayırdı, amımın dudaklarını ayırıp içerisini parmaklıyor, ama tam
sokmuyordu. Tam amımın üst kısmıyla ve bızırımla oynamaya ve emmeye başladı. İlk kez böyle bir şey
başıma geliyordu. ilk kez birisi, bilye büyüklüğüne ulaşmış bızırımı emiyordu…
Sonra dilini amımın derinliklerine sokmaya başladığında, bir kez daha boşalarak orgazm oldum. Bu seferki
çok uzun sürdü, resmen sarsılarak boşaldım. Amımdan akan suları bile yalıyor yutuyordu. Amımın sularını
yalayıp kuruladıktan sonra sonra yarağını amıma dayadı. Ancak ben, “Getir birazcık yalayayım, ondan sonra
sok!” dedim. Bana, “Olmaz, bunun zevki böyle çıkacak!” dedi ve birden eliyle amımı ayırdı, sikinin başını
amımın ağzına temas ettirdi. Yarağının damar hareketleri beni geri itiyordu sanki. Elimle amımın dudaklarını
açarak, “Sen sikini yerleştir, ben amımı açarım!” dedim, amımı ellerimle iyice açtım. Yavaş yavaş yarağının
başını amıma ittirmeye başladı. Fakat o kocaman yarrağın başı bile amımın içine girmiyordu. Ellerimi çektirip,
kendisi iyice amımı açarak başının bir kısmını biraz soktu ve bastırdı. Bastırınca amımın ağız kısmı yanıyor,
yarağı amımın ağız kısmında toplanıyordu…
Beni kanepe üzerine uzatarak, aldığı döşeği belimin altına koydu ve tekrar yüklenmeye başladı. Bu sefer o
kocaman yarrak amıma yara yara giriyor, girdikçe de amımın yan duvarları yırtılıyordu. O koca yarrağın
damarları ise amımın dudaklarını geriye bastırıyordu. Sonunda kafası amıma girince biraz rahatladım. Amımın
sıvılarının yardımıyla bir kaç git gel yaptıktan sonra yarıya kadarını amıma soktu ve hızlı hızlı girip çıkmaya
başladı. Çıktıktan sonra tekrar sokuyor, her soktuğunda daha derinlere iniyor, indikçe de nefes alamıyor
bağırmak istiyordum, ancak gururuma yediremediğim için bağıramıyordum. Ayağımı beline dolayarak iyice
üzerime abanarak sikinin tamamını amımın içine yerleştirdiğini, taşakları götüme değince anladım. Amım yırtıldı
sandım. Birden hızlı hızlı girip çıkmaya başladı. Tamamen çıkartıp tekrar sokuyordu. O kadar derine iniyordu
ki, artık döl yatağımın içerisine girdiğini anlıyordum. Doğum yaparken bile bu kadar zorlanmamıştım, sanki
yarrak doğuruyordum…
O müthiş acıya rağmen gözlerimi kapatarak, büyük yarakla sikilmenin tadını çıkarıyordum. O kadar sert
giriyordu ki, çok geçmeden bir kez daha boşaldım. Boşalınca amımdaki hareketleri hızlandı. Artık canımın
acıması geçmiş, uyuşma başlamıştı. Yarak amıma kalın saç fırçasının girdiği gibi gidip geliyordu. İstanbulda bir
keresinde aynı anda üç kişi tarafından, biri çıkıp diğeri sokarak sikilmiştim, ancak bu kadar zevk almamıştım.
İyice hızlanmaya başladığında benim başım dönmeye başladı, bayılıyordum. Ayhan hızlandıkça hızlandı,
vurdukça amımın derinliklerine iniyor, amımda yarrağını değmediği ulaşmadığı nokta bırakmıyor, hızla girip
çıkıyor, belimi ve kalçalarımı çekerek bastırıyordu. “Ne yapıyorsun?” dediğimi hatırlıyorum. “Boşalıyorum!”
diyerek tamamen bana abanıp sarıldı ve pestilimi çıkarırcasına sımsıkı bastırdı. Ardından içime şiddetli yanık
hissi verek boşalmaya başladı…
Üzerimden kalkmasını isteyerek, “Çık lütfen korunmuyorum!” dememe rağmen döllerinin tamamını son
damlasına kadar amıma boşalttı. Sonra belimi eliyle tutarak dizlerinin üzerine kalktı ve amıma o şekilde bir kaç
kez girdikten sonra o şekilde bir kaç dakika bekledi. Sonra beni kendisine çekerek sarıldı. Ayhanın
kucağında, yarrağı amımda 2-3 dakika kadar kaldıktan sonra, kendimi zorla geri çekerek yarrağını amımdan
çıkarmaya başladım. Ben uzaklaştıkça yarağı amımdan sanki ölü bir yılan gibi yavaş yavaş çıkıyordu. En son
tamamen sönmüş yarağının kafası şlap diye çıktı ve amımdan ikimize ait sıvılar akmaya ve halıya damlamaya
başladı. Sonra kendisi sırt üstü yere uzandı ve bana, “Şimdi hemen yala ve tekrar başlayalım!” dedi. Ben,
bittiğimi ve birdaha istemediğimi söyleyince, “Ben şimdi sana istememeyi gösteririm orospu!” diyerek bir tokat
attı ve saçımdan tutarak ağzımı yarağının üzerine getirip, “Yala amına koduğumun orospusu!” dedi ve yarağını
zorla ağzıma sokarak emdirmeye başladı…
Yarağı ağzımda tekrar canlanmaya başladı ve birkaç dakika içinde eskisi gibi olmuştu. Beni kucağına alarak
yarağını eliyle tutup amımı yarağının üzerine getirdi ve amımı açarak yarağına çekti. Ben istemedikçe amımın
dudaklarından çekerek amımı yarağının üzerine bastırarak sokmaya başladı. Kupkuru olan yarrak kupkuru
olan amımı dağıtırak giriyordu. Amıma sanki kaktüs giriyor gibiydi, acıya dayanamdım can havliyle bağırmaya
başladım. Ağzımı tutarak kapattı ve birden tamamen aşağı bastırıp yarağının tamamını amıma kökledi ve
elleriyle belimden tutarak beni indirip kaldırmaya başladı. Artık yalvarıyordum çıkması için, “Yeterrrr, sikilmek
istemiyorum!” diyerek ağlamaya başladım. Ben ağlamaya başlayınca, “Sus amına koduğumun Zillisi!” diyerek
tokadı yapıştırıyor, üzerime abanarak daha sert sikiyordu. Başım dönmeye başladı, kendimi hissetmemeye
başladım. Ne kadar sikildiğimi bilmiyorum, amım bile uyuşmuştu…
Aşırı merakım yüzünden başıma neler geldiğini düşünrek, bir an önce boşalması için kendim ritim tutarak sikişe
ayak uydurmak istiyordum, ancak her gün sikişen adama nasıl ayak uydurabilirdim ki? İnsanın başına ne
gelirse ya meraktan yada yarraktan gelirmiş sözünün ne kadar doğru olduğunu kavradım. Artık sadece bulanık
görüntü olarak amıma hızlı hızlı gidip geldiğini görüyordum. Sonrasını hatırlamıyorum, bayılmışım! Bir müddet
sonra yüzüme yediğim tokatlarla kendime geldiğimde, yediğim tokatlarla yüzüm ve yanaklarım da acıyordu.
“Ne oldu?” dedim, “Ne olcak bayıldın!” dedi. Ayağa kalkmak istedim ancak kendi gücümle kalkamadım.
Kolumdan tutup beni doğrulttuğunda yine amımdan döllerin aktığını gördüm. Yine içime boşalmış ve amımı
dölleriyle doldurmuştu. Yine onun yardımıyla ayağa kalkınca kalçalarım ve amımın her yanı ağrıyordu.
Acaba? diye düşünerek elimle götümü kontrol ettiğimde bana, “Korkma amından yarrak yemesini bilmeyeni
götünden sikmem! Hani sen orospuluk yaptıydın? Orospu hiç sikilirken bayılır mı? Başıma mı kalacaksın? Bir
daha sikilmek için gelme, bu sana ders olsun!” dedi. Ayakta zor duruyordum bırakın adım atmayı. Elbiselerimi
de o giydirdi. Sonra cüzdanından karışık paralar çıkartıp Bodymin yakasından göğüslerimin arasına soktu.
Dudaklarımdan öptü ve “Bir daha acemice davranma!” dedi. “Tamam!” dedim. Kapıya giderken sendeledim
düştüm, beni kucaklayıp kaldırdı. Bir türlü kendime gelemiyordum, haşat etmişti beni. Beni sandalyeye
oturtup, gülerek, “Bir sikilmeyle ne hale geldin kız acemi orospu!” dedi. Ben de, “Ne olur beni sikişmeye
alıştırsana, seninle hep böyle sikişmek isterim!” dedim. “Tamam alıştırırım, ama bir şartla!” dedi. “Nedir?”
dedim. “Seni hem kendim sikerim, hem başkalarına siktiririm! Erkek başına 500 Liranı alırım!” dedi. “Eee,
ben ne alacağım?” dedim. “1.000 de sana kalacak!” dedi…
Erkek başına alacağım parayı duyunca, uyuşmuş amıma can gelir gibi oldu ve duvardan tutunarak evime indim
ve akşama kadar yattım. Aksilik bu ya, ayda yılda bir siken kocam da o gece am istedi. Hasta olduğumu
söyleyerek kocama vermedim tabi. İki gün yattım, üçüncü gün anca kendime gelebildim. Fakat bir hafta
boyunca her gün amımı kremledim. Ayhan hergün bana uğrayıp nasıl olduğuma bakıyordu, telefonumu aldı,
bazen de telefonla durumumu soruyordu. Amımın acısı tamamen geçtikten sonra Ayhana telefon açtım, “Ben
hazırım! Ne zaman istersen gelebilirim!” dedim. “Tamam, hemen şimdi gel ohalde!” dedi. Yukarı çıktığımda
içerde 30’lu yaşlarda bir kadın müşterisi vardı, kendini siktirmeye gelmişti. (Uyanık Ayhan, kadına senin için
bugün fantazi olsun diye extradan bir kadın ayarladım, üçlü yapacağız demiş ve bunun için de extradan 1.000
TL almış). Hemen beni de soyundurup kadının koynuna soktu. Bana kadının amını götünü yalatıp (beni
Lezbiyen de yaptıktan sonra), kadınla birlikte beni de sikti. İkimizi yanyana domaltıp, bir kadının amına
sokuyordu, bir benim amıma geçiriyordu. Kadını gönderdikten sonra, bana, “Hadi banyoya gir çabucak
duşunu al çık, birazdan senin için 50 yaşlarında birisini çağırdım, adam paralı, onun için demin seni tam
sikmedim, geçenki gibi olmayasın diye amını alıştırdım sadece!” dedi.
Artık sekiz aydır hem Ayhana am veriyorum, hem getirdiği adamlara am dağıtıyorum, resmen profesyonel
orospu oldum ve kocamın dükkanını iki kez satın alacak duruma geldim. Odun kocacığım ise halen iki üç
haftada bir, onu da ben istemeden sikmiyor. Odun da olsa yine kocamdır diye dayanamıyorum arada bir am
verip yaşatıyorum Gavat kocamı. Ayhan sayesinde sikiştiğim erkeklerin sayısını bile unuttum, ama Ayhan gibi
yarraklısını ve sikenini hala bulamadım! Ayhanda hem parayı buldum, hem istediğim gibi yarrak yiyorum. Size
sorarım, bir kadın başka ne ister ki?

(Sibel 25 Y., Ordu / Türkiye)

Slm arkadaşlar. Bende bu sitedeki birçok kadın gibi kocasını aldatanlardan biri oldum. Adım Müge, 30
yaşında, bir çocuk annesi, balık etli, seksi çok seven biriyim. Anlatacağım konu 4 ay önce başımdan geçti.
Şimdiki kocamla evlenmeden önce aşık olduğum, ama hiç açılmadığım Murat diye biri vardı. Murat yakışıklı
sayılmazdı, ama konuşmaları ve bana olan ilgisi beni kendine aşık ettirmişti. Aslında O’da bana aşıktı, ama hiç
bir zaman ne o, ne de ben, bir türlü birbirimize açılamadık. Bir gün Muratın düğün davetiyesini aldığımda çok
kötü olmuştum, ama yapabilecek hiç bir şey yoktu, görücü usulüyle ailesinin uygun gördüğü bir kızla evlendi.
Bende tamemen umudu kestim ondan ve bir daha hiç görüşmedim. Sonra şimdiki kocamla tanıştım ve kısa bir
süre sonra bende evlendim.
Kocam ve ben bir birimizi sevmemize rağmen, bazı sorunlar yaşıyorduk. Kocam çok iyi, sevgi dolu bir insan,
ama sinirlendiği zaman iyiliğinden sevgisinden zerre kalmaz, çok ciddi şiddet uygulamaları olur. Buna rağmen
asla kocamdan ayrılmak gibi bir düşüncem olmadı. Bir çocuğumuz olduktan sonra kocamın bana olan ilgisinin
azaldığını hissediyordum. Hem çocuğun sorumlulukları, hemde kocamın ilgisizliği beni bunalıma sürüklüyordu.
Bir gün telefonum çaldı, arayan kişi platonik aşkım Murattı, çok sevinmiştim. Evlendiğinden beri hiç
görüşmemiştim kendisiyle. Telefonda konuştuk dertleştik biraz. Ve o günden sonra hergün telefonda
konuşmaya başladık. Daha sonra MSN adresimi verdim ve daha da sık konuşmaya başladık, ama hiçbir
zaman birbirimize olan duygularımızı açıklamadık. Sadece birbirimize iltifatlar ediyorduk MSNden veya
telefondan.
Kocam nasıl olduysa benden şüphelenip MSNimi kayıt altına almış. Düşünüyorum da, iyi ki birbirimize
aşkımızı ilan etmemiştik, birbirimize sadece ‘Canım’ diye hitap ediyorduk. Kocam akşam gelip MSNimi açıp
bakmış, yanıma gelip “Bugün kimseyle görüştün mü?” dedi, bende “Hayır.” dedim. Elinde bir kağıt vardı,
iletileri yazıcıya dökmüş, bana bir tokat yapıştırdı, “Peki bu ne?” dedi. Aldım okudum, dona kaldım, ne
diyeceğimi şaşırdım. “Kim bu?” dedi. Bende “Eski bir arkadaşım, çoktan görüşmemiştim, aramızda bir şey
yok…” falan dedim, yeminler ettim. Ama eşim o olayı burnumdan getirdi, uzun bir süre bunun mücadelesini
verdim. O günden sonra Muratla görüşmelerimi tümden kestim taki 2 yıl sonra kocamın yurdışı seminerine
katılması gerektiği güne kadar.
Kocam 3 ay yurtdışında kalacaktı, gitmesine çok üzülmüştüm, ama kariyeri ve geleceğimiz için çok önemliydi
ve gitti. 3 hafta geçmişti, sürekli nette takılıp pornovideoları seyrederek kendimi rahatlatıyordum, ama
yetmiyordu. Aklıma Murat geldi, aradım konuştum, ama sadece güncel konulardan konuştuk. Aradığıma çok
sevinmişti. O günden sonra hergün konuştuk. Resmen kur yapıyordum, artık niyetimi bilmesini istiyordum. Ve
beklediğim teklif erken geldi, Murat resmen benimle birlikte olmak istediğini söyledi. Ben buna asla red cevabı
veremezdim, hemen kabul ettim, ertesi güne randevulaştık. Ama benim kız 4 yaşında ve bırakacak kimse
olmadığı için yanımda götürmek zorunda kalacaktım.
Ertesi gün Murat arabasıyla gelip beni aldı. Orman gibi bir yere gittik, arabayı sakin bir yere çekti. Arabada
yan yana oturup lafladık. Bacaklarımız birbirine yapışık oturmuştuk, ammım sırılsıklam oldu. Kalp çarpıntılarım
gittikçe hızlanıyordu. Onun da heyecanı yüzünden okunuyordu, ama çocuktan dolayı bir şey yapamıyorduk.
Murat “Bu böyle olmayacak…” dedi, arabadan indik, çocuğu biraz uzaklaştırıp “Sen burda oyna…” diyerek,
eline oyalayacak birşeyler verdi ve hızla geri geldi yanıma. Elimden tutup, beni yaslandığımız ağacın arkasına
götürüp, hemen dudağıma yapıştı. Benim heyecandan dizlerimin bağı çözülmüştü, nefesim kesiliyordu, kalp
atışlarım kudurmuş gibi hızla çarpıyordu. Murat boynumu, kulak memelerimi, yüzümü ve yanaklarımı hiç
durmadan öpüp emiyordu. Okadar kendimden geçmiştim ki, kulağına fısıldayarak “Beni eritiyorsun!”
diyebildim. O da “Sende beni eritiyorsun, öldürüyorsun! Seni sikmek istiyorum!” dedi. Kaç dakika öpüştük
bilmiyorum, ama kızımın uzaktan “Anneeeee.” diye seslenmesiyle irkildik. Hemen toparlanıp, kızımın bizi
görmesini engellemek için hızla yanına gittim. Daha fazla birşey yapamazdık, mecburen sadece oturup sohbet
ettik ve vakit geç olduğu için döndük.
Murat kızımla beni eve bırakıp gittikten sonra, her 10 dakikada bir arıyor, ‘beni nekadar çok arzuladığını,
aklından çıkaramadığını, bir an önce yalnız görüşmemiz gerektiğini, benimle sikişmek istediğini’ söylüyordu.
Bende tamam dedim ve estesi güne yine randevulaştık. En seksi kıyafetlerimi giydim, makyajımı yaptım, en
güzel kokumu sürdüm. Kızımı yan komşuma bıraktım, ‘doktora gitmem gerektiğini’ söyleyerek, bir kaç saat
bakması için rica ettim, hemen evden çıktım. Murat çoktan gelmişti. Arabasına atladım ve hızla şehirden
uzaklaştık. Yine çok tenha bir yere gittik. Arabayı durdurdu ve hemen dudaklarıma yapıştı. Resmen
birbirimizin dudadığını somuruyorduk. Arka koltuğa geçtik. Murat hemen pantolonunu çıkardı, bende hızla
üstümü çıkardım. Biran önce onun olmak istiyordum. Murat hemen memelerime yumuldu, deli gibi emiyordu
göğüslerimi. Bende saçlarından tutmuş, kafasını memelerime daha çok bastırıyordum.
Muratın yarrağı demir gibi sert olmuştu. Gerçi kocamınki kadar büyük değildi, ama olsun, o bile bana yeterdi.
Amım vıcık vıcık olmuştu, bir an önce sikilmek istiyordum. Yarağını önce ağzıma aldım, biraz emdim. Murat
kendinden geçmiş bir şekilde hırıltılar halinde tüm döllerini ağzımın içine fışkırttı. Kafamı sikine bastırıp,
döllerinin tümünü ağzıma boşalttı ve bana hepsini yutturdu. Ağzımı sildim ve yarağını yine emmeye başladım.
Çok geçmeden yarağı yine kazık gibi oldu. Artık yarağını içime istiyordum ve üstüne çıktım. Amım sırılsıklam
olduğundan, hiç ıslatmadan içime aldım. Yarağı köküne kadar amıma girince derin bir “Oohhhh…” çektim. 1
aya yakındır sikilmediğim için resmen yarağa hasret kalmıştım. Deli gibi üstünde zıplıyordum. 2 kere orgazma
ulaştım. Murat da daha fazla dayanamayıp, “Geliyorumm…” diyerek amımın içine fışkırdı. Muratın yarağı
amımda küçülünceye kadar üstünde kaldım.
10-15 dakika sohbetten sonra arbadan indik. Az ilerde bir kayalık vardı, oraya gittik. Çok tenha bir yer
olduğu için çok rahattık. Murat beni kayalıklara yaslayıp, boynumdan, kulağımdan ve dudağımdan öpüp, elini
amımın üzerinde gezdiriyordu. Bu arada benimde elim boş durmuyor, Muratın yarrağını pantolonu üzerinden
ovalayıp, yavaş yavaş sertleştiğini hissediyordum. Murat sürekli, “Yıllardır bu anı hayal ediyordum, seni doya
doya, inlete inlete sikmek istiyordum, hergece seni hayal edip boşalıyordum!” diyordu. Bu laflar beni yeniden
çok tahrik etmişti. Pantolonunu indirip, yarağını elime aldım. “Bende yıllardır bu yarrağın hayalini
kuruyordum!” dedim. Murat hızla çevirip beni domalttı ve arkadan hızla yarrağını amıma geçirdi. “Böyle mi
hayal ediyordun? Söylesene fahişem!” diye belimden tutup, hızla amıma pompalıyordu. Bende “Evet sevgilim,
böyle hayal ediyordum! Sik beni! Doyur beni yarrağına!” diye yalvarıyordum.
Ben iki kere daha orgazma ulaşmıştım, ama Murat bir türlü boşalmıyordu. Yarrağını amımdan çıkardı, elimden
tutarak beni arabanın yanına götürdü. Beni arabanın motorkaputuna çıkarıp, bacaklarımı açtı. Taş gibi
yarrağını amıma tekrar koydu, “Senin amını dağıtacam sevgilim, seni yarrağa, döle boğacam!” diyordu.
Amıma her koyduğunda, köklediğinde derin bir ‘Ooohhhhh!’ çekiyordum. “Sik beni aşkım! Bu am yarrağına
kurban olsun!” diye inliyerek bir kez daha boşaldım. Artık dayanacak gücüm kalmamıştı, Murata boşalması
için yalvardım. Murat dahada hızlandı, deli gibi pompalıyordu amıma. Ve sonunda “Geliyoruumm Aşkımm…”
diye bağırarak, amımın içine tüm döllerini boşalttı.
O gün orada biraz daha oyalandıktan sonra beni eve bıraktı. Ama sonraki günlerde, kocam yurtdışından
gelinceye kadar, Muratla her fırsatta buluşup sikiştik. Şimdi kocam geldi, Muratla görüşmüyorum artık.
Sadece kocamla sikişiyorum. Kocamın hakkını yememek lazım, biraz odundur, ayıdır, magandadır, ama iyi
sikiyor. Ve büyük yarrağın yerini hiç birşey tutmuyor, kocamın yarrağı çok büyük ve ben büyük yarak yemeye
alışmışım. Muratın küçük yarağı beni kesmiyor artık…
Herkese bol sikişler, byeee!

(Müge 30 Y., İstanbul / Türkiye)

Öncelikle benim gibi Seksi çok seven herkese merhaba. Ben Konyadan Ayla. 21 yaşında, orta boylu, iri
göğüslü, siyah uzun saçları olan, siyah gözlü, evli bir bayanım. 1 yıl önce şimdiki kocamla evlendim.
Bekarlığımdan beri sexi çok severim, sexe aşırı bir düşkünlüğüm vardır. Fakat kocamla evlenince hayatım
zindan oldu. Kocam çok tutucu ve yobaz bir adam. Kocamın siki de çok küçük, aynı çocuk bülüğü gibi
birşey. Kocam yatakta hep kendini düşünüyor, beni hiç tatmin etmiyor, bacaklarımı ayırıp sikini amıma
sokuyor, Horozun Tavuğu siktiği gibi 2 dakika sikiyor ve içime boşalıyor, sonra da arkasını dönüp horul horul
uyuyor. Kocam daha amımı hiç yalamadı, eliyle dokunmadı bile. Amımı bırak, göğüslerimi bile öpüp
koklamıyor, okşamıyor. Kaymak Gibi Sikilen Amlar sitesindeki hikayeleri okudukça, artık dayanamıyordum,
kadınlığımı dişiliğimi hissetmek istiyordum.
Çalıştığım yer Ofisi başka bir yere taşıyordu, bu sırada ben eski Ofisimizde yalnız kalıyordum. Telefon hatlarını
taşımak için elemanlar geldi. Bende, “Yetkili kimse yok.” dedim. Telefoncu çocukların başındaki adam
(Patronları), “Ben bekleyim, siz dükkana dönün…” diye elemanları gönderdi. Adam 35-40 yaşlarında, hafif
beyaz saçlı, iri yapılı, gayet efendi bir beydi. Ben masamda, O da tam karşımda oturuyordu. Konuşmaya
başladık. Tanıştık, ismi Kenan’mış. Havadan sudan konuşmalarımız devam ediyordu. (Bu arada ben göğüs
dekolteli kıyafetleri çok severim, yine üstümde dekolteli kırmızı bir bluz vardı). Adamın bakışlarının göğüsüme
gittigini fark ediyor, heyecanlanıyordum. Bende onu tahrik edecek ufak ufak hareketler yapıyordum,
saçlarımla oynuyor, enseme, boynuma dokunuyordum. Koca Ofiste yalnızdık. Ve ikimizin de aklından aynı
şey geçiyordu. Sandalyesini daha da yanaştırdı ve bana iltifatlar etmeye başladı. Tam arzuladığım, dişiliğimi
bana hissetirecek erkek işte karşıma çıkmıştı…
İri elleri dikkatimi çekiyordu, (Nasılda avuçlar, okşar…) diye düşünüyor, Kedinin ciğere baktığı gibi adama
bakıyor, iç çekiyordum. Bana, “Evlimisin?” diye sordu. “Evet, evliyim.” diye cevapladım, ama ağzımdan,
“Maalesef…” kelimesi kendiliğinden kaçtı. Adam hafif bir gülümsemeyle, yanağıma dokundu ve “Benim senin
kadar güzel bir karım olsa asla çalıştırmazdım!” dedi. Bende, “Yaa, sende evlisin demek, çocuk var mı, karın
kaç yaşında?” gibi sorular sormaya başladım. “4 çocuğum var, karım 37 yaşında.” dedikten sonra, aynı benim
ağzımdan kaçrıdığım gibi, O da, “Maalesef…” diye ekledi. Bende, “Karın yaşlıymış, çoktan ununu eleyip eleği
asmıştır duvara…” dedim. “Çoktaaann!” dedi. Adamın haline üzüldüm nedense, “Sana aslında benim gibi
genç, ateşli birisi lazım…” dedim. “Senin gibi birini bulsam, biran bile tereddüt etmem, anında birlikte
olurdum!” dedi…
Sinyaller gayet açık ve netti ve artık her ikimiz için de yanlış anlaşılacak bir durum yoktu. Adamın elini tuttum
ve göğüslerimin üzerine koydum. O iri elini dekoltemden içeri soktu ve göğüslerimi okşamaya, yoğurmaya
başladı. Hiç ses çıkarmıyordum, çok hoşuma gidiyordu ve amım sırılsıklam olmuştu. Birbirimize daha da
yaklaştık, boynumu, kulak mememi emiyordu, dili göğüslerimin arasında geziyor, bir yandan göğüslerimi
avuçluyordu, bir eli de amımım üstünde geziniyordu. Amımın ıslaklığını hissedince gülümsedi. Ben biraz
utanmıştım. Beni oturduğum sandalyeden kaldırdı, masanın üstündeki eşyaları masanın kenarına sıyırıp, beni
masaya oturttu. Sonra bacaklarımı ayırdı ve eteğimi yukarı kaldırdı. Minicik Tanga külodum amımın sularıyla
ıslanmış, şeffaf hale gelmişti. Amımın dudaklarına kadar, yarığına kadar külodumdan belli oluyordu ve
gözlerinin önündeydi…
Parmağıyla önce biraz külodumun üzerinden amımı okşadı ve sonra külodumu kenara sıyırarak amımı inceledi,
amımın dudaklarını ayırdı, klitorisimle oynadı. “Çok tazesin…” diyordu sürekli, “Hiç sikilmemiş gibi amın var,
daracık amın var sevgilim…” diyordu. Amımı biraz inceledikten sonra külodumu sıyırıp çıkardı bacaklarımdan.
Sonra bacak arama yumuldu ve dilini amımda gezdirmeye başladı. Çok hoşuma gidiyordu, heyecandan
delirecek gibi oluyordum, mükemmel bir zevkti. Bende onun saçlarından tutup, kafasını amıma daha da
bastırıyordum. Resmen diliyle sikiyordu beni ve orgazm üstüne orgazm oluyordum. Amımdan akan bütün
sularımı içiyordu. Kocam bir kere dahi amıma dokunmamıştı, ama Kenan bey sanki kocama inat dilini sokup
çıkarıyordu, amımın dudaklarını ağzına alıp sündürüyor, inletiyordu beni. Daha sonra parmaklarını amımın
deliğine sokmaya başladı. Amımı iyice parmaklıyor, parmaklarına gelen am sularımı yalıyor, sonra parmağını
yeniden amıma sokuyordu. Parmaklarıyla amımı mükemmel sikiyordu. Kadın olduğumu, dişi olduğumu
hissediyordum…
“Sıra sende Küçük Orospum!” diyerek, beni masadan indirdi, saçlarımdan sıkı sıkı tutup yüzümü
pantolonunun önüne yapıştırdı, “Bunu mu istiyorsun? Canın yarak yemek mi istiyor?” diyordu. Sanki az önceki
efendi adam gitmiş, yerinde sert, küfürbaz bir adam gelmişti, “Merak etme, bütün deliklerini sikecem senin!”
diyordu, “Artık benim orosbum olacaksın!” diye inliyor, burnundan nefes alıyordudu. Pantolonunu ve
külodunu dizine kadar indirdiğinde, yarrağı kocamınkinden hem uzun hemde çok kalındı, başı çok büyüktü, ilk
defa böyle bir yarrak görüyordum. Saçlarımdan asılarak yarağını ağzıma hızlı hızlı sokmaya başladı. Kusacak
gibi oluyordum, ama onun umurunda değildi, “Hadi kaltak somur! Yala yarrağımı Orospu!” diye inliyordu. İşte
tam aradığım gibi, bana Hanyayı Konyayı gösterecek bir erkek diye düşünüyor ve mutlu oluyordum. Seve
seve yarağının hepsini ağzıma sokuyor, yalayarak çıkartıyor, sonra başını dilliyordum. Yarrağı ağzımda kazık
gibi sert olmuştu. Ağzımdan çekti yarağını, eliyle yanaklarımı sıkarak dudaklarımı ve ağzımı açtırdı ve ağzıma
tükürdü, “Yut amına koduğumun Orospusu!” dedi. Tükürüğünü yuttum. Arada sırada da, “Seni Zilli! Seni
Kahpe!” diyerek kıçıma tokat atıyordu. Nedense bana bu şekilde davranması çok hoşuma gidiyordu. Tam bir
hayvan olmuştu…
Patronun odasına geçtik, ordaki deri koltuklar duruyordu, daha taşınmamıştı. Beni koltuğa oturttu, bacaklarımı
açtı, biraz daha amımı yaladı ve koca yarrağını amıma öyle bir kökledi ki, çığlığı bastım. Kocama bekaretimi
verdiğimde bile bu kadar acı hissetmemiştim. “Ne o kaltak? Bunu istemiyormuydun? Niye çığlık atıyorsun? Al
sana yarrak!” diyor, köklüyordu. Amım ilk defa böyle bir yarrak görüyordu, sırılsıklam olmuştum, müthiş zevk
alıyordum. O bana, “Al sana yarrak Orospu!” dedikçe, bende ona, “Hadi erkeğim, daha sert sik, daha hızlı
becer beni, sik amcığımı, parçala!” diye inliyordum. Bunlar dahada hoşuna gidiyor, daha hızlı, daha sert
sikiyordu beni. “Aslan sikicim, kökle hadi dar amıma! Bu taze amın sahibi sensin bundan sonra kocacığım!”
diye inliyordum. Yaklaşık 20 dakika deli gibi sikti amımı. Amımdan yarrağını çıkartıp beni koltuğun üzerinde
domalttığında, olacaklar beni korkutuyordu…
Götümün yanaklarını o iri elleriyle ayırıp, göt deliğimi yalamaya başladı. “Herşeyinle, bütün deliklerinle bana ait
olacaksın Orosbu! Götünü de sikecem senin! O Gavat kocan da adamım diye gezsin dursun…” diye küfürler
ediyordu. Götümün deliğini yaladıktan sonra parmaklamaya başladı. Parmağını soktuğunda çok kasılmıştım,
“Kasma kendini, serbest bırak sevgilim, acıtmayacam…” diye beni hazırlıyor, yalayıp öyle parmaklıyordu. İlk
defa bir erkek göt deliğimle ilgileniyordu ve ben zevkten deliye dönüyordum. Beni böylesine mutlu eden,
heyecanlandıran bir adam benden göt istiyorsa, feda olsun ona diyordum içimden. “Sik sevgilim! Götümü
sikmek istiyorsan sik! Heryerim sana ait!” diyordum. Götüme iyice tükürdü, amımın sularından sürdü göt
deliğime. Sikinin başını hisssediyordum götümün deliğinde, sikinin başını sürtüyordu. “Yavaş sok nolursun! İlk
defa olacak!” diye uyardım. “Sokmayacam…” diyordu, sikinin başını götümün deliğinde gezdirip, sokuyormuş
gibi yapıyor, çekiyordu…
Hiç beklemediğim bir anda birden soktu ki götüme, canım nasıl yandıysa, feci bir çığlık atmışım. Umarım
kimse duymamıştır. Ağzımı eliyle kapattı ve biraz bekledi içimde. İkimiz de hiç kımıldamadan, öylece donduk
kaldık biran sanki. Götüm, içindeki yarrağa alışınca, ben götümü oynatmaya başladım. O da bunu hissedince
yavaş yavaş sokup çıkarmaya başladı. Az sonra yarrak götüme seri bir şekilde girip çıktıkça, acı geçmiş zevk
almaya başlamıştım. Götüm sikiliyordu, kocaman bir erkek bütün heybetiyle üstümdeydi ve “Amını götünü
siktiğimin orosbusu, söyle neyimsin benim?” diye küfür ediyordu. Bende, “Senin Orospunum! Fahişenim!
Kulunum, Kölenim! Sik götümü Sahibim! Doldur döllerini götüme erkeğim, Sikicim!” diye inliyordum. Kocam
hiç böyle şeyler söylemez günah diye, ama benim çok hoşuma gitmişti. Kendimi hiç hissetmediğim kadar dişi
hissediyordum…
Götümü  10-15 dakika kadar siktikten sonra götümün içine boşaldı. Yarağını götümden çıkardığında,
götümden döller akıyordu koltuğua. Ensemden tutup, koltuğa akan dölleri bana yalattıktan sonra toparlandık,
üstümüzü başımızı giyindik. Birbirimize Cep numaralarımızı verdik ve kimse görmeden Ofisten uğurladım onu.
Kısa bir süre sonra ben çalıştığım işten ayrıldım ve onun Ofisinde işe başladım. Hergün severek işe gidiyorum,
yeni patronumla doyana kadar sikişip, akşam evime geliyorum. Yeni patronumu çok seviyorum, o da benden
vazgeçemiyor!
Herkese bol sikişmeli günler…
[Ayla]

Merhaba. Herşey, kocamın yeğeni Engin’in bizim yaşadığımız şehirde iş bulmasıyla ve kocamın da Engin’in
maddi durumunu toparlayıncaya kadar bizimle kalabileceğini söylemesiyle başladı. Ben 28 yaşındayım,
sarışınım ve zayıfım, ama 95 beden göğüslerim var. Kocam benden 21 yaş büyük, ama bu yaş farkı bizim için
hiçbir zaman sorun olmadı. Kocamla, değişikliğe tamamen kapalı bir sex yaşantımız olsa da, haftada bir yada
ikisefer ben de orgazm oluyordum.
Kocamın yeğeni Engin benden 3 yaş büyük ve iyi bir çocuktu. Yanımıza taşınalı henüz bir hafta olmuştu ki,
birgün ben çarşıdan geldiğimde, onun evde olduğunu farkettim. İşten erken gelmişti. Hastalanmış olabileceğini
düşünerek odasına çıktım. Engin daha yeni duştan çıkmış, üzerinde sadece boxeri vardı. “Ne oldu,
hastamısın?” diye sordum. “Kendimi iyi hissetmiyorum…” dedi. Yanına yaklaştım ve elimi alnına götürdüm,
ateşi vardı, “Yanıyorsun sen!” dedim. Kolumu tuttu, “Evet yanıyorum ve sende söndüreceğim ateşimi!” diyerek
belime sarıldı. Şok olmuştum, böyle birşeyi asla beklemezdim ondan…
Kaçmaya çalışırken ayağım halıya takıldı ve yere düştüm. Engin de üstüme abandı. Benim üzerimde kot
pantolon olmasına rağmen sikinin sertliğini hissetmiştim. “Yapma lütfen!” dediğim halde, Engin kazağımısıyırıp,
göğüslerimi okşamaya başlamıştı bile. Kurtulmaya çalışıyordum, ama bu mümkün değil gibi gözüküyordu.
Engin tam pantolonumu çıkartmak için üzerimden doğrulduğunda, elinden kurtuldum ve kaçarak odama
inmeye başladım, o da peşimden geliyordu. Heyacandan ve korkudan kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu.
Kendimi odaya kilitledim ve “Engin lütfen git, dayın duyarsa ikimizi de öldürür!” dedim. Gerçekten de daha
önce hiç böyle birşey düşünmemiştim. Engin birkaç dakika daha kapının önünde homurdanıp gitti.
2 saat sonra kocam eve geldiğinde odadan çıktım, kocama hasta olduğumu söyleyip geri odama döndüm.
Onlar da akşam yemeği için dışarıdan birşeyler getirtip, yediler, geç saate kadar oturdular. Yatma vakti olupta
kocam yatağa girdiğinde, birşey söylemeden kocama sarılıp okşamaya başladım. Sikini çıkartıp emmeye
başladığımda, “Hani hastaydın?” dedi, ama zevk aldığı için de devam ettik. Bugünkü olaydan o kadar
etkilenmiştim ki, kocamın her yaptığı hareketten daha fazla zevk alıyordum. Sesimi Engine duyurmak
istercesine yüksek sesle inliyordum. O gece kaç kez orgazm oldum bilmiyorum. Kocam, “Bugün sende birşey
var, çok azmışsın!” dedi. Gerçekten de öyleydi, bu durum beni çok azdırmıştı. Çok utanıyordum, hemde
kendime kızıyordum, ama elimde değildi. Kafama koymuştum, Engin’le böyle bir olay tekrar yaşanırsa, ki ben
yaşanması için elimden geleni yapacaktım, yine kaçmaya çalışacaktım, ama fazla da direnmeyecektim.
Sabah kocam yine erkenden çıktı, Engin Cumartesileri çalışmıyordu, yani fırsat bu fırsattı. İçime çamaşır
giymeden beyaz saten geceliğimi giydim, üstüme de sabahlığımı aldım. Kahvaltı hazırlayıp Engin’e seslendim.
Engin, dünün utancından mı, yoksa bana hırsından mı bilmiyorum, yüzüme bile bakmıyordu. Ona, “Seni
affettim, merak etme dayına da birsey söylemeyceğim!” dedim. Hiçbirşey demedi, oturdu ve kahvaltısını
yapmaya başladı. Ben sağında solunda dolaşıyor, eğilip dolaptan birşeyler alıyor, frikikler veriyordum, gelip
geçerken vücudumu ona sürtüyordum. Bir anda hışımla kalktı ve “Yeter artık!” diye bağırdı. Ben ne olduğunu
anlamamış gibi yapıp, “Ne oldu?” diye sorduğumda, koluyla masanın uzerindekileri yere savurup, beni masaya
yatırdı…
Bu defa numaradan kurtulmaya çalışıyordum. Tezgahın üstündeki bıçağa uzanıp aldı, geceliğimi göbek
hizamdan yukarıya doğru kesti. Memelerimi deli gibi avuçluyor, yalıyor, emiyordu. Sonra eşofmanını indirip,
zaten heyacandan ıslanmış amıma bir hışımla geçirdisikini ve sikmeye başladı. Zevkten deliriyordum, sadece,
“Yapma, yapma!” diyebiliyordum. Engin ise, “Senisike sike bayıltacağım! Seni orospum yapacağım!” diyor ve
hızlıca sikiyordu beni. Şimdi de memelerimi ısırmaya başlamıştı. Ben bağırınca, “Bağır küçük orospum,
dilediğince bağır!” diyordu. Zaten bağırıyordum, inliyordum, bacaklarımı onun beline dolamış, zevkten
uçuyordum. Beni öyle ne kadar sikti, ben kaç kez orgazm oldum bilmiyorum, ama sikilmekten hiç böyle zevk
almamıştım. Sonunda o da boşaldı ve içime bütün döllerini fışkırttı. İçimden çıkmadan, biraz önce geceliğimi
kestiği bıçağı çıplak tenimde gezdirirken, “Sen benim orospumsun ve ben her istediğimde seni sikeceğim,
tamam mı?” dedi. Böyle bir zevke hayır diyemezdim.
Ben artık Engin’in kölesi olmuştum, onun tabiriyle ‘Küçük orospusuydum’. Şu ana kadar, hep ailemin
birtanecik kızı olarak hep el üstünde tutuldum, tüm arkadaşlarımın, helede erkek olanların arasında hep iltifatlar
aldım. Kocamın da gençlik aşısıydım ve kocam da beni el üstünde tutuyor, devamlı iltifatlar ediyordu. Ama
Engin beni adi bir orospuymuşum gibi sikiyor ve benimle doğru düzgün konuşmuyordu bile. Yine de ben bu
durumdan oldukça memnundum.
Bir Cumartesi sabahı kocam da işe geç gidecekti. Kahvaltı hazırlıyordum. Engin geldi, buzdolabından birşey
aldı ve masaya oturdu, “Yanıma gel!” dedi. Yanına gittim. Geceliğimin altından elinisokup, amımı avuçlamaya,
parmaklamaya başladı. “Yapma, dayın birazdan gider, bekle biraz!” dedim. “Sus!” dedi, vıcık vıcık olmuş
amımı parmaklarken, “Dayıııı, kahvaltıya gelmiyormusun?” diye seslendi. Kocam da, “Elimi yüzümü yıkayıp
geliyorum!” dedi. Hem heyacandan hem zevkten mahvolmuştum. O sırada Engin eliyle bacaklarımı ayırıp,
külodumu yana çekti ve amıma birşey soktu. Birden irkildim, buzgibi soğuktu soktuğu şey. “Bu ne?”
diyebildim. “Salatalık orospum, salatalık! Dayım gidinceye kadar bu salatalık sikecek seni. Çıkarmak yok,
tamam mı?” dedi. “Tamam…” dedim sadece.
Kocam geldi bu arada. Çaylarını koydum. Kocam, “Hadi yavrum sen de otur, kahvaltını yap!” dedi.
Amımdaki salatalıktan oturamıyordum ki. “Ben sonra yaparım!” dedim. Mutfakta oyalanıyordum ve amımın
suları bacaklarıma süzülüyor, arada bir de kasılıp kalıyordum, ben hareket ettikçe salatalık amımda bir yerlere
değiyor, beni delirtiyordu. Kocam kahvaltısını bitirip kalktı. Giderken bana, “Canım, bugün pek iyi değilsin
galiba, yat dinlen, yemeği falan da düşünme!” dedi. Kocamı kapıya kadar geçirdim. Engin de arkamdan
gelmiş, gülüyordu. Kapıyı kapatınca, “Çıkartayım mı artık salatalığı?” dedim. “Hayır çıkartma, yürü,
yatakodasına gidiyoruz!” dedi.
Yatakodasına girince beni yatağa yatırıp, amımdaki salatalığı tuttu ve ileri geri yapmaya, adeta salatalıkla
sikmeye başladı. İyice delirmiştim artık, zevkten inliyordum. Sonra salatalığı amımdan tamamen çıkarıp, beni
yatağa domalttı ve sikini amıma bir hışımla soktu. Amımı hızla sikerken, bir yandan da kalçalarıma kıyasıya
şaplaklar atıyordu. Canım yanıyordu, ama zevkten de deliriyordum. Bana sürekli, “Sen kimin orospususun?
Senin sikicin kim?” diye bağırıyordu. Onun bu konuşmaları bile beni kudurtuyordu. Kocamla sevişirken,
kocam hep, “Güzel karım, yavrum, canım, aşkım!” falan derdi. Güzel sözler duymak güzeldi, ama sikilirken
argo sözler duymak daha tahrik ediciydi.
Cumartesileri tamamen Engin’e aittim, beni evin istediği yerinde, istediği şekilde sikiyordu. Bizim yatağımızda,
onun kendi yatağında, oturma odasında, kanepede, yerde halının üzerinde, banyoda, mutfakta, masanın yada
tezgahın üstünde… heryerde sikiyordu. Bazen onun geciktirici falan kullandığını düşünüyordum, çünkü bütün
gün hiç durmadan benisikiyor ve sadece 2 yada 3 kez boşalıyordu.
Yine bir seferinde beni mutfakta yerde sikerken, “Bu gece dayıma kendini siktireceksin, ben de sizi
izleyeceğim, tamam mı?” dedi. “Saçmalama, olmaz öyle şey!” dedim. Memelerimin uçlarını sıktı, canımı
acıtıyordu. “Senin sikicin kim?” dedi. “Sensin!” dedim. “Ozaman dediğimi yapacaksın!” dedi. Nekadar karşı
çıksam da, ogün yatakodamıza bir kamera yerleştirdi. Kamera çektiği görüntüleri canlı olarak onun Laptopuna
aktaracakmış…
Akşam yemekler yendi, TV seyredildi, çaydı kahveydi derken, Engin, “Ben yatıyorum!” deyip odasına gitti.
Biz de biraz oturduktan sonra odamıza gidip yattık. Kocamı öpmeye ve azdırmaya başladım. Adeta Engin’e,
kocam da beni iyi sikiyor diye ispatlamak istiyordum. Kocam da bana karşılık verdi ve soyunduk. Kocam
amımı yalamaya başladı, zaten çok iyi yapardı bunu. Engin benim amımı hiç yalamamıştı. Kocam, “Canım
karıcığım, aşkım, sende eriyorum, sana bayılıyorum!” diyerek amımı yalıyor, beni delirtiyordu. Engin’in de bizi
izlemesi beni dahada heyacanlandırıyordu.
Kocam amımı yalayarak beni orgazm ettikten sonra doğruldu ve sikini amıma yavaşça, yine o güzel sözleriyle
soktu. Yavaş yavaş, tadını çıkararak sikiyordu beni. Bu arada kocam, Engin’in hoyratça sıktığı, o fırça gibi
kirlisakallarınısürterek acıttığı memelerimi nazikçe öpüyor, yalıyor, emiyor ve kokluyordu. Ben 2. kez orgazm
oluyorken, kocam da sıcacık döllerini içime akıttı. Biraz daha öpüşüp koklaştıktan sonra kocam banyoya gitti.
Az sonra Engin odaya girdi. Yataktan doğrulmadım bile. Elini amıma attı, avuçlarken, “Benim altımda daha
çok inliyorsun, seni en iyi ben sikiyorum!” dedi ve gitti. Aslında doğru söylüyordu, onunla yaşadığım orgazmlar
daha başkaydı. Engin’in söylediklerini düşünüp durdum bütün gece. Ben Mazoşist idim galiba. Acıdan,
hakaretten daha çok zevk alıyordum…
Pazar günü kocam da evde olduğu için, Engin’le birkaç elleşmeden öteye gidemedik. Engin’in o umursamaz
tavırları beni delirtiyordu. Pazartesi günü Engin işten geldiğinde, yalnızca bir iki saatimiz vardı. “Seni götünden
sikeceğim!” dedi. “Hayır olmaz!” dedim. Amımı bile sikerken hayvan gibi sikiyordu, hiç sikilmemiş götümü
paramparça eder diye düşünüyordum. “Sikeceğim lan!” diye bağırarak beni zorla domaltmaya çalıştı. Ama
ben bütün gücümle karşı geldim, domalmadım. O da, “Tamam lan orospu, bir daha amından da sikmeyeceğim
seni!” deyip kalktı üzerimden ve odasına gitti. Nasılsa dayanamaz diye düşünüp, götümü kurtardığıma
sevinerek yemek hazırlamaya koyuldum.
Gerçekten de ondan sonraki günlerde, bırakın benisikmeyi, dokunmayı, yüzüme bile bakmadı. Kedi yavruları
gibi ona sürtünüyor, beni sikmesi için normalde bütün tahrik olduğu şeyleri yapıyordum, ama o hiç oralı bile
olmuyordu. Hele birgün, banyodan yeni çıkmıştı, odasında kurulanırken yatağa yatırdım ve heryerini yaladım.
Taşaklarını, götdeliğini yaladım (normalde bayılırdı ve kudururdu bu yaptığıma). Sönük sikini emiyordum, ama
onda hiçbir kıpırdanma yoktu. Nasıl sikine söz geçirebiliyordu, anlamamıştım. En sonunda, “Boşuna uğraşma,
ben istersem kaldırırım!” dedi ve beni iterek ayağa kalktı, üzerini giyindi. Deliriyordum artık, karşısında beni
sikmesi için kıvranıyordum, ama o beni tınmıyordu bile.
Pes etmiştim sonunda, Cumartesi günü kocam işe gittikten sonra odasına çıktım, “Kalk hadi, götümü de sik,
amımı da sik, ama yeterki sik!” dedim. O ise umursamaz bir tavırla, “Git kahvaltı hazırla!” dedi.
Merdivenlerden uçarak inip mutfağa girdim, kahvaltısını hazırladım. Sonunda beni sikeceği için çok
mutluydum. Az sonra mutfağa girdi ve aceleyle kahvaltısını yaptı kalktı. Cilve yapıp duruyordum, ama o, “İşim
var, gitmem lazım, bir iki saate gelirim!” deyip çıktı. Sikmeden gittiği için üzülmüştüm, ama önümüzde daha
koca bir gün vardı, kocam gelinceye kadar benisikerdi nasıl olsa diye kendimi teselli ettim…
İki saat sonra kapı açıldığında nasıl bozulduğumu anlatamam. Engin’in yanında bir kız vardı. Resmen göt
olmuştum. Bizi ayaküstü tanıştırdı ve kızla yukarı odasına çıktı. Kısa bir süre sonra da odasından sesler
gelmeye başladı. Kızı inlete inlete sikiyordu. Daha iyi duyabilmek için yukarı çıktım. Kapı açıktı, ama
kıskançlıktan bakamıyordum içeri. Sadece seslerinden bile deliriyordum zaten. Kıza, “Canım, çok iyisin!”
diyordu (bana hiç dememişti oysa). Taşaklarının amına vurduğundaki sesi duyuyordum, kızın inlemelerini,
çığlıklarını, Engin’in de belli belirsiz inlemelerini duyuyordum. Amım sırılsıklam olmustu, ama kendimle
oynamıyordum, çok kıskanmıştım deliriyordum sinirden. Bilerek gürültü yaptım ve aşağı indim. Kız, “O ses
neydi?” dedi, ama Engin, “Önemli değil canım!” deyip kızısikmeye devam etti.
Kocamın eve gelme saati yaklaşana kadar kızısikti. Sonra aşağı geldiler. Kız, “Ben gideyim…” falan dedi. Ben
de biran önce gitsin istiyordum zaten. Ama Engin’de bir ısrar, bir ısrar, “Kal canım, dayımla tanış, yemek
yiyelim!” diye. Uyuz oluyordum, ama yalandan da olsa, “Tabi tabi, iyi olur…” falan diyordum. Kız da, “E
tamam ozaman, kalayım!” dedi. Engin’e baktım, çok keyifliydi. Bana, “Dayımı ara, gelirken Rakı getirsin içelim
bu akşam!” dedi. Ben de istemeye istemeye aradım. Kocam da, Engin’in bir kız arkadaşı olduğunu duyunca
pek keyiflendi.
Akşam yemek yendi, Rakılar içildi, muhabbetler yapıldı. Sonra Engin kızı evine bırakmaya gitti. Biz de bu
arada yatmaya gittik. Yatağımıza girer girmez kocama yanaştım, elimi sikine attım, “Canım çok istiyor seni!”
dedimse de, o hemen uyudu. Yatakta resmen kıvranıyordum, hem bugünkü sikişme seslerinden, hem
kıskançlıktan, hemde Engin’in umursamaz davranışlarından. Amımla oynayıp orgazm olduktan sonra ben de
anca uyuyabildim.
Nekadar uyuduğumu hatırlamıyorum, amımda hoyrat bir dokunuş hissettim, hemen açtım gözümü. Engin’di. O
an sevinçten ve heyecandan ölebilirdim herhalde. Kocamın yanımda horlaya horlaya uyuyordu. Engin kulağıma
fısıldayarak, “Sikeyim mi seni?” diye sordu. Ben de fısıltıyla, “Sik!” dedim. “Götünü de sikeyim mi?” dedi,

“Sik!” dedim. Artık beni parçalasa bile umrumda değildi. “Odama gel!” deyip gitti. Hemen kalktım, uçarak
odasına gittim. Engin yatağa yatmış, kalkık sikini sıvazlayarak beni bekliyordu. Kapıyı kapayıp yanına gittim,
“Aşkım, sikicim!” dedim, dudaklarına yumuldum. Engin beni üzerinden iterek, “Öp lan ayaklarımı, özür dile
benden orospu!” dedi. Ayaklarının heryerini öptüm, durmadan da özür diledim. Saçımdan tutup beni yukarı
çekip, “Artık ne dersem yapacakmısın lan?” dedi. “Ne dersen yapacağım, söz!” dedim. “Yala lan sikimi!” dedi.
Kendimi ona ispat etmek istercesine yalıyordum, emiyordum sikini. Taşaklarını, götünün deliğini, heryerini
yaladım bu defa. Siki kazık gibi olmuştu, ben zaten sırılsıklamdım. Kolumdan tuttu ve “Domal!” dedi. Hemen
domaldım. Direkt götüme sokacak diye düşünüyordum, zaten artık umrumda da değildi, siksin de nasıl isterse,
neremi isterse siksin diyordum. Bu düşüncelerle birde baktım ki amımı götümü yalamaya başladı. Aman
Tanrım, ilk kez amımı yalıyordu. Dilini amıma sokuyor, ordan çıkarıp götümü zorluyordu diliyle. Boşalmıştım
bile, ama o halen yalamaya devam ediyordu, amımın sularını yalayıp yutuyordu. “Orospuuummm, amın çok
tatlıymış!” dedi. Tanrım, bu ne büyük iltifattı!
Doğruldu, sikini soktu amıma, sikmeye başladı. Bu arada kalçalarımı tokatlıyor, saçlarımdan asılıp kafamı
kendine dogru çekip beni öpüyordu. Evet, öpüyordu. Ben yine orgazm olmuş titrerken, sikini amımdan çıkarttı
ve götümün deliğine sürtmeye başladı. “Krem sürelim!” dedim. “Ne kremi lan, böyle sikeceğim seni!” dedi.
Sikini amıma sokup ucunu ıslatıyor, sonra o ıslaklığı götümün deliğine sürüyordu. Bir süre sonra sikinin başını
götüme soktuğunda, ölüyorum diye düşündüm, Tanrım, bu nasıl bir acıydı. “Yastığı al, ona kapan!” dedi ve bir
hışımla kalanını da soktu götüme. Tarif edilemez bir acıydı. Bir süre sonra hızlıca sikmeye başladı götümü.
Taşakları amıma çarpıyordu ve ben şaşırarak, nasıl bu kadar acıdan zevk aldığımı düşünüyordum.
Bir süre sonra amımın dudaklarında bir sertlik hissettim. Ben daha, “O ne?” diyemeden, amıma birşey soktu.
“Salatalık orospum, salatalık!” dedi. Amımda salatalık, kendisi götümü sikerken, aynı zamanda da klitorisimi
okşuyordu. Artık zevkten deliriyordum ve orgazm olurken nefes bile alamıyordum. Bu şekilde götümü epeyce
bir süre sikti. Sonra birden sikini götümden çıkarıp, saçımdan asıldı, “Dön, ağzını aç!” deyip, ağzıma verdi ve
şiddetle boşaldı, “Hepsini yut orospum, yut hepsini!” dedi. Hepsini yuttum ve sikini yalayarak temizledim.
Sonra beni ayağa kaldırdı, belime sarılıp dudaklarımdan öptü ve götüme şaplak atıp, “Hadi git şimdi!” dedi.
Zevkten uçarak indim aşağı. Odaya girdiğimde kocam halen uyuyordu. Ben de günlerin hasretini bitirmiş
olarak yattım, keyifle uyudum.

Merhaba, ben Türkan, 38 yaşındayım ve gerçekten son derece güzel bir kadınım. Evliyim ve Lise son sınıfa
giden, 18 yaşında bir kızım var. Kocam eskiden terziydi, sonra terzilikte iş kalmayınca çeşitli işlerde çalışmaya
başladı. Kocamın dayısının damadı Sefer abi kocama Adana’da bir iş buldu ve götürdü işe yerleştirdi. Kızım
Selma’nın okulu olduğu için biz Mersin’de kalmıştık. Kocam bizi Sefer abi’ye emanet etmişti. Sefer abi
oldukça da zengin biri. Bütün ihtiyaçlarımızla o ilgileniyordu.
Bir gün, kızım Selma’nın okulda olduğu bir vakit, Sefer abi eve geldi ve bir ihtiyacımız olup olmadığını sordu.
Ben de kendisini içeriye davet ettim, biraz paraya ihtiyacımız olduğunu söyleyip, kendisinden 20 YTL istedim.
O ise çıkardı 100 YTL verdi ve “Hepsi kalsın. İstediğin gibi harca.” dedi. Parayı aldım, teşekkür ettim. Birer
fincan kahve içmek için kendisini salona buyur ettim. Sefer abi bir sigara yaktı, ben de kahve yapmak için
mutfağa gittim. Kahveleri yapıp getirdim ve ikram edip karşısındaki divana oturdum. Karşılıklı kahveleri
içerken, Sefer abisürekli bacaklarıma bakıyordu. Bu da beni heyecanlandırıyordu ve ben de onun yarağından
gözlerimi alamıyordum…
Kahvelerimizi içtikten sonra, beni yanına, oturduğu üçlü koltuğa çağırdı. Gittim yanına oturdum. Sağ elini
boynuma koydu ve beni okşamaya başladı. Bir yandan da çok güzel olduğumu söylüyordu. Bu sırada
pantolonunun önüne baktığımda yarağının dikildiğini gördüm. Beni kendine doğru iyice çekti ve boynumdan
öpmeye başladı, sol elimi de tutup yarağının üstüne koydu ve sıkmamı istedi. Ben de öyle yaptım. Sefer abi de
sol elini eteğimin altına sokarak, külotumun kenarından amcığımı okşuyordu.
Boynumu öpüp yalarken, kulağıma fısıldayarak, “Türkan, seni uzun zamandan beridir arzuluyorum. Seni
hemen şimdi sikmek istiyorum!” deyince, “Ben de seni istiyorum Sefer abi.” dedim ve fermuarını indirip
kemerinini çözdüm ve pantolonunu aşağı indirdim. Ardından külotunu da sıyırdım. Yarağı ortaya çıkmıştı.
Fakat hem oldukça uzun hem de bileğim kadar kalındı. Sanki insan yarağı değil, bir at yarağıydı mübarek.
Resmen korktum ve “Sefer abi, ben bunu alamam!” dedim. Bunun üzerine Sefer abi, “Bak bunu benim karı da
alıyor, Meyrem de alıyor. Sen de alırsın. Sen yeter dediğinde ben daha ileri gitmem.” dedi.
Meyrem kim diye soracak olursanız, Meyrem, Sefer abi’nin kayın biraderinin karısı. Zaten bana Meyrem
anlatmıştı, Sefer abi’nin kendisinisiktiğini…
Bu arada tamamen soyunduk ve birbirimizi öpüp yalamaya başladık. Sonra Sefer abi amcığımı iyice yaladı,
sulandırdı. Ben de Sefer abi’nin yarağını ağzıma almak istedim ama sığmıyordu. Sadece dilimle yalıyordum.
Sefer abi, iyice sulanmış olan amcığımı bir de tükürükle ıslattıktan sonra yarağını sokmaya çalıştı, fakat
girmiyordu. Tekrar amcığımın iki dudağını eliyle yanlara açarak, yarağının kafasını yavaş yavaş sokmaya
başladı. İleri geri yaparak ve her defasında biraz daha ilerleyerek, alıştıra alıştıra sonunda hepsini köklemeye
başladı. Sanki içime bir soba odunu girmişti. Amcığıma girip çıkmasısürdükçe ben de iyice alıştım ve zevkten
deliye döndüm.
Her kökleyişinde sanki midem ağzıma geliyordu. Fakat içimden çıkmasını da istemiyordum. Amcığım,
kocamınkinin iki katı büyüklüğündeki Sefer abi’nin yarağını iyice sarmıştı. Ben boşalıyordum ama Sefer abi
boşalmıyordu. Artık kaç kez orgazm olduğumu bilmiyorum. Fakat o aynı sertlikte sikmeye devam ediyordu.
Resmen zevkten çıldırıyordum. Meğer Sefer abi çok geç boşalırmış. Oysa kocam, daha o küçücük sikini
içime sokar sokmaz bir iki ileri geri yaparken, ben daha zevk almaya bile başlamadan boşalırdı. Sefer abinin
de öyle boşalacağınısanmıştım.
Sefer abi’ye “Birazdan kızım okuldan gelir. Lütfen artık boşal, bugünlük yeter. Bunun yarını da var.” dedim.
Sefer abi “Tamam güzelim…” deyip, iyice hızlanmaya başladı. Ben tekrar boşalırken, (bir saatten fazla sürmüş
olan sikişten sonra) nihayet Sefer abi de boşaldı ve içimi doldurdu. Yarağını içimden çıkardığı halde aynı
irilikteydi. Yarağını içime ilk sokarken çok zorlanmama rağmen sonradan gerçekten çok zevk aldım.
Aslında Sefer abi’nin gitmesini hiç istemiyordum. O geceyi Sefer abi ile geçirmek istiyordum. Ona “Akşam
yemekten sonra tekrar gel. Kızım uyuduktan sonra sabaha kadar birlikte olabiliriz.” dedim. Sefer abi de
“Benim karıyı atlatabilirsem gelirim.” dedi ve giyinip gitti. Evde karısına “Bir arkadaş hastalanmış ben
hastaneye gidiyorum, yanında refakatçı olarak kalacağım bu gece.” demiş. Akşam saat 19:45 gibi tekrar geldi.
Sefer abi biraz kızım Selma’nın dersleriyle ilgilendi. Kendisi öğretmen olduğu için, onun ödevlerini yapmasına
yardım etti. Ben de Sefer abinin tam yanına oturdum, kızım masanın karşı tarafında olduğu için
göremeyeceğinden emin olduğum için, masanın altından sol elimle fermuarını açtım, elimi pantolonunun içine
soktum ve o kocaman yarağı dakikalarca avuçladım ve sevdim. Sefer abi bozuntuya vermiyordu ama korkunç
zevk alıyordu…
Nihayet Selma’nın ödevleri bitti ve kendi odasına yatmaya gitti. Biz 25-30 dakika kadar Selma’nın uyumasını
bekledikten ve uyuduğundan iyice emin olduktan sonra, sessizce öpüşmeye ve sevişmeye başladık. Sefer abi
bana “Türkan, gerçekten çok güzelsin. Sana doyamıyorum.” dedi. Ben de “Sen de çok iyisin ve sağlamsın.
Karın da, Meyrem de çok şanslılarmış.” dedim. Soyunduktan sonra Sefer abi yeniden amcığımı okşamaya ve
parmaklamaya başladı. Sonra Sefer abi yere yattı, ben de üstüne çıktım benim başım onun yarağından tarafta,
amcığım da onun başından taraftaydı. O amcığımı yalarken ben de yarağını ağzıma almaya çalışıyordum.
Yarak biraz yumuşasa ağzıma alabileceğim ama ne gezer. Aynı kalınlıkta, aynı uzunlukta ve sertlikteydi.
Yaladım yaladım ve anca üçte birini ağzıma alabildim…
Amcığım da iyice sulanmıştı. Beni yere yatırdı, yeniden tükürükledi ve o kocaman yarağı amcığıma sokmaya
başladı. Fakat bu sefer gündüzki kadar zorlanmadan içime aldım. Yeniden sikişmeye başladık. Bir süre sonra
ben orgazm oldum ve Sefer abi’ye “Senin boşalman neden o kadar geç oluyor?” diye sorduğumda, bana “Ben
1-2 saatten önce boşalmam. Bu benim elimde değil. Ben de boşalmak istiyorum ama olmuyor. Bu durum,
Karımın da Meyrem’in de çok hoşuna gidiyor. Senin hoşuna gitmiyor mu?” dedi. Ben de “Aslında hoşuma
gittiğini ama beni çok yorduğunu.” söyledim… Bunun üzerine dinlene dinlene sikişmemize devam ettik. Ben üç
dört kez boşaldıktan sonra Sefer abi de nihayet boşalmaya başladı ve içimi doldurdu…
Amcığımdan akan sıvılar göt deliğimi ıslatmıştı. Sefer abisağ elinin parmağı ile bir yandan da ıslanmış olan göt
deliğimi parmaklamaya başlamıştı. Sefer abi’ye “Senin niyetini anladım, ama katiyen olmaz. Götüme
sokturmam. Yırtılır, sakatlık olur, hastanelik olurum, millete de rezil oluruz. Amcığıma bile zor giriyor!” dedim.
Bana “Canım, güzelim, bir kez deneyelim. Kremle, tükürükle, yumuşatırım, parmaklayarak alıştırırım, sonra
deneriz. Girmezse sokmam.” dedi…
Doğrusunu isterseniz kendim istemediğim halde Sefer abiyi de kırmak istemiyordum. Çok ısrar edince razı
oldum, “Tamam, ama lütfen, beni seviyorsan sakatlık yapma. Dene, girmezse tekrar amcığımı sik.” dedim. O
da “Tamam güzelim, seni üzmek istemem. Girmezse illa da sokayım demem. Bir kere deneyelim.” dedi. Gittim
krem getirdim, önce göt deliğimi kremledi ve sonra parmağını sokmaya başladı. Biraz tek parmakla
oynadıktan sonra iki parmağını, daha sonra da üç parmağını sokup çıkararak göt deliğimi bayağı alıştırdı. Bu
arada ben de içimden ‘yarağının sertliği biraz geçsin’ diye yalıyordum. Fakat hayret edilecek bir şey, yarağı
sertliğinden hiç bir şey kaybetmiyordu.
Sonunda beni dizlerimin üstünde domalttı. Arkama geçti ve iyice alışmış olan göt deliğime yarağını dayayıp
hafifçe bastırmaya başladı. Kafasının girdiğini hissetttim, öylece biraz beklemesini söyledim. Sefer abi
gerçekten çok anlayışlı ve merhametli bir insan olduğu için bir süre öylece bekledi. Sefer abi’ye “Şimdi yavaş
yavaş, ben dur diyene kadar sok.” dedim. O da ufak ufak git gellerle, yarağını yavaş yavaş götüme sokmaya
başladı…
Daha önceleri, kocam da birçok kere beni götten sikmek istemişti. Kocamın siki Sefer abi’nin yarağının
yarısından bile kısa ve ince olmasına rağmen, kocama götümü siktirmemiştim. Şimdi neredeyse at yarağı kadar
bir yarağı, götüme yarıya kadar sokturuyordum. Çünkü Sefer abiyi kıramazdım. Çünkü ona ihtiyacımız vardı,
onun korumasına ihtiyacımız vardı. Kocama iş bulmuştu, bizim her ihtiyacımızı o karşılıyordu. Kızımın okul
masraflarını da o karşılıyordu. Bu nedenle kendimi Sefer abinin her istediğini yapmak zorunda hissediyordum.
Gerçi o, bu durumu fırsat sayan biri değildi. Ve ona siktirmeyi ben de çok istiyordum, kocamdan daha iyi
sikiyordu beni.
Sefer abi götümü sikmeye devam ediyordu (bir yandan da eliyle amcığımla oynayınca, ben yeniden boşaldım).
Artık o kocaman yarağın yarıdan fazlasının götümün içinde olduğunu hissediyordum. Ama zorlanmaya
başladım ve Sefer abi’ye “Sakın daha fazla sokma, bu kadar iyi.” dedim. O da “Tamam güzelim. Sen ne
kadarını istersen o kadarını sokarım. Hiç korkma.” dedi ve iyice alışmış olan götümü bir saatten fazla bir süre
sikti. Ve nihayet boşalıp, göt deliğimi dölleriyle doldurduktan sonra yarağını çıkardı.
Beraber banyo yaptık. Ardından çay demledim, içtik. Bir süre dinlendik, birbirimize sarılıp oturduk, elleştik ve
sonra yeniden sikişmeye başladık. O gece sabaha kadar, hem amcığım hem de göt deliğim Sefer abi’nin
yarağından nasibini aldı.
Sefer abi’ye ve müthiş yarağına doyamıyorum. Sefer abi her hafta, mutlaka en az bir kez geliyor ve her
seferinde deliler gibi sikişiyoruz. Daha sonraki haftalarda neler oldu neler, onu da bir başka müsait zamanda
anlatırım…

Merhaba ben sinem. Önceki hikayemde evlenmeden önce olan otobüs anımı anlatmıştım. Ama bazı arkadaşlar saçma demiş, yaşadıklarımın hepsinin gerçek olduğunu belirtir şimdi yeni bir anımı daha sizlerle paylaşmak isterim…Artık kocamla evleneli 5 yıl olmuştu kocamı çok seviyorum ve onu aldatmayı asla düşünmezdim…Eşim işi gereği bazen ülke dışına çıkar 6 ay gelemezdi… Bu zaman zarfında erkeklik ihtiyaçlarını nasıl giderebileceğini tahmin edebiliyordum ama erkektir benden ayrıdır diyerek göz yumardım…en son gelişinde facebookda kocamın bir kaç bayan arkadaş kaydettiğini ve onlarla buraya gelmesine ragmen hala görüşme yaptığını ögrendim…olabilir dedim kendi kendime ama bir gun cuzdanında o kadının resmini ve kendi özel anlarına ait resmi görunce kafamdan aşağı kaynar sular döküldü ne yapacagımı şaşırmıştım…O an bir şey dank etti kafamda öfkeme hakim olmuştum kocamın beni aldattıgını ve bu ilişkinin düzeyli bir ilişki oldugunu anlamıstım…artık iyiden iyiye öfke duyuyor ve hırsımı bir şekilde almam gerektigine inanıyordum…kararımı vermiştim ben de aldatacaktım kocamı, öyle aldatmalıydımki en yakınımızla olmalıydı…bu kararı verdikten 1-2 ay sonra eşim yıllık iznini aldı ve memlekete gitmiştik.kalabalık bir evdi kocamların evi, o ara görümcem ve eşide orda misafirdi ve herkes bir odayı paylaşmış balık istifi yatıyordu…görümcemin eşi Emre benim sınıf arkadasımdı ve uzun yıllar önce birazcıkda olsa duygusal bir bag olmustu o zamanlar… O an kafaya koydum Emreyi ayartıp kocamı onunla aldatacak ve resmimiz çekip bende cüzdan da taşıyacaktım ve kocam enınde sonunda bunu gorecekti.eşim ava gitmeyi severdive sabahleyin saat 4 gibi evden giderdi..işte bu anları degerlendirmeliyim diye düşündüm…o aksam ilerleyen saatlere dogru evin dıger odalarından birinde otururken emreyle bir anlık da olsa basbasa kalmıstık, sadece bakıstık ve gulumsedık.benim üstümde köyde oldugumuz için rahat kıyafetler vardı ama ustumdeki badi göğüslerimin güzelliğini gösteriyordu.emrenin gözlerini ondan alamadıgını odaya digerleri de gelınce anladım.hiç bir fırsatı kacırmaz hemen bakıyordu…içimden tamam dedim herhalde amacıma ulaşacaktım…o şekilde bir iki gun gecti ben rahat birseyler giyip giyip emreyi delirtmeye calısıyordum…yine bir aksam bu sefer altıma tayt ustune elbise giymıstım bu sefer de bacaklarımın butun guzellıgı bellı oluyordu tamda karsısına oturmustum ki azsın dıye arada bacaklarımı acıyordum ama bunu farkında degılmısım de o frıkık yakalıyormus gibi yapıyordum… bir ara gözüm emrenin önüne kaydı belli oluyordu sonra emre kalktı ve odadan cıktı yaklasık 20 dakıka gelmedi.sonra geldi odaya.bende kalktım camasırları makineye atıp yatacaktım artık saat gece 12 ye gelıyordu.banyoya gırdım çamaşırları tek tek elime alıp atarken sıyah kilodumda ıslaklık farkettim,olamazdı cünkü dun cıkartmıstım.baktım iyice beyazlık, derken anladımki emre kiloduma bosalmıstı beni düşünerek.o an aklıma geldi ben banyoya çamaşırı attıgım anın peşinden emre gelmişti dün akşam ve benim oldugunu biliyordu…evet dedim bu iş tamam.sonra makineye çamaşırı attım eşime ben yatıyorum dedim odama gectim odalarımız yanyanaydı.telefonumu elime aldım ve mesaj attım Emreye “kocam sabah 4 de kusa gıdecek o gıdınce odama gel dıye” cevap cok gecmeden geldi “tamam” kalktım bavulu actım siyah dantelli tangamı dantelli sutyenimi ve geceliğimi giyip yattım.eşim saati kurarak yattıgı için saat 4 de onunla bende uyanmıstım ama uyuyor numarası yapıyordum ki bir şeyler anlamasın diye.kocam gitti…10 -15 dakıka gectıkten sonra odanın kapısı tıkırdadı.emre gelmişti kalktım hemen actım içeri girdi kapıyı kilitledm arkadan.emre artık odadaydı.hiç konusma yapmadan öpüşmeye başladık.beni çılgınlar gibi öpüyordu bir taraftan da ses fazla cıkacak diye tedirgindim ve uyarıyordum.bir taraftan geceligimi cıkarttı, hala öpüşüyorduk cılgınca, elini bacak arama attı oksuyordu(kocama kızgın oldugum ıcın 1 aydan beri hiç birlikte olmamıştık)tangamın ıpını elıne doladı ve parmagını amıma soktu ooohhhh cok zevk alıyordum tarıf edılmezdi…bir parmagını da arkama soktu iki deliğimde doluydu cok zevk alıyordum ohhh ohhh…ama ses cıkacak dıye korkudan da ölüyordum belki de buydu zevk aldıran bana…dudaklarımdan ayrıldı beni yataga yatırdı ve gögüslerimi, amımı, arkamı yalamaya basladı deli ediyordu beni görümcem ne kadar sanslıydı harıkaydı cunku…emre ayaga kalktı esofmanlarını cıkarttı siki baksırdan fırlıcak gibi duruyordu basımın yanına getırdı.Baksırınn üstünden basını öptürdu agzıma aldım baksırdan ımmhhh emiyordum baksır sırılsıklam oldutasaklarından beri opüuyordum sonra Elime alıp yalamaya basladım oohhh ohhh gıtgıde buyumeye basladı baktım kı kocaman harıkaydı kocamınkinin iki misliydi nerdeyse… oksuyor yalıyor emıyordum oyle kazık gıbı olmustu ki bükülmüyordu asagı…artık dayanacak kuvvetım kalmamıstı ıcımde ıstıyordum kalktım ve bacaklarımı actım gel dedim, hemen yerleştırdı basını, surtuyordu sokmadan yalvar diyordu, basını sokar gıbı yapıyor cıkartıyordu ohhh ohhhh “hadı askım sok artık sok erkegım sok artık sık beni dıye yalvarmaya basladım ve soktu harıka super ohhh…bacaklarımı omzuna attım girip girip cıkıyordu hepsi…ohhh zevkten delırmıstım…kokledıkce karnıma gırıyordu sanki ohh her seferınde daha bir buyuyor ve daha derıne sokuyordu sanki iyice kaldırdı bacaklarrımı nerdeyse tasakları da giriyordu amıma ohhh …sonra domalttı belimden kavradı amıma kökledi hayvanca sikiyordu beni…hiç kocam böyle sikmemişti beni ohhh ohhh…tırnagı belıme gecmıstı sanki kokledı ve cıkardı bır kere daha kokledi “dur “dedi prezervatif cıkardıve sikine taktı tekrar kökledi ohhhhh inanın öyle guzel sıkıyorduki öyle hızlandıki anlatamam ve sonunda bosaldı içime ama prezervatifle… sonra bir iki derken bu boyle en az yarım saat bır saat devam etti her pozisyonda denıyor ve sıkıyordu beni…artık pestılım cıkmıstı ama emre doymak bilmiyordu 2 kez bosalmıstı bu ücüncüydü…domal dedi bana, domaldım prezervatiflerde biriken menilerinin götüme surmeye basladı ordan da sıkecekti anlasılan ve inanın karşı koyamıyordum onahayır diyemedim bir iki derken tam 4 parmagını sokmustu arkama ama hıc degılse 15 dakıka genişletmek için ugrastı götüm amımdan daha genıs daha ıslaktı artık ve bırden kokledı gözlerimden yas geldı o an delıler gıbı kokluyor ve sikiyordu oohhh acı zevk hepsı karısık yastıga kapattım kafamı ısırıyordum ses cıkmasın dıye…. hayvan gibi sıkıyordu orosbum benim diye diye cok gecmeden gotume bosalttıı son olarak ne kaldıysa…ben bitmiştim ölmüştüm…. fotograf makınesını aldım eline verdim siki götümdeyken cek dedim domalttı tekrar sikini götüme soktu prezervatifleri de popomun üstüne koydu cekti sonra bana verdi siki içimde yüzü gözükecek sekılde cektım…. o da ustume yıgıldı… hayatımın en guzel seksı olmustu…bunları kocama gosterecek ve ıntıkamımı alacaktım…sonra emre kalktı ve odasına gıttı…ogun bende emre de saat 1 e kadar uyumusuz. Agır tuttu herhaldeJJ simdilik bu kadar … kocamın resmı görmesini sagladım bunu baska zaman anlatcam.çünkü emre kocam ve ben grup yaptık sonra ok öpüyorum sizi en güzel yerlerinizden…. sinem….