Mesajlar Etiketlendi ‘seks hikaye’

Kaynatam beni köyde bırakıp bir haftalığına askerdeki kocamı ziyarete Giderken ??Iki eksik etek evde yanlız kalmaz?? diyerek abisinin torunu mehmet?i geceleri yanlız kalmayalım diye bize çağırdı. Küçüklüğünden beri tanıdığım Mehmet onaltısını bu sene bitirdi. Daha dün kısa pantolonla gezerken şimdi boylu poslu bir delikanlı olmuştu ama davranışları daha çocukluktan tamamen çıkmış gibi durmuyor, iri yapısına rağmen hala oyun peşindeki köy çocuklarından biri olarak görülüyordu. Kayınbabamın gittiği günün gecesi hep birlikte yatacağımız döşeği ortaya serdim. Yataga girecegimiz sıra baktım bu oğlan çok irileşmiş eh görümcemde ilk adetini göreli beş ay kadar oluyor, oğlanı döşekte kızdan yana yatırsam olmaz, en iyisi ben bunların ortalarına gireyim dedim ve ben ortada onlar iki yanımda yatmaya karar verdim. Karanlıkta döşeğin üstünde soyunurken farkına vardım ki çocuk benim soyunmamı merakla gözlüyor. Neyse oğlan çocuğu merakındandır diye üstünde durmadım ama bir yandan da bu karıların çıplaklığına düşkün oğlanın erkekliği ne olabilir ki diye merak içinde yorganın altına girip uzandım. Bizden az önce yatan kız çoktan uyumuştu bile. Ben yanımda eni konu bir erkek yatıyor olmasının verdiği heyecanla bir sağa bir sola dönerken dalmisim. Uykumda tenimi yakan rüyalar görüyordum. Güya kocam, kaynatam ve tanımadığım bir kaç erkek daha beni aralarına almışlar sırayla düzüyorlardı. Uykumda olmasına rağmen,sanki gerçekmiş gibi o kadar zevk almışım ki bir ara bacağımı yanımda sırt üstü uyuyan çocuğun bacak arasına atmışım. Kadınlığımı oğlanın baldırına bastırdığımı farkedip uyandigimda çocuğun bunun farkında olup olmadığını anlamak için dikkat kesildim. Nefesinin muntazamlığından derin bir uykuda olduğunu anladığım genç erkeğin organı bacağımın altında dikilmiş, karnına yaslanmış durumdaydi. Bir müddet hiç kıpırdamadım. Sonra bacağımı yavaşça çocuğun üstünden çekip çok merak ettiğim sertleşmiş organına elimi uzattım. Bu oğlan onaltı yaşında bir velet olmasına rağmen kamışı kesinlikle kocamınkinden çok daha iriydi. Biraz sıvazlayıp okşadığım sertleşmiş genç erkek organından elimi çekerken azgınlığımı giderebilmek telaşıyla elimi külodumdan içeri soktum. Zevk sularımla kayganlaşmış olan kadınlığımı iştahla bir müddet okşayıp yanımdaki oğlanın hala dimdik duran kalın kamışını bir kez daha usulca avuçlarken zangır zangır titreyerek boşaldım. Biraz rahatlamış olarak kendimi temizlemek üzere önce hamama sonra da işemek üzere helaya gidip geldikten sonra yatıp uyudum. Ertesi gün bu genç irisi oğlana daha bir dikkatli bakmaya başlamıştım. Bacakları uzun ve yay gibi, kalçaları gergin ve dik duran çocuğun omuzları da şimdiden ciliz kocamınkinin neredeyse iki katı genişlemişti. Pantolonunun önündeki kabarıklığa bakınca gece yatakta dokunduğum sertliğin gerçekten de bir kadını fazlasıyla tatmin edebilecek gelişkinlikte olduğuna karar verdim. O akşam döşekleri sermeden önce görümcem dün gece yatakta çok daraldığını söyleyince gece oğlanla yanlız yatabilme fırsatının doğduğunun ümidiyle kıza ayrı bir döşek açıp yatırırken Mehmet?in soyunup yatağa girmesiyle de ben ışığı kapatarak yatmaya hazırlandım. Tamamen soyunup oğlanın memelerimin görüntüsünü karanlık odada merakla seçmeye çaIıştığını keyifIe farkederken çıplak bedenime geceliğimi geçirdikten sonra oğlana ?iyi geceler ablam? deyip uykuya daldım. Derin uyku sırasında gördüğüm rüyadan mı yoksa başka bir şeyden mi ne olduğunu önce farketmediğim bir şeyden etkilenip kadınlığıma ateşler bastığını hissederek uyanmışım. Biraz kendime gelince arkamdan bana sarılan çocuğun kabalarima dayanıp sertleşmiş organının kalçalarımın arasına girmek için bastırıldığını farkederek bunu bilerek yapıp yapmadığını anlamak için bir müddet hiç kıpırdamadan bekledim. Çocuğun ellerinin hareketsizliğinden ve kendini ardıma bastırmasındaki düzensizlikten uykusunda farkında olmadan bunu yaptığına karar vererek uyku halinin bilinçsizliğine rağmen pijamasının önünden çıkan kamışını istekle bacaklarımın arasına sokup çıkaran çocuğa yardımcı olmak için bacaklarımı biraz araladım. Bacak aramda sıkışmaktan kurtulan, başının sertliğini kadınlığımın girişinde hissettiğim sert kamış oğlanın düzensiz yüklenmelerine rağmen içime girmeye başlamıştı. Onun uykusunda bilinçsizce yaptığından emin olduğum hareketlerin her ikimiz için de daha zevk verici hale gelmesi için kalcalarimi kalınlığını içimde hissetmeye başladığım erkeklik organına doğru ittirmeye başladım. Çok geçmeden uykudaki genc erkek kendini bana doğru şiddetle bastırarak içime boşalmaya başlamisti ki ben de bir hayli tahrik olmuş olmanın etkisiyle korkunç bir zevk patlaması içine girdim. Tohumlarını içime fışkırtan genç erkeğin organını sıkıca kavrayan kadınlığım şiddetli zevk kasılmalarıyla çocuğun ersularını iştahla sağıyordu. Boşaldıktan sonra arkamda uyumaya devam eden Mehmet?in sertliğini koruyan zevk aletini dakikalarca içimden çıkarmadım. Bir müddet sonra erkek organini icimden cekip arkasını dönünce içimi boşalmış ve eksilmis hissederek bu eksikliğin verdiği mahzunlukla birlikte uykuya daldım. Akşam vakti tarlalarından yorgun ve çok kirli dönen Mehmet`e yatmadan önce Hamamda su isittigimda kucuk görümcem çoktan yatmış mışıl mışıl uyuyordu. Mehmet?in hamamdan çıkmasını beklerken hazır su ısınmışken bende yıkansam mı diye düşünüyordum. Banyonun kapısına gidip; ´´Sırtını ovmamı istermisin Mehmet?? diye seslendiğim oğlan; ´´Yok abla işim bitti, ben birazdan çıkıyom gayrı? deyince toy oğlanın çıplaklığından utandığı için girmemi istemediğini düşündüm. Ani bir merakla dün gece beni uykusundayken bilinçsizce düzerek zevk denizinde boğmuş delikanlının çıplak bedenini görebilme arzusuyla banyonun boyuma göre yüksek penceresinin altına koyduğum büyük süt bakracını ters çevirerek üstüne çıktım. Hafifçe buğulanmış camdan gördüklerim karşısında bacaklarım şehvetle titremeye başladı. Çıplak, tüysüz ama kaslı vücudu iştah artırıcı bir ıslaklık içindeki oğlan kurnanın yanına yayılmış, avucuyla kavradığı yay gibi gerilmiş erkekliğini dibinden ucuna kadar sıvazlarken diger eliyle de sanki kız memesi avuçlarmış gibi kendi memelerini sıkıyordu. Demek bu yüzden girmemi istememiş diye düşünürken büyülenmişcesine yeni yetme oğlanın erkek güzeli vücudunu hayran hayran izlemeye koyuldum. Elinin hareketleri hizlandiktan bir iki dakika sonra şaşkın bakışlarım arasında gergin kamışının ucundan fışkıran ersuları en az iki metre ilerideki duvara yapıştıktan sonra havada yarım daireler çizerek banyonun zeminine düşmeye başladı. Ben yedi sekiz defasını sayabildiğim fışkırmalari artık bitti derken çocuğun kamışının ucundan hala bacaklarına doğru beyaz sıvılar akmaya devam ediyordu. Şahit olduğum bu sahneden öyle etkilenmiştim ki bir elimle memelerimi, bir elimle de yangın yerine dönen kasıklarımı istahla ovalamaktan kendimi alamadım. Delikanlının bir müddet hareketsiz kaldıktan sonra su dökünmeye başlaması üzerine çıkmaya hazırlandığını anlayıp bakracın üzerinden indim ve eve girip iceri gelmesini bekledim. Az sonra banyo kapısının önüne bıraktığım pijamalarını giyip yatmak için odaya giden cocugun önünde serbest bir şekilde sallanan şişkin erkeklik takımlarını görünce birden aklıma çocuğa temiz don vermediğim geldi. Zavallı oğlan benden don istemeye utanıp pijamasını çıplaklığının üstüne geçirivermiş olmalıydı. O yatağa girip uyumaya hazırlanırken ben hamama giderek arzu dolu vücudumu doyasıya yıkayıp az önce yarım kalmış olan kendimi okşamalarıma sıcak suların vücudumdan akarken verdiği ıslak zevk eşliğinde devam edip, genç aygirin hamamın duvarlari ve yerlerine yapışan döl sularının benzersiz kokusu genzime dolarken rahmimde olusan şiddetli kasılmalarla boşaldım. Bu gunluk rahatlamis olan bedenime bolca sular dökündükten sonra hamamdan çıktım. Saçlarımı havluyla kuruladıktan sonra çıplak bedenime geceliğimi geçirerek uyumuş gibi görünen oğlanın yanına uzandım. O gece sabaha kadar belki on kere uyanıp, yanımda yatan bu dipdiri erkek bedenini okşamamak için kendimle mücadele edip yatakta bir saga bir sola donup durduktan sonra nihayet kendimden gecip uyuyakalmisim. Ertesi gün her zamanki günlük işlerle geçti. Mehmet o gün arkadaşlarıyla bağlarda eğleneceklerini, akşam biraz geç geleceğinden merak etmememi söyledi. Gece olup hava karardığında Mehmet hala ortada yoktu. Biz görümcemle döşekleri açıp yattık. Aradan yarım saat geçip kapının önünde birinin tuhaf bir sesle bir şeyler söylediğini duyunca perdenin aralığından şöyle bir baktım. Mehmet kapı eşiğinde sırtı duvara dayalı ve gözleri kapalı olarak adeta kendinden geçmiş gibi oturmaktaydı. Oğlanın başına bir şeyler geldiğini düşünüp telaşla dışarı fırladım. Hemen kollarından tutup kendine gelmesi için hafifçe sarstığım çocuğun ağzından gelen kuvvetli içki kokusunu hissedince neler olduğu anlaşıldı. Acemi oğlan kör kütük sarhoş olana kadar içmiş olmalıydı. Bizim köyde yeni delikanlı olmuşların adetidir. Böyle toplanıp arada bir içmeye gider sonra da zil zurna sarhoş olup babalarından bir güzel dayak yerler. Allahtan bu gece bizde kalacaktı da bu haldeyken babası görmeyecekti. Kalkması için zorladığım çocuk çoktan derin bir uykuya dalmış beni duymuyordu bile. Allahtan evin girişinden odadaki yatağa kadar hep düz ayaktır. Kollarından çeke çeke odaya getirdiğim Mehmet?i yatağın üstüne yatırarak ayağından ayakkabılarını ve çoraplarını çıkardım. Leş gibi alkol kokan gömleğini sırtından çıkarıp kemerini çözdüğüm erkeğin pantolonunu aşağı çektiğimde karşıma çıkan tahrik edici görüntü karsisinda ister istemez eyecanla nefes alis verisim hizlandi. Bütün bunları yapmak o kadar güç harcamama neden olmuştu ki yatağın üstünde çıplak yatan genç erkeğin pijamasını biraz soluklandıktan sonra giydirmeye karar verdim. Akşamdan mangalla ısıttığımız oda közlerin hala canlı olması nedeniyle hala sıcak olduğundan nasılsa üşümezdi. Biraz kendime gelince yatağımın üstünde anadan doğma yatan, sopa gibi dikilmiş erkeklik organı iri koçlarının arasında iştah açıcı bir şekilde uzanan erkeğin cinsel cazibesiyle azdığımı hissediyordum. Dün gece bir erkekle gidermeyi çok istediğim cinsel arzularım yeniden depreşip uyanması mümkün görünmeyen, uyansa bile hiç bir şeyin farkında olamayacak kadar sarhoş durumdaki genç erkeğin bedenine dokunmak için içimde büyük bir arzu duymaya başlamıştım, Karanlık odada büyük bir cesaretle tamamen soyunup döşekte yatan oğlanın üstüne çıktım. Bedeninin sıcaklığını tenimde hisseder etmez kadınlığıma doğru yakıcı bir ateş seli akarken Mehmet derin bir uykuda hiç kıpırdamadan yatıyor, ancak bacaklarımın arasına bastırdığım erkekliği son derece uyanık görünüyordu. Bir erkeğe ilk defa bu şekilde yaklaşmanın üzerimde yarattığı çok farklı heyecan duyguları bana neredeyse tecavüz ediyor olduğum bu genç çocuğun bedeniyle istediğim her şeyi yapmamı emretmekteydi. Mehmet?in bıyıkları yeni terlemeye başlamış olan iri dudaklarına ufak buseler kondurarak henüz gelişmiş ama bir hayli babayiğit yapıdaki bedeninin her noktasında dudaklarımı gezdirmeye başladım. Bacaklarını araladığım erkeğin baş kısmının ufaklığına rağmen oldukça kalın gövdeli ve uzun organını ağzımın içine keyifle sokup iştahla emerken o ana kadar hep erkeklerin hakimiyetinde geçmiş olan sevişmelerimin tersine bu defa canım istediği gibi tadını çıkarıyordum. İri koçlarını birer birer emdiğim genç erkek derin uyku halinde bile zevk aldığını belli eder şekilde hassas yerlerini emerken zevkle inliyordu. Daha fazla dayanamayıp çocuğun yay gibi kıvrılıp karnına yapışan, dibine doğru neredeyse bir aygırın ki kadar kalın tokmağının üstüne oturdum. Dibinden kavrayıp kızışmış deliğimin girişine denk getirdiğim ufak başı kolayca içime kayarken gövdesine doğru dar kadınlığımda sıkıştı. Dibine doğru anormal kalınlığını içime sığdırabilmek için kendimi iyice aşağı bastırmam gerekti. Devleşmiş, demir gibi sert erkeklik organının kadınlığımda yarattığı müthiş zevk veren gerilme hissiyle birlikte, biraz da yatağımı kaç gecedir paylaştığım genç erkeğin yarattığı azgınlıktan olacak, oğlanın üstüne henüz binmişken vücudum titremelerle kasılmaya, aşk deliğim içine saplanmış kalın kalın tokmağı arsızca yoğurmaya başladı. Memelerime dokunulmasına olan ihtiyacım her zamankinden çok daha fazla artarken, kendimi uyuyan oğlanın ağzına bastırıp iri memelerimi emdirmeye çalıştım. Öyle kendimi kaybetmişim ki bir an çocuğun boynunu hırsla emdiğimi telaşla fark edip dudaklarımı yapıştırdığım yerde yuvarlak bir morluk bırakarak aynı hırsla körpe oğlanın dudaklarına uzandım. Zevk kasılmalarım azaldığında zevkle altımda ki çocuğa sarılıp dudaklarını iştahla emdim. Doymak bilmez bir azgınlıkla birlikte içimdeki çelik gibi sertleşen aletin bas kısmını kadınlığımın arzuyla şişmiş dudaklarına kadar çıkartıp her defasında koçlarının yuvarlaklığını hissedinceye dek kalçalarımı indirip kaldırmaya başladım. On beş dakika kadar şehvetle terleyen vücudumda gezinen zevk verici elektriklenmelerin eşliğinde diri organın üstünde inip kalktıktan sonra altımdaki uyuyan oğlanın vücudu yay gibi gerilip inlemeye başladığında gelmek üzere olduğunu anlayarak hareketlerimi hızlandırdım. Biraz daha dayansa birlikte tükenecekken altımdaki genç erkek uyku halindeki bilinçsizliğine rağmen kalçalarını kaldırıp içime fışkırmaya başladı. Telaşla ona yetişmeye çabaIarken belinin geldiği için yumuşayacağını sandığım organının kadınIığım da aynı sertliğini koruduğunu fark edince ´´Acaba boşalmadı mı?? diye şüpheyle durakladım. Deliğimden bacaklarıma sızan bol miktardaki sıvıya parmaklarımı sürüp koklayıp dilimin ucuyla tadarken, ersuyunun çok iyi bildiğim kokusu ve tadını alarak henüz boş almasına rağmen gençliğinin verdiği güçle erkekliği yumuşamayan Mehmet`e tutkuyla sarılıp kalçalarımı arsızca üstünde indirip kaldırmaya devam ettim. Neredeyse iki saat süresince erkek sırtüstü yatarken kadının uyguIayabiIeceği ne kadar duruş varsa deneyip defalarca müthiş doyumlar yaşadıktan sonra nihayet rahatlamıştim. Sarhoşluğun verdiği derin uykusuna devam eden genç erkeğin ustunu giydirdikten sonra pijamasının içinde hala dimdik duran organını elimle son bir defa sıvazlayip tatlı bir yorgunluk hissettiğim bedenimi döşeğe attim. Sirtimi genc erkegin bedenine yasladiktan sonra buyuk bir doygunluk içinde uyumusum. Sabaha karşı bir ara uyandığımda beni bir sürpriz bekliyordu. Arkamdan bana sarılıp, iki gece önce yaptığı gibi kalçalarıma yapışmış olan çocuk biraz çekilip bedeninin sıcaklığını tenimden uzaklaştırdiginda ardımda bir ıslaklık hissederek elimle kendimi yokladım. Geceliğime bulaşan yapışkan ıslaklıktan gece boyunca mutlu olmamı sağlayıp yanlızca bir kere boşalmış olan oğlanin derin uykusu sırasında kalçalarıma sürtünerek ikinci kez boşaldığı anlaşılıyordu. Hala kendinden geçmiş bir şekilde uyuyan delikanlının pijamasının önündeki sırılsıklam yapışkan ıslaklığı görünce de bu düşüncemde haklı olduğumdan emin oldum. Onun bu halde bir iki saate kadar kalkacak olan genç kızın önünde yataktan kalkamayacağını bildiğimden üşenmeden kalkıp hamamı yaktım. Su ısındıktan sonra sarsarak uyandırıp; ´´Ablam hadi kalk git banyo yap kirlenmişsin ? dedim. Önce uyanmakta güçlük çeken, hala içtiği aşırı içkinin etkisi altındaki cocuk gözlerini zorla açıp biraz kendine gelince ne dediğimi yarı anlamış yarı anlamamış halde, işaret ettiğim önüne bakarak utançla yatağın içinde kalkıp oturdu.´´Hadi ablam benden utanma, bu normal birşey? diyerek moral vermeye çalıştım. Ayağa kalkmaya calsiren sallandığını farkedince koluna girip banyoya götürdüm. ?Hadi soyun gir? derken utançla başını eğen oğlanı banyonun kapısından itip; ´´Amaaan Mehmet gören de seni yiyeceğim sanır? deyip pijamasının üstünü çekip çıkardım.´´Hadi al şu peştemalı beline sar ben dışardayken, sonra da ben seni yıkayacağım. Yoksa senin bunu yapacak halin yok? dedigimde hiç sesini çıkarmayan utangac oglan soyunurken daha sonra kendim de yıkanmaya karar vererek kirlenmiş geceliğimi çıkardım. Çıplak memelerimin üstünden tutturduğum peştemalla birlikte banyoya girdim. Kurnanın yanında uslu uslu oturan hala yarı sarhoş durumdaki oğlanın başını sabunladıktan sonra iyice köpürttüğüm lifle vücudunu ovmaya başladım. Henuz yetişkinlige ulasan erkek vücuduna ilk defa dokunuluyor olmasından olsa gerek, utangac gözlerini ıslanan peştemalıma yapışmış olan dolgun memelerime dikmiş olan genç boğanın erkekliği gece üç defa boşalmış olmasına rağmen yine ayaklanmış, beline sarılı peştemalın altında bir çadır meydana getirmişti. Bacaklarını liflerken peştemalını biraz yukarı ittigimde erkekliğinin iştahla dikilerek gerginleştirdiği iri koçlarini görebiliyordum. Sirtini sicak mermere yaslayip gozlerini yummus olan Mehmet bacak aralarini kopuklu lifle sabunlayip iri koclarina temas ettigimde bile tepki vermezken durumdan nasil etkilendigini islak pestemala yapisip gergin bir yay halinde dikilen erkekliğinin bastan cikarici şekli ele veriyordu. Biraz doğrulmasını söyleyip sırtını liflemek için üstüne eğilince göğsümden tutturduğum peştemalım açılarak sırtımdan iki yanıma doğru sarktı. Tam yüzünün hizasındayken bütün çıplaklığıyla memelerim Mehmet?in neredeyse yuzune yapisacakmis gibi oldu. Bir anlik panikle toparlanıp kapatmayı düşünürken gözlerinin kapalı oldugunu tekrar farkederek uçlarını şöyle bir iliştirdiğim peştemalı belimde tutturup sabunlamaya devam ettim. Sirtini sabunlamak için eğilip kalktıkça ister istemez memelerim genç çocunun başına yaslaniyordu. Sabunlu lifi gergin kalcalarina doğru sürttükçe beline sarılı peştemalı gevşeyip aşağı kaymaya başladı. Yanlarını sabunlayıp aynı işleri tekrarlarken de iyice mayışıp kendini bırakmış oğlanın uyukladığını gorup erkekliğini örten örtünün kaymasına aldırış etmedim. Damarlarının şişkinleştiği kalın organ düzenli kısa vuruşlarla havayı dövüyordu. Yine kendinden geçmiş haline güvenip lifi kasıklarına doğru sürerken hareketlerimi iyice yavaşlatmıştım. Karnına doğru dikilen kamışının altında kalan iri koçlarına çok yumuşak hareketlerle okşar gibi köpüklü yumuşak lifi sürmeye basladigimda yüzüne bakıp tepkisini kontrol ederken hassas yerlerine dokundukça yumduğu gözlerini açmayan genç erkeğin bu durumdan zevk aldığı yüzünün arzuyla kasılmasından belli oluyordu. Genc erkegin bu hem edilgen hem de etkin hali cesaretimi artırarak bir elimle lifi duyarlı organının çevresine tahrik edici bir hassaslıkla dokundurmaya devam edip diğer elimle de sanki yaptığım iş gereğiymiş gibi gövdesinden iki parmagimla tutugum ask kilicini hafifçe aşağı çekerek göbeğini sabunlamaya başladım. Gergin bir yay gibi parmaklarımın arasından kurtulup karnına çarpan köpükler içindeki kayganlaşmış organın çıkardığı kamçılama sesi üzerine oğlanın yüzüne şöyle bir baktım. Tepki vermediğini görünce bu defa avuçlayarak gövdesinden kavradığım diri erkelik organini tamamen kontrolum altına aldım. Elimin bu doğrudan temasıyla genç bedeni şöyle bir gerilen oğlanın bir elimle vücudunu sabunlamaya devam ederken diğer elimde tuttuğum kamisini artik ayan beyan sıvazlıyordum. Hızlı hızlı solumaya başlayan çocuğun boşalmasının hızla yaklaşmakta olduğunu farkedince çok zevk aldığım bu işi biraz daha uzatmak üzere kurnadan tasa doldurduğum sıcak suları genç aygırın zevkle gerilen bedenine döktüm. Köpüklerin akıp gitmesiyle, tüysüz ama yetişkin erkek bedeni iştah açıcı duru teninin çekiciliğiyle ortaya çıkan delikanlı uyanıksa bile kendisine yaşatılan hoşuna gittiğini sandığım olayın büyüsünü bozmamak için hiç bir tepki vermeksizin çıplak bedenini yıkamama sesini çıkarmadan gözlerini uyuyor gibi yumarak uysalca önümde oturuyordu. Tekrar kapalı gözlerine bakarak önünde eğildiğim erkeğin artık her an fırlatılmaya hazır bir mızrak gibi duran organını ağzıma soktum. Dudaklarımın temasıyla vücudu gerilip kalçalarını oturduğu yerden biraz kaldıran Mehmet bir kaç kere kuvvetle emip sokabildiğim kadar ağzıma aldığım iri erkekliğinin bereketli döllerini aniden boğazıma fışkırtmaya başladı. Ağzımın içinde atışlarını hissettiğim kamışını elimle sıvazlarken koçlarını nazikçe avuçladığım genç erkek kendini sıkarak inliyor, neredeyse hepsini ağzıma sokmak istermiş gibi uzun kamışını boğazıma doğru bastırıyordu. Boşalıp sakinleşen Mehmetin gözleri hala kapalıyken üstüne bol bol su döktükten sonra; ´´ Hadi ablam,sen çık artık ben yıkanayım? dedim. Sanki hiç bir şey olmamış gibi davranmakta gizlice anlaşmışçasına müttefik olduğumuz genç oğlan utangaç bir tavırla uzattığım havluya sarınıp dışarı çıkarken mahcup bakışlarını üstümden çözüp kurnanın kenarına bıraktığım peştemalın altından çıkan çıplak vücudumdan ayıramıyordu.

Merhaba ben Alev. 28 yaşında, dul bir bayanım. Kısaca kendimden bahsedecek olursam, 1.65 boyunda, 60 kiloda, esmer güzeli biriyim. Erkekleri tahrik etmeyi çok severim. Kocamla boşanma sebebimiz de buydu aslında. Kocamdan boşanalı 3 yıl oldu. Bir Pazar günü evde canım sıkılmıştı. Doğrusu güzel bir sikişmeye ihtiyacım vardı. Daha önceden sikiştiğim birkaç erkek arkadaşımı aradım, ama gelemeyeceklerini söylediler. Kendi kendime (Şu işe bak, kendimi siktirecem, erkekler naz yapıyor! Neyse, akşam olsun bir çaresine bakarım!) diyerek, ortalığı falan topladım. Öğleden sonra da, kapıcı Pazar günleri izinli olduğu için, kendim ekmek almaya indim. Hava sıcak olduğu için üzerimde bir şort ve penye vardı, üstelik sütyen de takmamıştım. Apartmandan çıkarken kapıcıyı gördüm ve şakadan, “Bak sen izin yapıyorsun Mevlüt abi, ben de kendim ekmek almaya gidiyorum!” dedim. Kapıcı da, “Söyleseydin ben gider alırdım bacım, seni mi kıracağız!” dedi, ama göğüslerimi süzmeyi de ihmal etmiyordu. Hemen parayı uzattım, “Hadi al gel o zaman!” dedim. “Tamam bacım!” diyerek gitti, ben de tekrar eve çıktım.

Eve girince aklıma, kendimi kapıcıya siktirme fikri geldi. Ama kapıcı 50 yaşında, 95-100 kiloda, heryeri kıllı, ayı gibi bir adamdı. Biraz düşündükten sonra (Aman Alev, onun da tadını alırsın işte, fena mı olur!) dedim. Kararımı vermiştim, kendimi kapıcıya siktirecektim, ama nasıl yapacaktım onu düşünmeye başladım. Düşünürken buldum, banyodaki damlayan musluğu bahane edip içeri alacaktım. Hemen banyoya gidip, kirli sepetinde nekadar kirli sütyen külot varsa çıkarıp ortalığa attım. O arada zil çaldı. Kapıyı açtığımda, kapıcı “Buyır bacım!” diyerek ekmeği bana uzattı. Ben de, “Teşekkür ederim Mevlüt abi, ama senden bir isteğim daha var!” dedim. “Buyur bacım, nedir?” dedi. Ben de, “Banyodaki musluk damlayıp duruyor, tanıdığın bir tamirci falan varsa getirsene?” dedim. O da, “Ben bakarım, contasındandır, evden anahtarla conta alıp geleyim!” dedi. “Tamam, hadi bekliyorum!” dedim ve gitti…

10 dakika kadar sonra geri geldi. Banyoya götürdüm bunu. Daha kapıdan girerken ortalıktaki iççamaşırlarımı görünce duraksadı. “Ne oldu Mevlüt abi?” dedim. Yutkunarak, “Yok birşey…” deyip içeri girdi. Neyse, musluğu yaptıktan sonra gitmeye niyetlenmişti ki, ama ben, “Mevlüt abi, yatak odasındaki dolabın kapağı düşüp duruyor, ona da bakarmısın?” dedim. Önce gözlerime baktı, sonra da, “Bakalım!” dedi, anlamıştı birşeyler olacağını. Ben önden yatakodasına doğru giderken kırıtarak yürüyordum, kesin kalçalarımı kesiyordu. “İşte evde erkek olmazsa böyle herşey dökülür!” dedim ve dolabı gösterip geri çekildim. O arkası dönük dolapla uğraşırken, ben de odadan çıkıp, koridorda çırılçıplak soyundum ve beklemeye başladım… “Tamam bacım yaptım, başka bir isteğin varmı?” diye seslendiğinde, içeri girip, “Evet bir ricam daha var!” dedim. Beni öyle görünce dondu kaldı. “Beni sikmeni istiyorum!” dedim.

Yutkunup, “Ama bacım…” dedi. Ben de, “Bırak bacıyı falan, erkek değilmisin sen?” diyerek yanına gittim ve dudaklarına yapıştım. Dudaklarını öperken burnuma çok güzel sabun kokusu geldi, demek ki yeni banyo yapmıştı, buna çok sevinmiştim. O da şaşkınlığını atıp, beni tuttuğu gibi yatağa yatırdı ve kendi de soyunmaya başladı. Gömleğini çıkardığında göğsü kıl kaplıydı. Pantolonunu çıkarıp, ardından paçalı külodunu da indirdiğinde, gözlerim faltaşı gibi açıldı ve ağzımdan, “Oha, bu ne!” diye bir laf çıktı. Bizim kapıcının yarağı yarı kalkıktı ve Patlıcan gibi birşeydi. “Ne oldu bacım, korktun mu? Bu seni sikecek olan yarrak!” dedi ve yarağını sıvazlamaya başladı. Ben de dayanamayıp, “Hadi o zaman!” dedim. Üzerime uzanıp dudaklarıma yapıştı. Resmen altında kaybolmuştum. Aradan elimi uzatıp yarağını elledim, ama elime sığmıyordu. Bir an vazgeçmeyi düşündüm, ama sonra (Olan oldu, zevkine bak!) dedim kendi kendime.

O da göğüslerimden amıma inmiş ve amıma öyle dil darbeleri atmaya başlamıştı ki, ben artık yerimde duramıyordum. Birden altından kaçtım ve “Sıra bende, yat bakalım!” dedim. Sırtüstü uzandı, ben de üzerine geçip, dudaklarını, kıllı göğsünü öptüm ve yarağına indim. Yarağının biraz sağını solunu inceledim, en az kolum kadar uzun ve bileğim kadar kalındı. Ayrıca tertemizdi, bir tane kıl yoktu. “Benim için mi temizledin bunu?” dedim. O da, “Sana nasipmiş bacım!” dedi. Gülümseyerek yalamaya başladım. Biraz yaladıktan sonra 69 pozisyonuna geçip, amımı ağzına dayadım, o da amımı yalamaya başladı. Ama aldığım zevkten yarağını yalayamıyordum, hemen doğrulup yatağa yattım ve bacaklarımı havaya kaldırıp, “Hadi Mevlüt abi, sik beni artık!” dedim. “Tamam bacım!” diyerek bacaklarımı omzuna koydu, yarağını bolca tükürükleyip amıma sokmaya başladı…

Başı girdiğinde çok acıdı, “Lütfen yavaş sok Mevlüt abi!” dedim. “Tamam bacım!” diyerek durdu. Ama ben anlayamadan birden bir yüklendi ki, can acısıyla çığlık attım ve “Kurbanın olayım yavaş, yırttın amımı!” diye resmen yalvarmaya başladım. “Tamam bacım, tamam! Daha yarısını soktuk, gerisini yavaş yavaş sokacam!” dedi ve yavaş yavaş içimde gidip gelmeye başladı. Her seferinde biraz daha sokuyordu. Ben bir yanda acıdan, bir yanda zevkten neye uğradığımı şaşırmıştım. En sonunda bana doğru eğilip, “Aldın bacım, hepsi amında şu an!” dedi. Ben de hemen boynuna sarılıp dudaklarından öptüm. Bacaklarımı kollarına düşürüp amıma pompalamaya başladı… Artık alışmıştım ve zevkten inliyordum, ama o git gide hızlanıyordu. Ve ilk orgazmımı o anda yaşadım, resmen kasılarak boşalmıştım. “Kalk Mevlüt abi, ben üste çıkayım!” dedim. “Tamam bacım!” diyerek kalktı, yatağa sırtüstü yattı. Hemen üstüne çıktım ve yarağının üstüne oturdum. Hem yarağa alışmıştım, hemde boşalmamın etkisiyle kayarak içime girdi. Üstünde zıplamaya başladım. O da göğüslerimi okşuyordu…

Bir müddet sonra üzerinden kalktım ve yataktan indim, yatağa ellerimi dayayıp ayakta domaldım ve “Hadi Mevlüt abi, geç arkama!” dedim. “Tamam bacım!” diyerek geçti arkama, yarağını amıma kökledi ve pompalamaya başladı… Yine zevk denizinde yüzüyordum. İkinci kez orgazm olmuştum ki, onun da, “Geliyorum bacım!” demesiyle kendime geldim. Hemen önünden kaçıp yere çömeldim, yarağını elime alıp sıvazlamaya başladım, bir yandanda kafasını yalıyordum. Az sonra dölleri fışkırmaya başladı. Ben sıvazladıkça fışkırıyordu ve o kadar yoğundu ki, ağzım, yüzüm, boynum, boğazım, gçğüslerim, heryerim döl olmuştu. Son damlalarını da yaladıktan sonra bunu bıraktım ve soluk soluğa yatağa yaslanıp yere oturdum. O da yatağa sırtüstü yattı yatağa…

Biraz dinlenip kendime gelince kalktım, banyoya gidip duşun altına girdim. Üzerimdeki dölleri temizledikten sonra, bornozumu giyip banyodan çıktım. Yatakodama gittiğimde halen yatıyordu ve yarağı halen yarı kalkıktı. Acaba bir posta daha sikermi ki diye düşündüm ve üzerimdeki bornozu atıp yarağını yalamaya başladım. Ben, bir posta daha siker mi ki diye düşünürken, beni 2 posta daha sikti… Sonrada duş alıp giyindi ve “Teşekkür ederim bacım!” dedi. Ben de, “Herzaman beklerim!” diyerek dudaklarından öptüm ve yolladım. Kendime hayret ediyordum, ayı gibi herife siktirmiştim kendimi ve beni 3 posta sikip kevgire çevirmişti.

Aradan 1 sene geçti ve kapıcı halen beni sikmeye devam ediyor. Bilmiyorum ama, karısı birşeyler anladı herhalde, bana kötü kötü bakıyor. Olsun, bakarsa baksın, beni en sağlam siken o ayı!

merhaba ben aysel 34 yasindayim sizlerle yasadigim animi paylasacagim esimle birlikte bir ciflikte yasiyoruz ciflikte iki de coban var cifligin icinde 3 ev var birinde biz diger evde cobanlar oturuyor patron genellikle yurtdisinda olurdu bende rahat elbiselerimle ciflikte dolasiyorum koama yardimci oluyorum bir gun ahirlari dolasmaya gidiyordum cobanlan evlerinde konusmalarini duydum gizlice dinlemeye basladim beni konusuyorlardi devamli dikizliyorlarmis ben tuhaf olmustum ikiside bekardi beni bir heycan aldi beni sikeceklerini konusuyorlardi sonra onlara bol bol frikik vermeye basladim ok yaydan cikmisti artik bende onlari hayal etmeye basladim bir aksam onlarin dolastigini gordum evin onunden gecerken yatak odasinin perdesini actim ustumu actim kilot ve sutyenim vardi ben onlari gormemezlikten geliyordum onlara frikik veriyordum bastan cikariyordum kocamla cok iyi arkadaslardi kocam bazan cobanlari cay icmeye cagirirdi ben caylarini verirken hafif egilip goguslerimi sergiliyordum onlarin yaninda rahat oturuyordum ertesi sabah kocama telefon geldi babasi hastalanmis hastaneye yatirmislar kocam hemen ankaraya gitti 4 gun orda kalacakti giderken cobanlara beni emanet etti bende heyacan dorutaydi cobanlarin biri osman digeriselim idi aksam oldu yemek hazirladim onlari davet ettim yemekden sonra caylarimizi icmeye basladik sessice oturuyorlardi ben hemen sohbete basladim neden konup sohbet etmiyorsunuz dedim yavas yavas konusmaya basladalar rahat olmalarin soyledim ben onlara neden evlenmediniz dedimbu arada ben iyice acilp sacilmistim osman senin gibi guzel ve seksi kadin bulamadik dediler bende bulursunuz insaallah dedim selim bana film ilemek istediklerini soylediler bende peki seyredelim dedim selim dvd yi koydu bir baktim porno film ben artik iyice gevsedim birden bana sarilmaya basladilar beni soyup opmeye basladilarselim dudaklarima yumuldu osman amimi yaliyordu ben iyice kudurmustum artik hemen selimin sikini emmeye basladim iyice cosmustuk artik benidomaltip osman amima sokmmaya basladi selimin sikini memelerimin arasina surtuyordum sonra selim arkama gecti osmanin sikini agzima alip emmeye basladimselimin siki osmanin sikinden buyuktu selim siktikce bagiriyordum iyice zevke gelmistim dunyalar benimdi sanki selim amimi sikerken gotumu parmakliyordu ne olur beni sabaha kadar sikin diye bagiriyordum sonra osmanin kucagina oturdum sikini amima soktum ziplatmaya basladi selimin parmaklari gotumun deligideydi beni iyice azdiriyoru selim sikini yavas yavas sokmaya basladi ben ciglik atiyordum canim yaniyordu gotumden hic sikismemistim kocam beni hep amimdan sikerdi gotumden sikilmek cok hosuma gitmeye basladi osman da kalkti o dagotumden sikmeye basladi vur osmanim vur diye bagirmaya basladim sonra ikiside gotumun icine bosaldilar ben onlara biraz dinlenin biraz sonra devam ederiz dedim bir saat sonra tekrar sevismeye basladik egilip ikisininde sikini emmeye basladim artik bu gece onlrin kolesiydim osman memelerimi mincikliyordu selim amimi ve gotumu barmaklamaya basladi beni yataga uzattilar beni tekrar sikmeye basladilar bu sefer selimin ustune oturdum sikini amima kokune kadarsotu ben derin bir ooohh cektim sikinin ustunde zipliyordum selimde oohh demeye basladi bu arada osmanda sikini yavas yavas gotume sokmaya basladi ben tekrar ucmaya basladim beni oyle bir sikiyorlardi amimdan gotumden sular gelmeye basladi benosmanla selime beni kocamdan daha iyi siktiklerini soyledim onlada bana sen ne zaman istersen biz seni doya doya sikeriz dediler beni sikmmeye hizla devam ediyorlardi amimi gotumu dagittilar ben artik kendimde degildim snra ikiside agzima bosaldilar bu unutulmaz gece sona ermisti sonra ucumuz banyoya girdik ikisi beni yikadilar keselediler bende onlari yikayip keseledim sabah olmustu bana gece icin tesekkur ettiler bende onlara beni cok mutlu ettiklerini soyledim bir kac gun sonra kocam gelmisti osman ve selim hogeldin demeye geldiler koccm onlara isler nasil gitti diye sordu onlarda iyi abi dediler aksam oldu kocam benimle sikismek istedi bende hemen syundum sikine sarildimskismeye basladik benim aklim hep osman ve selimdeydi sonra kocama beni gotumden sik dedim oda hemengotumu sikmeye basladi bana hayirdir askim bu gun gotunden sikismeyi istedin diye sordu bende porno filmlerden etkiledigimi soyledim daha sonralari firsatini buldukca osman ve selimle sikisiyorduk.. Begenen arkadaşlar düşüncelierini yorum yazabilirlermi acebaa

Merhaba arkadaşlar, bu siteyi uzun zamandır beğenerek okuyorum. Adım Nurhayat, 38 yaşındayım.
Düsseldorf’ta yaşıyorum. Görücü usulü evlendim. Ben Karadeniz bölgesinde yaşayan, fakir bir ailenin en
küçük kızı idim. Hali vakti yerinde diye beni şuanki kocama verdiler. Kocam kısa boylu, göbekli, saçı baya
dökülmüş biri. Ben ise nerdeyse ondan uzun boylu, güzel bir vücut sahibi bir bayanım. Evlenene kadar hiç
kimse ile ilişkiye girmedim. Uzaktan beğendiğim erkekler olmuştur ama, öyle konuşmadan fazla hiç asla ileri
gitmedi. Elimden bile tutturmadım. Sex konusunda hiç tecrübem yoktu yani.
Almanya’da düğün yaptık ve gerdek gecesi kocamla ilk yatmamız çok kötü geçti. Kocam, şimdi anladım ki,
hem Penisi küçük, hem de kadının zevkini hiç düşünmez bir insanmış. Doğru dürüst sarılıp öpmeden direk
içime girdi ve kızlığımı bozup, 3 dakika sürmeden içime boşaldı. İnanın ne olduğunu bittiğini anlamadım bile.
Sadece kendi kendime, (Hepsi bu mu? Yani kız arkadaşlarımın ballandıra ballandıra anlattıkları bu mu?) diye
düşündüm. Günlerim ve gecelerim iyice ızdırap olmuştu. Sonra ilk çocuğumu dünyaya getirdim ve aradan pek
fazla geçmeden ikinci çocuğumu. Çocuklar büyüdü, ama ben halen ne kocamdan nede hayatımdan hiç zevk
almadım.
Kocamın kendine ait işyeri açması onu çok değiştirdi. Bencilliği yetmezmiş gibi, birde kendini çok yükseklerde
görmeye başladı ve bu hali dahada çekilmez etti onu. Sex hayatımız 2 haftada nerdeyse 1’ e düştü. Kocamın
dışarılara gittiğini biliyordum, ama inanın tek benden uzak dursun da, ne yaparsa yapsın diyordum.
Bir ara kadın arkadaşlarla gün yapmaya başladık. Benim için bir değişiklik oluyordu. Kadınlar bana hep
imrenirdi. Arabam vardı, param vardı, ama mutlu olmadığımı kimse bilmiyordu. Konu bazen Sex’ten açılınca,
kadınlar öyle şeyler anlatırdı ki, inanın tabiri caizse öküzün trene baktığı gibi bakardım. Günlerimizi, gece Türk
restoranlarında yaptığımızdan arabayla gidiyordum. Bir gün gece eve dönerken arabamın tekeri patladı.
Kocamı aradım, ama maalesef telefonu kapalıydı. Şaştım kaldım. Gece yarısı yol ortasında kaldım. Derken
yanıma bir araba durdu. İçerisindeki adama bakınca öyle sevindim ki anlatamam. Kocamın arkadaşı, Hakan.
“Hayırdır yenge hanım, bir sorun mu var?” dedi. Ben de, “Tekerim patladı, kocama ulaşamıyorum, şaşırdım
kaldım!” dedim. Hakan kahkaha atarak güldü, “İlahi yenge, bu mu sorunun?” dedi. Hemen indi arabadan,
bagajdan yedek tekeri çıkardı ve 10 dakika sürmeden tekeri değiştirdi. Ona, “Hakan bey çok zahmet oldu,
eliniz çok kirlendi, ilerde bir Cafe var, orada elinizi yıkayın, bir de soğuk bir şey ısmarlayım!” dedim, ama zor
kabul ettirdim. O önden, ben arkadan Cafeye vardık. Elini yıkadı, masaya geldi. Soğuk birşeyler sipariş
verdik. Öyle karizmatik, öyle yakışıklı bir insandı ki, bir de Türk erkeklerinde, kusura bakmayın ama pek
bulunmayan efendi ve naziklik vardı ki, resmen mest olmuştum. Cafede çalışan garson kız bile resmen yanımda
Hakana asıldı. 10-15 dakika oturup sohbet ettikten sonra müsade istedi ve kalktık. Giderken bana kartını
bıraktı, “Olur da kocana ulaşamaz, bir derdin olursa ara, elimden geldiği kadar yardım ederim!” dedi. O gece
elimde olmadan onu hayal ederek uyudum. Kocam denen insan müsvettesi ise sabah sormadı bile, gece neden
aradın diye.
Aradan iki gün geçmeden, kocam bir gece beni aradı ve “Ben şu an Türkiye’deyim, haberin olsun! dedi. Son
zamanlarda sürekli birşeyler bahane eder ve Türkiye’ye uçardı. Çocuklarım da 3 günlüğüne gitmişlerdi.
Kaldım yine yalnız. Çantamı karıştırırken Hakanın kartı elime geçti. Çok düşündüm ve en sonunda, “Selam!”
diye mesaj attım. 5 Dakika sonra, Hakan da, “İyi akşamlar, kimsiniz?” diye cevap yazdı. “Nurhayat ben,
umarım rahatsız etmedim?” dedim. İnanın heycandan tir tir titriyordum. Ne yaptığımın bile farkında değildim.
“Hayırdır, yolda mı kaldınız yine?” diye geri yazdı ve arkasından beni aradı. Laf lafıı açtı, nerdeyse 1 saat
sohbet ettik telefonda. Kendimi çok kötü ve yalnız hissettiğimi söyleyince, “İsterseniz birazdan uğrayayım
size?” dedi. Ben de biraz çekinmeme rağmen kabul ettim.
Aradan 20 dakika geçmedi, kapımın zili çaldı. Hakan gelmişti. Kapıyı açtığımda ayaklarım titredi. İçeri buyur
edip, çay demledim. Oturduk sohbet etmeye başladık. Nerdeyse tüm hayat hikayemi anlattım. Hakan 1.80
boyunda, çok sportif bir vücuda sahip ve mükemmel konuşmasını bilen bir insan. O konuştukça ben
kendimden geçiyordum. Bir ara Lavobaya kalktı ve dönünce direkt yanıma oturdu. Sohbete devam ederken,
bir ara elini dizime dokundurdu. Ben tepki vermeyince saçlarımı okşamaya başladı. Ben genç kız gibi utanıp
kızarırken, Hakan beni kendisine çekip, önce yanaklarımdan, sonra boynumdan öperken, ürkek kedi gibi
titremeye başladım. Vücudum resmen yanıyordu. Hakan sağ eli ile eteğimin altına girdi ve bacak aramı
okşamaya başladı. Sonra birden dudaklarımı öpmeye başladı. Ne yapacağımı bilmiyordum, dilini ağzımın içine
sokup öpüyordu beni. Alt dudağımı emip, elini külotumun içine sokunca, titreyerek amımdan sular aktı.
Utancımdan yerin dibine geçecektim, ama Hakan normalmiş gibi devam etti amımı ellemeye.
15-20 dakikaya yakın öpüştükten sonra beni kucaklayıp bir kat yukarı, yatak odama götürdü. Beni biryandan
öperek, bir yandan da çırılçıplak soydu. Göğüslerimin arasına kafasını sokup, göğüslerimi ve uçlarını öyle
ustaca öpüp emiyordu ki, bir kez daha titreyerek amımdan sular aktı. Bu yaşımda ilk bu gece ve şu an ikinci
kez boşalmış ve Orgazm dedikleri şeyi tatmıştım. Göğsümden yalayarak göbeğime, ordan da bacak arama
indi. Aman Tanrım, ne yapiyor bu demeye kalmadan, kafasını bacak arama sokup, amımı yalamaya başladı.
Amımın ıslak olması umrunda değildi. Öyle yalıyordu ki, resmen uçuyorum sandım. Bir yandan yalıyor, bir
yandan da parmaklarını amıma öyle ustaca sokup çıkarıyordu ki, inanın hatırlamıyorum kaç kez boşaldım.
Bir saat am yalanır m? İnanın yaladı! Perişan oldum iyice. Sonra birden sırtüstü yattı, geriye doğru çekilip
sırtını karyolanın baş kısmına yaslayıp, “Sıra sende birtanem!” dedi. Gözüne aval aval bakakaldım. Gülmeye
başladı, “Ne o? Hiç yalamadın mı sen?” diye sordu. Kafamı yere eğip, “Hayır, ne yaladım, ne de bu yaşıma
kadar amım yalandı!” dedim. Hakan birden, “O kocayın aklını sikeyim, seni hiç sikmemiş desene!” diye argo
konuşunca, daha da bir etkilendim. Bu sefer ben onu soymaya başladım. Pantolon, gömlek, atlet derken
külotunu bir indirdim… Öyle bir kocaman yarağı vardı ki, kocamınkinin en az 2, bilemediniz 3 katı uzun ve
bileğim kadar kalın! Gözüm fal taşı gibi açıldı. Sikinin başını öpüp kenarlarını yalamaya başladım. Öyle tatlı bir
tadı ve öyle temiz bir siki vardı ki, bir tane kıl yoktu. “Bebeğim başını ağzına al, dondurma yalarmış gibi!” dese
de, başı ağzıma zor giriyordu.
10 dakika kadar yaladım ve beni yukarı çekti, “Gel sana ata binmeyi öğreteyim!” diye gülerek üzerine aldı ve,
“Aşkım ağzına almada zorlandığına göre, amına da zorlanırsın. Sana bırakıyorum, alışa alışa al!” dedi. Amım
zaten seller sular gibi akmış, yarağını amıma denkleyip üzerine oturayım dedim, ama nerde. Başı bile girmiyor.
Ama Hakan öyle sabırlı, öyle tatlıydı ki, mecburdum onu almaya. Kendimi rahat bırakıp sürekli denedim. En
sonunda kafası biraz girdi, ama gözümden de yaş aktı. Ben zorlayıp almaya uğraşırken, Hakan, “Aşkım zorla
deneme, bırak o kendiliğinden girer!” dedi ve beni öpmeye başladı. Boynumu, göğüslerimi ve dudaklarımı
öpüyordu. Yarağının kafasına resmen akıyordum. Dediği gibi, kendiliğinden yavaş yavaş girmeye başladı.
Sanki kızlığımı bozuyordu, resmen içim yırtılıyor sandım. İnanın, baya sürdü, ama en sonunda içime alınca,
kocaman bir ‘Ohhh!’ çekip boynuna sarıldım. Hakan ise, “Bak aşkım, aldın sonunda! Şimdi işi akışına bırak,
kendin in kalk!” dedi. O koca yarak içimi doldurmuş, ben ardı ardına Orgazm olurken, dayanamadım
başladım inip kalkmaya…
Ya bir erkek bu kadar kendine sahip olabilir mi? Kocam 3 dakikada biterdi. Hakan beni 1 saate yakın, her
pozisyonda, kanırta kanırta sikti, perişan etti. Son sözü, “Korunuyor musun aşkım?” idi. Ben de,
“Korunuyorum canım, korunmasam bile doldur içimi döllerinle, kurban olsun Nurhayat bu yarağa!” dememle,
sanki hortumdan su akar gibi içime sıcak sıcak döllerini fışkırttı. O boşalırken, ben de son kez gelip
dudaklarına yapıştım. Sonra o koca yarağından inip göğsüne yattım. Dünyalar benim olmuştu. “Hakan,
yalvarırım, beni kötü bir kadın sanma, kocamdan sonra ilk defa seninle böyle birşey yaşadım, ama inan ki
pişman da değilim!” dedim ve sikini bir daha ağzıma alıp, o kol gibi yarağın içinde bir damla döl bırakmadım…
Sonra beraber kalkıp duşa girdik. Ama inanın yürüyüşüm değişmiş, bacaklarım birbirinden ayrık yürüyordum.
Hakan ise gülerek, “Merak etme aşkım, sabaha bir şeyin kalmaz!” dedi ve götümü okşayarak, “Sen daha
benim bu yarağı arkana bile alacaksın zamanı gelince!” diyerek gülüyordu. Sabaha kadar Hakan amımı 2 kez
daha o koca yarağına doyurdu. Sabah beraber kahvaltı yaptık ve Hakan da evine döndü. O da evli ve çok
şanslı bir karısı var. Ben onun evliliğine göz dikmiş bir bayan değilim. Tanrı yuvasını bozmasın, ama beni de
yaraksız bırakmasın. O günden beri Hakan’la sürekli buluşup sevişiyor ve sikişiyoruz, ilerde onun o koca
yarağını arkamdan da alacağım. Bu yaptığımdan pişman değilim, kocam bunu hak etti…
Kendinize iyi bakın! (Beyler hanımlarınızı ihmal etmeyin!)

Ben Merve 29 yaşında 1.68 boyunda 62 kilo sarışın mavi gözlü beyaz tenli iri kalçaları ve göğüsleri olan henüz çocuğu olmamış 4 yıldır evli bir kadınım.Erkeklerin bakışlarından halen çekici ve seksi göründüğümün farkındayım.İşyerinde birlikte çalıştığımız Nilay adlı bekar bir arkadaşım var benim boylarımda 26 yaşında ve kumral olan bu arkadaşım 55 kilo civarında uzun bacakları küçük göğüsleri ve kalçalarıyla çıtır tabir edilen ince bir fiziğe sahip sakin ağır başlı hareketleriyle etrafındakilerce hanım hanımcık denilen türden bir kızdır.
Bu sene eşimin işleri dolayısıyla tatile gidemiyeceği belli olunca Nilay bana birlikte Avşaya gitmeyi teklif etti.Eşim önce karşı çıksada hem benim hemde Nilayın ısrarı üzerine kabul etmek mecburiyetinde kaldı ve iki kız dokuz günlük tatil için Avşa adasına giderek daha önceden ayarladığımız iki yataklı bir oda ile mutfaktan ibaret küçük bir daire olan pansiyonumuza yerleştik.
Avşaya gidenler bilir gece hayatı hareketlidir ilk üç gün sabah erken kalkıp denize girip kahvaltı yaptıktan sonra öğlenleri uyuyup akşamüstü tekrar denize giriyor ve sonra gece geç vakitlere kadar eğleniyorduk.Dördüncü gün pansiyonda bitişiğimizdeki daireye bir adam yerleşti.Akşamüstü yemek yerken balkonlarımız bitişik olduğundan alçak bir duvar haricinde aynı balkonda gibiydik ve onunla tanıştık.Kırk yaşlarında uzun boylu hafif kır saçları sakin duruşu ve yerinde konuşmalarıyla yakışıklıdan ziyade karizmatik bir kişiliği olan bu adamın adı Nihattı ve boşanmış dul bir erkekti.Yemek esnasında balkondan balkona yaptığımız sohbetle Nilayda bende onu gayet kibar ve güven verici bulmuştuk ve yemeklerimiz bitip hava karardığında eğlenmek için dışarı çıkmaya onuda davet ettik böylece üçümüz birlikte bir bara gittik.
İlerleyen saatlerde içilen içkilerinde etkisi ile samimiyetimiz artmıştı.Nihat arada beni arada Nilayı dansa kaldırıyordu.Nihatın konuşmaları ve hareketleriyle insanı etkileyen bir duruşu vardı ve etkilenmiştim ama benden çok etkilenenin Nilay olduğu belliydi ikisi dans ederken yakaladıkları samimiyette bunun göstergesiydi. Gece içki dans kahkaha şeklinde devam etti ve sabaha karşı pansiyona dönüp yattık.
Ertesi gün hep birlikte denize gittik ve akşam yine üçümüz eğlenmek için dışarı çıktık.İlerleyen saatlerde biraz başım ağrıdığından pek keyfim yoktu ortamı bozmamak için ben erken kalkıp pansiyona döndüm ve yattım.Gürültüyle uyanınca döndüklerini anladım ama Nilay beni kontrol etmek için odaya girdiğinde uykumun dağılmaması için uyuyormuş numarası yaptım uyuduğumu sanan Gülsümde kapıyı çekip balkona diğerlerinin yanına döndü.Benim yatağım balkona bakan pencerenin yanında olduğu ve camda aralık olduğu için alçak sesle konuşmalarına rağmen uykum kaçtı.
Yattığım yerden sohbetlerini dinleyip kalkıp kalkmamaya karar vermeye çalışırken fısıldaşarak konuşan Nilayla Nihatın sesleri kesilince merak edip yatakta doğrulup perdeyi aralayarak balkona bakınca şaşırdım kaldım bizim sessiz sakin Nilay Nihatın kucağına oturmuş öpüşüyorlardı.Yatağa uzandım ama içimdeki şeytanı yenemeyip doğruldum ve perdenin kenarından onları izlemeye başladım.Bana bir metre mesafede Nihat kucağındaki Nilayın tişörtünü çıkarmış onun küçük memelerini ve boynunu öperken bende onları sokak lambalarının loş ışığı sayesinde erotik bir film izler gibi izliyordum.Nilay birden ayağa kalkıp sandalyede oturan Nihatın önünde diz çöktü ve şortunu çözüp onun aletini dışarı çıkarıp yalamaya başladı. Bizim sakin kızımız Nilay çılgın gibi aletini yalarken Nihat onun saçlarını ve sırtını okşuyordu.
Daha sonra ayağa kalktılar çırılçıplak olan Nihat Nilayın şortunu çıkarıp sadece kiloduyla kalan Nilayın yüzünü masaya çevirip ellerini masaya yaslayıp önünde hafifçe domalmasını sağladıktan sonra arkasında diz çöküp kalçalarını ve uzun bacaklarını öpüp yalayarak kilodunu çıkardı.Tekrar kalçalarını öpüp emdikten sonra dudaklarını kadınlığına gömüp yalamaya başladığında Nilayın çıkardığı sesler aldığı zevkin kanıtıydı.Nihat sandalyeye oturunca Nilayda onun kucağına oturup aletini içine alarak kucağında inip kalkmaya başladı.Nihat Nilayın memelerini emip dudaklarını öperek elleriylede onun kalçalarını kavramış kucağında inip kalkmasına yardım ederken bende elimin apışarama gittiğini ve kadınlığımı okşadığımın farkına vardım.
Bekarkende arada masturbasyon yapardım ama bu uzun yıllar öncesinde kalmıştı ve şimdi ben gördüklerimin etkisiyle farkında olmadan kadınlığımı parmaklayıp kendime zevk veriyordum.Orgazma ulaşan Nilay kesik seslerle kasıldı ve Nihata sıkıca sarılıp bir süre öylece durdu ama Nihat henüz boşalmamıştı onu kucağından ayağa kaldırıp tekrar masanın üzerine eğerek arkasından içine girdi ve hızlı hızlı gidip gelmeye başladı.Nihat öyle hızlı gidip geliyorduki Nilayın üstüne eğilip elleriyle kavradığı masa gıcırdıyor ve Nihatın kalçalarına her vuruşunda çıkardığı sesler gecenin sessizliğine yayılıyordu.Bir süre daha gidip gelen Nihat aletini çıkarıp Nilayın sırtına boşalmaya başladığında bende onunla aynı anda orgazma ulaşmıştım yatağıma uzandım ve dinlenmeye başladım.
Dinlenirken düşünüyordum öncelikle daha önce belirttiğim gibi hanım bir kız görüntüsü veren Nilayın iki gün önce tanıştığı bir adamla biriyle olması beni şaşırtmıştı ama daha önemlisi onları izlerken bende Nihatı arzulamıştım.Kocam benim ilk ve tek erkeğimdi bekarken yaşadığım birkaç flört olmuştu ama onlarda öpüşmenin dışına çıkmamıştı ve ilk kez bir erkeği arzulamıştım.Sesleri kesilince camdan baktığımda balkonda olmadıklarını gördüm kapı açılmadığına göre balkondan yan balkona geçip Nihatın odasına geçmiş olabileceklerini düşündüm ve daha sonra uyumuşum.
Ertesi gün hergünün aksine öğlen vakti uyandığımda Nilayın yatağında uyuduğunu gördüm ben kahvaltı hazırlarken oda uyanıp yanıma geldi.Olanlardan haberim yokmuş gib davranıp gece nasıl geçti diye sorduğumda geç vakte kadar eğlendik geldiğimizde sen uyuyordun deyip başka birşey anlatmadı bende üstelemedim.Nihatıda kahvaltıya çağıralımmı dediğimde renk vermedi olur dedi ve üçümüz birlikte kahvaltı yaptık.Nihat adaya arabayla gelmişti ve daha öncesinden adayı iyi biliyordu bize bu gün denize adanın arka tarafında sakin bir koy var oraya gidelim akşamda orada mangal yaparız deyince kabul ettik ve alışveriş yapıp bahsettiği yere gittik.Gittiğimiz yer hakikaten çok sakin bir yerdi iki üç aile dışında kimse yoktu denize girip güneşlendik Nihat ile Nilayın özellikle denizdeki samimi hareketleri dikatten kaçmıyordu.Akşam saat yedi civarında diğer aileler gitti ve bizden başka kimse kalmadı hava kararmasına yakın iyice acıktık yemeğimizi hazırlayalım diyen Nihat herşeye hazırlıklı gelmişti arabanın arkasında mangalı piknik malzemeleri küçük bir araç buzdolabı portatif küçük bir masa büyük bir kilim bile vardı.
Mangalı yakıp küçük masada yemeğe başladığımızda hava kararmıştı Nihat rakı almıştı içki olarak rakıyı pek sevmememe rağmen ortamı bozmamak için içiyordum. Yemek bitince rakı ve birkaç meze dışında herşeyi toparladık bu esnada dolunay çıkmıştı nefis bir manzara vardı.Nihat büyük kilimi kumsala serdi içkilerimizi alıp yanyana kilimin üzerine uzanıp sessizliğin manzarının sohbetin tadını çıkarıyorduk.
Bu esnada rakı kadehlerini arka arkaya deviriyorduk benim içki limitim üç dört bardak şarap yada üç şişe bira iken ortamın etkisiyle dördüncü kadeh rakıya geçmiştim ve artık kafayı bulmaya başlamıştım tabi diğerlerininde benden farkı yoktu üçümüzde hafiften sarhoştuk birşeyler anlatıp kahkahalarla gülüyor açıkçası iyi eğleniyorduk.
Nihat bize denize girmeyi teklif etti zaten ateş basmıştı kabul edince denize girdik saat gece yarısına yaklaşmasına rağmen su harikaydı.Suda oynaşırken Nihat Nilayla sarılıp öpüşmeye başladı daha sonra ben yokmuşçasına sarılıp birbirlerini okşamaya başladılar.Ben sudan çıkıp onları yalnız bıraktım kumsaldaki kilime uzanıp onların siluetlerini izlerken içim yine ateşlenmeye başlamıştıki sudan çıkıp yanıma geldiler ve Nihat kaçmak yok hepberaber çırılçıplak denize giriyoruz dedi ben delirdinizmi falan derken Nilay bikinisini çıkarmıştı bile Nihatta şortunu çıkardığında ilk kez kocamın dışında çıplak bir erkeğin yanında duruyordum kafayı bulmuş olan Nilayda ısrara başladığında sarhoşluğumunda etkisiyle itiraz edemeyip bikinimi çıkardım ve bu kez ben ilk kez kocamdan başka bir erkeğin yanında çırılçıplaktım.
Belimize kadar gelen suyun içinde oynaşırken tekrar öpüşmeye başladılar Nihat birden Nilayı bırakıp beni kendine çekti ve öpmeye başladı.Denizin ateşimi söndürüp beni ayıltması gerekirken aksi etki yapmıştı ona karşılık vermeye başladım az sonra Nihat bir kolunu benim bir kolunu Nilayın boynuna dolamış ikimizlede öpüşüyordu. Kısa süre sonra boynumuzdaki eller kalçalarımıza indi artık Nihat bir beni bir Nilayı öperken bir eliyle onun minik diğer eliyle benim iri kalçalarımı okşuyordu.İkimizin beline sarılan Nihat bizi dışarı çıkarıp kilimin üzerine sırt üstü uzandı bizde onun iki yanına uzanınca ikimizide kendi üzerine doğru çekip bizi okşayarak öpmeye başladı.Artık kocamdan başka ilk kez bir erkekle hemde arkadaşımla beraber sevişirken utanmıyor ama aşırı heyecanlanıyordum.
Nihat dizlerinin üstüne doğrulup benide dizlerimin üstünde yanına getirip kolunu boynuma doladıktan sonra aletini önümüzde yüzüstü yatan Nilayın ağzına verdikten sonra benim memelerimi öpüp emmeye başladı bu sırada bir eliylede kadınlığımı okşuyor hafifçe parmaklıyordu.İlk kez yabancı bir erkek tarafından okşanır memelerim emilirken sarhoşluğun zevkin belki aldatmanın heyecanıyla titriyor dizlerimin üstünde zor duruyordum.Bir süre sonra Nihat sırtüstü uzanıp kafasını bacaklarımın arasına sokup kadınlığımı yalamaya başladı bu sırada Nilayda onun bacaklarının arasına eğilmiş aletini yalamaya devam ediyordu.Kısa sürede boşalacağımı anlayıp ağzının üzerinden kalkmak istediğimde bacaklarıma doladığı kollarıyla buna müsade etmeyip dilini içimde dolaştırmaya devam etti şiddetli bir orgazm yaşarken sesim ıssız koyun kayalıklarında çınlıyordu.
Ben üstünden kalkıp kenara yığılırcasına uzandığımda Nihat Nilayı 69 pozisyonuna getirip aletini yalatıp onun kadınlığını yalamaya başladı.Bir süre sonra Nihal sırt üstü yatan Nihatın üzerine ata biner gibi binip aletini içine aldı ve inip kalkmaya başladı kısa süre sonra ikiside boşalmıştı.Biraz dinlenip gece yarısı olmasına rağmen tekrar denize girdik çıkıncada toparlanıp pansiyona dönüp orada devam etmeye karar verdik.Yola çıktıktan sonra Nihat bir sürü bira aldı pansiyona gidene kadar birer tanesini içmiştik bile pansiyona geldiğimizde sırayla duş alırkende balkonda bira içmeye devam ediyorduk artık özellikle ben ve Nilay tam anlamıyla kafayı bulmuştuk.
Nihat eğer iki bayanla birlikte olacaksam takviye lazım diyerek bir hap içti sonrada bizi elimizden tutup odaya götürdü ve iki yatağı yere yanyana indirip odanın ortasında kocaman bir yatak olmasını sağladı.Üçümüzde bir çırpıda soyunup çırılçıplak kaldıktan sonra Nilayla ben yanyana yatağa uzandık Nihatta üzerimize gelip ikimizin memelerini okşayarak bir onunla bir benimle öpüşmeye başladı.Nihat her ikimizin memelerini uzun uzun öpüp yaladıktan sonra aşağıya bacak aramıza indi ve Nilayın kadınlığını yalarken benim kadınlığımı okşamaya başladı.Kadınlığında içinde dolaşan dilin verdiği zevkle kıvranan Nilay birden dudaklarıma yapışıp beni öpmeye başladı önce ilk kez bir kadınla öpüşmenin şaşkınlığıyla ne yapacağımı bilemedim ama o gece alkol ve aldığım zevk beni bambaşka biri yapmıştı sanki Nilaya karşılık vermeye başladım artık ikimizin dili birbirimizin ağzında deli gibi öpüşüyorduk.
Nihat yalamayı bırakıp beni dizlerimin üstünde sırtüstü yatan Nilayın ağzına oturttu kendiside dizlerinin üstünde yanımda durarak saçlarımdan tutup beni uzunca öptü ve kafamı eğerek aletini ağzıma verdi.İlk kez bir kadının dili kadınlığımın içinde dolaşıp beni çıldırtırken yine kocamdan sonra ilk kez yabancı bir penisi ağzıma almış deli gibi yalıyordum ve doğrusu bu penis kocamınkine göre çok büyüktü.Nilay dilini kadınlığımın içinde dolaştırken ben Nihatın iri penisini yalıyor Nihat ise bir eliyle benim saçlarımı kavramış başımı eğip kaldırırken diğer eliyle Nilayın kadınlığını parmaklıyordu yani üçümüzde birbirimize zevk veriyorduk.Nihatın saçlarımı çekmesi canımı yakmasına rağmen bu bile bana değişik bir zevk veriyordu ne utanma kalmıştı ne arlanma değme pornolara taş çıkartırcasına üçlü sevişiyorduk.
İri penisini içime almak için yanıyordumki Nihat sanki anlamış gibi beni kaldırıp kafam Nilayın bacaklarının arasına gelecek şekilde köpek pozisyonuna getirip arkadan içime girmeye başladı.Bu ilkler gecesinde ilk kez yabancı ve epey iri olan penis içime girdikçe canım yanıyor ama acı bana değişik bir zevk veriyordu.Nihat içime yerleşip bir eliyle kalçalarımı diğer eliyle memelerimi okşayarak içimde gidip gelmeye başlayınca aldığım zevkle dudaklarımı Nilayın kadınlığına yaslayıp yine ilk kez bir kadının vajinasını yalamaya başladım.Oda benim ve dilimle becerdiğim Nilayın sesiyle inlerken kalçalarımı hoyratça sıkıp tokatlayarak sertçe girip çıkan Nihatın hissettirdiği acının aldığım zevki artırdığının hayretle farkına varıyordum.
Abartmıyorum hayatımda ilk kez öyle şiddetli bir orgazm oldumki beynim zonkluyor kulaklarım uğulduyor adeta uçuyordum.Nihat boşaldığımı anlayıp içimden çıkınca kenardaki sandalyenin üzerine oturdum ve dinlenirken onları izlemeye başladım.Nihat ben kalkar kalkmaz hemen sırtüstü yatan Nilayın bacaklarını omzuna alıp içine girdi ve
onu altında ayakları başının yanına gelecek şekilde adeta ikiye katlayıp dudaklarından öperek becermeye başladı.Nihat Nilayı kaldırıp sandalyede oturan benim önüme getirip
ellerini benim omzuma koyarak önünde eğilmesini sağladıktan sonra tekrar arkadan onun içine girdi ve gidip gelmeye başladı.Elleriyle omuzumdan tutan Nilayla dillerimiz birbirimizin ağzında öpüşürken ellerimlede onun küçük memelerini okşuyordumki Nilay çığlık atıp kasılarak boşaldı ama Nihat henüz boşalmamıştı Nilayı kenara çekip önüme gelip iri penisini ağzıma uzattı.Aşırı ısrarları üzerine iğrenerekte olsa kocamı iki üç kez ağzımla boşaltmıştım ama şimdi bana inanılmaz zevkler yaşatan bu penisi boşaltmak için hiç naz yapmadım ve zevkle yalamaya başladım.Kısa süre sonra iyice irileşip damarları şişen penis önce ağzıma sonra yüzüme fışkırmaya başladı ve ter içinde kalan Nihatta yatağa serildi.
Ben banyoya gidip hemen bir duş alıp geri döndüğümde onlar yer yatağının üzerinde bira içiyorlardı önce Nilay sonrada Nihat duş almaya itti.Nihat çırılçıplak geri dönerken iri penisi hala dimdikti aç kurt gibi ona baktığımızı farkedince ilacın etkisi olduğunu söyledi ve ekledi ufaklık emrinizde ama ben bittim isterseniz ben biraz dinlenirken siz birbirinizle takılın.Bu sözleri duyan Nilay sanki emir almışçasına üzerime uzanıp beni öpmeye başladı uzun uzun karşılıklı olarak memelerimizi boynumuzu kalçalarımızı öptükten sonra 69 olup birbirimizin kadınlığını dilimizle yalamaya başladık. Dillerimiz birbirimizin vajinalarının içinde tansiyonumuzu artırırken Nihatın dizlerinin üstünde yanımızda durduğunu farkettik anlaşılan erkeğimiz dinlenmiş ve dönmüştü.
İkimiz doğrulup dizlerinin üstünde duran Nihatın önünde dört ayak üstünde durup onun penisine saldırdık ve bazen ben bazen Nilay bazende ikimiz birden ağzımıza alıp yalayarak oyuncağımızı tekrar bize zevk verir hale getirdik.Bir süre sonra Nihat Nilayı ayağa kaldırıp kucağına aldı dudaklarını öperek sırtını duvara dayayıp içine girdiğinde Nilayda bacaklarını beline dolayarak ona yardımcı oldu.Nihat Nilayı duvarla arasına sıkıştırmış dudaklarını öperek içinde gidip gelirken bende onun arkasına sarılmış sırtını ve boynunu öpüyordum.Nihat Nilayın içinden çıkıp sırtı duvara dayalı şekilde ayakta bıraktı ve beni Nilayın önüne getirip hafifçe eğilmemi sağladıktan sonra arkamda yerini alıp penisini içime yerleştirdi.Nihat içimde gidip gelirken üstümden doğru Nilayla öpüşüyor bende bir elimle Nilayın kadınlığını okşayıp parmaklıyor ayrıca kafamın hizasındaki memelerini emiyor zevkten bulutlara yükselmiş uçuyordum.
Nihat içimden çıkıp Nilayı sırtüstü yere yatırarak bacaklarının arasına girip içine yerleşince bende dizlerimin üstünde Nilayın kafasının üstüne geldim şimdi Nilay alttan benim kadınlığımı yalarken Nihat benimle öpüşerek onun içinde gidip geliyordu.Bir süre sonra Nihat Nilayın içinden çıkıp benim kafamı eğince Nilay altta ben üstte 69 olup birbirimizi yalamaya başlamıştık.Bizim dillerimiz birbirimizin vajinalarında dolaşırken Nihatın önce kalçalarımı öpüp emdiğini sonrada dilinin minik arka deliğimin üzerinde dolaşmaya başladığını hissettim.Kocama dahi elletmediğim minik arka deliğimdeki dilinin yerini parmağı alıp hafifçe girmeye başladığında itiraz etmiyor aksine zevk alıyordum.
Biz 69 halinde birbirimizi yalamaya devam ederken Nihat komodinin üzerindeki krem kutusunu alıp tekrar geldi ve Nilayı sandalyeye oturtup benimde kafamı onun kucağına koyacak şekilde köpek pozisyonuna getirip arkama geçti vajinama zorla aldığım o iri penisin arkama nasıl gireceğini düşünüyordum ama bir süre önce vajinama ilk girdiğinde duyduğum acının aldığım zevki artırdığnı gördüğümden itiraz etmedim.Nihat önce kremlediği parmağını arka deliğime sokup çıkarmaya başladığında bu acı değil garip bir zevk veriyordu.Daha sonra penisiyle zorlamaya başladığında canım inanılmaz yanıyor acıdan kafamı önümdeki Nilayın kucağına bastırıyor ama aşırı alkolün yada aşırı zevkin etkisiylemi bilinmez iyice girebilmesini sabırsızlıkla bekliyordum.
Nihat uzun bir uğraşıdan sonra iyice yerleşip eliyle vajinamı okşayıp parmaklayarak arka deliğimde gidip gelirken belki inanmayacaksınız zevk ve acını etkisiyle gözümden yaşlar süzülüyordu.Artık iyice alışıp Nihat hızlıca girip çıkmaya başladığında acı azalmıştı ve ben gözlerimden yaşlar akarak ağlayarak orgazm oluyordum kısa sünra Nihat arka deliğime boşaldı ve üçümüzde pestil gibi yatağa serildik.
Tatilin kalan üç geceside seviştik ama hiçbiri o ilk gece kadar zevkli olmadı ayrıca çok acıyan arka deliğimide elletmedim.Geri dönerken vapurda içimi bir pişmanlık doldurmuştu belkide bunu hafifletmek için Nilayla konuşup kocamla yatağımızı paylaşmasını istedim kabul edincede bir plan yaptım.Eğer plan umduğum gibi giderse yakında Nilay ve kocamla üçlü sevişeceğiz bunuda size anlatacağım..

Kocam telefon ettiğinde banyoda duştaydım. Telefonun çalan zilini duyar duymaz duşun altından çıkıp, havluyu ıslak
vücuduma sarıp acele koştum. Telefon alıcısını kulağıma aldığımda havluyla kurulanmaya çalışıyordum bir yandan da.
Kocam, “Hayatım, Ankara’dan arıyorum!” dedi direkt olarak. Şaşırdım, “Ankara mı? Nasıl yani? Nerden çıktışimdi
bu? Daha önce bahsetmemiştin…” dedim. “Acil iş çıktı, şirketin bir sorunu vardı, koşuşturmaktan seni arayamadım
bile, kusura bakma ne olur… Uçaktan yeni indik, hemen seni aradım!” dedi. Arka planda hava alanının bildik
gürültüsü, anons sesleri yankılanıyordu.
Biz demesi dikkatimi çekti, “İndik derken? Kim var yanında? Şırfıntı sekreterinle mi gittin oraya yoksa?” dedim.
“Aşkım, yine gereksiz kıskançlıklara başlama… Sana sonra anlatırım uzun uzun… Ben kapatıyorum. Semra’yı
arayayım, bu gece sana gelsin, yalnız kalma!” dedi. Elimde ötüp duran telefona bakakaldım. Kan beynime hücum
ediyordu. Kocam yanında o şırfıntı, seksisekreteriyle beraber Ankara’daydı ve benim elimden bir şey gelmiyordu.
Holdeki boy aynasına ilişti gözüm. Uzun sarı saçlarım ıslak tenime yapışmış, su damlacıkları vücudumda yol bularak
aşağılara doğru iniyordu. İri göğüslerim, incecik belim, kalçalarım, uzun bacaklarım… Bir haftalık rahatsızlıktan sonra
bu akşam seks perhizini bozmanın, kocamla sevişme planlarımın heyecanıyla temizleyip pırıl pırıl yaptığım amım…
Aklım kocama gitti yine. Bir hafta o minik sikini bana sokamadı diye, yine o aptalsarışınla yatağa mı girdi yoksa bu
adam? Gözümün önüne otel lobisinde oturan kocamla sekreteri geldi. Odaya beraber çıkmaları. Asansör. Ayrı oda
mı tuttular? Geceyi aynı odada mı geçirecekler? Oda servisine şampanya siparişi verir mi? Bayılır böyle jestlere
zampara herif! Para bok gibi tabi! 12 santimlik sikinin açığını böyle şeylerle kapatmayısever.
Öfkeyle telefonu koltuğun üzerine fırlattım. Ne yapacaktım ben bu herifle? Ayrılmayı istedim, yapamadım. Bana
sağladığı lüks, güzel yaşamı bırakamadım bir türlü. Ne yapabilirdim? İlk beni aldattığını öğrendiğimde öyle tartıştık ki.
Boşanmak istediğimde, beni şirketin avukatlarısayesinde dımdızlak ortada bırakmakla tehdit etti. Eski, parasız, zibidi
günlerime geri mi dönecektim? Mecburen kalmak, herşeyi bile bile yutmak zorunda kaldım.
Artık karısı olmak bir görev, bir iş gibi geliyordu bana. Altına yatıyor, küçük sikiyle işini görmesini bekliyordum
bacaklarım açık. Hırıltılarla boşalıp yana devrildiğinde, bana bakmasına aldırmadan klitorisimi okşaya okşaya
kendimi tatmin ediyordum. Kocamın yanında, aşk yatağımızda ben kıvrıla kıvrıla orgazm olurken, o da utanmadan,
sikini okşayarak beni izliyordu genelde.
Ben bunları düşünürken kapının zili çaldı. Havluyu göğsüme sarıp kapıya gittim. Semra gelmişti. Kocamın kız kardeşi,
görümcem. 22 yaşındaydı. O da abisi gibi zamparanın tekiydi. Küçük yaşına rağmen kırmadığı fındık kalmamıştı
orospunun. Kısacık boyuyla, seksi giyimi, kıvrımlı vücuduyla yanında hep başka başka erkeklerle görürdüm. Bir
tanıştırdığı oğlanı, bir daha göremezdim. Aslında severdim görümcemi. Dert ortağımdı. Abisinin yaptıklarını yana
yakıla anlatırdım, o da bana sevgililerinden yediği kazıkları anlatır, dertleşirdik.
İçeri aldım, o otururken ben de giyindim. Beraber çıktık, akşama kadar alışveriş yaptık, kafelerde oturduk, gezdik.
Akşam yemeğimizi, dışarıda güzel bir restoranda yedikten sonra eve geldik. Soyunup dökündük, geceliklerimizi giyip
benim yatak odasında, yatağın üzerinde oturup sohbet etmeye başladık. Yemekte aldığımız birer kadeh şarap
kesmemişti, yenisini açtım, ellerimizde kadehlerimizle yatağa serilmiştik.
Son sevgilisini anlatıyordu yana yakıla. Benim aklım kocamın yediği haltlarda, yarım kulakla dinliyordum onu. Bir şey
yüzünden kavga mı etmişler, küsmüşler mi, ağlaya ağlaya anlatıp duruyor, kadehleri arka arkaya deviriyordu
üzüntüsünden. “Ne isterse verdim. Ne isterse yaptım. Beyimizin canı sevişmek istedi, gece demedim yanına gittim.
Paraya sıkışmış, çıkarıp verdim. Ama ufacık bir şey için beni kırıyor, üzüyor, kavga ediyor Aylin! Ben ne yapayım bu
adamla?” diye dert yanıyordu. Bu arada dördüncü kadehi doldurdu.
“Ayrıl sen de!” diye akıl verdim, “Sırtında yumurta küfesi yok ya? Bırak gitsin. Başkasını bulursun. Bu kadar
üzülmene gerek yok ki!” dedim. “Ahhh, ahh! Ayrılamam ki yenge!” dedi. “Neden kızım, siktiri çek gitsin, bu kadar
basit!” dedim. “Öyle deme, onsuz yapamam ben!” dedi. “Neden? Ne özelliği var bu zibidinin?” dedim. “Ah yenge,
sorma! Anlattırma bana nelerinin olduğunu!” dedi. “Anlatsana kız, merak ettirdin beni şimdi!” dedim. “Yaaa, yatakta
müthiş bu herif Aylin! Öyle bir sevişiyor ki, öyle bir doyuruyor ki! Bu kadar sevgili değiştirdim, bunun gibisini
görmedim. Sırım gibi! Hele aletini görme! Nah bu kadar!” dedi, dirseğini kıvırmış, boylu boyunca gösteriyor,
kalınlığını anlatırken bileğini işaret ediyordu.
Bir anda ilgimi çekmişti konu. Gözümde canlandırmaya çalıştım. Pornolardaki Zenciler geldi gözümün önüne. Beyaz
sarışınların amına, ağzına girip çıkan, almakta zorluk çektikleri kocaman, kara yarakları. Yutkundum, “Offf! Hadi
yaa? Gerçekten mi?” diyebildim. “Sana yemin ederim. Akşam başlıyor, nerdeyse sabaha kadar bırakmıyor coştuğu
zaman. Canımı çıkarıyor. Üç gün kendime gelemiyorum. Turşu gibi dolaşıyorum ortalıklarda. Ne önüm kalıyor, ne
arkam. Darmadağın ediyor!” dedi. “Tamam tamam, anlatma! Vazgeçtim! Zaten dertli olduğumu, yaralı olduğumu
biliyorsun, bir de bunları anlatıyorsun ballandıra ballandıra!” dedim.
“Ya, kusura bakma Aylincim. Senin yanında anlatıyorum bunları, ama çok dertliyim yaa! Kendi derdimden senin
derdini unutmuşum. Abimin seni aç bıraktığını, doyuramadığını… Ne oldu, sana aldığım hediye iş görmüyor mu?”
dedi. Bana aldığı Vibratörden bahsediyordu. Yine böyle içki alıp dertleştiğimiz bir akşam ona her şeyi anlatmıştım.
Abisinin sikinin küçüklüğünü, doyuramadığını, çok seyrek seks yaptığımızı, onun da 5 dakikada bittiğini. Kızcağız
üzülmüş, ertesi günü elinde bir paketle çıkıp gelmişti. Paketi merakla açtığımda içinden 25 santimlik, damarlı,
kocaman bir titreşimli vibratör çıkmıştı. Kızarıp iade etmek isteyince de, paketi bırakıp gitmişti. O günden beri o
vibratörle idare etmeye çalışıyordum.
“Vibratör iş görüyor, merak etme!” dedim gülümseyerek. Yalnız gecelerimde içimde titreşen koca aletin verdiği zevk
geldi aklıma, uzandığım yerde gerindim. O kasıklarımdaki karıncalanma hissini duydum yine. Semra da başını eline
dayamış, yattığı yerde beni izliyordu. O da gülerek, “Evet, görüyorum, seni iyi doyuruyor galiba?” dedi hınzırca. “Ama
canlısının yerini tutmaz ki kızım! Sadece içime girip çıkıyor. Hani içime girerken beni ezecek erkek? Hani beri sarıp
okşayacak kollar? Dilleyecek diller?” dedim sıkıntıyla.
“Doğru söylüyorsun. Gerçek erkeğin yerini tutar mı hiç? Hele benimkinin! Ahmet’im burada olsaydışimdi… Sarsaydı,
altında ezseydi beni… Amıma gömseydi o aletini…” dedi. Dudaklarını büzmüş, yine sevgilisi aklına gelmiş, gözünden
pıtır pıtır yaş dökülmeye başlamıştı. Alkolün de verdiği etkiyle ağlıyordu baya. Dayanamadım, uzanıp sarıldım, teselli
etmeye çalıştm. Başını kucağıma koydu, hem ağlıyor, hem bacaklarımı okşuyordu. Eline vurdum, “Yapma canım!
Lezbiyenlik huyum yok biliyorsun!” dedim. Gözünün yaşıyla güldü, “Ah, bilsen neler kaçırıyorsun Aylin bu güzel
vücudunla!” dedi. “Deli kız, bırak şimdi bunu. Daldan dala atlıyorsun. Gel şu Ahmet’i arayalım, çağır buraya,
konuşalım, aranızdakisorunu çözelim, ne dersin?” dedim.
“Gelmez ki! Telefonuma cevap bile vermiyor. Konuşmuyor benimle!” dedi. “Dur sen, ben arayayım. Numaramı
bilmiyor, açmamazlık yapmaz!” dedim. “Arama şunu! Götü kalkacak! Bir sürü hakaret etti bana! Tamam, benisiksin
diye ölüyorum ama, arayamam!” dedi. “Ver şu telefon numarasını, karışma gerisine!” dedim. Aradım. Tok bir erkek
sesi. Kim olduğumu, neden aradığımı anlattım, gelirse diye evimin adresini verdim ve tarif ettim. Gelmeyeceğini, ısrar
etmememi söyledi. Kapattı. Bizimki yine zırlamaya başladı, “Söylemiştim sana! İstemiyor beni artık!” diye. Bir şey
diyemedim. Birer kadeh daha doldurdum. Yavaş yavaş içtik konuşmadan.
Artık gözlerim kapanmaya başlamıştı ki, kapının zili çaldı. Saate baktım, 24:00’ü geçmiş, bu saatte kim olabilir ki diye
düşündüm. Biraz korku, biraz çekingenlikle kapıya gittim. Gözetleme deliğinden baktığımda, kapıda bir adamın
durduğunu gördüm. Semra’nın anlattığı kadarıyla bu olsa olsa Ahmet olabilirdi, yanisevgilisi. Heyecanla kapıyı açtım.
Telefondaki gibi tok, erkek sesiyle, “Merhaba!” dedi. “Merhaba?” dedim. “Ahmet ben, az önce konuştuk. Semra’yla
ilgili. Gelmeyeceğimi söylemiştim ama, dayanamadım, çıkıp geldim!” dedi. Elimi uzattım, tokalaştık. “Memnun oldum.
Ben de Aylin!” dedim. “Biliyorum, Semra çok bahsetti sizden!” dedi. “Gelsene içeriye Ahmet, kapıda durma öyle!”
dedim.
Esmer, koyu tenli adamın mavi mavi boncuk gözleri, her an üzerime atlayacakmışcasına benim üstümde, içeriye girdi.
Tuhafıma gitti bakışları. Neye bakıyor bu adam böyle derken, gözüm aynaya ilişti. Hay aksi! Gecelikle açmıştım
kapıyı. Altımda bir külot vardı sadece. Meme uçlarımın siyahlığı, tanga külodum, mini gecelik eteğinin açıkta bıraktığı
bacaklarım. Hepsi meydandaydı. İçeriye seslendim, “Semra, gelsene buraya!” diye. Çıktı geldi. O da benimle aynı
durumda, geceliğiyle çıkıp gelivermişti öylesine. Ahmet’i görünce gözleri açıldı şaşkınlıktan. Soğuk bir tavırla, “Hoş
geldin Ahmet!” dedi.
Ben hemen yatak odasına koşup üzerime bir sabahlık geçirdim, geldim. Salona girdiğimde onlar halen karşılıklı
bakışıyorlardı. Bakışlarıyla anlaştılar herhalde, Semra bir adım atıp sımsıkı sarıldı oğlana. O da karşılık verdi. Ayakta
birbirlerine sarıldılar, kaldılar. Semra’nın minyon yapısının yanında adam dev gibi görünüyordu. Aralarında nerden
baksan 50 santim boy farkı vardı. Semra parmak uçlarında yükselerek uzandı, dudakları birleşti. Ahmet de beline
sarılarak kendine yapıştırdı kızı, ayakta emişmeye başladılar.
Beni unutmuşlar, kendilerinden geçmişlerdi. Görüşmeyeli epey zaman olmuştu sanırım. Semra’nın göğüsleri adamın
göğsünde eziliyor, adamın kocaman elleri belinde, kalçasında dolaşıyordu. Neden sonra ayrıldılar. Ben gülerek,
“Madem bu kadar özlediniz, neden ayrı durdunuz bunca zaman?” dedim. Birbirlerine baktılar, elleri ayrılmamıştı.
“Hadi oturun, size bir şeyler getireyim, konuşalım. Ne alırsın Ahmet?” dedim. “Siz bilirsiniz, ne varsa, fark etmez!”
deyince büfede duran eski Viskiyi alıp birer kadeh doldurdum. Geniş koltuğa yan yana oturan sevgililere uzattım.
Karşılarındaki tekli koltuğa geçip oturdum ben de. Onlar hem viskilerini yudumladılar, hem konuştular. Dakikalarca.
Ahmet konuşup tartışmanın hararetiyle Viskiyi çabuk çabuk içiyordu. İki, üç, dördüncü kadehi doldurduğumda, o da
bizimle aynı ayara gelmişti. Semra yatakta içtiğimiz şarabın üzerine ikinci Viski kadehini yuvarlamış, sevgilisinin
yanında mutluluktan yanakları, gözleri parlıyor, dili şakıyordu. Ahmet’in kolunun altına girmiş, kene gibi yapışmıştı
çocuğa.
Arada ben de lafa karışıyor, neşelerine ortak oluyordum. Ahmet’i süzüyordum. Sarışın, yakışıklı, uzun boylu, dalyan
gibi dedikleri türden bir şeydi. Sarı saçlarını uzatmış, yanık teniyle kızılderili gibi duruyordu. Kirli sakalı, tek kulağında
parlayan küpesi, üzerindeki kaliteli gömlek, kot pantolonla harika görünüyordu.
Semra bir yandan konuşuyor, bir yandan oğlanın tepesine çıkacak gibi sarılıyor, sarmaşıyor, yanaklarını okşuyor,
öpüyordu. Ahmet biraz sıkılgan, gözü bende, kulağı Semra’da, onun saldırılarına karşı durmaya çalışıyor gibiydi. En
son Semra dudaklarına uzanınca, Ahmet, “Rahat dur kızım! Azmışsın sen iyice! Baksana, Aylin var!” dedi. Semra
umursamadı bile, öpmeyisürdürdü, “Yabancı değil o, halden anlar! Merak etme, seni nasıl özlediğimi, nasıl istediğimi
o da biliyor!” dedi. Ahmet kurtulmaya çalışarak, “İyi de, bu kadar…” dedi. Bu sefer ben söze karıştım. Televizyonun
kumandasını alarak bir film açtım, “Siz bana bakmayın çocuklar, rahatınıza bakın! Yabancı değilim ya, Film izliyorum
ben!” dedim.
Avizenin kumandasını alıp ışığı da kıstım iyice. Avizenin loş ışığı ve televizyondan gelen ışık kalmıştı salonda. Ahmet
ortamın rahatlığını görünce, Semra’nın sarılmalarına karşılık vermeye başlamıştı. Çekingenliği üzerinden atmış,
dudaklarıyla kızın dudaklarını örtmüş, kürek gibi elleri vücudunun her tarafında dolaşıyordu. Parmakları mengene gibi
kızın etini kıstırınca, Semra’dan, “Ayyy!” diye bir inleme duyuluyor, dudak şapırtıları filmden gelen sesleri
bastırıyordu. Kendilerinden geçmiş gibiydiler. Şarap ve Viski aşırı rahatlatmıştı sevgilileri. Kendi dünyalarına
dalmışlar, beni unutmuşlardı bile.
Ahmet’in koca ellerinin Semra’nın geceliğinin üstünden memelerini avuçladığını, nefes almak için dudaklarını
araladıklarında birbirinin içine girip çıkan, okşayan dillerini gördüm loş ışıkta. Semra memeleri avuçlanınca yine inledi.
Hamur gibi yoğuruluyordu diri memeleri. İnlememek mümkün mü o avuçların içinde. Sonra o eller aşağıya indi.
Geceliğin eteğinin altından külodunu avuçladı…
Ne yapacağımışaşırmıştım. Televizyona bakıyordum, ama hiçbir şey görmüyordum. Bütün duyargalarımla yan tarafta
sevişenlere kilitlenmiştim. Yan gözle görebildiğim vücutların sarmaşmaları, kıpırdanışları, kısık inlemeler. İçimde,
kasıklarımda ateşler yanmaya başladı. Amımdan sular geliyordu. Çaktırmamaya çalışarak elimi apış arama götürdüm.
Amımın dudakları yanıyor, kaşınıyor, ıslanıyordu. Elimi, parmaklarımı bastırdım üstüne, sus der gibi. Ama ne
mümkün. Parmaklarım kasıldı, am dudaklarımı sıktım parmaklarımın arasında. Korkunç zevk alıyordum. İstekle
yanıyordum. Bacaklarımısımsıkı kasıp bırakıyor, am dudaklarımı, klitorisimi eziyordum…
Artık televizyona bakma numarası bile yapamıyordum. Direkt onlara kilitlenmiştim. Sanki canlı porno izliyordum.
Sadece üzerlerinde giysiler vardı. Ben olmasam içeride, çoktan onları sıyırıp birbirlerine dalmışlardı, eminim. Ben
onlara bakarken, Ahmet’in gözlerinin bende olduğunu fark ettim birden. Bir yandan kucağındaki Semra’nın saçlarını
kavramış, dudaklarını öpüyor, bir yandan beni izliyordu. Ne yapıyordu bu adam? Neden bana bakıyordu ki? Ama
hoşuma gitmişti beni izlemesi. Elimin hareketlerini kesmedim, kendimi okşamaya devam ettim. Şimdi Ahmet’in
bakışları üzerimdeyken onları izlemek daha çok tahrik etmişti beni…
Yavaşça sabahlığımı sıyırdım omuzlarımdan. Geceliğim meydana çıktı. Yakasını parmak uçlarımla araladım. Çıplak
memelerim meydana çıktı. Uçları zevkle dikilmişler, sertleşmişlerdi. Koltukta kaykıldım iyice, uzun bacaklarımı
araladım. Gözümü Ahmet’ten ayırmıyordum. O da benden. Yaptıklarımı izliyordu. Bir elimi meme ucuma götürürken,
diğerini kasıklarıma, bacak arama götürdüm. İçkinin, seks isteğinin verdiği sıcaklık tüm damarlarımda dolaşıyordu.
Amımın şiştiğini, kanla dolduğunu hissediyordum. Kendimi okşadım uzun uzun. Külodumun içine soktuğum
parmaklarım sularımdan ıslanmıştı. Çıkardım, dudaklarıma götürdüm. Ahmet’e göstere göstere yaladım parmaklarımı,
tek tek. Gözleri bana sabitlenmişti. Sanki kucağında yatan Semra’yı değil, benisikmek üzereydi. Eli kızın külodunun
içine dalmıştı. Amını kurcalayıp duruyor, parmaklarınısokuyordu içine…
Semra boğuk bir sesle, “Ohhh!” diye inledi ve “Aşkım yapma! Beni delirtiyorsun!” dedi. Onun da eli Ahmet’in önünü
okşuyor, parmaklarının arasında ovalıyordu. Fermuarını açıp içeriye dalan parmaklar, içerde oynaşıp duruyor,
Ahmet’in inlemesine sebep oluyordu.
Anlaşıldı ki, ben burada oldukça bunlar ilerleyemeyecek, öpüşmekle kalacaklardı. Gözlerim Ahmet’te, yerimden
zorlukla doğruldum. Sabahlığı koltukta bırakmıştım. Onu ilk geldiğinde karşıladığım vaziyette, minişeffaf geceliğimle,
yüksek topuklu ev terlikleriyle ayakta durup onlara baktım. Şehvetten buğulanmış bir sesle, “Çocuklar, siz rahat
edemiyorsunuz. Ben en iyisi gidip yatayım, siz de rahat rahat sevişin!” dedim. Semra başını çevirip baygın baygın
bana baktı. Onun durumu da iyi değildi. “İyi olur valla Aylincim, benim dayanacak halim kalmadı. Ah benim anlayışlı
yengecim!” dedi. “Abine söylemek yok tabi bunu yaptığımı. İyi geceler size. Uyuyabilirseniz tabi…” dedim gülmeye
çalışarak.
Aslında hiç gülecek halim yoktu. Gözüm Ahmet’in bacak arasında fermuarı açık kotunun önünü şişiren
kabarıklıktaydı. Ne vardı bunun içinde? Nasıl bir şey vardı ki, Semracık onun hasretiyle yanıp tutuşuyor,
yokluğundan karalar bağlıyordu? Mutlaka görmeliydim o şeyi. Çıkmak için arkamı dönerken Ahmet’e baktım tekrar.
Gözleriyle bir şey işaret ediyordu sanki. Salondan çıktım. Daha doğrusu çıkar gibi yaptım. Yatak odasının kapısını
sesli bir şekilde kapatıp açtım, içeri girmeden tekrar salonun kapısına çöreklendim…
Tam tahmin ettiğim gibiydi. Semra büyük bir açlıkla koltuğun üzerine yatırdığısevgilisinin üstüne tırmanmış, Koala gibi
sarmalamıştı. Ahmet yattığı yerden kendini ona bırakmıştı. Semra erkeğinin üstünde doğruldu, geceliğini telaşla
çıkarıp fırlattı. İçinde sütyen olmadığından bir anda sadece külotla kalıvermişti. Memeleri 22 yaşının verdiği dirilikle
dimdik karşıyı gösteriyordu. Ellerini Ahmet’in göğsüne dayayıp, külotlu amını kotun önündeki kabarıklığa sürtmeye
başladı. Çılgın gibi sürtünüyordu. Telaşlı hareketlerle kalktı, külodunu da çıkardı. Ayakta çırılçıplak duruyordu. Loş
ışıkta genç bedeni harika görünüyordu. Eğildi, Ahmet’in üstündeki gömleği çıkardı. Pantolonun kemerini açıp titreyen
parmaklarla pantolonu içindeki baksırla beraber sıyırdı yavaş yavaş…
Gözlerimi dört açmış bekliyordum. Fazla beklemedim. Semra’nın yana yakıla anlatıp durduğu haşmetli sik dimdik
ortaya çıkmıştı. Upuzun görünüyordu gözüme. Kocamın ufaklıktan sonra gözüme canavar gibi görünmüştü Ahmet’in
koca siki. Offf… Amım sulanıyordu yine. Parmaklarımı daldırıp manzarayı seyretmeye devam ettim. Semra çırılçıplak
soyduğu erkeğinin üstüne çıktı yine. Havaya dikili duran sikin üstüne çöktü yavaş yavaş. Semra adamın dev gövdesi
ve koca siki üzerinde öyle narin, minicik görünüyordu ki, o koca siki alıp alamayacağını merak ettim bir an. Sonra,
alabiliyor ki, sevişip duruyorlar dedim kendi kendime.
Semra eğildi, sikin kafasını tutup amına dayadı. Yavaş yavaş inmeye başladı. Dudaklarını ısırıyordu. Ahmet aşağıdan
belini tuttu, o da bastırarak yardımcı olmaya çalışıyordu. Yavaş yavaş indirdiği kalçalarısikin dibine vardığında derin
bir, “Ohhhhh!” çekti Semra. Durdu, fısıltıyla, “Yavaş aşkım! Bekle biraz… Alışsın!” dedi. Ahmet’in umursadığı yoktu.
Ellerini başının altında kenetlemiş, sevgilisinin yaptıklarını izliyordu. Semra’nın gözleri kapalı, içindeki sikin
büyüklüğünü hazmetmeye çalışıyor, yavaş yavaş kalçalarını oynatıyordu. Ahmet başını yana çevirdi, sanki benim
orada olduğumu biliyordu…
Kapının arkasından çıkıp kendimi gösterdim ona. Gözlerimiz birleşti. Ben de gözlerimi ayırmadan altımdaki ıslak
külodu indirdim, bacaklarımdan sıyırıp çıkardım. Geceliğimi çıkarsam mı diye düşündüm, vazgeçtim. Eteğini kaldırıp
belime kadar sıvadım. Diğer elimi amıma götürüp avuçladım. Ohhhh… Önümde canlı porno oynuyor, ben de kendimi
tatmin ediyordum…
Semra oturup kalkmaya başladı sikin üstünde. Zorlukla yapıyordu bunu. Ahmet’in koca siki daracık amcığını yara
yara içine giriyor, kayboluyor, sonra tekrar yavaş yavaş meydana çıkıyordu. Bir kaç kere tekrarladıktan sonra
kasılmaya başladı. Anlaşılan çok özlemişti sikilmeyi. Hemen orgazm oluvermişti. Kasılmaları bitene kadar zıpladı
Ahmet’in sikinin üstünde. Amından akan sular girişi rahatlatmıştı herhalde. Daha kolay inip kalkıyordu şimdi. Nefes
nefese kalmıştı. Durdu, kalkıp siki amından çıkardı. Koltuğa serilip kaldı. Ahmet biraz dinlenmesine izin verdi. Sonra
kalkıp, Semra’nın bacaklarını ayırdı, arasına girdi. Semra ses çıkarmadan onu izliyordu. Başına geleceklere itiraz
etme hakkı yoktu sanırım.
Ahmet uzun sikini gövdesinden tutup, sikini Semra’nın ıslak am dudaklarına, klitorisine boylu boyunca sürttü bir
süre… Islanan sikinin başı ışıkta pırıl pırıl parlıyordu. Ohhh… Harika görünüyordu. O klitorisine sert aleti sürttükçe,
Semra inim inim inliyordu. Kaygan sik delirtiyordu onu. Dudaklarını ısırıyordu zevkten. Sonra bir anda tutup önünde
sabırsızlıkla bekleyen istekli amcığın içine batırıverdi aletini. Semra kıvrandı, “Ahhh! Yavaşş aşkım…” dedi acıyla.
“Sus orospu! İstediğin bu değil miydi? İşte veriyorum istediğini sana! Sesini çıkarma, seni evire çevire sikicem bu
gece!” dedi.
Gidip gelmeye başladı hoyratça. Semra artık çekinmeyi bırakmış, içine girip çıkan yarağın verdiği zevk ve acıyla
inliyordu. Yine kasıldı, orgazm oldu. Ahmet içine girip çıktıkça içinden sular fışkırıyordu sanki. Durmuyordu adam.
Boşalmaya niyeti yok gibiydi. Sürekli bacaklarının arasında gidip geliyordu. Semra’nın bir bacağını kaldırdı, boynuna
dayadı. İkiye ayrılan bacakların arasına istediği gibi yerleşip pompalamaya devam etti. Semra’nın inlemekten sesi
kısılmıştı artık…
Ahmet bu kez belinden tutup ayağa kalktı. Semra’nın minyon gövdesi sikinin üstünde asılı gibi duruyordu.
Kalçalarından tutup ayakta hoplatmaya başladı. Semra düşmemek için boynuna sımsıkı sarılmış, içine yarak girip
çıktıkça inliyordu, “Aahhh! Yeter! Yeter artık! Acı bana! Dayanamıyorum!” diye. Ben elim amımda bu inanılmaz
sahneyi izliyordum. Ahmet ayakta görümcemi hoplata hoplata sikiyor, yüzü kapıya dönük vaziyette, gözlerini benden
ayırmıyordu. Ben de ona göstere göstere amımı okşuyor, parmaklarımı içime sokuyordum…
Bu kez döndü, Semra’yı sikinden indirip koltuğun üstüne bıraktı yavaşça. Semra bir, “Ohhh!” çekmişti. Baygın
vaziyetteydi. Ama Ahmet dinlenmesine izin vermedi. Belinden tutup çevirdi, sert hareketlerle kızı dizlerinin üzerinde
domalttı. Islak sikinin başını göt deliğine sürtmeye başladı. Semra çırpınıyordu artık, “Lütfen aşkım, yalvarıyorum,
dayanamam artık, ölmek üzereyim! Yeter!” dye. “Artık istemiyor musun beni tatlım?” diye sordu Ahmet, “Seni
sikmemi istemiyor musun? Az önce amıma geçir diye yalvarıyordun. Şimdi sikme diyorsun!” dedi. Semra da, “İçim
çok acıyor aşkım! Hiç olmazsa ara verelim. Lütfen!” dedi.
Ahmet de, “İstersen içerde Aylin var… Çağıralım mı onu? Sana yardım etsin ister misin? Ne dersin?” dedi. Bunu
söylerken bana bakıyordu yine. Semra, “Gelmez ki! Sana anlattım, abim doyuramıyor onu, senin onda biri kadar
sikse yeter ona! Ama gelmez!” dedi. Ahmet bana baktı, “Ya gelirse? Ya onun da canı isterse?” dedi. Semra, “Keşke!
Ne istersen yap hayatım! Yeter ki biraz dinleneyim ben! Öldürdün beni! Onu da sik! Biraz mutlu olsun yengem de! O
da tadına baksın senin güzelsikinin! Bayram yapsın o da! Ama gelmez!” dedi.
Ahmet gözümün içine baktı. Şehvet vaat eden deli bakışları beni çağırıyordu. Elimi apış aramdan çekip yavaş
adımlarla salona girdim. Hipnotize olmuş gibiydim. Gözlerimi Ahmet’in güzel maviş gözlerinden alamıyordum bir türlü.
Yaklaştım. Semra domalmış vaziyette, arkadan amına giren koca yarakla baş etmeye çalışıyordu. Ahmet’in kalçaları
ileri geri gidiyor, yavaş hareketlerle sikmeye devam ediyordu. Elimi uzatıp onun gergin, kaslı kalçalarına değdirdim.
Ateş gibi yanıyordu. Okşadım. Ahmet bir eliyle geceliğimin eteğini tutup kaldırdı. Çıkarmamı istiyordu sanırım. Ben
de tutup çıkardım geceliği. Şimdi ben de onlar gibi çırılçıplaktım. Arkadan yanaştım, Ahmet’in vücuduna sarıldım.
Ahmet Semra’nın kalçalarıyla benim aramda kalmıştışimdi…
Öne gittikçe Semra’nın amına giriyor, kalçalarına kasıkları çarpıyor, amından çıkarıp geri gelince benim kasıklarıma
çarpıyordu. Ahmet başını çevirip dudaklarını uzattı. Ben de parmak uçlarımda yükselip öptüm dudaklarını. Dilimi
gezdirdim. Uzun uzun öpüştük. Dili dilimi okşuyor, delirtiyordu beni. Uzun sarı saçlarını okşadım öpüşürken. Sonra
öpüşmeyi bıraktı. Semra’ya dönüp belinden kavradı. Kızı sikini hiç çıkarmadan belinden tutup kaldırdı, koltuğa
oturdu, arkasına yaslandı. Semra kucağında, sırtı dönük bir şekilde sikinin üstünde oturuyordu…
İşte o anda gördü beni. Gözleri şaşkınlıkla açıldı. Ben de onlar gibi çırılçıplak, aynı odanın içindeydik. Gülümsedim.
O da bana gülümsedi. Gözlerimizle aramızda anlaşmıştık. Bu güzel siki, sikin sahibini aramızda paylaşacaktık. Onun
yükünü hafifletecektim ben…
Semra’nın Lezbiyen ilişkiler konusunda söyledikleri geldi aklıma. Önlerinde diz çöktüm. Ahmet’in akan zevk sularıyla
parlayan siki bir görünüp bir kayboluyordu gözümün önünde, damarlarını yakından görebiliyordum. Semra bir
yandan inip kalkıyor, bir yandan gözünü benden ayırmadan merakla ne yapacağıma bakıyordu. Elimi uzattım,
durmaksızın hareket halindeki tüysüz amına parmaklarımı değdirdim. Durakladı. Bekliyordu. Kabarmış, parmak gibi
sertleşmiş klitorisini okşadım. Zıpkın yemiş gibi irkildi zevkten, “Ohhh! Çok güzel!” diye inledi…
Devamını bekliyordu şimdi. Bir süre okşadım klitorisini, sonra eğildim, dilimin ucunu tam o sertleşmiş klitorisine
değdirdim. İnlemeler devam ediyordu. İçindeki koca yarağın verdiği zevk, klitorisinden yayılan zevkle birleşiyor,
inlettiriyordu kızı. İlk defa yapıyordum bunu, ilk Lezbiyen ilişkimi yaşamak üzereydim. Bir hemcinsimin amını ellemek,
ona zevk vermek, dilimin ucunda sıvılarının tadını almak içimi bir hoş yapmıştı…
İkisi de hareket etmeyi bırakmıştı. Ahmet kucağında minicik kalan Semra’nın omuzundan bakıyordu yaptıklarıma.
Dilimi boylu boyunca gezdirdim Semra’nın amında. Altta Ahmet’in sikine geldim, uzun sikin yarısı dışarıda kalmıştı.
Dilimle gezintiye devam ettim. Aşağıya indim, yumruk gibi aşağı sarkan taşaklarında gezdirdim dilimin ucunu. Sonra
aynı şekilde, aynı yolu izleyerek yukarıya çıktım. Taşaklarını, damarlı sikini, Semra’nın şişmiş am dudaklarını,
klitorisini yaladım. Hangisini yalasam, ondan bir, “Ohhhh!” inlemesi duyuyordum. Elimi amıma götürdüm, bir yandan
yalıyor, bir yandan kendimi parmaklıyordum. Sonra dudaklarımı Semra’nın klitorisine gömdüm iyice. Emmeye
başladım. Somura somura emiyordum…
Semra feryat etmeye başlamıştı, “Offf! Aylin… Ne yapıyorsun bana! Çok güzel! Yala! Yala!” diye inliyor, Ahmet’in
kucağında, sikinin üstünde kıvranıyordu. Ahmet de bir eliyle saçlarından kavramış, dudaklarını emiyor, diğer eliyle
memesinin birini avuçlamış eziyordu. Her zevk noktasından kuşatılan Semra daha fazla dayanamadı. Yine kasılmaya,
orgazm olmaya başladı. Dakikalarca yılan gibi kıvrandı. Sonunda bitti. Hareketsiz kaldı. Ahmet kaldırıp yan tarafa
yatırdı kızı. Baygın gibi yatıyordu. Parmağını kıpırdatamıyordu. Bitmişti…
Ahmet bitmemişti ama. Kızı defalarca boşaltmasına rağmen kendisi halen boşalmamıştı. Bana dönerek, o sikici erkek
sesiyle, “Ne dersin? Sen de ister misin bunu?” diye sordu. Eliyle Semra’nın amından çıkan ıslak sikini kavramış, bana
gösteriyordu. Yutkunup kaldım, bir şey diyemedim. Gözlerim elindeki harika şeye kilitlenmişti. Öyle güzel
görünüyordu ki. Yumruk gibi başı vardı. Gövdesinin her tarafında damarları kabarmış, altında koca taşaklarla abide
gibiydi. Dizlerimin üstünde donup kalmıştım…
Semra yanımızda bizi izliyordu. Eli amındaydı. Yorgun sesiyle lafa karıştı, “İster tabi aşkım, istemez olur mu? Hele
tadını bir alsın, her zaman ister!” dedi. Ahmet güldü bunu duyunca. Sonra bana, “Dokunmak ister misin? Çekinme!
Elini uzat!” dedi. Dediğini yaptım. Rüyadaymış gibi elimi uzattım. Dokundum. Parmaklarımın ucunda kıvılcım çaktı
sanki. Geri çektim elimi. Sonra yine uzattım. Gülümseyerek beni izliyordu. Bu kez parmaklarımla gövdesini tuttum,
ince narin parmaklarımın arasında bileğim kalınlığında duran aleti hayranlıkla seyrettim…
“Okşasana biraz! İçerden çıktı, kendini öksüz hissediyor zavallı!” dedi. Okşadım. Parmaklarımı o kadifemsi sertliğin
üzerinde gezdirdim. Heyecandan dudaklarımın kuruduğunu hissediyordum. Dilimin ucuyla yaladım dudaklarımı.
Ahmet, “Ohhh! O dilini gösterme bana, deli ediyorsun beni! Güzelliğin, seksiliğin deli ediyor!” diyerek eğildi, hırsla
saçımdan tutarak kendine çekti, dudaklarıma yapıştı. Somurmaya başladı. Dilini ağzımın içine kaydırmış, dudakları
dudaklarımı ezerken, dili de dilimi okşuyordu içeride. Öyle güzel öpüyordu ki, başım dönüyordu. Dakikalarca
öpüştük…
Sonra hırsla dudaklarını kopardı benden. Şaşkın şaşkın bakıyordum. Aynı hırsla başımı tuttu, kucağına eğdi, kendini
geriye attı. Anlamıştım ne istediğini. Burnumun ucunda duruyordu güzel siki. Başını öptüm önce. Dudaklarımı
gezdirdim şapkasının kenarlarında. Elimle tutmuştum, elimin içinde damarlarındaki kanın akışını hissediyordum sanki.
Ahmet, “Güzell! Şimdi de biraz yalar mısın lütfen?” dedi boğuklaşan sesiyle. İkiletmedim. Dilimi çıkarıp gezintime
dilimle devam ettim. Dilim kurudukça yalanıyor, ıslatıp devam ediyordum. “Tükür lütfen, ıslansın!” dedi. Tükürdüm
ben de. Ne bileyim, kocamda böyle şeyler yaşamamıştım ki hiç. Elimle tükürüğümü yaydım sikinin teninde.
Kayganlaşan avucumla okşadım, dilimle yaladım, tekrar ıslattım. Şapkasını, gövdesini, her yerini…
“Şimdi taşaklarımı!” talimatı geldi. Aşağıya indim. Dilimi taşaklarının hassas derisinde değdirdiğimde inledi. Burnuma
ter, sperm kokuları geliyor, bu beni daha da azdırıyor, yaladıkça yalamak istiyordum. Ama izin vermedi. Saçımı tutup
geriye çekti başımı. Islanmış ağzımla yüzüne baktım, bekliyordum. Tekrar doğrulup, oturduğu yerde kendine çekti,
tekrar öptü beni. Islak dudaklarımı öpüyor, yalıyordu. Belimden tutup benimle beraber aşağıya kaydı, sırtüstü yatırdı.
Halının üzerine boylu boyunca uzattı, kendisi de bacaklarımı ikiye ayırıp üzerime abandı…
Bacaklarımın arasında durup bir süre beni seyretti. Heyecan içinde bekliyordum. Fazla bekletmedi. Eğildi. Dudakları
dudaklarıma değdiğinde, sikinin başı da apış arama girmiş, amıma baskı yapmaya başlamıştı. Dayanamadım, sımsıkı
sarıldım boynuna. Kalçalarını indirip sikini bastırdı, giremedi. Bu kez bir elini aramıza sokup, sikini tuttu, hedefine
nişanlayıp bastırmaya çalıştı. Zorlanıyordu. Tüm ıslaklığıma rağmen, koca siki, benim az kullanılmış, narin amıma
girmekte zorluk çekiyordu. İnledim, “Ihhhh! Yavaş! N’olur! Sikin çok büyük, alışkın değilim!” diye. “Merak etme
canım, alıştıra alıştıra yaparım. Fazla zorlamamaya çalışırım!” dedi.
Dediği gibi yaptı. Yavaş yavaş, ileri geri, ileri geri yapa yapa, sikini am sularımda ıslatıp kayganlaştırarak ilerledi,
ilerledi… Sanki amıma bir kol giriyor gibiydi, am dudaklarımın, amımın iç duvarlarının zorlandığını, gerildiğini
hissediyordum. Zevk mi? Evet, ama duyduğum acı daha fazlaydı sanki… Dibime kadar girdi. İçimde yumruk gibi
başın kalınlığını hissediyordum. Biraz bekledi, sonra birden kendini olduğu gibi üzerime bıraktı…
“Ihhhh!” diye inledim. Nefes almaya çalıştım. Yapılı erkek gövdesinin altında eziliyordum. Uzun sikinin henüz dışarıda
kalan son birkaç santimini de dibime kadar gömmüştü bu hareketiyle. Artık amım yırtılacak, balon gibi patlayacak
sanıyordum. Elimi araya sokup göğsüne dayadım, itmeye, kaldırmaya çalıştım. Nefes nefese, “Offf Ahmet, lütfen
kalk! Üstümden kalk! Nefes alamıyorum! Sikin içimi yakıyor, yırtılacak gibiyim!” dedim. “Rahat bırak kendini
güzelim! Şimdi geçecek! Amcığın alışır şimdi, merak etme!” diyerek beni dudaklarımdan, yanaklarımdan öpüyor,
rahatlatmaya çalışıyordu…
Kendini yukarı çekti, üzerimdeki ağırlık, içimden bir ‘Ploff’ sesiyle aniden çıkan sikinin baskısı kaybolunca, gerçekten
biraz rahatlamıştım. İçimi yakan ateş gibi siki içimden çıktığında bir serinlik hissettim. Ürperdim. Sonra o serinlik
yerini tekrar ateşe bıraktı. Başımı kaldırıp baktığımda, Semra’nın başını kasıklarımın üstünde gördüm. Diliyle amımda
geziyor, am dudaklarımı yalıyordu, yavrusunu yalayan dişi bir köpek özeniyle. Ahmet yanımızda yanlamasına
uzanmış, elinde tuttuğu sikinisıvazlayarak ilgiyle Semra’nın bana oral yapışını izliyordu…
Kendimi, salonun loş ışıklı ortamında, küçük pipili kocamın hayli geniş porno arşivinden bir film sahnesinde gibi
görüyordum. Ben, görümcem ve koca yaraklısevgilisi. Sanki Satanist bir grup seks ayinindeymişiz gibi. Ben, bakire
kurban gibi ortalarında yatmışım, Rahibe de amımı okşayıp yalayarak beni Efendimizin kutsal asası ile sikişine
hazırlıyor. Efendimiz, az sonra amıma sokacağı kalın, damarlı, kutsal asası elinde, sabırsızlıkla Rahibenin işini
vermişçesine minik titremelerle kendimden geçiyorum. Parmaklarını, içinden sular akan amıma sokarak, ileri geri
yapıyor. Önce biri. Sonra ikincisi. Sokup çıkarıyor. Aynı anda dili parmaklarının etrafında, amımda Tavaf yapıyor.
Klitorisimi okşayan dil aşağıya iniyor, am dudaklarımı yalıyor, daha aşağıya, arka deliğime kadar okşaya okşaya tüm
kasık bölgemde geziniyor…
İnliyorum, dayanılacak gibi değil, parmaklarımla halının tüylerine asılıyorum, “Ahhh! Çok güzel! Harika!” diye
inliyorum. Korkunç bir zevk dalgası yükseliyor kasıklarımdan tüm vücuduma. Kalçalarımla beraber düz karnım,
göğüslerim dalgalanıyor, kasılıyor, gözlerim kararıyor. Orgazm oluyorum. Dakikalarca. Ama Semra durmuyor,
yalamaya devam ediyor. “Yeter! Yeter artık! Dayanamıyorum! Bırak lütfen!” diyorum. Neden sonra bırakıyor amımı
yalamayı. Başını kaldırıyor kasıp yalamasına engel olmaya çalıştığım bacaklarımın arasından. Etli dudakları, am
sularımla pırıl pırıl, saç baş dağılmış. Gülümsüyor bana. Sonra Ahmet’e dönüyor, “Gel canım, artık hazır! Şimdi
girebilirsin!” diyor.
Ahmet bekletmeden kalkıyor, dizlerinin üstünde, tekrar bacaklarımın arasına giriyor, siki kocaman başıyla dimdik,
amıma kilitlenmiş. Ama Semra, “Dur bir dakka!” dedi, elini uzatıp Ahmet’in sikini kavradı, tutup ağzına soktu aleti.
Bol bol tükürükle karışık emdi, yaladı. Boğazına kadar sokuyor, sonra dışarıya çıkarıp ne durumda olduğuna
bakıyor, sonra tekrar sokuyordu ağzına. Ahmet inleyerek, “Yeter artık orospu! Böyle boşalmak istemiyorum, bırak
şunu!” dedi.
Semra, ağzında iyice ıslattığı siki, az önce içinden sular fışkıran amımın dudakları arasına getirdi. Bana, “Merak etme
canım, kontrol bende! Canının yanmasına izin vermem. Sonuna kadar sokturmam!” dedi. İçimden gülmek geldi, ama
amıma girecek yarrağın heyecanı gülmeme engel oldu. Böyle bir fıkra mı vardı ne? Gerdek gecesi, kızını yarmasın
diye damadının yarrağını eliyle tutan kaynanayla ilgili? Ama Ahmet kalçasını hareket ettirip sikinin başını amıma
sokuverdiğinde, hepsi uçtu gitti aklımdan. Dirseğimin üzerinde doğrulmuş, Ahmet’in koca sikinin içimde batan gemi
gibi kayboluşunu izliyordum, dudaklarımı ısırarak…
Az önceki orgazmımın etkisiyle herhalde, fazla canım yanmıyordu bu kez. Önce yumruk gibi baş kayboldu tamamen.
Sonra damarlı gövde ağır ağır içimde batmaya başladı. Başımı iki yana sallayarak, “Ihhhh!” diye inledim. Amımı
yarıyordu hayvansı alet. Semra tüm dikkatini elinde tuttuğu aletin içime girişine vermiş, “Şşşş… Az kaldı Aylin, sık
dişini canım!” dedi. Dediği gibi az sonra Semra’nın yarağı tutan eli kasıklarıma dayandı, kaldı. Ahmet itmesine rağmen
daha fazla girmiyordu yarak. Sonra inip kalkmaya başladı üstümde. Ağır ağır. Acı kaybolmuştu şimdi. Katıksız zevk
vardı artık. Semra’nın elinin izin verdiğince içime giriyor, sonra başına kadar geri çıkıyordu. Hızını arttırdı. Nefes
alamıyordum zevkten. İçime girip çıkan siki, bir şehvet dalgasından diğerine koşturuyordu beni. Ahmet ellerinin
üzerinde spor salonunda şınav çekercesine rahat ve o oranda tempolu hareketlerle inip kalkıyordu. Bunu yaparken
gözleri gözlerimdeydi…
Sonra Semra’ya, “Bırak artık yarrağım kaltakkk! Boşalmak üzereyim!” diye hırladı. Semra elini bırakıp üzerime geldi,
dudaklarıma yumuldu. İyi ki öyle yapmış. Ahmet’in yarağını boylu boyunca amıma gömmesiyle, benim o anda
duyduğum acı ve zevkle gırtlağımdan kopup gelen feryat, Semra’nın ağzında boğuldu gitti. Ağzımı dudaklarıyla
kapatan Semra’nın ağzının içinde zevkten bağırıyordum artık. Burnumdan nefes almaya çalışıyor, başaramayınca
göğüslerim şiddetle inip kalkıyordu.
Bu arada Ahmet, inip kalkan memelerimi kürek elleriyle avuçlamış yoğuruyordu. Kalçalarının hareketi iyice hızlanmış,
kasıkları şiddetle kasıklarıma çarpıyor, amıma yarağını dipledikçe, o elim büyüklüğündeki taşakları ıslanmış arka
deliğime vurup duruyordu…
Kendimi ölecek gibi hissediyordum. Vücudumun her zevk noktasından beynime ulaşan sinyaller artık birbirine
karışmıştı. Ahmet’in sikinin pompalayıp durduğu amımdan, taşaklarının çarptığı arka deliğimden, hoyratça avuçlanan
memelerimden, Semra’nın kemirdiği dudaklarımdan… Bütün sikişimiz boyunca orgazm yaşadım sanki. Küçük ölüm,
yarı koma halinde gibiydim. Zevkten kendimi kaybettim bir süre sonra. Ahmet’in kasılmaları, içime fışkıran döllerinin
rahmimin en derinlerini yakan ateşi. Her şey etrafımda dans etmeye başladı. Ahmet… Semra… Gözlerim karardı.
Bayılmışım!

Merhaba ben sinem. Önceki hikayemde evlenmeden önce olan otobüs anımı anlatmıştım. Ama bazı arkadaşlar saçma demiş, yaşadıklarımın hepsinin gerçek olduğunu belirtir şimdi yeni bir anımı daha sizlerle paylaşmak isterim…Artık kocamla evleneli 5 yıl olmuştu kocamı çok seviyorum ve onu aldatmayı asla düşünmezdim…Eşim işi gereği bazen ülke dışına çıkar 6 ay gelemezdi… Bu zaman zarfında erkeklik ihtiyaçlarını nasıl giderebileceğini tahmin edebiliyordum ama erkektir benden ayrıdır diyerek göz yumardım…en son gelişinde facebookda kocamın bir kaç bayan arkadaş kaydettiğini ve onlarla buraya gelmesine ragmen hala görüşme yaptığını ögrendim…olabilir dedim kendi kendime ama bir gun cuzdanında o kadının resmini ve kendi özel anlarına ait resmi görunce kafamdan aşağı kaynar sular döküldü ne yapacagımı şaşırmıştım…O an bir şey dank etti kafamda öfkeme hakim olmuştum kocamın beni aldattıgını ve bu ilişkinin düzeyli bir ilişki oldugunu anlamıstım…artık iyiden iyiye öfke duyuyor ve hırsımı bir şekilde almam gerektigine inanıyordum…kararımı vermiştim ben de aldatacaktım kocamı, öyle aldatmalıydımki en yakınımızla olmalıydı…bu kararı verdikten 1-2 ay sonra eşim yıllık iznini aldı ve memlekete gitmiştik.kalabalık bir evdi kocamların evi, o ara görümcem ve eşide orda misafirdi ve herkes bir odayı paylaşmış balık istifi yatıyordu…görümcemin eşi Emre benim sınıf arkadasımdı ve uzun yıllar önce birazcıkda olsa duygusal bir bag olmustu o zamanlar… O an kafaya koydum Emreyi ayartıp kocamı onunla aldatacak ve resmimiz çekip bende cüzdan da taşıyacaktım ve kocam enınde sonunda bunu gorecekti.eşim ava gitmeyi severdive sabahleyin saat 4 gibi evden giderdi..işte bu anları degerlendirmeliyim diye düşündüm…o aksam ilerleyen saatlere dogru evin dıger odalarından birinde otururken emreyle bir anlık da olsa basbasa kalmıstık, sadece bakıstık ve gulumsedık.benim üstümde köyde oldugumuz için rahat kıyafetler vardı ama ustumdeki badi göğüslerimin güzelliğini gösteriyordu.emrenin gözlerini ondan alamadıgını odaya digerleri de gelınce anladım.hiç bir fırsatı kacırmaz hemen bakıyordu…içimden tamam dedim herhalde amacıma ulaşacaktım…o şekilde bir iki gun gecti ben rahat birseyler giyip giyip emreyi delirtmeye calısıyordum…yine bir aksam bu sefer altıma tayt ustune elbise giymıstım bu sefer de bacaklarımın butun guzellıgı bellı oluyordu tamda karsısına oturmustum ki azsın dıye arada bacaklarımı acıyordum ama bunu farkında degılmısım de o frıkık yakalıyormus gibi yapıyordum… bir ara gözüm emrenin önüne kaydı belli oluyordu sonra emre kalktı ve odadan cıktı yaklasık 20 dakıka gelmedi.sonra geldi odaya.bende kalktım camasırları makineye atıp yatacaktım artık saat gece 12 ye gelıyordu.banyoya gırdım çamaşırları tek tek elime alıp atarken sıyah kilodumda ıslaklık farkettim,olamazdı cünkü dun cıkartmıstım.baktım iyice beyazlık, derken anladımki emre kiloduma bosalmıstı beni düşünerek.o an aklıma geldi ben banyoya çamaşırı attıgım anın peşinden emre gelmişti dün akşam ve benim oldugunu biliyordu…evet dedim bu iş tamam.sonra makineye çamaşırı attım eşime ben yatıyorum dedim odama gectim odalarımız yanyanaydı.telefonumu elime aldım ve mesaj attım Emreye “kocam sabah 4 de kusa gıdecek o gıdınce odama gel dıye” cevap cok gecmeden geldi “tamam” kalktım bavulu actım siyah dantelli tangamı dantelli sutyenimi ve geceliğimi giyip yattım.eşim saati kurarak yattıgı için saat 4 de onunla bende uyanmıstım ama uyuyor numarası yapıyordum ki bir şeyler anlamasın diye.kocam gitti…10 -15 dakıka gectıkten sonra odanın kapısı tıkırdadı.emre gelmişti kalktım hemen actım içeri girdi kapıyı kilitledm arkadan.emre artık odadaydı.hiç konusma yapmadan öpüşmeye başladık.beni çılgınlar gibi öpüyordu bir taraftan da ses fazla cıkacak diye tedirgindim ve uyarıyordum.bir taraftan geceligimi cıkarttı, hala öpüşüyorduk cılgınca, elini bacak arama attı oksuyordu(kocama kızgın oldugum ıcın 1 aydan beri hiç birlikte olmamıştık)tangamın ıpını elıne doladı ve parmagını amıma soktu ooohhhh cok zevk alıyordum tarıf edılmezdi…bir parmagını da arkama soktu iki deliğimde doluydu cok zevk alıyordum ohhh ohhh…ama ses cıkacak dıye korkudan da ölüyordum belki de buydu zevk aldıran bana…dudaklarımdan ayrıldı beni yataga yatırdı ve gögüslerimi, amımı, arkamı yalamaya basladı deli ediyordu beni görümcem ne kadar sanslıydı harıkaydı cunku…emre ayaga kalktı esofmanlarını cıkarttı siki baksırdan fırlıcak gibi duruyordu basımın yanına getırdı.Baksırınn üstünden basını öptürdu agzıma aldım baksırdan ımmhhh emiyordum baksır sırılsıklam oldutasaklarından beri opüuyordum sonra Elime alıp yalamaya basladım oohhh ohhh gıtgıde buyumeye basladı baktım kı kocaman harıkaydı kocamınkinin iki misliydi nerdeyse… oksuyor yalıyor emıyordum oyle kazık gıbı olmustu ki bükülmüyordu asagı…artık dayanacak kuvvetım kalmamıstı ıcımde ıstıyordum kalktım ve bacaklarımı actım gel dedim, hemen yerleştırdı basını, surtuyordu sokmadan yalvar diyordu, basını sokar gıbı yapıyor cıkartıyordu ohhh ohhhh “hadı askım sok artık sok erkegım sok artık sık beni dıye yalvarmaya basladım ve soktu harıka super ohhh…bacaklarımı omzuna attım girip girip cıkıyordu hepsi…ohhh zevkten delırmıstım…kokledıkce karnıma gırıyordu sanki ohh her seferınde daha bir buyuyor ve daha derıne sokuyordu sanki iyice kaldırdı bacaklarrımı nerdeyse tasakları da giriyordu amıma ohhh …sonra domalttı belimden kavradı amıma kökledi hayvanca sikiyordu beni…hiç kocam böyle sikmemişti beni ohhh ohhh…tırnagı belıme gecmıstı sanki kokledı ve cıkardı bır kere daha kokledi “dur “dedi prezervatif cıkardıve sikine taktı tekrar kökledi ohhhhh inanın öyle guzel sıkıyorduki öyle hızlandıki anlatamam ve sonunda bosaldı içime ama prezervatifle… sonra bir iki derken bu boyle en az yarım saat bır saat devam etti her pozisyonda denıyor ve sıkıyordu beni…artık pestılım cıkmıstı ama emre doymak bilmiyordu 2 kez bosalmıstı bu ücüncüydü…domal dedi bana, domaldım prezervatiflerde biriken menilerinin götüme surmeye basladı ordan da sıkecekti anlasılan ve inanın karşı koyamıyordum onahayır diyemedim bir iki derken tam 4 parmagını sokmustu arkama ama hıc degılse 15 dakıka genişletmek için ugrastı götüm amımdan daha genıs daha ıslaktı artık ve bırden kokledı gözlerimden yas geldı o an delıler gıbı kokluyor ve sikiyordu oohhh acı zevk hepsı karısık yastıga kapattım kafamı ısırıyordum ses cıkmasın dıye…. hayvan gibi sıkıyordu orosbum benim diye diye cok gecmeden gotume bosalttıı son olarak ne kaldıysa…ben bitmiştim ölmüştüm…. fotograf makınesını aldım eline verdim siki götümdeyken cek dedim domalttı tekrar sikini götüme soktu prezervatifleri de popomun üstüne koydu cekti sonra bana verdi siki içimde yüzü gözükecek sekılde cektım…. o da ustume yıgıldı… hayatımın en guzel seksı olmustu…bunları kocama gosterecek ve ıntıkamımı alacaktım…sonra emre kalktı ve odasına gıttı…ogun bende emre de saat 1 e kadar uyumusuz. Agır tuttu herhaldeJJ simdilik bu kadar … kocamın resmı görmesini sagladım bunu baska zaman anlatcam.çünkü emre kocam ve ben grup yaptık sonra ok öpüyorum sizi en güzel yerlerinizden…. sinem….