Mesajlar Etiketlendi ‘tamirci seks hikaye’

hepinize selamlar. Öncelikle kendimden bahsedip, hemen aldatma hikayemi yazmak istiyorum. Bana Hatice diyebilirisniz, İstanbulda yaşıyorum, 23 yaşındayım, 1 yıllık evliyim ve henüz çocuğum yok. Oldum olası sekse ve porno sex filmlerine çok meraklıyımdır. Evkadını olduğum için, kocam işe gidince, ben de evin günlük işlerini bitirip, akşam yemeği için gerekli hazırlıkları da yaparım, sadece pişirmesi kalır. Onu da kocam işten gelmeden yarım saat önce pişirmeye başlarım. Onun dışında kalan vaktimi hergün internette porno izleyerek, seks hikayeleri okuyarak geçiririm. Okurken de aynı zamanda da mastürbasyon yaparım tabii. Elim sürekli amımdadır, günde 5-6 kez kendimi tatmin ederim. Bunda biraz da kocamın sekse benim kadar düşkün olmamasının payı var. Kocamla son zamanlarda haftada 1-2’ye düşen sikişmelerimiz, kocamın yeni araba almak için çektiği kredinin stresi yüzünden daha da seyrekleşmiş ve ayda 1’e düşmüştü.

Geçenlerde yine ilginç bir seks hikayesi okumuş ve kendimi tatmin etmiştim. Okuduğum hikaye okadar güzeldi ve beni almış götürmüştü ki, kendimi o sikilen kadının yerine koyarak okumuş ve tam 3 kere orgazm olmuştum. Hem de işercesine boşalmıştım. Amımın suları külodumu ıslatmış, hatta eşofmanıma geçmişti ıslaklık. Hemen yatakodasına gidip külodumu değiştirdim ve ıslak külodumu kirli sepetine atmaya banyoya gittim. O sırada gördüm ki, banyoyu su götürüyor, lavabonun altından sürekli su akıyordu. Tesadüfen bizim alt katta da tesisatçı usta oturur, bazen işe gider bazen gitmez, o geldi aklıma. 1 yıldır komşuyuz, ama pek samimiyetimiz yoktu, arada sırada kapıda karşılacınca selmlaşırdık, hepsi o kadar. Komşulardan duyduğuma göre kendisi dul imiş, karısından boşanmış.

Hemen indim alt kata, zilini çaldım. Adam evdemi değilmi onuda bilmiyordum. Evdeymiş, kapıyı açtı, kibarca, “Buyrun Hatice hanım?” dedi. Ben de banyodan su aktığını söyledim ve gelip bir bakmasını rica ettim. “Siz çıkın, 5 dakikaya geliyorum!” dedi. Teşekkür edip evime çıktım. Ama birşey dikkatimi çekmişti, ben daha adamın adını bilmiyordum, fakat o bana ismimle hitap etmişti. İsmimi bildiğine göre, demek ki adamın ilgisini çekiyordum. Nedense bu beni keyiflendirmişti, herhalde beni beğeniyordu. Neyse, 5 dakika olmadan zil çaldı ve geldi. Üstünde eşofman vardı, bende de eşofman vardı. Adamı içeri buyur edip, banyoda su akıtan yeri gösterdim. Yeni de çay demlemiştim, “Taze çayım var, içermisin?” dedim. “Zahmet olmazsa…” dedi. “Yok canım ne zahmeti!” deyip mutfağa çay almaya gittim. Tam çayları doldurdum salona götürecektim, içime kurt düştü, banyoya doğru kafamı uzattığımda, off ne göreyim, biraz önce çıkardığım külodumu kokluyor, diliyle amımın sularıyla ıslanan kısma dokundurup, tadına bakıyor, bir eliyle de eşofmanının üstünden yarağını ovuşturuyordu…

Resmen tahrik olmuştum, tam 3 haftadır kocamla sikişmemiştim, amım karıncalanmaya başlamıştı. Oysa kocam bügüne kadar amımı bile yalamamıştı, bırakın kullandığım külodumu koklayıp yalamayı. Çayları geri mutfağa bırakıp, ne olacaksa olsun diye düşündüm ve banyoya daldım. Adam beni görünce şok oldu, elinde külodumla öylece kaldı, ne diyeceğini bilemedi. “Çok mu hoşuna gitti kokum?” dedim. Cevap veremedi, kekeledi sadece. Külodu elinden alıp sepete attım ve “Koklamak istiyorsan burda canlısı var!” diyerek kollarımı boynuna doladım. Birden dudaklarıma yapıştı, vahşi kurt gibiydi, öpmüyor adeta yiyordu dudaklarımı. Onun da nezamandır sikişmediği hemen belli oluyordu. Boynumu boğazımı öpüyor yalıyor, elleri kalçalarımda, avuçluyor okşuyordu. “Lütfen morartma, kocam anlamasın!” dedim, ama aldırmıyordu, “Hep seni hayal ediyordum! Yerim seni!” diyordu…

Ve kucaklayıp beni yatak odama götürdü ve yatağın üzerine bıraktı. Önce badimi ve sutyenimi çıkardı. Memelerimi emmeye başladı. Aşağı doğru indiğinde çıldırıyordum, biran önce sikmesini arzu ediyordum. Derken eşofmanımı çıkardı. Külodumun üzerinden amımı kokluyordu. Yavaşça külodumu da çıkardığında, amım tabak gibi meydandaydı. Bir, Offf! çekti ve “Düşündüğümden de güzelmiş!” dedi. Amımı uzun uzun kokladıktan ve yaladıktan sonra, bacaklarımı havaya dikti. Şimdi de götümü kokluyordu. İşte o an ben bittim ve boşaldım. Götümün koklanması mahvetmişti beni. Ama daha istekliydim, o yarağı da yiyecektim. O ise en küçük parmağını götüme sokup bana yalatıyordu, kendisi de amımı yalıyordu. Hayatımda böyle bir zevk almadım. Sonra amımla karışık götümü yalamaya başladığında, ben zevkten çıldırıyordum, “Yarağını sok artık!” diye inliyordum…

Sonunda eşofmanını indirip yarağını çıkardı, amımın dudakları arasında gezdire gezdire yavaşça soktu. Ama girmiyordu bir türlü. Bana, “Kız amı gibi amın var, kocan olacak pezevenk hiç sikmiyor mu seni?” dedi. Ben de, “Evet aşkım, kocam sikemiyor beni, 3 haftadır sikilmiyorum! Hadi sik beni, kökle amıma!” dedim. Ben öyle deyince birden kökledi ve beni kucağına aldı. O kalın yarak amıma tamamen girmişti. Canım çok yanıyordu, ama bir yandan da acayip zevk alıyordum. Ben kucağındayken bir parmağını götüme sokuyor çıkarıyor, önce kokluyor, sonra bana da koklatıyordu. Acayip olmuştum. Yaklaşık 10 dakika böyle amımı siktikten sonra beni indirdi ve yarağını ağzıma verdi. Ben yarağını yalarken arada bir ağzımdan çekip, yarağını Jop gibi suratıma vuruyordu…

Sonra beni domalttı. Oldum olası domaltılmayı severdim. Ve götümü koklayıp yalamaya başladı. Biraz yaladıktan sonra, “Kocan götünü hiç sikti mi?” dedi. “Hayır, götüm bakire!” dedim. “Amına koduğumun pezevengi, bu göt sikilmez mi lan?” deyip, götümü tükürükleyip yarağını dayadı götüme. Yavaş yavaş sokuyordu, ama çok canım yanıyordu. “Çıkar erkeğim!” diyordum, ama dinlemiyordu. Sonunda komple soktu yarağını götüme. Hepsi girince biraz rahatlamıştım ki, birden çekti çıkardı yarağını. Çıkarken daha çok acımıştı. Hemen parmağını soktu götüme. Götümü parmaklıyor, sonra parmağı çıkarıp bana yalatıyordu. Sonra da benim elimi götüme götürdü, busefer benim parmağımı soktu götüme ve çıkarıp dakikalarca kokladı, emdi parmağımı. Sonra yine yarağını soktu götüme, hem götümü sikiyor, hem popomu tokatlıyordu. Yarağını götümden çıkarıyor amıma sokuyor, amımdan çıkarıp götüme sokuyordu. Keşke grup sex pornolardaki gibi bikaç kişiyle olsaydım diye aklımdan geçirdim.

Kaç kere boşaldım hatırlamıyorum bile. Ama oldukça bir yorulmuş, ter içinde kalmıştık. En sonunda götüme ılık ılık döllerini fışkırttı. Sonra da yarağını götümden Flop! diye çekti çıkardı. Götümü aynaya doğru dönderdi bakmam için, baktım götümün deliği resmen mağara gibi olmuş, kalçalarım kıpkırmızıydı. Uzanıp birer sigara içtik. Bana, “Hoşuna gitti mi kadınım?” dedi. Ben de, “Hayatımda ilkkez böyle sikildim, teşekkür ederim erkeğim!” dedim. Gülerek kalktı giyindi, lavabonun akıtan yerini tamir etti. “Götünün acısı geçince çağır beni!” dedi, kirli külodumu da cebine koydu gitti.

Yaklaşık 10 gün götümün üstüne oturamadım. 10 gün sonra yine çağırdım ve siktirdim kendimi. Artık resmen sikicim olmuştu. Pencereden bakıyorum, işten gelirken koridora çıkıyorum, parmağımı götüme sokup koklatıyorum, deli oluyor 🙂

Arkadaşlar blogumuzun tasarımını değiştirdik ve yeni katagoriler ekledik.. umarım begenirsiniz.. sol kısımda bulunan katagorilerden hikayelere ulaşabilirsiniz…
Önemli bir uyarım ise eğer 18 yaşından küçükseniz DERHAL BU SİTEYİ TERK EDİNİZ..!!

BU SİTE YETİŞKİNLERE ÖZEL İÇERİK BARINDIRMAKTADIR..!!

Burada bahsi geçen hikayeler arasında kendi hikayenizi de görmek isterseniz iletişim formundan irtibata geçebilirsiniz..

 

Öncelikle benim gibi Seksi çok seven herkese merhaba. Ben Konyadan Ayla. 21 yaşında, orta boylu, iri
göğüslü, siyah uzun saçları olan, siyah gözlü, evli bir bayanım. 1 yıl önce şimdiki kocamla evlendim.
Bekarlığımdan beri sexi çok severim, sexe aşırı bir düşkünlüğüm vardır. Fakat kocamla evlenince hayatım
zindan oldu. Kocam çok tutucu ve yobaz bir adam. Kocamın siki de çok küçük, aynı çocuk bülüğü gibi
birşey. Kocam yatakta hep kendini düşünüyor, beni hiç tatmin etmiyor, bacaklarımı ayırıp sikini amıma
sokuyor, Horozun Tavuğu siktiği gibi 2 dakika sikiyor ve içime boşalıyor, sonra da arkasını dönüp horul horul
uyuyor. Kocam daha amımı hiç yalamadı, eliyle dokunmadı bile. Amımı bırak, göğüslerimi bile öpüp
koklamıyor, okşamıyor. Kaymak Gibi Sikilen Amlar sitesindeki hikayeleri okudukça, artık dayanamıyordum,
kadınlığımı dişiliğimi hissetmek istiyordum.
Çalıştığım yer Ofisi başka bir yere taşıyordu, bu sırada ben eski Ofisimizde yalnız kalıyordum. Telefon hatlarını
taşımak için elemanlar geldi. Bende, “Yetkili kimse yok.” dedim. Telefoncu çocukların başındaki adam
(Patronları), “Ben bekleyim, siz dükkana dönün…” diye elemanları gönderdi. Adam 35-40 yaşlarında, hafif
beyaz saçlı, iri yapılı, gayet efendi bir beydi. Ben masamda, O da tam karşımda oturuyordu. Konuşmaya
başladık. Tanıştık, ismi Kenan’mış. Havadan sudan konuşmalarımız devam ediyordu. (Bu arada ben göğüs
dekolteli kıyafetleri çok severim, yine üstümde dekolteli kırmızı bir bluz vardı). Adamın bakışlarının göğüsüme
gittigini fark ediyor, heyecanlanıyordum. Bende onu tahrik edecek ufak ufak hareketler yapıyordum,
saçlarımla oynuyor, enseme, boynuma dokunuyordum. Koca Ofiste yalnızdık. Ve ikimizin de aklından aynı
şey geçiyordu. Sandalyesini daha da yanaştırdı ve bana iltifatlar etmeye başladı. Tam arzuladığım, dişiliğimi
bana hissetirecek erkek işte karşıma çıkmıştı…
İri elleri dikkatimi çekiyordu, (Nasılda avuçlar, okşar…) diye düşünüyor, Kedinin ciğere baktığı gibi adama
bakıyor, iç çekiyordum. Bana, “Evlimisin?” diye sordu. “Evet, evliyim.” diye cevapladım, ama ağzımdan,
“Maalesef…” kelimesi kendiliğinden kaçtı. Adam hafif bir gülümsemeyle, yanağıma dokundu ve “Benim senin
kadar güzel bir karım olsa asla çalıştırmazdım!” dedi. Bende, “Yaa, sende evlisin demek, çocuk var mı, karın
kaç yaşında?” gibi sorular sormaya başladım. “4 çocuğum var, karım 37 yaşında.” dedikten sonra, aynı benim
ağzımdan kaçrıdığım gibi, O da, “Maalesef…” diye ekledi. Bende, “Karın yaşlıymış, çoktan ununu eleyip eleği
asmıştır duvara…” dedim. “Çoktaaann!” dedi. Adamın haline üzüldüm nedense, “Sana aslında benim gibi
genç, ateşli birisi lazım…” dedim. “Senin gibi birini bulsam, biran bile tereddüt etmem, anında birlikte
olurdum!” dedi…
Sinyaller gayet açık ve netti ve artık her ikimiz için de yanlış anlaşılacak bir durum yoktu. Adamın elini tuttum
ve göğüslerimin üzerine koydum. O iri elini dekoltemden içeri soktu ve göğüslerimi okşamaya, yoğurmaya
başladı. Hiç ses çıkarmıyordum, çok hoşuma gidiyordu ve amım sırılsıklam olmuştu. Birbirimize daha da
yaklaştık, boynumu, kulak mememi emiyordu, dili göğüslerimin arasında geziyor, bir yandan göğüslerimi
avuçluyordu, bir eli de amımım üstünde geziniyordu. Amımın ıslaklığını hissedince gülümsedi. Ben biraz
utanmıştım. Beni oturduğum sandalyeden kaldırdı, masanın üstündeki eşyaları masanın kenarına sıyırıp, beni
masaya oturttu. Sonra bacaklarımı ayırdı ve eteğimi yukarı kaldırdı. Minicik Tanga külodum amımın sularıyla
ıslanmış, şeffaf hale gelmişti. Amımın dudaklarına kadar, yarığına kadar külodumdan belli oluyordu ve
gözlerinin önündeydi…
Parmağıyla önce biraz külodumun üzerinden amımı okşadı ve sonra külodumu kenara sıyırarak amımı inceledi,
amımın dudaklarını ayırdı, klitorisimle oynadı. “Çok tazesin…” diyordu sürekli, “Hiç sikilmemiş gibi amın var,
daracık amın var sevgilim…” diyordu. Amımı biraz inceledikten sonra külodumu sıyırıp çıkardı bacaklarımdan.
Sonra bacak arama yumuldu ve dilini amımda gezdirmeye başladı. Çok hoşuma gidiyordu, heyecandan
delirecek gibi oluyordum, mükemmel bir zevkti. Bende onun saçlarından tutup, kafasını amıma daha da
bastırıyordum. Resmen diliyle sikiyordu beni ve orgazm üstüne orgazm oluyordum. Amımdan akan bütün
sularımı içiyordu. Kocam bir kere dahi amıma dokunmamıştı, ama Kenan bey sanki kocama inat dilini sokup
çıkarıyordu, amımın dudaklarını ağzına alıp sündürüyor, inletiyordu beni. Daha sonra parmaklarını amımın
deliğine sokmaya başladı. Amımı iyice parmaklıyor, parmaklarına gelen am sularımı yalıyor, sonra parmağını
yeniden amıma sokuyordu. Parmaklarıyla amımı mükemmel sikiyordu. Kadın olduğumu, dişi olduğumu
hissediyordum…
“Sıra sende Küçük Orospum!” diyerek, beni masadan indirdi, saçlarımdan sıkı sıkı tutup yüzümü
pantolonunun önüne yapıştırdı, “Bunu mu istiyorsun? Canın yarak yemek mi istiyor?” diyordu. Sanki az önceki
efendi adam gitmiş, yerinde sert, küfürbaz bir adam gelmişti, “Merak etme, bütün deliklerini sikecem senin!”
diyordu, “Artık benim orosbum olacaksın!” diye inliyor, burnundan nefes alıyordudu. Pantolonunu ve
külodunu dizine kadar indirdiğinde, yarrağı kocamınkinden hem uzun hemde çok kalındı, başı çok büyüktü, ilk
defa böyle bir yarrak görüyordum. Saçlarımdan asılarak yarağını ağzıma hızlı hızlı sokmaya başladı. Kusacak
gibi oluyordum, ama onun umurunda değildi, “Hadi kaltak somur! Yala yarrağımı Orospu!” diye inliyordu. İşte
tam aradığım gibi, bana Hanyayı Konyayı gösterecek bir erkek diye düşünüyor ve mutlu oluyordum. Seve
seve yarağının hepsini ağzıma sokuyor, yalayarak çıkartıyor, sonra başını dilliyordum. Yarrağı ağzımda kazık
gibi sert olmuştu. Ağzımdan çekti yarağını, eliyle yanaklarımı sıkarak dudaklarımı ve ağzımı açtırdı ve ağzıma
tükürdü, “Yut amına koduğumun Orospusu!” dedi. Tükürüğünü yuttum. Arada sırada da, “Seni Zilli! Seni
Kahpe!” diyerek kıçıma tokat atıyordu. Nedense bana bu şekilde davranması çok hoşuma gidiyordu. Tam bir
hayvan olmuştu…
Patronun odasına geçtik, ordaki deri koltuklar duruyordu, daha taşınmamıştı. Beni koltuğa oturttu, bacaklarımı
açtı, biraz daha amımı yaladı ve koca yarrağını amıma öyle bir kökledi ki, çığlığı bastım. Kocama bekaretimi
verdiğimde bile bu kadar acı hissetmemiştim. “Ne o kaltak? Bunu istemiyormuydun? Niye çığlık atıyorsun? Al
sana yarrak!” diyor, köklüyordu. Amım ilk defa böyle bir yarrak görüyordu, sırılsıklam olmuştum, müthiş zevk
alıyordum. O bana, “Al sana yarrak Orospu!” dedikçe, bende ona, “Hadi erkeğim, daha sert sik, daha hızlı
becer beni, sik amcığımı, parçala!” diye inliyordum. Bunlar dahada hoşuna gidiyor, daha hızlı, daha sert
sikiyordu beni. “Aslan sikicim, kökle hadi dar amıma! Bu taze amın sahibi sensin bundan sonra kocacığım!”
diye inliyordum. Yaklaşık 20 dakika deli gibi sikti amımı. Amımdan yarrağını çıkartıp beni koltuğun üzerinde
domalttığında, olacaklar beni korkutuyordu…
Götümün yanaklarını o iri elleriyle ayırıp, göt deliğimi yalamaya başladı. “Herşeyinle, bütün deliklerinle bana ait
olacaksın Orosbu! Götünü de sikecem senin! O Gavat kocan da adamım diye gezsin dursun…” diye küfürler
ediyordu. Götümün deliğini yaladıktan sonra parmaklamaya başladı. Parmağını soktuğunda çok kasılmıştım,
“Kasma kendini, serbest bırak sevgilim, acıtmayacam…” diye beni hazırlıyor, yalayıp öyle parmaklıyordu. İlk
defa bir erkek göt deliğimle ilgileniyordu ve ben zevkten deliye dönüyordum. Beni böylesine mutlu eden,
heyecanlandıran bir adam benden göt istiyorsa, feda olsun ona diyordum içimden. “Sik sevgilim! Götümü
sikmek istiyorsan sik! Heryerim sana ait!” diyordum. Götüme iyice tükürdü, amımın sularından sürdü göt
deliğime. Sikinin başını hisssediyordum götümün deliğinde, sikinin başını sürtüyordu. “Yavaş sok nolursun! İlk
defa olacak!” diye uyardım. “Sokmayacam…” diyordu, sikinin başını götümün deliğinde gezdirip, sokuyormuş
gibi yapıyor, çekiyordu…
Hiç beklemediğim bir anda birden soktu ki götüme, canım nasıl yandıysa, feci bir çığlık atmışım. Umarım
kimse duymamıştır. Ağzımı eliyle kapattı ve biraz bekledi içimde. İkimiz de hiç kımıldamadan, öylece donduk
kaldık biran sanki. Götüm, içindeki yarrağa alışınca, ben götümü oynatmaya başladım. O da bunu hissedince
yavaş yavaş sokup çıkarmaya başladı. Az sonra yarrak götüme seri bir şekilde girip çıktıkça, acı geçmiş zevk
almaya başlamıştım. Götüm sikiliyordu, kocaman bir erkek bütün heybetiyle üstümdeydi ve “Amını götünü
siktiğimin orosbusu, söyle neyimsin benim?” diye küfür ediyordu. Bende, “Senin Orospunum! Fahişenim!
Kulunum, Kölenim! Sik götümü Sahibim! Doldur döllerini götüme erkeğim, Sikicim!” diye inliyordum. Kocam
hiç böyle şeyler söylemez günah diye, ama benim çok hoşuma gitmişti. Kendimi hiç hissetmediğim kadar dişi
hissediyordum…
Götümü  10-15 dakika kadar siktikten sonra götümün içine boşaldı. Yarağını götümden çıkardığında,
götümden döller akıyordu koltuğua. Ensemden tutup, koltuğa akan dölleri bana yalattıktan sonra toparlandık,
üstümüzü başımızı giyindik. Birbirimize Cep numaralarımızı verdik ve kimse görmeden Ofisten uğurladım onu.
Kısa bir süre sonra ben çalıştığım işten ayrıldım ve onun Ofisinde işe başladım. Hergün severek işe gidiyorum,
yeni patronumla doyana kadar sikişip, akşam evime geliyorum. Yeni patronumu çok seviyorum, o da benden
vazgeçemiyor!
Herkese bol sikişmeli günler…
[Ayla]

Merhaba. Herşey, kocamın yeğeni Engin’in bizim yaşadığımız şehirde iş bulmasıyla ve kocamın da Engin’in
maddi durumunu toparlayıncaya kadar bizimle kalabileceğini söylemesiyle başladı. Ben 28 yaşındayım,
sarışınım ve zayıfım, ama 95 beden göğüslerim var. Kocam benden 21 yaş büyük, ama bu yaş farkı bizim için
hiçbir zaman sorun olmadı. Kocamla, değişikliğe tamamen kapalı bir sex yaşantımız olsa da, haftada bir yada
ikisefer ben de orgazm oluyordum.
Kocamın yeğeni Engin benden 3 yaş büyük ve iyi bir çocuktu. Yanımıza taşınalı henüz bir hafta olmuştu ki,
birgün ben çarşıdan geldiğimde, onun evde olduğunu farkettim. İşten erken gelmişti. Hastalanmış olabileceğini
düşünerek odasına çıktım. Engin daha yeni duştan çıkmış, üzerinde sadece boxeri vardı. “Ne oldu,
hastamısın?” diye sordum. “Kendimi iyi hissetmiyorum…” dedi. Yanına yaklaştım ve elimi alnına götürdüm,
ateşi vardı, “Yanıyorsun sen!” dedim. Kolumu tuttu, “Evet yanıyorum ve sende söndüreceğim ateşimi!” diyerek
belime sarıldı. Şok olmuştum, böyle birşeyi asla beklemezdim ondan…
Kaçmaya çalışırken ayağım halıya takıldı ve yere düştüm. Engin de üstüme abandı. Benim üzerimde kot
pantolon olmasına rağmen sikinin sertliğini hissetmiştim. “Yapma lütfen!” dediğim halde, Engin kazağımısıyırıp,
göğüslerimi okşamaya başlamıştı bile. Kurtulmaya çalışıyordum, ama bu mümkün değil gibi gözüküyordu.
Engin tam pantolonumu çıkartmak için üzerimden doğrulduğunda, elinden kurtuldum ve kaçarak odama
inmeye başladım, o da peşimden geliyordu. Heyacandan ve korkudan kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu.
Kendimi odaya kilitledim ve “Engin lütfen git, dayın duyarsa ikimizi de öldürür!” dedim. Gerçekten de daha
önce hiç böyle birşey düşünmemiştim. Engin birkaç dakika daha kapının önünde homurdanıp gitti.
2 saat sonra kocam eve geldiğinde odadan çıktım, kocama hasta olduğumu söyleyip geri odama döndüm.
Onlar da akşam yemeği için dışarıdan birşeyler getirtip, yediler, geç saate kadar oturdular. Yatma vakti olupta
kocam yatağa girdiğinde, birşey söylemeden kocama sarılıp okşamaya başladım. Sikini çıkartıp emmeye
başladığımda, “Hani hastaydın?” dedi, ama zevk aldığı için de devam ettik. Bugünkü olaydan o kadar
etkilenmiştim ki, kocamın her yaptığı hareketten daha fazla zevk alıyordum. Sesimi Engine duyurmak
istercesine yüksek sesle inliyordum. O gece kaç kez orgazm oldum bilmiyorum. Kocam, “Bugün sende birşey
var, çok azmışsın!” dedi. Gerçekten de öyleydi, bu durum beni çok azdırmıştı. Çok utanıyordum, hemde
kendime kızıyordum, ama elimde değildi. Kafama koymuştum, Engin’le böyle bir olay tekrar yaşanırsa, ki ben
yaşanması için elimden geleni yapacaktım, yine kaçmaya çalışacaktım, ama fazla da direnmeyecektim.
Sabah kocam yine erkenden çıktı, Engin Cumartesileri çalışmıyordu, yani fırsat bu fırsattı. İçime çamaşır
giymeden beyaz saten geceliğimi giydim, üstüme de sabahlığımı aldım. Kahvaltı hazırlayıp Engin’e seslendim.
Engin, dünün utancından mı, yoksa bana hırsından mı bilmiyorum, yüzüme bile bakmıyordu. Ona, “Seni
affettim, merak etme dayına da birsey söylemeyceğim!” dedim. Hiçbirşey demedi, oturdu ve kahvaltısını
yapmaya başladı. Ben sağında solunda dolaşıyor, eğilip dolaptan birşeyler alıyor, frikikler veriyordum, gelip
geçerken vücudumu ona sürtüyordum. Bir anda hışımla kalktı ve “Yeter artık!” diye bağırdı. Ben ne olduğunu
anlamamış gibi yapıp, “Ne oldu?” diye sorduğumda, koluyla masanın uzerindekileri yere savurup, beni masaya
yatırdı…
Bu defa numaradan kurtulmaya çalışıyordum. Tezgahın üstündeki bıçağa uzanıp aldı, geceliğimi göbek
hizamdan yukarıya doğru kesti. Memelerimi deli gibi avuçluyor, yalıyor, emiyordu. Sonra eşofmanını indirip,
zaten heyacandan ıslanmış amıma bir hışımla geçirdisikini ve sikmeye başladı. Zevkten deliriyordum, sadece,
“Yapma, yapma!” diyebiliyordum. Engin ise, “Senisike sike bayıltacağım! Seni orospum yapacağım!” diyor ve
hızlıca sikiyordu beni. Şimdi de memelerimi ısırmaya başlamıştı. Ben bağırınca, “Bağır küçük orospum,
dilediğince bağır!” diyordu. Zaten bağırıyordum, inliyordum, bacaklarımı onun beline dolamış, zevkten
uçuyordum. Beni öyle ne kadar sikti, ben kaç kez orgazm oldum bilmiyorum, ama sikilmekten hiç böyle zevk
almamıştım. Sonunda o da boşaldı ve içime bütün döllerini fışkırttı. İçimden çıkmadan, biraz önce geceliğimi
kestiği bıçağı çıplak tenimde gezdirirken, “Sen benim orospumsun ve ben her istediğimde seni sikeceğim,
tamam mı?” dedi. Böyle bir zevke hayır diyemezdim.
Ben artık Engin’in kölesi olmuştum, onun tabiriyle ‘Küçük orospusuydum’. Şu ana kadar, hep ailemin
birtanecik kızı olarak hep el üstünde tutuldum, tüm arkadaşlarımın, helede erkek olanların arasında hep iltifatlar
aldım. Kocamın da gençlik aşısıydım ve kocam da beni el üstünde tutuyor, devamlı iltifatlar ediyordu. Ama
Engin beni adi bir orospuymuşum gibi sikiyor ve benimle doğru düzgün konuşmuyordu bile. Yine de ben bu
durumdan oldukça memnundum.
Bir Cumartesi sabahı kocam da işe geç gidecekti. Kahvaltı hazırlıyordum. Engin geldi, buzdolabından birşey
aldı ve masaya oturdu, “Yanıma gel!” dedi. Yanına gittim. Geceliğimin altından elinisokup, amımı avuçlamaya,
parmaklamaya başladı. “Yapma, dayın birazdan gider, bekle biraz!” dedim. “Sus!” dedi, vıcık vıcık olmuş
amımı parmaklarken, “Dayıııı, kahvaltıya gelmiyormusun?” diye seslendi. Kocam da, “Elimi yüzümü yıkayıp
geliyorum!” dedi. Hem heyacandan hem zevkten mahvolmuştum. O sırada Engin eliyle bacaklarımı ayırıp,
külodumu yana çekti ve amıma birşey soktu. Birden irkildim, buzgibi soğuktu soktuğu şey. “Bu ne?”
diyebildim. “Salatalık orospum, salatalık! Dayım gidinceye kadar bu salatalık sikecek seni. Çıkarmak yok,
tamam mı?” dedi. “Tamam…” dedim sadece.
Kocam geldi bu arada. Çaylarını koydum. Kocam, “Hadi yavrum sen de otur, kahvaltını yap!” dedi.
Amımdaki salatalıktan oturamıyordum ki. “Ben sonra yaparım!” dedim. Mutfakta oyalanıyordum ve amımın
suları bacaklarıma süzülüyor, arada bir de kasılıp kalıyordum, ben hareket ettikçe salatalık amımda bir yerlere
değiyor, beni delirtiyordu. Kocam kahvaltısını bitirip kalktı. Giderken bana, “Canım, bugün pek iyi değilsin
galiba, yat dinlen, yemeği falan da düşünme!” dedi. Kocamı kapıya kadar geçirdim. Engin de arkamdan
gelmiş, gülüyordu. Kapıyı kapatınca, “Çıkartayım mı artık salatalığı?” dedim. “Hayır çıkartma, yürü,
yatakodasına gidiyoruz!” dedi.
Yatakodasına girince beni yatağa yatırıp, amımdaki salatalığı tuttu ve ileri geri yapmaya, adeta salatalıkla
sikmeye başladı. İyice delirmiştim artık, zevkten inliyordum. Sonra salatalığı amımdan tamamen çıkarıp, beni
yatağa domalttı ve sikini amıma bir hışımla soktu. Amımı hızla sikerken, bir yandan da kalçalarıma kıyasıya
şaplaklar atıyordu. Canım yanıyordu, ama zevkten de deliriyordum. Bana sürekli, “Sen kimin orospususun?
Senin sikicin kim?” diye bağırıyordu. Onun bu konuşmaları bile beni kudurtuyordu. Kocamla sevişirken,
kocam hep, “Güzel karım, yavrum, canım, aşkım!” falan derdi. Güzel sözler duymak güzeldi, ama sikilirken
argo sözler duymak daha tahrik ediciydi.
Cumartesileri tamamen Engin’e aittim, beni evin istediği yerinde, istediği şekilde sikiyordu. Bizim yatağımızda,
onun kendi yatağında, oturma odasında, kanepede, yerde halının üzerinde, banyoda, mutfakta, masanın yada
tezgahın üstünde… heryerde sikiyordu. Bazen onun geciktirici falan kullandığını düşünüyordum, çünkü bütün
gün hiç durmadan benisikiyor ve sadece 2 yada 3 kez boşalıyordu.
Yine bir seferinde beni mutfakta yerde sikerken, “Bu gece dayıma kendini siktireceksin, ben de sizi
izleyeceğim, tamam mı?” dedi. “Saçmalama, olmaz öyle şey!” dedim. Memelerimin uçlarını sıktı, canımı
acıtıyordu. “Senin sikicin kim?” dedi. “Sensin!” dedim. “Ozaman dediğimi yapacaksın!” dedi. Nekadar karşı
çıksam da, ogün yatakodamıza bir kamera yerleştirdi. Kamera çektiği görüntüleri canlı olarak onun Laptopuna
aktaracakmış…
Akşam yemekler yendi, TV seyredildi, çaydı kahveydi derken, Engin, “Ben yatıyorum!” deyip odasına gitti.
Biz de biraz oturduktan sonra odamıza gidip yattık. Kocamı öpmeye ve azdırmaya başladım. Adeta Engin’e,
kocam da beni iyi sikiyor diye ispatlamak istiyordum. Kocam da bana karşılık verdi ve soyunduk. Kocam
amımı yalamaya başladı, zaten çok iyi yapardı bunu. Engin benim amımı hiç yalamamıştı. Kocam, “Canım
karıcığım, aşkım, sende eriyorum, sana bayılıyorum!” diyerek amımı yalıyor, beni delirtiyordu. Engin’in de bizi
izlemesi beni dahada heyacanlandırıyordu.
Kocam amımı yalayarak beni orgazm ettikten sonra doğruldu ve sikini amıma yavaşça, yine o güzel sözleriyle
soktu. Yavaş yavaş, tadını çıkararak sikiyordu beni. Bu arada kocam, Engin’in hoyratça sıktığı, o fırça gibi
kirlisakallarınısürterek acıttığı memelerimi nazikçe öpüyor, yalıyor, emiyor ve kokluyordu. Ben 2. kez orgazm
oluyorken, kocam da sıcacık döllerini içime akıttı. Biraz daha öpüşüp koklaştıktan sonra kocam banyoya gitti.
Az sonra Engin odaya girdi. Yataktan doğrulmadım bile. Elini amıma attı, avuçlarken, “Benim altımda daha
çok inliyorsun, seni en iyi ben sikiyorum!” dedi ve gitti. Aslında doğru söylüyordu, onunla yaşadığım orgazmlar
daha başkaydı. Engin’in söylediklerini düşünüp durdum bütün gece. Ben Mazoşist idim galiba. Acıdan,
hakaretten daha çok zevk alıyordum…
Pazar günü kocam da evde olduğu için, Engin’le birkaç elleşmeden öteye gidemedik. Engin’in o umursamaz
tavırları beni delirtiyordu. Pazartesi günü Engin işten geldiğinde, yalnızca bir iki saatimiz vardı. “Seni götünden
sikeceğim!” dedi. “Hayır olmaz!” dedim. Amımı bile sikerken hayvan gibi sikiyordu, hiç sikilmemiş götümü
paramparça eder diye düşünüyordum. “Sikeceğim lan!” diye bağırarak beni zorla domaltmaya çalıştı. Ama
ben bütün gücümle karşı geldim, domalmadım. O da, “Tamam lan orospu, bir daha amından da sikmeyeceğim
seni!” deyip kalktı üzerimden ve odasına gitti. Nasılsa dayanamaz diye düşünüp, götümü kurtardığıma
sevinerek yemek hazırlamaya koyuldum.
Gerçekten de ondan sonraki günlerde, bırakın benisikmeyi, dokunmayı, yüzüme bile bakmadı. Kedi yavruları
gibi ona sürtünüyor, beni sikmesi için normalde bütün tahrik olduğu şeyleri yapıyordum, ama o hiç oralı bile
olmuyordu. Hele birgün, banyodan yeni çıkmıştı, odasında kurulanırken yatağa yatırdım ve heryerini yaladım.
Taşaklarını, götdeliğini yaladım (normalde bayılırdı ve kudururdu bu yaptığıma). Sönük sikini emiyordum, ama
onda hiçbir kıpırdanma yoktu. Nasıl sikine söz geçirebiliyordu, anlamamıştım. En sonunda, “Boşuna uğraşma,
ben istersem kaldırırım!” dedi ve beni iterek ayağa kalktı, üzerini giyindi. Deliriyordum artık, karşısında beni
sikmesi için kıvranıyordum, ama o beni tınmıyordu bile.
Pes etmiştim sonunda, Cumartesi günü kocam işe gittikten sonra odasına çıktım, “Kalk hadi, götümü de sik,
amımı da sik, ama yeterki sik!” dedim. O ise umursamaz bir tavırla, “Git kahvaltı hazırla!” dedi.
Merdivenlerden uçarak inip mutfağa girdim, kahvaltısını hazırladım. Sonunda beni sikeceği için çok
mutluydum. Az sonra mutfağa girdi ve aceleyle kahvaltısını yaptı kalktı. Cilve yapıp duruyordum, ama o, “İşim
var, gitmem lazım, bir iki saate gelirim!” deyip çıktı. Sikmeden gittiği için üzülmüştüm, ama önümüzde daha
koca bir gün vardı, kocam gelinceye kadar benisikerdi nasıl olsa diye kendimi teselli ettim…
İki saat sonra kapı açıldığında nasıl bozulduğumu anlatamam. Engin’in yanında bir kız vardı. Resmen göt
olmuştum. Bizi ayaküstü tanıştırdı ve kızla yukarı odasına çıktı. Kısa bir süre sonra da odasından sesler
gelmeye başladı. Kızı inlete inlete sikiyordu. Daha iyi duyabilmek için yukarı çıktım. Kapı açıktı, ama
kıskançlıktan bakamıyordum içeri. Sadece seslerinden bile deliriyordum zaten. Kıza, “Canım, çok iyisin!”
diyordu (bana hiç dememişti oysa). Taşaklarının amına vurduğundaki sesi duyuyordum, kızın inlemelerini,
çığlıklarını, Engin’in de belli belirsiz inlemelerini duyuyordum. Amım sırılsıklam olmustu, ama kendimle
oynamıyordum, çok kıskanmıştım deliriyordum sinirden. Bilerek gürültü yaptım ve aşağı indim. Kız, “O ses
neydi?” dedi, ama Engin, “Önemli değil canım!” deyip kızısikmeye devam etti.
Kocamın eve gelme saati yaklaşana kadar kızısikti. Sonra aşağı geldiler. Kız, “Ben gideyim…” falan dedi. Ben
de biran önce gitsin istiyordum zaten. Ama Engin’de bir ısrar, bir ısrar, “Kal canım, dayımla tanış, yemek
yiyelim!” diye. Uyuz oluyordum, ama yalandan da olsa, “Tabi tabi, iyi olur…” falan diyordum. Kız da, “E
tamam ozaman, kalayım!” dedi. Engin’e baktım, çok keyifliydi. Bana, “Dayımı ara, gelirken Rakı getirsin içelim
bu akşam!” dedi. Ben de istemeye istemeye aradım. Kocam da, Engin’in bir kız arkadaşı olduğunu duyunca
pek keyiflendi.
Akşam yemek yendi, Rakılar içildi, muhabbetler yapıldı. Sonra Engin kızı evine bırakmaya gitti. Biz de bu
arada yatmaya gittik. Yatağımıza girer girmez kocama yanaştım, elimi sikine attım, “Canım çok istiyor seni!”
dedimse de, o hemen uyudu. Yatakta resmen kıvranıyordum, hem bugünkü sikişme seslerinden, hem
kıskançlıktan, hemde Engin’in umursamaz davranışlarından. Amımla oynayıp orgazm olduktan sonra ben de
anca uyuyabildim.
Nekadar uyuduğumu hatırlamıyorum, amımda hoyrat bir dokunuş hissettim, hemen açtım gözümü. Engin’di. O
an sevinçten ve heyecandan ölebilirdim herhalde. Kocamın yanımda horlaya horlaya uyuyordu. Engin kulağıma
fısıldayarak, “Sikeyim mi seni?” diye sordu. Ben de fısıltıyla, “Sik!” dedim. “Götünü de sikeyim mi?” dedi,

“Sik!” dedim. Artık beni parçalasa bile umrumda değildi. “Odama gel!” deyip gitti. Hemen kalktım, uçarak
odasına gittim. Engin yatağa yatmış, kalkık sikini sıvazlayarak beni bekliyordu. Kapıyı kapayıp yanına gittim,
“Aşkım, sikicim!” dedim, dudaklarına yumuldum. Engin beni üzerinden iterek, “Öp lan ayaklarımı, özür dile
benden orospu!” dedi. Ayaklarının heryerini öptüm, durmadan da özür diledim. Saçımdan tutup beni yukarı
çekip, “Artık ne dersem yapacakmısın lan?” dedi. “Ne dersen yapacağım, söz!” dedim. “Yala lan sikimi!” dedi.
Kendimi ona ispat etmek istercesine yalıyordum, emiyordum sikini. Taşaklarını, götünün deliğini, heryerini
yaladım bu defa. Siki kazık gibi olmuştu, ben zaten sırılsıklamdım. Kolumdan tuttu ve “Domal!” dedi. Hemen
domaldım. Direkt götüme sokacak diye düşünüyordum, zaten artık umrumda da değildi, siksin de nasıl isterse,
neremi isterse siksin diyordum. Bu düşüncelerle birde baktım ki amımı götümü yalamaya başladı. Aman
Tanrım, ilk kez amımı yalıyordu. Dilini amıma sokuyor, ordan çıkarıp götümü zorluyordu diliyle. Boşalmıştım
bile, ama o halen yalamaya devam ediyordu, amımın sularını yalayıp yutuyordu. “Orospuuummm, amın çok
tatlıymış!” dedi. Tanrım, bu ne büyük iltifattı!
Doğruldu, sikini soktu amıma, sikmeye başladı. Bu arada kalçalarımı tokatlıyor, saçlarımdan asılıp kafamı
kendine dogru çekip beni öpüyordu. Evet, öpüyordu. Ben yine orgazm olmuş titrerken, sikini amımdan çıkarttı
ve götümün deliğine sürtmeye başladı. “Krem sürelim!” dedim. “Ne kremi lan, böyle sikeceğim seni!” dedi.
Sikini amıma sokup ucunu ıslatıyor, sonra o ıslaklığı götümün deliğine sürüyordu. Bir süre sonra sikinin başını
götüme soktuğunda, ölüyorum diye düşündüm, Tanrım, bu nasıl bir acıydı. “Yastığı al, ona kapan!” dedi ve bir
hışımla kalanını da soktu götüme. Tarif edilemez bir acıydı. Bir süre sonra hızlıca sikmeye başladı götümü.
Taşakları amıma çarpıyordu ve ben şaşırarak, nasıl bu kadar acıdan zevk aldığımı düşünüyordum.
Bir süre sonra amımın dudaklarında bir sertlik hissettim. Ben daha, “O ne?” diyemeden, amıma birşey soktu.
“Salatalık orospum, salatalık!” dedi. Amımda salatalık, kendisi götümü sikerken, aynı zamanda da klitorisimi
okşuyordu. Artık zevkten deliriyordum ve orgazm olurken nefes bile alamıyordum. Bu şekilde götümü epeyce
bir süre sikti. Sonra birden sikini götümden çıkarıp, saçımdan asıldı, “Dön, ağzını aç!” deyip, ağzıma verdi ve
şiddetle boşaldı, “Hepsini yut orospum, yut hepsini!” dedi. Hepsini yuttum ve sikini yalayarak temizledim.
Sonra beni ayağa kaldırdı, belime sarılıp dudaklarımdan öptü ve götüme şaplak atıp, “Hadi git şimdi!” dedi.
Zevkten uçarak indim aşağı. Odaya girdiğimde kocam halen uyuyordu. Ben de günlerin hasretini bitirmiş
olarak yattım, keyifle uyudum.

Selam  aldatan kaınlar anlatıyor  Hikaye okuyucuları. Adım Selma. Oldukça bakımlı, çevresi tarafından fark edilen, 26
yaşında, eşinden boşanmış bir kadınım. Özel bir şirkette satış temsilcisi olarak çalışıyorum, işim gereği devamlı
yollardayım. Size başımdan geçen güzel bir anıyı anlatmak istiyorum.
Antalyanın yayla ilçelerinden birinden geçerken, aracın yağ lambası yandı. Hemen aracı müsait bir yere park
ettim ve motor kapağını açtım. Motorun heryerinden yağ akıtıyordu. Oradan tesadüfen geçen bir kamyoncu
durdu. Kamyoncu orta yaşlı bir adamdı, “Bir problem mi var?” diye sordu ve motora baktı. ‘Filitrenin patlamış
olduğunu’ söyledi ve ‘Tanıdığı bir Yağlamacı usta olduğunu, filitrenin onda bulunacağını’ ekledi ve telefon
numarasını verip gitti. Hemen dediği ustayı aradım. Problemi ve bulunduğum yeri tarif ettim. Benim olduğum
yere yakın olduğunu söyledi ve “Hemen geliyorum.” dedi. 10-15 dakika sonra, beyaz eski bir araba yanımda
durdu. İçinden esmer, 1.80-1.85 boylarında, 30-32 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim, oldukça yakışıklı bir
adam çıktı…
“Merhaba, geçmiş olsun…” dedikten sonra arabanın motoruna yöneldi. Baktı, “Nasıl oldu bu?” dedi. Bende
‘Lambanın yandığını, sağa çekip durduğumu’ anlattım. “Tamam, dükkana gidip yağ ve filtre getirmemiz
gerekiyor. Buyurun gidelim.” dedi. Aslında arabayı o dağ başında bırakmak istemiyordum, ama ustadan çok
etkilenmiştim, bindim arabasına. Arabası dıştan hurda birşeye benziyordu, ama içine binince hiçte öyle
olmadığını anladım. Arabadasitesinde okuduğum hikayeler geldi aklıma, kendi kendimi tahrik
etmeye başlamıştım. Neyse, dükkanına gittik ve gerekli malzemeleri aldık ve tekrar arabanın yanına döndük.
Filitreyi değiştirdi, yağ koydu ve arabayı çalıştırdı. “Tamam, yapıldı… Başka bir ihtiyacınız var mı?” dedi.
Arabanın yapıldığına çok sevinmiştim, ama benim içimden farklı şeyler geçiyordu, “Evlimisin?” diye sordum.
“Evet evliyim, niye sordunuz?” dedi. “Hiç, merak ettim sadece…” dedim. Bu sefer o bana “Siz evlimisiniz?”
diye sordu. Boşandığımısöyledim, gülümsedi. “Niye sırıttın öyle?” dedim.
“Sizin karnınız aç mı, ben acıktım, size bir balık ikram edebilirim, buraların Alabalığı meşhurdur…” dedi. Pek
aç olmamama rağmen, “Evet açım.” dedim. “Hadi bırakın arabayısizi götüreyim.” deyince, ben “İyi ama evde
karın beklemez mi seni?” diye sordum. O da “Eşim geçen hafta Antalyaya annesinin yanına gitti, iki ay orda
kalacak.” dedi. Bu cevap üzerine ben içimden ‘Tamam, birşeyler olacak…’ dedim ve bindik arabasına. “Uzak
mı gideceğimiz yer?” dedim. “Çok acıktınız galiba?” dedi. “Evet.” dedim. “Ben sizi doyuracağım, sabredin
biraz…” dedi. Arabanın torpidosuna takıldı gözüm, hafif aralıydı. Kapağı açtım, bir şişe Viski duruyordu,
altında CD’ler ve bir kutu Prezervatif vardı. Balıkçıya geldik, girişte ‘Alabalık Çiftliği’ yazıyordu, ama küçük
bir evden bozma bir yerdi, yanından dere geçiyordu. Hemen balıkları söyledik. Bu arada konuşuyorduk.
Bende bir yandan konuşup, bir yandanda ‘kendimi nasılsiktirsem’ diye düşünüyordum…
Balıklarla salata geldi. Garson “Birşeyler içermisiniz?” diye sordu. Ben Cola söyledim, O da bir duble Rakı
söyledi. Bana “Siz alkol almıyormusunuz?” diye sordu. Ben “Hayır, şuan istemiyorum.” dedim. “Bir duble için,
rahatlarsınız.” dedi. “Tamam, seni kırmayayım…” dedim ve bende Rakı söyledim. Uzatmayayım, balıklarımızı
yedik, Rakılarımızı içtik ve oradan çıktık. Bana “Gel sana evimi gezdireyeyim…” dedi. “İyi, hadi bakalım…”
dedim. Beni güzel bir eve götürdü. Kapıdan içeri girdik, içerisi de çok güzeldi. Odaların hepsini gezdik, en son
yatak odası kalmıştı, bunu fark ettim. Bu arada sanki on yıllık arkadaş gibi davranıyorduk birbirimize. En son
oda yatak odasıydı. Yatak odasına girdik. Makyaj masasının üstündeki aynaya bakıp saçlarımı düzeltirken,
kulağımdan küpemin birtanesi yere düştü. Benden önce davranarak küpemi yerden aldı ve “İstersen ben
takayım küpeni…” dedi.
takayım küpeni…” dedi.
“Tamam tak…” dedim. Küpeyi taktı ve birden kulak mememi öpmeye başladı. Bende böyle bir hareket
bekliyordum, hemen karşılık verdim, zaten baştan çıkmıştım iyice. Çok güzel öpüşüyordu, dili ağzımın içinde
geziniyordu. Üstümdekileri bir çırpıda çıkardı. Sonra bende onu soymaya başladım. Soyarken elimi kilodunun
içine soktum, yarağı dimdik olmuştu. Hemde kocamandı, içim ürpermişti, o yarağı içime almak istiyordum.
Kilodonu çıkardım ve yarağını ağzıma aldım, yaladım. Sonra beni yatağa yatırdı ve amımın etrafını yalamaya
başladı. Sonra yalamayı bıraktı ve o kocaman yarağını amıma dayadı. Yavaş yavaş, sürttüre sürttüre amıma
soktu. Yarağı çok büyüktü, hem acı çekiyordum, hemde çok zevk alıyordum. Sonra gelip gitmeye başladı. O
kadar hızlı gidip geliyordu ki, amımın şeklini değiştirdi. Ben boşalmıştım, ama onun hiç boşalma gibi niyeti
yoktu. Arada bir pozisyon değiştirerek sikişiyorduk. Pozisyon değiştirirken bile o kazık gibi yarağını amımdan
çıkarmıyordu. Ben yine boşaldım. İlk defa hayatımda amım köpürmüştü…
Nihayet gidip gelmeleri iyice hızlanmıştı, “İçine boşalabilirmiyim?” diye sordu. Bende “Gel aşkımmm…” diye
bağırarak bir daha boşaldım. Ardından da O öyle bir boşaldı ki, titreyerek ve bağırarak. Sanki spermleri hiç
bitmeyecek sandım. Boşalması bitince üstüme yığıldı kaldı. Hareketsiz bir iki dakika durduktan sonra
kendisine teşekkür ettim, öptüm ve kalkıyordum. “Nereye gidiyorsun?” dedi. Banyoyu sordum, temizlenip
gideceğimi söyledim. “Sen doydun mu? Ben daha açım!” dedi ve beni kendine doğru çekti. Yine öpüşmeye
başladık, dudaklarımı yiyordu sanki. Elimi sikine attım, daha dimdik duruyordu, sanki hiç boşalmamış gibi
sertti. Yarağını ağzıma verdi. Bir iki dakika yalattıktan sonra beni domalltı. Götümün deliği ile ilgilenmeye
başlayınca, götümü sikmek istediğini anladım ve ‘Daha önce hiç arkadan yaptırmadığımı, yavaş ve dikkatli
olmasını’ söyledim. “Tamam, merak etme…” diyerek, yarağını göt deliğime dayadı. İlkin götüme sokamadı,
fakat uğraşırken en sonunda girdi. Çok canım yanıyordu. Öyle çığlıklar atıyordum ki, eliyle ağzımı kapadı…
Sikinin tamamı götüme girdikten sonra pompalamaya başladı. Gittikçe hızlanıyordu. 15-20 dakika kadar
götümü siktikten sonra, artık götten sikilmeye alışmıştım ve bende zevk alıyordum. Daha sonra götümün içine
boşaldı. O gün beni defalarca sikti. Dinlenip dinlenip sikişiyorduk. En sonunda ikimizin de işi bitince, beraber
duş aldık. (Duşun altında yarağı tekrar kalkacak diye korkuyordum). Kurulandık, giyindik ve evinden çıktık.
Beni arabamın yanına bıraktı ve bana teşekkür etti. Bende ona teşekkür edip, arabamı çalıştırdım ve ordan
uzaklaştım. Çok bitkindim, eve varıp yatmaktan başka bir düşüncem yoktu. Yorgunluktan, nerdeyse araba
kullanamayacak haldeydim. Eve varınca direk kendimi yatağa attım. Sabaha kadar deliksiz uyumuşum.
Uyandığımda mutluluktan ayaklarım yere basmıyordu. İşyerindeki arkadaşım Aysun da “Sende bir değişiklik
var…” deyip sıkıştırınca, bende dayanamadım anlattım. Hemen yağcının adresini ve telefon numarasını istedi.
“Kusura bakma, veremem!” dedim. Fakat Aysunla anlaştık, bir dahaki sefere birlikte gidip kendimizi
siktireceğiz…
Hoşçakalın.