Mesajlar Etiketlendi ‘seks hikayeleri’

Merhaba benim halaoğlunun, kapalı, alımlı ve benden 8 yaşbüyük bir karısı (Yengem) var. İkisi evleneli yaklaşık 10 seneleri olmuştur ve ben asla yengem hakkında kötü şeylerdüşünmemiştim, haliyle o zaman ufaktım.Ama bu senenin başından itibaren anlam veremediğim, tarifedemediğim birşeyler oluştu içimde, yengemi delice arzuluyordumve yengemi sikmek için içimde karşı konulamaz bir istek vardı.Yengemi görünce titremeye, konuşurken kekelemeye başlıyordum,oysaki aksanım çok düzgündür ve iyi bir konuşmacıolduğumu düşünüyorum. Yengemi gördüğümde heycanımıkontrol edemiyordum, içimde yengeme karşı olan duygularımıntavana vurmasıydı heycanım.Bu sene başında şimdiki karımla evlenme kararıaldık ve 2 ay önce evlendim. Evlenmeden önceki bir senelik dönem içinde benievlenme telaşı sarmıştı, evimi yeni baştanrestore ediyordum, ince ince işçilik yapıyor her karesineözeniyordum, sonuçta benim kendi evim olacaktı. Sağolsun halamınoğlu evimin kaba ve ince inşaatı için bana yardım ediyordu.Halaoğlunu hergün yardıma çağırıyordum, o da geliyordu.Ama benim amacım karısını, yani yengemi görmekti. Yengemigörünce kendimi iyi hissediyordum, yengemle bakışmak, yengemleyakın olmak bana mutluluk veriyordu. Yengemi sikmeyi o kadar çokistiyordum ki, tarif edilemez bir arzuydu bu. Yengemiher gördükten sonra banyoya girer, yengemi siktiğimi hayal eder ve 31 çekerdim.Yengem benim sex idolüm olmuştu…Ama biryandan da çok korkuyordum, çünkü halamın oğlu tehlikeli birtipti, dışarıya karşı psikopat, ama karısınakarşı kılıbıktı. Sanırım o da bazışeylerin farkındaydı. Bir keresinde halaoğlu bizdeydi,balkonda oturup çay içiyorduk, yanımızda annem ve babamda vardı.Yengem de yürüyerek bize geliyordu. O esnada halaoğlu anneme yengemigöstererek, “Benim karıya bak be, ne kadar güzelkıvırttıyor yürürken!” dedi. Bu laf beni tahrik etmeyeyetmiş de artmıştı bile. Halaoğlu yengemden 10 yaşbüyüktü ve çirkin hiç bir alımı olmayan bir erkekti. Yengemleevlenmesi görücü usülü ile olmuştu, büyükler karar vermiş ve yengemde kabul etmişti. Ama yanyana geldiklerinde dağlar kadar farkvardı, biri çok güzel, biri çok çirkindi. Yengem güzelliğininfarkındaydı, halaoğlu da karısınıngüzelliğinin farkındaydı ve eminim yengemin gözüdışarda olmasın diye, yengemi hergece sikiyordu. 2 taneçocukları vardı, bir erkek bir kız, gayet mutlu bir aileydiler.Yengem namusuna düşkün biriydi.Ama birşeyler olmalıydı, olmak zorundaydı, çatlamaküzereydim. Yengemi bir şekilde ikna etmem, kafasınıkarıştırmam, aklına kendimi sokmam gerekiyordu. Hemhalaoğlumdan korkuyor, hemde yengemin beni terslemesindençekiniyordum. Yengem benim gözümde mükemmel vücudu olan kusursuz birkadındı. Kocasıyla birlikte sürekli bize yardıma geliyorduve gecelere kadar çalışıyorduk.

Bazen kocası gelmiyor,sadece yengem anneme yardıma geliyordu. Evimin tabanı tahtadır,birgün yengem onları siliyordu. Badi giymişti, ben de ayakta sigaraiçiyorum. Yengem yerleri silerken göğüsleri dışarıçıkmak üzereydi, bembeyaz dolgun süper göğüsleri vardı. Yerlerisildikçe göğüsleri yerinden oynuyor, adeta daire çiziyordu. Yengem ya benimbakmamı istiyordu, yada benim düşüncelerimden habersiz gayet masumaneyardım ediyordu. Ben de bir aslanın avını yakalarkenyavaş ve derinden hareket ettiği gibi inceden süzüyordum yengemi.Yengeme bakmaktan kendimi alıkoyamıyordum. İçimdeno an yengemin arkasına geçip hayran olduğum götüne bakmak geldi. Vearkasına geçtim, götünün ayrımı gözüküyordu. Deli olmaküzereydim. Yengemin gözlerinin içine azgın azgın bakmayabaşladım. Yengem de bana bakmaya başladı,anlamıştı durumu, sanırım oda istiyordu. İkimize de bir fırsat lazımdı.Ertesi gün yengem yine geldi. Busefer evde annem yoktu, pazara inmişti. Yengem annemi sordu, pazardaolduğunu, birazdan geleceğini söyledim ve bana yardım etmesiniistedim. Yengem “Tamam!” deyince beklenen fırsatçıkmıştı. Yengem mutfakta mermeri siliyordu, beliaçılmış, teni gözüküyordu. Dayanamadım ve arkadan direksaldırdım yengeme. Yengem daha bir şey demeye kalmadan, elimiamına attım ve üzerinde gezdirdim. Ve olan oldu,yengem kendini saldı bıraktı. Yengemin eteğinikaldırdım, bembeyaz külodun içinde külottan dışarıtaşmış kalçasını görünce delirdim. Külodunuindirdiğimde yengem kesinlikle karşı koymadı, o daistiyordu, belliydi. Ama vermemesinden korkuyordum. Vakit geçirmeden sikimiçıkarıp amına soktum. İçinegirince, aman Tanrım yengemin amıyanıyordu. Yengemin kafasını eğerek tezgaha domalttımve başladım sikmeye. 10 dakika sonra yengemboşalmıştı, ama ben geç boşalanbirisi olduğumdan dolayı sikmeye devam ediyordum. Yengem artıkçıldırdı, boşalmam için yalvarıyordu, yakalanmaktankorkuyordu. Ama bulmuşum amı,bırakırmıyım! Abana abana sikiyordum yengemin amını…Yengem yalvardıkça bengururlanıyordum ve inanamıyordum, sikmek için deli olduğumkadının amının içindeydim ve banayalvarıyordu. Zevkten çıldırmıştım ve yengemesormaya başladım, “Ben kimim?” dedim. Yengem ilkin anlamadı,birdaha sordum, “Şimdi ben senin neyinim?” dedim, “Erkeğimsin!” dedi.“Başka?” dedim, “Sikicimsin!” dedi. “Başka?” dedim,“Herşeyimsin!” dedi, çünkü yakalanmaktan korktuğu için biran öncebitmesini istiyordu. “Ben seni ne zaman istersem o zaman sikme yetkisine sahipinsanım! Böyle söyleyceksin!” dedim, yengem de söyledi. Götünü şamarlayarak yengemin amını sikmeyedevam ettim.

Yengem ikinciye boşaldı, ayakta duramıyordu,dizlerinin bağı çözüldü, “Ne olur boşal bebeğim!”dedi. “Peki! Ama götüne boşalacağım!” dedim. Yengemkocasına bile götünden hiç vermediğini söyledi ve kabul etmedi. Bubeni daha çok azdırdı, “Tamam! Hadi salona geçelim!” dedim, mutfaktanalıp kanepeye götürdüm. İnanamıyordum, o korktuğumkadın her dediğimi yapıyordu. Yenegem yakalanmaktan korkuyordu, amasikilmek de istiyordu, bu belliydi…Yengemi kanepeye oturttum vesikimi ağzına verdim. Yengem sakso çekmeye başladı.Tanrım, o nasıl bir şehvet, nasıl bir arzu! “Yenge kocanhiç senin ağzına vermedi mi?” dedim. “Onunki ufak, böyle bir yarrakemilmez mi?” deyince ben kendimi değişik hissettim. Kendi kendime,(Ulan bu karı namuslu, sana asla vermez, anca hayalini sikersindediğim kapalı karıya bak, neler diyor, neler yapıyor,taşaklarımı bile emiyor!) diye düşünüyordum. Sikimin damarlarıartık patlayacak duruma gelmişti. Yengemi kanepeye domaltıptekrar arkasına geçtim, kalçasını aralayıpamını yalamaya, aynı anda da götünüparmaklamaya başladım. Yengem kızdı, “Yapma!” dedi. “Dahafazla zevk alman için yapıyorum yenge!” dedim ve kabullendi bu durumu.Amacım yengemin götünü alıştırıp, onu zevktençıldırdığı anda götünden sikmekti. Ve beklenen angeldi, artık çıldırmıştı, birkez dahaboşalmak üzereydi, garip hareketler yapıyordu, konuşurken sesititriyordu, tam o anda sikimi götünün deliğinedayadığım gibi kökledim. Yengem acıylairkildi ve bağırmaya başladı, “Orospu çocuğu! Ben sanaordan yapma demedim mi? Çıkar şunu Piç kurusu! Bengidiyorum!” dedi. Ama benim bırakmaya niyetim yoktu, daha dayüklendim. Biraz götünde ileri geri yaptım, yengem kendinibıraktı, istemese de birkere götüne yarrakgirmişti, mecburen kabullendi…Yengemin götü alışınca, “Lan ben kocama vermiyorum,sen beni götümden sikiyorsun Piç!” dedi. Ben de gülerek, “Kocanlaaramızdaki fark bu, vereni herkes siker, benseistediğimi siker, herşeyi yapar ve yaptırırım!” dedim.Tebessümle, “Sen Piçsin!” dedi. “Piç de olsam, artık senin ikincikocanım, sen de benim orospumsun!” dedim ve yengemi götünden sikmeye devamettim. Ama tempoyu yavaşlattım ve konuşa konuşa sikiyorum götünü.Yengem, “Ulan sonunda ne yaptın ettin siktin beni, mutlumusun?” dedi.“Hemde nasıl! Ya sen? Sen de istemiyormuydun?” dedim. Yengem de, “İlkbaşlarda anlamıştım, zaten anlaşılmayacak gibideğildin, kızdım sana, ama birşeyyapamayacağını düşündüğümden birşey söylemedim,daha sonraları ben de istedim, busefer kendimekızdım, yakalanırsak ne olacak diye, ama şimdialtındayım işte, sik tadını çıkar, belki bir dahaolmayabilir!” dedi.

Deliye dönmüştüm, madem bu son olacak diye iyiceabandım hızlandım ve sonunda yengemin götüne boşaldım.Yengem hemen, “Annen gelir birazdan, toparlan!” dedi ve toplandık, sankibirşey olmamış gibi temizliğe devam ettik. Tabi annemgelene kadar ara ara oynaştık. Annem geldi, temizlik yaptık.Anneme çaktırmadan, yengemle ara ara birbirimize bakıp gözkırpıyorduk.Ben uzun bir aradan sonraevlendim ve yengemle birdaha sikişmedik, ama aklım sürekliyengemdeydi. Hemen hemen hergün ailecek görüşüyorduk. Kocasıyla bizegeliyor ve beni kıskandırmak için kocasına kur yapıyordu,deliriyordum, o da bundan zevk alıyordu. Birgün Bakkala Bira almayaçıktım, dönüşte balkonda yengemi gördüm. Bana, “Neyapıyorsun?” dedi. “Hiç, eve gidiyorum Bira içmeye!” dedim. “Karın neyapıyor?” dedi, “İşyerinde, çalışıyor!” dedim.“Annen evde mi?” dedi. “Evet!” dedim. “Salak anneni evden yolla da yanınageleyim!” dedi. Çıldırmıştım adeta, “Tamam, ben seniararım!” dedim, eve gittim. Anneme, “Anne hadi teyzemlere gidelim,canım sıkılıyor, kuzenlerimle konuşurum!” dedim. Annem“Tamam!” dedi, bindik arabaya gittik. 5 dakika sonra balkona sigara içmeye diyeçıktım ve tekrar içeri girdim, “Anne benim çıkmam lazım,karım aradı onun kredi kartıyla ilgili bir sorunvarmış, bankaya gidip geleceğim!” dedim. “Tamam!” dediler. Ordanayrılıp evime gittim, yengemi aradım, “Tamam, annem yok!” dedim…Yengem hemen geldi. Yengemi direkyatak odasına attım, soyunmaya başladık. Yengemin Tangakülot giymiş olduğunu görünce, “Ben de seni namuslusanırdım, Kaşar!” dedim. Yengem biraz bozulurgibi oldu, “Niye, ne oldu ki?” dedi. “Bakıyorumda benimle sikişmek için Tanga külot giymişsin!” dedim. “Ee Orospuettin beni! Hem erkeğime sexy gorüneyim ki, iyisiksin beni! Kocam beni asla 3 kere üst üste boşaltamadı, senbambaşkasın!” dedi. Çıldırdım, hemen yengeminbacaklarını omuzuma aldım, sikimi amınasoktum ve pompalamaya başladım. Yatak resmen sallanıyordu.Yengemin göğüsleri ileri geri hareket ettikçe, ben daha da azıyor vedaha hızlanıyordum. Yengem kendi göğüslerini okşamayabaşlayınca iyice kudurdum. İşaretparmağımı ağzına soktum, yengemparmağımı emiyor, biryandan göğüslerini okşuyor,biryandan da bana kendini siktiriyordu…Yengem az sonra yine yalvarmayabaşladı, “Daha hızlı sik erkeğim beni! Ben işteböyle sikilmek istiyorum!” dedi. Ben de aksine, yengemi çıldırtmakiçin sikimi yavaş yavaş sokup çıkartmaya başladım.Yengem resmen delirdi, “Yavaşlama Orospu çocuğu! Hızlı sikbeni! Çıkarma çıkarma, sok!” diye yalvarıyordu. “Ne kadaristiyormuş benim orospum! Götünü de sikeyim mi?” dedim. “Çookk! Çokistiyorum! Yanıyorum görmüyormusun? Sik! Sik de istersen götümden sik!”deyince ben yeniden hızlandım. Bir süre sonra yengemin iniltisiçoğalınca ağzına yastık soktum, ters cevirip yengemino bembeyaz dolgun harika götünü sikmeye başladım. Yengem, “Ohhhhhh!Geçir!” diye inliyordu. “Artık götten sikmeme kızmıyorsun?”dedim. “Oğlum yol geçen Hanına çevirdingötümü, hem bir kadın sikicisine kızar mı?” dedi. Uzunca birsüre yengemin götünü de siktikten sonra götüne boşaldım. Hementoparlandık, yengem evine gitti, ben de teyzemlere.Şimdilerde ise, o kapalı namuslu ev hanımı yengem başımabela oldu, sürekli işteyken beni arıyor, “Yanıyorum, gel benisik!” diye. Ben de işyerimden fırsat buldukça dışardabuluşup, bir pansiyona götürüp sikiyorum yengemi.

34 yaşında dışarıda kapalı giyinen bir kadın nadiye yengem 170 boylarında sarışın yeşil gözlü tombulca bir bayan kalçaları

çok geniş memeleride oldukça büyük yolda yürürken kalçalarının geniş olmasından ellerini kalçalarının yapısından dolayı vucuduna fazla yaklaştıramıyor ve kenarlara biraz açarak yürüyor beli çok fazla kalın değil, yani kalçalarla göğüsler arasında harika bir beli var mükemmel dolgun dudakları

olan bir kadın karşında konuşurken sanki dudakları seni emiyormuş gibi hissetiriyor insana ben nadiye yenge ye aydın amca ile

evlendiği günden itibaren hep ilgi duydum aslında onun oturuşlarını yürüyüşlerini falan hep dikkatlice süzerdim evde ve aile arasında çok rahat

bir kadındı giydiği elbiseler bol olurdu çoğunlukla eğildiğinde falan göğüsleri görünürdü ben onun memelerine bayılırdım bize geldiğinde yada onlara gittiğimizde aşağı eğilsede memelerini görsem diye hep onu takip ederdim bu yıllarca hep böyle sürdü bir süre sonra fark ettim ki

nadiye yengem benimle aynı ortamlarda olduğu zaman hep frikikler veriyordu benim onu izlediğimin farkındaydı sanırım ve o bu durumdan hoşlanıyordu

çünkü gereksiz yere hareketler yapıyor ve bacaklarının göğüslerinin görünmesini sağlıyordu. bu durumu fark ettikten sonra ona kendimi sanki daha yakın ve ilgili hissetmeye başladım ara sıra bana el şakaları yapıyordu bir gün yine öyle boynumdan tutup beni kendine doğru çekti sanki güreşci gibi el ense yaptı ve zafer in ( benim adım ) benim gibi şişman bir karısı olsa ne yapar acaba dedi oradaki grupta annem ve annemin zeyzesi birde .

mahalleden bir kaç kadın i vardı bende ne olacak

bir erkek karısıyla ne yapıyorsa ben de onu yapardım dedim bunun üzerine oradan biriside seni biraz haşat ederdi galiba dedi

bende belli olmaz orası ben genç birisiyim orada durun bakalım dedim nadiye yengede oradan bana bakıp gülüyordu. Sonraki gün ekmek almak için az ötedeki markete gittim sabahtı, markete girdiğimde nadiye yengede ekmek alıyordu sonra birlikte çıktık marketten ve eve doğru

yürümeye başladık bana dünkü söylediklerim konusunda özür dilerim ulu orta pek uygun olmadı sanırım senin alay konusu olmana zemin hazırlayan laflar attım ortaya sanırım dedi, ben aslında o amaçla söylemediydim yani oraya varacağını düşünemedim durumun aman sorun etme ben

unuttum bile dedim hem ne olacakki bende cevabını verdim işte senin gibi bir karım olsa onu tatmin etmesini bilirim ben diyerek yürümeye devam ediyorduk sonra bak sen şuna bu laftan bana da pay çıkardın ama sende hani diyerek gülüyordu .

bende sen durup dururken attın ortaya bu lafı ve kendini dahil ettin dedim neyse artık bırakalım bunları diyerek evlerimize gittik. öğle saatleri idi nadiye yenge bize geldi annemin yanına mutfağa gitti onunla bir süre sohbet falan ettikten sonra

ben gidiyorum çok kötüyüm diyerek kapıya doğru yöneldi bende o .

sırada ayakkabılarımı boyuyordum kapının önünde bana doğru bakarak şu zaferin

ahı tuttu herhalde dedi kafamı yukarı kaldırıp hayırdır ne oldu dedim ne olacak boynumu belimi oynatamıyorum tutuldu dedi yok

canım sen ani ters bir hareket yapmışsındır adelelerde kasılma olmuştur benimle ilgili bir şey değil yani dedim eee ne olacak şimdi ya dedi ben yaptım madem sana masaj yaparım geçer diyerek takıldım ona o da yaaa yapsana ölüyorum ağrıdan biliyorsan

dedi ben aslında öylesine söylemiştim ama masaj konusunda oldukça yetenekliyim annemde çok iyi masaj yapıyor yapsın falan deyince tamam demekten başka yol kalmadı hadi gidelim bize dedi ve az ilerde onların eve gittik evde kimse yoktu eşi işteydi iki

kızı vardı onlarda okuldalardı eve gittik oturma odasında kanepenin üzerine uzan sen yüz üstü dedim ben boynuna omuzlarına masaj yapayım dedim tamam bir saniye dedi üzerinde tişört ü vardı onu çıkardı böyle oluyor herhalde değilmi dedi ben aslında evet

ama çıkarmasanda olurdu dedim hadi başla sen dedi bana üzerinde sütyeni vardı ben boynuna omuzlarına masaj yapmaya başladım oradan sırtına

doğru falan indiriyordum ellerimi istersen ellerine takılıyor sütyeni çöz arkadan dedi bende çözdüm ve sırtlarına kollarına boynuna her yerine masaj

yapmaya devam ediyordum çok güzel yapıyorsun sen harikasın dedi bana, ve yüzünü döndü yani sırt üstü uzandı ve birazda bu taraftan devam et dedi döndüğü zaman göğüsleri tamamen açıkta kaldı o kadar diri ve irilerdiki gözlerimi alamadım bir an uçları kocamandı ne o hiç kadın göğüsü görmedinmi daha önce dedi doğrusunu söylemek gerekirse bu kadar iri ve güzel olanı görmedim dedim o arada kendimi onlara dokunmaktan alamadım hiç sesini çıkarmadı sonra hadi devam et masaja dedi bende hem göğüslerini hem

omuzlarını okşamaya devam ettim gözlerini kapatmış öylece yatıyordu o arada erkekliğim o kadar kalktıki pantolonumun içine sığmıyordu artık sıkışmıştı bir kenarda ona çaktırmadan düzelteyim dedim bir elimle ben elimi onun .

üzerinden alınca hafifçe göz ucuyla baktı beni gördü o arada hafifçe gülümsedi bende ne gülüyorsun ben erkeğim ne olmasını bekliyordun bu manzara karşısında sen benim hayallerimdeki kadınsın deyiverdim bir anda bana gözlerini hafifçe açarak baktı ve demek ben senin hayallerindeki kadınım öylemi dedi ne düşünüyordun hayallerinde peki dedi bak bunları

dedim ve eğilip memelerinin uçlarını emdim sonra bana baksen şuna dedi ve başka neler peki al sana gerçeği dedi sanki rüyadaydım kulaklarıma inanamıyordum ellerimi eteğinin altına doğru soktum bacaklarının iç kısımlarını kilotuna kadar ellerimle bir aşağı bir yukarı okşuyordum diğer taraftan da memelerinin uçlarını emiyordum sonra onu ayağa kaldırdım ve .

eteğini , kilo dunuda çıkardım belinden tutup ellerimi arkasından poposunun

ve kalçalarının üzerinde dolaştırıyordum o kadar iri poposu vardıki elimle onları sıkıp hafifçe şamarlıyordum sonra aşağı doğru eğildim o ayakta

bende önünde iğilmiş amını okşamaya başladım bacaklarını araladım ve amını iyice ortaya çıkardım elimle bir taraftan onu tatmin ediyor dilimlede

emmeye devam ediyordum bir süre sonra kalçalarını ileri geri oynaymaya başladı eliylede kafamı amına bastırıyordu ben daha fazla dayanamıyorum dizlerim çözülüyor diyerek uzandı hadi erkeğim al beni dedi sonra seni çok istiyorum daha fazla dayanamıyorum azdım artık çıldırdım diyordu bu arada bende elbiselerimi çıkardım ve unun üzerine doğru uzandım beni öpüyor ve ısırıklar atıyordu arada bir sert ısırıklar oluyor ve

canımı hafif acıtıyordu fakat diğer taraftan da onun bu şehveti benide azdırıyordu boynumun altlarını öyle emiyorduki sanki vakum gibi çekiyordu

bende hafif balık etli bir vucuda sahibim bana harikasın diyerek göğüslerimi sıkıyordu artık bende çıldırmıştım adeta amına sokmaktan başka bir

şey düşünmüyordum bacağının arasını açıp amına sikimi soktum amı çok sulanmıştı kaygandı içi, bir anda sonuna kadar içine girdim

beni kalçalarımdan kollarıyla sıkıca tutup kendine doğru bastırıyordu bende o muhteşem kalçalarını ellerimle okşuyor onu kendime doğru çekip amına girip çıkıyordum sonra sikinin üzerine oturmak istiyorum dedi ben uzandım .

sonra o da ata biner gibi sikimin üzerine oturup kalkmaya başladı onun 85 kiloluk vucudunun ağırlığı ile sikim sonuna kadar içine giriyordu tamamen o beni, bende onu sonuna kadar birbirimizi

hissediyorduk amının derinliklerinde sikimin ucuna bir şey sanki dokunup dukunup çekilmeye başladı bir süre sonra kendini iyice kastı ve tamamen üzerime bastırdı ve orgazm olduğunu hissettim o sırada bende içine boşaldım…

Adım Nesli. 37 yaşında, 1.65 boy, 58 kilo, kumral, kocamın zoruyla kapalı giyinen, sexy bir kadınım.
Kocamla monoton bir evlilik yaşıyordum ve mutsuzdum. Ehliyet kursuna gitmeye karar vermiştim, kocamı
zorlada olsa ikna ettim ve kursa başladım. Kursum akşam olduğu için bazen beni kocam bırakıp alıyordu,
bazende yalnız gidip geliyordum. Kursun ilerleyen günlerinde sınıfta yanımda oturan Alirıza ile aramızda
duygusal bir bağ oluşmuştu. Önceleri aramızda kaçamak bakışmalarla başlayan bu macera daha sonra aşka
dönüştü. Alirıza da bende evliydik, ama ikimizde mutsuzduk.
Bir akşam arkadaşından emanet aldığı bir arabayla geldi. Kursu asıp, biraz araba ile dolaşmaya çıktık. Derken
tenha bir yerde durduk. Alirıza beni çok sevdiğini ve arzuladığını söyleyip bacaklarımı göğüslerimi okşuyor, bir
yandan da ateşli bir şekilde öpüşüyorduk. Ben hem Alirızayı istiyordum, hemde kendime engel olmaya
çalışıyordum. Ama daha fazla dayanamadım ve Alirızaya karşılık vermeye başladım. Pantolonunun üstünden
kalkmış yarrağını sıkıca kavradım, dudaklarını, boynunu öpüyordum. Rahat etmek için arka koltuğa
geçtiğimizde Alirıza de yavaş yavaş eteğimi kaldırıp külotumun kenarından elini sokup amcığımı
parmaklıyordu. Offf! Bunu yapması beni çıldırtıyordu, onun o kocaman yarrağını bir an önce içimde
istiyordum…
Alirıza gömleğimin düğmelerini açtı, sütyenimi sıyırıp göğüs uçlarımı dişleyerek emiyor, bir yandan da külotumu
çıkarmaya çalışıyordu. Bende onun fermuarını açtım ve kocaman damarlı yarrağını çıkarıp yumuldum,
dillemeye ve yalamaya başladım. Ağzıma zor aldığım yarrağını daracık amcığıma nasıl alırım diye düşünürken,
Alirıza ilk postayı böğürerek ağzıma boşalmıştı. Döllerini son damlasına kadar yuttum. Okadar güzeldi ki tadı,
yalamaya doymamıştım. Tekrar öpüşmeye başladığımızda, bir yandan da sönmüş yarağını okşuyordum. Bir
süre sonra yarağı yeniden eski sertliğine kavuştuğunda Alirıza, “Seni sikmek istiyorum Nesli, benim olmanı
istiyorum!” dedi. “Ben de seninle sikişmek istiyorum, sikkk beni aşkım!” dedim ve tekrar yarrağını ağzıma
aldım ve yaladım. Gırtlağıma kadar köklüyordu ve “Off aşkımmm senin o amcığını sikip parçalıyacam, benim
olacaksın, tüm döllerimi akıtacam dolduracam amcığını!” diyordu.
Bu şekilde sözleri beni daha da çıldırtıyor, ben de ona, “Sik aşkımmm, sikkk beni, parçala amımı, bu am
senin, doldur, tüm deliklerim sana feda olsun!” diyordum. Beni arka koltuğa uzatıp kendi tarafındaki kapıyı
açtı ve yere indi, sonra da ayaklarımdan başlayıp yalayarak amıma kadar çıktı. Dilini amıma sokup çıkartıyor,
klitorisimi emiyordu. Off! Zevkten deliye dönmüştüm, amım su gibi olmuştu. Dayanamıyordum, “Sokkk artık!
Sikkk beni!” diye bağırmamla, Alirıza kocaman yarrağını amıma kökledi. “Ohhh Neslim! Kadınımmm!”
diyerek yarım saate yakın git gel yapıp, sonunda, “Geliyorummmmm!” diye böğürdü. Amcığıma tüm sıcaklığını
akıtırken, ben de, “Ohhh aşkımmm, erkeğimm, sikicimmm!” diye çığlık çığlığa, onunla aynı anda boşaldım.
Birer sigara içtik ve beni eve bıraktı. Artık her fırsatta buluşup sikişiyoruz. Onu çok seviyorum, o da beni
seviyor. Eşlerimizden boşanıp birbirimizle evlenmeyi düşünüyoruz.
Herkese bol sikişli günler diliyorum, byee.

Merhabalar, ben İstanbul’dan Meltem, 25 yaşında, 1.65 cm boyunda, 55 kilo, kapalı bir bayanım. Hikayemin başladığında evlyidim ve evliliğim iyi gitmiyordu, hatta kocamla yataklarımızı bile ayırmıştık. Bir gün evde boş boş oturuyordum, sıkıntıdan patlamak üzereydim. Öylesine TV’de kanalları gezerken bir müzik kanalında kaldım ve o güne kadar hiç ilgimi çekmeyen kanala ismini yazan ve numaralarını bırakan kişileri okumaya başladım. Onlarca insan biraz kendinden bahsedip numaralarını yazmışlar. O sırada can sıkıntımın çözümün bulmuştum: İstanbul dışından birini arayıp, biraz makara yapacaktım. Öyle de yaptım, birine çağrı attım. Aradan 2 dakika geçmeden beni aradı ve hikayem burada başladı.

Bir anda o aradığım numarayı telefonumda görünce, nedenini bilmediğim bir heyecen kapladı içimi. Açıp açmamakta kararsız kaldım, sonunda merakım ağır bastı ve açtım, “Efendim?” dedim. Karşımdaki ses, “Kiminle görüşüyorum?” deyince, ne söyleyeceğimi bilemedim ve “Yanlış oldu, kusura bakmayın!” deyip kapattım. Ama içim içimi yiyordu. Karşımdaki ses o kadar sempatikti ki, dayanamadım 3 dakika sonra tekrar çağrı attım. Tekrar beni aradığında açtım ve az önceki davranışım için özür diledim ve konuşmaya başladık.

İsminin Mehmet olduğunu ve Balıkesir’de yaşadığını söyledi. 27 yaşında, 1.79 boyunda, 65 kiloda, sempatik, güler yüzlü olduğunu belirtti. Güvenlik görevlisiymiş. Nasıl bir iliski beklediğimi sordu. Ben de, “Sadece canım sıkıldığı için çağrı attım, başka bir amacım yok!” dedim. İlerleyen dakikalarda Mehmet evli olduğunu söyledi. Ben de ona karşı yalan söyleyemiyordum. Yüzünü görmediğim, hiç tanımadığım bir kişiye ufaktan ufaktan ısınmaya başlamıştım. Benim de evli olduğumu, ancak kocamla anlaşamadığım için ayrı yataklarda yattığımızı söyledim. Ve bu şekilde tanışmayla başlayan konuşmamız tam 3 saatten fazla sürdü. Zamanın nasıl geçtiğinin farkında değildik ikimiz de. Ancak telefonu kapatmak zorundaydım, akşam oluyordu ve kocam gelmek üzereydi. Müsade isteyip, bu gece fırsat bulursam çağrı atacağımı söyleyip kapattım.

Yemek hazırlarken kocam geldi. Yemek yedik. Bulaşıkları yıkadım. Biraz TV seyrettik. Kocam eve herzaman yorgun geldiği için, biraz TV seyrettikten sonra yatmaya gitti. Benim de beklediğim buydu. Biraz derin uykuya dalmasını bekledim ve Mehmet’e çağrı attım. Aradı, tekrar konuşmaya başladık. Saatler ilerledikçe konu yavaş yavaş sekse gelmeye başladı. Bunun farkındaydım, ama kendimi Mehmet’e karşı frenleyemiyordum. Ne olacaksa olsun deyip, kendimi olayın akışına bıraktım ve artık telefonda sex yapmaya başladık. O kadar azdırıcı konuşuyordu ki, sanki telefonda değil de yanımdaydı. Adeta beni telefonda sikiyordu, her konuşmamızda mutlaka orgazm oluyordum.

Bu şekilde günler günleri, haftalar haftaları, aylar da ayları kovaladı ve aradan 6 ay geçti. Ama içim dışım tamamen Mehmet olmuştu, her fırsatta telefonda konuşuyor ve mesjlaşıyorduk, MSN’de chat yapıyorduk. Birgün bana, artık daha fazla dayanamayacağını, yıllık izine ayrılıp, 10 günlüğüne İstanbul’a yanıma gelmek istediğini söyleyince, dünyalar benim oldu. 6 aydan beri telefonda konuşup, sadece MSN’den tanıdığım sevgilimi sonunda gerçekten görüp tanıyacaktım. Ancak onun otel odalarında kalmasına gönlüm razı olmadı. Aklıma biricik arkadaşım Serpil geldi. Serpil dul bir kadındı ve tekbaşına yaşıyordu, Mehmet onun evinde kalabilirdi.

Hemen Serpil’i aradım ve durumu anlattım. Serpil direkt, “Canım benim, gelsin, istediği kadar kalabilir!” dediğinde, sevincim bin kat daha arttı. Böylelikle ev işini de halletmiştim, hemen Mehmet’i aradım ve Serpil’de istediği kadar kalabileceğini söyledim. O da bu habere çok mutlu oldu.

Aradan 3 gün geçti ve sabırsızlıkla beklediğim sevgilim bu gece gelecekti. Balıkesir’den yola çıkarken beni aradı ve “4 saat sonra yanındayım aşkım, artık bu hasret bitecek ve 10 gün boyunca unutamayacağın anlar yaşatacağım sana!” diyordu. Hemem kocamı aradım ve 9-10 gün Serpil’de kalacağımı söyledim. Kocam herzamanki gibi, “Umurumda değil, istersen hiç gelme!” dedi. Bu şekilde cevap beklediğim için hiçte garipsemedim, zaten formalite icabı söylemiştim :)) Hemen birkaç parça giysi aldım yanıma ve uçar adımlarla Serpil’e koştum. Hazırlanmaya başladım, makyajımı yaptım, üzerime dizimin 4 parmak üzerine gelen siyah eteğimi ve beyaz gömleğimi giydim, türbanımı yaptım, üzerime ince bir tunik aldım. Serpil’le birlikte gidecektik Beşiktaş’a Mehmet’i karşılamaya. Serpil de hazırlandı, o da benim kadar güzel ve alımlı olmuştu. Beklenen saat geliyordu, artık aşkımı karşılamaya gidebilirdik.

Serpil’le Besiktaş’a indik ve bir cafeye girdik. Mehmet gelinceye kadar bir kahve içip heyecanımı dindirmem gerekliydi. Derken telefonum çaldı, sevgilim arıyordu, açtım. “Ben indim, Barbaros meydanında deniz kenarında bekliyorum!” dedi. Heyecanım hafiften azalmışken yine tavan yaptı, “Tamam 5 dakika içinde oradayız!” dedim ve hemen hesabı ödeyip çıktık ve Barbaros meydanına gittik. Mehmet arkası bize dönük, bankta oturmuş, bir sigara yakmış, denizi seyrediyordu. Heyecandan ölmek üzereydim, ayakta duramıyordum, Serpil bu durumu farketti ve hemen koluma girdi. Sakin adımlarla arkasından yavaşca yaklaşıp ön tarafına geçtim ve Final anı…

Mehmet’i görünce nutkum tutuldu, o kadar yakışıklı ki, tarif edemem. “Merhaba ben Meltem!” der demez hemen ayağa kalktı ve birbirimize sarıldık. Sanki senelerdir tanışıyormuşuz ve uzun zaman sonra tekrar buluşmuşuz gibi birbirimizi bırakamıyorduk. Serpilin, “Piişşttt ben de burdayım, beni unuttunuz!” sözüyle ayrıldık ve Serpil’i tanıştırdım. Sonra hiç vakit kaybetmeden atladık Serpil’in arabaya, yola koyulduk. Biran önce eve gitmek için sabırsızlanıyorduk. Arabada biraz sohbet ettik. Yarım saat sonra sokağın başına geldiğimizde, bizi beraber görmemeleri için Mehmet’i indirdik. Ben Serpil’le, Mehmet de arkamızdan apartmana girdik. Hep beraber asansöre bindik ve Serpil’in daireye çıktık.

İçeriye girip, Serpil kapıyı kapatır kapatmaz, hemen sevgilimin üzerine atlayıp, “Tekrar hoşgeldin aşkım!” deyip dudaklarına yapıştım. Serpil’in yanımızda oluşuna aldırmadan uzun uzun ateşli bir şekilde öpüştük. O kadar arzulu ve tatlı öpüyordu ki, beni kendimden geçirmeye yetmişti. Serpil’in götüme şaplak atmasıyla kendime geldim. Serpil, “Mehmet kendi evinde gibi rahat hisset kendini canım, geç istediğin yere otur. Müsadenizle ben üzerimi değiştireyim…” diyerek odasına gitti. Biz de salona kanepeye geçip oturduk. Gözlerimizi birbirimizden alamıyorduk. Az önceki ateşli öpüşme beni kendimden geçirmiş ve amım ıslanmıştı. Ama acelemiz yoktu, daha önümüzde tüm gece vardı.

Serpil çok rahat bir kadın olduğu için, dizlerinin üzerinde bir şort ve sıfır kol bir tişörtle geldi, Mehmet’e, “Tekrar hoşgeldin!” diyerek karşımıza oturdu. Kısa bir sessizliğin ardından ben Mehmet’e, “Ya aşkım sormayı unuttum, ne içersin? Soğuk sıcak?” dedim. Bir bardak meyva suyu istedi. Hemen kalktım, mutfağa gidip hepimize birer bardak meyva suyu koydum ve salona geri geldim. Baktım Serpil ve Mehmet muhabbete başlamışlar konuşuyorlardı. Servisi yaptıktan sonra ben de katıldım muhabbete, konuşmaya devam ettik. Muhabbet koyu olduğundan vaktin nasıl geçtiğini anlamadık.

Bu arada karnım acıkmaya başladı. Mehmet’e, “Aşkım sen acıkmadın mı yaa? Ben acıktım! Sen üzerini değiştir, biz Serpil’le birşeyler hazırlayalım, yiyelim!” dedim. Mehmet Serpil’e, “Bir mahsuru yoksa ben bir duş almak istiyorum, yol beni biraz yordu.” dedi. Serpil, “Aşk olsun canım yaa, kendi evin gibi rahat ol!” dedi ve biz mutfağa, sevgilim de duşa girdi. Serpil de gerçekten benimkini çok yakışıklı bulmuş ve onun da benim gibi dibi düşmüştü.

Biz mutfakta uğraşırken sevgilim duşunu alıp, üzerinde bir şort ve tişörtle mutfağa yanımıza geldi, bana arkadan sarılarak, “Kolay gelsin aşkım!” diyerek boynumdan öptü. Benim oramdan çok zevk aldığımı ona daha önce telefonda söylemiştim. “Sabırsızlanma aşkım, daha önümüzde koskoca 10 gün var, biraz bekle, önce yemek yiyelim!” dedim. Oturduk yemek yedik, biraz daha sohbet ettik. Serpil, “Arkadaşlar ben yatıyorum, siz ister oturun, ister yatın!” diyerek yanımızdan ayrıldı. Ben de, “Aşkım sen salona geç, ben masayı toplayıp geliyorum!” dedim. Masayı toparladım, salona geçtim.

Serpil elinde nevresim ve bir yastıkla geldi. “Napıyorsun kız?” dedim. Serpil, “Misafiri kanepede yatıracak halim yok ya, yatak odası sizin, ben burada yatarım!” dedi. Bütün çabalarıma rağmen, “İtiraz istemiyorum!” diyerek salonda yatacağını söyledi ve “Artık siz de yatın, çok geç oldu!” dedi. Tam biz yatakodasına giderken arkamızdan, “Fazla ses çıkarmayın, gerçi uyanmam, ama uyanırsam benim de canım ister!” dedi ve kahkahayı patlattı. Biz de sevgilimle gülüşerek, sarmaş dolaş yatak odasına girdik.

Kapıyı kapatır kapatmaz yine aynı şekilde ayakta öpüşmeye ve yiyişmeye başladık. Ama bu sefer ellerimiz de boş durmuyor, birbirimizin vücudunu keşfediyordu. Bir yandan öpüşüyor bir yandan birbirimizi soyuyorduk. Kısa sürede ikimiz de çırılçıplak kaldık. Yatağa geçme vakti geldi ve lambayı kapatıp, duvar dibindeki kırmızı spot ışıkları açtım. Serpil zevkine düşkün olduğu için özel yaptırmıştı bunları. İçerisi loş ışıkla tam bir fantazi odası olmuştu. Hemen yatağa geçtik ve kaldığımız yerden öpüşmeye devam ettik. Mehmet’in üzerine çıkmıştım ve yarağını

amıma sürttürüyordum. Onu dudaklarından başlayarak aşağı doğru yalaya yalaya yarağına indim ve elime alıp
başladım yalamaya. Yarısını bile ağzıma almakta zorlanırken kendimi alıştıra alıştıra daha fazlasını almaya
çalışıyordum. Kısa bir süre sonra 69 olduk, birbirimizi birer aç kurt gibi yalıyorduk. Amımı okadar güzel ve
profesyonelce yalıyordu ki, bu işi çok iyi biliyordu. Kimbilir bu güne kadar kaç tane kadınla birlikte oldu, ama
artık hiç birşey umrumda değildi. Artık beraberdik ve bu anın tadını çıkarmalıydık.
Sevgilim amımı ve götümü yalarken, ben de yarağını yalıyor, biryandan da zevkten inliyordum. Daha fazla
dayanamadım, kasılarak, titreyerek ve bağıra bağıra boşalmaya başladım. Sevgilim benim boşalacağımı
anladığı anda amımın tamamını ağzının içine almış, içine çekiyordu. Hayatımda ilk defa bu kadar siddetli ve
zevk alarak boşaldım. Gerçekten işini çok iyi biliyordu sevgilim. Bütün am sularımı temizlemiş, halen yalamaya
devam ediyordu. Ben de onun yarağını yalamaya devam ediyordum, ama onun daha boşalmaya niyeti yoktu.
Üstünden yavaşca doğruldum ve ona doğru döndüm. Elime yarağını alarak vıcık vıcık amıma sokmaya
başladım. Amım nekadar ıslak da olsa, yarağı büyük olduğu için almam kolay olmuyordu. Alıştıra alıştıra
yavaşca üzerine oturuyordum. Biraz canım yanıyordu, ama aldığım zevk acıyı biraz olsun bastırıyordu. Acı ve
zevki beraber yaşamak çok güzel bir duyguydu.
Artık yarısından fazlası girmiş ve kalanı halen amımın duvarlarını zorlaya zorlaya giriyordu. Biryandan içime
alırken, bir yandanda ufak ufak hareketlerle oturup kalkıyordum. Zevkten ölmek üzereydim, çığlık atmamak
için alt dudağımı ısırıyordum. Sonunda tamamı içimdeydi artık. Kısa bir süre hareketsiz kaldıktan sonra hafif
tempoyla oturup kalkmaya devam ettim. Sonra da hızlanmaya başladım. Duyduğum acı yerini tamamen zevke
bırakmış, ikimiz de bulutların üzerinde uçuyorduk.
Bu pozisyonda bir süre sikiştikten sonra artık üstte durmaktan yoruldum ve sevgilimle yer değiştirdik. Ben
sırtüstü yattım, sevgilim bacaklarımı omuzuna aldı ve bir seferde amıma geçirdi. Elimde olmadan öyle bir
bağırdım ki, salonda yatan Serpil mutlaka duymuştur. Bu pozisyonda sevgilimin hareketleri daha sert olmaya
başladı. Amımı hızlı hızlı sikerken, göğüslerimi de yoğuruyordu. Yaklaşık 15 dakika da bu şekilde siktikten
sonra artık sonunda boşalacaktı. Kendini kontrol etmesini çok iyi biliyordu. Ben de gelmek üzereydim, ikimiz
de inleyerek aynı anda boşaldık. Sevgilim döllerini amımın içine akıttı ve yarağı amımın içindeyken üzerime
uzandı kaldı. Ter su içinde kalmıştık.
Bir süre üzerimde yattıktan sonra kalktı. Ben de hemen amıma bir peçete koydum, dölleri her yere akmasın
diye ve doğru banyonun yolunu tuttum. Peşimden sevgilim de geldi ve bana banyoda arkadan sarılarak
teşekkür etti. Ben de ona daha bunun bir başlangıç olduğunu söyleyince, ikimiz de gülüştük. Bu arada sesimize
Serpil uyanmış, uyku sersemi kalkmış, sesimize doğru gelmişti. Serpil banyoda bizi o şekilde çıplak görünce,
üçümüz de afallamıştık. Serpil özür dileyerek salona döndü. Biz de temizlenip hemen tekrar yatak odasına
geçtik, birbirimize sarılarak birer sigara yaktık.
Tabi 6 ayın hasreti hemen öyle bir kerede bitmez. Uzun zamandan beri yarak yüzü görmüyordum zaten ve
Mehmet’le tanıştığımızdan beri kendimi parmaklamaktan bıktım. Artık bu yarağın tadını çıkarmamın zamanı
geldi. Sigaralarımız bitti ve yine öpüşmeye başladık. Bu sefer yine sevgilim benim üstüme çıktı ve
dudaklarımdam kulak memelerime, oradan boynuma aşağı yalayarak göğüslerime indi ve göğüslerimin uçlarını
dişleyerek emmeye başladı. Bu arada elleri boş durmuyor, ıslanan amıma 2 parmağını sokup çıkartıyordu.
Göbeğimi yalaya yalaya amıma indi. Bacaklarımı iyice açtırdı, bir yandan klitorisimi emiyor, bir yandan da
parmaklarını sert bir şekilde amıma sokuyordu.
Artık inlemelerim bağırışlara dönüştü ve Serpil’in içeride oluşuna aldırış etmeden çılgınlar gibi sevişiyorduk. Bir
süre daha bu şekilde parmakladıktan sonra daha fazla dayanamadım ve tekrar kasılarak boşalmaya başladım
Sevgilim durdurak bilmeden beni zevkin doruklarına çıkarıyordu. O koca yarağı busefer götümde istiyordum
ve “Götümü sik aşkım, orospun yap beni!” demeye başladım. Gerçektende ağzımdan istem dışı çıkmış
kelimelerdi bunlar. Mehmet benim bu şekilde konuştuğumu duyduktan sonra, sanki benden bu kelimelerin
çıkmasını beklermiş gibi, o da başladı, “Sikeceğim tabi amına soktuğumun orospusu! Amını da sikeceğim
götünü de! Bundan sonra benim orospum olacaksın!” gibi argo kelimeler kullanmaya başladı. Bu şekilde
küfürlü konuşması okadar çok hoşuma gitti ki, aldığım zevk bir kat daha arttı.
Serpil daha önce bana, çekmecede kayganlaştırıcı krem olduğunu ve kullanabileceğimi söylemişti. Çekmeceyi
açtım, kayganlaştırıcı kremi aldım, Mehmet’e verdim ve önüne dörtayak domaldım. Kayganlaştırıcıyı götüme
bolca sürüp, götüme başparmağını sokmaya başladı. Ben de, “Hadi aşkım yarağını sok götüme, götümden sik
beni, parçala götümü!” diyerek onu gaza getiriyordum.
Bir süre sonra başparmağını götümden çıkardı ve 2 parmağını soktu götüme. Derken götümdeki parmak sayısı
3 oldu. Parmaklarını götüme deli gibi sokup çıkarıyordu. Bu arada götüm de iyice kıvama gelmişti, “Yeter
aşkım, yarağını götümde hissetmek istiyorum!” dedim. Mehmet daha fazla dayanamayarak yarağının kafasını
da biraz yağlayıp, amımın dudakları arasından kaydırarak yavaşca götümün ağzına getirdi. Kendimi
kasmamam gerektiğini, kasarsam daha çok acıyacağını söyleyerek beni motive ediyordu.
Yavaş yavaş, milim milim götüme girmeye başladığında, ben zevkten kudurmak üzereydim. Kendimi ne kadar
sıkmamaya çalışsam da, kocam götümü anca 3 yada 4 sefer sikmiştir ve yarağı Mehmet’in yarağından çok
daha ufak olduğundan kendimi azda olsa kasıyordum. En sonunda tamamı götümdeydi. Yavaş hareketlerle
gidip geliyordu. Bir zaman sonra zevk almaya başlayınca, ben de götümü yarağına bastırıyor, köküne kadar
girmesine yardımcı oluyordum. Mehmet kendinden geçmiş, bana küfürler yağdırırken, ben de ona küfürlerle
karşılık veriyordum. Mehmet hızlı hızlı götüme pompalarken, bir eliyle de amımı okşuyor ve orgazm olmamı
sağlıyordu. Götümü yaklaşık yarım saat siktikten sonra götüme boşaldı. Yarağını götümden çıkardığında
hemen döndüm yarağını ağzıma aldım, yarağında kalan dölleri bir güzel emip yuttum.
Biraz dinlenip, birer sigara içtikten sonra Mehmet beni kucaklayıp doğru banyoya götürdü. Birlikte duş aldık
çıktık, üzerimizi giymeden yatağa girdik, birbirimize sarılıp oynaştık. Gözlerimiz kapandığında gün ağarmak
üzereydi.
Bir ara gözlerimi açtığımda saat öğleden sonra 5 olmuştu. Açlıktan karnım zil çalıyordu. Kalktım, sutyen ve
külot giydim ve odadan çıktım. Yürümekte zorluk çekiyordum. Salondan sesler geliyordu. Baktım Serpil TV
seyrediyordu. Beni görür görmez gülerek, “Tünaydın kız orospu, gece neydi öyle yaa? Hem kendiniz
uyumadınız, hem beni uyutmadınız! Sabaha kadar sizin sikişmelerinizi dinledim!” dedi. Ben de, “Bundan sonra
biraz daha az ses çıkartırız! Kızım ne yapayım yaa, kocaman yarağı var, almak zor oluyor!” dedim.
Serpil yine gülerek, “Valla gece sizin sesinizi duyduktan sonra çok canım cekti yaa, nerdeyse yanınıza
gelecektim, kendimi zor tuttum!” dedi. Ben de, “Gelseydin ya kız, grup yapardık! Madem canın çekti, neden
gelmedin kızım? Valla bana uyardı!” dedim ve beraber gülmeye başladık. Serpil, “İlk gece sizi rahat bırakmak
istedim, hem biz bu şekilde konuşuyoruz da, bakalım Mehmet isteyecek mi beni?” dedi. Ben de, “Orası kolay
kızım yaa, sen biraz sonra şöyle bir yarım saatliğine falan dışarı çık, ben ağzını ararım, seni nasıl bulduğunu
falan sorarım, ona göre ayarlarız birşeyler!” dedim. Serpil, “OK! Zaten markete gidecektim!” dedi.
Ben mutfağa gidip yiyecek birşeyler hazırladım, sonra da üzerimi giyinip, Mehmet’i uyandırdım, birlikte
atıştırmak için. Serpil yanımıza geldi ve “Mehmet, ben markete gidiyorum, bir ihtiyacın var mı?” diye sordu.
Bizimki de, “Ya sigaram bitti, hem senin için bir mahsuru yoksa bira da alırmısın?” dedi. Serpil, “OK!” deyip
çıktı. Ben de bizimkinin ağzını aramaya başladım, “Eee aşkım, Serpil’i nasıl buluyorsun? Güzel kız değil mi?”
dedim. “Valla aşkım böyle bir arkadaşın olduğu için çok şanslısın! Çok iyi, temiz kalpli, gerçekten güzel ve
alımlı bir kız!” dedi. Benim kıskanç olmadığımı bildiği için bu şekilde herşeyi rahat rahat konuşabiliyordu.
“Biliyormusun, bütün gece sesimizden uyuyamamış!” deyince, “Hadi be, tühh yaa, desene daha ilk geceden
rahatsız ettik kızı!” dedi. Ben de, “Yok aşkım yaa rahatsız olmamış da, sadece bir ara canı çok istemiş!
Aşkım, mesela biz sevişirken yanımıza gelse, bizimle sevişmek istese, o anda ne yaparsın?” dedim. Bizimki,
“Valla nerden bileyim aşkım, seninle telefonda 6 aydan beri konuşuyoruz, senin huyunu suyunu biliyorum, ama
Serpil’i daha dün gece tanıdım. Bilmem ki nasıl olur? Ayrıca bu sana karşı yanlış bir hareket olmaz mı?” dedi.
Gerçekten sevgilimin bu cevabını takdir ettim, “Valla bana uyar aşkım, eğer sen de istersen, Serpil’i de aramıza
alalım!” dedim. O da, “Sen bilirsin aşkım!” diyerek topu bana attı. “Serpil gelmek üzeredir, sen salona geç, ben
bulaşıkları makinaya atıp geliyorum!” dedim.
Az sonra Serpil marketten döndü, biraz sebze meyve almış, birkaç tane bira, bir karton da sigara almış.
Sigarayı ve biraları salonda oturan Mehmet’e verdi, sebze meyvelerle mutfağa yanıma geldi. Bana göz
kırparak, “Ne oldu? Ağzını aradın mı? Ne diyor?” diye sordu. Ben de gülerek, “Hadi iyisin orospu, o iş
tamam!” dedim. Serpil, “Ben ozaman üzerimi değiştireyim! Gel bana yardımcı ol kız, ne giyeyim?” dedi.
Birlikte yatakodasına gittik, Serpil dolaptan iççamaşırlarını çıkardı bana gösterdi. Ben de, “Pembe tanga külot
takımını giy!” dedim. Yanımda soyunup, söylediğim takımı giydi. Üzerine de kısa bir etek ve bol bir askılı
giydiğinde, gerçekten çok seksi olmuştu. Götüne bir şaplak atıp, “Seni azgın orospu seni, tam sikilmelik
oldun!” dedim, gülüştük.
Mutfağa gidip meyve tabağı ve çerezleri ayarladık, salona geçtik. Bizimki Serpil’i görünce, “Oooo, bu ne
Serpil yaa? Özel bir gün mü bugün?” dedi. Serpil de, “Yok yaa, senin için giyindim!” dedi, oturdu. Ben de
üzerimi değiştirip geleceğimi söyledim. Şimdi hazırlanma sırası bendeydi. İçeri geçtim, Serpil’in
iççamaşırlarından bir tane tanga takım da kendime seçtim, giydim. Üzerine de sadece çok kısa ve bol bir şort
giydim, şort ve sutyenle salona çıktım.
Bizimkiler biraları açmışlar içmeye başlamışlardı bile. Beni o şekil gören Serpil, “Bu ne kız, üzerini giymeyi
unutmuşsun!” deyip güldü. Ben de, “Yok kızım yaa, unutmadım, hava zaten sıcak, evde de bir sevgilim, bir sen
varsın, sizden mi utanacağım?” dedim ve oturdum. Hemen bir bira da bana açıp verdiler. Üçümüz birlikte hem
içiyor, hem sohbet, muhabbet, gırgır yapıyorduk. Derken Serpil hafif hafif amını götünü bizimkine sergilemeye
başladı. Ben Serpil’e göz kırparak, “Bu ne kızım yaa, amın götün meydanda, kıçında etek var mı yokmu belli
değil, bari üzerindekileri çıkar da rahat ol!” dedim. Serpil de, “Tamam hayatım, seni mi kıracağım!” diyerek
eteğini ve askılıyı çıkardı. Bizimkinin gözleri fal taşı gibi açıldı. Önüne baktım, yarrağı çoktan çadırı kurmuştu.
Ben rahat dururmuyum, hemen kalktım, ben de şortumu sutyenimi çıkardım ve bizimkinin kucağına bıraktım
kendimi, dudaklarına ateşli bir öpücük kondurdum ve yarağını acuçlayarak, “Yarağın taş gibi olmuş aşkım,
yoksa Serpil’le sevişmek mi istiyorsun?” dedim. Mehmet de, “Sadece Serpil’le değil, ikinizle de istiyorum!”
dedi ve film orda koptu. Serpil hemen geldi ve yapıştı bizimkinin dudaklarına. Bir Serpil öpüyor, bir ben,
deliler gibi öpüşüyoruz. Mehmet’in de bir eli Serpil’in amında, bir eli benim amımdaydı.
Oradan kalktık yatak odasına geçtik. Mehmet sırt üstü uzandı yatağa. Serpil’le birlikte üzerimizde kalanları da
soyunup, Mehmetin şortunu çıkardık, birimiz yarağını birimiz taşaklarını yalıyoruz. Serpil hemen bizimkime
amını döndü ve onlar 69 oldular. Mehmet Serpil’in amını yalarken beni de ihmal etmiyor, hem amımı hem
götümü parmaklıyordu. 3 kişi grup daha harika oluyormuş. Birbirilerini yaladıktan sonra Serpil hemen yatağa
uzandı ve bacaklarını açtı, “Hadi erkeğim gir içime!” demeye başladı. Ben de, “Hadi aşkım sik şu orospuyu da
aklı başına gelsin! Amını götünü sik parçala orospunun!” dedim. Mehmet Serpil’in bacak arasında yerini aldı
ve yarağını bana biraz yalattıktan sonra 3 hamlede Serpil’in amına kökledi. Serpil kaçmaya çalışıyor, ama
bizimki tutmuş bir kere, bırakır mı, seri bir şekilde sikmeye başladı. Serpil çığlık üstüne çığlık atıyor, ama
dinleyen kim!
Kısa bir süre sonra Serpil, “Hadi aşkım, kökle, hızlı hızlı sik, parçala heryerimi, bu amım da götüm de feda
olsun sana!” demeye başladı. Serpil Mehmet’e bunları söylerken, bir eli de benim bacaklarımda dolaşıyordu.
Birden bacağımdan tuttu, beni kendine doğru çekip, “Gel kız, amını yalamak istiyorum senin!” dedi. Serpil’in
bu isteği ilk baştan tuhaf geldi bana, daha önce hiç böyle bir yaklaşımda bulunmamıştı. Mehmet de ordan,
“Yalayın birbirinizi orosular!” deyince, amım Serpil’in ağzına gelecek şekilde çıktım üstüne ve Serpil yalamaya
başladı. Aman Tanrım, bu ne güzel birşeydi, daha ilk dil darbesinde beni uçurmaya yetti. Mehmet Serpil’in
amından çıkıp benim götüme girmeye başladı. Dün gecekinden daha rahat ve zorlanmadan almıştım. Mehmet
beni götümden sikerken, Serpil’in ve benim dudaklar birleşmiş, lezbiyenler gibi birbirimizi somurup
duruyorduk. Mehmet daha fazla dayanamayıp götümün içine patladı.
Yatakta uzanmış, biz sigara içerken, Serpil daha doymamış olmalı ki, Mehmet’in inik yarağını ağzına almış,
kaldırmaya çalışıyordu. Tabi bu arada bir eli de benim amımdaydı. Serpil en sonunda emeline kavuştu,
Mehmet’in yarağını kaldırdı ve yarağın kafasına bolca tükürüp, hemen üstüne oturdu ve zıplamaya başladı. Az
önce amına ilk kez alırken bağıran Serpil, şimdi zevk çığlıkları atıyordu. Biraz sonra Mehmet bunu üstünden
kaldırıp önüne domalttı. Şimdi götten sikilme sırası Serpil’deydi. Serpil götten sikileceğini anlayınca
çekmeceden kaydırıcı kremi çıkartıp verdi bana, ben de kremi götüne güzelce yedire yedire sürdüm. Aşkım
yarağını Serpil’in göt deliğine dayadı, hafif bastırıp çekiyor, fakat sokmuyordu. Serpil yalvarmaya başladı,
“Hadi daha fazla delirtme beni, sok şunu götüme, sik parçala götümü!” diye. Aşkım da yavaşca sokmaya
başladı. Soktukça Serpil inliyor, çığlıklar atıyordu. Sonunda hepsini götüne almayı başardı…
Sevgilim buraya tatile gelmişti, ama onu daha çok yoruyorduk. 10 gün boyunca, üçümüz birlikte yedik içtik,
dinlendik ve sikiştik. Ve ayrılık vakti geldi, aşkım memleketine geri döndü. Ama biz Serpil’le karar vermiştik,
aşkımı buraya alacaktık. Burada ona bir iş ayarladık ve tekrar çağırdık. Mehmet karısından boşanıp geldi. Şu
anda burada özel kişilerin koruması olarak, düzgün bir maaşla çalışıyor. Ben de kocamdan boşandım ve
üçümüz Serpil’in evinde yaşamaya başladık. Mehmet en sonunda bana evlenme teklifi yaptı. Çünkü yeni
kayınvalidem torun sevmek istiyormuş.
Mehmet’le evlendim ve şu anda 7 aylık hamileyim. Şu günlerde ben sikişemiyorum, ama kocam, ben ve Serpil
çok mutluyuz. En azından gözüm arkada kalmıyor, acaba başka kadınlara gidiyor mu diye düşünmüyorum.
Nasılsa evde her daim emrine amade Serpil var. Hem başka kadınlara gidiyorsa da yarağı sağolsun, kocama
tüm amlar feda olsun!
Meltem

Merhaba seks severler, ismim Sibel. 25 yaşında, 1.60 boyunda, 47 kg ağırlığında, sarışın, beyaz tenli bir
bayanım ve sekiz senelik te evliyim. Eşim marangoz, atölyemiz var onu işletiyor. Önceleri eşim İstanbulda
çalıştığı dönemlerde, eve gelmemesi nedeniyle tartışırdık. Evliliğimizin ilk yılları olması ve çok sikişme isteğime
karşın eşimin yorgunluk bahanesiyle 2-3 haftada bir iki kez sikmesi beni başka yönlere kaydırıyordu. Fırsatını
bulduğum zaman dışarı çıkar ve laf atanların tahriklerini dinler, hoşuma giden ve beğendiğim erkeklerin sikişme
tekliflerini kabul ederek, hem sikişir, hem para kazanırdım. Bu artık alışkanlık olmuş ve kocamın ruhu
duymadan resmen orospu olmuştum. Kocamın işleri iyi gitmeyip borcu çoğalınca, İstanbuldan kaçarak
Orduya yerleştik. Ben kocamdan gizli sikişerek bayağı hatırı sayılır para biriktirmiş ve altın almıştım. Kocam
benden evlendiğimiz zaman saklaması için verdiği altınları dükkan almak için istedi. Ben de sikişerek aldığım
altınları da verince şok olmuştu, “Bu kadar varmıydı yahu?” dedi. Ben de, “Birazını da karılarla altın günlerinde
biriktirdim.” diyerek eşime verdim. Salak şey, adam bir teşekkür eder, odun adam, odun olmasa
marangozlukta ne işi olabilirdi ki?
Orduda kiracı olarak oturduğumuz apartmanda Ayhan isimli bir memur oturuyordu. Bankada karı koca
çalışıyorlardı, ikisi de uzun boylu, Ayhan buğday tenli, 1.80 boylarında, atletik yapılı birisi, karısı ise yine aynı
uzunlukta, 55-60 kg civarında, esmer tenli ve çok sexy bir kadındı. Bazı geceler sikişlerinin sesini dinleyerek
uyurdum. Bir süre sonra Ayhan bankadaki işinden çıkarılmış, işe gitmiyor evde kalıyor, sadece karısı işe
gidiyordu. Karısı işe gidince Ayhanın yanına çoğu zaman değişik tipli kadınlar geliyor, birkaç saat kaldıktan
sonra gidiyorlardı. Haftada değişik üç dört kadının gelip gittiği oluyordu. Benim üst katımda oturmaları
nedeniyle de, gelen kadınların inlemelerinden evde sikiştiklerini anlıyordum.
Yine bir gün Mercedes Jeepli bir kadın gelmişti. Ben de işimi bırakarak yatak odama geçerek onların sikişme
seslerini, kadının inleme ve ohlamalarını dinleyerek amımı elliyor, o sırık gibi boyu olan yakışıklı adamın altında
sikilenin ben olduğumu hayal ederek boşalıyordum. Tahminen yarım saat kadar sikiştikten sonra ses kesildi ve
az sonra da üst katın kapısının açıldığını duydum. Hemen merdiven boşluğuna çıkıp yukarı baktığımda, kadın
Ayhana “Herzamanki gibi harikaydın canım!” diyerek para veriyordu. Demek ki Ayhan Jigololuk yapıyordu.
Gelen karıların çoğu 35 ve 45 yaş aralağında kadınlardı. O kadın beni görünce hemen lafı değiştirdi ve “Ayhan
bey size güveniyoruz, bu sefer sıçrama yapacak tahvilleri bulup, haber verin, daha da fazla miktar getiririm!”
diyerek ordan ayrıldı. Artık Ayhanın para karşılığında karıları siktiğinden hiç şüphem yoktu.
Birkaç gün sonra yine zengin bir kadın daha gelmişti, hemen yine dinlemeye geçtim, yine sikişme sesleri
geliyordu. 45-46 yaşlarındaki kadın ordan ayrılıp merdivenleri inerken tam benim kapımın önünde fenalaştı ve
düşerek bayıldı. Ben hemen kadını kaldırdım ve evime aldım. Kendisine gelinceye kadar kolanya vererek
yardım ettim. Kadın kendine geldiğinde, kendisini tanımadığımı, Ayhanın eşinin evde olmadığını, niçin geldiğini
sordum. Kadın önce söylemek istemedi, fakat ben neiçin geldiğini bildiğimi, anlatmazsa Ayhanın eşine falan
söylemekle ısrar edince, üst komşumun (yani Ayhanın) ünlü bir Jigolo olduğunu, Ayhana 1.500 TL karşılığında
kendini siktirdiğini söyledi. Ben de, “Ne? Para karşılığında sikişmeye mi geliyorsunuz?” deyince, “Ne olur
kimseye söylemeyin, tanınmış bir ailedenim, rezil olurum!” diyerek çantasından demet halindeki parayı bana
vererek, “Sen birşey görmedin, duymadın! Tamam mı?” diye tembihledi ve gitti. Parayı saydığımda 800 TL
civarında bir para vardı, yine para ayağıma gelmişti. Bu sefer sikilerek değil de, siktirenleri takip ederek
kazanacaktım.
Kendilerini siktirmeye gelen kadınların inleme sesinden Ayhanın iyi bir sikici olduğunu tahmin ediyor, her
seferinde onlar yukarıda sikişirlerken ben de amıma patlıcan ve salatalık sokarak tatmin oluyordum. Artık
hangi günler Ayhana kadın geldiğini biliyordum. Haftasonu ile Çarşamba günü gelen yoktu ve diğer günler
mutlaka bir veya iki kadın gelir, kendisini siktirir giderdi. Bazılarının kapıdan çıkışını bekliyor, elimi (Bahşiş
gibisinden) uzatarak, 100-200 TL gibi para alıyordum. Geçim kaynağımı yine bulmuştum. Ama artık Ayhana
ben de kendimi siktirmek istiyordum, çünkü kocam ayda, iki ayda bir aklına gelirse sikiyor, benimse
yaraksızlıktan amım kazınıyordu. Günlerden bir Çarşamba günü, Ayhanın hanımı saat 09:00 gibi işe gitmek için
evden ayrıldıktan sonra, evde Kek ve benzeri bir şeyler yapmıştım, en güzel kokularımı süründüm, amımı bir
güzel temizledim kaymak gibi yaptım, üzerime bol pileli kısa bir etek, ince dantelli külodumu giyerek, sütyen
takmadan beyaz askılı bir Bady giyerek, saat 10 gibi üst kata çıkarak, Ayhanın ziline bastım…
Ayhan kapıyı açtığında, “Buyurun?” dedi. “Ben altınızdaki bayanım, adım Sibel! dedim. “Altımdaki bayan mı?
Anlamadım?” deyince, “Kusura bakmayın alt katınızda oturan bayan demek istedim. Eşiniz evde mi, Kek
falan hazırlamıştım, size ikram olarak getirmiştim.” dedim. Ayhan da, “Haa, pardon, altınızdakiyim deyince ben
başka türlü anladım!” dedi ve beni nazik bir şekilde içeri davet etti. İçeri girdim. Ayhanın üzerinde bir altet ve
kısa bir şort vardı. Beni görünce şortunun içinde sikinin hareketlendiğini gördüm. Hemen salona geçerek
oturdum, bacak bacak üstüne atarak, yarıya kadar olan eteğim kaba etime kadar sıyrılmış şekilde
oturmuştum. Elimdeki Kek tabağını verdim. Teşekkür etti ve “Soğuk bir şey alırmısınız?” dedi. Ben de, “Yok
almayım, sağolun.” dedim. Ayhan da karşıma geçip oturdu. Ben de bacağımı indirip, resmen amımı
gösterircesine ayaklarımı açtım ve amımı sergilemeye başladım…
Sohbete başladık, çocuklarının olup olmadığını, onlarla tanışmak istediğimi falan söyleyerek lafı uzatıyordum.
Benim bacak açık seks davetimi görünce, Ayhan oturduğum koltuğun baş kısmına gelerek oturdu ve “Niçin
geldiğinizi tam olarak söylermisiniz? Böyle oranızı buranızı açmakla ne demek istiyorsunuz?” dedi. Ben de,
“Açık konuşayım, evinize gelen kadınların niçin geldiğini biliyorum, bunu etrafta anlatmamak için kendimi zor
tutuyorum!” dedim. “Anlatsan ne fark eder, ben ev sahibiyim sen kiracısın, sen gidersin, seni oturduğun
daireden attırırım! Kısa kes de ne istediğini söyle! Para mı istiyorsun?” diyerek TV yanında bulunan
cüzdanından 100 TL çıraktıp yüzüme attı. Ben hemen, “Yok! Para falan istemiyorum! Kocam beni ellemiyor,
o kadınların yerinde olmak isterim, ancak benim verecek param yok!” dedim…
“Demek öyle! Sen onların yanında tazecik ve çıtırsın, zayıf ve alımlısın, senin gibi bir kadını kocası nasıl
sikmez?” deyince, “Teşekkür ederim, iltifata gerek yok, beni parasız sikecekmisin?” dedim ve eteğimi iyice
araladım. Eteğimi eliyle sıyırıp bir eliyle beni ayağa kaldırdı, etrafımda çevirmeye başladı, “Daracık kalçalar, iri
taze memeler! Tam benim tipimsin, iyi sikilirsin, istiyormusun?” dedi. Başımı sallayarak “Evet, istiyorum!”
dedim. “Bak ama ben kocana benzemem, muameleme dayanabilecekmisin? Benim elimden ne karılar geçiyor,
görmüşsün!” dedi. Ben de, “Evet gördüm, amı götü sarkmış ve yaşı başı geçmiş karılar!” dedim. “Orası öyle,
ama o karıların hepsi seks delisi, tam uzmanlar yani. Senin deneyimin var mı?” dedi. “İstanbulda değişik
ilişkilerim oldu, muamele yapmayı öğrendim!” dedim. Bunun üzerine, “Öyle amını götünü açmayla, baştan
çıkarmaya çalışmakla bu iş olmaz! Bakalım nasıl yapıyorsun, başla bakalım!” dedi ve ayağa kalktı…
Ben de kalktım ve kendisine yaklaşarak boynuna sarılmak istedim, ancak boyu benden uzun olması nedeniyle
göğsüne kadar geliyordum. Hemen göğsündeki kıllarını ellemeye başyalarak şortunun içine elimi soktum.
Şortunun içinde sert bir kaya parçası duruyordu sanki. Hemen şortunu indirdim ve küloduna sığmayan sikini
görünce iyice azarak daha da iştahlandım, “Hepsini sokacaksın bana değil mi?” dedim. “Ne demek! İstersen
köküne kadar sokarım, yeter ki aklın kessin!” dedi. Yarağını çıkarmak için külodunu indirir indirmez şlap diye
yarağı yüzüme vurmuştu. İlk kez böyle kalın ve uzun bir yarrak görüyordum. İstanbulda bir kaç kez Amerikalı
Zencilere am vermiştim, ama sikleri bu kadar kalın ve uzun değildi. Demek ki Türklerin de sikleri uzun ve kalın
olabiliyormuş. Hatta kocamınki Ayhanın yarağı yanında yarısı kadar gelmezdi. Ürkerek yarağını elime aldım,
ateş gibi yarağı, damarları patlayacak gibi elimin içindeydi…
Biraz aşağı yukarı sıvazladım. Yarağın yumruğum kadar olan başı şeftali gibi açılmıştı. Elimle tuttuğumda ise
baş kısmı elimin tamamını kaplıyordu. Siyahımsı yarrağının baş kısmından elimin tamamının kapladığı alan bem
beyazdı. Biraz incelemeye başlayınca, “Neye bakıyorsun?” dedi. “Büyüklüğüne bakıyorum!” diyerek, elimi
dirseğime kadar yarağına dayadım, bilek ile dirseğimin arası kadar vardı, tahminen 20-22 cm kadar bir şeydi.
Hemen ağzıma alarak emmeye başladım, fakat başı ağzıma sığmıyordu. Ayhanı yere yatırdım ve yarağının
başını gövdesini yalamaya ve emmeye başladım. Bana, “Sen bunu ağzına alamıyorsun ki, amına nasıl
alacaksın? Amını sikerken bağırma, tamam mı?” dedi. Ben de, “Merak etme bağırmam, daha önce paralı
yaptığım sikişlerim oldu!” dedim. “Yani orospuydun öyle mi?” dedi. “O zaman sen de Orospusun!” dedim.
“Yok, ben isteyeni sikiyorum, para vereni sikiyorum!” dedi. “Ben de isteyene ve para verene am veriyordum,
aramızda fark yok!” dedim ve gülüşerek sikini emmeye devam ettim…
Ben sikini yalarken o da benim amımı ve memelerimi elleyip yoğuruyordu. Birden doğruldu ve “Sen bu işi
yapamıyorsun!” diyerek beni yere yatırdı, iri elleriyle amımı iyice bastırıp yoğurudu. Parmaklarını amımın içine
soktu baktı ve “Kıvamına gelmişsin Zilli!” diyerek, aynı zamanda da baş parmağını götümün içine sokmuştu.
İlk kez birisi götüme parmak sokuyordu, hem de başparmağını, çok hoşuma gitti, değişik bir duyguydu.
Amımı yoğurduktan sonra yukarı doğru çıkarak memelerimi emmeye başladı. İlk kez tecrübeli birisi tarafından
adam gibi emiliyordum. O kadar güzel emiyordu ki, hemen Orgazm olarak boşaldım. Eliyle yoklayarak
amımdan akan sıvılarımı görünce, “Erken koyverdin, biraz dayan!” dedi. Peçeteyle amımın sularını iyice
sildikten sonra, iki bacağımı yanlara ayırdı, amımın dudaklarını ayırıp içerisini parmaklıyor, ama tam
sokmuyordu. Tam amımın üst kısmıyla ve bızırımla oynamaya ve emmeye başladı. İlk kez böyle bir şey
başıma geliyordu. ilk kez birisi, bilye büyüklüğüne ulaşmış bızırımı emiyordu…
Sonra dilini amımın derinliklerine sokmaya başladığında, bir kez daha boşalarak orgazm oldum. Bu seferki
çok uzun sürdü, resmen sarsılarak boşaldım. Amımdan akan suları bile yalıyor yutuyordu. Amımın sularını
yalayıp kuruladıktan sonra sonra yarağını amıma dayadı. Ancak ben, “Getir birazcık yalayayım, ondan sonra
sok!” dedim. Bana, “Olmaz, bunun zevki böyle çıkacak!” dedi ve birden eliyle amımı ayırdı, sikinin başını
amımın ağzına temas ettirdi. Yarağının damar hareketleri beni geri itiyordu sanki. Elimle amımın dudaklarını
açarak, “Sen sikini yerleştir, ben amımı açarım!” dedim, amımı ellerimle iyice açtım. Yavaş yavaş yarağının
başını amıma ittirmeye başladı. Fakat o kocaman yarrağın başı bile amımın içine girmiyordu. Ellerimi çektirip,
kendisi iyice amımı açarak başının bir kısmını biraz soktu ve bastırdı. Bastırınca amımın ağız kısmı yanıyor,
yarağı amımın ağız kısmında toplanıyordu…
Beni kanepe üzerine uzatarak, aldığı döşeği belimin altına koydu ve tekrar yüklenmeye başladı. Bu sefer o
kocaman yarrak amıma yara yara giriyor, girdikçe de amımın yan duvarları yırtılıyordu. O koca yarrağın
damarları ise amımın dudaklarını geriye bastırıyordu. Sonunda kafası amıma girince biraz rahatladım. Amımın
sıvılarının yardımıyla bir kaç git gel yaptıktan sonra yarıya kadarını amıma soktu ve hızlı hızlı girip çıkmaya
başladı. Çıktıktan sonra tekrar sokuyor, her soktuğunda daha derinlere iniyor, indikçe de nefes alamıyor
bağırmak istiyordum, ancak gururuma yediremediğim için bağıramıyordum. Ayağımı beline dolayarak iyice
üzerime abanarak sikinin tamamını amımın içine yerleştirdiğini, taşakları götüme değince anladım. Amım yırtıldı
sandım. Birden hızlı hızlı girip çıkmaya başladı. Tamamen çıkartıp tekrar sokuyordu. O kadar derine iniyordu
ki, artık döl yatağımın içerisine girdiğini anlıyordum. Doğum yaparken bile bu kadar zorlanmamıştım, sanki
yarrak doğuruyordum…
O müthiş acıya rağmen gözlerimi kapatarak, büyük yarakla sikilmenin tadını çıkarıyordum. O kadar sert
giriyordu ki, çok geçmeden bir kez daha boşaldım. Boşalınca amımdaki hareketleri hızlandı. Artık canımın
acıması geçmiş, uyuşma başlamıştı. Yarak amıma kalın saç fırçasının girdiği gibi gidip geliyordu. İstanbulda bir
keresinde aynı anda üç kişi tarafından, biri çıkıp diğeri sokarak sikilmiştim, ancak bu kadar zevk almamıştım.
İyice hızlanmaya başladığında benim başım dönmeye başladı, bayılıyordum. Ayhan hızlandıkça hızlandı,
vurdukça amımın derinliklerine iniyor, amımda yarrağını değmediği ulaşmadığı nokta bırakmıyor, hızla girip
çıkıyor, belimi ve kalçalarımı çekerek bastırıyordu. “Ne yapıyorsun?” dediğimi hatırlıyorum. “Boşalıyorum!”
diyerek tamamen bana abanıp sarıldı ve pestilimi çıkarırcasına sımsıkı bastırdı. Ardından içime şiddetli yanık
hissi verek boşalmaya başladı…
Üzerimden kalkmasını isteyerek, “Çık lütfen korunmuyorum!” dememe rağmen döllerinin tamamını son
damlasına kadar amıma boşalttı. Sonra belimi eliyle tutarak dizlerinin üzerine kalktı ve amıma o şekilde bir kaç
kez girdikten sonra o şekilde bir kaç dakika bekledi. Sonra beni kendisine çekerek sarıldı. Ayhanın
kucağında, yarrağı amımda 2-3 dakika kadar kaldıktan sonra, kendimi zorla geri çekerek yarrağını amımdan
çıkarmaya başladım. Ben uzaklaştıkça yarağı amımdan sanki ölü bir yılan gibi yavaş yavaş çıkıyordu. En son
tamamen sönmüş yarağının kafası şlap diye çıktı ve amımdan ikimize ait sıvılar akmaya ve halıya damlamaya
başladı. Sonra kendisi sırt üstü yere uzandı ve bana, “Şimdi hemen yala ve tekrar başlayalım!” dedi. Ben,
bittiğimi ve birdaha istemediğimi söyleyince, “Ben şimdi sana istememeyi gösteririm orospu!” diyerek bir tokat
attı ve saçımdan tutarak ağzımı yarağının üzerine getirip, “Yala amına koduğumun orospusu!” dedi ve yarağını
zorla ağzıma sokarak emdirmeye başladı…
Yarağı ağzımda tekrar canlanmaya başladı ve birkaç dakika içinde eskisi gibi olmuştu. Beni kucağına alarak
yarağını eliyle tutup amımı yarağının üzerine getirdi ve amımı açarak yarağına çekti. Ben istemedikçe amımın
dudaklarından çekerek amımı yarağının üzerine bastırarak sokmaya başladı. Kupkuru olan yarrak kupkuru
olan amımı dağıtırak giriyordu. Amıma sanki kaktüs giriyor gibiydi, acıya dayanamdım can havliyle bağırmaya
başladım. Ağzımı tutarak kapattı ve birden tamamen aşağı bastırıp yarağının tamamını amıma kökledi ve
elleriyle belimden tutarak beni indirip kaldırmaya başladı. Artık yalvarıyordum çıkması için, “Yeterrrr, sikilmek
istemiyorum!” diyerek ağlamaya başladım. Ben ağlamaya başlayınca, “Sus amına koduğumun Zillisi!” diyerek
tokadı yapıştırıyor, üzerime abanarak daha sert sikiyordu. Başım dönmeye başladı, kendimi hissetmemeye
başladım. Ne kadar sikildiğimi bilmiyorum, amım bile uyuşmuştu…
Aşırı merakım yüzünden başıma neler geldiğini düşünrek, bir an önce boşalması için kendim ritim tutarak sikişe
ayak uydurmak istiyordum, ancak her gün sikişen adama nasıl ayak uydurabilirdim ki? İnsanın başına ne
gelirse ya meraktan yada yarraktan gelirmiş sözünün ne kadar doğru olduğunu kavradım. Artık sadece bulanık
görüntü olarak amıma hızlı hızlı gidip geldiğini görüyordum. Sonrasını hatırlamıyorum, bayılmışım! Bir müddet
sonra yüzüme yediğim tokatlarla kendime geldiğimde, yediğim tokatlarla yüzüm ve yanaklarım da acıyordu.
“Ne oldu?” dedim, “Ne olcak bayıldın!” dedi. Ayağa kalkmak istedim ancak kendi gücümle kalkamadım.
Kolumdan tutup beni doğrulttuğunda yine amımdan döllerin aktığını gördüm. Yine içime boşalmış ve amımı
dölleriyle doldurmuştu. Yine onun yardımıyla ayağa kalkınca kalçalarım ve amımın her yanı ağrıyordu.
Acaba? diye düşünerek elimle götümü kontrol ettiğimde bana, “Korkma amından yarrak yemesini bilmeyeni
götünden sikmem! Hani sen orospuluk yaptıydın? Orospu hiç sikilirken bayılır mı? Başıma mı kalacaksın? Bir
daha sikilmek için gelme, bu sana ders olsun!” dedi. Ayakta zor duruyordum bırakın adım atmayı. Elbiselerimi
de o giydirdi. Sonra cüzdanından karışık paralar çıkartıp Bodymin yakasından göğüslerimin arasına soktu.
Dudaklarımdan öptü ve “Bir daha acemice davranma!” dedi. “Tamam!” dedim. Kapıya giderken sendeledim
düştüm, beni kucaklayıp kaldırdı. Bir türlü kendime gelemiyordum, haşat etmişti beni. Beni sandalyeye
oturtup, gülerek, “Bir sikilmeyle ne hale geldin kız acemi orospu!” dedi. Ben de, “Ne olur beni sikişmeye
alıştırsana, seninle hep böyle sikişmek isterim!” dedim. “Tamam alıştırırım, ama bir şartla!” dedi. “Nedir?”
dedim. “Seni hem kendim sikerim, hem başkalarına siktiririm! Erkek başına 500 Liranı alırım!” dedi. “Eee,
ben ne alacağım?” dedim. “1.000 de sana kalacak!” dedi…
Erkek başına alacağım parayı duyunca, uyuşmuş amıma can gelir gibi oldu ve duvardan tutunarak evime indim
ve akşama kadar yattım. Aksilik bu ya, ayda yılda bir siken kocam da o gece am istedi. Hasta olduğumu
söyleyerek kocama vermedim tabi. İki gün yattım, üçüncü gün anca kendime gelebildim. Fakat bir hafta
boyunca her gün amımı kremledim. Ayhan hergün bana uğrayıp nasıl olduğuma bakıyordu, telefonumu aldı,
bazen de telefonla durumumu soruyordu. Amımın acısı tamamen geçtikten sonra Ayhana telefon açtım, “Ben
hazırım! Ne zaman istersen gelebilirim!” dedim. “Tamam, hemen şimdi gel ohalde!” dedi. Yukarı çıktığımda
içerde 30’lu yaşlarda bir kadın müşterisi vardı, kendini siktirmeye gelmişti. (Uyanık Ayhan, kadına senin için
bugün fantazi olsun diye extradan bir kadın ayarladım, üçlü yapacağız demiş ve bunun için de extradan 1.000
TL almış). Hemen beni de soyundurup kadının koynuna soktu. Bana kadının amını götünü yalatıp (beni
Lezbiyen de yaptıktan sonra), kadınla birlikte beni de sikti. İkimizi yanyana domaltıp, bir kadının amına
sokuyordu, bir benim amıma geçiriyordu. Kadını gönderdikten sonra, bana, “Hadi banyoya gir çabucak
duşunu al çık, birazdan senin için 50 yaşlarında birisini çağırdım, adam paralı, onun için demin seni tam
sikmedim, geçenki gibi olmayasın diye amını alıştırdım sadece!” dedi.
Artık sekiz aydır hem Ayhana am veriyorum, hem getirdiği adamlara am dağıtıyorum, resmen profesyonel
orospu oldum ve kocamın dükkanını iki kez satın alacak duruma geldim. Odun kocacığım ise halen iki üç
haftada bir, onu da ben istemeden sikmiyor. Odun da olsa yine kocamdır diye dayanamıyorum arada bir am
verip yaşatıyorum Gavat kocamı. Ayhan sayesinde sikiştiğim erkeklerin sayısını bile unuttum, ama Ayhan gibi
yarraklısını ve sikenini hala bulamadım! Ayhanda hem parayı buldum, hem istediğim gibi yarrak yiyorum. Size
sorarım, bir kadın başka ne ister ki?

(Sibel 25 Y., Ordu / Türkiye)

Kocam telefon ettiğinde banyoda duştaydım. Telefonun çalan zilini duyar duymaz duşun altından çıkıp, havluyu ıslak
vücuduma sarıp acele koştum. Telefon alıcısını kulağıma aldığımda havluyla kurulanmaya çalışıyordum bir yandan da.
Kocam, “Hayatım, Ankara’dan arıyorum!” dedi direkt olarak. Şaşırdım, “Ankara mı? Nasıl yani? Nerden çıktışimdi
bu? Daha önce bahsetmemiştin…” dedim. “Acil iş çıktı, şirketin bir sorunu vardı, koşuşturmaktan seni arayamadım
bile, kusura bakma ne olur… Uçaktan yeni indik, hemen seni aradım!” dedi. Arka planda hava alanının bildik
gürültüsü, anons sesleri yankılanıyordu.
Biz demesi dikkatimi çekti, “İndik derken? Kim var yanında? Şırfıntı sekreterinle mi gittin oraya yoksa?” dedim.
“Aşkım, yine gereksiz kıskançlıklara başlama… Sana sonra anlatırım uzun uzun… Ben kapatıyorum. Semra’yı
arayayım, bu gece sana gelsin, yalnız kalma!” dedi. Elimde ötüp duran telefona bakakaldım. Kan beynime hücum
ediyordu. Kocam yanında o şırfıntı, seksisekreteriyle beraber Ankara’daydı ve benim elimden bir şey gelmiyordu.
Holdeki boy aynasına ilişti gözüm. Uzun sarı saçlarım ıslak tenime yapışmış, su damlacıkları vücudumda yol bularak
aşağılara doğru iniyordu. İri göğüslerim, incecik belim, kalçalarım, uzun bacaklarım… Bir haftalık rahatsızlıktan sonra
bu akşam seks perhizini bozmanın, kocamla sevişme planlarımın heyecanıyla temizleyip pırıl pırıl yaptığım amım…
Aklım kocama gitti yine. Bir hafta o minik sikini bana sokamadı diye, yine o aptalsarışınla yatağa mı girdi yoksa bu
adam? Gözümün önüne otel lobisinde oturan kocamla sekreteri geldi. Odaya beraber çıkmaları. Asansör. Ayrı oda
mı tuttular? Geceyi aynı odada mı geçirecekler? Oda servisine şampanya siparişi verir mi? Bayılır böyle jestlere
zampara herif! Para bok gibi tabi! 12 santimlik sikinin açığını böyle şeylerle kapatmayısever.
Öfkeyle telefonu koltuğun üzerine fırlattım. Ne yapacaktım ben bu herifle? Ayrılmayı istedim, yapamadım. Bana
sağladığı lüks, güzel yaşamı bırakamadım bir türlü. Ne yapabilirdim? İlk beni aldattığını öğrendiğimde öyle tartıştık ki.
Boşanmak istediğimde, beni şirketin avukatlarısayesinde dımdızlak ortada bırakmakla tehdit etti. Eski, parasız, zibidi
günlerime geri mi dönecektim? Mecburen kalmak, herşeyi bile bile yutmak zorunda kaldım.
Artık karısı olmak bir görev, bir iş gibi geliyordu bana. Altına yatıyor, küçük sikiyle işini görmesini bekliyordum
bacaklarım açık. Hırıltılarla boşalıp yana devrildiğinde, bana bakmasına aldırmadan klitorisimi okşaya okşaya
kendimi tatmin ediyordum. Kocamın yanında, aşk yatağımızda ben kıvrıla kıvrıla orgazm olurken, o da utanmadan,
sikini okşayarak beni izliyordu genelde.
Ben bunları düşünürken kapının zili çaldı. Havluyu göğsüme sarıp kapıya gittim. Semra gelmişti. Kocamın kız kardeşi,
görümcem. 22 yaşındaydı. O da abisi gibi zamparanın tekiydi. Küçük yaşına rağmen kırmadığı fındık kalmamıştı
orospunun. Kısacık boyuyla, seksi giyimi, kıvrımlı vücuduyla yanında hep başka başka erkeklerle görürdüm. Bir
tanıştırdığı oğlanı, bir daha göremezdim. Aslında severdim görümcemi. Dert ortağımdı. Abisinin yaptıklarını yana
yakıla anlatırdım, o da bana sevgililerinden yediği kazıkları anlatır, dertleşirdik.
İçeri aldım, o otururken ben de giyindim. Beraber çıktık, akşama kadar alışveriş yaptık, kafelerde oturduk, gezdik.
Akşam yemeğimizi, dışarıda güzel bir restoranda yedikten sonra eve geldik. Soyunup dökündük, geceliklerimizi giyip
benim yatak odasında, yatağın üzerinde oturup sohbet etmeye başladık. Yemekte aldığımız birer kadeh şarap
kesmemişti, yenisini açtım, ellerimizde kadehlerimizle yatağa serilmiştik.
Son sevgilisini anlatıyordu yana yakıla. Benim aklım kocamın yediği haltlarda, yarım kulakla dinliyordum onu. Bir şey
yüzünden kavga mı etmişler, küsmüşler mi, ağlaya ağlaya anlatıp duruyor, kadehleri arka arkaya deviriyordu
üzüntüsünden. “Ne isterse verdim. Ne isterse yaptım. Beyimizin canı sevişmek istedi, gece demedim yanına gittim.
Paraya sıkışmış, çıkarıp verdim. Ama ufacık bir şey için beni kırıyor, üzüyor, kavga ediyor Aylin! Ben ne yapayım bu
adamla?” diye dert yanıyordu. Bu arada dördüncü kadehi doldurdu.
“Ayrıl sen de!” diye akıl verdim, “Sırtında yumurta küfesi yok ya? Bırak gitsin. Başkasını bulursun. Bu kadar
üzülmene gerek yok ki!” dedim. “Ahhh, ahh! Ayrılamam ki yenge!” dedi. “Neden kızım, siktiri çek gitsin, bu kadar
basit!” dedim. “Öyle deme, onsuz yapamam ben!” dedi. “Neden? Ne özelliği var bu zibidinin?” dedim. “Ah yenge,
sorma! Anlattırma bana nelerinin olduğunu!” dedi. “Anlatsana kız, merak ettirdin beni şimdi!” dedim. “Yaaa, yatakta
müthiş bu herif Aylin! Öyle bir sevişiyor ki, öyle bir doyuruyor ki! Bu kadar sevgili değiştirdim, bunun gibisini
görmedim. Sırım gibi! Hele aletini görme! Nah bu kadar!” dedi, dirseğini kıvırmış, boylu boyunca gösteriyor,
kalınlığını anlatırken bileğini işaret ediyordu.
Bir anda ilgimi çekmişti konu. Gözümde canlandırmaya çalıştım. Pornolardaki Zenciler geldi gözümün önüne. Beyaz
sarışınların amına, ağzına girip çıkan, almakta zorluk çektikleri kocaman, kara yarakları. Yutkundum, “Offf! Hadi
yaa? Gerçekten mi?” diyebildim. “Sana yemin ederim. Akşam başlıyor, nerdeyse sabaha kadar bırakmıyor coştuğu
zaman. Canımı çıkarıyor. Üç gün kendime gelemiyorum. Turşu gibi dolaşıyorum ortalıklarda. Ne önüm kalıyor, ne
arkam. Darmadağın ediyor!” dedi. “Tamam tamam, anlatma! Vazgeçtim! Zaten dertli olduğumu, yaralı olduğumu
biliyorsun, bir de bunları anlatıyorsun ballandıra ballandıra!” dedim.
“Ya, kusura bakma Aylincim. Senin yanında anlatıyorum bunları, ama çok dertliyim yaa! Kendi derdimden senin
derdini unutmuşum. Abimin seni aç bıraktığını, doyuramadığını… Ne oldu, sana aldığım hediye iş görmüyor mu?”
dedi. Bana aldığı Vibratörden bahsediyordu. Yine böyle içki alıp dertleştiğimiz bir akşam ona her şeyi anlatmıştım.
Abisinin sikinin küçüklüğünü, doyuramadığını, çok seyrek seks yaptığımızı, onun da 5 dakikada bittiğini. Kızcağız
üzülmüş, ertesi günü elinde bir paketle çıkıp gelmişti. Paketi merakla açtığımda içinden 25 santimlik, damarlı,
kocaman bir titreşimli vibratör çıkmıştı. Kızarıp iade etmek isteyince de, paketi bırakıp gitmişti. O günden beri o
vibratörle idare etmeye çalışıyordum.
“Vibratör iş görüyor, merak etme!” dedim gülümseyerek. Yalnız gecelerimde içimde titreşen koca aletin verdiği zevk
geldi aklıma, uzandığım yerde gerindim. O kasıklarımdaki karıncalanma hissini duydum yine. Semra da başını eline
dayamış, yattığı yerde beni izliyordu. O da gülerek, “Evet, görüyorum, seni iyi doyuruyor galiba?” dedi hınzırca. “Ama
canlısının yerini tutmaz ki kızım! Sadece içime girip çıkıyor. Hani içime girerken beni ezecek erkek? Hani beri sarıp
okşayacak kollar? Dilleyecek diller?” dedim sıkıntıyla.
“Doğru söylüyorsun. Gerçek erkeğin yerini tutar mı hiç? Hele benimkinin! Ahmet’im burada olsaydışimdi… Sarsaydı,
altında ezseydi beni… Amıma gömseydi o aletini…” dedi. Dudaklarını büzmüş, yine sevgilisi aklına gelmiş, gözünden
pıtır pıtır yaş dökülmeye başlamıştı. Alkolün de verdiği etkiyle ağlıyordu baya. Dayanamadım, uzanıp sarıldım, teselli
etmeye çalıştm. Başını kucağıma koydu, hem ağlıyor, hem bacaklarımı okşuyordu. Eline vurdum, “Yapma canım!
Lezbiyenlik huyum yok biliyorsun!” dedim. Gözünün yaşıyla güldü, “Ah, bilsen neler kaçırıyorsun Aylin bu güzel
vücudunla!” dedi. “Deli kız, bırak şimdi bunu. Daldan dala atlıyorsun. Gel şu Ahmet’i arayalım, çağır buraya,
konuşalım, aranızdakisorunu çözelim, ne dersin?” dedim.
“Gelmez ki! Telefonuma cevap bile vermiyor. Konuşmuyor benimle!” dedi. “Dur sen, ben arayayım. Numaramı
bilmiyor, açmamazlık yapmaz!” dedim. “Arama şunu! Götü kalkacak! Bir sürü hakaret etti bana! Tamam, benisiksin
diye ölüyorum ama, arayamam!” dedi. “Ver şu telefon numarasını, karışma gerisine!” dedim. Aradım. Tok bir erkek
sesi. Kim olduğumu, neden aradığımı anlattım, gelirse diye evimin adresini verdim ve tarif ettim. Gelmeyeceğini, ısrar
etmememi söyledi. Kapattı. Bizimki yine zırlamaya başladı, “Söylemiştim sana! İstemiyor beni artık!” diye. Bir şey
diyemedim. Birer kadeh daha doldurdum. Yavaş yavaş içtik konuşmadan.
Artık gözlerim kapanmaya başlamıştı ki, kapının zili çaldı. Saate baktım, 24:00’ü geçmiş, bu saatte kim olabilir ki diye
düşündüm. Biraz korku, biraz çekingenlikle kapıya gittim. Gözetleme deliğinden baktığımda, kapıda bir adamın
durduğunu gördüm. Semra’nın anlattığı kadarıyla bu olsa olsa Ahmet olabilirdi, yanisevgilisi. Heyecanla kapıyı açtım.
Telefondaki gibi tok, erkek sesiyle, “Merhaba!” dedi. “Merhaba?” dedim. “Ahmet ben, az önce konuştuk. Semra’yla
ilgili. Gelmeyeceğimi söylemiştim ama, dayanamadım, çıkıp geldim!” dedi. Elimi uzattım, tokalaştık. “Memnun oldum.
Ben de Aylin!” dedim. “Biliyorum, Semra çok bahsetti sizden!” dedi. “Gelsene içeriye Ahmet, kapıda durma öyle!”
dedim.
Esmer, koyu tenli adamın mavi mavi boncuk gözleri, her an üzerime atlayacakmışcasına benim üstümde, içeriye girdi.
Tuhafıma gitti bakışları. Neye bakıyor bu adam böyle derken, gözüm aynaya ilişti. Hay aksi! Gecelikle açmıştım
kapıyı. Altımda bir külot vardı sadece. Meme uçlarımın siyahlığı, tanga külodum, mini gecelik eteğinin açıkta bıraktığı
bacaklarım. Hepsi meydandaydı. İçeriye seslendim, “Semra, gelsene buraya!” diye. Çıktı geldi. O da benimle aynı
durumda, geceliğiyle çıkıp gelivermişti öylesine. Ahmet’i görünce gözleri açıldı şaşkınlıktan. Soğuk bir tavırla, “Hoş
geldin Ahmet!” dedi.
Ben hemen yatak odasına koşup üzerime bir sabahlık geçirdim, geldim. Salona girdiğimde onlar halen karşılıklı
bakışıyorlardı. Bakışlarıyla anlaştılar herhalde, Semra bir adım atıp sımsıkı sarıldı oğlana. O da karşılık verdi. Ayakta
birbirlerine sarıldılar, kaldılar. Semra’nın minyon yapısının yanında adam dev gibi görünüyordu. Aralarında nerden
baksan 50 santim boy farkı vardı. Semra parmak uçlarında yükselerek uzandı, dudakları birleşti. Ahmet de beline
sarılarak kendine yapıştırdı kızı, ayakta emişmeye başladılar.
Beni unutmuşlar, kendilerinden geçmişlerdi. Görüşmeyeli epey zaman olmuştu sanırım. Semra’nın göğüsleri adamın
göğsünde eziliyor, adamın kocaman elleri belinde, kalçasında dolaşıyordu. Neden sonra ayrıldılar. Ben gülerek,
“Madem bu kadar özlediniz, neden ayrı durdunuz bunca zaman?” dedim. Birbirlerine baktılar, elleri ayrılmamıştı.
“Hadi oturun, size bir şeyler getireyim, konuşalım. Ne alırsın Ahmet?” dedim. “Siz bilirsiniz, ne varsa, fark etmez!”
deyince büfede duran eski Viskiyi alıp birer kadeh doldurdum. Geniş koltuğa yan yana oturan sevgililere uzattım.
Karşılarındaki tekli koltuğa geçip oturdum ben de. Onlar hem viskilerini yudumladılar, hem konuştular. Dakikalarca.
Ahmet konuşup tartışmanın hararetiyle Viskiyi çabuk çabuk içiyordu. İki, üç, dördüncü kadehi doldurduğumda, o da
bizimle aynı ayara gelmişti. Semra yatakta içtiğimiz şarabın üzerine ikinci Viski kadehini yuvarlamış, sevgilisinin
yanında mutluluktan yanakları, gözleri parlıyor, dili şakıyordu. Ahmet’in kolunun altına girmiş, kene gibi yapışmıştı
çocuğa.
Arada ben de lafa karışıyor, neşelerine ortak oluyordum. Ahmet’i süzüyordum. Sarışın, yakışıklı, uzun boylu, dalyan
gibi dedikleri türden bir şeydi. Sarı saçlarını uzatmış, yanık teniyle kızılderili gibi duruyordu. Kirli sakalı, tek kulağında
parlayan küpesi, üzerindeki kaliteli gömlek, kot pantolonla harika görünüyordu.
Semra bir yandan konuşuyor, bir yandan oğlanın tepesine çıkacak gibi sarılıyor, sarmaşıyor, yanaklarını okşuyor,
öpüyordu. Ahmet biraz sıkılgan, gözü bende, kulağı Semra’da, onun saldırılarına karşı durmaya çalışıyor gibiydi. En
son Semra dudaklarına uzanınca, Ahmet, “Rahat dur kızım! Azmışsın sen iyice! Baksana, Aylin var!” dedi. Semra
umursamadı bile, öpmeyisürdürdü, “Yabancı değil o, halden anlar! Merak etme, seni nasıl özlediğimi, nasıl istediğimi
o da biliyor!” dedi. Ahmet kurtulmaya çalışarak, “İyi de, bu kadar…” dedi. Bu sefer ben söze karıştım. Televizyonun
kumandasını alarak bir film açtım, “Siz bana bakmayın çocuklar, rahatınıza bakın! Yabancı değilim ya, Film izliyorum
ben!” dedim.
Avizenin kumandasını alıp ışığı da kıstım iyice. Avizenin loş ışığı ve televizyondan gelen ışık kalmıştı salonda. Ahmet
ortamın rahatlığını görünce, Semra’nın sarılmalarına karşılık vermeye başlamıştı. Çekingenliği üzerinden atmış,
dudaklarıyla kızın dudaklarını örtmüş, kürek gibi elleri vücudunun her tarafında dolaşıyordu. Parmakları mengene gibi
kızın etini kıstırınca, Semra’dan, “Ayyy!” diye bir inleme duyuluyor, dudak şapırtıları filmden gelen sesleri
bastırıyordu. Kendilerinden geçmiş gibiydiler. Şarap ve Viski aşırı rahatlatmıştı sevgilileri. Kendi dünyalarına
dalmışlar, beni unutmuşlardı bile.
Ahmet’in koca ellerinin Semra’nın geceliğinin üstünden memelerini avuçladığını, nefes almak için dudaklarını
araladıklarında birbirinin içine girip çıkan, okşayan dillerini gördüm loş ışıkta. Semra memeleri avuçlanınca yine inledi.
Hamur gibi yoğuruluyordu diri memeleri. İnlememek mümkün mü o avuçların içinde. Sonra o eller aşağıya indi.
Geceliğin eteğinin altından külodunu avuçladı…
Ne yapacağımışaşırmıştım. Televizyona bakıyordum, ama hiçbir şey görmüyordum. Bütün duyargalarımla yan tarafta
sevişenlere kilitlenmiştim. Yan gözle görebildiğim vücutların sarmaşmaları, kıpırdanışları, kısık inlemeler. İçimde,
kasıklarımda ateşler yanmaya başladı. Amımdan sular geliyordu. Çaktırmamaya çalışarak elimi apış arama götürdüm.
Amımın dudakları yanıyor, kaşınıyor, ıslanıyordu. Elimi, parmaklarımı bastırdım üstüne, sus der gibi. Ama ne
mümkün. Parmaklarım kasıldı, am dudaklarımı sıktım parmaklarımın arasında. Korkunç zevk alıyordum. İstekle
yanıyordum. Bacaklarımısımsıkı kasıp bırakıyor, am dudaklarımı, klitorisimi eziyordum…
Artık televizyona bakma numarası bile yapamıyordum. Direkt onlara kilitlenmiştim. Sanki canlı porno izliyordum.
Sadece üzerlerinde giysiler vardı. Ben olmasam içeride, çoktan onları sıyırıp birbirlerine dalmışlardı, eminim. Ben
onlara bakarken, Ahmet’in gözlerinin bende olduğunu fark ettim birden. Bir yandan kucağındaki Semra’nın saçlarını
kavramış, dudaklarını öpüyor, bir yandan beni izliyordu. Ne yapıyordu bu adam? Neden bana bakıyordu ki? Ama
hoşuma gitmişti beni izlemesi. Elimin hareketlerini kesmedim, kendimi okşamaya devam ettim. Şimdi Ahmet’in
bakışları üzerimdeyken onları izlemek daha çok tahrik etmişti beni…
Yavaşça sabahlığımı sıyırdım omuzlarımdan. Geceliğim meydana çıktı. Yakasını parmak uçlarımla araladım. Çıplak
memelerim meydana çıktı. Uçları zevkle dikilmişler, sertleşmişlerdi. Koltukta kaykıldım iyice, uzun bacaklarımı
araladım. Gözümü Ahmet’ten ayırmıyordum. O da benden. Yaptıklarımı izliyordu. Bir elimi meme ucuma götürürken,
diğerini kasıklarıma, bacak arama götürdüm. İçkinin, seks isteğinin verdiği sıcaklık tüm damarlarımda dolaşıyordu.
Amımın şiştiğini, kanla dolduğunu hissediyordum. Kendimi okşadım uzun uzun. Külodumun içine soktuğum
parmaklarım sularımdan ıslanmıştı. Çıkardım, dudaklarıma götürdüm. Ahmet’e göstere göstere yaladım parmaklarımı,
tek tek. Gözleri bana sabitlenmişti. Sanki kucağında yatan Semra’yı değil, benisikmek üzereydi. Eli kızın külodunun
içine dalmıştı. Amını kurcalayıp duruyor, parmaklarınısokuyordu içine…
Semra boğuk bir sesle, “Ohhh!” diye inledi ve “Aşkım yapma! Beni delirtiyorsun!” dedi. Onun da eli Ahmet’in önünü
okşuyor, parmaklarının arasında ovalıyordu. Fermuarını açıp içeriye dalan parmaklar, içerde oynaşıp duruyor,
Ahmet’in inlemesine sebep oluyordu.
Anlaşıldı ki, ben burada oldukça bunlar ilerleyemeyecek, öpüşmekle kalacaklardı. Gözlerim Ahmet’te, yerimden
zorlukla doğruldum. Sabahlığı koltukta bırakmıştım. Onu ilk geldiğinde karşıladığım vaziyette, minişeffaf geceliğimle,
yüksek topuklu ev terlikleriyle ayakta durup onlara baktım. Şehvetten buğulanmış bir sesle, “Çocuklar, siz rahat
edemiyorsunuz. Ben en iyisi gidip yatayım, siz de rahat rahat sevişin!” dedim. Semra başını çevirip baygın baygın
bana baktı. Onun durumu da iyi değildi. “İyi olur valla Aylincim, benim dayanacak halim kalmadı. Ah benim anlayışlı
yengecim!” dedi. “Abine söylemek yok tabi bunu yaptığımı. İyi geceler size. Uyuyabilirseniz tabi…” dedim gülmeye
çalışarak.
Aslında hiç gülecek halim yoktu. Gözüm Ahmet’in bacak arasında fermuarı açık kotunun önünü şişiren
kabarıklıktaydı. Ne vardı bunun içinde? Nasıl bir şey vardı ki, Semracık onun hasretiyle yanıp tutuşuyor,
yokluğundan karalar bağlıyordu? Mutlaka görmeliydim o şeyi. Çıkmak için arkamı dönerken Ahmet’e baktım tekrar.
Gözleriyle bir şey işaret ediyordu sanki. Salondan çıktım. Daha doğrusu çıkar gibi yaptım. Yatak odasının kapısını
sesli bir şekilde kapatıp açtım, içeri girmeden tekrar salonun kapısına çöreklendim…
Tam tahmin ettiğim gibiydi. Semra büyük bir açlıkla koltuğun üzerine yatırdığısevgilisinin üstüne tırmanmış, Koala gibi
sarmalamıştı. Ahmet yattığı yerden kendini ona bırakmıştı. Semra erkeğinin üstünde doğruldu, geceliğini telaşla
çıkarıp fırlattı. İçinde sütyen olmadığından bir anda sadece külotla kalıvermişti. Memeleri 22 yaşının verdiği dirilikle
dimdik karşıyı gösteriyordu. Ellerini Ahmet’in göğsüne dayayıp, külotlu amını kotun önündeki kabarıklığa sürtmeye
başladı. Çılgın gibi sürtünüyordu. Telaşlı hareketlerle kalktı, külodunu da çıkardı. Ayakta çırılçıplak duruyordu. Loş
ışıkta genç bedeni harika görünüyordu. Eğildi, Ahmet’in üstündeki gömleği çıkardı. Pantolonun kemerini açıp titreyen
parmaklarla pantolonu içindeki baksırla beraber sıyırdı yavaş yavaş…
Gözlerimi dört açmış bekliyordum. Fazla beklemedim. Semra’nın yana yakıla anlatıp durduğu haşmetli sik dimdik
ortaya çıkmıştı. Upuzun görünüyordu gözüme. Kocamın ufaklıktan sonra gözüme canavar gibi görünmüştü Ahmet’in
koca siki. Offf… Amım sulanıyordu yine. Parmaklarımı daldırıp manzarayı seyretmeye devam ettim. Semra çırılçıplak
soyduğu erkeğinin üstüne çıktı yine. Havaya dikili duran sikin üstüne çöktü yavaş yavaş. Semra adamın dev gövdesi
ve koca siki üzerinde öyle narin, minicik görünüyordu ki, o koca siki alıp alamayacağını merak ettim bir an. Sonra,
alabiliyor ki, sevişip duruyorlar dedim kendi kendime.
Semra eğildi, sikin kafasını tutup amına dayadı. Yavaş yavaş inmeye başladı. Dudaklarını ısırıyordu. Ahmet aşağıdan
belini tuttu, o da bastırarak yardımcı olmaya çalışıyordu. Yavaş yavaş indirdiği kalçalarısikin dibine vardığında derin
bir, “Ohhhhh!” çekti Semra. Durdu, fısıltıyla, “Yavaş aşkım! Bekle biraz… Alışsın!” dedi. Ahmet’in umursadığı yoktu.
Ellerini başının altında kenetlemiş, sevgilisinin yaptıklarını izliyordu. Semra’nın gözleri kapalı, içindeki sikin
büyüklüğünü hazmetmeye çalışıyor, yavaş yavaş kalçalarını oynatıyordu. Ahmet başını yana çevirdi, sanki benim
orada olduğumu biliyordu…
Kapının arkasından çıkıp kendimi gösterdim ona. Gözlerimiz birleşti. Ben de gözlerimi ayırmadan altımdaki ıslak
külodu indirdim, bacaklarımdan sıyırıp çıkardım. Geceliğimi çıkarsam mı diye düşündüm, vazgeçtim. Eteğini kaldırıp
belime kadar sıvadım. Diğer elimi amıma götürüp avuçladım. Ohhhh… Önümde canlı porno oynuyor, ben de kendimi
tatmin ediyordum…
Semra oturup kalkmaya başladı sikin üstünde. Zorlukla yapıyordu bunu. Ahmet’in koca siki daracık amcığını yara
yara içine giriyor, kayboluyor, sonra tekrar yavaş yavaş meydana çıkıyordu. Bir kaç kere tekrarladıktan sonra
kasılmaya başladı. Anlaşılan çok özlemişti sikilmeyi. Hemen orgazm oluvermişti. Kasılmaları bitene kadar zıpladı
Ahmet’in sikinin üstünde. Amından akan sular girişi rahatlatmıştı herhalde. Daha kolay inip kalkıyordu şimdi. Nefes
nefese kalmıştı. Durdu, kalkıp siki amından çıkardı. Koltuğa serilip kaldı. Ahmet biraz dinlenmesine izin verdi. Sonra
kalkıp, Semra’nın bacaklarını ayırdı, arasına girdi. Semra ses çıkarmadan onu izliyordu. Başına geleceklere itiraz
etme hakkı yoktu sanırım.
Ahmet uzun sikini gövdesinden tutup, sikini Semra’nın ıslak am dudaklarına, klitorisine boylu boyunca sürttü bir
süre… Islanan sikinin başı ışıkta pırıl pırıl parlıyordu. Ohhh… Harika görünüyordu. O klitorisine sert aleti sürttükçe,
Semra inim inim inliyordu. Kaygan sik delirtiyordu onu. Dudaklarını ısırıyordu zevkten. Sonra bir anda tutup önünde
sabırsızlıkla bekleyen istekli amcığın içine batırıverdi aletini. Semra kıvrandı, “Ahhh! Yavaşş aşkım…” dedi acıyla.
“Sus orospu! İstediğin bu değil miydi? İşte veriyorum istediğini sana! Sesini çıkarma, seni evire çevire sikicem bu
gece!” dedi.
Gidip gelmeye başladı hoyratça. Semra artık çekinmeyi bırakmış, içine girip çıkan yarağın verdiği zevk ve acıyla
inliyordu. Yine kasıldı, orgazm oldu. Ahmet içine girip çıktıkça içinden sular fışkırıyordu sanki. Durmuyordu adam.
Boşalmaya niyeti yok gibiydi. Sürekli bacaklarının arasında gidip geliyordu. Semra’nın bir bacağını kaldırdı, boynuna
dayadı. İkiye ayrılan bacakların arasına istediği gibi yerleşip pompalamaya devam etti. Semra’nın inlemekten sesi
kısılmıştı artık…
Ahmet bu kez belinden tutup ayağa kalktı. Semra’nın minyon gövdesi sikinin üstünde asılı gibi duruyordu.
Kalçalarından tutup ayakta hoplatmaya başladı. Semra düşmemek için boynuna sımsıkı sarılmış, içine yarak girip
çıktıkça inliyordu, “Aahhh! Yeter! Yeter artık! Acı bana! Dayanamıyorum!” diye. Ben elim amımda bu inanılmaz
sahneyi izliyordum. Ahmet ayakta görümcemi hoplata hoplata sikiyor, yüzü kapıya dönük vaziyette, gözlerini benden
ayırmıyordu. Ben de ona göstere göstere amımı okşuyor, parmaklarımı içime sokuyordum…
Bu kez döndü, Semra’yı sikinden indirip koltuğun üstüne bıraktı yavaşça. Semra bir, “Ohhh!” çekmişti. Baygın
vaziyetteydi. Ama Ahmet dinlenmesine izin vermedi. Belinden tutup çevirdi, sert hareketlerle kızı dizlerinin üzerinde
domalttı. Islak sikinin başını göt deliğine sürtmeye başladı. Semra çırpınıyordu artık, “Lütfen aşkım, yalvarıyorum,
dayanamam artık, ölmek üzereyim! Yeter!” dye. “Artık istemiyor musun beni tatlım?” diye sordu Ahmet, “Seni
sikmemi istemiyor musun? Az önce amıma geçir diye yalvarıyordun. Şimdi sikme diyorsun!” dedi. Semra da, “İçim
çok acıyor aşkım! Hiç olmazsa ara verelim. Lütfen!” dedi.
Ahmet de, “İstersen içerde Aylin var… Çağıralım mı onu? Sana yardım etsin ister misin? Ne dersin?” dedi. Bunu
söylerken bana bakıyordu yine. Semra, “Gelmez ki! Sana anlattım, abim doyuramıyor onu, senin onda biri kadar
sikse yeter ona! Ama gelmez!” dedi. Ahmet bana baktı, “Ya gelirse? Ya onun da canı isterse?” dedi. Semra, “Keşke!
Ne istersen yap hayatım! Yeter ki biraz dinleneyim ben! Öldürdün beni! Onu da sik! Biraz mutlu olsun yengem de! O
da tadına baksın senin güzelsikinin! Bayram yapsın o da! Ama gelmez!” dedi.
Ahmet gözümün içine baktı. Şehvet vaat eden deli bakışları beni çağırıyordu. Elimi apış aramdan çekip yavaş
adımlarla salona girdim. Hipnotize olmuş gibiydim. Gözlerimi Ahmet’in güzel maviş gözlerinden alamıyordum bir türlü.
Yaklaştım. Semra domalmış vaziyette, arkadan amına giren koca yarakla baş etmeye çalışıyordu. Ahmet’in kalçaları
ileri geri gidiyor, yavaş hareketlerle sikmeye devam ediyordu. Elimi uzatıp onun gergin, kaslı kalçalarına değdirdim.
Ateş gibi yanıyordu. Okşadım. Ahmet bir eliyle geceliğimin eteğini tutup kaldırdı. Çıkarmamı istiyordu sanırım. Ben
de tutup çıkardım geceliği. Şimdi ben de onlar gibi çırılçıplaktım. Arkadan yanaştım, Ahmet’in vücuduna sarıldım.
Ahmet Semra’nın kalçalarıyla benim aramda kalmıştışimdi…
Öne gittikçe Semra’nın amına giriyor, kalçalarına kasıkları çarpıyor, amından çıkarıp geri gelince benim kasıklarıma
çarpıyordu. Ahmet başını çevirip dudaklarını uzattı. Ben de parmak uçlarımda yükselip öptüm dudaklarını. Dilimi
gezdirdim. Uzun uzun öpüştük. Dili dilimi okşuyor, delirtiyordu beni. Uzun sarı saçlarını okşadım öpüşürken. Sonra
öpüşmeyi bıraktı. Semra’ya dönüp belinden kavradı. Kızı sikini hiç çıkarmadan belinden tutup kaldırdı, koltuğa
oturdu, arkasına yaslandı. Semra kucağında, sırtı dönük bir şekilde sikinin üstünde oturuyordu…
İşte o anda gördü beni. Gözleri şaşkınlıkla açıldı. Ben de onlar gibi çırılçıplak, aynı odanın içindeydik. Gülümsedim.
O da bana gülümsedi. Gözlerimizle aramızda anlaşmıştık. Bu güzel siki, sikin sahibini aramızda paylaşacaktık. Onun
yükünü hafifletecektim ben…
Semra’nın Lezbiyen ilişkiler konusunda söyledikleri geldi aklıma. Önlerinde diz çöktüm. Ahmet’in akan zevk sularıyla
parlayan siki bir görünüp bir kayboluyordu gözümün önünde, damarlarını yakından görebiliyordum. Semra bir
yandan inip kalkıyor, bir yandan gözünü benden ayırmadan merakla ne yapacağıma bakıyordu. Elimi uzattım,
durmaksızın hareket halindeki tüysüz amına parmaklarımı değdirdim. Durakladı. Bekliyordu. Kabarmış, parmak gibi
sertleşmiş klitorisini okşadım. Zıpkın yemiş gibi irkildi zevkten, “Ohhh! Çok güzel!” diye inledi…
Devamını bekliyordu şimdi. Bir süre okşadım klitorisini, sonra eğildim, dilimin ucunu tam o sertleşmiş klitorisine
değdirdim. İnlemeler devam ediyordu. İçindeki koca yarağın verdiği zevk, klitorisinden yayılan zevkle birleşiyor,
inlettiriyordu kızı. İlk defa yapıyordum bunu, ilk Lezbiyen ilişkimi yaşamak üzereydim. Bir hemcinsimin amını ellemek,
ona zevk vermek, dilimin ucunda sıvılarının tadını almak içimi bir hoş yapmıştı…
İkisi de hareket etmeyi bırakmıştı. Ahmet kucağında minicik kalan Semra’nın omuzundan bakıyordu yaptıklarıma.
Dilimi boylu boyunca gezdirdim Semra’nın amında. Altta Ahmet’in sikine geldim, uzun sikin yarısı dışarıda kalmıştı.
Dilimle gezintiye devam ettim. Aşağıya indim, yumruk gibi aşağı sarkan taşaklarında gezdirdim dilimin ucunu. Sonra
aynı şekilde, aynı yolu izleyerek yukarıya çıktım. Taşaklarını, damarlı sikini, Semra’nın şişmiş am dudaklarını,
klitorisini yaladım. Hangisini yalasam, ondan bir, “Ohhhh!” inlemesi duyuyordum. Elimi amıma götürdüm, bir yandan
yalıyor, bir yandan kendimi parmaklıyordum. Sonra dudaklarımı Semra’nın klitorisine gömdüm iyice. Emmeye
başladım. Somura somura emiyordum…
Semra feryat etmeye başlamıştı, “Offf! Aylin… Ne yapıyorsun bana! Çok güzel! Yala! Yala!” diye inliyor, Ahmet’in
kucağında, sikinin üstünde kıvranıyordu. Ahmet de bir eliyle saçlarından kavramış, dudaklarını emiyor, diğer eliyle
memesinin birini avuçlamış eziyordu. Her zevk noktasından kuşatılan Semra daha fazla dayanamadı. Yine kasılmaya,
orgazm olmaya başladı. Dakikalarca yılan gibi kıvrandı. Sonunda bitti. Hareketsiz kaldı. Ahmet kaldırıp yan tarafa
yatırdı kızı. Baygın gibi yatıyordu. Parmağını kıpırdatamıyordu. Bitmişti…
Ahmet bitmemişti ama. Kızı defalarca boşaltmasına rağmen kendisi halen boşalmamıştı. Bana dönerek, o sikici erkek
sesiyle, “Ne dersin? Sen de ister misin bunu?” diye sordu. Eliyle Semra’nın amından çıkan ıslak sikini kavramış, bana
gösteriyordu. Yutkunup kaldım, bir şey diyemedim. Gözlerim elindeki harika şeye kilitlenmişti. Öyle güzel
görünüyordu ki. Yumruk gibi başı vardı. Gövdesinin her tarafında damarları kabarmış, altında koca taşaklarla abide
gibiydi. Dizlerimin üstünde donup kalmıştım…
Semra yanımızda bizi izliyordu. Eli amındaydı. Yorgun sesiyle lafa karıştı, “İster tabi aşkım, istemez olur mu? Hele
tadını bir alsın, her zaman ister!” dedi. Ahmet güldü bunu duyunca. Sonra bana, “Dokunmak ister misin? Çekinme!
Elini uzat!” dedi. Dediğini yaptım. Rüyadaymış gibi elimi uzattım. Dokundum. Parmaklarımın ucunda kıvılcım çaktı
sanki. Geri çektim elimi. Sonra yine uzattım. Gülümseyerek beni izliyordu. Bu kez parmaklarımla gövdesini tuttum,
ince narin parmaklarımın arasında bileğim kalınlığında duran aleti hayranlıkla seyrettim…
“Okşasana biraz! İçerden çıktı, kendini öksüz hissediyor zavallı!” dedi. Okşadım. Parmaklarımı o kadifemsi sertliğin
üzerinde gezdirdim. Heyecandan dudaklarımın kuruduğunu hissediyordum. Dilimin ucuyla yaladım dudaklarımı.
Ahmet, “Ohhh! O dilini gösterme bana, deli ediyorsun beni! Güzelliğin, seksiliğin deli ediyor!” diyerek eğildi, hırsla
saçımdan tutarak kendine çekti, dudaklarıma yapıştı. Somurmaya başladı. Dilini ağzımın içine kaydırmış, dudakları
dudaklarımı ezerken, dili de dilimi okşuyordu içeride. Öyle güzel öpüyordu ki, başım dönüyordu. Dakikalarca
öpüştük…
Sonra hırsla dudaklarını kopardı benden. Şaşkın şaşkın bakıyordum. Aynı hırsla başımı tuttu, kucağına eğdi, kendini
geriye attı. Anlamıştım ne istediğini. Burnumun ucunda duruyordu güzel siki. Başını öptüm önce. Dudaklarımı
gezdirdim şapkasının kenarlarında. Elimle tutmuştum, elimin içinde damarlarındaki kanın akışını hissediyordum sanki.
Ahmet, “Güzell! Şimdi de biraz yalar mısın lütfen?” dedi boğuklaşan sesiyle. İkiletmedim. Dilimi çıkarıp gezintime
dilimle devam ettim. Dilim kurudukça yalanıyor, ıslatıp devam ediyordum. “Tükür lütfen, ıslansın!” dedi. Tükürdüm
ben de. Ne bileyim, kocamda böyle şeyler yaşamamıştım ki hiç. Elimle tükürüğümü yaydım sikinin teninde.
Kayganlaşan avucumla okşadım, dilimle yaladım, tekrar ıslattım. Şapkasını, gövdesini, her yerini…
“Şimdi taşaklarımı!” talimatı geldi. Aşağıya indim. Dilimi taşaklarının hassas derisinde değdirdiğimde inledi. Burnuma
ter, sperm kokuları geliyor, bu beni daha da azdırıyor, yaladıkça yalamak istiyordum. Ama izin vermedi. Saçımı tutup
geriye çekti başımı. Islanmış ağzımla yüzüne baktım, bekliyordum. Tekrar doğrulup, oturduğu yerde kendine çekti,
tekrar öptü beni. Islak dudaklarımı öpüyor, yalıyordu. Belimden tutup benimle beraber aşağıya kaydı, sırtüstü yatırdı.
Halının üzerine boylu boyunca uzattı, kendisi de bacaklarımı ikiye ayırıp üzerime abandı…
Bacaklarımın arasında durup bir süre beni seyretti. Heyecan içinde bekliyordum. Fazla bekletmedi. Eğildi. Dudakları
dudaklarıma değdiğinde, sikinin başı da apış arama girmiş, amıma baskı yapmaya başlamıştı. Dayanamadım, sımsıkı
sarıldım boynuna. Kalçalarını indirip sikini bastırdı, giremedi. Bu kez bir elini aramıza sokup, sikini tuttu, hedefine
nişanlayıp bastırmaya çalıştı. Zorlanıyordu. Tüm ıslaklığıma rağmen, koca siki, benim az kullanılmış, narin amıma
girmekte zorluk çekiyordu. İnledim, “Ihhhh! Yavaş! N’olur! Sikin çok büyük, alışkın değilim!” diye. “Merak etme
canım, alıştıra alıştıra yaparım. Fazla zorlamamaya çalışırım!” dedi.
Dediği gibi yaptı. Yavaş yavaş, ileri geri, ileri geri yapa yapa, sikini am sularımda ıslatıp kayganlaştırarak ilerledi,
ilerledi… Sanki amıma bir kol giriyor gibiydi, am dudaklarımın, amımın iç duvarlarının zorlandığını, gerildiğini
hissediyordum. Zevk mi? Evet, ama duyduğum acı daha fazlaydı sanki… Dibime kadar girdi. İçimde yumruk gibi
başın kalınlığını hissediyordum. Biraz bekledi, sonra birden kendini olduğu gibi üzerime bıraktı…
“Ihhhh!” diye inledim. Nefes almaya çalıştım. Yapılı erkek gövdesinin altında eziliyordum. Uzun sikinin henüz dışarıda
kalan son birkaç santimini de dibime kadar gömmüştü bu hareketiyle. Artık amım yırtılacak, balon gibi patlayacak
sanıyordum. Elimi araya sokup göğsüne dayadım, itmeye, kaldırmaya çalıştım. Nefes nefese, “Offf Ahmet, lütfen
kalk! Üstümden kalk! Nefes alamıyorum! Sikin içimi yakıyor, yırtılacak gibiyim!” dedim. “Rahat bırak kendini
güzelim! Şimdi geçecek! Amcığın alışır şimdi, merak etme!” diyerek beni dudaklarımdan, yanaklarımdan öpüyor,
rahatlatmaya çalışıyordu…
Kendini yukarı çekti, üzerimdeki ağırlık, içimden bir ‘Ploff’ sesiyle aniden çıkan sikinin baskısı kaybolunca, gerçekten
biraz rahatlamıştım. İçimi yakan ateş gibi siki içimden çıktığında bir serinlik hissettim. Ürperdim. Sonra o serinlik
yerini tekrar ateşe bıraktı. Başımı kaldırıp baktığımda, Semra’nın başını kasıklarımın üstünde gördüm. Diliyle amımda
geziyor, am dudaklarımı yalıyordu, yavrusunu yalayan dişi bir köpek özeniyle. Ahmet yanımızda yanlamasına
uzanmış, elinde tuttuğu sikinisıvazlayarak ilgiyle Semra’nın bana oral yapışını izliyordu…
Kendimi, salonun loş ışıklı ortamında, küçük pipili kocamın hayli geniş porno arşivinden bir film sahnesinde gibi
görüyordum. Ben, görümcem ve koca yaraklısevgilisi. Sanki Satanist bir grup seks ayinindeymişiz gibi. Ben, bakire
kurban gibi ortalarında yatmışım, Rahibe de amımı okşayıp yalayarak beni Efendimizin kutsal asası ile sikişine
hazırlıyor. Efendimiz, az sonra amıma sokacağı kalın, damarlı, kutsal asası elinde, sabırsızlıkla Rahibenin işini
vermişçesine minik titremelerle kendimden geçiyorum. Parmaklarını, içinden sular akan amıma sokarak, ileri geri
yapıyor. Önce biri. Sonra ikincisi. Sokup çıkarıyor. Aynı anda dili parmaklarının etrafında, amımda Tavaf yapıyor.
Klitorisimi okşayan dil aşağıya iniyor, am dudaklarımı yalıyor, daha aşağıya, arka deliğime kadar okşaya okşaya tüm
kasık bölgemde geziniyor…
İnliyorum, dayanılacak gibi değil, parmaklarımla halının tüylerine asılıyorum, “Ahhh! Çok güzel! Harika!” diye
inliyorum. Korkunç bir zevk dalgası yükseliyor kasıklarımdan tüm vücuduma. Kalçalarımla beraber düz karnım,
göğüslerim dalgalanıyor, kasılıyor, gözlerim kararıyor. Orgazm oluyorum. Dakikalarca. Ama Semra durmuyor,
yalamaya devam ediyor. “Yeter! Yeter artık! Dayanamıyorum! Bırak lütfen!” diyorum. Neden sonra bırakıyor amımı
yalamayı. Başını kaldırıyor kasıp yalamasına engel olmaya çalıştığım bacaklarımın arasından. Etli dudakları, am
sularımla pırıl pırıl, saç baş dağılmış. Gülümsüyor bana. Sonra Ahmet’e dönüyor, “Gel canım, artık hazır! Şimdi
girebilirsin!” diyor.
Ahmet bekletmeden kalkıyor, dizlerinin üstünde, tekrar bacaklarımın arasına giriyor, siki kocaman başıyla dimdik,
amıma kilitlenmiş. Ama Semra, “Dur bir dakka!” dedi, elini uzatıp Ahmet’in sikini kavradı, tutup ağzına soktu aleti.
Bol bol tükürükle karışık emdi, yaladı. Boğazına kadar sokuyor, sonra dışarıya çıkarıp ne durumda olduğuna
bakıyor, sonra tekrar sokuyordu ağzına. Ahmet inleyerek, “Yeter artık orospu! Böyle boşalmak istemiyorum, bırak
şunu!” dedi.
Semra, ağzında iyice ıslattığı siki, az önce içinden sular fışkıran amımın dudakları arasına getirdi. Bana, “Merak etme
canım, kontrol bende! Canının yanmasına izin vermem. Sonuna kadar sokturmam!” dedi. İçimden gülmek geldi, ama
amıma girecek yarrağın heyecanı gülmeme engel oldu. Böyle bir fıkra mı vardı ne? Gerdek gecesi, kızını yarmasın
diye damadının yarrağını eliyle tutan kaynanayla ilgili? Ama Ahmet kalçasını hareket ettirip sikinin başını amıma
sokuverdiğinde, hepsi uçtu gitti aklımdan. Dirseğimin üzerinde doğrulmuş, Ahmet’in koca sikinin içimde batan gemi
gibi kayboluşunu izliyordum, dudaklarımı ısırarak…
Az önceki orgazmımın etkisiyle herhalde, fazla canım yanmıyordu bu kez. Önce yumruk gibi baş kayboldu tamamen.
Sonra damarlı gövde ağır ağır içimde batmaya başladı. Başımı iki yana sallayarak, “Ihhhh!” diye inledim. Amımı
yarıyordu hayvansı alet. Semra tüm dikkatini elinde tuttuğu aletin içime girişine vermiş, “Şşşş… Az kaldı Aylin, sık
dişini canım!” dedi. Dediği gibi az sonra Semra’nın yarağı tutan eli kasıklarıma dayandı, kaldı. Ahmet itmesine rağmen
daha fazla girmiyordu yarak. Sonra inip kalkmaya başladı üstümde. Ağır ağır. Acı kaybolmuştu şimdi. Katıksız zevk
vardı artık. Semra’nın elinin izin verdiğince içime giriyor, sonra başına kadar geri çıkıyordu. Hızını arttırdı. Nefes
alamıyordum zevkten. İçime girip çıkan siki, bir şehvet dalgasından diğerine koşturuyordu beni. Ahmet ellerinin
üzerinde spor salonunda şınav çekercesine rahat ve o oranda tempolu hareketlerle inip kalkıyordu. Bunu yaparken
gözleri gözlerimdeydi…
Sonra Semra’ya, “Bırak artık yarrağım kaltakkk! Boşalmak üzereyim!” diye hırladı. Semra elini bırakıp üzerime geldi,
dudaklarıma yumuldu. İyi ki öyle yapmış. Ahmet’in yarağını boylu boyunca amıma gömmesiyle, benim o anda
duyduğum acı ve zevkle gırtlağımdan kopup gelen feryat, Semra’nın ağzında boğuldu gitti. Ağzımı dudaklarıyla
kapatan Semra’nın ağzının içinde zevkten bağırıyordum artık. Burnumdan nefes almaya çalışıyor, başaramayınca
göğüslerim şiddetle inip kalkıyordu.
Bu arada Ahmet, inip kalkan memelerimi kürek elleriyle avuçlamış yoğuruyordu. Kalçalarının hareketi iyice hızlanmış,
kasıkları şiddetle kasıklarıma çarpıyor, amıma yarağını dipledikçe, o elim büyüklüğündeki taşakları ıslanmış arka
deliğime vurup duruyordu…
Kendimi ölecek gibi hissediyordum. Vücudumun her zevk noktasından beynime ulaşan sinyaller artık birbirine
karışmıştı. Ahmet’in sikinin pompalayıp durduğu amımdan, taşaklarının çarptığı arka deliğimden, hoyratça avuçlanan
memelerimden, Semra’nın kemirdiği dudaklarımdan… Bütün sikişimiz boyunca orgazm yaşadım sanki. Küçük ölüm,
yarı koma halinde gibiydim. Zevkten kendimi kaybettim bir süre sonra. Ahmet’in kasılmaları, içime fışkıran döllerinin
rahmimin en derinlerini yakan ateşi. Her şey etrafımda dans etmeye başladı. Ahmet… Semra… Gözlerim karardı.
Bayılmışım!

Selam  aldatan kaınlar anlatıyor  Hikaye okuyucuları. Adım Selma. Oldukça bakımlı, çevresi tarafından fark edilen, 26
yaşında, eşinden boşanmış bir kadınım. Özel bir şirkette satış temsilcisi olarak çalışıyorum, işim gereği devamlı
yollardayım. Size başımdan geçen güzel bir anıyı anlatmak istiyorum.
Antalyanın yayla ilçelerinden birinden geçerken, aracın yağ lambası yandı. Hemen aracı müsait bir yere park
ettim ve motor kapağını açtım. Motorun heryerinden yağ akıtıyordu. Oradan tesadüfen geçen bir kamyoncu
durdu. Kamyoncu orta yaşlı bir adamdı, “Bir problem mi var?” diye sordu ve motora baktı. ‘Filitrenin patlamış
olduğunu’ söyledi ve ‘Tanıdığı bir Yağlamacı usta olduğunu, filitrenin onda bulunacağını’ ekledi ve telefon
numarasını verip gitti. Hemen dediği ustayı aradım. Problemi ve bulunduğum yeri tarif ettim. Benim olduğum
yere yakın olduğunu söyledi ve “Hemen geliyorum.” dedi. 10-15 dakika sonra, beyaz eski bir araba yanımda
durdu. İçinden esmer, 1.80-1.85 boylarında, 30-32 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim, oldukça yakışıklı bir
adam çıktı…
“Merhaba, geçmiş olsun…” dedikten sonra arabanın motoruna yöneldi. Baktı, “Nasıl oldu bu?” dedi. Bende
‘Lambanın yandığını, sağa çekip durduğumu’ anlattım. “Tamam, dükkana gidip yağ ve filtre getirmemiz
gerekiyor. Buyurun gidelim.” dedi. Aslında arabayı o dağ başında bırakmak istemiyordum, ama ustadan çok
etkilenmiştim, bindim arabasına. Arabası dıştan hurda birşeye benziyordu, ama içine binince hiçte öyle
olmadığını anladım. Arabadasitesinde okuduğum hikayeler geldi aklıma, kendi kendimi tahrik
etmeye başlamıştım. Neyse, dükkanına gittik ve gerekli malzemeleri aldık ve tekrar arabanın yanına döndük.
Filitreyi değiştirdi, yağ koydu ve arabayı çalıştırdı. “Tamam, yapıldı… Başka bir ihtiyacınız var mı?” dedi.
Arabanın yapıldığına çok sevinmiştim, ama benim içimden farklı şeyler geçiyordu, “Evlimisin?” diye sordum.
“Evet evliyim, niye sordunuz?” dedi. “Hiç, merak ettim sadece…” dedim. Bu sefer o bana “Siz evlimisiniz?”
diye sordu. Boşandığımısöyledim, gülümsedi. “Niye sırıttın öyle?” dedim.
“Sizin karnınız aç mı, ben acıktım, size bir balık ikram edebilirim, buraların Alabalığı meşhurdur…” dedi. Pek
aç olmamama rağmen, “Evet açım.” dedim. “Hadi bırakın arabayısizi götüreyim.” deyince, ben “İyi ama evde
karın beklemez mi seni?” diye sordum. O da “Eşim geçen hafta Antalyaya annesinin yanına gitti, iki ay orda
kalacak.” dedi. Bu cevap üzerine ben içimden ‘Tamam, birşeyler olacak…’ dedim ve bindik arabasına. “Uzak
mı gideceğimiz yer?” dedim. “Çok acıktınız galiba?” dedi. “Evet.” dedim. “Ben sizi doyuracağım, sabredin
biraz…” dedi. Arabanın torpidosuna takıldı gözüm, hafif aralıydı. Kapağı açtım, bir şişe Viski duruyordu,
altında CD’ler ve bir kutu Prezervatif vardı. Balıkçıya geldik, girişte ‘Alabalık Çiftliği’ yazıyordu, ama küçük
bir evden bozma bir yerdi, yanından dere geçiyordu. Hemen balıkları söyledik. Bu arada konuşuyorduk.
Bende bir yandan konuşup, bir yandanda ‘kendimi nasılsiktirsem’ diye düşünüyordum…
Balıklarla salata geldi. Garson “Birşeyler içermisiniz?” diye sordu. Ben Cola söyledim, O da bir duble Rakı
söyledi. Bana “Siz alkol almıyormusunuz?” diye sordu. Ben “Hayır, şuan istemiyorum.” dedim. “Bir duble için,
rahatlarsınız.” dedi. “Tamam, seni kırmayayım…” dedim ve bende Rakı söyledim. Uzatmayayım, balıklarımızı
yedik, Rakılarımızı içtik ve oradan çıktık. Bana “Gel sana evimi gezdireyeyim…” dedi. “İyi, hadi bakalım…”
dedim. Beni güzel bir eve götürdü. Kapıdan içeri girdik, içerisi de çok güzeldi. Odaların hepsini gezdik, en son
yatak odası kalmıştı, bunu fark ettim. Bu arada sanki on yıllık arkadaş gibi davranıyorduk birbirimize. En son
oda yatak odasıydı. Yatak odasına girdik. Makyaj masasının üstündeki aynaya bakıp saçlarımı düzeltirken,
kulağımdan küpemin birtanesi yere düştü. Benden önce davranarak küpemi yerden aldı ve “İstersen ben
takayım küpeni…” dedi.
takayım küpeni…” dedi.
“Tamam tak…” dedim. Küpeyi taktı ve birden kulak mememi öpmeye başladı. Bende böyle bir hareket
bekliyordum, hemen karşılık verdim, zaten baştan çıkmıştım iyice. Çok güzel öpüşüyordu, dili ağzımın içinde
geziniyordu. Üstümdekileri bir çırpıda çıkardı. Sonra bende onu soymaya başladım. Soyarken elimi kilodunun
içine soktum, yarağı dimdik olmuştu. Hemde kocamandı, içim ürpermişti, o yarağı içime almak istiyordum.
Kilodonu çıkardım ve yarağını ağzıma aldım, yaladım. Sonra beni yatağa yatırdı ve amımın etrafını yalamaya
başladı. Sonra yalamayı bıraktı ve o kocaman yarağını amıma dayadı. Yavaş yavaş, sürttüre sürttüre amıma
soktu. Yarağı çok büyüktü, hem acı çekiyordum, hemde çok zevk alıyordum. Sonra gelip gitmeye başladı. O
kadar hızlı gidip geliyordu ki, amımın şeklini değiştirdi. Ben boşalmıştım, ama onun hiç boşalma gibi niyeti
yoktu. Arada bir pozisyon değiştirerek sikişiyorduk. Pozisyon değiştirirken bile o kazık gibi yarağını amımdan
çıkarmıyordu. Ben yine boşaldım. İlk defa hayatımda amım köpürmüştü…
Nihayet gidip gelmeleri iyice hızlanmıştı, “İçine boşalabilirmiyim?” diye sordu. Bende “Gel aşkımmm…” diye
bağırarak bir daha boşaldım. Ardından da O öyle bir boşaldı ki, titreyerek ve bağırarak. Sanki spermleri hiç
bitmeyecek sandım. Boşalması bitince üstüme yığıldı kaldı. Hareketsiz bir iki dakika durduktan sonra
kendisine teşekkür ettim, öptüm ve kalkıyordum. “Nereye gidiyorsun?” dedi. Banyoyu sordum, temizlenip
gideceğimi söyledim. “Sen doydun mu? Ben daha açım!” dedi ve beni kendine doğru çekti. Yine öpüşmeye
başladık, dudaklarımı yiyordu sanki. Elimi sikine attım, daha dimdik duruyordu, sanki hiç boşalmamış gibi
sertti. Yarağını ağzıma verdi. Bir iki dakika yalattıktan sonra beni domalltı. Götümün deliği ile ilgilenmeye
başlayınca, götümü sikmek istediğini anladım ve ‘Daha önce hiç arkadan yaptırmadığımı, yavaş ve dikkatli
olmasını’ söyledim. “Tamam, merak etme…” diyerek, yarağını göt deliğime dayadı. İlkin götüme sokamadı,
fakat uğraşırken en sonunda girdi. Çok canım yanıyordu. Öyle çığlıklar atıyordum ki, eliyle ağzımı kapadı…
Sikinin tamamı götüme girdikten sonra pompalamaya başladı. Gittikçe hızlanıyordu. 15-20 dakika kadar
götümü siktikten sonra, artık götten sikilmeye alışmıştım ve bende zevk alıyordum. Daha sonra götümün içine
boşaldı. O gün beni defalarca sikti. Dinlenip dinlenip sikişiyorduk. En sonunda ikimizin de işi bitince, beraber
duş aldık. (Duşun altında yarağı tekrar kalkacak diye korkuyordum). Kurulandık, giyindik ve evinden çıktık.
Beni arabamın yanına bıraktı ve bana teşekkür etti. Bende ona teşekkür edip, arabamı çalıştırdım ve ordan
uzaklaştım. Çok bitkindim, eve varıp yatmaktan başka bir düşüncem yoktu. Yorgunluktan, nerdeyse araba
kullanamayacak haldeydim. Eve varınca direk kendimi yatağa attım. Sabaha kadar deliksiz uyumuşum.
Uyandığımda mutluluktan ayaklarım yere basmıyordu. İşyerindeki arkadaşım Aysun da “Sende bir değişiklik
var…” deyip sıkıştırınca, bende dayanamadım anlattım. Hemen yağcının adresini ve telefon numarasını istedi.
“Kusura bakma, veremem!” dedim. Fakat Aysunla anlaştık, bir dahaki sefere birlikte gidip kendimizi
siktireceğiz…
Hoşçakalın.